Kayıtlar

Kur Korumalı Mevduat Üzerine Tartışmalar

Kur korumalı mevduat; TL mevduat hesaplarına faize ek olarak kurda oluşacak değişimlerin farkını da eklemek suretiyle yüksek getiri vermeyi amaçlayan bir mevduat çeşididir. İki türlü uygulanıyor: (1) TL mevduatlardan kur korumalı mevduata geçenlere bankalar yüzde 17’ye kadar faiz ödüyorlar, kurdaki değişim TL aleyhine olmuşsa aradaki fark faize ek olarak Hazine tarafından bütçeden ödeniyor. Yılbaşından Temmuz sonuna kadar bu çerçevede bütçeden ödenen miktar 60,6 milyar TL olmuş. (2) Döviz tevdiat hesabını bozdurarak kur korumalı mevduat hesabı açanlara yine aynı sistem çerçevesinde ödeme yapılıyor yalnız burada farkı Hazine değil Merkez Bankası (TCMB) ödüyor. TCMB’nin yılbaşından Temmuz sonuna kadar bu hesaplara yaptığı ödeme konusunda yayınlanmış bir veri olmamakla birlikte konuya ilişkin tahmin yapanlar miktarın 80 milyar TL dolayında olduğunu söylüyor. Bir de ‘opsiyonlu kur kormalı mevduat hesabı’ var. Buna göre bankadaki döviz mevduatının yarısını bozdurup TL kur korumalı mevduat

Ütopyadan Distopyaya

Resim
Ütopya, içinde bulunduğumuz dönemde, gerçekleşmesi imkânsız ideal toplum tasarımını anlatmak için kullanılan bir sözcüktür. Yunanca, olmayan yer anlamındaki ou, mükemmel anlamındaki eu ve ülke anlamındaki topos sözcüklerinin bir araya getirilmesiyle türetilmiş bir sözcüktür. Rönesans dönemi İngiliz filozof, hukukçu ve devlet adamı Thomas More’un (1478 – 1535) Ütopya adını verdiği eserinden sonra yaygın biçimde bilinir ve kullanılır olmuştur. Bilinen en ünlü ütopyalar: Platon’un Devlet’i, Farabi’nin El Medinetül Fazıla’sı, Thomas More’un Ütopyası, Tommaso Campanella’nın Güneş Ülkesi, Francis Bacon’ın Atlantis’idir. Olumsuz ütopyalara distopya adı veriliyor. Distopik bir toplum olarak anlatılan toplumlarda otoriter – totaliter baskıcı bir sistem egemendir. Yunanca kötü, hastalıklı anlamına gelen dysidis ile olmayan yer anlamındaki ou sözcüğünün birleşmesiyle türetilmiş bir sözcüktür. Distopya sözcüğünü ilk kez İngiliz iktisatçı, filozof ve siyasetçi John Stuart Mill, kötü bir yer anlam

Gölge Ekonominin Büyüklüğü

Resim
Gölge ekonomi (kayıtdışı ekonomi, gri ekonomi, yer altı ekonomisi de deniyor), geçerli düzenlemelere uyulmaması yoluyla yasal ya da yasa dışı gelirlerin resmi kayıtların dışında tutulması eylemleri sonucunda oluşan büyüklüğe verilen isimdir. Bu aşamada iki farklı konuya dikkat etmek gerekiyor: Kayıt dışılık ve sistem dışılık. Elde edilen gelirin tamamı ya da bir kısmı kayda girmeden elde edilmişse kayıt dışılık söz konusu demektir. Bir işverenin çalıştırdığı işçiye asgari ücret tutarı kadar ödemeyi kayıtlı yapıp üstündeki tutarı elden vermesi halinde ödemenin bu bölümü alan açısından kayıt dışı gelir olarak alınmış olur. Bu durumda o kadar tutar aynı zamanda vergi ve sigorta primi dışında kalarak sistemde eksiklik yaratır. Buna karşılık bu parayı elde eden kişi onu harcadığında, yaptığı harcama karşı taraf için gelir yaratır. Yani kayıt dışı olsa da bu tutar sistem içinde kalır. Buna karşılık bir kazanç, kayıt içi olduğu halde sistem dışına çıkarılmışsa ekonomiye yararı olmaz. Bu

Türkiye: Ekonomi Laboratuvarı

Tıp, kimya, fizik gibi doğa bilimlerinin hepsinin hipotezleri, teorileri, araştırmaları laboratuvarda deneylerle test edilebilir. Zatürre teşhisi konulan bir hastanın derdinin gerçekten zatürre olup olmadığını anlamak için hastadan kan alınır, ciğerlerinin bilgisayarlı tomografisi çekilir, ciğerlerinden sıvı örneği alınır ve bunlar laboratuvarda incelenerek teşhis doğrulanır ya da yanlışlanır. Araçlar için yapılan egzoz muayenesinde aracın egzoz sistemi bir makineye bağlanır ve oradan çıkan zararlı gazların doğaya zarar verecek düzeyde olup olmadığı ölçülür. Sosyal bilimlerin laboratuvarı yoktur. Çünkü sosyal bilimler ve onun bir parçası olan ekonomi bilimi insan ve toplum davranışları üzerine kuruludur. Bu davranışlar, toplumdan topluma ve zamandan zamana farklı olduğu gibi aynı toplumda bile zaman içinde değişim gösterir. O nedenle de ekonomi bilimi, zaman geçtikçe, değişen davranış kalıpları ve toplumsal yapılanma paralelinde değişim gösterir. Alfred Marshall, ekonomik kanunları ş

Atasözlerinin Ekonomideki Yansımaları

Battı balık yan gider (Türk Atasözü) Türk futbol takımlarının borçları gelirleriyle ödenemeyecek düzeylere tırmanmış bulunuyor. Üstelik gelirleri TL ile harcamaları Euro ile. Yani bu işi başa baş noktaya getirmeleri mümkün değil. O nedenle yükü bankalara yıkmışlar, sanki hiç borçları yokmuş gibi hala hovardaca milyonlarca Euro harcayıp yeni oyuncular alıyor, izleyen yıl çoğunu tazminat ödeyerek yolluyor ve yerine yenilerini transfer ediyorlar. Çoğu tüketici de futbol kulüpleriyle aynı durumda. Bankalara borçları inanılmaz boyutlarda. Bir kredi kartının borcunu diğeriyle ödeyerek borcu daha büyük borçla kapatıyor ve sanki böyle bir borçları yokmuş gibi harcamaya devam ediyorlar. AVM’ler, restoranlar, kafeler tıklım tıklım dolu, trafikte arabadan geçilmiyor. Bu konuları hiç bilmeyen birisi bizim futbol takımlarını çok zengin, tüketicilerimizi de yüksek gelirli sanır. Hiçbir olayın tek bir nedeni yoktur ama çevremizde gördüğümüz ve nasıl olduğunu bir türlü anlayamadığımız harcama

ABD ve Avrupa’da da Faiz Enflasyondan Düşük

ABD’nin parası dolar, Avrupa'nın parası euro. Her iki para da rezerv para yani bütün dünyada alış verişlerde kabul edilen paralar. ABD’nin de Avrupa’nın da dış borcu da iç borcu da dolar ve euroyla ödeniyor. Yani bastıkları parayla hem iç borçlarını hem dış borçlarını ödeyebiliyorlar.  ABD de Avrupa da yine bastıkları parayla petrol, doğal gaz, altın, buğday gibi her türlü mal ve hizmeti dünyanın her yerinden alabiliyorlar. Paraları, rezerv para statüsünde olduğu için, bu alış verişlerde sorgusuz sualsiz kabul ediliyor. Amerikalılar da Avrupalılar da kendi paraları dışında bir parayı yatırım aracı olarak kullanmak ihtiyacı duymuyorlar. Çünkü dünyadaki en değerli (geçerlilik anlamında) paralara sahipler. O nedenle bankada mevduat olarak kendi paralarını tutuyorlar ve ölçü olarak hiçbir işlemlerinde başka bir parayı kullanma ihtiyacı duymuyorlar. Dolayısıyla onların enflasyonuyla paralarının dış değeri arasındaki ilişki yüksek değil. Onlardaki enflasyon daha çok para arzının yü

Kitaplar ve Yorumlar 2022 5

Veysel Ulusoy, Ekonominin Pusulası, Doğan Kitap, 2022 Veysel hocanın kitabı son zamanlarda ekonomi ve Türkiye üzerine okuduğum en etkileyici kitaplardan birisi. Kitap, konuları, ekonominin sıkıcı ve biraz üstten bakan diliyle değil de son derecede anlaşılır bir dille ele alıp açıklıyor. Veysel hoca, çok bilinen konuların bile az bilinen hatta bilinmeye yönlerini bulup çıkarmış ve sade bir dille anlatmış ve ekonomi, işletme, finans öğrencileri kadar meslekten uzmanlar için de çok yararlı bir kitap ortaya çıkarmış. Mutlaka okuyun derim. Nimet Çakır, Güray Küçükkocaoğlu, Türkiye’de Ekonomik Büyümenin Son Yirmi Yılı (2000- 2020): Türkiye – Çin Karşılaştırmalı Analizi, Siyasal Kitabevi, 2022 Çakır ve Küçükkocaoğlu Türkiye ekonomisinde büyümenin son 20 yılı ele alıp inceledikleri bu kitaplarında 29 endeksi ele alarak derinlemesine bir inceleme yapmışlar. Bu endeksler arasında Pisa okuma endeksi, hukukun üstünlüğü endeksi, kayıt dışı ekonomi GSH yüzdesi, küresel rekabet endeksi gibi bir

Çok Daha Zor Günler Kapıda

Resim
Yedi yıl önce bu blogda yayınlanan ‘Kapitalizmin Sonu mu Geliyor?’ başlıklı yazımda şöyle yazmıştım: “Kapitalizmin artık bütün dünyayı kapsaması, devre dışında kalıp da krizi dengeleyebilecek ekonomi bulunmadığını bize gösteriyor. İşte bu yüzden küresel kriz bir döngüsel krize dönüşebilme potansiyeline sahip bulunuyor. Eğer böyle bir döngüsel krize dönüşürse içinden çıkılmaz bir hal alabilir, büyüdükçe, yaygınlaştıkça esnekliğini kaybeden kapitalizm ilk kez çökme olasılığına yakın bir görünüm içinde görünüyor.” [i] Bugün küresel krizin üçüncü aşamasındayız ve önceki yıllarda sistemi dengeleyen gelişmekte olan ekonomiler de krizin içine girmiş durumdalar. [ii] Gelişmiş Ekonomilerin Durumu Çok Sıkıntılı Gelişmiş ekonomiler, küresel krizle birlikte girdikleri sıkıntılardan aradan 14 yıl geçmesine, para arzını inanılmaz düzeylere çıkarmalarına, bütçeden ekonomiye büyük destekler vererek borç yüklerini neredeyse taşınamayacak düzeye getirmelerine karşın çıkamadıkları gibi bugün daha d

Rusya Merkez Bankasından Enflasyonla Mücadele Dersi

Resim
Son günlerde bazı izleyiciler ‘enflasyonu düşürmek için faizi artırmak gerekir diyordunuz, Fed faiz artırıyor ama enflasyon düşmüyor’ diye yorumlar yapıyor. Bu yorumları yanıtlamadan önce ABD’de enflasyon ve Fed faizi arasındaki son bir buçuk yıllık ilişkiyi gösteren bir grafik paylaşalım (grafik, Fed’in ve US Census Bureau’nun verilerinden derlediğim tablodan tarafımdan hazırlanmıştır.) Grafikteki kesik çizgi Fed’in enflasyon için öngördüğü uzun vadeli dengedir (yüzde 2.) 2021 yılının başında enflasyon Fed’in uzun vade için öngördüğü dengenin altındaydı. Aynı tarihte Fed’in faizi de yüzde 0,25 idi. İzleyen aylarda enflasyon yukarıya doğru hareketlenmeye başladı ama Fed bunu geçici bir olgu olarak gördüğü için faizle oynamadı. Grafiğe dikkat edilirse Fed’in uzun süre enflasyondaki artışı herkesle birlikte seyrettiği görülüyor. 2022 yılının Mart ayına kadar faizi artırmayan Fed, artık bunun geçici bir olgu olmadığını kabul ederek faiz artırımlarına başladı. Ne var ki hem geç kaldığı hem

Dolar Euro Eşitliği Bizi Nasıl Etkiler?

Resim
Sonunda beklenen oldu ve 1 USD = 1 Euro paritesi gerçekleşti. Euro ilk kez fiilen dolaşıma girdiği 1 Ocak 2002’de 1,17 USD denkliğiyle başlamıştı. Paritenin en yüksek olduğu tarih 3 Mart 2008’dir (1 Euro = 1,57 USD.) Küresel krizle birlikte düşüşe geçen Euro, ilerleyen dönemde toparlanarak yükseldiyse de hiçbir zaman tarihi zirvesine yaklaşamadı. 2022 yılı başında parite 1,13 idi. 13 Temmuz itibarıyla 1 Euro = 1,0022 USD düzeyine gerilemiş bulunuyor. Fed’in faiz artırımlarının dolara değer kazandırması yalnızca euro ile sınırlı değil. Dolar endeksindeki gelişim doların bütün paralara karşı değer kazandığını gösteriyor. 2022’ye girerken 95,7 olan Dolar Endeksi (DXY) 13 Temmuz itibarıyla108,3 düzeyinde bulunuyor (son 20 yılın zirvesi.) Dolar endeksinin 108,3 olması doların, endekste bulunan 6 para birimine göre (Euro, Yen, Pound, Kanada Doları, İsveç Kronu ve İsviçre Frangı) yüzde 8,3 daha değerli olduğunu gösterir.  ABD ekonomisinin başta enflasyon olmak üzere birçok sıkıntıyla karş