Türkiye'de Kriz var mı?

Bu soruya verilecek cevap aslında çok basit: Nerede durduğunuza daha doğrusu, hangi “tırmık dişinde” olduğunuza bağlı.

Tırmık, toprağı düzeltmek için kullanılan dişli bir alettir. Tırmık, toplumun gelir dağılımını anlatmak için de anlamlı bir görsellik sunuyor. Türkiye’nin 2024 yılını referans alan gelir dağılımı tablosuna baktığımızda en yüksek payı alan nüfusun yüzde 40’nın toplam gelirin yüzde 70’ini, nüfusun kalan yüzde 60’ının ise gelirin yüzde 30’unu aldığını görüyoruz.

Türkiye’yi beş dişli bir tırmık gibi düşünelim. Her diş, nüfusun yüzde 20’sini temsil ediyor. En üstte zenginler var. Onların hemen altında yüksek gelirliler. Ortada, giderek incelen bir orta sınıf. Altında düşük gelirliler ve en dipte yoksullar. Buna göre yukarıdaki tabloyu bu tırmığa monte edelim:

Tırmığın üst iki dişinde duranlar için hayat hâlâ akıyor. Gelirlerini enflasyona göre ayarlayabiliyor, harcamalarını sürdürebiliyorlar. Kafeler dolu, restoranlar kalabalık, alışveriş merkezleri canlı… Onlara sorarsanız kriz yok. En fazla “pahalılık” var.

Ama tırmığın alt iki dişinde durum bambaşka: Bu gruplar gelirlerini aynı hızda artıramıyor. Enflasyon onların satın alma gücünü sürekli aşındırıyor. Aynı hayatı sürdürmek her geçen gün daha zor hale geliyor. Onlar için bu durumun adı açık: kriz.

Ortada duranlar, yani orta sınıf ise iki arada bir derede görünüyor. Gelirleri artıyor gibi görünse de, hayat pahalılığı karşısında geriliyor. Eskiden erişebildikleri birçok şey artık sınırın dışında kalıyor. Bu yüzden onların önemli bir bölümü de kriz olduğunu düşünüyor. İlginç olan şu: Aynı ülke, aynı ekonomi, aynı enflasyon… Ama bambaşka gerçeklikler.

Bu farklı algının bir nedeni de Türkiye’nin uzun yıllar yüksek enflasyonla yaşamış olması. Üst gelir grupları için enflasyon artık olağan bir durum. Şikâyet ediyorlar ama bunu “kriz” olarak adlandırmıyorlar.

Oysa alt ve orta kesimler için enflasyon, doğrudan hayat standardının düşmesi demek.

Sonuçta ortaya şöyle bir tablo çıkıyor: Kriz, herkesin aynı şekilde yaşadığı bir olgu değil. Tıpkı enflasyon gibi, kişisel bir deneyim. Kimileri için sadece bir istatistik, kimileri için ise her gün hissedilen bir gerçek.

Ve belki de en doğrusu şu cümlede saklı: Herkes, tırmığın bulunduğu dişe göre başka bir Türkiye’de yaşıyor.


Ek: Gelir Dağılımı Ayrıntılı Hesap



Yorumlar

  1. Bence tırmığın ortasına bir diş ilave edilmesi gerekiyor.
    Devlet (maliye ayağı) aşırı yüklenen dolaylı vergiler ile ilerlerken orta ve dar gelirlinin üzerine doğru fazla yaslanmış oldu ve gelire göre geçmiş yıllara bakarsak denge bozuldu diye düşünüyorum.!
    Teşekkürler hocam.

    YanıtlaSil
  2. Sayın Mahfi Hocam, yazı çok açıklayıcı olmuş, teşekkürler.
    Tırmığın en alt dişindeki yoksullar tanımı, Türk-İş “yoksulluk sınırı “tanımıyla karışabilir. Saygılarımla, Önder

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler, TÜRKİŞ yoksulluk sınırı buradakinden çok yukarıda.

      Sil
    2. TÜRKİŞ'i baz alırsak bir Alman asgari ücretlisi bile Türkiye'de yoksul kalıyor.

      Sil
  3. Elinize sağlık Hocam..
    Yalnız gelir dağılımı tablosunda bütün kategorilerdeki kişi sayısı aynı olmuş.. Ben mi yanlış değerlendiriyorum? Bir hata olabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Yanlışlık yok. Gelir dağılımında ülke nüfusu % 20'lik 5 gruba ayrılıyor dolayısıyla her grupta aynı sayıda insan var.

      Sil
    2. Yani gelismisyulkeleriyde 5 parçaya bolseniz alttaki dilim her zaman daha az kazanır.

      Sil
  4. Ama hocam ne yapalım?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapacak çok bir şey yok

      Sil
    2. Var..
      Sosyal, siyasal ve ekonomik devrim..

      Sil
  5. Yine mükemmel bir noktaya parmak basmışsınız,Teşekkürler Mahfi Hocam.Yaptığınız ayrımda tırmığın her bir dişlisi için ortalama gelir miktarı nedir?Kendimizi hangisinde hissettiğimizle reelde olan aynı mı merak ediyorum.

    YanıtlaSil
  6. Değerli Hocam,
    Öncelikle yazınız için teşekkürler. Acaba bu tırmıktaki her bir diş için bir yıllık gelir braketi gibi bir veri ya da referans aralığı var mıdır elinizde? Uzun zamandır yaşadığımız yüksek enflasyon ve izafi olarak düşük seyreden döviz kuru sebebiyle kim yüksek gelirli, kim düşük gelirli - bunun da ayırdına varmak güçleşiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Söz konusu tabloyu yazıya ekledim. Sevgiler.

      Sil
  7. Saygıdeğer Hocam, "tırmık metaforu" , bize aynı ülkede, çok farklı yaşamlar sürdürdüğümüzü gösteriyor. Gelirin %70’ine sahip olan %40 için hayat bir şekilde akarken; kalan %60 için tırmığın ucu her geçen gün daha fazla batıyor. Rakamlar istatistik olabilir ama açılan bu uçurum hepimizin ortak geleceği. Herkesin tırmığın kendi bulunduğu dişe göre bir 'Türkiye tablosu' çizmesi, ortak bir ekonomik akıl oluşturmamızı engelliyor olabilir mi?
    Saygılar...

    YanıtlaSil
  8. Mahfi bey, güncel ve mukayeseli yazılarınız için teşekkür ederim, bir atasözü ile katılalım, biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar, sözüne uygun olurmu, birde bu dilimlere düşen kişi başı milli gelir dağılımı vermek mümkünmü acaba Avrupa ile mukayese edebilmek için?

    YanıtlaSil
  9. İktidardakiler ile yuzde 20nin altinda bir enflasyon hayal artık.

    YanıtlaSil
  10. Peki sizce Türkiye önceki dönemlere göre daha mı iyi durumda yoksa kötü mü hocam? Kimileri eskiden yağ, tüp kuyruğundaydınız, şimdi altın, telefon vs kuyruğundasınız diyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İş sadece ekonomiyle kısıtlı olsa mesele olmazdı belki. Eskiden tüp, yağ bulunmazdı şimdi adalet, demokrasi, liyakat, ahlak bulunmuyor.

      Sil
    2. Eskiden kümes gibi Adalet Sarayları vardı. Şimdi dünyanın en büyük Adalet Sarayları var ama adalet yok deyip kıymeti sıfırlanıyor.

      Sil
    3. Ahlak azaldı bu ülkede bu doğru.

      Sil
    4. ADALET YOK. HUKUK YOK. EŞİTLİK YOK. ADİLLİK YOK. AHLAK YOK.. YOK oğlu YOK

      Sil
    5. Adalet binalarının lüksleşmesiyle adaletin dağıtımı ters orantılı gelişti. Keşke binalarla uğraşacağımıza hukukun üstünlüğü ilkesini böylesine zedelemekle uğraşsaydık. Hukukun üstünlüğü binalara göre belirlenmiyor.

      Sil
  11. Sevgili hocam bu 5 tırmığı aylık para geliri olarak belirtebilirmiyiz. Örneğin yoksullar:0 TL - 20 000 TL altgelir : 20 000 TL - 60 000 TL ortagelir : 60 000 TL - 100 000TL ortagelir: 100 000 TL - 170 000 TL yuksekgelir: 170 000 TL - 250 000 TL Zenginler: 250 000 TL ve üzeri. Hocam sizce bu rakamlar doğru olurmu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazının ekindeki tabloda her bir gruptaki kişi başına gelir dolar cinsinden var.

      Sil
  12. Sayın Eğilmez, en üst grup ile en alt grup aynı vergiyi, aynı KDV yi ödüyor. GINI katsayısını düzeltebilmek için eşit vergi sistemi nasıl değiştirilebilir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şeyden önce kayıt dışı ekonomiyi kayda almakla, kara para vb gibi kolay yoldan kazanılıp vergi dışı kalabilen ve kolayca harcanan gelirleri yakalamak lazım.

      Sil
  13. Hocam, yazınız için çok teşekkürler.
    ​Tırmık artık toprağı süremiyor ve orman tamamen kurudu. Geçmiş seçimler öncesi dağıtılan zamlar veya teşvikler, yeşil bir ormanda kontrollü mangal yakmak gibiydi; ateş parlasa da ormanı tümden yakmıyordu. Ancak bugün o tırmığın alt dişlerindeki %60'lık kesimin birikmiş öyle acil ve hayati bir talebi var ki, onlara yapılacak her zam tasarrufa hiç uğramadan doğrudan tüketim olarak piyasaya girecek. Merkez Bankası döviz kurlarını baskılasa bile, bu devasa talep şoku o kurumuş ormanda çok daha büyük bir enflasyon başlatacak ve krizin ateşini söndürmek yerine maalesef daha da harlayacaktır.
    Tırmığın dişlerini yeniden eşitlemek ve üreten kesime hak ettiği refahı sağlamak için, yapısal reformlar reçetesinde yazmamız gereken ilk ve en acil madde sizce hangisidir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hukukun üstünlüğü, yargının tamamen bağımsız hale getirilmesi.

      Sil
  14. Üstadım öncelikle yazılarınız bana ve eminimki daha birçok insana katkı sağlıyor, teşekkür ederim. . Sizden biz gençler için daha fazla bilgi edinebileceğimiz bize katkı sağlayabilecek blog, kanal, kitap önermenizi rica ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Bunları ara sıra öneriyorum.
      CNBCe ve Bloomberg HT ikisi de ekonomiyi enine boyuna ele alan kanallar.
      Eğer Okumadınızsa Skidelsky'nin Para ve Devlet kitabını okumanızı öneririm. Bugünkü ekonomik sistemin çok açık ve net bir eleştirisi.

      Sil
    2. Çok teşekkür ederim.

      Sil
  15. Tırmığın sapında kimler var sayın hocam..........

    YanıtlaSil
  16. Yazınız için teşekküğr ederim.

    YanıtlaSil
  17. Yoksulluk da diğer iktisadi ifadeler gibi izafidir, görecelidir. Geçen yıl kiraz yiyemediği için ağlayan çocuğuna üzülen bir Tv sunucusuna (E. B), karşısındaki malumatfuruş (her şeyi bilen) gazeteci "sen geçen yıl çocuğuna kiraz alamadığın için üzülüyorsun, ağlıyorsun, sesini herkese duyuruyorsun ama kiraz üreticisi evine ekmek götüremediği için senin kadar ağlamıyor" diyemedi.
    Not: "ağlama" kelimesini metafor olarak kullandım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız bu da göreli bir kavram. Ama asgari ücretin altında gelir elde eden 30 milyon insana izafiliği anlatmak pek mümkün olmaz.

      Sil
  18. Merhabalar. Sayın hocam kişi başı yıllık gelir (2025-USD) ortalamamız 18.000 USD civarında hem vermiş olduğunuz tabloda, baktım hem de TÜİK verilerine göre. 2024 TÜİK verilerine göre 15.500 civarında. Yani buna göre kabaca bir yılda %15 zenginleşmişiz. Bu nasıl mümkünleşti anlamadım. Bana bi anlatsanız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu defalarca yazdım blogda. Kuru düşük tutarsanız kişi başına geliriniz 18 bin dolar çıkar. Aslında becerip biraz daha düşük tutsak 20 bin dolar da çıkar. İllüzyon.

      Sil
  19. Hocam ben yıllıkta 44000 üzeri gelir grubundayım. Geçen yılı zararda kapattım. Çocukları özel okullardan çıkardım. Eskisi gibi yırtılır vs de gitmiyorum. Kafe vs alışkanlığım yok. Bu durumda turmığın hangi dişi bana girmiş olur. Sizi seviyorum.

    YanıtlaSil
  20. Şimdi zengine göre kurulmuş ayrı bir dünya, fakire göre kurulmuş ayrı bir dünya var. AVM ler, dükkanlar, lokantalar bile ona göre ayrılmış sanki. Herkes halinden memnun, fakir bile pek şikayetçi değil. Bolluk içinde fakirlik yaşıyor alamıyor ama görünce almış gibi hissediyor/sanırım/ Kalite, iyi mal, iyi yaşam düşünmüyor.Eski dönemlerle kıyaslanamayacak bir halde yaşıyoruz.

    YanıtlaSil
  21. Hocam, tespitleriniz cok net. Ancak bu kadim yapidaki direnc ve kaliciligin gercek sebebi ne? Kanimca dip baliklarinin ust siniflara geçişi engellenmiyor, bunun yarattigi “bir gun ben de yirtabilirim” hissiyatini surduren siyaset, organize cehaletin önüne düştüğünde; imardir, 2b, aile yardimi, kim ne verirse ben 5 lira fazla vs gibi progresif kollektif projelerle boncuk ve culus dağıtım merkezini ele geciriyor, savruklugunu da dolayli vergilerle savunuyor. Direkt vergilendirme yapmaya kalktiginda girisimci sinif polonya, misir gibi yerlere kaciyor. Elde kalanlar devlete borc veren sayfiye rantiyesi, ya da biyikli yabanci. Kriz akut degil, yapisal. Taa eflatunun dedigi, her demokrasi tiranlikla sona erer tespitine kadar gider. Muhalefetin, kurulusta, majestelerinin muhalefeti olarak planlanmis olmasi da yapisal bozuklugu kalici hale getiren bir faktör.. Bütün kalmak icin bir trade-off yapilmis, halkcilik denilmis, taa ki karsi devrim bunu hackleyinceye kadar.. sonrasi ic yagma koalisyonunun yasam suresi tahminleri.. “daha ne kadar anayasal düzeni bozariz, bozmamış gibi yaparak?” antremani.

    YanıtlaSil
  22. Aylık geliri 50bin üstü olup kira ödemeyen biri için neden ekonomik problem olsun ki zaten

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onun da derdi başkadır. Daha iyi bir araba ister mesela.

      Sil
  23. Mahfi bey, bizdeki zenginler ile en alt kesim arasında 7,5 kat fark olması gelir dağılımının dengesiz olduğunun göstergesidir, bizdeki zenginler ve yüksek gelirliler ise Avrupa ülkelerinin orta sınıf ayarında kalmış, selamlar,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üstelik bu hesaplardaki GSYH ve kişi başına gelir tutarları da baskılanmış dolar kuruyla yapılmış hesaplar. Gerçekte durum daha kötü.

      Sil
  24. Mahfi bey, ekonomi pastasını büyütüp, adil bir paylaşım yapmadan refahı arttırmak mümkün görülmüyor, bizde işsizlik oranımız yüksek olduğu için bazı insanımız iyi kötü bir işi olduğuna ve karnının doyduğuna şükür eder durumdayız, selamlar,

    YanıtlaSil
  25. Hocam neden bütün gelir gruplarının aynı sayıda kişiden oluştuğu varsayılıyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle varsayılmıyor. Nüfus gelire göre yüzde 20'lik gruplara bölünüyor.

      Sil
    2. Bunlar bana mantıklı gelmiyor bence bir ülkedeki en önemli veri asgari ücret verisidir. Asgari ücret o ülkedeki asgarî kalite göstergesini ve dünyadaki yerini gösterir. Gerisi teferruattır.

      Sil
  26. Tırmık ve kişi başı USD gelire göre en alt 1 ve 2 arasında görünüyorum . Emekliyim , Kira ödemem yok , çocuklar ve torunlarla ilgili ekstra ayrı bir harcamam yok . Tatil ve gezi lüks oldu . Bunları saymazsak hissedilen sıcaklık benzetmesiyle kendimi 3. sırada gibi hissediyorum .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emekli maaşıyla bırak tatil yapmayı yurtdısinda yaşayacak bir ülke bile bulabilirsin. 2000 yılının Turkiyesini yaşayan bir ülkede en düşük emekli maaşıyla bile krallar gibi yasarsın. Ama 25 yıl önceki Türkiye standartlarına geri dönmek ister misin onu bilemem.

      Sil
  27. Toplumun en az gelir elde eden kesimi sustukça bu gelir dağılımında her hangi bir değişiklik olmayacağını düşünüyorum. Bu iktidarı eleştirdiğimizde en başta en alt gelir gurubundakilerden tepki alıyorum. Yazınız için teşekkür ederim hocam.

    YanıtlaSil
  28. Türkiye emperyalizmin boyunduruğunda yeni sömürge bir ülkedir. Kriz hiç eksik olmaz.

    YanıtlaSil
  29. Enflasyon, kanunsuz vergi salmadır.

    Milton Friedman, (1912~2006, 1976 Nobel Ekonomi Ödülü)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkinci Varlık Vergisi Faciasına Doğru

ABD - İran Savaşının Türkiye Ekonomisine Etkileri

II. Abdülhamid ve Osmanlı Maliyesinin İflası