19 Temmuz 2019 Cuma

Yılın Ortasında Ekonominin Görünümü

Sanayi üretimi artış eğiliminde ancak bazı önemli sektörler henüz toparlanma eğiliminden uzak görünüyor



TÜİK haber bülteninden alınmış olan soldaki grafik takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi yıllık değişim oranlarını gösteriyor. 2018 yılı süresince sürekli gerileyen sanayi üretimi aynı yılın son çeyreğinde eksi bölgeye düşmüş ve yıl sonunda en düşük noktaya geldikten sonra 2019 yılında toparlanma eğilimi göstermeye başlamış bulunuyor. Benzer bir görünüm TCMB sitesinden aldığım verilerle hazırladığım sağdaki grafikte yer alan imalat sanayiinde kapasite kullanım oranlarında da görülüyor. Her iki grafik de sanayi kesiminin dipten dönüş eğilimini sergiliyor.

Buna karşılık otomotiv sanayiinde ve inşaattaki çöküş ciddi olumsuz etkiler yaratıyor ve bu görüntülere bakılarak geleceğe dair kesin kanılara varmamıza imkân veriyor.


Otomotiv Distribütörleri Derneği’nin raporundan alınan soldaki grafikte çubuklar son 10 yılın ortalama otomotiv pazarındaki (otomobil, hafif ticari araç ve ağır ticari araç) satışları turuncu çizgi 2018 yılı satışlarını ve kırmızı çizgi de 2019 yılının ilk 5 aylık satışlarını gösteriyor. Grafiğin ortaya koyduğuna göre otomotiv sektörü 2019 yılının ilk 5 ayında gerek 10 yıllık ortalamaların gerekse geçen yıl ortalamalarının oldukça altında bir satış hacmi sergilemiş görünüyor. Sağdaki grafik TCMB’nin Konut Fiyat Endeksi Raporundan alınmış olup mavi alan konut fiyatlarındaki nominal değişimi, turuncu alan da reel değişimi gösteriyor. Nominal değer düşüşü devam ederken reel düşüş son 3 aydır durmuş ve sanki dip yapmış gibi görünüyor. Buna karşılık konut sektöründeki çöküş de hala çarpıcı bir görünümde bulunmayı sürdürüyor.     

İşsizlikte düzelme var gibi görünse de bu yanıltıcı olabilir

TÜİK sitesinden alınan verilerle düzenlediğim yukarıdaki iki grafikten soldakinde 2018 Ocak ayından 2019 Nisan ayına kadar işsizlik oranındaki gelişmeler yer alıyor. Bu grafik bize işsizlik oranının hızlı bir yükselişin ardından düşüşe geçtiğini gösteriyor. Sağdaki grafikte ise işsizlik oranına mevsim etkilerinden arındırarak baktığımızda düşüş eğilimini göremiyoruz. Buna karşın son iki ayda artışın hız kestiği görülüyor.

Enflasyonda düşüş hızlanacak 

TÜİK sitesinden alınan verilerle hazırladığım soldaki grafik enflasyondaki (TÜFE) düşüş eğilimini gösteriyor. TCMB sitesinden aldığım verilerle hazırladığım sağdaki grafikte TCMB ortalama faizinde son dönemde önemli bir değişme olmadığı yüzde 24 dolayında sabit kaldığı görülüyor. Bu ikili arasındaki uyumsuzluk hemen dikkati çekiyor. Buna karşılık TCMB ortalama faizinin yüksek düzeyde kalmasının enflasyonun düşmesinde etkili olduğu da dikkatlerden kaçırılmamalı.

Önümüzdeki dönemde enflasyonda birkaç nedenle ciddi düşüşler yaşanacak. Her şeyden önce ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) parasal sıkılaştırmayı ertelemeleri uluslararası yatırımcıların bir süre daha yüksek faiz veren gelişme yolundaki ülkelere para yatırmaya yönelmesine yol açmış görünüyor. Bu bizim gibi dış kaynağa ihtiyacı olan ekonomilerde döviz girişlerinin artması nedeniyle önce kurlarda düşüşe yol açmış bulunuyor. Kurlarda düşüş bizim gibi üretimde önemli oranda ithal girdi kullanan ekonomilerde maliyet düşüşü yoluyla enflasyonda da düşüş sağlıyor. Üçüncü olarak iç talebin düşüklüğü de enflasyon üzerinde düşürücü baskı yapıyor. Ve son olarak geçen yılın çok yüksek aylık enflasyon verilerinin yerine bu yılın nispeten düşük aylık enflasyon verilerinin girmesi de baz etkisi yoluyla enflasyonda düşüşe neden oluyor.     

İkiz açıkta durum ilginç görünüyor


TCMB ödemeler dengesi verilerinden yararlanarak hazırladığım soldaki grafik cari dengede 2015 yılından bu yana yaşanan gelişmeleri sergiliyor. Görüleceği gibi cari açık özellikle 2019 yılında hızla düşmüş ve sıfıra yaklaşmış bulunuyor. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin cari fazla verdiğini göreceğiz. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bütçe verilerinden yararlanarak hazırladığım sağdaki grafik ise bütçe açığının hızlı artışı sonucunda faiz dışı dengenin 2019 yılının ilk 6 ayında açık verdiğini ve açığın artış eğiliminde olduğunu ortaya koyuyor.

Bu görünüm Türkiye için yabancı değil. Türkiye genellikle bu iki açıktan birisini büyüterek yoluna devam ediyor. Bu hafta içinde yasalaşan torba kanunda yer alan hükme göre Merkez Bankası’nın bu yıla kadar birikmiş olan yedek akçeleri bütçeye aktarılacak ve bu yolla bütçe açığı bir kez daha normal dışı yollarla düşük tutulmuş olacak.  

Ekonomi ilk yarıda küçüldü
Buraya kadar ortaya koymaya çalıştığımız konular ve göstergeler bizi büyümenin ne olacağı meselesine götürüyor.


TÜİK verilerinden yararlanarak hazırladığım yukarıdaki grafik bize büyüme oranındaki düşüşü gösteriyor. Elimizdeki son veri 2019 yılının ilk çeyreğine ait. Buna karşılık ikinci çeyrekte de ekonominin küçülmeye devam edeceğini tahmin ediyoruz. Bunu üretimdeki gidişten gördüğümüz gibi özellikle KDV ve ÖTV gibi harcamaya dayalı dolaylı vergilerin ciddi düşüşler yaşayan tahsilat oranlarından da anlayabiliyoruz. Her ne kadar bu iki verginin tahsilat oranlarındaki düşüşün bir bölümü ilk yarıda geçerli olan vergi oranı indirimlerinden kaynaklanmış olsa da o indirimleri ayrıştırarak baktığımızda da tahsilattaki gerilemenin ciddi boyutta olduğu ortaya çıkıyor. Dolaylı vergi tahsilatındaki düşüş büyük ölçüde talepteki düşüşü gösterir. Bu göstergeler ekonominin ikinci çeyrekte de küçülmeye devam ettiğini söylüyor. 

Kırılgan Beşli karşılaştırması
Buraya kadar Türkiye ekonomisini kendi verileriyle ele alıp değerlendirmeler yaptık. Şimdi bir de Türkiye’nin finansal göstergelerine genellikle birlikte anıldığı kırılgan beşli grubu içindeki ülkelerle birlikte bakalım.


       1 USD Karşılığı Ülke Paraları
Değişim (%)
Değişim (%)

2017
2018
19.07.2019
2018/2017
2019/2018
Brezilya (Real)
3,3125
3,8812
3,7205
-14,65
4,32
Endonezya (Rupiah)
13.550
14.390
13.899,0
-5,84
3,53
Hindistan (Rupee)
63,8725
69,7675
68,78
-8,45
1,44
G. Afrika (Rand)
12,3828
14,3467
13,8522
-13,69
3,57
Türkiye (TL)
3,7872
5,2894
5,6331
-28,40
-6,10
Türkiye (TL) Hariç Ortalama



-10,66
3,21

 19.07.2019
Enflasyon
MB Faizi
CDS
Brezilya
3,37
6,50
128
Endonezya
3,28
6,00
87
Hindistan
3,18
5,75
69
G. Afrika
4,50
6,75
158
Türkiye
15,72
24,00
370
Türkiye Hariç Ortalama
3,58
6,25
111

Yukarıdaki tablo bize 2018 yılında bu beş ülkenin hepsinin paralarının dolara karşı değer kaybettiğini, Türkiye dışındaki 4 ülke parasının ortalama kaybının yüzde 10,66 olduğunu buna karşılık TL’nin değer kaybının yüzde 28,40 ile bu ortalamanın neredeyse 3 katı olduğunu gösteriyor. 2019 yılının ilk 7 ayında durum benzer görünüm sergiliyor. Türkiye dışındaki 4 ülkenin paraları dolara karşı yüzde 3,21 değer kazanmışken TL yüzde 6,10 değer kaybı yaşamış. Bu görünüme karşın geçen yılla karşılaştırıldığında TL’de ciddi bir toparlanma olduğunu söyleyebiliriz. Fed ve AMB’nin parasal gevşeme sinyalleri vermesi özellikle gelişme yolundaki ekonomilerin paralarının dolara ve euroya karşı değer kazanmasına yol açtı. Türkiye açısından ek bir destek de S 400 savunma sisteminin satın alınması karşısında konu olabilecek ambargo uygulamasının şimdilik gündemde olmadığının açıklanmasıyla ABD tarafından geldi. Bütün bunlara karşın Türkiye, tablonun alt bölümünde yer alan enflasyon, Merkez Bankası faizi ve CDS primi açısından hala çok yüksek düzeylerde bulunuyor.

Önümüzdeki dönemde enflasyon
Piyasalara yansıyan çeşitli açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla Merkez Bankası enflasyondaki düşüşü dikkate alarak peş peşe faiz indirimlerine gidecek gibi görünüyor. Beklentiler ilk faiz indiriminin yüksek oranlı olacağı yönünde yoğunlaşıyor.
Önümüzdeki aylarda yukarıda değindiğimiz dış gelişmelerin Türkiye lehine devam etmesi ve bunun TL’nin değerlenmesini desteklemeyi sürdürmesi halinde baz etkisinin de artmasıyla enflasyon düşmeye devam edecek ve muhtemelen düşüş hızlanacak. Aşağıdaki tablo bu durumu göstermeyi amaçlıyor. Sarı boyalı alanlar henüz gerçekleşmemiş aylara ait tahminleri sergiliyor. Bu tahminler geçen üç yılın söz konusu aylardaki enflasyon oranlarının ortalaması alınarak bulundu.

Aylar
2018 Aylık
2019 Aylık
2019 12 Aylık
Ocak
1,02
1,06
20,35
Şubat
0,73
0,16
19,67
Mart
0,99
1,03
19,71
Nisan
1,87
1,69
19,50
Mayıs
1,62
0,95
18,71
Haziran
2,61
0,03
15,72
Temmuz
0,55
0,62
15,79
Ağustos
2,3
0,84
14,33
Eylül
6,3
2,38
10,41
Ekim
2,67
2,06
9,80
Kasım
-1,44
0,19
11,43
Aralık
0,4
0,91
11,94

Önümüzdeki aylarda oranlar bu tabloya uygun çıkabilir ya da çıkmayabilir, bunlar benim son üç yılı esas alarak yaptığım tahminler ve sadece olası eğilimi göstermeyi amaçlıyor. Büyük birtakım olaylar olmadığı sürece enflasyon baz etkisi nedeniyle düşecek. Ve yine büyük olasılıkla bu düşüş, hükümet tarafından, kurdaki gerilemeye, baz etkisine değil, Merkez Bankası’nın faizi düşürmesine bağlanacak ve faiz düştüğü için enflasyon düştü açıklamalarına yol açacak.

Fizik bilimlerde neden – sonuç ilişkisinin karıştırılması, yapılan deneyden sonuç alınamamasına yol açar. Ekonomi, siyasetle içli dışlı bir bilim dalıdır. Ekonomide neden – sonuç ilişkisinin karıştırılması kısa dönemde siyaseten iyi sonuçlar verir gibi görünse de orta – uzun dönemde ekonomide ciddi hasarlara yol açabilir. O nedenle ortaya çıkan bu yeni fırsatı kullanarak gerek siyasal yönetim sistemi ve gerekse ekonomi politikası üzerinde yeniden düşünmekte ve düzeltici adımları atmakta yarar var.



104 yorum:

  1. Sayın hocam merkez bankası faiz indirimlerinin kur üzerindeki etkisi ne yönde olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1 - 2 puan indirimin olumsuz etkisi olmaz. İndirim oranı arttıkça kuru yukarı itme gücü de artar.

      Sil
    2. Mahfi Bey, MB nin faiz indirecegi haberleri piyasada satın alınmış durumda bence cok afaki olmadığı sürece kurları aşağı yönde tetikleyecegini düşünüyorum.

      Sil
    3. 4.25'te ne olur ?

      Sil
  2. Merhaba hocam, dışarıdan fütursuzca borçlanıp bol bol tükettiğimiz saadet dolu günler tekrar mı başlıyor yoksa? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Borçlanma yeteneğimiz olsa evet derdim ama artık o eski yeteneğimiz yok.

      Sil
    2. Basiretimiz mi bağlandı Hocam?

      Sil
  3. Hocam grafiklerin özellikle otomotiv ve inşaatakilerin boyutu oldukça düşük olduğundan okunamıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız, ama yine de grafikten durum görülebiliyor.

      Sil
  4. Yani görevden aldıkları başkanın emeğinin üstüne yatacaklar, bunların liyakat anlayışı bu hocam, kabinedeki bakanları yaptıkları proje ve işlerden çok siyasi açıklamalarından tanıyor olduk

    YanıtlaSil
  5. Mahfi Bey merhaba,
    Önümüzdeki dönemde enflasyon tablosunun 2019 aylık Aralık tahmini 0,91 yerine 0,64 olmalı. 2018 aylık Aralık enflasyon oranı 0,4 yerine -0,4 olması gerekiyor. Tabi bu durumda 2019 12 Aylık toplam Aralık oranı da değişmeli. Çok güzel bir çalışma olmuş, elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. 0,91 ile 0,64 meselesini anlayamadığımı itiraf edeyim.

      Sil
    2. Rica ederim, 2018 Aralık ayı enflasyonu düştüğü için 0,4 yerine -0,4 yazdığınızda ve 2019 Aralık ayı enflasyonunu tahmin ederken kullandığınız son 3 yılın aylık enflasyonuna bu negatif oranı yazdığınızda bulduğunuz 0,91 oranı 0,64 olarak güncellemeniz gerekiyor. Tabi bir de 2019 Aralık 12 aylık enflasyon tahmininiz de revize olmalı

      Sil
    3. 2018 Aralık enflasyon oranı -0,4 olması gerekmiyor çünkü 0,4.

      Sil
    4. Anlatamadım sanırım, Aralık ayında enflasyon düşüyor, dolayısıyla 0,4 sayısının negatif 0,4 olması gerekiyor, tıpkı 2018 kasım gibi, tabloya bakın görün

      Sil
  6. Hocam yorumunuz nedir bu duruma?

    https://twitter.com/sozcumuratoglu/status/1151350492162920448

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hep aynı masallar. Kaç yıldır batmadı şimdi mi batıyor krediler.inanmayın hep milleti telaşa düşürmek için kasıtlı haberler yapıyorlar.battık batacaz aha batmak üzereyiz diye diye malı götürdüler.Dolar 8~10 dediler bırak 8 olmayı 7 de bile kaç gün durabildi. Hepsi yalan.

      Sil
    2. Bu rakamı bilmiyorum o nedenle bir yorum yapamayacağım.

      Sil
  7. Son cümlenizde haklısınız. Birbirine koşut iki durum (faiz ve enflasyon) neden-sonuç ilişkisi oluşturamaz. Paranın değeri arabaysa faiz ve enflasyon yan yana iki at gibidir. Birlikte koşar birlikte dururlar. Şayet aksi olursa denge bozulur ve araba devrilmeye kadar gider, bilmem siz ne dersiniz Hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esnaf batmiş kardeşim. Nerede yaşıyorsunuz?

      Sil
  8. Turkiye ikiz acigini ve enflasyonunu dusurmeden bu yoldan cikmaz!
    Ikiz acigin toplami GSMHnin -%5.5 gecmeyecek
    Enflasyonda %4e inmesi lazim
    Ondan sonra yapisal reformlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Butce Acigi GSMH orani %0 Cari Acigin GSMH orani -%5.5
      Butce Acigi GSMH orani -%1 Cari Acigin GSMH orani -%4.5
      Butce Acigi GSMH orani -%3.5 Cari Acigin GSMH orani -%2.5
      Butce Acigi GSMH orani -%0.5 Cari Acigin GSMH orani -%5

      Yukaridaki kombinasyonlardan bir tanesi lazim bana gore son ve ikinci kombinasyon daha iyi gibi geliyor.
      Enflasyonun da %4lere inmesi lazim bunun icinde Merkez bankasinin bagimsiz olmasi Merkez bankasi atamalarinin Meclis ve hukumet disi sadece ve sadece Senatoda gorevli bagimsiz senatorlar tarafindan ya Senato icinden ya da universitelerde makro iktisat para politikalari merkez bankaciligi uzerine calismis kisiler uzerinden senato oylamasi ile baskanlar secilmelidir.
      Turkiyenin bagimsiz kurumlara ihtiyaci vardir. Siyasi erk ve erklerden muhalefettensiyasi mulazalardan siyasi tartismalardan ayrilmis arindirilmis Ozerk bagimsiz bilimsel bakan kurullara kurumlara onlarin kadrolarina ihtiyaci vardir.
      Bunu da saglayacak olan tamami bagimsiz olan herhangi bir siyasi partiye uye olmayan YOK onayi ile diplomadan secmen kutugu olusan egitimli insanlarin egitimli bagimsiz insanlari sectigi SENATO ile olur.
      Yoksa Comar bakisla comarlarin elinde her sey heba olur Ulkeye yazik olur. Bu hep boyle olmustur. Gelismis cagdas saglam demokrasilerde Senato vardir ister parlementer sistmel yonetilen olsun ister baskanlikla eger gelismis bir demokrasiden saglam bir demokrasiden soz edeceksek sayet bunda Senatonun yeri tartisilmaz bir gercektir. Aksi halde comarlarin elinde gume gidersin. Me ekonomin kalir ne demokrasin ne de gelecegin

      Sil
  9. köyümde mazot pahalı, hayvancılık ve tarım bitmiş bir haldeyiz

    YanıtlaSil
  10. Elinize sağlık hocam

    YanıtlaSil
  11. Hocam otomotiv sanayiinden bahsederken neden pazarın düşüşünü koydunuz...Otomotiv sanayi üretiminin %85'inden fazlası ihracat için yapılıyor....Evet otomotiv sanayinde düşüş var ama pazar kadar değil...AB'deki yavaşlamada bunda etkili..

    YanıtlaSil
  12. Ellerinize sağlık Hocam. Sanırım hafta içerisinde Endonezya MB gösterge faiz oranını %5.75'e, Güney Afrika Cumhuriyeti MB de %6.50'ye çekti.

    YanıtlaSil
  13. Hocam calismaniz iyi guzel hos ta, dayandiginiz veriler sagliksiz, gordugum kadariyla ne tuik verileri ne resmi kaynaklar saglikli ve gercek durumu gosteren veriler sunmuyor, "veri" olmasi gereken sey psikoloji uzerinden toparlamaya destek niteliginde daha cok "algi yonetimi"ne donmus durumda, haliyle siz de eli mahkum o algi yonetimi zemininde yorumlamis oluyorsunuz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hoca tcmb verilerini yani devletin verilerini koymuş, devlete de güvenemezsek kime güveneceğiz.

      Sil
    2. Bilmiyorum:( ama swap piyasasindan borc alip net rezervde gosteren, kaynaklarina sahip olamayan ve bagimsizligini kaybetmis bir tcmb saglikli veri kaynagi olarak gorulemez diye dusunuyorum..

      Sil
    3. Sizde daha sağlıklı veriler varsa verin onları kullanalım.

      Sil
    4. Sanırım veri toplayan ve bunu yaparken objektif ve belirli standartları uygulayan özel kurumlar gerekli.

      Sil
    5. Hocam bence resmi veriler içerisinde en muğlak veri enflasyon verisi. Ekonomistlerin yanlış olduğu ispat edilmedikçe resmi verileri doğru kabul ederek analiz yapması bir zorunluluk. Siz de doğal olarak resmi enflasyon verilerini kullanıyorsunuz.

      Ama Türkiye'deki hatta dünyadaki tüm ekonomistler bu verilere göre analiz yapsa bile halk bu verilere inanmadıkça ve enflasyon beklentilerini düşürmedikçe enflasyon maalesef düşmeyecek. Yaz aylarında hesaplama tekniği nedeniyle ufak bir ilizyon olabilir ama yıl sonunda enflasyon artışı yine başlar.

      Sil
  14. Hocam gerçekten insanlar enflasyondaki düşüşü faiz indiriminin bir sonucu sanacaklar. Hükümet de
    "biz demiştik enflasyonun nedeni yüksek faizdir" diyecek ve - cari fazlayla övündüğü gibi - bununla övünecek. Ama insanlar sizin gibi kendi blog sitesinde olsun gazetelerde olsun bilgilerini paylaşan ve yorumlarda bulunan değerli hocalarımızı takip etse durum böyle olmaz. Bunun için de insanımızın araştırmacı ve meraklı olması gerekir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız ama bu dediğiniz gibi olmuyor çünkü insanlar burada taraftar oluyor. Taraftara doğruyu anlatmanız çok zordur.

      Sil
  15. Hocam merhaba;
    Sayın Cumhurbaşkanının söylediğinin aksine faiz-enflasyon negatif orantılı değil midir? Faizlerin düşmesi yabancı sermaye çıkışına ardından dövizin artmasına, iç ve dış talebin artması toplam talebin ve fiyatların artışına, ardından toplam arzın düşmesiyle tekrardan fiyat artışı yaratacağına dair makroekonomik modeller mevcut. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunların hepsi duruma göre değişebilecek konular. Eğer riskleri düşürecek bir modele geçebilirsek faizi düşürsek de döviz gelmeye devam eder ve kurlar düşer. Bunun canlı örneğini 2001 krizi sonrasında 2010'a kadar yaşadık.

      Sil
    2. O zaman finans rüzgarı gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere esiyordu ve AKP iktidarının yelkenini şişirdi. Tabiren "İnek Şaban" şansıyla dönemi bollukla geçirdiler; "teğet geçti" parayı müteahhitleriyle betona gömdüler. Biz de toplum olarak hep beraber yedik. Nasıl mı? gerçek refah seviyemizin aslında alamayacağı lüks konutlar ve arabalar satın aldık, markette & tatilde tükettik. En çok merak ettiğim teğet geçeceğini ona kim söyledi.

      Sil
  16. Hocam çok teşekkürler, uzun ve ayrıntılı bir değerlendirme.Elinize sağlık.

    Sıradan bir vatandaş olarak yazınızı okuyunca sanki 2019un ilk bölümünde 2018e göre küçük de olsa bir toparlanma olduğu sonucunu çıkarıyorum.

    Fakat özellikle son 2 yıldır süreci takip ettiğim ve genel olarak piyasaya çıplak gözle baktigim zaman bunun böyle değil tam tersi olduğu kanısındayım.

    Dükkan ve işyerlerinin bu kadar çok kapandığını, bu kadar çok satılık işyeri ve konut ilanlarının görülmediği, çiftçinin batik bir halde inim inim inledigi, elindeki tarlayı satmak için boğuştuğu bir dönemde bu neyin toparlanmasıdır..

    En çok garibime giden de, aylardır F35 ve S400 olayının yaratacağı dehşet senaryolarını tartıştık.. Kur'u nasıl firlatacagini okuduk. Dünyanın en çok sığınmacı olduğu ülke hâline geldik.. hâlâ devam ediyor. Maddi yükü işin içinden çıkılmaz hale geldi. Akdeniz, ege, suriye ve ıraktaki pozisyonumuz malum.. AB bile tehdit ediyor yaptirimdan bahsediyir..Neredeyse heryerden adeta kusatildik.. Buna benzer bir yığın sosyal sorun..

    S400 geldi, F 35 ten çıkariliyoruz.. Hani dolar fırlayacaktı.. tam tersine hergun düşmeye devam ediyor.. eskiden Vietnam borsasında %0,5 lik olay olduğunda istanbulda kıyamet kopar dolar kuru fırlardı..Ne tesadüf ki tam da abd ile en çok papaz olduğumuz dönemde halkbank müdürü Ilhan atilla abd de tahliye ediliyor.. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu hocam..

    Bu işte bir gariplik var gibi. Derinlerde ne dümenler dönüyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derinlerde dumen dondugu artik barizlesti iyice, beyaz sarayin pentagonun s400 geldikten sonra hemen aciklama yapamamasi, f35 konusunda trump.in "we are NOT ALLOWED" diye mecbur kaldim napim sakin aleyhime bir sey cikarmayin ortaya der gibi durumu aciklamasi, ne tesaduf ki buranin disisleri bakaninin tam da o donemde "khashoggi vakasiyla ilgili aciklanmamis bilgiler var, aciklayabiliriz" ifadesi.. resmen abd.de kongre/pentagon yani devlete karsi trump.i kullaniyormusuz gibi bir goruntu var.. mide bulandirici bir suru hirs ve guc kavgasi..

      Sil
    2. Pastör Brunson, Doları 7. 20 ye fırlattı; buna, Trump'ın tek tweeti yetti: Ekonominizi mahvederim..
      M. MURATOĞLU'nun bu konudaki yorumu müthişti: "Sanki, İsa'yı tutukladık!"
      TÜRKİYE, "F 35 PROGRAMINDAN "ÇIKARILDI! “
      Aslında bundan daha büyük bir yaptırım olamaz.
      Bunu, TSK VE HV. KUVVETLERİ biliyor,
      S 400 kullanacaksak, uçaklarımızın da Su 57 olması gerek; o da anca 15, 20 yılda olur ya da Rusya TR ye üs kurar, uçaklarını getirir, TR ye konuşlandırır ve hava savunmamızı üstlenir..
      S 400 ün ülkemizde aktif olması demek, bir süre sonra F-4 ve F-16 uçaklarının olası ambargo nedeni ile, yedek parça sıkıntısı nedeni ile uçamaması demektir. İran, 1979 sonrası bunu uzun süre yaşadı,
      ABD, bence bizim "ergen delikanlı" tepkisi verdiğimizi düşünüyor, evi terk etmememiz için şimdilik alttan alıyor.
      Halkbank ve 2 bankaya daha, 4 ila 6 milyar USD lik ceza Nisan, Mayıs arası açıklanacaktı, o bile ertelendi..
      Balyoz, Ergenekon 15 Temmuz ABD projesidir.
      ABD, tüm uyarılarımıza karşın, Suriye'nin K Doğusunda, K. IRAK Kürt Bölgesel yönetimine ve bizim sınırlara bitişik bir Kürt Kantonu oluşumunu açıkça sürdürüyor. Bunun devamı İran olacak; takip eden süreçte, sıra bizim topraklarda.
      Buna rağmen biz: "Trump iyi, TR yanlısı, CAATS yaptırımların 6 ay ertelerse, USD 6 TL altında kalır." hesabı yapıyoruz.
      Oysa hesap şu olmalı:
      "ABD'nin TR'ye 6 ay daha ihtiyacı var."
      TR ye yasal olarak giren para da bizi yanıltmasın. Bu, Fake, yani FED inkarşılıksız bastığı paradır.
      Ha ABD finans kuruluşu, FED e bu parayı ödeyip, verdiği bonoyu geri almış, ha "TR de 30 milyar USD para buharlaştı, sil benim hesaptan." demiş; fark yok..

      Sil
  17. Sevgili üstat,

    Elinize sağlık.

    Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  18. Hocam tüm yazılarınız akıl, bilim ve mantık yoluyla yol gösteriyor, iyiki varsınız, teşekkürler

    YanıtlaSil
  19. Hocam 400 baz puan faiz indirimi USD yi nasıl etkiler acaba teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biraz yukarı iter ama asıl olarak Trump'ın tavrı ve Fed'in kararı etkili olacak.

      Sil
  20. Fatih Kömürcüoğlu20 Temmuz 2019 16:16

    Yaptırım konusunu da en hafif şekilde atlattığımıza göre doları yükseltebilecek tek unsur dış borçlar. ABD hasmane bir tutum takınmadığı için orada da bir sıkıntı çıkmayacaktır. Hızlı bir yükseliş beklenmemeli. Tek risk AB'nin göçmen akınını göze alıp Doğu Akdeniz krizi çıkarması.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaptırım sorununu henüz atlatmış değiliz. Trump ve Senato iyi polis kötü polisi oynuyor.

      Sil
  21. Mahfi hocam. İktisat yeniden yazılmaz sadece yeniden okunmalıdır savınızı destekleyen muhteşem bir anlatımla çok güzel tarif etmişsiniz halimizi. Sormak istediğim şudur, kötü bir ekonomi biz istiyoruz ve temenni ediyoruz diye ne kadar düzelebilir? Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. İktisat da bütün sosyal bilimler gibi insanla yatıp kalkan bir bilim olduğu ve insan zaman içinde değiştiği için iktisat da değişir ve yeni kitaplar yazılır. Ama bizdeki saçma sapan uygulamalardan giderek kitap filan yazılmaz. Olsa olsa anı kitabı yazılır.
      Maalesef kötü ekonomi kolay düzelmez. Çok çaba gerektiriyor.

      Sil
  22. Hocam, 550 ile 625 baz puan aralığındaki bir faiz indirimi dolar kuru hangi seviyeye taşır. Tahmininiz var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 200-400
      arasinda bir indiirm olacak
      buyuk olasilikla 250 ile baslarlar ilerleyen aylarda da duruma gore gidisata giore indiirm takvimi aciklarlar...

      Sil
  23. Hocam son günlerde aklıma bazı sorular takılıyor. Onca siyasi kriz, s-400 meselesindeki pentagon’un ve Ankara’nın sert tutumları, TCMB başkanının görevden alınması gibi olaylar piyasa için nasıl oluyor da büyük bir şok etkisi yaratmıyor? Böyle durumlarda döviz kurunun sıçrama yapması gerekmiyor muydu? Bütün bu olup bitene rağmen artmayan kurun tek açıklaması “piyasa aldırmazlığı” ise bu piyasa daha neye aldıracak?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında S 400'ler kriz olmaktan çıkmış göründüğü ve Fed ile AMB yeniden parasal gevşemeye gidecek göründüğü için kur artmıyor.

      Sil
    2. fed faiz indirmeyecektir. çünkü makro iktisadi tüm abd verileri gayet iyi görünüyor. artırmaz ama indirmez de!. ama bizim merkez bankası 200-300 baz puan indirecek gibi görünüyor hocam. halk bank-s 400 gibi konulardaysa hala yaptırımların cezaların gelmemiş olmasının tek nedeni hükümetin daha doğrusu birisinin ardındaki görünmez gibi olup iyi bakanların görebileceği bir elin olmasıdır. yoksa akepe nin şerbetli olduğu gibi hurafelerin yemeyiz biz. malum hocam siz anladınız ne demek istediğimi!. zaten o güce güvendiği için cumhuriyete bu derece kötülük yapabiliyorlar. 100 yıl öncesinin intikamını bunların üzerinden almaya çalışan bir sermaye güdümlü bir güç merkezi var.

      Sil
    3. Fedin faiz indirmemesi lazim! Fedin faiz indirmesine hic bir gerek ve neden yok! ABD ekonomisi iyi durumda hatta mukemmel gelismekte olan ekonomiler iyi konumda dunya ekonomisi rayinda emtialarda fiyatlamalarda gayet makul petrol gida tarim ham maddeler vs.
      Fedin faiz indirmesi dunyada spekulasyonu artttirir emtialarda oynakligi arttirir.Istikrari bozar
      FEd, bekle-gor politikasinda kalmali.
      Faiz artislarini da 2020 haziranina kadar ertelemeli.

      Sil
    4. Fed faiz düşürecek dünya ekonomisi inanılmaz yavaşlarken abd ye dönen trilyonlarca dolar dünyaya geri akmalı yoksa dünyanın gireceği resesyon abd yi çok hızlı bir biçimde vurur. ayrıca ticaret savaşlarıyla iyice soğuya dünya ekonomisi yüzünden büyük sermay sahiplerinin paralarının artı değer yaratma imkanı iyice daraldı. fed faiz düşürecek bu fiyatlanıyor. çünkü her kötü haber piyasa tarafından olumlu karşılanıyor çünkü fed in faiz indirme ihtimalini artırıyor.

      Sil
  24. Hocam icin de bulunduğumuz durumun çözümsel süreci ne olmalıdır? Teşekkürler şimdiden.

    YanıtlaSil
  25. tl deki göreceli toparlanmanın nedeni içeriden yapılan finansal manipülasyonlardır. kamu bankalarına merkeze sattırılan milyarlarca dolardır. dışarıdan sokulan net hata noksan denilen aslen kara para olan dövizlerin piyasaya sokulmasıdır. çoğunluğu da Londra merkezlidir fakat salt dış destek veriliyor görünmemesi için örtülü dış desteğin deşifre olmaması için net hata noksan diye güzel kılıf bulunmuş. işe bakınız ki daha önceden yanına dahi yaklaşılamamış bir net hata noksan hacmi girdileri yaşanmış. küresel sermayenin akepe sevdası kolay kolay bitmez.

    YanıtlaSil
  26. nedense buradaki yorumlar da türkiye klasiği tadındadır. yani sadece sonuçların üzerine konuşarak yazarak yaklaşımlarda bulunuyoruz. oysa ekonomimizi nasıl da dış sermaye güçlerinin oyuncağı haline getirdiğimizi finansal istihbaratımızın bile olmayışını kaderimizin belli başlı güçlerin iki dudağı arasına vermiş olduğumuzu ki birisinin de kaderinin aynı güçlerin iki dudağı arasında olduğunu ve bu kişinin de ülkedeki çok sayıdaki kişinin kaderini iki dudağı arasına yine bizlerin yani halkın sayesinde almış olduğunu ve bu ülkenin kaderiyle söz konusu şahsın kaderinin birleştirilmeye çalışıldığını acaba ne zaman göreceğiz;?. enflasyonu üretim artışı değil ucuz ithalatla arz açığını bu şekilde kapatarak düşük tutabildiğimizi keza buna paralel olarak faizleri de bu şekilde düşürebildiğimizi bütçe açığımızı bu şekilde düşük tutabildiğimizi cari açığımızı ve tasarruf açığımızı bu şekilde finanse ederek kapattığımızı kısacası tüm ddefolarımızı dış sermaye akımlarına bağlı olarak kapattığımızı ve sanal olarak büyüdüğümüzü aslen daha çok borç stoklarımızı şişirerek borcu ve geleceğimizdeki ipoteğimizi büyüttüğümüzü ve dış güdümlü yazılı ve görsel medyanın nasıl da algılarımızla istenildiği gibi oynadığını ve sanal gündemlerle oyaladığını ne zaman anlayacağız. finansal piyasalar zaten reel den tamamen kopuktur. tüik ve merkez bankası operasyonları da tamamen sanal değerlendirmelerin önünü açmak için yapılmıştır. borçlar sürekli baskıyla ötelenerek batık krediler düşük gösterilmektedir. zombi şirketler karşılıksız para basılarak yüzdürülmeye çalışılmaktadır. işsizlik oranları da gerçeği yansıtmamaktadır. vatandaş tarihinde hiç olmadığı kadar işsiz durumdadır. yaptırımlar gelirse iktisadi yıkımı öne çekmiş olur sadece. gelmezse de zil takıp oynamak yersizdir çünkü er ya da geç büyük kriz hatta buhran kaçınılmazdır. fed faiz düşürürse dünya finansal krizini çabuklaştırır tahvil-hisse senedi balonları hızla patlar. büyük bir türbülansın başlangıcı olur. yaratıcı yıkım gelir. sabit tutarsa hatta artırırsa balonların sönmesi başlar ve krizin ani ve güçlü gelmesinin önü kesilebilir. kademeli şekilde borsa tahvil balonlarının ve aşırı finansal kaldıraçların söndürülmesi ve düşürülmesi gerekir. biz dünyadaki en kırılgan 4 ekonomi ararsındayız.ve hala yok yaptırım olmaz yok fed faiz indirir eh biraz daha sıcak para gelir yani biraz daha borç büyütür kurtuluruz kafasındayız! zaten başımıza gelenler bu bu kafada olduğumuzdan geldi hala hak etmediğimiz arabalara binmekten rezidanslarda oturmaktan lüks tüketimden kopamıyoruz. lüks tüketim için lüks üretim yapmamız lazım!. ama yok vida sıkmadan borçlarla el parasıyla eğlenelim havasındayız.eğitimi öldürdük tarımı hayvancılığı öldürdük sanayimizi zayıflattık yerli tohumu bitirdik ulusal savunma gücümüzü bile dış sermaye ile yapabilir hale geldik. aselsan gibi kurumları dış ortaklı yaptık. yazık. ve hala daha akıllanmadık.

    YanıtlaSil
  27. En kötü karar bile kararsızlıktan iyidir. Ama biz hala karar veremiyoruz.

    Aynı anda
    Cari açığı kapatalım
    Büyümeye geçelim
    Faizleri düşürelim
    Enflasyonu düşürelim
    İstiyoruz.Oysaki yok öyle bir dünya.
    Mutlaka bunların en az ikisinden vazgeçmek zorundayız ...

    Hem faiz kıskacındaki özel sektörü kurtaralım hem de dolar borcu olan özel sektörü kurtaralım istiyoruz.

    Yani hem faiz indirelim hem de dolar çıkmasın istiyoruz. Yine böyle bir dünya yok. Kambiyo rejimindeysen faizi indirince kurun artar ya da sabit kalır.

    Ya faiz kıskacındaki özel sektörü kurtaracaksın ya da faizi arttırıp kuru düşürerek dolar borcu olanı. Birinden birini kurtarmak zorundasın ..
    Her ikisini de kurtaramazsın...

    Elbette mantıklı olanı faiz kıskacındakini kurtarmak . Çünkü dolar borcu olanı kurtarmak için faiz arttıracaksın faiz artınca kur azalır ama kur azalınca cari açık artar ve orta ve uzun vadede kur tekrar yükselir ve enflasyon artar faizler artar .

    Şu aşamada Merkez Bankasının yapması gereken şey, enflasyon hedeflemesini ve büyüme hedefini bırakmak ve cari açığa odaklanmaktır. gerekirse kısa süreli ama makul bir enflasyon göze alınmalıdır.

    Bu amaçla kontrollü devalüasyon yapılmalıdır.

    Faizler en az 600 baz puan inmelidir. Eğer kurdaki artış %25i geçerse yani 7.00 tl geçilirse acil ara toplantıyla faizler 200 baz puan arttırılmalıdır.Bakın geri dönüşü var. Yani atlayacağız ama yedek paraşütle atlayacağız..

    Bu şekilde kur şokuna izin verilmeden devalüasyon yapılmalı cari denge kurulmalı ve kurun en az 6 ay artmaması sağlanmalıdır. Kur artmayınca enflasyon iner ve faizlerin kalıcı olarak indirilmesi imkanı doğar.

    Şimdi Eylül 2018 e gidelim. Merkez bankası çok büyük taktik hata yaptı o zaman. Neydi bu hata? Kurun 4.50 den 7.20 ye gidişine seyirci kaldı. %60 lık devalüasyon.

    Sonra 2. Büyük hatayı yaptı ve kur 6.50 lere oturduğunda ve zam yağmuru başladıktan sonra faiz arttırdı bu sefer dolar düştü ama fiyatlar düşmedi...Eğer o zamana kadar faiz artışı yapmadıysan hiç yapmayacaktın çünkü tüm zamlar yapıldı..

    3. Büyük hatayı yaptı Eylül 2018 den sonra hiç faiz indirip arttırmadı. Bu şu anlama geldi. Ekonomi felç oldu bitkisel hayata girdi ve tepki vermiyor.

    Arkadaş dostlar alışverişte görsün diye bile bari 25 baz puan indirirsin. Ama Merkez Bankası şoka girdi. Tabi bunda hem muhalefetin hem de iktidarın payı var. Çünkü muhalefet iktidarı dolar üstünden eleştirince onlar da doların baskılanması için uzun süre faiz indirimine sıcak bakmadı .

    Dediğim gibi 600 baz puan indirimi yapalım ve bakalım dolar ne olacak. Belki çok artmayacak. Artarsa faiz indirimi ya da brüt rezerv satışıyla baskıla.Zaten cari dengeye gelinince o artış duracak. Cari dengeye çok yakın mesafedeyiz şuanda...

    Merkez bankası ppk seri olmalıdır ve hemen müdaheleyi yapmalıdır. Bu şekilde kontrollü devalüasyonla devalüasyon- enflasyon geçişi engellenmelidir.

    Çünkü her ne kadar çift paralı ülkelerde faiz inişi enflasyonu düşürse de , faiz inişi sert devalüasyona ve enflasyona yol açarsa bu durumda enflasyon da faizi arttırır ve faiz inişi amacından uzaklaşılabilir.



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 6.50 asagi indirmeyecekti buna siddetle katiliyorum. Cunku bu turden bir kur artisi ve sok 625 puanlik faiz artisi ikisi bir araya geldi mi zaten talebi komple kiracakti. O donem kasim 2018den sonra 150 baz puanlik bir indirim yapabilirdi.
      Merkez bankasi kuru 6.50lerden 5.30lara cekmesi hakikaten komik bir durumdur.Kimseye de acik ve net faydasi olmamistir.Kur en az 6.30lara kadar inmesine izin verecekti ve piyasalara guven vermek adina kasimda 0.75 aralikta 0.75lik indirimlerle iceriye ben burdayim mesaji verecekti.
      Merkez bankasi kuru dusuk tutmaya calisarak hem 2018 agustos ayindaki develuasyonun nimetleri yedi hem de ic piyasayi ithal tuketimden tam anlamiyla sogutmadi.
      Eger kur 6.30-6.50 bandlarinda dalgalansaydi bugun cari fazlamiz cok iyi durumda olurdu dahasi bana gore enflasyonda da talebi sertce kirarak hatta yok ederek enflasyon oraninda bile daha dusuk oranlarda olurduk.

      Sil
    2. 23:23 Kesinlikle doğrudur yazdıklarınız.



      Evet 600 baz puanlık faiz indiriminde bile kurun çok artmama ihtimali var.

      Neden?

      1-)Altın ons 1420 seviyelerinde yani kriz dönemlerindeki 1800 seviyelerinden çok uzakta
      2-) Venezuelayı saymazsanız global ölçekte sadece 2 ülke resesyonda biz ve Arjantin(1998 2001 krizinde nerdeyse tüm güney amerika ,Türkiye ve Rusya kriz içindeydi ve global risk yüksekti)
      3-) Avrupa Abd ve Çin, başta Türkiye olmak üzere gelişmekte olan ülkelerin yüksek faiz düşük kur politikası sayesinde tarihlerinin en düşük işsizliğini yaşıyorlar. Yine de faiz düşürerek üretimlerini daha da destekliyorlar. Yani şuanda 2008 sonrası para bollaşmasının bir benzerini yaşıyoruz.
      Tek bir farkla. O dönemde yani 2008 de Fed ve Ecb, para basarak gelişmekte olan ülkeleri fonladı bugün faiz indirerek fonluyorlar.
      Yani Avrupa,Abd, Japonya, Çin , resesyon korkusu ve cari açıklarını azaltmak, cari fazlalarını arttırmak için paralarını değersizleştirme ve gelişmekte olan ülkeleri fonlama yarışına girdiler.

      4-)Faiz indirim süreciyle birlikte ekonominin toparlanma ihtimalinden dolayı borsaya ciddi bir yabancı yatırımcı girişi başladı ve bist100 101.000 üstüne çıktı. Ülkeye dolar girdiği için doların artışı frenlendi … Bist 100, dolar bazında tarihinin en düşük seviyelerinde olduğu için bundan sonra da ciddi yatırımcı çekecek ve bu , doları frenleyecek.
      5-) Catsa yaptırımları başlamadı ve en az 6 ay ertelenecek..

      Konjonktür bu durumdayken ve sıcak para , tüm ülkelerin başına bela olmuşken (Çünkü Sıcak paranın gittiği ülkede cari açık artıyor cari fazla azalıyor kur düşüyor ihracat azalıyor işsizlik artıyor )böyle bir konjonktürde kurdaki aşırı artış ihtimali zayıf.

      Önümüzdeki riskler
      1-)İran savaşı
      2-)Hala yapılmamış 2008 krizi düzeltmesinin yapılması gerekliliği ve faiz indirim rüzgarının tersine dönmesiyle ülkelerin faiz artırımına giderek kurun fırlaması
      3-)ABD s400 yaptırımlarının başlaması


      Bu 3 olasılık gerçekleşirse, o zaman faiz indiriminin devalüasyona etkisi çok yüksek olur ve faiz indirimi yapamayız. Ancak şuanda bu riskler gerçekleşmedi ve ortam müsait. Bu sebeplerle 600 baz puanlık indirim, Faizleri 2 yıllık Hazine bonusu ile eşitleyecek ve Merkez bankası herhangi bir faiz zararı yazmayacak. Merkez bankası faizleri %18 olursa Merkez bankası faizden para kazanmaz da kaybetmez de . Kazanacağı para ise, özel sektöre destek olarak transfer olmuş olur.

      Sil
    3. Develuasyon sart!
      Bu sartlarda gidecegimiz yer cari dengenin onumuzdeki donemde bozulmasi
      issizligin daha da artmasi
      ve Enflasyon artacaktir
      Bunu engellemenin yolu ise Develuasyondur
      Develuasyon olursa cari denge kalici olarak duzelir enflasyonda hiper kosullara meyil etmez
      issizlik ise dusme egilimine girebilir
      Develuasyon sart!
      2018 agustosunda yapilan develuasyonun nimetlerini AKP Merkez bankasi ile birlikte yemis bitirmistir.
      Kalici develuasyon kosullari da onumuzdeki faiz indirimi ile yapilabilir
      TLdeki deger yitimi emin olun ekonomide tuglalari yerine oturtur.
      Suan TLde develuasyon sartlari hazirdadir faiz indirimi ile yapilacak bir devuluasyon kontrollu inistir bu faizle dah da percinlenebilir

      Sil
    4. %20 Develuasyon istiyoruz

      Sil
    5. ADSIZ 21:01 , O HATAYI MERKEZ BANKASI DEĞİL HÜKÜMET YAPMIŞTIR. YOLSUZLUKLARI BÜTÜN KÖTÜLÜKLERİN ANASI GÖRMEK YERİNE FAİZİ TÜM KÖTÜLÜKLERİN ANASI OLARAK GÖRÜRSENİZ VE TEK ADAM REJİMİ İNŞA EDİLMESİNE HALK OLARAK DESTEK VERİRSENİZ MERKEZE DE FAİZLERİ ARTIRMA BASKISI KURULMASI OLANAĞINI VERMİŞ OLURSUNUZ VE KUR ŞOKUNA DAHA DA AÇIK OLURSUNUZ. BURADA HALA MERKEZ BANKASINA SUÇLAR İSNAT EDİLİYOR HALA BİRİSİ BİRİLERİ SORGULANMIYOR. MERKEZ BANKASI EN SON SUÇLANACAK KURUMDUR. HÜKÜMET, BDDK,BANKALAR,HALK KOMPLE EN BÜYÜK SUÇLUDUR. EN AZ SUÇLU MERKEZ BANKASIDIR.

      Sil
    6. 16.37
      Merkez bağımsızdı. Bağımsız olduğu için görevden alındı. Senin söylediklerine Kadir bile inanmaz... Hatalar açıkça konuşulmalı.

      Sil
    7. Sevgili bir insan 1400 sene önce,
      kendinden 2000 yıl önceki metinlere göre, faiz yassah kardeşim, dedi,
      ümmetin kafa karıştı, bir daha toparlayamadılar.

      Bu yorumlarda kafa karışıklığını net şekilde görebilirsiniz.

      Sil
    8. Adsiz 21:58, kafasini kullananin kafasi karisir. Her seyi bildigini sananin ise kafasi karisik degildir. Cehalet kafa karisikligini alir goturur.

      Sil
  28. Hocam,
    Tarihsel Süreç içinde Dünya Ekonomisi
    Değişim Sürecinde Türkiye kitaplarınızı okudum.
    Açıkçası ‘Değişim Sürecinde Türkiye’ kitabınızda ele aldığınız konuların daha detaylı bir çalışmaya ve daha bilimsel bir yaklaşıma ihtiyaç duyduğunu düşünüyorum.

    Mao’nun Çin kültürünü yerle bir eden ‘Kültür Devrimi’ olmasaydı, Çin, bugünkü atılımları yapabilir miydi?
    Atatürk’ün yaptığı devrimler; elindeki kadro, kadronun gelişimi, zihniyeti, ve vizyonu açısından tarihsel süreçteki yerine oturtarak ele alındığında; sizin sık sık altını ‘ahbap-çavuş kapitalizmi’ olarak çizdiğiniz durumu, cumhuriyet öncesi toplumsal yapıların ve kültürün bir yansıması olarak da değerlendirebiliriz. Bu yapıların kökten bir şekilde değişmesi, toplumsal ilişkilerin üstyapı kurumlarını destekleyecek nitelik almasını sağlayacak adımlar atıl(a)madığı için her türlü kuralın, kanunun olduğu ama onların uygulanması yerine Osmanlı’dan devralınan imtiyaz üzerine kurulu yapısal durumun tekrar kendini göstermesi gibi bir olguyu yaşıyoruz.

    Ülkedeki değişim taleplerinin metropollerden gelmesinin sebebi, insanların zihniyet olarak farklılaşmasından çok, içinde yaşadıkları koşulların dayatmasıdır.
    Özetlersek; 200 sayfada ele alınıp açıklanamayan konuyu 2 paragrafta açıklayabilecek bilgi birikimine sahip değilim.
    Ama şu veya bu şekilde olsa da sonuçta ‘sular hendeğine doluyor’.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeş sen 400 sayfa bilimsel şekilde ele alır mısın?
      Seni okuyalım.

      Mahfi hoca malesef 200 sayfa yazmış ama açıklayamamış.
      Olmuyor hocam teessüf ederim size :)
      Yazamamışsınız.

      Sil
    2. Anlayan için yeterince açıkladım.

      Sil
  29. merhaba hocam yazılıarınızı ilgi ile takkip ediyorum bilgileriniz ve degerledirmeleriniz icin şimdiden teşekürler benim sorum bundan sonra reel ekonomi küçük esnaf nasıl sorunlarla karşılaşır orta vaddede esnaf aldıgı ekonomik yaraları taşıya bilir mi yüzde 20 yakın esnaf verimsiz lik nedeni ile işyeri kapatmaları cogalırmı teşşekürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Yavuz Kardeşim,

      Küçük esnafı bugüne kadar kim düşünmüş ise, bundan sonra da o düşünecektir.

      Esnaf, tanım olarak el emeğini ve işçiliğini dükkan açıp pazarlayan kişidir. Sermayesi yoktur.(Sabah dükkanı açar, siler süpürür, malları yerine koyar, bunları kendi işçiliği ile yapar, kasada alacak verecek işlerini yapar, ürün bilgisini müşteriye aktarır, gerekirse müşterinin işini gider yerinde yapar gelir. Tüm bunları kendi beden gücü ile yaptığı için sermayesi yoktur denir.)

      Sermayesi olmadığı için, 100 yıl önce hangi sorunlar ile karşılaşmışsa, son 20 yılda hangi sıkıntıları görmüş ise, bundan sonra da aynı sıkıntı ve sorunları yaşar.

      Borcu yüksek ise, malları eşinin üzerine yapar, alacaklıdan kurtarır. Bankaya borcu var ise, dükkanı kapatır, eş dost üzerinden yeni dükkan açar, işine devam eder.

      Esnaf işyeri kapatmaları piyasada para azaldığı sürece çoğalır, dediğiniz gibi verimsiz çalıştıkları için piyasada para var ise esnafa para gelir, mantar gibi yeni dükkanlar açılır, para azaldığında insanlar tüketimi azaltır, esnafa yaptırdıkları işleri kendileri yapar, esnaf dükkanları hızla kapanır. Unutmamalı ki, esnafın bir kısım müşterisi de bir nevi esnaf olduğu için işine gidemiyorsa, başka esnafın yapacağı işi evinde kendi yapar (elektrik, su tamiri, bakkaldan süt alma yerine uzaktaki ucuz Bim e gidip sütü alma, pastaneden poğaça pasta almak yerine malzemeleri alıp eşi ile evde yapma, eşya taşıtma yerine bir tanıdık bulup ucuza taşıtma vs gibi)

      Sil
  30. Hocam çok güzel analiz olmuş teşekkür ederiz. Benim ilk dikkatimi çeken enflasyon düştükçe işsizlikte belirgin artış olması. Ters orantılı ilişki (Phillips Eğrisi) burada çok net kendini göstermiş ve faiz oranlarının yüksek olması da tabi bu konuda rol oynuyor olsa gerek. Hocam burada iki birbiriyle çelişen değişken olarak enflasyonun düşmesi mi hedef olmalı yoksa istihdamda artış mı ön planda tutulmalı -diğer veriler sabit tutulduğunda (Ceteris paribus)- ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Kardeş,
      Bizim ekonomi yönetimine Philips Eğrisi dersen akıllarına ampül gelir.

      İşin hedeflenmesinde enflasyon veya işsizliği konuşmuyorum, yönetimin bilgisini ortaya koyuyorum, bu durumda siz seçin bizim ekonomi yönetimi işsizlik mi enflasyon mu hedefler?

      Bakın daha Ceteris paribus meselesine hiç girmedim :)

      Sil
  31. DOLAR TÜRK LİRASINDA TERAZİ NE GÖSTERİYOR? EURO'DA ÖNEMLİ SEVİYELER NE?
    (link: https://youtu.be/0qmz5fyAF2M) youtu.be/0qmz5fyAF2M

    YanıtlaSil
  32. Burada herkes hemen hemen hukumetin ekonomi poltikalarini elestiriyor.Devletin icinde de her seviyede ekonomiyi bilen akedemik ve burokratik kadrolar vardir.Buradaki elestirel gorusler her ekonomik uygulama oncesi getirileriyle goturuleriyle ele aliniyordur.Ancak isin icerisine ic ve dis siyasi zorlamalar girdiginde irrasyonel gibi gorulen kararlar ortaya cikmaktadir.Faizin dusmesini bekliyen genis secmen kitlelerine karsi faizi savunamazsin.Ekonomi karsiti soylemlerle bu kitleleri yaninda tutarken uygulamada faizlerin sok derecsinde artmasina musaade edebilirsin(dev.gel.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Damat sen misin?

      Sil
    2. 2153 çok yaşayın emi,
      Akşam akşam ne güldüm bu yoruma.

      Sil
  33. Hocam merhabalar, çizdiğiniz mevcut olumlu resmi "mevsimsel iyilik*" durumu şeklinde yorumlayabilir miyiz; yoksa arkasına reel ve finans sektörlerini de alan gerçek bir iyileşme mi?

    Eğer gerçek bir iyileşme ise, vatandaşın son 6 ayda aldığı(aldırıldığı) döviz pozisyonu kendisine zaten güzel bir "ek vergi" olacak.
    Mevsimsel ise, kasım sonunda yine darlık ve dış finansman gereksinimi ile kur ve faizler yükselmeye geçecektir.

    Mevsimsel iyilik* : tarımsal bolluk, işgücünde turizm sektörü bolluğu, "Almancıların" ve turistlerin harcamaları, enerji ve eğitim giderlerinde düşüş, vb.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim görebildiğim bu gelişmelerin geçici bir iyileşmeyi adeta bir pastırma yazını gösterdiğidir. Çünkü kalıcı bir iyileşmeyi sağlayacak hiçbir yapısal reform ortada yok. ABD'den Boeing uçakları satın alacağımız için Trump S 400 çıkışını yumuşatmış görünüyor. Ama yine de ipleri elinde tutuyor. Bu gelişme piyasayı rahatlatıyor. Bu iş başkasının denetimi altında sürdürülebilir görünmüyor.

      Sil
  34. (16.26 dev.)Hukumetin ekonomi politikalarina elestirel yaklasmadan once bu politikalari anlamaya calismak daha tutarli bir yol olarak goruluyor.Cogunlukla elestirilerde hukumetin eko politik amaclarimi one cikiyor yoksa bu amaclara ulasilmak icin uyguladigi ekonomik metodlarmi one cikiyor,bu biraz karistiriliyot gibi geliyor bana.Sonra siyaseten yapilan soylemlerle fiiliyatta yapilan uygulamalar farkli gibi goruluyor.O bakimdanda elestirilerin soylemlere mi yoksa uygulamalara mi yapildigi hususu gozden kaciriliyor.Turkiye bagimli buyuk bir uydu ekonomisidir.Mesela tasarruf acigi sebebi ileri surulerek ekonominin dis finansa bagimli duruma getirilmesi poltikasinin analizi bunu sagliyan ekonomik ortamin olusturulmasi poltikasi analizi birbirinden farklidir.Ekonomi bizim istegimize gore sekillenecek bir olgu degildir.Her ekonomik politika ve uygulamanin faydali ve zararli yanlari vardir.Onemli olan uygulayicilarin ehil ve elastiki olabilmeleridir.Ekonomi politikalari moda gibi gelip gecicidir.Saglam ve ustun nitelikli bir ordu bir ulkenin vazgecilmez temel varligidir.

    YanıtlaSil
  35. Otomotiv Pazarı ile ilgili bir not;

    2018 Yılı ilk altı ayında 9 adet Ferari satıldı, 2019 yılı ilk altı ayında 12 adet satıldı

    2018 yılı ilk altı ayında 2 adet Lamborgini satıldı, 2019 yılı ilk altı ayında 4 adet satıldı

    UCUZ ARABA İHRAÇ EDİYORUZ, PAHALI ARAÇ İTHAL EDİYORUZ, ÜSTELİK VERGİ ORANLARINI 2018 YILINDA ARTIRMIŞKEN. İTHAL ETTİĞİMİZ DİĞER PAHALI MARKALI ARAÇLARDA DÜŞÜŞ VAR AMA BİZİMDE İHRACAT ETTİĞİMİZ ARAÇLARDA DA DÜŞÜŞ BAŞLADI.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir de kriz var, halk alamıyor derler,
      ferrari satışları patlama yapmış,
      yollardan ayrılan eski araçların yerine Türk tüketicisi son model ferrari koyuyor.

      Ekonomi kötü olsa hiç bu kadar ferrari satılır mı?

      Sil
    2. Genellikle kriz dönemlerinde lüks araçlar daha çok alıcı bulur. Batma aşamasından olan çoğu insan tersini göstermek için lükse yönelir.

      Sil
    3. Selam Hocam,

      Yanıtınız için teşekkür ederim.
      2152 de İroni yapmıştım, kriz dönemlerinde gelir dağılımı bozulur.

      Size ek olarak;
      Sermayesini değeri yükselen finansal araca koyan yüksek gelirli kişilerin gelirlerinde aşırı bir yükselme oluşur. Psikolojik olarak bu kitle aşırı lüks tüketimi arttırır.
      Yukarda 11 lüks araç satışı 16 ya çıkmış, ciddi bir yükseliş değil, bu rakam istatistik olarak anlamlı da değil.

      Sil
  36. ''Büyük birtakım olaylar olmadığı sürece enflasyon baz etkisi nedeniyle düşecek. Ve yine büyük olasılıkla bu düşüş, hükümet tarafından, kurdaki gerilemeye, baz etkisine değil, Merkez Bankası’nın faizi düşürmesine bağlanacak ve faiz düştüğü için enflasyon düştü açıklamalarına yol açacak.''
    YAZININ FİNALİ SÜPER OLMUŞ. ekranlara böyle yansıyacak. bu oyun 10 yıldır oynanıyor. peki okuması bile olmayan okey taşı dizen insanlar ne zaman farkına varacak...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başka plan yoksa (Kıbrıs enerji anlaşması tavizi vb.), Kasım sonu doğal gaz, enerji, eğitim, yaşam vb. faturalar artınca, piyasada nakit daha da daralınca, devlet vergi tahsilinde daha da zorlanınca bu mevcut pembe tablo ortadan kalkacaktır. S-400 muhabbeti sırasında itibarı bozulan zora düşen Boeing'den uçak aldığımız atlanıyor, Trump'ın söylemini biraz yatıştıran bu oldu her halde.

      Sil
  37. Merkez Bankası Başkanı faizi indirmez ise,
    Reis, başkanı indirir.

    Olay bu kadar basittir.

    Merkez B. Başkanının işi çok kolaydır,
    Saray çevresine bir sorar, onlar 300 - 500 birşey söylerler,
    Başkanda bir hesap kitap yapar, üç ekler beş çıkarır saraya gönderir,
    Evet derler ise yapar, yoksa, arada bir rakam bulur anlaşırlar.
    Reisin uygun bir zamanına denk gelirse, tüm bu süreç 10-15 dk da biter,
    yoksa bir iki güne kadar kararı vermiş olurlar.

    Bizim başkanlık sisteminin en büyük farkı böyle hızlı karar alınmasıdır.
    Akıllı düşünüp hesap yapana kadar bizimkiler faizi belirler, sonucunu iyi-kötü almış olurlar.

    YanıtlaSil
  38. Hocam, sizin yapısal reformlarınız arasında eğitim de var.

    Kulislere göre, Sn Bilal Erdoğan, bir süre sonra Eğitim Bakanı olmak için kendini hazırlıyormuş.
    Ne dersiniz? Ülkemiz için çok güzel olmaz mı?

    Yapısal reform olmaz mı?
    Ayrıca kendini bakanlığa hazırlaması da takdir edilecek bir çaba değil mi?

    YanıtlaSil
  39. Hocam 2018 otomotiv satışları için açık kırmızı çizgi demişsiniz ama sanki o çizgi turuncu =)

    YanıtlaSil
  40. Bu kadar olumsuz habere rağmen doların yükselmesi neredeyse mucizelere bağlı nedenini hepiniz biliyorsunuz değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bilmiyorum açıklar mısınız?

      Sil
  41. Hocam 2018 aralık aylık -0.4 olmalı (negatif), o da son 3 yıl ortalamasını degistirir, bu durumda 2019 aralık aylık da 0.91 degil, 0.64 olmalı.
    bilginize.

    YanıtlaSil
  42. Hocam merhabalar, enflasyon daki bu müdahale li oynama sonuçu özel sektörde enflasyon oranninda iş sözleşmeleri yapan biz bordrolu çalışanların ücretlerinin reel enflasyon karşısında ücretlerinin erimemesi adina nasil sözleşme ler yapmamizi önerirsiniz,yada ekonomok durumumuzu koruyabilmemiz adina neler önerirsiniz ?

    YanıtlaSil
  43. Universite sinavlari aciklandi giren cikan insanlarin yaptigi netler durumu ozetler nitelikte.
    Bakiniz ilk asama sinavini gecmis ikinci asama sinavina girenlerin ortalamalarina bakarsak ulkemizin gelecekte cok buyuk sikinti yasayacagi ortadadir.

    Soyle bir neden - sonuc minvalinde teknik analizi de orani ve orantiyi da ortaya koyarsak sayet ortaya cikan tablonun son 20 yilda nereden nereye geldigini gosterir.

    Yil 1998 OYS(yani ikinci basamak sinavi) Sinav ortalamalari

    Fen Bilimleri(Fizik+Kimya+Biyoloji) 63Soruda 12,08Ortalama
    Matematik 53Soruda 11,46Ortalama
    Türkçe(Edebiyat+Dil.Blg+Oku-Anla) 63Soruda 37,98Ortalama
    Sos.Bilimler(Tarih+Cog+Fel+Mantik) 72Soruda 36,65Ortalama

    Yil 2019 AYT(yani ikinci basamak sinavi) Sinav ortalamalari

    Matematik 40Soruda 4.77Ortalama
    Fen Bilimleri(Fizik+Kimya+Biyoloji) 40Soruda 2.3Ortalama
    Türkçe(Edebiyat) 24Soruda 4.9Ortalama
    Sos.Bilimler(Tarih+Cog+Fel+Mantik) 56Soruda 10.4Ortalama







    https://www.osym.gov.tr/TR,2764/ikinci-basamak-sinavindaki-oys-testlerin-ham-puan-ortalama-ve-standart-sapmalari.html

    https://dokuman.osym.gov.tr/pdfdokuman/2019/YKS/sayisalbilgiler18072019.pdf

    YanıtlaSil
  44. Fatih Kömürcüoğlu23 Temmuz 2019 15:33

    Merhaba Hocam,

    TÜİK, İŞKUR, Merkez Bankası vb. kamu kurumlarının yayımladığı verilerde manipülasyon olduğu konuşuluyor. Mesela TÜİK'in enflasyonda ciro bazlı hesaplama yöntemine geçmesi bu sayede yakın ilişkide oldukları bir takım zincir marketlerin fiyat toplama döneminde indirime gittikleri, yine TMSF bünyesindeki mobilya şirketlerinin yine 3 günlük indirimler yapması vb. Özetle enflasyonun kağıt üzerinde düşük gösterilmesi olgusunun gerçekliği nedir? Merkez Bankasının kağıt üzeri enflasyona göre faiz indirimine gitmesi ekonomide ne gibi komplikasyonlara yol açabilir?

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...