Kredi Kartlarından Giderek Enflasyonu Hesaplamak

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Kartmetre adı altında her ay kredi kartı ödeme endeksi yayınlıyor. 2015 yılı Nisan ayını 100 baz alan bu endeks bize kredi kartı kullanımının her ay bir önceki aya ve bir önceki yılın aynı ayına göre ne kadar değiştiğini gösteriyor. Böylece bu endeksteki değişimlerden giderek kredi kartı kullanımının değişip değişmediğini görerek harcama eğilimi konusunda bilgi sahibi olabiliyoruz. Kuşkusuz bu endeksteki değişimler bize yalnızca kart kullanımının değişimini değil fiyatların da değişip değişmediğini gösteriyor. Bir başka ifadeyle kart kullanımı hiç artmamış olsa bile fiyatlardaki artış kart kullanımını artmış olarak gösteriyor. Endeks genel kartlı ödeme endeksi ve hane halkı kartlı ödeme endeksi olarak önce ikiye ayrılıyor sonra da bunlar kendi içlerinde nominal ve reel olarak ayrılıyor. Burada genel kartlı ödeme endeksi (nominal) değerleri esas alınmış bulunuyor. 

Aşağıdaki ilk grafik söz konusu endeksteki değişimleri sergiliyor (Endeks verileri BKM Kartmetreden alınmış, endeks değişimleri nominal ve reel endeks farkları alınarak tarafımızca hesaplanmış, böylece kartların kullanımındaki fiziksel artış elimine edilerek yalnızca fiyat artışlarının etkisine odaklanılmıştır. Bu hesaplamalara ilişkin veriler ekte paylaşılmıştır): 

BKM Kartmetre (https://bkm.com.tr/raporlar-ve-yayinlar/kartmetre/) verileri kullanılarak yapılan enflasyon hesabına dayalı bu grafik bize 2021 yılı Eylül ayında başlayan faiz indirimleriyle zirve yapan enflasyonun 2022 Mayıs ayından itibaren Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasının da etkisiyle düşmeye başladığını gösteriyor. Ne var ki faizi düşürerek enflasyonun düşeceğini zanneden bu yaklaşımın enflasyonu KKM ile kontrol almaya çalışmasının maliyeti TCMB’nin üç yılda 2,5 trilyon lira zarar etmesine yol açmıştır. Hazine, bu dönemde TCMB’den alacağı kâr payını alamadığı için faizlerin yükselmesine yol açacak şekilde daha fazla borçlanmak zorunda kalmıştır. 2023 ortalarından itibaren enflasyondaki düşüş, yanlış faiz politikasının terkedilmesiyle başlamıştır. Faiz politikasının düzeltilmesinin ardından KKM de tasfiye edilebilmiştir.

BKM kredi kartı kullanım verileri bize enflasyon etkisinin bütün ölçümlerden daha yüksek olduğunu gösteriyor. BKM kredi kartı kullanımına dayalı enflasyonu diğer enflasyon ölçümleriyle karşılaştıran grafiğe de aşağıda yer veriyoruz:

BKM Kartmatik serisinde elimizdeki son veri Ağustos 2026 olduğu için serileri oraya kadar aldık. Ağustos 2026 itibarıyla TÜFE yüzde 31,51, İTO İstanbul TĞFE yüzde 34,96, ENAG e-TÜFE yüzde 49,03 ve BKM KK Enflasyonu yüzde 42,2’dir. BKM enflasyonu ENAG e-TÜFE ile TÜİK TÜFE arasında dalgalanan bir görünüm sergilemektedir.  

TÜİK TÜFE, ENAG e-TÜFE ve İTO İstanbul TÜFE enflasyonu doğrudan fiyatlar ve mal ve hizmetlerin bütçelerdeki ağırlıkları üzerinden ölçerken BKM KK Enflasyonu kredi kartları kullanımı üzerinden ölçmek gibi farklı bir seçenek sunmaktadır.


Ek: Enflasyon Verileri



Yorumlar

  1. Murat DAĞLIOĞLU26 Ekim 2026 11:46

    Yazınız için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. BKM kredi kartı kullanımına dayalı enflasyonu diğer enflasyon ölçümleriyle karşılaştıran grafiğede yer veren son derece bilgilendirici paylaşımınız için çok teşekkür ediyorum.
      Ancak enflasyonu düşürebilmek için finansal tedbirlere ilave olarak müsaadenizle bir kaç soru sormak ve veri paylaşmak istiyorum.
      1) Enflasyonu düşürmek ve aynı zamanda reel sektörü geliştirerek üretimi artırmak, için gerekli yapısal reformlar ve arz yönlü ekonomi politikalar gerekmezmi?
      2) Reel sektörü geliştirerek üretimi artırmak amacıyla sınırlı kaynaklarımızı uluslararası hiçbir karşılığı olmayan Mühendislik Fakülte (sayılarını artırmak yerine), Mühendislik Fakültelerinin( kalitesini yükseltmek), Dünya Üniversite Sıralaması’nda ilk yüze girebilecek bir kaç üniversite hedefi yanında ve ilk 500 e girebilen yüksek kaliteli Mühendislik Lisans ve Yüksek Lisans Programlarını geliştirmek için stratejik plan gerekmezmi?
      Times Higher Education 2027 Dünya Üniversite Sıralaması’nda; ilk 500’ e 4 TÜRK ÜNİVERSİTESİ, ilk 1000’e 13 TÜRK ÜNİVERSİTESİ girmeyi başarmıştır.
      Türkiye’den, ODTÜ, KOÇ Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesinin dünyanın ilk 500 üniversitesi arasında yer alması çok önemlidir.
      YÖK istatistiklerine göre, Toplam 208 üniversite bünyesinde tamamına yakınında Mühendislik Fakültesi olmasına rağmen (ancak 94 Mühendislik Fakültesi Akredite) edilebilmiştir.
      Mühendislik Fakültelerinin önemli bir kısmının, Akredite Edilmemiş bulunması düşündürücüdür.
      TÜİK 2025 istatistikleri, akademik kapasitesi en yüksek öğrenci grubunun Mühendislik alanında TAM BURSLU eğitim alan mezunlar yüzde 8,6’ yurt dışını tercih etmektedir. EN YÜKSEK BEYİN GÖÇÜ, BİLİŞİM VE İLETİŞİM TEKNOLOJİ Dallarında Görülmektedir
      TÜİK 2025 Yılı Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistikleri
      1. Molaküler Biyoloji ve Genetik 13.1
      2. İşletme Mühendisliği 13.0
      3. Matematik Mühendisliği 11.0
      4. Elektronik Mühendisliği 10.9
      5. Fizik Mühendisliği 10.2
      6. Biyomühendislik 9.3
      7. Yazılım Mühendisliği 9.1
      8. Bilgisayar Mühendisliği 9.1
      9. Elekronik ve Haberleşme Mühendisliği 8.4
      10. Ekonomi 8.0
      (TÜİK) “Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistikleri analiz edildiğinde; Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği, Elektronik Mühendisliği'nin her ikisi de Elektrik-Elektronik Mühendisliği ana şemsiyesinin altında yer aldığı, Yazılım Mühendisliğinin ise Bilgisayar Mühendisliği disiplininin özel bir alt dalı olduğu görülmektedir.
      EN YÜKSEK BEYİN GÖÇÜ BİLİŞİM VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ ALANINDA
      olup sırasıyla;
      1. Sırada, yüzde 19.3 ile (Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği/ Elektronik Mühendisliği)
      2. Sırada yüzde 18.2 ile (Bilgisayar Mühendisliği /Yazılım Mühendisliği)
      3. Sırada ise yüzde 13.1 ile ( Molaküler Biyoloji ve Genetik bölümü) yer almaktadır.
      Göç edilen ülkeler arasında, Almanya yüzde 22 ile ilk sırada yer almaktadır. Almanya’yı yüzde 16,9 ile ABD, yüzde 10,5 ile Birleşik Krallık, yüzde 8,3 ile Hollanda ve yüzde 5,2 ile Kanada takip etmektedir.
      3) Yüksek kaliteli Mühendislik Lisans ve Yüksek Lisans Programlarını geliştirecek, akademik kapasitesi en yüksek beyin göçünü tersine çevirecek staratejik adımlar atılmaksızın, enflasyonla mücadele programı ne ölçüde başarılı olabilecektir ?. Saygılarımla…

      Sil
    2. Doğru tespitler.
      Maalesef biz bütün politikaları kendimize uygun olanları alıp uygun olmayanları kenara bırakarak uyguluyoruz. O kenara bıraktıklarımız işin en önemli parçası. O nedenle de uyguladığımız politikalar doğru çözümler getirmiyor. Bunun en tipik örneğini enflasyonla mücadele politikasına görmek mümkün. Faizi artıtmakla enflasyonun düşmesi için beklentilerin olumlu olması lazım. Böyle bir durum bizde yok. O nedenle de bu mücadele başarılı olamıyor.

      Sil
  2. Hocam inanılmaz değerli yorumlar ve analizler. Saygılarımla Fatin Demirtaş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Fatih Bey. Sevgiler

      Sil
    2. Hocam ismim Fatih değil , Fatin. Saygılarımla

      Sil
    3. Kusura bakmayın Fatin bey. Sevgiler.

      Sil
  3. Mızrak çuvala sığmıyor artık.

    Gelişen bilgisayar teknolojisi ile çok büyük veriler kolayca yorumlanabiliyor.

    Aslında kart verileri direk enflasyonu yansıtma konusunda bir sürü hata içerebiliyor olmasına rağmen yine de Bankacılık sistemi kayıtlarına dayandığı için veri kalitesi yüksektir, anlıktır, siyasetin manuplasyonuna, insan müdahalesine/anket hatalarına kapalıdır.

    NOT: Yalnız Hocam çizdiğiniz grafikte lejand eksik. Yani hangi çizgi neyi gösteriyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğrusu "mızrak çuvala sığmıyor " değil , "mızrap çuvala sığmıyor" olmalı.
      Mızrak zaten çuvala sığmaz.
      Ama deyime konu olan mızrap( saz çalınan küçük nesne) zaten çok küçüktür. Ama sorun o kadar büyüktür ki o, çuvala bile sığmamaktadır. Deyimin etimolojik kökeni budur.
      Düzeltmek istedim.

      Sil
    2. Evet yanlışlıkla orayı da kesmişim bloğa taşırken. Düzelttim, teşekkürler uyarı için.

      Sil
    3. Orada mızrak yerine mızrap olduğundan emin misiniz? TDK'ye baktım orada mızrak yazıyor.

      Sil
    4. Prof. Dr. Ümit Şenesen adlı değerli bir hocamız vardı istatistiğe giriş dersinde, kendisini saygı ile anıyorum.
      Böyle lejandsız bir grafik çizsek grafiğe bakmadan direk "sıfır" verirdi. ☺️

      Sil
    5. mızrap olsa bile insanlar onu mızrak olarak bellemiş yani galat-ı meşhur olmuştur.

      Sil
    6. Hoca haklı, grafiği buraya aktarırken o kısmı yanlışlıkla kesmişim, aslında vardı ve o aslını taşıdım sonra.

      Sil
    7. Mahfi Bey kelimeleri düzeltme huyunuzu seviyorum, anlatılan konunun önemini azaltıyor gibi olsa da benim de sıklıkla yaptığım bir şey

      Sil
  4. İyi günler ne yazık yıllardır gerçek veriler yayınlanmadığı için ancak elde olanlar ile çıkarım ve yorumlar yapılıyor ancak yinede bazı gerçekler açıkça ortada bence enflasyon verilerini özellikle ne hedefledilerse onu baştan yıllık olarak açıklayıp kurtulsunlar hem enflasyon kim oluyorda bize karşı çıkma cesareti gösterecek hadini bilecek o kadar :) bu arada değerli yorumlarınız için teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ne yazık ki öyle. Teşekkür ederim.

      Sil
    2. Maaş verileri sanki saklanıyor. Maaşlar ne idi ne oldu ona bakarak değil Türkiye'de dünyada bile konumunu bilir insan!

      Sil
  5. Yanlış anlamayın, bu kurumların açıkladığı verilerin çoğu sahtekarlıkla hazırlanmış. Geçen sene tam bu zamanlarda aldığım 35₺ sütün fiyatı şimdi 75₺. %114 enflasyon yani. Bu rakamlar doğru mu şimdi? Tamam enflasyon bir sepeti baz alıyor ama düiük gösterilsin diye sepete konulan golf topundan bana ne? İnsanları doğrudan ilgilendiren 2 önemli parametre var; kira ve gıda fiyatları. Bugün enflasyon %0 dahi olsa asgari ücret 28 bin₺ ortalama kira istanbulda 45 bin₺. Bu sebepten ötürü enflasyonu %70-90 bandında olduğu halde %30-45 bandında göstermeye çalışmak tam bir sahtekarlıktır. Bu ülkede enflasyon son 4 yıldır bir kere bile %50’nin altına düşmedi. Enflasyon %0 olsa bile ahlaksız fabrikatörün biri çıkıp fiyatları yükseltmeye(ve sonra diğer fabrikatörler de bu kervandan geri kalmayacak), döner esnafı kazanamıyorum diyerek en yüksek fiyatları vermeye devam edecek. Çünkü bu toplum ahlaksız ve cahil bir toplum bu sebepten de 60 senedir enflasyonla boğuşuyoruz. Boğuşuyoruz demek yanlış sanki yoldaşımız olmuş :)

    YanıtlaSil
  6. Uzun zamandan sonra tekrar Merhaba Hocam. Kafama takılan şu oldu, her üç model de aynı yönlü ve eşit dalgalar halinde seyir ederken BKM Enflasyonu 2025 Şubat Nisan Ağustos Aralık aylarında serseri kurşun gibi çok sert hareketler yapıyor. Bu da bende şüphe uyandırıyor; 42,2 aslında 40 mı yoksa 45 mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilemem, ben verileri doğrudan BKM'den aldım.

      Sil
  7. Enflayon = Ateş
    M.B. = Itfaiye
    Yuksek Faiz = Yangin Söndürücü Köpük
    Rasyonel Faiz = Tazyikli Su

    Malumunuz :
    Itfaiye , belediyeye baglidir .

    Belediye baskani der ki : Arayin su itfaiye müdürünü , su puskrtmeyi kessin , ben bu işlerden anlarim .
    Su , yanginin esas sebebidir .
    Ama efendim , dünyanın her yerinde , yangini su ile sondururler ... der itfaiye müdürü ... ve gorevden alinir .
    Etrafta gezinen ve olaylari takip eden bir memur , Belediye başkanının tezini savunur ve der ki : Sayin baskanim , cok haklisiniz bastan su puskurtmeselerdii bu yangınlar hic cikmazdi . Suyu once azaltmalı, sonra da komple kapatmali ...
    Ve bu memur , itfaiye müdürü olarak atanir .
    Onun da , suları temin ettiği kurumun başına bitkisel işlerden iyi anlayan bir kuyu muduru atanir . O da , epistemolojik olarak bu yontemi savunur ve biz bu suyu puskurtmezsek ,tasarruf ederiz ...der .
    Belediye başkani da der ki , afferin muthis bir ekip oldunuz , başarılarınızı ve benim tezimi dünya kiskanacak ...
    Tabii efendim der bitkisel işlerden anlayan kuyu müdürü ve hevesle ekler : simdi gözümüzü kapatalım, aradan birkac ay gecsin ve açalım gözlerimizi
    Ve neticeyi kutlayalım.

    Mahfi bey ,
    Yukarida zahmetle derleyip sundugunuz tablolarda, bu tez pratikte uygulandiginda yol açtığı sonuclar ortada .
    Rahmetli Süleyman Demirel in tarziyla ifade edersek : Binaenaleyh , Memleketin civisini yerinden oynattilar.
    Müsadenizle , Bendenizin tarziyla , olani biteni basitce ifade edersek : Kuyuya atilan taşi çıkartmak zordur .
    Saygilarimla , Ertan .

    YanıtlaSil
  8. 2 yıldır ENAG'a da güvenemez oldum çünkü yaşadığım enflasyon daha yüksek. arada soruşturma falan geçirmişlerdi. bence onlar da tepki almamak için oranları dipten veriyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanmıyorum, onlar verileri doğrudan internette yayınlanan verilerden çekiyorlar.

      Sil
  9. ahmet karaslan26 Ekim 2026 15:33

    hocam iyi günler ne yazık ki ülkemizde reel sayılar çarpıtıldığı için hane halkının ekonomiye olan güvenide yerle yeksan olmuş durumda özellikle güncel politikacıların 30 yaş altı vatandaşların ekonomik ve gelecek kaygısını göremediği gibi bu kaygılarında gençler üzerinde oluşturduğu çok ciddi boşvermişlik mevcut. Gençler gözünde bugün kredi kartına taksit ile aldığı her şey kar olarak görülüyor ki kısmen doğru çünkü paranın reel değer kaybı çok yüksek olduğu için 3 ayda bir her şeye ciddi zamlar biniyor ve ne yazık ki kadercilik veyahut ciddi ekonomik çöküşe kadar bu devam edecek gibi gözüküyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sence çarpık zihniyetli bir insan doğru söyler mi?

      Sil
  10. Enflasyona inanmayı bıraktım ben artık. Zaten hiçbir şey almıyorum, hepsini tasarruf ediyorum. 10 sene sonra harcamaya başlayacağım. Harcamaya başladığımda da bu rakamlar anlamlı olmayacak. Konya'daki enflasyon ile istanbulunkisi bir değil, ilçeler arasında bile bir değil. Hadi bunu geçelim bazıları diyor bu greedflasyondur, bazıları değildir diyor. Mahfi bey olayın 5/3'ünü anlayabilir, benim gibi sıradan insanlar 5/1'ini bile zar zor anlıyor. Artık enflasyona da bakımıyorum, bilmek bir şey değiştirmiyor.

    YanıtlaSil
  11. hocam elinize sağlık. dış güçler BKM ye de sızmış olabilirler. bence hemen BKM nin de verilerini yasaklamak gerekir. hatırlarsanız aynı dış güçler TÜİK in ayrıntılı madde verilerine de sızmışlardı 2022de. hemen yasaklayıp fesat düşünceleri önlemiştik.

    YanıtlaSil
  12. Mehmet Tofaş26 Ekim 2026 16:28

    Çok güzel yazı olmuş hocam. elinize sağlık

    YanıtlaSil
  13. Merhaba Mahfi Bey, Doğru mu anladım sormak isterim. BKM enflasyon verilerine göre 2023 Ocak ayında açıklanan tüfe %57,68 iken, BKM enflasyonu %192,7. Müthiş bir fark var arada. BKM enflasyonu hesaplanırken işlem adeti artışı veya kart artışı gibi şeyler elimine ediliyor mu acaba? BKM kart enflasyonu rakamının içerisinde fiyata ilişkin artışın yanında kullanıma ilişkin artışın etkisi de olduğu için bu kadar yüksek gözüküyor ? 2. soruma geçiyorum bu fon krizi ile beraber hayatımızda duymadığımız rakamların bir çok insan için normal olduğunu gördük. Pazarnın el değiştirdiğinin farkındaydım ama bu kadar büyük meblağların insanların ellerine geçtiğini bu krizle öğrendim. Peki sorum şu Mecidiyeköy'deki 3 artı bir yeni ev fiyatı veya Etiler'de Kalamıştaki ev fiyatı ile ile Miami'de marinada villa nın fiyatı veya Manhattan'da 3 artı bir dairenin fiyatının aynı olması acaba Türkiye'deki pek de küçük olmayan bir kesimin bu inanılmaz zenginleşmesinden dolayı mı acaba? Şimdiden teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. BKM, genel kredi kartı kullanımı üzerine iki farklı endeks yayınlıyor. İlki nominal kart kullanımı endeksi. Bunun içinde hem kart sayısı artışı hem de fiyat artışı var. İkincisi reel kart kullanım endeksi bunun içinde de yalnızca kart sayısı artışı var. Ben nominal endeksten reel endeksi düşerek yalnızca fiyat artışını aldım ve hesabı ona göre yaptım.
      2023 Ocak verisi bana da tuhaf geldi. Bununla birlikte ENAG verisi de TÜİK'e göre iki kattan daha yüksek. Hangisi doğru bilmek için bütün ayrıntıları bilmek lazım.
      Evet, Türkiye'de küçük bir kesim inanılmaz zenginleşti, doğrudur. Ama bu kesim o kadar da küçük değil. Türkiye'de toplam gelirin (GSYH) yarısını nüfusun % 20'si (yani yaklaşık 18 milyon kişi) paylaşıyor, kalan yarıyı da nüfusun % 80'i paylaşıyor. Ayrıca bir de burada oldukça yaygın bir kayıt dışılık ve kara para var. Bunların vergisiz gelirler olduğunu ve çok kolay harcandığını ayrıca kara parayı aklamakta en çok gayrimenkul alış verişinin kullanıldığını düşünürsek konut fiyatlarındaki anormal yüksekliği açıklamak mümkün olabilir.

      Sil
  14. Hocam cok teşekkürler sayenizde ekonomik öngörümüz ortalama bir finanscidan kat be kat daha iyi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam elinize sağlık. Blues'dan arabesk'e geçiş yapacağım. Batsın bu dünya, bitsin bu rüya, aldanıpta gidenlere yazıklar olsun. Eser ve güfte sahibi BKM. İyiki varsınız hocam. Aydınlanmaya devam. Saygılarımla Fatih Demirtaş

      Sil
  15. Hocam Merhaba. Burada kullanım sayısı mı, ödenen para miktarı mı dikkate alınıyor?

    YanıtlaSil
  16. Sayın hocam, BKM verileriyle hesaplanan enflasyon oranının doğru yada doğruya yakın sonuç vermesi için her ay / yıl aynı mal ve hizmetlerin aynı miktarlarda, kart kullanarak satın alınmış olması gerekmez mi ?
    Bu yöntemle hesaplanan enflasyon endeksinin sapması yüksek olur diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  17. Hocam "Toplumsal sistemimizin gerçeği, özünde bir israf sistemi olmasıdır." William Morris 'in bu sözü hakkında ne düşünüyorsunuz? Silahlara, reklamlara, gereksiz lux mallara harcanan bu enerjiye yazık değil mi? Bunu dünyanın en dengeli enflasyon ve ekonomisinde de yapsak ne değişir ki?

    YanıtlaSil
  18. Hocam GS ye hem yenildik hem de maçtan sonra dayak yedik. Fitili ateşleyen Kerem oldu. Kerem maçtan sonra Sallai'ye doğru koşu atmasaydı en azından dayak yemiyecektik. Bence Kerem artık kadro dışı kalmalı. Sallai'ye attığı deparı oyuna girdikten sonra atsa en azından pozisyona girerdik. Kartal'a da açık mektup yazar mısınız istifa etsin, gitsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fenerbahçe taraftarı o kadar umutsuz ki maçtan sonra tepki bile vermedi. Eğer geleceğe dair umut taşısalardı, tepki gösterirlerdi. Çünkü tepki sonucunda birşeylerin düzeleceğine inanırlardı. Fakat tepkisizlik, umutların bittiği bir çaresizliği anlatır ki bu da aslında en vahim olanıdır.

      GS'li futbolcular her topa canla başla %100'ünü vererek gittiler. Bizdekiler ise 5 metre uzağındaki topa acaba bassam mı basmasam mı diye düşünürken, rakibin rahat rahat pas yapmasına sebebiyet verdiler. İsmail Kartal Galatasaray'a hiç çalışmamış. Aynı taktiğe geçen sezon Tedesco da başvurmuş ve 3-0 yenilmişti. Zaten rakip Lemina ile başlayarak geçiş savunmasına önlem almış. Hadi diyelim Lemina da önde kalmış olsun, geçiş hücumu fırsatı bulurken rakip kaleye hızlıca kiminle gideceksin? 34 yaşındaki Lukaku ile mi? Böyle oynanacaksa o zaman Sidiki bile daha çok iş yapardı. Nitekim geçen sezon Sidiki savunma arkasına kaçmış fakat kaleciyle karşı karşıya kaldığı halde atamamıştı. Ancak en azından pozisyona girmişti. Bir de son sözüm Skiniar'a olsun. Yanında Ake olmayınca o kadar düz bir oyuncu olarak gözüküyor ki bence Ocak ayındaki ilk takviye Skiniar'ın bölgesine yapılmalı. Hatta Ocak'a kadar Oppong oynasa geleceğe yönelik çok daha isabetli bir karar verilmiş olunur. Fakat Skiniar'ı kesip Oppong'u oynayacak yürek İsmail Kartal'da yok maalesef. Oysaki Oppong geçen sezon Fransa liginde 43 maçta oynamış ve bu 43 maçın 40'ında da ilk 11'de başlamış. Adamlar gençleri rahat rahat oynatıyorlar biz ise yaşlı seviciyiz. Sürekli yaşlılara yatırım yapıyor, milyonlar harcıyoruz. Bu kafayla bizden gerçekten de birşey olmaz. Lukaku 34, Kante 36 yaşında. Dünyada futbolcu mu kalmadı? Koskoca Fenerbahçe'yi sağlam bir taktikle yönetecek teknik direktör mü kalmadı?

      Sil
    2. İsmail Kartal dönemi sona ermiş. Umarım Montella ya da Volkan Demirel'i getirmezler. Şu anda boştakiler arasından en iyi alternatif, yeni çalıştırdığı takımlara çabuk adapte olup ani reaksiyon verdiren Sergio Conceiçao olur.

      Sil
  19. Hocam konudan alakasız biliyorum ama yabancı dil öğrenmek isteyen birine ne önerirsiniz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mahfi Eğilmez parodi28 Ekim 2026 10:23

      Öğrenin tabi iyi olur.

      Sil
  20. Hocam Kartal gene istifa etti,kim gelsin dersiniz?

    YanıtlaSil
  21. 2026 yılının ilk 10 ayında bankacılık sektöründe tahsili gecikmiş alacak satışı "75 milyar lira"ya yaklaştı, rekor satışlara rağmen takipteki alacak oranı %5,12 ile beş yılın zirvesinde. Bu oran, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarında ise tarihî en yüksek düzeyde...

    Bu durum, Türkiye'de bankacılık sektöründe kredi riskinin arttığına ve özellikle bireysel borçlulukta ciddi bir bozulma yaşandığına işaret ediyor. Buradaki en önemli nokta, bankaların sorunlu alacaklarını rekor düzeyde satmasına rağmen takipteki alacak oranının yükselmeye devam etmesi.

    Vatandaş borcunu ödeyemiyor, krediler geri dönmüyor, gidişat nereye?

    YanıtlaSil
  22. Mahfi bey'in dikkatine:

    20 yıllık profesyonel tecrübem var, evliyim ve bir çocuğum var. İyi sayılabilecek bir üniversiteden mezunum, ve iyi sayılabilecek bi CV sahibiyim. Herhangi bir güvencem yok (birikmiş para, ev, aile desteği, çevre vb.) Son 2 aydır bir tanıdıkta misafir olarak yaşıyoruz.

    Son günlerde donuklaştığımı farkettim. Hislerim körleşmiş durumda. Yazmamın sebebi biraz da kendi duygularımı anlamaya çalışmak. "İnsan, bir başkasına konuştukça düşüncelerini geliştirir ve öteye taşır." diye okumuştum. Bazen biriyle konuştuğumuzda düşüncelerimizin ötesine geçip saçmalamamız da bundan olurmuş. Konuşacak kimse yok çevremde, ben de boşluğa yazarak belki duygu ve hislerimi anlarım.

    Klişe veya bilinen şeyleri yazıp tekrara düşmek istemem. Evet; şu an yaşadığım durum çok zor, özgüven kalmıyor, insanlar berbat, firmalar saçma, en kurumsal dediklerimiz bile rezil, etik ve ahlâktan yoksun, ucuz ve basit vs. yaşadığım türlü tecrübe ve rezillikleri anlata anlata bitiremem.

    Bütün bunların dışında, işsizliğin ötesinde bir kaygıya girmiş durumdayım. Nedir bu derseniz; her an "homeless (sokaklarda yaşayan)" biri olabilirim. Bildiğiniz, gerçek anlamda "düşkün" olmaktan bahsediyorum. Son 1 haftadır sırtımda çantam; dışarılarda, kütüphanelerde filan zaman geçiriyorum. Kütüphanelere çok gitmek eskiden de alışkanlığımdı, ama bu sefer çaresizlikten gidiyorum. Böyle olunca mekân sizin için aynı mekân olamıyor; sığınabilecek hiçbir yerim ve kimsem kalmadığı için kütüphanelere gidiyorum. Geçen gün saçımı kendim kesmeye çalıştım ama beceremedim; hepten sokak çocuğu gibi görünmeye başladım. Sakalım uzuyor, duş alma imkânım olmadığından temiz gezememeye başladım. Çocuğumu daha az görmeye çabalıyorum bendeki değişimi fark etmemesi için.

    Olayları dramatize etmek ve ajitasyona girmek istemiyorum. Biliyorum ki 1 günde çözülecek bir mesele benimki. Bugün aradığım nitelikte bir iş bulsam yarın tertemiz giyinir, kokularımı sürünür, herşey normal ve tüm bunlar yaşanmamış gibi ofisime giderim. Ancak öylesine bir eşikteyim ki; ya çemberin içindeyim, ya da dışında. Gençliğimizde romantik hislerle dinlediğimiz şarkıların gerçek anlamını bugün acı tecrübelerle kavrıyorum.

    Filmin sonu nereye varıyor bilmiyorum. En ürkütücü olansa; faturaların da ödenememesi sonucunda telefonumu da kullanamaz olmam. Böyle bir hâlde; tamamen sistem dışında kalır, iş başvurusu bile yapamaz hâle gelir, dünyayla ilişkim tamamen kopmuş durumda bulurum kendimi.

    Sonun başlangıcında sayılırım.

    İşsizlik sürecimdeki yaklaşık 6. ayıma girdim.

    Hislerim ve durumum bu.

    Kaynak:
    https://eksisozluk.com/entry/187429162

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Galiba Mahfi bey'in ismini "anonim" bazlı kullanarak onun yerine yazan, sanki Mahfi bey cevap yazıyormuşçasına algı oluşturan troller çoğaldı...

      Açıkçası Mahfi bey'in dört başı mamur düşünülmüş, titizlikle analiz edilerek yazılmış cevaplarını bizzat onun kelimelerini okuyunca hemen anlayabiliyorum.

      "28 Ekim, saat: 13:06"da cevap yazan kişinin "Mahfi Eğilmez" olmadığına eminim.

      Çünkü "hakiki" Mahfi bey, 13:06'da olduğu gibi bir üslup kullanmaz!

      Sil
    2. Yanlız değilsiniz,Çin başta olmak üzere tüm asya da sizin gibi 100 milyondan fazla insan var.

      Sil
    3. Haklısınız o yorum bana ait değil, gözümden kaçmış. Sildim.

      Sil
  23. "Can Yayınları" Genel Yayın Yönetmeni "Cem Akaş"ı kaybettik. 1968 doğumluydu, çok genç yaşta gitti. (Yakın zaman önce, 19 yaşındaki oğlunu kalp yetmezliğinden kaybetmiş.)

    Umarım Mahfi bey'in kalbinde problem yoktur, günümüz koşullarında "76 yaş" ileri bir yaş değil; ömrünüz uzun olsun...

    YanıtlaSil
  24. "Hitit tarihi" ile güncel bulguları, yeni yayınlanan makale veya kitapları hâlâ takip ediyor musunuz?

    Tamamen bıraktınız mı artık?

    YanıtlaSil
  25. Kayıtdışının etkisi de fazladır diye düşünüyorum

    YanıtlaSil
  26. Hocam,

    Cumhuriyetimizin 103. yılını kutlarken;

    "Tom Barack zihniyeti"nin hâlâ var olduğunu aklımızın bir köşesinde tutmamızı önerir misiniz?

    Böyle zihniyetleri ciddiye almak gerekir mi? Yoksa bunlar gelip-geçici, unutulmaya mahkûm şeyler mi?

    Tavsiyeniz nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. CIA'nin ve dolayısıyla ABD yönetiminin Türkiye hakkında bilinen tezlerini anlatıyor. Ciddiye almak lazım ve bence Dışişlerine çağırıp haddini bil demek lazım. Ama nerede o dış politika?

      Sil
    2. Kalbim iyi ve temiz. Sağolun.

      Sil
  27. "Çin'de 'hukukun üstünlüğü' ilkesi var." diyordunuz.

    Peki öyleyse bu ne Mahfi bey:

    Çin'de borsa denetiminden sorumlu "Menkûl Kıymetler Düzenleme Komisyonu"nun (CSRC) eski başkanı "Yi Huiman" yolsuzluk soruşturmasının ardından rüşvet suçundan idam cezasına çarptırıldı.

    (29 Ekim 2026)

    https://www.diken.com.tr/cinde-yolsuzluk-borsa-denetim-baskanina-idam/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazdığınız Çin'de hukukun üstünlüğünün kanıtıdır.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fon Krizinin Faturasını Kim Ödeyecek?

ABD - İran Savaşının Türkiye Ekonomisine Etkileri

Ahlaki Tehlike ve SPK'nın Tasfiye Kararı