Gülten Kazgan’ın Ardından: İktisadi Düşünce ve Politik İktisadın Evrimi Üzerine

Türkiye’nin en önemli iktisatçılarından Prof. Dr. Gülten Kazgan’ı sonsuzluğa uğurlarken hocanın ekonomiyi analitik çerçevede ele almamda büyük etkisi olan İktisadi Düşünce ve Politik İktisadın Evrimi kitabını değerlendirerek onu anmak istedim.

Ekonomi dendiğinde aklınıza sadece soğuk grafikler, karmaşık matematiksel formüller ve ruhsuz piyasa verileri mi geliyor? Eğer öyleyse, ekonomi biliminin asıl ruhunu, yani insanı ve toplumu kaçırıyorsunuz demektir. Türkiye’de ekonomik düşünce tarihini bu kuru ezberden kurtaran, onu yaşayan bir organizma gibi önümüze seren çok özel bir rehberimiz var: Prof. Dr. Gülten Kazgan ve anıtsal eseri İktisadi Düşünce veya Politik İktisadın Evrimi.

Onlarca ekonomik düşünce tarihi kitabı dururken, Kazgan’ın bu eseri neden başucu kitabı olmayı hak ediyor? Gelin, bu kült eseri benzerlerinden ayıran unsurlara ve bize kazandırdığı perspektiflere yakından bakalım.

Standart ekonomi kitapları, kuramları genellikle zamansız ve mekânsız mutlak doğrular gibi anlatır. Gülten Kazgan ise tam tersini yapar. O, ekonomik düşüncelerin boşlukta doğmadığını; krizlerin, sınıf çatışmalarının ve toplumsal dönüşümlerin birer ürünü olduğunu savunur.

Adam Smith, sadece "görünmez el"i bulan bir dahi değil, Sanayi Devrimi İngiltere’sinin yükselen burjuvazisinin sesidir.

Karl Marx, kapitalizmin fabrikalardaki çelişkilerinden beslenen bir sistem eleştirmenidir.

John Maynard Keynes, 1929 Büyük Buhranı’nın yarattığı enkazı kaldırmak zorunda kalan bir kriz dönemi iktisatçısıdır.

Kazgan’ı okurken, teorilerin arkasındaki tarihsel ve politik bağlamı görür, ekonominin aslında bir "siyaset ve felsefe" disiplini olduğunu yeniden hatırlarsınız.

Piyasadaki birçok yabancı çeviri veya yerli ders kitabı, Neoklasik ekonomi teorilerini ekonominin zirvesi ve tek doğrusu gibi sunar. Kazgan ise kitaba "Gelişmekte Olan Ülke" gözlüğünü takarak yaklaşır.

Batı’da üretilen teorilerin Türkiye gibi çevre ülkelerde neden her zaman birebir çalışmadığını, az gelişmişlik ve kalkınma süreçleri üzerinden sorgular. Bu yönüyle kitap, okuyucuya körü körüne bir kabulleniş değil, şüpheci ve esnek bir analitik güç aşılar.

Ekonomi tarihi kitapları genellikle kronolojik bir biyografi yığınına dönüşme riski taşır. Kazgan’ın kalemi ise bu tuzağa düşmez. Karmaşık teorik modelleri ve soyut felsefi akımları, akademik terminolojiye boğulmadan, son derece yalın ve akıcı bir üslupla aktarır. Kitap bu sayede sadece ekonomi öğrencilerinin değil, sosyoloji, tarih ve siyaset bilimi meraklılarının da rahatça okuyabileceği bir köprü görevi görür.

Gülten Kazgan’ın eseri, sadece ekonomi tarihini öğretmez; bugünün dünyasını, küresel krizlerini ve ekonomik politikalarını anlamlandırmanızı sağlayacak bütüncül bir vizyon sağlar. Eğer ekonominin sadece rakamlardan ibaret olmadığını görmek ve olayların arkasındaki "neden" sorusunun peşine düşmek istiyorsanız, bu kitabı mutlaka okumanız gerekir.

Yorumlar

  1. Murat DAĞLIOĞLU21 Ağustos 2026 22:49

    Mahfi Hocam, Gülten Hoca’nın bu önemli eserini bugün siparişini verdim. İki husustan dolayı çok üzgünüm. 1. Gülten Hoca’yı kaybetttiğimiz için üzgünüm. 2. Gülten Hoca’nın bu baş ucu eserini geç okuyacağım için çok üzgünüm. Gülten Hoca’ya rahmet, sizlere de baş sağlığı diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Murat Dağlıoğlu, hepimizin başı sağ olsun. Gülten Kazgan'ın bu kitabı ABD veya İngiltere'de yayınlanmış olsa dünya çapında kitap olurdu.

      Sil
    2. Ne kadar haklısınız Mahfi hocam...

      Sil
    3. İşte doğru ve en üzücü cümle bu: Gülten Kazgan'ın bu kitabı ABD veya İngiltere'de yayınlanmış olsa dünya çapında kitap olurdu.

      Sil
  2. Hocam günlük gazete alıyor musunuz? Alıyorsanız hangileri?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 10 yıldan fazla oldu günlük gazete almıyorum. Çünkü haberleri sosyal medyada anında okumak mümkün. İzlediğim yazarları da aynı şekilde okuyorum. Günlük gazete geçmişten haber getiren mektup gibi oldu.

      Sil
    2. Hocam yalan haberler konusunda ne yapıyorsunuz? Bir de shorts denilen formatı izliyor musunuz, hocam?

      Sil
    3. Hiçbir şey yapmıyorum. İzlemiyorum.

      Sil
    4. Hocam haftalık Oksijen gazetesi basılı olarak çok iyi tavsiye ederim

      Sil
    5. Eskiden gazete okumak bir keyifti. Şimdi dijital dünyada bilgi sınırsız gib. İcine her an dalabileceğin ve yapay zeka ile daha da derinlere gidebileceğin bir mecra!

      Sil
    6. Eskiden yani dijital haber ve bilgi akışının olmadığı bir dünyada bir önceki günün haberlerine ulaşmak için gazete alır okurduk. Şimdi dijital dünyayı izleyen birisi için dünkü gazete çoktan duyulmuş, yorumlanmış bilgileri veren bir kaynak konumunda.

      Sil
  3. İktisat bilimi ile akademik olarak bütünleşenlerin ve ilgilenenlerin , eserleriyle yakınen tanımasının yanında kulaklarda yer etmiş duayen bir iktisatçı idi.
    Prof. Dr. Gülten Kazgan, iktisat bilimini bazı modellemelerin ötesinde görerek, eserlerinde bu bilimi anlamlandırmaya katkıda bulunanların öncülerinden olarak; Sn Mahfi üstadın haklı olarak bir anı yazısı ile onun önemli bir eserini
    vurgulaması ve tavsiyesine teşekkür ediyorum.

    YanıtlaSil
  4. Ama Mahfi bey, Gülten Kazgan; "marxist"ti...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyüklüğü oradan geliyor.

      Sil
    2. Şoktayım. Gerçekten Gülten hocanın marksist olduğunu mu düşünüyorsunuz?

      Sil
  5. Benim ekonomi diyince aklıma Mahfi Eğilmez geliyor.

    YanıtlaSil
  6. Gülten hanımın bahsettiğiniz eserini sıradan okuyucu da okuyabilir mi? Analitik düşünmeyi geliştirmek açısından

    YanıtlaSil
  7. Hocam , Sayın Kazgan'ın tespiti "Gelişmekte Olan Ülke" yazımız değişmeyecek .

    YanıtlaSil
  8. Hocam, François Quesnay aslında doktor olmasına ne dersiniz, iktisatçının dünya görüşü bile etkilemez mi ekonomik düşünceleri. Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilim insanı bilimle uğraşırken kendi yargılarını bir kenara bırakmak durumundadır.

      Sil
  9. Hocam katılıyor musunuz;
    Yapısal reformların en önemlilerinden biri işgücü piyasasının esnekleştirilmesidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hukukun üstünlüğü, tarafsızlığı ve bağımsızlığı sağlanmadan işgücü piyasasını esnekleştirmek sermayenin dilediğini yapabilmesine yol açmak demek olur. Ki zaten büyük ölçüde böyle yürüyor.

      Sil
  10. Merhaba hocam Gülten hoca nin anısına saygısızlık etmeden baska bir sorum olacak ekonomist dergisinin acemoglu icin yazdigi yazi icin bir yorum yapar misiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapamam çünkü Acemoğlu'nun kitabını henüz okumadım. Sadece şunu söyleyebilirim: Eleştiri dozu kaçırıldığında konu terbiyesizlik alanına girer. The Economist'in eleştiri öyle olmuş.

      Sil
  11. Hocam Daren hoca ile the economist arasındaki mevzuya ne diyorsunuz

    YanıtlaSil
  12. Hiç iyi giden bir şey yok. Her şey kötü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi giden şeyler de var ama kötü gidenler o kadar çok ki iyiler onların arasında kaybolup gidiyor.

      Sil
  13. Hocam yine Harika bir konu seçmişsiniz, Sayenizde Gülten Hocayı tanıma ve okuma fırsatımız, olacak, Mekanı cennet olsun,
    Teşekkürler Hocam,

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fon Krizinin Faturasını Kim Ödeyecek?

ABD - İran Savaşının Türkiye Ekonomisine Etkileri

Yatırım Araçlarının Son 10 Yıldaki Getirileri Üzerine Bir Karşılaştırma