1 Ekim 2013 Salı

ABD, Kendisini de Küresel Sistemi de Zora Sokuyor

Devletler İntihar Eder mi? 
Kişiler intihar edebilir. Eceliyle ölümle kıyaslandığında oran olarak çok az görünse de intiharı seçerek ölen oldukça çok sayıda insan vardır yeryüzünde. Bazen şirketler bile intihar yoluna saparlar. Burada kastettiğim, şirketin iyi yönetilememesi ya da mali çerçevesinde yapılan yanlışlar gibi yönetim hatalarına bağlı bir batış değildir. İyi giden bir şirkette ortakların anlaşamaması sonucu gerekli kararların alınamaması nedeniyle ortaya çıkan bir batışı kastediyorum. Onun için bu durum intihara benzetilebilir. Benzer bir durum çok ender de olsa devletler için de ortaya çıkabilir. Bir devletin yürütmesi gereken işleri yapamayacak duruma kendi organları tarafından getirilmesi bir anlamda intihar gibi kabul edilebilir. Örneğin iktidar partisine çelme takmak amacıyla hükümetin bütçesinin onaylanmaması bu duruma oldukça yakın bir durumu ifade eder.

ABD bütçe sistemi kıta Avrupası ve bizde mevcut olan sistemden biraz farklıdır. ABD’de parlamento bütçenin yapılma aşamasında çok daha fazla işin içindedir. Ayrıca bütçeyi hazırlayan birim olan Yönetim ve Bütçe Ofisi, Hazine (ya da Maliye) Bakanlığı’na değil doğrudan Başkan’a bağlıdır. ABD’de bütçe dönemi yani mali takvim 1 Ekimde başlar. Yani bütçenin 1 Ekim’den önce Kongre’nin onayından geçmesi gerekir. Onaylanmayan bütçe, harcama yetkisinin onaylanmaması anlamına gelir. Dün gece yarısı itibariyle Başkan Obama’nın 2014 bütçesi onaylanmamış bulunuyor. Bütçenin onaylanmaması ABD ekonomisinin, ağır bir trafik kazası geçirdikten sonra toparlanmaya başlayan kişinin çok sayıda uyku hapı alarak intihar girişiminde bulunmasına benziyor. Bu aşamada kimin haklı olduğunun fazlaca bir önemi yok. Obamacare programında muhalefetin dediklerini yapmayan Başkan mı haklıdır yoksa uzun süredir Başkanı uyaran Kongre çoğunluğunu elinde tutan Cumhuriyetçiler mi haklıdır şeklindeki sorular bugün itibariyle anlamını yitirmiştir. Bugün önemli olan ABD hükümetinin durmuş olması, devlet ödemelerinin yapılamaz hale gelmiş olmasıdır.  

Bu olumsuzluk tarafların karşılıklı tavizlerle ortak bir noktada uzlaşmasıyla kısa sürede çözülebilirse ABD ekonomisine ve küresel sisteme fazla zarar vermeden aşılabilir. Bu sorun kısa sürede aşılamaz ve uzarsa o zaman ABD borsaları değer kaybedecek,  dolar düşecek, faizler artacak gibi görünüyor.

Borç Tavanı
Kapıda bir başka sorun daha var. 17 Ekim’de ABD Hazinesi, Kongre’nin onayladığı 16,7 trilyon dolarlık Borç Tavanına ulaşıyor. ABD sistemi gereği Kongre, hükümete bir borç tavanı çizerek borçlanmayı o tavan içinde yapmasına izin ve yetki veriyor. Bu aşamaya geldiğinde Hazine yeni borçlanma yapamıyor. O noktada Kongrenin yeni bir yasal düzenleme yaparak borç tavanını yükseltmesi şartı var. Eğer 17 Ekim tarihine kadar böyle bir artırım yasası çıkmazsa ABD Hazinesi yeni borçlanma yapamayacak demektir. Bütçe olmaması harcama yetkisinin olmaması, borç tavanına ulaşılması ise harcama yetkisi olsa bile onu yapacak borçlanmaya gidilmemesi anlamına geliyor. Yani intiharın sonuçlanması 17 Ekim sonrasında gerçekleşecek. Bir kutu uyku hapı alıp intihara teşebbüs eden kişinin midesi yıkanarak ayağa kaldırıldıktan bir süre sonra yeniden bir avuç uyku ilacı alması gibi bir şey bu.

Devletler intihara teşebbüs eder ama kişiler gibi ölmez ya da şirketler gibi batmazlar. Ama bitkisel hayata girmeleri söz konusu olabilir. 17 Ekim, intihara teşebbüs etmiş olan ABD’nin bitkisel hayata girip girmeyeceğinin test edileceği gün olacak.

Fed Ne Yapacak?
Bu aşamada ABD’nin intihar girişimi küresel sistemi çok fazla etkilemiyor. Normal olarak bu gibi durumlarda hızlı bir tırmanış göstermesi beklenen altın fiyatlarında bile önemli bir değişme olmadı. 17 Ekim’deki borç tavanı meselesi daha ciddi bir mesele. Bütçenin onaylanmaması bu aşamada borç tavanının da artırılmayacağı yolundaki olumsuz beklentileri destekliyor.

Eğer 17 Ekim’e kadar bütçe sorunu çözülemez ve borç tavanı da artırılamazsa yani ABD hükümeti borçlanamaz ve dolayısıyla en zorunlu ödemelerini bile yapamaz hale gelirse Fed’in tahvil alımıyla ilgi olarak ay sonunda alacağı kararın önemi daha da artar. Eğer bu olumsuzlukların üzerine Fed tahvil alımlarını kısarak piyasaya likidite vermeyi azaltırsa bu kez ABD’nin intihar girişimi, küresel sistemi bugünkünden çok daha fazla etkiler.

Eğer ay sonuna kadar bu sorunlar çözülmemiş olursa Fed’in tahvil alımlarını kısma yönünde bir karar alacağını sanmıyorum. Bütçe konusundaki olumsuz gelişmeler ve muhtemelen bunun borç tavanına da sıçrayacak olmasının Fed’i, parasal gevşeme politikasından çıkış stratejisini ertelemeye iteceğini düşünüyorum.


109 yorum:

  1. Hocam ABD bu borcu tahvil olarak borçlanıyor.Peki bu tahvilleri kim alıyor ve ABD bu borçları nasıl idame ettiriyor ? Parasal genişleme olsa bir kriz olmasa bir kriz. Bu ikilemi oluşuyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tahvilleri kişiler, bankalar,şirketler ve diğer devletler alıyor. Mesela Çin MB'de döviz rezervlerinin önemli bir bölümü ABD tahvillerine yatırılmış durumda.Bizde de TCMB'nin döviz rezervlerinin bir bölümü ABD tahvillerine yatırılmış durumdadır.

      Sil
  2. Hocam, sizinle bu konuda ayrışıyoruz.
    Eğer, ABD bir bomba üzerinde oturuyorsa, cüssesi ne kadar büyük olursa olsun, cüssesinden bağımsız olarak bir bomba üzerinde oturuyordur, ve bomba her an patlayabilir.

    Hiperenflasyon, geriye sarılabilecek birşey değildir. Başlarsa yaşarsınız ve ... başladı. Hissedilmemesinin sebebi yavaş yayılıyor olması.

    Tüm göstergeler EURO'nun zayıflamasını gerektirirken doların zayıflamasının nedeni nedir?

    Fed en kısa zaman içerisinde, aksiyon almalı, yoksa geç kalmış olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet aslında ABD ekonomisi AB den daha iyi durumda olmasına karşın bu tür sorunları aşamadığı içi,n USD zayıflıyor. Bu durum aslında bir miktar ABD'nin de işine geliyor.

      Sil
  3. elinize sağlık hocam. hocam yazı da "Senato çoğunluğunu elinde tutan Cumhuriyetçiler" demişsiniz ama Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisinde çoğunlukta değil miydi? . iyi günler

    YanıtlaSil
  4. Çok teşekkürler hocam. Önümüzdeki süreç adına çok değerli bir analiz.

    YanıtlaSil
  5. Hocam Amerikan ekonomisindeki bu intihar girişimi Fed'in tahvil alımlarını durdurmaya yönelik polikasına karşı bir refleks olarak algılanabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanmıyorum bu daha çok Obamanın sağlık reformuna karşı bir tavır. Çünkü birçok milletvekili bu reformun aslında deform olduğu kanısındalar.

      Sil
  6. 2008 krizinden sonra AIG gibi firmalar için krugman ın bir yazısı vardı " Too big to fail" gibi birşeydi. Aynı şeyi ülkeler içinde söylemek mümkün sanırım. Bu yüzden nedense hiç tedirgin olamıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Too big to fail şirketler için geçerlidir. Devletler zaten batmıyorlar. O açıdan tedirginlik duymamak normal. Ama ABD ekonomisinin bu nedenle yeniden krize girmesi sistemin tümünü etkileyecek kadar önemli bir olgu.

      Sil
  7. hep "yapısal reformlar" diyoruz ya, ABD'de ta 1990'larda Clinton döneminde "binlerce baby boomer 2010'lu yıllarda emekli olacaklar, sosyal güvenlik sistemi bu yükü kaldıramaz" diyenlere hep "20 yıl sonra kim öle kim kala, o yıllar gelsin bakarız" denildi. yıl oldu 2013, sosyal güvenlik açığı vergi gelirlerinin %40'ını aştı. Başkan Clinton görevi devrettiğinde bu oran %15'ti. CBO'nun projeksiyonuna göre eğer sistem bu haliyle devam ederse 2023'te sosyal güvenlik açığı vergi gelirlerini aşıyor. 1990'lı yıllarda kendine bakmayıp gözünü bizim gibi ülkelere çeviren ABD, IMF vasıtasıyla her fırsatta "dersinize çalışın, yapısal reformları aksatmayın, kemer sıkmak lazım" deyip duruyordu.
    Yaşlanan nüfus nedeniyle zaten sorunlu olan sisteme bir de Obama'nın popülist politikaları eklendi. sosyal güvenlik sisteminden faydalanan kişi sayısı Obama döneminde roket hızıyla yükseldi. Geçen yıl "zenginlerin vergileri artıyor" yaygarası koptu ama vergi artışlarının hazineye katkısı 50-60 milyar dolar düzeyinde, yani hiçbir sorunu çözmediği anlaşıldı. Obama harcamalara dokunmam vergiler artsın diyor, Cumhuriyetçiler harcamalar azalsın vergiler olduğu yerde kalsın. sosyal güvenlik sisteminde yapısal reformların yapılması gerektiğini söyleyen Cumhuriyetçiler, neden Kongre'de çoğunlukta oldukları zamanda bu işe el atmadınız sorusuna haliyle cevap veremiyorlar. çünkü o yıllarda tek dertleri seçimleri yeniden kazanmaktı ve topa girmediler. bugün Obama'nın derdi de aynı: oy kaybetmemek. Demokratlar kendilerine oy vermeyen kesimlerin vergilerini artırmak isterken, kendilerine oy verenlere sağlanan imkanların azalmasını istemiyorlar.
    son olarak Hocam, ABD ekonomisinin toparlandığı filan yok. ABD'de özel sektörün sabit fiyatlarla yaptığı yatırım harcamalarına bakın. 2004 yılıyla aynı düzeyde olduğunu göreceksiniz. böyle bir manzara açık seçik ve net bir şekilde "ABD kayıp 10 yıl içerisinde" demektir. bir ülkede özel sektör yatırımları 10 yıldır yerinde sayıyorsa hiç kusura bakmayın o ülke için "toparlanıyor" kelimesi bile kullanılamaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Toparlanmadan kastettiğim sizin dediğiniz anlamda bir toparlanma değil kriz öncesi duruma dönüş idi. Çünkü bu yapısal reformları hayata geçirebilmek için biraz toparlanmak gerekiyor.

      Sil
  8. Çok etkileyiciydi. Sondan bir önceki cümleyi anlayamadım ''Eğer ay sonuna kadar bu sorunlar çözülmemiş olursa Fed’in tahvil alımlarını kısma yönünde bir karar alacağını sanmıyorum.'' Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Ay sonunda biliyorsunuz Fed toplantısı var. Eğer o tarihe kadar bu iki sorun kalıcı biçimde çözülmezse Fed tahvil alımlarını azaltmaz demek istiyorum.

      Sil
    2. Bende tam tersinin olacağını düşünüyordum. Doğrusunu öğrenmiş oldum. Teşekkürler,

      Sil
  9. Obama topal ördek hiç bir iş yapamaz.bizim hükümetin abd deki tek destekçisi de obama o yüzden dış politikada yan yattık.fed olsun hükümet olsun tek bir şeye hazırlanıyorlar tüm dünyadaki dolar geri çağrılacak bu sürede gelişmekte olan ekonomilerden çıkacak dolar sahiplerine zaman tanınıyor bence.bütün bu işler olurken altının ons fiyatı neden 1450$ değil ? sizi severek takip ediyorum saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Altın gerçekten şaşırtıcı bir seyir izliyor. Bu yeni değil. Son 6 aydır altın genel görünümden sapmış durumda. O nedenle ben soranlara altından uzak durun diyorum. Normal olarak dolara güvenin azaldığı böyle bir ortamda altın fiyatının yükselmesi lazım.

      Sil
  10. hocam bu FED hazinenin tahvillerini almıyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed, Hazine Tahvillerini ve Hazinenin garantisi altında bulunan mortgage tahvillerini alıyor.

      Sil
    2. bu durumda borç tavanına ulaşılırsa hazine itfası kadar borçlanabilecek FED de dolayısı ile o kadar hazine tahvili alabilecek demek değil midir?

      Sil
    3. Doğru ama Hazinenin geçmişte çıkardığı o kadar çok tahvil var ki Fed ala ala bitiremez bunları.

      Sil
  11. aylardır gelişmiş ülkelerin toparlandığından, ucuz paranın biteceğinden bahsediliyor ama FED geçen yıl da ekonomi için "moderate" kelimesini kullanıyordu bu yıl da aynı kelimeyi kullanıyor. en önemli fark Bernanke görevi bırakacağı için bu yıl çok fazla konuşmuyor, geçen yıl daha çok konuşuyordu. diğer FED başkanlarının beyanlarına baktığınızda emlak sektöründe balonlaşma eğilimi olduğundan, birçok private equity firmasının bu işe girdiğinden, dolayısıyla emlak sektörüne yönelik varlık alımlarını azaltmaktan bahsediyorlar. zaten Ağustos ayında FED başkanlarından biri olan Bullard iç talebin umdukları kadar canlı olmadığını, "inventory building" sürecinin tersine dönme riskinin bulunduğunu, bu durumun ithalat rakamlarındaki yıllık değişimlerden anlaşıldığını söyledi. ve şartlara bağlı olarak ilave hazine kağıdı alımı yapmayı "rule out" etmediklerini ifade etti. hatta konuyu daha da açarak işsizlik oranlarındaki düşüşün reel bir düşüş olmadığını ve istatistiki nedenlerden kaynaklandığını da itiraf etti.
    emlak sektörü hariç amerikan ekonomisindeki verilere biraz dikkatlice bakılsa çok cüzzi bir iyileşme veya toparlanma olduğu görülür. emlak sektöründe balonlaşma eğilimi olduğu için bu sektöre yönelik varlık alımlarını azaltma kararı alan FED'in hamlesi herkeste "galiba ekonomi toparlanıyor yoksa FED böyle birşey yapmazdı" düşüncesi oluşturdu. oysa birçok FED başkanı aylardır gerek bütçe-borç tavanı meselesine gerek iç talepteki risklere dikkat çekiyor. ama piyasalar hep Bernanke'ye baktılar, Bernanke de malum görevi bırakacağı için çok fazla konuşmak istemiyor ve onun yeterince konuşmaması birçok yanlış algıya neden oldu.

    YanıtlaSil
  12. Hocam ABD'den kimse tahvil almasa ABD bitti o zaman.Madem öle neden Çin gibi ayrı bir güç ABD'nin varlığını küresel gücünü devam ettiriyor yada beklenen bir zaman mı var ABD'yi bitirmek için?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir de şu açıdan bakın: Acaba ABD, Çin'in mallarını almasa veya Çin'e sermaye yatırmasa ne olurdu?
      Bu ilişkiler karşılıklı. ABD sermayeyi koyuyor Çin malı üretip ABD'ye satıyor aldığı dolarlarla ABD tahvili alıyor.

      Sil
    2. Cin Amerikaya mal satiyor, dolar aliyor.
      Cin fabrikalarindaki isciler, dolar degil yuan kazaniyor, pazarda yuan harciyor.
      Amerikaya mal satan Cin sirketi bu dolarlari oyle ya da boyle yuana ceviriyor.
      Sonucta, Cin merkez bankasi bu dolarlari topluyor.
      Peki bu dolari ne yapacak.
      Tursusunu kuracak degil tabi.
      Ya Amerikadan mal ve hizmet alacak, ya da Amerikan tahvillerine yatiracak.
      Cin Amerikadan mal ve hizmet alacak olsa, ticaret fazlasi veremiyecek.
      Ustelik o kadar parayla ne alabilir Amerikadan.
      Sonucta, bu parayi tahvillere yatirmaktan baska bir caresi yok.

      Meselenin ozu su, Amerika cok guclu bir devlet, ve para birimi butun diger para birimlerinden daha guvenilir ve daha guclu. Cin Amerika'ya yuanla mal satabilseydi, bu problem olmiyacakti. Ama herkes Amerika'ya dolarla satmaya razi, cunku dolar nispeten diger para birimlerinden daha guclu ve daha guvenilir.

      Sil
  13. Obama'nın sağlık reformunun arkasında bu kadar sağlam durmasının sebebi sadece demokratların oyunu arttiracak bir düzenleme olması deği, böyle düşünmek konuya çok yavan bakmak olur. Bu tür sosyal güvenceler, kriz durumlarında toplumun daha sağlam durmasını sağlamaya yarar, konuya bu açıdan da bakmak lazım. Obama, entellektüel sermayenin temsilcisidir.

    Asaf hocanın bu konularda çok güzel çüzmlemeleri var. Okuyuculara Asaf hocayı da takip etmelerini, hatta geçmiş yazılarını okumalarını tavsiye ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Obama'nın oy kaybı endişesinin nedeni "sağlık reformu" değil. tam tersi "sağlık reformu" kendisine oy kaybettirecek bir düzenleme çünkü maliyetleri artırıyor. zaten bu nedenle "Obamacare" denilen düzenlemenin uygulaması 2012 başkanlık seçimleri sonrasına bırakıldı. kendisine oy kazandıracak bir şey olsaydı geçen yıl uygulanırdı.
      Obama'nın siyasi hesapları kendisini vergiler ve diğer harcamalar konusunda belli ediyor. ABD'de orta sınıfın %55'i Demokratlara oy veriyor ve orta sınıf üzerinde yük yaratabilecek vergiler koymak istemiyor (mesela KDV gibi) vergi alacaksam bana oy vermeyen daha üst gelir gruplarından almalıyım diyor ama onlardan alabildiği ilave vergi de yıllık 50-60 milyar dolar civarı. yani toplam vergi gelirlerinin %2'si kadar ve bir yaraya merhem olmuyor.
      harcamalara gelirsek, Obama döneminde sosyal amaçlı transfer harcamaları sabit fiyatlarla %28 oranında arttı. sadece krizin yoğun hissedildiği 2009-10 yıllarında değil, 2011-13 arasında da artış hızı düşmedi. bu tür harcamalar kısa vadede işe yarıyor ancak devlet harcamalarının doğası gereği bir müddet sonra kalıcı hale geliyor. ayrıca verimliliği düşük harcamalar olduğu için de yarardan çok zarar getirebiliyor. Obama döneminde sosyal yardım alan kişi sayısı yaklaşık 5 milyon kişi arttı ve bu 5 milyon kişinin %58'i siyah veya hispanik. araştırmalara göre bu kitlenin %75'i Demokratlara oy veriyor. meselenin oy kaybıyla alakalı olmadığını söylemek bence saflık olur. neticede Obama bir politikacıdır ve politikacılar dünyanın her yerinde aynıdır.

      Sil
  14. Hocam diyorsunuzya biz tl ihtiyacımız içinde dışarıdan borçlanıyoruz ben şunu soracaktım ; örneğin bankalarda 80 milyar tl tasarruf olsun ama bireylere, iş adamlarına parayı içeride kullanmak şartıyla (işçilerin maaşını ödemek , v.b ) 100 milyar tl ihtiyaç olsun o zaman banka gelen taleplerden sadece 80 milyar tl sinı karşılayacak ve içeride bu taleplerden dolayı faizlerin yükseleceğini düşünürsek 20 milyar tl ye ihtiyaç duyan kesim dışarıdan borçlanmayı tercih edecektir dışarıdan borçlanıp bu parayı bankanın tl ye çevirmesini talep etmesi üzerine banka kendinde olmayan tl yi bu kesime nasıl verecektir .acaba banka kendisine tl ye çevrilmek üzere gelen dövizi merkez bankasına yatırıp karşılığında 20 tl alıp bu şekilde mi bireylere verecektir tam emin olamadım hocam ?
    2) eğer banka bu şekilde yaparsa yapılan yatırım 100 tl olacaktır değil mi hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı soruları defalarca yanıtladım onlara bakın

      Sil
  15. önemli bir yere parmak basmışsınız hocam:
    "Normal olarak bu gibi durumlarda hızlı bir tırmanış göstermesi beklenen altın fiyatlarında bile önemli bir değişme olmadı."
    beklentiler alınır gerçekler satılır. biraz daha bekle gör yapmak en tutarlısı sanırım. yanılmıyorsam abd, 2010 dan beri her yaz sonu borç tavanı krizi ile karşı karşıya kalıyor. haliyle piyasalar neticeyi az çok kestirebiliyor olmalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. altın, kısa vadede momentum trading'in yön verdiği bir varlık. eğer momentum yoksa temel verilerin fiyatlara yansıması ortalama 3 ay kadar bir zaman alıyor. Eylül 2008'de Lehman battığı zaman da 850 dolardan 700 doların aşağısına inmişti. temel verilerin fiyata yansıması Aralık ayını bulmuştu. 2013 Aralık sonu 2014 Ocak başı gibi bu bütçe-borç tavanı meselesi fiyatlara kalıcı olarak yansımaya başlayabilir.

      Sil
  16. Hocam sonuçta tasarruf bireylerin kullanımına sunulan paraya denmektedir şu şekilde de yaparak ülke içi tasarruflar artırılmaz mı ve bunun sayesinde kişilere sunulan para artıp ülkede fazla yatırım yapılamaz mı ;ülkemizde tasarruf yetersizliğinden dolayı yüksek meblağlarda ki bulamadığımız paraları dışarıdan borçlanıyoruz ve bu aldığımız dövizi bankaya yatırıyoruz bankada kendinde tl ler yetersiz olduğu için bu dövizleri merkez bankasına yatırıp gerekli tl yi almıyor mu ve bu sayede dışarıdan giren döviz kadar para ülkede bireylerin kullanımına sunulmuyor mu yani dışarıdan alınan borç sayesinde ortaya daha fazla tl çıkıp Buda yatırımları artırmaz mı?

    YanıtlaSil
  17. Hocam biz sadece dışarıdan aramalı hammadde almak için dövize ihtiyaç duymuyoruz aynı zamanda dışarıdan borçlanıp onu tl ye çevirip içeride kullanmak için de dövize ihtiyaç duyuyoruz değil mi? Katılırmısınız

    YanıtlaSil
  18. Serdar Kelleci;
    Aslında konu başlığınız çok şaşırtıcı; ABD, Kendisini de Küresel Sistemi de Zora Sokuyor
    2008 ya da 2009 yılında bir yazı kaleme almıştınız. ''Büyük Buhranda krizi ,piyasaya para sürerek çözen abd şimdi de aynı yolu deniyor, ancak günümüz ekonomisi global bir ekonomi. piyayasa sürülen bu paranın ABD sınırları içerisinde kalması olukça zor gözüküyor. Wall Streetin bunu düşünememesini düşünmek de fazla iyimserlik olur.'' demiştiniz.(yazıyı bulamadım hatırımda kalanlar bunlar)
    Ben mayıs ayından bu yana fedin ne yaptığını inanın anlayamıyorum sanırım fed de bunun peşinde. Tüm dünyanın onların ağızlarından çıkacak iki cümleye baktıklarının bilincindeler. Siz şimdi Abdnin bu konjonktürde bu kadar komplo teorisi üretecek pozisyonu olmadığını savunabilirsiniz ama ben artık fedin tüm bunları bilinçli yaptığını düşünmekteyim. ABD 2008 mortgage krizinde olduğu gibi yine birilerine krizi satmayı planlıyor. Bu kadar büyük bir ekonominin bu kadar tutarsız açıklamalarda bulunması inanın bana inandırıcı gelmemekte.
    Sizden ricam; bu parçaları birleştirdiğinizde sizin yorumunuzu dinlemek olacaktır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne diyeceğimi yazmışsınız ben o görüşe katılıyorum.

      Sil
    2. çalışkan, disiplinli, sorumlu, tasarrufu seven, ihtiyatlı dediğimiz Almanların yok yere ve safkan bir hayalperestlikle 2 tane Dünya Savaşı çıkardığını düşünürsek bu dünyada her şey mümkün. insan doğası da buna müsait. süper güç denilen ülkeler de zaman zaman böyle durumlara düşebilirler. tarihin diyalektiği bu şekilde. krizler, isyanlar, başkaldırı olmazsa gelişim, ilerleme olmaz.

      Sil
  19. Hocam bir yazınızda yazmıştınız bankanın kredileri banka mevduatlarından fazlaydı hatta fazla olmasının sebebini açıklamıştınız ben şunu sorucam ; tasarruf eksi yatırım cari açığa eşit ya burada ki tasarruflara bankaların verdiği kredileri dahil edebilirmiyiz tabi bu tasarrufların sadece bir kısmını oluşturmaktadır . Sonuçta verilen kredilerde bazı kesimlerin tasarruflarından sayılmaktadır kısacası kredilerde tasarrufun bir parçası dır değil mi hocam

    YanıtlaSil
  20. Hocam yanılmıyorsam 3. Köprünün finansmanını Türk bankaları sağlayacakmış hocam Türkiye'nin tasarrufları yetersiz olduğundan bu kadar parayı Türk bankalarının bulma ihtimali var mı?

    YanıtlaSil
  21. mahfi hocam şuanki iktisat politikalarınn olduğu okul neoklasik sentez okulu mudur? borsa düşerse faiz yükseliyor. bunu hangi iktisat okulu söyler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Borsa düşerse faiz yükselmez, faiz düşerse borsa yükselir. Egemen ekonomik yaklaşım pek çok ekolün bir sentezidir ama ağırlık neo klsik okulda

      Sil
  22. Mahfi Hocam Merhaba,

    Yazınız için çok teşekkür ediyorum. Konuyla alakalı değil ama üzerinde yatırım bankaları üzerine çalışma yaptığımız çalışmamızda uzman görüşü almak adına sormak istiyorum: yatırım bankalarının 2001 krizindeki rolü tam olarak ne idi?

    Şimdiden teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yatırm bankalarından çok ticari bankaların rolü vardı. Ama asıl rol Hazinenin yüksek borçlanma zorunluluğuydu. Hazine bankaların parasını borçlanarak çekiyordu.

      Sil
    2. Kriz çıkınca da geri ödemeyi reddetti. Böylece tek suçu hazine tahviline güvenen bazı bankaların batmasına neden oldu. Demirbank gibi...

      Sil
  23. Hocam uzun süredir siz dahil birçok uzmandan merkez bankalarının işleyişini ve etki alanlarını öğreniyoruz. Teşekkürler. Bununla birlikte bir ricam olacak. Biraz da özellikle sizin yakından tecrübe ettiğiniz hazine ile ilgili konuları öğrenebilir miyiz? Bu hazine müsteşarlığı neler yapar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda benim Remzi Kitabevi yayınlarından çıkmış Hazine adlı bir kitabım var.

      Sil
  24. Hocam Krizleri nasıl atlattık isimli kitabınızı hiçbir yerde bulamıyorum. Basımı durdu mu acaba o kitabınızın?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Krizleri Nasıl Çıkardık adlı kitap 2 baskı yapmış ve sonra baskısı yapılmamıştır. Piyasada bulunmuyor.

      Sil
  25. "Faizler düşerken bankalar, maliyetleri daha çabuk düştüğü için kâr ederler, faizler yükselirken ise bankalar maliyetleri daha hızlı arttığı için kayıpla karşılaşırlar. Bunun nedeni mevduat vadelerinin ortalama 1,5 ay olmasına karşılık kredi vadelerinin ortalama 1 yıl olmasındandır" sözünüz var.1,5 ay ve 1 yıl olayı tam olarak nasıl etki yapıyor anlayamadım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz düştüğünde mevduatın vadesi kısa olduğu için dolduğunda düşük faizle yeniliyorlar. Kredinin ise vadesi geç dolduğundan düşen faizin yansıtılması zaman alır. Faizler yükseldiğinde tersi olur. Vadenin etkisi bu yöndedir.

      Sil
  26. Hocam yazılarınız icin tesekkurler. Borc tavanı meselesi soyle bir soruyu dogurur mu: Hazine tahvil cikaramazsa, fed hangi hazine tahvillerini alacak? 40 milyarlik hazine tahvil alımları yapılamayacak mı?

    Naif bir soru olabilir, bagislayin.

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eskiden çıkarılmış ve piayasada olan tahviller var. ABD hazinesi 30 yıl vadeli bile tahvil çıkardığı için piyasada yeterince tahvil var.

      Sil
  27. Hocam benim iki sorum var 1)hocam şunu anlıyorum özel sektör bir açığının finansmanı için dışarının dövizlerini kullanıyor birde tl gereksinimini karşılamak için dışarıdan döviz ile borçlanarak bunu Türkiye'de bozduruyor bu şekilde tl ihtiyacını karşılıyor acaba kamu Kesimi'de tl ihtiyacını karşılamak için dışarıdan borçlanıp bunu içeride tl ye çevirip kullanıyor mu? Eğer kamu kesimde tl ihtiyacı için borçlanıyorsa niye borçlanıyor ki direk merkez bankasına tahvil sunarak yada özel sektöre tahvil yada bona ihraç ederek tl ihtiyacını karşılayamaz mı ? Niye dışarıdan borçlanmayı seçiyor tl ihtiyacı için

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kamu kesimi hem iç hem de dış borçlanma yapıyor. İç borçlanması dış borçlanmasının çok üstünde. Dışarıya tahvil satıyor dolar ya da euroyla borçlanıyor 10 yıl vadeyle. Oysa içeride bu kadar uzun vadeyle borçlanamıyor.

      Sil
  28. Hocam birde şunu soracağım ; özel sektör madem tl ihtiyacını karşılamak için dışarıdan borçlanıp bunu burada bozdurarak tl elde ediyor böyle dolaylı yol izleyeceğine direk burada ki bankalardan niye borçlanmıyor bunun sebebi nedir ? Hocam cevaplarsanız çok memmun olurum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özel sektör bazen satın aldığı makine ve teçhizatı kredili olarak alıyor o zaman dışarıya borçlanıyor. Yok eğer para ihtiyacı varsa onu zaten buradaki bankalardan borçlanıyor.

      Sil
  29. Hocam yazı çok güzeldi, teşekkürler. Fakat Obama geçen gün "borç tavanı 30 yıldır yükseltiliyordu, bize gelince mi sorun oldu" demişti. Dediği gibi 30 yıldır sorunsuz yükseltiliyorsa borç tavanı, bu sefer de sonuna kadar diretmezler sanırım? Ya da acaba "obamacare", Cumhuriyetçilerde ülkeyi krize sokmalarına sebep olacak kadar büyük bir öfkeye sebep olmuş olabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. daha önce Clinton ve Reagan dönemlerinde de problem olmuştu. ama ABD'nin toplam borcunun %36'sı Obama'nın 5 yıllık başkanlığı sırasında yapıldığı için Obama döneminde biraz daha problem oldu. mesela ekonominin kümülatif olarak %25 daralmasına neden olan Büyük Buhran sonrasında, krizden çıkış döneminde Roosevelt başkan seçilmişti. Roosevelt'in ilk 5 yılında kamu borcu %86 artmıştı. 2008-2009 krizinde ekonomi Büyük Buhran yıllarıyla kıyaslanmayacak şekilde sadece %4,3 daralmış ama Obama'nın ilk 5 yılında kamu borcunun %56 arttığını görüyoruz. kıyamet de burada kopuyor.
      Asıl mesele Obamacare değil. Obamacare, hem Demokratların oy deposu orta sınıfın hem işverenlerin maliyetlerini artıran, istihdamı olumsuz etkileyebilecek bir düzenleme. aslında Demokratlara oy kaybettirecek bir düzenleme, zaten bu nedenle uygulanması 2012 başkanlık seçimlerinin sonrasına bırakıldı. Obama, her ne kadar bir sonraki seçimlerde aday olamayacak olsa da 2016 seçimlerine kadar halk uygulamaya alışır diye düşünüyor.
      İki parti arasındaki esas mesele vergiler ve sosyal amaçlı transfer harcamalarına ilişkin. Obama sadece savunma harcamalarını biraz kısıp zenginden çok daha fazla vergi almak isterken, Cumhuriyetçiler vergilerin sabit tutulmasını ve sosyal amaçlı harcamaların kısılmasını istiyor. ayrıca iki parti arasında sürdürülebilir bütçe açığı oranına ilişkin de görüş ayrılığı var. Demokratlara göre %4-5 gibi bir bütçe açığı sürdürülebilir bir oran, Cumhuriyetçiler %2-3 gibi bir bütçe açığının sürdürülebilir olduğunu düşünüyor.

      Sil
    2. Yoruma verilen yanıt olayı açıklıyor. Amerikalıların en çok dikkat ettiği iki göstergeden birisi işsizlik ikincisi de kamu borcudur. Gerçekten de kriz nedeniyle kamu borcu Obama döneminde çok arttı. Buna tepki var.

      Sil
  30. Hocam ben şunu soruyorum özel sektör yada kamu kesiminin dışarıdan borçlanma sebebi olarak cari açığın finansmanı olduğunu söyledik bunun haricinde özel sektör yada kamu kesimi parayı içeride kullanmak için dışarıdan dövizle borçlanıp bunu burada merkez bankasına yatırarak tl alabilmesi mümkünmü bunu soruyorum hocam ? Eğer mümkünse bu yolu seçeceğine niye direk buradaki bankalardan borçlanarak tl ihtiyacını karşılamıyor ? siz demiştiniz ya hocam Türkiye tl ihtiyacını karşılamak içinde dışarıdan borçlanıyor o yüzden soruyorum tekrar olduysa kusura bakmayın bu konuya kafayı biraz taktımda etrafımda bu soruyu sizden başka soracağım kimse yok

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten dediğiniz gibi yapıyorlar TL'lerini verip bankadan döviz alıyorlar ve bankaya borçlanıyorlar. Ya da eğer bankada döviz mevduatları varsa onu kullanıyorlar. İyi de bankalar basamadıklarına göre dövizi nereden buluyor? Onlar dışarıdan borçlanıyor. Sonuçta Türkiye dışarıdan borçlanmış oluyor.

      Sil
  31. Hocam çok kısa bir sorum var devlet dışarıdan aldığı borçların bir kısmını yatırım malı aramalı gibi maddeler almak için kullanırken diğer kısmı ile ne yapıyor ? Acaba diğer kısmınıda burada merkez bankasına yatırarak tl alıp o şekilde mi kullanıyor ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Devlet dış borçlanmayı bütçe açığını akaptmak için iç borçlanmaya alternatif olarak yapıyor ve vadesi gelen dış borçlarını ödüyor. Dışarıdan borçlandığı parayı TCMB'de tutuyor ve vadesi gelen dış borçlarını ödüyor. Sizin dediğiniz yatırım malı ara malı ve hammadde için dış borçlanmayı özel sektör yapıyor.

      Sil
  32. Hocam Türkiye de tasarruflar yeterli olsaydı yapacağı yatırımların finansmanını kendisi karşılardı ama tasarruflar yetersiz olduğu için dışarıdan borçlanacak ve bu borçlandığı paranın bir kısmıyla yatırımlarımız için gereken aramalını alacak diğer kısmını ise bankaya yatırarak tl elde edecek ve bununlada içeride ki yatırımlarını finanse edecek hocam yanlış mı düşünüyorum ?yani biz genel olarak ithal edeceğimiz mallar için borçlanıyoruz bir de dışarıda faizler düşük olduğu için dışarıdan borçlanıp onu Türkiye'de bozdurarak tl ihtiyacımız için borçlanıyoruz katılıyormusunuz hocam inşallah doğrudur

    YanıtlaSil
  33. Hocam son zamanlarda Türkiye'de ki rezervlerin artmasını Türkiye'de tasarruflar düşük olduğu için ve de buna bağlı olarak faizler yüksek olduğu için bireyler dışarıdan borçlanarak aldığı borcunda karşılığını bankaya yatırarak tl elde etmişler ve aynı zamandada bankalarda döviz birikmiştir hocam rezervlerin artmasında bunun bir etkisi olmuşmudur ? Birde bu şekilde yapılarak enflasyonist bir baskı oluşmaz mı (tabi borçlar geri ödenirkende bu enflasyonist baskı giderilecektir)
    2) hocam bütçesi onaylanmayan hükümetler bu hep böyle süregelmiştir istifa etmek zorunda kalmışlardır hocam bunun böyle olmasının sebebi nedir ? birde bütçenin onaylanmaması için kaç hayır olumsuz oy çıkması gerekecektir ?
    Hocam birde Maliyeyle alakalı yazılarınızı daha sık yazarsanız çok memmun oluruz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1) Son zamanda rezervlerdeki artışta TCMB'nin TL mevduatlar karşılığında bankaların TL gibi döviz de yatırabilmelerini kabul etmesi etkin olmuştur.
      2) ABD sistemi farklı. Orada bütçe güven oyu gibi algılanmıyor. Çünkü Başkanı halk seçiyor ve başkan aynı zamanda hükümetin de başı. Dolayısıyla bütçe reddedilse bile istifa gerekmiyor.

      Sil
  34. Hocam merhabalar;

    Hocam genelde her yer değiniyor yurtiçi yurtdışı bütün kalemler bu borç tavanı ve bütçe krizinin çok yıkıcı olacağı konusunda.ABD için gerçekten sıkıntı yaratacağı muhakkak.Zaten 800 bin civarı memurun zorunlu olarak görevi donduruldu.Ayrıca birçok kamu kurumu işlemez hale geldi ABD kanunlarına göre.ABD dediğiniz gibi tüm küresel ekonominin 5/1 olduğundan dolayı bu gelişen olaylar tüm dünyayı da etkileyecek.Ama bu mekanizma nasıl gerçekleşecek hocam onu tam anlamadım.Herkes etkinin olacağını söylüyor ama etki nasıl mekanizma yaratıp örneğin gelişmekte olan piyasaları nasıl etkileyecek?ABD borsası, faizler üzerinde nasıl etki yaratıp da sıcak paranın kaçıp veya gelmesini sağlayacak?

    Teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diyelim ki ABD resesyona girdi ve bu uzun süre devam etti. Bu durumda ABD tahvillerinin değeri düşecek elinde bu kağıtları tutan fonlar zarar etmeye başlayacak. ABD ithalatı kısacak Çin, daha az mal satacak büyümesi düşecek. ABD bankaları dünyanın dört bir yanına açtıkları kredileri erke geri çağıracaklar. Biz aradığımız dış finansmanı bulamayacağız. Zincirleme etkiler olacak yani.

      Sil
    2. Hocam borçlanmadan kasıt; hükümet gerçekleştirmeyi planladığı kamu harcamalarının finansmanını karşılayamadığı için borçlanıyor.Bu borçlanmada(limit olduğundan) bu finansmanı karşılayamadığı için hükümet artık herhangi bir yatırım ve harcama yapamıyor ve uzun süreçte büyümenin azalmasına ve resesyona sebep oluyor.Bu şekilde midir?

      Hocam ikinci olarak tahvil değerlerinin düşmesi tahvil fiyatlarının düşmesi anlamına mı geliyor?Geliyorsa bu devamında ABD de faizlerin artmasına ve sıcak paranın gelişmekte olan ülkelerden ABD ye kaymasına sebep olur mu?

      Teşekkürler..

      Sil
    3. Borç limitinin artırılmaması durumunda "borç servisine öncelik veren" yasa tasarısı Cumhuriyetçiler tarafından hazırlanmış. kriz anında bu yasa tasarısı muhtemelen geçecek ve borç ödemelerinde bir sıkıntı olmayacak. dolayısıyla ABD'nin resesyona girmesi durumunda tahvil fiyatları düşmek yerine çok büyük ihtimalle artacaktır.

      Sil
    4. Bu bir çözüm ama Amerikayı diken üstünde durmaktan kurtulamayacaklar.

      Sil
  35. Hocam çok merak ettiğim ve de cevabını bulamadığım bir soruyu izninizle sormak istiyorum belki daha önceden değinmişsinizdir bu konulara ama gözümden kaçmışta olabilir tekrar varsa kusura bakmayın
    Hocam Türk işadamları dolar borçlanarak bunun bir kısmını tl ye çevirip işlerinde kullanıyorlar . Yani tl ye ihtiyaç duyduklarında dışarıdan borçlanıyorlar bunu içeride tl ye çeviriyorlar peki hocam tl ihtiyacı için niye burada ki bankalardan borçlanmıyorlarda dışarıdan borçlanıyorlar sonra tl ye çeviriyorlar ? tl ihtiyacı varsa direk burada ki bankalardan borçlanıp tl ihtiyacını karşılasalar ve dışarıdanda borç alıp borçları artırmasalar daha iyi olmaz mı? Neden böyle yapıyorlar ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten buradaki bankalardan borçlanıyorlar. Dışarıdan borçlanan bankalar. Çünkü onların elindeki mevduat yeterli değil. Yeterli olsa da vadesi 2 ay. Oysa kredi vadeleri bir kaç yıl. Dolayısıyla dışarıdan uzun vadeli borçlanmaları ve karma yapmaları gerekiyor.

      Sil
    2. İzninizle bir ilave bilgi ekleyeyim. Özel sektörün toplam borcunun %32 sine ulaşmış bankaların dış borcu. Özel sektörün 1/3 borcu bankalara ait. Sanırım bu da bankacılık açısından risk oluşturmaya başlamış gibi görünüyor.

      Sil
  36. Hocam sizde olmasanız hakikaten belirli olayları kavramada kendi adıma konuşuyorum buhran yaşayacaktım.

    Hocam bu borçlanma tavanı olayında FED 'in tepkisi ne anlamda önemli.Şu mudur; devlet zaten borçlanamıyor eğer bide piyasaya para sürülmezse piyasada da likidite daralacak ve hükümet tahvil satımlarıyla da borçlanamaz duruma gelecek ve ekonomi iyice daralacak.Bu şekilde midir hocam değilse veya eksiği varsa sizin görüşlerinizi alabilir miyim?

    Çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estağfurullah.
      Aşağı yukarı odur. Devletin bütçesi çıkmamış, borçlanamıyor dolayısıyla piyasaların siniri bozuk bir de ben bozmayayam diye düşüneceğini tahmin ediyorum kabaca.

      Sil
  37. Hocam bu borç tavanı bütçe gibi yıllık bir olgu değil demi? Ya bu borcunu azaltıp kalan oranda borçlanacaksın ya da kongreden limit artımı konusunda onay alacaksın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yıllık değil. Bu normalde bir kereye özgü olarak çıkarılmış bir tavan ama bu tür benzerlerinde olduğu gibi 79 kez artırılmak zorunda kalınmış. İkinci cümleniz doğru yani sadece borçlanmayacak bazen de borç ödeyecek ve bu tavanın içinde kalacaksın diyor Kongre ama uygulamada böyle olmamış. Bizde eskiden var olan Hazinenin MB den kısa vadeli avans kullanmasına benziyor.

      Sil
  38. Hocam bireyler dışarıdan borçlandığında yada bankalar dışarıdan borçlandığında bunu içeride kullanmak için yada kullandırmak için aldıkları borcun hepsini merkez Bankasına yatırıp tl alabilir mi? Yoksa hepsini yatırıp döviz alamaz ama rom mekanizmasıyla elinde bir Kısım kadar tl bırakabilir hangisi doğru hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bieyler dövizle borçlandığında getirip satar ve istediği kadar TL alır. Ama bireylerin dövizle dışarıdan borçlanması öyle sanıldığı kadar kolay bir şey değildir. O nedenle asıl olarak bankalar dışarıdan borçlanır getirdiği dövizi burada ya MB ye satar TL alır ya da döviz kredisi kullandırır.

      Sil
  39. Hocam ben şunu anlayamıyorum deniyor ki Türkiye'nin tasarruf yetersizliği yüzünden dışarıdan borçlanıyor hocam tamamda Bank'larda mevduat yetersizliği olsa bile bankalar bireylerden yada iş adamlarından gelen talebi merkez bankasından borçlanarak karşılayamaz mı ? Niye direk borçlanmayı seçiyor yoksa yurtdışımdan borçlanmak daha mı ucuz ?
    Hani borçlanınca borçlandığı paranın tl karşılığını yine alacak ama borçlanmasa direk reeskont politikası gereği alacaktı o parayı niye dolaylı yol seçiliyor anlayamadım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yurtdışından borçlanmak hem vade olarak çok daha uzun hem de zaman zaman maliyet olarak daha ucuz. Bankalar dışarıdan 2 - 3 yıl vadeyle borçlanabiliyor. Oysa bizde mevduatın ortalama vadesi kabaca 2 ay. Bu kadar kısa vadeli kaynakla bir kaç yıl vadeli kredi vermek riskli göründüğü için bankalar dışarıdan da borçlanıp paçal yapıyorlar.

      Sil
  40. Hocam şimdi bankaların mevduatları yetersiz olduğundan dışardan borçlanır dediniz herhalde aldığı bu borcuda amacı neyse tl kredisi olarak vermekse merkez bankasına yatırarak tl alıyorlar bu şekilde kredi olarak vereceği miktarı artırıyorlar hocam bu şekilde dışarıdan borçlanıp daha sonra bu parayı merkez bankasına yatırıp tl elde edeceğine niye direk reeskont politikası seçeneğini kullanarak borçlanmıyorlar?böyle yaparlarsa dışarıya olan borçlar da artmamış olur. Sebebi nedir ki acaba ?
    2) hocam birde şunu anlamıyorum Türkiye tasarruf yetersizliğinden dolayı dışardan borçlanıyor diyorlar yani tl ihtiyacı için dışarıdan borçlanıyor deniyor hocam tl ihtiyacı varsa bankalar bunu merkez bankasından her türlü bulur niye tl ihtiyacı için dışarıdan borçlanıp sonra gelip burada tl ye çeviriyorlar ki ? Eğer iş adamlarının tl ye ihtiyaçları varsa onu bankalar merkez bankasından her türlü bulamazmı ki zaten bunu açıklarsanız çok sevinirim kafam çok karıştı çünkü he dışarıdan borçlanmanın faizi düşük ise bunu anlarım yani kısacası tasarruf yetersizliğinden dolayı borçlanıyoruz denmenin mantığını pek anlayamadım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Dışarıdan borçlanmada vade 2 yıl içeriden borçlanmada vade bir kaç ay. Kredilerin vadesi de 2 yıl. Bu durumda sadece içeriden borçlanarak kredi açsa kaynak kullanım uyumsuzluğu çıkıyor ortaya.
      (2) MB kişilere veya kurumlara kredi açmıyor. Bankalara verdiği borçlar da gecelik, haftalık ya da aylık. Yani vadeleri çok kısa. O nedenle uzun vadeli işler için uzun vadeli borçlanma gerekiyor. O da dışarıda var.

      Sil
  41. Hocam şöyle bir Özet yapsam yanılmış olurmuyum doğruluğunu kontrol ederseniz çok sevinirim ; aslında gerek bireylerin , işadamlarının gereksede bankalar olsun her zaman kendi karını yada faydasını maksimize etmesi için kendisine en maliyetsiz pozisyonu tercih etmektedir yani şöyle bireyler aslında Türkiye de tl bulamadığından dolayı dışarıdan borçlanmamaktadır tl yi merkez bankası bankalar vasıtasıyla gerekli politikaları (reeskont , api , rezerv oranı )uygulayarak piyasaya sürebilir ama bireyler için bunun maliyeti önemlidir bireyler için dışarıdan borçlanmak daha ucuz ise dışarıdan borçlanır bunu içeride harcayacaksa tl ye çevirir bankaların önümde de iki seçenek vardır malum Türkiye'de tasarruf oranı düşük olduğundan mevduatlarda düşük olduğundan bankalar olan mevduatlardan daha fazla kredi vermek istiyorsa merkez bankasında borç alma faizi olan 7,75 ten borç alır ama Bankalar içinde kar maksimizasyonu geçerli olduğundan bankalarda dışarıdan borçlanmayı merkez bankasından borçlanmaya tercih edebilir bu sayede Bank'larda dışarıdan borçlanarak daha fazla tl kredisi vermek istiyorsa borçlandığı tutarı merkez bankasına yatırarak daha fazla kredi verebilir. Malum kriz zamanında likidite bol ve faizler düşük olduğundan dışarıdan ucuza borçlanıp Türkiye'de pahalıya kredi verebilirler bunu bankalar bu kriz zamanında bunu çok tercih etmektedir ve aslında rezervleri de yada daha doğrusuyla ödünç rezervleride bu sayede artmıştır . Aynı şey bütçe açığının finanse etmek isteyen kamu kesimi içinde geçerlidir dışarıdan borçlanmanın maliyeti içeriden borçlanmanın maliyetimden daha ucuz ise dışarıdan borçlanmayı tercih edebilir .
    Yani hocam şuna katılırmısınız hep deniyor tasarruf yetersizliğinden dolayı Türkiye borçlanıyor aslımda burada tl bulamadıkları için değilde buldukları tl yi yüksek fiyattan bulduklarından dışarıdan borçlanıyorlar değil mi çünkü tl bulamamak gibi bir sıkıntı olaması gerekir merkez bankası bankaları fonladığı sürece tl bulunur .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dışarıdan borçlanma sadece düşük maliyet hesabıyla yapılmıyor aynı zamanda dışarıdan alınan borcun vadesi içeriden alınan borçtan çok daha uzun. Dolayısıyla 2 - 3 yıllık bir kredi için dışarıdan borçlanmak gerekiyor.Aksi takdirde içeriden borçlanılırsa ikide bir de bunu yenilemek gerekir.
      Borçlanan genellikle bankalar. Bankalar kaynaklarını dış borçlanmayla takviye ediyor ve kaynak vadesini uzatıyor ve o parayla isteyene döviz isteyene TL kredisi veriyor.

      Sil
  42. Hocam elinize sağlık yazılarınız çok faydalı oluyor. Rica etsem 1994 ve 2001 kriziyle ilgili tavsiye edebileceğiniz kitap, makale, tez vs tavsiye edebileceğiniz kaynak varmı acaba? Şimdiden çok teşekkür ederim....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dr. Aydan Kansu'nun "Türkiye 1994 ve 2001 Krizleri" adlı bir kitabı var. Derin yayınları 2004.

      Sil
  43. Hocam ben şunu çok merak ediyorum; hocam bütçe açıkları iki şekilde finanse ediliyor 1) iç borçlanma 2) dış borçlanma iç borçlanmada halka tahvil yada bona sunarak halktan borçlanma var birde hazine vasıtasıyla merkez bankasına tahvil ihraç ederek parasal borçlanma var . Ben şunu soruyorum parasal borçlanma yapınca yani direk hazine vasıtasıyla m.b dan borç alınınca enflasyonist bir baskı oluşur hocam şu şekilde de enflasyonist baskı oluşmuyor mu ; devlet dışarıdan borçlandığında bunu merkez bankasına yatırıp karşılığı tl yi aldığında bu şekilde de enflasyonist baskı oluşmuyor mu ? Eğer iki yöntemdede enflasyonist baskı oluşturuyorsa neden hale dış borçlanmaya gidiliyor ? Acaba dış borçlanmaya gidilmesinin sebebi dışarıda ki paranın bolluğundan faizlerin düşüklüğü mü eğer buysa sebeb bunu anlarım
    2)kamu kesimi dışarıdan borçlanıyorsa bu parayı içeride harcamak istiyorsa bunu direk merkez bankasına mı yatırarak tl alıyor yoksa normal bankalara mı yatırarak tl alıyor ?
    3) hocam birde özel sektörün dışarıdan borçlanmasının sebebi burada ki bankaların yüksek faiz istemesinden mi dışarıdan borçlanıyorlar ve borçlandığı parayı buraya getirerek tl alıyorlar ? Buda enflasyonist bir baskı oluşturmaz mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Dış borçlanmada alınan TL'nin karşılığında döviz yatırılıyor yani piyasaya TL çıkarken döviz alınmış oluyor. Dolayısıyla para karşılıksız değil. O nedenle döviz karşılığı TL verilirken enflasyonist baskı oluşmuyor.
      (2) Kamu kesimi TCMB ile çalışır. Gerçi son dönemde bunu bozan istisnalar olmaya başladı ama işin doğrusu budur.
      (3) Özel sektör dışarıdan pek borçlanmıyor. Onların borçlanması daha çok aldıkları makine teçhizatı kredili olarak almalarından kaynaklanıyor. Dışarıdan borçlanan daha çok bankalar. Bankalar dışarıdan uzun vadeli borçlanıp bunu içeride uzun vadeli kredi olarak verebiliyor.

      Sil
  44. Hocam dediniz ya bankaların elinde ki mevduatlar yeterli değil yeterli olsa bile vadesi 2 ay o yüzden dışarıdan borçlanıyorlar hocam anlamadığım nokta madem bankaların elindeki mevduatlar yetersiz m.b dan 7.75 faizden borçlanıp mevduatları yeterli hale gelemez mi? Hem böyle yaparlarsa borçlarıda artmamış olur . Atladığım bir yer var herhalde madem bankaların mevduatları yetersiz dışarıdan borçlanacağına neden merkez bankasından borçlanmıyor ?aydınlatırsanız memmun olurum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB borçlanmasının vadesi gecelik. Onu bileşik faize çevirirseniz maliyeti yüzde 10'un üzerine çıkar. Bunlar geçici çözümler.Bankalar 2 yıl vadeli kredi veriyor o nedenle kaynak vadesini uzatmak zorunda. Dışarıdan aldıkları borçlar 1, 2 yıllık yani içeriden borçlanmaya göre çok uzun vadeli.

      Sil
  45. Hocam yukarıda döviz borçlanmasıyla ilgili soruların cevabını sayenizde anladım ufak olarak şunu da soracaktım izniniz olursa ; hocam eğer tasarruf oranımız Yüksel olsaydı bankalar dışarıdan daha az borçlanırdı değil mı hocam ?
    2) örneğin bireylerin bankalara yatırdığı mevduatlar 100 lira ise banka sadece mevduat kadar kredi vermiyor değil mi hocam aynı zamanda dışarıdan borçlanıp bunu merkez bankasına yatırarak daha fazla tl elde ediyor ayrıca m. B dan kısa vadeli olarak borçlanıyor yani mevduattan daha fazla kredi veriyor değil mı hıcam

    YanıtlaSil
  46. Doğkan Aygün5 Ekim 2013 18:46

    Hocam bizleri aydınlattığınız için size şükranlarımı sunuyorum ayrıcada sabrınızada hayranım bende şunu eklemek istiyorum bazı yabancı yatırımcılar TL-dolar faiz farkından yararlanmak için bir kısım doları türkiyeye getirip TL'ye çeviriyorlar ve belirli bir vadede faiz farkından para kazanmaya çalışıyorlar. İkincisi türk işadamları dolar borçlanarak bunun bir kısmını TL'ye çevirip işlerinde kullanıyorlar Bu nedenle özel sektörün çok dolar borcu ve açık pozisyonu (dolar borçlarının dolar varlıklarından fazla olması) olduğu söyleniyor. (Aslında bu borçların önemli bir kısmı da daha önce yurtdışında istiflemiş oldukları kendi paraları. Bunları dış borç gibi gösterip vergi avantajı da sağlıyorlar. Borçların faizi gider yazılır ve dolayısıyla vergi matrahından düşer.)

    YanıtlaSil
  47. Hocam bankaların mevduatlarından daha fazla kredi vermesinin sebebini dışarıdan borçlanıp bunuda merkez bankasına yatırarak daha fazla tl elde etmesi , v.b diyebilirmiyiz ? Katılırmısınız buna

    YanıtlaSil
  48. Hocam merhabalar;

    Hocam bu dışarıdan borçlanmada faiz nasıl üzerinden belirleniyor?İçerdeki faziden mi dışardaki faizden mi yoksa belli bir oluşumu mu vardır?

    teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Libor + spread olarak belirleniyor. Diyelim ki Libor dolar için % 1 olsun üzerine 2 puan da spread eklenerek 1 yıllık vadeyle % 3'den USD kredisi veriyorlar. Ek faiz anlamına gelen spread, borcu alanın durumuna, geçmişine, mali tablolarının durumuna göre belirleniyor.

      Sil
  49. hocam, abd de borç tavanı yükseltilmezse borçlarda temerrüde düşecektir.bu durumda abd ekonomisinde faizler artabilir!. zaten yeni canlanmaya başlayan ekonomisi de yeniden durgunluğa girebilir. bu durumda küresel ekonomide faiz bantları da yükselişe geçer değil mi hocam?. ve bizim gibi ekonomilerden sermaye çıkışları olması riski de ciddi derecede artar değil mi hocam?. saygılar.....

    YanıtlaSil
  50. Mehmet ÇOBAN

    Sayın Hocam,
    Son dönem herkez tasarruflar düşük, Türkiye tasarruf yapması lazım diyor.Enson Ali BABACAN da tasarruflardan bahsetti ve tasarruflarımız % 12,6 dedi bu nasıl hesaplanıyor.Çok teşekürler...İyi bayramlar...

    YanıtlaSil
  51. ABD ekonomisinin duzelmesi diger ulkeleri niye korkutuyor ?(turkiye ab gibi )

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...