Yayınlar

Kasım, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İngilizce Öğrenmek

Hangi meslekte olursanız olun, hangi dalda eğitim görüyor olursanız olun mutlaka yabancı dil öğrenmeye çalışın. Eğer öğrendiğiniz yabancı dil İngilizce dışında bir dil ise İngilizceyi de mutlaka öğrenmeye çalışın. Yabancı dilde eğitim yapan okullarda okuyanların bu konuda ciddi avantajı var tabii.

Makro İhtiyati Politikalar ve Türkiye Uygulaması

Ekonomi Politikasındaki Yeri, Tanımı, Amacı Ekonomi politikasını günümüzde 4 farklı kategoride toplamak mümkündür: Para politikası, maliye Politikası, alternatif politikalar ve makro ihtiyati politikalar. Makro ihtiyati politikalar deyimi bugün, finansal sistemde (bankalar, sigorta şirketleri, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri ve diğerleri) ortaya çıkabilecek riskleri denetlemek ve düşürmek amacını güden önlemler bütününü tanımlamak için kullanılıyor. Bu politikaları uygulamaktan güdülen amaç ise finansal sorunlar nedeniyle ortaya çıkabilecek sistemik riskin finansal sistem ve reel ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlamaktır.

IMF'nin Türkiye Değerlendirmesi ve Tahminleri

IMF’nin Türkiye 4. Madde Konsültasyon Raporunda Türkiye ekonomisiyle ilgili değerlendirme ve uyarılar var. Bunları ele alalım. 

Sınavları Hakkıyla Yapın

Bugüne kadar hep sınava girecek olanlara tavsiyeler verdim. Yıllardır masanın iki değil dört tarafında bulundum. Sınava girdim, sınav yaptım, sınavda danışmanlık yaptım, sınav sorusu hazırladım. Bu konuda deneyimimin kendi çapımda fazla olduğunu düşündüğüm için yazdım. Ama şimdiye kadar yazdıklarım hep sınava girecek olanlar içindi. Bugün de sınav yapanlar ve sına yaptıranlar için bir şeyler yazmak istiyorum.

İktisatçı Olmak Zordur

İktisatçı olmak göründüğü kadar kolay bir iş değildir. Çoğu kişi, ekonomi eğitimi verilen bir okulu bitirince iktisatçı olunduğunu düşünür. Oysa ekonomi okumuş birisinin iktisatçı olması diploma almasından başka şeylere bağlıdır.

Japonya Slumpflasyona Girdi

Japonya iki çeyrek üst üste reel olarak küçülüyor ve aynı zamanda enflasyon olgusu yaşıyor. Bu durumda Japonya’nın içinde bulunduğu ekonomik kriz nedir? Japonya’nın bugün içinde olduğu ekonomik durumu teşhis edebilmek için önce Japonya’da son bir yılda neler olduğunu özetleyelim.

Getiri Eğrisi Yatay Olursa Ne Olur?

Resim
Getiri Eğrisi Nedir? Merkez Bankası’nın faiz konusundaki kararlarında etkili olan konuların başında borçlanma enstrümanlarının getiri eğrisinin şekli geliyor. Merkez Bankası Başkanı’nın açıklamalarında sıklıkla yer alan bir ifade var: “Getiri eğrisinin yatay olması.” Getiri eğrisi, borçlanma enstrümanlarının (DİBS gibi) faiz oranları ile vadeleri arasındaki ilişkiyi gösteren eğriye verilen addır. Getiri eğrisi üç şekilde olabilir:

Türkiye'nin Küresel Ekonomideki Yeri

Aşağıdaki tabloda Türkiye’nin çeşitli ekonomik göstergelerinin 188 ülkeyle karşılaştırılmasının sonuçlarını sunuyorum. Bu sayı veya oranlar esas olarak 2013 yılına ait. Farklı yıllara ait olan değerler, yanlarında parantez açılarak hangi yıla ait olduğu gösterilmiştir.

TL'nin Değer Kaybı Dışticaret Açığını Düşürür mü?

Resim
Türkiye verileri Türkiye’nin her 100 Dolarlık ithalatının 15 Dolarlık kısmı tüketim mallarından 85 Dolarlık kısmı hammadde, aramalı ve sermaye mallarından oluşuyor. Türkiye’nin yaptığı her 100 Dolarlık ihracatın yaklaşık 60 Dolarlık kısmı ithal, 40 Dolarlık kısmı yerli malı (emek dahil) girdilerden oluşuyor. Genel kanı bir ülkenin kendi parasının yabancı paralar karşısındaki değerinin düşmesi halinde o ülkenin ihracatının artacağı, ithalatının düşeceği ve dolayısıyla dışticaret açığının azalacağı şeklindedir.   Farklı bir durum   Türk Lirası son bir yıl içinde Dolara karşı yüzde 13, Euroya karşı karşı yüzde 9 değer kaybetti. Aynı dönemde cari açık yaklaşık 10 milyar dolar azaldı. Türk Lirasının yaşadığı değer kaybının cari açık üzerinde olumlu yönde daha hızlı etkisi olması gerekirdi. İki nedenle olmadı: (1) Türkiye’nin ithalat ağırlığı Dolara dayanıyor (ithalatın yüzde 64’ü Dolarla yüzde 34’ü Euro ile kalanı diğer paralarla yapılıyor) buna karşılık ihracatın ağırlığı aşağ

Sanayi Üretim Endeksini Okuma Dersi

GSYH’nın önemli bir bölümünü oluşturan, hizmetler sektörü üzerinde de etkili olan sanayi sektörünün yönünü görmek ve gelişim trendini izlemek için Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından her ay 5067 sanayi işyeri ve 1868 madde kapsanarak sanayi üretim endeksi hesaplanıyor. Endeksin temel yılı 2010 yılı. Endeks, madencilik ve taşocakcılığı sektörü, imalat sanayi sektörü ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme sektörleri üretim ve dağıtımı faaliyetlerini kapsıyor. Sanayi üretim endeksi içinde madencilik ve taşocakçılığı sektörünün ağırlığı yüzde 6,05, imalat sanayi sektörünün ağırlığı yüzde 81,1, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretim ve dağıtım sektörünün ağırlığı yüzde 12,44’tür. Görüleceği üzere esas ağırlık imalat sanayi alt sektöründe bulunuyor.  

Zweig'i Yeniden Okumak

Stefan Zweig’ın herhangi bir öyküsünü okudunuz mu? Ben yalnızca birisini okumuştum çocuk denecek yaşta. Ders çalışmak yerine roman ve öykü okuduğum, felsefeyle uğraştığım lise yıllarımdaydı. O dönemde okuduğum birçok kitabı sonradan yeniden okudum. Ve doğal olarak çok daha farklı değerlendirmeler yaptım. İnsan değişiyor, konulara bakışı, anlayışı, anladığını yaşama uygulayışı değişiyor. Onun için genç yaşlarda okuduklarından anladıklarıyla sonraki yıllarda anladıkları farklı oluyor.  

Reel Faiz Kaç?

Tasarruflarınıza yön verirken ya da bir yatırıma karar verirken bilmeniz gereken önemli unsurların başında reel faiz geliyor. Reel faiz, enflasyon etkisinden arındırılmış faizdir. Net nominal faizden beklenen enflasyonu düşerek hesaplanır. Enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde bu hesaplamayı yaparken özel bir formül kullanmak gerekir. Öncelikle bu formülü yazalım ve açıklayalım.

Yeni Günah Keçileri: Merkez Bankaları

Para Politikasının ve Merkez Bankalarının Egemenliği 1980’li yıllara kadar ekonomideki sorunların maliye politikasıyla (yani vergilerle oynayarak, harcamaları artırıp azaltarak ya da borçlanmayla likiditeyi denetleyerek) çözülebileceğine inanılıyordu. 1980’lerden itibaren maliye politikasına para politikasının da eşlik etmesi gerektiğine inanılır oldu. O aşamada para politikasından kastedilen şey para arzındaki artışların büyümeyle uyumlu tutulmasıydı. 2000’lerden sonra para politikası öne çıkmaya başladı. O zamandan beri para politikasının ekonomiye yön vermesi ve maliye politikasının ona yardımcı olması şeklindeki yaklaşım ekonomi anlayışına egemen bulunuyor. Bunun iki nedeni olduğunu düşünüyorum: (1) Para politikası, kanun çıkarmak gibi bir zorunluluk olmadığı için zaman kaybına neden olmuyor ve çok daha hızlı uygulanabiliyor (2) Para politikası merkez bankaları tarafından uygulandığı ve merkez bankaları bağımsız olduğu için faturanın siyasetçiye çıkma olasılığı maliye politikası