Kayıtlar

TÜFE Yenilendi Ama Yaklaşım Aynı

Resim
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) önceden ilan ettiği gibi 2026 başından itibaren Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ölçümünde baz yılı, kapsam ve ağırlıkları değiştirdi. TÜFE’de yapılan değişiklikler sadece teknik bir güncelleme değil, ölçülen enflasyonun düzeyini ve kamuoyunun algısını doğrudan etkileyecek değişiklikler. Bu değişikliklerin neler olduğunu ek 1’de ayrıntılı olarak veriyoruz. Aşağıdaki tabloda TÜFE’nin kapsamı yer alıyor (kaynak: TÜİK, TÜFE Metodoloji Dokümanı): Endeksten çıkarılan ürünler arasında bazıları oldukça dikkat çekici görünüyor. Mesela bitki ve meyve çayı, kakao, diş çekme ücreti, otopark ücreti, bilgisayar ekipmanları (fare vb.), spor müsabakalarına giriş ücretleri, tıraş malzemeleri bunlar arasında ilk dikkat çekenler. Diyelim ki insanlar artık eskisi gibi diş çektirmiyor onun yerini dişlerini kaplatıyorlar ama kakaonun artık kullanılmadığı, erkeklerin tıraş olmayı bıraktıkları ya da spor müsabakalarına eskisi gibi gidilmediği söylenebilir mi? Tam tersine bunlar ...

Altın, Gümüş ve Manipülasyon

Resim
Altının yükselişi kısmen manipülasyon olsa da altında reel gerekçeler var. Trump'ın kararlarının hepsi risk artırıcı kararlar. Dolayısıyla riskler, belirsizlikler artınca güvenli liman görülen altına ve diğer değerli metallere hücum oldu. Fakat bu hücumla fiyatlar o kadar kısa zamanda o kadar hızlı yükseldi ki bu da normal değildi ve en ufak bir bahaneyle kâr realizasyonu yapılacağı belliydi. O da Warsh'ın aday gösterilmesi oldu. Oysa bu hamle bu kadar düşüşe neden olacak kadar önemli bir hamle değil. Ama dediğim gibi bahane arayan ortam bunu buldu ve kârları realize etme zamanı geldiğini düşünerek satışa geçti. Pek çok kişi de bu gelişmeyle paniğe kapılıp satışa geçtiler. Yükseliş de bir sürü psikolojisiydi düşüş de. Altın fiyatının (USD/Ons) son 20 gündeki gelişimini gösteren grafik (03.02.2026 saat 12.30) aslında her şeyin özeti gibi. Önce Trump’ın yarattığı risklere İran meselesi de eklenince panik halinde altına hücum yaşanıyor (1 ile gösterilen bölge) ve yaklaşık iki haft...

Altın ve Gümüşün Yükselişi ve Düşüşü

Piyasalar bir süredir adeta hipnoz altındaydı. Herkes, Donald Trump’ın Fed’in başına, Beyaz Saray’ın taleplerine hayır demeyecek; enflasyon riskini büyüme uğruna görmezden gelecek ve faizleri hızla aşağı çekecek güvercin bir isim atayacağını fiyatlıyordu. Bu beklentiyle dolar zayıflarken, altın güvenli liman algısıyla, gümüş ise hem endüstriyel talep hem de dolar ikamesi rolüyle hızla yükseliyordu. Merkez bankalarının rezerv tercihlerinde dolardan altına yönelmesi de bu hareketi destekleyen önemli bir faktördü.  Ancak Trump, yine piyasanın alıştığı senaryoyu bozdu. Fed Başkanlığı için adı öne çıkan Kevin Warsh, piyasaların beklediği sadık bir güvercin profilinden oldukça uzaktı. Daha önce Fed Yönetim Kurulu’nda görev yapmış, Wall Street deneyimi olan ve akademik kariyerini sürdüren Warsh, özellikle para politikasında şahin duruşuyla biliniyor. En önemlisi de siyasi baskılara karşı Fed’in bağımsızlığını önceleyen bir çizgiye sahip olması. Bu ihtimalin güçlenmesiyle birlikte, kol...

İşsizlik Gerçekten Düşüyor mu?

Resim
TÜİK, 2025 yılsonu işsizlik oranını yüzde 7,7 olarak açıkladığında kamuoyunda doğal olarak bir şaşkınlık oluştu. Çünkü daha bir ay önce, Kasım verilerinde işsizlik oranı yüzde 8,6 idi. Ne oldu da işsizlik bir ayda böylesine sert bir düşüş gösterdi? Bu sorunun yanıtını bulmak için manşetlere değil, rakamların arkasına bakmak gerekiyor. Aşağıdaki tablo mevsim etkilerinden arındırılmış verilerle Aralık 2024 ve Aralık 2025 sonuçlarını karşılaştırmalı olarak gösteriyor (kaynak: TÜİK: İşgücü istatistikleri, Temel İşgücü Göstergeleri, Aralık, 2025): 15 yaş üstü nüfus artıyor. Bu çok normal çünkü ülke nüfusu artmaya devam ediyor. Buna karşılık işgücü, yani çalışanlar ile işsizlerin toplamı, yüzde 1,2 oranında azalmış . Nüfus artarken işgücünün küçülmesi, “ekonomi iyiye gidiyor” denecek bir durum değil. İstihdam da artmamış, tersine binde 2 oranında gerilemiş. Yani daha fazla insan çalışmıyor, aksine çalışan sayısı düşüyor. Asıl dikkat çekici olan işsiz sayısındaki yüzde 11’lik azalma. Burad...

Hizmet Arzı Artışı da Düşerse Ne Olacak?

Resim
Ekonomide arz , belirli bir dönemde piyasaya satılmak üzere sunulan mal ve hizmet miktarını ifade eder. Bu nedenle her üretim arz değildir. Kendi ihtiyacı için bahçesinde limon yetiştiren birinin yaptığı şey üretimdir ama satışa sunulmadığı sürece arz sayılmaz. Aynı şekilde evde aile için yapılan yemek de bir hizmet üretimidir; ancak piyasa için üretilmediği için ekonomik anlamda arz kapsamında değerlendirilmez. Talep kavramı da çoğu zaman benzer biçimde yanlış anlaşılır. Ekonomide talep, sadece bir şeyi istemek değildir. Talep, satın alma gücüyle desteklenen istemektir . Birinin Rolls Royce istemesi başka bir şeydir, gelirine uygun bir otomobile yönelmesi başka. Ekonomik anlamda talep, ancak arkasında ödeme gücü varsa talep niteliği kazanır. Türkiye’de arz ve talebin seyrini izlemek için üç temel göstergeye bakıyoruz: Sanayi Üretim Endeksi (SÜE), Hizmet Üretim Endeksi (HÜE) ve Ticaret Satış Hacmi Endeksi TSHE). Sanayi ve hizmet üretimi birlikte ekonominin arz yönünün yaklaşık y...

Kayıt Dışı Ekonominin Büyüklüğü

Kayıt dışı ekonomi; devletten gizlenen, kayda geçirilmeyen faaliyetler olarak tanımlanabilir. Gölge ekonomi, yasa dışı ekonomi, gayrı resmî ekonomi, yeraltı ekonomisi, gizli ekonomi, kara ekonomi gibi adlarla da anılan kayıt dışı ekonomi, genel olarak ulusal gelir (GSYH) hesapları dışında kalan bölümü ifade eder. Dolayısıyla ülke ekonomisinin büyüklüğünü yansıtan GSYH hesapları kayıt dışı ekonomi kadar eksik görünür. Kayıt dışılık çeşitli farklı biçimlerde karşımıza çıkabilir: (1) Vergi dışılık: Satılan malın veya sunulan hizmetin karşılığında alınan gelirin, ihracat bedellerinin vb. vergi idaresine bildirilmemesiyle ortaya çıkar. (2) İstihdam dışılık: Çalıştırılan işçiye ödenen ücretin vergisinin ödenmemesi, işçi için sosyal güvenlik primi yatırılmaması. (3) Vergi dışılık dışında yasa dışılık: Uyuşturucu gibi yasal olarak satışı yasak olan malların satışından elde edilen gelirler, illegal kumar oynatma gibi yollardan elde edilen gelirler. Her kayıt dışı faaliyet yasa dışı değildir; an...

Önümüzdeki Küresel Riskler

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) 2026 raporu, küresel risklerin giderek belirginleştiğini vurgulamaktadır. Raporda öne çıkan ilk üç risk, günümüzde gerçekleşmeye başlamış olan olgular olarak tanımlanıyor: Jeoekonomik çatışma, yanlış bilgi ve dezenformasyon, toplumsal kutuplaşma. Jeoekonomik çatışma, devletlerin ekonomik araçları siyasal ve stratejik baskı aracı olarak kullanmasıyla ortaya çıkar. Bu çatışmalar genellikle askerî müdahale yerine ekonomik yaptırımlar, tarifeler ve teknoloji ambargoları yoluyla sürdürülür. ABD, bazı Çin ürünlerine yüksek gümrük vergileri uygulamış ve ileri teknoloji ihracatını kısıtlamıştır. Çin, karşılık olarak ABD ürünlerinin ithalatında vergileri artırmış ve stratejik teknolojilerde kendi üretimini güçlendirmiştir. Avrupa Birliği (AB), hem Çin hem de ABD ile ekonomik ilişkilerinde stratejik bağımsızlık hedefliyor. Özellikle teknolojik altyapı, enerji ve yeşil dönüşüm alanlarında AB, tedarik zincirlerini çeşitlendirme politikası izlemeye yönelmiş bulun...

Refah Artışı mı Kur İllüzyonu mu?

Resim
Bu analiz, Türkiye ekonomisinde uzun süredir tartışılan “döviz kurları gerçekliği ne ölçüde yansıtıyor” sorusuna yanıt aramayı amaçlamaktadır. Çalışmanın temel hedefi; yüksek faiz politikası ve sıcak para girişleriyle baskılanmış nominal döviz kurları yerine, TL’nin satın alma gücünü daha iyi yansıtan Reel Efektif Döviz Kuru (REK) temelli bir düzeltme yaklaşımı kullanarak, dolar cinsinden cari fiyatlarla gayrisafi yurtiçi hâsıla (GSYH) ve kişi başına gelirin alternatif görünümlerini ortaya koymaktır.  Uluslararası karşılaştırmalarda yaygın biçimde kullanılan dolar cinsinden GSYH ve kişi başına gelir göstergeleri, nominal döviz kuru üzerinden hesaplanmaktadır. Ancak enflasyon oranının döviz kurundaki artışın üzerinde seyrettiği dönemlerde, nominal kurla ifade edilen dolar cinsinden GSYH olması gerekene göre yüksek görünmekte, bu durum, refah düzeyi ve ekonomik büyüklük algısında yanıltıcı izlenimler doğurabilmektedir. Nominal döviz kuru, bir ülke parasının başka bir para birimi ...

Enflasyon Nasıl Düşürülür?

2026’nın ilk dört ayında yıllık enflasyonda ciddi bir düşüş görebiliriz. Bunun temel nedeni, 2025’in aynı döneminde enflasyonun olağanüstü yüksek seyretmiş olmasıdır. Eğer bu yılın ilk dört ayında aylık ortalama enflasyon yüzde 1,5 civarında gerçekleşirse, Mayıs ayı itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 22–23 bandına gerilemesi mümkündür. Ancak bu bir başarı hikâyesi değildir. Büyük ölçüde baz etkisinin doğal sonucudur. Dolayısıyla böyle bir düşüşe fazla anlam yüklemek, kamuoyunu yanıltır. Asıl soru şudur: Enflasyon baz etkisiyle geçici olarak mı düşüyor, yoksa doğru politikalarla kalıcı biçimde mi geriliyor? Bu soruya yanıt verebilmek için önce doğru teşhisi koymak gerekir. Bizde sık yapılan hata, hastalığın adını koymakla yetinmektir. “Sorun enflasyon” demek, bir hekimin “bu hastalık kanser” demesi gibidir. Yetmez. Hangi tür kanser olduğu bilinmeden doğru tedavi uygulanamaz. Türkiye’deki enflasyonun kaynağı nedir? Talep mi, maliyet mi, ikisi birden mi? Bunların yanında başka etkenl...

Değeri Yaratan Nedir?

Ekonomide değer, bir mal veya hizmetin insanlara sağladığı faydanın ölçüsü olarak kabul edilir ve genellikle fiyat ile ölçülür. Domatesin kilosu 40 lira denildiğinde bir kilogram domatesin değerinin 40 lira olduğu anlaşılır.  Ekonominin bir bilim olarak ortaya çıktığı ilk zamanlardan beri en önemli tartışma konularının başında mal ve hizmetlerin değerinin nereden kaynaklandığı ve neye göre biçimlendiği sorusu gelir. Bir kilo domates 40 lira ederken avokadonun bir tanesi niçin 45 lira ediyor? Bu değer farklılığını yaratan şey nedir? Bu soruya çeşitli ekonomi okulları farklı yanıtlar vermiştir. Adam Smith ile başlayıp David Ricardo ve John Stuart Mill ile doruk noktasına çıkan klasik ekonomi okulunun ve Karl Marx ile başlayan Marksist ekonomi okulunun bu soruya ortak yanıtı “değeri yaratan emektir” şeklindedir. Bir malın veya hizmetin üretilmesinde ve sunulmasındaki emek, o mal veya hizmetin değerini belirler. Marx, sermayenin de üretimdeki katkısını yine emekle açıklar. Sermaye,...