9 Nisan 2014 Çarşamba

Türkiye Ekonomisinin Değerlendirilmesi

2013 sonuçları
2013 yılına ilişkin beklenen son veri olan büyüme verisi de açıklandı. 2014 yılında yer alan iki seçimden birisi tamamlandı. Dolayısıyla bugün eldeki verilerle önümüze bakmanın ve bazı tahminleri yenilemenin zamanı geldi.

Önce 2013 yılına ilişkin kesinleşmiş temel ekonomik verileri bir tablo halinde sunayım.

Göstergeler
2013 Sonuçları
Büyüme (%)
4,0
İşsizlik (%)
9,7
Enflasyon (yılsonu, TÜFE)
7,4
Bütçe açığı (%)
1,2
Cari açık (%)
7,9
USD Kuru (yılsonu)
2,13

Tablo bize 2013'te hangi alanlarda başarılı olunduğu hangi alanlarda başarısız olunduğunu gösteriyor. 2013 yılında en büyük başarı önceki yıllarda da sıkça görüldüğü gibi bütçe uygulamasında gerçekleşmiş görünüyor. Sosyal güvenlik kurumuna katkılar, sağlık destekleri ve sosyal yardımlara karşın bütçe açığının düşük kalmasının temel nedeni vergilerde ve bir seferlik gelirlerde görülen artışlar. İşsizlik, enflasyon ve cari açıkta başarısızlık net bir biçimde görülüyor. Büyümenin, ekonomideki hız kesmeye karşın yüzde 4 düzeyinde kalması başarı olarak kabul edilebilir. Eğer bu tabloya, çeşitli etkilerden soyutlanmış tek tek göstergeler olarak bakmayıp 2013'de yaşanan iç, dış siyasal ve ekonomik olaylar genelinde toplu olarak bakarsak 2013 yılında Türkiye ekonomisinin pek çok kargaşaya karşın genel olarak başarılı bir performans sergilediğini söyleyebiliriz.

2014'e yeniden bakış
2014 yılının ilk çeyreğinde gerek küresel düzeyde ve gerekse ulusal düzeyde gerçekleşen ekonomik verilere, küresel ve ulusal siyasal duruma baktığımızda yılın başında yaptığımız varsayımların giderek daha da güçlenerek geçerli olduğunu görüyoruz. Özetle 2014 yılının tahmin edilemeyecek kadar oynak ve değişken olduğunu, küresel sistemin kaygan bir zeminde ilerlemeye çalıştığını söyleyebiliyoruz. Kuşkusuz bu kadar kaygan bir zeminde ilerlenirken yapılacak tahminlerin geçerliliği tartışma konusudur.

Yılbaşında bu yıla ilişkin ilk tahminlerimi yayınlarken bu tahminlerimi yıl içinde sık sık revize edip değiştireceğimi belirtmiştim. Bunun nedeni bu yılın yukarıda da değindiğim gibi son derecede oynak ve kaygan bir zeminde olması.

Aşağıdaki tabloda 2014 yılına ilişkin ilk iki tahminimi ve şimdi yenilediğim üçüncü tahminimi paylaşıyorum.

Göstergeler
2014 I. Tahmin
2014 II. Tahmin
2014 III. Tahmin
Büyüme (%)
3,0
1,5
2,5 – 3,5
İşsizlik (%)
10,2
10,5
10,0 – 10,5
Enflasyon (yılsonu, TÜFE)
7,3
8,5
7,5 – 8,0
Bütçe açığı (%)
2,5
2,5
0,5 – 2,0
Cari açık (%)
7,5
6,0
6,0 – 7,0
USD Kuru
2,30
2,50
2,10 – 2,20

Pek çok kişinin bu tahminlerden sonra kaşlarını kaldırdığını görür, "İkide bir tahmin değiştirilir mi" diye eleştirdiğini duyar gibi oluyorum. Keynes'e sormuşlar "görüşlerinizin doğru çıkmadığını görürseniz ne yapardınız?" Keynes yanıtlamış "görüşlerimi değiştirirdim siz ne yapardınız?" Ben de tahminlerimi değiştiriyorum. Bunu yaparken de aklıma iktisatçıları tanımlamak için kullanılan şu sözler geliyor: "iktisatçı, dün yaptığı tahminin bugün niçin tutmadığını yarın anlatacak olan kişidir." 

Bu aşamada yapabileceğim en tutarlı tahmin, bu tahminlerimi de değiştirmek zorunda kalacağım tahminidir. Bir zamanlar yazdığım bir yazının başlığında kullandığım cümle sanırım asıl bu yıl için geçerli olacak: "tahminler tutmasın diye yapılır."


49 yorum:

  1. Selamlar;

    Sizin Dolar tahmininize güvenerek Borsadaki 10 yıllık zar zor birikimimi zararına satıp Dolar aldım 2,23 ten.

    Sattığım hisse senedi fırladı. Dolar 2,08 oldu.

    Şimdi de 2,10 diyorsunuz.

    Zararım 10 aylık maaşıma eşit şu an.

    Tabi ki siz sorumlu değilsiniz.
    Ama durum bu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zararınıza üzüldüm.
      Ama ben her zaman sepete yatırım yapmak gerekir, özellikle profesyonel değilseniz tek mala yatırım yapmayın deyip durdum. Ben kendi birikimimi sepet yaparak değerlendiriyorum ve o sepetteki dolardan benim de zararım var ama sepetteki öteki ürünler onu dengeliyor. Bu dönem tek bir mala güveni,p yatırım yapılacak bir dönem değil. Bunu ilk tahminlerimden beri söylüyorum.

      Sil
    2. USD kuru için yapılan tahminlerin ortalamasını alınca (2,30 + 2,50 + 2,10 + 2,20) / 4 = 2,275 çıkıyor.
      Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaşınca ortalığın yine karışacağını düşünenlerdenim(malesef) , siyasilerin merkez bankasına yaptığı baskıyı da göz önüne alırsak bence Eylül'e kadar $ tekrar 2.2 'nin üzerinde olacak. Naçizane fikrim :)

      Sil
    3. Goldman Sachs'ın tahminine göre dolar yine 2.50ları görecekmiş önümüzdeki 6 -12 ay içerisinde
      kişisel tecrübelerime göre finansal bir varlığa yatırım yaparken bütün parayı aynı anda bağlamamak kademeli olarak almak belki daha fazla getiri elde edilmesini önlese de kötü sürprizlere de hazırlıklı hale getiriyor

      Sil
  2. Sayıştan raporlarının olmadığı bir bütçe/bütçe açığı oranına ne derece güvenmeliyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki bu sorunun yanıtını bilmiyorum.

      Sil
    2. Burada ki birçok veri hesaplaması güvenlir değil Osman hoca'nın bir 3 kağıt ekonomisi tabiri var ya biraz o taraftan bakılabilir. İşsizlik ve enflasyon hesaplamaları çok mu güvenilir sanki? Hocam fikrinizi merak ediyorum özellikle işsizlik hesaplamasında resmen öyle bir hesaplama ki işsiz bulmak daha zor gibi.

      Sil
  3. Hüseyin Rahmi Güner9 Nisan 2014 11:32

    Ekonomistlerin tahmin baskısı altında kalmalarını, ekonomi biliminin ciddi bir açmazı olarak görüyorum. Matematiksel modellerle okunmaya çalışılan bir sosyal bilimin, teorik gelişimi modeller yüzünden baskılanmaktadır. Ekonomiye yön veren ve ekonominin içinde yaşayan insan modellenemez.. Bunun içindir ki rational choice/ utility maximization theory çökmüştür.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğrudur ama yine de önümüzü görmek için tahmin yapmak iyidir.

      Sil
  4. tahmin revizyonlarını minimuma indirmek için makro ekonomik göstergelerin tahmininde teknik analizden de faydalanmak lazım. teknik analiz sadece hisselerin, borsaların, varlıkların fiyatlarındaki trendlerin değil büyüme, işsizlik, enflasyon, cari açık gibi göstergelerin öngörülmesinde de kullanılıyor. bununla ilgili birçok teknik ve teori var. büyük kısmı kuantum mekaniği ve Einstein teorileri üzerine kurulu. sizin gibi eski kuşak iktisatçılar için belki tren kaçtı ama yeni nesil iktisatçılar ekonometrik modellere, beklenti anketlerine, geçmiş verilere sıkışıp kalmamalı ve teknik analize zaman ayırmalılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hüseyin Rahmi Güner9 Nisan 2014 11:53

      katılıyorum. ekonominin metodolojik gelişiminin esaslı bir revizyona ihtiyacı var. ne yazık ki ülkemde bunu yapabilecek, teoriye katkı sağlayabilecek akademisyen yok...

      Sil
    2. Tren kaçacak bir durum yok. Teknik analiz, sözünü ettiğiniz teoriler ve ekonometri yanında çok daha basit bir teknik. İkisi arasında fark var. Teknik analiz finans dünyasının, ekonomik analiz ise ekonomi dünyasının işidir. Bu dediğimden teknik analizi küçümsediğimi düşünmeyin. Tam tersine önemsiyorum ama iktisatçıların işine sadece dar bir alanda yarar.

      Sil
  5. Sayın Hocam,

    Ben, TÜİK ve diğer kurumların verilerine pek güvenmiyorum. TÜİK'in şirketlerle yaptığı internet anketlerinde ''bu sene yatırım yapmayı düşünüyormusunuz'' sorusuna hayır seçeneğini işaretlesinizde kabul etmiyor, otomobil yatırımı var mı?! sorusunu soruyor. Yani yapılan aketler güdümlü, yönlendirici olduğu için, bu veriler üzerinden yapılan değelerlendirmelerde net olamıyabiliyor. Zaten ülkede ''güven'' sorunu her kurum için fazlasıyla olduğundan dolayı. Ülkemiz, İktisat,Yargı, Demokrasi ve diğer alanlarda standartlara uymadığı, sağlıklı ölçüm olmadığından sağlıklı yorumların olmadığı, bu sebeple sürekli değişkenlik göstermesi de doğal oluyor. Hocam, Ülekimizi normal akıl, mantık, dünya standartlarında değerlendirme ile açıklamak çok zor. Kolay gelsin!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TÜİK verilerine , hatta ekonomide yayınlanan bütün verilere güvensizlik bizim toplumda yaygın bir durum.
      Türkiye'yi açıklamanın zorluğu konusundaki yargılarınıza hak vermemek mümkün değil.

      Sil
  6. Bence Avrupa Merkez Bankası parasal genişlemeye giderse, TCMB faizleri düşürür. Ozaman tahminler değişebilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğrudur. Bize de bahane olur yeniden tahmin yaparız.Ne kadar çok tahmin o kadar çok tutturma ihtimali.

      Sil
  7. Sorun volatilitenin yuksekligi nedeniyle verilerin revize edilmesi degil,sorun FED in taperinglerinin sonucu olarak finans kapitalin goc yolunu degistirmesi ve MB nin parasal sikistirmanin gerekcesi ve parasal sikistirmanin dogurdugu sonuclardir.Olay tam anlamiyla sudur yardanmi vazgecersin serdenmi?Bu iki secenege mahkum olmak istemiyorsan yapilacak tek secenek var o da ekonomide yapisal reform

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru diyorsunuz ama bunlar zaten volatilite yaratan nedenler.

      Sil
    2. 1 yıl olacak Mahfi Hocam bunu yer de söylüyor ve yazıyor. Ve adama nasıl küfür ediyorlar siyasi davranıyorsun diye :) Anlamak çok güç.

      Sil
  8. Mahfi bey merhaba;

    Mart ayının son haftası ECB ve FED tarafından aşağıdaki açıklamalar yapılmıştı. Bu çerçevede € / $ paritesi ve ülkemize yansımasına yönelik görüşünüz nedir ?

    ECB/Weidmann, "Güçlü euro ile başa çıkmak için negatif faiz oranı uygulamasına açığım"

    Avrupa Merkez Bankası üyesi ve Almanya Merkez Bankası Başkanı
    Jens Weidmann, negatif faiz oranının güçlü euro ile başa çıkmak için
    standard olmayan para politikası tedbirlerinden daha uygun bir araç
    olabileceğini söyledi.

    Weidmann, "Eğer güçlü euronun enflasyon görünümü üzerindeki sonuçları ile
    başa çıkmak istiyorsanız, negatif faiz oranları diğerlerine göre daha
    ulgun tedbir olur gibi görünüyor" diye konuştu.

    *ECB/MAKUCH, "EURONUN YIL SONUNA DOĞRU ZAYIFLAMASI İÇİN ALAN VAR"

    *FED/PLOSSER, "EĞER FAİZ ORANLARINI UZUN SÜRE DÜŞÜK TUTARSAK, ARBİTRAJ EĞİLİMİ OLABİLİR"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olması gerekenlere göre tahmin yapmak hemen her yıl iyi kötü geçerli bir yoldur. Ama bu yıl bu şekilde tahmin yapmak geçerliliğini yitirmiş görünüyor. Hele Euro / Dolar paritesi için sağlıklı bir tahmin olanağı hiç yok.

      Sil
  9. Mahfi bey ben şunu gerçekten çok merak ettim.
    4 Şubat'ta USD yılsonu tahmininizi 2,50 olarak belirlerken dikkate aldığınız kriterlerde iki ay içinde bu denli olumlu gelişmeler mi oldu?
    Mesela özel kesimin USD borcu mu azaldı, FED azaltımının etkisi mi azaldı ya da yapısal olumlu şeyler mi var. Ya da sizin kriterleriniz neydi de ne oldu acaba.
    Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD ekonomisi beklendiği hızla toparlanamıyor. O nedenle faiz artırımı ilk tahminlere göre biraz daha uzayacak gibi görünüyor. Bu durum sermaye hareketlerinin yeniden bizim gibi ülkelere yönlenmesine yol açıyor. Öte yandan seçimlerden iktidar partisinin yüksek oy oranıyla çıkması risk algılamasını düşürdü ve sıcak para biçimindeki fon girişine yol açtı. Dolayısıyla borçların daha kolay ertelenebileceği bir ortam ortaya çıktı. Risk algılamasını gösteren cds primleri de 260'lardan 210'lara geriledi.
      Bu tahminlerimin de bir veya iki aydan fazla geçerli olacağını sanmıyorum. Onun için en başta da dediğim gibi bu yıl sürekli tahmin yenileyeceğim.

      Sil
  10. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Merkez Bankası' nın faiz indirimine gidebilmesi için şartların olgunlaştığı yorumunda bulundu. Ekonomi politika yapıcıları şartlar olgunlaşmış diyorlar hocam.!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomi Bakanı bunları söyledikten sonra kurlar yeniden yükseldi.

      Sil
  11. İyi günler Hocam...
    Konuşmalarına böbürlenerek 10 yıl önceki verilerle başlayan hükümet gibi başlamak istiyorum. Yıl 2002 Asgari ücret 250.000 TL ve toplanan vergiler 59.631.867.852 yani asgari ücretin 240 bin katı. Yıl 2014 asgari ücret 1.134 TL ve toplanan vergi 367.473.551.231 yani asgari ücretin 324 bin katı. Yıllar itibariyle bakıldığındada 2002 den bugüne asgari ücret %450 toplanan vergiler %620 oranında artmış. Tüm bu artışların yanında 2001 yılında planlanan özelleştirmeler yapılmıştır. Bütün bu rakamlar hükümetin bütçe uygulamasında başarılı olmasının nedenini göstermektedir. Benim sorum; bu başarılı bütçe politikası nereye kadar devam eder? Sürekli ve gelirlerinden fazla artan vergileri ödeyebilmek için sürekli borçlanıp geleceklerini ipotek ettiren insanlar değil vergileri borçlarını ödeyemiyecek duruma geldiklerinde ekonomi ile ilgi tahmininiz ne olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu konuyu yıllardır gündeme getiriyorum ve yapısal reformlar çerçevesinde bütçe reformu yapılmasını anlatıp duruyorum. Ama önemli olan anlatmak değil anlayan bir yetkiliyi bulabilmek.

      Sil
  12. Madem 2013 bütçe uygulamaları bu kadar başarılı idi neden kur sepeti %24 fırladı. İthattan alınan vergiler ve dolaylı vergilerle dengelenmiş bir bütçe , sıcak para ve ne idiğü belirsiz net hata noksan kalemi ile kapatılan cari açık. Bence yalnızca sayıştaydan gizlenen bütçenin propagandası başarılı. Elbette çalışmalarınızı paylaştığınız için nacizane teşekkürlerimi kabul edin hocam saygılarımla . Kayhan Kurt..

    YanıtlaSil
  13. Hocam veriler ortada, eskiye nazaran olumlu tablo yadsınamaz gerçek. Size sorum neden sadece bazı veriler üzerinden ekonomi değerlendirmesi yapıyoruz? Ekonomi; büyüme,enflasyon, işsizlikten mi ibaret? Bana sorulsa bunların yanına ihracatın niteliği, arge harcamalarının gsyh'ya oranı, patent başvuru sayıları, iş yapma kolaylığı ve iş güvencesi, kişibaşı reel milli gelir artışı, gini katsayısının durumu, vs. karşılaştırmalar da eklenmelidir. Ayrıca hukuk alanında nesnel karşılaştırmalar da yapılmalıdır. Herşeyi basite indirgemeye alıştığımızdan 3-5 veri seçip koskoca ekonomiyi yorumluyoruz. Oysa iyi ve sağlıklı bir ekonomi için gerekli olan siyasal-sosyal ve hukuki faktörleri de verilere dahil etmeliyiz. Sanırım bunun önemini yeterince anlayamadığımızdan ilgili mukayeseleri yapma gereğini de hissetmiyoruz. Bakın; Taha Akyol " Komünist Çin'in bile sermayeyi ülkeye çekebilmek için özgürlükçü yasalar yapmıştır" diyor. Uzun vadeli düşünmek 2023-2071 hesapları yaparak rakamlar vermek değildir. Bu rakamlara ulaşmak asgari bazı şartları gerektirir. Uzun vadeli düşünüyorsanız 5 veri ile ekonomi açıklamayacak hukuk-insan hakları-demokrasi karnenizi enflasyon rakamları açıklar gibi ortaya koyacaksınız ki, dünyanın sayılı ülkeleri arasına girin. Selamlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O açıklanıyor aslında http://www.oecdbetterlifeindex.org/

      Eğitim için PISA da var ama o çok iç karartıcı.

      Sil
    2. Zaman zaman onları da hesaba katarak değerlendirme yapıyoruz. Ama o veriler sürekli yayınlanmıyor. Örneğin insani gelişmişlik endeksi yılda bir kez yayınlanıyor. Oysa enflasyon, sanayi üretimi, işsizlik gibi veriler her ay yayınlanıyor. Bizler de sürekli bu yayınlanan verilere bakarak değerlendirmeler yapıyoruz. Buna karşılık bu dediğiniz veriler ortaya çıkınca onlara bakarak da değerlendirmelerimizi genişletiyor ve sizin de değindiğiniz eleştirileri yapıyoruz.

      Sil
  14. Büyüme tahminini 2.5-3.5 arasında tahmin ederken Cari Açığı 6-7 arasında tahmin etmişsiniz Ustad, bu oranda büyüme tahminine göre Cari Açığı çok yüksek tuttuğunuzu düşünmüyor musunuz? 2013'te %4lük büyümeye 7.9 Cari Açık vermişiz!
    ikinci olarak Erdem Başçı: ''hiçbir veri için garantici tahminde bulunmayacağını söyledi lakin yine de enflasyon tahminini %5 olarak buraya yazıyorum'' dedi. :) Siz tahmininizin Başçı'ya kıyasla çok yüksek olduğunu düşünmüyor musunuz? Yazınız için teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben cari açığın büyümede olduğu kadar hızlı düşeceğini sanmıyorum. Bunun için tek olasılık petrol fiyatının 100 USD/Ton'un altına gelmesi.
      Ben TCMB'nin enflasyon tahminleri konusunda sürekli yanıldığını gördüğüm için bu tahmini esas almıyorum. TCMB, yıllardır yüzde 5 diyor ama bir kez tutturamadı. Üstelik onun tahminleri bizim gibi değil, elinde o tahminleri tutturacak araçlar var. Ona karşın tutturamıyor.

      Sil
    2. İtibarı ve güveni her şey olan böyle bir kurumun yaptığı tahminlerin sürekli olarak tutmaması çok manidar gerçekten.
      Son olarak siz genel olarak Sn. Başçı'nın Başkanlığının başarılı olduğunu düşünüyor musunuz Ustad?

      Sil
  15. Sayın Hocam,

    TCMB ye yapılan faiz baskısının tartışıldığı ortamda,enflasyonun altında kalacak olası faiz azaltımı net faiz gelirinin negatif olacağından dolayı tasarrufları ve döviz girişini olumsuz etkileyeceğini söyleyebilir miyiz?Teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Görünüm yine değişti, kurlar yukarı yöneldi. Bu ortamda TCMB'nin faizi düşürmesi pek mümkün görünmüyor. Ama yine de yaparsa etkisi orta dönemde olumsuz olur.

      Sil
  16. Hocam bu kadar akil yazılarınız geleceğiniz için beni korkutuyor lütfen arada bir faiz düşürülsün MB acil toplantıya başlıklı yazılar yayınlayınız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O tür yazılar yazan bir dolu yazar var nasılsa. Bize ihtiyaç yok. Ben biliyorsunuz zaten "kendime yazıyorum."

      Sil
  17. Hocam yaklaşık 2 yıl boyunca ülkemizdeki altın hareketleri çok konuşulmuştu . Son 4 aya ve gelişmelere bakarsak nasıl bir yorum yapmamız gerekiyor ? ( Hem altın için hem de geçtiğimiz 2 yıl ve rakamlar için . )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2014 yılının böyle oynak bir yıl olacağını, iniş ve çıkışların hem sık hem de büyük boyutlu olacağını hem yazdım hem de tv programlarında anlatmaya çalıştım. Bu kadar belirsizliğin, bu kadar salınımın olduğu bir yılda tahmin yapmak, yatırım yönlendirmek kolay değil. Bu tür dönemlerde sadece profesyoneller para kazanır. Sürekli piyasanın içinde olmayan insanlar bu dönemlerde (tesadüfler hariç) para kazanamaz, tersine kaybederler. O nedenle kazanç elde edici hareketlerden çok mevcudu korumanın önemli olduğu bir yılda olduğumuzu hep vurguladım.
      Bugünkü durumda ne altın için ne de diğer araçlar için net yorumlar yapmanın mümkün olmadığını düşünüyorum ve her zaman öyle önermiş olsam da bu yıl için özellikle sepet yapmayı öneriyorum.

      Sil
  18. " Şimşek: Merkez Bankası'nın bağımsızlığı ve kredibilitesi çok önemli, bu konuda yorum yapmam " demiş . Çok üzücü bir yaklaşım değil mi hocam yoksa o da mı faiz lobici ? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimşek'in bu konudaki yorumunun doğru olduğunu söylüyorum ve saygıyla karşılıyorum. Bu yaklaşım batılı bir yaklaşım. Ne var ki hükümet içinde farklı görüşte olanlar var. Ne yazık ki bu farklılıklar her seferinde TCMB'nin bağımszılığının sınanmasına dönüşüyor.

      Sil
  19. Hocam yazınız için teşekkürler

    "Bence Avrupa Merkez Bankası parasal genişlemeye giderse, TCMB faizleri düşürür. Ozaman tahminler değişebilir." yukarıdaki sorularda böyle bir şeyle karşılaştım sonra düşündüm. Eğer parasal genişlemeye giderse TCMB'nin faizi sabit tutması ya da artırması ki bu mümkü görünmüyor. Daha iyi olmaz mı tasarruflar açısından. Burada ki bakış açısı MB'nin parasal genişleme sonucu büyümeye mi baklamlı enflasyona mı? Tekrardan teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Bence Türkiye için tek bir göstergeye bakmak yeterli değil. Enflasyon da kritik cari açık ta kritik. Ne var ki siyasetçi büyümeye bakıyor. Bunun nedeni benim önceki yazılarımdan birisi olan oy ve büyüme oranları ilişkisini gösteren analizimde saklı. Büyüme ön plana çıkınca faiz düşürmek tercih ediliyor.

      Sil
  20. Hocam hazır adını anmışken merak ediyorum, Keynes'ci misiniz yoksa Hayek'ci mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkisi de değilim ya da ikisiyim de.
      Her iktisatçının doğruları ve yanlışları var. O nedenle ben hiçbir iktisatçının peşine takılmam. Takılırsam eleştiri hakkımı kaybederim.

      Sil
  21. Merhaba,

    Merkez Bankası yine, hatalı noksanlı,”hormonlu” bir cari açık açıkladı. Şubatta cari açık 3.191 milyar dolarmış; 2.198 milyar dolar da “hata noksan” kalemi fazlası varmış. Biz de bu milyarlarca “hatalı noksanlı” hesaba inanacakmışız. Yanlışlıkla ülkemizin üzerine milyarlarca dolar yağmış; cari açığımız nerdeyse yarıya inmiş. Aman ne iyi.

    Noel Baba, takvimi şaşırmadıysa, bizim Merkez Bankası ölçüyü şaşırmış olmalı.

    12 yıldır uygulanan üretimsiz, ata mallarını satıp, üstüne borç alıp tüketmeye dayalı, mirasyedi ekonomisinin, sonunda duvara toslaması ve dünyadaki ucuz bol para döneminin de sonunun görünmeye başlamasıyla, ekonomideki yıkımı gözlerden saklamak zorlaştı. Medyanın gözdesi ekonomistlerin işi de zorlaştı. Neyse ki Merkez Bankası gibi “bağımsız” kuruluşlar var.

    Seçimin hemen öncesinde, Merkez Bankası, borsada yapay bir yükselişi tetikleyecek bir gerekçe yaratmak için bankaların MB’da tutmak zorunda olduğu paralara faiz verebileceğini açıkladı. Zamanı, kapsamı, oranı, hiçbir şeyi belli olmayan ( aslında gerçekleşmiyeceğini de göreceğimiz ) bu haber, bu manipülatif yem borusu, amacına ulaştı. Borsa, bankalar öncülüğünde hızla yükseldi. İktidar yüzde birkaç oy fazla kazandı. Her manipülasyonda olduğu gibi borsada da bundan kirli kazanç sağlayanlar da vardır. Kaybeden ise TC Merkez Bankası’nın zaten azalmış olan itibarıdır.

    Çökmekte olan ekonominin göstergelerini kamufle ederek halkın gözünden saklayıp günü kurtarmaya çabalayan iktidara, iç politikada kullanabileceği haberler üretmekte sınır tanımayan Merkez Bankası, artık aklımızla alay ediyor.

    Son 12 yılın mirasyedi ekonomi uygulamaları sonucunda korkunç boyutlara ulaşmış olan cari açık, ekonomideki yavaşlamaya karşın düşmeyince cari açık hesaplamalarındaki “düzenlemeler” görülmemiş boyutlara ulaştı.

    2014 Yılı Ocak Şubat aylarında toplam 4.473 milyar dolar “Hata Noksan” açıklandı; yani ülkemize, hiç bir işlem karşılığı olmayan, hiç bir hesapta gözükmeyen 4 milyar 473 milyon dolar girmiş. Son günlerde çok sözü edilen “uluslar arası komplocular!” ülkemize karşı giriştikleri komploların hiç birinde başarılı olamayınca son çare olarak, şaşkınlıktan daha da aptallaşalım da daha çabuk batalım diye, kafamızdan aşağı milyarlarca dolar boşaltmışlar. Ekonomistlerin cari açıkla ilgili yorumlarına bakılırsa amaçlarına da ulaşmışlar

    Sözü biraz uzattım kusura bakmayın. Bu cari açık rakamları, ekonomiyle ilgili olarak açıklanan birçok başka rakam gibi yalandır. Ama bu kez her türlü ölçü kaçırılmış görülüyor. Görülüyor ki, aslında Ocak Şubat cari açığı 12 milyar 594 milyon dolardır. Merkez Bankası’nın, cari açığı düşük göstermek için bu astronomik “hata noksan fazlasını” oluşturmayı nasıl becerdiğini bulup açıklamak da ekonomistlerin görevidir. Aman ne iyi, meteor yağmuru gibi dolar yağmuru oluyor, cari açığımız da azalıyor (aslında bu rakamlar bile yeterince kötü ama) demek ekonomistlik değildir. Bu nasıl yapılıyor? Nasıl bir manipülasyonla bu sonuç elde ediliyor bir gün ortaya çıkacaktır, ama kendisine saygısı olan ekonomistler o günü beklemeden bu konuyu ortaya çıkarmalıdır.

    Saygılarımla
    Kaya Ersoy

    ps : Borçlar, cari açık vs gibi birçok ekonomik büyüklük, milli gelire oranla değerlendirilip yorumlanıyor. Bunu yaparken gerçekten anlamlı sonuçlara varabilmek için, çeşitli cambazlıklarla şişirilmiş, on yılda üç dört katına çıkmış gösterilen “hormonlu” milli gelir rakamları değil, yıllık ortalama % 5 gibi büyüdüğü görülen ekonominin bu büyümeyle yaratmış olabileceği milli gelir büyüklüğü, kullanılmalıdır. Bu yapılırsa mirasyedi ekonomisinin nispeten iyi gibi gözüken az sayıdaki göstergesinin de aslında ne kadar kötü olduğu anlaşılabilir.

    YanıtlaSil
  22. Mahfi bey saygılar

    Ekonomik büyüme ve ekonomik kalkınma arasında olan farkı bir yazıyla anlatırsanız sevinirim . Ca­ri açık mik­ta­rı ola­rak 193 ül­ke için­de 189. sı­ra­da­yız. Birilerinin gerçekleri görmesi gerek miyor mu ....

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...