7 Ekim 2012 Pazar

Kur Rejimleri ve Türkiye Uygulaması


Kur rejimi (exchange rate regime) bir ülkenin kendi parasını yabancı paralarla değer açısından ne şekilde ilişkilendireceğine ilişkin olarak izleyeceği yöntemin adıdır.

Her paranın bir iç değeri bir de dış değeri vardır. Bir paranın iç değerini o paranın ülke içindeki kullanımı ve satın alma gücü belirler. Paranın iç satın alma gücü yurtiçinde satılan mal ve hizmetler karşısında sürekli olarak düşüyorsa para içeride değer kaybediyor demektir ki buna enflasyon denir. Yılbaşında 100 TL’ye aldığınız bir sepet malı yılsonunda 110 TL’ye alıyorsanız para satın alma gücünü yani iç değerini kaybetmiş demektir. Bir paranın dış satın alma gücü ise yabancı paralarla olan ilişkisiyle ölçülür. Örneğin 1 USD = 1,8 TL dediğimizde bu eşitlik bize dolar kurunu verir. ABD’de 100 dolara satılan çeşitli mallardan oluşan bir sepeti yılbaşında 180 TL’ye, yılsonunda ise 200 TL’ye alıyorsak o zaman TL, dolara karşı değer kaybetmiş demektir.

1 USD = 1,8 TL eşitliğini yazdığımızda (bu eşitliğe kur ya da parite de deniyor) bu eşitliğin nasıl oluştuğu sorusunun yanıtı bizi bu eşitliğin oluşmasında kullanılan yöntemlere yani kur rejimlerine götürür. Sabit kur rejimi ve dalgalı kur rejimi adını taşıyan başlıca iki kur rejimi ve onlardan türetilmiş alt rejimler vardır.  

Sabit kur rejimi (Fixed exchange rate): Yerli paranın dış değerinin Merkez Bankası tarafından belirli bir kurla yabancı paralara karşı eşitlenmesi rejimidir. Sabit kur bir kez belirlendiğinde Merkez Bankası tarafından değiştirilinceye kadar aynı kalır.

Sabit kur rejiminin çeşitli uygulanma biçimleri vardır. Peg rejimi (Pegged exchange rate regime): Yerli parayı belirli bir rezerv paraya ya da birden fazla paranın oluşturduğu bir sepete bağlamaya peg adı veriliyor. Para kurulu rejimi (Currency board regime): Bu da asıl olarak peg rejimiyle aynı ilke içinde yürür, yani peg rejimi için yapılan tanımlama bu rejim için de geçerlidir. Para kurulu rejiminin belirgin farkı yerli paranın basılmasının da döviz girişine bağlanmış olmasıdır.  

Dalgalı kur rejimi (floated Exchange rate regime): Yerli paranın yabancı paralarla ilişkisinin piyasalarda (arz ve talep kurallarına göre) belirlendiği kur rejiminin adıdır. Bu rejimde yerli paranın yabancı paralarla olan ilişkisi gün içinde sürekli olarak yeniden belirlenir. Dalgalı kur rejiminin farklı uygulanma biçimleri vardır. Tam dalgalı kur rejimi (free float): Dalgalı kur rejiminde Merkez Bankası ya da başka bir kurum paranın dış değerine müdahale etmiyorsa bu rejime tam dalgalı kur rejimi denir.

Merkez Bankası’nın döviz kuru dalgalanmalarına müdahale etmesi dalgalı döviz kuru rejimini bozmasa da tam dalgalanmadan çıkarır. Müdahaleli dalgalı kur rejimi (dirty float): Dalgalı kur rejiminde Merkez Bankası kurdaki değişimlere döviz alım satımı yaparak müdahale ediyorsa bu rejime müdahaleli dalgalı kur rejimi (dirty float) denir. Bazen de dalgalanmaya müdahale için bir bant aralığı seçilir. Bant içinde dalgalanma rejimi (crawling bands, pegged with horizontal bands): Döviz kurunun belirli bir bant aralığında dalgalanmasına bu bandın altına veya üstüne taşması halinde Merkez Bankası’nın müdahale etmesi biçiminde uygulanan rejime verilen addır. Bu uygulama bant aralığı içinde dalgalı, bant aralığı dışında müdahaleli dalgalanma biçimini alır.

Türkiye 1980’li yıllara gelene kadar sabit döviz kuru rejimi uygulamıştır. Bu rejim, TL’nin değerinin Merkez Bankası’nca belirlenmesi ve o değerde sabit tutulması yoluyla uygulanmıştır. TL’nin değerinde ortaya çıkan ve çoğunlukla değer kaybı biçiminde olan değişiklikler genellikle bir defada ve devalüasyon biçimindeki müdahalelerle düzeltilmiş ve bu kez yeni parite sabit kur olarak belirlenmiştir. Türkiye 1980’lerde döviz kurlarının piyasada belirlendiği ancak Merkez Bankası’nın sürekli müdahaleleriyle yön verdiği müdahaleli dalgalı döviz kuru rejimine geçmiştir. Bu rejim 2000’lere kadar sürmüştür. Kur rejimindeki üçüncü değişiklik 2000’lerde yapılmış ve 2001 krizi öncesinde Türkiye bant içinde dalgalanma rejimi uygulamıştır. Bu rejim uzun süreli olmamış 2001 kriziyle birlikte çökmüştür. Kriz sonrasında Türkiye dalgalı kur rejimine geçtiğini duyurmuş ve uygulamada müdahaleli dalgalı kur rejimi uygulamaya başlamıştır.  

Türkiye’nin bugün uyguladığı kur rejimi dalgalı müdahaleli kur rejimidir. Merkez Bankası kurlarda ortaya çıkan aşırı oynaklık hallerinde ihale yoluyla ya da önceden ilan edilmemiş alım satım uygulamalarıyla kurlara müdahale ederek istediği sınırlara çekmeye çalışmaktadır. Bu istenilen sınırların ne olduğu önceden açıklanmamıştır. O nedenle piyasa (1 USD + 1 Euro / 2) formülüyle oluşan sepet kur formülüne bakarak müdahalenin zamanlaması konusunda tahminde bulunmaktadır. Piyasada oluşan genel kanı TCMB’nin bu sıralarda bu sepetin 2 ile 2,10 arasında bulunmasından rahatsız olmadığı 2’nin altına ya da 2,10’un üstüne çıkılması ve o noktalarda bir süre kalınması halinde müdahale edeceği düşüncesidir. 

26 yorum:

  1. TCMB'nin yaptığı bazı sunumlara göre "para ikamesi" yani dolarizasyon sürekli azalıyor. Tamam döviz mevduatlarının toplam mevduatlarına oranında azalma var ama halkın ve firmaların dövize olan ilgilerinde 5-10 yıl öncesine göre hiçbir azalma yok. En azından benim gözlemim bu. Çarşıda, pazarda, orada burada biraz ekonomi mevzularına gelince laf dönüp dolaşıp bir şekilde "dolar ne olur?" meselesine geliyor. 12-13 yaşında çocuklar "şu telefon bilmem kaç dolar, bugünkü kurdan şu kadar eder" muhabbeti yapıyor. Bizim gibi bu yaşta çocukların döviz kurundan haberdar olduğu başka bir ülke var mıdır bilmiyorum. TCMB istediği kadar ters para ikamesi var desin, kronik-sürekli cari açık veren bir ülkenin vatandaşlarının antenleri kur hareketlerine daima açık kalıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1982 yılında İngiltere'de (Londra) 1 yıl staj için bulunduğumda Liseli çocukların bankada Dolar ve Mark alıp sattığını ve kur hesabı yaptıklarını görüp şaşırmıştım. Önemli olan yabancı para mevduatın toplam içindeki payıdır. Bu pay yüzde 50'lerden yüzde 25'lere gerilemiştir. Yani ters para ikamesi olmuştur. Buna karşılık bu gelişmenin altında yatan olgu enflasyonun yüzde 50'lerden tek haneye gerilemiş olmasıdır. Yeniden artış trendine girerse tekrar para ikamesi yaşayabiliriz.

      Sil
  2. Hocam elinize sağlık.Sabit kur rejiminin uygulandığı senelerde devalüasyon yapılmasındaki amaç nedir? Ülkemizdeki Enflasyon ve dolar kuru arasındaki ilişki açısından devalüasyon ne işe yarar? Bu konudaki değerli görüşlerinizi merak ediyorum.

    YanıtlaSil
  3. Sabit kur örneğin 1 USD = 1,50 TL olarak tanımlanmışsa ve buna karşılık 1USD = 1,70 TL den işlem görmeye başlamışsa o zaman kur gerçeği yansıtmamaya başlamış demektir. Bu durumda devalüasyon yapıp kuru 1,70 e getirmekten başka çare kalmaz.

    YanıtlaSil
  4. Sayın hocam,
    1980 lerde müdahaleli dalgalı demişsiniz, 2001den sonra dalgalı müdahaleli. Her ikisi de dirty float olarak anlaşıl mıyor mu? Özellikle 2001 öncesindeki uygulama kademeli devalüasyon ( bir çeşit sabit olmayan sabit kur rejimi) olarak adlandırılamaz mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında ikisi de dirty float. 1980 lerde olan enflasyona göre ayarlamaydı, şimdilerde daha farklı ama yöntem aynı.

      Sil
  5. Devalüasyon uygulamasının etkin bir kontrol aracı olmadığı ve piyasada işlem gören kura, sabit kurun uyarlanması anlamına geliyorsa; yükselen enflasyon piyasada işlem gören kuru, piyasada işlem gören kur da sabit kurun düzenlenmesi gereğini ortaya çıkarıyorsa; sabit kur ve devalüasyon uygulamaları para politikasında iplerin enflasyonda olduğunu göstermez mi? Eğer böyleyse yıllarca sabit kurda ısrarcı olmanın bir mantığı var mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmişte dünyada dalgalı kur yoktu. Herkesin kuru sabitti. Çünkü döviz piyasası böylesine serbest değildi, sermaye hareketleri serbest değildi.

      Sil
    2. Cevap için ayrıca teşekkür ederim.Sermaye hareketlerinin günümüzde bu kadar serbest olması da ülkelerin ekonomi politikalarını ;özellikle para politikalarını etkisizleştirdi ve küresel krizlerin daha sık bir şekilde yaşanmasına neden olmaktadır.

      Sil
  6. hocam, sayın Ercan Kumcu ile yazmış olduğunuz Ekonomi Politikası kitabını okuyorum bugünlerde ve bugün okuduğum bölümde "kur rejimi ve maliye politikası" (sayfa 172 ve 173) burada geçen şöyle bir cümle var "ülke parasının yabancı paralara göre değerinin düşmesi demek ihracatın artıp ithalatın azalması ya da özetle net ihracatın artması demektir". hocam bugün ki yazınız ile de ilişkilendirerek bunu biraz açabilir misiniz? iyi geceler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TL nin USD kurunun 1,80 olduğunu düşün. 100 USD lik ihracat yapan kişi 180 TL kazanır. Kur 2 TL olursa aynı ihracata 200 TL kazanır. Ya da100 USD lik ithalat yapmsk için 180 TL ödeyen kişi kur 2 TL olursa 200 TL ödemeye başlar.

      Sil
  7. Hocam Merhaba
    2001 yılından itibaren mudahaleli dalgalı kur politikası uygulanıyor. 2001 yılından beri fiyatlar yani enflasyon %100 gibi artmıştır. Fakat kurda genel anlamda bir değişiklik yok. bunun sebebi nedir? yabancı sermaye girişi mi? başka sebebleri de varmıdır?
    Selamlar
    Ahmet

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kurda da artış var. 1 yıl öncesine kadar 1,50 olan kur 1,80. Yine de artış düşük. Bunun nedeni sıcak para başta olmak üzere döviz girişi.

      Sil
  8. öncelikle teşekkürler yazınız için
    kur ile yazılı olan her şey bana göre ceteris paribus (kimyevi ifade ile normal şartlar altında) alakalı. Bugün piyasalara şöyle bir göz attığımızda hiç bir şeyin normal olmadığı ortada TCMB kuru tutmakta ısrarcı sebep enflasyona sebep vermemek. Diğer taraftan yakında TCMB en çok kar eden şirket durumuna gelecek. Birde elimizde altın var nacizane kanaatim elinizde ne kadar altın rezervi varsa o kadar paranız değerlenebilir şeklinde yorum yapacağım. Ekonominin artık en büyük sorunu spekülasyonlar. Kuru, fiyatları hatta ekonomiyi belirler. Şimdi küçük bir soru kur sabit tutuluyor 100.000 kişinin üzerine geldi karşılık yok ve bütçe hedefleriniz tutmuyor, ABD IRAK gibi bir sonuç olacağı düşüncesi ve cari açığının arması endişesi ile müdahil değil. Diğer taraftan Rusya, İran ve Çin savaşın diğer yüzü.
    1. Zamlar devam edecek mi?
    2. Ülke ekonomisi bu mültecilere ne kadar dayanabilir
    3. Yıl sonu döviz kuru tahmininiz.
    Not: Hocam yukardaki varsayımları göz önüne alırsak sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zamlar devam edecektir. Türkiye mülteci sorununa bir süre katlanabilir. Yılsonu döviz kuru tahminim 1,80 TL.

      Sil
  9. hocam çin yuan ı sabitledi ama önümüzdeki yıllarda yavaş yavaş serbestliğe bırakacak. elinde de bolca keynes in dediği gibi yeşil peynir yani dolar var.
    ara ara da kısıtlamaya gidiyor amerika ile ticaret konusunda. çin in ucuz işgücü avantajı var. yuan ı serbest bıraktığında çin düşmanları bu avantajı bozar diye öngörüyorum. parası ile oynayıp ticaretini bulabilirler. tıpkı iran parası ile oynadıkları gibi.
    bir de elektronik sanayi sizin için ön planda. ben de diyorum ki artık savaşlar önce siber olarak başlıyor.

    elinize sağlık hocam yazı için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. *ticaretini bozabilirler.

      Sil
    2. Teşekkürler. Siber savaş konusunda aynı düşüncedeyim.

      Sil
  10. iyi günler hocam

    her geçen gün döviz ihtiyacımız artmakta

    1-kar transferleri yabancıların
    2-portföy ve tahvil kazançları
    3-dış borç faiz ödemeleri
    4-petrol fiyatları yüksekliği
    yıl sonu 1.8 tl iyimser tahmin geldi hocam,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1,8 TL sadece bir tshmin. Baksanıza Suriye gerginliği tırmandıkça kur yükseliyor.

      Sil
  11. Hocam kafama takılan hususu biraz daha açmak ve örneklendirmek isterim.Örnek olarak Türkiye de herhangi bir sebepten dolayı Euro TL karşısında yükselmiş, Dolar ise TL karşısında düşmüş olsun.Ve Türkiye'deki en son kurlara göre Euro Dolar paritesi 1,85 olsun.Şimdi gelelim Arjantin'deki döviz piyasasının durumuna;burada ise durum tam tersine işlesin.Yani Peso karşısında Euro gerilemiş, dolar ise Peso karşısında değer kazanmış olsun.Nihayetinde Arjantin'de Peso karşılığı olarak Euro Dolar paritesinin 1,85 ten düşük olmasını (örneğin 1,60 gibi)beklemez miyiz?Hocam verdiğim örnekteki parite rakamlarının gerçek hayatta gerçekleşmediği aşikar(yani bir ülkede 1,85 olan paritenin başka bir ülkede 1,60 olması söz konusu olmuyor).zaten benim sormak istediğim de bu.Neden yerli paralar ile dövizlerin değerleri ülke içindeki şartlara göre belirlenirken ,yine aynı şartlarla ortaya çıkan euro dolar paritesi her yerde aynı kalıyor.Ben özellikle bu hususta anlamadığım noktanın altını çizebilesiniz diye bu örneği verdim.Yani benim döviz piyasası ile alakalı olarak cahil kaldığım bir nokta var ama bir türlü bulamıyorum hocam. Vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederim hocam.

    YanıtlaSil
  12. Pegged currency rejiminde (Euro icinde Italya, Ispanya, Yunanistan) yerli paranin ülkesindeki büyüme, pegged edilen reserv paranin ülkesindeki büyümeden düsük olursa bi enerji sikismasi olusuyor... Ve bu sikisma belli bi Zaman sonra patliyor.. Euro ve TL'yi bu acidan yorumlayabilirmisiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Euro'yas dahil ülkelerin artık pegged rejim izlemesi söz konusu değil. Onlar artık Euro kullanıyor. O nedenle bu analizi yapmak mümkün görülmüyor.

      Sil
  13. Hocam yazı için çok teşekkürler...
    TL’nin değerinde ortaya çıkan ve çoğunlukla değer kaybı biçiminde olan değişiklikler genellikle bir defada ve devalüasyon biçimindeki müdahalelerle düzeltilmiş ve bu kez yeni parite sabit kur olarak belirlenmiştir.
    Bu cümlenizi tam anlayamadım, yani devalüasyon paranın değerinin düşürülmesi demek olduğuna göre zaten değer kaybı yaşayan TL ye nasıl bir iyileştirme sağlamıştır, açıklama yaparsanız çok sevinirim. İyi çalışmalar dilerim.

    YanıtlaSil
  14. merhaba hocam.
    sabit kur sistemini uygulayan bazı ülkeler neden esnek kur sistemini uygulamaya geçmiştir ?

    YanıtlaSil
  15. Merhaba hocam , 1980' den bu yana TR ekonomisinin izlemiş olduğu döviz kuru rejimlerinden hangisi TR' nin genel olarak büyümesi ve kalkınması açısından daha iyi bir sonuç vermiştir ? Şimdiden teşekkürler..

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...