31 Mart 2014 Pazartesi

Seçim Sonuçları, Büyüme Oranlarıyla Oy Oranları Arasındaki İlişkiyi Doğruladı

Kendime Yazılar blogumda 24 Mart2013 tarihli yazımda seçimden hemen önceki dönemde gerçekleşen büyüme oranıyla iktidar partisinin oy oranı arasında doğru yönlü bir ilişki olduğunu anlatmış, bir tablo ve bir grafik sunmuştum.

Seçim sonuçları belli oldu. O yazımdaki tablo ve grafiği bu sonuçları da ekleyerek güncellenmiş halde aşağıda tekrar bilginize sunuyorum.
             
Tablo şöyle:

3.11. 2002 Genel S.
28.03.2004 Yerel S
22.07.2007 Genel S.
29.03.2009 Yerel S.
12.06.2011 Genel S.
30.03.2014 Yerel S.
Oy Oranı (%)
34,4
41,7
46,6
38,8
49,9
44,1
Büyüme (%)
0,8
5,9
6,0
-4,5
9,1
4,0

İki seri arasındaki korelasyon katsayısı: 0,77 (0,50 ile 1,00 arasındaki korelasyon katsayısı katsayı iki veri seti arasındaki yüksek ilişkiyi gösterdiğine göre 0,77'lik korelasyon katsayısı yüksek sayılabilecek bir ilişkiye işaret ediyor.)

Bu tablodan çıkarılan grafik de şöyle:

Bu seçimle bir kez daha kanıtlandı ki büyüme ile oy oranı arasında ilginç bir paralellik bulunuyor. Eğer seçimden önce ekonomi normal ya da hızlı büyümüşse iktidar partisinin oy oranı artıyor, seçimden önce büyüme gerilemiş ya da küçülmeye dönmüşse iktidar partisinin oy oranı azalıyor.

Not 1: Ekonomik büyüme, işsizlik oranı, enflasyon, kur gibi toplumu en fazla etkileyen ekonomik göstergelerdeki değişimlerin tümünü topluca temsil eden gösterge olduğu için bu karşılaştırmaya esas olarak alınıyor.  

Not 2: Bu yazımı okuduktan sonra bir kez daha Türkiye'deki Değişimin Sosyo - Ekonomik Analizi başlıklı yazımı okumanızı öneririm.

Not3: Büyüme oranları seçimden önceki dört çeyreğin büyüme oranları ortalamasıdır. Eğer seçim bir çeyreğin son dönemine denk gelmişse o çeyrek de hesaba katılarak dört çeyrek ortalaması alınmıştır.


30 Mart 2014 Pazar

Ekonomi Politikasının Araçları

Küresel krizle birlikte ekonomi politikasına yeni katkılar yapılmaya başlandı. Aslında bunların çoğu mevcut ekonomi politikası araçlarının farklı adlar ve farklı çerçevelerle yeniden sunulmasından ibaret olsa da bazı farklılıkların olması bunların ayrı sınıflandırmalara tabi tutulmasını gerektiriyor. Bazı uygulamalar eski uygulamaların şekil değiştirmesinden ibaret gibi görünüyor. Örneğin Fed’in tahvil alımı karşılığında piyasalara para vermesi aslında açık piyasa işlemleri uygulamasının farklı bir sunumla yeniden pazarlanmasından ibaret. Karşılıksız para basarak tepki çekmek yerine Fed, tahvil alımı karşılığı para vererek bastığı parayı karşılıklıymış gibi gösteriyor. Yunanistan’da uygulanan saç traşı uygulaması ise maliye ve para politikaların karması gibi görünen bir uygulama. Bu uygulamada borçları düşürmenin yanı sıra parasal destek de sağlanmış oluyor.

27 Mart 2014 Perşembe

Özelleştirme Bir İşe Yaradı mı?

Türkiye Cumhuriyeti’nin, Osmanlı İmparatorluğu’ndan devraldığı yapıda, sanayi üretimi yapan, en önemlisi Sanayi ve Maadin Bankası (sonradan Sümerbank ve Etibank) olan bazı kamu iktisadi teşebbüsleri vardı. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren uzun bir süre özel kesimin yeterince büyük olmaması, sermaye birikimi eksikliği ve birçok konuda girişimcilik yetersizliği gibi konular geçerliydi. Bu nedenle yeni kamu iktisadi teşebbüsleri kurulmaya devam etti. 1980’lerden başlayarak bütün dünyayı özelleştirme modası sardı. Artık yeni moda, kamu kurumları kurmak değil, özel kesimin yolunu açmaktı. Bunun sonucunda birçok ülkede kamu kesimi, elindeki üretim birimlerini özel kesime satmaya başladı. Özelleştirme denilen bu olgu Türkiye’ye yansıdı ve asıl etkisini 2003 – 2013 arasındaki 11 yıllık dönemde gösterdi.

24 Mart 2014 Pazartesi

Büyüme ve Oy Oranları

Bu yazımda geçen karşılaştırma tablosunu ve grafiği 2011 genel seçiminden sonraki bir yazımda kullanmış ve seçimlerde, seçimden hemen önceki dönemde gerçekleşen büyüme oranıyla iktidar partisinin oy oranı arasında doğru yönlü bir ilişki olduğunu anlatmıştım.            
Tablo şöyle:

22 Mart 2014 Cumartesi

Twitlerimden Seçmeler

Oyun bitince şah da piyon da aynı kutuya konur. (İktidar erkine seçmen oyuyla gelmiş ve belirli bir iktidar süresi olduğunu unutanlara hatırlatma amacıyla, İtalyan Atasözü)

Banka, ihtiyacınız olmadığını kanıtladığınızda kredi alabileceğiniz yerdir. (Bankaların ekonomide işler iyiye giderken niçin kredileri artırdığını soran izleyicilere yanıt olarak, Bob Hope)

20 Mart 2014 Perşembe

Doların Tahtı Henüz Sarsılmadı

Bir paranın rezerv para olması demek o paranın başka ülkeler tarafından rezerv olarak talep edilmesi demek. Bunun için o paranın uluslararası alış verişlerde kabul edilmesi gerekiyor. Tam anlamıyla bu konumda olan paralar ABD Doları ve Euro. Bunlar dışında kısmen rezerv para olarak kabul edilen bazı paralar daha var: Japon Yen’i, İngiliz Pound’u (Sterlin), İsviçre Frangı da bu ikinci grupta yer alıyor.

16 Mart 2014 Pazar

Türkiye'deki Değişimin Sosyo - Ekonomik Analizi

1. Giriş
Türkiye, uzun süreden beri bir değişim içinde. Sosyal yapısı, ekonomik yapısı, kültürel yapısı değişiyor. Denilebilir ki bütün dünya değişiyor. Doğrudur ama ben Türkiye’nin dünyadan farklı bir değişim içinde olduğunu düşünüyorum. Bazı konularda değişim ileriye, bazı konularda geriye doğru oluyor. Hatta bazen ileriye doğru olan gelişim geriye dönüyor bazen de tam tersi oluyor.  

15 Mart 2014 Cumartesi

Muhasebe Öğrenmenizi Öneririm

Ekonomi, finans, işletme, maliye gibi dallarda eğitim alan kişilerin muhasebe öğrenmeleri çok önemlidir. Çünkü bir işletmenin faaliyetlerini görüp denetleyebileceğiniz veriler ve bilgiler hep muhasebenin ürünleridir. Bir işletmenin maliyetlerine yeterince hakim olup olmadığı, cirosunun bulunduğu sektörle uyumlu olup olmadığı, şirketin karlı olup olmadığı, ücretlerin hangi düzeylerde olduğu, vergilerin ve sigorta primlerinin zamanında ve doğru yatırılıp yatırılmadığı gibi birçok sorunun yanıtını size muhasebe verir.

13 Mart 2014 Perşembe

Siyasal, Sosyal ve Ekonomik İstikrar

1980 ve 1990'lı yıllar siyasal istikrar ile ekonomik istikrar arasındaki ilişkileri tartışarak geçti. Üzerinde ortak anlayışa varılan görüş; siyasal istikrarın, ekonomik istikrar için 'olmazsa olmaz’ bir gerek şart olduğu idi. Siyasal istikrar, ekonomik istikrarı sağlayabilmek için gerek şarttır ama yeter şart değildir. Yani siyasal istikrarın varlığı ekonomik istikrarı sağlamak için gerekli olmakla birlikte, tek başına bu amacı sağlamak için yeterli olamaz. Siyasal istikrarın yanında sosyal istikrarın varlığı da şarttır.

9 Mart 2014 Pazar

Konvertibilite

Konvertibilite, genel olarak bir değerin bir başka değere dönüştürülebilmesi işlemini ve bu işlemin hangi koşullarla yapılacağını ifade eder. Konu para olduğunda konvertibilite, bir ülke parasının altına veya diğer ülke paralarına, adına kur ya da parite denilen bir ölçü çerçevesinde dönüştürülebilmesi anlamına gelir. Bir başka ifadeyle eğer bir ülkenin parasını o ülkenin bankalarına götürüp karşılığında yabancı bir ülke parası almak istediğinizde kur denilen ölçü uygulanarak alabiliyorsanız bu durum bulunduğunuz ülke parasının konvertibl olduğunu gösterir. Konvertibilite söz konusuysa, kişi elindeki TL’yi getirip örneğin dolara çevirmek isterse Merkez Bankası bu değişimi geçerli olan kurdan yapacağını taahhüt eder. Merkez Bankası’nın bu taahhüdü, öteki bankaların ya da döviz bürolarının da aynı şeyi yapmalarına olanak sağlar. Konvertibilite budur. Pek çok kişi konvertibilite denildiği zaman TL’nin yabancı bir ülkede ödeme aracı olarak kabul edilmesinin anlaşılması gerektiğini düşünür. Bu bir tanınırlık meselesidir. Biz nasıl ki Tayland Bahtı’nı bilmediğimiz için ödeme aracı olarak kabul etmiyorsak Tayland’a gittiğimizde de TL ile ödeme yapmak istediğimizde Taylandlı satıcının TL’yi kabul etmemesi normaldir. Konvertibilitede önemli olan bir ülkenin kendi bastığı parayı kendisinin değişime kabul etmesidir.

7 Mart 2014 Cuma

Hukuk Öğrenmek Şart

Hangi dalda okuyor olursanız olun ya da eğitiminiz hangi dalda olursa olsun mutlaka hukuk öğrenmeye çalışın. Bu bilgi size gireceğiniz sınavlarda olduğu kadar yaşamınız boyunca karşılaşacağınız pek çok olayı anlayıp doğru yorumlamanızda da yardımcı olacak. Hukuk, kuşkusuz bir derya. Dolayısıyla neresinden başlayıp neresine kadar gitmek gerekiyor sorusunu sorarak başlamak gerek.

2 Mart 2014 Pazar

Yapısal Reformlar Rehberi

Bugünlerde hangi ekonomik konuyu tartışmaya başlasak sonu mutlaka gelip yapısal reformlara bağlanıyor. Birisi “bütçe iyi gidiyor” dese “doğru ama yapısal reformlarla desteklenmediği takdirde sürdürülebilir değil” diyoruz ya da birisi “büyüme düşecek” dese “çünkü yapısal reformları yapmadık, cari açık düşerse büyüme de ister istemez düşüyor” diyoruz. Herkesin bildiği, tam olarak tanımlayamasa da saygı duyduğu sihirli bir deyim 'yapısal reform.'

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...