OPEC Dağılıyor mu?
Birleşik Arap Emirliklerinin (BAE) 1 Mayıs itibarıyla OPEC’ten ayrılacağını açıklamasıyla dikkatler bu çok önemli örgütün üzerine çevrildi.
OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler
Örgütü) 1960 yılında 5 petrol ihracatçısı ülkenin (İran, Irak, Suudi Arabistan,
Kuveyt ve Venezuela) Bağdat’ta toplanarak kurdukları bir birliktir. Birliğin
kuruluş amacı tüzüğünde şöyle tanımlanıyor; “Tüketicilere verimli, ekonomik ve
düzenli bir petrol arzı, üreticilere istikrarlı bir gelir ve petrol
endüstrisine yatırım yapanlar için sermayelerinin karşılığını adil bir şekilde
almalarını sağlamak amacıyla üye ülkelerin petrol politikalarını koordine
etmek, birleştirmek ve petrol piyasalarının istikrarını güvence altına almaktır.”
Tanımlama nasıl yapılırsa yapılsın OPEC, ekonomideki kartel örgütlenmesinin
tipik bir örneğidir. Kartel; benzer malı üreten üreticilerin fiyat, miktar
denetimi sağlamak, pazarı paylaşmak ve bu yolla kârlarını artırmak amacıyla oluşturdukları
birleşmedir.
İzleyen yıllarda örgüte; Katar, Endonezya,
Libya, BAE, Cezayir, Nijerya, Ekvador, Gabon, Angola, Ekvator Ginesi ve Kongo da
katıldı. Böylece üye sayısı 12’ye çıktı.
OPEC, uzun yıllar petrol
piyasasında neredeyse tek güç olarak son derecede etkili oldu. Üye ülkeler
aralarında anlaşarak üretimi kotalar uygulayarak artırdılar ya da eksilttiler
ve bu yolla petrol fiyatları üzerinde söz sahibi oldular. 2008 yılındaki
küresel krizin hemen sonrasında ABD’de kaya petrolü ve gazı keşif ve üretiminin
hızlanmasıyla ABD, petrol üretiminde ciddi anlamda söz sahibi oldu. Kanada ve
Brezilya gibi petrol üreticisi ülkelerin de devreye daha fazla girmesiyle
birlikte OPEC eski gücünü yitirmeye başladı. Bunun üzerine 2016 yılında örgütü
OPEC+ adı altında genişletmeye karar verdiler ve Rusya, Kazakistan, Meksika, Azerbaycan,
Umman, Bahreyn, Malezya, Güney Sudan ve Sudan’ı da aralarına aldılar. Bununla
birlikte OPEC+ OPEC gibi tam anlaşmalı bir örgütten çok bir işbirliği grubu
olarak düşünülmelidir. Bu yeni üyeler aktif katılım göstermeyebiliyor. Onlar
için zorlayıcı düzenlemeler bulunmuyor.
Ek tabloda OPEC+ ülkelerinin
günlük ve yıllık petrol üretim miktarlarını dünya üretimiyle karşılaştırmalı
olarak yer alıyor. Buna göre OPEC+ üyesi ülkeler dünya petrol üretiminin yüzde
42’sini üretiyorlar. ABD ve diğer ülkelerdeki kaya petrolü devreye girene kadar
bu pay yüzde 55 – 60 arasında değişiyordu.
Küresel Krize gelinceye kadar,
zaman içinde güç kaybı yaşamış olsa da OPEC, petrol fiyatlarının en önemli
belirleyicisi konumundaydı. Fiyatlar düşüşe geçtiğinde üretim kotalarını
düşürerek fiyatları yükseltiyorlardı. Kaya petrolünün devreye girmesiyle bu
gücünü oldukça yitirdi. Günümüzde, Orta Doğuda savaş gibi haller dışında OPEC
üretimi kıstığında diğerleri üretimi artırarak fiyatların artmasına engel
olabiliyorlar.
ABD, İsrail – İran Çatışması
petrol üretimiyle birlikte üretilen petrolün dörtte birinin dünyaya taşınmasını
sağlayan Hürmüz Boğazı’nın da kapanması sonucu fiyatlar hızla yükseldi. Çatışma
öncesinde 60 dolar/varil dolayında olan Brent Petrolün fiyatı 100 doları aşacak
düzeylere geldi. Ateşkes girişimleriyle düşen fiyat bu kez de BAE’nin 1 Mayıs
itibarıyla OPEC örgütünden ayrılacağını açıklamasıyla yeniden 105 dolar
düzeyine yükseldi.
BAE’nin ayrılması OPEC+ üzerinde
birkaç önemli etki yaratacaktır. Her şeyden önce örgütün dördüncü büyük üreticisinin
ayrılması örgütün miktar ve fiyat üzerindeki etkisini düşürecektir. BAE, bugüne
kadar kota sistemine uyumlu bir üye olarak görüldüğü için bu ayrılık diğer üye
ülkelerin disiplinini bozabilir. Bu ayrılık dünya üzerinde kartelin
dağılabileceği algısı oluşturabilir. Çok daha önemlisi ABD, İsrail - İran
Çatışmasıyla oluşan belirsizliğe bir yenisinin eklenmesiyle fiyatların artmış
olması. Bu gelişme ilk anda fiyatları 115 dolar/varil düzeyine taşıdı. Bununla
birlikte orta – uzun vadede BAE’nin kartel dışına çıkması sonucu üretimini
artırması ve bunun da fiyatlar üzerinde aşağı yönlü etki yaratması
beklenebilir.
OPEC+’nın gerçek ağırlığı Suudi
Arabistan ve Rusya üzerinde toplanmış durumda. Bu iki ülke ayrılmadığı sürece
OPEC+ eskisi gibi fiyat belirleyici olamasa da fiyat dengeleyici olarak devam
eder.
Ek Tablo: 2025 Sonu İtibarıyla Dünya Petrol Üretimi (Kaynak:
International Energy Agency, World Oil Market Report, March 2026, OPEC, Monthly
Oil Market Report, March 2026, EIA, Shrt Term Energy Outlook Data Browser,
April 2026)
Yazınız için teşekkür ederim.
YanıtlaSilSağ olun.
SilHocam bizim günlük üretimimizde 60bin varil.
YanıtlaSilGünlük üretimimiz 60 bin değil bu eski veri şu anda 136 bin varil üretimimiz var. Bunun 80 bin varili Şırnak'ta üretiliyor.
SilSon keşiflerle 130 bin varili geçtik.
SilMeksika yı yakalamamız gerek.
SilSayın Mahfi Eğilmez'in dikkatine:
YanıtlaSil"İşsizlik, yüzde 8,1'e düştü."
https://t24.com.tr/ekonomi/tuik-acikladi-issizlik-martta-yuzde-81e-dustu,1318034?_t=1777452456774
Enflasyon da düşüyor.
SilBu konuda bazı yorumları okudum. Önemli olduğunu düşündüğüm iki noktaya kimseye değinmiyor.
YanıtlaSilBirincisi, bütün üyelerin sattıkları petrolün maliyeti aynı değil. Rusya, körfez üyelerinin yaklaşık sekiz katı olduğunu hatırlıyorum. Fazla kapasite devreye girdiğinde Rusya'nın zarar görmesi muhtemeldir.
İkincisi Hürmüz boğazı ücretli olmaya devam ederse, Katar, Bahreyn ve Kuveyt bundan etkilenecektir
Çok doğru. Fiyatların artması ABD'nin lehine çünkü kaya petrolünü elde etmek oldukça pahalı.
Sildeğerli yorumlarınız için teşekkürler. sizi çok geç keşfettim..
YanıtlaSilTeşekkür ederim.
SilMahfi bey, güncel yazılarınız için teşekkür ederim, günün konusu petrol olduğu için çok değerli, örgütlü güçler her zaman kendinden daha büyük sinerji yaratır, nato gibi, Avrupa Birliği gibi, dünya petrol üretiminde çok büyük bir üretim gücü olmayan bir ülkenin çok fazla bir etkisi olabileceğini sanmıyorum, selamlar
YanıtlaSilHaklısınız ama diğer ülkelerin ayrılmasını tetiklemesinden korkuluyor.
SilGüzel bir yazı olmuş klavyenize sağlık!
YanıtlaSilSağ olun.
SilABD kaya petrolü bularak şimdiki üretimin yüzde 70'ini karşılıyor. Türkiye'de Diyarbakır'da da 6.1 milyar varil kaya petrolü bulunduğu söyleniyor.
YanıtlaSilUmarım doğru çıkar.
SilÜlke olarak yeterli petrol stok mevcut. bir sıkıntı yok ama nihayetinde yukarıda sıraladığınız ülkeler arasında yokuz. tüketici konumundayız. Sene sonu ekonomik göstergelerin yakalanması için, İran-ABD- İsrail gerginliğinde kalıcı bir çözüme kadar, petrol tüketimi kısmamız gerekir mi, kamu başta olmak üzere pandemi sürecinde olduğu gibi , uzaktan çalışma modeli tekrar uygulanmaya konulmalı mıdır.?
YanıtlaSilHenüz orada değiliz sanırım.
SilOpecten BAE ve Katarın ayrılmasının nedeni ABD nin ucuz petrol alması ile alakalıdır..Sudi Arabistan ile BAE arasındaki ABDnin stratejik ortağı olma rekabeti Çin'e yaradı.Çok büyük bir alıcı olan Çin bu rekabeti kendi lehine çevirdi. Bu rekabet esnasında çok ucuz anlasma yapan Çin fiyatlar artınca alımı kesiyor.Bu sefer arz fazlasından dolayı petrol hızla aşağı düşerken Çin elindeki devasa stoğu bir kısmını satarak fiyatları dip olmasını sağlıyor..Yüklü alım yaparak fiyatları yukarı çekiyor rafineride işliyor fahiş fiyata AB ülkelerine satarak kâr elde ediyor. Batının körfezde ki siyasi amaçlı stratejileri Çini adeta ticari olarak devleştiriyor. Bu siyasi yaklaşıma karşın Çinin ticari dehası Hurmüzde ki siyasi kaosu Doğunun lehine çevirmeye devam ediyor. Yakın zamanda BRICS üyeleri arasında Rusya ve Çin önderliğinde yeni bir Opec vari bir yapı görebiliriz. Mahfi Hocam bilmiyorum doğru mudur. Bu da benim öngörüm
YanıtlaSilDoğru tespit. Paylaşım için teşekkürler.
SilHocam merhaba, iktisat öğrencisiyim, kariyer planlama dersi için ekonomi alanında birkaç kitap önerinizi alabilir miyim?
YanıtlaSilhocam merhaba analiz için teşekkürler petrol endüstrisini ve finansını detaylı öğrenebileceeğim kitap öneriniz var mıdır ? teşekkürler
YanıtlaSilpetrol fiyatları yükselmeye devam eder mi?
YanıtlaSilKısa dönemde eder ama uzun dönemde neler olacağına bağlı.
SilE = mc2 Her şeyin temeli enerjidir. Enerji olmadığında yaşam biter .
YanıtlaSilÇok doğru diyorsunuz. 2002 yılında 30 bin MW olan Türkiye'nin kurulu enerji gücü bugün 126 bin MW oldu. Büyük bir sıcrama yapılmış.
Sil126 bin MW'ın ancak yarısı kullanılabiliyor .
SilAnlık tüketim talebi neyse ona göre üretim yapılır. Bu bütün dünyada olan birşey.
Silhocam degerli bilgileri bizimle paylastiginiz icin tesekkur ederiz.
YanıtlaSilBir yerden çözülme başladı. Zaten küresel ilişkilerin çalkantılı olduğu bir süreçten geçtiğimiz için ya OPEC dağılabilir ya da BAE gibi birkaç ülkenin daha ayrılma kararı alması ile sonuçlanabilir. Çünkü o kadar ülkenin kendi dinamikleri varken birliğin içerisinde kalanlar arasında bile ortak kararlara uymak zorlaşıyor bence.
YanıtlaSil