28 Ocak 2015 Çarşamba

Enflasyon Matematiksel Olarak Düşecek

Türk toplumunun ekonomide en fazla takıldığı konulardan birisi faizin neden mi sonuç mu olduğu meselesidir. Buradan defalarca yazdım. Ama tabii okuyan var okumayan, konuya bilimsel olarak yaklaşan var, inadım inat tuttuğum tarafa göre bakarım diyen var. Ben yine de bir kez daha anlatayım ve niçin enflasyonun ilk 4 ayda düşeceğini açıklamaya çalışayım.

Hesabın doğrusunu yapmak için TÜFE endeks sayılarını alıp onlar üzerinden yapmak gerekir ama aklınızı karıştırıp işi aritmetiğe boğmamak için ben size basit bir hesapla durumu aşağıdaki tablo üzerinden anlatacağım (Bu hesapla, endeks değerleri üzerinden yapılan hesap arasında ihmal edilebilecek kadar küçük farklar oluşur.) 

Aralık 2014
8,17
0,30
0,40
0,50
0,60
Ocak 2014
1,98
6,49
6,59
6,69
6,79
Şubat 2014
0,43
6,36
6,56
6,76
6,96
Mart 2014
1,13
5,53
5,83
6,13
6,43
Nisan 2014
1,34
4,49
4,89
5,29
5,69

Bu tablo neyi anlatıyor? 2014 yılı manşet enflasyonu (TÜFE) yüzde 8,17 ile tamamlandı. Bu, 12 aylık enflasyondur. Tablonun ayların sağındaki ilk sütununda 2014 yılının ilk 4 ayındaki aylık enflasyon artış oranları bulunuyor. Ondan sonraki sütunlarda ise 2015 yılında oluşabilecek yüzde 0,30’dan başlayarak yüzde 0,60’a kadar giden aylık ortalama artışa dayalı 12 aylık enflasyon hesapları yer alıyor. 12 aylık enflasyon hesabında, 2014 yılındaki aylık artışların yerine sonraki sütunlardaki ortalama artışların girmesi halinde enflasyonun ilk 4 ayda nasıl bir seyir izleyeceği görülüyor. Örneğin bu yılın Ocak ayında enflasyon artışı yüzde 0,30 olursa geçen Ocak’ta hesaba giren yüzde 1,98 hesaptan çıkacak yerine yüzde 0,30 girecek ve Ocak ayında enflasyon yüzde 8,17’den yüzde 6,49’a düşecek.

Tabloya göre; ilk 4 aydaki artışlar aylık ortalama yüzde 0,30 olursa enflasyon Mayıs ayına geldiğimizde yüzde 4,49’a, aylık ortalama artışlar yüzde 0,40 olursa yüzde 4,89’a gelecek. Aylık ortalama artışlar yüzde 0,50 olursa Mayıs ayında yüzde 5,29, aylık ortalama artışlar yüzde 0,60 olursa yüzde 5,69’luk bir manşet enflasyon bulacağız.

Ben, eğer kurlarda olağanüstü bir artış olmazsa, petrol fiyatı da bu düzeylerde kalmaya devam ederse bu 4 ayda ortalama artışın yüzde 0,50’nin (yüzde yarımın) altında kalacağını ve dolayısıyla Mayıs ayına girdiğimizde 12 aylık enflasyonun yüzde 5 dolayında (biraz altında veya üstünde) çıkacağını tahmin ediyorum. Yani demem o ki biz hiçbir şey yapmasak da enflasyon yüzde 5 dolayında bir düzeyde olacak. Buna baz etkisi deniyor.  

İşte bu düşüş beklentisi nedeniyle ben TCMB’nin geçtiğimiz hafta yaptığı toplantıda politika faizini 0,75 puan indirmesini önermiştim. TCMB, faizi 0,50 puan indirmeyi tercih etti. Karar onlarındır, eleştirsem de temkinli hareket etmek isteklerine saygı duyarım. Çünkü sonuçta hesabı ben değil onlar verecek.

Eğer TCMB Başkanı, Salı günü enflasyon raporunu açıklarken Ocak ayı enflasyonunun düşük çıkması halinde Para Politikası Kurulunu olağandışı toplantıya çağırıp faiz indirimi kararı alabileceklerini söylemeseydi her şey normal görünüyordu. Ne var ki o açıklamadan sonra işler karıştı. Çünkü faiz indirim kararları, etkisini birkaç aylık gecikmeyle gösteriyor. Dolayısıyla TCMB’nin, geçmiş enflasyona değil, önümüzde oluşacak enflasyona göre karar vermesi gerekiyor. Yani geçtiğimiz hafta Salı günü yapılan toplantıda benim hesabım gibi bir hesabı açıklayıp politika faizini daha fazla indirse belki temkinli davranmayı bıraktığı için eleştirilir ama tutarsızlık eleştirisine maruz kalmazdı. Oysa TCMB, şimdi, geçmiş enflasyona bakarak geleceği biçimlendireceğini söylediği için tutarlığını yitirmiş görünüyor. Çünkü faiz politikasının gelecek enflasyona göre biçimlendirilmesi yaklaşımı, TCMB’nin benimsediğini açıkladığı bir yaklaşımdı.   

Manşet enflasyon bu 4 ayın sonunda yukarıdan beri belirttiğim nedenlerle yüzde 5’ler dolayında bir düzeye gerileyecek. O aşamada faiz indirildiği için enflasyon düştü denileceğini tahmin edebiliyorum. Bu söylem, yazımın girişinde belirttiğim Türk insanının bu konudaki kafa karışıklığını daha da artıracak. O nedenle bu durum daha ortaya çıkmadan bir kez daha söylemek istiyorum: Enflasyon biz bir şey yapsak da yapmasak da, faizi indirsek de artırsak da düşecek. O nedenle bu dönemin sonunda faiz düştüğü için enflasyon düştü denirse aldırmayın.   

Not: Bu yazımı yazdıktan sonra TL'nin değer kaybı arttı. Bu da yukarıdaki hesabın içinde var. Anormal bir artış olmadığı sürece, kurdaki artışı petroldeki düşüş nötralize ediyor ve matematiksel düşüş devam ediyor.

78 yorum:

  1. Bunu bugun Koc Universitesi Isletme mezunu bir arkadasima bir turlu kabul ettiremedim. Bu yazinizi ve Talep Enflasyonu Mu Var Maliyet Enflasyonu Mu? yazinizi yolluyorum Mahfi Bey, belki bunlar yardimci olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Koç Üniversitesi işletme mezunu olup da bunu nasıl kabul etmediğini anlamak zor.

      Sil
    2. Bu konularda da taraftarlik yapinca insan, makul olmasini bekleyemiyorum

      Sil
  2. Hocam benim anlamadığım konu her yılın ilk ayında enflasyonun 7.75 idi 2014 yılında.yıllık olarak hesaplandığı icin mantik olarak 7.75 yuksek degil mi yani 2013 yılının sonunda sıfırlanmıyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam ben anladım. Şimdi arkadaşa şunu sorsak, bir önceki aylık enflasyon %1, bu ayki enflasyon %0,6. Bu neyi ifade eder? Arkadaş diyecektir ki, geçen ay %1 artan fiyatlar, bu ay %0,40 düşmüştür. Ama doğrusu, daha önceki ay 100 olan endeks, geçen ayki %1 enflasyon oranı nedeniyle, 101 olmuş, bu ay ise 100 endeksi değil, 101 endeksine göre enfasyon % 0,60 artarak 101,61 olmuştur. Yani fiyatlar genel seviyesi azalmamış (100-101-101,60), artış hızı azalmıştır. Fiyatlar genel seviyesinin tekrar 100 olması için o ayki enflasyonun % 0,60 yerine -0,99 oranında azalması gerekirdi.Geçen ayki artış 100 endeksine göre, bu ayki artış 101 endeksine göredir. Bu ayrımlar gözden kaçıyor.

      Arkadaşta bu yüzden belkide, niye yılın ilk ayında enflasyon 7,75 oluyor. Sizin örneğinizde ocak ayında enflasyon oranı 0,30 olursa enflasyon %0,30 dur diyor:)


      Sil
  3. Selam hocam yazdıklarınızla hiç bir yerde bulamıyacağım günlük olayları basit şekliyle anlattığınız için teşekkür edip bir öneri rica edicem , mokroekonominin para ve sermaye piyasalarına etkisini anlayabileceğim kitap veya kitaplar varmı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Frederic Mishkin'in kitabı var. İyi kitaptır: http://www.akademikitabevi.com/magaza/prddet.php?pid=55833

      Sil
    2. Teşekkürler hocam. Ben de inceleyeceğim bu kitabı. İstanbul Üniv. Para,Sermaye Piyasaları ve Finansal Kurumlar bölümünde yüksek lisans yapıyorum. Maalesef sükse yapacak bir tez konusu bulamıyorum. Önerebileceğiniz bir alan var mıdır ? Teşekkürler.

      Sil
  4. Hocam benim merak ettiğim bu enflasyon oranları uluslararası normlara uygun ve dürüst bir şekilde mi hazırlanıyor? Şöyle ki bu ay Türkiye nufusunun %18,5 nin ikamet ettiği İstanbul'da suya 20 metreküp üstü için %91,2, 10 metreküp üstü için %30,75 oranında zam yapıldı. 10 metreküpün altı içinse %10,4 lük bir indirim yapıldı. İstanbul halkının yüzde kaçı 10 metreküp üstü ve altı su kullanıyor bilmiyorum ama emin olduğum nokta genel toplamda iski'nin kaybı olsa kesinlikle böyle bir tarifeye geçilmezdi. Her hane evinde su kullandığına göre; bunun enflasyon hesabındaki önemi veya frekansı ile pinpon topunun fiyat değişimi aynı oranda etkilememeli enflasyon hesabını, merak ettiğim uygulamada bu böyle mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ailelere anket uygulanıyor. O anketlerin sonucuna göre mallara ağırlık veriliyor. Bunlar AB kurallarına göre yapılıyor.

      Sil
    2. İstanbuldaki abonelerin %80 kadarı 10-20 m3 su kullanıyormuş (iskinin verdiği bilgilere göre). Aylık 13-14 m3 civarında su kullanıyorsanız tekli tarifeden çoklu tarifeye geçişin etkisi olmuyor, onun üzerine çıkınca durum aleyhte işlemeye başlıyor. 20 m3 üzerine çıkarsanız vay halinize zaten :)

      Sil
  5. Teşekkür ederim hocam değerli görüşleriniz için.

    YanıtlaSil
  6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  7. Mahfi Bey,

    Turkcell'de CEO'luk koltuğuna; inovasyona değer veren en önemli akademisyenlerden bir olduğunuz için sizin geçmenizi planlıyorlarmış. Yeni haberim oldu, size de haber vereyim dedim.

    64 yaş sonrası size CEO'luk da yakışır be Mahfi Bey...

    Cevabınız nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim ilginize ve esprinize. Benim planım bu blogda yazmaya devam etmek.

      Sil
    2. Hocama neler yakışır ama, kendisininde belirttiği gibi blogunu sürekli güncel tutması en büyük arzumuz. Seviyoruz hocam sizi bide şu makroyu sizi sevdiğim kadar sevebilsem.. :-)

      Sil
  8. EKONOMİDE ŞOK:
    YILLIK ZAMLARIN AÇIKLANMASINA KISA BİR SÜRE KALA, BİRÇOK ŞİRKET İFLASIN EŞİĞİNDE OLDUĞUNU ÇALIŞANLARINA İLETTİ

    Özel sektörde Ocak ayı itibariyle çalışanlar ve işverenler arasındaki zam pazarlığı kıyasıya sürerken, Türkiye'deki irili ufaklı binlerce firma batmak üzere olduklarını personellerine iletti. Yıllık enflasyon miktarı üzerinden başlatılan zam pazarlıkları, şirketlerin ''Valla şirket şu an zaten zor ayakta duruyor'', ''Değil zam, yemek fişi, yol parası vermekte bile zorlanıyoruz'', ''Bu sene böyle idare edelim, seneye misli ile hallederiz'' şeklindeki gerekçeleri ile an itibariyle yerini sessiz bir bekleyişe bıraktı. Milyonlarca beyaz yakalı zam konusunda pek umutlu olmasa da, gözler 2015 yılında yatacak ilk maaşa çevrilmiş durumda...

    ÜST YÖNETİMLER İNANDIRAMADI

    Ocak ayının son Cuma gününün yaklaşmasıyla beraber milyonlarca beyaz yakalının 2015’in zamlı maaşlarına kavuşma heyecanı artarken, iflasın eşiğinde olduğunu belirten şirketlerin sayısı da hızla yükseldi. Hafta başından bu yana yurt çapında ne kadar zor durumda olduklarını personellerine anlatan firmalar kervanı gün geçtikçe büyüdü. Kimi firmada patronun inandırıcı tavrı sayesinde çalışanların “Bu şirket batacağına ben batayım” nidalarıyla ağladığı gözlendi. Ancak, genel itibariyle beyaz yakalılar üst yönetimden gelen tüm ‘şirket zor durumda’ haberlerine fısıltıyla da olsa “Sizin yapacağınız işi .kiyim” tepkisi veriyor.

    ÇALIŞMA BAKANLIĞI: “KEŞKE BİZİM DE BÖYLE BİR İMKANIMIZ OLSA”

    Konu hakkında kısa bir açıklama yapan Çalışma Bakanlığı ise, zam beklentilerinde empatinin önemine dikkat çekti. Bakanlık Müsteşar Yardımcısı Tuğrul Akıncı “Valla keşke biz de bir devlet kurumu olarak memurlarımıza satışlar kötü gitti diyebilsek, Ar-Ge bu yıl çok paramızı yedi diyebilsek. Gene özel sektör şanslı yani o açıdan. Beyaz yakalılar da biraz patron yerine koysunlar kendilerini. Biraz daha koysunlar, azcık daha… Hah evet, böyle hayallerle bir yıl daha geçer ya iyi kötü” diyerek durumda endişe edilecek bir yan bulunmadığını kaydetti.

    Akıncı, her yıl bu dönemlerde Türk şirketlerinde kısa süreli bir iflas hali görmenin olağan bir gelişme olduğunu ifade ederek, “Ya şey o; mitolojide de var aynısı. Şirketlerimiz daha yükseğe uçmak için önce iflas ediyolar, sonra eskisinden güçlü bir şekilde yeniden doğuyorlar'' sözleriyle, çalışanların sabırlı olmasını tavsiye etti.

    İŞTE FİRMALARDAKİ ACI TABLO...

    YanıtlaSil
  9. Zam yapılıp yapılmayacağının bilinmediği, gerginliğin sürdüğü kimi firmalardaysa yaşanan son gelişmeler şöyle;

    "Has Sungurlar Otomotiv": Bu yıl satış rekorları kıran firmanın sahibi, "Öyle gaza gelip rekor kırdık falan demeseydim iyiymiş" şeklinde yaptığı özeleştirinin ardından, "Ya aslında otomotivde bayi değil ana distribütör kazanıyor, bize bıraktığı çok az bir meblağ" kartını oynamaya hazırlanıyor.

    "Pol-San Kağıt-Torba-Ambalaj": 2014 yılında olduğu gibi, 2015 Ocak ayına da çok yoğun bir şekilde giren ve çalışanların 'Ya bu kadar iş yapıyoruz, niye para yok?' şeklindeki isyanına sahne olan Pol-San’da Genel Müdür Ahmet Polsan sırf zam vermemek için gecekonduda yaşadığını itiraf etmek zorunda kaldı.

    "Nefes Yalıtım A.Ş.": Şirket yetkililerinin bir bankadan kredi isterken yaptığı yazışma, nasıl olduysa yanlışlıkla tüm şirket çalışanlarına gönderildi. Mail yazışmalarında geçen "Çalışanlarımızı da memnun etmek durumundayız, pırıl pırıl insan onlar. Hepsine şahane zam oranları ayarladık, ancak siz bu krediyi vermeseniz iş zora girecek" ifadesi, işin kurgu olabileceğini destekler nitelikte...

    "Albazlar Nakliye A.Ş.": Zamlı maaşların ödenmesine 3 gün kala muhasebeden sorumlu genel müdür yardımcısının, çalışanların bulunduğu açık ofise gelerek "Aslında pazara en güzel akşam saatlerinde gideceksin. Ellerinde kalmaması için acayip ucuzlatıyolar fiyatı" sohbeti açması umutları bir başka seneye bıraktırdı.

    "Kuttu Hediyelik Eşya Ltd. Şti.": Çalışanlara yapılan "Size zam yapmayalım, yıl boyu şirketimizden yapacağınız alışverişlerde %35 indirim hakkı kazanın" teklifi üzerine tüm şirket %2 zam oranına ikna olmuş gibi görünüyor...

    "Oflazlar Tekstil": Bu süreçte gerçekten iflas eden tek şirket olan Oflazlar Tekstil'deki zam görüşmeleri, iş yerine gelen icra memurlarının haciz işlemleri nedeniyle yarıda kaldı.

    "Zirkon Yapı Turizm A.Ş.": Geçtiğimiz yılda olduğu gibi bu sene de iflasın eşiğinde olduklarını çalışanlarına hissettiren Zirkon Yapı Turizm A.Ş genel Müdürü Haluk Zirkon, zam ve terfi bekleyen tüm çalışanlarına şirket lobisinde duygusal bir konuşma yaptı. Bu yıl piyasanın geçen yıldan daha kötü durumda olduğunu, kendisinin bile kızını kolejden devlet okuluna almak ve Etiler'deki 4+1 evinden çıkarak Çekmeköy'de daha mütevazi bir villaya taşınmak gibi ekonomik tedbirler almak zorunda kaldığını vurguladığı konuşmanın ardından personel müdürüne sarılarak ağlayan Zirkon, tüm şirket çalışanlarının aileden biri gibi gördüğünün altını çizdi.

    "Eftelya Kuruyemiş": 2 çalışanlı kurumda, baba Orhan Adalı'dan zam beklentisine giren Batuhan Adalı yediği tokatla beraber duruma ikna oldu.

    http://www.zaytung.com/haberdetay.asp?newsid=271761

    YanıtlaSil
  10. Hocam Turkiyede enflasyon bu gidisle ve boyle %10 u rakamlara takilirsa ki 8-10 bandi artik yapisal bir kader oldu muhtemelen. Benim hesaplarima gore bu enflasyon oranlariyla nasil%70 -92 li bandlardaki yillarda her 5 yilda bir bir "0" paramiza geldiyse bu halet-i ruhiyede her 20 kusur senede bir paraya bir "0" girecek bu demek oluyor ki paramiz tekrar uzun yillar sonra sifirli olacak. Benim yaptigim cok ciddi analiz ve hesaplamalarima (yillara gore dolar ve benzeri evrensel pararlrin reel degeri, enflasyon ve meta hesaplari analizi ve tabiki donemin arsivleri gazetelerdeki fiyatlar zamlar temel gida sebze meyve ekmek maddelerin fiyat analizleri, kiralar asgari ucret sirkulasyonlari maaslar vs..)gore ytlnin tedavule girdigi donemde 1 liranin satil alma kudreti gucu kaabiliyeti 1959daki 1 lira ile esitti. Yani 2005de bir kiseye 5 lira verdiginizde onu 1959 yilina isinladiginizda labilecegi temel maddeler mamuller 2005 ile uc asagi bes yukari ayniydi.)Ve Turkiyeden ayrildigim 2012de de 1 liranin reel satin alma kudreti gucu 1969daki 1 lira ile ayni idi.Ama su anki kudretini reel gucunu satin alma gucunu bilmiyorum. Her neyse Kisaca deginmek istedigim ciddi bir reel erime guvensizlik var yani benim torunum benim bugun gencligimde kullandigim 1 lira ile bisey alamayacaksa birakain alamamaiyi 1 liraya o neydi diyecekse bu TL nin gelecek itibari bakimindan buyuk bir erazyonudur. Bu baglamda ben yillardan beri soyledigim dusuncem su. Keske 2005de paradan sifir atildiginda (6 sifir) ve 2009 da YTLden TLye donuldugunde en azindan 2ye bolunseydi TL yani soyle 2005de paradan sifir atildi tamam biz de tek rakama indirdik bu enflasyonu fakat bizim gerek toplumsal gerek de yapisal kaynakli enflasyonda aliskanliklarimiz var biz bir sure (ki bu sure de 5 yil olmaliydi) 10lu enflasyonla gideriz. sonra ciddi bir enflasyon hedeflemesi ile once 5lere sonra da 2.8lerde bir yapiya gireriz.Bunun icinde enflasyonla mucadele icin ne varsa sadece merkeze birakmadan yapariz kararliligi... Tam da bu noktada 2010 ytlden TLye gecerken 6 sifir attigimiz parayi da ikiye boleriz yani dolar 1.50 ise 0.75 olur en azindan paradan sifir attigimiz sure icerisinde %10 la eriyen tlye gelecek acisindan adina yeni bir baslangic olurdu.Hem de dolar euro arasinda bir yerde bulunurdu deger olarak (azerbaycan para reformunu boyle yapti cunku) Her neyse hocam sanirim biraz fazla yazdim. Bana kalirsa Bu enflasyon hiziyla ve istikrarsizligi ile gelecek nesillerde bir para reformu yapacak gibi gorunuyor! Saygilarimla

    YanıtlaSil
  11. hocam petrol fiyatlarının azalması neticesinde olumlu arz şoku ( yani toplam arzın sağa kaymasıyla toplam arz toplam talep denkleminde fiyatların düşeceği) üzerine faize gerek kalmadan enflasyonun düşeceğini söyleyebilir miyiz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ama bizde ilk 4 ayda böyle bir durum olmasa bile, kurlarda anormal bir artış olmadığı takdirde, enflasyon düşecek. Yani petrol etkisi olmasa bile düşecek. Ben yazıda bunu anlattım. Petroldeki düşüş buna ek bir düşüş getirebilir.

      Sil
  12. Hocam bildiğim kadarıyla sıfır enflasyon kötü 7,8.9 aralığı kötü, geçmişte enflasyon canavarı diye bir söylemden sonra belleğimize enflasyon kelimesi ekonominin düşmanı gibi anlatıldı. Bu enflasyonun iyisi olamaz mı? bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin iyi bir enflasyon aralığı kaç olmalı, bunun standart bir aralığı var mı?
    Ayrıca çalışanlar için ücretler geçmiş enflasyona göre mi yoksa gelecek enflasyona göre mi ayarlanıyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiçbir ekonomik göstergenin standardı yok aslında. Çünkü ekonomiler standart değil. Ama genel kabul gören ideal olarak nitelenen enflasyon oranı yüzde 2 dolayında bir enflasyondur. Bu oran gelişme yolundaki ekonomiler için biraz daha yüksek, mesela yüzde 3 dolayında bir oran olabilir.

      Sil
  13. Hocam enflasyonda gerek turkiye sartlari dahilinde gerek de uluslarsi olcekler dahilinde ve gerek rakip ulkeler gelismekte olan ulkeler babinda %2 %3 hadi bilemedik%3.5 enflasyona kalici olarak varmak icin ne yapmak gerekir. Yani bakiyorum da biz begenmedigimiz %7 enflasyonda bile istikrarisisiz .. Sizce bahsi gecen enflasyon oranlarina kavusabilmek icin ne yapmaliyiz. Gecen Bir arkadasimla konustum sordum ona kendisi Bilgi universitesinde MBA prograramini tamamlamis bana dedi ki fiyat kontrolleri yaparak tanzim satis dukkanlari acarak bu gerceklestirilebilir dedi hatta tavan fiyat uygulamalari da yapilirsa ekonomide piyasa fiyatina mudahil olunabilir dedi. Bu sadece bir ornek hocam sizce ne yapmmaiz gerekiyor ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arkadaşınızın söylediği yolla bu yapılamaz. Latin Amerika ülkeleri bu yolları yıllarca denedi ve sonuç alamadı. Bu tür önlemlere heterodoks ekonomi politikası deniyor. Ve bunların sonucunda karaborsa oluşuyor. Enflasyonu düşürmenin yolu talebi denetlemekten geçiyor. Onun da yolu para arzını denetlemek. Bir yerde para, maldan çoksa orada enflasyon olur. Para sadece fiziki para değil tabii kredi de aynı kapıya çıkıyor.

      Sil
  14. Sn. Eğilmez, tablonun en sol kolonunda 2015 değerleri öngürüleriniz var sanırım, adlandırma açısında Ocak 2015,Şubat 2015,Mart 2015, Nisan 2015 olması sanıyorum.

    Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır en solda 2014 aylık kesin sonuçları var. Sağdakilerde ise bu yıl onların yerine her ay yüzde 0,30, 0,40 vb gibi değerler girerse 12 aylık enflasyonun nasıl gelişeceği hesabı yer alıyor.

      Sil
  15. Sn. Eğilmez, sanıyorum mesele enfasyonun daha çok senelik olarak alınan bir dönem değişken olması. Faizde insanların gelirini harcayarak mı,yoksa bankada tasarruf mu,yoksa yatırım yaparak mı tutacağını belirliyen bir etmen gibi. Peki son yıllarda doğrudan dış yatırım alayan,özelleştirmeleri düşen TR'nin yabancılar için en azından dişe dokunur bir pozitif reel faize dikkat etmesi gerekmiyor mu ? Yani faiz bir tek şu koşullar altında dış ekonomilere,hatta Amerikan Merkez Bankasının da dolaylı etkisi olduğu bir durumda değl mi ?

    Saygılar.

    EB Aksel

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yabancıları bizdeki enflasyon ilgilendirmiyor. Onlar bizden elde ettikleri faiz gelirini kendi ülkelerindeki enflasyonla kıyaslayarak reel faiz hesabı yapıyor. Çünkü sonuçta kazancını alıp kendi ülkesine dönecek. Onları ilgilendiren şey kurlar. Eğer TL bu dönemde değer kaybederse onlar o zaman kaybediyor. Bu konuda bu blogda yazım var: Türke Başka Yabancıya Başka Reel Faiz. http://www.mahfiegilmez.com/2012/09/turke-baska-yabancya-baska-reel-faiz.html

      Sil
  16. hocam ham petrolun 10-15 gunluk donemde yakin donemde nasil bir hareket yapmasini öngoruyorsunuz yukselisemi gecer yoksa dahada dusermi yorumlariniz benim icin cok onemli.saygilar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanki buralarda devam edecek gibi duruyor.

      Sil
  17. Merhaba hocam acaba altın ile ilgili yazınız gelecek mi 4 gözle bekliyoruz tesekkurler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Altında sloganımız değişmedi: Elinizde varsa satmayın, yoksa almayın.

      Sil
    2. Hocam bu slogan bir hocamın dediği ile ters düşüyor. UCLA'de profesör kendisi, şöyle derdi: Elinizdekini normalde almak istemezseniz satın, satmak istemeyeceğiniz şeyi alın. Belki de klasik bir söylem.

      Sil
  18. Hocam arz artarsa veya talep kendiliginden azalirsa faizi indirmek daha akillica degil mi cunku fiyatlar kendiliginden dusmus oluyor

    YanıtlaSil
  19. Hocam altın artacak fakat kaç olursa satılmalı ? Gramı 110 tl yi geçer mi ? Sizin değerli görüşünüz önemli bizim için .

    Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben kişisel yatırım tavsiyesi vermiyorum.

      Sil
  20. Hocam ABD veriler iyi geliyor .Enflasyon düük hatta %2 ye artırmak istiyorlar.Ama bir faiz artırma muhabbeti de sürekli dönüyor.
    Ne için faiz artırılıcak ABD ekomomisine bu faiz artırımından ne kazanacak ?

    Bir de hocam , yani bir türlü kavrayamıyorum piyasalar bu FED e neden bu kadar bağlı ,az bir faiz artmasından ne kazanacak bu sermaye , bu hassas dengenin altında ki derin bağ nedir ?

    Şöyle FED faiz artıracak sermaye güvenli liman olan ABD ye kucuk bir faiz artırmasından dolayı sığınacak .Diğer ülkelerin batmasından mı korkuyor ?

    teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Piyasaların Fed'e bu kadar bağlı olmasının iki nedeni var: (1) ABD ekonomisi küresel sistemin en büyük ekonomisi, (2) USD küresel sistemin en önemli rezerv parası.
      Küresel sermaye ABD faizinin artmasından kazanmayacak, kaybı önlemek için izliyorlar.
      Evet Fed, faizi artırınca sermaye gelişen ülkelerden çıkacak ve onları zor duruma düşürecek diye korkuluyor.

      Sil
  21. Hocam selam,

    enflasyon hesaplanırken neyin fiyatı baz alınıyor ? klasik olacak ama en basit gıda fiyatları bile %20-30 artış zam gösteriyor, yani benim ev geçindirme maliyetim %20-30 artmış oluyor ama şirketim bana açıklanan enflasyon üzerinden zam yapıyor...bu bence elma enflasyonu ile armut enflasyonunun bilerek adice yanlış kullanılması demektir.

    saygılar

    Hasan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda gerek benim yazılarım var gerekse TÜİK sitesinde açıklamalar var. Gıda maddelerinin endeks içindeki ağırlığı yüzde 24,5.

      Sil
  22. Hocam merhaba, ocak 2014 de 1,98 olan enflasyonun bu ocak 2015 te 0,30 gelmesi bir düzelme olarak görmek gerekmez mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet biz de onu söylüyoruz. Yani 1,98 çıkacak daha düşük bir oran girecek ve 12 aylık enflasyon da düşmüş olacak. Piyasa beklentisi 0,74. Yani bu durumda 12 aylık enflasyon yüzde 7'nin biraz altında gelecek. Ama tabi bu beklenti. Gerçeği 3 Şubat'ta göreceğiz.

      Sil
  23. Hocam merak ettiğim bir konu vardı : eximbank ihracatçıları ihracata Teşvik etmeye yönelik düşük faizli kredi vermektedir.bildiğim kadarıyla eximbank mevduat kabul etmeyen bir kamu bankasıdır.eximbank doğrudan kişilere kredi vermemekte krediyi bankalar kanalıyla kullandırmaktadır.
    Eximbank ihracat kredisi kullandırırken bu kaynağı nerden sağlamaktadır ?örneğin:ekonomi bakanlığının bütçesinden mi yada merkez bankasından mı ?eğer kredi verdiği tutar herhangi kamu kurumunun bütçesinden karşılanıyorsa para arzı artmamış olacağını düşünüyorum eğer merkez bankasından kaynak sağlayarak kredi kulandırıyorsa para arzı genişlemiş ve dolaşımda ki parada artmış olmaz mı? Bu konuda bilgilendirirseniz sevinirim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eximban'a bu kaynağı TCMB, reeskont kredisi adı altında sağlıyor. TCMB ilk ağızda para arzını genişletiyor ve daha sonra bunu tahsil ettiğinde olay nötralize oluyor.

      Sil
  24. Hocam yazi için teşekkürler.
    Bugünkü 11de ekonomi programında,FED in faizi attıracağı sinyali üzerine amerikan tahvillere bir talep olduğunu talebin fiyatları arttırıp tahvil faizlerini düşürdüğünden bahsettiniz.Anlamadığım nokta madem tahvil faizleri ileriki dönemde yükselecek neden şu anki düşük faizden alıyoruz.artacağı zaman alsak daha fazla getiri elde etmez miyiz? umarim anlatabilmişimdir şimdeden çok sağ olun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman da tahvil fiyatları artacak ve tahvilleri daha pahalı almak zorunda kalacağız.

      Sil
  25. Şuraya bir kez daha not edeyim de, günü geldiğinde; 'Aaa... ben bu bilgiyi bir yerde okumuştum, ama nerede?' diye kendinizi ve çevrenizi şaşırtırsınız.

    '15 Haziran 2015 Pazartesi' - '3 Temmuz 2015 Cuma' tarihleri arasında:

    ABD Merkez Bankası (FED); kendi faizini yüzde 0,25 arttıracak.

    Bu arttırım ile beraber:

    1 Dolar = 58 Lira 92 Kuruş seviyesine yükselecek!

    Herkese ve sevgili Hocama hürmetlerimi iletiyorum...

    YanıtlaSil
  26. Mahfi Bey,

    Kıdem tazminatı hakkındaki görüşünüz nedir?

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayrıntısını bildiğim bir konu değil. Benim uzmanlık alanımın dışında kalıyor.

      Sil
  27. Saygıdeğer Hocam Faiz olgusu için eğer talep enflasyonu yok ise en iyi faiz düşük faizdir diyebilir miyiz? Şayet Talep enflasyonu varsa işler karışır mı?

    YanıtlaSil
  28. Hocam, siz ne dersiniz?

    Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Ekonomi Bakanı, TCMB ile ilgili bir söz söylediği zaman yüzlerinde (genellikle) hinlikle karışık bir değişik tebessüm beliriyor!

    TCMB başkanı ise, kendi basın toplantılarında, ekonomi gazetecileri; 'hükümetten gelen faiz indir baskıları ile ilgili ne söylersiniz?' sorusunu duyduğunda;
    Boynu hafif bükülerek,
    Yüzünde bir acı tebessüm ifadesi ile,
    Kelimelerini pür dikkat seçerek bir kaç saniyelik 'geçiştirici' bir cevap veriyor ve hemen diğer soruyu alıyor.

    Yani her cepheden karşılıklı 'top çevirme' var!

    Hiçbir tarafın birbirine tekme-tokat dalmaya niyeti de yok; çünkü biliyorlar ki eğer tansiyonu daha da yükseltirlerse ekonomi hallaç pamuğu gibi savrulur!

    Sorum şu olacak hocam:

    Yukarıda bahsettiğim cepheler birbirlerine karşı inatla diş bilemeyi, tebessümler saça saça karşılıklı laf çakmayı; 'çocuk oyuncağı' mı zannediyor?

    Koca ülkenin ekonomisi ile ilgili konuştuklarını kendi kulakları duymuyor mu?

    Aynı gemide onlar da yok mu?

    Bu ülkenin önüne sırf şu enflasyon/faiz çekişmesi yüzünden bir 'ekonomik kriz buzdağı' belirirse; filikaya atlayıp gemiden ilk önce kaçacak olan onlar mı?

    Mesela;

    Barack Obama, FOMC ve Janet Yellen hakkında ABD'de, espri mahiyetinde bile olsa, konuşmaya cesaret edebilir mi?

    Obama eğer birileri üzerine şaka yapacaksa; seçeceği kurumlardan biri FOMC (ve Janet Yellen) olur mu?

    'Eehh bee... Janet Yellen;
    Aylardır hem bizim ülkemizi, hem koca dünyayı faizi arttıracağım/faizi arttırmayacağım diye geviş getire getire oyalıyorsun!
    Yükselt artık şu faizleri de rahatlasın herkes!'

    Diyebilir mi?

    Obama; bu derece ciddi bir konuda, hinlik dolu bir yüz ifadesi ile, hovardalık yapabilir mi?

    Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Ekonomi Bakanı'nın, TCMB'nin üzerine bu kadar fazla gitmesini sadece 'faiz indir!' meselesi içinde değerlendiremeyiz diye düşünüyorum!

    Yaklaşan genel seçimlere yönelik bir tür taktik olduğunu da söyleyebilir miyiz hocam?

    "Eeeyyy... benim güzel seçmenim!
    Bak; artık Türkiye'deki her kurum bize biat ediyor!
    TCMB'ye bile istediğim zaman, istediğim dersi verebiliyorum!
    Artık kimse bizim gücümüz karşısında duramaz!
    Yıllardır bizleri 'zenci' olarak hor gördüler! Halbuki biz; 'bu ülkenin zencileri' olmaktan gurur duyuyoruz!
    Eğer 13 yıllık iktidar dönemimizde zor/bela elde ettiğimiz bu başarının bir çırpıda eriyip gitmesini istemiyorsanız;
    Daha fazla güçlenmemizi, bütün Türkiye'nin bize ait olmasını istiyorsanız;
    Partimize oy vermeye devam edin!"

    Propagandası olabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne diyebilirim ki? Bütün tespitler doğru.

      Sil
  29. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  30. Merhaba Hocam,
    Bir mühendis olarak enflasyonun belirli bir değerde örneğin %2-3 gibi olmasının bir ekonomi için en istenen seviye olmasını bir türlü anlayamıyorum.Bunun yerine MB'sı yılbaşında kendisine %15 gibi bir değer belirlese ve bu değeri tutturmak için elinden ne geliyorsa yapsa, örneğin enflasyon düşük çıktığnda gerekirse karşılıksız para bassa ama ne olursa olsun bu değer yıl sonunda tuttursa daha iyi değil mi? Böylece yıl sonunda fiyat istikrarı da bir bakıma sağlanmış olur, herkes elindeki parasının ne kadar değer kaybedeceğini, alacağı reel faizi vs. bilir. Hatta buna uygun olarak döviz kurları için bir alt limit bile belirlenebilir. Sene başında 2TL olan dolar sene sonunda en az 2.30 olacak gibi. Buna uygun olarak piyasada dolar fazlası varsa MB bunu toplayarak yıl sonunda doların en az 2.30 olmasını sağlayabilir. Bu sayede yabancılara verilen reel faiz ile yerlilere verilen reel faiz de birbirine yaklaşır. Gelişmiş ekonomilerde ise resesyon hallerinde deflasyon tehlikesi daha az olur, negatif faiz gibi benim anlayamadığım garip şeyler de yapmak zorunda kalmazlar. Ama gerçek hayatta böyle olmadığına göre herhalde atladığım birşey var. Sizce nerede hata yapıyorum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyon hedeflemesi zaten yapılıyor. Ve hedeflenen enflasyon için MB elinden geleni yapmaya çalışıyor. %15 enflasyon neden iyi değildir? Dış kaynağa ihtiyacınız var, sıcak para da ülkenize geliyor. Yabancıya %15 etrafında dönen bir faiz mi vermek istersiniz, %2-3 etrafında dönen bir faiz mi? Ki Mahfi Beyin defalarca anlattığı gibi, yabancının ülkesinde enflasyon %2 ise yabancıya çok yüksek bir reel faiz veriyor olursunuz. Bu paranızın döviz karşısında aşırı değerlenmesine yol açarak ithalatı ucuz hale getirir, bir de ordan gol yersiniz.


      Dövizi istediğiniz gibi dizginlemek her zaman sizin yani MB elinde olan birşey değildir. Yakın zamandaki örnek Rusya Merkez Bankası.

      Hatanız herşeyi kontrol altında tutabilir düşüncenizde yatıyor. Karşı tarafı yok sayıyor.

      Sil
    2. Her yıl fiyatları % 15 artan bir ekonomi yabancı yatırımcı için ürkütücü olmaz mı? Eğer bütün dünyada enflasyon yüzde 10 - 12 düzeyinde olsa belki o kadar sorun olmaz. Ayrıca TCMB'nin enflasyonu yüzde 15'de tutabilme yeteneği olsa niye bu yeteneğini 5'de ya da 3'de tutmaya yöneltmesin?

      Sil
  31. Bu haber gerçektir!

    Sonucu henüz belli değil.

    *
    CNBC-e'NİN SATIŞI GÜNDEMDE!

    Discovery Communications Inc., Doğuş Grubu ile CNBC-e frekansının alımını görüşüyor. Bloomberg International’da yer alan habere göre Grup, CNBC-e anlaşmasını yenilemeyi düşünmüyor. Bloomberg’in haberine göre Ferit Şahenk’in sahibi olduğu Doğuş Holding, konuyla ilgili bilgi sahibi olan ve detaylar netleşmediği için isimlerinin yayınlanmasını istemeyen üç kişiye göre, 2000 yılında imzalanan anlaşmayı yenilemeyecek ve kanalın frekansına yönelik satış için görüşmeler yapılıyor.

    Doğuş Holding Kurumsal İletişim müdürü Beyza Karaoğlan ve Londra’da bulunan Discovery’nin başkan vekili Michelle Russo görüşmeleri sürdürürken, iki isim de yorum yapmaktan kaçındı. CNBC International’da iletişim departmanı başkan yardımcılığı görevini üstlenen Finola McDonnell da sorulara henüz bir yanıt vermedi.

    http://odatv.com/n.php?n=cnbc-enin-satisi-gundemde-2901151200

    *
    Siz giderseniz biz ne yaparız hocam!

    Yalvarırız bizi aç ve açıkta bırakmayınız!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gücüm oldukça bu blogu ayakta tutmaya devam edeceğim. Ondan ötesini ben bilemem. Sonuçta ben tv de konuklukla yorumculuk arasında bir yerdeyim. Kadrolu eleman durumunda değilim.

      Sil
    2. Hocam, 'CNBC-e'nin satışı' haberini görünce irkildim birden!

      Size bir tavsiyem var hocam.

      Eğer televizyon kapanır, sizin de programınız sona ererse; şu yolu izlemenizi tavsiye ederim:

      'Twitter' isimli mecrayı en mantıklı şekilde kullanan nadir kişilerden birisiniz. (Akademisyenlik vasfınızı pas geçerek söylüyorum.)

      Ek olarak; 'blogger'da açmış olduğunuz blog da, şu bulunmaz nimet 'internet'in nasıl kullanılması gerektiği ile herkese ders veriyor!

      Keşke sizin gibi 'iktisatçılar'a ek olarak; matematik mühendisleri, tıpçılar, bilgisayar mühendisleri, psikologlar, sosyologlar ... da bir blog açıp 'kendine yazıları'nı bütün insanlığa sunsa!

      Hocam,

      Eğer CNBC-e'den sonra televizyonda program yapma imkânınız artık kalmaz ise;

      En yakın zamanda ' www.youtube.com ' da kendinize bir 'channel (kanal)' açmanızı tavsiye ediyorum!

      Bu kanal açma işlemi ücretsiz.

      'Servet Bey'le veya üzerine konuşacağınız gündem maddeleri üzerine uzman konuklarla;
      Üniversitedeki odanızda,
      Sarıyer'de bir parkta,
      Veya şablon aktarımına ihtiyacınız olacaksa; evinizin bir köşesinde hazırladığınız bir masa etrafında, duvarınıza projeksiyonla tablo & grafiklerinizi yansıtarak, masa etrafındaki konuklarınızla, aynen CNBC-e'de her sabah 11'de yaptığınız gibi, 45 dk.'lık veya 1 saatlik videolar hazırlayıp; bunları 'YouTube'daki kanalınıza yükleyebilirsiniz.

      Yükleme işlemi bittiğinde o videonun adresi ekrana gelecek.

      İşte bu adresi ister 'twitter' hesabınız aracılığı ile ister 'blog' sayfanız ile takipçilerinize aktarabilirsiniz.

      BÖYLECE '(M.E.İ.İ.B.F.) MAHFİ EĞİLMEZ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ' ÖĞRENCİLERİ OLARAK BİZLER; DERSLERİNİZİ İŞTAHLA İZLEMEYE DEVAM EDERİZ!

      Böylece aramıza 'ayrılık' girmez!

      YouTube'da kanal açmak ve hatta evinizin bir köşesini orta-hâlli stüdyoya çevirmek için; minimum masrafla bu işlemin nasıl yapılacağını anlatan beş video adresini aşağıya yazıyorum hocam:

      Not #1: Videolar Türkçe ve Türkiye'deki imkânlara göre kanal açma işlemini çok verimli anlatıyor.

      Not #2: Videolarda herhangi bir markanın tanıtımı, reklamı, vb. yapılmamaktadır.
      Sadece 'YouTube yayıncılığı' konusu ile ilgili profesyonel kişiler anlatım yapmaktadır.

      Video #1: YouTube'da yayıncılık için neler gerekli?
      https://www.youtube.com/watch?v=z42Y9k_bhdQ

      Video #2: YouTube yayıncılığında sıkça sorulan sorular
      https://www.youtube.com/watch?v=LuTNBhgbvzM

      Video #3: YouTube'da telif haklarını ihlal etmeden nasıl yayın yapılır?
      https://www.youtube.com/watch?v=1kKTGY35KY8

      Video #4: Video çekimi için mikrofon ve mikser (Amatör ve orta seviye kullanıcılar için tavsiyeler)
      https://www.youtube.com/watch?v=Nd1dI6tSjwE

      Video #5: Video çekimi için aydınlatma sistemleri (Amatör ve orta seviye kullanıcılar için tavsiyeler)
      https://www.youtube.com/watch?v=fvhpGYwMjaE

      Hocam cevabınızı merakla bekliyorum?

      Sil
    3. Çok teşekkürler. Hele bir bakalım neler oluyor? Ben yazmayı daha çok seviyorum. Çünkü yazmak insana daha çok ve daha derin araştırma yapıp sonra paylaşmasına imkan sağlıyor. Ama bu değerli öneriniz için çok teşekkür ederim. Bilmediğim bir şeyi öğrendim.

      Sil
  32. Hocam ; parasal Tabanı Kullanım cephesine göre tanımlarsak dolaşımdaki nakit +serbest rezervler+zorunlu rezervlerden oluşmaktadır .
    Kitapta bu konu ile alakalı şöyle bir cümle vardı; ''Merkez bankası, piyasadan tahvil satın alarak, dolaşımdaki nakit miktarını ve banka rezervlerini arttırabilir. Bu da parasal tabanda artış anlamına gelir. "
    Hocam burada merkez bankasının piyasadan tahvil satın alarak piyasaya verdiği para neticesinde parasal taban artar demekte fakat aklıma yatmayan yer ,merkez bankası piyasaya para vererek dolaşımdaki nakiti artırsada merkez bankasının piyasaya verdiği tutar para basarak değilde bankaların daha önceden kendine yatırdığı zorunlu karşılığı tahvil karşılığında piyasaya sürmesi parasal Tabanı nasıl artıyor ki ;Kullanım cephesinden baktığımda api işlemi ile dolaşımda ki nakit artsada merkez bankasında ki zorunlu rezerv azalmış oluyor .kısacası bir taraf artarken diğer taraf azalmış oluyor parasal taban açısından bir değişiklik göremedim .yanlış düşündüğüm mantık hatası yaptığım yer mi var acaba hocam ?

    2)hocam merkez bankasının api işlemleri yaparak piyasayı fonlaması her zaman parasal Tabanı artırır mı ?yoksa bu piyasayı fonlarken kullandığı kaynağa mı bağlı ? Teşekkür ederim .

    YanıtlaSil
  33. Saygi deger Hocam biraz konu dışı olacak ama bu politikacıların karar verici duruma gelmeden once yazdıkları ve soyledikleri şeyler çok guzel.ama geldikleri zaman isler tersine donuyor. Yani teori ile pratik uymuyor. ornegin basbakan davutoglunun siyasete girmeden once herkes disisleri bakani olmasini istiyordu.sifir sorunla geldi 100sorunla cikti. Simdi adama demediklerini birakmadilar.simdi yarin basbakan olsam sizi direk ekonomi bakani yapardim ama biliyorum ki sizde oraya gelseniz bu guzel yazilarinizla yaptiklariniz birbirini tutmayacak. Aslinda bunu birgun sizi konferansta gorup soylemek istiyordum ama dayanamadim.

    YanıtlaSil
  34. Hep 50 dolar alanı, kurların dalgalanarak yükselmesi olumsuz yönde etkilemez, olsa olsa kendini ifade edememiştir. Bence bu savunmayı yıkmaya çalışmanız beyhude. Konuyu başka bir alandan ele almalısınız.

    İkincisi ise aslında bir Temel fıkrası. Yani bu cümleyi sarfedenin niyeti de önemli.

    Tartıştığınız konu enflasyon ise, bu iki kesim birşekilde ama doğru, ama yanlış kendilerini enflasyondan korumuşlar. Birincisi dolar kurunun yükselmesinden korumuş, diğeri de harcama tutarını sabit tutarak, gittiği yere kadar gezerim tozarım demiş. Suçlayamazsınız ki:) Birincisine değil ama, ikincisine bu durumdan memnun musun diye sorabilirsiniz? Ama vereceği cevap geneli kapsamaz. Yani bir kişiyi ikna etmeye çalışmak, yani mutsuz ol demek boşa bir uğraş.

    Aslında belki verdiğiniz örnekler anlatmaya çalıştığınızı tam ifade eden örnekler değil. Ben sizi ne demek istediğinizi tahmin ediyorum ama bunu siz ifade etmelisiniz.

    YanıtlaSil
  35. Hocam talep enfasyonnda faizi yukseltmek,maliyet enflasyonnda faizi indirmek mi gerekir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maliyet enflasyonunda maliyetin nereden geldiği önemli. Eğer kur artışından geliyorsa tam tersine faizi yükseltmek gerekir (ki kuru düşürelim.)

      Sil
  36. Hocam stagflasyonda faiz politikasi var midir? Yukseltilmeli midir indirilmeli midir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Stgflasyon enflasyon ile büyüyemenin birlikteliğidir. Büyümek için yatırım yapmak yatırım yapmak için de faizi düşürmek gerekir (tabii faiz dışında birçok başka şey de gerekir ama neyse.) Buna karşılık enflasyonu düşürmek için de faizi yükseltmek gerekir. Böyle bir durumda faizi öyle bir yerde tutmak gerekir ki hem yatırım yapılabilsin hem de enflasyon azmasın. Bu, tahmin edebileceğiniz gibi çok zor bir ayar gerektirir. Onun için zaten ekonomi politikası bilimle sanatın bir karşımı olarak tanımlanır.

      Sil
  37. Hocam dediniz ya eximbank ihracatçılara kredi kullandırırken eximbanka bu kaynağı TCMB reeskont kredisi olarak kullandırıyor.şunu çok merak ediyorum; merkez bankası reeskont kredisi kullandırırken yada api işlemleri ile piyasayı fonlarken merkez bankası bu parayı hangi kaynaklardan kullandırıyor ?daha önceden kendine yatırılan zorunlu karşılıklardan mı kullandırıyor ?merkez Bankası'da bulunan kamu kurumları mevduatından mı piyasaya para veriyor yoksa para basımı yoluyla mı bunu hallediyor ?kusura bakmayın tekrar olduysa başka bir yerde cevabına ulaşamadığım için soruyorum .
    Iyi günler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İki türlü de yapabilir. Eğer para arzını artırmanın sonucunda enflasyon yaratacağından korkmuyorsa para basar, eğer bundan korkuyorsa mevcuttan kullandırır. Ama sonuçta her ikisi de kredi olduğu için parasal genişlemeye yol açar.

      Sil
  38. Sayin Hocam, tahmin ettigim gibi faiz indirim karari vaktinden once geldi. Atalar, 'Bir cicekle bahar olmaz' demis. Dolar 2.43'e geldi, fatura tabii ki elektrigi, gazi, benzini ithal eden vatandasa cikti. MB'de onyillarda olusturulmus ekonometrik modeller, yanina yaklasmaya korkacagimiz yerlerden alinmis doktoralara sahip calisanlar, butun bir arastirma butcesi, sonu gelmez ihtimal degerlendirmeleri, kimsenin ulasamayacagi ic-dis veriler bir kenara atildi. Bilinc kazandik, finansal yapinin onemini kavradik derken, carikli erkan-i harbin kucagina mi dustuk? (Not: Carikli erkan-i harb: Birinci Dunya Savasi sirasinda, cephe gerisinde yasayip sagda solda surekli 'Pasa surdan hucum etmeliydi', 'Toplar buradan vurmaliydi' diye savas degerlendirmeleri yaparak halkin moralini bozanlara devletin propaganda dairesinin taktigi ad.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok hoş bir yorum. Blogdaki yeni yazıma (Bilimden Ayrılanı Kurt Kapar) bir göz atın. Aynı yolda yazılmıştır.

      Sil
  39. "Enflasyon Matematiksel Olarak Düşecek" cümlesinde ki "Matematiksel" kelimesinin yerine başka hangi kelime koyulabilir?

    Saygılar.
    o.z.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 'Enflasyon Baz Etkisiyle Düşecek' demek aslında daha doğru ama 'Enflasyon Matematiksel Olarak Düşecek' ifadesi daha anlaşılır.

      Sil
  40. hocam bir sorum var

    bu merkez bankası faizi neden bu kadar gündem oluyor? Piyasadaki faizler piyasa şartlarına göre oluşmuyor mu?

    YanıtlaSil
  41. Sayın Eğilmez,

    İyi günler. Orta ölçekte bir özel bankaya keyfi olarak el konulmasının olası etkilerinin zaten piyasa tarafından satın alındığını, bu nedenle fazla bir etkisinin olmayacağını yukarıdaki yorumlarda belirtmişsiniz ama bu gelişme diğer özel bankaların verecekleri teminat mektuplarını etkilemez mi? Yurt dışındaki bir banka, özel bir banka tarafından verilmiş teminat mektubunu "Git devlet bankasından getir, sizin devletin ne yapacağı belli değil" diyerek geri çevirmez mi? En azından böyle bir risk oluşmaz mı?
    Saygılar...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...