Yayınlar

Ocak, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Faiz ve Kur İlişkisi

Resim
Merkez Bankası ilk on günde sessizce izlediği TL’nin yabancı paralar karşısındaki durumuna 10 Ocak’tan başlayarak müdahale etmeye başladı. Bu müdahale önce TL likiditeyi sıkılaştırmak, döviz zorunlu karşılıklarını düşürmek ve haftalık repo ihalelerini iptal etmek şeklinde ortaya çıktı. Haftalık repo ihalesini iptal etmek bir anlamda faiz artırımı sinyaliydi çünü bu ihaleler iptal edilince bankalar ister istemez daha yüksek faizli gecelik borç verme faiziyle borçlanmaya yöneldiler. Merkez Bankası bu önlemlerle TL’nin değer kaybını önleyemeyince bu ke bankaları geç likidite penceresinden borçlanmaya yönlendirerek faizi belli etmeden biraz daha artırmaya gitti. Bunlara ek olarak döviz swapı yapılmasına öncülük edecek adımlar attı. Bütün bu hamleler TL’nin değer kaybını önleyemeyince 24 Ocak günü yapılan toplantıda gecelik borç verme faizini yüzde 8,50’den 9,25’e ve geç likidite penceresinden borçlanmanın faizini de yüzde 10,00’dan 11,00’e yükseltme kararını aldı.

Bankalar Tahsil Edemedikleri Alacaklarını Ne Yapar?

Bankaların Tahsil Edemediği Alacaklar ve İzledikleri Yol Bankalar, normal koşullarda, açtıkları kredileri vadesi geldiğinde faiziyle birlikte tahsil ederler. Bu durumda ortalama maliyetleri ile açtıkları kredilerden elde ettikleri faiz gelirleri arasındaki fark bankaların brüt kazancını oluşturur. Buna karşılık bankalar açtıkları kredilerin bir bölümünü çeşitli nedenlerle zamanında tahsil edemezler. Bankalar, açtıkları kredinin belirli sürelerde ödenmemesi halinde bunları önce idari takibe, sonra yasal takibe alarak izlemeye devam ederler ve bir yandan da bu kredinin teminatını nakde çevirmeye yönelirler. Eğer teminatı nakde çevirerek alacağın tamamını tahsil etmişlerse ortaya bir zarar çıkmaz. Buna karşılık teminatın nakde çevrilmesine karşın alacaklarının tamamını karşılayamazlarsa o zaman ortaya bir zarar çıkar. Banka bunu zarar olarak yazar. Diyelim ki 100.000 TL tutarında ve karşılığında aynı değerde olduğu belirlenmiş olan bir teminat verilerek alınmış 1 yıl vadeli bir kre

Türkiye'nin Kredi Notu Niçin Düştü?

Resim
Standard and Poor’s (S&P) Türkiye’nin kredi notu görünümünü durağandan negatife, Fitch BBB – (negatif) olan notunu BB + (durağan)’a düşürdü. Üç büyük kredi derecelendirme kuruluşu içinde Türkiye’nin yatırım yapılabilir ülke notunu koruyan tek kuruluş Fitch idi. Türkiye’ye, ilk kredi notlarını 1990 yılında S&P ve Moody’s yatırım yapılabilir ülke notu olarak vermişti. Körfez Krizi ve savaşı nedeniyle Yankee Bond Piyasasına o dönemde tahvil ihraç edilemediği için bu notların açıklanması 1992 yılında yapılan tahvil ihracını beklemek zorunda kaldı. Ekte sunduğum tablo Türkiye’nin kredi notu serüvenini başlangıçtan bu yana yılsonlarındaki durum itibariyle gösteriyor. Tabloya göre BBB (Moody’s Baa) yani yatırım yapılabilir notuyla başladığı bu serüvende Türkiye, B’ye yani yatırım yapılmaz, aşırı spekülatif derece kategorisine kadar inmiş, sonra BB’ye oradan da tekrar BBB’ye yükselmiş ve ardından yeniden inişe geçmiş görünüyor. Türkiye, bugün üç büyük kredi derecelendirme kuruluşu

Leviathan

Leviathan, Tevrat ve İncil’de geçen ve kötülüğü temsil eden bir deniz canavarının adıdır. Sonrasında farklı öykü, roman ve felsefe kitaplarında farklı kılığa ve farklı adlara girmiştir. Thomas Hobbes’un 1651’de yayınlanmış ünlü kitabının adı da Leviathan’dır (Leviathan: Bir Din ve Dünya Devletinin İçeriği, Biçimi ve Kudreti.) Hobbes, kitabında Leviathan’ı mutlak güç ve yetkilere sahip egemen bir devleti ve dolayısıyla onu yöneten egemeni (hükümdar) tanımlamak için kullanmıştır.

Merkez Bankası'nın Kararı

Merkez Bankası, gecelik borç verme faizini yüzde 8,50’den 9,25’e, geç likidite penceresi faizini yüzde 10’dan 11’e artırdı. Bu duruma göre Merkez Bankası’nın bankaları fonlamakta kullandığı imkânlar ve faizler şu şekilde oluştu. MB Fonlama İmkânı Eski Faiz (%) Yeni Faiz (%) Gecelik İmkânlar    Gecelik Borçlanma 7,25 Değişmedi    Gecelik Borç Verme (Marjinal Fonlama) 8,50 9,25 Bir Hafta Vadeli Repo İhalesi 8,00 Değişmedi Geç Likidite Penceresi    Borç Alma 0,00 Değişmedi    Borç Verme 10,00 11,00

Merkez Bankası'nın Kritik Toplantısı

Resim
Kurdaki Hızlı Artış ve Merkez Bankası’nın Aldığı Önlemler 2017 yılına başlarken USD/TL kuru 3,5235 idi. İzleyen günlerde USD/TL kuru hızlı bir yükseliş trendine girdi. Bunun çeşitli dış ve iç nedenleri var. İlk 10 gün içinde Merkez Bankası bu yükselişe karşı herhangi bir önlem almadı. 10 Ocak günü kur 3,94 düzeyine ulaşınca Merkez Bankası döviz zorunlu karşılıklarında 0,50 puan indirim yaptığını açıkladı. Bu yolla Merkez Bankası 13 Ocak’tan itibaren piyasaya 1,5 milyar dolarlık döviz likiditesi bırakacağını ve piyasadaki döviz sıkışıklığını gidermiş olacağını vurguladı. Aynı gün Merkez Bankası bankalararası para piyasasından borçlanmaya 22 milyar TL’lik limit getirerek TL likiditesini sıkıştırma kararını açıkladı. Bu kararın açıklanmasının ardından USD/TL kuru bir süre geriledi ama ardından yeniden yükselmeye başladı. Merkez Bankası 12 Ocak günü, haftalık repo ihalesini iptal ettiğini açıkladı. Bu durumda Merkez Bankası, bankalara sadece yüzde 8,50 faizle gecelik borç verecekti.

Dünya Bir Garip Dünya Oldu

1968 yılında öğrencilerin başlattığı üniversite işgalleri sırasında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel: “Dünya bir garip dünya oldu. Bu dünyanın yeni ufuklara doğru ne kadar gittiğini, nereye varacağını, bunların nelere mal olacağını kestirmek güç” demişti. Bu söz o gün için de doğruydu bugün için de doğru. Kapitalizmin temel kabullerinden birisi uluslararası serbest ticaretin uluslararası refahı artıracağı kabulüdür. Bu kabulün dayanağı David Ricardo’nun geliştirdiği karşılaştırmalı üstünlükler teorisidir. Teoriye göre iki ulusun birbiriyle ticaret yapması için her ikisinin de bir malın üretiminde mutlak üstünlüğe sahip olmasına gerek yoktur. Karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olunması ticaretin ortak refah yaratması için yeterlidir.

Merkez Bankası Faizleri ve Faiz Politikası: Güncellenmiş Not

TCMB’nin Faizleri Bir hafta vadeli repo işlemlerine uygulanan faiz (politika faizi):  TCMB, 1 hafta vade ile repo ihalesi açıyor, bankalar ellerindeki tahvil ve bonoları TCMB’ye verip karşılığında para alıyorlar ve vade sonunda parayı iade edip kâğıtlarını geri alıyorlar. TCMB bu araçla banka ve finans kurumlarının piyasada uyguladığı faiz oranlarını, bankalardan alınan kredilerin miktarını, hisse senedi ve döviz gibi varlıkların fiyatlarını etkileyebiliyor. Bu işlemde faiz oranı bugün itibariyle yıllık % 8,00 olarak uygulanıyor. Merkez Bankası geçen hafta bu ihaleleri iptal etti. Gecelik işlemlerde uygulanan faizler:   TCMB’nin, gecelik olarak borç almak ya da gecelik olarak borç vermek isteyen bankalara uyguladığı faize bu ad veriliyor. TCMB, bu yolla ikincil piyasada oluşan kısa vadeli faiz oranlarını, döviz kurlarını ve kredilerin büyüme hızını etkileyebiliyor. TCMB’nin gecelik borç almada uyguladığı faiz oranı bugün için yıllık % 7,25, gecelik borç vermede uyguladığı faiz o

Kur Niçin Yükseldi ve Nasıl düştü?

Resim
2017’nin Hemen Öncesindeki Gelişmeler, USD/TL Kuru ve Faizler 2017 yılına girerken USD/TL kuru ve Merkez Bankası’nın çeşitli faizlerinin görünümü şöyleydi (Kaynak: TCMB, www.tcmb.gov.tr ): Gösterge 31.12.2016 USD / TL 3,5235 TCMB Borç Verme Faizleri    Gecelik Borç Verme Faizi (MBGBVF) 8,50    Haftalık Repo İhale Faizi (PF) 8,00    Geç Likidite Penceresi Borç Verme Faizi (MBGLPBVF) 10,00 TCMB Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti (MBAOFM) 8,31 TCMB Borç Alma Faizleri    Gecelik Borç Alma Faizi (MBGBAF) 7,25    Geç Likidite Penceresi Borç Alma Faizi (MBGLPBAF) 0,00 Bu tabloda yer alan TCMB Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti (yüzde 8,31), Merkez Bankası’nın bankaları fonlamada kullandığı gecelik borç verme faizi (yüzde 8,50) ve haftalık repo ihalesi yöntemiyle borç verme faizinin yani politika faizinin (yüzde 8,00) borç miktarlarıyla ağır

Merkez Bankasının Yaptıkları ve Yapmadıkları

Resim
2016 Yılının Özeti Türk Lirası 2016 yılında Dolara karşı rekor değer kayıpları yaşadı. Bu ortam oluşurken Merkez Bankası ne yaptı? 2016 yılı süresince 7 kez gecelik borç verme faizini indirdi (yüzde 10,50’den yüzde 8,25’e kadar.) Dolardaki hızlı yükseliş karşısında Kasım ayında bir kez faiz artırdı (gecelik borç verme faizini yüzde 8,25’den 8,50’ye, haftalık repo faizini yüzde 7,50’den 8,00’a çıkardı.) Aşağıdaki grafik 2016 yılında Merkez Bankası’nın izlediği faiz politikasını ve USD / TL kurunun gelişimini ortaya koyuyor. Grafikte mavi çizgi Merkez Bankası’nın haftalık repo ihalesiyle borç verme faizini (politika faizi), siyah çizgi Merkez Bankası’nın gecelik borç verme faizini, kırmızı USD/TL kurunu gösteriyor.

TL'deki Hızlı Değer Kaybının Nedeni

Resim
Para birimleri yabancı paralara karşı iki nedenle değer kaybeder: Dış nedenler, iç nedenler. Dış nedenler arasında ticaret ortaklarının durumunun bozulması, dış ticarette kullanılan rezerv paraların değerinin yükselmesi, küresel konjonktürde krizler yaşanması, çevrede savaş çıkması ve bu savaşın ilgili ülkeyi de tehdit etmesi, kuraklık, doğal afetler ortaya çıkması gibi durumlar sayılabilir. Bir ülkenin parasının değeri buna benzer dış nedenlerle düşüyorsa yapılabilecek şeyler sınırlıdır. Eğer bu gibi nedenler geçici bazı sıkıntılardan kaynaklanıyorsa, yerli paranın değerindeki oynaklığı giderebilmek için o geçici süre içinde döviz piyasasına düzenleyici müdahaleler yapılabilir. İç nedenler arasında ekonominin kötü yönetimi, siyasal sorunlar, sosyal sorunlar gibi nedenler sayılabilir. Bunlar genellikle istikrarsızlığa neden olur ve yerli paraya duyulan güvenin sarsılmasına yol açar. Bu gibi hallerde yerli para yabancı paralara karşı değer kaybeder. Türkiye açısından konuya bakarsa

2017'yi Çok Konuşacağız

Resim
Aşağıda bir tablo sunuyorum. Bu tabloda kırılgan beşli diye sınıflandırılan ekonomilerin Merkez Bankalarının uyguladığı politika faizleri ve o ülkelerde geçerli enflasyon oranları (TÜFE) yer alıyor. Tabloda yer alan ülkeleri iki grupta toplamak mümkün: (1) Enflasyonu yüksek olan ekonomiler (Brezilya, Türkiye ve Güney Afrika). (2) Enflasyonu denetim altında kabul edilebilecek ekonomiler (Hindistan ve Endonezya). Her iki gruptaki ekonomilerin merkez bankaları, bir yandan enflasyonla mücadele ederken bir yandan da dış finansman ihtiyacını karşılayabilmek için faizi yüksek tutuyor. Kuşkusuz bu ekonomilerde uygulanan faizler bunlar değil. Bunlar merkez bankalarının bankalara borç verirken uyguladığı faizler. Bankaların mevduat toplarken veya kredi açarken uyguladıkları faizler bunlardan daha yukarıda. Türkiye’de Merkez Bankası’nın birden fazla faizi olduğu için bu tabloda gecelik borç verme faizi ile haftalık repo faizinin ağırlıklı ortalamasını yansıtan ağırlıklı fonlama maliye

Reel Kesimin Durumu

Resim
Sanayide Üretim Durumu Tabloya göre 2010 ve 2011 yılında sanayi üretiminde yaşanan hızlı büyüme sonraki yıllarda tekrarlanamamış. 2016 yılındaki ivme kaybı ise çok ciddi boyuta ulaşmış. Bu düşüş, ekonomik büyümeye de benzer biçimde yansıyor.

2016'dan 2017 İçin Çıkarılacak Dersler

Resim
TL Negatif Ayrıştı 2016 yılı Doların diğer paralara karşı değer kazandığı bir yıl oldu. Yıla 98,5 değeriyle başlayan USD Endeksi yaklaşık yüzde 3,96 oranında değer kazanarak yılı 102,4 düzeyinde tamamladı. ABD’nin en fazla ticarette bulunduğu 26 ülkenin para birimlerine karşı oluşturulmuş Ticaret Ağırlıklı Dolar Endeksine bakacak olursak 2015 sonunda 122,6 düzeyinde olan bu endeksin 2016 sonunda 126,8 olduğunu görüyoruz. Bu endekse göre 2016 yılında Doların değer kazanımı da yüzde 3,5 olmuş görünüyor.   Gelişmekte olan ülke paralarının bir bölümü 2016 yılında Dolara karşı değer kazanırken daha büyük bir bölümü değer kaybetti. Türk Lirasının Dolara karşı durumunu, Türkiye’nin de aralarında yer aldığı kırılgan beşli ülkelerinin para birimlerinin Dolara karşı durumlarıyla karşılaştıralım  (Kaynak: https://www.bloomberg.com/markets/currencies): 1 USD =   2015 Yıl Sonu 2016 Yıl Sonu USD’ye Karşı Fark (%) Brezilya Reali 3,9443 3,2552