29 Eylül 2013 Pazar

Cari Denge Geometrisi

Cari denge, bir ekonominin başka ekonomilerle giriştiği karşılıklı işlemleri gösteren ödemeler dengesinin en önemli alt dengesidir. İhracat, ithalat farkıyla turizm, taşımacılık gibi diğer döviz kazandırıcı veya kaybettirici işlemleri gösterir.

26 Eylül 2013 Perşembe

Kur Nereye Gider?

Piyasada geçerli olan döviz kuruna nominal döviz kuru deniyor. Örneğin 2013 Ekim ayı başında TL’nin USD nominal kuru 2,00 idi.

Reel döviz kuru, iki ülkenin para birimleri arasında geçerli olan nominal döviz kuruyla aynı mal ya da mal gruplarının bu iki ülkede geçerli satış fiyatlarının karşılaştırılmasıyla hesaplanan kurdur. Bize nominal döviz kurunun hangi oranda gerçekçi olduğunu gösterir.

24 Eylül 2013 Salı

Gini Şişeden Çıktı

TÜİK, 2012 yılına ait Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırmanın sonuçlarına göre 2012 yılında Gini katsayısı 0,402 olmuş. Gini katsayısı gelir dağılımı eşitliğini ölçmeye yarayan bir katsayı. 0 ile 1 arasında değer alıyor. 1’e ne kadar yakınsa gelir dağılımı o kadar bozuk, 0’a ne kadar yakınsa gelir dağılımı o kadar eşitliğe yaklaşıyor demektir. 

21 Eylül 2013 Cumartesi

Fed'den Sonra

22 Mayıs’ta Fed’in tahvil alımlarını kısarak piyasaya daha az likidite vereceğini açıklamasından ve bu durumun başlangıcı olarak Eylül aynı göstermesinden sonra piyasalar dalgalanmaya başladı. O tarihten sonra ortaya çıkan olayları ve bunlara bağlı olarak BIST 100 endeksinde (mavi çizgi) ve gösterge tahvil faizinde (kırmızı çizgi) yaşanan gelişmeleri aşağıdaki tablo ve grafikten izleyebilirsiniz. 

18 Eylül 2013 Çarşamba

Tasarruf Yatırım Dengesi Geometrisi

Tasarruf, gelirin harcanmayan bölümü, yatırım ise tasarrufun, ileride gelir getirecek üretim kapasitelerine harcanması demektir. Bir ülkede tasarruflar yatırımlardan fazla ya da yatırımlara eşitse o ülkede dış borçlanmaya gerek kalmaz. Eğer tasarruflar yatırımlardan düşükse o zaman dışarıdan tasarruf ithali gerekir.

16 Eylül 2013 Pazartesi

Büyüme mi Cari Açık mı?

Bir ekonominin büyümesi yatırım yapmasına ve bu yolla üretim kapasitesini artırmasına bağlıdır. Yalnızca 100 ekmek üreten hayali bir ekonomi düşünelim. Diyelim ki bu ekmekleri üreten iki fırın var ve bu fırınlar yüzde 80 kapasiteyle çalışarak 50’şer ekmek üretiyor. Ekmeklerin fiyatının 1 TL olduğunu kabul edelim. Bu durumda bu ekonominin GSYH’sı 100 TL’dir (yalnızca nihai malların fiyatı hesaba alınır. Buğday, un, onlar için harcanan emek, elektrik, su vb hepsi bu fiyatın içinde yer alır.) Şimdi diyelim ki bu iki fırın da makinelerine daha yüksek kapasitede çalışacak yeni teknoloji yatırımı yaparak kapasitelerini yüzde 80’den yüzde 90’a çıkarmış olsun. Bu durumda her ikisi de 56’şar ekmek üreteceği için toplam üretim 112 ekmeğe, dolayısıyla GSYH da 112 TL’ye çıkar. Bu basit hayali örnekten üretimi artırmanın genellikle bir yatırım sorunu olduğunu görmüş olduk. Yatırım yapabilmek için gerekli olan nedir? İlk ağızda gerekli olan şey tasarruftur. Yani fırın sahipleri ekmek satışından ellerine geçen paranın bir bölümünü biriktirmelidirler ki o parayla makinelerine yeni teknolojiyi monte edebilecek yatırımı yapsınlar.

11 Eylül 2013 Çarşamba

GSYH ve Büyüme Hesaplamaları - Türkiye Örneği

Cari Fiyatlarla GSYH
GSYH hesaplaması öncelikle piyasada geçerli fiyatlara göre yapılır. Bu da iki şekilde yapılır üretici fiyatlarıyla ve alıcı fiyatlarıyla. Daha çok kullanılanı alıcı fiyatlarıyla yapılan hesaplama olduğu için burada onu ele alacağım. 

8 Eylül 2013 Pazar

Ekonomide Yapısal Reformlar

Türkiye’nin son on yılı birçok değişikliğe karşılık, bankacılık alanında yapılanlar dışında, yapısal reformlardan uzak durulmasıyla geçti gitti. Oysa bu dönemde elde edilen geçici gelirler yapısal reformları yapabilmek için hem maddi imkan hem de zaman kazandırmıştı. Ne yazık ki bu büyük fırsatı kullanamadık ve mevcut durumu parlak göstermeyi temel sorunları çözmeye tercih ettik.

5 Eylül 2013 Perşembe

Suriye'ye Müdahale Olasılığı ve Ekonomi


Türkiye ekonomisinde risk artışı, risklerin düştüğü ve reytingin BBB'ye yükseldiği dönemde başladı. Reyting artışının hemen ardından Fed'in tahvil alımlarını azaltma açıklaması geldi. Bu açıklamayla birlikte ABD başta olmak üzere gelişmiş dünyada faizlerde ve borsalarda yukarı yönlü bir hareketlenme başladı. Draghi'nin faizleri uzun süre düşük tutacaklarını açıklamasına karşın Avrupa piyasalarında faiz artışı devam etti. Bu gelişmeler, yükselen piyasa ekonomileri başta olmak üzere gelişme yolundaki ekonomilerde olumsuz etkiler yarattı. Bu ekonomilerden yabancı kaynak çıkışlarıyla birlikte kurlarda artış, borsa endekslerinde düşüş ve faizlerde artış görülmeye başladı. Türkiye, bu değişimden en fazla etkilenen ekonomilerin başında geliyor.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...