Yayınlar

Nisan, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

En Büyük 20 Ekonomi ve Perde Arkası

Yazının hemen altında iki tablo yer alıyor. İlk tablo  cari fiyatlarla GSYH’sı en yüksek olan 20 ülkeyi, bu ülkelerin cari fiyatlarla GSYH’sını (CF GSYH), bu GSYH’lara göre 188 ülke arasındaki sıralarını, cari fiyatlarla kişi başına gelirlerini (CFKB Gelir), kişi başına gelire göre 188 ülke arasındaki sıralarını ve son olarak da insani gelişmişlik endeksinde 187 ülke arasındaki sıralarını gösteriyor. İkinci tablo ise aynı şeyleri bu kez cari fiyatlarla değil satınalma gücü paritesine göre gösteriyor (Buradaki analizde ilk tabloyu kullanacağım. İkinci tabloyu karşılaştırma amaçlı olarak sunuyorum.) Her iki tablo da 2014 yılı verileridir  (kaynak: www.imf.org ve http://hdr.undp.org/en/content/table-1-human-development-index-and-its-components )

Türkiye Ekonomisinde İlişkiler Şeması

Resim
Her ekonominin kendisine özgü bir yapısı ve bu yapıya göre oluşmuş koşulları vardır. Bu koşullar yapı değiştikçe ve zaman geçtikçe değişim gösterebilir. O nedenle ekonomik ilişkiler genelleştirilse bile standart hale getirilemez. Bu ilişkiler ekonomiler açısından farklılıklar sergileyebilir. Hatta zaman içinde bu ilişkiler aynı ekonomi içinde de farklı görünümlere bürünebilir. Burada Türkiye ekonomisinin bugün içinde bulunduğu koşulları dikkate alarak ekonomik göstergeler arasındaki ilişkileri şematize etmeye çalışacağım.  

CHP'nin Seçim Programı ile İlgili Soru ve Yanıtım

Konu ister istemez siyasete kaydığı için, partilerin seçim programları üzerine şimdiye kadar yazı yazmadım. Aşağıdaki ekonomik içerikli okur sorusu olmasa yine yazmayacaktım. Konu işin ekonomik yönü olunca okuruma verdiğim yanıtı genişleterek bir yazı haline getirmemin ve burada paylaşmamın doğru olacağını düşündüm.    

Amin

Amin, Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre “öyle olsun, Allah kabul etsin” anlamlarında duaların arasında ve sonunda kullanılan bir sözcük olarak açıklanıyor. Sözcüğün eski Mısır dilinden gelen kökeni olan Amon (ya da Amun) ise “saklı olan, gizlenen” anlamına geliyor. Sözcük batı dillerine Amen olarak geçmiş bulunuyor.        

Merkez Bankasının Son Kararları

Geçtiğimiz hafta Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısı sonrasında üç karar açıkladı. Bunları, mevcut görünümleriyle açıklayalım: (1) TCMB, mevcut faizlerde değişikliğe gitmedi. Buna göre gecelik faiz oranları şu şekilde devam ediyor: (a) TCMB’nin marjinal fonlama oranı (yani bankalara gecelik repo [*] karşılığında borç verme faiz oranı) yüzde 10,75. (b) TCMB’nin piyasa yapıcısı bankalara [†] gecelik repo karşılığı borç vermede uyguladığı faiz oranı yüzde 10,25. (c) TCMB’nin bankalardan gecelik borç almakta uyguladığı faiz oranı ise yüzde 7,25. Bir hafta vadeli repo ihalesiyle borç verme faiz oranı (politika faizi olarak biliniyor) yüzde 7,50. Geç likidite penceresi uygulamasında [‡]  TCMB’nin borçlanma faiz oranı yüzde 0 ve borç verme faiz oranı yüzde 12,25.   

Türkiye ve Rakipleri Karşılaştırması

Yazının altında gelişmekte olan ülkeler kategorisinin gelişmiş ekonomiler ligine terfi etmeye en yakın durumda olan yükselen piyasa ekonomilerine ilişkin önemli göstergeleri 1980 – 1990, 1991 – 2002, 2003 – 2014 yılları ortalamaları itibariyle paylaşıyorum. Ayrıca küresel krizin en sıkıntılı dönemi olan 2010 – 2014 yılları ortalamasını da yine aynı tablo içinde ayrı bir sıra olarak sunuyorum. Bu tabloya bakarak herkes, hangi yükselen piyasa ekonomisinin önceki dönemlere göre daha başarılı performans çizdiği konusunda kendi yargısını oluşturabilir. Verilerin tamamı IMF’nin WEO database April 2015 setinden alınmış, ortalamalar tarafımdan hesaplanmıştır. (Bu tabloda yer alan GSYH payları hesaplamasının satınalma gücü esasına göre yapıldığına ve dolayısıyla bir önceki yazımda cari fiyatlarla yapıulan GSYH paylarından farklı olduğuna dikkat edilmelidir.) Veri kaynağı: ( http://www.imf.org/external/pubs/ft/weo/2015/01/weodata/index.aspx ).

Dünya Gelir Pastası ve Türkiye'nin Payı

Aşağıda üç tablo sunuyorum. Bu tabloların ilki 2002, ikincisi 2010 ve üçüncüsü de 2014 yılı itibariyle dünyanın ekonomik görünümü özetle gösteriyor. 2002 Sayı GSYH Payı (%) Nüfus Payı (%) Kişi Başına Gelir (USD) Toplam Ekonomi 154 100,0 100,0 5.491 Gelişmiş Ekonomiler 29 55,7 15,4      ABD 21,1 4,7 38.114      Euro Bölgesi 15,7 5,0 30.221      Japonya 7,1 2,1 31.241 Gelişen Ekonomiler 125 44,3 84,6      Çin 12,7 20,8 1.133      Hindistan 4,8 17,0 492      Rusya 2,7 2,3 2.380      Türkiye 0,7 1,1 3.522

Kur, Faiz ve Enflasyon İlişkisi Üzerine Bir Deneme

Para talebinin ayrıntıları ve gelir ve faizle ilişkileri Irving Fisher’in ünlü miktar denklemini yazarak başlayayım: MV = PQ Bu denklemde M; para arzını, V; paranın dolanım hızını (yani her bir para biriminin bir yılda kaç kez el değiştirdiğini), P; fiyatlar genel düzeyini, Q; ekonomideki fiziksel mal ve hizmet miktarını gösteriyor.

Kamu Kesimi ve Özel Kesimin Borçları

I.Kamu Kesimi Borç Yükü Oran Olarak Azalıyor (Milyar TL) 2008 2014 Kamu Kesimi Brüt Borç Stoku 408,3 650,5    İç Borç Stoku 295,8 443,6    Dış Borç Stoku 112,5 206,9 TCMB Net Varlıkları 60,4 304,4 Kamu Varlıkları (Mevduat ve Menkul Kıymetler) 41,5 77,4 İşsizlik Sigortası Fonu Net Varlıkları 38,4 81,4 GSYH 950,5 1.749,8 Kamu Kesimi Brüt Borç Stoku (%) 43,0 37,2 Kamu Kesimi Net Borç Stoku (%) 28,2 10,7

AKP'nin Ekonomide 12 Yılı

AKP, 3 Kasım 2002 tarihindeki genel seçimleri kazanarak iktidar olduğu için ekonomiyi yönetmeye başladığı 2002 yılsonunu başlangıç olarak almak doğru olacaktır.   Aşağıdaki tabloda AKP’nin 2003 – 2014 yılları arasındaki 12 yıllık siyasal iktidarının makroekonomideki yansımaları yer alıyor. Bu tabloyu kalem kalem ele alarak değerlendirelim: (1) AKP, 231 milyar Dolar olarak aldığı GSYH’yı 12 yılsonunda 800 milyar Dolara çıkarmıştır. Bu, yaklaşık 3,5 kat artış demektir. Bu artışın başarı derecesini ölçebilmek için Türkiye’nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan ülkeler grubunun toplam GSYH’sının nereden nereye çıktığına bakmak gerekir. Gelişme yolundaki ülkelerin toplam GSYH’sı 2002 yılında 6,9 trilyon Dolar iken 4,4 kat artışla 2014 yılında 30,5 trilyon Dolara ulaşmış. Demek ki Türkiye’nin bu 12 yılda GSYH’da sağladığı 3,5 kat artış, bulunduğu grubun toplam artışının gerisinde kalmış. Ayrıca Türkiye’nin 2014 yılında GSYH’sının bir önceki yıla göre gerilemiş olması çarkın ter

2015 Yılı Çok Kötü Başladı

İhracat hızla geriliyor Türkiye İhracat Meclisi’nin (TİM) açıkladığı verilere göre bu yılın ilk üç ayındaki ihracat şöyle görünüyor: İhracatçı Sektörler 2014 Ocak – Mart Milyon USD 2015 Ocak – Mart Milyon USD Değişim (%) Tarım sektörü 5.609 5.258 -6.3 Sanayi sektörü 30.310 26.378 -13.0 Madencilik sektörü 1.091 841 -22.9 Kayıttan Muaf İhracat 1.416 3.340 135.8 Toplam İhracat 38.427 35.816 -6.8 2015 yılının ilk üç ayında Türkiye’nin ihracatı geçen yılın ilk üç ayına göre yüzde 6,8 azaldı. Sanayi sektörü ihracatındaki düşüş yüzde 13’e ulaştı. Euro bölgesinde yaşanan sıkıntılara karşın ihracatımızda ilk sırada Almanya yer almaya devam ediyor. İkinci sırada Irak, üçüncü sırada Birleşik Krallık geliyor.