17 Ekim 2019 Perşembe

Gösteriş Tüketimi ve Züppe Etkisi

‘Gösteriş tüketimi’ (conspicuos consumption); ekonomi jargonunda uzun süredir kullanılan bir deyim. Thorstein Veblen, sanayi devrimiyle birlikte sınıf atlamış olan sonradan görme zenginlerin lüks tüketime yönelmelerini bu kavram çerçevesinde açıklamıştır.  

Zamanla, gösteriş tüketimi gelişmekte olan ülkelerde de ortaya çıkmıştır. Gelişmekte olan ülkelerde yeterli gelire sahip olmayan hatta düşük gelirli olan çoğu insan, çevrelerine daha iyi durumda olduklarını gösterebilmek, kendilerini kanıtlayabilmek için gelirlerinin izin verdiği ölçülerin ötesinde harcama yaparlar. Örneğin borç, harç son model cep telefonu alırlar.  

15 Ekim 2019 Salı

Dünya Ekonomisi ve Türkiye Ekonomisi Tahminleri

IMF’nin Dünyanın Ekonomik Görünümü başlıklı raporunun yenisi (Ekim 2019 tarihli) bugün yayımlandı. IMF kadrosunun kendine göre yorumları, analizleri var. Ben bunlara girmeyeceğim. Çünkü benim de kendime göre kısmen farklı bazen de aynı yönde görüşlerim var. O nedenle bu rapordaki verileri kullanarak önce dünyanın sonra da Türkiye’nin ekonomik durumunu özellikle büyüme yönünden ele alacağım.

Dünya Ekonomisinin Gidişi
2011 – 2018 arasında yüzde 3,6 ortalama yıllık büyüme sağlamış olan küresel sistemin 2019’da yüzde 3,3 büyümesinin beklenmesi resesyon endişelerini haklı gösteren bir beklenti. Buna karşılık IMF, 2020 yılında büyümenin yeniden yüzde 3,6’ya yükseleceği tahminini yapıyor.

7 Ekim 2019 Pazartesi

Köprü ve Otoyol Geçiş Ücreti Zamları

Ücret, ekonomide emeğin sunulmasının, kiralanmasının bedelidir. Yani bir kişiyi bir iş yaptırmak için tuttuğunuzda o kişiye sunduğu emeğin karşılığında ödenen bedele ücret denir. Bu durumda köprü geçişi sırasında ödenen paraya ücret denmemesi geçiş fiyatı ya da geçiş bedeli denmesi gerekir. Ama bu yanlış ifade yerleşmiş olduğu için olduğu gibi bırakıp biz de ücret diyelim ve “galat-ı meşhur lügat-ı fasihten evladır” (yaygın olarak kullanılan ifade sözlükte yazan doğrusuna tercih edilmelidir) deyişine uyalım.

Bu hafta başından geçerli olmak üzere köprü ve otoyol geçiş ücretlerine ortalama yüzde 20 zam yapıldı ve bu zam oldukça tepki çekti. Tepki çekmesinin nedeni emek karşılığı ücret alanların (gerçek ücret) alabildikleri zamların çok üzerinde olmasıydı. Yapılan açıklamada köprü ve otoyollara her yıl ÜFE oranında zam yapılması gerektiği, geçen yıl yüzde 33,6 oranındaki ÜFE artışına karşılık 21 aydır zam yapılmadığı vurgulanıyor. Meselenin özü de burada zaten.

3 Ekim 2019 Perşembe

İktisat ve Ekonomi Aynı Şey midir?

İktisat; Arapçada tam hedefe yönelme anlamına gelen kast sözcüğünden türetilmiş bir sözcük. Şemseddin Sami’nin ünlü sözlüğü Kamus-ı Türki’de iktisat kelimesinin iki anlamına vurgu yapılıyor: Ölçülü, ılımlı davranma ve harcamada tasarruflu olma. Sözcüğün İngilizcesi Economics, Fransızcası Économie. Türkçede, bu bilim dalı için uzun süre İktisat kullanıldı. O dönemlerde kurulan bölümlere ve fakültelere de İktisat Fakültesi veya İktisat Bölümü adı verildi. İlerleyen dönemlerde Fransızcadan uyarlanan Ekonomi de kullanılır oldu.

İngilizcedeki Economics ile Economy ya da Fransızcadaki Économie (Türkçeye ikisi de Ekonomi diye çevriliyor) aynı kökenden gelseler de farklı anlamlar taşıyor. Economics, bilimin adı. Economy ise o bilimin çerçevesini çizdiği sistemin adı. Bir başka ifadeyle ekonomi, bir ülke veya bölge ya da dünyanın tamamının üretim, tüketim, yatırım, parasal ilişkiler gibi ekonomik göstergeler çerçevesindeki durumunu ifade ediyor. İngilizcedeki bu ayrıma karşılık Fransızcadaki Économie hem bilimi hem de sistemi ifade ediyor. Türkçede de durum Fransızcadaki gibi. Ekonomi hem bilimi hem de sistemi ifade ediyor. Mesela bilimi kastederek ekonomi dediğimizde arz, talep, firma dengesi, para arzı, GSYH, enflasyon, işsizlik gibi konularla uğraşan, onları tanımlamaya, açıklamaya ve yorumlamaya çalışan bilim dalı anlaşılıyor. Buna karşılık İngiltere Ekonomisi (British Economy) dendiğinde İngiltere'nin ekonomik sistemi ve onun işleyişi anlaşılıyor.

2 Ekim 2019 Çarşamba

Okuduğum Kitaplardan Seçmeler

Emre Kongar, İstanbul 1940’lardan Bugüne Efsaneler, Anılar, İzlenimler, Remzi Kitabevi, 2019
Emre Kongar’ın yeni kitabı İstanbul her ne kadar 1940’lardan bugüne efsaneler ve anılar alt başlığını taşısa da bazen İstanbul’un kuruluş efsanesine, bazen de İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından Bizans’tan alınışına kadar uzanan öykü ve tartışmalarla bezenmiş çok önemli bir kitap. Kongar, bütün bu tarihi, kendi anılarıyla, gözlemleriyle birleştirerek okunması çok rahat, akıcı, öykü ve belgeselin harmanlanmasıyla oluşan bir solukta okunabilen bir kitap çıkarmış ortaya. Bazen okuduğunuz kitabın bittiğine üzülürsünüz. Bu kitap öyle bir kitap olmuş. Okuduğunuzda bana hak vereceğinizi düşünüyorum. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...