26 Temmuz 2014 Cumartesi

Fed Tahvil Alımının Kısa Vadeli Avanstan Ne Farkı Var?

ABD’nin uyguladığı niceliksel gevşeme (QE) çerçevesindeki tahvil alım programı gerçekte bir para politikası aracı mı yoksa maliye politikası aracı mı? Bunu aydınlatmamız gerekiyor.

Fed, uygulamaya koyduğu QE çerçevesinde her ay belirli bir miktarda Devlet Tahvili alımı yapıyor ve karşılığında piyasaya para vermiş oluyor. Başlangıçta aylık olarak 85 milyar dolarlık alımın 45 milyar dolarlık bölümü tahvildi (kalanı ise mortgage kağıdıydı.) Fed, geçen yılın son çeyreğinden itibaren bu alımları her yeni Açık Piyasa Operasyonları Komitesi (FOMC) toplantısında 10 milyar dolar azaltmaya başladı. Beklentilere göre Ekim ayındaki FOMC toplantısında alımlara son verilecek. 

23 Temmuz 2014 Çarşamba

BRICS Bank

BRICS ülkeleri
BRICS kısaltması yükselen piyasa ekonomileri içinde önde gelen beş ekonominin (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) adlarının ilk harflerinden türetilmiş bir kısaltma. 2010 yılına kadar ilk dört ekonomi BRIC adı altında gruplanıyordu, sonradan bunlara Güney Afrika da katılınca grubun adı BRICS oldu[1]. Bu beş ülkenin ortak özellikleri olarak şunları sayabiliriz: Bu ekonomilerin hepsi; (1) Yükselen piyasa ekonomileri arasında yer alan sanayileşme yolunda ilerlemiş, hızlı büyüyen ekonomiler. (2) Bölgesel ve küresel ilişkiler üzerinde önemli oranda etkililer. (3) Hepsi de G 20 üyesi.

2013 Verileri[2]
Brezilya
Rusya
Hindistan
Çin
G.Afrika
GSYH (Milyar USD)
2.243
2.118
1.871
9.181
351
Nüfus (Milyon kişi)
200
143
1243
1.361
53
Kişi Başına Gelir (USD)
11.310
14.818
1.505
6.747
6.621
İşsizlik (%)
5,4
5,5
4
25
Yılsonu Enflasyonu (%)
5,9
6,5
8,1
2,5
5,4
Brüt Kamu Borcu /GSYH (%)
66
13
67
22
45
Cari Denge /GSYH (%)
-3,6
1,6
-1,6
2,1
-5,8

Bu beş ülke dünya nüfusunun yüzde 40’dan fazlasını ve küresel ekonominin kabaca yüzde 20’sini temsil ediyor.

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Türkiye'nin Son 15 Yıldaki En Büyük Başarısı

Ben Türkiye’nin son 15 yıldaki en büyük başarısının kadınlarımızın voleybolda aldıkları sonuçlar olduğunu iddia ediyorum. Aşağıdaki tablo bu iddiamın kanıtıdır.

Şampiyonluklar
Vakıfbank
Fenerbahçe
Eczacıbaşı
Dünya Şampiyonu
2013
2010
Avrupa CEV Lig Şampiyonu
2011 ve 2013
2012
Avrupa CEV Cup Şampiyonu
2014
1999
Avrupa Challenge Cup Şampiyonu
2008
Avrupa Top Teams Cup Şampiyonu
2004
Şampiyonluklar
Yıldız Milli Takım
A Milli Takım
Dünya Şampiyonu
2011
Avrupa CEV Voleybol Ligi Şampiyonu
2014
Akdeniz Oyunları Şampiyonu
2005

Tabloda sadece şampiyonluklar yer alıyor. İkincilik ve üçüncülükleri de yazmaya kalksam sayfaya sığmayacaktı. Tabloda 3 dünya şampiyonluğu, 4 Avrupa birinci kupası şampiyonluğu, 2 Avrupa ikinci kupası şampiyonluğu, 1 Avrupa üçüncü kupası şampiyonluğu, 1 Avrupa top teams şampiyonluğu ve 1 de Akdeniz oyunları şampiyonluğu olmak üzere toplam 12 uluslararası şampiyonluk var.

Böyle bir başarı Türkiye’de yaşamın hiçbir alanında yok. Üstelik bu başarı son derecede kısıtlı bir çerçeveden yaratılmış bir başarı. Çünkü Türkiye’de kızların spor yapması Avrupalı, Amerikalı, Asyalı kızlarınki kadar kolay değil. Her şeyden önce kız çocukların bir bölümü kapandığı için bu sporu yapamıyor, açık olanların çoğuna da aileleri izin vermiyor. Yani batılı, Rus ya da uzakdoğulu kızların belki dörtte biri kadar kız Türkiye’de voleybol sporuna girebiliyor.

Bu yazıyı yazarken aklıma birden Nazım Hikmet’in şiiri geldi: “Ve kadınlar / bizim kadınlarımız / korkunç ve mübarek elleri / ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle / anamız, avradımız, yarimiz / ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen / ve soframızdaki yeri / öküzümüzden sonra gelen / ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız / ve ekinde, tütünde ve pazardaki / ve karasabana koşulan / ve ağıllarda / ışıltısında yere saplı bıçakların / oynak, ağır kalçalarıyla bizim olan kadınlar / bizim kadınlarımız.”

Her türlü olumsuz koşula karşın bu olağanüstü başarıyı yaratarak bize bu gururu yaşatan Türk kızlarına, onların hocalarına, bu imkânı sağlayan ailelerine, kulüplerine ve voleybol federasyonuna teşekkürü borç bilirim. Umarım voleyboldaki bilimsel temel, yaşamın bütün dallarına egemen olur ve bu başarı diğer alanlara da yayılır.


19 Temmuz 2014 Cumartesi

2023 Hedeflerine Ulaşılabilir mi?

2023 Hedefleri
Türkiye ekonomisi için belirlenen 2023 yılı hedefleri arasında en somut ve ölçülebilir olanlarını aşağıdaki tabloda gösteriyorum.

Gösterge
2013 (Mevcut durum)
2023 (Hedef)
GSYH (Milyar USD)
820
2.000
Kişi Başı Gelir (USD)
10.782
20.000
Büyüme (on yıllık ortalama, %)
5
7
Türkiye ekonomisinin büyüklük sırası
17’nci
İlk 10 arasında
İhracat (Milyar USD)
163
500

12 Temmuz 2014 Cumartesi

Yirminci Yüzyılın Analitik Birikimini Anlamak

Yirminci yüzyıl, büyük bir birikimin değerlendirildiği bir yüzyıldı. Yalnızca buluşlar, keşifler ve icatlar alanındaki büyük patlamayla kalmadı aynı zamanda sosyal bilimlerin de en üst düzeye yükseldiği bir yüzyıl oldu. Yirminci yüzyıla katkısı olan birçok düşünür, fen bilimcisi, sosyal bilimci, asker ve siyasetçi var. Ama bunların içinde üçünün yeri gerçekten çok başka: Charles Darwin, Karl Marks ve Sigmund Freud.

8 Temmuz 2014 Salı

Fiyat, Faiz, Kur Derken Asıl Meseleyi Kaçırıyoruz

Ekonomi her zaman doğru ya da eğri, sağlam ya da zayıf denge halindedir. Bütün mesele bu dengenin istenen denge olup olmadığı meselesidir. Bir ekonominin düzgün denge şartlarının başında fiyatların doğru belirlenmesi gelir. Fiyatlara müdahalelerin olduğu ekonomilerde yokluklar, kuyruklar ve karaborsa oluşur. Eğer bir malın fiyatı o malın değerinin altında ise o mala talep yüksek olacağı için piyasada bulunmaz olur. Bu durumda üreticiler/satıcılar o malı piyasadan çekip tezgah altından karaborsa fiyatıyla satmaya başlarlar. Aslında o anda karaborsa fiyatı gibi görünen fiyat çoğu kez o malın (olması gereken) gerçek fiyatıdır. Fiyatların doğru belirlenmediği bir ekonomide doğru denge kurulamaz.

6 Temmuz 2014 Pazar

Grafiklerle Türkiye Ekonomisi ve Küresel Krizin Etkisi

Aşağıda iki ayrı grafik setini kullanarak Türkiye ekonomisini, en önemli ekonomik göstergelerle sunmaya çalışıyorum. İlk set 2000 yılından 2014 yılı Haziran ayına kadar (2014 için eldeki son verileri kullandım) gelişmeleri gösteriyor.

3 Temmuz 2014 Perşembe

Küresel Krizin Çözümü İçin Maliye Politikasına İhtiyaç Var

Ekonomi politikasının mevcut çerçevesi
20. yüzyılın ilk iki çeyreği maliye politikasının egemenliğinde geçti. Sonraki dönemde işin içine para politikası da girdi. Yirminci yüzyılın üçüncü çeyreğinde para ve maliye politikasının birlikte uygulanmasının ideal birleşim olacağı düşüncesi yaygındı. Hatta bu karma uygulama “Friedman’ın başını Keynes’in gövdesine oturtmak” biçiminde özetleniyordu. Yüzyılın son döneminde ekonomi politikasında ağırlık para politikasına kaydı. 21. yüzyılın ilk döneminde maliye politikası, para politikasının iyi işlemesi için altyapı hazırlayan bir politika konumuna gerilerken küresel krizle birlikte para politikası uygulamasını desteklemek üzere makro ihtiyati politikalar devreye sokulmaya başladı.

2 Temmuz 2014 Çarşamba

İİBF'de Bölüm Seçimi

Yazdığım yazılarda anlattıklarımı izleyenler üniversite tercihlerinin yapılacağı şu dönemlerde hangi bölümü tercih etmelerinin kendileri için doğru olacağını soruyorlar. Ben bu işin uzmanı değilim. Ama size hayata bakış açınızla bağdaşacak tercihleri kuşkusuz ekonomi, maliye, işletme, uluslararası finans, çalışma ekonomisi, kamu yönetimi ve ekonometri çerçevesinde kalmak kaydıyla anlatabileceğimi sanıyorum.  
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...