Kayıtlar

eski Türkiye etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bir İstifa Öyküsü

Resim
Hazine Müsteşarlığı’na 17 Temmuz 1997 tarihinde atandım. Aynı gün basına açık olarak yapılan devir teslim töreniyle Müsteşarlık görevini Prof. Dr. Mehmet Kaytaz’dan devraldım. Tören sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladım. Bugünün duayen gazetecisi Erdal Sağlam o zaman Ankara’da genç bir ekonomi muhabiriydi. Erdal Sağlam, bu basın toplantısında konuşulanları benim o zamanlar yeni yayınlanmış olan Hazine adlı kitabımın ekinde yazdığım “Hazineyi yönetecek kadrolara öneriler” başlıklı bölümde yer alan bazı önerileri de ekleyerek Hürriyet Gazetesinde (17 Temmuz 1997’de) şöyle yazmış: Haber Metni: Eğilmez: “Baskı Olursa Giderim” Göreve dün başlayan Hazine Müsteşarı Mahfi Eğilmez, "Koltuğu yarın bırakabilirim diyerek oturuyorum," açıklamasını yaparak hükümete siyasi baskıları kabul etmeyeceği mesajını verdi. Prof. Dr. Mehmet Kaytaz ile Hazine Müsteşarlığı için dün devir teslim töreni yapan Eğilmez; "Ben koltuğa yarın kalkacakmış gibi oturuyorum," diyerek herk...

Çocukluğumun Türkiye'si

Bizim çocukluğumuzda ana babalar ne bizler gibiydi ne de bugünküler gibi. İkinci Dünya Savaşının yokluğunu yaşamış disiplinli, sert ama aynı zamanda cumhuriyetin o inanılmaz hamlelerini görmüş, geleceğe umutla bakan insanlardı. Bazen işler kötü gitse bile Atatürk’ün yarattığı o büyük atılımı akıllarına getirir ve umutlarını asla yitirmezlerdi. Ama dediğim gibi o sıkıntılı günlerin de etkisiyle olsa gerek disiplinli ve sert insanlardı. Yaramazlık yaptığımızda tokadı yerdik, dedikodu yapmışsak, küfürlü konuşmuşsak ağzımıza biber sürme tehdidi gelirdi hemen. Ben çocukken epey tokat yediysem de ağzıma hiç biber sürülmedi ama o tehdit hep orada durdu.  Biz sokaklarda büyüdük, okuldan gelir gelmez hemen sokağa çıkar mahallenin çocuklarıyla buluşur, akşam babamız eve gelip de annemiz bizi yemeğe çağırıncaya kadar dışarıda oynardık. Türlü, çeşitli oyunlar vardı oynadığımız: Kızlı erkekli körebe, saklambaç, yakan top, dokuztaş, ip atlama, birdirbir ve erkek çocuklar olarak tabii ki futbol...

Bir Eski Türkiye Bürokratı Daha Veda etti

“Biz Dört Kişiydik” yazısını bu blogda yayınlayalı iki ay oldu. Rüşdü Saraçoğlu'nun ardından Ercan Kumcu da bizi terk etti. Ercan Kumcu hepsinin arasında benim en yakın arkadaşımdı. Ne zaman canım sıkılsa arardım buluşurduk. Aynı şey onun için de geçerliydi. 1980’lerin başında dış borçlanma Merkez Bankası tarafından yapılıyordu sonra bu görevin Hazine’ye ait olması gerektiğine karar verildi ve dış borçlanma Hazine’ye devredildi. Hazine, o yıllarda döviz üzerine tahvil çıkarmaya ve yurt dışına satarak dış borçlanma yapmaya başlamıştı. Buna karşılık Türkiye’nin reyting notu yoktu. S&P ve Moody’s haber göndererek dış borçlanmamızın arttığını ve Türkiye için kredi derecelendirmesi yapmaları gerektiğini söyledi. Onlara Japon Kredi Derecelendirme Kuruluşu JCR da katıldı. O zaman kimse bu işin nasıl yapılacağını bilmiyordu. Biz Ercan’la başladık çalışmaya, araştırmalar yaptık, kitaplar, makaleler okuduk, bu üç kredi derecelendirme kuruluşunun yaptığı reytingleri inceledik. Bu işin y...

Eski Türkiye’den Bir Sokak ve Bir Apartman

1950’lerin Ankara’sında iki katlı bahçeli evler vardı. Biz Atatürk Bulvarı’nın hemen altındaki sokakta, bahçe içinde iki katlı bir evin alt katında kirada otururduk. Oturduğumuz Adakale Sokak, Ankara’nın en iyi sokaklarından birisiydi ve babamın memur maaşıyla orada kirada oturabiliyorduk. Yanımızdaki evde üst katta ev sahibi bir anne kız, orta katta bir tüccar ve ailesi, bodrum katta da SSK’de çalışan dul bir anne ve üç çocuğu otururdu. Öteki yanımızda İngiliz Kültür Heyetinin üç katlı binası vardı. Onun hemen altında bir serbest avukatla eşi ve üç çocuğu vardı. Hepimiz arkadaştık, birlikte okula gider, okul sonrası birlikte oynardık. Bütün mahallede yalnızca tüccar ailesinin arabası vardı. Bir de babamın makam arabası. O arabaya bir kez bile ne annemi ne de bizi bindirdi babam. Kendisi de yalnızca evden işe giderken ve işten eve dönerken kullanırdı. Sokaktaki evlerin tamamı iki katlıydı: Genellikle üst katlarda ev sahipleri, alt katlarda bizim gibi kiracılar otururdu. Evlerin bahçele...

Eski Türkiye'den Bir Hoşgörü Anısı

1989 yılının Ekim ayıydı. ABD’deki görevimden (Washington Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Müşaviri) döneli iki gün olmuştu. Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Kamu Finansmanı Genel Müdürü olarak atanmıştım. Daha doğrusu ABD’deki üç yıllık görev süremi tamamlama fırsatı bulamadan Ankara’ya çağırılıp genel müdürlüğe getirilmiştim. Turgut Özal Başbakandı. Özal, genel müdürlüğe atanma kararnamemi imzaladıktan sonra özel kalem müdürü beni arayıp makama çağırmıştı. Başbakanın yanında kardeşi ekonomiden sorumlu devlet bakanı Yusuf Özal da vardı. Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Yusuf Bey’e bağlıydı, dolayısıyla benim de bakanımdı. Odaya girdiğimde iki kardeş karşılıklı olarak koltuklarda oturmuşlardı. Ben girince ayağa kalktılar, elimi sıktılar ve kutladılar. Yusuf Bey: “Efendim” dedi, “Mahfi, Hazinede genel müdür yardımcısıyken ben biliyorsunuz Devlet Planlama Müsteşarıydım ve bizimkilerle Hazineciler hep birlikte çalışırlardı. Mahfi’yi oradan tanırım, sabaha kadar çalıştıklarına defala...

Fakir ama Mutlu

1985 yılıydı. Hazine'de daire başkanıydım. Hazine, Başbakan Yardımcısı Kaya Erdem'e bağlıydı. Kaya Bey, bürokrasiden yetişmiş, Hazine Genel Sekreterliği (sonradan müsteşarlık oldu) görevinde bulunmuş, siyasete girmiş ve Anavatan Partisi’nin seçimi kazanıp Turgut Özal’ın başbakan atanması sonrasında başbakan yardımcısı olarak görev almıştı. Konuları ele alışı, bürokratlara karşı yaklaşımı hiçbir zaman siyasetçi gibi değil, hep bir teknisyen gibiydi. Çimento üretiminden şeker üretimine, petrolden gaza, kâğıttan gübreye, azottan elektriğe, elektromekanik sanayisinden TMO’ya, kömür işletmeciliğinden havayolu işletmeciliğine, demiryolu taşımacılığından tekstil ürünleri üretimine, madencilikten denizyolları işletmeciliğine kadar uzanan bütün alanlarda kamu iktisadi teşebbüsleri (KİT’ler) vardı. O zamanın Türkiye’sinde KİT’ler üretimde ve ekonominin genel dengesinde çok önemli bir yer tutuyordu. KİT’lerin finansman programı Hazine’de hazırlanıyor, DPT’nin hazırladığı yatırım program...