Sekizinci Kez Varlık Barışı

Kamuoyunda “Varlık Barışı” olarak anılan bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin 7582 sayılı Kanun, 4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Kanunda yer alan en önemli düzenlemeleri şöyle sıralayabiliriz:

(1) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarıyla Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklar, 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilebilecek. Bildirilen varlıklar üzerinden yüzde 5 oranında vergi alınacak. Ancak varlıkların belirli vadeli hesaplarda, devlet iç borçlanma senetlerinde, kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında tutulacağının taahhüt edilmesi halinde bu oran, taahhüt süresine bağlı olarak yüzde 0 ile yüzde 4 arasında uygulanacak.

(2) Türkiye'de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, bu statüyü kazanmadan önceki son üç takvim yılında Türkiye'de ikametgâhlarının ve vergi mükellefiyetlerinin bulunmaması şartıyla, yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratlar 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna edilecek.

(3) Doğrudan Yabancı Yatırımlar Yasası’nda yapılan değişiklikle, en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren ilişkili şirketlere veya şirketler topluluklarına hizmet sunmak üzere kurulan ve yıllık hasılatlarının en az yüzde 80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde eden sermaye şirketleri “nitelikli hizmet merkezi” olarak tanımlanıyor.

Nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyet gösteren kurumların, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların yüzde 95’i kurum kazancından indirilebilecek. Belirli bölgelerde bu oran yüzde 100 olarak uygulanacak. İndirim, faaliyete geçilen hesap döneminden itibaren 20 hesap dönemi boyunca geçerli olacak.

Ayrıca bu merkezlerde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin, brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna edilecek. Endüstri bölgeleri ve İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri için bu sınır brüt asgari ücretin beş katı olarak uygulanacak.

(4) Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yine yurt dışında satılmasından veya yurt dışındaki mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançların yüzde 95’i kurumlar vergisi hesabında kurum kazancından indirilebilecek. Belirli endüstri bölgeleri ile İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren kurumlar bakımından bu oran yüzde 100 olarak uygulanacak.

(5) Sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim faaliyetiyle uğraşan kurumların üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim kazançlarına yüzde 12,5 oranında kurumlar vergisi uygulanacak.

Yasanın bazı maddeleri yayımı tarihinde yürürlüğe girerken, bazı düzenlemeler 1 Ocak 2027, 1 Temmuz 2027 ve daha sonraki tarihlerde uygulanmak üzere yürürlüğe girecek.

Bu düzenleme, bir varlık barışı yasasından çok, Mevlânâ’nın “Gel, ne olursan ol yine gel” çağrısını hatırlatıyor.

Bu tür düzenlemeler hakkındaki görüşlerimi şöyle özetleyebilirim:

(1) Yabancı yatırımcıya ya da varlıklarını yurt dışında tutan yerli yatırımcıya sağlanan avantajlar, Türkiye’de faaliyet gösteren ve yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren yatırımcılara tanınan çerçevenin ötesine geçmemelidir. Dolayısıyla varlıklarını Türkiye’ye getirenlere, aynı varlıkları Türkiye’de elde edip zamanında beyan eden ve vergisini ödeyen mükelleflere hangi hükümler uygulanıyorsa, aynı hükümler uygulanmalıdır.

Tanınabilecek tek ayrıcalık, geçmişe dönük ceza uygulanmaması olabilir. Bunun ötesine geçen her düzenleme, Türkiye’de kazancını dürüstçe beyan eden ve vergisini zamanında ödeyen mükellefler açısından bir adaletsizlik yaratır. Devletin görevi, yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz yerine getirenleri dezavantajlı duruma düşürmek değil, onları teşvik etmektir.

(2) Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya bu işlemlere aracılık edilmesinden elde edilen kazançların büyük ölçüde kurumlar vergisinden istisna edilmesi, ilk bakışta Türkiye’yi bölgesel bir ticaret merkezi haline getirme amacı açısından makul görülebilir. Ancak işlemin konusu, tarafları ve mal hareketi tamamen yurt dışında gerçekleşeceğinden, bu faaliyetlerin etkin biçimde denetlenmesi son derece güç olacaktır. Bu nedenle, söz konusu düzenlemenin kara para aklama ve uluslararası vergi şeffaflığı bakımından ne tür riskler yaratabileceği dikkatle değerlendirilmelidir. Bu alanda ortaya çıkabilecek sorunların Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri ve gri liste deneyimi açısından nasıl önleneceği ise ayrıca açıklığa kavuşturulmalıdır.

Eğer yanılmıyorsam, 2008 yılından bu yana çıkarılan ve her seferinde bu son denilen varlık barışı düzenlemelerinin sayısı bununla birlikte sekize ulaşmış bulunuyor. Bir önceki düzenleme yürürlüğe girdiğinde meselenin artık “varlık barışı” aşamasını çoktan aşıp “sürekli af” niteliği kazandığını söylemiştim. Bugün ise yalnızca affeden değil, belirli yatırımcı gruplarına sistematik avantajlar tanıyan bir yapıya doğru ilerlediğimizi düşünüyorum. Döviz ihtiyacının arttığı ve doğrudan yabancı sermaye girişlerinin zayıfladığı bir dönemde, kısa vadeli sermaye girişlerini teşvik etmeye yönelik bazı uygulamalara başvurulması anlaşılabilir. Ancak geçici ihtiyaçlar için geliştirilen istisnai düzenlemelerin kalıcı hale getirilmesi ciddi sorunlar yaratabilir.

Vergi sisteminin temel ilkeleri olan eşitlik, adalet ve öngörülebilirlikten uzaklaşıldığında, kısa vadede elde edilen kazançlar uzun vadede toplum açısından çok daha büyük maliyetler yaratabilir.

 

 

Yorumlar

  1. Daha ziyade 2000'li yıllardan sonra ülkeyi terkeden muhalif patronların yurtdışındaki paralarını ülkeye geri getirme girişimine benziyor. İşçiler de yurtdışına gitti ama pişman olup geri döndüler. Ama patronların geri dönmesi için yongalarını da geri getirebilmeleri lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu olayi turkiyenin cokusunun projeleri olarak adlandirmak istedim. Turkiye iplikci nedim gibi oldu..

      Sil
  2. ‘onlar’ verdi ‘yetkiyi’ biz yaşayalım etkiyi!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yurtdışından paraların ülkeye gelmesinin ülkeye faydası var!

      Sil
    2. Doğrudur ama şu soruyu yanıtlamak kaydıyla: Ne pahasına?

      Sil
    3. IMF'den ne pahasına borç alındıysa o pahasına!

      Sil
    4. IMF'den alınabilecek en düşük faizle kredi alınır ve ödenir. O arada ekonomideki popülizmden de vazgeçilir. Oysa burada 20 yıl vergisizlik garantisi var. Ya okumuyorsunuz veya anlamıyorsunuz ya da fanatiksiniz. Üçü de sorunlu. Em kötüsü üçüncüsü.

      Sil
  3. Kapitülasyonlar dönemine geri döndük.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütün dünya ülkeleri yabancı ülkeden para gelsin diye ne teşvik paketleri açıyor!

      Sil
    2. Teşvik olsa sorun olmaz bu kapitülasyon benzeri

      Sil
  4. Sayın hocam dışarıdan yabancı yatırımcı çekebilmek için faiz, cary tredi, swap gibi anlaşmalar yaparken ,varlık barışı yapmamızın niçin yanlış olsun.



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu saydıklarınızı doğru kabul etseydik varlık barışına da yanlış demezdik. Bu saydıklarınız yanlış olduğu için iki yanlış bir doğru etmez ilkesi devreye giriyor.

      Sil
    2. Ülkesine para çekmeye çalışmak için Trump bile 40 takla atıyor!

      Sil
    3. Sadece Trump değil hemen hemen her devlet başkanı ülkesine para gelsin diye 40 takla atıyor!

      Sil
    4. Ben hiç dışarıdan para getireceklere yerlilerden daha fazla teşvik sağlayan aklı başında bir ülke görmedim.

      Sil
  5. MAHFİ HOCAM BU VARLIK BARIŞININ BORSAYA ETKİSİ NE DERECEDE OLUR.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam borsada hangi sektöre daha etkisi olur hisse bazında?

      Sil
  6. Dışarıdan para alırken, libor +5 faiz karşılığında veriliyor.Varlık barışı sayesinde, sadece vergi indirimiyle milyarlarca doların ülkemize gelmesi bana göre çok mantıklı........

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomide bana göre doğru olan şeyler genellikle toplum açısından yanlıştır.
      Bu arada libor kalkalı 2 yıl oldu, yerini RFR'ler aldı. Bu konuda şu yazıma bakabilirsiniz:
      https://www.mahfiegilmez.com/2026/03/liborun-yerini-rfrler-ald.html
      Burada sorulması gereken soru şu: Herkes % 4 ile dolar borçlanırken biz niçin % 7 - 8 ile borçlanıyoruz? Bunun nedeni enflasyon ve yüksek riskler. Onları çözmeye uğraşmak yerine varlık barışıyla çözüm aramak o konuların çözümünü aramayı terk etmek anlamına geliyor.

      Sil
  7. Geliri ortalamanın altında olan yüzde 70 nüfusun , varlık barışından herhangi bir umudu da alacağı da beklentisi de yoktur. Yüzde 20 nüfus eski orta direk muadili olabilir. Varlık barışı , Servet transferlerinin kanuna uygun hale getirilmesidir .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Carlo Cotarelli'den 1 milyar dolar kredi serbest kalsın diye el pençe bekliyordu bu ülke.

      Sil
    2. IMF, bizim de üyesi olduğumuz bir kurum. Şimdi el pençe beklediğimiz yerler Londra ve New York Borsası. Oralarda üye değiliz.

      Sil
    3. Cotarelli o parayı yani 1 milryar doları serbest bıraksın diye belki de aylarca görüşülürdü. Şimdi o parayı bir şirket bile parmağını şaklatarak getiriyor!.

      Sil
    4. Hangi şirketmiş o bir milyar doları parmağını şr şaklatmayla getiren örnek verin de öğrenelim.

      Sil
    5. İşte bazı şirketler BankalarTürkiye İş Bankası: 1,2 Milyar DolarAkbank: 1,17 Milyar DolarYapı Kredi: 1,1 Milyar DolarTürk Eximbank: 1 Milyar Dolar + 1 Milyar EuroVakıfBank: 1 Milyar Dolar🏗️ ŞirketlerTürk Hava Yolları (THY): 1 Milyar Dolar ve üzeri

      Sil
  8. ÖNEMLİ OLAN PARAYI GETİRMELERİ DEĞİL TÜRKİYEDE NEREDE KULLANACAKLARI ÖNEMLI.SIZE GÖRE EN ÇOK NEREYE YATIRIM YAPARLAR MAHFİ HOCAM.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tahvil alırlar muhtemelen. Çünkü vade sonunda dolara dönüldüğünde yüzde 15 - 17 arası net dolar faizi kazanılmış oluyor.

      Sil
  9. Sayın hocam dünya kupası ve yaz rehavetine kapılıpda bizleri yazılarınızdan mahrum bırakmayın.Şimdiden teşekkürler.

    YanıtlaSil
  10. Yazınız için teşekkür ederim Hocam.Kendi adıma çok istifade ettim.
    Konunun,gereksiz gündemler ve bir sürü parazit sesi arasında kaybolmasına izin vermemişsiniz.Yasanın kapsamına,detaylarına,artılarına-eksilerine ve oluşabilecek risklere önceden dikkat çekmişsiniz.
    Aslında bu varlık barışı yasaları bir Türkiye Klasiği haline geldiği için,yabancısı olduğumuz bir şey de değil.Sizin de başlığa çektiğiniz gibi daha önce 7 kez yapılmış bir düzenleme.

    Kaynağı belirsiz paranın bir şekilde sisteme sokulmasına imkân veren bu yasaların;ekonomik,toplumsal,siyasal sonuçlarına girmek açıkçası hiç içimden gelmiyor.O nedenle istediğim sorudan(!) başlamak isterim Hocam:)
    Önceki kanunlar çıktıktan sonraki Türkiye resimlerini(hafızamdaki) yan yana koyduğumda, benim aklıma hep aynı sorular geliyor.Doğrusu tek soru.Cevabını bildiğim ama her seferinde sormaktan geri duramadığım o felsefi soru;

    Neden şimdi?

    Bilmediğim ise şu;daha önce Türkiye’nin çıkardığı varlık barışı yasalarıyla ilgili tarihsel ve kapsamlı bir analiz okumak isterim.(ne zaman çıktı,ne amaçla çıktı,getirdikleri,götürdükleri,ulusal ve uluslararası sermaye açısından Türkiye’ye etkileri vb.)
    Bilgisiz olduğum diğer nokta ise,bu tür yasaların dünya ölçeğinde tercih edilip edilmediğidir.Sermaye ya da tasarruf açığını bu yöntemle kapatmak isteyen başka ülkelerin tecrübelerini içeren kapsamlı bir çalışma,kıyaslama yapmak açısından iyi olurdu.

    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütün bu sıraladığınız kuşkular benim de zihnimi kurcalıyor. Biraz daha zaman geçince daha net görebiliriz belki.

      Sil
    2. Hocam kaynağı belirsiz paranın bir şekilde sisteme sokulmasına imkân veren bu yasaların;ekonomik,toplumsal,siyasal sonuçlarına girelim derim,nedir o sonuçlar?
      Adalet algısının zedelenmesi ve güven kaybı,bunlar hali hazırda ne kadar var ki,kaybedilecek bir şey kaldımı.

      Sil
    3. Onu dediğiniz anda zaten piyasa aldırmazlığı ve kaybetmeye rıza gösterme eğilimi devreye girmiş demektir.

      Sil
  11. Sayın hocam şu tarz şarkıları sever misin;

    https://www.youtube.com/watch?v=NfYIiGhRIEU

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şarkı fena değil, ses çok güzel. Ama bence Poe'nun harika şiiri Annabel Lee şiir olarak çok daha iyi.

      Sil
    2. Bu da güzel sayın hocam;

      https://www.youtube.com/watch?v=Cy44ocuoWhE

      İsveç folk müziği. Kuzey ülkeleri ve Fars'lar çok güzel iş çıkarıyor.

      Bu da Finlerin halk müziği;
      https://wew.youtube.com/watch?v=A14gZxbn0kM

      Bu da Japonların huzur müziği;
      https://www.youtube.com/watch?v=tmoE7EDerKk&pp=0gcJCSgLAYcqIYzv

      Sil
  12. Varlıklıların barışı, varlıksızları içeride savaştırıyorsa ortada bir barıştan daha çok katliamdan bahsedilmelidir...
    İktisadın domino etkisi !
    Mor O Toryum ; İktisat balonun patlamış halimidir ? Sönmüş halimidir ?

    İktisadi cehalet yok etmez ama köleliği uzatır. Mı ?

    Saygılar

    YanıtlaSil
  13. Seçici olacaksın bu dünyada; içkinin sahtesi, insanın kahpesi çarpar.

    Anonim

    YanıtlaSil
  14. Üstadım ben meslek hayatım boyunca bu yasalar çıkarken hep şunu merak ettim. Bu kanunların çıkmadığı durumda yurtdışından para getirmek suç mu, vergiye mi tâbi? Benim bildiğim kadarıyla ne suç, ne de vergiye tâbi. Gelen paranın vergisi ödenmeyen bir para olduğunu iddia edecekse Maliye, bunun hangi ekonomik faaliyetten elde edildiğini kanıtlamak zorunda. Ya da suç geliri olduğunu düşünüyorsa, onun da öncül suçunu yine Devlet kanıtlamak zorunda. Zekeriya üstadın zamanında çıkarılan 4369 sayılı Kanun'la getirilen gelir tanımı geçerli olsa, evet vergisinin ödendiğini mükellef kanıtlamak zorunda olacaktı. Ama AKP'nin ilk çıkardığı kanun olan 4444 sayılı Kanun'la kaldırıldı bu ve eskiye dönüldü. (Daha doğrusu yapılan değişiklik yürürlüğe giremeden kalktı.) Bu durumda, yurtdışından para getirmeye imkân sağlayan (!) bu kanunlara niye ihtiyaç var? Benim kaçırdığım bir şey mi var?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız sevgili Ozansoy ama demek ki o kanunların geçerliliğine bir garanti verilmesini daha bekliyor para getirecek olanlar.

      Sil
    2. Garanti de verilmiyor aslında üstadım. Yasada bununla ilgili vergi incelemesi yapılmaz yazmasının hiç bir anlamı olmuyor. Yaşadık geçmişte. Vergi müfettişi incelemeye alıyor, güya ona bakmıyorum diyor ama sonuçta o parayı vergilendirmeye çalışıyor. Nitekim vergi incelemesi yapılmaz cümlesinden sonra gelen "Şu kadar ki" diye başlayan cümle lastik gibi isteyenin istediği gibi doldurduğu bir torba halini alıyor. Haklı olmanız da bir şey ifade etmiyor, gidip derdinizi Marco paşaya pardon yargıya (!) anlatmanız gerekiyor. Esasen bu yasanın bir amacının da kimde ne var görmek ve ona göre siyasetin finansmanına yönlendirilecek kısmı tespit etmek amaçlı olduğunu düşünüyorum ben. Böyle bir yasaya dayanarak para getirenin aklına şaşarım. Geçmiş örnekler ortada.

      Sil
  15. Hocam ekonomide artık böyle kuruntulara vehimlere kapılmanın yeri yok,açılan swap hattıyla saniyeler içinde milyar dolarlar hazineye akacak ve daha hızlı büyüyeceğiz.

    YanıtlaSil
  16. Hocam benim servetim artıyor, sizinkisi azalıyorsa bu benim işime gelir. Neden gerçekçi olmuyorsunuz? Doğada güçlü kurt, zayıf kuzuyu ham yapar!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hani insan şerefli mahluktu? Hayvandan farkı yok mu demek istiyorsunuz?

      Sil
    2. o zaman sizden güçlü kurt sizi ham yapınca kaderinize razı olunuz efendi!

      Sil
    3. Turkiyede akpli olmak mantikli gibi

      Sil
  17. Sayın hocam,

    Aziz Yıldırım'ın yeniden Fenerbahçe başkanı olmasını; bir tür "mutlak butlan" olarak düşünMEmeliyiz, değil mi?

    "Siyasette yaşananlar" ile "futbol kulübünde yaşananlar" arasında böyle benzerlikler kurmak doğru mu? / yanlış mı?

    YanıtlaSil
  18. Sayın Eğilmez, bu Varlık Barışı girişimi bana, para bitti, deniz bitti anlamını çağrıştırıyor. İtibardan tasarruf olmaz düşüncesi hala geçerli iken, Kamu harcamaları devamlı artarken, seçim zamanı yaklaşırken, Hazinemizin kasası boşalırken, Yönetim denize düşen yılana sarılır mantığı ile bu yollara baş vurulması, başka çıkış yollarının kalmadığını gösteriyor.
    Bu durumda yabancı yatırımcılar Ülkemize gelerek yatırım yaparlar mı? Ayrıca Ülkemizin itibarı, CDS primlerimiz, ne olur? Dürüst İş adamlarımızın kredi bulmaları zorlaşmaz mı? Ülkemize uygulanan/uygulanacak faiz artmaz mı? Enflasyon düşer mi? Ne dersiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef bende de aynı izlenimi yaratıyor. Seçimden önce döviz toparlamaya çalışılıyor gibi.

      Sil
  19. 30 Ekim 1918'de imzalanan "Mondros Mütarekesi"nden o zamanın insanı ne kadar haberdardı? Bu mütarekenin maddelerinin ne olduğundan haberi var mıydı? Hiç sanmıyorum.

    2026 yılına geldik...

    CHP'ye "mutlak butlan" kararı verilmesini, günümüz insanı umursuyor mu?

    "Varlık Barışı" gibi ismi gönül okşayan, ismi şirin gözüken bir uygulama ile aslında ne yapılıyor, günümüz insanı bunu kafasına takıyor mu?

    Cevaplarınız nedir Mahfi bey?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Takan var, takmayan var. İzmir işgal altındayken Anadolu'da "bize ne?" diyenlar vardı. Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Yaban romanını o9kursanız göreceksiniz.

      Sil
    2. Hocam Anadolu'da durumun böyle olmasının nedeni, Osmanlı'nın anadolu'ya hiç yatırım yapmamış olması olabilir mi? Türk Modernleşmesi kitabında bile anlatıyorlar; Cumhuriyet çoğu şeyi sıfırdan yaptı, yıllarca anadolu asker ve vergi için kullanıldı. Yollar yoktu, okullar yoktu. Bu durumdayken halkın bir ülke bilinci olmamasına rağmen yine de destek veren kesim oldu.

      Sil
  20. Bu gelişmelere bakarak seçim yaklaşıyor diyebilir miyiz Sayın Hocam, yazılarınızı ve bilginizi bizimle paylaşmanız paha biçilemez teşekkür ederiz.

    YanıtlaSil
  21. Annabel Lee

    Seneler, seneler evveldi;
    Bir deniz ülkesinde
    Yaşayan bir kız vardı, bileceksiniz
    İsmi Annabel Lee;
    Hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
    Sevmekden başka beni.

    O çocuk ben çocuk, memleketimiz
    O deniz ülkesiydi,
    Sevdalı değil, karasevdalıydık
    Ben ve Annabel Lee;
    Göklerde uçan melekler bile
    Kıskanırdı bizi.

    Bir gün işte bu yüzden göze geldi,
    O deniz ülkesinde,
    Üşüdü rüzgarından bir bulutun
    Güzelim Annabel Lee;
    Götürdüler el üstünde
    Koyup gittiler beni,
    Mezarı ordadır şimdi,
    O deniz ülkesinde.

    Biz daha bahtiyardık meleklerden
    Onlar kıskandı bizi,-
    Evet!- bu yüzden (şahidimdir herkes
    Ve o deniz ülkesi)
    Bir gece bulutun rüzgarından
    Üşüdü gitti Annabel Lee.

    Sevdadan yana, kim olursa olsun,
    Yaşça başca ileri
    Geçemezlerdi bizi;
    Ne yedi kat gökteki melekler,
    Ne deniz dibi cinleri,
    Hiçbiri ayıramaz beni senden
    Güzelim Annabel Lee.

    Ay gelip ışır, hayalin erişir
    Güzelim Annabel Lee;
    Bu yıldızlar gözlerin gibi parlar
    Güzelim Annabel Lee;
    Orda gecelerim, uzanır beklerim
    Sevgilim-sevgilim, hayatım, gelinim
    O azgın sahildeki,
    Yattığın yerde seni.

    Edgar Allan Poe (1809~1849)
    (Çeviri: M. C. Anday)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Edgar Alan Poe’nin bir alkol bağımlısı olması ve 40 yaşında ölmesi ne üzücü ve hazin bir sondur :(

      Sil
  22. Yasayı "para gelsin de nasıl gelirse gelsin yasası " olarak tanımlayabiliriz. İlginç olan ise haydan gelen huya gidiyor. Yazınız için sağolunuz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mevlana'nın dediği gibi "gel ne olursan ol yine gel."

      Sil
    2. Ben yıllar önce bu konuda "Nereden Bulursan Bul Kanunu" diye bir makale yazmıştım. :)

      Sil
  23. Ismim mevlana "ne olursan ol gel, 1000 kere tövbeni bozmuş olsanda gel..." ama değişmeden gitme mevlana felsefesinden anladigim bu. Bugune kadar gördüğüm en sert mahfi egilmez diyebilirim. (Haklisiniz ama)Blogunuzu hatta yazılan yorumları takip etmeye çalışıyorum. Güncel olayları takip etmeye calisiyorum. X'te hakan kara ve sizi takip ediyorum. Israrla aynı şeyleri yazıyorsunuz ama toplumun büyük bir kısmı anlık düşünüyor ve gün sonunda cebine ne girmiş ona bakiyor(ıktidar-muhalefet farketmez). Birey, toplum ve devlet olarak yaptığımız hatayı tekrarlamamaya dikkat edersek, geçmişin başarılarıyla övünmek yerine hatalarından ders çıkartabilirsek ve en önemlisi gelecek için tavizsiz çalışırsak birşeyler düzelir. Diğer türlü 2000'li yılların başında şu söylem vardı. Realmadrid adını fenerbahçe yapsın aynı kadroyla gelsin burda yine şampiyon olamaz söylemi vardı. Bizi kim yönetirse yönetsin bu günler iyi günlerimiz diyorum

    YanıtlaSil
  24. Bir taraftan varlık barışı tekrar karşımıza çıkarken diğer taraftan Abd ile 20 milyar dolarlık swap anlaşması haberleri çıkmaya başladı. Bir önceki yazınızda da belirttiğiniz gibi piyasada kısa vadeli tampon çözümler aranırken uzun vadeli sorunlar görmezden geliniyor ve etkileri yerleşik kalmaya devam ediyor.

    YanıtlaSil
  25. Burada "Kazan kazan" ilkesi geçerli. Hani yemekleri kazan kazan götürürler ya o misal :)

    YanıtlaSil
  26. Sevgili hocam;

    İçimdeki en büyük korku seçim yaklaşırken ne olursa olsun seçimi kazanmak pahasına nas politikasına geri dönebilirler mi? Çünkü bu tür durumda en çok tl borçlusu kazanıyor ve birikim yapan kaybediyor sadece malda olan kazanıyor. Ben ekonomiyi sizin yazılarınızla öğrenmiş biriyim.
    Sizce tekrardan enflasyon 30-35 arası bile olsa faizi 15-20 aralığı yapmayı deneyebilirler mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şey mümkün. Çünkü tek amaç seçim kazanmak.

      Sil
  27. Sayın hocam çarşıda kebap 500 tl ama bir yer var 250 tl hemde içecek dahil...lakin salonun çatısından çatırdı sesleri geliyor...olsa olsa içeri girmeden paket alan kaçar işletmede batar sağlıklı bir müşteri gelmez..asıl sorum şu..sayın bakan 50 bin dolar kişi başı milli gelirden bahsetmiş sanırım satın alma paritesine dayanarak konuşuyor o zaman yanılmıyorsam hindistanda üst liğlerde değil mi? Kur zaten baskı altındayken ne kadar saglıklı bu kıyas?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. SAGP dünyanın en yanlış ölçüsü. Geçenlerde bir İngiliz gazeteci Londra ve İstanbul'da aşağı yukarı aynı düzey marketlerden alınan gıdaların toplam fiyatını karşılaştıran bir tweet attı. Ona göre İstanbul, Londra'nın 1 kat daha pahalı. Ana bakıyorsunuz SAGP'ye göre Türkiye'nin kişi başına geliri cari fiyatlarla olana göre 2,5 kat daha yüksek. Tam bir zırva.

      Sil
  28. Hocam , Mehmet Şimşek açıkladı "Satın alma gücü bakımından dünyanın en büyük 11. ekonomisiyiz. Kişi başına neredeyse 50 bin dolarlık bir alım gücümüz var" mış . Öyleyse kedi nerede , veya ciğer nerede ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir üstteki yanıtımda açıkladım. Çok doğru soru kedi buysa ciğer nerede?

      Sil
    2. Belli ki kendi tanıdık çevresi adına konuşuyor zira rakamlarda hata yapması beklenemez.

      Sil
  29. Bugünkü yazınızın konusu olmadığının farkındayım. Ama bugüne kadar hiçbir yerde görmediğim için unutmadan dile getirmek istedim. Enflasyon dinamiklerinde önemli bir faktör de bence, "yuvarlama etkisi" (ben uydurdum) Şöyle ki, özellikle hizmet sektöründe, oyuncular geçmiş enflasyon verilerini ve kendi beklentilerini dikkate alıyor; ve fakat bunların fiyata dönüştüreceği zaman bir yuvarlama uyguluyor. (Çünkü örneğin 112,5 TL diye bir çorba fiyatı olamaz) Bunu çoğunlukla yukarıya yuvarlayarak 125 TL olarak uyguluyor. Tek tek bakınca elbette küçük ve etkisiz görünüyor; ama ülke çapı sözkonusu olduğunda bu fiyatlama davranışı ekstra bir enflasyon yaratıyor. (Bu yorumum, bilimsel açıdan doğru da olabilir, yanlış da olabilir; sadece kişisel gözlemim)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru tespit. Enflasyonun yüksek olduğu yerlerde bu tür eğilimler artar.

      Sil
  30. Sayın Hocam,
    (4). Madde potansiyel kara para aklama konusu olabilir diyorsunuz
    (1)-(3). Maddeler de aynı şekilde kara parayı aklamaya davet değil mi ?

    Ben mi yanlış anlıyorum ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır yanlış anlamıyorsunuz, yasanın tamamı kara para aklamak için potansiyel taşıyor benim en çok üzerinde durduğum 4. maddeydi.

      Sil
    2. Yani bu kez 2021-2024 döneminde bir arkadaşa bakıp çıkacağım diye girip çıktığımız GRİ LİSTE’deki “arkadaş” olacağız gibi görünüyor 🙁

      Sil
    3. Hocam, hep değindiğiniz yapısal reformların bir parçası olan vergi barışına neden karşı çıkmaktasınız?

      Sil
    4. Bunu yapısal reform olarak algılıyorsanız beni okumayı bırakın çünkü yararı olmamış.

      Sil
    5. Hocam , siz kendiniz defalarca yatırımcı, sermaye sahipleri nezdinde güven telkin edilmeli.Sadece faizle bu iş olmaz dediniz. Şimdi sizin bahsettiğiniz yapısal reformlardan biri olan yatırımcıya güven telkin etme, onu ağır vergilerle korkutmama, barışma politikası izleniyor. Sizin istediğiniz de bu değil miydi?

      Sil
    6. Parasını burada tutan, vergisini zamanında ödeyen, dürüst insanları ve kurumları ödüllendirmek yerine, kazancını dışarı çıkaran, vergi ödemeyen insanları ödüllendirmek benim istediğim şey olabilir mi? Dediğim gibi siz tamamen ters anlamışsınız. Ödüllendirilmesi gereken dürüstlüktür.

      Sil
    7. Hocam algılar bozulmuş..

      Sil
  31. Hocam varlık barışı enflasyon artışına neden olmazmı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha önemlisi ahlaki çöküşe neden olması.

      Sil
    2. Ahlaki çöküş bir şekilde telafi edilir , ama enflasyon bi kere çıktı mı inmek bilmiyor.

      Sil
    3. Enflasyon doğru politikalarla düşürülebilir ama ahlaki çöküşü düzeltmek çok uzun zaman alacak bir şey.

      Sil
    4. ahlak coktu zaten

      Sil
    5. Bırakınız yapsınlar,bırakınız çöksünler.

      Sil
  32. Bu yasayla amaçlanan şudur; Londra bankerleri daha fazla faiz istiyorlar, bütçe ve cari açık her ay yükseliyor, dövizi rezerv yakarak 2 yıldır tutmak artık işe yaramıyor, ülke döviz bazında dünyanın en pahalı ülkesi oldu. Dövizi düşük tutmanın siyasi maliyeti hergün artıyor. Bu varlık barışı denilen şey, carry trade ciler gitmesinler, giderlerse oluşacak döviz açığını yerine karşılamak ve seçimi finanse etmek için bulunan/ yeniden başvurulan yeni bir KKM yoludur. Şimdi, bununla kimler parasını getirir? Cevap; sadece kara para aklamak isteyenler getirir. İktidarın, mülkiyet ve servetleri müsadere ettiğini gören yerli yabancı herkes varlığını yurt dışına taşımaya, yatırımını yurtdışına yapmaya çalışırken neden, kime güvenerek Türkiyeye getirsin? Jet fazıl bile, ''Otelime el koymak istedi, vermeyince yurt dışına kaçmak zorunda kaldım'' demedi mi? yani kimsenin güvencesi yok. Antalya BŞB başkanının berberi bile tutuklandığında mahkeme kararı beklenmeden mal varlığına el konulan bir ülkede yaşıyoruz. Soygunun yağmanın devlet eliyle yapıldığı bir ülkeye para yetmez. Bütün devlet ihalelerini alan 5 şirketin silinen vergi borcu silinmese bundan çok daha dürüst ve ülkeye yararlı kaynak olurdu. Dert, ülke ve millet değil. Yasadışı seçim kazanmak, iktidarın ve tarikatların finansmanı..

    YanıtlaSil
  33. hocam emlak sektoru ne zaman canlanacak? biktik valla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emlak sektöründe mi ikamet ediyordunuz?

      Sil
  34. Hocam ömrümün 38 senesini Cenevre de geçirdim. Ömrümüz bu uygulamaları dinlemekle geçti. Bir faydasını görmedik. Aynı uygulamayı yapıp farklı sonuç beklemeğe devam.

    YanıtlaSil
  35. nas politikasina ne zaman geceriz hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim okuduğum ve dinlediğim bazı analizlerde seçim ekonomisinin bu sefer nas politasından ziyade maliye ekonomisi bazında uygulanacağı yönündeydi. Yüksek faiz aracılığıyla biriktirilen rezervler ile kurlar bir taraftan tutulurken rezervler daha çok siyasi çalkantıları yönetmek için kullanılıyor.
      Ancak geçtiğimiz gün Erdoğan'ın İstanbul Finans Merkezinde "faizin olduğu yerde bereket olmaz" şeklinde bir açıklaması oldu. Bunu nas'a dönüş sinyali olarak bir yerde tutabiliriz. Eğer ekonomi yönetiminde değişiklik olursa nas düğmesine basılmış olur bence.

      Sil
  36. Türkiye'de ikametgâhlarının ve vergi mükellefiyetlerinin bulunmaması Benim TR de 10 yıldır ikametgahim yok ama bu yurt dışında olduğum anlamına gelmiyor MERNIS adresi yok . Evet konunun ruhuna aykırı ama lafzina uygun gibi ben 20 yıllık muafiyete tabimiyim

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkinci Varlık Vergisi Faciasına Doğru

Son İki Günde Olanlar ve Ekonomiye Yansımaları

ABD - İran Savaşının Türkiye Ekonomisine Etkileri