15 Aralık 2016 Perşembe

2017 Herkes İçin Zor Bir Yıl Olacak

Fed’in Faiz Artırımı ve Beklentileri
Fed FOMC (Fed Açık Piyasa Komitesi) toplantısından 0,25 puanlık faiz artırımı kararı ve 2017 yılına ilişkin olarak 3 kez faiz artırımı yapacağı beklentisi çıktı. İkisi de piyasaların beklentisine uygun. Önce Fed FOMC üyelerinin ABD ekonomisinin temel göstergeleri ve faiz oranı hakkında 2016 yılı ve 2017 yılına ilişkin tahminlerini bir tablo halinde gösterelim. Tabloda 2017 yılı için yapılan Eylül ve Aralık ayrımı üyelerin Eylül ayındaki tahminleri ile Aralık ayındaki tahminlerini gösteriyor.

Gösterge
2016
2017 (Eylül)
2017 (Aralık)
Eylül Aralık Fark
Büyüme (%)
1,9
2,0
2,1
+0,1
İşsizlik Oranı (%)
4,7
4,6
4,5
-0,1
Enflasyon (TÜFE, %)
1,5
1,9
1,9
0
Çekirdek Enflasyon (%)
1,7
1,8
1,8
0
Fed Faizi (%)
0,6
1,1
1,4
+0,3

Tabloya göre Fed FOMC üyeleri, enflasyon tahminlerini değiştirmemelerine karşılık büyüme ve işsizlikteki pozitif bakış değişikliğini faiz oranı beklentisine de yansıtarak faizin 0,75’den ortalama 1,4’e yükseleceğini tahmin etmişler. Kuşkusuz bu tahmin FOMC üyelerinin ortak tahmini değil, onların tahminlerinin bir çeşit ortalamasıdır. Buradan giderek Fed’in 2017 yılında 3 kez 0,25 puanlık faiz artırımı yapacağı tahmin ediliyor.

Fed’in Zor Dönemi Başlıyor
Fed Başkanı Janet Yellen’in karara ve beklentilere ilişkin basın toplantısında yaptığı açıklamalar ve sorulara verdiği yanıtlardan çıkan mesajların en önemlileri şunlar: (1) Ekonomide toparlanma görülüyor. (2) İstihdam koşulları güçleneceği görülüyor. (3) Enflasyonun bir iki yıl içinde yüzde 2’lik hedefe geleceği bekleniyor. (4) Ekonomideki gidiş kademeli faiz artışlarını işaret ediyor. (5) Para politikasının ılımlı genişlemeci eğiliminin sürdürülmesi yararlı görülüyor. (6) Yatırımcılar maliye politikasının genişlemeci olacağını algılıyorlar bu durumda maliye politikasındaki olası değişiklikler ekonominin görünümünü etkileyebilir. (7) Yeni yönetime Fed cephesinden herhangi bir tavsiye vermeye çalışılmıyor. (8) Piyasa beklentileri Fed’in faiz kararları için bir ön koşul oluşturmuyor. (9) Fed bilançosunun küçülmesi birkaç yıl sürer.

Bu mesajlara bakınca Fed’in büyüme ve istihdamda hedefe çok yaklaştığı, yüzde 2’lik enflasyon hedefine gelinmesine daha zaman bulunduğu kanısında olduğunu anlıyoruz. Bununla birlikte Fed’in, faizin, ekonomik aktivite üzerindeki gecikmeli etkisini dikkate alarak hedefe ulaşılacağının tahmin edildiği tarihten 18 ay önce faiz artırımına başladığını biliyoruz. Şu an itibariyle Fed’in önündeki en büyük bilinmeyen Trump’ın Başkanlığı sırasında nasıl bir maliye politikası izleyeceği meselesi. Kamuoyuna yansıyan açıklamalar Trump’ın genişlemeci bir maliye politikası uygulayacağı izlenimini doğuruyor. Yellen de bunu konuşmasında dile getiriyor. Kuşkusuz izlenecek maliye politikası, Fed’in para politikasını derinden etkileyecek. Fed’in, hükümetçe izlenecek genişlemeci bir maliye politikasını faiz artışlarıyla frenlemeye çalışması bir çelişki yaratabilir. Tersini yaparak faizi artırmaması ise bu kez enflasyonun artmasına yol açabilir.

Bu açıdan bakınca 2017 yılının Fed için zor bir yıl olacağını söylemek mümkün.

Fed Kararları ve Yaklaşımının Türkiye’ye Olası Etkileri
Birçok bilinmeyen var önümüzde. Böyle bir ortamda bu kararların bize nasıl etki yapacağını tahmin etmek çok zor. O nedenle bazı varsayımlara dayanarak tahmin yapmak doğru olacak. Her şeyden önce ekonomi dışı etkileri yani siyasal, jeopolitik risk artışlarını bir yana bırakarak yola çıkmamız gerekiyor. Çünkü bunların ne zaman, nasıl ve hangi boyutta olacağını tahmin etmek mümkün değil. Bunları bir kenara koyarak yola çıkmış olmamıza karşın bu tür etkilerin gerçekleşmesi halinde ekonomilerin çok daha sıkıntılı bir konuma gireceğini de aklımızın bir köşesinde tutmamız gerekli.  

İlk olarak Trump’ın seçim sırasında açıkladığı gibi maliye politikasını gevşeteceğini, ancak bu gevşetmenin ölçülü kalacağını, Fed’in 2017 yılında 3 kez faiz artırımı tahmini yapmasına karşılık 1 veya 2 kez (ikincisi yılsonunda olmak üzere) faiz artıracağını varsayalım. Bu durumda ABD’de enflasyonun artacağı ve Fed’in ileride daha fazla faiz artırmak durumunda kalacağı beklentisi doğacağı için Amerikan tahvil faizleri yükselmeye devam edecek ve dolayısıyla Türkiye gibi dış finansman ihtiyacı da riskleri de yüksek ekonomilerden döviz çıkışı olacaktır. Bu gelişmenin sonucunda bu ülkelerde kurlar yükselecek ve merkez bankaları döviz trafiğini tersine çevirebilmek için faiz artırmak durumunda kalacaktır.

İkinci olarak Trump’ın daha da gevşek bir maliye politikası izleyeceğini, Fed’in, bu politikanın yaratacağı enflasyonist baskıyı önlemek için 3 kez faiz artıracağını varsayalım. Bu durumda ABD tahvil faizleri daha hızlı yükselecek, Türkiye ve benzer konumdaki ülkelerden döviz çıkışı daha hızlı olacaktır. Bunun sonucunda kurlar biraz daha hızlı yükselecek ve merkez bankaları faizi çok daha sert bir biçimde artırmak zorunda kalacaktır.

2016 yılı olumsuz bütün şokların yaşandığı bir yıl oldu ve bu açıdan ekonomilerin dirençlerini de oldukça olumsuz etkiledi.

2017 yılı dış finansman ihtiyacı fazla olan ekonomiler için daha da zor bir yıl olacak gibi görünüyor. 

215 yorum:

  1. Hocam Ülkemizde Doların-TL'ye dönüştürüldüğü bir ortamda FED'in faizleri arttırması dış borç ödeme konusunda bizi negatif etkilemez mi?

    YanıtlaSil
  2. bence abd faiz artırmakla ayağına kurşun sıkıyor: faiz artışıyla beraber dünya piyasalarında doları yükseltecektir. zaten durgunlukta olan japonya ve ab ülkeleri değerlenen dolarla beraber abd mallarına talebi düşürecek, dolayısıyla mallarına yeterli talebi görmeyen firmalar (abd iş üretim yapan a da dolarla işlem yapan abd dışı firmalar) üretimi azaltacaktır. dolayısıyla büyümenin artması için ise maliye politikasına başvuracak, ciddi manada ikiz açıklar verecektir.FED sadece hedef koyduğu parametlere göre hareket ediyor ama abd ayağına kurşun sıktığı farkında değil bence.bu şuna benzer: nasılki geleneksel para politikası fiyat istikrarını gerçekleştirdiği halde, finansal krizin öngöremediği gibi,,,,YANLIŞ MIYIM HOCAM.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kısım biraz karışık. Faizi artırsa cari açığa olumsuz etki artırmasa enflasyona olumsuz etki yapıyor.

      Sil
    2. Enflasyon çok düşük. Neden krizden çıkmak için yüzde 3-4 enflasyona razı olmuyorlar. Bunun sebebi Amerikalıların enflasyon fobisi mi?

      Sil
    3. Değerlenen dolar ile ABD'den mal almayı azaltacaklar ve doları değerlenen ABD'ye daha rahat ihracat yapacaklar. Bizde doların ve euronun değerlenmesi bu yüzden avataj olarak kullanılamıyor çünkü sağlam üretmiyoruz.

      Sil
    4. Bizim durum da biraz öyle. TCMB faiz artırsa büyümeye olumsuz etki, artırmasa enflasyona ve şirket bilançolarına olumsuz etki yapıyor.

      Sil
    5. hocam Trump seçim döneminde ABD ekonomik politikasını açıklarken enflasyon oranlarının düşülüp, gevşek maliye politikası uygulayacağını söyledi. Bu tezat bir anlayış değil mi ... velev ki başardı bunu nasıl başarabilir.

      Sil
    6. Evet gevşek maliye politikası normal koşullarda enflasyonu artırır ama bir yandan faizlerinde Fed tarafından yükseltileceğini düşünürsek bu kontrol altında tutulabilir.

      Sil
    7. Hocam Abd icin faizlerin artmasi enflasyonu daha fazla artirmaz mi sonucta dunyadaki dolar Abd ye donecek. Fed bu yuzden faizi yavas yavas artirip bir anda enflasyonun yukselmesini istemiyor diye duymustum. Bilmiyorum yanlis mi

      Sil
  3. Hocam faiz artisi istemeyenlerin soyle bir plani olabilir mi: Turk lirasini birakalim degeri dussun. Buna karsilik olarak Ithalatta iddiamiz artsin, adeta kucuk bir Çin olalim. Halk iPhone alamasin ama cari acik da azalsin.

    Boyle bir plan soz konusu olabilir mi? Yani bunu siyasal olarak sormuyorum, ekonomik acidan boyle gecerli denenebilir bir yol var midir? Yoksa bu durumun benim ongoremedigim ciddi problemleri yaninda getirmesi olasi midir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanmam. Öyle olsa geçmişte de bu politika güdülürdü.

      Sil
    2. Dünya'da döviz, para bolken, ülkelerde ekonomi iyi ve tüketim fazla iken, Türkiye ihracatı arttırıcı tedbir olarak TL nin değerinin düşmesini isteyebilirdi. Ama bugün düşük TL istenen etkiyi sağlayamayabilir. Hele hele 450 Milyar $ borç var iken, düşük TL borcumuzu ödememizi daha da zorlaştıracaktır. Ayrıca üretimde ara mala bağımlı olan ülkemizde ithalatın pahalı olması üretim maliyetini arttıracak, enflasyonu da azdıracaktır. Sonuçta faizler mutlaka artacaktır.

      Sil
    3. Malum kişinin faizi düşük tutmak istemesinin tek sebebi Inşaat ya resulullah, gelsin ranttır. Plan program diye bir şey olmadı. 80 milyon için ekonomik program da yok, Titan Kenan'a taş çıkaracak bir piramidin (yandaşlar) işleyişi için ajanda var.

      Sil
  4. Hocam, FED'in faiz artışı Hazine'nin dış borçlanma maliyetini artırarak faiz ödemeleri yoluyla bütçe açığının artmasına neden olabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütçe açığı artmadığı sürece bu çok sınırlı bir etki yapar.

      Sil
    2. Faizler zaten 2.5 seviyesinde fazla bir etki yaratmaz.

      Sil
  5. Hocam maliye politikaları mal(reel) piyasasını mı etkiler yoksa alakası yok mudur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Etkiler çünkü enflasyon yaratıcı veya önleyici olarak fiyatları etkiler.

      Sil
  6. Hocam enflasyonu artırma hedefine, faizi artırarak nasıl ulaşılıyor teoriye ters değilmi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyon zaten artıyor, Fed, 18 ay sonra yüzde 2 olacağını tahmin ediyor ve ondan fazla artmaması için şimdiden faiz artışı yapıyor.

      Sil
  7. Hocam merkez bankası döviz rezervlerini alıp ABD' ye götürüp oranın faizinde değerlendirir mi? böyle birşey yapması makul müdür?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamamını değilse de bir bölümünü ABD'de Fed New York şubesinde tutarak bu şekilde değerlendiriyor zaten.

      Sil
  8. Merhaba hocam,
    ABD merkez bankası FED'in 2017 yılında faiz oranlarını yükseltmesinin beklentisi yeni başkan Trump'ın uygulayacağı genişlemeci maliye politikasının maliyeti dolara bağımlı olan ülkelere yüklenecektir denilebilir mi?

    YanıtlaSil
  9. Sayın Hoca'm, FED'in faiz arttırımının neticesinde ABD'deki dolar mevduatlarının ABD bankalarında belirgin biçimde artacağı ve ABD'li pek çok vatandaşın ve yatırımcının faizden kazanca yöneleceği ön görüldüğünde Trump'ın hedeflediği sanayi ve alt yapı yatırımları için gereken trilyonlarca dolar ABD yönetimi ve sanayicileri tarafından nasıl sağlanacak? Saygılarımla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkse parasını faizde değerlendirmiyor. Sanayide getirinin daha çok olduğu görüldüğünde hisse senetlerine yönelecektir yatırımcılar.

      Sil
  10. Hocam, ntvdeki programınızın videolarını takip edebilmemiz mümkün değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildiğim kadarıyla bunlar ayrıca bir yerde yayınlanmıyoır.

      Sil
  11. Ben Trumpin secim meydanlarinda soyledigi Kurumlar vergisi cok yuksek Kurumlar vergisini indirecegim. Alt yapi cok kotu ki cok hakli Alt yapi yatirimlarina agirlik verecegim iki soylemi ele alip diger ticari anlasmalar duvar yapimi gumruk vergisi vsleri saf disi birakirsak. Yukaridaki iki soylem kolaylikla hic bir baskiya maruz kalmadan gerceklestirebilecegi ve akla uygun oldugu kanatindeyim. Kuskusuz yukaridaki iki vaad ekonomi litaraturunde maliye politikasinin genislemeci yapoisinda yer almaktadir. FEdin bir sonraki adimlarini da etkiler.

    Ancak ben suna inaniyorum Enflasyon olgusunun gelinen noktada o kadar cok onemsemeninde fetis hale getirmeninde manasiz oldugunu dusunuyorum. Fed bana kalirsa simdide zaten ABDnin uzun yillar surdurulebilir buyume icin belirledigi enflasyon orani %2.5 hedef almasinin daha dogru olacagi kanaatindeyim. Fed %2 demesine ragmen ABD icin gerekli politika hedef enflasyonu %2.5dur. Hatta bana kalirsa Fed %3lere cikacak enflasyona bile razi olmalidir. Hali hazirda ABD 2012 sonundan itibaren %1ler altinda enflasyon oraniyla yasadi bunun verdigi krediyi bir kac sene %3 enflasyon hedefi ile harcasa kotu mu olur.

    ABDzaten uzun zamandir issiz kayit disina itilmis kitleler tarafindan ekonomik kriz yasantisini yuksek issizlik dusuk ucretler vasitasiyla surdu. Issizligin biraz daha dusmesi en azindan sosyal sistemle degilde piyasa mekanizmasi dahilinde daha az issizlik yaratilarak gelir yasam duzeyi duzeltilse fena mi olur.

    Tum bu argumanlarimdan hareketle Son tahlilde sunu diyebilmeliyiz
    Fedin enflasyonda %2.5-3 araligina gecmesi issizlikte de %4 u normal kabul etmesinin zamani coktan geldi. Butun bu dusuncemin hem dunya ekonomisi basta gelismekte olan ulkeler icin hem de ABD icin daha saglik oldugunu dusunuyorum

    YanıtlaSil
  12. Hocam ben bir iktisat öğrencisi olarak derslerde öğrendiğimiz teorileri burada temellendirme ve daha iyi anlama ihtiyacımızı giderdiğiniz için size çok teşekkür ediyorum. Bu yaptığınız hizmetin kıymeti çok yüksek. Size huzurlu bir 2017 yılı diliyorum. Sağlıcakla kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. 2017 yılının size de sağlık ve mutluluk getirmesini dilerim.

      Sil
  13. Hocam, geçen hafta kamu kurumlarının doları düşürmek için yüz milyonlarca dolar satmış olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Dolar kuru tekrar yükselince bu kurumlar yani kamu ciddi bir zarar etmiş olmadı mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Etmiş olacaklar ve ihtiyaçları olan dolarları yeniden alırken bu zararları ortaya çıkacak.

      Sil
  14. Hocam MB FED'in faiz arttırışları karşısında ne kadar dayanabilir ki, FED arttırdıkça oda arttırsın ama bunun MB açısından bir sonu olacaktır ve doların artışına bir süre engel olsada sonra el mecbur gene etkisiz kalacaktır. Son bir aydır sanki bu düşünülerek bilinçli bir şekilde gizli bir develüasyon yapıldı gibi geliyor, siz ne düşünüyorsunuz? İhracatımız artarmı bunun sonucunda bilmem ama çok yabancı fonun Türkiye 'den gideceği kesin gibi. Rantçı gayrimenkullerde de balon oluştu galiba araplar onları da almıyor, elimizde kaldı boş binalar. Artık elimizde Tüpraş, Telekom, limanlar gibi para basan kurumda kalmadı satacak. Terörden dolayı turistte gelmiyor. Sanayi üretiminde çoğu firmanın küçülmeye gittiği söyleniyor, işçi çıkararak. Yapısal reform desek böyle bir düşünce şekli bile yok yöneticilerde, varsa yoksa başkanlık.

    Patladık mı hocam, nasıl dönülecek buradan sonra, başka ne yol var, çare? :-(((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütün bunları yaparken bir yandan gerçek anlamda yapısal reformları yapmadığımız için bugün artık kurşunu bitmiş asker gibiyiz. Elimizdeki tabancayı da atınca kalacağız orta yerde.

      Sil
  15. Hocam ben diyorum ki sizin gibi değerli insanlar ( durumun farkında olup, hiç bir çıkar gözetmeden düzeltmek için canla başla çözüm üretmeye çalışabilecek, yapısal reformların niteliğini denetleyebilecek korkmadan doğruların, bilimin peşinden gidebilecek başka bir örnek için: Cem Seymen) toplanıp cumhurbaşkanımızla bir görüşme ayarlayıp, gerekirse yalvarıp yakararak ikna etseler :D Bağımsız ve hiyerarşik kısıtlamalardan uzak bir komisyon kurulsa. artık hepimizin değiştirmek için can attığı konulara bir şekilde el atılsa hayat bayram olsa :D Hocam biliyorum bu işler böyle olmaz baya saçmaladım ama böyle de olmuyor. Bu yazılanlar, anlatılanlar, çözümler cumhurbaşkanımıza hitap etmeden hiç bir önemi kalmıyor (en başta bunun değişmesi lazım ama neyse) neyse hocam allahtan adsız paylaşım seceneği var.:D Son olarak ütopyalar güzeldir, esen kalın.

    YanıtlaSil
  16. Hocam isletme öğrencisiyim 3. Sınıf kendi çabalarımla para biriktirdim yurt dışında dil egitimi için paramı dolara çevirsem mi sizce daha da artar mi dersiniz .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kusura bakmayın ben bu konularda tavsiye vermiyorum. Siz kendi bildiğinizi yapın.

      Sil
    2. buralarda sayın hocanın yazılarını okmuş olsaydınız bu soruyu sormazdınız.bu ekonomi yönetimiyle dolara talebin olacagını çogu zaman söylemiştir mahfi bey.sizde ordan çıkaracaksınız adsız kardeş ne olacagını.leb demeden leblebi meselesi yani.

      Sil
  17. Gevşek maliye politikalarını faiz artırımıyla yanıt vermesi dışlama etkisi yaratmaz mı? İlerleyen süreçte genişletici politikaları genişletici para politikasıyla ya da en azından faizleri sabit tutarak bir cevap veremezler mi? Ya da böyle bir davranış amerika ekonomisini nasıl etkiler?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka bu tür olumsuz etkiler de olacak. Hiç bir ekonomi politikası aracı sorun yaratmadan kullanılamaz. Bir yeri düzeltirken başka bir yeri bozması her zaman söz konusudur. Önemli olan hedefin ne olduğunu net biçimde belirlemek ve ona yönelmektir.

      Sil
  18. Hocam bütçe fazlası veren bir ülke tahvil ihraç eder mi ederse niye ihraç eder?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütçe fazlası veren bir ülke 2 nedenle tahvil ihraç edebilir: (1) Geçmişte aldığı borçların vadesi geliyor ve onların bir bölümünü bütçe fazlasıyla bir bölümünü de yeniden daha ucuz maliyetle borçlanarak ödemek istiyor olabilir. (2) Ekonomide enflasyonist gidiş varsa piyasadaki aşırı talebe yol açan likiditeyi çekmek için borçlanabilir.

      Sil
  19. Mahfi hocam sağolun bilgilendirme için elinize sağlık.

    Benim anlamadığım Fed in faiz arttıracak olmasını piyasa zaten fiyatladı deniyordu. Nitekim bir kaç aydır ABD'den gelen her enflasyon, işsizlik, büyüme, konut fiyatları dahi fiyatlandı ve DXY yükseldi. 3. Faiz artışı sürpriz olmuş olabilir mi emin değilim. Ancak uzmanlar için sürpriz olmayabilecegini düşünüyorum. Buna rağmen Eurusd paritesi bir günde %3 değer kaybetti ve 1.06 dan 1.03 lere geldi. Madem fiyatlanmıştı o halde bu hareketin sebebi nedir hocam?

    Teşekkürler saygılar

    YanıtlaSil
  20. Ilaveten MB dan hükümet politikasıyla çelişmek pahasına belki 50 bp faiz artışı bekler misiniz? Yapsa bile etkisi olur mu veya ne kadar olur sizce?

    Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fiyatlanan Aralıkta faiz artışıyla 2017 de 2 kez faiz artışı yapmasıydı. 3 faiz artışı ve beklenene göre daha net açıklamalar fiyatlanandan öteye geçilmesine yol açtı. Beklenenden biraz farklı gerçekleşmeler bu tür tepkiler yaratıyor. Bir süre sonra piyasa bunu sindirince parite biraz yükselir.
      Şu anda Türkiye, para politikasını bir yana bırakmış ve dolar sattırarak kuru kontrol etmeye yönelmiş bir yöntemin peşinde gidiyor. Faizi artırmamak için yapılan bir uygulama bu. Ne kadar sürer bilmiyorum. MB'nin faizi artırması gerekiyor ama artırabileceği konusundan emin değilim.

      Sil
    2. Cevabınız için teşekkür ederim Mahfi hocam.
      Meksika yine 50 bp faiz arttırmış. Neden yapıyor nasıl yapıyor, ekonomimiz benzer mi? Bir karşılaştırma yapmanız mümkün mü?

      Saygılar

      Sil
  21. Hocam FED faiz artirinca kendi ulkesinde faizi dusurerek ekonomisini koruyabilmis ornek ulke var mi tarihte ? Ya da bunu deneyen ?

    YanıtlaSil
  22. Bana kalırsa bu olan bitenler yönetenlerimizin ilgi alanı dışında!

    YanıtlaSil
  23. Hocam MB'nın uygulamaya sokmaya çalıştığı faiz sadeleştirilmesi nedir?Gerçekci bir politika mı?

    YanıtlaSil
  24. P'den P1 noktasina gelis asamasinda artik degerin luks tuketime yonelmesi ve ozellikle son urunu bizim gibi disardan ithal eden ulkeler acisindan konusursak:

    a) uretimi arttirmak icin tesvik politikalari ve istihdam ortamlarinin yaratilmasi hususunda,
    b) tam tersi acidan gunumuzun realitesi hususunda,

    neler soyleyebilirsiniz?

    Yani sizce bu durumdaki pozisyon icin durumu degistirme ve iceriginde kipirdama hareketli bir kriz yonetimi yapilmasi planlaniyor mu yoksa mevcut durum kabullenilecek mi? Cunku ozellikle bizim gibi ucuza ilk urunun bulundugu ulkeler yabanci sermayedarin gelip somurusu haline gelebilen duzeyde kur belirli bir noktada dursa dahi elimizdeki potansiyel gucu etkiler mi? Turkce karakter sorunu sebebiyle lutfen kusura bakmayin. Saygilarimi sunarim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Görebildiğim kadarıyla bu tür yapısal değişiklikler konusuna kafa yoran pek kalmadı. Daha çok günü kurtarmaya, faizi artıramayan bir ekonomide dolar satarak yeldeğirmenleriyle savaşmaya yönelmiş bir eğilim egemen oldu.

      Sil
  25. Mesele kurlarda yaşanan oynaklık değil mesele bizim döviz yaratma kabiliyeti zayıf bir ekonomi olmamız. Bu anlayışla da bu yapı değişecek gibi görünmüyor

    YanıtlaSil
  26. Hocam siz ABD açısından baktığınızda Fed'in politikasını beğeniyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genel olarak doğru bir politika izlediklerini düşünüyorum.

      Sil
  27. Hocam,
    Merkez bankası yıl sonuna 2 hafta kala Dolar kuru tahminini 3.34 den 3.46 ya çıkarmış.
    Yılbaşı gecesi MB den bir düzeltme daha gelir mi?
    (Sizin tahmininiz 3.30'du. %5 iyimser kaldınız)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ben o tahmini yaptığımda ne Brexit, ne Trump, ne darbe girişimi, ne OPEC anlaşması gündemdeydi. Artık MB'ye ihtiyaç kalmadı gibi. Çünkü onun yerine kamu bankaları, kamu kurumları döviz satıyor. Ama yılsonu kurunu düşük tutmak için bir hamle daha bekliyorum doğrusu.

      Sil
    2. Ben de size katılıyorum hocam. Yatırımlar için gerekli güven ortamını sağlayamayan ve kredi talebi yaratamayan hükümet, bu hedefi gözden çıkartıp kuru ve enflasyonu baskılamayı düşünebilir. Malum önümüzde referandum var ve yüksek kur ve yüksek enflasyon oy kaybı demek. İşsizlik en büyük oy kaybı ama o zaten kronik artık.

      Sil
  28. Ülkemiz için konuşmak gerekirse para ve maliye politikaları eş anlı yürütülmesi hususun da endişelerim var kim ne derse desin sefasını maliye pol . Cefasını para pol. Bu yıllardır böyle tıpkı yapısal reformlar gibi. Türkiye ara ve yatırım mallarını ithal ettiği sürece dış ticaret hacminde istenilen başarı elde edilemez. Yoksa oynanan oyun devrim arabasına koyulmayan yakıt mı ? Hocam saygılar ekodiyalog programı kapsamında Mersin'e gelcekmisiniz sizinle yüz yüze görüşmek isterim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekoanadolu programı çerçevesinde Mersin'e gelmiştik zaten.

      Sil
  29. 2017 için bir şey diyemem ama 2018'de resesyon olacak.

    YanıtlaSil
  30. Hocam öncelikle yazınız her zamanki gibi mükemmel. Bu yaziya yapılan bir yoruma verdiğiniz yanıtta faiz artırınca cari açığa yol açar demişiniz. Bunun nedeni abdnin uyguladığı serten kur politikası mı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Bir yanlış anlama olmaması için şöyle açalım konuyu: ABD'de Fed faizi artırırsa dolar değer kazanır bu da ABD'nin ihracatını düşürür, ithalatını artırır, dolayısıyla ABD'nin cari açığı artar.

      Sil
  31. Hocam merhabalar. Sizin yazılarınızı takip etmek bilgilendirici olduğu kadar iktisadı anlamak adına oldukça da keyifli.
    Fed'in faiz artışı'nın zaten fiyatlandığı şeklinde yorumlar yapılıyordu. Önemli olan 2017 'ye ilişkin sinyalleriydi. Ama genel kanı 2 kez artış öngörüleceği şeklindeydi yanlış değilsem. Fed'in 3 kez artış öngörmesine karşılık dolar evet değer kazandı ama 2 hafta önceki kadar değer düşüşünü TL'de görmedik. Bunun sebebi nedir? Piyasaya ciddi oranda müdahele mi edildi? Merkez Bankası'nın etkisi olmuş mudur? Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Piyasada kamu bankaları ve kamu kurumları dolar satıyor. Bunun etkisi var. MB'nin doğrudan müdahalesini görmüyoruz. Ama döviz rezervlerinde azalma olduğuna göre bankalara döviz veriyor demektir.

      Sil
  32. Yani fed ister 2 ister 3 kez arttirsin dolar kiymetlenmeye tl deger kaybetmeye mahkum. Faiz arttiramiyoruz malym sebeplerle. Mb dolar sayamiyor kasayi bosaltmaktan baska bir ise yaramayacagini bildivi icin herhalde. Sonuc kuculmek demekki. Peki kaljabilecezmi bir sure sonra? Ice kapanip egitime ve katma degerli mal uretme politikasina girebilsek bile en az 15 seneye ihtiiyac var. Bu sure icinde de tarima yuklenip karnimizi doyurmaya bakmaliyiz. Bu tabloda siyasi olaylar teror gibi olaylari gozardi ettim. Durum bumudur hocam? Bizi en iyi ihtimalle bumu bekliyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biraz karamsar bir bakış ama gerçek aşağı yukarı bu.

      Sil
    2. Mahfi Bey'in yazılarını okumak -yazı içeriğinden ve varılan sonuçtan bağımsız olarak- bana her zaman umut veriyor, ama üniversite öğrencisi olduğunu tahmin ettiğim bazı okuyucu yorumlarını okuyunca ülkenin geleceği için karamsarlığa kapılıyorum. Hala 1970'lerden kalma "içe kapanıp tarımla karnımızı doyurma" yaklaşımı, hala "artık değerin lüks tüketime yönelmesi" analizleri. Ben 1990'lı yıllarda üniversitedeyken bile bu yaklaşımlar bu kadar yaygın değildi.

      Sil
  33. Sanırım bu ortamda tüm kilit nokta Trump'ın kafasındaki planlar.

    ABD iddia üzerine üretimi kendi topraklarına geri döndürecek bir atılım yapacak olsa bu kendine zarar çünkü kendi iş adamlarının Çin'den neden ve nasıl geri dönecekleri bir muamma.

    Geri dönseler de ülkeden kovulacak olan ucuz işgücü de olmayınca nasıl maliyetleri düşürecekleri bir muamma.

    Dolar güçlenirse yerli üretimin nasıl ihraç edileceği bir muamma.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kadar sert bir tavır olmayacaktır sanırım.

      Sil
  34. Merhaba Hocam,

    2016 yılı içerisinde Yellen'a kongre ifadesi sırasında negatif faizler sorulmuştu. Yellen'da kesin bir ifade ile bu olasılığı reddetmemişti. Yani daha 1 yıldan daha kısa bir süre içerisinde FED için negatif faizler çok düşük bir olasılıkta olsa gündemdeydi. Ek olarak İsviçre ve Japonya da helicopter-money den bahsediliyordu. Şimdi FED faiz arttırıyor AMB QE yi yavaşlatacağını açıkladı .Bu bir yıl içerisinde gerçek anlamda ekonomik bir ilerleme oldu mu ? Trump gelirse fecaat olacak diye beklerken merkez bankaları birden bire daha iyimser oldu. Bunu sadece mali gevşeme ümidi ile açıklamak mümün mü ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Finans piyasaları daima iyimser bakmak zorundadır. Çünkü kötümserlikle para kazanılmaz. O nedenle her açıklanan şeyden iyimser bir sonuç çıkarıp onu satıyorlar. İktisatçılar bu konularda daha temkinli. Bazıları Trump rallisinin terse dönme olasılığının oldukça yüksek olduğu görüşünde. Ki bu bana göre de oldukça yüksek bir olasılık.

      Sil
    2. sayın hocam ,seçimlerden önce trump gelirse felaket senoryosu çizilirken şimdi amerikada trum p rallisi yaşanıyor.bu nasıl iştir.millet kandırılıp parasımı elinden alınıyor

      Sil
  35. Hocam amerikanın ithalatı 2.2 trilyon dolar. İhracatı ise 1.45 trilyon dolar. Arada 700 milyar dolar bir cari açık var. Amerika bu faiz artırımı ile bu cari açığı kapatmak mı istiyor sizce? Ben öyle düşünüyorum çünkü kendisini tekel konumunda hissediyor ve yaptığı ihracatta bir düşüş beklemiyor. Dolar deger kazanacagi icin satın aldığı ürünleri artık daha ucuza alacak ve enflasyonu düşünecektir. Yani benim görüşüm faiz artırımı amerikayi olumsuz etkilemiyecektir. Sizce bu görüşümde haklılık payı var mı? Yada düşünemediğim eksik bir yer var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed'in hedefi enflasyonu % 2'de tutmak. Onu ideal enflasyon olarak kabul ediyor. Ki haklıdır. O nedenle faiz artırımında asıl hedefi bu. Kur ona hizmet edecek ikincil hedef.

      Sil
  36. Hocam saygılar,
    emtia fiyatlarını takip ettigim bir endeks vardı bilgisayarı resetleyince silindi gogledende bulamadım. site adresi linki varmıdır. iyi geceler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mesela bu var https://www.bloomberg.com/markets/commodities

      Sil
    2. Teşekkür ederim.

      Sil
  37. FED için zor bir yıl olmaz, Trump istemesi halinde Yellen'in yapabileceği en fazla istifa etmek olur.

    Türkiye ekonomisi açısından durum karışık gözüyor, ekonominin küçülmesini önlemek zor olacak gibi. Şimdiye kadar ne yazık ki ülkede üretilebilecek bir çok şeyi ithal ettik; özellikle tarım ve hayvancılık ürünlerinde ihracatçı ülke olmamız gerekirken, hükümetin yanlış politikaları nedeniyle Et, yem, saman ithal eden ülke haline geldik. Ülkenin en önemli kaynaklarından birisi olan turizmi sınırlarımızı kontrolsüz bırakarak batırdık, artık Türkiye'ye turist bir kaç yıl zor gelir (güvenlik sorunu). Ülke içerisinde hükümet tarafından yaratılan yığınla sorunu çözmeden FED ne karar alırsa alsın, Türkiye için 2017 ekonomik anlamda zor olacaktır.

    YanıtlaSil
  38. Hocam, sizce Trump neden genişlemeci bir maliye politikası uygulamak istiyor?

    YanıtlaSil
  39. Merhaba hocam siz hep eksi yönlerinde durdunuz ama kuşkusuzki 2017 bizim için ekonomik olarak kötü geçecek tl değer kaybedecek bu şekilde bir devaülasyon gerçekleşecek bu şekilde ihracatımız adet bazında artacak esnekliğe bağlı olarak zannedersem esnekliğimiz dış ticarette düşük olduğu için dış açık olacak burda sağlam yapıda olan firmalar dahada güçlenmiyecek mi mesala beyaz eşya ve otomotiv gibi size sormak istediğim akılcı bir politika ile kriz fırsata çevirilebilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sefer fırsata çevirmek kolay olmayacak gibi duruyor.

      Sil
  40. merhaba Hocam,

    ABD quantatitive easing politikasını bırakıyor mu? Bir de ABD'nin faizleri artırması gelişmekte olan ülkelerden döviz çıkaracağı için bu ülkelerin ekonomik bunalımlara sürüklenmesi ve dolayısıyla ABD için bu ülkelerin daha çok manipüle edilebilir duruma mı gelmesi anlamına geliyor? bilirsiniz, büyük devletler küçük devletleri krizle yönetir, alt krizde olacak ki üst daima kurtarıcı gözüksün.

    YanıtlaSil
  41. Hocam selamlar. abd nin verileri böyle gelirse baz etkisi ile, trumpın genişlemeci politikaları olmadan bile, mart ayında zaten enflasyon 2,5 gibi olacak. yellen hala bir kaç sene içinde 2 yi buluruz diyor. benim atladığım bir yer mi var?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii Trump'ın politikası henüz belli değil. Söylemler her zaman hemen uygulamaya dönmez. Bir de bu kadar deflasyonist bir havaya giren ekonomiler hemen enflasyonist bir sıçrama yapamıyor.

      Sil
  42. Hocam bu piyasalar ücretli çalışanlar için büyük sorun yaratsada zenginler içinde büyük sorunları beraberinde getiriyor. Diyelim belli bir birikiminiz var. 250.000$ olsun mesela. İş yapmaya kalksanız önünüzü göremiyorsunuz. Piyasada para yok ki nerden kazanacaksınız. Faizde dursun derseniz faiz yok. Geçinmeniz içinde gereken aylık bir gider var tabii. 250.000$ büyük para gibi duruyor ama 10 sene sonra sıfırı tüketiyorsunuz. Mal mülk alayım deseniz beton mu yiyeceksiniz? Paradan para kazanayım deseniz ülkeye ihanet etmek gibi bir şey oluyor. Yani fakirde, orta zenginde önünü göremiyor, ne yapacağını bilemiyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Not: Bu arada 250.000$ varlığı olan bir kişi dünyadaki en zengin %1'lik dilimin içinde kabul ediliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Paradan para kazanmak diye bir şey yok. Bu bir Türk icadıdır ve hiç bir anlamı yoktur. Eğer tasarrufunuz varsa ve bunu bankaya koyarak yatırım yapacak olanlara sermaye olarak sunmuşsanız buradan alacağınız enflasyonu ancak aşacak faizle paradan para kazanmış olmazsınız. Tam tersine paranızı yatırımcıya ucuza kullandırarak ülkeye hizmet yapmış olursunuz. Maalesef bu yanlış ve bir o kadar da cahilce söylemle tasarrufları caydırdık, insanları tasarruf yapmak yerine ikinci üçüncü konutu almaya yönlendirdik.

      Sil
    2. Esas konut almayi tasarruftan saymamak cahillik degil mi? Hangi ekonomik tanima gore ikinci, ucuncu konut almayi tasarruf olarak gormuyorsunuz bir izah eder misiniz? Faize gelince, ha parani kiralamissin ha evini, tasarrufa gelince 'ev almak tasarruf degil, para biriktirmek tasarruf'. Bu nasil bir mantik iliskisi ya ikisi ayni degil, ya da ikisi ayni. Insan ideolojileriyle bir seyi yorumlamaya calisinca boyle sacmaliyor iste.

      Sil
    3. Para biriktirmenin, bankada mevduata döndüğü ve onun da ülkedeki sınai yatırımları, altyapı yatırımlarını ve sizin de belirttiğiniz konut alımlarını finanse ettiği varsayılıyor. İnsanların tasarruf etmemesi ama bankaların kredi vermesi gerçekçi bir yaklaşım değil.

      Sil
  43. Hocam ABD nin cari açığının artması ABD için ne gibi sorunlara yol açar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomi denge kaybı yaşar ve uzun vadede riskli bir duruma gider.

      Sil
    2. Hocam ABD için cari açık sorun olabilir mi? Musluklar kendi ellerinde nasılsa. Cari açığı usd cinsinden olan bir ülke gerektiğinde usd basabiliyorsa çokta sorun olmasa gerek diye düşünüyorum. Basar usd'yi öder borcunu sonrada bir faiz artırımı hikayesi yayar parayı verdiği hızla geri çeker :)
      Sorun bizim ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde özellikle de bizde, dünyada petrol fiyatlarının yükselmesi ile birlikte cari açığı oluşturan en önemli kalemimiz enerji maliyetlerimiz artacak gibi duruyor. Jeopolitik riskler ortada , iç-dış siyasetin hali belli, güney sınırlarımız kan gölü, Suriye'de fiili bir savaş durumumuz var, darbe girişimi ve sonrasında ohal, başkanlık sistemi tartışmaları liste böyle uzayıp gidiyor. Velhasılı nereden tutsak elimizde kalıyor gibi. Şimdi ben bir yabancı fon yöneticisi olsam ve yönettiğim para ile bir ülkeye yatırım yapmayı düşünsem Türkiye'yi niçin seçeyim?

      Sil
  44. Hocam bir öğrenci olarak sunu sormak istiyorum bazen paylaştığınız yazilari okuyunca anlayamıyorum normal bir durum mu yoksa anormal mi ikinci sorum ise maliye okuyan bir ogrenci olarak kendimi gelistirmem icin ne yapmam veya neler yapmam lazim tavsiyeleriniz varsa teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İki mesele var: (1) Son sınıftaysanız (2) Makro ve mikro ekonomi okumuşsanız ve buna karşın anlamıyorsanız sorun var demektir. Kaçıncı sınıfta olduğunuzu söyleyin ve makro ve mikroekonomi okuyup okumadığınızı belirtin ben size anlamamanızın normal olup olmadığını ve ne yapmanız gerektiğini söyleyeyim.

      Sil
    2. Hocam 2. Siniftayim birde mikro ekonomiyi daha bu sene gorduk makroyu ise bir sonraki donemde gorucez ekonomi degil de iktisat görüyoruz bu da herhalde mikro ekonomi ile hemen hemen aynidir

      Sil
  45. Fedin ilerleyen yillarda hatta belki de onumuzdeki aylarda %2.6 enflasyon ve %4 issizlik oranini goze alabilecek cesareti olur mu

    Mamafih ben faiz arttirimlarinin bu cesarete bagli oldugunu dusunuyorum.

    YanıtlaSil
  46. Hocam ben diger gelismekte olan ulkelerin verilerine tradingeconomics comdan baktim fedden etkileneckeler ulkeler listesi dahilinde .

    Baktigim karslilastirdigin veriler sunlar
    1cari acik gsmh orani
    2Butce acigi gsmh orani
    3issizlik
    4enflasyon

    Turkiye bence hepsinde diger ulkelerden negatif ayriliyor. Meksikaya ozellikle baktim Meksikanin verileri basta gelismis ulkeler olmak uzere bir cok ulkenin gipta ile bakabilecegi veriler. Enflasyon ve issizlik rakamlari ozellikle mukemmel duzeyde.

    Niye meksikayi mukayese ettim onemsedim cunku pisada egitimde niteliginde bizden alt seviyelerde bu yapisal reform ihtiyacini net gosteriyor cunku Trump etkisine cok daha acik cunku Tarihsel Gecmisi belli ozellikle enflasyon ve klasik latin amaerika kriz sendrom tarihi var

    Arjantin Venezuella ve Rusya zaten krizde hem de krizin en dibinde krize de es zamanli girdiler zaten. Onlari ele almak bana pek mantikli gelmedi.
    Turkiyeyi de saf disi birakirsak sayet bu fed turubulansindan Sizce diger gelismekte olan ulkeler ucuz atlatabilirler mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2017, eğer Doların yükselişi devam ederse, bütün bu ülkeler için zor geçecek gibi duruyor.

      Sil
  47. Sayın Hocam
    Aşağıdaki yorumunuz üzere;
    (Bir yanlış anlama olmaması için şöyle açalım konuyu: ABD'de Fed faizi artırırsa dolar değer kazanır bu da ABD'nin ihracatını düşürür, ithalatını artırır, dolayısıyla ABD'nin cari açığı artar.)

    Bir ülke yada bir firma Neden cari açığını (borcunu) artırmak istesin ki?

    Diğer bir sorum teorik bir durum;
    Varsayalım Gelişmekte olan bir ülkenin, döviz borcunu karşılayacak kaynakları kurudu ve ödemesi gereken döviz borcunu nereden ve nasıl şartlarla temin edebilir ve edindiği borcun mali yapısına yükleyeceği riskler nelerdir.
    Saygılarımla
    M.Kemal SAĞIR

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. FED'in faizleri artırma kararı enflasyonu belirli bir seviyede tutmak için yapıldı, hiçbir ülke cari açığın artmasını istemez, cari açık bir sonuçtur.

      Sigara içmek gibi düşünün. Sigara bir çok hastalığa neden olur ama insanlar yine de içer. Yani kimse hastalanayım diye sigara içmez...

      Sil
    2. Bir ülke cari açığını artırmak istemez tabii. Bu durumda akla ABD'nin niçin faizi artırmak isteyeceği sorusu gelir. Çünkü faizi artırmamanın sonucu enflasyonun artmasıdır. Yani ekonomi politikasında bir taşla iki kuş vurulamaz. Ya cari açık artacak ya da enflasyon denetim altında tutulacak. Fed bu ikisini dengeli olarak götürmek için faizi de kademeli olarak ve acele etmeden artırmaya yöneliyor.
      Daha gerçekçi durum şudur bir ülkenin elde ettiği dövizler, dövizle yapacağı harcamaları ve dövizle yapacağı dış borç ödemelerini karşılayamıyorsa ilave dövizi nereden bulacak? Bunun yanıtı iki yönlüdür: (1) Yabancı sermaye çekecek, (2) Dışarıdan borçlanacak. İlk yolda ülkeye önemli bir yük gelmez. İkinci yolda ise bu sürekli bir hal alır ve her yıl tekrarlanırsa bir süre sonra dış borçların geri ödeneceğinden kuşkuya düşen yabancı yatırımcılar ülkeye ya borç vermemeye ya da çok daha yüksek faizle borç vermeye başlarlar.

      Sil
    3. (1) ve (2) ayni seyler, yabanci sermaye nasil gelecek? Ayrica dis borc deyince akliniza sadece USD gelmesin, Turkiye'nin dis borclarinin sadece yarisi USD, geri kalani agirlikli olarak TRY ve EURO. USD/EUR paritesi ve USD/TRY paritesinin artmasi bir yanda denge olusturuyor.

      Sil
  48. Hocam yen niye değer kaybediyor onlarda da mı çok sıcak para var?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Japonya esasen Yen'in değer kaybetmesini istiyor ve o yüzden de tahvil alımı programı uyguluyor. Yen'in son 20 yılda değer kazanması Japonya'nın uluslararası rekabette Çin ve Kore'nin gerisine düşmesine neden oldu.

      Sil
  49. Hocam, elinize sağlık gerçekten çok sağduyulu bir analiz olmuş. Benim bir iki sorum var bir ara bakarsanız sevinirim.
    1- Yediden yetmişe herkes FED ' in faiz artışının DXY Endeksini yükselteceğini, DOLAR ' ı yükselteceğini, bunun da ABD için iyi olmayacağını söylüyor, hatta Ş.Manukyan 1-2 yıl içinde DXY ' nin 120 ' lere kadar yükselebileceğini söyledi, 2015 Aralık taki artışta da FED bu yıl için 4 artış öngörüyordu ama ancak 1 kere yapabildi, niye zararlarına olacak bir şey ilan ediyor 2- Bir de mesela TRUMP göreve gelince nasıl bir gelişme olacak ta DXY endeksi biraz da olsa düşecek GOP ' lar biraz rahatlayacak ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Zarar kavramı göreli. Doların değer kazanması cari açık açısından kötü ama gelmekte olan enflasyonu önlemek açısından da iyi. Dolayısıyla Fed bu ikisi arasında bir denge yakalamaya çabalıyor.
      (2) Şu ana kadar Trump'ın açıklamaları ve yaptığı atamalardan yapılan çıkarımlar, Trump'ın işbaşına geldikten sonra genişlemeci bir maliye politikası izleyeceği, bunun bir yandan ABD büyümesini olumlu etkilerken bir yandan da enflasyonu artırıcı etki yaratacağı ve Fed'in de bu etkiyi önlemek için faiz artırımlarına gideceği şeklinde. Eğer bunlar gerçekleşecekse GOP'ların rahatlaması diye bir beklenti çok gerçekçi bir beklenti değil.

      Sil
  50. Hocam Yunanistan gibi gelişmekte olan AB ülkeleri dış ticaretlerinde hep euro mu kullanıyor? Sadece Abdye karşı mı dolar kullanıyorlar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. AB'nin Euro bölgesine üye olan ülkeleri (YUnanistan da dahil) kendi paralarını bırakıp Euro'yu para birimi olarak benimsediler. BU ülkelerin para birimi Euro. BU ülkeler, ABD ile ticaretlerinde Dolar da Euro da kullanabilirler. Çünkü her iki para da uluslararası rezerv para.

      Sil
  51. Hocam merhaba, bir soru sormak istemistim, fed bilancosunu nasil kucultecek ? Yani faizi arttirdi, dolar amerikaya dondu. Yatirimlar dolayisiyla sicak para amerikan sistemine girdi. Sonraki adim nedir fedin bilancosunu kucultmek icin ? Saygilar,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii bunu bir anda yapamaz ama dönen paranın bir bölümünü piyasadan çekerek para arzını küçültmeye gidecektir. Nasıl tahvil alıp para verdiyse bu kez tahvil verip paraları geri alacak.

      Sil
  52. hocam abd komunizmle mücadelede güney koreye yardım etmese güney kore şuan hala dünyanın en gelişmiş devletlerinden biri olablir miydi aynı örnek yine batı almanya için verilebilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güney Kore'nin ya da Almanya'nın başarısını tek başına bu yardımla açıklayamayız.

      Sil
  53. Neden tercihlerimiz bir kotuden diger kotuyu secmek
    Neden terciler hep sefalet odakli
    Neden sefil hayati secmeyi becerebilme hurriyetine sahibiz tarih boyunca toplumsal yapi olarak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tarih boyunca degil, 1. Dunya savasindan sonra olan bir durumdur bu. Bir savasta kaybederseniz, yenenler sizden alabildigi kadarini alir. Bunda garip bir sey yok.

      Sil
    2. Ne tarih boyunca ne de 1. Dünya Savaşından sonra. 1699 tarihli Karlofça Antlaşması Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk büyük toprak kaybıyla karşılaştığı yıldır. Bir sistem gerilmeye başladığı zaman her şeyiyle geriler. Sonrasında hiç bir bilimsel atılımın içine girememiş bir toplum var. Avrupa bilime yönelirken bu dünyayla değil öteki dünyayla uğraşmaya yönelmiş, bu gidişat sonucu sanayi devrimine girememiş, eğitimini, Cumhuriyetin ilk 25 yılı dışında bilimsel çerçeveye oturtmaya yönelmemiş, sonrasında onu da terk etmiş bir toplumda gidişatın başka türlü olması mucize olurdu zaten.

      Sil
  54. Hocam bir şirket devlet tahvili aldığında kendisine ödenecek faizler de bilançoda yer alır mı yoksa ödendikten sonra mı bilançoya geçer?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz geliri tahsil edildikten sonra kayda girer.
      Kasa Hesabı XXX
      ..........Faiz Gelirleri XXX

      Sil
  55. hocam öncelikle saygılarımı sunuyorum. hocam, abd ekonomisi bir Japonya bir almanya fransa Hollanda gibi gelişmiş ekonomilere nazaran yapısal olarak cari açık vermeye daha müsait gibi değil mi?. sanki abd bir gelişmekte olan ekonomi gibi cari işlemler açığı ve bütçe açığı veriyor yani ikiz açığı bulunan bir ekonomi durumunda!. bu durumda da abd nin en önemli gücü sanırım dolar yani finansman gücü değil mi hocam?.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD'nin Almanya'ya göre eksikliği üretimdir. Japonya'ya göre eksikliği ise tasarruftur. Özetle ABD, göreli olarak, Almanya'dan az üreten ve Japonya'dan çok tüketen ve her ikisinden de az tasarruf yapan bir ülkedir. Böyle olunca da cari açık vermesi normaldir. ABD'nin gücü doların dünyanın rezerv para olması ve dolayısıyla finansman konusundaki gücünden gelmektedir.

      Sil
    2. Kısacası aslında bugün ABD bir sanayi ülkesi görünümünden çok bir finans ülkesine benzemekte desek yanlış olmaz sanırım. Yani eskinin Almanya ve Japonya'sına denk olan ABD bugün üretimden çok para piyasalarının getirilerine kendini bağlamış bir ülke. Belki bir Lüksemburg ya da İsviçre kadar değil ama İngiltere ile birlikte daha çok para üzerine kurulu bir ekonomisi var.

      Sil
  56. hocam, türkiye ekonomisi sabit kur yada çıpa sistemi de dediğimiz rejimle 2001 krizi yaşamıştı. o krizde kuru piyasa belirlemediği için çok ani kur yükselişiyle kur şoku yaşamıştık. ancak o kriz ve sonrası için türkiye ekonomisi V şeklinde bir iktisadi grafik çizmiştir.önce hızla aşağı yönlü olmuş sonrasında çabucak yukarı yönlü olmaya gidebilmişti. hocam, 15 yıldır dalgalı kur rejimini uyguluyoruz ve rejime uygun olarak da dalgalı şekilde devalüasyon yaşamaya başladık. hocam olası krizde bu sefer türkiye ekonomisi U şeklinde bir konjonktür yaşayabilir mi?. yani; önce 2 yıl 4 yıl gibi aşağı yönlü sonra yatay seyirli dönem sonra ise tekrar yukarı yönlü bir iktisadi eğilim olası mıdır?. bir de hocam, şu anki iktisadi gidişata göre türkiyede dolar kuru 2017 sonunda 4 tl ye dayanabilir mi?. saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bu dediğiniz olabilir U şeklinde bir kriz olası. Ama daha büyük olasılık w şeklinde bir krizdir. 2017 sonu için dolar tahmini yapmak bence anlamlı değil.

      Sil
  57. hocam, abd ekonomisinde fed'in öngörüsünün üzerinde bir büyüme ivmesi oluşması durumunda enflasyon da hızlı tırmanışa geçebilir sonuçta abd ekonomisinin büyüme motoru iç taleptir. böyle bir durumda fed faiz yükseltme haddini 25 baz puandan 50 baz puana çıkartabilir mi?. saygılar hocam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütün bunlar Trump'ın izleyeceği maliye poltikasına bağlı.

      Sil
  58. Kurun yükselmesini lehimize çevirmek zor oluyor değil mi hocam? yani ihracatımızı artırarak büyüme yoluna gidebilsek keşke. ihracatın artması, diğer ülkelerin gelirine bağlı olduğundan diğer ülkelerin de durumu pek iç açıcı olmadığından zor görünüyor.Tabi çoğu yapılan ihracatın da ithal girdilerle yapıldığı unutulmamalıdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmişte bunu yaptık ama o zaman dünya iyiydi. Şimdi dünyada da sorunlar var. O nedenle kur bize yeterli yardımı yapamıyor.

      Sil
  59. Hocam bu vergi kanunlarında neden uzlaşma ile af var. Uzlaşmayla hükümete yakın şirketler vergi borçlarından kurtulurken çıkarılan af kanunlarıyla da görevini eksiksiz yapan vatandaşlar cezalandırılıyor. Vergi borcu neyse o dur ve her halükarda o borcun tahsili gerekmez midir? Böyle olması gerekmez midir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız bu yıllardır böyle söylenir ama bir türlü geri döndürülemez.

      Sil
  60. hocam bi konuyu merak ediyorum makro iktisattaki ıs-lm modelleri ekonominin işleyişini anlamamıza ne kadar yardımcı olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer bu eğrilerin arkasındaki felsefeyi tam olarak sindirebilmişseniz çok yardımcı olur. Ama oradaki her bir harfin altında bir buzdağı var.

      Sil
  61. Hocam o nasıl olacak, bu nasıl gidecek...rahat bırakın hocayı 5 dakka yahu!

    YanıtlaSil
  62. merhaba hocam;
    devlet işsizlik sigortası fonuna kopunlu/kopunsuz tahvil satarak işçiden borçlanmış mı oluyor. bu borcu nasıl ödeyebilir? 100 milyar TL'lik bir fon bu durumda gerçekten var mı? analizleriniz de bu fona dair bir değerlendirmeye denk gelmedim... her zamanki gibi bizi aydınlatabilir misiniz? Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fonun durumu hakkında resmi bilgi yok. Sadece miktarları biliyoruz.

      Sil
  63. Hocam bir ülkenin cari açığını sermaye girişi yerine dışarıdan borçlanarak kapatması bazı açılardan daha iyi olmaz mı belki saçma gelecek ama şöyle bir şey düşündüm: Mesela tahvile gelen yatırımcılar cari açığı kapattığında biz yine onlara borçlanmış oluyoruz ve %9-10 civarında faiz ödüyoruz. Halbuki yurtdışından borçlandığımızda en fazla %5 faiz öderiz. Tabi hisse senedi ve doğrudan yabancı yatırım olarak gelen yatırımcıları hariç tutuyorum, açığın onlarla kapatılması daha iyi. Benim dediğim sadece tahvil yatırımcıları için geçerli bunlarla finanse edeceğimize dışarıda bankalardan borçlansak daha iyi olmaz mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Devlet , Borçlanma senedi yani tahvil, bono ve eurobond ihraç ederek borçlanıyor. Bunlar doğrudan sermaye girişi değil ve % 5 Dediğiniz faiz döviz in faizi Türk Lirası değil. Yurtdişinda bankalar birbirine borç verirken daha düşük faizler de gerçekleşirken bizim ülkenin riskli olduğu için ekstra bir risk primi vermemiz gerekir. Ayrıca hisse senedi piyasasına dışardan genelde sıcak para Dediğimiz giriş olur yani bu para karını Alıp her an çıkmaya hazırdır.

      Sil
    2. Teşekkürler Koray bey ama ben bunları biliyorum zaten. Doğrudan sermaye girişi ve hisse senedi yatırımlarıyla cari açığın finanse edilmesi çok yararlı. Benim sorum sadece tahvil için geçerli. Tahvil gelmese dışarıdan daha ucuz faizle borçlansak daha iyi olmaz mı sonuçta tahvil de borç?

      Sil
    3. Yanlız bu kez kur artişı riskini de alarak borçlanmış olursunuz.

      Sil
    4. Şu açıdan düşünün, dışarıdan borçlanmayı rakam çok büyük olduğu için döviz üzerinden yapmak durumunda kalırdınız.

      Zamanında şimdiki kur oranına göre düşük kurdan dövizini TL tahvilleriyle değiş tokuş yapmış olan yabancı yatırımcı, şuanda döviz cinsinden zarar yazmış durumda. Yani TL cinsinden tahvil borcumuz USD bazında düşmüş durumda.

      Döviz cinsinden borçlanmış olsaydık şuan riskimiz daha yüksek olurdu.

      Sil
    5. Yabancı sermayenin getireceği yeni teknoloji ve bilgi birikimini bir kenara bırakıp konuya sadece finansman açısından bakarsak şunları söylemek mümkün: Eğer ülke sadece bir yıl cari açık verecekse ve ona finansman arıyorsa ve bir sonraki yıllarda cari fazla verecekse dış borçlanma daha iyidir. Yani cari açık verilen yıl borçlanılır, cari fazla verilen yıllarda bu borç ödenir. Böylece borç tasfiye edilir. Ama sürekli cari açık veriliyorsa o zaman bu yöntem yürümez ve ülkenin dış borcu sürekli artar ve bir süre sonra ya borç bulamaz hale gelir ya da maliyeti artar. Bu durumda yabancı sermaye ile finansman bulmak daha akıllıca olur.

      Sil
  64. Hocam biz faizi artırırsak hem cari açığımızı hemde enflasyonu denetim altına almış oluyoruz.Ama ABD faizi artırırsa cari açığı artıyor(çünkü parası rezerv para),enflasyon denetim altına alınabiliyor. demek istediğim; sabit bir ekonomi politikası yok, her ülke kendi durumuna göre bir ekonomi politikası geliştirmeli sizin de çokca vurguladığınız gibi...
    paylaşmak istedim..hayırlı akşamlar

    YanıtlaSil
  65. mahfi bey, öncelikle iktisat konusundaki engin bilgi ve deneyimlerinizi bizlerle paylaştığınız için çok teşekkür ediyorum. mahfi bey, ekk sonrasında açıklana paketin esasen genişleyici maliye politikasının artırılarak devamı olduğunu ve dolayısıyla da özel sektörden çok giderek kamu eksenli talep yaratmak ve büyümeye çalışmak odaklı olduğunu söyleyebilir miyiz?. ileride bunun piyasamızdaki emisyon hacmini büyüteceği ve kurlarda yeniden yükselişleri tetikleyebileceğini düşünmek rasyonel olur mu?. saygılar....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Evet kesinlikle öyle. Hatta bu konuda ben bütçe açığı vererek büyümeye geri dönüş diye bir de yazı yazdım. Yıllardır bütçe açıklarını bir seferlik gelirlerle kapatmış olduğumuzu düşünürsek endişenizde haklı olduğunuz sonucuna varabiliriz.

      Sil
  66. hocam fed'in enflasyon artışını önlemek için faiz arttırabileceğini belirtmişsiniz,fakat faiz arttırımının kendisi doları abd'ye geri çağırarak enflasyona neden olmaz mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte onun hesabını yapıyor ve yavaş yavaş çağırmaya çalışıyorlar. Gelen parayı da adım adım tedavülden kaldıracaklar.

      Sil
    2. Doğru yanıt, teşekkürler.

      Sil
  67. Islam ulkelerinin neredeyse tamami neden geri kalmis ulkeler. Bunun iktisaden bir yaniti var mi bilimsel olarak. Siyasi olarak sormuyorum iktisad bilimi iktisad tarihi iktisad literaraturu iktisad teorisi kalkinma teorileri bu ulkelerinin neden geri kaldigini nasil aciklar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Iktisasi olarak yaniti siyasi yanitinda. Islam ulkelerinin hepsi savaslarda kaybetmis ulkeler. Bir savasi kaybederseniz, savasi kazanan ulke ilk once sizin altinlariniza coker. Amerika'nin 1950'lerde Bretton Woods sistemini dayatmasinin sebebi, 2. dunya savasi sonrasi gasp ettigi altinlari geri vermek istememsidir. Sonunda da dunya ekonomisi ABD uzerinden donmeye baslamistir zaten.

      Islam ulkelerinin savas kazandigi donemlerde, yani 1000-1600 yillari arasinda, yasamis olsaydiniz 'neden hiristiyan ulkeleri geri kalmis ve fakir' diye soracaktiniz.

      Sil
    2. Bu açıklamaya göre tüm kalkıınma denen şey savaş kazanma, geri kalma da savaş kaybetme şeklinde açıklanmalı. Oysa aydınlanma, akıl çağı, sanayileşme ve toplumun eğitimi gibi süreçler burada anahtar. İslam dünyası hiçbir zaman aydınlanmadan tam nasiplenemedi. Eskiden daha ileride olmasının nedeni çağına göre bilime daha çok önem vermesidir. Savaş kazanmasının nedeni bile aslında budur denebilir. Oysa dünyanın akıl ile algılanması batıda egemen olunca bu anlayışı kaybeden İslam dünyası artık hayatı bağımsız bilimsel süreçlerle değil akıl-dışı açıklamalar ve komplo teorileri ile açıklamaya başladı. Bugün bile bu ülkelerde aynı soruyu sorar ve nedeni nedir derseniz herkes size bilimsel geriliği değil harici unsurları gösterecektir. Altın falan hikaye. Japonya, G.Kore, Almanya, Çin ve hatta Tayvan altın ile kalkınmadı. Çalışarak ve bilimsel üretim süreçlerini kendilerine getirerek kalkındılar. İslam dünyası hala ve hala bunları kabul etmemekte.

      Sil
    3. iyide sorumun yaniti bunlar degil.

      cunku
      1 ben bugunu sorguluyorum gecmisi degil
      2 bu soru ve buna benzer sorular kalkinma iktisadinin en temel sorunsali niye bazi ulkeler geri
      3 benim sorum savasla ganimetle altinla vs ile kalkinma ile ilgili degil insanla insanin odak oldugu kalkinma ile ilgili benim sorum.

      Tekrar soruyorum Neredeyse tum islam ulkelerinin geri kalmis olmasinin iktisad bilimi acisindan bir aciklamasi var mi

      Sil
    4. Adsız17 Aralık 2016 14:24

      Soruyu soran biri olarak tekrar yaziyorum sizin cevabiniz benim sorularimin yaniti degil bir onceki yorumumda Sorunun temelinden hareketle neden nicin karsilamadigini belirttim.

      Savas ganimet altin gibi kavramlar kalkinma olsa bile kalkinmada bir ivme olsa bile surekliligi surdurulebilirligi sorgulanir seyler hatta bana kalirsa gelir turleri. Ayrica ne kadar medeni oldugu kusku duyulacak seyler.

      Kaldiki bugun musluman populasyonun oldugu topografyalarda petrol gibi altina fazlasiyla ekonomik hatta siyasi unsur olarak asik atabilecek gelirler soz konusu

      Cokca dile getirilen bir soru bu bu soru sadece islam ulkelerinin degil Varoldugu donemde ve gunumuzde Sosyalizmle komunizmle yonetilen ulkelerin geri kalmisligi soruldugunda

      Muslumanlarin ve Solcularin ortak verdigi yanit hep gecmis. Tarihsel perspektiften gelen bu yanitlarda cokca soylenegelen gecmiste ilk biz uzaya gittik gecmiste biz sunu bulduk gecmiste donemin en meshur cografyacilar matematikcileri muslumandi. Gecmiste biz sscbnin uzay programina bakin gibi seyler

      halbuki ben bugunu sorguluyorum Tarihsel perspektiften gelen yanitlar hatiralar anilar buluslar mucitler bilim adamlari bugun sorguladigimiz toplumlarin mevcut konumunu geldigi seviyeyi aciklamakta gurur yonu yuksek son derece sig argumanlar. Dogrudur gecmiste olmustur buyuk isler buyuk icadlar mucitler bilimsel gelismeler ya bugun bugun niye bu haldde

      Sil
    5. Adsiz 16:14, dogrudur uretim zenginligi getirir. Bilimsel gibi subjektif bir sifati cikartirsak, uretimin kalkinmada ana unsur oldugu konusunda hemfikirim.

      Ancak,

      Ekonomi biliminde uretimin uc faktoru vardir. Kabaca karsilik geldikleri, dogal kaynaklar, isgucu ve makine ve techizatidir.

      Gorebileceginiz gibi uretim icin, 'bilimsel uretim' dediginiz bolum makine ve techizat icin gecerlidir, ancak dogal kaynaklar ve isgucu icin ne yapacaksiniz? Iste savasip kaybettiginizde olanlar;

      - Dogal kaynaklarinizi isleyemezsiniz: Red Line Agggrement, https://history.state.gov/milestones/1921-1936/red-line

      - Isgucunuzu kaybedersiniz: 2. Dunya Savasi sonrasi kalkinma icin 'bilimsel dusunemeyen 'musluman'lara ihtiyac duyan Almanya ornegin.

      Tabiki savas sonrasi makine techizat kaybiniz da olur, ya da bunlari satin alabilecek paraniza (altininiza) da el konulmus olur. Bunlar yokken nasil ureteceksiniz?

      Altin maltin hikaye deyince keske hikaye olsaydi. Ama ne dunya tarihi, ne de mevcut durum altini hic de hikaye haline getirmiyor. Yani gercekler farkli. Bir ulkenin bagimsiz kalabilmesinin tek yolu altin varligini korumasi ile mumkundur. (Alan Greenspan, Gold and Economic Freedom) Aksi halde bagimsizim diyemezsiniz. Saydiginiz ulkeler arasinda bagimsiz diyebileceginiz tek ulke var o da Cin. Cin'in kalkinmasi hangi tarihten sonra olmus bir arastirin bakalim. Vietnam Savasi ile cakisiyor mu bu tarih bir bakin bakalim.

      Cin bugun dunyada en fazla altin ithal eden ulkedir, cunku gelismis ulkelere gore altin rezervi cok az. Onun disinda siz G. Kore'yi bagimsiz mi saniyorsunuz? Daha gecen gun Cumhurbaskani'ni degistirmek zorunda kaldi, kimbilir kimin ayagina basti. Samsung, hemen her telefonda olabilecek bir problemin, ucaklarda yasaklatmaya kadar goturecek negatif reklam ile ciddi zarara ugratildi. Almanya'da, Deutsche Bank, ve Volkswagen inanilmaz yukseklikte keyfi sayilabilecek cezalarla karsi karsiya kaldi. Japonya'nin borcunu bir arastirin bakalim, ABD'nin istemedigi bir seyi yapabilme sansi var mi gorursunuz. ABD'ye en cok borc veren ulke olmasi da ilginc degil mi? Yani 'ilerlemeleri' gecmiste savasip kaybettikleri ulkelerin istedigi yere kadar oluyor. Bir ulkenin ilerlemesinin ya da geri kalmasinin dini ile uzaktan yakindan alakasi yok, her dinden, hem kalkinmis, hem geri kalmis ulke bulabilirsiniz. Size 'geri kalmisligin' sebebinin Islam oldugunu "kim" ya da "ne" soyledi biliyorum, ama tartismanin seviyesi acisindan bilimsellik ile bu tespiti yan yana koymamanizi tavsiye ederim, zira soylediginizin hicbir dayanagi yok.

      Sil
    6. Petrol satan ulkeler zaten iktisadi acidan gayet kalkinmis durumda. Ancak sattiklari petrol ile gidiyorlar ABD'ye borc veriyorlar(!).

      Ayrica gelismis diye dusundugunuz ulkeler (ABD, Ingiltere, Hollanda, Italya, Norvec) en cok hangi maddeyi ihrac ediyor bir arastirirsaniz goreceksiniz nasil zengin olduklarini ve kalabildiklerini.

      Sil
    7. E dedik ya efendim; bilimsel düşünce biçiminin yerleşmemiş olmasından. Geçmişe bakmadan nasıl bugün hakkında teşhis yapacaksınız? Bizim adam neden hep hasta diye soruyorsunuz. Taa çocukluğundan başlayarak hayatı yanlıştı diyoruz biz de.

      Bugün geri kalmış ülkeler:

      Talihsiz ülkeler: Afrika vb hep sömürü altında oldukları ve hayatlarında hiç bağımsız olmadıkları için zaten millet aşamasına geçememiş ve milli bir kalkınma programı başlatamamış ülkelerdir.

      Yanlış yola girmiş ülkeler: Eski doğu bloğu ülkeleri başta olmak üzere bireye önem vermemiş, popülist ve totaliter yaklaşımla hem kendi kaynaklarını kötüye kullanmış hem de insanları bireysel çalışmaya alıştıramamış ve bu yönde bir kültür oluşturamamış ülkelerdir. Rusya dahil olmak üzere bu ülkelerde hala dev bir emekli ordusu vardır. Eski kuşaklar pek motive olmadan çalışıp maaş almaya alışmışlardır. Yeniler ise kendilerini vahşi kapitalizmde buldular ama hala eski kolaycılıklar ve devlet popülizmi işe yarıyor ve oy topluyor.

      Kültürel nedenlerle geri kalan ülkeler: Bunlar da sizin sorduklarınız. Para, doğal kaynak sorunları olmayanı ile olanı da geridir. Hatta kaynakları olmayanlar çalışmak zorunda oldukları için daha iyi durumdadır aslında çünkü petrolü olanlar bir şey üretemez. Olmayanlar da dinsel düşünce biçimlerinin dışına çıkamadıkları için çalışsalar da verimsiz ve yeniliğe dayanmayan biçimlerde çalışıyorlar. Sonuç da parlak olmuyor. Bizi saymazsanız aralarında yine en iyisi en laik olanlar. Başka bir genelleme bu durumu açıklayamaz.

      Sil
    8. Ekonomik açıdan zenginlik bütün diğer etkenleri (din, siyaset, eğitim, hukuk vb) bir yana bırakırsak iki nedenle ortaya çıkıyor: (1) Petrol, doğal gaz, altın vb gibi para eden doğal kaynak zenginliği, (2) Buluş yapma, teknoloji geliştirme yeteneği.
      Gelişmişlik ise bunların nasıl kullanıldığını belirliyor. Eğer ekonomi dışı alanlarda yani eğitim, siyaset, dini yorumlama, hukuk vb gibi alanlarda gelişmişlik söz konusuysa doğal kaynaklarınızı doğru kullanarak ekonomi alanında da gelişebiliyorsunuz. Buluş yapma, teknoloji geliştirme vb de büyük ölçüde aynı şeye bağlı.
      Ve hepsinin temelinde bilim var. Bertrand Russell "dünyadaki belaların çoğu inancı aklımızın önüne koymamızdan kaynaklanıyor" diyor. Bu aslında Atatürk'ün "hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünden farklı değil.
      İslam aleminde ne yazık ki son 200 yıldır akıl hep inancın gerisinde kaldı. Bilimsel eğitim terk edildi. 5 yaşındaki çocuğa bu dünyanın yalan olduğunu öğrettiğiniz anda o çocuğun bu dünyaya katkı yapma arzusu yok oluyor. Sadece öteki dünyaya hazırlanmaya başlıyor.
      Bilimsel düşüncenin, sorgulayıcılığın, analizin gelişmediği teşvik edilmediği tam tersine hiç bir şeyi sorgulamadan, başkaldırmadan, analiz etmeden biat kültürüne dayalı bir eğitimin verildiği bir yerde buluş yapılamaz. Buluş yapılamayan bir ülke de gelişip ileri gidemez.

      Sil
    9. Adsiz 00:06, Afrika muslumanken dunyanin en zengin kitasiydi. Su anda Afrika'da Musluman'dan daha fazla Hirisitiyan yasiyor. Soylediginiz seyin din ile alakasi yok, israrla olayi dine baglamaya calisiyorsunuz.

      Mahfi Egilmez, 'inancinin gerisinde kaldi' bolumu disinda bu dediklerinize katiliyorum, Islam aleminin geri kalmasinin din ile alakasi olmasi icin Islam aleminde bilimsel ilerleme varken baska bir dine inaniyor olmalari gerekirdi. Hicbir din bilimsel ilerlemeye engel degil. 5 yasindaki cocuga din her seydir diye anlatmak ile, bilim her seydir diye anlatmak arasinda ben hicbir fark goremiyorum. Bilim de, din de hayati anlamanizda birer aractirlar. Daha fazlasi degil. Cocuklara ayakkabi baglamayi ogretmeye mesela tekstil bilimi diyelim, dinlerini ogretmeye de din bilimini diyelim o zaman herkes mutlu olsun.

      Sil
    10. 17 Aralık 2016 saat 13:00'da soruyu soran kişi ben değilim. Ama aşağıdaki cevaplara baktığımda, diğer Adsız'ların ve Mahfi Eğilmez'in, sorulan soruya cevaplar vermek yerine, sadece kendi beyinlerindeki "olması gereken geçmişte buydu, bugün de bu" diye didaktik cümleler yazmasından ibaret olduğunu görüyorum.

      Asıl soruyu soran kişi, zaten, "bilim"e karşı olmadığını, "dini inancın diktatörvari yaygınlaşması"na karşı olduğunu, bir ülkenin kalkınması için "üretim"in şart olduğunu, "insan hakları, demokrasi" vb.'lerini savunduğunu belirtiyor. Fakat, diğer Adsız'lar ve Mahfi Eğilmez, ısrarla bu tırnak içindeki konulara gönderme yaparak, asıl soruya cevap vermek yerine, etrafında dolaşıyorlar.

      Asıl soru şu:

      Tabiki savas sonrasi makine techizat kaybiniz da olur, ya da bunlari satin alabilecek paraniza (altininiza) da el konulmus olur. Bunlar yokken nasil ureteceksiniz?

      Altin maltin hikaye deyince keske hikaye olsaydi. Ama ne dunya tarihi, ne de mevcut durum altini hic de hikaye haline getirmiyor. Yani gercekler farkli. Bir ulkenin bagimsiz kalabilmesinin tek yolu altin varligini korumasi ile mumkundur. (Alan Greenspan, Gold and Economic Freedom) Aksi halde bagimsizim diyemezsiniz. Saydiginiz ulkeler arasinda bagimsiz diyebileceginiz tek ulke var o da Cin. Cin'in kalkinmasi hangi tarihten sonra olmus bir arastirin bakalim. Vietnam Savasi ile cakisiyor mu bu tarih bir bakin bakalim.

      Cin bugun dunyada en fazla altin ithal eden ulkedir, cunku gelismis ulkelere gore altin rezervi cok az. Onun disinda siz G. Kore'yi bagimsiz mi saniyorsunuz? Daha gecen gun Cumhurbaskani'ni degistirmek zorunda kaldi, kimbilir kimin ayagina basti. Samsung, hemen her telefonda olabilecek bir problemin, ucaklarda yasaklatmaya kadar goturecek negatif reklam ile ciddi zarara ugratildi. Almanya'da, Deutsche Bank, ve Volkswagen inanilmaz yukseklikte keyfi sayilabilecek cezalarla karsi karsiya kaldi. Japonya'nin borcunu bir arastirin bakalim, ABD'nin istemedigi bir seyi yapabilme sansi var mi gorursunuz. ABD'ye en cok borc veren ulke olmasi da ilginc degil mi? Yani 'ilerlemeleri' gecmiste savasip kaybettikleri ulkelerin istedigi yere kadar oluyor.


      Galiba hem diğer Adsız'lar ve hem Mahfi Eğilmez şunu diyor: "Türkiye ve benzeri ülkeler, ilk önce bilime dayalı reformları yerine getirsin de, ondan sonra diğer soruların cevabını ararız."

      Peki asıl soruyu soran [17 Aralık 2016 saat 13:00] neye işaret ediyor: Emperyalist & Kolonyalist müdahalelere!

      Siz ülkenizde istediğiniz kadar "bilim"i yaygınlaştırmaya uğraşın, eğer "gücü" ["altın", "rezerv para Dolar", "kartelleşmiş şirketler": Apple'ın piyasa hakimiyetini korumak ve genişletmek için Samsung'a "etik dışı" saldırılarda bulunması. Deutsche Bank, Volkswagen gibi şirketlere "patlamaya hazır toksik mortgage varlıkları var", "vergi cezası" gibi ifadelerle piyasalara endişe sızdırılması vb.] gibi provokasyon malzemelerini, "gücü" elinde sımsıkı tutan ülkeler, kendilerine bir tehdit unsuru olarak görürlerse sizi, sizi yarı-yolda bırakmak, yolunuza takoz döşemek için herşeyi dener. Örnek mi: "Bilim"e dayalı eğitim veren, ekonomik yönden kalkınmış, insan hakları & demokrasi konularında notu iyi gözüken "Güney Kore"de başbakanın, ABD dayatmasıyla değiştirilmesi. İşte bu tür "önemli" konulara, diğer Adsız'lar ve Mahfi Eğilmez hiç dokunmuyor, sadece etrafında dolanıyor.

      Sil
    11. Bilim sorununu çözer, doğru dürüst eğitim verebilirseniz bu dediğiniz olaylar da çözülür. Emperyalizmi de kolonyalizmi de kovarsınız ülkenizden hiç merak etmeyin. Yeter ki siz toplumu bilime döndürün.
      Öte yandan ABD'nin dünyaya yaptığı kötülükler çok fazla olmakla birlikte her türlü kötülüğü ABD'ye bağlamak sadece komplo teorilerine yanıt verir. İnsanların başkaldırmasını ve doğruyu bulmaya yönelmesini önler ve onları kaderine razı olmaya iter.

      Sil
    12. 16:52 Mahfi bey sanırım yanlış anlıyorsunuz.

      Şunu diyorum. [Şu an mevcut hükümet, "reform" kelimesini "bilim" çerçevesinde düşünmüyor, savunmuyor!]

      Siz [yani bizler, T.C. vatandaşları] ülkenizde:

      "Bilim"e dayalı reform yapmaya başlasanız da,

      Hukuku tekrar bağımsız & tarafsız hale getirmeye başlasanız da,

      Dini söylemleri slogan gibi kullanmayı azaltmaya başlasanız da,

      İnsan hakları, medya özgürlüğü, demokrasi, kadınların sosyal hayatta yükselmesinin teminat altına alınması, ve benzeri pek çok "reformu" yapsanız da;

      SIRF SİZİN BU GELİŞMELERİ YAPMAMANIZ İÇİN, emperyalist & kolonyalist ülkeler size köstek oluyorlar!

      Örnek mi: "Bilim"e dayalı eğitim veren, ekonomik yönden kalkınmış, insan hakları & demokrasi konularında notu iyi gözüken "Güney Kore"de başbakanın, ABD dayatmasıyla değiştirilmesi.

      Şimdi anladınız mı?

      Sil
    13. Hükümetin ne düşündüğünü iyi kötü bende biliyorum.
      Eğer emperyalist kolonyalist hükümetlere bu kadar kulak vermesek bu işi yapardık. Örnek Atatürk'ün yaptıklarıdır. Savaş sonrası güçsüz bir devletken bile bunları yaptı. Emperyalizm o zaman çok daha görünür biçimdeydi, doğrudandı dolaylı değildi.
      Türkiye Kore değildi. Şimdi nedir bilemem.
      Başkalarına kabahati atmadan önce bizim ne istediğimiz önemli. Bizi bir başımıza bıraksalar biz bilimsel eğitime, gerçek bir hukuk reformuna geçebilecek durumda mıyız? Yanıtlanması gereken soru budur.
      Umarım anlamışsınızdır ne dediğimi. Bir daha anlatmayacağım çünkü.

      Sil
  68. Bu kadar para bastiktan sonra yuzde 2 enflasyon hedefine ulasamamak bence komik olur bence boyle bir ihtimal yok

    YanıtlaSil
  69. Sizce gelismekte olan piyasalardan hangileri fedin bu faiz artirimina karsi derencli durabilir ben sanki rusya ve cin diyorum ama baktigimda rusyanin faiz orani ucuk issizlik uretiyor cin in bilmiyorum ama orda da icebirg altinda bir sorun dan bahsediyorum meksika ve brazilya durumu da hic ic acici degil

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer petrol fiyatı 60 dolara doğru giderse Rusya toparlanabilir. Çin'de başka sorunlar var. Borçluluk çok yüksek. Eski büyüme hızlarına dönme olasılığı oldukça düşük. Çünkü buraya kadar borçlanarak geldiler. Artık orada sınırdalar. Bence Fed eğer 3 veya 4 kez faiz artırırsa bundan etkilenmeyecek gelişme yolunda ülke olmaz.

      Sil
  70. Gungor uras bir yazisini olukum 1980 lerde kalmis ama sadece o degil ve herkes uretimden bahsederken (goze duz yansiyan yuvarlak dunya mesali) bende uretimimize cine kaydirsak ordan dunya piyasalarina ulasak nasil olur diye dusunuyor ,kaliteli malin ucuza uretme imkani veren us olarak dusunuyorum baska ulkelerde var tabi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kaydırma neticesinde işsiz kalacaklar için önerin ne olacak?

      Sil
    2. Ekonominin mekanik bir bilim olmadığını, insan ve toplumla ilgili olduğunu dikkate alarak bu daldaki her çözümün bir başka tarafta sorun yaratacağını unutmamak lazım. O nedenle ekonomi, dengenin en geçerli olduğu (fizikten bile fazla) alandır.

      Sil
  71. Ihracat icindeki ithalat oranimizi dusunursek bu yapi uzerinde uretimimizi artirsak ne olur ki bu defa da finansa edemeyiz bu artan uretimi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neden finanse edemeyiz artan üretimi?

      Sil
    2. Evet neden finanse edemeyeceğimizi ben de anlayamadım.

      Sil
    3. Anlaşılmayacak ne var?

      "ithalat oranimizi dusunursek" demiş. Yani, ithalat oranımız çok yüksek. İthal ettiklerimizin (petrol, doğalgaz, hammadde, yarı-işlenmiş mamül, vb.) ödemelerini de USD kuruyla yapıyoruz. Kur yükseldikçe, girdi maliyetlerimiz artıyor.

      "bu yapi uzerinde uretimimizi artirsak ne olur ki bu defa da finansa edemeyiz" demiş. Yani, ithalata bağımlı bir ülke olduğumuzdan, üretim miktarımızı ne kadar arttırırsak arttıralım farketmez, yüksek ithalat oranımız ve kur dalgalanması sonucunda, bu yapıyı finanse edebilmemiz pek mümkün gözükmüyor, demek istemiş.

      Soruyu soran kişi galiba "faiz" meselesini hariç tutarak sormuş size. "Türkiye'nin sanayi alt-yapısını nasıl güncellemeliyiz ki, üretimimizi daha az ithalatla yapabilelim, böylece 'faiz' konusu da sürekli gündemde durmasın." demek istemiş olabilir.

      Sil
  72. Hocam bir soru soracağım. Parayı tahvile yatırmak mevduata yatırmaktan daha mı mantıklıdır bir yatırımcı için? Çünkü tahvil alındığında faizler düşerse daha yüksek bir fiyattan satabilirler ama mevduatı vadesinden önce çekerlerse daha düşük bir getiriye maruz kalabilirler?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkisinin de kendisine göre artı ve eksileri var.

      Sil
  73. Hocam 6-7 eylül olaylarını size göre kim tertipledi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dis gucler diyeyimde gelenek bozulmasin. Bu dis gucler var ya bu dis gucler hep bizim uzerimizde oyun oynuyor.

      Sil
    2. Ben de gelenek bozulsun diye iç güçler diyeyim.

      Sil
    3. ben de tez anti tezi gordukten sonra bir sentez yapayim

      Hem ic kuuvvetler hem dis kuvvetler
      ne oluyor yahu jeoloji mi yapiyoruz

      Sil
    4. Jeologlar tertipledi kardes canini sikma. Cunku hem ic guclerle hem dis guclerle ugrasan tek bir bilim o da Jeoloji ve Jeomorfoloji. Ez cumle bu isi tertipleyenler bu heriflerdir.

      Sil
  74. Başkanlık sistemi gelsin. 5 yıl deneyelim. Eğer dokumuza uygun değilse, tekrar parlamenter sisteme döneriz.

    Sonuçta emir değil her iki sistem de.

    Mümkün mü sizce deneme yapabilmemiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mümkün ve esasen bunu 2 yıldır deniyoruz. Şu andaki sistem adı ne olursa olsun zaten fiili başkanlık sistemi. Bizim cumhurbaşkanımızın şu an fiilen kullandığı yetkiler ABD Başkanı tarafından kullanılamıyor. Unutmayın Obama, Hazinenin borçlanma tavanını artıramamıştı uzun süre. Ancak Kongre ile uzlaşarak yapabilmişti bunu.
      Başkanlık sistemine geçiş fiili durumu yasaya uydurmaktan ibaret olmayacak mı?
      Yani demem o ki bu dediğiniz denemeyi zaten 2 yıldan uzun süredir yapıyoruz.

      Sil
  75. “Tahvil Tanrısı” lakaplı DoubleLine Capital CEO’su Jeffrey Gundlach, ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin gelecek yıl yüzde 3’ü aşabileceğini, bunun tahvillerdeki boğa piyasasının sonu anlamına geleceğini" belirtti.

    "Faizlerin yüzde 3’ü geçmesi durumunda yüksek faizli çöp tahvillerin “kara deliği” düşeceğini" söyleyen Gundlach, "bunun hisse senedi ve emlak piyasasını da olumsuz etkileyeceğini" kaydetti.

    Hocam merhabalar,

    Belki hatırınızda kalmıştır; tahvil faizlerinin yükselmesinin nedeni yatırımcıların hisse senedine geçmelerimi diye bir soru yöneltmiştim, siz de bunun dün için geçerli olduğunu ama artık tahvile geri dönüş için fırsat kollandığını yazmıştınız.

    Ancak yukarıdaki haber (http://www.paraanaliz.com/2016/ekonomi/tahvil-tanrisi-piyasalar-icin-kiyamet-senaryosunu-acikladi-6167/) aklımı epeyce karıştırdı.

    Acaba, tahvillerin %3'lük sınırı aşması bu piyasadaki ralliyi (boğayı) neden bitiriyor Daha da cazip hale getirmez mi ilerisi için? Ayrıca Madem tahvil piyasası yavaşlayacak
    neden hisse senedi ve emlak da bundan negatif etkileniyor?

    Kısacası tüm bunları mantıklı kılan bir pencere var da ben mi oradan bakamıyorum? Ne dersiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faizlerin yükselmesi risklerin de yükseldiği anlamına geliyor. İyiye giden bir ekonomide normal koşullarda faizler yükselmez. Sanırım onu kastediyor.
      Faizle borsa genellikle rakiptir. Faiz yüksekse borsadan tahvile geçiş olur çünkü tahvil çok daha garantilidir.

      Sil
  76. ABD agir sanayi ulkesi mi yoksa hamburger sanayi ulkesi mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD sanayisini hafife almayın. Uzaya gidenlere, THY filosundaki ve hava kuvvetleri filosundaki uçaklara bakın.

      Sil
  77. hocam merhaba ben ekonometri 2.sınıf ögrencisiyim.Notlarım iyi fakat bunun ezber sistemden dolayı olduğunu düsünüyorum.Sınavları yapıyorum fakat teoride ve pratikte bir sey bilmediğimi dusunuyorum.Konuya baya alakasız va cahilim bile diyebilirim.İktisat ve ekonomi adına temelden baslamak üzere öğrenmek isteyen birine ne önerebilirsiniz?Benim bölümüm istatistik üstüne olduğu için her şey formül ve matematik.Ezber sistem uygulatılıyor.Formülü bilirsen geçiyorsun.Fakat dediğim gibi ben bundan fazlasını,ekonomik bir bakıs acısına sahip olup analiz yapabilmeyi istiyorum.Fikriniz,çalışma şekkli öneriniz ve önerebilceğiniz kitaplar nelerdir?
    Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomi bilginiz yeterliyse Ekonomide Analiz kitabımı okuyun. Ekonomi bilginiz yeterli değilse önce Kolay ekonomi sonra Makroekonomi kitabımı okuyun son olarak da Ekonomide Analizi. Bu üç kitabı okuduğunuzda ekonomik konularda analiz yapmaya başlayacaksınız.

      Sil
  78. Hocam merhabalar;
    20 Ocağa kadar Dolar endeksinin 104 ü biraz geçebileceğini sonrasında ise dolar endeksinde en fazla 3 aylık bir süre zayıflamasını yada yatay bir seyir izlemesini bekliyorum. 2017'nin geri kalanı bu ilk 3 aylık sürede Trump yönetiminin politikalarına bağlı olarak şekillenecektir diye düşünüyorum. Bazen beklentiler karşılanamayabilir. Örneğin brexit beklenmiyordu, Trump beklenmiyordu, fed 2016 için faiz artışını 4 demişti 1 oldu, 2017 için 3 diyorlar ama yapıp yapamayacakları Trump'a bağlı olacaktır. 2016 yılı piyasaların hep ters köşe olduğu bir yıl oldu, 2017 içinde aynı kural niçin geçerli olmasın :) Piyasalarda %80'in inandığı genellikle olmaz bunu şahsi tecrübelerime dayanarak söylüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu dediklerinizin hepsi mümkün, tahminlerin tutmayacağı yeni bir yıl daha başlıyor.

      Sil
  79. Hocam yazınızdan ve soru cevaplardan yola çıkarsak bir konuyu anlayamadım. Fed eflasyonu dengede 2-2,5 bandında tutmak için faiz arttırıyor ve bu nedenle de sıcak para ABD de aratacak. Peki bu durum uzun vadede ihracatın azalmasına ve zaten tüketim toplumu olan ABD halkının daha fazla tüketmesine ve sonuç olarak da işziliğin artmasına neden olmaz mı? Şuan Fed politikası sanki tüketim,üretim,tasarruf açısından ters istikamette. 2017 de bun politikadan dönüş yapılma ihtimali var mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. daha fazla tüketim daha fazla talep daha fazla talep ise daha fazla üretimi yani kapasite kullanım oranlarını yükseltir ve bu da istihdamı artırır. abd için resesyon ve deflasyonist trend cari açıktan daha da tehlikelidir. ayrıca abd, 2017 itibariyle dünyaya petrol ve türevlerini pazarlamaya başlıyor ve güçlü dolarla pazarlayarak katma değerini yükseltebilir. enerji önemli bir cari dengesizlik yaratabiliyordu fakat abd artık eskisi kadar bağımlı olmayacağından önceli kadar cari açık da vermeyebilir. ayrıca abd ekonomisi dünyanın baş tüketicisi konumundadır ve büyümesi arttıkça dış dünyanın da iktisadi aktivasyonlarının artmasına katkısı olabiliyor. bu da enerji ihtiyaçlarının artmasına neden olacağından abd nin işine fazlasıyla gelir. kanaatimce abd de fed orta vadede politikasını değiştirmeyecektir. tabi trump uygulayacağı maliye politikaları da önemlidir. ama her halükarda fed, ya aynı politikayı şu anki gibi devam ettirecektir ya da biraz daha güçlü biçimde istikrarlı biçimde uygulayacaktır.

      Sil
    2. Ben tüketim artışının üretimden ziyade ithalatı arttıracağını düşünüyorum uzun vadede. Bu durum da dolardaki artışı 2017 içerisinde dengeleyeceğini hatta düşüşe geçireceği kanısındayım.

      Sil
  80. hocam saygılarımı sunuyorum. abd 2008 krizi ve sonrasında yaşanan kuvvetli iç talep daralması ve buna paralel olarak resesyona girmesiyle tasarruflarında artışlar olmuş ve cari açığı ciddi derecede daralmıştı. hocam, fed faiz artışları yapınca yavaş da olsa dolar küresel piyasalarda değerlenmeye başladı. bu durumda dünyada dolar bol iken dahi cari açık veren abd bu sefer de yükselmeye başlayacak bir cari açığı olmayacak mı?. gerçi abd artık enerjide çok güçlü bir pozisyonda ve biraz da bunu güçlü dolarla satarak katma değerini yükseltecektir fakat her ne kadar 10 yıl önceki kadar olmasa da cari açık hacminde bir artış olacaktır. o zaman ileride yeniden küresel çaplı bir dolar bolluğu başlayabilir mi hocam?. saygılar..

    YanıtlaSil
  81. Hocam, dunya ekonomisini simule eden bir bilgisayar programi varmi? Belki her ulkemin mb'dA kendilerine ozel vardirda. Mesela cok muazzam simcity diye sehir kurma oyunu var. Gercegi simule edebilecek kadar basarili. Ekonomi icin herkezin kullanabilecegi, devletletin her turlu dayalarinin surekli guncellenen bir program. Cesitli senaryolar deneyip gelecege isik tutma becerisi olan birsey. Oyunda olabilir ama profesyonel olmasi lazim tabii.

    YanıtlaSil
  82. Hocam merhabalar;
    ABD seçimleri çok aşamalı bir seçimler silsilesinden oluşuyor ve 8 kasımda olan şey sadece Donald Trump'ın 19 Aralık (yarın)'ta yapılacak olan seçiciler meclisindeki çoğunluğu sağlamasıydı. Seçiciler meclisinde Hillary Clinton seçilirse (düşük bir ihtimal bile olsa) 20 Ocak 2017 de Beyaz Saray'a çıkabilme şansı hala var. Bu gerçekleşirse 2016 gibi sürprizlerle dolu bir yılın piyasalara en büyük golü olur :)
    Büyük ihtimalle Donald Trump seçiciler meclisinden en az 270 oy çıkarmayı başararak başkanlığa hak kazanacaktır. usd bacaklı pariteler için düşünürsek, 8 kasım seçimleri öncesinde piyasalar Donald Trump'ı negatif algılarken, seçim sonuçlarının netleşmesiyle birlikte tüm dünyada bir usd çılgınlığı başladı ve bu abd tahvil faizlerinin yükselmesine bağlandı.Çünkü Donald Trump'ın seçim vaatlerinde bahsettiği altyapı yatırımlarının gerçekleştirilmesi için paraya ihtiyacı olacaktı ve bunu da devlet tahvillerinden sağlayacaktı. Buraya kadar sorun yok tamam. Ancak Donald Trump, Çin ve Meksika ile olan ekonomik ilişkiler açısından risk oluşturuyor. Özellikle Çin ile olan siyasi ilişkilerin gerilmesi ABD'yi ekonomik olarak sarsacaktır. Donald Trump daha başkanlık koltuğuna oturmadan bu yönde adımlar atmaya başladı bile. Piyasalar bunu neden ısrarla göz ardı ediyor?
    Bu konuda görüşlerinizi paylaşabilir misiniz ?

    YanıtlaSil
  83. hocam, türkiye ekonomisinin U şeklinde bir kriz dönemi yaşayabilir mi diye sorduğumda evet olabilir ancak W şeklinde bir kriz dönemi yaşaması riskinin daha fazla olduğunu belirmiştiniz. hocam, W şeklinde bir krizin olasılığını daha yüksek görmenizde fed in normalleşmeyi tamamladıktan sonra yeniden faiz hadlerini düşürerek genleşici para politikasına dönmesini beklediğinizden mi kaynaklanıyor?. ya da önce biz kriz yaşayıp belli bir zaman sonra yeniden büyümeye geçtiğimizde bu sefer küresel çaplı bir dalga yüzünden mi yeniden inişe geçeceğiz ?. saygılar hocam...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...