Kayıtlar

Ocak, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Orta Sınıf Yok Oluyor

Resim
Bu blogda yayınlanan 6 Mayıs 2023 tarihli yazımda 2021 yılına ilişkin gelir dağılımı verilerini ele almış, gelir dağılımının hızla bozulduğuna değinmiş ve yazımı “2022 yılsonunda enflasyonun yüzde 64,27’ye ulaştığı dikkate alınırsa asıl bozulmanın 2022 verileri açıklandığında ortaya çıkacağını söyleyebiliriz” diye bitirmiştim. TÜİK, bir önceki takvim yılı olan 2022 yılını referans alan gelir dağılımı istatistiklerinin hesaplandığı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2023 yılı sonuçlarını açıkladı. Bu sonuçları 2021 yılı sonuçlarıyla karşılaştırmalı olarak aşağıdaki tablolarda sunuyorum (TÜİK Gelir Dağılımı İstatistikleri 2023 ve 2022 Haber Bültenlerindeki veriler ve TÜİK GSYH ve Nüfus verileri esas alınarak tarafımdan hazırlanmıştır): Kişisel gelir dağılımının eşitlik/eşitsizliğini ölçmekte kullandığımız iki ölçü var: İlki sıfır ile bir arasında değişen ve sıfıra yaklaştıkça eşitliğin, bire yaklaştıkça eşitsizliğin arttığını gösteren Gini Katsayısı. Tablolara göre 2021 yılında 0,415

Enflasyon Rehberi

ENFLASYON TANIMI İngilizcede şişme, şişirme anlamına gelen enflasyon, ekonomide, fiyatlar genel düzeyinin sürekli olarak artmasını ifade ediyor. Çeşitli mal ve hizmetlerin fiyatlarının, aile bütçelerinde yer alan kullanım ağırlıklarına göre dâhil edildiği bir sepetin aylar itibarıyla değerindeki değişimle ölçülür. Bu sepete endeks denir. Endeksin genel düzeyinin sürekli olarak artmasına enflasyon denir. Bir başka tanıma göre paranın satın alma gücünün belirli bir dönemde düşmesine enflasyon denir NEDENLERİNE GÖRE ENFLASYON ÇEŞİTLERİ Talep enflasyonu (demand pull inflation): Bir ekonomide para arzındaki (belirli bir anda ekonomide mevcut para stokunun düzeyi) artış oranının ekonomik büyümeyi aşması halidir. Bu durumda, ekonomide üretilen ve ithal edilen mal ve hizmetlere yönelik talep, ekonominin üretim ve ithalat hacminden (arzdan) hızlı artar ve fiyatlar yükselir. Maliyet enflasyonu ya da arz enflasyonu (cost push inflation):  Üretim sürecinde kullanılan faktör (emek, sermaye,

Enflasyonla İlgili Tartışmalar

Enflasyon, günümüzde bütün dünyada tehdit oluşturuyor. Gelişmiş ülkelerde enflasyon daha düşük olsa da (ortalama yüzde 4 dolayında) onların alıştığı yüzde 2 dolayındaki enflasyona göre yüksek olarak kabul ediliyor. Enflasyon; genel fiyat düzeyinin sürekli olarak yükselmesi olarak tanımlanıyor. Genel fiyat düzeyi mümkün olabilecek kadar çok sayıda mal ve hizmeti kapsayan bir ürün sepetiyle temsil ediliyor. Bu sepete giren her mal ve hizmetin aile bütçelerinde tuttuğu ağırlık bu sepet oluşturulurken dikkate alınıyor ve böylece bir endeks oluşturuluyor. Bu endekse bir başlangıç yılı belirleniyor ve o yıl 100 olarak tanımlanıyor. Sonra gelen her ayda endekste oluşan değişime göre fiyatlar gelen düzeyinin ne kadar yükseldiği ortaya konuyor. Örneğin t yılının son ayı 100 kabul edilmiş ve t+1 yılının ilk ayında endeks 101 çıkmışsa t+1 yılı Ocak ayında enflasyon yüzde 1 olmuş demektir.   Enflasyon ataleti (inflation inertia) enflasyonun düşürülmesi konusunda alınan önlemlere karşın, enflas

Fayda Maliyet Analizi

Ekonominin (ve finansın) temel konularından birisi de fayda – maliyet analizidir. Genellikle bir yatırım yapılması söz konusu olduğunda bu analize başvurulur. En basit tanımıyla yapılması düşünülen bir yatırımın maliyetiyle o yatırımdan elde edilecek faydanın ölçülmesi ve birbiriyle karşılaştırılması esasına dayanır. Diyelim ki iki yıl sürecek bir yatırımla kendinize ait bir arsa üzerinde 100 milyon liraya mal olacak bir üretim birimi kuracaksınız ve bu yatırım sonucunda ortaya çıkacak üretim biriminden elde edeceğiniz ürünlerin satışından yılda 25 milyon lira kâr elde edeceksiniz. Bu durumda yatırımınız (kuruluş için geçen iki yıl dâhil) 6 yılda kendini amorti etmiş olacak ve beşinci yıldan itibaren elde edeceğiniz kâr size kalacak. Bu durumda bu yatırım ilk bakışta kazançlı görünür. Ne var ki bu basit hesabı biraz derinleştirmek gerekir. Her şeyden önce maliyetlere size ait olan arsanın kiraya verilmesi halinde ne kadar kira geliri getireceğini katmak gerekir. Çünkü sonuçta o arsayı

Bir Bütçe Faciası

Resim
2023 yılı bütçesi başlangıçta 659,4 milyar TL açık verecek şekilde onaylanmış ve yürürlüğe girmişti. Şubat ayında yaşanan ve çok sayıda ili kapsayan büyük deprem faciasıyla ve 2023 ortasına kadar uygulanan yanlış ekonomi politikasıyla bu açığın tahmin edilen miktarı aşacağı biliniyordu. Durum aşağıdaki tabloda özetlenmiştir (tablodaki verilerin kaynağı Hazine ve Maliye Bakanlığı sitesinde yer alan bütçe raporlarıdır.) Tabloya göre 2023 yılı bütçesi onaylandığında (2023 Başlangıç sütunu) bütçe açığının 4,6 kat artması öngörülmüştü. Bu aşamada ortada henüz deprem felaketi yoktu. O aşamada enflasyon oranı yüzde 64,8 idi ve yükselme eğilimi devam ediyordu. O tarihlerde maliye politikası genişleyici yöndeyken faiz politikası da faizlerin düşürülmesi yönünde yürütülüyordu (2023 ortasına kadar böylece sürdü.) Enflasyonla mücadelede sıkı para ve maliye politikası izlenmesi gerektiği bilimin gereği olduğu halde Türkiye, pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da bilim dışı yolları tercih etti. B

Başkanlık Sistemi ve Sefalet Artışı

Resim
Sefalet endeksi (misery index), Arthur Okun tarafından ilk kez ortaya atıldığında işsizlik oranıyla enflasyon oranının toplanmasından oluşan bir göstergeydi: Okun Sefalet Endeksi = Enflasyon Oranı + İşsizlik Oranı İşsizliğin yükselmesi geliri olmayanların sayısının arttığını, enflasyonun yükselmesi yaşamın pahalandığını gösterdiği için endeksin yükselmesi sefaletin arttığını, dolayısıyla ekonomide bozulma ortaya çıktığını gösteriyor. Zaman içinde endeks,  Robert Barro ve Steve Hanke tarafından yeniden formüle edildi (HAMI sefalet endeks.) Yeniden formüle edilmiş haliyle endeksi şöyle bir denklemle ifade etmek mümkündür: HAMI Sefalet Endeksi = (Enflasyon Oranı + İşsizlik Oranı + Faiz Oranı) – Büyüme Oranı Burada yer alan faiz oranı olarak on yıllık devlet tahvili faizleri alınıyor. Eğer büyüme oranı pozitifse yani ekonomi büyümüşse bu oranın düşülmesi gerekiyor, çünkü ekonomik büyüme sefaleti azaltıyor. Tersine büyüme oranı negatifse yani ekonomi küçülmüşse o zaman bu oranın da

Enflasyonun Gerçekliği ve Para Politikası Üzerine

Resim
TUIK, 2023 yılı enflasyonunu (TÜFE) yüzde 64,77, ENAG Grup ise e-TÜFE’yi yüzde 127,2 olarak açıkladı. Ara sıra kuşkuya kapıldığım dönemler olsa da bugüne kadar analizlerimde hep TUIK TÜFE’yi enflasyon verisi olarak kullandım. 2022 başlarından itibaren enflasyon verileri hakkındaki kuşkularım artmaya başladı. Çünkü yaşamda karşılaştığımız fiyatlar, açıklanan enflasyonun çok üzerinde artışlar gösteriyordu. Yine de TUIK TÜFE’yi veri kabul etmeye devam ettim. Ama zihnimdeki soru işaretleri sürekli artıyordu. O aralar Prof. Dr. Veysel Ulusoy başkanlığında bir grup bilim insanının oluşturduğu ENAG (Enflasyon Araştırma Grubu) adlı bir grup, TÜFE’yi, günlük olarak internet ortamında derlenen mal ve hizmet fiyatlarıyla ölçmeye ve elde ettikleri sonuçları kamuoyuyla paylaşmaya başladı. ENAG, bu ölçmeyi yaparken TUIK’in kullandığı mal ve hizmet sepetini ve aynı ağırlıkları kullanıyordu. TUIK ile ENAG’ın ulaştığı sonuçlar arasında kabaca bir kat fark vardı. Bu verileri aşağıdaki tabloda sunuyorum