26 Haziran 2016 Pazar

Okuduğum Kitaplar

Son dönemde zamanımın önemli bölümünü Ekonomik Analiz adlı kitabımı yazmaya verdiğim için okuduğum kitap sayısında ister istemez düşüş oldu. Yine de bu arada okuduğum birkaç kitaba değinmek istiyorum.

Halil İnalcık, Osmanlı Tarihinde İslamiyet ve Devlet, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 2016
Kitapta İnalcık, din ve din ilişkileri konusunda daha önce yaptığı çalışmaları bir araya toplamış ve bunlara İslam ve Hristiyanlık tartışmaları üzerindeki araştırmalarını eklemiş. Osmanlı halifeliği nasıl bir halifelikti? İslam dünyasında kabul görülüyor muydu? Fatih Sultan Mehmet’in Kanunnamesi ne kadar orijinaldi? Kardeş katli o kanunnamede nasıl yer aldı? Laiklik düşüncesinin gelişi nasıl oldu? Bu ve benzeri birçok sorunun yanıtını büyük usta Halil İnalcık hocanın kaleminden keyifle okuyabilirsiniz. Ayrıca çok tartışılan konular arasında yer alan Papa II. Pius’un, Fatih’i Hristiyan olmaya ve Hristiyan dünyasının başına geçmeye çağıran mektubu ve buna ilişkin hocanın yorumları da kitapta yer alıyor. Halil İnalcık’ın kitabı son zamanlarda okuduğum en etkileyici kitaplardan birisi. Israrla öneriyorum.

25 Haziran 2016 Cumartesi

Falcıların Yılı

Yılbaşında çoğunluk Brexit diye bir meselenin farkında değildi. Farkında olanlar da olayın buralara varacağını tahmin etmiyordu. ABD ekonomisinin gidişine ilişkin verileri ve Fed’den gelen açıklamaları izleyenlerin çoğu Fed’in bu yıl 2 ile 4 arasında faiz artıracağını düşünüyordu.

Makroekonomik tahmin yapmanın iki yolu vardır: (1) Tahmine temel oluşturan varsayımları sıralayıp verileri ve olası koşulları gözden geçirerek tahmin yapmak. (2) Bu tür zahmetlere girmeyip rastgele tahmin yapmak.

24 Haziran 2016 Cuma

Brexit'ten Sonra

Oylama öncesindeki anket sonuçları Birleşik Krallığın Avrupa Birliğinden ayrılma olasılığına yüzde 49 ağırlık veriyordu. Bu eğilimlerin etkisiyle Sterlin ve Euro prim yapıyor, Dolar geriliyordu. Oylama öncesinde 1 USD 1.14 Euro paritesine ve 2.88 TL kuruna kadar gerilemişti.

Oylama, anketlerin tersine gerçekleşerek Brexit kararıyla sonuçlandı. Daha ilk sonuçlar alınırken Dolar ve Altın hızla yükselmeye, Sterlin ve Euro hızla gerilemeye başladı. Brexit oylaması öncesinde yazdığım analiz yazısında sunduğum tabloya bir sütun ekleyerek olanları da göstereyim (http://www.mahfiegilmez.com/2016/06/brexit-fed-doviz-ve-altn.html).

23 Haziran 2016 Perşembe

Bir Okurun Yorum - Yazısı

Bu blogda yalnızca ben yazı yazıyorum. Buna bugüne kadar hiç bir istisna uygulamadım. İlk kez bir okurumun, Hasan Güloğlu'nun bu blogla ilgili değerlendirme yazısına yer veriyorum.


 Mahfi Eğilmez'le Sihirli Sayılar / Hasan Güloğlu


MAX.
MIN
ORT.
2012
Mart- 18
Temmuz- 10
14,25
2013
Ocak ve Aralık- 13
Haz. Ekim, Kasım- 8
10,08
2014
Eylül- 15
Temmuz- 9
12,42
2015
Aralık 21
Temmuz- 10
14,08







Bugün Mahfi Eğilmez hocamın yazılarını baştan sona birleştirirken bazı çıkarımlar yapabilmeyi düşündüm ve ortaya bu sonuçlar çıktı. Blogu ekonomik bir hazine olmanın yansıra sosyal hayata dair de büyük bir kaynaktır. Ülkede yaşanan sevinçler üzüntüler harflerde rakamlarda vücut bulmuştur. Bu yazıyı eğlenerek yazdım umarım Mahfi Hocam da eğlenerek okur.

17 Haziran 2016 Cuma

Üç Gelişmenin Türkiye Ekonomisine Olası Etkileri


(1) İngiltere’nin AB’den çıkması (Brexit) veya çıkmamasının (Bremain) TL üzerine olası etkileri:

Durum
Dolar  TL kuru
Euro  TL kuru
İngiltere AB’den Ayrılırsa
Yükselir
Düşer
İngiltere AB’de Kalırsa
Düşer
Yükselir veya Değişmez

16 Haziran 2016 Perşembe

Brexit, Fed, Döviz ve Altın

23 Haziran Perşembe günü yapılacak referandumda Birleşik Krallığın Avrupa Birliğinden (AB) ayrılması (Brexit) kararı çıkarsa bunun Birleşik Krallık için de AB için de ekonomik ve sosyal sıkıntılara yol açacağı artık genel kabul görüyor.  

Bundan bir yıl önce 18 Haziran 2015’de 1 Pound Sterlin 1,59 Dolara eşitti. Aşağıdaki grafik son bir yılda Pound Sterlin/Dolar paritesindeki gelişimi gösteriyor.

15 Haziran 2016 Çarşamba

İlk Çeyrek Performansı ve Geleceğe Bakış

İşsizlik verisi de gelince 2016’nın ilk çeyrek sonuçları tamamlanmış oldu. Şimdi bunları birlikte ele alıp analize tabi tutalım.

Önce elimizdeki verileri bir tabloya dökerek tablo üzerinden bir inceleme yapalım.

Veriler
2016 1. Ç.
2015 Son Ç.
2015 1. Ç.
2015 Yıllık
GSYH Büyüme Oranı (%)
4,8
5,7
2,5
4,0
İşsizlik Oranı (%)
10,7
10,6
11,0
10,3
Bütçe Dengesi (Milyar TL)
0,0
-9,2
-5,4
-22,6
Cari Denge (Milyar USD)
-7,8
-7,8
-10,6
-32,2
Enflasyon Oranı (%)
0,56
0,81
0,98
0,70
Kamu Kes.Borcu (Milyar TL)
684


678

12 Haziran 2016 Pazar

Yeni Kitabım

Bir süredir üzerinde çalıştığım analitik düşünmenin yollarını ve ekonomide analiz yapmanın tekniklerini öğretmeyi hedefleyen yeni bir kitap var: Ekonomik Analiz. Gerek üniversitede verdiğim derslerden, gerekse yaşamda edindiğim deneyimlerden çıkardığım bir sonuç var: Pek çok kişi ekonomik konuları bildiği, anladığı halde bir türlü ilişkileri tam olarak kuramıyor, neden – sonuç ilişkilerini karıştırıyor ve analiz yapamıyor. Bunun en başta gelen nedeninin öğrenmekten çok sınav odaklı çalışmaya yönelmek olduğunu düşünüyorum. Çoğumuz sınav kazanmaya odaklandığımız için ezbere ağırlık veriyoruz ve işin özünü anlamadan geçiyoruz. Bu sorun, yalnızca ekonomi öğrenimi görenlerin sorunu değil. Bütün dallarda, hatta ortaokul ve lisede aynı sorun söz konusu. Çoğu öğrenci türev almayı bildiği halde türevi niçin aldığını, onun ne işe yarayacağını bilmiyor. Enflasyonun ve faizin ne olduğunu biliyor ama hangisinin neden hangisinin sonuç olduğunu çıkaramıyor. Büyüme oranını görüyor ama onun hangi itici güçlerle oraya geldiğini çıkaramıyor. Ekonomik olayın bütününü parçalarına ayırıp analiz edemiyor. İşte bu kitap, bu eksikleri gidermeyi ve analiz tekniklerini öğreterek analiz yapmanızı sağlamayı hedefliyor. Bu kitapta, şimdiye kadar amaç olarak gördüğünüz çoğu şeyin aslında sadece bir araç olduğu ve asıl amaca ulaşmak için onun nasıl kullanılması gerektiği anlatılıyor.

9 Haziran 2016 Perşembe

Bütçe Açıkları Borçlanarak mı Para Basarak mı Finanse Edilmeli?

Bütçe gelirlerinin bütçe giderlerinden düşük kalması halinde bütçe dengesi açık verir (bütçe açığı.) Günümüz dünyasında ekonomilerin büyük çoğunluğu bütçe açığı veriyor.  

Bütçe, yılbaşında hazırlandığı için açık verip vermeyeceği de o zaman bilinir. O aşamada bu açığı kapatmak için elde 4 seçenek vardır: (1) Bütçe gelirlerini artırmak. Bu amaçla hükümet yeni vergiler koyarak ya da vergi oranlarını artırarak bütçe gelirlerini artırır ve açığı kapatabilir. (2) Bütçe giderlerini düşürmek. Hükümet, mesela bazı yatırımları erteleyerek ya da eleman azaltmaya giderek bütçe giderlerini düşürerek bütçe açığını kapatabilir. (3) Para basmak. Bu seçeneğin kullanılabilmesi için Merkez Bankası’nın bağımsız olmaması veya bağımsızlığının askıya alınması ve Hazinenin Merkez Bankasından borçlanmasının yasaklanmamış olması gerekir. (4) Borçlanmaya başvurmak. Hazine, borçlanmaya giderek bütçe açığını bu yolla karşılayabilir.

7 Haziran 2016 Salı

Kitaplar ve Yorumlar

Bazı kitapları yayınlandıktan sonra kısa zamanda, bazılarını ise aradan zaman geçtikten sonra okuyabiliyorum. Bunun temel nedenlerinden birisi ekonomi dışı konulardaki kitaplara fazlasıyla dalmış olmamdan kaynaklanıyor. Bu aralar elimden geçen ekonomi ve maliyeyle ilgili bazı kitapları aşağıya alıyorum.

5 Haziran 2016 Pazar

Masal

Her siyasal iktidar kendisini başarılı görür ve göstermeye çalışır. Son yıllarda çokça tartışılan konuların başında mevcut siyasal iktidarın, geçmiş siyasal iktidarlardan başarılı olup olmadığı meselesi geliyor. Vatandaşa sunulan hizmetlerdeki gelişmelere bakıldığında mevcut iktidarın başarılı olduğunu rahatça söylemek mümkün olabiliyor. Buna karşılık makroekonomik göstergelere ve bunların dünya ile karşılaştırmasına bakınca aynı yargıya varmak pek de mümkün görünmüyor. 

Aşağıdaki tabloda 1980 yılından başlayarak her beş yılda bir GSYH’ların ve dünya GSYH’sı içindeki payların nereye geldiğini dikkatlerinize sunuyorum (verilerin tamamı satın alma gücü paritesine – SAGP- göredir.)

2 Haziran 2016 Perşembe

Neoliberalizmden Geriye Kalanlar

Sanayi ve finans kapitalizmi 1870’lerde Uzun Depresyon denilen krizle uğraşırken sisteme yön veren klasik ekonomi modelinde bir değişikliğe gidilmemişti. Neoklasik ekonomi yaklaşımı marjinal analiz yöntemiyle klasik modeli daha anlaşılabilir kılmaktan öteye bir katkı getirmiyordu. 1929 Büyük Depresyonu, bu kez bu krizden model değişikliği olmadan çıkılamayacağının anlaşılmasına yol açtı. Bütün sıkıntıları kendi kendine onaracağı düşünülen piyasa sistemi, krizi onarmak bir yana daha da büyütmüştü. Kapitalizmin kendisini toparlaması, işi piyasaya bırakmak yerine, devletin ekonomiye aktif müdahalesini öngören Keynesyen yaklaşımın yaşama geçirilmesiyle mümkün olabildi.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...