Yayınlar

Kasım, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Siyaseten Katl

“Egemenliğin mutlak bir şekilde tek elde toplandığı devletlerde, hükümdarın kudretinin son sınırı, kendi takdir hakkını kullanarak ölüm cezası verebilmesidir. Bilhassa İslam ve Türk – İslam devletlerinde bu kurum gelişmiş ve İslam kamu hukukunun önemli bir parçası haline gelerek yaşamıştır. Türk – İslam devlet nazariyesi, hükümdarın bu yetkisine bağlı olarak gelişen kuruma “siyaseten katl” adını vermiştir.” (Ahmet Mumcu, Osmanlı Devletinde Siyaseten Katl, Giriş kısmı, Birey ve Toplum Yayınları. Katlin Türkçe karşılığı adam öldürmedir.) Siyaseten katl, siyasal iktidarın mutlak sahibinin emriyle adam öldürülmesi ya da cinayet işlenmesi demektir. Başına siyaseten sözcüğü konulmasının nedeni bu eylemi, cezalandırılmayı gerektiren adi adam öldürme eyleminden ayırmak içindir. Fatih Sultan Mehmet’in kendi zamanına kadar yürürlükte olan kanunları bir araya toplayarak yazdırdığı ünlü Kanunname-i Ali Osman’ın (Kanunname-i Mehmedi ya da Fatih Kanunnamesi olarak da anılıyor) 37’nci madde

Tahminler Tutmasın Diye Yapılır

Resim
Ekonomik büyümenin belki de en fazla ilgili olduğu alan sanayi kesiminin gidişidir. Bir başka ifadeyle ekonomik büyüme en çok sanayi üretimi büyümesine duyarlıdır. Türkiye ekonomisinde kesimlerin GSYH içindeki payları (ithalatın ilgili kesimlere dağıtılması kaydıyla) kabaca şöyledir. Tarım kesimi % 10, sanayi kesimi + inşaat kesimi % 30, hizmetler kesimi % 65. Bu görünüm ekonomik büyümenin en fazla hizmetler kesiminden etkileneceği izlenimi verse de sanayi kesimi bütün sistemin lokomotifidir. Sanayi kesiminin üretiminin artması demek mali kesim, ulaştırma kesimi, haberleşme kesimi, ticaret kesimi gibi öteki kesimlere hizmet veren hizmet alt kesimlerinin de üretiminin artması demektir. Bir başka deyişle sanayi kesiminde üretim artışı hizmetler kesimi için itici güç oluşturur. Aşağıdaki grafik sanayi üretimi endeksindeki değişimlerle (SÜ) ekonomik büyüme (B) arasındaki ilişkiyi çeyrekler itibariyle gösteriyor.   Grafikten görüleceği gibi sanayi üretimiyle büyüme arsas

Tarife Dışı Engeller

Ekonomi politikası uygulamasında maliye politikasının bir parçası olarak kabul edilebileceği gibi ayrı bir dışticaret politikası başlığı altında da ele alınabilecek bir kategori bulunmaktadır: Tarife dışı engeller. Gümrük tarifesi (yani gümrüklerde uygulanan vergi sistemi) dışında, uluslararası mal ve hizmet akımlarının serbest ticaret koşulları çerçevesinde gerçekleşmesine engel olan her türlü araç ve politikaya tarife dışı engeller (nontariff trade barriers) adı veriliyor. Bunlardan bazıları ihracatta kendi ürünlerini teşvik ederek pazar ele geçirmeye çalışan ülkelere ya da firmalara karşı uygulandığı için serbest ticaret koşullarına engel gibi görünse de rekabet koşullarını sağlamaya ve haksız rekabeti önlemeye yönelik önlemler olarak değerlendiriliyor.  Kotalar Tarife dışı engellerin en bilinen biçimi kotalar yani miktar kısıtlamalarıdır. Burada belirli malların ya da bütün malların ülkeye ithalatı için miktar kısıtlamaları getirilir ve buna göre ithalatçılara kotalar d

Üç Öğretmen Bir Öğrenci

İlkokul öğretmenim Ankara’da Yüksel Caddesi’nde Mimar Kemal İlkokuluna gidiyordum. Öğretmenim Nermin hanımdı. O zaman bilemezdim tabii ama sonradan onun kadar kaliteli bir öğretmenden ders aldığım için ne kadar şanslı olduğumu çok düşündüm. Düzgün Türkçesi, saygıyla sevgiyi bir arada uyandıran otoritesi ve bize bir şeyler öğretebilmek için çırpınışını o zaman değilse de sonradan çok takdir ettim.   Bir gün sınıfta yaptığım bir serserilikten dolayı bana çok kızmış ve o kızgınlıkla annemi görmek istediğini söylemişti. Bizim sınıfta bir akrabamızın kızı vardı. Benim niyetim anneme bir şey söylemeyip Nermin hanımın o konuyu unutmasını beklemekti. Yani olayı zamana yayarak unutulmaya terk edecektim. Ne var ki bizim akraba kızı yemeyip içmeyip anneme gidip “teyzeciğim öğretmen sizinle Mahfi hakkında görüşmek istiyor” deyince benim zamana yayma yaklaşımım çökmüş oldu. Annem bu durumu kendisinden gizlediğim için bana kızdı ama babama söylemedi. Bu gibi durumlarda beni hep korumaya alır

Karşılıklar Politikası ve Rezerv Opsiyon Katsayısı

Resim
Karşılıklar politikası Bankalar topladıkları mevduatın ve diğer kaynaklarının merkez bankası tarafından belirlenen oranda belirli bir miktarını, ileride karşılaşabilecekleri zorluklarda talep edip kullanabilmek için merkez bankasına yatırmak zorundadırlar. Buna zorunlu karşılıklar, bunun miktarını belirlemeye yarayan orana da karşılık oranı adı veriliyor. Merkez bankasının, karşılık oranını artırıp azaltarak bankaların açabileceği kredi miktarını ve maliyetini etkilemesi eylemine de karşılıklar politikası adı veriliyor. Merkez bankaları, bankalardan aldıkları bu karşılıklar için belirli bir faiz ödeyebilecekleri gibi herhangi bir ödeme yapmayabiliyorlar. Eğer bir ülkede para ikamesi (yani yabancı paraların da yerli para ile birlikte kullanımı ya da banka hesaplarında bulunması) yaygınsa merkez bankaları bu mevduatın karşılığını yerli para ile isteyebileceği gibi yabancı para cinsinden de isteyebilir. Hatta yerli para cinsinden karşılıkların bir bölümü ya da tamamı için karşılık

IMF, Moody's ve Türkiye

Türkiye ekonomisiyle ilgili iki açıklama peş peşe geldi. Önce IMF, Türkiye misyonu tarafından hazırlanan 4. Madde Konsültasyon Raporu üzerine İcra Direktörleri Kurulu’nda yapılan Türkiye görüşmesinin sonuçlarını yayınladı, ardından da Moody’s in Türkiye’nin notu konusundaki açıklamaları geldi. IMF Raporu ne diyor? IMF Raporunun satırbaşları şöyle: (1) İç talep ve ithalat eğilimi izlenen sıkı para politikası ve makro ihtiyati önlemler sonucunda düşerken ihracat, ülke çeşitlendirmesi sonucu artmaya devam etti (olumlu.) (2) Daha düşük düzeyli ama daha dengeli büyüme oranı ekonomideki dengesizlikleri gideriyor (olumlu.) (3) Cari açık bir yıllık sürede % 33 oranında daraldı, hem manşet enflasyon hem de çekirdek enflasyon düşme eğiliminde (olumlu.) (4) Faiz dışı fazla geçen yılın aynı dönemine göre ciddi bir düşüş gösterdi. Başta personel giderleri, sağlık ve yatırım giderlerinin etkisi nedeniyle bütçe açığı hedefinde ciddi bir sapma bekleniyor (olumsuz.) (5) Bankacılık kesimi sağlam

Para ve Faiz

Kafaları en çok karıştıran iki konu: Para ve faiz Bana gelen sorulara baktığımda görüyorum ki Türk toplumunun kafasını en çok karıştıran konuların başında para ve faiz geliyor. Parasını konuta yatırıp aldığı konutu kiraya vererek gelir elde etmek ile parayı bankaya yatırıp faiz elde etmek arasındaki ilişkinin aynılığını bir türlü tam olarak biçimlendiremiyor çoğu kişi. Bankada duran paranın durduğu yerde faiz ürettiğini düşünerek “paradan para kazanmak” gibi bir tanımı benimsiyor insanlar. Oysa banka ihtiyaç fazlası olduğu için tasarruf etmiş olan birinden mevduat diye aldığı parayı yatırım yapmak isteyen bir başkasına kredi olarak veriyor. Krediyi alan konut yapıyor, mevduat sahibi mevduatını çekip o konutu alıyor ve kiraya veriyor.  Paranın işlevleri ve para tutmanın nedenleri Paranın üç temel işlevi var: (1) Malların değiş tokuşuna aracılık etmek. (2) Değer ölçüsü görevi görmek. (3) Değer saklama görevi yapmak.   Para talebi yani insanların parayı tutma isteği üç neden