Yayınlar

Hazinenin İç Borçları

Resim
Merkezi yönetim ifadesi kamu kesiminin en büyük bölümünü kapsar. Bu çerçevede şu kurumlar yer alır: Genel bütçe içinde yönetilen daireler (TBMM, Cumhurbaşkanlığı, Yargı Organları, Bakanlıklar vb.), özel bütçeli idareler (YÖK, Üniversiteler, Karayolları G.M., Türk Tarih Kurumu, Devlet Tiyatroları G.M. vb.) ve düzenleyici ve denetleyici kurumlar (BDDK, TMSF, SPK, RTÜK vb.) Merkezi yönetimin brüt borç stoku aşağıdaki tabloda sergileniyor:

Beklentiler Nasıl Bozuldu?

Resim
Ekonomik birimler (tüketiciler, üreticiler, şirket yöneticileri) kötü şeyler olacağını beklerse kötü şeyler, iyi şeyler olacağını beklerse iyi şeyler olur. Çünkü bu birimler beklentilere göre tavır alırlar. Örneğin enflasyonun yükseleceğini beklerlerse ürettikleri, sattıkları mal ve hizmetlerin fiyatlarını artırırlar. Ve sonuçta enflasyon yükselir. Beklentileri en çok etkileyen şeylerin başında hükümetlerin ve merkez bankalarının uyguladığı politikalar ve yaklaşımlar gelir. Hükümetin ya da merkez bankasının aldığı yanlış kararlar ya da alması gerektiği halde almadığı bazı kararlar yine beklentileri bozarak ekonomi politikasının etkisiz kalmasına yol açar. Enflasyonun artışa geçtiği bir ortamda enflasyonla mücadele edeceğini açıklamış bir hükümetin vergileri indirmesi ya da enflasyon hedeflemesi uygulayan bir merkez bankasının hızlanan enflasyon ortamında faizleri düşürmesi enflasyonun yükseleceğine ilişkin beklentiler oluşturur.

IMF'nin 2021 Dünya ve Türkiye Tahminleri

Resim
  2021 Yılı İçin Dünya Tahminleri

Özdeyişlerim (Aforizmalar)

“Bir kez yalan söylemeye başlarsanız sonuna kadar yalan söylemek zorunda kalırsınız.” “Sorunu yanlış tanımladığımız sürece çözümü bulamayız.” “İnsanlar gördüklerine değil de duyduklarına inanmaya başlamışsa doğruları anlatmak giderek zorlaşır.” “Yaptığınız hataları kabul edip düzeltmek yerine kendinizi haklı göstermeye çabalarsanız yaşamınız bir hatalar zincirine dönüşür.” “Riskleri düşürmek istiyorsanız, hatalarınızı kabul edip düzeltmeye başlayın.” “En büyük risk hatayı kabul etmemekle oluşur.”

Enflasyon Oranının İnandırıcılığı Sorunu

Resim
TÜİK’in açıkladığı istatistik göstergeler arasında kamuoyunda en fazla tartışma konusu olanları enflasyon ve işsizlik verileridir. TÜİK, son dönemde işsizlik verisini resmi işsizlik ve geniş işsizlik verisi olarak açıklamaya başlayınca tartışmanın işsizlik kısmı bir anlamda sona erdi. Resmi işsizlik verisi yüzde 12 dolayında olduğu halde geniş işsizlik verisi yüzde 30 dolayında açıklanınca resmi işsizliğin yalnızca bir tanım farklılığından kaynaklandığı, gerçekte işsizliğin yüzde 30 oranında olduğu konusu resmi olarak da onaylanmış oldu. Buna karşılık enflasyon oranı meselesi hala karışık. TÜİK, Mart ayı itibarıyla 12 aylık enflasyon oranını tüketici fiyatları açısından (TÜFE) yüzde 16,19, yurt içi üretici fiyatları açısından (Yİ-ÜFE) yüzde 31,20 olarak açıkladı.  Sokaktaki insanlara sorduğunuzda karşılaştıkları enflasyon oranını yüzde 30’lar (yani Yİ-ÜFE) dolayında hissettiklerini söylüyorlar. Oysa tanım gereği onların karşılaştığı enflasyon TÜFE ile tanımlanıyor. Bu durumda tüketic

Dış Borçlar ve Hazine Garantileri

Resim
Türkiye’nin Brüt ve Net Dış Borç Stoku Aşağıdaki tablo 2020 sonu itibarıyla Türkiye’nin toplam dış borç stokunu gösteriyor (aksi belirtilmedikçe bu metindeki bütün veriler için kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı / Aylık Kamu Borç Yönetimi Raporu, Mart 2021.) Görüleceği gibi toplam brüt dış borç stokumuz 2020 sonu itibarıyla 450,1 milyar dolar ve buna göre brüt dış borç yükümüz (Brüt Dış Borç Stoku / GSYH) yüzde 62,8’dir. Türkiye’nin brüt dış borç stokundan bazı alacaklar ve hesapların indirilmesiyle bulunan 2020 sonu net dış borç stoku 268,9 milyar dolardır ve buna göre net dış borç yükü (Net Dış Borç Stoku / GSYH) yüzde 37,5’dir.  

Enflasyon, Kur, Faiz ve Risk İlişkisi

Resim
Son kırk yılımız enflasyonu konuşmakla geçti. Ne yazık ki yalnızca konuşmakla geçti. Aşağıdaki grafik Türkiye’nin (kırmızı) enflasyonla sınavını gösteriyor. 2005 -2013 yılları arasında gelişmekte olan ülkeler (GOÜ) ortalamasından (yeşil) oldukça yüksek bir enflasyona sahip olsa da dünya ortalamasından (mavi) büyük bir kopma içinde görünmeyen Türkiye, asıl olarak son dört yılda ciddi biçimde olumsuz bir ayrışma içine girmiş (grafikte kullanılan veriler için kaynak: IMF, WEO Database, October 2020.)

Akıl Dışılık Tuzağı

Rasyonellik; akla, anlaşılmaya, mantığa uygun, tutarlı davranış anlamına geliyor. Bunun tersi yani akla, anlaşılmaya, mantığa uygun olmayan, tutarsız davranışlar da irrasyonellik olarak tanımlanabilir. İstikrar; belli bir noktada, aynı kararda ve biçimde sürüp gitme, kararlılık, yerine oturma anlamına geliyor. İstikrarsızlık; istikrarın tam tersine istikrarsız olma durumu, dengesizlik hali, bir düzende durmayan, durup oturmamış olan, kararsız anlamı taşıyor. Bir ülkede sürekli irrasyonel kararlar alınıyorsa irrasyonellik istikrar kazanmış olur ve insanlar kendilerini bu duruma uyarlamaya çalışırlar. Buna irrasyonelliği rasyonalize etme eylemi diyebiliriz. Bu aşamada kararlar rasyonel hale geldiğinde irrasyonellikmiş gibi algılanmaya başlanır.  Kur ve faiz üzerinden iki örnek ele alarak bu teorik altyapının uygulamada nasıl kendini göstereceğini açıklamaya çalışayım.

Faiz Niçin Artırıldı, Şimdi Ne Olacak?

Resim
Faiz Lobisi, Faiz Fobisi Kurlar ve dolayısıyla enflasyon yükselirken faiz artırımını savunanlar faiz lobisi ilan edildi. Bir süre sonra başta siyasetçiler olmak üzere pek çok kişi bu tanımlamayı benimsedi ve faizin artırılması gerektiğini söyleyenleri faiz lobisine hizmet etmekle suçladı. Oysa en başından beri söylediğimiz gibi faiz lobisi diye bir şey yoktur olsa olsa faiz fobisi vardır.   Son dönemde Merkez Bankası peş peşe beklenenin üzerinde faiz artışları yapınca işler karışmaya, faiz lobisi söylemleri kaybolmaya yüz tuttu. Burada bir konuya açıklık getirelim: Faiz, aslında kuru denetlemek için kullanılmaz. Buna karşılık Türkiye gibi Doların son derecede etkili olduğu bir çeşit dual para sitemi içinde olan ülkelerde kur, enflasyon üzerinde en fazla etkili olan unsurdur. Bir başka ifadeyle Türkiye’deki enflasyon karma bir enflasyon (talep enflasyonu + maliyet enflasyonu) olmakla birlikte ağırlık kur baskısı nedeniyle maliyet enflasyonundadır. O nedenle kuru istikrar kavuşturm

Reform Paketine İlişkin Görüş ve Önerilerim

Resim
Reform ve Program Kelime anlamı olarak yeniden biçimlendirme demek olan reform; asıl olarak 16. yüzyılda Rönesans’ın yarattığı aydınlanmanın etkisiyle, giderek yaygınlaşan yanlış kilise uygulamaları ve haksızlıkları karşısında Almanya’dan başlayarak Avrupa’ya yayılan ve kiliseyi dini uygulamada değişiklik yapmaya zorlayan harekete verilen isimdir. Bugün reform kelimesi bu dinsel anlamından çıkarak daha geniş bir çerçeveyi tanımlayacak bir çerçeveye oturmuştur. Günümüzde reform denilince; var olan sistemin eksik ya da yanlış olduğu düşünülen yönlerini değiştirmek, yeni bir statüye kavuşturmak için yapılan düzenlemeler anlaşılıyor. Günümüzde reformlar genellikle bir program çerçevesinde sunuluyor. Bu programlardan bazıları sosyal, bazıları siyasal bazıları da ekonomik reform programları biçiminde olabiliyor.