1 Eylül 2015 Salı

Dolar Arttı, Euro Arttı, İhracat Niye Düştü?

Ocak – Ağustos döneminde TL, Dolar karşısında yüzde 27, Euro karşısında yüzde 16 değer kaybetti. Aynı dönemde Türkiye’nin ihracatı yüzde 8,9 azaldı. İhracatta bu tür uzunca süren bir azalma uzun zamandır ilk kez görülüyor. Türkiye’nin ihracatındaki ağırlık önce Euro’ya sonra da Dolara, buna karşılık ithalatında ve finansman maliyetlerindeki ağırlık önce Dolara sonra Euro’ya ait bulunuyor.

Bir ülkenin parası, dış ticaret ilişkisi içinde olduğu ülkelerin paralarına karşı değer kaybederse ihracatçıları, ihraç ettiği mallar karşılığında daha fazla TL elde eder. Yılbaşında Euro/TL kuru 2,85 iken Almanya’ya 100.000 Euro tutarında mal ihraç eden bir ihracatçının eline 285.000 TL geçiyordu. Bugün Euro/TL kuru 3,27. Bugün Almanya’ya 100.000 Euro tutarında mal ihraç eden ihracatçının eline 327.000 TL geçer. Yani aynı malı ihraç eden ihracatı zaman içinde Euro, TL’ye göre değer kazandığında daha çok TL gelir elde etmiş olur. Bu ihracatın yüzde 65’inin ithal mallarla, kalan yüzde 35’lik kısmının yerli mal ve hizmetle yapıldığını ve ithalatın da yine Almanya’dan Euro karşılığı yapıldığını düşünürsek bu ihracatçının TL’nin Euro’ya karşı değer kaybından doğan gerçek kazancını şöyle hesaplayabiliriz: 327.000 – 285.000 = 42.000 TL x % 35 = 14.700 TL.

Bu ihracatçının malını Almanya’ya satarak Euro gelir elde ettiğini, buna karşılık bu malı üretmekte kullandığı yabancı malları Dolar karşılığı ithal ettiğini ve 2015 yılı başında Dolar/TL kurunun 2,30 ve Euro/TL kurunun 2,85 olduğunu varsayalım. Diyelim ki bu ihracatçı 80.500 Dolarlık ithal malını (karşılığı yaklaşık 185.000 TL ediyor) 100.000 TL’lik yerli mal ve hizmet ile birleştirerek 285.000 TL’ye imal ediyor olsun. Bu ürünleri yılbaşında Almanya’ya sattığında (285.000 / 2,85 =) 100.000 Euro elde edecek demektir (ihracatçının kârı bu toplamların içinde varsayılmıştır.)

Şimdi Dolar/TL kurunun 2,92’ye Euro/TL kurunun da 3,27’ye çıktığı durumu ele alalım. Yılbaşından bugüne kadar yurtiçinde enflasyon da yüzde 7 olarak gerçekleşmiş olsun. Bu durumda bu ihracatçı ihraç edeceği malların üretiminde kullanacağı malların ithalatı için 80.500 Dolar ödediğinde kasasından 235.060 TL çıkacaktır (eski kura göre 235.060 – 185.000 = 50.060 TL fazla.) Buna enflasyonla yüzde 7 oranında artarak 107.000 TL olan yerli mal ve hizmetler için ödenen bedeli de eklersek maliyeti (235.060 + 107.000 =) 342.060 TL oluyor demektir. Bu malı 100.000 Euro’ya Almanya’ya sattığında eline geçecek para (100.000 x 3,27 =) 327.000 TL olacaktır. 342.060 TL’ye mal ettiği malları Almanya’ya satan ihracatçı bunun karşılığında 327.000 TL elde etmiş ve zarar etmiştir (ya da kârı içinde varsaydığımız için kârında ciddi düşüş olmuştur.)

TL’nin yabancı paralara karşı değer kaybı bize mutlaka ihracat geliri artışı getirmez. Bize ihracat artışı geliri sağlayacak şey TL’nin Dolara karşı kaybettiği değerden fazlasını Euro’ya karşı kaybetmesidir. Ya da bizim dışımızda oluşacak gelişmelerin Euro/Dolar paritesinin Euro’nun Dolara karşı değer kazanmasına yol açacak şekilde etki yapmasıdır. Ocak – Teemuz arasında ihracatımızdaki düşüş yüzde 9,4 iken Ocak – Ağustos döneminde düşüşün yüzde 8,9’a gerilemiş olmasının yani ihracattaki düşüşün hızının azalmış olmasının nedeni son aylarda Euro/Dolar paritesinin Euro lehine hareketlenmiş olmasıdır.

Euro/Dolar paritesi Euro lehine değişirken “ihracatımızı artırıyoruz” diye övünmek ne kadar yanlışsa tersi olduğunda  “dış gelişmelerden dolayı böyle oluyor” demek de o kadar yanlıştır. Önemli olan kendi paramızı stabil tutabilecek reformları yapabilmektir. Bir atasözümüzde belirtildiği gibi: ‘El parasıyla gerdeğe girilmez.’

173 yorum:

  1. Elinize sağlık Hocam. Ikinci paragraftaki 285.000 Euro ifadesi 285.000 TL olacak.

    YanıtlaSil
  2. 2. paragrafta "285.000 Euro geçiyordu." ifadesi 285.000 TL" olacak sanırım.

    YanıtlaSil
  3. Hocam yazılarınız için teşekkür ederim. Fed çindeki gelişmelerden dolayı faizi erteledi diyorlar. Eğer erteleme açıklaması gelirse dolar 2.85 lere kadar inermi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başka sorunlar var. Bizim iç sorunlarımız giderek artıyor.

      Sil
  4. TİM bugün ağustos ihracat verilerini açıkladı http://www.tim.org.tr/tr/tim-gundem-20.html
    ihracatın ilk 8 ayda kilo bazda %0,8, ağustos'ta ise %11,7 arttığı yazıyor.
    büyüme rakamları açıklanınca "net ihracat büyümeye şu kadar katkı yaptı" derken reel ihracata-ithalata bakıyorsunuz
    büyük kısmı ihraç edilen imalat sanayi üretimindeki değişimlere de reel olarak bakıyorsunuz
    ama iş aylık ithalat-ihracatı geçen yıla göre ölçmeye gelince nominale bakıyorsunuz
    bu ne yaman çelişki hocam?
    (ihraç mal fiyatları düştü bizim için kötü diyorsanız ithal mal fiyatları daha çok düştü)
    "dolar arttı euro attı ihracat niye düştü?" başlığından çok "dolar arttı euro arttı ihracat neden bu kadar az arttı?" başlığı daha doğru olabilir.
    son olarak TÜFE bazlı reel döviz kurunun yılın ilk 7 ayında lehimize değil %2 oranında aleyhimize geliştiğini eklemek lazım. ihracattaki çok sınırlı artış enflasyonu kötü yönetmemiz, merkezin hesaplama tarzıyla reel kuru artırmamız kaynaklı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kusura bakmayin ama (hem MB'yi hem Mahfi Bey'i elestirdiginiz yazim tarzinizdan anladigim kadariyla) o cok savundugunuz hukumetin enflasyon rakamlari yukselmeye baslayinca "ona bakmayin, cekirdege bakin", o da artinca "onu birakin, enerjiden arindirilmisa bakin", kis gelince "mevsimsellikten arindirilmisa bakin", ihracat dusunce "dolar bazinda dustu ama kilo bazinda artti" gibi, istatistiklerin arasindan her seferinde en az bozuk olanini secerek gozumuze sokmaya calismasini elestirmeniz gerekirken ayni elestiriyi alakasiz bir bicimde Mahfi Bey'e yoneltiyorsunuz. Bu kadarina da pes.. Gerci sasiriyor muyuz, kesinlikle hayir, malum trollerin genel hareket tarzi bu.

      Zerrab efendinin altinlari pahada agir kiloda hafifti, Iran'a ambargo kalkip para girisi normale donunce hem ayakkabi kutulari yok oldu, hem ihracat dustu. Ama olsun, onun yerine 10 kamyon patates gondermisiz Gurcistan'a, ihracatimiz kilo bazinda artmis, ne mutlu bize. Hey guzel Allah'im...

      Sil
    2. Sizin üstünüzdeki yazıyı okuyunca gayet normal taraflı olmayan olsa bile pekde bir saldırgan tarafı olmayan ılımlı bir değerlendirme görüyorum oysa siz bakınca "şerefsiz" görüyorsunuz, bir psikoloğa görünün dünya ile bu kadar kavgalı olmak iyi değil. İçeriğe gelince rakamlar yalan söylemez ihracat dolar bazında azaldımı? evet. euro bazında? kabaca aynı hatta biraz arttı bile denebilir. İthalat yaptığımız ülkelerin ithalatları azaldı mı? evet. Bizim onların ihtalatı içindeki payımız arttımı? evet denilebilir. Bu durumda işler olumsuz görünsede rıza hasan vs diyip millete saldırmana gerek yok. işler bu pencereden bakınca dünya geneli düşünüldüğünde olumluya gidiyor (bunun etkisi krizden çıkışta görülecektir).

      Sil
    3. Ekonomide kilo devri. Çok iyi. Ekonomi bilimin temel birimi para birimi değil mi halbuki ? Çok değişik memleket, bir kesime medyla ile sufle yapılıyor,her şeyi o sufle ile açıklıyorlar,istikrar,duble yol,paralel,faiz lobisi... Ama herkese var bir sufle. AB'deki İslamcı akımları Kemalizmle açıklayan bir Türk aydını çıkacak diye çok korkarken, ekonomide kilo devri başlamış bile.

      Sil
  5. hocam çok açıklayıcı olmuş teşeekürler.
    biz hep yanlış biliyormuşuz paranın değer kaybı ihracat gelirini arttırır diye

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bildiğiniz yanlış değil. TL, Euroya karşı değer kaybetse sorun yok ihracatımız artar. Bütün mesele Dolara karşı daha fazla değer kaybetmiş olması.

      Sil
    2. Hocam Gelirin düşmesinde petrol ve emtia fiyatlarının düşmesinin hiç mi etkisi yok bu konuda bir fikir verebilirmisiniz...

      Sil
  6. Hocam ömrünüz boyunca bir kez olsun bir Michael Jackson şarkısını kesintisiz baştan sona dinlediniz mi?

    Dinlediyseniz ve dinlemediyseniz, niçin?

    Bu soruyu, bir bilim insanı, hayatının çok büyük bölümünü bilime ayırarak geçirirken, arada kalan zamanlarda yaptığı ve yapmadığı şeylerden bir tanesini çok merak ettiğim için sordum.

    Umarım Hocam, sorumu bilim dışı bulmazsınız. Çünkü sorum bilimle doğrudan ilişkili. Bakınız: Olasılık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Michael Jackson'un bütün şarkılarını defalarca dinledim. Çoğunu da severim. En sevdiğim şarkısı da Billy Jean'dir.Ben yalnızca bilimle uğraşan bir insanın sıkıcı bir insan olduğunu düşünürüm. Müzikle, sporla (izleyici olarak), sinemayla, edebiyatla yakından ilgiliyim. Yaşamımın her aşamasında bunlarla ilgilendim.

      Sil
    2. Hocam Chopin, Pink Floyd, Michael Jackson... Umarım Kayahan ve Müslüm Gürses de seviyorsunuzdur?

      Sil
    3. Kayahan'ın bestelerini kendi sesinden de ama daha çok Nilüfer'in sesinden severek dinlerim. Arabesk müziği sevmem.

      Sil
  7. Berna Hanım nerede Berna Hanım?

    Kendisi Dolar/TL'de Dolar'ın yükselmesinin işlerine yaradığını söylemişti. Herşey tıkırında, demişti.

    Bugün de aynı şeyi tekrarlıyor mu acaba?

    Kendisinin cevabını sabırsızlıkla bekliyoruz.

    YanıtlaSil
  8. Hocam teşekkür ederiz ...

    YanıtlaSil
  9. Hocam ilk defa bu kadar anlaşılır bir ithalat-ihracat ve euro/dolar kuru analizi okuyorum elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  10. Son aylarda Euro/Dolar kurunun Euro lehine hareketlenmiş olmasının nedeni nedir? Halbuki FED in er yada geç faiz arttırması kesin ve bunun yanı sıra Euro Bölgesi'nde deflasyon nedeniyle QE var. Avrupa Merkez Bankası toplamda 1.1 milyar € piyasaya sürmeye devam ediyorken euro nun dolar karşısında değer kazanması enteresan değil mi? Bunun tek nedeni Yunanistan ile anlaşma sağlanmış olması değilidir herhalde...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tek nedeni Yunanistan değil ama önemli bir katkısı var. Öte yandan Euro bölgesinde enflasyonda yukarı yönlü bir hareket başlamış görünüyor. Canlanma işaretleri geliyor yavaş yavaş. Hatırlarsan ız ABD ekonomisi de atynı havaya girdiğinde USD prim yapmaya başlamıştı. Sonuçta iki tane asıl rezerv para var. Hangisi güçlenirse onun parası değerleniyor. Ya da şöyle de ifade edilebilir hangisi güç kaybederse ötekinin çekiciliği artıyr.

      Sil
    2. Hocam yunanistana ne oldu ? geçen haftalarda yunanistan battı ,AB çöküyor gibi haberler okuyorduk son bir iki haftadır euro yükseldi ve yunanistan hiçbir yerde konuşulmuyor.sebebi nedir ?

      Sil
    3. Çünkü Yunanistan AB'nin dediklerini kabul etti. Yardımları da alacak.

      Sil
  11. Hocam ihracatın düşmesinde ihraç - ithal ettiğimiz ürünlerin esnekliğinin (Marshall–Lerner koşulu) rolü var mı acaba? Çünkü ithal ettiğimiz malların esnekliği (başta enerji olmak üzere) çok düşük.Temmuz ayında dış ticaret açığı 7.03 milyar dolara yükseldi. Bu yazınızın bu dediklerimle bir ilgisi var mı acaba yoksa sadece bana mı çağrıştırdı?...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elbette var. Özellikle bizim malımızı alan ülkelerin ekonomilerinde bozulma ortaya çıktığında bu tür mallara olan talep düşüyor. Yani ihracatımızı düşüren şeyler arasında Euro/USD kurunun Euro aleyhine gelişmiş olmasının etkisinin yanında mallarımızı ithal eden ülkelerin ekonomik durumunun bozuk olması nedeniyle bizim mallara olan talebinin düşmesi de etkili.

      Sil
  12. Merhaba Hocam, TL nin güçlü olması bizi rahatsız eder mi acaba? Güçlü olursa GSYH dolar cinsinden artar fakat,ihracatta rekabet sorunu yaşamaz mıyız?... Mesela biz ister miyiz şu anda dolar 2,4 euro da 3,15 olsun. Bizim işimize gelir mi böyle bir durum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelir. Geçmişte uzun süre Euro/Dolar paritesi 1,30 - 1,40 gibiydi ve bu sizin dediğinize benzer bi,r durumdu. Hem ihracatımız artıyor hem de GSYH'mız büyük görünüyordu. Sanırım o görüntünün sihrine kapılarak bunun sonsuza kadar devam edeceğini sandığımız için yapısal reformlara girişemedik.

      Sil
  13. hocam farazi,hayali ve gerçekte pekte olma olasılığı olmayan bir soruyu sorarak buna verdiğim cevabı izninizle paylaşmak istiyorum. katılmadığınız, eksik bulduğunuz yerleri söylerseniz çok sevinirm.
    bugün türkiyenin kabaca 800milyar $ lık üretim yaptığını düşünürsek,bugün bu üretimi yapan firmalar her biri ürettikleri hizmet ve ürünleri kısa süre içinde 2 katına çıkarmak suretiyle 1.6trilyon $ lık ekonomik büyüklüğe ulaşabilirmiyiz? yada ulaşamamamızın önünde ki engeller neler olabilir?
    kısa süre içinde firmaların üretimlerini ikiye katlayamamasının sebeplerinden biri;1)ürettiği satamama tehlikesi olduğundan yapılan üretimin stoklara gitmesi. stoklar da işletmeler için büyük yük oluşturacağından firmalar ileriye yönelik ürünlerine talebi görmeden üretimlerini ikiye katlamaz.
    2)kaldı ki üretimleri ikiye katlamak büyük yatırımları gerekir.örneğin bugünkü yatırım düzeyimiz %20 ise en azından böyle bir üretim için %30 a çıkarmak gerekir.tasarruflar sabitken yatırımları bu düzeye çıkarmak büyük cari açık vermemizi ve dışardan bu paraları bulmamızı gerektirir. her zaman bu kadar yüksek tutarda cari açığı finanse edemeyeceğimizden ve üretimi ikiye katlamak içinde en az %30 yatırım yapmak gerektiğinden kurlar yükselme eğilimine girecek ve ithalat pahalılaşacaktır buda yatırım malları ve sermaye mallarını ithal edememeyle sonuçlanacaktır. bunun devamında kurların yükselmesi, içerde bir çok mal kura endeksliyken enflasyon ile sonuçlanacak buda stagflasyon olgusu dediğimiz hem fiyatların yükselmesi hemde üretimin düşmesi ile sonuçlanacaktır. yani kısacası yapısal reformları yapmadan yada teknoloji,buluş v.s üretmeden üretimi 2 ye katlamak diye bir durum olamaz.eğer buluş yapılmadan bu işlere girişilirse piyasa kendi dinamiğiyle üretimi 2 ye katlanamayacağını gösterir.
    3)üretimi 2 ye katlayamamanın önündeki bir engelde; kısa dönemde üretimi ne kadar artırırsam o kadar kar yaparım mantığıyla yaklaşmamak gerekir.kısa dönemde azalan verimler yasası sebebiyle bir noktadan sonra üretimin artması karları artırmasından ziyade azaltacaktır.firma marjinal gelirin marjinal maliyete eşit olduğu noktada karını maksimize ettiğinden üretimini sonlandıracaktır.bu noktadan sonraki üretim firmanın karlarını azaltır.bu sebebin etkisi ilede firma üretimi gelişigüzel 2 ye katlamaz. hocam eksik gördüğünüz ,katılmadığınız yada ekleyeceğiniz bir yer var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Bu soruyu daha önce de sormuştunuz. Bir kez daha yanıtlayayım. Evet herkes ürettiğini 2 katına çıkarırsa GSYH'mız da iki katına çıkar. Ama bu ürünleri satacak yer bulamayacağımız için (çünkü arz talebe göre şekillenir) bu kadar bol ürün üretince eskiden sattıklarımızın da fiyatı düşer ve ilk anda 2 katına çıkmış olan GSYH'mız muhtmelen kısa süre sonra eskisin de altına düşer.
      (2) ve (3) için diyecek bir şey yok.

      Sil
  14. Big Mac Endeksi'ne göre şu anda 1$ kaç tl olmalı var mı bilginiz hocam?...

    Teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En son Temmuz ayı Big Mac indeksi var. Bugünkü fiyatlar ve kurlarla hesap yapmak lazım. Çünkü o hesaba göre USD/TL kurunun 2,20 filan olması gerekiyor.

      Sil
    2. Sizce Big Mac indeksinin bizim icin gecerli tarafi kaldi mi? Eti bile ithal ediyoruz. Ronald McDonald gibi yonetici secersek boyle sasirmamak lazim. Diyanetin kurban ucretleri bile yurt disi icin daha ucuz, sanirsiniz Isvicre'de yasiyoruz.

      Sil
  15. Doğkan Aygün1 Eylül 2015 23:01

    hocam genel olarak şunu sormak istiyorum: bankalar hem maliyet avantajından yararlanmak hemde vade açısından uyumsuzluğu gidermek için ve de dışardan alınan borçların vadesi uzun olduğu için dışardan borçlanıp içerde bol bol kredi verme şansına sahiptirler.tabi bununda bir sınırı vardır değil mi hocam? yani her bankanın içerde daha fazla kredi vermek amacıyla dışardan borçlanmasının önünde ne gibi kısıtlar vardır?neden banklar dışardan çok fazla borçlanmayı tercih etmezler? kurlardaki artış riskinden dolayı mı yoksa başka sebeplerde varmı? kısacası bankaların dışardan uzun vadeli borçlanma imkanları varken bu araca sürekli olarak başvurmama sebepleri neler olabilir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dışarıdan borçlanmanın sınırı açık pozisyon limitidir. Dışarıdan ucuza borçlanıp burada daha yüksek faizle kredi vermek akıllıca görünse de kur riski taşır. Diyelim ki bir banka 2015 başında % 5 dolar faizli bir yıllık 100 USD kredi aldı ve bunu 2,30 TL'lik kurdan TL'ye çevirip 230 TL olarak bir yıllık % 15 faizle kredi olarak kullandırdı. Eğer kur hiç değişmezse yıl sonunda bu krediyi faiziyle birlikte 265 TL olarak tahsil edecek ve 2,30'dan Dolara çevirecek eline 115 dolar geçecektir. Bunun 105 Dolarını kendisine kredi veren yabancı bankaya ödeyecek kendisine de 10 dolar kar kalacaktır. Şimdi yılssonunda Dolar TL kurunun 2,92'ye çıktığını düşünelim. Türk bankası eline geçen 265 TL'yi 2,92 kurla dolara çevirince eline 91 Dolar geçecek yabancı bankaya 105 doları ödeyince 14 dolar zarar etmiş olacaktır.
      Kur riski bu mekanizmanın önündeki engeldir.

      Sil
    2. Hocam peki banka, türev ürünlerle bu riskini en baştan sabitleyip , bertaraf edemez mi?

      Sil
  16. Doğkan Aygün1 Eylül 2015 23:02

    sayın hocam izninizle şunu sormak istiyorum; bir önceki yazınızda kurun yükselmesini 3 nedene bağı olduğunu söylediniz.en önemlisi de riskler yükselmiş olduğundan ülkeden döviz çıkışı oluyor yada yeterince döviz girişi olmuyor. yeterince döviz girişi olmaması demekte türkiyeye doğrudan yabancı yatırım ve sıcak paranın önceki dönemlerdeki kadar gelmediği kanısına varıyorum ve bu şekilde yeterince döviz gelmediği için bu sene cari açık az olacak gibi gözüküyor.
    hocam ben şunu merak ediyorum eğer türkiyeye doğrudan yabancı yatırım ve sıcak para ile yeterince döviz gelmiyorsa 3.finansman yöntemi olan dışardan borçlanma yöntemi seçilemez mi yada neden seçilmiyor?dışardan borçlanmak kurlarda düşürücü etki yaratmaz mı? dışardan borçlanmanın tercih edilmemesinin sebebi kurlar yüksek olduğundan ilerde borçlar ödenirken karşılaşılacak olan finansman maliyetlerinin yüksekliğinden dolayı firmalar borçlanmayı tercih etmiyor dersem yanılırmıyım katılmadığınız yada eksik gördüğünüz yer var mı? saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dışarıdan borçlanma yapılıyor. Ama özel kesim borçları artık 300 milyar dolara yakın olduğu için ve her ıl bunun 2/3 ü çevrilmek zorunda olduğu için taze para girişi az oluyor asıl olarak mevcutlar yenileniyor. Eskiden özel sektör borçları bu kadar yüksek değilken cari açıktan daha fazla borçlanılabiliyor o da kurları istikrarlı tutuyordu. Ama şimdi özel kesim borçları çok yükseldiği için eskisi kadar çok dış borç alınamıyor.

      Sil
  17. Doğkan Aygün1 Eylül 2015 23:02

    hocam kurlar döviz arz ve talebinin kesistiği yerde belirleniyor ve burada dengeye geliyor.döviz talebini bir kenera bırakıp döviz arzına odaklanırsak şunu sormak istiyorum; doğrudan yabancı yatırım ve dolaylı yabancı yatırım dediğimiz sıcak para ülkeye döviz girişini artırdığından döviz arzı artar ve döviz arz eğrisini sağa kaydırır. peki aynı şeyi dışardan borçlanmada da söyleyebilirmiyiz?yani dışardan borçlanma artarsa dövzi arzı artarmı yada döviz arz eğrisi sağa kayar mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomi açısından önemli olan arzdır. İster mal satarak isterse borçlanarak olsun döviz girişi artmışsa döviz arzı artmış demektir. İşin borç alacak yönü finansmanı ilgilendirir.

      Sil
  18. Sn.Eğilmez dördüncü paragraf dördüncü satırın hemen başında 185.00 185.000 olmalı sanki. Süper aydınlatıcı bir yazı olmuş. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  19. AYDIN'DA İŞ CİNAYETİ:
    İNŞAATTAN DÜŞEN 16 YAŞINDAKİ ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ!

    Aydın’da beş katlı bir inşaatın en üst katında sıva yaparken dengesini kaybedip zemine düşen 16 yaşındaki Burhan Tutak hayatını kaybetti.

    Olay bugün 10.00 sıralarında, Orta Mahalle 208 Sokak’ta meydana geldi. İnşaat halindeki binanın beşinci katında babası ve ağabeyiyle birlikte alçı sıva yaptığı sırada dengesini kaybederek beton zemine düşen Tutak, olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla Aydın Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tutak buradaki tüm müdahalelere karşın kurtarılamadı.

    1 Eylül 2015
    http://www.diken.com.tr/aydinda-is-cinayeti-insaattan-dusen-16-yasindaki-cocuk-yasamini-yitirdi/

    YanıtlaSil
  20. Hocam ithallatta maliyetler arttı diye bilirmiyiz hocam.

    YanıtlaSil
  21. Hocam bu durumla Marshall-lerner koşulunun da saglanamamasinin payı yok mudur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vardır. Karşı tarafın ekonomik durmunun bozulmasının da etkisi var. Ama bunlar son üç yıldır yaşanan gelişmeler.İhracattaki azalma asıl olarak bu yıl ortaya çıktı. Bunun temel nedeni de Euro/Dolar paritesinin bu yıl terse dönmesidir.

      Sil
  22. hocam, bence özellikle ithalatın yaşanan dalgalı devalüasyona rağmen yavaş azalmasında; kur düzeylerine fazla bağımlı olmayan ve her şartta ithal etmek durumunda olduğumuz kalemlerdeki artışların da etkin olabileceğini düşünmeliyiz!. mesela ülkemizde geliri dolar ve euro üzerinden olan bazı tüketici kesimlerinin tl bazında gelirleri de artmış olduğundan ithal mallara olan taleplerinde azalma olmayabileceğinden yola çıkarsak bunun da etkisiyle ithalat düşüşü yavaşlayabilir ve dış ticaret açığımız beklemediğimiz kadar yüksek seyredebilir dönemsel olarak!. saygılar....

    YanıtlaSil
  23. Hocam iki sorum var izninizle. 1 - 2014 mevduat ve fon toplamı 1 trilyon civarında mi bu doğru bilgi mi 2- mevduat la kredi stoğu arasındaki fark nedir . şimdiden teşekkürler hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2014 mevduat+fon toplamı 1.120 milyar TL dolayında. Aynı tarihte kredi stoku 1.250 milyar TL dolayında. Mevduat/Kredi oranı da % 115. Yani krediler mevduat+fon toplamında yüzde 15 daha fazla.

      Sil
  24. Şimdi bizim için € ne kadar yükselirse yükselsin iyi birş ey midir yani?... $ 3 olsun € 5 böyle bir şeyi ister miyiz? Muhtemelen yanlış düşünüyorumdur,çünkü TL değersiz hale geldikçe GSYH düşüyor.Ama yine de bir sorayım dedim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim için iyi olan Euro/Dolar kurunun 1,30 dolayında olması. Yükseklikler izafi.

      Sil
  25. Hocam maliyetlerdeki ithalat orani ihracat kalemlerinin tumu icin gecerli midir? Ihracatcilarin tumu zarara katlanarak mi ihracat yapiyor su anda? Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır bu bir ortalama tabii. Bir de zarar olması şart değil ama kârlarda düşüş olduğu kesin.

      Sil
  26. Hepinizin bildiği üzere, Dolar'ın ve Euro'nun TL karşısında önlenemez yükseliği nedeniyle, 1 Eylül itibariyle arabaların son kullanıcı satış fiyatlarına zam geldi.

    http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/29943609.asp

    Ve ben her zaman 35.000 TL'lik araba aldığım için bu zam beni etkilemiyor.
    Ve ben her zaman 20 TL'lik kıyma aldığım için et'e gelen zam beni etkilemiyor.
    Ve ben depoya her zaman 30 TL'lik benzin doldurttuğum için akaryakıt'a gelen zam beni etkilemiyor.

    Siz de burada ekonomi, ihracat, ithalat, kendi aranızda geveleyin durun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. peki her seferinde 20 TL karşılığı aynı gramjda mı kıyma alıyorsunuz? 30 TL karşılığı aynı litrede benzin mi tüketiyorsunuz? Siz üzerinize düşeni yapıp harcamalarınızı bütçeniz ölçüsünde sabitlemişsiniz, TCMB de üzerine düşeni yapıp fiyat istikrarını sağlasa o zaman kimsenin gevelemesine gerek kalmaz...

      Sil
    2. olsa olsa şaka yapmıştır kimse bu kadar troll olamaz hatta olmamalı. ciddi ciddi yanıtlamaya gerek yok diye düşünüyorum. hatta yaptığı şakanın birebir aynısı bir fıkra bile var.

      Sil
    3. kardeş 35000tl lik araba kalmadı

      20 lira kıymaya karın doymuyor

      30 tllik benzin seni yarı yolda bırakıyor

      gelirini artırmak için küçük emrah filmlerinde oyna

      Sil
    4. Kim ola ki ekşici...

      Turşucu olmasın o?

      Sil
  27. Hoca. Dolar tl için yıl sonu 3.20 3.30 bandı tahmini idealmidir ?

    YanıtlaSil
  28. hocam çok anlaşılır bir yazı ancak ben bir şeyi anlamadım emtia, ham madde fiyatları doların yükseliş oranından daha fazla düştü ihracatçı yine kazanıyor olması gerekiyor gibi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bunun olumlu etkisi var ama bizdeki % 65'lik ithal oranının yarıdan fazlası ara malı ve sermaye malı için ödeniyor. Onların fiyatı düşmedi tersine arttı.

      Sil
  29. Kaleminize sağlık hocam ..Sizce şu anki piyasada dolara yatırım yapmak için beklemeli mi yoksa , alabidiğimiz kadarıyla dolar mı almalıyız .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Ben yılbaşından beri sürekli olarak dolar arada iniş çıkış yaşasa da yönü genel olarak yukarıdır diyorum. Bundan ötesi sizin bileceğiniz iştir.

      Sil
  30. Mahfi Bey, günaydın.

    İhracatın nominal USD bazda düştüğü şu dönemde TL diğer para birimlerine karşı değer kaybetmeseydi, ihracattaki düşüş çok daha fazla olabilirdi. Yani reel anlamda, miktar bazında düşüşler, pazar kayıpları da yaşayabilirdik.

    Ben sizin bu yazınızda daha çok, önceleri siyasetçilerin hesaben ortaya çıkan olumlu gelişmelerin, reel olumlu gelişme olmuş gibi yansıtılmasından rahatsızlık duyduğunuzu, işlerin tersine döndüğü bu günlerde aynı hesabı şimdi siz kullanarak siyasetçilere gönderme yaptığınızı düşünüyorum :)

    Aslında son paragrafta bunu çok açık bir biçimde yazdınız;
    "Euro/Dolar kuru Euro lehine değişirken “ihracatımızı artırıyoruz” diye övünmek ne kadar yanlışsa tersi olduğunda “dış gelişmelerden dolayı böyle oluyor” demek de o kadar yanlıştır. Önemli olan kendi paramızı stabil tutabilecek reformları yapabilmektir. Bir atasözümüzde belirtildiği gbii: ‘El parasıyla gerdeğe girilmez.’"

    Yalnız burada kendi paramızı stabil tutabilecek reformlar derken, daha önce başka konularda esnek olmaktan bahsetmiştiniz. Paranın neden stabil tutulmasını belki daha fazla açmanız gerekiyor. Gerektiğinde düşürülmeli, gerektiğinde belli bir düzeyde tutulmalı.

    Saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız. Ben aslında yapısal reformları kastediyorum daha çok. Eğer 2004 - 2010 arasında dalga geçmeyip ara malı ve sermaye mallarını burada üretebilecek bir teşvik sistemi uygulasaydık şimdi ithalata ve dolayısıyla dış finansmana daha az bağlı olacaktık. Paranın stabil tutulması kısa dönemli bir konu. Asıl konu uzun dönemde yapısal sorunları çözebilmek.

      Sil
  31. hocam akademik kitaplardan bıktık.Böyle anlasilir yazilara ihtiyacimiz var sadece sitedeki yazilari kitap haline getirseniz halkin ekonomi bilgisi baya artar.Yazilariniz icin tesekkurler

    YanıtlaSil
  32. Hocam yazılarınızı, pek alakası olmayan bir meslek sahibi olarak (elektronik müh.) büyük bir zevkle,notlar alarak takip ediyorum.
    Ayrıca 25.08.2015 tarihli "Ekonomi Öğrencisi İçin Analitik Düşünmeyi Geliştirici Okuma Listesi" yazınızda belirtmiş olduğunuz kitaplardan,ekonomi öğrencisi olmamama rağmen;
    1.Alaeddin Şenel: İlkel Topluluktan Uygar Topluma
    2.Gordon Childe, Kendini Yaratan İnsan
    3.Arthur Conan Doyle, Dörtlerin İmzası
    4.Maria Konnikova, Sherlock Holmes Gibi Düşünmek
    5.Frederic Mishkin. Para Politikası Stratejisi kitaplarını dün gece itibariyle bitirdim.Diğerlerini okumaya devam ediyorum.
    Sanırım verdiğiniz ödevleri zamanında tamamlayacağım.
    Sizden ricam tavsiye edebileceğiniz başka tür kitapları da paylaşırsanız sevinirim.(Bazılarını bulmak zor oluyor olsa da Alaeddin Şenel zor bulunuyor :(...)
    İyi ki varsınız
    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Serdar kardeşim, o kitapları eğer 25 Ağustos tarihinden beri okuduysan 2 Eylül'e kadar sadece 8 gün geçmiş.

      8 günde bu kadar çok sayfayı (5 kitap) tam olarak okumuş olduğunu sanmıyorum.

      Okumuş olsan bile, çok hızlı okumuşsun demektir, bu da kitaplarda anlatılanları hiç anlamadığın anlamına gelir.

      Woody Allen zamanında şunu söylemiş: New York'da hızlı okuma kursuna gidip Savaş ve Barış'ı okudum. Olaylar Rusya'da geçiyordu.

      Umarım sizin okumalarınız da bu hesap değildir.

      Sil
    2. Tabii kimin hangi hızla okuyacağını ben bilemem. Ama bu kitapları okumuş olan birisinin hayata, ekonomiye, sosyal meselelere bakışı oldukça fark edecektir.
      İyi dileklerinize teşekkür ederim.
      Arada bir bu tür listeler vereceğim.

      Sil
    3. Sayın Serdar Saygan yeni kitaplar istemişsiniz.

      Aşağıdaki eserlere zaman kaybetmeden yönelmeniz için ısrar ediyoruz:

      KİTAP: Karakter Aşınması "Yeni Kapitalizmde İşin Kişilik Üzerindeki Etkileri"
      Yazan: Richard Sennett (Sosyolog)
      Çeviren: Barış Yıldırım
      Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
      Adres:
      http://bit.ly/1CkYv08

      KİTAP: İşletme Hastalığına Tutulmuş Toplum "İşletme İdeolojisi, Yönetsel İktidar ve Toplumsal Taciz"
      Yazan: Vincent de Gaulejac (Klinik sosyolog)
      Çeviren: Özge Erbek
      Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
      Adres:
      http://bit.ly/1dX0lOW

      KİTAP: "Borç" İlk 5000 Yıl
      Yazan: David Graeber (Antropolog)
      Çeviren: Muammer Pehlivan
      Yayınevi: Everest Yayınları
      Adres:
      http://www.everestyayinlari.com/tr/kitap.asp?id=1454

      KİTAP: Aylak Sınıfın Teorisi
      Yazan: Thorstein Veblen (İktisatçı ve sosyolog)
      Çevirenler: Zeynep Gültekin & Cumhur Atay
      Yayınevi: Babil Yayınları (İstanbul)

      KİTAP: Asrın Vebası "Narsisizm İlleti"
      Yazanlar: Jean M. Twenge (Psikoloji profesörü) & W. Keith Campbell (Psikoloji profesörü)
      Çeviren: Özlem Yüksel
      Yayınevi: Kaknüs Yayınları
      Adres:
      http://www.kaknus.com.tr/new/index.php?q=tr/node/851

      KİTAP: Prekarya "Yeni Tehlikeli Sınıf"
      Yazan: Guy Standing (Çalışma ekonomisi ve istihdam politikaları üzerinde uzman iktisatçı)
      Çeviren: Ergin Bulut
      Yayınevi: İletişim Yayınları
      Adres:
      http://bit.ly/1LmQPD2

      KİTAP: "Ne Ders Olsa Veririz" Akademisyenin Vasıfsız İşçiye Dönüşümü
      Yazanlar:
      Aslı Vatansever (İstanbul Doğuş Ünv. İnsan ve Toplum biriminde yardımcı doçent)
      Merâl Yalçın (Abant İzzet Baysal Ünv. Sosyal Psikoloji bölümünde yardımcı doçent)
      Yayınevi: İletişim Yayınları
      Adres:
      http://bit.ly/1SApX3z

      KİTAP: Küresel Çarkın Dışında Kalanlar "Tüketim Toplumundaki Yeni Fakirlik"
      Yazan: Kathrin Hartmann (Gazeteci)
      Çeviren: Etem Levent Bakaç
      Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
      Adres:
      http://bit.ly/1LrQ7Bh

      KİTAP: Amerika Birleşik Devletleri Halklarının Tarihi
      Yazan: Howard Zinn (Tarihçi, akademisyen, oyun yazarı, aktivist)
      Çeviren: Sevinç Sayan Özer
      Yayınevi: İmge Kitabevi Yayınları
      Adres:
      http://bit.ly/1ihVmuO

      KİTAP: Aynalar "Neredeyse Evrensel Bir Tarih"
      Yazan: Eduardo Galeano
      Çeviren: Süleyman Doğru
      Yayınevi: Sel Yayıncılık
      Adres:
      http://bit.ly/1FjKyBm

      KİTAP: Dünya Tarihi (4 kitap birlikte)
      Yazan: Susan Wise Bauer (İngiliz dili üzerine akademisyen)
      Çeviren: Mihriban Doğan
      Yayınevi: Say Yayınları
      Adres:
      http://bit.ly/1hTNAra

      KİTAP: Oblomov
      Yazan: İvan Gonçarov
      Çeviren: Sabahattin Eyüboğlu & Erol Güney
      Yayınevi: İş Bankası Yayınları
      Adres:
      http://bit.ly/1UmCSdG

      Sil
    4. Adsız kardeşim tavsiyelerin için teşekkür ederim.Lakin Mahfi Hoca Maria Konnikova'nın kitabını daha öncede tavsiye etmişti.
      Dolayısıyla daha önce okumuştum.Ayrıca Gordon Childe'ın kitabı 168 sayfa ve bir gecede bitiyor.
      Sözüm ona beni yalancı çıkarmak için gayret sarf edeceğine Mahfi Hoca'nın yazılarını en azından Allen gibi okumanı öneririm.
      Kendine ve okuduğum kitaplara iyi bak!

      Sil
    5. Oblomov'u yıllar önce okumuştum. Burada bir kez daha görünce yüzümde bir tebessüm belirdi.

      Oblomov önemli kitaptır, hele hele şu son zamanlarda yaşadıklarımıza bakınca önemi daha da artıyor!

      Eğer birisi Oblomov'u önermişse, önerdiği diğer kitaplar da mutlaka mühimdir. Bu nedenle diğerlerini de okuyacağım.

      Mahfi bey size ne kadar teşekkür etsem azdır böyle bir listeyi bizlerle paylaştığınız için.

      Günleriniz nezih geçsin Mahfi bey...

      Saygılarımı sunarım

      Sil
    6. Yukarıdaki kitaplar için teşekkürler Hocam

      Sil
  33. Mahfi Hocam, cok iyi bir ekonomist oldugundan, aslinda neyi anlatmak istedigini onceden planladigi icin tek bir yone bakip bakis acisini orada sabit tutup konuyu aciklamis.

    Ne var ki, hoca yazi icinde kendisi de acikladigi uzere TL Euro ya gore deger kaybetse sorun olmayacak ihracat artacakti.

    Iktisat boyle degisik bir sosyal bilim. Varsayimlar uzerinden yorum yapmayi cok severiz. Buradaki varsayim, Euro ya karsi TL nin daha az deger kaybetmesi varsayimi.

    Eger TL euro ya karsi istenilen miktarda deger kaybetse bile, ilk once ihracat nominal bazda artis gosterekti. Fakat uzun vadede, doviz fiyatlarindaki artis, hem iceride enflasyonu arttiracagi icin iceriden saglanan hammadde fiyatlarindaki artis hem de ithalata bagli hammadde fiyatlarindaki artis tan dolayi, uretim maliyetlerinin artmasindan ihrac edilen malin uretim maliyetleri artacaktir. Burada uretici malini eski fiyattan satarsa kar lari azalacak, yeni zamli fiyattan satarsa fiyati rekabetini kaybedecegi icin ihracat azalacktir.

    Deem o ki, iktisat ta yorum yaparken bakis acisi cok onemlidir. Varsayimlariniz cok onemlidir. Bunlarin herbirisi onceden tahsim edilmesi bazen cok basit bazen de cok zordur.
    Saygilar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklı olabilirsiniz zaferakay.

      Mahfi Eğilmez çoğu zaman çok bilmiş davranıyor olabilir. Galiba Türkiye içinde twitter üzerinden en çok takipçi sayısına sahip iktisatçı olması sebebiyle kendisinde biraz böbürlenme var gibi, en azından ben böyle görüyorum. Mütevazı olduğu görünümünü vermeye çalışıyor ama dudağının kenarında hafif bir pohpohlanma mutluluğu var ve bu dikkatli gözlerden kaçmıyor.

      Yorumlara verdiği cevaplara bakıyorum, kendisini her zaman haklı göstermeye çalışıyor. Galiba verdiği cevapları takip eden başka eğitimi yüksek iktisatçılar olmadığı için Mahfi Eğilmez'in de hata yapıyor olabileceğini söyleyenler pek gözükmüyor, bu nedenle Mahfi Eğilmez'in her yazdığı doğru kabul ediliyor. Mesela diğer üniversitelerin iktisat bölümlerindeki hocalar, gazeteciler, ekonomiden bilimsel düzeyde anlayan işinsanları, Mahfi Eğilmez'in yorumlara verdiği cevapları okusa, belki yanlışlarını bulup ifşa edebilirler.

      Eğer bilimsel objektiflik yukarıda anlattığım gibi çelişkili bir şeyse, çok tehlikeli sularda yüzüyoruz demektir.

      Bir insan kendine de yazıyor olsa, yazdığı her şeyin doğru olduğu anlamı çıkmaz.

      2+2=5 olduğunu kendimize ve çevremize bir şekilde kabul ettirebiliriz ama dünya kabul etmeyebilir.

      Sil
    2. Kusura bakmayın ama yorumunuza katılmamı asla beklemeyin Mahfi Eğilmez hakkında.

      İstanbul üniversitesi iktisat fakültesini 1.likle bitirmiş, master, doktora ve 20 yıla yakın ekonomi ve işletme tecrübe isine sahip birisi olarak az çok bizim de kendi çapımozda bi ağırlığımoz olduğu varsayımı altında, hocam üstad'tır.

      Ben yorumumda, iktisatta varsayımların ve bakış açısının önemine değinmek istedim . Yoksa kendisinin kariyeri ortadır ve kimseye de rüştünü ispat etmek zorunda değil.

      Zaten iktisatta doğru var mıdır ki ? Birisi diğerinden iktisadı daha iyi biliyor demek mümkün değil. O zaman bütün iktisat profesörleri dünyanın en zengin insanları olmazlar mıydı ?

      Sil
    3. Iktisat ya da herhangibir bilim dali ayni zamanda baktigini dogru gormeyi gerektirir. Euro'nun TL'ye karsi daha fazla deger kaybetmesi olarak bakacaginiza ihracatin ne kadar pariteye bagimli oldugunu gorurseniz problemi anlarsiniz.

      Pariteyi biz kontrol edemeyiz, ama doviz kurunu buyuk oranda biz kontrol edebiliriz. Biz ihracat ya da uretim yapimizi o kadar bozuk insaa ettik ki, bizden bagimsiz bir yapiya kavustu. Burada hata bizde, baskasinda aramamamiz lazim. Ne iktisat biliminde ne de iktisatcilarda.

      Eger siz uretiminizi dogudan alip, susleyip pusleyip, batiya satmak olarak yapilandirirsaniz karsiniza cikan sonuc budur. Ihracat artarken boburlenenler bunu acik acik soylemezler tabi ki. Ama rakamlar ortada, parite dustu, ihracat dustu. Buradaki carpikligi gorebiliyor musunuz once bunu dusunun. Iktisat bilimine gerek yok, insanlar hayatta kalma mucadelesinde nereden para kazanirlarsa oraya yonelirler. Pariteden para kazanmak kolay geldi, insanlarlar uretimi ona sekillendirdi. Cin'de uc bes kurusa dunyanin isini yaptirmak tatli geldi. Simdi ya gene eski usul uretecegiz, ya da gemi su almaya devam edecek.

      Sil
    4. Bence kişilerle uğraşmayın. Fikirlerle, yazılanlarla ve sistemle uğraşın. Adam böbürlenirmiş, mütevazıymış bunlar ikinci planda. Adam ne diyor? Önemli olan odur.
      Bu arada bir yanlışı düzelteyim. Bu bloğun okurları ve izleyicileri arasında son derecede üst düzey iktisatçılar ve akademisyenler de var.

      Sil
    5. Adam önyargılı ve hatta yanlış bilgiler veriyorsa çok tehlikeli, bu nedenle kişiler çok ama çok önemli. Mahfi Eğilmez de bu hatasında ısrar etmese iyi olur. Öyle anlaşılıyor ki, yıllardır hatalı bilgiler verme ihtimaliniz olabilir, diye kendisine ikazlar yapılmadığı için Mahfi Eğilmez kendinden bu kadar emin. Bu çok tehlikeli.

      Daha açık yazalım. Cemil Ertem'in, Yiğit Bulut'un ekonomi ile ilgili iddia ettikleri ve kendilerini doğru görmesi ne kadar tehlikeli ise, Mahfi Eğilmez'in de ekonomi ile ilgili iddia ettikleri ve kendini doğru görmesi o kadar tehlikeli. En başta bu sebeple 'kişilerle uğraşmayın' sözü yersizdir. Unutmayalım ki, iktisatta sistemleri kuran insandır, çünkü iktisat bir sosyal bilimdir, matematiksel bir monolith değildir.

      Türkiye'deki siyasi erkin, ekonomi sahasında yanlışlar yaptığını kabul edelim.

      Bir defa, bir yorumcu 1960-70'lerde yaşanan bir iktisadi olay ile ilgili John Maynard Keynes'in yanlış olduğunu söyleyerek Mahfi Eğilmez'e soru sormuştu. Mahfi Eğilmez, John Maynard Keynes'in 1946'da öldüğünü, 1960-70'lerde yaşanacakları mezardan bilemeyeceğini yazıp konuyu kapattı.

      Doğruyu söylediğini iddia edenler de yanlışsa? Nasıl kendilerinden bu kadar emin olabiliyorlar? Bunun kontrolünü nasıl yapacağız? Nasıl ki Keynes ile ilgili yukarıdakileri söyleyebiliyorsunuz, bu sitede yazdıklarınızla kendinize doğruluk payesini bu kadar emin nasıl verebiliyorsunuz?

      Eğer bu sitede Mahfi Eğilmez'in yorumlara cevaplarını takip eden üst düzey iktisatçılar ve akademisyenler varsa, biraz vakit ayırıp görüşlerini yazmalarını çok isteriz.

      Bu konuya niçin bu kadar ehemmiyet verdik daha iyi anlamanız için şunları öneririz:

      Richard Feynman'ın şu uyarısı unutulmamalıdır:

      Uyarının kısa hali: http://tools.jiscinfonet.ac.uk/downloads/lsd/feynman.pdf

      Uyarının tam hali: http://quanta-gaia.org/reviews/books/FeymanJoking.html

      Sil
    6. Hocam merhaba parite denen şey ile kur denen şeyi lütfen açıklar mısınız? Mesela bazıları Dolar TL paritesi diyor bazıları Dolar TL kuru diyor? Bu ikisi aynı şey mi, yoksa kelimeler yanlış yerlere konularak mı söyleniyor? Kafam karıştı.

      Sil
    7. mahfi hocam, ben de Anadolu üniversitesi işletme fakültesini iyi bir dereceyle bitirmiş ve iktisadı mümkün olduğunca takip eden ve yorumlayan bir vatandaşım!. bu blogda bazı arkadaşlar sizi, daha doğrusu sizin iktisadi yorumlarınıza katılmayabiliyor. ben de naçizane faiz konusunda mesela sizin yorumunuza pek katılamıyorum. özellikle de ülkemizdeki enflasyon yükselişi konusunda!. ben kur artışlarının enflasyonu yükselttiğine katılmakla beraber faizinde özellikle paraya ulaşmanın maliyeti olduğundan mutlak şekilde enflasyonu artı yönde beslediğini düşünüyorum.yani bugün sert faiz yükselişi yapsak ve kurlar yeniden aşağı yönlü olsa bu defada kısa zaman sonra faiz etkisiyle yeniden enflasyonist baskı artışı olacaktır!. saygılar hocam......

      Sil
    8. Parite de kur da aynı şeydir. Bazen farklı anlamlar yüklenebiliyor ama özünde aynı şeydir.

      Sil
    9. Evet tabii herkesin görüşü aynı olacak diye bir şey yok. Ama faiz konusunda nasıl ki TCMB Ocak 2014'de ciddi bir artış yapmak zorunda kaldıysa biraz daha gecikirse (ki gecikecek gibi görünüyor) benzer bir artış yapmak zorunda kalacak.Umarım yanılırım.

      Sil
    10. Peki Hocam 15.49 daki aradaşımız Pariteyi biz kontrol edemeyiz, ama doviz kurunu buyuk oranda biz kontrol edebiliriz. derken küçük bir kelime hatası mı yapmış?

      Bu cümleyi nasıl düzeltebiliriz?

      TCMB'nin dolar basmasının bilime aykırı olduğunu bildiğimize göre, şöyle düzeltebilir miyiz?

      "Serbest piyasa koşullarına göre normal şartlar altında, hiçbir ülkede sınırları içindeki döviz miktarını istediği seviyeye yükseltip istediği seviyeye indirecek bir tek karar mekanizması yoktur. Merkez Bankalarının asli görevi fiyat istikrarı olduğundan, gerektiğinde faiz indirip ve gerektiğinde faiz yükselterek, döviz kurunu (veya döviz paritesini) istikrarlı sınırlar içinde tutmaya gayret ederler. Fakat tek başlarına bunu yapamazlar, siyasi alanın, enflasyonun yükselmemesi için yapısal önlemler alarak Merkez Bankalarına destek olması gerekir."

      Hocam, açıklamam yanlış ve eksikse, lütfen dişe dokunur açıklamayı siz yazar mısınız? (Öğrenci değilim, sınav sorusu değil, kurum sınavı sorusu da değil. Müsterih olunuz Hocam.)

      Sil
    11. Hocam kur tdk sozlugunde 'yabanci para birimlerinin ulusal para cinsinden degeri', parite ise 'iki ulke parasinin karsilikli degeri' olarak geciyor. Ek bilgi olarak parite icin capraz kur da kullaniliyor.

      Sil
    12. Evet bizde kur ile parite arasında böyle bir ayrım var. Ben de bu yazdığınıza uyarak metinde düzeltme yaptım. Ama aslında bir fark yok. Yani USD/TL ilişkisi de bir parite ya da kur USD/Euro ilişkisi de. Parite eşitlik demek.

      Sil
    13. Gene (eur/usd) parite ve kur kullanarak aciklamanizi derinlestireyim musadenizle. Bir ulkenin merkez bankasi, pratikte dediginiz gibi kuru kendisi tayin edemez. Yorumumda buyuk oranda dememin sebebi kurun artisi ya da azalisi belirli sinirlar icinde MB'nin ve ayrica tabi ki Hukumetin politikalariyla sekillenmesiydi. Zaten diger etkiler, kara para girisi cikisi, kayit disi ekonomi, spekulatif etkiler vs. baska konular.

      Bir ulke olarak doviz kurunu mali politika ile tuketimi, uretimi dolayisiyla ihracati ve ithalati etkileyerek dengeleyebilirsiniz. Ya da bahsettiginiz gibi para politikasi ile kontrol etmeniz mumkundur. Burada siyasi alanin dediginiz gibi onemi cok buyuktur. Hukumet mali politikasiyla, ozellestirmelerle kuru en az MB kadar etkileme gucune sahiptir. Cunku dediginiz gibi kuru sadece MB belirleyemez. Para politikasi onemli bir aractir kisa donemde etkisi mali politikalardan cok daha yuksektir, ama esas arac mali politikalar olmalidir. Aksi halde MB hem fiyat istikrarini hem kuru kontrol edemez. Ben bugun kurun "yuksek" olmasinda en buyuk sorumlulugun hukumette oldugunu dusunuyorum, MB'yi hedefe koyarak hedef saptirmaya calisildigini dusunuyorum, hocam katilir mi bilemem. Yapisal onlemler daha cok saglikli buyume icin atilacak adimlardir, onlarin etkileri haliyle kura etki eder. Bir noktaya daha deginelim, kurun her zaman yukselmesi kotu degildir. Kuru yuksek tutmak da bir politika tercihidir (ornekleri yakin tarihte Cin'de ve Japonya'da gorulebilir, kur savaslari olarak daha detayli incelenebilir), orta ve uzun vadede diger yapisal reformlarla, duzgun tesvik ve desteklerle uretim yapinizi iyi noktalara getirmenize yardimci olur.

      Parite sizden bagimsiz diger ulke MB'lerinin kararlari ile degisir. Cin renminbiyi devalue eder siz seyredersiniz. Yunanistan mizikcilik yapar euronin degerinin bir anda pul oldugunu gorursunuz. FED'in normallesmesi icin yol haritasi hazirlarsiniz ama bir taraftan da AMB'nin anormallesmesi aglayarak izlersiniz. Ekonomi haberleri muhabirleriniz bir anda dis haberler muhabirlerine donusur. Gun boyu orada ne olmus, burada ne olmus anlatmaya baslar, esnaf bile Yellen'in agzina bakar.

      Dolayisiyla eger buyumenizi surdurulebilir kilmak istiyorsaniz, uretim ve ihracat, ithalat yapinizi kendi kontrol edebileceginiz sekilde olusturmalisiniz. Eger ihracatiniz pariteden besleniyorsa tedbirinizi almaniz gerekir cunku pariteyi siz kontrol edemezsiniz, eger dis ticaretiniz tek bir urun grubuna, ya da tek bir bolgeye bagli ise, bu da buyuk risk olusturur urun cesitliligini ve ulke cesitliligini saglamaniz gerekir. Eger ithalatiniz petrol, dogalgaz gibi sizin uretmenizin mumkun olmadigi urunlere bagli ise, yenilenebilir enerji gibi, alternatif yakitlar gibi alanlara yatirim yapmaniz gerekir vb. vb.

      Aksi halde bir akintiyla bir tarafa, bir akintiyla diger tarafa savrulur durursunuz. Duz akintida dumenin basindaki usta olur, ters akintidaki karne edebiyatinin mahkumu olur.

      Sil
    14. Bazı noktalara katılmasam da geneline katılıyorum. Katkınız için teşekkür ederim.

      Sil
  34. hocam Moodys 'in yıl sonunda öngördüğü cari açık tutarı 37 milyar$ dır. 2013 yılında cari açığın 65 milyar$ 2014 yılında da cari açığın 45 milyar$ olduğunu hatırlarsak bu sene vereceğimiz cari açık tutarı diğer yıllara nazaran çok düşük olacak gibi gözükmektedir. bunun başlıca sebebinin türkiyeye çeşitli sebeplerle giren doğrudan yabancı yatırım, sıcak para ve artan risklerden dolayı borçlanmanın zor olması sebebiyle bu seneki cari açığın diğer yıllara nispeten az olacağını düşünüyorum.
    yabancı sermayenin ülkemizi tercih etmemesinin sonucu olarakta kurlar yükselmektedir.eğer doğrudan yabancı yatırım,sıcak para geçen yıllardaki kadar ülkemize giriş yapsaydı ve de daha fazla borçlanabilseydik hem kurlar baskı altına alınmış olur hemde daha fazla cari açık verilmemiz sağlanırdı. kısacası bu sene daha az cari açık vermemizin ve kurların yükselmesinin ana sebebi sermayenin ülkemizi tercih etmemesidir şeklinde düşünüyorum katılırmısınız sayın hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Moody's in hesabının doğru olmadığını düşünüyorum.
      2014 yılı GSYH'sı 1.750 milyar TL
      2015'de % 3 büyüme % 7 enflasyon olsa 2015 GSYH'sı nominal olarak 1.750 x 1,10 = 1.925 milyar TL eder.
      2015 yılbaşı USD kuru 2,30 idi yılsonu 3,0 olsa ortalaması 2,65 eder.
      Buna göre 2015 GSYH'sı 1.925 / 2,65 = 726 milyar USD eder.
      Cari açık 37 milyar dolar olsa 37 / 726 = % 5,1 eder.
      Ki bence cari açık 37 milyar USD'nin üzerinde olur.

      Sil
    2. Sayet kurlar 'baski altina alinmis' olabilseydi cari acik da artacakti. Turkiye'nin cari acik kanayan yarasidir, simdiye kadar dogru duzgun bir tedbir alinmadigi icin (yapisal reform da deniyor) cari acigi azaltan tek sey kurlarin yuksek olmasi. Kur yukseliyor, ticaret hacmi azaliyor, ticari islemler dengesinin cari aciga yaptigi katki azalinca cari acik dusuyor. Ekonomi canlandiginda gene ayni hikaye.

      Bu rakamin GSYIH oranina bakarsaniz son on yilda kriz sonrasi bozulma disinda degisen bir sey olmadigini gorursunuz. Ustune ustuk bir de bu rakami dusuren etkenin 'nereden geldigi belli ol(a)mayan' rekor miktardaki parayi hesaba katmaniz gerekiyor. GSYIH orani nominal olarak cari acik rakamindan daha dogru bir istatistiktir, zira gecen sene icin bizim 45 milyar fazla ABD'nin 450 milyar acigi gorece cok daha iyi bir cari acik rakamidir. Cunku ABD'nin cari acigin, GSYIH orani -2.5% iken bizin -5.7'dir. Burada ABD'nin dunyanin cesitli ulkelerine inanilmaz olculerde nakti yardim ve bagis yaptigini da goze alirsaniz bizdeki durumun hic parlak olmadigini gorursunuz.

      Sil
  35. Türkiye'de reel faizler Rusya'dan yüksek olmasına rağmen tahvil sahipleri tarafından hala yeterince yüksek görülmemesinin nedeni nedir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Turkiye'den hem kredi notu hem reel faizi daha yuksek olan ulkeler var. Hem de baya var. Iki ulke yakin diye sadece ikisi arasinda tercih yapmak zorunda degil "yatirimcilar" sonucta dunyanin her yerine ayni ofisten ulasiyorlar.

      Sil
    2. Rusya'nın doğal gazı var.

      Sil
    3. hee he 365 milyar dolar +cari fazla olabilir mi ?

      Sil
  36. Hocam merhaba. Bu yazı sanki ihracatçının karı veya kar marjının neden azaldığı anlatan bir yazı olmuş ,oysaki başlık ihracat niye düştü şeklinde.Euro artarken ihracatın düşme sebebi miktarsal azalma değilmidir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle haklısın

      Sil
    2. Sebebi ihracatin esnekliginin olmasi gerektigi gibi kura degil pariteye bagli olmasi. Miktarda olan azalma muhtemelen global olarak kurlarin asiri oynak olmasindan, insanlar siparislerini erteliyorlar oynaklik gecsin diye.

      Sil
    3. Kâr düşünce ihraç edilen miktar da azalıyor.

      Sil
  37. İtlahatçı ''senin ülkende kur yükseldi, fiyatı düşür bakalım'' diyebilir mi hocam? Pratikte oluyor mu böyle şeyler?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1 USD = 2,30 TL iken ABD'ye 100 adet x malı satan ihracatçı 1 USD = 2,92 TL olunca daha çok kazanacağını görüp daha çok mal satmak isteyebilir. Ama mesele ABD'de o malı 100 adetin üzerinde almak isteyen olur mu? İşte bunu sağlamak için ihracatçı satış fiyatını düşürerek örneğin 100 adet yerine 120 adet satmayı hedefleyebilir.

      Sil
  38. tim başkanı diyorki türk lirası ihracat geçen seneye göre yüzde 10 küsür arttı.ihracatçının üretici enflasyonu da yüzde 4 küsür arttı.arada yüzde 6 fark var.dış piyasaların canlı olmadığı ortamda fena değil diyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne desin adamcağız. Yıllarca ihracatı artırdık diye anlattılar. Oysa ihracat artışı Euro / USD paritesinin Euro lehine yükselmesinden kaynaklanıyordu.

      Sil
  39. İbrahim Halil Çanakçı'nın şaibeli bir geçmişe sahip olduğu ile ilgili bir takım iddialar var. Sizin de bir Hazine eski müsteşarı olarak konuyla ilgili görüşleriniz nedir?

    http://odatv.com/imf-turkiye-sayesinde-islm-kalkinma-bankasina-sizdi-0209151200.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herhangi bir bilgim yok, dolayısıyla görüşüm de yok.

      Sil
  40. Hocam parasal gevşeme nedir tam olarak ve ne işe yarar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Parasal gevşeme ya da parasal genişleme için şu yazıma bakın: http://www.mahfiegilmez.com/2012/09/parasal-genisleme.html

      Sil
  41. Hocam bilgiler için teşekkürler. Sıkı bir takipçiniz oldum. Bazen iş yoğunluğundan okumayı aksatsam da, sonra toplu bir şekilde okuyorum. Tüm mesajlara cevap yazmanızı da takdir etmenin ötesinde nasıl ifade edebilirim bilmiyorum.

    YanıtlaSil
  42. Hocam sizce Rusya önümüzdeki aylarda Ruble'yi devaule eder mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu anda tam olarak böyle bir ihtiyaç görünmüyor. Ama dünya ve konjonktür öyle hızlı değişiyor ki önümüzdeki ayları bırakın gelecek haftayı tahmin etmek mümkün görünmüyor.

      Sil
  43. Hocam, yazınız için teşekkürler. Ancak bir istirhamım olacak. Benim bildiğim kadarıyla imalat sanayiinde Malzeme maliyetleri genelde toplam maliyetin %40'ına tekabul ediyor (ortalama, şirketten sirkete değişir tabii ki). Siz hedabınızda %65'ten yola çıkmışsınız, yurtiçindeki maliyetleri malzeme maliyeti saymaz isek ve kullanılan malzemelerin hepsinin ithal olduğunu varsayarsak. (Öyle varsaymadığımız takdirde malzeme maliyetlerinin toplam maliyetlerdeki payı çok daha yüksek olacak).

    Malzeme maliyetlerinin payı hesabınızda hangi sebeplerden dolayı bu kadar yüksek?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Bunu ayrıca bir hesaplamak lazım. Ama % 65 bunların bir bölümünü kapsıyor.

      Sil
    2. Hesapladım. Yine zarar ediyor. Benim anlamadığım yurtdışı borçlanmanın neden dolar üzerinden yapıldığıdır. Acaba carry trade'mi çoğu? Çünkü Euro geliri olan bir ihracatçının Dolar üzerinden borçlanması saçma geliyor bana; çifte kur riskine giriyor.
      Acaba yurtdışı borçlanmanın çoğu yurtiçinde TL'ye çevirilip TL bazlı kredi olarak mı yansıyor reel ekonomiye? Malum dolar bazlı düşük faizli kredi alıp TL'ye çevirip daha yüksek faizle kredi vermek, geçtiğimiz yıllarda TL'nin değerli kalmasından dolayı cazip gözüküyor.

      BIS: "At end-September 2014, credit in US dollars to non-bank borrowers outside the United States totalled $9.2 trillion, an increase of 9.2% over a year earlier."
      http://www.bis.org/statistics/gli/gli_feb15.pdf

      (Evet, iktisatta interest rate parity prensibi vardır, ama dünya çapındaki dolar carry trade'leri bunun işlemediğini gösteriyor.)

      Sil
  44. Hocam en rağbet gören haber sitelerine bile girdiğimizde hönt diye, zampatana diye 10 DAKİKADA FOREX ÖĞRENMEK İSTER MİSİNİZ? ÖYLEYSE ÜCRETSİZ E-KİTABIMIZI İNDİRİN diye türlü reklamlar çıkıyor. Bu en çok ziyaret edilen haber siteleri bile site içi normal reklam gelirleriyle ayakta duramaz, FOREX reklamları almaya başlamışlarsa, biz çoktan ekonomik krize girmişiz ama çıkıp yazar kasa atacak adam yok!

    İndirelim mi Hocam bu e-kitapları? Yoksa bütün bunlar para tuzağı mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben incelemedim bilmiyorum. Ama size önerim piyasadan bir forex kitabı alıp bakın.

      Sil
    2. Bu ülkede Forex dolandırıcılıktan başka bir şey değil. Çoğunlukla paranız suyunu çeker hem de 100x kaldıraçla vb çalışıyorsanız üstüne bir de dünya kadar borca girersiniz. Piyasayı doğru izleyecek bilgi ve deneyim gerek ama piyasa sizi soyacak adam dolu olunca gidip poker ya da blackjack vb oynayın, aynı hesaba gelir.

      İ.İ.

      Sil
  45. Mahfi bey euro ve dolar dışında başka para birimlerinde de tahminde bulunuyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır ben Euro'yu da zaten Dolar üzerinden tahmin ediyorum.

      Sil
  46. Fiili olarak gazeteleri elinize alıp günlük olarak takip ediyor musunuz? Köşe yazarı takip etmek gibi bir özelliğiniz de var mı?

    İnternetin yaygınlaşması nedeniyle artık fiziki gazete almaktan vazgeçtiniz mi?

    Yabancı gazete alıyor musunuz? The New York Times, The Washington Post, The Guardian gibi gazeteleri alıyor musunuz?

    The Economist'e üye olduğunuzu söylemiştiniz. Sitesine mi üyesiniz, yoksa dergi fiziki olarak evinize mi postalanıyor?

    Son sorum, İngilizce kitaplar okuduğunuzu artık biliyoruz. Bunlara ulaşmak İstanbul'da bile çok zor. İstanbul'da müdavimi olduğunuz bir kitabevi var da, istediğiniz İngilizce kitapları onlara söylüyorsunuz, onlarda size getiriyorlar mı? Yoksa, internet üzerinden (amazon.com gibi) kendiniz mi sipariş veriyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gazeteleri hızla gözden geçiriyorum. Yabancı gazete almıyorum. The Economist alıyorum.
      Ben kitapları internet üzerinden alıyorum.

      Sil
  47. Hocam ülkede yaşananlara bakınca üzüldüğünüze eminim!

    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/29966881.asp

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üzülmemek mümkün mü? Şu resme bakıp da kahrolmamak mümkün mü?

      Sil
  48. Birakalim fedi dolari sunu bunu nasil Guney kore ya da finlandiya olacagiz ona bakalim. Geldigimiz nokta ortada toplumsal huzuru kacmis bir ulke korkunc bir kalabalik kitle ne yapacagini kendini tanimayan kendine guveni 0 olan 25 yasinda bile nereye gidecegini odaklanacagini bilmeyene bir mezunlar ulkesi 10 senedir %2 ye inmeyen %8 enflasyon 70 senedir cari acik problemi hala lukus arabalarla akilli telefonlarla fiyaka selfileri ucuz korkak bir insana kendine guven vermeyen bir egitim siyasasi. Cahaletin sov yaptigi gundelik hayat. Bu nasil olacak nasil uretim ulkesi olacak da bu ucuz lumpenliklerden kurtulacagiz nasil ileri tekniloloji uretecegiz urettigimizi adilc paylasacagiz ???????????????????

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapısal reformlar diyeceğim ama artık ben söylemekten siz dinlemekten bıktık. Ne yazık ki başka yolu yok.

      Sil
  49. Siz olmasaydınız, iktisat okuduğum için hayatım boyunca pişmanlık duyacaktım... İyi ki varsınız. Hocam uzun süredir işsiz olduğum için alternatif yollar aramaya başladım. Forex piyasasını önerir misiniz? Gerçekten ortalama ekonomi bilgisiyle bir kişi başarılı olabilir mi forexte?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estağfurullah.
      Her alanda başarılı olabilirsiniz. Yeter ki o alana girmeden önce gerekli altyapıyı tamamlayın. Bence iyi bir kitap alıp çalışın sonra da bilerek girin o işe. Başarılı olmamanız için hiçbir neden yok.

      Sil
  50. Çok anlaşılır,ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
  51. Hocam yazınız için teşekkürler.
    Hocam yazılarınızın hepsini okumaya calisiyorum. Ekonomi okumadım. İngilizce öğretmeniyim. Yazılarınızdan da anladigim kadarıyla, buyuyemedigimiz için (buna da sevinir olduk) ve petrol fiyatlarının da düşük gitmesiyle cari acıgımizda nispi bir düşüş var. İlerleyen dönemde petrol fiyatlarının artması durumu olursa (70-80 dolar arası gibi), zor bulunacak olan doları da düşündüğümüzde ekonomimiz bundan çok kötü etkilenir mi?
    Buna şimdiden önlem almak için , ve iç piyasayı da canlandırmak amacıyla her alanda devletin de çok güçlü destek olacağı bir yalıtım( konutlarda, işyerlerinde, kamu binalarinda vb) ve elektrik ve yakıt tasarrufu seferberliği faydalı olmaz mı?
    Şimdiden teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet kesinlikle çok olumsuz etkilenir.
      Faydalı olur tabii. Gereksiz yere yitirilen enerjinin maliyeti oldukça yüksek. Ama bu tür tasarrufları topluma yayabilmek için önce devleti yönetenlerin tasarruf yapması lazım. Cumhurbaşkanlığı sarayı ışıl ışıl yanarken böyle bir çağrı yaparsanız faydalı olur mu? İnsanlar bunu dinlerler mi?

      Sil
  52. hocam selamlar. türkiye tam anlamıyla çöküş içine girmiş gibi. türkiyenin dışarı ihraç ettiği mallar düşük maliyetli. ithal ettikleri ise yüksek maliyetli maalesef. inşaat a dayalı bir sistem var. iyi etin kilosu 40 lira olmuş. insanlar çok fazla çalışıp çok az kazanıyor. neredeyse çoğu tatil bile yapamıyor. bu kısır döngü nasıl yenilir. inanın çok üzücü bir durum bir ülke için. sizin fikrinizi çok merak ediyorum. teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bunu uzun süredir dile getiriyorum. Türkiye, yapısal reformları yapmadığı sürece, günü kurtarma politikalarıyla uğraştığı sürece bu kısır döngüden geçici olarak çıkar, sonra tekrar girer.

      Sil
  53. cok tesekkurler Hocam. yazilarinizi cok ciddi takip ediyor, okuyor, uzerinde dusunuyor sonra altta gelen sorulari ve cevaplari buyuk keyifle okuyor mutlu oluyorum sayenizde birseyler ogrendigimden. sonuc olarak problemlerin cozumu icin egitimde reform ve ekonomide yapisal reformlar diyorsunuz. ama bu benim gorevim degil devletin gorevi. peki Hocam ulusca ileri gidebilmemiz icin bana dusen gorev nedir? meslegim "canlandirma sanatcisi" tekrar tesekkurler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mesleğin,z dışındaki konularla ciddi biçimde ilgilenmeniz bu işlere kafa yormanız bir entelektüel olarak ülke sorunlarıyla ilgilenmeniz bence üzerinize düşen görevi yaptığınızı gösteriyor. Keşke herkes sizin kadar kendi işi dışındaki konularla en azından hobi olarak ilgilense. Çünkü o zman bizi yönetecek doğru insanları bulmamız, hatta o insanların siyasete girerek ülkeyi daha iyi yönetmesini sağlamamız mümkün olabilir.

      Sil
  54. Sn.Eğilmez TL dolar ve yuroya karşı değer kaybettikçe Yuro/Dolar paritesi sabit kalır mı yoksa 1'e doğru yakınsar mı ? Kuramda ne olur ? Bana oranın bire yakınsması gerek gibi geliyor TL değer baybettikçe. Saygılarımla. Tamamen amatör bir sorudur,aslında keramet yoktur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Euro/Dolar paritesi TL'den bağımsız belirleniyor. TL'nin bu paralara karşı değeri de bu pariteye göre ortaya çıkıyor.

      Sil
  55. Sayın Mahfi Bey,

    De-dollarization hakkında bir başlık açıp bizleri bilgilendirebilirmisiniz?

    Söylenti göre Rusya ve Çin bunun ilk adımlarını atmış bulunuyorlar ve bu ^trend^ diğer ülkelerde sıçrama?

    İlginiz için teşekkürlerimi sunarım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bakacağım. Henüz böyle bir gelişme yok, daha çok tehditvari sözler var ama yine de bir bakacağım.

      Sil
  56. Hocam ülkedeki olumsuz tutumların artması spekülatif atakları artırdı. Dolar psikolojik sınır olan 3 TL ye yaklaştı ve artarak aşması da muhtemel. Krizin çıkması muhtemel beklenti bu durumda. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz krizden korunmamız derinleşememiş finansal piyasalarımız sayesinde minimuma indirilebilir mi ? Merkez Bankasının rezervleri bu dönemde piyasaya sürmesi piyasanın tedirginliğini azaltabilir mi? Zorunlu karşılık dolar oranı düşürülmesi kur baskısını kırabilir mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mesele yalnızca olumsuz tutumlar değil. Bakın Türkiye son 6 yılda kişi başına gelirini artıramıyor. yani orta gelir tuzağında bulunuyor. Bu yıl 10 bin USD lik kişi başına gelirden 9300 - 9500 USD düzeyine gerileyeceğiz. Yani ekonomi son iki yıla kadar patinaj yapıyordu son iki yıldır geriye kayıyor. Artık bizim sorunumuz faizi artırmak, para politikasını düzgün uygulamak gibi konuları çoktan aştı.

      Sil
    2. Hocam marshall lerner endeksi gerçek hayatta var mıdır? Varsa neden ülkemizde tersi işliyor. Tüketim eğilimini ithalattan uzaklaştırmak mümkün mü? Ülkemizde ithal ikameci bi üretim bandı sağlanabilir mi ? Ülkemizin resesyon durumunda olduğunu düşünüyorum. Sizce ülkemiz bu depresyonu atlatabilecek kapasitede mi ?

      Sil
  57. Hocam Sizce bu haber doğru mudur ? Bu kadar kısa zamanda 2.85'i görür mü ? Bu kadar kritik mi durumumuz ?

    http://www.radikal.com.tr/ekonomi/dolarla_ilgili_cok_kritik_tahmin-1426417

    ABD'li yatırım bankası Morgan Stanley, doların Türk Lirası karşısında önümüzdeki önemde önce 3 lira, 2016 ikinci çeyreğinde ise 3,85 liraya kadar yükseleceğini öngördü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu bir tahmin. Hangi varsayımları kullandıklarını bilmeden bir şey diyemem.

      Sil
    2. Verdiginiz radikal baglantisinad su anda 3.85 gibi bir tahmin bulunmuyor. 2016 ikinci ceyrek icin 3.09 tahmin ettikleri yaziyor. Ancak ne gazetelerimizin haberlerine ne de ilgili kurumlarin tahminlerini itimat etmeyi dogru buluyorum.

      Sil
  58. Hocam af edersiniz ama bu yazıda bazı terimlerin kullanımında yanlışlık var. Euro-dolar kuru demişsiniz ama burada parite demeniz gerekmiyor mu? Bildiğiniz gibi yerli paranın yabancı para karşısındaki durumuna kur denilirken iki yabancı para arasındaki ilişkiye parite deniliyor. Yanlışım varsa düzeltin lütfen. Teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında böyle bir ayrım yok yani kur da parite de aynı şey. Ama bizde yerleşik şekliyle kur TL'nin yabancı paralara karşı değeri (TL/USD) ya da tersi (USD/TL), parite ise iki yabancı paranın birbirine karşı değeri (Euro/USDi) anlamında kullanılıyor. Ben de metinde bizdeki kullanıma göre düzeltme yaptım. Teşekkürler uyarı için.

      Sil
    2. Ben de çok teşekkür ederim verdiğiniz bilgiler için...

      Sil
  59. Hocam,

    Bir Anadolu şehrinden naçizane gözlemlerimi paylaşmak istiyorum , uzun zamandır normal bir vatandaş mevcut faiz oranları ile TL cinsinden enflasyonu çıkardığınızda para kazanamıyor herkes nasıl para kazanırım derdinde arayış içinde bu yüzden talep çok olduğundan adım başı emlakçı açılıyor kişisel gözlemim normal alım satım yapan esnaflar dükkan kapatıyor hemen bir emlakçı dükkanı kiralıyor şehirde muhit olarak ancak 30 sene sonra o da belki kat karşılığı değer ifade edebilecek henüz imar planında yer bile olmayan tarlalar yüksek fiyattan kapış kapış gidiyor, konut fiyatları inanılmaz yükseliyor, konutu geçtim apart denilen kira cazibesi olan gayrimenkullere talep daha fazla az bir parası olan hemen apart alıyor ve bu talep yüzünden mobilyacısı, kabzımalı kısacası elinde nakdi olan herkes inşaat yapıp satmakta sebebi ise açıkladığım üzere vatandaşın katlanan gayrimenkul fiyatlarını görerek düşük faiz sebebi ile bütçesine göre elindekini arsa, konut,işyeri ve apartlarda değerlendirmesi en acısı da sanayicinin de bu tür yatırımlara girmesi zira piyasa da nakit yok her şey çekle dönüyor adam uzun vadeli çekle bir arsa alıyor veriyor bankaya ipoteğe cari hesabına sıkıştıkça para geliyor kısacası ihtiyaçtan çok yatırım amaçlı alımlar ağırlık kazanmaya başladı sorum sizce bu kısır döngü ile emlak balonu oluşmaya başlamaz mı ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer başka bir yatırım aracı yoksa başlasa da zaman alıyor.

      Sil
    2. f/k ve pd/dd oranları bakınca balon değil gibi duruyor ancak pek iyi bir yatırım olmadığıda görülüyor.

      Sil
  60. hocam konu dışı bir şey soracaktım.

    Futbolla ilgilendiğinizi söylemişsiniz. Türkiye liginde hangi takımı tutuyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam battı denilen avrupayı geçtiğimiz haftalarda gezdim. İnsanlar oldukça rahat ve iyiniyetli gözüküyordu. Sadece iş saatlerinin 1 saat filan uzatıldığından şikayetcilerdi. Türkiye ye donduğumde ise insanların mutsuz ve kurnaz tavırları rahatsız etti açıkçası. Şimdi gelmek istediğim nokta şu et fiyatlarından tutun hemen hemen hertürlü gıda ürün ü Tr den daha ucuz. Maaşlar ise Tr den daha yüksekti. Bizim bu ekonomimiz ne zaman düzelecek. ??

      Sil
    2. Öncelikle, Avrupa'da hangi ülkelere gittiğinize göre durum değişir.

      İkinci olarak, sadece sizin gezdiğiniz dakikalarda, tesadüfen, rahat ve iyi niyetli insanlar denk gelmiş olabilir.

      Üçüncü olarak, Yunanistan, İspanya, İtalya ve Doğu Avrupa'nın genelinde durum hiç de anlattığınız gibi değil.

      Dördüncü olarak, Macaristan sınırında yaşayan Avrupalı insanların anlattıkları ile (örneğin) Finlandiya'da yaşayan Avrupalı insanların gündelik hayatlarından bahsetmesi arasında fark var.

      Beşinci olarak, Türkiye'ye döndüğünüzde insanları mutsuz gördüğünüz konusu bir dereceye kadar kabul edilebilir fakat kurnaz kelimesini de kullanmanız, hiç yurtdışına çıkmamış bir insan bile olsanız, Türkiye toplumuna önyargılı yaklaştığınızın bir göstergesi olabilir. Yorumunuzda, Türkiye ile ilgili bölümü özellikle yazmak için Avrupa ziyaretinizden belirli örnekleri seçerek kendinize gerekçe hazırlamanız bunu gözler önüne seriyor.

      Son olarak, hayat, doğrusal bir düzlem üzerinde akmaz, dalgalıdır. Önemli olan, o dalgaları tsunamiye çevirmeyecek yapıları, sistemleri ve algıları kurabilmektir.

      Sil
    3. Arkadaşımız Avrupa'da bir ülkede veya bir kaç ülkede gördüklerini yazmış. Çok net söyleyeyim ben de Atina dışında hiçbir yerde batma havası izlemedim. Temmuz!da Porto ve Lizbon'a gitmiştim. Aynen arkadaşımızın gözlemlediği durumu gözledim. Hiç bir biçimde bir kriz havası yoktu. Geçen Ekim'de Yunanistan'a gittiğimde Kavala, Selanik gibi kentlerde bile böyle bir hava yoktu. Sadece Atina'da kriz havası net bir biçimde hissediliyordu. Atina'da insanların yüzünde mutsuzluk vardı. Açık söyleyeyim İstanbul'da da aynı şeyleri gözlüyorum.

      Sil
  61. Ege Cansen ile yaşadığınız sorunları niçin hala bitirmediniz? Sözcü gazetesinde yazmaya başladığı için mi artık kanalınıza davet etmiyorsunuz? Ege Bey'le probleminizin kökü nereye dayanıyor? O da en az sizin kadar değerli bir iktisatçı, aranızdaki sürtüşmeyi unutsanız da programınıza davet etseniz iyi olmaz mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ege bey ile benim hiçbir sorunum yok. Çok sevip saydığım bir insandır. İkimizin arasında hiçbir problem olmadığı gibi sevgi saygı bağı vardır. Haftada en az bir kez telefonla görüşürüz. Yazılarını yayınlanmadan bana gönderir.
      Ben kanalda sadece programlara yorumcu olarak çıkıyorum. Planlamaları yapmıyorum. Yani yönetici sıfatım yok.

      Sil
  62. Hocam şu yorumuma katılırmsınız ;
    2013 yılında cari açığın 65 milyar$ 2014 yılında da cari açığın 45 milyar$ olduğunu hatırlarsak bu sene vereceğimiz cari açık tutarı diğer yıllara nazaran çok düşük olacak gibi gözükmektedir. bunun başlıca sebebinin türkiyeye çeşitli sebeplerle giren doğrudan yabancı yatırım, sıcak para ve artan risklerden dolayı borçlanmanın zor olması sebebiyle bu seneki cari açığın diğer yıllara nispeten az olacağını düşünüyorum.
    yabancı sermayenin ülkemizi tercih etmemesinin sonucu olarakta kurlar yükselmektedir.eğer doğrudan yabancı yatırım,sıcak para geçen yıllardaki kadar ülkemize giriş yapsaydı ve de daha fazla borçlanabilseydik hem kurlar baskı altına alınmış olur hemde daha fazla cari açık verilmemiz sağlanırdı. kısacası bu sene daha az cari açık vermemizin ve kurların yükselmesinin ana sebebi sermayenin ülkemizi tercih etmemesidir şeklinde düşünüyorum katılırmısınız sayın hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet katılırım. Cari açıktaki düşüş üç nedenle ortaya çıkıyor: (1) Dışarıdan finansman bulmak eskisi kadar kolay değil. O nedenle finanse edilemeyeceği anlaşılınca cari açık da düşüyor. (2) İçeride kredileri baskılayarak talebi düşürdük ve bu da ithalatı kısıtladı ve dolayısıyla cari açık düştü. (3) Kur hızla yükseldiği için ithalat pahalılaştı ve dolayısıyla azalınca cari açık düştü.
      Bunlardan hangisi daha etkili oldu derseniz ben 1 ve 3 numaralı olanlar derim.

      Sil
    2. Hocam asıl etkili olan 1 ve 3 dediniz.Zaren 3. Dediğiniz 1.nin sonucu değilmidir. Yani dışardan finansman bulamadığımız için kurlarda yükseliyor doğal olarak .bu şekilde düşünsem yanılırmıyım saygılar

      Sil
  63. Hocam kur artisinin banka karlarina etkisini degerlendirirmisiniz ? Bu etki ne sekilde minimize edilebilir ?
    Saygilarimla

    YanıtlaSil
  64. hocam merhaba ben üniversite 1.sınıf öğrencisiyim. hocamız bu yazınızı okuyup yorumlamamızı istedi açıkcası 10 defa okudum ama henüz bu konularda çok cahilim sizden ricam bu konuşma hakkında beni bilgilendirmeniz ufkumun genişlemesi teşekkür ederim şimdiden..

    YanıtlaSil
  65. Eğer şirketler, işletmeler ve kuruluşlar için proje finansmanı ihtiyacı var mı?
    Eğer bir iş başlatmak için bir kredi gerekiyor mu?
    Eğer faturalarınızı ödemek için bir kredi gerekiyor mu?
    Tıbbi kredi ihtiyacınız var mı?
    Eğer kişisel kredi ihtiyacınız var mı?
    Eğer kredi ile herhangi bir mali yardım ihtiyacınız var mı?
    Eğer en güvenilir ve güvenilir bir şirket bir kredi gerekiyor
    Dünyada? Hepimizin kredi sunmak için evet o zaman şimdi bize eğer
    arayanların kategorileri bu şirketlerin veya kendi kendine kullanım için olacak. sunduğumuz
    % 2 faiz oranıyla kredi, e-posta yoluyla bize ulaşın:
    stone.b.f.ltd@gmail.com

    (1) Tam adı
    (2) Tüm Adres
    (3) Ülke
    (4) Yaş
    (5) Meslek
    (6) telefon numarasını söyleyin
    (7) Cinsiyet:
    (8) Kredi Tutarı gerekli:
    (9) Kredi Süresi

    Stone.b.f.ltd@gmail.com: Bize e-posta

    YanıtlaSil
  66. Euro/Dolar paritesinin Euro’nun Dolara karşı değer kazanmasına yol açacak şekilde etki ile ihracatımızın arttığını anlıyorum ama bu durum Ocak – Temmuz arasında ihracatımızdaki düşüş yüzde 9,4 iken Ocak – Ağustos döneminde düşüşün yüzde 8,9’a gerilemiş olmasının yani ihracattaki düşüşün hızının azalmış olmasının nedeni son aylarda Euro/Dolar paritesinin Euro lehine hareketlenmiş olması ile çelişmiyor mu? Aydınlatırsanız sevinirim.

    YanıtlaSil
  67. mustafa Tuncer31 Aralık 2015 12:26

    Hocam ellerinize sağlık tüm yorumlara ilgi göstermeniz beni çok etkiledi. Günümüz konjonktüründe paramızı stabil tutabilecek reformlar neler biraz açabilir misiniz.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...