Kayıtlar

dış borçlar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Chester Projesi ve Kreuger & Toll İmtiyazı

Cumhuriyet kurulduğunda ortada yalnızca yeni bir devlet değil, aynı zamanda çözülmesi gereken çok ağır ekonomik sorunlar vardı. Demiryolları yetersizdi, sanayi son derece zayıftı ve Osmanlı'dan kalan dış borçlar yeni devletin omuzlarındaydı. Böyle bir ortamda Türkiye, ekonomik bağımsızlık hedefinden vazgeçmeden yabancı sermayeyi nasıl kullanabileceğini tartışıyordu. Chester Projesi ve daha sonra yapılan Kreuger & Toll anlaşması, bu arayışın en dikkat çekici örneklerinden ikisi oldu. Chester Projesi Chester Projesi, 1920'li yılların başında Amerikan sermaye çevreleri adına hareket eden William Colby Chester ve ekibi tarafından gündeme getirilen ekonomik bir girişimdi. Proje, Anadolu'da geniş bir demiryolu ağının inşa edilmesi karşılığında, demiryollarının geçtiği bölgelerde bulunan doğal kaynakların, özellikle maden ve petrol yataklarının işletme imtiyazlarının Amerikan şirketlerine verilmesini öngörüyordu. Böylece hem ulaşım altyapısının geliştirilmesi hem de doğa...

Net Borç Verme ve Net Borç Alma Hesabı

IMF'nin kullandığı net borç verme (net lending) ve net borç alma (net borrowing) kavramları, bir ekonominin tasarrufları ile yatırımları arasındaki ilişkiyi ve dış dünyayla olan finansal bağlantısını gösteren önemli göstergelerdir. Bir ülke net borç verici konumundaysa, ekonomideki toplam tasarruflar toplam yatırımlardan fazladır. Bu durumda ülke, tasarruf fazlasını yurt dışına yönlendirir ve dış dünyaya net finansal kaynak aktarır. Bu durum genellikle cari fazla veren ekonomilerde görülür. Bir ülke net borç alıcı konumundaysa, toplam yatırımlar tasarruflardan fazladır. Bu durumda yatırımları finanse etmek için dış kaynak kullanımına ihtiyaç duyulur. Bu durum genellikle cari açık veren ekonomilerde görülür. IMF ve diğer uluslararası kuruluşlar bu kavramları kullanarak ülkelerin tasarruf-yatırım dengesini, cari işlemler dengesini ve dış finansman ihtiyacını değerlendirir. Makroekonomide temel ilişki şöyledir: Net Borç Verme / Net Borç Alma = Tasarruflar (S) − Yatırımlar (I...

Hesaplama Değişti, Dış Borç Azaldı

Resim
Türkiye’nin dış borç istatistiklerinde önemli bir değişiklik yapıldı. Uzun yıllardır iki kurum tarafından yürütülen veri derleme sistemi artık tek elde toplanmış durumda. Bugüne kadar uzun vadeli dış borçlar Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hesaplanıp yayımlanırken, kısa vadeli dış borçlar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından izleniyordu. Yeni düzenlemeyle dış borç istatistiklerinin tamamı TCMB tarafından derlenip yayımlanmaya başlandı. Aslında bu tür bir değişiklik teknik açıdan anlaşılabilir. Veri üretiminin tek elde toplanması istatistiklerin tutarlılığını artırabilir. Nitekim TCMB de yaptığı açıklamada amacın dış borç istatistiklerini uluslararası standartlarla uyumlu hale getirmek olduğunu belirtiyor. Ancak değişiklik sadece kurumlar arasında bir görev devrinden ibaret değil. Aynı zamanda dış borçların hesaplanma yönteminde de iki önemli revizyon yapıldı: Birincisi; menkul kıymet niteliğindeki borçların sınıflandırılmasında artık ihraç yeri değil, bu kıym...

Üç Önemli Güncel Göstergenin Analizi

Resim
30 Haziran 2025 günü üç önemli gösterge açıklandı (TÜİK: Mayıs ayı işgücü göstergeleri ve Ocak – Mayıs dış ticaret göstergeleri, Hazine ve Maliye Bakanlığı 2025 yılı ilk çeyrek dış borç verileri.) Bunların üçü de ekonominin gidişini okuyabilmek açısından önemli göstergeler. Tek tek ele alıp durum değerlendirmesi yapalım. Mayıs ayı itibarıyla işsizlik oranı yüzde 8,4 olarak açıklandı. Bu oran Nisan ayına göre 0,2 puan düşüş sergilemekle birlikte geçen yılın Mayıs ayına göre bir değişim göstermiyor. Bir başka ifadeyle işsizlik oranı bir yılda bir değişim göstermemiş bulunuyor. Geniş işsizlik oranı (TÜİK’in atıl işsizlik oranı olarak tanımladığı oran) yüzde 31’dir. Bu oran, Nisan ayına göre 1,1 puan gerilemiş görünmesine karşılık bir yıl öncesine 5,6 puan yüksektir. İşsizlik ile geniş işsizlik oranları arasındaki yüksek fark (22,6 puan) bize toplumda işsiz olduğu halde resmi olarak işsiz sayılmasını gerektirecek başvuruda bulunmayanların oldukça yüksek sayıda olduğunu gösteriyor. Bu iki...

Kamu Kesiminin Dövizli Borçları

Resim
Biz genellikle dış borç stokuna ve dış borç yüküne (Dış Borç Stoku / GSYH) bakıyoruz. O nedenle bu her zaman baktığımız Türkiye’nin dış borç tablosunu paylaşayım (Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kamu Borç Yönetimi Raporu, Mart 2024 verilerinden tarafımdan hazırlanmıştır.) Bu tablodaki veriler bize yurt içinde dövizle yapılan borçlanmaları göstermiyor. Oysa gerek kamu kesiminin gerekse özel kesimin yurt içinde yaptığı dövizle borçlanmalar ve kur korumalı mevduat da söz konusu. Şimdi de dövizli iç borçlanmaları da kapsayan tabloyu paylaşayım (Aşağıdaki tabloyu meslektaşım Hakan Özyıldız’ın yayınlanmamış bir çalışmasından aldım.) Bu tablonun önemi dış borçlanma ya da iç borçlanma ayrımı olmaksızın dövizle yapılmış bütün borçlanmaları kapsıyor olması. Buna göre Türkiye’nin toplam dış borç stoku yaklaşık olarak 500 milyar dolar olduğu halde toplam dövizli borç stoku 727 milyar dolardır. Benzer şekilde kamu kesimi dış borç stoku 202,5 milyar dolar olduğu halde merkez bankası ve kur korum...

Bu Yılın Dış Finansman Gereksinimi

Resim
Önümüzdeki bir yılın dış finansman gereksinimini hesaplarken iki büyüklüğe bakmamız gerekiyor: (1) Orijinal vade süresi ne olursa olsun önümüzdeki 12 ay içinde ödenme günü gelecek olan dış borç stoku. (2) Önümüzdeki 12 ayın olası cari açık tutarı. Aşağıdaki tablo 2023 yılında ödenmesi ve/veya yenilenmesi gereken dış borç stokunu gösteriyor (Kaynak: TCMB, Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri, Ocak, 2023.) Buna göre bu yıl içinde vadesi gelecek olan dış borç stok toplamı yaklaşık 196 milyar dolardır. Bunlar arasında mevduatların (34 + 17 + 21 + 14 = 86 milyar dolar) yüzde 90’ının (77 milyar dolar) yenileneceğini varsayarsak ödenecek görünen miktar (196 – 77 =) 119 milyar dolara düşer. 2023 yılı cari açığının TCMB Anketinde açıklanan beklentiye uygun olarak 36 milyar dolar olacağını kabul edelim [i] . 6 Şubat sonrası yaşanan deprem ve sel afetlerinin yarattığı tahribatın toplam maliyetini de resmi hesaplardaki gibi 103,6 milyar dolar olarak alalım [ii] ve bunun kabaca üçte...

Suudi Arabistan’dan Beş Milyar Dolar

Medyada “Suudi Arabistan’ın TCMB’ye 5 milyar dolar mevduat yatıracağı” yazıldı. Ne var ki benim aklıma gelen soruların hiçbirinin yanıtını bu yazılanlarda bulamadım. Hızlıca TCMB ve Hazine ve Maliye Bakanlığı sitelerine baktım ama konuyla ilgili hiçbir açıklama yoktu. Sonra sosyal medyayı inceledim, bazı yorumlar gördüm. Paranın hangi başlık altında geleceğine ilişkin yorumlarda mevduat diyen de vardı, swap diyen de, depo hesabı diyen de. Aklıma takılan sorular şunlardı: (1) Parayı yollayacak olanın Suudi Arabistan olduğu yazılıyor ama Suudi Arabistan devleti mi, Suudi Arabistan Merkez Bankası mı yoksa Suudi Fonu mu olduğuna ilişkin hiçbir açıklama yok. Oysa kime borçlu olacağımızı bilmek gerekir diye düşünüyorum. (2) Para hangi biçimde gelecek? Swap işlemi mi yapılıyor? Borç olarak mı geliyor? Depo hesabı olarak mı geliyor? (3) Gelecek olan paranın maliyeti ne olacak? Faiz mi ödenecek? Kâr payı mı ödenecek? Maliyeti normal borçlanmadan düşük mü olacak yüksek mi olacak? (4) Geleceği ...

Devletler Batar mı?

Resim
Batmanın Anlamı Üzerine Başlıktaki sorunun farklı çeşitleri var: Ülkeler batar mı? Devletler batar mı? Toplumlar batar mı? Bu soruları yanıtlamaya girişmeden önce batmanın ne anlama geldiğini incelemek gerekir. Batmak, fizikte, bir sıvının üzerinde iken herhangi bir nedenle içine gömülmek ya da sert ve sivri uçlu bir şeyin yumuşak bir şeye girmesi, saplanması anlamında kullanılan bir sözcük. Ekonomi, finans, işletme ve hukuk alanında batmak daha çok iflas anlamında kullanılıyor. İflas; alacaklılara olan borçlarını geri ödeyemeyen kişi ya da kuruluşların borçlarının bir kısmının ya da tamamının kaldırılmasını talep etmesi sonucu bir yargı sürecidir. Konu devlet ve ülkeye gelince iki türlü batma söz konusu olabilir: (1) Girişilen savaşların kaybedilmesi ya da dünyadaki gelişmelere ayak uydurulamaması gibi çeşitli nedenlerle güç kaybına uğrayarak ülke topraklarını ve yönetimini yitirmek. Buna örnek olarak Roma İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu ve SSCB’yi sayabiliriz. (2) Moratoryum...

Gayrimeşru Borç Kavramı Üzerine Bir Değerlendirme

Devlet, kendisini oluşturan kişi ve kurumlardan ayrı olarak bir (tüzel) kişiliğe sahiptir. Devleti yönetenler (hükümetler) değişir ama bu değişiklik devletin değişmesi anlamına gelmez. Bu noktada karşımıza idare hukukunun en temel ilkelerinden birisi olan ‘yönetimin devamlılığı ilkesi’ çıkar. Bu ilke çerçevesinde örneğin bir hükümet borçlanmışsa, onun yerine gelen hükümet bu borcu ödemekle yükümlüdür. Genel kural bu olmakla birlikte her genel kuralın istisnaları olduğu gibi bunun da istisnaları vardır. Uluslararası hukukta bir borcun geri ödenme zorunluluğu her zaman tartışılmaz bir konu olarak kabul edilmiyor. Eğer tartışmaya konu olan borç, gayrimeşru borç (İngilizcesi odious debt, tiksindirici borç diye de çevriliyor) kategorisinde kabul edilen bir borçsa o zaman geri ödenmesi de tartışmalı hale geliyor.   Uluslararası hukukta, gayrimeşru borç olarak adlandırılan borç tipi; meşruluğu tartışmalı olan, örneğin despotik bir yönetimin, halkının yararına değil kendi yararına, gücün...

Bir Yılda Vadesi Gelecek Dış Yükümlülüklerimiz

Resim
Öncelikle dış yükümlülükle dış borç arasındaki farkı ortaya koyalım. Dış yükümlülük, dış borca göre çok daha geniş bir kavramdır: ‘Her dış borç dış yükümlülüktür ama her dış yükümlülük dış borç değildir’ desek doğru olur. Dış borç; fon fazlası bulunan ekonomilerden fon açığı bulunan ülkelere yönelik akımlarla oluşan ve kendi para cinsi dışında yapılan borçlanmadır. Bu borçlanmanın vadesi bir yıldan kısaysa buna kısa vadeli dış borç denir. Dış yükümlülük ise Türkiye’de yerleşik olmayan kişi ve kurumlara olan dış borçlar, dış krediler ve DTH biçimindeki mevduat gibi yükümlülükleri içerir. Bu dış yükümlülüklerden bir yıl içinde vadesi gelecek olanlar kısa vadeli dış yükümlülük olarak adlandırılır. Aşağıdaki tablo Türkiye’nin Mart 2021 sonu itibarıyla kısa vadeli dış yükümlülüklerinin toplam 185,6 milyar dolar olduğunu ve bunların hangi kalemlerden oluştuğunu gösteriyor (Kaynak: TCMB / Ödemeler Dengesi İstatistikleri / Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri) Tabloya göre toplam 185,6 milyar...

Dış Borçlar ve Hazine Garantileri

Resim
Türkiye’nin Brüt ve Net Dış Borç Stoku Aşağıdaki tablo 2020 sonu itibarıyla Türkiye’nin toplam dış borç stokunu gösteriyor (aksi belirtilmedikçe bu metindeki bütün veriler için kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı / Aylık Kamu Borç Yönetimi Raporu, Mart 2021.) Görüleceği gibi toplam brüt dış borç stokumuz 2020 sonu itibarıyla 450,1 milyar dolar ve buna göre brüt dış borç yükümüz (Brüt Dış Borç Stoku / GSYH) yüzde 62,8’dir. Türkiye’nin brüt dış borç stokundan bazı alacaklar ve hesapların indirilmesiyle bulunan 2020 sonu net dış borç stoku 268,9 milyar dolardır ve buna göre net dış borç yükü (Net Dış Borç Stoku / GSYH) yüzde 37,5’dir.  

Dış Borç Raporu

Resim
2017 yılında en yüksek düzeyine çıkan dış borç stoku 2018 yılından itibaren düşüşe geçmiş bulunuyor. Bir başka ifadeyle Türkiye 2018 yılından itibaren dış borçlandığından daha fazla dış borç ödüyor. Buna karşın dış borç yükü azalmıyor. Bu ilginç konuyu inceleyelim.

Can Sıkıcı Bir Dış Borç Hesabı

Türkiye ekonomisinde son dönemlerde ilginç sonuçlar ortaya çıkıyor. Örneğin TL’nin dış değer kaybı enflasyondan yüksek olduğunda satın alma gücüne göre hesaplanan GSYH’si hızla artıyor. Tersi olur da enflasyon dış değer kaybından yüksek olursa bu kez cari fiyatlarla GSYH’si artıyor. Her ikisi de gerçek durumu değil sanal durumu gösteriyor. Bir başka ilginçlik dış borç stoku azaldıkça dış borç yükü artıyor. Dış borç stoku kamu kesiminin, TCMB’nin ve özel kesimin mevcut dış borçlarının toplanmasıyla bulunan büyüklüğü ifade ediyor. Dış borç stoku dolarla ifade ediliyor. Bunu dolar cinsinden hesaplanan GSYH’ye böldüğümüzde dış borç yükü ortaya çıkıyor: Dış Borç Yükü = Toplam Dış Borç Stoku / GSYH