7 Maddede Ekonomide İllüzyon Rehberi
Ekonomide giderek gerçeklerle değil, hikâyelerle yaşıyoruz.
Rakamlar doğru olabilir. Ama
hikâye eksikse bu bir anlatım sorunudur.
Rakamlar da hikâye de eğilip bükülüyorsa, artık ortada bir ekonomi değil, bir
illüzyon vardır.
Bugünün ekonomisini anlamak için yedi basit illüzyonu anlamak yeterli olabilir:
Bir: Enflasyonu yüksek tutarken faizi de yukarıda bırakırsın. Sıcak
para gelir, döviz kuru baskılanır.
Sonuç: Ekonomi dolar cinsinden
olduğundan büyük görünür. Kâğıt üzerinde büyür, dünya sıralamasında yükselirmiş
gibi yaparsın.
İki: Sığınmacıların üretimini milli gelire eklersin ama onları nüfusa
katmazsın.
Sonuç: Kişi başına gelir bir anda
artar. Kimse zenginleşmez ama herkes zenginleşmiş gibi görünür.
Üç: İşgücü tanımını daraltır, işgücüne dâhil olmayanları genişletirsin.
Sonuç: İşsizlik oranı olması
gerekenden düşük çıkar. İş bulunmaz ama işsizlik sorunu yokmuş gibi görünür.
Dört: Dış borcu, kimden alındığına göre değil, kimin elinde
tuttuğuna göre yazarsın.
Üstelik nominal değeri değil, anlık piyasa fiyatını esas alırsın.
Sonuç: Dış borç azalıyor görünür.
Oysa değişen sadece yöntemdir.
Beş: Politika faizini sabit
tutar, fonlamayı arka kapıdan yaparsın. Haftalık repo ihalesi yerine gecelik borç
verme kanalını kullanırsın.
Sonuç: Politika faizi vitrindir,
arka kapı faizi faturadır. Gerçek faiz yükselir ama ilan edilmiş politika faizi
yerinde sayar. Artırmamış gibi yaparsın, artırmış olursun.
Altı: Yılın başında harcamayı kısar, vergiyi öne çekersin.
Sonuç: Bütçe açığı düşük görünür,
hatta fazla bile verilebilir. Takvimle oynarsın, tablo düzelmiş gibi görünür.
Yedi: Enflasyon sepetini güncellersin. Konut, kira ve aidatlar hızla artarken bunların
sepetteki ağırlıklarını düşürürsün.
Sonuç: Enflasyon gerilemiş görünür.
Hayat pahalılaşır, ama rakamlar sakinleşir.
İllüzyonlar her zaman çekicidir. İnsanı şaşırtır hatta hayran bırakır: Ta ki arkasındaki gerçek ortaya çıkana kadar. Gerçek ortaya çıktığında hayal kırıklığı kalır. Sahnede sergilenen illüzyonların bedeli yalnızca gösteri için ödenen bilet bedelidir. Toplumda sergilenen illüzyonların bedeli ise bu illüzyonlara dayanarak uygulanan yanlış ekonomi politikaları ve onların orta – uzun vadede getirdiği sorunlardır.
David Copperfaild bile ben bu ölçekte bu bütçede bu kadar illüzyon yapamam der. Adam bu yazıyı okusaydı şapka çıkarırdı. Kaleminize sağlık Hocam.
YanıtlaSil😃
SilÇok özet çok güçlü çok akılda kalıcı bir yazı olmuş hocam ellerinize zihninize sağlık.
Sil🙏
SilHocam yapmayın siz bu illüzyonu deşifre ederseniz Afrika ülkeleri de bu yöntemi kullanır.
SilKullanamazlar. Böyle bir illüzyonu kullanmak için önce enflasyonu bizimkinin düzeyine çıkarmak gerekir. Afrika'da bile bizdeki enflasyon yok.
SilHocam tane tane Bilal'a anlatır gibi anlatmışsınız. Allah sizden razı olsun. İnşallah idrak edilir. Zaten çok geç. Ama zararın neresinden dönersek kardır.
YanıtlaSil😅😅😅
SilEfsane yorum olmus balon be zaman patlar hocam
SilEmekli soğan ekmek yer reisi yedirmez. Formül bu. Gerisi teferruat.
YanıtlaSilSoğan ekmek yemediği için reisi yedirmiyor zaten.
SilCahil verdi yetkiyi sen oku etkiyi!
YanıtlaSilSayın Mahfi Hocam, çok güzel sıralamışsınız yapılan çarpıtmaları. Siz nazikçe illüzyon olarak tariflemişsiniz. Bana göre yapılanlar halkını kandırmak, aldatmak. Elbette yapılanlar uzman insanların bilgisiyle yapılıyor ama bilgilerini, uzmanlıklarını halkı için kullanmayanları da kınıyoruz. Yazıklar olsun.
YanıtlaSilİyiki varsınız, sağlıklar dilerim. Saygılarımla, Önder Aydoğan
🙏🏼
SilHocam hikayemiz zayıf ondan bu yöntemlere başvuruluyor.
YanıtlaSilHocam bu hikayeler biraraya gelince masal oluyor.
YanıtlaSilEvet.
SilTürkiye yüzyılı hikayesi ortaya çıkıyor. Masal arıyorsan bol bol nutuk atılan dönemleri inceleyin.
SilEvvel zaman içinde kalbur saman içinde, bir memleket varmış "yükksek gelirli" ülkeler içinde...
SilHocam bu masala hala inanan bu kadar insan varken işimiz zor değil mi?
YanıtlaSilBu masala inanmak zorunda olan çok insan var. Kimi buradan menfaat sağlıyor, kimi de buradan harçlık alıyor. Ve muhalefet bunları anlatmak yerine iktidara yanıt vermekle meşgul. İşimiz tahmin ettiğinizden de zor.
SilIyiki varsınız..
SilHocam sergilenen bu ilüzyonun seyircisi duruma hiç uyanmıyor olsa'da bu oyun sonsuza kadar sürmez sanırım ?
YanıtlaSilÇoğunluk sistemden menfaat sağlıyor.
SilHocam orthodox program uygulamasinda 2000'lerdeki gibi EM'lere hucum olmadigi icin sanirim yapilan veya yapilacak her sey belli metriklerin muhendisliginin yapilip (faiz - vergi - kur politikalari ile), o azalan pastadan azami payi almaya calismak oluyor. Diger cok bahsettiginiz konularda da yapisal reformlar gibi, belirttiginiz kriterlerde EU hepsini karsiliyor. Ancak su an EU-US arasi PPP farki 40% e cikmis durumda ve oraya da akim yok dogru duzgun. O yuzden yazinizda belirttiginiz metrik muhendisliklerine girilmesi sanirim normal. Yani eskiden ideal olan su anda ise yaramiyor da olabilir. Second mover advantage da yok cunku dunyada su an yapildigi anda calisacak bir playbook da mevcut degil. Zaten var olani da Mehmet Simsek son uc yilda yapti. Ozellikle de digitisation ve green transition konularinda. Kendimize korfeze bile giden data centerlarda da cekebilseydik zaten 2020'ler icin var olan butun checklist tamamlanmis olacakti. Saygilar.
YanıtlaSilYazınız için teşekkürler, hocam. Elinize sağlık. Beş numaradaki uygulamanın bir gerekçesi, PPK toplantılarının az sayıda olmasından ve dolayısıyla gecikmeli etkisinden kaçınmak için olabilir mi? Ülkemizde gündem ise çok hızlı değişiyor, hiç olmazsa bu şekilde.piyasadaki likiditeyi sıkıp gevşetme imkanı oluyor. İlaveten, hocam, bu ülkede başka türlüsü de söz konusu olmamalı sanki. Resmi bir faiz artırımı "yandık, kredi faizleri alıp başını gidecek kalıcı olacak" algısı yaratıyor ve en basiti (şahsen beni en çok ilgilendiren) borsayı olumsuz etkiliyor. Zor bir milletiz,, böyle uygulamalar kaçınılmaz görünüyor bana.
YanıtlaSilSizce bu yaptığını anlattığınız şekilde anlamıyor olabilir mi piyasa?
SilNerden baksan tutarsızlık ama kıymetli hocam harbiden tek adam siz olsaydınız ve her olan biteni sindirdikten sonra siz ne yapardınız ve biz en azından düze çıkardık? Heladan belaya saygı&sevgi ve hürmetler🙏 5 yaşındaki yeğenimin tabiriyle 2026 berbate berbate berbat sene
YanıtlaSilBen tek adam olmazdım. Hemen güçler ayrımına geçişin alt yapısını düzenlerdim. Tek adam kim olursa olsun yanlış yapar. Ben takım oyununa, danışmaya, görüşmeye inanırım.
SilSayın Mahfi Hocam,
YanıtlaSilBirçok iş insanı da bu illizyonların farkındaydı ama ne tuhaf ki farkında olmalarına rağmen illüzyon gösterilerine hep alkış tuttular. Herşeyi alkışladıkları için elleri nasır tuttu artık alkışlayamıyorlar avuçları acıyor.
Çünkü onlar da bu illüzyonlardan yararlandı. Mesela faiz enflasyonunun sebebidir diyerek MB faizi indirdiğinde enflasyonun üçte biri düzeyinde faizle kredi aldılar. Ve faizin bu kadar düşürülmesinin enflasyonu fırlatacağına gözlerini yumdular. Ardından kuru tutmak için ikinci bir facia olan KKM geldi bu kez aldıkları kredilerle dolar alıp KKM'den yüksek faiz elde ettiler ona da sessiz kaldılar. Bizler bunlar yanlış adımlardır diye bağırırken sesler çıkmadı. İşte ben de onun için Değişim Sürecinde Türkiye'yi yazdığımdan bu yana Türkiye'de burjuva yoktur bizim burjuva sandıklarımızın çoğu büyük esnaftır diyorum. Modern burjuva ülkede yanlış yapıldığında kısa vadede lehine olsa da uzun vadede aleyhine olacağını görür ve karşı çıkar. Bizde sayıları çok az, sesleri de duyulmuyor.
SilMahfi Hocam, illüzyonlar gerçeklerin aslında asıl bağlamından kopartılarak manipüle edilmesidir. İllüzyonların ise sistematik hale gelmesi belli ki daha ağır sonuçları beraberinde getirecektir.
YanıtlaSilGetiriyor zaten Murat Bey.
SilBu bir masal , yalancı çoban hikayesi gerçek oldu .
YanıtlaSilÇok doğru.
SilDört ( dış borç ) konusunu anlamadım. Bir örnek ile açıklarsanız sevinirim.
YanıtlaSilKaleminize sağlık….
Ayrıntısı bu yazımda var:
Silhttps://www.mahfiegilmez.com/2026/03/hesaplama-degisti-ds-borc-azald.html
Ne yapalım hocam halkın yarısı buna layık, ben kalan yarısı için üzülüyorum.
YanıtlaSil"Kurunun yanında yaş da yanar" diye bir atasözümüz var. Doğru.
SilHocam, siz beyefendi bir insan olduğunuz için "ilüzyon" kelimesini kullanmışsınız. Bu bizim bildiğimiz düpedüz sahtekarlık.
YanıtlaSilYerden göğe kadar haklısınız. Ne zaman ki Sezar'ın hakkını Sezar'a vermeliyiz ancak kim ki doğruyu açık açık söylüyor, hemen hapis cezasına çarptırılıyor. O yüzden Mahfi hocamızın tuttuğu yol doğru adımlar ile alınmalı. Birileri hakikati açığa çıkarmalı. Mahfi hocaya dili ve nezaketi için ayrıca teşekkür ediyorum.
SilSaygıdeğer hocam, Her zaman olduğu gibi "halının altına süpürülen gerçekleri" görmemizi sağladığınız için tüm okurlarınız adına teşekkür ederim.
YanıtlaSilVeri alanlarının daraltıldığı, tanımların sürekli değiştirildiği ve hesaplama yöntemlerinin manüpile edildiği bir ortamda istatistik bilimi, toplumu aydınlatma aracı olmaktan çıkmış , gerçekleri örtbas etme kurnazlığına dönüşmüş demektir.
🙏
SilMahfi hoca umarım siz, aileniz ve işleriniz iyidir. Aslında enflasyon sepetinde madde ve mal ve hizmet grubu ağırlıklarını değiştiriken, tabir yerinde ise kaş yararken göz çıkardılar: Nasıl asgari ücreti yılda bir defa belirleyelim ve gelecek enflasyona bağlayalım önerisi ile, kendi elleri ile enflasyon ile mücadele en önemli bahanelerinden olduysalar şimdi de yeni sepet ve ağırlıkla benzer şey olacak. Nasıl mı? Biliyorsunuz; manşet enflasyonde belirleyici olan hizmet enflasyonudur. Hizmet enflasyonu ise beklentilerce belirlenir. Keklentiler katı oldukça manşet enflasyonu düşürmek zorlaşır. Beklentiler ise başta uygulanan politikaların başarılı "olamayacağı" inancı olmak üzere, özellikle hizmet sektöründe gördüğümüz "menü maliyetleri" gibi nedenlerle katılaşmış durumda. Dahası millet rafta gördüğü fiyata inanıyor. Mal enflasyonu ise kurdan etkilenir. Kuru kontrol ederek, mal enflasyonunu kontrol edersiniz. Bu iktidar döneminde tek haneli rakamlara inen enflasyon dönemleri başta olmak üzere, enflasyonun belirli düzeylerde istikrar kazandığı tüm dönemlerde mal enflasyonu, hizmet enflasyıonunun üzerinde seyretmiştir. Ama 2023'ün ilk Ocak ayından bu yana 38 aydır tam tersi gelişim var. Hizmet enflasyonu, hep mal enflasyonunun üzerinde ve arada ciddi puan farkı var. Hizmet enflasyonu Eski sepette hizmet grubunun payı yaklaşık %27 idi. Şimdiki sepette ise bu ağırlık %37'nin üzerinde. Bu nedenle; daha önceki sepette ağılıkları yüksek olan gıda gibi kalemlerin ağırlıklarını düşürerek enflayonda "suni" gerlieme bekleyenler, şimdi ağırlığı artan himet grubu ve katılaşan hizmet enflasyonu ile daha yüksek enflasyonlar görmeye başlayacaklar. Saygı, sevgiler.
YanıtlaSil🙏
SilBu ilzyonun sonu iktidar değişimine denk getirilir, kabak yine yeni gelenin başına patlar. Vatandaşta da yönetemediler daha kötü oldu algısı yaratırlar. Bunu iktidar adaylarının çok iyi çalışması lâzım
YanıtlaSilBu konuda önerileriniz nedir hocam
Aynen böyle olur. Bunu önlemenin yolu her alanda planlı, programlı olarak hazırlık yapmaktır.
Silhocam merkez bankası swaplarını kaçırmış olamazsınız. ilüzyonun en büyüklerinden birisi o :)
YanıtlaSilO bir illüzyon değil, gerçek. Yani swap yapıldığı saklanmıyor ya da miktarı değişik gösterilmeye çalışılmıyor.
SilHocam , daha önce yazılarınıza yorum yazanlarla daha interaktif bir şekilde soru-cevap diyaloğu kurardınız. Şimdi kısa cevaplar verip geçiştiriyor gibisiniz.
YanıtlaSilSoruların kalitesinde bir düşüş mü var, yoksa siz mi yoruldunuz?
Zira bu blogun en özel tarafı, normal hayatta sizinle bir araya gelip sohbet edemeyecek insanları size soru sorma şansı elde etmesi.
Eskiden daha net sorular geliyordu ve ben de uzun uzun yanıtlıyordum. Sanırım hepimiz yorulduk. Son zamanlarda gelen soruların çoğunun yanıtı da içinde oluyor ve bana onaylatılmak isteniyor gibi. Ya da belki ben öyle algılıyorum.
SilSayın Mahfi Bey,
YanıtlaSilYıllarca anlattığınız hukukun üstünlüğü ve reformlar gerçekleşmiş olsaydı ( bu beraberinde bir zihniyet değişimi getirirdi)…
Ülkelerin günümüzdeki ve gelecekteki şartlarına bağlı olarak bu coğrafyada, bilgi ve tecrübenin harmanlandığı bir kapasiteyle Sizinle Ortadoğunun petrol ve enerjisinin finans merkezinin Newyork ve Londra’da olmasının yerine, Türkiye’nin jeopolitik avantajı ile küresel enerjinin hem geçiş yolu hem kasası hem de pusulası olmasının projesinin alt yapısını ve işleyişinin detaylarını Siz anlatıyor ve biz de okuyor olur muyduk?
Sormayın valla. Yapamadık ne yazık ki.
SilYazıda ve yorumlarda ilüzyondan fayda saglayan finans sektörü için de yararlı bilgiler var sanki.
YanıtlaSil😃
SilEn azından 90'lardan beri aynı hikaye ve aynı yöntemler. Amane tabirle IMF tasmasını taktığımız dönemi saymazsak hep aynı illüzyona inanan kalabalıklar sayesinden burnumuzla nefes alamaz hale geldik.
YanıtlaSilDaha kaç nesil böyle sürünecek merak dahi etmiyorum artık.
Şimdi IMF yok ama uygulanan IMF programı. Faizi yükselt kuru tut.
SilBu aralar hangi kitapları okuyorsunuz hocam :)
YanıtlaSilKemal Tahir'in Esir Şehrin İnsanları'nı yeni bitirdim. Şimdi ikinci cildi olan Esir Şehrin Mahpusu'nu okuyorum.
SilHocam sürekli altın alan millette bir illüzyon yapıyor.
YanıtlaSilYok o bin yıllık gerçek.
SilMuhalefet partilerinin ekonomi kurmayları ne iş yaparlar??Tek başınıza tüm muhalefetten kamuoyunu daha iyi aydınlatıcı etkiniz var.iyi ki varsınız teşekkürler🙏
YanıtlaSilTeşekkür ederim ama benim amacım muhalefet yapmak değil gerçekleri ve doğruyu anlatabilmeye çalışmak.
SilKuru ne kadar daha tutulabilirler acaba. Bunun bir sonu yok mu?
YanıtlaSilRazervler ve swap imkanı bitene kadar
SilHocam Lozan'ın gizli maddeleri vardı? Altına, petrole, madene doyacaktık? Binlerce ağızdan fışkırıyordu bu sözler. Bu da mı ilüzyondu?
YanıtlaSilYok bu illüzyon değil resmen yalancılıktı. İllüzyon, ilk bakışta fark edilemeyen oyunlardır, bu o kadar boş bir yalandı ki ilk anda anlaşılıyordu. Ama buna da inanan epey insan vardı.
Sil8. Kamu iki ileri halk bir geri...ver mehteri😀
YanıtlaSil8- İhracatın rekor kırdığını her gün manşet yaparsın ama o ihracatı yapmak için ne kadar ithalat yaptığından (ara malı bağımlılığı) hiç bahsetmezsin.
YanıtlaSilSonuç: Ciro artar ama kar düşer. Fabrikalar çalışır, tırlar gider gelir; ama günün sonunda dış ticaret açığı büyümeye devam eder. Dükkan kalabalıktır ama kasa hep eksidedir.
9- Faizleri düşürürken üretimi artırmak yerine, kredi musluklarını açarak tüketimi körüklersin.
Sonuç: Ekonomi büyüyor görünür, alışveriş merkezleri dolar taşar. Ancak bu büyüme üretimden değil borçtan kaynaklandığı için gelecekteki geliri bugünden harcamış olursun; bugün yaşar, yarını tüketirsin.
10- Dolaylı vergileri artırıp vergi tabanını genişletmek yerine, hep aynı kesimin üzerine gidersin.
Sonuç: Vergi gelirleri artıyor görünür ama yük dar gelirlinin omuzuna biner. Zenginle fakir aynı oranda KDV/ÖTV ödediği için gelir adaletsizliği derinleşir. Bütçe açığını kağıt üzerinde kapatırsın ama toplumsal huzuru ve orta sınıfı eritirsin.
11- Köprü, yol, tünel yapıp "Dev yatırımlar yapıyoruz" dersin.
Sonuç: Bu yatırımların sanayideki verimliliği mi artırdığı yoksa sadece inşaat sektörünü mü yüzdürdüğü tartışılmaz. Gelecek nesillere teknoloji değil, borçlu geçiş garantili asfalt bırakırsın.
12- Eğitimde niceliği (üniversite ve bina sayısı) artırırken, niteliği ve liyakati göz ardı edersin.
Sonuç: Diplomalı işsizler ordusu büyürken, sanayici kalifiye eleman bulamaz. İstatistiklerde "okullaşma oranı" yükselir ama beşeri sermaye her geçen gün kan kaybeder.
13- Tarımda ithalatı "fiyatları düşürme aracı" olarak kullanıp üreticiyi kaderine terk edersin.
Sonuç: Raftaki ürünün fiyatı geçici olarak baskılanır ama çiftçi toprağa küser. Sonuçta gıda güvenliğini kaybeder, temel gıdada bile dışa bağımlı hale gelirsin.
14- Sürekli yeni "yargı paketleri" çıkarır, reform üstüne reform yaptığını ilan edersin.
Sonuç: Kağıt üzerinde kanunlar değişir, modernleşir görünür. Ancak uygulamada hakim ve savcılar üzerindeki baskıyı kaldırmadığın, hukuk güvenliğini ve yargı bağımsızlığını tesis etmediğin sürece, adalet sarayları sadece görkemli binalar olarak kalır. Vitrin yenilenir ama içerideki adalet terazisi hep aynı tarafa ağır basar.
15- Kurumların bağımsızlığını ve liyakati rafa kaldırıp, her şeyi tek merkezden yönetmeyi "hız ve verimlilik" diye pazarlarsın.
Sonuç: Kağıt üzerinde kararlar hızlı alınır, kurumlar (Merkez Bankası, TÜİK) yerli yerinde görünür. Ancak denetimin olmadığı yerde hata payı büyür; vitrinde "güçlü yönetim" imajı çizilirken, içeride liyakatli kadroların yerini emir erleri, rasyonel kararların yerini ise günü kurtaran talimatlar alır. Liyakati sadakate kurban ettiğin an, bağımsızlık biter; devletin kurumsal hafızası ve güvenilirliği yok olur.
Bazıları biraz fazla zorlama ama bazıları gerçekten listeye eklenebilir. Teşekkürler.
SilHer şey bir yana , son zamanlarda çok hayal kırıklıkları yaşadık ama bu ay açıklanan enflasyon oranları sonrası yaşadığım şok hepsini unutturdu. Daha açıklanmadan acaba bu kez enflasyonun yükselmesine neden olan bir savaş ve petrol fiyatları gibi açık bir gerçek varken bile nasıl bir ruh hali içindeler ki göz göre göre böyle bir rakam açıklamaktan çekinmiyorlar. Bu TÜİK çalışanları acaba bu milletin hakkını nasıl ödeyecek? Gerçi haktan bahsediyoruz, hakkı düşünecek olsalar o makamlarda bir saniye kalmaz istifa ederler. Herkes düzenin bir parçası.
YanıtlaSilGerçekten da Mart enflasyonu artık illüzyonu falan geçti, "kör gözüm kör parmağına" denilen cinsten bir şey oldu.
SilGerçek ötesi bir düzen içindeyseniz, ekonominiz de gerçek ötesi olur.
YanıtlaSilDr. Mahfi Eğilmez
Güzel sözmüş :)
SilHerkes kendisine özgü saadet zinciri içinde , çoğunluk için kendi halkası kopmuş .
YanıtlaSil