Yayınlar

Kasım, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Döviz Kurunun Ekonomik Kararlar Üzerindeki Etkisi

Resim
Türk Lirasında son yıllarda yaşanan hızlı değer kayıpları 2001 krizi sonrasında giderek azalmaya başlamış olan para ikamesi olgusunun yeniden ortaya çıkmasına yol açtı. ‘Para ikamesi’ deyimi, yüksek enflasyonla yaşayan ekonomilerde yerel para yerine yabancı para tutma eğiliminin tanımlanması amacıyla kullanılan bir deyim. Dolarizasyon da deniyor. Yabancı para tutanların yabancı paralarını bozdurup yerli parayı tercih etmelerine yol açan bu tür tersine dönüş eğilimine de ‘ters para ikamesi’ adı veriliyor. 

Finansal Piyasalara Bakarak Ekonomideki Gidişi Anlamak Her Zaman Mümkün Değildir

Resim
Bugünlerde pek çok kişi “ekonomi kötüye gidiyor deniyor ama kur ve faiz düşüyor ne dersiniz?” diye soruyor. Gerçekten de son haftalarda TL değer kazanıyor ve faizler de düşüyor. Borsa endeksi ise pek değişmiyor. Son bir ayın finansal piyasalardaki görünümü şöyledir: (Üstte solda USD/TL kur grafiği, sağda EURO/TL kur grafiği, altta solda BIST 100 endeksi grafiği, sağda 2 yıllık tahvil faizi grafiği. Kaynak: Bloomberg HT.)

Faizler Nasıl Düşürülür?

Resim
1970’lerde Fiyat belirlemek serbest değildi. Fiyat artırmak isteyenler çeşitli bakanlık temsilcilerinden oluşan Fiyat Tespit Komitesi adlı bir komiteye başvurup oradan onay almak zorundaydı. O dönemde bu izinleri almadan fiyat artıranlarla kolluk kuvvetleri uğraşırdı. Faizler de serbest değildi. Merkez Bankası belirlerdi faizlerin tavanını. Bankalar faizle sağlayamadıkları rekabeti çeşitli ikramiye çekilişleriyle sağlamaya çalışırlardı. Bunların çoğu dönemin koşullarından kaynaklanan düzenlemelerdi. Döviz kurlarının belirlenmesi sabit kur yöntemiyle yapılırdı. Ayrıca kambiyo denetimi vardı. Kimse istediği dövizi alıp satamaz, bankalarda döviz hesabı açamazdı. Sermaye hareketleri serbest değildi.

Finanse Edilmeyen Cari Açık Olmaz Ama Nasıl Finanse Edildiği Önemlidir

Cari Açık Otomatik Olarak Finanse Edilir mi? Bir zamanlar çok yaygın bir söylem vardı: “Finanse edildiği sürece cari açık sorun olmaz.” Sonrasında bu yaygın söyleme yaygınlık kazanmış bir başka söylemle yanıt verilir oldu: “Finanse edilemezse zaten cari açık verilmez.” Aslında söylemlerin ikincisi daha doğru. Ortada bir açık varsa bir şekilde finanse edilmiş olmalı. Sorun asıl olarak nasıl finanse edilmiş olduğunda ortaya çıkıyor.

Yine Kitaplar

Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Dönüşüm Taner Berksoy’a Armağan, Derleyenler: Nazım Engin, Erhan Aslanoğlu, Oral Erdoğan, Burhan Can Karahasan, Kenan Tata, İmge Kitabevi, 2018 Bu kitabın nasıl bir uğraşı sonucu bu noktaya geldiğini dışarıdan da olsa yaşadığım için kitabı derleyenlerin emeklerinin her türlü teşekkürü hak ettiğini vurgulayarak başlayayım değerlendirmeme. Kitap, Taner Berksoy’un anılarıyla başlıyor ve sonra 30 önemli akademisyenin son derecede önemli konular üzerine yazdığı makaleleriyle devam ediyor. Ekonomi ve sosyal bilimler öğrencileri için olduğu kadar akademisyenler ve konuyla ilgilenenler için de esaslı bir başvuru kitabı. Ayrıca Taner hocanın anlattıklarıyla Asaf Savaş Akat’ın iktisat öğretimi üzerinde yazdığı makale bu konularda eğitim alacaklar için de rehber niteliği taşıyor. Bendeniz kitaba Türkiye’nin dış finansmana bağımlılığı konusundaki uzun makalemle katkıda bulundum. Osmanlı’da kapitülasyonlar ve dış borçlarla başlayan dış finansmana bağımlılığın nas

Gerçek Yapısal Reformlar Atatürk Devrimleridir

Resim
Yapısal reform mutlak monarşiyi cumhuriyete dönüştürebilmektir (1923.) Hilafetin kaldırılması (1924), şeri hukukun yerine medeni hukukun yürürlüğe konulması (1926), eğitimin dinsel temelden bilimsel yapıya dönüştürülmesidir (1924.) Çiftçiyi ezen aşarın kaldırılmasıdır (1925.) Dünyada pek az ülkede varken kadınlara erkeklerle eşit haklar verebilmektir (1926.) Uçak fabrikasını 1926 yılında kurabilmektir yapısal reform. Okullarda karma eğitime geçilmesi (1927), kendi dilinde konuşup yazabilmeyi sağlayan harf ve dil devrimlerinin yaşama geçirilmesidir (1928.) Yabancılara tanınan ayrıcalıkların kaldırılması (1926), ulusal merkez bankasının kurulmasıdır (1931.) Halkevlerinin açılmasıdır (1932.) Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesidir (1934). Laikliğin kabul edilmesidir yapısal reform (1937.)  Filanca kanunun falanca maddesinin değiştirilmesiyle yapısal reform yapılmaz. Belki iyi bir şey yapılmış olur ama her iyi şey yapısal reform değildir. Yapısal reform bir toplumun yapısını i

Enflasyonla Göstermelik Mücadele

Resim
Türkiye, hiçbir zaman enflasyonla gerçek anlamda mücadele etmedi. Hep mücadele eder gibi yaptı. 1980’lerde enflasyon başını alıp giderken zamanın hükümetleri enflasyonu birinci sorun olarak aldıklarını söyleseler de aslında birinci sorunları her zaman büyümeydi. Turgut Özal başbakanken kendisine enflasyonu anlatan bürokratlara “siz bana büyümeyi anlatın ben halka enflasyonu anlatırım” derdi. Bunun mantığı çok açıktı. Büyüme demek yatırım, yeni iş sahaları ve dolayısıyla istihdam artışı demekti. Enflasyonla mücadele uğruna büyümenin düşmesini dolayısıyla işsizliğin artmasını göze alamıyordu siyasetçi. Böylece Türkiye büyüme uğruna giderek yükselen bir enflasyonla yoluna devam etti. Sonunda büyümeyi kaybetti, elde enflasyon kaldı.

Piyasalarda Son Durum ve Türkiye

Türk Lirası son dönemde en hızlı toparlanan para birimi oldu. Bu hafta içinde TL toparlanırken bir yandan faizler geriledi, borsa da düştüğü yerden kalkmaya başladı. Dünya ve Türkiye piyasalarına bir bakalım. 1 2 3 3 vs 1 3 vs 2 Piyasa Göstergeleri 2017 2 Ekim 2018 2.11.2018 % % ABD 10 Yıllık Tahvil Faizi 2,41 3,06 3,22 33,6 5,2 TR 10 Yıllık Tahvil Faizi 11,43 17,70 17,10 49,6 -3,4 TR 2 Yıllık Tahvil Faizi 13,40 26,06 23,10 72,4 -11,4 BIST 100 115.333 98.161 94.123 -18,4 -4,1 Brent Petrol USD/Varil 66,87 84,35 72,83 8,9 -13,7 Altın USD/Ons 1.303 1.203 1.233 -5,4 2,5 Altın TL/Gram 158,8 231,6 215,1 35,5 -7,1 USD / TL 3,7872 5,9851 5,4327 43

Ekonomi Politikasında İlginç Denemeler

Ekonomi politikası, ekonomi bilimi ile uygulamayı bir araya getiren bir daldır. Biraz bilim, biraz sanat, biraz uygulama, sosyoloji, psikoloji, bolca deneyim ve tarih bilgisini harmanlamayı gerektirir. Ekonomi bilimi evrenseldir. Yani arz ve talep, piyasanın işleyişi, piyasa biçimleri, ekonominin aktörleri her ülkede vardır ve birbirine çok benzer. Bir ekonomide kullanılacak analiz aracı öteki ekonomide de geçerlidir. Örneğin fiyatlar genel düzeyinin sürekli bir yükseliş içinde bulunması ABD’de de İngiltere’de de Türkiye’de enflasyon olarak adlandırılan olguya işaret eder. Eksi büyüme ile enflasyonun birleştiği durum İran’da da Japonya’da da İspanya’da da slumpflasyon olarak adlandırılan olgudur.