Kayıtlar

ekonomik sorunlar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Faiz Tek Başına Ekonomiyi Kurtaramaz

Resim
Faiz politikası, karşılıklar politikası, makro ihtiyati önlemler, önemli yapısal sorunları olmayan ekonomilerde ortaya çıkan sorunları çözmeye yarar. Mesela küresel kriz ortaya çıktığında ABD ve Avrupalı gelişmiş ekonomiler sorunlarını asıl olarak para politikası aracılığıyla çözmeye giriştiler. O zamana kadar ekonomi politikasının en büyük günahı kabul edilen para basarak finansman sağlama meselesi tabu olmaktan çıkarılıp bir politika uygulaması olarak devreye sokuldu. Parasal genişleme olarak adlandırılan bu uygulama kökeni 1900’lerin başına kadar uzanan modern para teorisinin [i] de yaşama geçirilmesini sağladı. Bir yandan para basıp piyasaya sürerek bir yandan faizleri sıfıra kadar düşürerek gelişmiş ülkeler, ekonomide karşılaştıkları çöküşten çıkmayı ve toparlanmayı başardılar. Bunu başarırken de önemli oranda enflasyon yaratmadılar. Çünkü paraları rezerv paraydı, o nedenle bastıkları paralar kendi ülkelerinde kalmadı ve yatırım fonları aracılığıyla bankalardan ödünç alınıp dışar...

Devekuşu Teorisi

Türkiye’de, uzun süredir, siyasal iktidarın asıl uğraşısı ekonomiyi krizden çıkarmak için çabalamaktan çok kriz yokmuş gibi göstermek haline dönüşmüş görünüyor. Ne var ki bu, herkesin bildiğini saklamaya çalışmaktan ibaret olan çaba sonuçta, bir tehlike hissettiğinde başını kuma gömen devekuşu gibi kendini kandırmaktan başka bir işe yaramıyor. [i] Geçtiğimiz haftalarda gerçeklerin inkâr edilebilecek hali kalmadığı anlaşılınca faiz neden – enflasyon sonuç teorisi bir yana bırakılarak Merkez Bankası faizi iki katına yakın yükseltildi. Ne var ki bu artış beklenen etkiyi yaratamadı. Bunun iki nedeni var: (1) Açıklanan enflasyonla gerçek enflasyon arasındaki ciddi fark faiz artışının anlamlı bir önlrm olarak algılanmasını engelliyor.   (2) Faiz artışına siyasal iktidarın en yüksek makamının desteği yok. Faiz artışı çaresizlikten kabullenilmiş görünüyor. ‘Kerhen artırılan faizin etkisi zayıf olur.’   Devekuşu teorisini terk ettiğimizi göstermenin ilk yolu enflasyon hesabını gerç...

2023

2022 yılı bütün dünya için kötü bir yıl oldu: Her tarafta enflasyon yükseldi, büyüme düştü, kimi ülkede bütçe açığı, kimi ülkede cari açık yükseldi. Ekonomi politikasının birbiriyle çelişen sonuçlarını yaşamaya başladık: Enflasyonu düşürmenin bedeli büyümenin de düşmesi ya da büyümeyi yüksek tutmaya çalışmanın bedeli yüksek enflasyon olarak karşımıza çıktı. 2022’nin belki de tek olumlu yanı bütün bu çelişkili gelişmelere karşılık işsizlik oranlarının denetimden çıkmaması oldu. Türkiye açısından da 2022 kötü bir yıldı. Son birkaç yıldır her gelen yıl bir öncekinden kötü olduğu için önceki yıllar daha iyiymiş gibi hatırlanıyor. 2022 yılı biterken atılan adımlar 2023 yılı ve özellikle de seçimden sonrası için büyük çapta olumsuz bir birikim yarattı. Bunu belki ilk altı ayda o kadar fazla hissetmeyeceğiz ama yılın ikinci yarısında bütün bu adımların etkisini omuzlarımızda hissetmeye başlayacağız. Yapılan asgari ücret artışı, yaşanan anormal enflasyon karşısında zorunluydu. Hatta yeters...

Son Gelişmeler ve Türkiye’ye Olası Etkileri

Yükselen Enflasyon, Fed’in Faiz Artırımı ve Parasal Sıkılaştırma Hazırlığı Küresel krizin başlangıcından bu yana gelişmiş ülke merkez bankaları (ABD – Fed, Avrupa – ECB, Birleşik Krallık – BOE ve Japonya – BOJ) tarafından izlenen tahvil satın alma programları sonucunda oluşan geniş çaplı likidite artışının önünde sonunda enflasyonist baskı yaratacağı biliniyordu. Buna karşılık ekonomilerin resesyona girmesi korkusu enflasyon yaratma korkusunun önüne geçince parasal genişleme temel politika halini aldı. Fed, bu politikayı terk etmeye yöneldikten bir süre sonra bu kez pandemi ortaya çıkınca parasal sıkılaştırmayı bıraktı ve tekrar parasal genişlemeye döndü. Öteki merkez bankaları parasal genişlemeye hiç ara vermeden devam ettiler. Ve sonunda beklenen enflasyon kendini gösterdi. ABD’de yüzde 8’lere, Avrupa’da yüzde 6’lara, Birleşik Krallıkta yüzde 6,2’ye gelip dayandı. Bu oranlar gelişme yolundaki ülkeler için fazla sorun oluşturmasa da gelişmiş ülkeler açısından çok yüksek oranlar. Ara...

Ekonomide Mucize Nasıl Sağlanır?

Resim
Bilimde mucizelere yer yoktur. Ekonomi de bir bilim olduğuna göre ekonomide de mucizelere yer yoktur. Buna karşılık beklentileri değiştirmek mucize sayılabilecek sonuçlar yaratabilir. Ekonomide hedefler birbiriyle çelişir. O nedenle bir ekonomiyi hem yüksek hızla büyütmek hem enflasyonu ve işsizliği düşürmek aynı anda pek mümkün olmaz. Bunun tek istisnası beklentileri değiştirmektir. Mevcut durumda büyüme oranı % 2, enflasyon oranı % 15, işsizlik oranı % 13, cari açık % 5 ve bütçe açığı % 4 olsun.