14 Eylül 2015 Pazartesi

Fed Faizi Artırır mı?

Bir süredir küresel sistem için en kritik konu; Fed’in 16 – 17 Eylül toplantısında faizi artırıp artırmayacağı konusu haline geldi. Bu konuştuğumuz Fed faizi, İngilizcesi Federal Funds Rate olan faiz oranı. Bankaların gün sonunda açıksız kapanmaları esas olduğundan her günün sonunda nakit açığı bulunan bankalar, bu açığı kapatabilmek için, nakit fazlası bulunan bankalardan borçlanıyorlar. Borç veren bankalar, borç alana bu borç karşılığında Fed’in belirlediği faiz oranını geçmemek üzere faiz uyguluyor.

Fed, bu oranı, 2008 yılında başlayan küresel krizle birlikte düşürerek yüzde 0,25’e kadar indirdi. Bugün geçerli olan ve artırılıp artırılmayacağı tartışma konusu olan faiz oranı budur. Bu faiz, normal koşullarda 6 haftada bir Fed Başkanının başkanlığında toplanan Federal Açık Piyasa İşlemleri Komitesi (Federal Open Market Committee – FOMC) tarafından belirleniyor.

Fed, bu faiz oranını düşürerek veya artırarak ekonomik faaliyetleri etkileyebiliyor. Faiz oranı düştüğünde bankalar yükümlülük altına girerek yeni kaynaklar edinmekten ve bunları krediye dönüştürmekten çekinmiyorlar. Çünkü bu yükümlülükler için yeterli karşılıkları yoksa bunları düşük faizle fazla kaynağı olan bankalardan alabiliyorlar. Bankaların yükümlülük altına girmekten ve bunları krediye dönüştürmekten korkmadığı bir ortamda ekonomide finansman bollaşıyor ve aktivite artışı desteklenmiş olduğu için ekonomi canlanıyor. Oran yükselmeye başladıkça bunun tersi oluyor. Bu kez bankalar yeni kaynaklar edinip yükümlülüklerini artırmakta ve dolayısıyla kredi açmakta daha çekingen hale geliyorlar. Bu da ekonominin canlılığını kısıtlamaya başlıyor.  

ABD ekonomisi üzerinde yapılan çalışmalara göre Fed’in faiz oranında değişikliğe gitmesinin bütün ekonomi üzerinde etkili olması 12 – 18 ay arasında bir süre alıyor. Dolayısıyla Fed’in faiz artırımı konusundaki kararını etkileyecek olan enflasyonun bugünkü düzeyi değil, gelecek 12 – 18 ay içinde hangi düzeyde olacağı.

Fed, daha önce uyguladığı parasal genişleme politikası ve ona paralel olarak yaptığı faiz indirimleri sırasında üzerinde durduğu iki unsurun istihdam ve enflasyon olacağını açıklamıştı. Sonradan bu ikiliye bir üçüncü unsur olarak büyümeyi de ekledi. Böylece parasal genişleme ve faiz oranlarını kullanarak uygulayacağı para politikasının iki temeli olacaktı: (1) Ekonominin canlanmasının sağlanması (işsizlikte azalma ve büyümenin hızlanması.) (2) Ekonominin raydan çıkarak enflasyonist baskılar altına girmesinin önlenmesi.

Şimdi bu üç gösterge açısından ABD ekonomisinin nereye geldiğine bakalım.


2011
2012
2013
2014
2015 Ağustos
İşsizlik Oranı (%)
8,9
8,1
7,4
6,2
5,1

ABD, Fed aracılığıyla uyguladığı parasal genişleme ve faiz indirimi politikalarında işsizliğin düşürülmesi konusunda ciddi bir başarı elde etmiş görünüyor. Küresel kriz öncesinde ABD için doğal işsizlik oranı yüzde 4 olarak kabul ediliyordu. Kriz sonrasında bu oran yüzde 5 olarak kabul edilmeye başlandı. Eğer yüzde 5’lik oranı ABD için doğal işsizlik oranı olarak kabul edersek işsizlik konusunda hedefe neredeyse ulaşılmış görünüyor


2011
2012
2013
2014
2015 II. Ç
Büyüme Oranı (%)
1,7
1,3
2,5
2,7
3,8

ABD’de ekonominin önemli göstergelerinden birisi olan büyüme oranının da ciddi bir toparlanmaya işaret ettiğini söyleyebiliriz. ABD’nin potansiyel büyüme oranı yüzde 2,9 olarak kabul ediliyor. Bu oranı küresel krizle birlikte daha esnek bir tahmin içinde değerlendirenler yüzde 2,5 – 3,0 aralığını öneriyorlar. Yukarıdaki tablo bize Fed’in uyguladığı politika sonucunda ABD ekonomisinin potansiyel büyüme düzeyine geldiğini gösteriyor.


2011
2012
2013
2014
2015 Ağustos
Enflasyon Oranı (%)
3,2
2,1
1,5
1,6
0,2

Fed’in parasal genişleme ve faiz indirimi programı uyguladığı dönem boyunca ABD’de ekonomi canlanmış ama enflasyon artmak bir yana düşmüş bulunuyor. Zaten Fed’in faiz artırımının önündeki en önemli engel de bu. Enflasyonun makul düzeylere çıkmadığı bir ortamda bu canlanmaların kalıcı olmayacağı tahmin ediliyor. Fed’in tahminleri 2015 yılı süresince enflasyonun yüzde 1’in altında kalacağını gösteriyor.

Önceki bazı yazılarımda piyasa ekonomisinin geçerli olduğu bir ekonomik sistemde ideal enflasyon oranının yüzde 2 – 3 arasında olduğuna değinmiştim. Bu paralelde Fed’in uzun dönemde ulaşmak ve durmak istediği enflasyon oranı yüzde 2’ler dolayındaki bir enflasyon oranı. 18 ay sonrası için tahminler yüzde 2 dolayında bir oranı gösteriyorsa Fed, faiz artırımına başlayacak.

Sonuç olarak bugün gelinen aşamada, Fed’in uyguladığı para politikası sonucunda ABD ekonomisinde işsizlik ve büyüme oranlarında ideal düzeylere çok yaklaşıldığını, buna karşılık enflasyon oranında henüz ideal düzeyden oldukça uzak olunduğunu söyleyebiliriz. Bununla birlikte faizle ilgili olarak alınacak kararın etkisini 12 – 18 ayda göstereceğini dikkate alırsak Fed’in asıl ilgi noktasının 18 ay içinde enflasyonun nasıl bir hareket izleyeceği olduğunu kabul etmemiz gerekir. Fed, 18 ay içinde enflasyonun yüzde 2’ye gideceğini görmüş ve faizi artırma kararını alma aşamasına gelmişse, Çin’in durumu ya da IMF’nin bu yıl faiz artırmama tavsiyesinin bu karar üzerinde pek de etkisinin olmayacağını düşünüyorum.

Bunlar objektif gerçeklerden ve açıklamalardan çıkan tahminler kuşkusuz. Bundan ötesi iktisatçıların değil falcıların işi.


148 yorum:

  1. Hocam fed faiz artisinin Turkiye üzerindeki genel etkileriyle ilgili ayrintili bir yazi da yazsaniz daha guzel olur bence. Yani önceki yazilarinizin toplami, bizim icinse genel bir bakis acisi olur.
    Böyle bir yaziyla ilgili ne dersiniz hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuya daha önceki bazı yazılarımda değinmiştim zaten. Bir daha düşünelim bakalım.

      Sil
    2. Finansal sektör üzerine etkileri ve Bankaların alması gereken önlemler hakkında fikirlerinizi de paylaşabilir misiniz?

      Teşekkürler.

      Sil
  2. Hocam enflasyonun düşük olmasının nedeni emtia fiyatlarındaki düşüş değil mi? Bu FED'in elinde olan bir şey değil ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece o değil, henüz talep de yeterince canlanmış değil ABD'de.

      Sil
    2. işsizliğin azalması ve büyümenin artmasına rağmen talebin artmamasının nedenlerinden biri de insanların harcama yaparken korkak ya da daha temkinli davranmaları olabilir mi?

      Sil
  3. Federal Funds Rate, bankalar arası nakit akışını etkiler ama sanırım asıl etkisi, devletin para basma karşılığı kullandığı tahvillere daha fazla faiz uygulayarak hem kamu maliyetini hem de yine usd maliyetini direkt ve para arzını da azalatarak endirekt olarak etkilemesi.. bu da usd.yi değerlendirecektir maalesef, gelişenler yan, dünya için olumlu değil.

    YanıtlaSil
  4. Sayın hocam,
    konu dışı olacak ama Tüik'in 2. çeyrek büyüme rakamlarının gerçeği yansıtmadığı (şişirildiği) iddia ediliyor. Siz ne düşünüyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu tür tartışmalara girmeyi sevmiyorum.

      Sil
  5. Hocam benim görebildiğim kadarıyla FED faiz arttırma konusu gündeme geldiğinden bu yana bu işin iletişimi gayet iyi yaptı; bir fed başkanı artmalı derken bir diğeri beklenmeli dedi. tüm bu süreçte ABD dışı piyasa hassasiyetleri de gözönünde bulundurularak mümkün olduğunca da finans piyasalarının bu durumu aşırı manipüle etmesine izin vermeden bugüne geldi. sizin de bahsettiğiniz gibi gelinen noktada fed ABD dışı gelişmelerden ziyade ABD içi gelişmelere odaklanacağını düşünüyorum. bir diğer fikrim de şu ki gelişmekte olan ülkelerde merkez bankaları finans piyasaları etkisiyle kararlar alırken, gelişmiş ülkelerde merkez bankalarının aldığı kararlar finans piyasaları için belirleyici oluyor. bu iki durum artışların başlama ihtimalinin çok yüksek olduğunu düşündürüyor bana.

    ABD faizlerinin artmasının Türkiye ekonomisi ve finans piyasaları için etkilerinin negatif olacağı aşikar. eğer fed harekete geçerse18 eylül sabahı olacaklar elbet önemli ama 3-5 yıllık dönemde ne olacağı daha önemli. kendi adıma beni en çok korkutan ise ekonomi yönetimimizin ve bireyin bu yeni döneme vereceği reaksiyonun ne denli rasyonel olacağı konusu. gerçekler ve bilimsellik ile ilgili havamızın ne olduğu bir önceki yazınıza gelen yorumlardan da net bir şekilde anlaşılıyor.

    herkese iyi haftalar

    YanıtlaSil
  6. Çok güzel yazı olmuş hocam emeginize sağlık.
    Mikro ve makro iktisat için onerebileceginiz kitaplar varmidir hocam ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Mikro için Zeynel Dinler Mikroekonomi
      Makro için Gregory Mankiw Makroekonomi
      Benim Makroekonomi kitabım da değişik bir yaklaşımla basite indirgeyerek anlatıyor konuları.

      Sil
    2. yazı için teşekkürler hocam.
      bende sizden kurum sınavları için(merkez bankası ve hazine müsteşarlığı uzman yardımcılığı için özellikle) kaynak ismi rica edebilir miyim? yukarıda yazdığınız kitapların bu sınavlar için yeterli olacağını düşünmüyorum.(makro,para banka dersleri için). önerileriniz için şimdiden teşekkürler.

      Sil
  7. hocam selamlar. yazılarınız için de teşekkürler. bize okulda para arzındaki artış büyümeden fazla olursa enflasyona sebep olur diye öğrettiler.
    normal şartlar altında fedin faizleri düşük tutmasının, çöp tahvilleri almasının, bilançosunun 4 katına çıkmasının enflasyona sebep olması beklenirdi. ancak dediler ki fedin verdiği para piyasaya girmediği için enflasyona sebep olmuyor. oysa görülüyor ki kredi genişlemesi (elinde çuvalla fon olan banka bunları ne yapacak) ile bile olsa fedin fonları piyasaya geçiş yapıyor. diğer taraftan faizler görece düşük olduğu için hisse senetlerine giden paralar da bu senetlerin fiyatlarını yükselterek servet etkisine neden olarak harcamaya sebep olmuyor mu? (tasarruftan bahsetmek faizler bu durumdayken ne derece doğru olur bilemedim). görünen o ki olmuyor. mevcut durumda bile ekonomik birimler talep yaratmada pek iştahlı değiller ise faizlerin artmaya başladığı bir ortamda bu talep nasıl yaratılacak? kafamda deli sorular.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. - fed, verdiği para enflasyon yaratmasın diye bu paranın büyük kısmının fed'de tutulmasını istiyor. elinde çuvalla fon olan banka parayı fed'de tutuyor çünkü fed böyle istiyor. fed'in piyasaya girmesine izin verdiği para ise krediye dönüşüyor tabii.
      - fed, faizler düşük olunca paranın konut dışı tüketime yöneleceğini bekledi ama para konut dışı tüketimden çok konut piyasasına yöneldi. konut fiyatları nominal olarak 2007'deki balon seviyeleri aştı. şimdi faizler artar konut fiyatları düşmeye başlarsa ne tip sıkıntılar olabilir bu tartışılıyor.
      - abd'de ulusal tasarruflar 2008'den bu yana 3 puan arttı. faizlerle tasarruflar arasında sanıldığı kadar güçlü ilişki yok.
      - fed, faiz artırdığı zaman bankaların kaynak maliyetleri artar. banka bilançolarında aktif-pasif vade uyumsuzluğu olduğundan bankalar maliyet artışını kredi kullandırarak karşılamaya çalışır. geçmişte 1980-81 yılları hariç hep böyle olmuştur. dolayısıyla fed'in faiz artırdığı dönemlerde 1980-81 hariç borç/GDP oranları hep artmıştır. fed, talebin kredi kullanımının artmasıyla normalleşeceğini bekliyor.

      Sil
  8. Enflasyon konusunda kafamı kurcalayan şeyler var.
    --Fed, krizden bu yana piyasalara ( hem iç hem Dış piyasalara) dolar pompalıyor. Ancak ABD'de de hala enflasyonist baskı oluşmaması dahası Deflasyon düzeyinde kalması bana çok enteresan geliyor. İktisat teorileri bu duruma bir isim vermiş midir bilmiyorum ama sebepleri sanırım doların bir dünya parası olması ve piyasaya verdiği paranın ABD içinde kalmaması olsa gerek diye düşünüyorum.
    Durum böyle olunca da FED'in sadece ABD'nin işssizlik, büyüme ve enflasyon değerlerini gözetmesi gerçeği ne kadar yansıtır bilemiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bahsettiğiniz durumun nedeni budur https://research.stlouisfed.org/fred2/series/EXCSRESNW
      fedin verdiği paranın yaklaşık dörtte üçü piyasaya girmedi, fed bünyesinde kaldı ve haliyle enflasyon yaratmadı

      Sil
    2. Bu da soruyu değiştirir: Piyasaya girmeyen ve FED bünyesinde kalan para nasıl işe yaradı?

      Sil
  9. Merhabalar hocam,
    Yine cok guzel bir yazi tesekkur ederiz.
    ABD dogal issizlik seviyesindeyse neden son veriye kadar saatlik ort. Ucretlerde belirgin bir artis gorunmuyordu.
    Tesekkur ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii burada istihdamın kalitesi, ücretler vb ye de bakmak gerekiyor. Zaten Fed o ayrıntılarda tam olarak rahat değil.

      Sil
  10. Bugunku programa rahatsizliginiz dolayisiyla katilamamissiniz, gecmis olsun hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçen hafta pazartesi günü evde bir kaza geçirdim. Burnumda ve boynumda zedelenmeler var. Gözlerimin etrafı şiş ve mor. Yavaş yavaş iyileşiyorum. Bir süre tv ye çıkmayacağım. Teşekkür ederim ilginize.

      Sil
    2. çok geçmiş olsun. kablo tvden ekonomi kanalları çıktığı için pek takip edemiyorum

      Sil
  11. Hocam, enflasyonun olmaması iyi birşey değil mi? Kafamı karıştırdı bu? Fiyatlarda artış olmamasının ne gibi bir riski olabilir ki ? Büyümeyi zaten sabit fiyatlara göre bakıp analiz etmiyor muyuz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blogdaki Reflasyon ve Reflasyon Politikası başlıklı yazımı okumanızı önereceğim.

      Sil
    2. Enflasyon yoksa harcama da yok demektir. Harcama yoksa üretim olmaz. Üretim olmazsa ekonomi işlemez, kimse para kazanamaz. Bunların yansıra pek çok ince noktalar var ancak Mahfi hoca daha iyi yanıtlayacaktır.

      Sil
    3. Hocam geçmiş olsun gerçekten üzücü bir durum ama hem burnunuzu hem boynunuzun zedelendiği üstüne gözlerinizin morardığı bir kaza acaba nasıl gerçekleşmiş olabilir diye düşünmeden edemedim kusura bakmayın böyle bir ev kazaası nasıl bir kaza olabilir hayal bile edemiyorum

      Sil
    4. Mahfi hocanın blogda fazlaca vakit geçirmesine kızan yenge hanım vazoyu fırlatmış olabilir.

      Sil
    5. Mahfi Hocam umarım bu sorumu çok özel görmez?

      Hocam hatırlarsınız, daha geçtiğimiz hafta, börek yapmasını bilmeyen kadınların evinde huzurun pek olamayacağı gibi bir söz dolaştı ülke çapında. Sonra saman alevi gibi sönüp gittiğini sandık. Ama bu tür sözler, yavaş yavaş pişen tandır kebabı gibi, toplumun belleğine kazınıp olmadık zamanda ortaya çıkıyor...

      Sorum şu: Eşiniz de emekli mi? Hangi meslekten emekli?

      Lütfen bu sorumun altında hinlik aramayınız. Sadece sizin gibi birisiyle beraber nasıl biri bir ömür geçiriyor ondan sordum. Başka sorum yoktur.

      Sil
    6. Herkese teşekkür ederim.

      Sil
  12. Sayın Eğilmez, bir ülke için esas olan işsizlik ve büyüme diye düşünüyorum. Enflasyon ve diğer göstergeler bu iki hususu desteklemek ve sürekli hale getirebilmek içindir bence. Hep en iyi enflasyonun % 2 - 3 arasında olduğunu söylüyoruz. Analitik olarak düşündüğümüzde acaba bu % 2 - 3 enflasyon rakamları zamanımız için doğrumu? Bu enflasyon rakamları biraz daha aşağı çekildiğinde işsizliğin ve büyümenin aynı düzeylerde kalabilmesi mümkün olamaz mı? %1 veya biraz altındaki enflasyon seviyesinin ekonominin canlılığını sürekli kılabilmesi imkansız mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mevcut verilere göre yaptığımız analizler bize yüzde 2 - 3 dolayında bir enflasyonun piyasa sistemi için uygun olduğunu gösteriyor. Ama bu oranlar normal zamanlar için geçerli. Bazen daha altta bazen daha üstte bir denge iyi olabilir. Bir de bu oranlar daha çok gelişmiş ülkeler için yapılmış analizlere göre bulunmuş oranlar. Bizim gibi gelişen ülkelerde enflasyonun biraz daha yukarıda olması (yüzde 3 - 4 gibi) makul olabilir.

      Sil
  13. Hocam , kişi başı milli gelirlerdeki ölçüt nedir ? Yani herhangi bir Avrupa ülkesinin milli geliri 35000 $ olsun.Bizim ülkemizin ki ise 10000 $ .TL Euro kadar değerli olsun.(1TL=1Dolar) Şimdiki Tl cinsinden kişi başı milli gelirimiz= 10000x3=30000Tl Tl=1Dolar olursa kişi başı milli gelirimiz 30000 $ olacak.Yani biz kuru değerleştirirsek zengin mi olacağız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet öyle de oldu zaten. Kişi başına geliri 3 bin küsur dolardan 10 bin dolara çıkarmakla övündüğümüz dönemde olan biraz da buydu. Şimdi ise iş tersine döndü o nedenle kişi başına gelirimiz düşüyor.
      Bu blogdaki Gerçekte Ne kadar Büyüdük başlıklı yazımı okumanızı öneririm.

      Sil
  14. İstihdam arttıkça tüketim de uzun vadede artar ve enflasyon yükselmez mi hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Normal dönemlerde öyle olur ama kriz dönemlerinde başka şeyler olabiliyor. Çünkü kriz denilen şey anormal bir durum ve her anormal durum kendi anormalliklerini yaratır.

      Sil
  15. 1 USD = 3,0689 TL

    ??? HOCAM BİZE NELER OLUYOR !!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. On yıldır kulağımızın üzerine yatar da yapısal reformları yapmazsak olacağı bu.

      Sil
  16. abd için uzun dönem potansiyel büyüme oranı %2,9 değil. %2'nin biraz üzeridir https://research.stlouisfed.org/fred2/series/GDPPOT
    yazdığınız büyüme oranları 4.çeyrekten 4.çeyreğe büyüme rakamları değil, yıllık ortalamalardır. bea, ortalama büyüme rakamlarını 2011 %1,6 2012 %2,2 2013 %1,5 2014 %2,4 olarak revize etti.
    sizin hata yapma olasılığınız bana kıyasla az olduğundan düzeltmezsiniz ama yine de yazayım.
    çin'i avrupa'sı japonya'sı ingiltere'si parasal genişleme yaparken, emtia fiyatları çökmüşken fed'in faiz artışı nasıl etkiler yaratır, bizim için eşi bulunmaz bir iktisat laboratuarı olur fakat yellen'ın böyle bir deneye kalkışacağından çok emin değilim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben BEA rakamlarını kullanmadım US Treasury rakamlarını kullandım.

      Sil
    2. bea-bls-census(tüik)-treasury(hazine) durumu aslında :) amerikan hazinesi sitesinde işini iyi yapmayanlar var demek ki

      Sil
  17. Hocam FED kararının ekonomide 18 aylık bir etkisi olacağını açıklamışsınız ancak Türkiye'nin de içerisinde bulunan kırılgan bir yapıya sahip olan ülkeler için büyük bir domino taşı olabilir mi? Genellikle domino taşları eşit olur ancak bu taş diğerlerinden büyük bir yapıya sahip olarak taşların düşme hızını arttırabilir mi? Ekonomide bazı şeylerin ne zaman başlayacağı bilinmez. Bir yazar kasa tüm ülkedeki krizin başlangıcı olabildiği gibi binlerce kepenk kapanırken krizi iliklerimize kadar hissederken hiçbir şey de olmayabiliyor. Bu anlamda bu etkiyi nasıl değerlendirebiliriz?

    YanıtlaSil
  18. http://iktisat.cu.edu.tr/tr/detay.aspx?pageId=1528

    Yalnız Hocam Marx neyi kurmuş ki?

    Bu listede Karl Marx'ın olması bir hata değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karl Marx'ın herhangi bir kitabını okudunuz mu? Okumadıysanız neyi kurduğunu bilemezsiniz. Benim önerim çok zorlanacak olsanız da Kapital'i okuyun. Marx'ın eleştirisi olmasaydı kapitalizm belki de hala insanları günde 12 - 18 saat çalıştıran, çocukları çalıştıran, asgari ücret veren bir sistemdi.

      Sil
    2. Hocam şu Marxism'den bi kurtulamadınız bi silkinip üzerinizden atamadınız siz de ha! İlla lafı dönüp dolaştırıp Marx'a bağlayacaksınız, alışkanlık oldu herhalde!

      Sil
    3. Benim Marksizmden kurtulmak gibi bir derdim hiç olmadı. Çünkü ben Marksist değilim. Ama Marks'ın sosyal bilimlere yaptığı katkının Darwin'in doğa bilimlerine yaptığı katkı kadar büyük olduğunu düşünüyorum. Marksist olmasam da dediklerinden ders çıkarmayı doğru buluyorum. Ve Marks'dan çıkarılacak çok fazla ders var.
      Size de Marks'ı okumanızı ve başkalarının söylediklerine göre değil kendi aklınıza göre sonuç çıkarmanızı öneririm. Başkaları yalan söylüyor ya da yanlış anladıklarını aktarıyor olabilir. Birinci elden kendiniz okuyun kendiniz karar verirn.

      Sil
    4. Yahu, solcuların, komünistlerin ekmeğine yağ sürdüğünüzün farkında değil misiniz Hocam siz ya!

      Okuduk bütün külliyatı, farkındayız beyinlerindeki planların!

      Türkiye'de gulag'ları kurdukları zaman size bu yazdıklarınızı tekrar hatırlatırız ama iş işten geçmiş olur!

      Sil
    5. Darwin'i, Marx'ı ve Freud'u anlamayan yirminci yüzyılın birikimini, onu anlamayan da yirmi birinci yüzyılı anlayamaz. Okuduğunuz külliyatı anlayarak okumaya çalışın, komünist olmayın ama içindeki birikimi öğrenmeye çalışın.

      Sil
  19. Hocam ben FED'in faiz artırımından veya ertelemesinden çok toplantı sonrası Yellen'in piyasaya vereceği mesajı daha çok önemsiyorum. Farz edelim ki FED 0,25 oranında faiz artırdı ancak sonrasında da Janet Yellen "Bundan sonra faiz konusunda daha temkinli davranacağız, faiz artırımı bundan sonraki süreçte bir süre askıya alınabilir" gibi bir açıklama yaparsa bu Dolar/TL'de aşağı yönlü bir kırılma sağlayabilir. Belki 2016'da 3 tl'nin altını pek göremeyiz ama hiç değilse volatiliteyi azaltabilir. Bu da yatırımcımız ve yabancı yatırımcılar için pus perdesinin büyük ölçüde kalkması demektir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız ama hiç bir zaman bu kadar net açıklama yapmıyorlar biliyorsunuz.

      Sil
    2. Evet hocam haklısınız. Belki faiz artırırlarsa, piyasalarda oluşabilecek olası kaosu önlemek için bu karardan sonra sonra net bir açıklama yapmak zorunda kalabilirler diye umuyorum. Bu bir temenni, öngörü değil.

      Sil
  20. Hocam Merhaba,

    FED parasal genişlemeye gitmesine ve aşırı derecede parayı piyasaya arz etmesine rağmen enflasyon oranı neden ters orantılı bir şekilde gelişme göstermiştir?

    Normal şartlarda mal, hizmet yada para ne olursa olsun bir şeyin arzı fazlaysa değeri düşmesi gerekir. Paranın değerinin düşmeside enflasyon yaratır ama bu doğal döngüyü sağlamayan ABD'deki neden nedir?

    Doların rezerv para olması ve her zaman talebinin olması mı? Yoksa üretilen mal ve hizmetlerin aynı oranda tüketilmediği mi? Bu sonucu ortaya çıkarıyor yada başka bir sebep mi var hocam.

    Saygılar,


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunları bu blogdaki yazılarımda bir kaç kez yazdım. Bir daha değineyim.
      Fed'in verdiği paradan ABD piyasasına çıkan kısım sınırlıdır. Bir bölümü daha yüksek faiz veren ülkelere gitmiştir, bir bölümü banka kasalarında kalmıştır.
      Doların rezerv para olması herkesin paradan altın karşılığını kaldırmasına karşılık ABD'nin 1972'ye kadar altın karşılığı dolar basmaya devam etmiş olmasıdır. Bu olay diğer paraların kendi karşılıklarını dolar üzerinden altına bağlamalarına yol açmış bu da doları rezerv para konumuna getirmiştir.

      Sil
  21. Bundan aylar önce fed başkanı gelişmekte olan ülkelerle ilgili bu süreçte kendileri için çokta önemli olmadığının esas olanın ABD ekonomisi oldugunu soyledi.Haksizda sayilmaz hocam adamlar ne dersiniz .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklı mı bilemem ama kapitalizmin özünde bireysellik var biliyorsunuz. Her koyun kendi bacağından asılır sözü tam bu durumu açıklıyor galiba.

      Sil
  22. Sayın hocam öncelikle büyük geçmiş olsun der acil şifalar dilerim. Tv ye çıkmamak konusunda bizi uzun süre kendinizden mahrum bırakmazsınız diye ümid ediyorum. S.Hawking yapabiliyorsa siz de bir yolunu bulursunuz :)

    Soruma gelince Fed in faiz arttırarak uzun dönemde enflasyonu makul seviyeye çekmek istediğini belirtmişsiniz. Anladığım kadarıyla bunun sonucunda Küresel ekonomide maliyetler artacak ve piyasa daralacak. ABD de bu daralmadan negatif etkilenecek ve büyüme düşerken işsizlik de artacak.

    Faiz arttırarak tabir-i caizse bir anlamda kendi ayağına sıkışınca olmuyor mu?

    Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      İnşallah ay başına kadar tv ye çıkacak duruma gelirim.
      Faizi artırması da artırmaması da riskli. Denge hangi tarafa bozuluyorsa ona göre adım atacak diye düşünüyorum.

      Sil
    2. Faizi artırması da artırmaması da riskli. Denge hangi tarafa bozuluyorsa ona göre adım atacak diye düşünüyorum.

      Bu nasıl iktisat! Bu nasıl bilim!

      Aklım bir türlü almıyor...

      Sil
  23. "Fed, 18 ay içinde enflasyonun yüzde 2’ye gideceğini görmüş ve faizi artırma kararını alma aşamasına gelmişse, Çin’in durumu ya da IMF’nin bu yıl faiz artırmama tavsiyesinin bu karar üzerinde pek de etkisinin olmayacağını düşünüyorum."

    Yukarıdaki ifadenin tercümesi:
    "Mahfi Eğilmez: 16-17 Eylül FOMC toplantısında FAİZİN ARTIRILACAĞI kararının alınacağını bekliyorum."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır. Bunu diyebilmem için Fed'in gözüyle 18 ay içinde enflasyonun nereye gideceğini görüyor olmam gerekir. Ne yazık ki elimdeki veriler Fed'in elindeki kadar ayrıntılı değil.

      Sil
    2. Veri şart mı?

      Tecrübeniz yeter Hoca!

      Yok yere mütevazılık sergileyerek üzme bizi Hoca!

      Sil
    3. geçen toplantıda açıkladılar. 2016 sonunda %1,75 2017 sonunda %1,95 bekliyorlar. bu toplantıda tahminler en fazla 10 baz puan değişir.

      Sil
    4. Bizim MB'nin gozuyle gelecegi goruyorsunuz ama hocam?

      Sil
  24. Hocam geçmiş olsun. Yazı için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  25. Fed faiz artırırmı artırmazmı tartışması dışında

    İhracat yaptığımız ülkelerin bir kısmı iç savaş ile boğuşuyor
    Ağırlıklı ihracatımızın olduğu avrupa ülkelerinde ise yavaşlama var
    Dolar ocak 2015 de 2.30 şuan 3.06
    Üretim için ithal ettiğimiz malların fiyatı yükseliyor
    Gelir ağırlığımız euro olduğu için pariteden dolayı kardan zarar ediyoruz
    Çözüm sürecinin rafa kalkması turist sayısı ve turizm gelirlerini aşağı yönlü etkiliyor
    Hane halkı borcu gayri safi oranı 2002 %2 cıvarında 2015 de %19
    7 Hazirandan bugüne siyasi belirsizlik var ve bu durum 1 kasım seçimlerinden sonra hemen hemen aynı sonuç bekleniyor

    Türk halkının genel durumu




    haftanın her günü çok sayıda Dizi
    İnstagram
    I phone
    selfie
    İddaa,loto,At yarışları
    Sabah akşam yetersiz bilgi ile yoğun siyasi tartışma.
    Erkeklerde uzun sakal
    kadınlarda döğmeli kaş
    Yoğun egosal yaşam tarzı

    Türk halkının Kitap okuma oranı 10 yılda 1 Kitap
    Yaşam süresi boyunca toplam 7 kitap

    Umarım önümüzde ki orta ve uzun vadede Türk halkı hayatına sahip çıkar







    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eh cumhuriyetin değil yalancı new age toplumu olunca böyle oluyor maalesef!.

      Sil
  26. bence takke düştü kel göründü FED bilmecesi FED gerçeğinden çok daha piyasalara sıkıntı verdi. bir çok ülkenin mb başkanları "artık arttıracaksan arttır" diyorlar

    YanıtlaSil
  27. hocam, fed büyüme ve istihdam ayağında başarı grafiği sergiliyor fakat enflasyonda henüz aynı belirti görünmüyor!. hocam, abd hane halklarının borçluluk oranları da gayet yüksek yanılmıyorsam!. yani hem işletmeler hem de hane halkları finansal kaldıraçlarına aşırı yüklenmişlerdi 2008 yılına kadar!. kaldıracı düşürmeleri gerektiği için talep zayıf kalmıştı. işletmelerin kaldıraçlarını nispeten hafiflettiğini fakat hane halklarının henüz aynı derecede hafifletemediğini düşünüyorum ve enflasyonun bu yüzden % 2 hedefinin altında olabileceğini düşünüyorum. ancak faiz artırımı ki ben küçük adımlarla yani 25 baz puanlık artış yaparak ve en çok da enflasyon odaklı olarak faiz silahını kullanacağını düşünüyorum hocam!. ve faizin küçük adımlarla artmasıyla da dış dünyadaki devasa dolar likiditesinin zamana yayılarak merkezine döneceğini ve kademeli olarak da enflasyonis baskı oluşturarak zamanla fedin istediği enflasyon hedefine ulaşabileceğini düşünüyorum hocam!. ben % 51 faiz artırır, % 49 faizi sabit tutar fikrindeyim!. saygılar.....

    YanıtlaSil
  28. TÜRKİYE'DE EKONOMİ YAVAŞLARKEN YAPILAN 'TATİL PLANI'!

    (Uğur Gürses
    14.09.2015 Pazartesi)

    Türkiye ekonomisinde işlerin yolunda olmadığının en belirgin örneği tuhaf önerilerin birden bire ortalığa dökülmesidir!

    İki yıldan fazladır yapılan uyarılara karşın, düne kadar 'ekonomimiz mükemmel' güzellemesi yapan kimi kesimler, bir gecede 'devlet bize ucuz para versin, zor durumdayız' deyiveriyorlar!

    Ya da, ekonomide Temmuz-Ağustos'ta belirginleşen yavaşlık,
    Yavaşlamayı daha da derinleştirecek siyasi belirsizlik,
    Ve çatışmasızlık ortamının bozulması yetmezmiş gibi,
    Üretim ve gelir kaybına yol açacak öneriler geliyor!

    Yaklaşan Kurban Bayramı tatilini 9 güne çıkarmak için 21-22 Eylül günlerini tatile çevirme planları ortaya atıldı. Eylül ayında çalışma günü sayısı, yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle zaten 2,5 iş günü azalacaktı. Buna 2 iş günü daha ilave edilmesi için Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, Bakanlar Kurulu kararı çıkarma niyeti olduğunu açıkladı; 'Önümüzde Kurban Bayramı var. Ben Kültür ve Turizm Bakanı olarak tatilin birleştirilmesini istiyorum. Bakanlar Kurulu'nda Başbakanımıza arzımız olacak. Sanıyorum ki inşallah gereği yapılır.' diyordu!

    Bu teklif hayata geçerse 2,5 iş günü kaybedilecek. Böylece, kayıp 2.5 işgünü; yıllık kabaca 252 iş günü üzerinden hesap yapılırsa milli gelirde de kabaca %1 kayıp demek! Tabii ki kâğıt üzerindeki gibi birebir bu kadar kayıp olmayacak. Ancak fikir vermesi açısından önemli bir üretim ve gelir kaybı olacağı çok açık!

    Bakan Topçu tatil uzatmasını 'iş turizmi' açısından faydası olacağını düşündüğü için istemiş. Belli ki atanmış bakanın kafası karışık. İç turizme düşük bir katkısı olabilir belki ama 'iş' kısmına zararı olacağını kabinede koltuğuna en yakın ekonomi bakanlarından birine sorabilirdi!

    Geçen hafta açıklanan milli gelir verilerinden hareketle, eldeki üçüncü çeyrek büyüme verilerini de görece daha iyimser yorumlayarak şu söylenebilir:
    Türkiye'nin 2015 milli geliri yaklaşık 700 milyar dolar olacak. Bu, 2014'deki 799 milyar dolara göre, önemli bir satın alma gücü kaybı kadar, uluslararası karşılaştırmalarda da sert bir sıra kaybı demek olacak! Bunun nedeni; yavaşlayan ekonomi ve Dolar/TL kurundaki sert yükseliş. Bu yüzden de, 2014'de 10 bin 390 dolar olan kişi başı milli gelir de, 2015 sonunda muhtemelen 8 bin 930 dolar seviyesine kadar düşecek! Bu; 2009'daki seviyesinin biraz üzeri demek! TL bazında reel milli gelir ise büyük bir olasılıkla 2015'in tamamında %2.5 gibi büyümüş olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hocamız rahatsız olmasa blogun "gezilerim" kısmı için güzel malzeme çıkardı 9 günlük tatilde

      Sil
  29. Kongreden çıkan ekonomi kadrosu

    AKP'nin hafta sonu yapılan büyük kongresinde partinin çekirdek kadrosu Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) belirlendi.

    50 kişilik listede, ekonomi açısından da belirgin bir değişim vardı; partinin ekonomide ağırlığı olan iki kurmayı Ali Babacan ve Mehmet Şimşek gibi isimler liste dışı kaldı. MKYK'da ekonomi ile ilgili Bülent Gedikli, Nihat Zeybekci ve Numan Kurtulmuş yeniden listede yer alırken; Berat Albayrak, Binali Yıldırım, Naci Ağbal ve Nurettin Canikli listeye yeni girenler oldu. Gelecekte, MKYK'da ekonomi konuşulurken görüş alanına girecek olanlar bu üyeler. Tabii ki partinin ekonomi politikasını da belirleyecek ve yönetecek olanlar da.

    İşin ilginç tarafı:
    Geçmişte ekonomi ile ilgili konuşup da söyledikleriyle mali piyasalarda kaygıya neden olanların neredeyse tamamı hafta sonu MKYK'ya girerken; bu kaygıları sakinleştirmek için çaba sarf eden, ince biçimde kırılan potları temizleyenler ise MKYK'dan çıkarılan üyeler Babacan ve Şimşek idi. En bilinen örnek: Merkez Bankası tartışmaları! Söylemleri ile Merkez Bankası'na faiz düşürme baskısı yapan isimlerin neredeyse tamamı hafta sonu MYKY'da yer buldu!

    Böylece, partide 'reformcular' yerini 'sıfır faizcilere' bırakmış oldu!

    7 Haziran seçimleri öncesinde o çok tartışılan yere geri dönüldü; tek başına ya da koalisyon hükümetinde ekonomi hangi kanadın elinde olacaktı? Bunun yanıtı; haftasonundaki AKP kongresinden gelmiş oldu!

    http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/ugur-gurses_526/ekonomi-yavaslarken-tatil-plani_30065758

    YanıtlaSil
  30. Hocam
    Sizi çok seviyoruz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer alçıdaysanız, alçınızın üzerine tükenmez kalemle anımızı yazabilir miyiz?

      Ve hocam müsadenizle sizi yanaklarınızdan öpebilir miyiz?

      Sil
    2. Sağolun.
      Alçı yok. Boyunluk kullanıyorum. 1 - 1,5 ay kullanacağım herhalde.

      Sil
    3. Hhhhhoooooocccccccccccccaaaaaaaaaaaaaammmmmmmmmmmmmmm!!!!!!!!!!!!!!

      Niye siz, niye, ne oldu!

      Hangi merdiven bu!

      Başınız mı döndü, ayağınız mı bir yere takıldı?

      Bu akşam size geçmiş olsuna evinize ziyaretinize gelebilir miyiz? Zeytinyağı da getireceğiz.

      Sil
    4. Sağolun iyiyim. Ev kazası işte.

      Sil
  31. hocam herkes faiz artışı bekliyor da abd 10 yıllık faizleri 22 mayıs 2013'e göre sadece 15 baz puan fazla. jp morgan gibi fed insider'ları bono piyasasına hakim olduğu için faiz artışı bir sonraki toplantıya kaldı düşüncesi oluşuyor ister istemez.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed, bugünkü görünüme bakmıyor 18 aylık bir perspektifte bakıyor konuya. Öyle olunca ne karar alacağını bilmek için aynen onların yaptığı enflasyon hesabını yapmak gerekiyor.

      Sil
  32. Hocam Fed in faiz artırma veya artırmama durumunda dolarıda nerde görüyorsunuz. Ficth in kararı ne olur tahmininiz nedir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed'in ne yönde karar vereceğini bilemem. Çünkü onların 18 ay sonraki enflasyonu neye göre hesapladığını bilmiyorum. Ama her iki halde de dalgalanmalar yaşansa da doların yönü yukarı doğru olur. Kısa süreli düşüşler yaşanır ama genel eğilim yukarı doğru. Normal olarak Fitch'in kararı görünümü negatife çevirme şeklinde olması gerekir ama seçimi bekleyip öyle karar verelim diyebilirler.

      Sil
  33. hocam, yaşanan devalüasyonlara karşın cari açığımızın yeterince düşmediği kanaatindeyim. ayrıca bunun en büyük kalemini oluşturan dış ticaret dengemizin de ithalatın az düşüşüne paralel olarak ve ilginçtir ki ihracatımızında zayıf artışı nedeniyle yeterince düzelemediği görülüyor!. hocam, sanırım son yıllarda ithalata olan bağımlılığımız daha da artmış durumda!. önceleri devalüasyon yaşadığımızda ithalatımız hızla gerilerken ihracatımız da net artış eğilimine girerdi!. galiba hocam; gerek dış dünya ile olan ilişkilerimizdeki bozulmalar gerek küresel çapta talep hacminin daralmaya başlaması gerekse de ve bence en önemlisi de ihracatımızın ithalata olan bağımlılığının daha fazla artmış olması nedeniyle cari dengemizdeki düzelme ağırdır!. ne dersiniz hocam?. saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bir nedeni ihracatımızın ve iç üretimimizin ithalata bağlı olması. Özellikle hammadde, ara malı ve sermaye malı ithalatı yapmadan birçok alanda üretim yapamıyoruz. İthalatımızın ağırlığı da dolarla. Dolayısıyla dolar, eurodan hızlı arttıkça bizim ithalatımız daha çok pahalılanıyor ve ihracat gelirimiz düştüğü için de ihracatımız düşüyor.
      Bu yıla gelene kadar ithalatımız yavaşlıyor ihracatımız artıyordu. Çünkü euro/dolar paritesi euro lehine yüksekti. Bu yıl parite tersine dönünce ithalatımıza paralel olarak ihracatımız da düşmeye başladı. Sonuçta ticaret dengesindeki açığın azalma hızı yavaşladı. Bunu telafi edecek kalemlerden turizm gelirleri de başka nedenlerle (mesela Rus turist sayısındaki azalma) düşmeye başlayınca cari açığın düşüş hızı azaldı.

      Sil
  34. Fed in faiz artırma veya artırmama durumunda dolarıda nerde görüyorsunuz. Biliyorum bu konuda net bir rakam beyan etmemeyi tercih ediyorsunuz ancak sizin soyleminizle dolari FED faiz artirsa dahi yukari yonlu gormeye devam ediyor musunuz. Fed faiz artirimi zamana yayili bir surec ancak Eyllul de artirmaz ise Aralik i pas gecer ve 2016 ya devreder perspektifinde dolar / tl ongorunuzu paylasabilir misiniz? Bu arada cok cok gecmis olsun ve acil sifalar....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. İyileşiyorum.
      Fed, faiz artırırsa bir dalgalanma olur diye düşünüyorum. Dolar başlangıçta çıkışlar ve inişler yaşayabilir. Ama genel eğilim olarak yukarıya gitmeye devam eder. Artırmazsa iniş başlar. Bu iniş de geçici olur. Doların yönü genel olarak yukarı görünüyor. Ciddi düşüşler hep alım fırsatlarıdır.

      Sil
    2. Mahfi Hocam merhaba.

      Oncelikle bu degerli blogda goruslerinizi bizler ile paylastiginiz ve zaman ayirdiginiz icin cok tesekkur ederim. Sizler gibi degerli iktisatcilarimizin oldugunu bilmemiz , gelecege daha umutla bakmamizi sagliyor.

      Dolar ile ilgili yazdiklarinizi takip ediyorum. Bugune kadar TV kanallarindaki onlarca yorumcudan daha isabetli ,net ve durust degerlendirmeler yaptiginizi dusunuyorum. Benim sormak istedigim, yukarida belirttiginiz "ciddi dususler". Yuzde olarak , ortalama yuzde kaclik bir dususu ciddi dusus olarak degerlendirmeliyiz acaba?

      Saygilarimla.

      Sil
    3. Çok teşekkür ederim.
      Ciddi düşüşü bir orana bağlamak zor. Ama mesela daha 2 gün önce 3,06 idi USD/TL kuru bugün 3,0252. Alım planlayan bir kişinin normal olarak buralarda alıma başlaması gerekir diye düşünüyorum. Yalnız bu işi eldeki bütün imkanla hemen düşer düşmez alım yapmak olarak kullanmak akıllıca olmaz. Biraz şimdi alıp beklenir. Biraz daha düşünce biraz daha alınır. Her düşüşte almaya devam edilir. Sonra çıkış beklenir. En düşüğü bekleyip hepsini oradan almak çok profesyonel bir iştir.

      Sil
  35. Kolay gelsin, Kapital i okumak istiyorum da kapitali okumadan kapital i iyi anlayabilmek için önce ön okuma olarak neleri tavsiye edersiniz? Saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer okumadıysanız Gülten Kazgan'ın İktisadi Düşünce Tarihi'ni okuyun önce. Kazgan'ın kitabı çeşitli konularda (örneğin değeri neyin yarattığı konusunda) size bütün ekonomi okullarının görüşleri hakkında bilgi verecektir. Sonra Kapital'i okuyun. Böylece başkalarının ne düşündüğünü Marx'ın ne düşündüğünü karşılaştırma ve kendi düşüncenizi oluşturma imkanınız olur.

      Sil
  36. Hocam geçmiş olsun.
    yazınız için teşekkür ederim.
    merak ettigim; amerikada şu ana kadar ki ekonomik uygulamalar işsizliği azalttı, büyümeyi arttırdı, enflasyonu da azalttı. Bu sonuç şimdiye kadar ne yaptıysa o sayede oldu. şimdi fed i korkutan ne anlamadim. düşük enflasyonun üretim motivasyonunu düşürdüğünü anladım. ama tabloda son 2.5 yıldır enflasyonun düşük olmasına rağmen diğer verilerin iyi gittiği görülüyor. neden şimdi yöntemi değiştirme ihtiyacı duyuyor.
    blogunuzu takip etmeye başladığımda beri ekonomiyi lunapark takı gondola benzemeye başladım. her stratejinin olumsuz etkisi de var. ve sistem belli bır doygunluğa erişilen sonra kendine başka bır yön buluyor.
    ya da bulduruluyor. dusuk enflasyon neden üretimi
    durdursun aslinda anlamıyorum. geçen sene ürettiği mal ya da hizmetten kazandığını neden bır sonraki sene beğenmiyor üretici.
    anlatımimdaki aksaklıklardan dolayi Özür diliyorum. ama herkesi ciddiye alip cevap vermeye çalışmanızdan cesaret alıyorum. saygılarımla
    mustafa

    YanıtlaSil
  37. bence Fed faiz arttırmayacak. çünkü:
    http://bernakorur.blogspot.com.tr/2015/09/cindeki-devaluasyon-kuresel-krizin.html?showComment=1441597323370#c5816517003515787454

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Berna Hanım, yazınızı okuduk.

      FED, faizi arttıracak!

      Yıllardır Dolar/TL kuru, sizin içinde bulunduğunuz sektörde, size çok para kazandırdı. Artık bu dönemin, yani likidite bolluğunun, sona ermeye başladığını siz de gayet iyi gözlemlediğiniz için (piyasada yaprak kımıldamıyor!) iyimserliğinizi korumak uğruna, yazınıdaki faktörleri ön planda tutmaya çabalıyorsunuz! İyimserliğiniz, ne yazık ki, kendinizi avutmaya çabalamızdan ibaret!

      Ne yazık ki: Goldman Sachs, J.P. Morgan, Citi, Deloitte ve PricewaterhouseCoopers'ın raporları, FED'in faizi arttırıp arttırmayacağı konusunda; yazınızda ifade ettiklerinizin tam tersini söylüyor! Yani: 'FED, faizi arttıracak.' diyorlar!

      Eylül sonuna az kaldı!

      İşlerinizde ömrünüz boyunca tecrübe etmediğiniz daralma başlayacak ve ardı arkası kesilmeyen moral bozukluklarını üzerinizden atmak için tedaviye başlamak zorunda bile kalabilirsiniz!

      Saygılar,

      Sil
    2. Berna Hanım'a yeni not:

      http://www.fortuneturkey.com/mustafa-idug-otomotivde-kur-sabitlensin-19486#popup

      Sil
    3. yazımı okuyup yorum yazdığınız için teşekkür ederim. yorumlarınız değerli benim için.
      otomotivde kur sabitlensin haberi hk görüşüm: yakında yerli otomobil geliyor, yabancıları silip süpürecek. yabancı otoda kur sabitlensin sabitlenmesin pek önemi kalmayacak. fiyatlar yerli otomobil ile yarışmak için otomatik olarak düşecek...

      Sil
    4. Berna Hanım,

      Kusura bakmayın hayal aleminde yüzüyorsunuz!

      Yerli akıllı cep telefonlarını üreten şirketlerin anlaştıkları reklam ajansları da, bu telefonların hâlihazırdaki uluslararası markaların şöhretini dama atacağını iddia etmişti! Ve hattâ bazı elektronik ürünlerin ithalatında devletin vergileri artırması, kota bile getirilmesi gerektiğini savunmuştu! Sonra gördük: "Black Market" hemen doğdu ve bu uluslararası markalar "kendi yarattığı piyasada" yine dolanıma girdi!

      Eylül sonuna az kaldı Berna Hanım!

      İşlerinizde ömrünüz boyunca tecrübe etmediğiniz daralma başlayacak ve ardı arkası kesilmeyen moral bozukluklarını üzerinizden atmak için tedaviye başlamak zorunda bile kalabilirsiniz!

      Saygılar,

      Sil
    5. Yukarıdaji yorumları yazan 'adsız' arkadaşım;
      Ne oldu?
      Fed faiz arttırmadı...
      Demek ki neymiş?
      Kesin konuşmamak gerekiyormuş...

      Sil
  38. Hocam yorumlara verdiğiniz cevaplara, twitlerinize, tv deki söylemlerinize bakınca, neredeyse komplekssiz bir insan olduğunuz sonucuna varıyorum. Örneğin Bitlis'e seyahate çıksanız, yağmurdan kardan yol kapansa, yol açılana kadar bir köy evine sığınmak zorunda kalsanız, size ikram edilen ayranı lüpletip 'sağolasınız' diyecek kadar komplekssiz birisiniz.

    Fakat ne yazık ki bir büyük kompleksiniz var:
    O da, kapitalizmi sırtınızda taşımaktan vazgeçmemeniz!
    Keşke kapitalizmi bir an önce terkedip, bütün varlıkların yararına olabilecek yeni teoremler üzerinde çalışacak bir iktisatçı olsanız!
    Böylece size o ayranı ikram eden vatandaşla mesleğinizin hayata dokunan tarafları ile ilgili iki kelam edebilecek olanağı da doğurmuş olursunuz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkesin bir yerlerde gizli saklı kompleksleri vardır. Belki kendisi bile bilmiyordur onları ta ki bir gün gelip çıkana kadar. Önemli olan tevazudur. Kimse kimseden üstün değildir. Herkesin bir konuda ötekine göre üstünlüğü vardır mutlaka.
      Kapitalizm konusunda ise benim görüşüm sandığınız gibi sistem taraftarlığı değildir. Ben piyasa ekonomisinin üstünlüğünü savunanlardanım. Ama gerçekten kurallara uygun, rekabete açık, giriş çıkışın serbest olduğu ve ahlaksızlığın, kuralsızlığın devlet tarafından objektif olarak denetlendiği bir piyasa sistemine. Bunu da sadece kapitalist sistem önerdiği için biz de bu sistemi savunuyor gibi görünüyoruz. Kapitalist sistemi yok edelim diyorlar. Tamam edelim. Piyasa sistemi onun bir parçası. Yerine ne koyacağınızı söylemeden nasıl kaldıralım? Piyasa sistemi kalsın kapitalizmi kaldıralım diyorlar. Piyasa sistemi kalırsa olay yine kapitalizme dönüyor. Kaldıralım yerine barter sistemini koyalım diyorlar. Yani sistemi 200 - 300 yıl öncesine götürelim. Benim itirazlarım bunlara.
      Bu arada şunu söyleyeyim. Ben sandığınız gibi halktan kopuk bir entel filan değilim. Hangi Anadolu kentine gitsem esnafla oturup çay içer sohbet ederim. Sarıyer pazarında her hafta esnafla sohbet ediyorum, şakalaşıyorum. Onlar bana doları soruyor ben de onlara fiyatların niçin arttığını. İki taraf da kendi çapında yararlanıyor. Bir de Fenerbahçe yenildiğinde beni kızdırıyorlar.

      Sil
  39. Hocam peki gün sonunda fazlası olan banka yoksa, açığı olan bankalar bunu nerden kapatıyo? Fedin kendisinden mi borçlanıyorlar? Fedin piyasaya para sürmek için kullandığı faizin adı ne öyleyse?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet doğrudan Fed'den alıyorlar. Aynı faiz.

      Sil
  40. Hocam konu dışı ama elimde bir miktar altın var ne yapmalıyım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kişisel yatırım tavsiyesi vermiyorum kusura bakmayın.

      Sil
  41. Hocam Merhaba,
    Öncelikle yazılarınız için teşekkür etmek istiyorum 3 yıldır takip ediyorum.
    Bugün Fortune'da okuduğum bir haber tam da FED'in faiz artımıyla ilgilidir. "Gelişmekte olan ülkeler FED'in faiz artırması için adete yalvarıyor" böyle bir yazı.
    Hocam sorum şudur: FED' faiz artırdığında zaten yüksek olan dolar daha da yükselmez mi? ve diğer sorum ise Çin neden FED'in faiz artırmasını istiyor.
    Sayılarımla
    Emil Borchali

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Ben bu yoruma katılmıyorum. Eğer bir defalık bir faiz artırımı olsa bir an önce yapsın da kurtulalım diyebilirler. Ama bu devam edecek bir süreç ve gelişen ülkelere zarar verecek.
      Fed faiz artırdığında dolar yükselir. Bir defalık artırım olsa yükselmez ama devam edeceği için yükselir.
      Çin'in Fed'in faiz artırımını istediğini sanmıyorum.

      Sil
    2. Teşekkür Ederim.

      Sil
    3. Cin biraz farkli gibi. Benim bankamda da $3.5 trilyon olsa ben de faizin artmasini isteyebilirdim. Cin, Hindistan ve bazi guney dogu asya ulkelerine kaybettigi pazari gene kazanmak istiyor. Develasyon'un arkasindaki sebep budur. Fed'in hareketlerine hicbirinin Cin kadar dayanabilme gucu yok.

      Sil
    4. olaya hatalı bakıyorsunuz: 1. faizi sürekli arttıracak olsada atla deve kadar arttıramayacak yani tekrar %5 gibi bir şey olması çok zor. 2. beklenti toplanması istenen paradan daha fazla oldu. son 1 yıldır piyasalarda oluşan zarar 2 trilyon dolardan fazla (çekilen para), yani piyasa 2-3 yıldan beri fiyatlama yapıyor, esasen daha kötü olmaz dipteyiz diyemesekte zannedilen kadar başlangıçta da değiliz...

      Sil
  42. Hocam iyi günler.Bazı ekonomistler akla durgunluk veren bir şekilde maliye bakanının yaptığı açıklamaya rağmen-- aslında öyle dememesi lazım aslında yanılıyor olabilir kendi bacağına kursun sıkmasın inşaat sektörüne devam etmeliyiz vatansever sektördür-- tarzı yorumları insanı hayrete düşürüyor.İyi ki siz varsınız ki aklımıza mukayyet olabiliyoruz.Objektif yazılarınıza ihtiyacımız çok.Kendinize dikkat edin.:)

    YanıtlaSil
  43. TÜİK in açıkladığı bütün rakamlar palavra.Kriter aldığımız tek rakam Elektrik (KWh) fiyatı.Sayın Mahfi Eğilmez den emeklilerin yıllar itibariyle emekli maaşlarıyla satın alabildikleri elektrik miktarı üzerine bir analiz-yazı bekliyoruz.@ahmethakandoğrusöz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. rakamlar genelde hep aynı şekilde ölçülüyor sizin enflasyon farklı olabilir ama bu rakamları "palavra" yapmaz. benimki, geçen sene %11-12 idi mesela, ama daha farklı harcamalar yapmış olsaydım daha düşük yada yüksek olabilirdi. Rakamlar açıklanırken gıda vb. enflasyonlar ayrı ayrı hesaplanıyor oradan bakıp görebilirsiniz. Siz ben kirada otuyorum kira %15 arttı enflasyon %15 olmalı diyebilirsiniz ama tuik hesaplarken Türkiyedeki insanların %67sinin ev sahibi olduğu gerçeğiyle hareket ediyor, ve %15 değil %15*%67* ortalama kiranın ortalama harcamalardaki yeri(mesela %20)=toplam katkı%1 diyor... yani hesaplama gayet matematiksel, bu sepetteki oran ve ürünler zamanla değişsede gerçekten "aşırı uzak" olduğu söylenemez. Bütün paranızı gıdaya harcıyorsanız tuik gıda enflasyonunu açıklıyor o sizin enflasyon oluyor ama ekonominin genelini kendinize indirgemeniz hatalı bir yaklaşım. Şöyle bir örnek vereyim; eğer siz 300.000 liraya araba almışsanız mutfak masrafı 1000 lira olan 300 aile kadar ekonomiye para sokuyorsunuz eğer arabada enflasyon %5 mutfakta %15 ise ortalaması %10'a geliyor, bu iş insani bir gösterge hesaplamak değil ekonomik bir değer hesaplamak olduğundan hataya düşüyorsunuz.

      Sil
  44. Hocam, Brezilya'nin notu junk duzeyine dusuruldu. Secimlerden sonra siyasetin gorunumu yine degismezse bizim icin de bir not indirimi gundeme gelir mi yoksa henuz erken mi, ne dersiniz?

    YanıtlaSil
  45. Mahfi Bey çok çok geçmiş olsun. Ev kazası diyorsunuz ancak,şaka olarak yazıldığını düşündüğüm, gülüp geçtiğim bir yorumcu yazısının, hemen sonrasında kaza geçirdiğinizi öğrenmek çok ilginç, korkunç, üzücü. (Yayınlamayabilirsiniz.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şaka gibi bir kaza aslında. Neyse iyileşiyorum. Sağolun.

      Sil
  46. Hocam , FED faiz artırmasından sonra MB kaç baz puan faiz artırırsa dolar da yön artık aşağı diyebiliriz ??

    saygılar ,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB oldukça itibar kaybına uğradı. Onun için bunu tam olarak tahmin etmek artık çok kolay değil.

      Sil
  47. Hocam merhaba, Öncelikle hiçbir ticari amaç gütmeden toplumu kişisel girişiminizle bilgilendirme çabanızı ve işinize olan disiplin ve saygınızı takdirle karşılıyorum.
    FED'in faiz artışı ve dahada önemlisi Türkiye Dışındaki tüm parasal gelişmeler hatta iç ekonomiyi etkileyen dış siyasal gelişmeler 1980 öncesi Türkiye'sine etkileri ve günümüz Türkiyesine etkileri ne derece belirleyicidir. 35 sene önceki Türkiye daha az dışa açık ve İthal Ürün Tüketimi çok daha az olan bir ekonomiye sahipti hem son tüketici ürünleri açısından hemde imalat sanayine ara mal ithali açısından.. Kısacası Türkiye'nin Dış Koşullardan Etkilenme Derecesi hakkında görüşlerinizi merak ediyorum. İyi Çalışmalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Küresel sisteme geçiş ve özellikle de sermaye akımlarının serbest kalması yani paranın her tarafta dilediğince dolaşabilmesi sonrasında bu etki oldukça yükseldi. Yani Türkiye'nin dış koşullardan etkilenmesi bugün 20 yıl öncesine göre çok daha fazla.Bu sadece Türkiye için değil bütün dünya için böyle. Bu konuda geçmişle bugünü kıyaslayan bir çalışma var mı bilmiyorum.

      Sil
    2. Hocam bu arada çok geçmiş olsun... Blogda kaza geçirdiğinizi yeni gördüm.. Kendinize iyi bakın..

      Sil
  48. Selçuk Şen sormuş:

    https://twitter.com/Aselcuksen

    "Devlet 2,70'den dolar satsin mi?

    https://postekonomist.wordpress.com/2015/09/13/devlet-270den-dolar-satsin-mi/

    @mahfiegilmez @ServetileMahfi @SantManukyan @BHTkerim @barisesen @cuneytbasaran"

    Hoca'dan cevap:

    "Niye 2,70 ?
    2,50'den satsın bari bayram öncesi."

    Muhahahaha... Hocam ne alem adamsın sen ya ;-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD'de yatırım bankası Lehman Brothers'ın resmi olarak iflas başvurusu yaptığı tarih "15 Eylül 2008"!

      BU TARİHİ UNUTMAYINIZ: "15 EYLÜL 2015"

      VE EKONOMİK KRİZ TÜRKİYE'DE!

      EGE OTOMOTİV DERNEĞİ (EGOD) YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA İDUĞ:

      "TÜRKİYE'DE DÖVİZ KURLARINDAKİ ARTIŞ BAYİLERİN SATIŞ HEDEFLERİNİ OLUMSUZ ETKİLEMEYE BAŞLADI!

      "OTOMOTİVDE KUR SABİTLENSİN!"

      http://www.fortuneturkey.com/mustafa-idug-otomotivde-kur-sabitlensin-19486#popup

      Başkan İduğ, "Her ay değişen fiyatlarla kimse bayilere uğramaz. Bu konuda markalar özel çalışma yapmalı" dedi.

      İduğ yaptığı açıklamada, Otomotiv Distribütörleri Derneği rakamlarına göre otomobil ve hafif ticari araç satışlarının yılın 8 aylık döneminde önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 47 arttığını, ağustos ayında da bu oranın yüzde 37 olarak gözüktüğünü belirtti.

      Artışın sektör temsilcilerini sevindirdiğini ancak kurlardaki artışın bayilerin satış hedeflerini olumsuz etkilemeye başladığına işaret eden İduğ, satış trendinin yılın son 4 ayında da sürmesi için döviz kurunun sabitlenmesi gerektiğini savundu.

      İduğ, açıklamada şu ifadelere yer verdi:

      "Bu ortamda alıcılara cazip gelecek fırsatlar sunulmalı. Bunlardan biri de sabit kur olmalı. Firmalar yıl sonuna kadar dolar ve avroyu belirli bir rakamda sabitlenmeli. Bu, tüketicilerde alım iştahını artıracaktır. Her ay değişen fiyatlarla kimse bayilere uğramaz. Bu konuda markalar özel çalışma yapmalı. Kur sabitleme kampanyası uygulanırsa yılın son 4 ayında da satışlarda yüzlerimiz güler. Aksi halde sektörde birçok sıkıntı ile boğuşuruz."

      Sil
  49. Hocam, BIS in Turkiye de kredi/GDP oranina dayali onumuzdeki 5 yil icinde bankacilik da problem cikabilir uyarisini yorumlarmisiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Reel sektörün ve kişilerin aldığı krediler oldukça yüksek. Eskiden GSYH hızlı arttığı için Kredi / GSYH oranı sorun olmuyordu. Ama artık krediler arttığı halde GSYH artmamaya başlayınca sorun başlıyor.

      Sil
    2. Hocam oransal olarak hala sorun yok yani %65 gibi bir oranın 5 senede %100'den fazla olması gerekir ki bu pek mümkün olmaz(yani o 300 milyar dolar ek reel borcu kim alıp ne yapacak...). yani bu biraz spekülasyon... faiz maliyetide 20 milyar dolardan fazla değil gibi yani sürdürme maliyeti zıplayıp 40 olsa 5 yıl boyuncada devam etse ve büyüme hep 0 enflasyonda hep 0 olsa yinede kurtarmıyor (ki enflasyon yukarı yönlü kullanılabilir bir silah). Yani hocam bankacılıkta problem olması son derece zor ilk önce reel sektörde kamu sektörüyle birlikte büyük bir kriz olmalı ki bankacılıkta sorun çıksın şu ortamda karlarına bakmak bile yeterli... Burada yapılmak istenen bankalarıda riskli gruba sokmaya çalışarak 2018 krizi için hazırlık yapmak yada bilmemek ki bu mümkün değil daha geçende mb tüm dış yükümlülükleri sağlayacak şekilde bankalara imkan sağladı (ki dış borcun tamamının bankalardan kredi verildiği varsayımıda var burada). yani işler iyi değil ama işin içini bilenleri gerizekalı yerine koymaya çalışmalar falan son derece abes, kredibilite sorunu yaşıyorlar böyle durumlarda, bu banka söylentileri son 1-2 ayda çıktı ortaya yani bir aşırı risk alğısı yaratılmaya çalışıyor, bankalar milyar dolarlar kar ediyorlar f/kları 6 bu durumda bankalar çok çok karlılık azalması yaşar; yani 9 yılda elde ettikleri kar toplam büyüklükleri kadar; bu durumda 5 yılda büyük oranda "batarlar" demek tamamen ahlaksızlık bana göre... Benim tahminim bazıları borsa 60bine düşecek şekilde hesap yapıp açık pozisyonda kaldılar şimdi açıkları kapatmak istiyorlar... bu açıklamaları yapan kuruluşların bütün pozisyonlarını şeffaf şekilde göstermeleri gerekir.

      Sil
  50. Mahfi Hocam merhabalar, faydalı aktarımlarınız için minnettar olduğumuzu belirtmek isterim öncelikle. Bu makalenizin üzerine, bugün de (16.09.2015) Erinç Yeldan Hocamızın "FED'i Beklerken" başlıklı köşe yazısını okuduktan sonra, acaba gerçek işsizlik de azalıyor mu sorusu aklıma takıldı. Gerçek işsizlikten kastım, açıklanana (%5,1) ilaveten "missing-workers" durumundakilerin ilgili sayıya/hesaba eklenmesidir. Bazı hesaplamalara göre, halihazırda Amerika sınırları içerisinde 3,7 milyon kişinin iş aramayı bırakmış durumda. Bu nedenle de hesaplamalara dahil edilmiyor. Bu ıskaya ek olarak, part-time çalışma anlayışındaki sıkıntı (yani haftada 1 saat çalışıp, sadece 20 dolar kazananı bile iş sahibi sayan bir hesaplama anlayışı) da göz önünde bulundurulduğunda, Amerika'daki ağustos 2015 işsizlik rakamının %7,2 olduğu öngörülmüş. Bu çerçeveden bakıldığında, politikaların gerçekten işe yarayıp yaramadığını nasıl irdelemek gerekir? Zira okuduğum bazı makelelerde, gizli işsizliğin ciddi artış gösterdiği yönünde. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Evet esasen Fed'in tereddüde düşmesinde bunun da payı var.
      Tabii burada bütün mesele şu. Eğer krizden önce de aynı ölçümlerle işsizliği yüzde 5 bulmuşlarsa bugünkü oran doğrudur.

      Sil
  51. Merhaba Hocam;

    Yazınızı okuduğumdan beri beni düşündüren bir soru var. Genişleyici para politikaları, istihdamı ve piyasada dolaşan para miktarını artırır. Buna karşın fiyatlar genel düzeyinde bir artış gözükür. Phillips eğrisini göz önüne aldığımızda bize aktardığı genel özet budur. Ama biz Amerika düzleminde olaya baktığımızda istihdam artmış, faiz zaten düşük ama aynı zamanda enflasyonda da ciddi bir düşüş var. Bu nasıl mümkün olabiliyor hocam.

    Tşk ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü ekonomideki kurallar ve teoriler normal koşulları dikkate alarak yazılır. Küresel kriz anormal bir durumdur. Anormal durumda kurallar da teoriler de işlemez hale gelir. Zaten mevcut ekonomi teorilerine yöneltilen en ciddi eleştirilerin başında da bu tür krizleri kapsayan bir altyapı geliştireemiş olması yatıyor.

      Sil
  52. bugün bloombergde çıkan bir habere göre haziran toplantısında fed 2016 için 1,8 2017 için 2 enflasyon beklediğini açıklamış (oy kullanan üyelerin beklentilerinin orta noktası) sizin 12-18 ay sonrası enflasyon dediğiniz şeyi fed bir süredir açıklıyormuş. eldeki diğer verilere göre o zaman bu toplantıda faiz artışını yüksek olasılık görüyorsunuz demektir. yanlışmıyım?
    hocam birde yüksek dolar amerikanın ithalatını ve işsizliğini artırmazmı? türkiyeden biliyoruz işsizliğin en büyük nedenlerinden biri üretimsizlik ve yüksek ithalat.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. fed, küçük adımlarla abd piyasalarının nabzına göre faiz bandını yukarıya çekecektir!. yıllardır düşük dolar kurlarına rağmen abd ekonomisi tarihinin en büyük cari işlemler açığını vermiştir 2006 sonu ve 2007 başlarında!. yani abd ekonomisinde de yapısal sorunlar mevcuttur!. abd ekonomisi özellikle son 20 yıldır üretimden kopuk ve artan oranlarda finansal sermaye genleşmelerine paralel olarak büyüyen bir iktisat yapısı sergilemeye başladı!. gelişmiş ekonomiler sermaye birikiminin yüksek olduğu ekonomilerdir fakat abd bu özelliklerini kaybetmeye başladı. özellikle çok uluslu işletmelerin asya ve g.d.asya ekonomilerine iktisadi aktivasyonlarını kaydırması da abd ekonomisini olumsuz etkiledi. istihdam, verimlilik, sermaye özellikle de reel sermaye birikimi, iş gücü ve en önemlisi üretim gibi önemli iktisadi bazı parametrelerde bu nedenle de zayıflama eğilimleri göstermektedir. sanayi verimliliği günümüzde Japonya ve hatta euro bölgesi ekonomilerinden dahi düşüktür. fazla güçlü dolar elbette ki abd nin küresel ticaret rekabetindeki gücünü daha da azaltabilir. ancak şunu da eklemeliyim ki: abd nin en büyük avantajı büyümesinin %71 ini iç talebe dayanmasıdır. dolayısıyla faiz bandı örneğin % 3 ün üzerine çıkmadığı sürece abd de iç talep ve buna dayalı büyüme ivmesinde genel olarak ciddi bir zayıflama olmaz!. mesela aynı şeyleri bir almanya bir Japonya bir fransa, Hollanda gibi gelişmiş ekonomiler için söyleyemeyiz!. zira bu ekonomiler daha çok dış talep eksenli büyüme yapısallığına sahiptir.

      Sil
    2. Fed'in tahminlerini biliyoruz dediğiniz gibi. Bilmediğimiz şey eldeki verilerin ve onlara göre yapılan analizlerin bu tahminlerle örtüşüp örtüşmediği. Onun içindir ki birçok ayrıntı veriye bakılarak analizler yapılıyor. Örneğin son açıklanan perakende satış verisi enflasyonda beklenen gelişmeye yol açmayacak bir veri olarak değerlendiriliyor. Dolayısıyla Fed'in 18 ay sonrası için yaptığı yüzde 2'lik enflasyon tahmininin doğruluğundan emin olması gerekiyor ki faiz artırsın. Aksi takdirde erken atılmış bir adımın telafisi mümkün değil.
      Evet yüksek dolar değeri ABD nin lehine olmaz tabii. Bu noktada ekonomi politikasının tercih sorunu çıkıyor karşımıza. Eğer beklendiği gibi enflasyon artacaksa enflasyon mu cari açık mı? Fed, burada sanki enflasyonu daha büyük sorun olarak görüyor gibi duruyor.

      Sil
  53. Hocam hem düşük faiz ortamında düşük işsizlik, hem de düşük işsizlik ortamında düşük enflasyon. Bütün bunlar iktisatın ana akım kabul edilen kanunlarının dışında durmuyor mu ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Durmuyor. Keynesyen likidite tuzağını bir daha gözden geçirin.
      http://www.mahfiegilmez.com/2012/12/likidite-tuzag.html

      Sil
  54. Siz neye bağlıyorsunuz hocam büyürken enflasyonun düşmesini ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkisinin bir arada olması genellikle başka şeylerin de devrede olduğunu gösterir. Mesela Türkiye'de 2002 - 2008 arasında hem ekonomik büyüme hem de enflasyonda düşüş bir arada yaşanmıştır. Nedeni üçüncü grup faktörlerdir. Yani bankacılık reformu, bütçe reformu gibi iki önemli yapısal dönüşüm, siyasal ve sosyal istikrarın varlığı, AB ile müzakere sürecinin ciddiyete binmiş olması vb sonucunda yaşanan algı ve beklenti düzelmeleri bu gelişmeden etkili oldu. Bunlar bittiği andan sonra büyüme düştü enflasyon yükseldi.

      Sil
  55. Tüik'in açıkladığı enflasyon verisine neden inanmıyoruz?

    Esasında, sağ cebinden sol cebine aktardığın parayı bile %100 doğrulukla hesap eden bir kurum olsa ve bu kurum açıklasa enflasyon verisini, vatandaş yine bu rakama inanmaz. Neden?

    Çünkü enflasyon tanımı bir değil. Yani Tüik'in enflasyon kavramı ile Mehmet Bey'in ya da Ayşe Hanım'ın enflasyon kavramı aynı değil. Daha doğrusu Mehmet Bey/Ayşe Hanım'ın hissettiği Tüik'in enflasyon kavramı değil.

    Çünkü Tüik Türkiye geneline ait bir veriyi açıklıyor. Burada gözden kaçmaması gereken husus ağırlık kavramı. Örneğin Tüfe ye esas alınan Türkiye harcamalarının içinde gıda harcamasının ağırlığı %25 ise, enflasyon hesabında fiyat artışlarının toplam enflasyona katkısı bu ağırlık tutarına çarpılarak hesap ediliyor.

    Şimdi bu şu demek değil. Her gelirin %25'i gıda için harcanıyor. Asgari gıda harcaması 500 TL ise, gelirin 1000 TL ise, sendeki ağırlık %25 değil, %50 dir. Yani gıda fiyatları artışının Türkiye geneli Tüfe enflasyonuna katkısı %1 ise, sana katkısı %2 dir. Tüfe sırf bu veriden oluşsa, açıklanan yıllık tüfe enflasyonu %8 ise, senin enflasyonun %16 demektir.

    Buradaki hata, yanlış anlaşılmadır. Yani açıklanan verinin toplumdaki herkesin (birey olarak) enflasyonu zannedilmesi. İnce nokta her bireyin değil, Türkiye geneli ortalaması olması.

    YanıtlaSil
  56. Hocam fed faiz oranini arttirinca gelismekte olan ulkelerdeki sicak para amerikaya akmayacak mı? Bu da bir nevi genisletici bir etki yapip enflasyon oranını arttırmada etkili olmaz mı?

    YanıtlaSil
  57. Keşke ABD gibi olabilsek. Yapısal reforma, ek vergiye, kemer sıkmaya falan hiç gerek yok. Ver merkez bankasına görevi, yapsın 3-4 tane QE. İşlem tamam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD, ABD gibi olmak için o yapısal reformları yapmıştı zaten.

      Sil

  58. Greenspan New York, Washington Heights bölgesinde doğdu. Babası Herbert Greenspan Romence-Yahudi asıllı ve annesi Rose Goldsmith Macar Yahudi asıllı idi
    /
    Bernanke Augusta, Georgia doğdu. Bernankes Dillon birkaç Yahudi ailelerinden biri olan
    /
    Yellen, Brooklyn, New York'ta Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi
    /
    Fischer, Mazabuka Yahudi bir ailenin içine doğdu

    Greenspan was born in the Washington Heights area of New York City. His father Herbert Greenspan was ofRomanian-Jewish descent and his mother Rose Goldsmith was of Hungarian-Jewish descent
    /
    Bernanke was born in Augusta, Georgia. The Bernankes were one of the few Jewish families in Dillon 
    /
    Yellen was born to a Jewish family in Brooklyn, New York,
    /
    Fischer was born into a Jewish family in Mazabuka,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buradan nasıl bir sonuç çıkarıyorsunuz bilmiyorum.

      Sil
    2. Üstte yer alan yazıyı ben yapıştırdım.
      Hiç bir sonuç çıkarmadım.
      Herhangi bir amacım yok.
      Bu bilgiler Wikipedia'dan aynen alınmış.
      sadece bir bir tespit o kadar.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...