Yayınlar

Haziran, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Parasal Sıkılaştırma Başlıyor mu?

Kapitalizmin bir önceki büyük krizi olan 1929 Büyük Depresyonundan çıkış için uygulanan politika; vergilerin düşürülmesi ve kamu harcamalarının artırılmasına dayalı Keynesyen mali genişleme politikasıydı. Bu politika başarılı oldu ve Büyük Depresyon atlatıldı. 2008 yılında başlayan Küresel Krizde bu kez mali genişleme değil parasal genişleme politikası uygulandı. Dünyanın dört büyük merkez bankası adına niceliksel genişleme (quantitative easing – QE) denilen bir parasal genişleme politikasını peş peşe uygulamaya soktu. Fed ve İngiltere Merkez Bankası (BOE) ile başlayan ve ardından Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BOJ) tarafından da uygulanan bu politikada esas konu para arzının artırılmasıydı. Merkez bankaları bu artışı, tahvil ve benzeri kâğıtları ellerinde bulunduran banka ve kurumlardan satın alıp karşılığında onlara para vererek yaptılar. Merkez bankaları para arzını artırırken bir yandan da faizleri düşürerek piyasada talep artışı yaratmaya çalıştılar. Bu po

Suriyeli Sığınmacılar Dosyası

Suriye İç Savaşı 15 Mart 2011’de bir takım gösterilerle başlayan isyanlar, Nisan ayında ülke çapına yayılarak BAAS Partisine bağlı askerler ve bunları destekleyen milisler ile BAAS partisini iktidardan indirmek isteyen Suriye muhalefeti arasında bir iç savaşa dönüştü. Zaman içinde bu iç savaş Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) ile Kürt, Türkmen, Dürzi ve Süryani grupların da katılımıyla yaygınlaştı, Rusya, ABD, İran ve Türkiye’nin de çeşitli müdahale ve destekleriyle uluslararası bir kimliğe büründü. O tarihten bu yana zaman zaman şiddetlenerek, zaman zaman hafifleyerek ama hiç kesintiye uğramadan sürüyor. Geldiğimiz aşamada Beşar Esad, ülke topraklarının yüzde 40’ını ve nüfusun da yüzde 60’ını denetimi altında tutuyor.   Human Rights Watch 2017 Raporu; 2016 yılı Şubat ayı itibariyle İç savaşta ölenlerin sayısının 470 bin olduğunu gösteriyor. Rapordaki verilere göre 6 milyondan fazla kişi yerinden oldu, 5 milyona yakın kişi yurtdışında sığınma talebinde bulundu, 120 bine yakın ins

Eğitim Dosyası

Resim
Çocuklarımızın Dünyadaki Yeri Aşağıda üç grafik sunuyorum. Bu grafikler 2015 yılında 72 ülkede 15 yaş grubundaki çocuklar üzerinde yapılan PISA testlerinin sonuçlarını gösteriyor. Griler uygulamaya katılmayan ülkeler, kırmızılar ortalamanın altındakiler, yeşiller ortalamanın üzerindekiler diğerleri de ortalama düzeydeki ülkeler. Fen bilimleri alanında durumumuz:

Yabancıların Sattığı Dövizi Türkler Alıyor

Yabancı para mevduat hesapları büyük çoğunlukla yurtiçinde yerleşiklere (basitleştirmek için bunlara Türkler diyelim) ait bulunuyor. BDDK verilerine göre son bir ayda mevduat ve fon toplamı yüzde 1,3 artış gösterdiği halde yabancı para mevduatı yüzde 1,5 artış sergilemiş görünüyor. Türkler, TL güçlenip yabancı paralar zayıflarken döviz alıp DTH hesabı açıyorlar. Yurtdışında yerleşiklerin (basitleştirmek için bunlara da yabancılar diyelim) bir bölümü tahvil ve hisse senedi alıyor, bir bölümü de TL mevduat hesabı açıyor. Son bir ay içinde yabancıların hisse senedi, tahvil, bono stoku, piyasa fiyatı ve kur değişimlerinden arındırılmış olarak, 2,5 milyar USD artış göstermiş bulunuyor. Özetle söylemek gerekirse son bir ayda yabancılar, döviz getirip bunları TL enstrümanlara yatırırken Türkler paralarını daha çok yabancı para mevduata yatırmış görünüyorlar. Bunun altında yatan nedeni inceleyelim. Burada aynı standart çerçevesinden olaya bakabilmek için yabancının da Türk’ün de parasını

Sıkı Para Politikası ve Türkiye

Resim
Para politikası Para politikası, merkez bankalarının bazı araçlarla piyasadaki para miktarını etkileyerek piyasaya sürdüğü paranın istikrarını sağlamak amacıyla uyguladığı politikalar bütününe verilen addır. Günümüzde pek çok ülke, merkez bankalarının temel amacını fiyat istikrarını sağlamak olarak tanımlıyor. Bunun en basit biçimde anlamı enflasyon ve deflasyonun önlenmesidir. Bu durumdaki merkez bankaları para politikasının amacını belirlemekte bağımsızlığa sahip bulunmuyor. Merkez bankaları, bu amaca ulaşmak için ellerinde bulunan para politikası araçlarını kullanırlar. Amaç belirlemekte bağımsızlıkları olmasa da merkez bankaları, belirlenen amaca ulaşma konusunda uygulayacakları para politikası araçlarını seçmekte ve uygulama dozunu ayarlamakta serbest bırakılırlar. Merkez bankalarının bağımsızlığı ifadesinden anlaşılması gereken de budur. Sıkı ve gevşek para politikası ve araçlar Bir ekonomide enflasyonist eğilimler egemense ve enflasyonun yükselmesi önlenemiyor ya d

Cryptocurrency

Crypto; Türkçe’ye gizli, saklı, gizlenen, şifre olarak çevrilebilen bir sözcük. Currency ise para birimi anlamına geliyor. Bu ikisinin birleşimiyle yaratılmış olan cryptocurrency deyimi de şifreli para birimi anlamına geliyor. Cryptocurrency;  internet aracılığıyla kullanılan, hiçbir merkezi otoriteye ya da aracı kuruma bağlı olmayan, sanal para birimi. Bu sanal para birimiyle kişiler ya da kurumlar tıpkı gerçek parayla yaptıkları gibi harcama yapabiliyor ya da para kabul edebiliyor. Cryptography; zorunlu, vazgeçilmez bilgilerin, bilgisayarda korumalı olarak saklanması demek. Cryptography kullanılarak saklanan bilgilere ulaşılması ve onların ele geçirilmesi, kötüye kullanılması son derecede zorlaşıyor. Piyasada bugün itibariyle birden fazla cryptocurrency çeşidi var: En bilinenleri Bitcoin. Litecoin, Namecoin, PPCoin, Ethereum, Dogecoin, Devcoin, Primecoin gibi adlar altında işlemde bulunanları da var. Gizliliği, söz konusu para birimlerinin sanal olmasından kaynaklanıyor. Yani bu

Türkiye Ekonomisi ve Kriz

Ekonominin sıkıntıda olduğunu, yapısal reformların yapılması gerektiğini söyleyenlere yönelik en temelli eleştiri şu: “Yıllardır, Fed tahvil alımını durdurursa, faiz artırmaya başlarsa sıkıntı çıkar, yapısal reform yapmazsak kriz olur dediniz durdunuz, kriz filan çıkmadı.” Bu eleştiri doğru mu? Genellikle sokak dilinde kriz denildiğinde batış, iflas, çöküş anlaşılmakla birlikte ekonomik krizlerin mutlaka bir batışla, bir çöküşle sonuçlanması gerekmez. En genel tanımıyla ekonomik kriz; ekonomik göstergelerin kötüleşmesiyle başlayıp ekonominin işleyiş biçimini bozan ve geleceğini etkileyen, olumsuz durumları ifade eder. Ekonomik krizler birçok nedenle çıkar ve farklı yönleri ve dereceleri vardır. Ekonomik krizler arasında en çok görülenleri aşağıdaki tabloda özetle sunuyorum:    Ekonomik kriz Tanı Durgunluk Ekonominin büyüyememesi veya çok yavaş büyümesi Yüksek enflasyon Fiyatların hızlı artması, dolayısıyla büyümenin işe yaramaması

Piyasanın Yaşamdan Ayrışması

Son dönemin en çok sorulan sorularından birisi “filan olay olduğu halde niçin kriz çıkmadı?” sorusu. Bu soru her gün soruluyor çünkü her gün yeni bir olay oluyor. Yunanistan sorunu, Brexit, Trump’ın seçimi kazanması, Fransa’da seçimler, birçok yerde patlayan bombalar, terör olayları, büyük kazalar, Ortadoğuda savaşlar, Trump’ın görevde kalıp kalamayacağı tartışmaları, Doların düşmesi kalkması, Fed’in faiz artırma kararları ve bilanço küçültme programı şimdi yazarken aklıma gelen konular. İçlerinde en eskisi Yunanistan sorunu ama o da arada bir yenilenip tekrar gündeme geliyor. Ötekilerin hepsi son 6 -7 ayda ortaya çıkmış sorunlar. Bunlara ek olarak Türkiye’nin yaşadıkları var: Rusya ile sorunlar, ortadoğu sorunundaki durumumuz, terör olayları, referandumunun yarattığı belirsizlikler, yargı üzerinden yaşanan anlaşmazlıklar, toplumsal çekişmelerin artması son bir yılda yaşananlardan ilk akla gelenler. Bunların bir bölümünün ilk aşamada ekonomiyle ilgisi yok gibi görünse de hepsi piyasal

Pastırma Yazı

Resim
Ekim ayının sonlarıyla Kasım ayının başlarında sıcak hava dalgasının etkisiyle sıcaklıkların mevsim normallerinin üstünde olduğu güneşli günlere pastırma yazı deniyor. Gündüzleri sıcak ve güneşli olsa da geceleri ayaz olabiliyor. Pastırma yazı bazı yıllar iki hafta kadar sürebiliyor. Eskilerin bu dönemde, ayazlı havada kuruttukları et çok lezzetli olurmuş. Bu döneme ‘pastırma ayazı’ derlemiş. Pastırma ayazı zaman içinde dönüp dolaşıp ‘pastırma yazı’ olmuş. Arkasından kış geldiği için sonbahar ile kış arasına sıkışan, yazı hatırlatan, bu kısa süreli dönem çok değerlidir.   Küresel krizle birlikte Fed ve İngiltere Merkez Bankasıyla başlayan sonra Avrupa Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası’na yayılan niceliksel genişleme dünyada likidite bolluğu yarattı. Bu bolluk, bu paraların bir bölümünün yüksek getiri vaat eden Çin ve Hindistan gibi ülkelere doğrudan sermaye yatırımı şeklinde gitmesine, bir bölümünün de yüksek faiz veren gelişme yolundaki ülkelere portföy yatırımı olarak (kr

Fed'in Bilançosu Nasıl Küçülecek?

Resim
Küresel krizin başlangıcı olarak kabul edilen Lehman Brothers krizi çıkmadan önceki dönemde Fed’in bilanço büyüklüğü kabaca 900 milyar Dolar dolayındaydı. Küresel krizin çıkmasıyla birlikte Fed, önceki satın almalarına ek olarak niceliksel gevşeme (QE) denilen bir tahvil satın alma programı başlattı. Bu yöntemle Fed, mortgage’a dayalı kâğıtları ve Hazine kâğıtlarını satın alıp karşılığında kâğıtları ellerinde tutanlara bunların bedellerini nakit para ile ödemeye başladı. Aralık 2008’de başlattığı ilk niceliksel gevşeme programı (QE1) ile toplam 600 milyar Dolar tutarında mortgage’e dayalı kâğıt ve devlet destekli kuruluş kâğıtlarını satın alarak bankalara ve kuruluşlara likidite sağladı. Fed, 2010 yılı Kasım ayında QE2 programına girdi ve bu kez (ayda 75 milyar Dolar tutarında olmak üzere) toplam 600 milyar Dolar tutarındaki Hazine kâğıdını kuruluş ve bankalardan satın almaya başladı. 2012 yılı Eylül ayında başladığı QE3 programıyla bu kez ayda 85 milyar Dolarlık satın almalara girişt

Uygulamalı Kamu Finansmanı Dersi

Hazine, birçok başka işinin yanında asıl olarak kamu finansmanını yürütmekten sorumlu kurum. Kamu finansmanı; bütçe gelirlerine dayanarak bütçe ödemelerini yapmak yani kamu kesiminin nakit akımını yürütmek ve bütçe açık verdiğinde o açığı kapatmak için gerekli iç ve dış borçlanmayı yapmak şeklinde özetlenebilecek bir faaliyet. Aşağıdaki tablo kamu finansmanının temel tablosu olan bütçe ile Hazine nakit dengesini bir arada ve geçen yılla karşılaştırmalı olarak gösteriyor (Kaynak: Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı, milyar TL.) 2016 2016/4 2017/4 Bütçe Giderleri 583,6 176,0 215,7 Faiz Dışı Giderler 533,4 156,8 193,6 Faiz Giderleri 50,2 19,2 22,1 Bütçe Gelirleri 554,4 181,4 197,8 Vergi Gelirleri 458,7 140,9 158,7 Diğer Gelirler 95,7 40,4 39,1 Bütçe Dengesi -29,2 5,4 -17,9 Bütçe Faiz Dışı

Büyüdük Ama Sorunlar da Büyüdü

2017 yılı birinci çeyrek büyüme oranı yüzde 5 olarak açıklandı. Büyümenin ayrıntılarını işin üretim yönünden şöyle özetleyebiliriz. İktisadi faaliyet kolları GSYH’daki Ağırlığı (%) 2016 I Ç Büyüme (%) 2017 I Ç Büyüme (%) Tarım, ormancılık, balıkçılık 7,8 -4,3 3,2 Sanayi 21,0 8,1 5,3 İnşaat 8,2 5,4 3,7 Hizmetler 63,0 2,0 5,2 GSYH 100,0 4,5 5,0 Bu tablo bize 2017 yılının ilk çeyreğinde elde edilen yüzde 5’lik büyümenin büyük ölçüde sanayi ve hizmetler kesimlerindeki büyümeden kaynaklandığını gösteriyor. GSYH’da en yüksek paylar bu iki sektöre ait. Sanayi sektörü geçen yılın ilk çeyreğine göre yüzde 5,3 büyürken hizmetler sektörü de 5,2 büyümüş. Bu durumda tarım ve inşaat sektöründeki büyümeler bunlara göre düşük kalsa da yıllık büyüme yüzde 5’i yakalamış bulunuyor. Öte yandan tarım, ormancılık ve balıkçılık alt kesimi geçen yılın ilk çeyreği