Yayınlar

Ekim, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Fed Kararı: Köprüden Önce Son Çıkış

Resim
Fed’in son kararı başlangıçta kafa karışıklığı yaratsa da zaman geçtikçe piyasaların tepkisi normalleşmeye başladı. Fed’in açıklamalarından şunlar çıkıyor: (1) Niceliksel gevşeme programı çerçevesinde (QE) yapılan ve karşılığında piyasaya ek likidite vermeye yarayan düzenli tahvil alımı sonlandırıldı. (2) ABD’de ekonomik faaliyetler, ılımlı bir şekilde genişlemeye devam ediyor. (3) Emek piyasası, yeni iş imkanları yaratılması sonucu ortaya çıkan işsizlik oranındaki düşüşlerle toparlanmayı sürdürüyor. (3) Konut sektöründe hala canlanma tam olmasa da hanehalkı harcamaları artıyor ve özel kesim yatırım harcamaları olumlu seyrediyor. (4) Enflasyon FOMC’nin (Fed’in Para Politikası Kurulu) uzun dönemli tahminlerinin altında kalmaya devam ediyor.     Fed açıklamasında, halen uygulanmakta olan yüzde 0 ile 0,25 aralığındaki faiz oranı bandının istihdamdaki gelişmelerin tatmin edici düzeye ulaşmasına ve enflasyonun da öngörülen oranlara gelmesine kadar muhafaza edileceği vurgulanıyor.    

Dolar, Euro, Altın ve Borsa Ne Olur?

İstediğiniz kadar makro konularla ilgilenen bir iktisatçıyım deyin vatandaşın size soracağı nihai sorular bunlardır: Altın ne zaman yükselir? Dolar düşmeye devam eder mi? Euro almanın zamanı mıdır? Borsaya girelim mi? Bu soruları küçümseyip “ben piyasa iktisatçısı değilim derseniz” vatandaş sizin bu işlerden anlamadığınızı düşünür. O nedenle bu sorulardan sonsuza dek kaçamazsınız. Teknik analiz yapmıyorsanız da bunların sonuçlarından kendi makro görüşlerinizle en bağdaşanına göre yön belirlemeniz gerekir. Burada yapacağım yorumları bir yatırım tavsiyesi vermek için yapmıyorum. Sadece günlük gelişmelerin orta – uzun vadede ve geniş kapsamlı makro çerçeve içinde ne yöne doğru gittiğini yorumlamaya çalışıyorum.

Merkez Bankası Faizleri (Son Durum)

Merkez Bankası para politikası amacına dayalı olarak ya da yaptığı bazı işlemlerle ilgili olarak farklı faiz uygulamaları yürütüyor. Bunları tek tek ele alalım:  

Tasarruf Sorunumuz Büyük

Resim
Küresel sistemdeki bütün ekonomilerde olduğu gibi Türkiye ekonomisinin de bugün birçok sorunu var. Bu sorunların bir bölümü küresel sistemde görülen genel sorunlar, bir bölümü bazı ekonomilerde görülen sorunlar. Bu sorunların en önemlilerini şöylece sıralayabiliriz: Cari açığın yüksekliği, enflasyonun yüksekliği, büyümenin potansiyelin altında kalması, bütçe açığının düşüklüğünün bir seferlik gelirlere dayanması, yatırımların artırılamaması, tasarrufların düşüklüğü, dış finansmana zorunlu kalınması.

Osmanlı'dan Bu yana Kişi Başına Gelir (Uluslararası Karşılaştırma)

‘Osmanlı’dan Bugüne GSYH’ başlıklı yazımda 1500 yılından 2008 yılına kadar GSYH, nüfus ve kişi başına gelirdeki gelişmeleri ele alıp inceledim. Bu yazımda da 1600 yılındaki GSYH, nüfus ve kişi başına gelirleri ele alarak Osmanlı / Türkiye’nin de dahil bulunduğu bir uluslararası karşılaştırma yapacağım.

Osmanlı'dan Bugüne Kişi Başına Gelir

Osmanlı ekonomisinin ne durumda olduğunu ayrıntılı olarak ölçebilecek durumda değiliz. Elimizdeki veriler çok sınırlı. Osmanlı ekonomisi üzerine yapılmış çok değerli araştırmalar ve yayınlar olsa da bu araştırma ve yayınlarda yer alan veriler bir bütün olarak bize Osmanlı ekonomisi hakkında tam bir bilgi veremiyor. Bu eksiklere karşılık İngiliz iktisatçı Angus Maddison’un OECD için yaptığı ve daha sonra bir proje haline dönmüş olan bir çalışması var. Bu çalışmada Maddison, ülkelerin nüfuslarını, GSYH’larını ve kişi başına gelirlerini 1 yılına (milat) kadar geri giderek hesaplamış bulunuyor.

Üniversite Süresini Nasıl Değerlendirmeli?

Varoluşçu felsefenin kurucusu sayılan Danimarkalı filozof Sören Kierkegaard’ın çok sevdiğim bir sözü var: “Yaşam yalnızca geriye bakarak anlaşılabilir ama ileriye doğru yaşanmalıdır.” Bazı arkadaşlar yazdıkları e-postalarda ya da yazılarımın altına yaptıkları yorumlarda şöyle ifadeler kullanıyor: “Keşke yazdıklarınızı daha önce okusaymışım. Koskoca bir üniversite yaşamını boşa geçirdim. Liseden sonra üniversiteyi kazanınca her şey bitti sanıp ders çalışmayı bir yana bırakmıştım. Sadece okutulanları ezberleyip sınıf geçerek okulu bitirdim. Şimdi hiçbir şey bilmediğimi hissediyorum.” Ne yazık ki bu ifadeler üniversiteye bilinçsizce başlayan öğrencilerin pek çoğunu bekleyen tuzağın bir özeti.

Dünya Nereye Gidiyor?

Küresel sistemin bugünkü görünümü Küresel ekonominin bugünkü görünümü özetle şöyle: (1)    Küresel sistem, krizin uzayan etkisiyle, geçmişe göre oldukça düşük bir hızla büyüyor. Düşük büyüme gelişme yolundaki ülkeleri hem ihracat hem de dış finansman bulma yönünden sıkıntıya sokuyor. (2)    Jeopolitik risklerdeki artış yatırımcıyı tedirgin ediyor ve yatırımların artmasına engel oluşturuyor. Yatırımların yeterince artmaması büyümeyi daha da frenliyor. (3)    Çin’de olumsuz gelişmeler su yüzüne çıkmaya başladıkça finansal piyasaları daha fazla tedirginleşiyor.   (4)    Avrupa ülkeleri, içinde bulundukları ağır borç yükü nedeniyle gevşek maliye politikası uygulamasına geçemiyorlar. Maliye politikasının gevşetilememesine ek olarak Avrupa Merkez Bankası’nın, bir türlü güçlü bir parasal program uygulamaya koyup Euro bölgesindeki gerilemeyi durdurmayı başaramaması Avrupa’nın toparlanamayacağı havasının yaygınlaşmasına neden oluyor.    (5)    Toparlanmaya ilk başlayan ekonomi olan

İki Kötü Bir İyi Gibi Haber

Bugün üç önemli veri seti açıklandı: Ödemeler dengesi Ağustos verileri, işsizlik Temmuz verileri ve merkezi bütçe Eylül verileri. Cari açık Ağustos ayında yeniden yükselişe geçti (kötü haber), işsizlik ciddi biçimde artmaya başladı (kötü haber), bütçe iyi gidiyor (iyi haber.)

Çin, ABD'yi Geçti

Küresel Sistemin Görünümü Önce küresel sistemin görünümüne bir göz atalım. 2013 Sayı GSYH Payı (SAGP, %) İhracat Payı (%) Nüfus Payı (%) Toplam Ekonomi 189 100,0 100,0 100,0 Gelişmiş Ekonomiler 36 43,6 61,2 14,7      ABD 16,4 9,9 4,5      Euro Blg 12,3 24,8 4,7      Japonya 4,6 3,6 1,8 Gelişen Ekonomiler 153 56,4 38,8 85,3      Çin 15,8 10,2 19,4      Hindistan 6,6 2,0 17,7      Rusya 3,4 2,6 2,0      Brezilya 3,0 1,2 2,9      Türkiye 1,4 1,0 1,1

IMF'nin Türkiye Falı Karamsar

Tahminler Önce hükümetin Orta Vadeli Programında yer alan tahminleri ele alarak değerlendirme ve eleştirilerimi paylaştım ( http://www.mahfiegilmez.com/2014/10/ekonominin-resmi-fal-ovp.html ) Şimdi de IMF’nin Ekim 2014 tarihinde yenilediği Dünya Ekonomik Görünümü veri setinde yer alan tahminleri ele alıp değerlendireceğim (.http://www.imf.org/external/pubs/ft/weo/2014/02/weodata/index.aspx) 2013 2014 2015 2016 2017 2018 2019 GSYH (cari fiyatlarla, milyar USD) 820 813 862 911 965 1.022 1.082 Büyüme (%) 4,0 3,0 3,0 3,7 3,5 3,5 3,5 Nüfus (milyon kişi) 76,5 77,3 78,2 79,0 79,8 80,6 81,3 Kişi başına gelir (cari fiyatlarla, USD) 10.721 10.518 11.018 11.535 12.103 12.688 13.302 Toplam yatırımlar / GSYH (%) 20,6 19,9 19,9 20,1 20,1 20,1

Ekonominin Resmi Falı (OVP)

Orta Vadeli Program Hükümet 2015 – 2017 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Programı’nı (OVP) açıkladı. Bu programda yer alan istatistik veriler gerçekleşmiş olan 2013 yılından başlıyor, henüz tamamlanmamış bulunan 2014 yılı gerçekleşme tahminini ve 2015, 2016, 2017 yıllarına ilişkin tahminleri kapsıyor. Ben burada 2015 sonrasına ilişkin tahminleri ayrıntılı olarak ele almayacağım. İçinde bulunduğumuz ekonomik ortama bakınca bunların çok hızlı değişeceğini düşünüyorum. O nedenle ağırlığı 2014 ve biraz da 2015 yılına vererek bir değerlendirme yapmaya çalışacağım.

Büyüme İllüzyonu

Büyüme nasıl hesaplanır? GSYH büyümesi denilen olgu bir ekonominin bir dönemden ötekine üretim miktarındaki artış demektir. Basitleştirerek anlatmaya çalışayım. Yalnızca ekmek üreten bir ekonomide 2012 yılında piyasa fiyatı 1 TL olan 100 adet ekmek üretilmişse o ekonominin GSYH’sı şöyle hesaplanıyor: GSYH 2012 = 100 x 1 = 100 TL. 2013 yılında 2012 yılındaki üretimle aynı standart ve kalitede 105 ekmek üretilmişse o ekonomi 2013 yılında 2012 yılına göre yüzde 5 büyümüş sayılıyor.