14 Aralık 2017 Perşembe

Dolar Kuru Yükselince Piyasalar Niçin Karışıyor?

Aşağıdaki tablonun I numaralı bölümü Türkiye’nin bir yıldan kısa vadeli dış borç stokunu borçluları bazında, II numaralı bölümü aynı borç stokunu bu kez alacaklıları bazında gösteriyor. Tablonun III numaralı bölümü Türkiye’nin kısa vadeli dış borçlarının döviz kompozisyonunu sergiliyor. Tablonun IV numaralı bölümü de Türkiye’nin Ekim 2017’den Ekim 2018’e kadar vadesi gelecek olan dış borç stokunu ortaya koyuyor (Kaynak TCMB, Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri;
http://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/08d4d86e-49bf-4739-baf8-3592bf9ce543/kv.pdf?MOD=AJPERES&CACHEID=ROOTWORKSPACE-08d4d86e-49bf-4739-baf8-3592bf9ce543-m1jQGjH) 

Bölüm
Kısa Vadeli Dış Borçlar (Milyon USD)
2016
Ekim 2017
I
Borçlu Bazında



Toplam
98.049
111.465

  Kamu Kesimi
16.279
17.269

  TCMB
110
94

  Özel Kesim
81.660
94.102

      Finansal Kesim
42.938
47.035

      Reel Kesim
38.722
47.067
II
Alacaklı Bazında
2016
Ekim 2017

Toplam
98.049
111.465

  Özel Alacaklılar
97.809
110.633

      Kredi
97.638
110.477

      Tahvil
171
156

  Resmi Alacaklılar
240
832
III
Borçların Döviz Kompozisyonu (%)



  USD
51,6
53,6

  EURO
30,7
29,6

  CHF
0,7
0,7

  GBP
1,5
1,6

  JPY
0,2
0,2

  TRL
15,0
14,0

  Diğerleri
0,3
0,3
IV
Ekim 2018'e Kadar Vadesi Gelecek Dış Borçlar
Ekim 2017

Toplam
173.443

  Kamu Kesimi
25.888

  TCMB
671

  Özel Kesim
146.884

      Finansal Kuruluşlar
84.852

      Reel Kesim
62.032

Tabloya göre Türkiye’nin kısa vadeli (1 yıldan kısa vadeli) dış borçlarının toplamı 111,5 milyar Dolar olarak karşımıza çıkıyor. Bu dış borçların yüzde 54’e yakın miktarı Dolar, yüzde 30’a yakın miktarı Euro, yüzde 14’ü TL ve geri kalanı da diğer paralar cinsinden. Demek ki Türkiye’nin kısa vadeli borçlarının yarıdan fazlası Dolar borcu. Dış borçların bu kompozisyonu Dolardaki yükselmeye piyasaların niçin daha fazla tepki verdiğini açıkça gösteriyor. 

Tablonun IV numaralı bölümüne bakarsak Türkiye’nin 2017 Ekim ile 2018 Ekim arasında vadesi gelecek dış borçlarının tutarının 173,4 milyar Dolar olduğunu görüyoruz. (Bu miktarın I ve II numaralı tabloda yer alan ve bir yıllık vadeyi kapsayan kısa vadeli dış borç stokundan büyük olmasının nedeni orta – uzun vadeli borçlardan bu bir yıl içinde vadesi dolacak olanların da kısa vadeli borçların üzerine eklenmesindendir.) Bu miktara önümüzdeki bir yıl içinde ortaya çıkacak 40 milyar Dolarlık cari açığı da eklersek Türkiye’nin bu bir yıl içinde bulması gereken dış finansman miktarının 213 milyar Dolar olacağını hesaplamış oluruz.

Bir yıl içinde yenilenmesi/bulunması gereken 213 milyar Dolar dış finansman ciddi bir miktardır. Türkiye bunu bulabilir mi? 850 milyar Dolar GSYH büyüklüğü olan Türkiye, yeni siyasal ve ekonomik riskler yaratmadan, ekonomi konularına odaklanabilirse bu miktarı yenileyebilir/bulabilir. Bütün mesele ekonomi konularına odaklanmayı başarmaktan geçiyor. 

74 yorum:

  1. Peki Hocam, başlıkta ki soruya dönersek; piyasa 1 yıl içerisinde bulunması gereken 213 milyar doların kur artışı ile getirdiği yükü bildiği içinde mi karışıyor?
    Saygılarımla.

    Onur Öztürk

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen. Bir yandan yeni dış finansman bulma endişesi var bir yandan da mevcudun maliyetinin artması var.

      Sil
  2. Hocam size bir sorum var. Türkiye vb GOÜ haliyle finansman ihtiyacı yaşıyor. Oysa para dedğin nesne gelişmiş ülkelerin şişen finans balonu sayesinde batan Venezuellaya bile kaçıyor. Yani para hala bol. Bu para bolluğunu FED nasıl bitirebilir ki?
    Sonuçta parası bol olan ulslararası yatırımcılar kazanç için her ülkeye gitmek zorunda. Çünkü para artan fazizlere rağmen gelişmiş ülkelerde değersiz. Zaten değersiz olduğu için gelişmiş ülkelerdeki bankalar nerde ise mevduata 0 fazi veriyor.
    Bunu bilen Türk yetkililer de aslında para bulmada sorun olacağını düiünmüyorlar çünkü hazine garantisini verdin mi kapında 50 banka sırada bekliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Havuz problemi gibi düşünün. Bir musluk var bir de gider deliği. Musluktan Euro, Sterlin ve Yen doluyor, gider deliğinden de Dolar gidiyor. Şimdilik dolduran musluktan gelen paraların miktarı daha çok. Ama gelecek yılın ortalarından itibaren musluktan gelen azalırken delikten giden artacak.

      Sil
    2. Kim bilir belkide bol dolari toplamak icin zitcoin diye bi lakirdi icat etmislerdir millette kosa kosa dolarlarini koyup zitcoin aliyodur.

      Sil
  3. Hocam "önemsiz olmanın önemi" adında bir teori vardı. O teori doğrultusunda reel kuru her zaman aşırı değerli tutsak bizim için yararlı olmaz mı? Dış ticarette avantaj sağlamaz mı? Bu kur-faiz döngüsünü kırmak gerekmez mi? Sürekli dışarıya kaynak aktarmak yerine bir kere zorluklarına katlanıp düşük faiz yüksek kura geçemez miyiz? Teşekkürler, saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağlar ama enflasyon azar gider. Sonuçta oy verenler dışarıdakiler değil içeridekiler.

      Sil
  4. Peki dolar kuru yukselince insanlarin dolar ile borclanma miktarlari azalmiyor mu? Boyllelikle gelecekte boyle buyuk bir dis borc kalmaz. Aksi halde dolar ile borclanmak cazip olacak bu donguden cikamayacagiz.

    Bu gunlere zaten 2002-2007 yillari arasinda yuksek faiz verip kuru baskiladigimiz icin geldik. Insanlar iceriden borclanmayip, dusuk olan dolar faizleri ile yurt disindan borclandilar. Onlar bugunleri goremiyorlar miydi?

    Bu sekilde borclananlar da merak etmeyin batmazlar, biraz varkliklarini elden cikartirlar piyasaya faydasi daha fazla olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayrıca düşük kur yerli üretime de darbe vurdu. Dışarıdan almak daha ucuza geldi.

      Sil
    2. 2002-2007 arasinda faizleri dusuk tutup +5-+8 reel faiz araliginda tutsaydik enflasyonu da maliye politikalari ile vergi reformu yapip yuksek gelir vergileri ile piyasadan ozellikle de ust gelir grubundan cekseydik. Daha basarili bir surec yasamis olurduk. Hem gelir dagilimini faiz ve vergi eliyle guclendirirdik hem de kuru reel hale getirip daha yerli uretim merkezli ekonomi islerdi. AYRICA MALIYE de fazla verirdi. Bu fazla ile de reformlari gerceklestiridik. O donem %12i gecmemek kaydiyla da enflasyonla idare edebiliridik

      Sil
    3. İnsanlar keyif için dolarla borçlanmıyor. Dolarla makine teçhizat alıyor onun için borçlanıyor mesela.

      Sil
    4. Mahfi Egilmez, ozel kesime ait dis borcun buyuk bir kismi finansal kuruluslara ait. Bu kadar cok fotokopi makinasina ihtiyac duyduklarini sanmiyorum.

      Ayrica doviz ucuz olunca yurt icinden temin edebileceginiz, urettirip ya da montaj ettirebileceginiz makine ve techizati da ithal eder duruma geliyorsunuz.

      Sil
    5. Doğru finansal kesime ait ama finansal kesim onu reel kesime vermek için alıyor. Petrolü, doğalgazı ve sermaye mallarını ithal etmek zorundayız ne yazık ki. Diğerlerini burada üretebiliriz ama o da bu yanlış teşvik sistemiyle olmaz.

      Sil
  5. Hocam ulkelerin reel faizini hesaplarken 10 yillik tahvil faizini ve mevcut enflasyon+cekirdek enflasyon+beklenen enflasyon ortalamasini almakmantikli degil mi?

    10 yillik faiz orani sizce reel faiz hesaplamasinda kullanilir mi

    siz bir ulkenin mesela abdnin reel faizini hesaplarken hangi faizine bakiyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankaların 1 yıllık mevduat faizine bakıyorum.

      Sil
    2. Hocam yanit icin tesekkur ederim.
      Ben soyle bir formul buldum kendimce

      Bir ulkenin en cok etkin populer 3 bankasinin 1 yillik mevduat faiz oranlari ile o ulkedeki 10 yillik tahvil faizini topluyorum 4e boluyorum bana ortalama nominal piyasa faizini veriyor.
      Kisaca Abankasi 1 yillik mevduat faizi+Bbankasi 1 yillik mevduat faizi+cbankasi 1 yillik mevduat faizi+o ulkenin 10yillik tahvil faiz toplam/4 : cikan sonuc ortalama nominal faizi veriyor

      Sonra bir ulkedeki ortalam mevcut referans enflasyonu da bulmak icin de
      Enflasyon orani+Cekirdek Enflasyon+Beklenen Enflasyon toplamini da 3 bolum reel faiz icin kullanacagim referans enflasyonu buluyorum

      Butun bu bilgilerden yola cikarak da reel faiz formulu ile o ulkenin reel faizini daha saglikli daha gercege yakin olarak hesapliyorum.

      Sil
    3. Neden enflasyon+çekirdek enflasyon+beklenen enflasyonu topluyoruz?

      Çekirdek olanı zaten enflasyonun içinde yer alıyor.

      Gerçekleşen enflasyon dururken bekleneni denkleme katmanızın sebebi nedir?

      Mevduat ve tahvil faizleri ile alakalı denklem anlaşılır.

      Sil
    4. Daha net sonuca daha analitik bir cerceveden bakmak
      Dahasi cekirdek denen enflasyon genel enflasyonun icinde yer almasi konunun talep etkisini daha belirgin kilmak

      Tahvil faizi ile de zaten vergi ihtiyacinin talebinden kaynaklaniyor

      Daha analitik bir bakis.

      Sil
    5. Sevgili Timur,

      ustte yanit verdim ama simdi tekrar dusundum ve yeni bir tanim yapma geregi duyuyorum formulumde.

      Gerçekleşen enflasyon dururken bekleneni denkleme katmanızın sebebi nedir?

      Acikcasi bu sorunun yaniti tamamen bilindik olgular. reel faiz hesabinda beklenen enflasyonu kullaniyorlar formul oyle diyor.

      Ben bu beklenen enflasyon tanimina karsi ciktim. Yani beklnene kime gore neye gore? nasil yani. Dolayisiyla reel faiz hesaplamasinda mevcut olan enflasyon verisi daha akillica.

      Son tahlilde cekirdek enflasyon+enflasyon orani uzerinden ortalama ve medyan almak daha iyi netice verir.

      Ama dedigim gibi beklenen enflasyon olayi tamamen reel faizin hesaplanmasinda kullanilan formul yontemle alakali. Benim icad ettigim bir olgu degil.

      Sil
    6. Timur Çimen ben soruyu soran anonim değilim fakat bir açıklama getirmek istedim neden beklenen enflasyon kullanılır sorunuza . Öncelikle reel faiz ya da enflasyondan arındırılmış kazanç yatırımın yapıldığı zamanda bilinemez çünkü nominal faiz kesin olmasına rağmen dönem sonundaki enflasyon belirsizdir. Bunun için iktisatta ex ante ex post Real interest rate kavramları geliştirilmiştir. Ex ante dönem başında beklenen enflasyon kullanılarak hesaplanır ex post dönem sonunda gerçekleşen enflasyon nominal faizden çıkarılarak bulunur. Şimdi reel faiz hesaplamasını farklı şekilde formüle eden anonimin hesabı ne kadar doğru bilemem ama beklenen enflasyon insanların ne kadar reel faiz beklentisiyle paralarını mevduata yatırmaya razı olduğunu öğrenmemizi sağladığı için kullanmak faydalı diye düşünüyorum.

      Sil
    7. Teşekkür ederim açıklamalarınız için.

      Sil
  6. Hocam saygılar sunarım. Biz bu 213milyar doları bulamazsak, nasıl bir ortam içerisine gireriz Acaba? Ben bulabileceğimizi hiç zannetmiyorum. Bulsak bile sürdürülebilir bir durummu bu sizce. Saygılar sunuyorum hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vur dediysek de öldür demedik. Sürdürülebilir olmadığını söyledik ama bazı arkadaşlar kızıp bunun cevrilmesi yeterli dedi. Sol cebe değil sağ cebe borçlu oluyoruz bu durumda. Ümitsizliğe gerek yok bulabilirsek biraz daha borçlanırız. Önemli olan bu darboğazdan çıkabilmek. Ben bunun üzerinde durmuştum ama anlasilamadim.

      Sil
  7. Sayın Hocam, eğer dolar kuru uzun vadede(20-30 yıl yada cumhuriyet kurulduğundan beri)(nereyi ve hangi değeri baz almak lazım bilemedim) sadece Türkiye ve Abd ülkelerinin enflasyon farkları kadar artmış olsaydı bugün kurun değerinin (reel dolar/tl değerinin) ne olması gerekirdi? bunu hesaplamanın bir yolu var mı? Teşekkürler iyi günler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zor bir hesap Dolar enflasyonundan giderek hesaplanabilir

      Sil
  8. Hocam, yazı için teşekkürler. Sormak istediğim konu şu; geçmiş yıllarda takip ettiğim hükümet yanlısı bir ekonomi profesörü, yazılarında özel kesime ait olan bu dış borcun, büyük holdingler tarafından yurtdışına çıkarılan paraların daha sonra kendilerine kredi olarak geri aldıklarını böylece vergi vermekten kurtulduklarini, yani parayı bir ceplerinden alıp diğerine koyduklarını iddia ediyordu. Bunun gerçeklik payı var mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Hocam, şahsi kanaatim son ceyrek buyumenin yuksek oranda iç tüketimle ilişkili olması ve bunun da enflasyonla doğrudan ilişkili olmasından hareketle, ekonomi sepetinde ihracatın payını bir miktar daha artırabilmek için, hükümetin döviz kurunun bir miktar daha artmasını göze aldığı ve mb'ninde bu yüzden faiz artışını 50 bp la sınırlı tuttuğu şeklinde. Ne dersiniz?

      Sil
    2. Öyle bile olsa bu para tam olarak buraya gelmediği sürece bize ait sayılmaz.

      Sil
    3. Şu an vergi cennetleri üzerinden vergi kaçıranların uyguladıkları bir yöntem diye biliyorum. Ozetle Burda üretilen düşük vergi alan ülkelere maliyetine satılıp asıl kâr oradan elde ediyor. Sonra da orada elfe edilen gelir burdaki asıl firma kredilendiriliyormus gibi yeniden ülkeye dönüyor. Vergisiz kazanç işte.

      Sil
  9. cari açık finanse edilebilir cari açıksız kalkınamayız deyip suni refah yaratmanın sonucu bu durum. ülkenin hukuğunu demokrasisini algısını düzeltseniz bile ancak uygun koşullarda kredi bulabilirsiniz. ama bu sorunu bu mantıkla çözemezsiniz. mevcut iktidar sürekli sorunlarımızı gizliyor veya öteliyor. ama bu borcumuz sorunlarımızın pek derin olduğunu gösteriyor

    YanıtlaSil
  10. İyi akşamlar Sayın Mahfi Hocam

    Bir yazınızda böyle üst makamlara torpille girenlerin olduğunu ama buralara torpilsiz giren arkadaşların arasında olmayı hedef yapın demiştiniz kendinize. Artık bu da olmuyor galiba , aşağıda attığım linki inceler misiniz lütfen ?

    2014 Türkiye kpss 3. sü , 2015 Kpss 35. si 'nin girdiği bakanlık sınavları ve mülakat sonuçlarına ve şu resme lütfen bakar mısınız ?

    Bunun nerseinde adalet neresinde hak hukuk neresinde emek ? Bu adamı almayacaksınız da bu kurumlara kimi alacaksınız ? Bende iibf bölümü okuyorum , kendimize devlet kapısını kapatalım mı referans bulamazsak ?

    https://pbs.twimg.com/media/DNOSqiJXUAA5c6L.jpg:large

    http://kariyersinavlari.blogspot.com.tr/2017/09/her-donemin-kazanani-torpilli-olani.html

    https://twitter.com/ilyaskut

    YanıtlaSil
  11. mahfi hocam merhabalar...
    bu merkez bankası meselesi kafamı biraz meşgul ediyor zira siyasete gündem olması ne kadar doğru ?
    ve bu durumda merkez bankamız rahat ve sağlıklı karar aldığına inancınız var mı?
    çünkü merkez bankasının performansı bu dolar bulma meselesinin can suyu bildiğiniz üzere...
    sizce de hayeki'in önerdiği gibi merkez bankasının çalışma prensiplerinin ve karar alma mekanizmalarının anayasal teminat altına alınma zamanı gelmedi mi?


    (not: bu konuda daha önce görüş beyan etmiş olabilirsiniz tekrar cevabınıza başvurmamı maruz görün saygılarımla)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estağfurullah ama Anayasa teminatı altındaki bağımsızlıkları koruyabiliyor muyuz? Mesela yargı bağımsızlığını koruyabildik mi?

      Sil
    2. haklısınız anayasal kültürümüz yoktu sahi.

      Sil
  12. Hocam bu merkez bankası neden ters hareket ediyor. Dolar düşerken neden faiz arttırıyor üstelik işe yaramaz oranda. Fed'in faiz artışı zaten beklenen bir şeydi içerde tepki yüksek olmazdı ki! Şimdi faiz arttırarak ne diye endişe yarattı ki?
    Bunun yerine faizi 1 puan düşürseydi olumlu gelişme havası yaratırdı.
    Bence yanlış yaptı. Uzun süredir yanlış kararlar verdiğini düşünüyorum.
    Sizce???

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç öyle olmazdı. Bugünkü yazıma bir bakın isterseniz.

      Sil
    2. Yok hocam ceteris paribus'un rafa kalktığı bir dönemdeyiz. Gözleri kısıp bakmadıkça gördüğünüzü anlamlandıramazsınız. Halen 1 puan faiz indirimi gerekliydi tezimde ısrarcıyım.

      Sil
  13. Hocam merkez bankasi icin piyasaya ciddi faiz artiracagina dair onceden soylenti cikariyor fisilti ekonomisi piyasayi bu sekilde rahatlatip sonra beklenen orananda faiz artirmayinca piyasa tepki veriyor dolar daha cok yukseliyor. Bu yanlis politikayi yazan ekonomistler oldu merkez bankasi eger piyasayi beklenti icine sokup fisilti ekonomisi ile cozum ararsa ve beklentiyi karsilamazsa kur daha cok yukselir diye. Aynende oyle oldu. Bu kimseye yaramadi hem faiz artti hem kur artti. Belirli donem dusen dolari alanlarda kar etmis oldu. Acaba merkez bu sekilde piyasada spekilasyon yapmis olmadi mi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım aradığınız cevap 'özerklik'. Bakınız FED'e, faiz artıracağız diye şimdiden bas bas bağırıyorlar. Bu da piyasalara 2018 hakkında bugün karar vermek için oldukça geniş bir zaman tanıyor. Bizim merkez bankamız, eminim benden çok veriye, bilgiye, yetkinliğe ve yeteneğe sahiptir, baskı altında. Faiz? Haram!!! Merkez bankası, sonunda, TL depo karşılığı döviz depo, uzlaşmalı futures, GLP faizinden fonlama diye uğraşırken, sanırım bu işin en büyük ve tek kazancı, eğer becerip de sağ kalırsak tabi, daha sofistike bir finans piyasası olacak. Vatana millete hayırlı olsun... Yeni krizlerimiz eskisinden farklı olacak!

      Sil
  14. Hocam merhaba konu ile alakalı olmayacak ama kusura bakmazsanız size bir sorum olacak bunu çok araştırdım ama cevabı konusunda tam emin değilim iki bireyli bir ekonomide iki özel mal bulunmaktadır bu mallardan bir tanesi kamusal mal olursa genel etkinlik koşulu nasıl değişir yardımcı olursanız çok sevinirim.

    YanıtlaSil
  15. Hocam hüzün ve umut dolu olmuş,
    Memleketin ekonomisini böyle izlemek adama koyuyormuş...

    YanıtlaSil
  16. Hocam bu döviz borcundan kaynaklanan kur riskini swap yaparak kaldıranların bilgisi var mı. Ben bakındım bulamadım. Aslında bu tablo bu bilgi ile daha anlamlı yorumlanabilir.

    YanıtlaSil
  17. Düşük faiz yüksek kur özal hükümetleri zamanın da denendi başarılı olsa zaten iktidarı devam eder di başarılı olmadı denenen bir şeyi tekrar denemek ne kadar mantıklı ayrıca bütçe komisyon görüşmelerinde hazine neden gereğinden fazla borçlandı sorusuna cevap Mehmet ŞİMŞEK 2018 yılı ilk altı ayındaki borç ödemeleri nedeni ile böyle bir borçlanmaya gidildiğini aktardı yani borcu borçla kapama bu işin sonu nereye varır tahmin etmek zor değil ayrıca 2018 yılında Amerika vergi reformu ve diğer enflasyonist baskılar nedeni ile beklenmeyen faiz artışı da yapabilir bu da borçlanmada zorlanmamız demektir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ozal doneminde Dusuk faiz yuksek kur uygulanmadi.

      Bu donemde tam tersi 24 ocak 1980 oncesindeki dusuk reel faize tepki olarak yapilan programla

      Yuksek Faiz yuksek reel faiz ve yuksek reel kur uygulamasi denendi 1980-1988 arasinda.

      1980lerden once 1950 ile 1980 yillina kadar cogunlukla negatif reel faiz ve sabit kur rejimine zaman zaman kucuk buyuk develuasyonlara dayali politika izlenmistir. Bu politika ise 70li yillarin sonuna dogru yukselen enflasyon ve darbogazlar sebebiyle iflas etmistir. Ancak bu Politiklar hasebiyle ozellikle negatif reel faiz uygulandigi 1950 ile 1975 yillari arasinda %2 ila %6 arasinda oynayan isisizlik oranlari ile yasamistir Turkiye.

      Sil
  18. bizim hükümet ve merkez bankası alemi saf,kendini kurnaz sanıyor.sayın hocam, sizinde söylediginizi yaptılar.sandılarki faizler ve dolar ekonominin iyiliginden düşüyor.dolar ve ve faiz piyasalar tarafından merkez bankasının faizleri artıracagını örgördügü için düşüyordu.bunu es geçtiler,anında sabah 3.81 olan dolar 3.89 u gördü.bu kafayla giderseler vay halimize diyorum.bu kadar ödlek merkez bankası şimdiye kadar gelmemiştir herhalde.

    YanıtlaSil
  19. Hocam yukarıdaki sorulardan sonra cok amatörce olacak ama kamu kesimi, tcmb, bankalar, ozel sektor nereden borçlaniyorlar? Nereden kredi aliyorlar? Dış kaynaklar kimlerdir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kamu kesimi hem içeride vatandaştan hem de dışarıda tahvil atarak borç alıyor. Borçlanma nedeni bütçe açıklarını kapatmak. Bankalar, reel sektöre borç vermek için norç alıyorlar. Özel sektör hem kredi alıyor hem de satın aldığı makine teçhizatı borçla kredili olarak satın aldığı için borçlanıyor.

      Sil
  20. Peki hocam bu borç mutlaka zamanında mı ödeniyor ödenemezse ne oluyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz biner.

      Sil
    2. Zamanında ödenmezse moratoryum olur (devletin iflası.) Bu kez kimse borç vermemeye başlar.

      Sil
  21. hocam sanki bu dış borçla birlikte iktidarın o çok özendikleri abdulhamit döneminin Düyûn-ı Umûmiyesinin kurulmasına doğru bir gidiş var gibi gördüm. lozanla birikte bu kurum kaldırılmıştı ancak yakın zamanda istanbul lisesi tekrar Düyûn-ı Umûmiye ye çevrilirse şaşırmayacağız anlaşılan. hocam bir de ülkelerin toplam dış borcunun gsyh ye oranını gösteren bir grafiğiniz var mı elinizde, bu şekilde dünyadaki durumumuzu da karşılaştırma fırsatı bulacağımızı düşünüyorum. saygılarımla.

    YanıtlaSil
  22. Merkez Bankasi brüt doviz rezervi gecen hafta itibariyle yaklasik 2 milyar dolar artmis. Bu artış nasil oldu hocam? Konuyla ilgili hicbir yerde detay verilmemis.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Döviz mevduatı artınca zorunlu karşılıklar da arttı . 2 milyar doların tamamını açıklar mı bilemem

      Sil
    2. 2 milyar dolar zorunlu karsilik artisi icin yaklasik 16 milyar dolar döviz mevduati artisi lazim saniyorum. Oyle bir artis goremedim ben. Bilemedim.

      Sil
  23. Tcmb faizle ilgili açıklamasında, mevcut ve beklenen enflasyon sebebiyle parasal durumu sıkılaştırma karari aldim, demis.

    0.25'lik artiş enflasyonla karşılastirildiginda reel faizi sıfırlıyor hatta alisveriş listesine bagli olarak eksiye dusuruyor.

    O zaman insanlar zaten banka düşük faiz veriyor, ustelik mallarin fiyatinin yarin daha da artma riski varmiş diye elindeki mevcut para erimesin diyerek daha cok harcamaz mi? Daha cok harcayinca daralma degil genisleme oluyor.

    Genisleme yani dolasimdaki para artinca enflasyon artacak. Enflasyonu dusurmek isterken tam tersi yükseltmis olmuyor muyum bu sekilde hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nominal faiz yüzde 14, vergi sonrası net faiz yüzde 12. Enflasyon yüzde 13.

      Sil
  24. TÜRKİYE DÜNYADA İLK 7 ÜLKE ARASINA GİRER Mİ?Aslına bakarsanız girdi bile. GEEN sayesinde Türkiye’nin adı dünyayı değiştiren ve geleceği şekillendiren 7 ülke arasında geçiyor. Nedir bu GEEN? GEEN, 2015’te Yıldız Teknopark’ta kurulan ve aynı zamanda İTÜ Çekirdek girişimlerinden olan bir biyoteknoloji startup’ı. Bu startup, hücreleri istenilen görevi yerine getirmek üzere programlayan bir genetik işletim sistemi geliştirdi. Bu sayede mikroorganizmaları plastik, süt ya da yakıt üretmek için programlamak çok daha kolay oluyor ve aynı zamanda akıllı virüsler ile kanser hücrelerini yok eder hale geliyoruz. GEEN’in sistemi ile hücreleri değiştirirken birden çok modifikasyonu aynı anda yapmak ve doğrulamak mümkün.

    Geçtiğimiz günlerde, sentetik biyolojiyle dünyayı yeniden şekillendiren 67 startup sıralandı1. Bu 67 startup, gıdadan enerjiye, sağlıktan tarıma birçok sektörü dönüştürüyor. GEEN Biyoteknoloji işte bu listeye girdi. Listede hangi ülkelerden startuplar var? ABD, İngiltere, Fransa, Belçika, Danimarka, İtalya ve bir de Türkiye. Bir startup sayesinde geleceği şekillendirenlerin arasında sanırım Türkiye ilk kez anılıyor. Hep söylüyorum, değişen dünyada Türkiye için bir yerlerde bir şansımız varsa, onun yolu teknoloji startuplarından geçiyor.
    Kaynak:Dünya Gazetesi/Selin Arslanhan

    YanıtlaSil
  25. Benim anlamadığım şudur !

    Dış borç * dış borç

    Eee netice ödeniyor mu ? Borçlar odeniyorsa neyi sıkıntı ediyoruz ?

    Tikir tıkır ödenen dış borç var ise mesele nedir ?


    Lütfen izah edin :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizden alınan vergilerle ödeniyor dersem.

      Sil
    2. Faiz oduyosun,, faiz haramdir yani once burda sonra cehennemde yakar. Onun yerine rusvet var gemicik var saat var,, burda yanmiyosun obur taraftada ben mumindim dersin.

      Sil
    3. bayiliyorum bu iki kelimelik cümlelerle 100 kelime anlamı yaratmanıza :))

      Sil
    4. verdiğiniz cevap ayakta alkışlanır hocam :)

      Sil
  26. 1937-1939, 1957-1959, 1977-1979 ve 1997-1999 için üç yıllık gelişime bakalim 20 yillik periyodlar dahilinde bir de 2017 2019 bagintisini dillendirelim. Sonra bir buyume formulasyonu dusunelim

    Selamlar

    YanıtlaSil
  27. 1937-1939, 1957-1959, 1977-1979 ve 1997-1999 için üç yıllık gelişime bakalim 20 yillik periyodlar dahilinde bir de 2017 2019 bagintisini dillendirelim. Sonra bir buyume formulasyonu dusunelim.
    Dahasi bu serilerin sonunda Turkiye ekonomisi kimlik karakter degistirdigine tanik olacaksiniz
    1939dan sonra Turkiye Artik o kati devletci ekonomik yapidan cikti once savas bankerleri tefecileri karaborsacilari 2. el alimsatimcilari ile zenginlesen bir sinif cikti. Bu sinif daha sonralari koyden kente gocen ucuz emegi somurerek kucuk burjuvalasti sonra ozel sektorunde oldugu fifty fifty diyebilecegimiz karma tesebbuslu ekonomi oldu 50lerde turkiye...
    1957-1959 60li yillara planli karma ekonomik modellerle girdi dunya ekonomisinin de iyi gittigi bu donemde ozel sektor fabrikalasti devlete sektorlerine rakip oldu
    1977-1979 80lere 24 ocakla girdi artik yeni ekonomik paradigmalar gecerliydi anadolu sermayesi palazlandi ihracat yapti dis dunyayi tanima firsati buldu koyden kente goc uzerinden ucuz emekten yararlanan bu sermayedarlari 50lilerde kentlere gocen ucuz emek sahibi koyluleri burjuva sinifina iteledi.

    Ben yazdim gerisini siz yazin elestirin


    Selamlar

    YanıtlaSil
  28. Mecliste millet vekilleri oylama ile dolari dusurebilir mi?

    YanıtlaSil
  29. Piyasaların inat, nispet ve hiddete karşı yapmış olduğu karşı hamledir. Piyasa her türlü dengeye geliyor bu kaçınılmaz. 213 milyar dolar pahasina.. Inatçı olmayan dengelere kavuşmak umuduyla.

    YanıtlaSil
  30. Hocam alakasiz bir konu ama eurobond tahvilleri getirisi nasil hesaplaniyor? Doyelim bende 100 birim eurobond tahvil portfoyu var. Bugun almis olayim. Dolar 3.85 6 ay sonra dolar artmis olacak misal 4 olsun. Portfoy degerlenmis oluyormu? Ama bu arada ulke cds primide artmis ve tahvil faizleri yukselmis olsun. Buda tahvilin ana degerini dusurmus oluyor. Portfoy nasil tepki veriyor bu 2 durum karsisinda? Bunun anlasilabilir bir matematigi varmi? Saygilar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düşürüyor. Genellikle ülke riskindeki artışlar ve azalışlara göre Eurobondlar değer kaybediyor ya da kazanıyor. Bu gibi konuların kesin bir matematiği yok. Spekülasyona açık konularda matematik bir yere kadar işe yarar.

      Sil

  31. Dünyanın en ciddi anket şirketlerinden Pew Research, 50 ülkede 43 bin kişiye sordu; “50 yıl öncesine göre baktığınızda daha mı iyi, daha mı kötü?..” Araştırmanın sonuçları, dünyanın yüzde 43'ünün bugünkü yaşamlarının 50 yıl öncesine göre daha iyi olduğuna inandıklarını ortaya koyuyor.. Yüzde 38'lik bir kesim ise daha kötü olduğunu düşünüyor.. Türkiye, yüzde 65 ile ilk sıralarda.. Daha kötü diyenlerin oranı ise yüzde 21.. ABD'de ise yaşamlarının bugün, 50 yıl öncesine göre daha kötü olduğunu düşünenler çoğunlukta. ABD'lilerin yüzde 41'i yaşamlarının daha kötü, yüzde 37'si ise daha iyi olduğuna inanıyor. Küresel ölçekte yapılmış bu araştırmalar, dünyanın gidişatını göstermesi bakımından çok önemli. Liderler her ne anlatırlarsa anlatsınlar, en doğru kararı halklar veriyor.

    YanıtlaSil
  32. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  33. Mahfi bey iyi günler ,

    Bir yazınıza göre 2017 ekimden - 2018 ekime kadar kısa ve uzun vade dış borç ödemesi için 102,5 milyar dolar gerekliyken , başka bir yazınızda 2017 ekimden - 2018 ekime kadar kısa ve uzun vade dış borç ödemesi için 173,4 milyar dolar gerekli demişsiniz , Farklılığın sebebi nedir ? Hangi borç miktarı doğrudur ?

    Saygılar.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...