Kayıtlar

Ekonomi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Siyasal Sistem, Ekonomik Sistem ve Ahbap - Çavuş İlişkileri

Bir ülkeyi demokratik, otoriter, kapitalist, sosyalist ya da faşist olarak tanımlamak, o ülkenin nasıl yönetildiğini ve ekonomik kaynakların nasıl dağıtıldığını tek başına açıklamaz. Çünkü bu kavramlar aynı türden özelliklere işaret etmez. Siyasal sistemler, iktidarın nasıl belirlendiğini, kullanıldığını ve sınırlandırıldığını; ekonomik sistemler ise mülkiyetin, üretimin ve kaynak dağılımının nasıl örgütlendiğini açıklar. Bunlara ek olarak devlet ile ekonomik çıkar grupları arasındaki ilişkiler de bir ülkenin gerçek işleyişini anlamada önemli rol oynar. Devlet ekonomik faaliyetlerde ne kadar güçlü olursa olsun, bu gücün hangi kurallarla ve kimin yararına kullanıldığı ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle ülkeleri üç boyutta incelemek daha açıklayıcıdır: siyasal sistem, ekonomik sistem ve siyasal iktidar ile ekonomik çıkar grupları arasındaki ilişkiler. Siyasal Sistemler: İktidar Nasıl Belirlenir ve Sınırlandırılır? Siyasal sistem, bir ülkede iktidarın nasıl elde edildiğini, k...

Teori Aynı, Sonuç Farklı

Bugün yaygın olarak kullanılan ekonomi teorilerinin önemli bir bölümü, gelişmiş ekonomilerin tarihsel deneyimlerinden ve akademik ekosistemlerinden doğdu. Bu durum, bu ülkelerin yalnızca daha fazla finansal kaynağa sahip olmalarıyla açıklanamaz. Üniversiteler, merkez bankaları, araştırma kurumları ve düşünce kuruluşları arasındaki güçlü etkileşim, ekonomik bilginin belirli coğrafyalarda yoğunlaşmasını sağladı. Böylece günümüzde baskın konumdaki ekonomik yaklaşımlar büyük ölçüde belirli bir tarihsel ve kurumsal bağlam içinde şekillendi. Uzun yıllar boyunca bu teoriler geniş bir uygulanabilirlik alanına sahip görünüyordu. Bretton Woods sonrası dönemin görece kontrollü finansal düzeni, ülkeler arasındaki makroekonomik farklılıkları sınırlandırıyor; sermaye hareketlerinin kısıtlı yapısı ise teorik genellemelerin pratikte daha tutarlı sonuçlar vermesine olanak tanıyordu. Ancak 1980'lerden itibaren tablo değişmeye başladı. Finansal küreselleşmenin hızlanması ve sermaye hareketlerinin...

İrrasyonel Beklentiler Teorisi

Giriş Ekonomik karar alma süreçlerinde beklentiler, bireylerin ve kurumların davranışlarını belirleyen temel unsurlardan biridir. Modern makroekonomide bu alanın en etkili yaklaşımlarından biri rasyonel beklentiler teorisidir. Bu teori, ekonomik aktörlerin mevcut bilgi setini mümkün olan en etkin biçimde kullanarak geleceğe ilişkin tutarlı tahminler oluşturduğunu varsayar. Ancak bazı ekonomilerde gözlenen uzun süreli politika tutarsızlıkları ve kurumsal öngörülemezlik, beklentilerin yalnızca mevcut bilgiye değil, aynı zamanda geçmişte gözlenen politika davranışlarının sürekliliğine göre de şekillendiğini göstermektedir. Bu durum özellikle kurumsal güvenin zayıfladığı ve politika tercihlerinin öngörülebilirliğinin azaldığı dönemlerde daha belirgin hale gelmektedir. Bu çalışmanın temel iddiası şudur: Ekonomik beklentiler, uzun süreli politika tutarsızlıkları altında yalnızca rasyonel beklentiler modelinin öngördüğü biçimde değil, gözlenen istikrarsızlığın oluşturduğu davranış kalıp...

Öğrenilmiş Çaresizlik

Psikolojide öğrenilmiş çaresizlik, kişinin tekrar eden olumsuz deneyimler sonucunda çabasının sonucu değiştirmeyeceğine inanmasıyla ortaya çıkan ruh hâlini tanımlamak için kullanılan bir kavramdır. Özellikle Martin Seligman’ın çalışmalarıyla literatüre giren öğrenilmiş çaresizlik kavramı, bireyin denetleyemediğini düşündüğü durumlar karşısında zamanla deneme ve mücadele etme isteğini yitirmesini açıklar. Kişi, bir konuda sürekli uğraştığı hâlde başarısız olmuş ve bu başarısızlığı değiştiremeyeceğine kendini inandırmışsa, sonucu baştan kabullenmiş demektir. Bu kabullenişin doğal sonucu ise çoğu zaman çaba göstermeyi bırakmaktır. Örneğin okulda bir öğretmenin kendisiyle uğraştığına ve onu sınıfta bırakmaya çalıştığına inanan bir öğrenci, o derse çalışmayı bırakabilir ve gerçekten sınıfta kalabilir. Böylece başlangıçtaki inancı kendi sonucunu üretmiş olur. Öğrenci bu durumda ailesini öğretmenin kendisiyle uğraştığı konusunda ikna etmeye çalışabilir; hatta bunda başarılı da olabilir. Ben...

Faizi Artırınca Her Şey Düzelecek mi?

Bilimde mucizelere yer yoktur, dolayısıyla sihirli değnekler de yoktur. O nedenle merkez bankaları faizle ilgili ve özellikle de düşüş yönünde karar almadan önce enflasyonun gidişini ve elindeki araçları kullanıp kullanamayacağını iyice tartmalı ve ona göre karar vermelidir.  Ekonomi bir bilimdir ve bütün bilimlerde olduğu gibi tezleri, teorileri, yasaları hep neden-sonuç ilişkilerine dayanmak zorundadır. Aksi takdirde tezleri, teorileri ve yasaları yanlış olur, yanlış sonuçlara götürür. Bilimde bir sonuca ulaşmak için sonuçtan değil nedenden yola çıkılır. Mesela ekonomide enflasyonist baskılar ortaya çıkmışsa bu bir sonuçtur. Bu sonuca nasıl gelindiğini aramak için nedenleri araştırmak gerekir. Bu arama yolculuğunda sorulacak soruların başlıcalarını şöylece sıralayabiliriz: Ulusal paranın dış değeri düşüyor mu? İthal malların fiyatları kur nedeniyle artmanın dışında petrol, doğal gaz gibi ithal girdilerin fiyatlarındaki artışlardan etkileniyor mu? Borçlanmanın maliyeti (faizi)...

Ekonomi 101: Ekonomik Sorunun Çözümünde Yaklaşımlar

Genel Olarak Ekonominin çözmesi gereken temel soruların başında mal ve hizmetlerin nerede, kim tarafından, nasıl üretileceği, nerede, nasıl fiyatlanacağı ve kimler tarafından tüketileceği soruları gelir. Bunları izleyerek üretimden kimin ne kadar pay alacağı (bölüşüm sorunu), alınan paylar arasındaki eşitsizliklerin nasıl giderileceği (gelir dağılımı sorunu), üretimin artan nüfusa uygun olarak nasıl artırılacağı (büyüme ve refah artışı sorunu), tasarrufların nasıl değerlendirileceği sorunu (faiz, borsa, borçlanma meselesi) gibi sorunlar da ekonominin çözmesi gereken sorunlar olarak karşımıza çıkar. Üretim ve tüketim meselesinin çözümü için üç farklı sistem söz konusu olur: Piyasa sistemi, kumanda sistemi ve karma sistem. Piyasa sistemi; üretimin piyasada arz ve talep güçleri tarafından kendiliğinden çözülmesini sağlayan sistemdir. Bu sistemde piyasaya müdahale sadece piyasanın düzgün çalışmasını önleyen engellerin kaldırılması için yapılır. Kumanda sisteminde: üretimin biçimlendiri...

Ekonomi 101: Para Politikası

Genel Olarak Para politikası; ekonomik büyüme, istihdam artışı ve fiyat istikrarı gibi hedeflere ulaşabilmek için parayı araç olarak kullanarak ekonomik kararları ve dolayısıyla ekonominin gidişini etkilemeye yönelik olarak yapılan uygulamaları ifade eder. Para politikası uygulaması genel olarak merkez bankalarına ya da para otoritesi olarak adlandırılan kuruluşlara bırakılır. Bu kuruluşlar, para basımını siyasetin değil ekonominin gereksinimlerine göre ayarlayabilmek için yine genel olarak siyasetten bağımsız tutulurlar. Türkiye’de merkez bankasının (TCMB) temel amacı, dünyadaki birçok merkez bankasında olduğu gibi, fiyat istikrarını sağlamak olarak belirlenmiştir. Eski (Geleneksel) Para Politikası Araçları Merkez bankaları, küresel krize gelinceye kadar para politikasını başlıca üç araçla yönetti: Faiz politikası, açık piyasa işlemleri (APİ) ve karşılıklar politikası. Faiz politikası:  Merkez bankaları, bankalarla para alışverişinde uyguladığı faizleri değiştirerek piya...

Ekonomi 101: Maliye Politikası

Genel Olarak Maliye politikası ; kamu harcamaları, vergiler, borçlanma ve benzeri mali araçları kullanarak ekonominin istenilen dengeye oturmasını veya bulunduğu dengeyi korumasını sağlamak için uyguladığı politikanın adıdır. Devlet maliye politikasını uygulayarak tam istihdamı, büyümeyi sağlamaya ve gelir dağılımını düzeltmeye çalışır. Maliye politikası araçları aynı zamanda para politikasının fiyat istikrarını sağlama görevine de yardımcı olur. Maliye politikasının dört temel alt politikası vardır: (1) Vergi politikası, (2) Kamu harcamaları politikası, (3) Borçlanma politikası, (4) Diğer politikalar. Vergi politikası; ekonominin gidişine göre vergilerin artırılması veya azaltılması biçiminde uygulanır. Artırma da azaltma da iki biçimde olabilir: Vergi oranları değiştirilebilir ya da kapsam değiştirilebilir. Vergi oranları ya da verginin kapsamı artırılırsa kişi ve kurumlara daha az harcanabilir gelir bırakılır ve bu yolla toplam talep denetim altına alınmış olur. Tersi yapılıp...

Ekonomi 101: Ödemeler Dengesi

Genel Olarak Ödemeler dengesi , geniş tanımıyla, bir ekonomide yerleşik kişilerin, başka ekonomilerde yerleşik kişilerle belirli bir dönem içinde yapmış oldukları ekonomik işlemlerin sistematik kayıtlarını elde etmek üzere hazırlanan istatistiksel bir rapordur. Şimdi burada geçen deyimleri tanımlayalım:  Ekonomi;  bir hükümet tarafından yönetilen coğrafi bölge, ülke anlamında kullanılmıştır.  Yerleşik kişiler ; bir ekonomide bir yıldan daha fazla süreyle devamlı ikamet eden, o ekonomi içinde faaliyette bulunan kişi ve kurumları ifade eder. Bu kişi ve kurumlar devlet (genel hükümet), parasal otorite (merkez bankası), bankalar, diğer sektörler, özel kişilerdir.  Ekonomik işlemler ; mal, hizmet ve gelirlerle ilgili işlemleri, finansal varlık ve yükümlülüklerle ilgili işlemleri, bir ekonomide yerleşik kişilerden diğer ekonomilerde yerleşik kişilere karşılıksız olarak reel ya da finansal kaynakların sağlandığı transferleri kapsar.    Ödemeler dengesi istat...

Ekonomi 101: Para

Resim
Para ; devletçe bastırılan, mal ve hizmetleri satın alma gücü olan, herkes tarafından kabul gören bir değişim aracıdır. Bu çerçevede para toplumda değiş tokuşu sağlar, değer ölçüsü olarak kullanılır ve bir yatırım ve tasarruf aracı görevi görür. Tanımdan hareketle parayı devletin bastırdığı anlaşılıyor. Devlet, Hazineye bağlı Darphane aracılığıyla madeni parayı kendisi basar ama kâğıt parayı merkez bankasına bastırtır. Bunun nedeni kâğıt paranın karşılıksız olmasıdır. Kâğıt para basma yetkisi siyasal iktidara verilirse vergi toplamak yerine kolay yolu seçerek para basmaya yönelen iktidar paranın değerinin düşmesine ve enflasyon ve dış değer kaybı yaşanmasına yol açar. Bir ekonomide bir dönemde dolaşımda bulunan para miktarına para arzı deniyor. Para arzı içeriğine göre çeşitli şekillerde tanımlanıyor. Bunlardan en dar olanı M0 olarak da adlandırılan dolaşımdaki nakit paradır (dolaşımda bulunan kâğıt para + madeni para.) Bundan biraz daha kapsamlısı yine bir dar para arzı kavramı...

Ekonomi 101: Bütçe

Resim
Bütçe; belirli bir dönem için elde edilecek gelirlerle yapılması planlanan giderleri gösteren bir tahmin cetvelidir. Kamu bütçesi nin ötekilerden farkı vergidir. Karşılıksız bir gelir olan vergiyi yalnızca kamu kesimi tahsil edebilir. Kamu kesimi bütçesinin özel bütçelerden bir başka farkı yasa olmasıdır. Bütçe yasası ilgili yıl için hükümete vergileri toplamak ve öngörülen giderleri yapmak için yetki veren bir yasadır. O halde kamu bütçesinin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz: (1) Yıllıktır, (2) Yasadır (bir yıllık geçici bir yasa), (3) Gelir ve gider tahminlerini içerir, (4) Hükümete gelir toplama ve gider yapma konusunda yetki verir. Bütçe gelirleri başlıca iki kalemden oluşur: Vergi Gelirleri (Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, KDV, Motorlu Taşıtlar Vergisi, Veraset ve İntikal Vergisi, Harçlar, Resimler ve diğer vergiler) ve Diğer Gelirler (Kamu Mallarının İşletilme Gelirleri, Özelleştirme Gelirleri, Para Cezaları, Trafik Cezaları, Bedelli Askerlik Gelirleri ve benzeri gelirler...

Ekonomi 101: İşsizlik

Resim
15 ve daha yukarı yaştaki bir kişinin işsiz sayılabilmesi için: (1) Son 4 hafta içinde bir gün dahi ücretli ya da ücretsiz hiçbir işte çalışmamış olması, (2) Son 4 hafta içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış olması, (3) 2 hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olması gerekiyor. Bu tanıma uymayanlar mesela işsiz olduğu halde son 4 haftada iş başvurusu yapmamış olanlar veya birisinin yanında bir gün ücretle bir iş yapmış olanlar ya da bir gün karın tokluğuna çalışıp da ücret almamış olanlar işsiz sayılmıyor. İşsizlik hesabında esas alınan nüfus: Ülke nüfusunun 15 ve üstündeki yaşta olanlarıdır. İşgücü: İlgili referans dönemde (işsizlik oranının ölçüldüğü dört haftalık dönemde) ekonomik mal ve hizmetlerin üretimi için emek arzında bulunan veya bulunmak isteyen çalışma çağındaki nüfusu kapsar.  İstihdam:  İşbaşında olanlar ve işbaşında olmayanlar grubuna dahil olan kurumsal olmayan çalışma çağındaki tüm nüfus istihdam edilen nüfustur.  İşbaşında...

Ekonomi 101: Enflasyon

Genel Olarak Enflasyon; çeşitli mal ve hizmetlerin fiyatlarının, aile bütçelerinde yer alan kullanım ağırlıklarına göre dâhil edildiği bir sepetin aylar itibarıyla değerindeki değişimle ölçülür. Bu sepete endeks denir. Endeksin genel düzeyinin sürekli olarak artmasına enflasyon denir. Bir başka tanıma göre paranın satın alma gücünün belirli bir dönemde düşmesine enflasyon denir.   Enflasyonu ölçmekte kullanılan başlıca iki sepet (endeks) vardır: (1) Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) ve (2) Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE.) Tüketici fiyatları endeksi (TÜFE);  belirli bir dönemde (genellikle ay ve yıl) tüketicilerin satın aldığı mal ve hizmetlerin, aile bütçesindeki ağırlığına göre (anketlerle belirlenir) bir sepette toplanmasıyla oluşturuluyor. Her ay bu sepetteki mal ve hizmetlerin fiyatları derleniyor ve sepetteki ağırlıklarıyla çarpılıp toplanarak bir endeks sayısı elde ediliyor. Sonra bu sayıdan bir önceki ayın endeks sayısı çıkarılıp fark yine bir önceki ayın endeks...

Ekonomi 101: GSYH, Kişi Başına Gelir ve Büyüme

Genel Olarak Bir ülkenin belirli bir dönem (üç ay ya da bir yıl) içinde yaptığı üretimin piyasa fiyatları cinsinden toplam değerine cari fiyatlarla GSYH deniyor. GSYH aşağıda değinildiği gibi üç yöntemle hesaplanıyor (Not: Denklemlerdeki PF piyasa fiyatları cinsinden anlamına geliyor. Diğer kalemi de tahmin hataları vb.yi gösteren bir ek niteliği taşıyor. Diğer kalemi gelir yöntemiyle hesaplamada milli gelirin üzerine GSYH’ye geçiş için gerekli amortisman vb. gibi harcamaların eklenmesi anlamına da geliyor): Üretim Yöntemiyle GSYH = PF Tarım Kesimi Üretimi + PF Sanayi Kesimi Üretimi + PF Hizmetler Kesimi Üretimi + Diğer Harcamalar Yöntemiyle GSYH = PF Tüketim Harcamaları + PF Yatırım Harcamaları + PF Kamu Harcamaları + PF (İhracat – İthalat) + Diğer Gelir Yöntemiyle GSYH = Ücret + Faiz + Rant + Kâr + Diğer Bu üç farklı yöntemle hesaplanan GSYH teorik olarak birbirine eşit sonuç verir. Buna karşılık uygulamada çeşitli ölçme hataları nedeniyle bu ölçüm sonuçları arasında farklar ...