18 Şubat 2016 Perşembe

2016 Yılında Türkiye'nin Dış Finansman İhtiyacı

2016 yılında Türkiye’nin ne kadar dış finansman ihtiyacı olduğunu hesaplamak için iki bilgiyi bir araya getirmemiz gerekiyor: (1) 2016 yılında vadesi gelecek olan dış borç miktarı. (2) 2016 yılında vereceğimiz cari açık miktarının tahmini.

Aşağıdaki tablo Merkez Bankası sitesinden alınmıştır. Bu tablo bize 2015 yılı Aralık ayı itibariyle, orijinal vadesine bakılmaksızın, vadesine 1 yıl kalmış olan dış borçları gösteriyor. Bu demektir ki bu tabloda yer alan miktarlar çeşitli sektörlerce 2016 yılı içinde ödenecek (ya da yenilenecek) miktarlardır.


Bu tabloya göre 2016 yılında vadesi gelecek dış borçların toplamı 172,7 milyar dolardır. 

2015 yılında Türkiye 32,5 milyar dolar cari açık verdi. 2016 yılında asgari ücretteki artışların etkisiyle iç tüketimin artacağını ve dolayısıyla büyümenin biraz daha yukarı gideceğini tahmin ediyorum. Bu çerçevede 2016 yılında cari açığın 2015’deki düzeyi dolayında (33 milyar dolar) olacağını bekliyorum.

Türkiye’nin 2016 yılı döviz ihtiyacını; dış borçların ödenmesi ve cari açığın finanse edilmesini kapsayacak miktar olarak ele almamız gerekeceğine göre karşımıza (172,7 + 33 =) 205,7 milyar dolarlık bir toplam tutar çıkıyor.

205,7 milyar dolar en kötümser senaryoya göre gereken döviz miktarıdır. Çünkü bu senaryoda vadesi gelecek bütün dış borçların ödeneceği ve yeni dış kaynak bulunmayacağı varsayılmaktadır. Bu senaryonun gerçekleşme olasılığı yok denecek kadar düşüktür.

Orta senaryo; yukarıdaki tabloda yer alan dış borçlardan bankalar bölümünde yer alanların üçte birlik bölümünün (36,2 milyar dolar) yenilenmeyeceği, geriye kalan dış borçların da üçte birlik bölümünün (21,4 milyar dolar) yenilenmeyeceğini öngören bir senaryo olabilir. Bu durumda 2016 yılında 172,7 milyar dolarlık vadesi gelecek dış borcun (36,2 + 21,4 =) 57,6 milyar dolarlık bölümü ödenecek demektir. Buna göre 57,6 milyar doları dış borç ödemelerinden 33 milyar doları da cari açıktan kaynaklanan toplam 90,6 milyar dolar dolayında yeni dış finansman bulma zorunluluğu söz konusu olacak demektir.

İyimser senaryo; 2016 yılında vadesi gelecek dış borçların tamamının (172,7 milyar dolar) yenilenmesi ve yalnızca 33 milyar dolarlık cari açığı karşılamak için dış finansman bulmak zorunda kalacağımız şeklindedir.  

Gerçek yaşamda bu üç senaryodan hangisini yaşayacağımız dış gelişmelere ve iç gelişmelere bağlı olacak. Dış gelişmeler arasında Fed’in faiz kararları, ECB’nin para politikası adımları, Çin’in durumu, petrol fiyatları ve tahmini mümkün olmayan birçok siyasal ve jeopolitik gelişme yer alıyor. Bunlar bizim elimizde olan gelişmeler değil. İç gelişmeler arasında ise yapısal reformlar, ekonomik önlemler, ekonomi politikasının nasıl uygulanacağı, Merkez Bankası’nın bağımsız davranması, ekonomiyi sıkıntıya sokan, riskleri artıran siyasal ve sosyal meseleler var. Bunlar büyük ölçüde bizim elimizde. Eğer iç çekişmeleri, siyasal kavgaları bir yana bırakabilir de ekonomiye odaklanabilirsek iyimser senaryoyu gerçekleştirme şansımız artar. 

90 yorum:

  1. En iyi senaryoda bulunması gereken 33 milyar dolarlık finansman 172.7 milyar dolar vadesi gelecek borcun üstüne eklenmiş oluyor değil mi üstadım?

    Yani 2017 de toplam borç faiz hariç aynı düzeyde kalması için hiç cari açık vermememiz gerekir doğru mu?

    Böyle bir Türkiye de yaşadığımızı hiç sanmam.

    İyimser olasılığın gerçekleşmesi mucize olur diye düşünüyorum.

    Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet muhtemelen orta senaryo ile iyimser arası bir senaryo yaşanacak.

      Sil
  2. Hocam,bu konulardan pek anlamıyorum ama merak sardım.size böyle sorularla geldiğim için kbakmayın yani :))

    - Ülkenin Cari açığı ülkede faaliyet gösteren özel-kamu bütün firmaların ticari ilişkileri vs. yle belirlenmiyor mu ?.
    Bu cari açığı kim finanse ediyor. Bu işler tek elden oluyormuş gibi söyleniyor hep. Bu 33 milyarlık açık bu yüzlerce firma tarafından ayrı ayrı finanse edilen miktarların toplamımı oluyor ?

    Ve Türkiye bu 172,7 milyar dolarlık borcu kimden alıyor? İmf yle ilişkimiz hala devam ediyormu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. - Ülkenin cari açığı kamu + Özel sektör + kişilerin ticaret, yatırım ve diğer (turizm giderleri gibi) döviz ilişkileriyle belirleniyor.
      - Bu cari açık zaten finansmanı sağlanmazsa verilemeyen bir açık. Yani o borcu almamışsanız ya da eskiden var olan mevcut dövizinizi (döviz rezervi) kullanmamışsanız o harcamayı yapamıyorsunuz. Borcu, ihtiyacı olanlar çeşitli yollarla alıyor. Mesela bankalar yabancı bankalardan borçlanıyor, makine satın alanlar makineyi vadeli satın alıyor gibi.
      - IMF'den 5 yıldır borç almıyoruz.

      Sil
    2. Hocam cari açıktaki artış borçlanmayı artırır deniyor.O zaman borç almadan harcama yapamıyorsak cari açık borçlanmayı artırmaz borçlanma cari açığı artırır değil mi hocam?Teşekkürler.

      Sil
  3. H9cam elektrikler kesik biz parmağımızı prize sokmuş bekliyoruz.

    YanıtlaSil
  4. Mahfi hocam öncelikle yazılarınız icin tesekkür ederim.konuyla alakası yok ama
    Dünyada petrol fiyatlarının düsmesi büyük savaşların çıkacagının alametidir.sizce bu dogrumudur? İkinci bir olarak sormak istedigim soru,dünyada her geçen gün trafiğe katılan arac sayısından tutun da insan hayatının her alanında her gecen gün onemi artan petrolün arzının artmasına rağmen neden fiyatı düsüyor ve sizce kasten mi yapılıyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Olabilir ama artık dünya eskisi kadar kolay savaş çıkaramayacağını anlamış bulunuyor. Çünkü üçüncü dünya savaşının kazananı olmayacak.
      Petrolle ilgili sorunuzun yanıtı kendi içinde var zaten: Arz, talepten fazla arttığı için fiyatı düşüyor. Özellikle kaya gazı ve ondan dönüştürülmüş petrol, rezervlerde büyük artışa yol açtı. Buna karşılık hiç bir ülke eskisi kadar hızlı büyümüyor. Bu da talepte düşmeye yol açtı. Bir malın arzı artar talebi düşerse fiyatı da düşer.

      Sil
    2. Açıkçası petrol fiyatlarındaki hareketlenmenin dünyaya fazlasıyla abartılarak yansıtıldığını düşünüyorum.

      Enflasyondan arındırılmış fiyat verilerine bakarsanız bu açık bir şekilde görülüyor. Örneğin 1946' dan bu yana ortalama 42 dolar, 1980' den bu yana ortalama 54 dolar, 2000' den bu yana ise 64 dolar olarak gerçekleşmiş.

      1986-2004 yıllarının tamamı 40 doların altında geçtiği gibi 1998 senesinde gerçekleşen dip fiyat 1946 yılının bile altında olmuş enflasyondan arınmış halde.... Ben o zamanlar bu kadar yaygara kopartıldığını hatırlamıyorum.

      Yani; fiyatlar ortalamanın 3 katı üzerindeyken gayet güzel ama biraz gerilemeye görsün hemen yandık bittik kül olduk...

      Şunu ifade etmeye çalışıyorum. Mevcut fiyatlar; enflasyondan arındırılmış halde çok özel veya olağanüstü bir görüntü göstermiyor fiyatlar açısından. Evet, geriliyor ama daha önce görülmemiş duyulmamış bir durum olmadığı gibi ekseriyetle mevcut seviyelerin çok daha altında zaman geçirilmiş.

      Serbest piyasa böyle birşey işte ne yapalım; bazen kazanırsın bazen kaybedersin... İşin püf noktası hocamızın çok uzak olmayan bir geçmişte kaleme aldığı Norveç/Suudi Arabistan karşılaştırmasında yatıyor. Petrol üreticisi ülkeler kolay yolu seçip ekonomilerini buna bağlamayacaklar. Senin ekonomin doğru işlesin, doğal kaynaklardan elde ettiğin gelirler de kaymağı olsun değil mi yani...

      Belki o zaman emtia fiyatlarında görülen her düşüşte hemen savaş baltaları çıkartılıp dünyaya türlü bin acı çektirilmez. Belki...

      Sil
    3. Ne demek üçüncü dünya savaşının kazananı olmayacak...
      Kazanan tarih boyunca hep aynıydı yarın da aynı olacak İLLÜMİNATİ...

      Sil
    4. Amerika, İllüminati ve kapitalizm. Kim ne dese yanıt bunlardan birisi oluyor. Biraz yaratıcı olmaya çalışın.

      Sil
    5. Bu yanıtlar tembelliğimizden.. Ne zaman böyle bir ucuz cevap bulsak atlıyoruz. Halbuki düşünerek, okuyarak, yazarak, tartışarak yani bir bedel ödeyerek cevap bulmaya çalışmıyoruz.

      Sil
  5. Sanırım bu yılda bu borç net hata noksan kalemi,TCMB rezervleri,bir miktar doğrudan yatırım ve yeni borçlanma ile geçiştirilecektir.2017 bence daha riskli bir yıl olacak,hele hele petrol fiyatları biraz başkaldırırsa...

    YanıtlaSil
  6. Hocam iç gelişmeler dış gelişmelerden daha önemliyse halimiz pek de iç açıcı değil diyebiliriz. Malumunuz hedef başkanlık sistemi gerisi teferruat,,,

    YanıtlaSil
  7. Hocam, bu site iyi tık almaya başlamış. Reklam almayı düşünmüyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocamızın reklama ihtiyacı yoktur. İhtiyacı olanlar tv izleyebilirler, zira reklamdan geçilmiyor.

      Sil
    2. Siz hocanın reklam danışmanı mısınız?

      Sil
    3. Hayır hocanın yazılarını okuyarak kendisine sempati duyan bir vatandaşım. Ama anladığım kadarıyla siz bir reklamcısınız

      Sil
  8. Mahfi Bey
    Senaryonun ne olabileceği konusunda geçmiş birkaç yılın trendlerinin analiz edilerek tahminde bulunmanın (gelişmeleri de dikkate alarak beklenen trendi de ortaya koyup)daha isabetli olacağını düşünüyorum. Bu şekliyle "gerçekten bir risk var mı?" şahsen zihnimde netleşmiyor.

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmişe bakınca orta ile iyi arasında bir senaryo olası görünüyor.

      Sil
  9. Sayın Eğilmez, verdiğiniz tablodaki "bankalar" ve "diğer sektörler" rakamlarını topladığımda sizden farklı rakamlar çıkıyor. Yazdığınız rakamlar acaba ABD dolarından başka para birimlerini demi kapsıyorlar? Ayrıca bu tablo özel sektör borçlarını da kapsıyor mu? 2016 da hükümetçe verilen ihracat rakamına göre dolara ihtiyacımız daha fazla olacak gibi gözüküyor. ABD dolarının arz - talep durumuna baktığımızda, doların değerinin hükümetçe belirtilen rakamın gerçekçi olmadığı gözüküyor sanki. Ne dersiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalar toplamı yerine bankalardaki döviz hesapları yazmışım şimdi düzelttim. Bu düzeltmeyle sanırım benim hesabımla sizin hesabınız tutarlı hale gelmiş olmalı.
      Tablo özel kesim borçlarını kapsıyor.
      Hükümetin ihracat tahmini fazla iyimser görünüyor.
      Dolar tahmini konusunda da haklısınız.

      Sil
  10. Hocam elinize sağlık genel borç durumu anlatan güzel bir yazı olmuş.

    Daha iyi anlamak için bir sorum var; Bankalar kalemi altındaki döviz tevdiat hesabı ve banka mevduatı (yurtdışı şube ve iştirakler) TL cinsinden mevduat (yurtdışı şube ve iştirakler) tam olarak nedir. Örneklendirebilir misiniz?

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankaların yurtdışında çeşitli ülkelerde şubeleri var. Daha yüksek faiz önerdikleri için de döviz mevduatı topluyorlar. Bunlar o mevduatlar.

      Sil
  11. Hocam ilgisiz bir soru olacak ama sizin fikirlerinizi çok önemsiyorum, o nedenle fikrinizi almak istedim. Sermaye Piyasası Kurulu hakkında ne düşünüyorsunuz, kariyer imkanı açısından orada çalışmamızı önerir misiniz? Bir de mülakatında ne tür sorular gelebilir fikir verebilirseniz çok sevinirim hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mülakatta ne sorduklarını bilmiyorum ama SPK iyi bir yer. İnsana meslek kazandıran kamu kurumlarından birisi. Sonuçta sermaye piyasası uzmanı oluyorsunuz.

      Sil
  12. merhaba hocam

    merkez bankasinin finansal istikrar raporlarinda doviz borcunun buyuk sirketlere ait oldugu soyleniyor.

    kobi ler dovizle borclanamiyor.

    buyuk sirketler bu borcu cevirebilir deniyor. cunku bu sirketlerin doviz gelirleri var ve hedge yaparak kur riskinden korunabilirler deniyor.

    bu konudaki gorusunuzu merak ettim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok emin olmayın derim. Büyük şirketin sorunu büyük olur.

      Sil
  13. Hocam

    Ödemeler dengesine totalde baktığımızda dengenin toplamı sıfır olmak durumundadır. Ben asıl olarak şunu merak etmekteyim.cari açık tutarından daha fazla ,sermaye ve finans hesabında fazlalık olduğunda cari açık tutarını aşan fazlalık rezerv hesaplarına kaydedilerek merkez bankasının rezervleri artmıştır deniliyor. Cari açık tutarını aşan fazlalığın tamamı merkez bankasına gitmektemidir? Yoksa aradaki bu fazlalığın merkez bankası rezervlerine gittiği varsayılmaktamıdır?

    Örneğin; cari açık tutarının 40milyar $ olduğunu düşünelim , sermaye ve finans hesabı ile net hata ve noksan hesabının toplamını da 50 milyar $ dersek aradaki 10 milyar $ olan fark ödemeler dengesi tablosunda rezervlerde artış olarak gözükmektedir. Merak ettiğim husus uygulamada bu 10milyar $'ın merkez bankasına gitmeden bankaların kasalarında duramaz mı? Yani bu tutarın sahipleri merkez bankası değilde bankalar olamaz mı?
    Teorik olarak ödemeler dengesinde de gösterildiği gibi bu 10milyar $'ın tamamı aslında merkez bankasının rezervlerine gitmesede gittiğimi varsayılıyor aydınlatırsanız çok sevinirim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cari açık, ödemeler dengesinin finansman kalemleriyle finanse ediliyor. Bu kalemler içinde bankalara gelen dövizler de var. Buna karşılık MB'nin rezervlerinde azalma olmuşsa bu miktar MB tarafından finanse edilmiş oluyor. Yani sizin örneğinizdeki 10 milyar $, bankaların kasalarına gidenden sonra kalan miktardır ve MB'ye gitmiş demektir.

      Sil
  14. Hocam optimum cari acik oranı ne olmalıdır 0 mi olmalıdır ya da var ile yok arasında bir şey mi olmalıdır. Bugün cin cari fazla veriyor bunun da ekonomiye zararı var midir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir ölçü yok. Ülkeye ve ekonominin durumuna göre değişir. Bir ekonominin iç tasarrufları yatırımlarına yetmiyorsa cari açık veriyor demektir ve bunu başka ekonomilerinden tasarruflarından borçlanarak ya da sermaye çekerek karşılar. Ama genel olarak kabul edilen bir yaklaşım vardır. O da bu açığın ideal ölçüsünün GSYH'nın yüzde 2-3'ünü aşmaması şeklindedir.
      Çin cari fazla veriyor çünkü tasarruf eğilimi çok yüksek. Uzakdoğu kültürüyle ilgili bir durum. Uzakdoğu ülkelerinin çoğu cari fazla veriyor. Ekonomiye zararı yok. Bu fazlaları başka ülkelere borç olarak veriyorlar. Mesela Çin MB'nın 3,5 trilyon dolarlık rezervinin üçte birden fazlası ABD Hazine tahvillerine yatırılmış bulunuyor.

      Sil
  15. Petrol fiyatları yükselmezse, cari açığımızı arttıracak başka bir marifet de yapmazsak, cari açığımız bu seneki gibi 33 Milyar dolar olursa, 2016 Yılında Türkiye'nin Dış Finansman İhtiyacı:

    205,7 milyar dolar yıl içinde ödenecek borç + 33 milyar dolar cari açık = 205,7 milyar dolar olacak.

    Yani, 722 milyar dolara düşmüş olan, toplam milli gelirimizin üç buçukta biri kadar dış finansmana ihtiyacımız var.

    Hayırlı olsun.

    Bu sene İMF'ye borç vermeyelim, kendi başlarının çaresine baksınlar artık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bir de o laf vardı: IMF'ye borç veriyoruz diye. İyi hatırlattınız. Ne demişler: "Kendisi muhtac-ı himmet dede nerede kaldı gayrıya himmet ede."

      Sil
    2. Yıl içinde ödenecek borcu yanlışlıkla 205,7 yazmışım tabii ki, 172.7 olacak. Ama işlemin sonucu doğru. :)

      Sil
    3. Gidiş yanlış sonuç doğru. Genellikle tersi olur gidiş doğru sonuç yanlış olur. ::))

      Sil
  16. Hocam merhabalar,

    Ekonomi politikası kitabınızaki "merkez bankası" bölümünü okurken bir yerde takıldım. izninizle sormak istiyorum.

    "Merkez bankalarının para basarak dış varlık biriktirmesi mali piyasalarda cari kur düzeyinde döviz talebinin düşük, ulusal para talebinin güçlü olduğunun göstergesidir. Buna karşılık bir merkez bankasının ulusal para karşılığında dış varlıklarını satması cari kur düzeyinde ulusal paraya olan talebin zayıf, döviz talebinin güçlü old. anlamına gelir."

    Hocam tam tersi olması gerekmiyor mu ? Kafam karıştı..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İfadede bir hata yok.
      Bankalar ellerindeki dövizleri MB'ye satıp TL alıyorlarsa döviz talebi düşük TL talebi yüksek demektir.
      Buna karşılık MB TL karşılığında bankalara döviz satıyorsa TL'ye talep düşük dövize talep yüksek demektir.

      Sil
  17. hocam fedden gelen faiz artırımı haberi ülkeleri nasıl etkiliyor bunun hakkında da bir yazı yazarmısınız

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu birçok kez yazdım.
      http://www.mahfiegilmez.com/2015/12/fedin-faiz-artrmasnn-olas-etkileri.html

      Sil
  18. Hocam yazı ıçin tesekkurler. Ben konuyla alakasiz ama yazin universite tercihi yapacagim. Uluslararasi ticaret bolumunu dusunuyorum. Finans da gunumuzde revacta olan bir bolum. Hangisini onerirsiniz ? Ya da bu bolumleri onerir misiniz ? Yoksa iktisat isletme maliye gibi bolumlere mi odaklanmaliyim. Tesekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önce üniversiteden sonra ne yapmak istediğiniz sorusunu yanıtlayın. Kamu kesiminde bir işe girmeyi düşünüyorsanız İktisat ve Maliye daha uygun olabilir. Özel kesimde mesela bankacılık gibi bir iş düşünüyorsanız Finans veya İşletme uygun olabilir. Şirketlerde çalışırım diyorsanız İşletme veya Uluslararası Ticaret daha uygun olabilir.
      Ben bunların hepsini kendi çalışmalarımla öğrenirim asıl olan temeli öğrenmek derseniz o zaman İktisat okuyun ama ötekileri mutlaka kendi başınıza çalışın derim.

      Sil
  19. Merhaba hocam,

    Memurluk düşünen ve özel sektörü kesinlikle istemeyen biri olarak dersleri takip etmeye çalışıyorum üniversitede.
    (Maliye 2. sınıf öğrencisiyim)
    Fakat arkadaşlar bu şekilde sınavlardan yüksek puan alsan bile mülakatlar da elenirsin diyorlar. Mülakatlar da üniversite sürecini nasıl değerlendirdiğine de bakıyorlar diyorlar. Seta - Bisav ve benzerleri tarafından yapılan seminer ve diğer eğitimlere katılmamın hatta staj yapmamın mülakatlar da önemli bir şekilde avantaj sağlayacağından bahsediyorlar.

    Siz bu görüşlere katılıyor musunuz?

    Ben şuan sadece derslerime odaklanıyorum ve İngilizcemi geliştirmek için çaba sarfediyorum.

    Sizce bu çalışmaların yanında vergi müfettişliği, guy vb. " mülakatlardaki başarı oranımı arttırmak için " arkadaşlarımın bahsettiği eğitim ve seminerlere katılmalı mıyım, sizin bu konudaki öneriniz ne olur?

    Yanıtınız için şimdiden teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tür seminerler size mutlaka katkı sağlar. Sadece mülakatlar için düşünmeyin, genel olarak analiz ve düşünme yeteneğinizi de artırırlar.

      Sil
  20. hocam turkiyenin CDS leri 300 civarinda.

    deutsce bank CDS leri 500 uzerinde.

    bunu nasil yorumlamak gerek?

    deutsche bank bizden batik durumda diyebilir miyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diyemeyiz.
      Deutsche Bank'ın 40 milyar dolara yakın batık kredisi var ama bunların hepsine karşılık ayırmış durumda. O nedenle karlılığı düşük çıkıyor. Önümüzdeki yıl bunlar temizlenince yine toparlanıp yoluna devam eder.Bugün bizden daha kötü görünmesinin nedeni karlılığının düşmüş olmöasından kaynaklanıyor.

      Sil
  21. issizlik artiyor sizce bu dis gizli guclerle issizlik lobisinin bir etkisi olabilir mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olabilir. Her şey dış güçlerin ve lobilerin etkisiyle oluyor, bizim hiç kabahatimiz yok. Biz üzerimize düşen her şeyi yapıyoruz ama dış güçler ve lobiler bizi batırıyor. Bizi bir bıraksalar alıp gideceğiz, her gün yeni buluşlar yapacağız, yeni istihdam alanları açacağız, işsizlik sorununu kökten çözeceğiz. Ama bırakmıyorlar.

      Sil
  22. Git gide yaygınlaşan negatif faizi QE olarak değerlendirmek hata olurmu?Sonuçta MBler bu parayı bende tutacağınıza kredi olarak verin diyor oysa bankalar negatif faize bile razılar ve yine dönüp dolaşıp MB lerde parayı park ediyor.Dolayısıyla durum çok ciddi ve izlenen politikalar 2008 krizine çare olamamış siz 3.aşama gelişmekte olan ülkeleri vuracak demiştiniz ancak görünen o ki gelmekte olan buhran tüm dünyayı tekrar kasıp kavuracak diye düşünüyorum saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üçüncü aşama gelişen ülkeleri vuracak ve önlenemezse kısır döngüye dönüşerek yeniden en baştan başlayıp tekrar edecek demiştim.
      http://www.mahfiegilmez.com/2015/06/kapitalizmin-sonu-mu-geliyor.html

      Sil
    2. Her ulkenin kriz algisi ve ekonomik fobileri farklidir. Bizimki issizlik ve dolar kurunun artmasidir. Malesef issizlik git gide daha kotu bir hal aliyor. Buna care olarak kurulan mekanizma islemiyor, 100 milyar toplanan fon, ancak 2% duzeyinde kullaniliyor. Bankaci kafasiyla kanun yapinca anca bu kadar oluyor. Gelismis ekonomilerdeki krizlerle gelismekte olan ulkelerdeki krizler farkli. Bizim ulkemizde insanlar issiz kaldigi zaman hayatlari yerle bir oluyor. Ac kaliyorlar, acikta kaliyorlar. Aileleri dagiliyor, dostlari ile kanli bicakli oluyorlar. O yuzden acimasiz bir hayatta kalma mucadelesi yasiyoruz. Teror, cinayetler artiyorsa bilin ki kriz gumbur gumbur geliyordur. Gelismis ulkelerde kriz durumunda sadece insanlarin tasarruflari ya artmiyor, ya da azaliyor, gene hayatlarina devam ediyorlar, yasam standarlari haftada 3 kere disarida yemek yemekten haftada bire dusurmek kadar azaliyor.

      Gelismekte olan ulke demek malesef boyle bir sey. Devletin vatandasi ekonomik olarak koruyamadigi, temel ihtiyaclarini karsilayamadigi, temel alt yapiyi kuramadigi, bunun sonucunda sermayeyi elinde tutanin sonsuz bir somuru gucune sahip oldugu ulke olmaniz demek. Gercekten ekmek parasi icin calisanlarin oldugu bir ulke de gelismislikten sozedemezsiniz. Cunku insan katma deger uretmek icin calisir, karnini doyurmak icin degil.

      Demokrasi ve haliyle ifade ozgurlugunu guclendirmediginiz zaman da yukarida saydiklarimi hayata gecirebilecek ortam hicbir zaman olusmuyor. Ismi ekonomik kriz olsa bile, ekonomik krizi ekonomik bir gercek olarak dusunmeyin, tamamen sosyolojik bir olgudur ve malesef asil etkileri grafiklerde, tablolarda gorunmez mezarliklarda ve hapishanelerde gorunur.

      Sil
  23. hocam iyi günler ..
    hocam şu 1 ayı özetlemek istersek neler söyleyebiliriz mesela dolar hakkında ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2015 başında dediğim şeyi tekrarlıyorum: Dolar inişli çıkışlı ama genel olarak yükselen bir yol izleyecek.
      Bu durum aslında bütün sistemin özeti.

      Sil
    2. 2015 başında dediğim şeyi tekrarlıyorum: Dolar inişli çıkışlı ama genel olarak yükselen bir yol izleyecek.
      Bu durum aslında bütün sistemin özeti.

      Sil
  24. hocam 27 şubattaki imza etkinliğiniz saat kaçta başlayıp ne kadar sürecek acaba ona göre geleceğim izmitten

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 27 Şubat Cumartesi
      Akmerkez / Remzi Kitabevi
      Saat 12.00 - 16.00

      Sil
  25. Hocam yarın merkez bankasında 1 haftalık stajım başlayacak. Bu 1 haftalık süreyi iyi değerlendirmek istiyorum. Sizce bu süreçte nelere dikkat etmeliyim neler yapmalıyım ? (İlk olarak oradaki olanları daha iyi analiz edebilmek adına merkez bankası hakkında araştırmalar yaptım.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapılan işi gözleyin ve o işle ilgili teorik ve uygulamalı kitapları, makaleleri sonradan okumak üzere derleyin. Mutlaka notlar alın.

      Sil
    2. Sagolun hocam tavsiyeler için

      Sil
  26. Hocam içerden Türkiye'yi ekonomi politikasını & TCMB'yi politikalarından dolayı, daha doğrusu atmadıkları, geç kaldıkları adımlardan dolayı eleştiriyoruz.

    Fakat dışardan görünüm nasıl? Hangi yabancı kaynakları ve kişileri takip ediyorsunuz? bilmiyorum ama bize Türkiye'nin ekonomi politikalarında "dışardan görünümünü" yansıtan bir şeyler paylaşmanız mümkün mü? (İngilizcem zayıf o yüzden size soruyorum)

    Davulun sesi uzaktan hoş gelirmiş ama ben yine de merak ediyorum. Saygılar,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dışarıdan görünüm, içeridekinden daha kötü. The Economist'in son sayısındaki yazı en basit ifadesiyle hakaret dolu.

      Sil
  27. Hocam Merhaba, FED varlık alım programına başladığında ve devamında 2013 e kadar USD stabil giderken, AMB bölgesi aynı şeyi yapınca EUR neden aynı tepkiyi vermiyor.
    Saygılar...

    YanıtlaSil
  28. hocam nufusu 10 milyonun altinda eksi faiz ve cok dusuk nominal faiz 0-0.25(enflasyonla karsilastiginda eksi reel faiz veren) kucuk ulkelerde daha etkili diye bir onerme okudum. kisaca dusuk faiz su ana kadar nufusu az olan ulkelerde daha cok isliyor istenilen buyume issizlik enflasyion yapisini daha net yakaliyor muzaffer oluyor bu tarz ulkelerde.

    ornek danimarka isvicre tam tersi buyuk ulkelerde japonya avrupa para bolgesi isvec gibi ulkelerde ise beklenilen etkiyi gostermedi belki de zamani var bilmiyorum. sizce neden bu boyle nufusu az olan ulkelerde eksi nominal faiz ve eksi reel faiz daha etkili buyume issizlik ve enflasyon cephesinde? ornek isvicre danimarka (basarili) euro bolgesi japonya isvec(su ana kadar istenilen basariyi muzafferi buyume enflasyon issizlik baglamnda elde edemedi ilerleme var ama devede kulak)

    siz makro finanscilarin ekonomistlerin bu onermesini nasil degerlendirisiniz iktisad bilimi cercevesinde niye neden boyle?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünya nüfusu 100 milyonun altına indirilmeli.

      Sil
    2. Bu ülkelerin halklarının gelenekleri, algılamaları, beklentileri farklı. Ekonominin yarısı mekanikse yarısı da beklenti. Ve o beklentiler halktan halka farklı olabiliyor. Bir Japo'un kriz tepkisiyle İsveçlininki aynı değil. Bir Çinlinin gelecek kaygısıyla Almanınki aynı değil. Bu farklar uygulamadan alınan sonuçları da farklı kılıyor.

      Sil
  29. Sayın Hocam müsaadenizle kafama takılan birkaç soruyu sormak istiyorum;
    1)Vadesi gelen borçları ödenmesi ile ilgili işlem ödemeler dengesi tablosuna kaydedilir mi?

    2)cari açık verince döviz talep eğrisi sağa kayarak kuru yükselmekte fakat bu cari açık ,sermaye ve finans hesabında ki fazlalık ile dengeleneceği için döviz arz eğrisi de aynı miktarda sağa kayarak kuru ilk denge noktasına getirmektedir böylece cari açık olsada kur değişmemiş sonucuna varılmış olmaktadır.
    ancak şunuda hesaba katarsam şu sonuca ulaşıyorum;
    döviz piyasasında döviz arzı ve döviz talebi ile ilgili işlemlerin çoğu ödemeler dengesi tablosuna kaydı yapılmaktadır. Fakat kurun ileride yükseleceği beklentisi ile yerleşik kesimce dövize olan talep, kurun yükselmesinde belirleyici etkenlerden biri olsada, ödemeler dengesi tablosuna kaydı yapılmamaktadır.buda ödemeler dengesi ile kur arasında ki birebir bağlantının kopmasını sağlamaktadır.
    Yani kur düzeyi ,sermaye ve finans hesabı gibi işlemden dolayı teorik olarak ilk düzeyindeki dengeye gelsede ,ödemeler dengesine kaydedilmeyen beklentiler gibi işlemlerden dolayı kur ilk düzeydeki dengesinden farklı yerlerde olabilmektedir.

    Sorum ise şudur ; ödemeler dengesi ile kur arasındaki birebir bağlantının kopmasına neden olan ve ödemeler dengesine kaydı yapılmasada beklentiler gibi döviz talebini etkileyen başka hangi kalemler vardır? Örneğin; vadesi gelen dış borçlar da aynı etkiyi yaptığını (yani döviz talebini etkilemekle birlikte ödemeler dengesine kaydedilmediğini) söyleyebilirmiyiz?
    Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Borç ödemeleri ödemeler dengesinde finans hesabında yer alır.
      (2) Cari açık finanse edilmeden verilemez. Yani cari açık olması için olayın zaten finansmanının bulunmuş olması gerekir. Dolayısıyla kayma söz konusu olmaz.
      Ödemeler dengesini kendisi dışında olumsuz etkileyecek konular iç talep (artışı (ileride ithalata dönüşeceği için), enflasyon artışı (kuru etkileyeceği ve o da ithalatı pahalılandıracağı için) gibi konulardır.

      Sil
  30. güzel uzi emeginize sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzi ne bilemedim ama sağolun.

      Sil
    2. Taramalı tabanca var ya onu demek istemiştir belki hocam...

      Sil
    3. Yok ben çözdüm yazı ile uzi karışmış.

      Sil
  31. Spierig kardeşlerin 2014 yapım bilim kurgu filmi Predestination garip bir paradoksa sahip.

    Tavuk mu önce gelir yumurta mı? Cevap horoz. Cevap şaşırttı mı sizi? O zaman bu filmi izleyin.
    İzlemediyseniz sizede tavsiye ederim hocam.

    YanıtlaSil
  32. Hocam bana lütfen kızmayın.

    Artvin Cerattepe gibi bir yeri babam rant alanına çevirse, babamla kavga ederim!

    Hocam kapitalizmde 'efficiency' vardır. Fakat Cerattepe gibi bir yeri katlettikten sonra bir daha geri getiremeyiz ki! Protez el, protez bacak gibi bir şey olur!

    Siz de karşı mısınız hocam Cerattepe'de yapılmak istenen maden rantına?

    Bu işin iktisat ile bağından bahseder misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle karşıyım. Bu kapitalizm değil. En ileri kapitalist ülkelerde bile doğaya dokundurtmazlar. Bu, ahbap-çavuş kapitalizmi.

      Sil
    2. karadenizi yabanci uyruklular karistiriyor ornek tunceli vb sehir disindan gelen etnisitesi farkli kesimler karadenizi karistirmak ve teror yapmak icin bolgeye geliyor karadeniz insani yabanciyi elalelemi bolgesinde istemiyor karadeniz insani yabancayi barindirmaz karadeniz insani dogasi denizi hamsisi dagi tasi ormani ile disa kapali yasar bizim icin baska yerlerin insanlari ocudur bolucudur karadenizde pilan cok pilan yapamayin pilan sokmez karadenizde boluculk borusu tutmaz karadenizde ne conisi ne rusu pusu kurmasin pusu vatan satsa bir kisi aninda biter isi ne kommunisti ne putini ne conisi ne alevisi bolucusu kargasaya gucunuz etmez karadenizde.

      Sil
  33. Hocam sizin Bavyera'da şatonuz varmış, gidiyor musunuz ara sıra, ne yapıyorsunuz orada?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece Bavyera değil, dünyanın her yerinde şatolarım, arazilerim hatta göllerim var. Arada gider gezer, gelirim. Size de tavsiye ederim, internette her yere gidebilirsiniz, her yer sizin. Üstelik bedava.

      Sil
    2. Mahfi hoca ve maruz kaldığı komik absürd iddialar :D

      Sil
  34. Hocam artan toplu ulaşım fiyatlarının asgari ücret artışına bağlamak doğru mudur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asgari ücretle birlikte artan fiyatlarla bunlar da yükseldi.

      Sil
  35. Hocam venezuela benzine uzun bir süre sonra benzine %6000 zam yaptı.Bu kadar yüksek zamyapmasının nedeni ne?Ayrıca Venezuela en büyük petrol üreticilerinden birisi.

    YanıtlaSil
  36. Hocam uzun zamandır yazılarınızı okuyor ve okurlarınızın yorumları ile verdiğiniz cevapları da uzun uzun kendimce değerlendiriyorum. Yaklaşık 2 yıldır VDK için hazırlanan biriyim ve yazılarınız gerçekten ufkumu açıyor, yorumlama gücümü arttırıyor. Sizinle tanışmak için can atıyorum. 27 Şubatta Remzi Kitabevindeki etkinliğiniz imza günü şeklinde mi olacak yoksa fikirlerinizle bizi aydınlatacak güzel konuşmalar da yer alacak mı merak ediyorum.

    YanıtlaSil
  37. İyi günler hocam,
    Ben bir konuda size danışmak istiyorum. Ricardo denklik teorisi üzerine tez yazmayı planlıyorum ve bunu Türkiye örneği üzerinden incelemek istiyorum.Bu bağlamda gerek okumalar gerekse tez konusunda belki küçük değişiklikler üzerine sizin de önerilerinizi almak istiyorum.
    Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  38. İyi günler hocam,
    Ben bir konuda size danışmak istiyorum. Ricardo denklik teorisi üzerine tez yazmayı planlıyorum ve bunu Türkiye örneği üzerinden incelemek istiyorum. Bu bağlamda gerek okumalar gerekse tez konusunda belki küçük değişiklikler üzerine sizin de önerilerinizi almak istiyorum.
    Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  39. cari acik vermemiz bizi finanse eden batili sermayenin isine geliyor. onlardan yuksek faizle borc alip karsiliginda da o parayla bati urunlerini aliyorsak bu kotu birsey degil.

    borclu turkiye bagimsiz da hareket edemez. borclar cevrilemez veya cari acik finanse edilemez diye endise etmek yersiz. boyle bir durumda batili sermaye de zarar gorur.

    YanıtlaSil
  40. Hocam sizin gibi değerli insanlardan pek yok ülkemizde. Bence en büyük problemimiz bu. Sadece ekonomi alanında değil, ülkenin kültürel olarak, ahlaki olarak, politik olarak bu noktada olmasının sebebi sizin gibi değerli insanların azlığı.

    YanıtlaSil
  41. hocam, döviz tevdiat hesapları kullanıma sunulmuş döviz kaynağı değilmidir? herkes aynı anda parasını çekmeyeceğine hatta vadeli döviz hesabında tutarak döviz borcu vermiş olmuyormu? twlwkkür ederim, saygılar...

    YanıtlaSil
  42. Üstad merhaba

    yazınızı bugün okuyabildim. elinize sağlık.

    iki sorum olacak.

    birincisi yaptığınız değerlendirme ve beklentilerde ülke notunun düşmesine ilişkin bir risk hesaba katılmamış.yatırım yapılabilir seviyenin altına düşersek hem borçlanma imkanları daralır, hem de maliyetler artar. devam eden uzun vadeli krediler de dahi margin call dolayısıyla ek ödeme yapmak zorunda kalırız. bu durumda kredileri yenileme imkanı da zayıflar.

    ikinci sorum ise 2014 yılında sizin yaptığınız hesaba göre bir formülde ihtiyaç olan dış finansman ile gerçekleşen rakam ne olmuş, bilginiz var mı?

    selamlar, saygılar

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...