Yayınlar

Dolar Kuru Yine Niçin Yükseldi?

Son iki günde Dolar kurunda yaşanan yükselişler üzerine pek çok soru sorulur oldu. Bunları topluca yanıtlamaya çalışayım. Döviz fiyatı hangi mekanizmayla belirleniyor? Ekonomi biliminde mal insanların ihtiyaçlarını ve isteklerini gidermek üzere alım satım konusu yapılan somut araçlardır. Bu tanım çerçevesinde ekonomi bilimi açısından döviz de tıpkı elma gibi bir maldır ve arz (satışa sunulan üretim) ve talebe (satın alınmak istenen miktara) göre piyasada belirlenen bir fiyatı (kur) vardır. Elma fiyatı gibi dövizde de arz yüksekse (mal bolsa) fiyat düşer, talep yüksekse fiyat artar. Buna karşılık kurun oluşumunda arz ve talep güçlerini etkileyen güçler elma arz ve talebini etkileyen güçlerden biraz farklıdır. Burada beklentiler çok daha fazla önem kazanır. Ekonominin genel gidişinin, ülke risklerinin artışının, yapılan açıklamaların ya da yurt dışında bizi de etkileyebilecek gelişmelerin kurlar üzerindeki etkisi elma fiyatı üzerindeki etkisinden çok daha fazladır.  

Kayıt veya Sistem Dışı Döviz ve Altınlar

Kayıt dışılık; kamu otoritesinden gizlenen, kayda geçirilmeyen, kayda geçirilmediği için denetlenip doğruluğu saptanamayan faaliyetler olarak tanımlanıyor. Kayıt dışı gelir de bu tür faaliyetlerde bulunmaktan dolayı elde edilen gelir olarak karşımıza çıkıyor. İki çeşit kayıt dışılık söz konusudur: Akım şeklinde kayıt dışılık, stok şeklinde kayıt dışılık. Akım şeklindeki kayıt dışılık; genellikle yıl içinde yapılan üretimin, elde edilen kazançların ya da yapılan harcamaların kayıt dışında kalması olarak çıkar. Böyle bir durum GSYH’yi etkileyen bir gelişmedir. Bir başka deyişle yıl içinde yapılan üretim, elde edilen kazanç ya da yapılan harcama kayıt dışında kalmışsa o yılın GSYH’si kayıt dışı bırakılan bu değerler kadar düşük görünür. Bir yıl içinde ülkede üretilen bütün nihai mal ve hizmetlerin toplam piyasa değeri 100 birim olsun. Bu üretimin 80 birimlik kısmı kayda geçmiş kalan 20 birimlik kısmı kayıt dışı kalmış olsun. Bu durumda bu ülkenin GSYH’si 80 birim olarak görünür. Stok şekl

Sınırlanması Gereken Şey Hırslarımızdır

Resim
Bugünlerde çok konuşulan büyük sıfırlama (the great reset) yaklaşımı üzerine düşünmeye devam ediyoruz. Bu konudaki ilk değerlendirmemi bu blogda yazmış (söz konusu yazım için bkz.: https://www.mahfiegilmez.com/2021/01/buyuk-sfrlama-great-reset.html ) ve sürekli kriz yaratan kapitalist sistemin günümüz koşullarına uydurulması için bazı düzenlemeler öneren büyük sıfırlama yaklaşımına yönelik görüşlerimi o yazımda belirtmiştim. Özellikle neo-liberal politikaları yaşama geçiren Washington Uzlaşısı yaklaşımının yarattığı küresel krizden sonra yine büyük ölçüde sermaye kökenli düzenlemelerin dünyaya yarar getireceği konusunda ciddi kuşkularım var. Eğer dünyaya ve kapitalist sisteme gerçekten anlamlı yön verilmesi isteniyorsa yapılacak şey ‘ne pahasına olursa olsun büyümek’ şeklindeki hırsları sınırlamaktır. Kapitalizme yeni bir biçim verilmek isteniyorsa yapılması gereken şey doğaya ve çevreye zarar vermeyen ılımlı bir büyüme modeli geliştirmek olmalıdır.

Türkiye Ekonomisinde İvme Kaybı Ne Zaman Başladı?

Resim
Türkiye ekonomisi, 2001 krizi sonrasında yarattığı olumlu gidiş ivmesini, 2013 yılında Fed’in açıklamaları sonrasında kaybetmeye başladı. Bu kayıp son 3 yılda iyice belirgin bir durum aldı. Türkiye’nin 2000 – 2020 dönemindeki durumunu Avrupalı dört ülkeyle (Bulgaristan, Macaristan, Polonya, Romanya) karşılaştırarak değerlendireceğiz. Bunu yaparken bir ekonominin refah ve sağlık durumunu en net biçimde özetleyen üç göstergeyi (kişi başına gelir, enflasyon ve işsizlik) grafiklerle ele alıp analiz edecek ve Türkiye ekonomisinin ivme kaybının nedenlerini değerlendirmeye çalışacağız (Grafiklerin dayandığı veriler için kaynak: IMF, World Economic Outlook Database, October 2020.)

Az Bilinen Önemli Ekonomik Kavramlar ve Türkiye Örnekleri

İç Borç Çevirme Oranı İç borç çevirme oranı belirli bir dönemde (diyelim bir yılda) yapılan yeni borçlanmaların faiz dahil o yılda yapılacak iç borç geri ödemelerinin ne kadarını karşıladığını ölçmeye yarayan bir ölçüdür. Şöyle formüle edebiliriz: İç Borç Çevirme Oranı = İç Borçlanma / (Faiz + İç Borç Anapara Ödemesi) Eğer sonuç 1’den (ya da yüzde 100’den) küçükse Hazine yeni aldığı iç borçtan daha fazla geri ödeme yapıyor demektir ki bunun anlamı iç borç stokunun azalıyor olmasıdır. Sonuç 1’den büyükse o zaman Hazine ödediğinden daha fazla yeni borç alıyor demektir ki bu, iç borç stokunun arttığını gösterir. Türkiye’den 2020 yılı sonuçlarını alarak örnek verelim.

Kur ve Faiz Değişirken Kazananlar ve Kaybedenler

Resim
Toplumun bir kesimi kur veya faiz yükselirken bir kesimi de kur veya faiz düşerken kazanır. Kur ve faiz fazla değişmediğinde kazananlar ise üretimle uğraşanlar olur. 1 Ocak 2020’de USD/TL kuru 5,95 idi. 31 Aralık 2020’de kur 7,44 olmuştu.   1 Ocak 2020’de bankadaki 100.000 TL mevduatını dolar mevduatına çevirme talimatı veren bir kişinin hesabında (100.000 / 5,95 =) 16,806 dolar olur. Bu kişi 16.806 dolarını 31 Aralık 2020’de vadesi dolduğunda TL’ye çevirse (16.806 x 7,44 =) 125.042 TL olur. Bu kişi bir yılda 25.042 TL bir başka deyişle yüzde 25 faiz getirisi elde etmiş demektir (dolar tevdiat hesabının faizi sıfır olsa bile.) Oysa aynı kişi 100.000TL’sini TL mevduat olarak tutsa faiz getirisi kabaca 15.000 TL olacaktı. Demek ki kur yükselirken parasını dövize çeviren yerli tasarruf sahibi, kurdaki gerileme başlangıç noktasına gelmeden tekrar TL’ye dönerse kazançlı çıkıyor. Aynı hesabı Türkiye’ye sıcak para getiren yabancı yatırımcı için yaparsak farklı bir sonuçla karşılaşırız

Dış Ticaret ve Turizmde Durum

Resim
2020 yılı birçok ülke gibi Türkiye açısından da çok sıkıntılı bir yıl oldu. Bu sıkıntılar birçok alanda görülmüş olsa da en çok döviz gelirleri açısından etki gösterdi. Türkiye, geleneksel olarak dış ticaret açığı veren bir ekonomidir. Bu açığı başta turizm gelirleri olmak üzere hizmet geliri olarak elde ettiği dövizlerle düşürür ve kalan kısmı da, hepsi her zaman bir arada olmamak kaydıyla, yatırımlar, borçlanmalar, rezerv kullanımları, net hata ve noksan ile kapatır.

Demokrasi Sınıflandırmasındaki Yerimiz

Resim
 The Economist Dergisinin The Economist Intelligence birimi bir süredir demokrasi endeksi adı altında 167 ülkeye çeşitli ölçütlere göre notlar veriyor ve bu notlara göre de ülkeleri demokrasideki yerlerine göre sınıflandırıyor. Bu ölçütlerin esas alındığı değerlendirmeler şu kategoriler çerçevesinde yapılıyor: (1) Seçim süreci ve çoğulculuk, (2) Sivil özgürlükler, (3) Devlet fonksiyonları, (4) Politik katılım, (5) Politik kültür.

2021 Yılında Dünya ve Türkiye Ekonomisi

Resim
Büyüme, Enflasyon ve Ticaret Hacmi Tahminleri ve Değerlendirilmesi 2020 yılı ekonomilerde küresel krizle Covid–19 Salgınının birlikte yarattığı büyük hasarla tamamlandı. Covid-19 Salgını olmasaydı da başta Euro Bölgesi olmak üzere gelişmiş ekonomilerde sıkıntılar büyümeye yüz tutmuştu. 2020 başında gelen salgın bu sıkıntıları iyice artırdı ve sonuçta gelişmiş ekonomiler bir kez daha resesyon gerçeğiyle yüz yüze geldiler.