30 Mayıs 2013 Perşembe

Gelir Vergisi Kanun Tasarısı Üzerine ilk Değerlendirme

30 Mayıs Çarşamba günü Maliye Bakanı, Bakanlığın uzunca bir süredir üzerinde çalıştığı yeni Gelir Vergisi Kanun Tasarısının ana çizgilerini açıkladı. Ana çizgilerine bakarak ilk yorumlarımızı televizyonda yaptık. Ama ondan ötesi henüz kamuoyunun tartışmasına açılmadı. O nedenle kamuoyuna açıklanan ilk görüşleri ele alarak bir değerlendirme yapacağım.

28 Mayıs 2013 Salı

Dış Borçlarımız ve Yorum Farkları

Kamu Kesimi Dış Borçlanması
Kamu kesiminin dış piyasalardan, yabancı kuruluşlardan, yabancı devletlerden yaptığı borçlanma kamu kesimi dış borçlanması olarak adlandırılıyor. Bu borçlanmada ağırlık Hazine’dedir.

25 Mayıs 2013 Cumartesi

Küresel Sistemde Yeni Kriz Çıkar mı?

Küresel Krizde Kazananlar ve Kaybedenler başlıklı yazım için hazırladığım tabloyu aşağıda bir kez daha dikkatinize sunmak istiyorum. Çünkü kriz çıkıp çıkmayacağını bu tablo üzerinden analiz etmeye çalışacağım.

22 Mayıs 2013 Çarşamba

TL'nin Değer Kaybı ve Sonuçları


2012 yılının Ocak ayından bu yana TL, ilk kez hem Dolar hem de Euro karşısında önemli sayılabilecek bir değer kaybıyla karşı karşıya bulunuyor. 2012 yılının Ocak ayında [(1 Dolar + 1 Euro) / 2] formülüyle hesaplanan sepet kuru 2,15 iken TCMB’nin son dönemde kur ile ilgili uygulamalarına dayanak aldığı TÜFE bazlı reel efektif kur endeksi (REK) 112,4 idi.

19 Mayıs 2013 Pazar

Küresel Krizde Kazananlar ve Kaybedenler


Ekonomiler küresel krizden ne kadar etkilendiler? Başlıca ekonomilerin küresel kriz öncesinde ve 2012 yılsonundaki makroekonomik göstergelerini karşılaştırmalı olarak ele alıp bu göstergelerdeki değişimlere puan vererek sorunun yanıtını bulmaya çalışacağım.  

17 Mayıs 2013 Cuma

Kredi Notumuz Artarken Kurlar Niçin Yükseliyor?

Hafta içinde iki önemli gelişme peş peşe yaşandı. Önce TCMB, hem gecelik fonlama faizlerini hem de haftalık repo ihale faizi olan politika faizini 0,5 puan düşürdü. Bu durumda TCMB’nin yeni düzenlemesiyle politika faizi yüzde 4,5, gecelik borç verme faizi yüzde 6,5 ve gecelik borç alma faizi yüzde 3,5 olarak belirlenmiş oldu. Hemen ardından Moodys’in kredi notu artırımı geldi. Moodys, Türkiye’nin kredi notunu Ba1 pozitiften Baa3 durağana yükselttiğini açıkladı. Böylece Fitch’ten sonra (BBB -) durağan notundan sonra Türkiye’nin ikinci büyük reyting şirketinden notu da yatırım eşiğine gelmiş oldu.
.

16 Mayıs 2013 Perşembe

Hoşgeldin Negatif Reel Faiz


TCMB, politika faizini 0,5 puan düşürerek yüzde 4,5’e indirdi. Bunun yanında gecelik fonlama faizlerini de (koridor faizi ya da faiz koridoru olarak da biliniyor) düşürdü. Buna göre TCMB’ye gecelik fon vermek isteyen bankalar yüzde 3,5 faiz alacaklar, buna karşılık TCMB’den gecelik fon almak isteyen bankalar yüzde 6,5 faiz ödeyecekler.

TCMB’nin bu kararının ardından DİBS gösterge kâğıdın faizi yüzde 4,8’e geriledi. Bunu, bankaların mevduat faizlerindeki düşüşlerin izlemesi bekleniyor.

Konuyu tartışmaya başlamadan önce faiz tanımlarını bir daha aktarmak istiyorum:

11 Mayıs 2013 Cumartesi

Analitik Düşünme Yeteneği Nasıl Geliştirilir?


Türk eğitim sistemi, merak eden, sorgulayan, aldığı yanıtların doğru olup olmadığı ya da kesin olup olmadığı üzerinde duran, aldığı yanıtla tatmin olmayınca araştıran insanlar yetiştirmeye yönelik olarak kurgulanmış bir eğitim sistemi değil. En baştan sorgulanması doğru olmayan alanlar belirleniyor ve daha küçücük yaştayken bunlar çocuğun beynine işleniyor ve o zaman da merak etme, araştırma, aldığı yanıtla tatmin olmayıp derinleşme gibi yetenekler kısıtlanmış oluyor. Kısıtladıklarımız analitik düşünmenin başlangıç noktaları. Nedenler, niçinler, nasıllar, neden - sonuç ilişkileri kurulamayınca kabuller, ön yargılar, büyüklerin dedikleri doğrudur yaklaşımları, söz uçar yazı kalır deyişleri ön plana çıkıyor. Öyle olunca da toplum sürekli kendini tekrarlayan dogmaların esiri oluyor.

8 Mayıs 2013 Çarşamba

Geleceğinizi Planlamak


Yazılarımı özellikle de meslek seçimi, mülakat ve sınav rehberi ve hobi edinmek başlıklı yazılarımı okuyanların bir bölümü geleceklerini planlamak için ne yapmaları gerektiğini soruyor. Herkesin geleceğini planlaması kendi özel koşullarına, yaşama bakışına ve neler beklediğine göre biçimlenir. O nedenle buradan size geleceğinizi, nasıl planlayacağınızı söyleyemem. Ama kendi geçmişimle ilgili bilgileri paylaşabilirim. Belki yol gösterici olur.

6 Mayıs 2013 Pazartesi

Sterilizasyon Politikası ve TCMB


Sterilizasyon, ekonomi bilimine tıp biliminden geçmiş bir deyim. Tıpta sterilizasyon, bir cismin içindeki ya da üzerindeki mikropları bir takım temizleyici maddeler aracılığıyla temizlemek, etkisiz hale getirmek anlamına geliyor.

5 Mayıs 2013 Pazar

Türk Usulü Ekonomik Çelişkiler


Ekonomi politikası bir çelişkiler yumağıdır. Amaçlar, araçlar hepsi birbiriyle çelişir. Bu çelişkilerin bazıları kısa dönemde oluşur ama uzun dönemde düzelir, bazıları ise uzun dönemde ortaya çıkar. Enflasyonu düşüreyim dersiniz ilk ağızda işsizlik artar, büyümeyi artırayım dersiniz ya cari açık ya da bütçe açığı yükselir, faizi düşürürsünüz başlangıçta ekonomi canlanır sonra enflasyon yükselmeye başlar. Bunun gibi çelişkileri asgari fedakârlıklarla çözebilmek ekonomi politikasının temel işlevidir. Ve bu işlev ekonomi politikasına bilimin yanında sanatı da katar.

1 Mayıs 2013 Çarşamba

Phillips Eğrisinin Avrupa Ziyareti


Phillips eğrisi, bir ekonomide enflasyonla işsizlik arasında ters yönlü ilişki olduğunu anlatan bir ekonomik analizdir. Yeni Zelandalı iktisatçı A.W. Phillips tarafından İngiltere ekonomisi üzerinde yapılan bir araştırma sonucunda geliştirilmiştir. Bu ilişkiyi şöyle bir şekilde göstermek mümkündür.


Dikey eksende enflasyon, yatay eksende işsizlik yer alıyor. Phillips eğrisi analizinin ortaya koyduğu iddiaya göre; enflasyon e1’den e2’ye düştüğünde işsizlik oranı da i1’den i2’ye yükselir.

Bu analize pek çok eleştiri yöneltilmiş, katkılar yapılmıştır. Bugün genel olarak kabul gören yaklaşım Phillips Eğrisi analizinin kısa dönemde doğru olduğu yolundadır. Buna karşılık bu analiz uzun dönemde devreye giren başka faktörler nedeniyle geçerliliğini yitirmektedir. Bu genel kabulün yanı sıra bu analizin hiçbir biçimde geçerli olmadığını savunanlar da az sayıda değildir.

Avrupa’da son 9 ayda işsizlik ve enflasyon oranlarının gelişimi aşağıdaki tabloda yer alıyor.

Aylar
Enflasyon Oranı (%)
İşsizlik Oranı (%)
2012 Temmuz
2,6
11,43
Ağustos
2,6
11,49
Eylül
2,6
11,59
Ekim
2,5
11,71
Kasım
2,2
11,79
Aralık
2,2
11,80
2013 Ocak
2,0
11,99
Şubat
1,8
12,02
Mart
1,7
12,06

Şimdi bu tabloyu bir grafik üzerine taşıyalım:


Bu grafik bize Avrupa’da kısa dönemde enflasyon (En) azalırken işsizliğin (İş) arttığını göstermektedir.  

Bu verileri Phillips Eğrisinin alışılmış şekli üzerine taşıyarak kısa vadede Avrupa’da işsizlik ile enflasyon arasındaki ilişkiyi daha net göstermeye çalışayım.

      
Avrupa, eğer işsizliğin daha düşük düzeylere inmesini istiyorsa enflasyonun kısa dönemde biraz yukarı yönelmesine göz yummak durumunda bulunuyor. O nedenledir ki herkesin beklentisi AMB’nin faizleri indirmesi yönünde biçimleniyor.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...