Savaş Öncesinde de Ekonomi Yorgundu
Önümüzdeki günlerde sık duyacağımız cümlelerden biri şu olacak: “Savaş olmasaydı her şey yolundaydı.”
Oysa öyle değildi.
Savaşın etkileri henüz verilere
tam yansımamışken, elimizde net bir fotoğraf var: Türkiye ekonomisi zaten ivme
kaybediyordu. Savaş, bu zayıflığın sebebi değil; hızlandırıcısı oluyor.
Bu yüzden bugünü anlamak için
önce o “son fotoğrafa” bakmak gerekiyor.
Büyüme: Potansiyelin Altında
2025’in son çeyreğinde büyüme
yüzde 3,4. Türkiye’nin potansiyeli ise yaklaşık yüzde 5. Aradaki fark az değil.
Enflasyonu düşürmek için
büyümeden fedakârlık anlaşılabilir. Ancak sorun sadece bu değil. İmalat sanayi
zayıflıyor, kapasite kullanım oranı son üç yılın en düşük seviyesine gerilemiş
durumda. Daha önemlisi, bugüne kadar ekonomiyi taşıyan hizmet sektörü de artık
yavaşlıyor. Bu tabloya savaşın maliyeti de eklenecek artık.
2026’da yüzde 2,5–3 bandında bir
büyüme bile iyimser görünüyor.
Enflasyon: Beklenen Düşüş Gelmedi
Yılbaşında beklenti netti:
Enflasyon, geçen yılın yüksek bazının etkisiyle hızla gerileyecekti. Öyle olmadı.
2025 sonunda yüzde 30,89 olan enflasyon, şubatta yeniden yükselerek yüzde
31,53’e çıktı. Üstelik bu artış, petrol fiyatları henüz 60 dolar seviyesindeyken
gerçekleşti.
Bugün petrol 100 doların
üzerinde. Petrol fiyatlarındaki bu artışın yılsonuna kadar devam etmesi halinde
enflasyona en az 4 - 5 puan ek yük getirmesi bekleniyor. Yılsonunda yüzde 30’un
altı artık hedef değil, iyimser bir senaryo gibi duruyor.
İşsizlik: Rakamlar Değil, Gerçeklik Önemli
Resmi işsizlik verileri tuhaf
dalgalanmalar gösteriyor: Bir ayda sert düşüp, sonraki ay yeniden yükseliyor. Bu
bir iyileşmeye işaret etmiyor.
Asıl tabloyu geniş tanımlı
işsizlik gösteriyor: Yüzde 30’un hemen altında ve neredeyse sabit. Bu, ekonomide
kalıcı bir sıkışmanın işareti olarak kabul edilmeli.
Savaşın getireceği yavaşlama işsizlikte
sıkıntıları artıracak.
Bütçe: Görünen ile Gerçek Arasında
İlk bakışta bütçe dengesi fena
görünmüyor: İlk iki ayda 190 milyar TL açık. Ama bu bir iyileşme değil. Kurumlar
vergisinde peşin tahsilatın geri getirilmesiyle gelirler öne çekildi.
Harcamalar da kısıldı. Eski sistem devam etseydi, açık çok daha yüksek
görünecekti.
Bu tablo bir başarı hikâyesi değil,
bir zaman kazanma çabasının sonucu.
Cari Açık: Petrol Kıskacı
Ocak ayında 12 aylık cari açık
32,9 milyar dolar olarak açıklandı. Hesaplar 65 dolarlık petrol fiyatına göre
yapılmıştı. Gerçeklik ise 100 doların üzerinde. Basit bir hesap var: Petrol
fiyatındaki her 10 dolarlık artış, cari açığa yaklaşık 4 milyar dolar ek yük
getiriyor.
Bu tabloyla yılsonunda 50 milyar
dolarlık açık sürpriz olmaz.
Sonuç: Sorun Savaştan Önce de Vardı
Bu beş gösterge tek bir şey
söylüyor: Ekonomi, savaş başlamadan önce de hedefinden sapmıştı. Savaş,
bozulmayı artıracak.
Son üç yıldan çıkarılması gereken
ders şudur: Enflasyonla mücadeleyi yıllara yaymak doğru bir strateji değil;
riski büyütmektir. Süre uzadıkça ekonomi mutlaka bir engele çarpar: kriz, seçim
ya da başka bir şok. Ve bütün hesaplar bozulur.
Ne deseniz haklısınız Mahfi Bey. Sorumluluğu sürekli başkalarına yükleyenler sorumluluktan kaçamazlar. Neticede kötü yönetim, hiçbir bahaneyle meşrulaştırılamaz.
YanıtlaSil🙏
SilSadece Algı Yöntemleri ile Yönetimin iyi durumda olduğunu gösterme çabaları yeterli olmuyor. Fiziki, olarak ta çarşı pazar, satın alma gücü, gelir dağılımı eşitliği, adalet sistemi, gibi konularında düzeltilmesi gerekmektedir. Türkiye gibi yüksek vergilerin toplandığı bir Ülkede, "DİNDAR VE KİNDAR" bir nesil yaratma çabaları, toplanan yüksek vergi gelirlerinin Tarikatlara, Cemaatlere, Dini Vakıflara harcandığını göstermektedir. Bu yanlış Yönetim sistemi olduğu müddetçe sıkıntılarımız azalmayacaktır. Saygılarımla.
SilSavaş, bu zayıflığın sebebi değil; hızlandırıcısı oluyor. Ne demek hocam yaa, hiç olur mu öyle şey, bizde süper zeka, hem ekonomist, hem doktor, hem mütahit, hem mühendis hem bilmem ne süper zeka bir reis var. Her şey, kesin dış güçler cart curt bilmem ne yüzündendir. Savaş biraz daha hızlansın bakalım, benim kişisel tahminlerime göre, bu savaş en fazla 4-8 hafta daha sürer, sonra Amerika çekilir ama bize, bizim için çekilse kaç yazar. Bize giren yine bize girdiğiyle kalır ve gelen SIFIR yazar. Bizde bahane çok hocam, her zaman olduğu gibi yine gidip suçlayacak bir şeyler buluruz biz. Bunlara inanacak milyonlarca gerizekalı hali hazırda var zaten, onları da buluruz olur biter.
SilHocam her ne kadar türkiye, iranin dostu gibi gozukse de arada bir bomba geliyor biri patlasa ve turkiyenin dusmani olsa tr askeri gücü u kullanip karti saldiriya gectigimde turkiyenin ekonomi si ne olur?
SilBu gidişat hiç iyi gidişat değil efendim, Türkiye ekonomisi nanay.
SilHocam, ayrıca TCMB rezervlerinin altın ağırlıklı olması da ayrı bir risk taşımıyor mu? Fazla değil altın 2025 yaz ayı fiyatlarına düşse bile net rezervler eksiye dönecek durumda. Ve ilk yapılması gereken de serbest kur adı altında devalüasyon yapmak, tabii bu duruma Londra ne der bilinmez...
YanıtlaSilZor kararlar.
SilDolar yerinden pek oynamadı yılbasından beri dolar barışta ve savaşta aylık sadece 50 kuruş arttı.
SilKaleminize sağlık sayın hocam. Savaşı kötüleşen verilere bir mazaret olarak sunacakları kesin. Yalnız bilfiil savaşta olan Ukrayna'nın ve savaşa ek olarak Batı'dan her türlü yaptırımı gören Rusya'nın toplam enflasyonlarının Türkiye'deki enflasyondan düşük olmasını nedense bir türlü açıkla(ya)mıyorlar.
YanıtlaSil😀
SilSen büyüme rakamlarına bak. Enflasyonları düşük olsa ne olacak. Adamların maaşı artıyor mu ona bak.
SilEnflasyon bizdeki gibi olmayınca bizdeki kadar büyümeye de ihtiyaç olmuyor. Çünkü bizde artmış görünen maaşlardaki artış enflasyonu karşılayamıyor.
SilAyrıca dengeli bir büyüme de yok. Gini katsayısının yıldan yıla kötüleştiği, gelir dağılımının bozulduğu, asgari ücretin enflasyonun altında arttıldığı bir ekonomide kimin maaş artışına bakılacak?
SilHocam çok doğru tespitler yapmışsınız yine. Emeğinize sağlık.
YanıtlaSil🙏
SilBu petrol fiyatının böyle devam etmesi demek istisnasız her şeyin zamlanması demek çünkü tavuk dönerin malzemesini taşıyan kamyon mazot kullanıyor. Her şeyi doğrudan etkileyen bir ürün kendi kendine enflasyon yaratıyor. Mazot 100₺’ye ulaşırsa maalesef Türkiye’yi zor günler bekliyor. Aslında devlet mazot ÖTV ve KDV’sini minimize edip mazot fiyatını 50-55₺ civarına indirirse enflasyonu indirimi etki yapar diye düşünüyorum ne düşünüyorsunuz hocam neden yapmıyor devlet bunu?
YanıtlaSilO zaman da bütçe açığı artıyor başka sorunlar çıkıyor. defalarca anlattık bu kamu israfını önleyemezsek hiçbir şeyi düzeltemeyiz diye işte geldik bugünlere.
SilKamunun savurganlığı kimseye tasarruf yaptırmıyor, bir bakanin katıldığı toplantıya kaç araclık konvoylarla gidiliyor, ihalelerde hep bir kayırma var, aynı adreslere teslim.
SilBu dediğinizi hükümet zaten son yıllarda yapıyor ÖTV kuşa döndü.
Silİtibarlarını konvoylarla, şatafatlı yaşamlarıyla sağladıkları için bundan tasavvur edemezler. Ederlerse sıradanlaşırlar.
SilYazinizin basligi ve icerigi bence eksik hocam, savas olmasaydi, kuraklik ve sonrasindaki zirai don olmasaydi, Maras depremi olmasaydi, vb gibi malum kesime envai cesit verilebilecek bahaneleri gizlemişsiniz :)
YanıtlaSil😀
SilHocam, metinde büyümenin potansiyelin altında kaldığını, enflasyonun beklenen hızda düşmediğini ve özellikle petrol fiyatlarıyla birlikte cari açık ve mali dengelerin daha da baskı altına girdiğini vurguluyorsunuz. Bu çerçevede, kur tarafında ani bir düzeltme ya da devalüasyon riski görüyor musunuz? Özellikle dış şokların (enerji fiyatları gibi) etkisiyle kısa vadede sert bir kur hareketi ihtimali sizce ne kadar güçlü? Böyle bir senaryo için kabaca bir olasılık aralığı paylaşmanız mümkün mü? İnsan korkuyor gerçekten.
YanıtlaSilYa da faiz daha da artırılacak.
Sil1 aydır savaş varsa ve döviz hala artmıyorsa neden böyle düşünüyorsun. Dövizde düzeltme olacak diye beklentiye girmek mantıkli değil.
SilÖnceden kur atakları sonucu aşırı artan dövizi düzeltmeye çalışıyor MB.
SilHocam sanirim 2000'ler programinin basarisi Turkiye'de yanlis tahlil edildi. O program peak globalisation zamaninda yapildi. Yani siz orthodox politika uyguladiginiz zaman olusturdugunuz kuvvetli TL ile mallarin serbest dolasimi sayesinde dunyanin istediginiz yerinden son urunu de cekebiliyordunuz. Yani enflasyona iki yonlu bir mudahale oluyordu hem faiz (kur-fx carry) hem arz tarafindan. Bu cok konusulan verimlilik artisinin ise sanirim Turkiye de eski mb baskan yardimcisinin dahi konustugunun aksine oyle faizle falan yine pek bir alakasi yok. Turkiye'ye 2000'lerde cok ciddi know how transferi olmus. Dervis programinin ekonomiyi dunyaya entegre etmesinin yabanci firmalarin girisinin onunu acmasi ile. Ama her nedense Turkiye'deki ekonomistlerin aklinda EU sureci ve oradaki kriterler kalmis. Tipki faizi artirmanin verimliligi artiracagi gibi ilginc sebep sonuclara varilmasi gibi. Ki o donemde EM lere baktigimiz zaman Washington Consensus playbook unu uygulayan her ulkede asagi yukari benzer donusumler goruluyor. Bugun ise o dunya yok. Ama program orthodox. Simdi tabi son urunu de cekemiyorsunuz kimse bunu paylasmak istemiyor. Hatta sermayeyi de sadece mallari degil. Ki bu durum Turkiye'nin orthodox politika ozlemi ile yanip tutustugu 2022 yilinda da boyleydi. Sadece Trump sonrasi olan bir sey degil. Pandemi ile basladi mallarin ve sermayenin serbest dolasimi prensibinin kirilmasi. Ki onun finansal ayagi olan orthodox politika seti de atil hale geldi. Bunu Biden-Yellen doneminde US de, Starmer -Reeves doneminde de UK de goruyoruz. Turkiye'ye has bir sey degil. Savas tum bunlarin ustune geldi. Ama genel olarak programin basladigi yere baktigimizda ciddi bir odemeler dengesi krizini cozdugunu ve deprem finansmanini da yaptigini goruyoruz, bu ciddi tax raid ler gerektirmis olsa da. Enflasyonun 2000'lere donmesi icin dunyanin 2000'lere donmesi lazim ki 2000'ler tarzi bir program calissin. Ki bu 2001 den cok 99 programina benziyor. Crawling peg uygulamasi ile. Turkiye deki yorumcularin genelinin de virtue signalling den fazlasini konustugunu da gormuyoruz. Tip ki 2021 deki faiz indirim dongusunun Fed'in Eylul 2021 FOMC deki SEP de 2023 e kadar faiz artisi ongormemesinin uzerine geldigini, Fed in Ekim de hawkish pivot sinyali verdiginde Turkiye de kurun oynadiginin, Aralikta tam pivot yaptiginda ise patladiginin es gecilip kendi yarattigimiz kriz denmesi gibi. Tabi sorabilirsiniz siz simdi neyi savunuyorsunuz diye. Bir macro trader olarak Turkiye de macro konuda yapilan reasoning hatalarini dile getirmek istedim siz hazir konu uzerine yazmisken. Korfez Savasi, 86 US - Libya Savasi, 98 Asya Krizi, 82 Savings & Loan Crisis gibi donemlerdeki anilarinizi anlatacaginiz programi eger yaparsaniz da dort gozle bekliyorum. Bu konudaki talebimi degerlendirmeye aldiginiz icin tesekkurler. Biz yeni nesle arsivlik bir calisma birakmis olursunuz. Saygilar.
YanıtlaSilPaylaşımınız için çok teşekkür ederim. Bu konuları geçen sefer dediğim gibi bir düşüneceğim.
SilMakaleden uzun yorum yazmak pek şık durmuyor.
SilBiz tabiri caizse gün kurtarıyoruz. 2015ten bu yana gelir kalemine yazılacak birşey yok. Depremi saymazsak pandemi sonrası tüm dunya aynı şeyi yaşıyor. Böyle giderse dünyada psikolojik bunalımdan ölümler artacak
YanıtlaSilÖyle görünüyor.
SilSanayi bir ülkenin sadece zenginliğini değil, bağımsızlığını da üretir.
YanıtlaSilHenry Ford (1863~1947)
Bir ülkenin zenginliğini sanayi değil insanlarının kalitesi üretir. İnsanları kaliteliyse ülke zaten bağımsız olur.
Silburadan kocaman kalp gönderilmiyor hocam yüreğinize sağlık!
Sil🫀🫀🫀❤🧡💛💚💙💜🤎💗
SilHürmüz boğazı hala açılmadı. Bu gidişle petrol 120-130 dolarları görecek. Aslında boğazın kapalı kalması faizleri yukarı itecek ama altın bu durumdan hiç etkilenmedi. Bu nasıl olabiliyor?
YanıtlaSilNasıl etkilenmedi?
SilYani artmadı hocam.
SilHocam yazınıza istinaden yaklaşık 40 yaşında şunu anladım. Bu ülkede yönetimde bir sosyal demokratlar var bir de Amerikancılar.
YanıtlaSilAmerikancılara oy verenler ise kendilerini muhafazakar , milliyetçi görüyorlar.
Bu ironi sizce de fazla değil mi?
Amerikancıların olduğu kısmı doğru.
Silyönetimde sosyal demokratlar mı var????!!!!!!!
SilYazınız için teşekkür ederim.
YanıtlaSil🙏
SilHocam aslında memlekette enflasyonla mücadele yıllara değil 10 yıllara yayılır,kuşaklar boyu sürer gider mücadele.
YanıtlaSilÇünkü beklentiler olumsuz. Beklentilerin olumsuz olduğu yerde ekonomi toparlanamaz. Bu siyasal ve sosyal yapıyla da beklentiler düzeltilemez.
SilSevgili Hocam. cari açık petrol fiyatlarıa göre ek 50 milyar dolar açık getirir demişsiniz. Savaşın başlamasından bu güne 1 ayda Merkez Bankası 55 milyar dolar yaktı diyorlar. Bu sürdürülebilirmi? Ne zamana kadar? Saygılar.
YanıtlaSilRezervler erimeye başladı. İşler ciddileşiyor. Ama bu yalnızca bizim sorunumuz değil Avrupa da sorunlar içinde.
SilAvrupa da aynı sorunlar içinde deyip içinde bulunduğumuz sorunu normalleştiremezsiniz. Avrupa’da hangi insanın aç kaldığını gördün de böyle bir yorum yapıyosun
Sil👍👏
SilEleştirirken üsluba dikkat edelim. Nezih bir şekilde.
SilHocam yukarıda bahsetti. Önce insan kalitesi. Önce nezaket.
SilSırf siyaseten kontrol edeyim diye “hizmet çekişli büyüme” stratejisi izlerseniz ve tarım ve sanayiyi ihmal ederseniz; üstelik bunu da bağımlı finansallaşma modeliyle yapmaya çalışırsanız kaçınılmaz sonuçları: "Sanayisizleştirilen" ve hizmetleştirilen ama daha fazla dış kaynak gereksinimi duyan ekonomi, potansiyel büyüme oranı düşen, gıda enflasyonu yükselen ve gittikçe dış rekabet gücünü kaybeden bir ekonomi!..
YanıtlaSilÇok doğru tespitler.
SilTürkiye'deki sanayi çeşitliliği hangi ülkede var da böyle konuşuyorsun.
Silyıllar önce Turgut Özal "üretim değil hizmet sektörü büyümeli" demişti o gün bugündür düşünüyorum kime hizmet demek istedi
SilEnflasyonda beklenen yani atılması hereken adımlar aılmadan atılmadan, beklenen düşüş gelir mi?
YanıtlaSilÜretim yok, kamu harcamalarında kısma yok. Sonra otur bekle. Kendi kendine düşüyor mu izleyelim....
Gelse bile kalıcı olmuyor.
SilHocam , değerli ve yol gösterici yazdıklarınız için teşekkürler. Sıralama yap derseniz işsizlik birinci sırada yer alır . İşsiz bir insan için , enflasyon , büyüme , bütçe , cari açık , petrol , savaş , kur , hepsinden önemlisi çaresiz olan işsizliktir.
YanıtlaSilÇok doğru. Türk insanının krizden anladığı da işsizlik. Enflasyon vb. hep sonra geliyor. O nedenle 2001'i kriz bugünü ise sıkıntı olarak niteliyor.
SilEkonomik kriz demek ekonomik küçülme demektir. Türkiye ne zaman küçüldü ki?
SilMahfi bey, güncel yazılarınız için teşekkür ederim, son on yılda yaptıklarımız yapacaklarımızın garantisi der isek ekonomimiz pinpon topu misali tek v çıkışı ile mi yoksa w çıkışı ile mi ekonomik çıkış yakalarız selamlar
YanıtlaSilYapısal reformları yapmayacağımıza göre testere ağızlı (inişli çıkışlı) bir ekonomik yapıyla devam edeceğiz demektir.
SilBizimkisi tam bir testere ekonomisi.
SilHocam, bir de üzerine derecelendirme kuruluşları (S&P, Moody's ve Fitch) ülke notumuzu indirirse borçlanma maliyeti artacak. Doları baskılamak için borçlandıkça daha fazla faiz oranıyla borçlanacağız. Enflasyon, büyüme, işsizlik, cari açık ile ilgili olarak durum zaten iyi değil. Borçlanarak doları baskılamak yerine serbest kur rejimini uygulasak ne olur? Sizce ekonomi yönetimi bu alternatifi düşünür ya da uygular mı?
YanıtlaSilYüksek enflasyon olsun çok para kazanayım istiyorsun yani.
SilYüksek faizle dışardan borçlanıp Hocamızın dediği gibi enflasyonla mücadeleyi yıllara yaymayalım diyorum.
SilÖyle yada böyle borçlanmaya mecburuz,ekonomi dışa bağımlı çünkü.
SilPetrol fiyatının 100 doları geçtiği ortamda serbest kura geçmek enflasyonla mücadelenin bitmesi anlamına gelir,o zaman yıllarada yayamayız ebediyete doğru yayarız.
SilEkonomisi dışarı bağımlı olmayan ülke mi varmış?
SilÜretimin ithalata bağlı olması kastediliyor.
SilAlmanya 2025 ihracatı 1 trilyon 560 milyar Euro İthalatı ise 360 milyar Euro. Almanya bu ithalatı yapmasa bu ihracatı da yapamaz değil mi?
SilAlmanya'da ihracat (4,3) > ithalat (1)
SilTürkiye'de ihracat (0,75) < ithalat (1)
İthalata bağımlılık böyle ölçülüyor.
Bloomberg'in haberine göre 27 Mart haftasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) swap hariç net rezervleri 43 milyar dolardan 20,2 milyar dolara, brüt rezervler 177,5 milyar dolardan 155,3 milyar dolara geriledi. Sizce şu an için ne yapmak lazım Hocam? Sanırım alınacak her kararın artısı ve eksisi fazla.
SilPardon Almanya'nın ithalatı 1 trilyon 360 milyar dolar olacaktı. Sizin verdiğiniz ithalata bağımlılık oranı yanlıs gibi Alman ihracat mallarının toplam değerinin yaklaşık %40,6'sı doğrudan veya dolaylı olarak ithal edilen girdilerden (ham madde, parça, enerji) oluşmaktadır.
SilHocam bu konuda bir makale yazarsanız eğitici olacaktır. Çünkü çok konuşuluyor ama doğru düzgün veri yok.ihracatın içindeki Yabancı Katma Değer (Foreign Value Added - FVA) oranı Ülkelere göre bir kıyaslama olursa ufuk acıcı olur.
SilMahfi bey, dış ticaret açığını en çok Çin mallarına karşı veriyoruz, ucuz Çin malları pamuk, iplik, kumaş, tekstil, plastik, oyuncak sektörlerimizi damping le iflas ettirmiş durumda, neden Çin e karşı koruma tedbirlerini almayıp, kendi işçimiz yerine Çin işçisine iş veriyoruz, bunun bir savunma sistemi yokmudur, selamlar,
YanıtlaSil250 yıldır tekstil sektöründe olup da dünya markaları çıkaramamışsak bunun savunma sistemi yok. Ucuza üretimle mücadele etmek olanak dışı. Çünkü mutlaka daha ucuzu geliyor. Mesela Almanlar, Fransızlar, İtalyanlar, Amerikalılar Çin tekstilinden böyle şikayet etmiyorlar çünkü markaları var.
SilBizimde var daha da olacak markalarımız sadece işin hamallık kısmı fakir ülkelere kayıyor biz de yüksek gelirli ülkeler grubunda olduğumuza göre işin amelelik kısmı fakir ülkelere devrediliyor.
SilMahfi bey, mukayese etmek açısından soruyorum, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yıllık %30 enflasyona sahip kaç ülke var bizden başka, kırılgan 5li olan ülkelerde enflasyon oranı 2025 yılında kaç olmuştu, selamlar,
YanıtlaSilGelişmiş ülke yok. Gelişmekte olanlardan Venezuela, İran, Arjantin bir de biz varız.
SilKırılgan 5lide durum şöyle:
Türkiye: % 31,53
Brezilya: % 3,81
Hindistan: % 3,21
Endonezya: % 3,48
Güney Afrika: % 3,0
Bunların hepsi Türkiye'den fakir ülkeler değil mi?
SilGSYH açısından Hindistan ve Brezilya bizden yukarıda.
SilKişi başı gelir olarak Hindistan 3000 dolar Brezilya 10.000 dolar ve Türkiye 18.000 dolar.
SilMahfi bey, son yıllarda yapılan yanlış uygulamalarımız sonucunda ekonomik hayatta, gerek dış ticaret açığında, gerekse döviz kurunda, imalat sanayiinde, işsizlikte, döviz rezervlerinde bir sıkışmışlık hali her yönüyle hissediliyor, manevra alanımız gittikçe daralıyor, sorunlarımız birikip ağırlaşıyor, bu hali her kesimden şikayetler gelirken, çözüm sunan uzmanlar pek ortalıkta görünmüyor, bunun nedeni neler olabilir selamlar,
YanıtlaSilÇözüm sunanları suçluyoruz.
Silİliğimize kadar vergi ödüyoruz ama nereye gidiyor,kime gidiyor,nasıl harcanıyor bilen yok,soran yok hesap veren kimse yok.Ben bir ücretli çalışan olarak her aldığım ücret resmi ve ben almadan kaynağinda vergi kesiliyor buna rağmen 2025 yılı içinde iş değişikliği yaptığım için dün 81 bin tl vergi çıkaŕildı ve ilk taksitini ödedim.Bu nasıl bir düzen,bizim hakkımızı savunacak kimse yok mu?
YanıtlaSilKendi hakkını savunmayanı başkası daha iyi savunamaz.
SilÇOK DEĞERLİ MAHFİ HOCAM! RAHMETLİ ECEVİT 1977 GENEL SEÇİMLERİNDE %41,38 ORANINDA OY ALARAK İKTİDAR GELDİĞİNDE, 'HASTALAR İÇİN, BELÇİKA'DAN ACİLEN RÖNTGEN FİLMİ İTHAL ETMEMİZ GERKİYOR. BUNUN İÇİN 48.000 DOLARA İHTİYAÇ VAR. FAKAT MERKEZ BANKASININ KASASINDA 48.000 DOLAR DÖVİZ YOK' DEMİŞTİ. ÜSTELİK O ZAMAN DÖVİZ BULUNDURMAK DA YASAKTI. SONRA RAHMETLİ DEMİREL İKTİDARA GELDİ. O İSE, 'ŞU AN TÜRKİYE, 70 CENT'E MUHTAÇ' DEMİŞTİ. ECEVİT BU SÖZÜ, 1977'DE SÖYLEMİŞTİ. ŞU ANDA 2026 YILINDA YAŞIYORUZ. VE ARADAN 49 YIL GEÇMİŞ. O GÜN DE TÜRKİYE'NİN TEMEL EKONOMİK SORUNLARININ EN ÖNEMLİ NEDENİ DÖVİZ AÇIĞI SORUNUYDU, BUGÜN DE DÖVİZ AÇIĞI SORUNU. BU ÜLKE HER YÖNDEN CARİ FAZLA VE BÜTÇE FAZLASI VERME POTANSİYELİ ÇOK YÜKSEK BİR ÜLKE. NÜFUS GENÇ. TÜM TİCARET MERKEZLERİNE YAKIN KONUMDAYIZ. BU DURUM NAVLUN MALİYETLERİNİ DÜŞÜRÜP, REKABET ŞANSIMIZI ARTIRIYOR. 7 MAKRO İKLİM ÇEŞİDİ VE YÜZLERCE MİKRO İKLİM ÇEŞİDİ. BİRÇOK TARIMSAL ÜRÜNDE DÜNYANIN EN ÜST SIRALARINDA. TOPRAKLARI VERİMLİ. MERALARI ÇOK. SU KAYNAKLARI YÖNÜNDEN AVANTAJLI. 3 TARAFI DENİZ. YERALTI KAYNAKLARI VE ÇEŞİTLERİ YÖNÜNDEN DÜNYANIN ÖNDE GELEN ÜLKELERİNDEN... PEKİ TÜM BU AVANTAJLARINA RAĞMEN, NEDEN EKONOMİK OLARAK BİR TÜRLÜ BELİMİZİ DOĞRULTAMIYORUZ. EKONOMİK GÖRÜNÜMÜZ, OSMANLI'NIN SON YARIM YÜZYILINI ANDIRIYOR. MAHFİ HOCAM! BUNUN CEVABINI BİLİYORUM. YAZMASI DA ÇOK UZUN SÜRER. ÖZETLE BU ÜLKE, HER ALANDA 10. KASIM.1938'DEN SONRA DA, 29. EKİM. 1923 - 10. KASIM.1938 TARİHLERİ ARASINDAKİ PERFORMANS VE KARARLILIĞINI SÜRDÜREBİLSEYDİ, İNANIN BUGÜN KİŞİBAŞI GELİRDE İSVİÇRE SEVİYESİNDE OLURDUK. BİLİM VE TEKNOLOJİDE DÜNYANIN ÖNDE GELEN ÜLKELERİ ARASINA GİRERDİK. HER YIL BÜTÇE FAZLASI, CARİ FAZLA VERİRDİK. MERKEZ BANKAMIZIN KASASINDA TRİLYONLARCA DOLAR REZERV OLURDU. İŞÇİ İTHAL EDEN, BORÇ VEREN, DÖVİZ FİYATLARI, ENFLASYONU, BÜYÜMESİ EN İSTİKRARLI OLAN ÜLKELERDEN BİRİ OLURDUK. BU YÜZDEN HAYAT PAHALILIĞI VE GELİR DAĞILIMI BOZUKLUĞU MİNİMUM DÜZEYDE OLURDU. MÜREFFEH BİR TOPLUM HALİNE GELİRDİK. MAHFİ HOCAM! DÜNYADAKİ TÜM İNSANLAR, Homo sapiens DENİLEN TEK BİR TÜRÜN BİREYLERİDİR. O HALDE BAZI MİLLETLER TÜM BUNLARI BAŞARABİLİRKEN, TÜM AVANTAJ VE POTANSİYEL ÜSTÜNLÜKLERİMİZE RAĞMEN BİZ NEDEN YAYA KALIYORUZ.? İNANIN BU ÜLKE POTANSİYELİ VE AVANTAJLARI İLE BU ÜLKEDE BAŞARISIZ OLMAK, BAŞARILI OLMAKTAN ÇOK DAHA ZOR. BİZ, O ZOR OLANI BAŞARABİLMEK İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIYORUZ... EN SAMİMİ SAYGI VE SEVGİLERİMİ SUNARIM ÇOK DEĞERLİ MAHFİ HOCAM.
YanıtlaSilTeşekkür ederim. Haklısınız. Siyaset Türkiye'de ne yazık ki ülkeye katkı vermiyor.
Silİşin en kötü tarafı da bu kötü ekonomiye Türk milleti olarak alışmamız.. Çaresizce kader gibi yaşıyoruz bunları.. Keşke herkes sizin yazılarınızı okusa da biraz sorgulama düşünme yeteneği kazansa..
YanıtlaSilYazılarımı okuduğu halde, gerçeği gördüğü halde kabul etmeyen çok insan var. Çünkü hayatta en büyük hastalıklardan birisi fanatik olmaktır. Ya da trol olmak. İkincisi daha kötü. Çünkü bu işi menfaat karşılığı yapıyor.
SilAslında uzun uzun anlatmak ta isterdim ama çok uzatmadan anlatmaya çalışacağım. Yaşanılanların merkezinde güçler ayrılığının kalktığı ve tek bir yerde konumlandığı bu sistem olduğu ortada. Bu sisteme geçmeden öncesinde de bazı sorunlar kendini belli ediyordu bazı sinyaller ile ancak 2018 sonrası artık aşağıya doğru yuvarlanıyoruz. Diğer gelişmeler bazen bu hızı artırıyor bazen yerine göre biraz daha azaltıyor.
YanıtlaSilÇok doğru.
SilHocam konu dışı olarak; İnferis ve Sahte Sultan bitti, Fon’a başladım 😊
YanıtlaSilBeğendiniz mi?
SilElbette beğendim hocam, sorulur mu hiç. Ancak size sitem etmek durumundayım. Zira Fon ile birlikte üçlemeyi bitirdiğimizi belirtiyorsunuz. Keşke dörtleme, beşleme olsaymış 😊
Sil🙏😀
SilAsıl mesleği yazarlık olmayan birisi için hiç de fena sayılmaz.Sonuçta kimse sizden Orhan Pamuk olmanızı beklemiyor.
SilEsasen tarzlar da yrı.
Silve hatta Orhan Pamuk olmadığınız için size minnettarız ❤🧡💛💚💙💜🤎💗 (sonunda yaptım)
Sil😀
SilMahfi bey, tekrar iyi günler, potansiyel büyümemiz %5 olup 2025 yılında %3,4 büyüdüğümüzü yazmışsınız, büyümenin niteliğide önemlidir, bu oranın ne kadarı üretimden, ne kadarı tüketimden geliyor, üreterekmi büyüyoruz, tüketerekmi büyüyoruz, bu konuda bir detay varmı, selamlar
YanıtlaSilBiliyorsunuz GSYH üç şekilde hesaplanır: Üretim, Harcama ve Gelir olarak. Ve teorik olarak hepsi eşittir. Yani üretmeden harcamak ve gelir elde etmek mümkün değildir. Türkiye üretim yapıyor ama asıl sorun üretiminin kalitesi iyi değil. Mesela ihraç ettiğimiz malların sadece % 3,3'ü yüksek teknolojili mal. Gerisi herkesin ürettiği mallar. O nedenle bizde fiyat yükseldiğinde ihracat düşüyor.
SilSonuç olarak üretsek de ürettiklerimiz geleceğe dönük yarar sağlayacak ürünler değil. İnşaat yaparak büyüyoruz. teknoloji geliştirerek değil.
Mahfi bey, 2025 yılı sonunda bazı büyük kuruluşların 5 bin, 6bin kişi çıkardıklarına dair bilgiler var, bu işsiz insanlara işsizlik fonundan ödemeler yapılıyormu, bu fon nasıl çalışıyor, bu konuda bilgi paylaşırsanız sevinirim, selamlar,
YanıtlaSilEldeki verilere göre 2025 yılının ilk 2 ayında işten çıkarılan ve işsizlik ödeneği için başvuran kişi sayısı 321 bin. Bunlardan 150 binine işsizlik ödeneği bağlanmış durumda.
SilDiğerlerine niye bağlanmamış hocam.Fon mu yetersiz?
SilKoşulları yerine getirmek gerekiyor.
SilMahfi bey, halkımızı veriye dayalı objektif bilgilendirme konusunda bir TV kanalından daha kaliteli bilgiler veriyorsunuz, Allah bu azminizi, sağlık ve sıhhatinizi daim etsin, bu temennimiz lütfen bir abartı kabul etmeyiniz,
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim. 🙏
SilTeşekkür etmenize lüzüm yok hocam.Gerçek bu.
SilHocam dünya geri dönülmez bir yola girmiş durumda. Böyle giderse ABD de halk devrim yapacak, İran Ortadoğu'da garantör devlet konumuna yükselecek. İsrail büyük ortadoğu projesine bir adım daha yaklaşacak. Bu durumda Trump'ın desteklediği, yere göğe sığdıramadığı Büyük Ortadoğu Projesi başkanının ipi de çekilmiş olacaktır diye düşünüyorum. Dünyada ve bölgemizde çok değişik bir şeyler oluyor. Kısa vadede tedarik zinciri çökecek, altı ay sonra elektrik kesintileri başlayacak. İlaç ve hammadde bulunamayacak, kitlesel göçler nedeniyle beşeri düzen bir kaosa evrilecek. Petrokimya ürünleri, özellikle gübreye ulaşmak problem olacağını için kıtlık baş gösterecek. Hocam bu savaş kitlesel bir yok oluş senaryosunun ilk perdesi ve şu anda dursa bile petrol ve enerji tedarik zinciri kırılmış durumda. Ancak kimsenin durmaya niyeti yok. El freni patlayan bir kamyon bayır aşağı doğru gidiyor. Bizi yönetenlerin ise bir acil durum planı yok. Sizce gerek bireysel olarak gerek toplumsal olarak neler yapmalıyız. Aklı başında insanların ve kanaat önderlerinin master plan oluşturmaları şart. Ülkemizde elinde telefon olan ancak başımıza geçirilmiş çuvalı fark etmeyen milyonlarca insan var. Kamyonlar durunca büyük şehirlerde yaşanacak paniği, elektrikler kesilince el feneri bile bulunmayan milyonlar dan bahsediyorum. Bir acil durum çantası hazırlamalı, halk bilgilendirilmeli.... Siz aklı selim bir insansınız. İnsanların uyarılması gerekiyor.
YanıtlaSilUyarı bir yere kadar. İnsanların çoğu gerçek ötesi algılarla yaşıyor. Onları gerçeğe inandırmak o kadar zor ki.
Silİnsanın bir eklemi kırılınca halk arasında bir tabir vardır ya sıçagı sıcagına agrı hissetmedim zaman geçtikçe şiddetlendi diye...önümüzdeki aylar çok fazla hisedecegiz acıyı ....hocam enflasyonu düşurmeyi zamana yaymak ekonomi yönetiminin tercihi oldgunu düşünürmüsünüz?yoksa faturayı sadece sanayi ücretli çalışan emekli vs. Yüklemek zorunda kalıp kamuya para harcamayın.diyememiş olmanın sonucumu zamana dagılması?
YanıtlaSilBüyük olasılıkla ikinci seçenek doğrudur.
SilKaleminize sağlık hocam. Fakat "Enflasyonla mücadeleyi yıllara yaymak doğru değil" derken bunun alternatifi neydi? 2020-2023 arası izlenen yanlış politikalarla enflasyon inanılmaz yükselmişti. Aniden faiz daha da fazla arttırılsaydı bu da farklı sıkıntılar doğurmaz mıydı? Saygılar.
YanıtlaSilAniden artırsa sıkıntı çıkardı ama 3 - 4 ay içinde % 60'a 70'e çıkarıp oradan indirmeye yönelselerdi bugüne kadar enflasyon çoktan tek hanelere gelmiş olurdu.
SilHocam nasıl her seferinde haklı olmayı beceriyorsun
YanıtlaSilÇok basit: Hep gerçekle ilgileniyorum, düşüncemi gerçeğe göre ayarlıyorum, gerçeği düşünceme göre değiştirmeye çalışmıyorum.
SilSherlock Holmes'in dediği gibi: "Kişinin verileri dikkate almadan teori oluşturması ciddi bir hatadır. Bunu yapan kişi, teorisini gerçeklere uydurmaya çalışmak yerine, gerçekleri eğip bükerek teorisine uydurmaya çalışır." Ben bunu yapmamaya çalışıyorum. Sevgiler.