Kayıtlar

Haziran, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kötünün Yükselişi

Kötü paranın iyi parayı piyasa dışına itmesi eski çağlardan beri bilinen bir olgudur. Bu olguyu tanımlayarak ekonomik bir yasa haline getiren kişi, 16’ncı yüzyılda İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth'in mali danışmanı olan Sir Thomas Gresham'dır. Gresham, nominal (yazılı) değeri aynı olan iki paradan, maden değeri daha yüksek olanın dolaşımdan çekildiğini gözlemledikten sonra, kendi adıyla anılan yasayı ortaya koymuştur. Her ikisi de 1 lira değerinde iki madeni para düşünelim. Biri altından, diğeri gümüşten yapılmış olsun. Devlet her ikisine de aynı nominal değeri vermiş olsa bile insanlar daha değerli olan altın parayı harcamak istemez; onu saklar, biriktirir ya da eritip satar. Günlük alışverişlerde ise daha az değerli olan gümüş para kullanılır. Sonuçta altın para dolaşımdan çekilir ve piyasada yalnızca gümüş para kalır. Gresham Yasası'nın anlattığı mekanizma budur: Kötü para iyi parayı piyasadan kovar. Günümüzde bunun tersinin yaşandığı görülüyor. İnsanlar değerini kor...

Sekizinci Kez Varlık Barışı

Kamuoyunda “Varlık Barışı” olarak anılan bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin 7582 sayılı Kanun, 4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Kanunda yer alan en önemli düzenlemeleri şöyle sıralayabiliriz: (1) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarıyla Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklar, 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilebilecek. Bildirilen varlıklar üzerinden yüzde 5 oranında vergi alınacak. Ancak varlıkların belirli vadeli hesaplarda, devlet iç borçlanma senetlerinde, kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında tutulacağının taahhüt edilmesi halinde bu oran, taahhüt süresine bağlı olarak yüzde 0 ile yüzde 4 arasında uygulanacak. (2) Türkiye'de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, bu statüyü kazanmadan önceki son üç takvim yılında Türkiye'de ikametgâhlarının ve vergi mükellefiyetlerinin bulunmaması şartıyla, yurt dışınd...

Piyasa Aldırmazlığı Teorisi

Tanım ve Çerçeve Piyasa Aldırmazlığı Teorisi, ilk kez 2017 yılında tarafımızdan kavramsallaştırılmış olup [i] bireylerin sosyal, siyasal veya etik değerleri ile finansal çıkarları çatıştığında çoğunlukla ekonomik güvenliklerini korumayı tercih etmelerini açıklayan sosyo-ekonomik bir yaklaşımdır. Teoriye göre finansallaşmanın yoğunlaştığı modern toplumlarda bireyler ve kurumlar ekonomik çıkarlarını ve piyasalardaki kazançlarını ön planda tutarak ülkede yaşanan siyasal, hukuki veya toplumsal olumsuzluklara, değer kayıplarına ve krizlere karşı sessiz kalabilmekte, hatta zamanla bu durumu kanıksayabilmektedir. Teori, davranışsal ekonomideki kayıptan kaçınma eğilimi, siyasal ekonomideki rasyonel ilgisizlik yaklaşımı ve kurumsal ekonominin kurumsal kalite vurgusuyla kesişen bir açıklama çerçevesi sunmaktadır. Normal koşullarda belirli politika ve uygulamalara karşı tepki gösterebilecek bireyler ve kurumlar, ekonomik istikrarsızlık, kur şoku, yüksek enflasyon veya piyasa çöküşü ve bunl...