29 Ağustos 2014 Cuma

Pazarcının Yatırım Önerisi

Yazılarımı okuyanlar ya da tv’deki programımı izleyenler bilir. Ben, eğer İstanbul’daysam ve eğer başka acil bir işim yoksa, her Çarşamba saat 10,30 gibi Sarıyer Pazarına giderim. Hem alış veriş yaparım hem de pazarcılarla ve alış veriş yapanlarla sohbet eder, görüş alış verişinde bulunurum. Bir iktisatçının sadece kitaplara, makalelere gömülüp kalmaması, çarşı, pazar da gezmesi gerektiğine inanırım. Çünkü özellikle pazar, ekonomide nelerin olup bittiğinin en yalın biçimde izlenebileceği yerdir.

28 Ağustos 2014 Perşembe

Merkez Ne Yaptı Herkes Ne Anladı?

Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indirme kararı ve görünüm
TCMB Para Politikası Kurulu’nun aylık toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada gecelik borç verme faizini yüzde 12’den yüzde 11,25’e (piyasa yapıcısı bankalar için yüzde 11,5’dan yüzde 10,75’e) indirdiğini, diğer her şeyin mevcut haliyle bırakıldığını belirtti. 

Buna göre politika faizlerinin son durumunu bir tabloyla gösterelim:

26 Ağustos 2014 Salı

26 Ağustos Gecesi Saatler

Türk ordusunun Yunan ordusuna karşı giriştiği genel saldırıyı tanımlayan Büyük Taarruz, Kurtuluş savaşının en önemli aşamasıdır. 21 Ağustos 1922’de taarruz emri verilmiş, 26 Ağustos’ta saldırı başlatılmış, 30 Ağustos Başkumandanlık Meydan Muharebesinde Yunan kuvvetleri yenilmiş ve 9 Eylül’de Türk ordusunun İzmir’e girmesiyle Büyük Taarruz sonuçlanmıştır. Yunan kuvvetleri 18 Eylül’de Anadolu’yu tamamen terk etmiştir.

25 Ağustos 2014 Pazartesi

Merkez Bankasının Faiz ve Kur Açmazı

Bankaların bugün itibariyle bir yıllık mevduata verdiği yüzde 9 - 10 dolayındaki nominal faizden yüzde 15 gelir vergisi kesintisini (stopaj) düşersek yüzde 8,5 oranındaki net nominal faizi bulmuş oluruz. Bu, kişinin eline geçecek faiz oranıdır. Buna göre yılbaşında bankaya 100 TL yatıran bir kişi yılsonunda parasını faiziyle birlikte 110 TL değil 108,5 TL olarak geri alacak demektir.

22 Ağustos 2014 Cuma

Yabancı Yatırımcı Niçin Tedirgin?

Gün geçmiyor ki reyting kuruluşlarından birisi Türkiye hakkında bir uyarıda bulunmasın ya da önde gelen ekonomi gazete veya dergilerinde Türkiye’deki risklere dikkat çeken bir makale yayınlanmasın. Bunları okuyunca kimimiz eleştirilere hak veriyoruz kimimiz ise bu eleştirileri yapanları suçlamayı tercih ediyoruz. Pek çok kişi şu soruyu soruyor: “Cumhurbaşkanlığı seçiminde bir sürpriz yaşanmadı. O halde niçin Türkiye hakkında böyle bir endişe söz konusu?”

20 Ağustos 2014 Çarşamba

Enflasyon ile Faiz İlişkisini Anlama Rehberi


Enflasyon, genellikle malın az (yani arzın sınırlı) paranın çok (yani talebin arzdan fazla) olduğu zamanlarda ortaya çıkar. Eğer az miktarda mala çok miktarda talip varsa malın fiyatı yükselir. Bu durumda talip sayısını azaltmak için faizi artırmak gerekir. Ki içlerinden bir bölümü faizden kazanacağı parayı düşünerek o mala talip olmaktan vazgeçsin. Böylece mala olan talep düşerse fiyat artışı da durur. Faizi indirmek tam tersi etki yaratır. Faiz düşürüldüğünde, hele bir de negatif reel faiz söz konusu olduğunda, insanların tasarruf yapması için neden kalmaz o zaman hep beraber mallara talip olurlar ve mal fiyatları yükselmeye başlar.

17 Ağustos 2014 Pazar

Türkiye Ekonomisinin 22 Yükselen Piyasa Ekonomisiyle Dönemsel Performans Karşılaştırması


BRICS ekonomileriyle Türkiye ekonomisinin 2003 – 2013 ve 1992 2002 yılları arasında karşılaştırdığımda Türkiye’nin bu ekonomilerin gerisinde kaldığını görmüştük. BRICS ekonomileri içinde Rusya, Brezilya, Güney Afrika doğal kaynaklar açısından zengin, Çin ve Hindistan da uzun süredir batının yatırım üssü haline geldikleri için bu karşılaştırmada Türkiye’nin geride kalması pek de şaşırtıcı olmadı. Bu kez dünyanın her tarafından yükselen piyasa ekonomilerinin (emerging markets) önde gelenlerini ele alarak Türkiye’yi belli başlı 22 rakibiyle karşılaştırıyorum.   

16 Ağustos 2014 Cumartesi

Gelişmiş Dünyada Durum Parlak Değil

Geçen hafta dış dünyadan büyümeyle ilgili iki önemli veri geldi. İlk veri Japonya’nın ikinci çeyrekteki büyüme oranının yüzde -1,7 olduğunu gösteriyor. İkinci veri Euro bölgesinin ikinci çeyrekte ilk çeyreğe göre sıfır büyüme kaydettiğini ortaya koyuyor.

13 Ağustos 2014 Çarşamba

11 Yıl Önce ve 11 Yıl Sonra (BRICS Ekonomileriyle Bir Karşılaştırma)

BRICS ülkeleriyle günümüzü karşılaştırma 2003 - 2013
Aşağıda, 2003 – 2013 yılları arasındaki 11 yıllık sürede aynı göstergeleri BRIC ülkeleriyle (Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin) karşılaştırmalı olarak sunuyorum (bütün değer % olarak okunmalı.) Burada söz konusu 11 yılın ortalama değerleri esas alınmış bulunuyor. 

2003 - 2013
Yıllar
Büyüme
İşsizlik
Enflasyon
Bütçe Dengesi
Cari Denge
Türkiye
5,0
10,0
9,1
-3,0
-5,5
Brezilya
3,4
8,7
6,4
-3,2
-0,8
Rusya
4,4
7,1
10,0
2,3
6,6
Hindistan
3,4
5,2 (*)
7,4
-8,9
-1,5
Çin
10,1
2,7
2,7
-0,7
4,9
Güney Afrika
3,4
24,6
5,4
-2,2
-4,2

Aşağıdaki tabloda da bu ülkeleri en iyiden en kötüye sıralayarak sunuyorum. Her bir kategoriyi eşit ağırlıkta (ülkeler toplamı 21 puan edecek biçimde) ele alıyorum. Her bir kategorideki en iyi durumdaki ülkeye 6, en kötü durumdaki ülkeye 1 puan vererek bunları toplarsak; Çin 28 puan, Rusya 21 puan, Brezilya 16 puan, Hindistan 14 puan, Güney Afrika 13 puan Türkiye 13 puan elde etmiş oluyor.

Puanlar
6
5
4
3
2
1
Büyüme
Çin
Türkiye
Rusya
Brezilya
Hindistan
G.Afrika
İşsizlik
Çin
Hindistan
Rusya
Brezilya
Türkiye
G.Afrika
Enflasyon
Çin
Brezilya
G.Afrika
Hindistan
Türkiye
Rusya
Bütçe Den
Rusya
Çin
G.Afrika
Türkiye
Brezilya
Hindistan
Cari Denge
Rusya
Çin
Brezilya
Hindistan
G.Afrika
Türkiye

(Not: Büyüme oranı Brezilya, Hindistan ve Güney Afrika’da aynı (yüzde 3,4) çıktığı için 3, 2 veya 1 puanı dağıtmak mümkün olmadığından bu üç ülkeye de 2'şer puan verdim.)

Tablo bize Çin’in açık ara üstünlüğünü gösteriyor. Çin’den sonra bu dönemin en başarılı ekonomisi olarak Rusya çıkıyor. Türkiye, bu dönemde BRIC ülkelerinin gerisinde kalmış görünüyor.

BRICS ülkeleriyle dünü karşılaştırma 1992 - 2002
Aşağıda, 1992 – 2002 yılları arasındaki 11 yıllık sürede Türkiye ortalamalarını BRIC ülkeleriyle (Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin) karşılaştırmalı olarak sunuyorum (bütün değer % olarak okunmalı.) Burada da söz konusu 11 yılın ortalama değerleri esas alınmış bulunuyor.

1992 – 2002
Büyüme
İşsizlik
Enflasyon
Bütçe Dengesi
Cari Denge
Türkiye
3,4
7,9
71,3
-14,4
-0,9
Brezilya
2,5
7,0
417,0
-4,9
-2,3
Rusya
-0,7
9,0
139,4
-0,9
5,3
Hindistan
5,8
4,0 (*)
7,1
-7,4
-0,7
Çin
10,3
3,1
6,3
-2,5
1,4
Güney Afrika
2,3
22,7
7,9
-1,3
-0,2

Aşağıdaki tabloda, yukarıda açıkladığım gibi yapılan toplamada bu dönemde Çin, 27 puanla yine birinci çıkıyor. İkinci sırada Hindistan 20 puanla, üçüncü sırada Rusya 17 puanla, dördüncü sırada 16 puanla Güney Afrika, beşinci sırada 13 puanla Türkiye ve son sırada 12 puanla Brezilya yer alıyor.

Puanlar
6
5
4
3
2
1
Büyüme
Çin
Hindistan
Türkiye
Brezilya
G.Afrika
Rusya
İşsizlik
Çin
Hindistan
Brezilya
Türkiye
Rusya
G.Afrika
Enflasyon
Çin
Hindistan
G.Afrika
Türkiye
Rusya
Brezilya
Bütçe Den
Rusya
G.Afrika
Çin
Brezilya
Hindistan
Türkiye
Cari Denge
Rusya
Çin
G.Afrika
Hindistan
Türkiye
Brezilya

11 yıl önce ve 11 yıl sonra
Türkiye ekonomisinin en başarısız dönemlerinden birisi olarak kabul edilen 1992 – 2002 döneminde 5 önemli makroekonomik göstergeyi BRICS ekonomileriyle karşılaştıran tablo bize Türkiye’nin 6 ülke arasında 5. sırada olduğunu gösteriyor. Büyük ekonomik başarılara imza attığımızı düşündüğümüz 2003 - 2013 dönemi için aynı verilerle yaptığımız karşılaştırmada ise Türkiye, 6 ülke arasında son sıraya yerleşmiş görünüyor.

Demek ki en başarılı olduğumuzu düşündüğümüz 2003 – 2013 döneminde de en başarısız olduğumuz 1992 – 2002 döneminden farklı bir yere gelememişiz. Ya da BRICS ekonomileri her iki dönemde de bizden ileride olmuş.



_______________________________________________________
Tablolardaki veriler için kaynak: Kaynak: IMF, WEO 2014 April. http://www.imf.org/external/pubs/ft/weo/2014/01/weodata/index.aspx

(*) Hindistan’da işsizlik oranı verisi IMF veri setinde bulunmuyor. Hindistan’ın işsizlik oralarını Dünya Bankası’ndan aldım:
http://data.worldbank.org/indicator/SL.UEM.TOTL.ZS

12 Ağustos 2014 Salı

Türkiye Ekonomisinin Son 11 Yılı ve BRICS

Yıllar itibariyle makro göstergelerdeki değişim
Türkiye’de tek parti iktidarının gerçekleştiği 2003 yılsonundan bugüne kadar geçen 11 yılda en önemli 5 makroekonomik göstergedeki gelişmeleri aşağıdaki tabloda gösteriyorum (bütün değerler % olarak okunmalı. 2002 yılsonu değerleri, karşılaştırma amaçlı konulmuştur.) 

10 Ağustos 2014 Pazar

Geçen Hafta Gelecek Haftaları Etkileyecek

Dışarısı kaynıyor
Rusya’nın Ukrayna sınırına asker yığmaya başlamasıyla iyice tırmanan doğu – batı ilişkileri karşılıklı ambargoların tırmanmasına yol açtı. ABD ve batı dünyası Rusya’ya uyguladığı ekonomik ambargoyu sıkılaştırırken Rusya da onlara karşı tarım ürünleri alımını durdurma ambargosu uygulamaya başladı. Bu durumda Türkiye açısından Irak’a satamadığı bazı ürünleri Rusya’ya satma olanağı doğmuş görünüyor. Ne var ki eğer bu sertleşme devam eder ve Rusya Avrupa’ya verdiği doğal gazın miktarına da sınırlama koyarsa işler karışacak. Zaten deflasyon sınırında duran Avrupa böyle bir ambargoyla üretim kayıplarına uğrayabilir ve gerçek anlamda derin bir deflasyon çukuruna düşebilir. Bu ise, ihracatının yarısını Avrupa’ya yapan Türkiye için hiç de iyi bir gelişme olmaz.

8 Ağustos 2014 Cuma

Büyüme Düşecek mi?

Geçtiğimiz hafta sonu Haziran ayına ilişkin sanayi üretimi endeks sayıları ve değişim oranları açıklandı. İlk çeyrekte, geçen yılın ilk çeyreğine göre yüzde 5,3 artmış olan arındırılmış sanayi aylık üretimi, ikinci çeyrekte hız keserek yüzde 3,1’lik bir artış sergileyince ikinci çeyrek ekonomik büyümesine ilişkin endişeler arttı.

4 Ağustos 2014 Pazartesi

Enflasyon mu Faizden...

Türkiye’de çok uzun bir süredir gündemde olan bir tartışma var: Enflasyon ve faiz ilişkisinde hangisi sebep hangisi sonuçtur? Ya da daha basit ifade edersek yüksek enflasyon yüksek faizin sebebi midir sonucu mudur?
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...