25 Temmuz 2016 Pazartesi

Türkiye'nin Kredi Notu ve CDS Primi

Standard and Poor’s (S&P) adlı kredi ölçüm kuruluşunun Türkiye’nin uzun vadeli yabancı para cinsinden tahvillerine verdiği kredi notunu BB + (Durağan) konumundan BB (Negatif) konumuna indirmesiyle başlayan tartışma devam ediyor. Genel kanı S&P’nin bu kararını siyasal gerekçelerle aldığı yönünde oluşuyor. Başarısız darbe girişiminin ardından gelen bu not indirimi çok büyük bir önem taşımamakla birlikte devamında gelebilecek başka bazı eylemler için bir işaret oluşturabileceği düşüncesiyle kaygı yaratıyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin bugün itibarıyla önde gelen üç reyting kuruluşundan aldığı yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notları şöyledir:

Reyting kuruluşu
Kredi Notu
Standard and Poor’s (S&P)
BB (negatif)
Moody’s
Baa3 (negatif)
Fitch Rating
BBB- (durağan)

Özellikle büyük emeklilik fonlarının statülerinde en az iki reyting kuruluşundan en az BBB (ya da Baa) notuna sahip yani yatırım eşiğinde veya üzerinde not taşıyan tahvillere yatırım yapılabileceği düzenlemesi yer alıyor. Türkiye, Moody’s ve Fitch’in değerlendirmesinde yatırım eşiğinde yer aldığı için büyük emeklilik fonları Türk tahvillerini almış bulunuyorlar. Bu tahvillerin tutarının 8 milyar doların üzerinde olduğu biliniyor. Önümüzdeki dönemde Moody’s ve Fitch, Türkiye’nin kredi notuna ilişkin değerlendirme yapacaklar. Bunlardan birisinin notu yatırım eşiğinin altına düşürmesi halinde söz konusu emeklilik fonlarının bu tahvilleri elden çıkarması gerekecek. Bu da Türkiye’yi dış finansman açısından sıkıntılı bir konuma düşürecek. Korkulan budur.

Böyle bir gelişme olabilir mi? Elimizdeki verileri değerlendirerek bu durumu objektif biçimde ortaya koymaya çalışalım. İlk bakmamız gereken konu Türkiye’nin ekonomik ve finansal durumu. Türkiye, uluslararası ekonomik değerlendirmelerde son üç yıldır kırılgan ekonomiler arasında yer alıyor. Kırılgan ekonomiler arasında yer almasının temel nedeni dış finansmana olan aşırı bağımlılığı. Türkiye’nin, bir yıl içinde yenileme, borçlanma vb gibi nedenlerle ihtiyacı olan dış finansman kaynağı 170 milyar dolar. Buna 30 – 35 milyar dolar da cari açık nedeniyle gerekecek finansman ihtiyacını katarsak yaklaşık 200 milyar dolarlık bir finansman ihtiyacı ortaya çıkar. Kırılganlığın temel göstergesi budur. Bu ciddi dış finansman ihtiyacı nedeniyle bir aksama olması halinde Türkiye ekonomisinde ciddi hasarlar ortaya çıkacağı düşünülüyor. O nedenle herhangi bir olay ortaya çıkıp da ekonomiyi etkilemeye yönelince işler karışabiliyor.

İkinci olarak bakmamız gereken konu siyasal istikrar. Türkiye son birkaç yıldır siyasal istikrardan uzak bir görünüm sergiliyor. Darbe girişimi, siyasal partiler ve demokrasiye yaklaşım konusunda bir birliktelik yaratmış görünse de özellikle TSK’nın içinde bulunduğu durumun ortaya çıkmış olması dışarıdaki görünümümüzü daha da bozmuş bulunuyor. Ne yazık ki dış basında Türkiye, adeta siyasal istikrarsızlıkla yan yana gelmiş görünüyor.

Üçüncü olarak bakmamız gereken konu Türkiye’nin CDS priminin gelişimidir. Türkiye’nin CDS primi, 2016 yılbaşında 281 baz puan idi. Bu oran 15 Temmuz akşamı piyasa kapandığında Türkiye’nin CDS primi 225’e gerilemişti. Darbe girişiminin ve S&P’nin not indiriminin ardından bu prim yükselmeye başlayarak yeniden yılbaşındaki düzeye geldi. Bu yazıyı yazdığım sırada prim oranı 275 düzeyindeydi.

Reyting notu çoğu kez ya geç kalmış ya da erken belirlemelerin izlerini taşıyabiliyor ama CDS primi her an yeniden arz ve talebe göre belirlendiği için piyasanın anlık reaksiyonunu yansıtıyor. Buna karşılık gerek reyting notu gerekse CDS primi birbirinden etkilenebiliyor.

Türkiye için bu alanda en önemli değerlendirme önümüzdeki kısa dönemde yapılacak olan Moody’s ve Fitch’in değerlendirmeleri olacak. S&P’nin yaptığı not indiriminin olumsuzluğu ve CDS primindeki yükselme diğer iki reyting kuruluşunun değerlendirmelerini çok daha önemli hale getiriyor.


Reyting ve CDS Konusunda Bilgi:
Reyting ya da kredi notu
Bir ülke ya da şirketin kredi değerliliğinin ölçülmesine reyting, bu ölçme işlemini yapan kuruluşlara da reyting kuruluşu deniyor. Reyting kuruluşları, ülke tahvilleri için kredi ölçümlemesi yaparlarken ekonomik, siyasal durum ve riskleri ele alıyor ve buna göre karar veriyorlar. Farklı kuruluşlarca reytinglerde farklı harf grupları kullanılıyor. En yüksek not AAA ve en düşük not D’dir (default yani iflas.) Bu notlar arasında yer alan öteki notlar AA, A, BBB, BB…C diye alt bölümlere ayrılır. Bu harflerin sonuna artı ya da eksi işaretleri ve parantez içinde görünümü ifade eden pozitif, negatif veya durağan gibi açıklamalar yazılabiliyor. S&P ve Fitch bu harf gruplarını kullanırken Moody’s, bu gruplama yerine büyük ve küçük harflerden oluşan bir bileşim ve artı eksi yerine de 1, 2, 3 sayılarını kullanıyor. Kısa vadeli reyting, bir borçlunun bir yıl içinde temerrüt olasılığını ölçmeyi hedeflerken, uzun vadeli reyting, borçlunun ömür boyu durumunu değerlendirmeye yönelen değerlendirmedir. Ayrıca bir ülkenin kendi parası cinsinden ve yabancı paralar cinsinden borçlanma yeteneğini test eden farklı reytingler söz konusudur.
CDS Nedir?
CDS, Credit Default Swap deyiminin kısaltmasıdır. CDS, bir kişi ya da kuruluşun, kredi sahibinin karşılaşabileceği alacağın ödenmemesi riskini belirli bir bedel karşılığında üstlenmeyi kabul etmesinin bedelidir. Bu çerçevede bir anlamda kredi sigortası gibi çalışır. Yunanistan devletinin borçlanma tahvilini alan bir kurum düşünelim. Bu kurum bu tahvil karşılığında Yunan devletine belirli bir faiz karşılığında belirli bir süre için kredi vermiş olur. Vade sonunda tahvili verecek ve anaparasını, birikmiş faiziyle birlikte geri alacaktır. Diyelim ki bu kurum Yunanistan’ın bu tahvilin bedelini geri ödeyeceğinden endişe duyuyor olsun. Bu durumda bu kurum bu tahvili CDS işlemi yapan kuruluşa götürecek ve ona belirli bir bedel ödemek suretiyle Yunan devletinin vade sonunda ödememesine karşılık CDS şirketinin ödemesi garantisini satın alacaktır. İşte bu kurumun CDS şirketine ödediği prime CDS primi (risk primi) deniyor. Bir ülkenin ya da şirketin CDS primi ne kadar yüksekse borçlanma maliyeti de o kadar yüksek demektir. Çünkü bu prim ister istemez faize yansımaktadır.  

174 yorum:

  1. Hocam Moody's, Fitch, S&P gibi kurumların Siyaseti dizayn etmeye çalışmalarından canı yanan bitek bizmiyiz? Birçok açıklamaya bakıyorum hepsi S&P'nin çok aceleci davrandıgını söylüyor ki hükumet kanadı da aynı açıklamaları yaptı. Bizim en azından looby faaliyetleri ile veya daha farklı tutumlar ile bu reyting kuruluşlarını baskı altına alma şansımız nedir? Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hükümetin ve finans çevrelerinin bu tepkiyi vermesini doğal karşılamak lazım. Eğer CDS primi 225'den 281'e tırmanmamış olsaydı S&P'nin siyasal karar aldığı yaklaşımı doğru olabilirdi.

      Sil
    2. Benim düşünceme göre bu OHAL olayını fırsata çevirmek için elimizde büyük bir şans var. Reformlar yapmak için çok uygun bir ortam yokmu? ÖZAL döneminde böyle yapılmış sanırım (Yaşım gereği bilemiyorum duyduklarımız :D )

      Sil
    3. Nasıl bir reform yapılmasını umuyorsunuz? Mesela eğitim reformu için kafanızda ne var? Eğitimi bilimsel temele oturtabilecek miyiz? Yargı bağımsızlığı getirilebilecek mi? Ben çok net değilim açıkçası.

      Sil
    4. O dediklerimizin biraz olması için daha radikal adımlar lazım. Eğitim Müfredatı değiştiriliyor bildiğim kadarıyla. Benzer dersler birleştirilip, sosyal aktivitelerin sayısı artırılıyormuş. Son bu darbe girişimiyle sınav sisteminin kalkması da gündemde. Yargı bağımsızlığı bu olaylardan sonra ne kadar önemli olduğu görüldü ama bişey yapılırmı bende emin değilim. Benim beklediğim reformlar daha çok ekonomi temelli. Sizin ekonomi derslerinde dediğiniz gibi 3 bin tonluk yastık altı altın var. Bunu bir şekilde piyasaya kazandırmalıyız. Onun dışında türkiyede halk borsa ve finans konusunda bilinçsiz ve bu konuda iş yapan kişi sayısı çok az. Berkshire Hathaway kadar olmasada onun 100de 1 ölçekte firmalarımız olsa çok iyi olabilir. Bunun dışında en temel sorunumuz Bürokrasi. Bürokrasiyi mümkün olduğunca azaltmalı, devlet dairelerinde performans artırıcı önlemler alınmalı. Benim o konudaki düşüncem puanlama tarzı bir sistem geliştirip devlet dairelerinde verimsiz kişilerin kovulması. Daha yapılacak bir sürü iş var ama aklıma hemen gelen bunlar.

      Sil
    5. Devlet dairesinde çalışanları performans nedeniyle kovacak adam henüz yok ve siyaseten bu işe gelmez. Aksine, siyasetçilerin en büyük kozu seçmenlerine devlette iş vaadetmektir. Mevcut konjonktürde devleti küçültecek herhangi bir girişim mümkün olmadığı gibi sıkıyönetim bunu siyasi bir fırsat olarak görecek, işine gelmeyeni bahaneyle kovup kendi istediklerini atayarak sürekli bir oy deposu oluşturacaktır. Darbenin hiçbir türlüsü ilerici bir sonuç getirmemiştir, getiremez.

      İ.İ.

      Sil
    6. arkadaş boş konuşuyor... kimsenin kimseyi dizayn etmeye çalıştığı falan yok... ben bayılıyorum bu akp ağzıyla ekonomi konuşanlara!

      kredi derecelendirme hizmeti bir üründür... bu ürünü satın alıp almamak sana kalmış... üstelik KİK'e de tabi değil.. o kuruluşlar bizi değerlendirsin, analiz etsin diye dünyanın parası ödeniyor.. madem seni dizayn etmeye çalıştığını düşünüyorsun sen enayi misin? ödeme o zaman, satın alma o hizmeti!

      Sil
    7. "S&P notumuzu düşürürken siyasi karar almış", ekonomistlerin, politikacıların, duyduğunu papağan gibi tekrarlamayı fikir söylemek sanan herkesin ağzındaki söz bu. Kendilerini ya da çevresindekileri avutmak için bunu söyleyenler, azıcık kafalarını çalıştırıp bu sözün anlamını bir düşünmeliler.

      Siyasal amaçla notumuzu düşürerek ekonomimize zarar vermek istediğini söyledikleri S&P ve öteki reyting kuruluşları siyasal bir kuruluş değildir, kendilerinin bir siyasal amacı olamaz; onlar siyasi amaçla bir karar alıyorlarsa, bu siyasi amaç, o reyting kuruluşlarının da içinde çalıştığı mali piyasalara egemen olanların, yani uluslararası mali sermayenin siyasi amacıdır.

      Yani bize kötülük etmeye çalışan, o “gariban” reyting kuruluşu değil, uluslararası mali sermayenin kendisi, yani kapitalist sistemin günümüzdeki efendileridir. Yani, iyi kötü yaşamımızı sürdürebilmemiz için, her yıl bulmamız gereken 200 milyar dolar borcu bulabilmek için, eline baktığımız kişi ve kuruluşların kendisidir.

      “Aslında ekonomimiz kötü değil, bu kararlar siyasidir” diyerek avunmaya çalışanlar anlayamıyorlar ki eğer beğenmediğimiz reyting kararları siyasi ise, içinde bulunduğumuz durum daha da kötüdür. Ekonomi kötü olursa düzeltilebilir, ama borç alabilmek için eline baktığımız “güçler” eğer bize “düşmanlık” yapıyorlarsa daha da kötü bir durumdayız demektir.

      Bunu bile anlayamayan insanlarla, ne bu sorunlarla başa çıkılabilir, ne de bozuk ekonomi düzeltilebilir. Havanda su döver dururuz.

      Sil
    8. üretmiyoruz tüketiyoruz..
      alman malı otomaobıl
      abd malı telefon
      japon malı bılgısayar
      ıthal et
      vs vs vs

      ınşaat sektoru ıle buyuk ekonomı olacagını sanaların hazin sonu

      Sil
  2. Merhaba hocam,
    ''Genel kanı S&P’nin bu kararını siyasal gerekçelerle aldığı yönünde oluşuyor.'' Günlerdir haberlerde bu yorumu görüyorum. Peki bunlar hangi siyasal gerekçeler? Bana kredi derecelendirme kuruluşları üzerinde baskı yapılmaya çalışılıyor gibi geldi. Siz ne düşünüyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir üstteki yorum verdiğim yanıta bakınız.

      Sil
  3. Hocam yine zamanlaması çok iyi bir yazı. Herkesin ağzında döndürdüğü ama ne olduğunu bilmediği bir konu hakkında güzel bir bilgilendirme yazısı.

    Tebrik ederim, tebrik etmeklede kalmam herkes okusun diye yayarım ☺️

    YanıtlaSil
  4. Mahfi Hocam ; "Eğer CDS primi 225'den 281'e tırmanmamış olsaydı S&P'nin siyasal karar aldığı yaklaşımı doğru olabilirdi." demişsiniz ama, daha öncede CDS'imiz defalarca pik yaptı. Birde sorun Ohal ise Türkiye zaten adı konulmasa dahi Ohali yaşamıyormuydu? Geçmişte CB. Amerika'ya gittiğinde notumuz artmıştı ki bence o da siyasi idi , düşürürlerse yine siyasi olacak. Ruslara da aynısını yaptılar hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmiyorum bakalım göreceğiz.

      Sil
    2. Aslında S&P yetkilisinin açıklaması çok zavallı bir açıklamaydı ve sizin dediğiniz gibi bir etkinin altında kalınmış gibi görünüyordu.
      O nedenle ben reyting kuruluşlarından çok CDS primlerine bakıyorum. Ama ne yazık ki yatırım fonları reyting kuruluşlarına bakıyor.

      Sil
  5. Hocam harika bir yazı olmuş tebrik ederim.Diğer makaleler'de yazdığımız yorumları görmüyorsunuz herhalde size yorum yapacağımız zaman yeni makalelerden mi sorularımızı sorabileceğiz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olaylar ve yazılar hızlı aktığı için geriye dönüşler kolay olmuyor. Dönüp bakıyorum ama gecikmeler oluyor. Kusura bakmayın.

      Sil
    2. Karl Marx'ın bir sözüyle ilgili soru sormuştum cevap vermediniz hala.

      Sil
    3. Sizi zor durumda bırakmak istemem sizin gibi entellektüel birinin fikrini almak istemiştim sadece, Karl Marx'ı seven biri olarak.

      Sil
    4. Estağfurullah. Zor durumda kalacak bir şey yok. Doğru yönleri olan bir söz.

      Sil
  6. Yazi icin tesekkurler.

    CDS konusunu merak eden arkadaslar icin the big short filmini oneririm.

    YanıtlaSil
  7. Hocam inanır mısınız bu sabah cds nedir diye google'ladım. Bu yazınız da diğer yazılarınız gibi aydınlattı. Teşekkürler

    YanıtlaSil
  8. Tayyip Erdoğan Lozan'ın yıldönümü vesilesiyle yaptığı açıklamada, Cumhuriyetin temel prensiplerinin değerini şimdi daha iyi anlıyoruz gibisinden açıklama yaptı. Bundan sonrası için geleceğe umutla bakabilir miyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cumhuriyeti kuranlardan öğreneceğimiz o kadar çok şey var ki. Yeter ki olaylara objektif bakalım.

      Sil
    2. Ben hem Tayyipçiyim hem Atatürkçüyüm mahsuru var mı?

      Sil
    3. Bence de yok.

      Sil
    4. Bence "ciyim" ve "çüyüm" lü olmakta büyük mahzur var. Olması gereken herkesin, her şeyin müspet ve menfi yönlerini açıkça görebilmek ve gerektiğinde savunurken gerektiğinde eleştirebilmektir.

      Sil
    5. Aynen. Kendiniz olmak en önemlisidir. Bağımsız, özgür olmak, kendini kısıtlamamak en önemli şeydir.

      Sil
    6. Hocam her görüşün müspet ve mendi taraflarını görüp ona karşı tutum almak demiş arkadaş. Çok doğru. Ben de böyle olmaya çalışan bunun için gayret sarfeden bir insanım.Ama hocam insanın doğuştan gelen bir eğilimi midir bilinmez ister istemez bir yöne meyletme ihtiyacı hissediyor ve müspet ve menfi tarafları görmede bazen başarısız oluyor.
      Acaba sizde de bu oluyor mu?

      Sil
  9. Hocam merhabalar.
    Negatif bir varsayımda bulunursak; eğer Moody's veya Fitch den herhangi birinin notu yatırım eşiğinin altına düşürmesi halinde alınabilecek önlemler ne olmalıdır sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu soruyu yanıtlamak giderek zorlaşıyor.

      Sil
  10. Mahfi bey bu derecelendirme kurumlari 2008 krizin de batan bazi banka ve kurumlarin notlarini tripleA yani AAA olarak degerlendirmemislermiydi. the big short ve insidejob yalancisiyim bu kurumlardaki raporlari yazanlar fraud tan yargilanmadilar mi gerci greenspanla paul herseyi bilmiolarmis gibi saygilarimla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru, haklısınız. Ne var ki biz ne dersek diyelim bizim ülkeye (ve diğer ülkelere) para yatıranlar yine de bunlara bakıyor. Hatta tüzüklerinde bunların notunu esas alarak yatırım yapacaklarına ilişkin bağlayıcı hükümler var.

      Sil
  11. Hocam halil inalcık vefat etmiş. Başımız sağ toprağı bol olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok önemli bir adamdı Halil İnalcık hoca. Mülkiye'de şimdiki adı Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi olan bölümde (o zamanki adıyla siyaset ve idare bölümünde) İdare Tarihi tarihi dersi veriyordu. Son sınıfta bütün bölümler için ortak zorunlu ders olan Devrim Tarihi dersine gelmiş ve dolayısıyla benim de hocam olmuştu. Sonradan bütün kitaplarını okudum. Türkiye'nin ve dünyanın başı sağolsun.

      Sil
    2. Evet ülkemizin yetiştirdiği ender bilim adamlarından biriydi. Gerci bu ülke mi yetiştirdi orasını bilmiyorum.

      Sil
    3. Kesinlikle bu ülke yetiştirdi. Atatürk'ün emriyle kurulan Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde yetişmiştir. Sonra da orada ders verdi. Mülkiye'de de ders verdi (İdare Tarih.) Ben son sınıfta ortak bir ders olan Devrim Tarihini ondan okudum. 1972'de emekli olduktan sonra ABD'ye gitti ve sonra 1992'de döndü. ABD'de Osmanlı tarihi alanında sayısız öğrenci yetiştirdi.

      Sil
  12. Hocam ABD'de yatırım yapmayı düşünen yatırımcılar faizin 3-4 ay sonra artılacağını düşünürse, ben tahvili şimdi almam ileride faiz artınca alırım deyip tahvil talebini düşürür tahvil fiyatları düşer tahvil faizi yükselir mi?
    Deniz Gökcenin yazısında geciyor: Eylulde faiz artış olasılıgı %2den %20lere çıkmış bunun sonucunda bono faizleri artmış. Bunun nedeni yukarıda saydığım neden mi?
    İyi çalışmalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olabilir. Bu işler artık neredeyse kumara döndü.

      Sil
    2. Hocam peki genel teorik bir yorumla faiz artışı beklentisi bono faizlerini yukarıda özetlediğim durum haricinde artırabilir mi? Farklı bir kanal var mı yani?

      Sil
    3. Artırır. Beklentiler çoğu kez gerçekleşmeyi belirler.

      Sil
  13. Finans dışı sektörün kredi talebi galiba sokaktaki vatandaşın, Kobilerin kredi talep etmesi.
    Peki finans dışı sektörün kredi talebi nasıl oluyor? Finans sektörü niye kredi talep eder?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Finans dışı sektör reel sektör. İş yapmak için, yatırım yapmak için, işletme sermayesi için kredi talep eder.
      Finans sektörü kaynaklarını artırmak ve çeşitlendirmek için kredi talep eder.

      Sil
  14. Hocam zor Günlerden geçiyoruz ve son bir kaç Yıldır Dediğiniz gibi özelleştirme gelirleri Yapısal reform için kullanılmadı.ülke zorda ben size şöyle bir şey öneriyorum tatbiki kabul ederseniz siz sonuçta tanınan ve takdir edilen birisiniz.Bende sizin gibi bu ülkenin yetişmiş ekonomistleri birleşip hükümete bir öneri sunsanız tatbiki objektif ve bilimsel öneriler ne güzel olurdu bizim ülkemiz için çünkü çok zor günler geçiriyoruz hepimiz birlik olmalıyız teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben başkalarını bilemem ama kendi yorum ve önerilerimi buradan yapıyorum. Beğenen bakar ve isterse yararlanır, beğenmeyen bakmaz. Bilemem.

      Sil
    2. biz ekonomiden anlamıyor muyuz "sen darbeci misin" diye sorarlar adama :)
      hükümet hangi tavsiyeyi değerlendi ki böyle bir tavsiyeyi değerlendirsin.

      Yazı için teşekkür ederim.

      Biraz kişisel olacak ama birikimlerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

      Sil
    3. Ben sepet yaparım hep. Her çeşit (borsa dışında) yatırım aracına dağıtım birikimimi.

      Sil
    4. Ben de sepet yapiyorum hocamiz gibi ama birikimlerim az oldugu icin karamursel sepeti gibi duruyor malesef...

      Sil
  15. Hocam yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum aynı şekilde kitaplarınızı da okumaya çalışıyorum. NTV Radyo'da size denk gelemiyorum saatlerinizi paylaşır mısınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. NTV Radyo'da yayınlanan programların belirli bir saati yok. Gün içinde dönüyor. Buradan ulaşabilirsiniz:
      http://www.ntvradyo.com.tr/PodcastDetay/34949/b4a6grkm/ekonomi-dersleri

      Sil
  16. Hocam bu sabah ulkelerin iflas riskleri ile ilgili arastirma yapiyordum. Mesela itaya hakkinda bir yazi vardi. Yazida italyanin coktan iflas ettigini 2.3 trilyon dolar borc. Borc/ gsyh orani ise %120 olmus italyanin iflasindan bahsediliyor. Bakiyorum cds primi bizden dusuk.

    Bu konu hakkinda italya gercekten iflas etmisse luksemburg u bu konuda kimse gecemez borc/gsyh %3000 olmus. Kisi basina dusen borc 4milyon dolar. peki hocam bu ulke nasil ayakta kaliyor? ki ben bu ulkeye gittim. Refah duzeyi cok yuksek. Batmasi gerekmez mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıyı kimin yazdığı ve hangi ölçülere baktığı önemli.
      Batması gerekmez. Önemli olan o borcu çevirip çevirememesi. Bazı ülke vardır yüzde 80 borçla batar bazı ülke vardır yüzde 3000 borçla sorunsuz devam eder. Mesela Japonya'nın borç yükü % 250.

      Sil
    2. Lüksemburg'a gittiyseniz oranın baştan aşağı bir finans yani bankacılık ülkesi olduğunu da görmüş olmalısınız. O ülke zaten para satarak yani kredi vererek yaşayan bir ülke ve o muazzam görünen borç oranı da o nedenle olsa gerek. Yani verilmiş kredilerden kaynaklanan bir değer olmalı. Lüksemburg'un çok alacağı olduğu ve onları bir şekilde alacağı için bu sorun değil.

      Sil
  17. Hocam suriyelilerin yarattığı katma ddğer milli gelir icinde sayılıyor mu ve suriyeliler kisi basina m.g. hesaplanmalarında yer alıyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. GSYH açısından önemli olan kişinin nerenin vatandaşı olduğu değil nerede üretim yaptığı.
      Ödemeler dengesi açısından da nerede yerleşik olduğu.
      Her iki açıdan da Suriyelilerin burada yaptığı işlerin sonucu hesaplara katılıyor.

      Sil
    2. Hocam kisi basina milli gelir hesaplanirken toplam milli geliri nufusa böldugumuzde 3 milyon suriyeli de sayilir mi bu nufus icinde vatandas olmasalar da?

      Sil
  18. Hocam, Celâl Şengör ''Sosyal bilimler bilim değil.'' diyor.Bir bilim adamının bu şekildeki bir değerlendirmesi için ne düşünüyorsunuz?...Çünkü siz hep sosyal bilimlerin(iktisat vs.) bilim olduğunu söylüyorsunuz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önemli olan Celal Şengör'ün ya da Mahfi Eğilmez'in bu konuda ne dediği değil. Önemli olan genel kabulün ne yönde olduğu. Genel kabul sosyal bilimlerin bilim olduğu yönündedir.

      Sil
    2. Bende celal şengöre katılıyorum. A+B=C olmuyorsa her zaman buna nasıl bilim diyebiliriz ki.

      Sil
    3. Fizikte bile artık A+B=C olmadığı bilinen bir çağda bu mantıksız bir savunma olur. (Bkz. Heisenberg'in Belirsizlik İlkesi). Kuantum çağında artık bilimin ne derece kesin olduğu (hatta aslına kesin olmadığı ve olamayacağı) tartışılırken tamamen insanı konu alan alanların çalışma metodolojilerinin farkında olmadan yorum yapınca ortaya bu çıkıyor. Tüm dünya bir mühendislik problemi değildir.

      Sil
  19. Hocam yukarıda demişsiniz ya ülkeye para yatıranlar bu notlara bakıyor diye bende tam tersini düşünüyorum. Parayı ülkelere yatıranlar bu önce bu notları verdiriyor ondan sonra da paranın gideceği ülkeyi belirliyor. Ne çıkarları olabilir diye soranlara da şunu söylerim benim istediğimi yap nokta. Cemaat denen yapının ülkede neler yaptığını gördükten sonra trilyon dolarlık para babalarının neler yapabileceğini düşünemiyorum bile. Son olarak bugün borç alan yarın emir alır Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanlar ve toplumlar kendi sorumluluklarını üstlenmeli. Kimse bu ülkeye bir şey yapmadı. Ne yaptıysak biz yaptık. Ordunun içinde başçavuş, generale emir vermeye başlamış ve ordu buna sessiz kalmışsa burada başka bir sorumlu aramaya ya da sorumluları kendi dışımızda aramaya hakkımız yok. Her şey hepimizin gözü önünde oldu. Kimimiz bağırıp çağırdık o kadar. Bu olayların sorumlusu bu toplumdur.
      Atatürk ne diyor: "Efendiler ve ey millet iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz." Bu uyarıya karşın gözümüzün önünde yıllardır olan buydu. Koskoca bir toplum bir sürü üç kağıtcının peşine takıldı gitti.
      Sorumluluk hepimizindir. Bizi kandırdılar, paramızı yemek için şöyle böyle yaptılar demeye hakkımız yok.

      Sil
    2. Cemaatin siyasal iktidar tarafından desteklendiği herkesin malumu. Aynı hatalar yine yapılıyor. İnsanlar akrabalık bağıyla milletvekili, bakan oluyor. Siyasi görüşüne göre görevlere getiriliyor. İmam hatipler meslek lisesi olduğu halde mantar gibi çoğaldı. Sokakta takkeli,cübbeli demokrasi yürüyüşü yapılıyor. Tasfiyeler bütün muhaliflere doğru genişliyor. Hükumeti eleştirenler fetöcü diye yaftalanıyor. Yargı bağımsızlığı yasalarla ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Anayasa çiğnendiğinde millet sesini çıkarmıyor vs. Verdiği karardan dolayı hakimin gözaltına alındığı ülkeden ne beklersiniz? Bunlar göz önünde olan şeyler. İddiaları yazmadım. Sonra ülke niye gelişmiyor diye soruldu dış güçler masalı anlatıyorlar.

      Sil
    3. Başkanlık gelicek, daha ne yapısal reformu istiyorsunuz :)

      Sil
    4. Kandırıldık fakat bu mikropları temizleyeceğiz inşallah.

      Sil
  20. Hocam zorunlu karşılıkların artmasının piyasaya etkisi nedir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankaların kredi açma yeteneğini azaltacağı için toplam talebi düşürür ve dolayısıyla ekonomide yavaşlama yaratır. Enflasyonu da frenleyici etkisi olur.

      Sil
  21. Hocam ülkemizde son zamanlarda vade ve çek ile çalışan bir çok firma var ve bu da firmaların parayı çevirmelerini zorlaştırıyor böylece firmalar yatırım yapmak yerine daha temkinli davranıyorlar tabi bunun üstüne bir de belirsizlikler mevcut ben bir şeyi merak ediyorum hocam ülkede vade çek gibi paranın kullanımını yavaşlatan şeyler olmadığı taktirde ekonomi parayı daha hızlı kullanıp gerek üretim gerekse yatırım konusunda daha hızlı olmaz mı böylece herkes alacağını hemen almış olur ödemelerini daha rahat yapar yatırımlarını daha hızlı yapar çünkü adamın kafası rahat olur bunun sonucunda ülkedeki üretim ve hizmet miktarı ciddi bir şekilde artmış olacaktır sizce vade ve çekin olmadığı bir ekonomide böyle bir sonuç mümkün müdür teşekkürler hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki ama sistem ödemeleri zamanında yapamıyorsa mutlaka vade ve çek yerine benzer şeyler icat edilip devreye sokulur. Bunlar ihtiyaçtan kaynaklanan şeyler.

      Sil
  22. Hocam İmf ve dünya bankası tarihini gelişimini ve fonksiyonun anlatan kitap önerebilir misiniz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fifty Years is Enough, Kevin Donahauer

      Sil
  23. Hocam merhabalar, yazı için elinize sağlık.

    Benim sorularım;

    1. MB reeskont kredisi nedir ? Para politikası aracımıdır ? MB hangi amaçla bunu kullanır? Kredi para cinsi TL veya dolarmıdır? Her ikisimidr?

    2. Bu kredinin limiti şu anda 20 Milyar dolar. Bu limit yıllık mıdır? 12 Milyar Eximbank 3 milyar bankaların. Eximbank doğrudan bu kredileri firmalara kullandırıyormu ? yoksa bankalar üzerinden mi kullandırıyor? Kredinin kullanım miktarının artması MB döviz rezervini artırır mı? artırırsa nasıl?

    3. Haberlerde geçen döviz deposu ve işlemleri nedir? Bu işlemlerde MB'nin garantörlüğünden bahsediliyor ? Bu nasıl yapılıyor? MB teminat mı alıyor ilgili kurumdan?

    4. Hocam son olarak normatif iktisat ve pozitif iktisat farkı ? Bir örnekle açıklayabilir misiniz?

    Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) MB Reeskont kredisi MB'nin ihracatçılara verilmek üzere Eximbank'a açtığı kredidir. Eximbank bu krediyi kullandırırken ihracatçıdan senet alır ve karşılığında bu krediyi TL ile kullandırır ama MB'ye geri ödemesi dövizle yapılır
      (2) 20 milyar dolarlık limit süreli değildir. Kredi açılır, geri döndükçe yeniden açılır tavanı 20 milyar dolara ulaşana kadar açılabilir. Eskiler döndükçe oluşan boşluk yeniden kredi olarak verilebilir. MB kredi TL ile verip dövizle geri aldığı için rezervini artırır.
      (3) Döviz deposu MB'nin bankalara verdiği döviz borcudur. MB bunu yaparken teminat alır.
      (4) Pozitif iktisat olan bir şeyi anlatır. Mesela enflasyon yüzde 7,5 oldu dediğimizde bu pozitif iktisatın konusudur. Normatif iktisat olması planlanan şeyi anlatır. Mesela büyüme yüzde 5 olacak bunun için şu önlemleri alacağız dediğimizde normatif iktisat alanına gireriz. Makroiktisat, mikroiktisat pozitif iktisadın, ekonomi politikası normatif iktisadın alanına girer.

      Sil
  24. Cennet mekan Karl Marx der ki; "Religious suffering is, at one and the same time, the expression of real suffering and a protest against real suffering. Religion is the sigh of the oppressed creature, the heart of a heartless world, and the soul of soulless conditions. It is the opium of the people."

    Atatürk'ün de dediği "Türkiye cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. en doğru, en hakiki tarikat,medeniyet tarikatıdır.."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Mensup" değil, "Meczup" olacak...

      Sil
  25. "siyasal gerekçelerle karar almak" bugün finans dünyası için normal. tüm değerleme metodları bir şekilde "ülke risk primi" içeriyor. bu zaten gelişine siyasal bir input. GOP denilen nedir? o da aynı şekilde hukuk sistemi olgunlaşmadığı için siyasal istikrarın sağlanamadığı ülke demek. bir olgunun kaymağını yerken "oh nefis" diyip, acısını çekerken "ama bu olmaz" diye şikayet etmek ne kadar doğru bilemedim

    YanıtlaSil
  26. Usd yeni normali 3 tldir diyebilirmiyiz hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdilik sanki öyle gibi duruyor. Ama öyle anormal şeyler gördük ki bu yıl herhangi bir duruma yeni normal demekte tereddüt ediyor insan.

      Sil
  27. Yazılarınızı kendinize yazdığınıza göre bunları kendinize 'neden' hatırlatıyorsunuz ve neden son kez? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıları kendime yazsam da çok sayıda okuyan var. 100 bin kez tıklanan yazılarım var. Okuyanlar bazen duyurumu görmediklerini söyledikleri için bir kaç kez duyuruyorum yazımı. Bir daha duyurmayacağım anlamına da son hatırlatma yazıyorum.
      Ben de bir soru sorayım: Kendime yazdığım yazıları niçin okuyorsunuz?

      Sil
  28. Fifty Years is Enough, Kevin Donahauer türkçe baskısı yok mu hocam ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildiğim kadarıyla yok.

      Sil
    2. hocam türkçe kaynak yok mu

      Sil
    3. Benim kitabım var: IMF, Dünya Bankası ve Türkiye. Ama kitap hem çok eskidi (1998 basımıydı) hem de mevcudu yok.
      Böyle bir kitap var ama ben içeriğini bilmiyorum:
      http://www.dr.com.tr/Kitap/Devlet-Borclari-IMF-Dunya-Bankasi-ve-Turkiye/Ibrahim-Halil-Sugozu/Egitim-Basvuru/Is-Ekonomi-Hukuk/Ekonomi/urunno=0000000507012

      Sil
  29. mahfi bey, borcu bizim ülkeden çok yüksek olan ülkenin cds nasıl daha az olabiliyor...saygılar efendim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. CDS primi piyasada arz ve talebe göre belirleniyor. Mesela Rusya'ya ambargo uygulanınca elinde Rus tahvili olanlar CDS işlemi yapanlara koşup talepte bulunuyor. Bu alanda talep arttıkça CDS primi de yükseliyor. Darbe girişimi sonrasında aynı şey muhtemelen Türk tahvillerine karşı oldu ve CDS primi yükseldi. Yani CDS primi, reyting gibi bir kuruluşun ya da bir kaç uzmanın yaptığı bir değerlendirme sonucunda değil o andaki piyasa arz ve talebine göre belirleniyor. Dolayısıyla borcunuz düşük de olsa sizin tahvilleri garantiletmek isteyen sayısı artınca prim de yükseliyor.

      Sil
    2. teşekkür ederim yanıtınız için... saygılar efendim...

      Sil
  30. 2. paragrafın ilk cümlesi Türkiye Cumhuriyeti'nin bugün "itibariyle" şeklinde yazılmış doğrusu itibarıyla olacak,saygılar hocam.

    YanıtlaSil
  31. hocam ben başka bir soru soracağım size. örneğin tüm kamu bankalarını özelleştirdik. bu durumda özel bankalar istedikleri gibi faizi yükseltebilirler mi yoksa düzenleyici denetleyici kuruluşların izin verdiği ölçüde mi bunu yapabilirler? kısacası kitlerin hepsini özelleştirirsek tüketiciler için çok mu kötü olur bu yoksa kitlerin bu anlamdaki görevini ddk lar mı yapar hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz, serbest piyasada belirleniyor. Dolayısıyla tıpkı elma veya domates fiyatı gibi karışılmaması gereken, arz ve talebe göre belirlenen bir fiyattır. Nasıl ki domates fiyatları serbest olduğu için 100 TLye çıkmıyorsa faizler de aynı şekilde çıkmıyor. Kamu bankalarının faizleri frenlemek gibi bir görevi yok zaten.

      Sil
    2. Hocam emeklilik fonlari tahlil alıyorlar ya neden bist_30dan hisse senedi almıyorlar sadece bizde değil dünyada dow cac gibi borsalardan alınsa hiç değilse maddi menfaati olur alanlar alıp satarsa kağıt kiymetlenir ya da altın alsalar bir de hocam sahislarda yabancı ülkenin tahvillerini alabiliyorlar mi illaki kuruluş mu olması gerekir

      Sil
    3. Emeklilik fonları, ellerindeki fonları daha dikkatli değerlendirmek ve düşük risk taşıyan varlıklara yönelmek durumundalar.
      Şahıslar da alabiliyor.

      Sil
  32. hocam çalışan biri için akşam eve gidip KPSS çalışmak için 3-4 saat kalıyor nasıl çalışabilirz yardım edebilir misiniz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda ben bir şey diyemem tamamen sizin gayret ve motivasyonunuza kalmış bir şey.

      Sil
  33. Ya hocam başlayacağım bu Ntv'ye de. 10'da ekonominin tamamını izleyebiliyordum. Şimdi tutmuş 2 3 dakikalık kesitler koyuyor. Programın tamamına burada ya da başka bir yerde yayınlayabilirseniz çok sevineceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapabilecek pek bir şey yok. Telif vb nedeniyle buraya alamam.

      Sil
  34. Hocam biliyorsunuz döner sermaye işletmelerinde üst tavan ücret var. Diyelim ki bütün ücretler ödendiği halde döner sermayede para kaldı bu bütçeye gelir mi yazılıyor yoksa o kurumda mı kalır hocam. Bütçeye gelir yazılırsa hangi kalemde gösteriliyor bilginiz var mı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Döner sermayelerin yıllık kazançlarının belirli bir yüzdesi bütçeye gelir yazılıyor kalanı döner sermayeye ekleniyor.
      Bu aktarımlar Bütçe Gelirleri / II. Teşebbüs ve Mülkiyet Gelirleri 3. Kurumlar Kârları a) Döner Sermayeler kalemi içinde yer alıyor.

      Sil
  35. Hocam sonuc olarak 5 ve 19 agustos tarihlerinde bu kuruluslardan daha dusuk bir not bekliyormusunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beklemiyorum. Moody's den uyarı gelir ama not indirimi gelmez diye tahmin ediyorum. Çünkü ekonomi bu sert şoka karşı aslında iyi direnç gösterdi.

      Sil
    2. Not indirim olacak bence tabi tamamıyla subjektif dayalı bir yorum

      Sil
  36. Hocam merhaba yazılarınızı takip ediyorum. Çok teşekkürler. Türkiye de varlık yönetim fonu kuruluyor şeklinde haberler dolaşmaktadır varlık yönetim fonları nedir kaynakları nereden karşılanır hangi ülkelerde uygulanmaktadır şeklinde bir yazı yazarmisiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Bir kurulsun, çerçevesi kapsamı çıksın ortaya bakacağım.

      Sil
  37. Hocam bu beklentiler ve yaşanan olaylar doğrultusunda kuru tutarak rahat çıkış imkanı yerine devaluasyon daha dogru bir yöntem olmaz mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kuru tutma gibi bir çaba görmedim ben. Yani zaten TL'nin değer kaybına pek de karışılmıyor.

      Sil
  38. Hocam venezuella dunyanın en büyük petrol rezervine sahip olmasına rağmen neden en yüksek üretimi yapamıyor?
    Arabistanda daha az rezervler ama üretim daha fazla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kalite farki var. misal dunyada en temiz kabul edilen petrol rezervi norvectedir ve dayanak noktasi olarak o rezervi alirlar

      Sil
  39. hocam merhaba cds kuruluşları kredi sigortası gibi komisyon veya faiz geliri olan kuruluşlar diye belirtmişsiziniz.. peki reyting firmalarının gelirleri ülke notlarını ölçtüğü için bir bedel ödeniyormu saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet notu ölçülen ülkeler bunun karşılığında bu şirketlere bir bedel ödüyor.

      Sil
    2. Hocam birkac defa duydugum kadari ile Turkiye S&P ye odeme yapmayi durdurdu ve rating almak istemedigini soyledi, ancak S&P rate etmeye devam ediyor. Bu dogru olabilir mi? Oyle ise cok garip; S&P bu isi bedvaya yapiyor anlami cikiyor...

      Sil
  40. Hocam ben Anadolu üniversitesi iktisat fakültesini 3 yılda bitirdim.Ekim sonunda sayıştay denetçi yardımcılığı sınavı yapacak.Bu 3ay içinde iyi bir çalışmayla sınavı kazanabilir miyim?Yardiminiza ihtiyacım var.Şimdiden çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okulu nasıl bitirdiğiniz ekonomi, maliye, muhasebe ve hukuk bilginizin ne düzeyde olduğunu bilmediğim için bir şey söyleyemem. 3 yılda bitirdiğinize göre çalışkan bir öğrencisiniz. Bu saydığım alanlarda en zayıf olduğunuzdan başlayarak hızlı bir çalışma temposuna girmeniz gerekiyor.

      Sil
  41. Hocam sizce Tarihin Sonu tezi mi Medeniyetler Çatışması tezi mi daha doğru?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkisinde de doğrular ve yanlışlar var.

      Sil
  42. Hocam sizce Tarihin Sonu tezi mi Medeniyetler Çatışması tezi mi daha doğru?

    YanıtlaSil
  43. hocam 4 yıl işletme alanında lisans eğitmi aldım.bugune kadar ekonomi finans alanında okulda öğrendiklerimden çok daha fazlasını sizden öğrendim.gerek sitenizdeki yazılarınız,sorulan sorulara verdiğinzi cevaplar, 10 da ekonomi programı, ntv de ki ekonomi üzerine video ve yazılarınız ve tabi ki kitaplarınız (okuduklarımdan favorim 'kolay ekonomi' ) sayesinde gerçekten hem teorisini hemde uygulamadaki mantıgını öğrendim birçok şeyin.ve öğrenmeye devam ediyorum.size burdan ulaşıp sormak okulda hocalarımıza ulaşmaktan bile daha kolay.her şey için kendi adıma teşekkür etmek isterim. umarım cumhuriyetimiz sizin gibi değerli insanlar yetiştirmeye devam eder.umarım bende sizin gibi aklın bilimin egemen oldugu bir topluma katkı sağlayabilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim nazik sözleriniz için. Dilerim siz benden çok daha iyisini yaparak toplumun doğruyu objektif biçimde öğrenmesine katkıda bulunursunuz.

      Sil
  44. http://www.economist.com/news/business-and-finance/21702623-rules-encourage-public-sector-pension-plans-take-more-risk-putting-it-all

    Cetin Altan`in deyimiyle; "enseyi karartmamak lazim"

    YanıtlaSil
  45. Hocam bu yabancıların bankalarda tuttuğu mevduat, aldıkları tahviller bizim dış borcumuz sayılıyot mu?
    Bir de ben paramı mevduata yatırsam bu ülkenin iç borcuna mı girer?
    Son olarak hocam her yazınızın sonunda elde ettiğiniz rakamsal verileri nereden aldığınızı yazar mısınız bazen bulamıyoruz o önemli verileri özellikle dış alemin verilerini ya da biz mi size soralım hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yabancıların dolar olarak tuttuğu mevduat özel kesimin dış yükümlülükleri (borçları) arasında sayılıyor. Yabancıların aldığı yabancı parayla çıkarılmış Devlet tahvilleri ise dış borç sayılıyor.
      Ülkenin değil ama ilgili bankanın yükümlülüğü arasına girer.
      Aslında sitede göstergeler var ve onun altında da kaynaklar var.

      Sil
  46. 1) Bugün bankalar yüklü miktarda sendikasyon kredisi çekse kredi faizi düşer mi?
    2) Mevduat faizi düserse bankalar kredi faizini niye düşürmek zorunda kalır?
    3) Şu an MB faizleri indirdikçe kredi faizleri mevduata göre daha hızlı düşüyor. Bunun sebebi galiba bankaların kaynak sıkıntısı bu yüzden mevduat faizini düşürmüyorlar. Mevduat faizini düşürmüyorlarsa kredi faizlerini de düşürmesinler hocam sonuçta bu durum bankanın karını azaltir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Düşebilir ama zamanı gelip de geri ödenmesi veya yenilenmesi gerekince tersi olur.
      (2) Zorunda kalmaz ama düşürürler çünkü bankalar kredi açtıkça para kazanır. Bu durumda fazi düşürürse açacağı kredi aratacağı için kazancı da artar.
      (3) Sürümden kazanmak bazen daha iyi sonuç verebilir.

      Sil
  47. Sevgili hocam petrol fiyatlarının düştügü son iki üç yılda ülkemizde benzin, mazot fiyatları da düştü mü? Eğer fazla düsmediyse petrol fiyatlarının enflasyonu düşürücü etkisi de sınırlı kalmıstır?
    Petrol fiyatlarındaki düşüşün en büyük nedeni dünyada özellikle Çinde toplam talebin düşüyor olması galiba. O zaman doğal gaz fiyatları niye bu kadar düşmüyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Petrol fiyatları düştü ama Dolar değerlendi dolayısıyla petrol fiyatındaki düşüş kadar bizdeki benzin mazot fiyatı düşmedi.
      Çünkü doğal gaz hane halkı tarafından petrolden çok daha fazla kullanılıyor.

      Sil
  48. Hocam Fuat Köprülu de Halil İnalcık gibi büyük bir bilim adamımıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle derler. Ben Fuat Köprülü'nün kitaplarını okumadım. Halil İnalcık'ın yetişmesinde önemli rol oynamış.

      Sil
  49. Hocam merhaba birkaç soru sorabilir miyim ?
    1-MB fonlama maliyeti nedir azalırsa ne olur ?
    2-bankaların aldığı bsmv nedir her bankadan ne kadar alınır
    3-ya faiz konusu uçsuz bucaksız bir konu bide bankaların hareketlerini anlamak zor oluyor (mb ve diğer bankaların) onların yapısını ögrenmek için hangi kitap okumalıyız ?
    Cevap verirseniz çok sevinirim iyi günler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) MB ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti MB'den borç alan bankaların aldığı borcun kendilerine olan ortalama faiz maliyetidir. Bugünlerde % 8 dolayındadır. Bu oran düştükçe bankaların maliyetinin o bölümü de düşeceği için kredi faizlerini de düşürme şansı olur.
      (2) BSMV banka ve sigorta muameleleri vergisi, bankaların açtıkları krediye bindirdikleri % 5 oranında bir vergidir. Bankalarca tahsil edilen bu vergi Maliyeye yatırılır.
      (3) Birçok kitap var. İlker Parasız'ın Para, Banka ve Finansal Piayasalar kitabı bunlardan birisi.

      Sil
  50. Hocam sendikasyon kredisi neden faizleri azaltır amaçı nedir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sendikasyon kredisi faizi azaltır diye bir şey yok. Bir banka içeride mevduatla topladığı paraya verdiğinden daha düşük faizle dışarıdan sendikasyon kredisi almışsa o zaman paçal maliyeti düşeceği için muhtemelen kredi faizini de indirebilir.

      Sil
  51. Merhaba Hocam,

    Bu blog, kuşkusuz çok önemli bir görevi yerine getiriyor. Birçok kişi bu blog sayesinde önemli bilgiler elde ederek birtakım ekonomik verileri değerlendirme şansına sahip oluyor. Bunun için kendi adıma size teşekkür ediyorum.

    Bunun yanında, keşke Periscope gibi ya da başka herhangi bir araçla canlı yayın yapabileceğiniz bir platformda uygun zamanlarınızda 20-30 dk. yayın yapabilseniz bence birçok kişiye ekonomi hakkında katkılarınız daha da fazla olacaktır. Bu konuda fikirleriniz merak ediyorum.

    Saygılar,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu dediğinizi de yaparsam çalışmak dışında yapacağı hiç bir şey kalmaz. O nedenle yapamayacağımı düşünüyorum.

      Sil
  52. Doğrudur hocam. Yoğunluğunuzu bilemiyorum tabii ki o nedenle sizin kararınız. Fakat ayda bir dahi olsa bile kısa süreli bir yayın çok iş görecektir. Doğal olarak, tamamen sizin isteğinize ve zamanınıza uygun olması koşulu ile tabii ki. Bence aklınızın bir köşesinde bulunsun.

    Saygılar,

    YanıtlaSil
  53. Hocam Deniz Gökçe hakkındaki düşünceleriniz nasıl. Sanki ikiniz de birbirinize biraz mesafeli gibi duruyorsunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deniz Gökçe iyi dostumdur, herhangi bir mesafeli duruşumuz yoktur.

      Sil
  54. Hocam darbe girişımi sonrası yerliler dövize hücum edeceğine neden 6-7 milyar dolarlık döviz sattılar.
    Kim sattı bu dövizleri halk mı,bankalar mı,özel şirketler mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doların yükseleceğini düşünerek yatırım amaçlı dolar alan vatandaş kur 3,05'i geçince kazancı yeterli görerek sattı. Kuru denetlemek için kamu bankaları da stış yapmış olabilir.

      Sil
  55. hocam sendikasyon kredisi nedir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birden fazla bankanın bir araya gelerek kredi vermesine sendikasyon kredisi deniyor. Mesela bir Türk bankası borçlanmak istediğinde bir yabancı bankaya görev veriyor o banka başka bankaları da işin içine katarak birlikte bir fon oluşturup bizim bankaya kredi veriyor. Bankaların bu şekilde bir araya gelmesine sendikasyon bu krediye de sendikasyon kredisi deniyor.

      Sil
  56. Hocam konuyla biraz alakasız olacak kusura bakmayın ama aile şirketimiz var ve bana yapısal anlamda çok bozuk geliyor ve bu nedenle çok randımansız çalıştığımızı düşünüyorum. Büyüklerimiz profesyonel yardım almaya pek yanaşmıyorlar. En azından Türkiye'deki aile şirketlerine yönelik bir kitap veya herhangi bir akademik çalışma var mıdır tavsiye edebileceğiniz? Belki biz birşeyler öğrenirsek bizi dinlerler. Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok yaygın bir sorundur bu. Umarım çözmeyi başarabilirsiniz. Bu sitede iyi makaleler var. Bir göz atın derim.
      http://ailesirketlerienstitusu.blogspot.com.tr/

      Sil
  57. Mahfi Bey, ne olacak bu Hitit ekonomisinin hali?

    YanıtlaSil
  58. "Başbakan Yıldırım Bloomberg'de yaptığı açıklamalarda ekonomiyle ilgili planlanan kararlardan bahsederken 'Türkiye Varlık Yönetim Fonu' kurulacağını söyledi"

    Özellikle twitter'da bu açıklamayı ti'ye alan yorumlara denk geliyorum. Sizin bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence ti'ye alınacak bir şey değil, ciddi bir adım. İyi modellenip yönetilirse yarar sağlar. Dünyada bu fonları kurup son derecede iyi yöneten ülkeler var. Ama eğer kötü yönetilirse de ciddi sorunlar yaratabilir. Özetle böyle bir fon kurmak akıllıca ama bunu iyi yönetmek çok önemli diyebiliriz.

      Sil
  59. Mahfi hocam öncelikle kıymetli yazılarınız için teşekkür ediyorum.Konuyla alakalı olmaması dolayısıyla özür dileyerek merkez bankasının likidite politikasına ilişkin yapılan 'Türk lirası işlemler
    karşılığında Türk lirası ve yabancı para cinsi temi
    natların fazla bulundurma/iskonto
    oranlarında tür ve vadeleri dikkate alınarak değişi
    kliğe gidilmiştir. Söz konusu
    düzenleme ile yaklaşık 6 milyar TL tutarında temina
    tın serbest hale gelmesi
    öngörülmektedir. ' açıklamasının tam olarak ne anlama geldiğini hangi kanalla işlediğini anlayamadım.Sizden bu konuyla ilgili takıldığım bu noktaları açıklamanızı rica edebilir miyim?Bahsi geçen teminatlar ne için veriliyor?Bu teminatların vadelerinin ve türlerinin değiştirilmesi ne demektir?ilginiz için tekrar çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mevcut sistem çerçevesinde bankalar likidite ihtiyacı olduğunda teminat vererek (ellerindeki senetleri, tahvilleri veya döviz alacaklarsa TL'leri vererek) karşılığında para (TL veya döviz) alıyor ve likidite ihtiyaçlarını karşılıyorlar. 15 Temmuz olayları olunca insanların bankalara hücum ederek para çekmesi olasılığına karşı MB, bankalara bu tür teminat zorunluluğunu kaldırdı ve böylece bankaların ihtiyaç duyduğu likiditeyi herhangi bir koşula bağlı olmaksızın çekebilmesine olanak sağladı. Böylece yaşanan krizin bir likidite ve dolayısıyla ekonomi krizi haline dönüşmesini önledi. Koşullar normale dönünce tekrar eski sisteme geri dönülecek.

      Sil
  60. 10 Ağustos 2014 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhalefetin ortak aday olarak kamuoyunda tanınmayan birini aday göstermesi Arrow Çözümsüzlüğü ile açıklanabilir mi?

    Kılıçdaroğlu: ''Meral Akşenere ne kadar yakınsak Ekmelleddin beye de o kadar yakındık..Ekmelleddin beyi bize Bahçeli tavsiye etti'' demişti...

    Devlet Bahçeli iktisat-maliye işlerinden anlayan, akademisyen kökenli biri...Arrow'dan haberi olmaması imkansız..

    buram buram siyaset mühendisliği kokuyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında evet açıklanabilir.

      Sil
    2. Bizde spekülatif sermaye hareketlerini frenleyecek tobin vergisi gibi bir uygulama var mı?

      Sil
  61. Hocam bir banka niye batar? Batan bankanın paraları nolur kime gider, yok mu olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yükümlülüklerini karşılayamayacak hale gelen bir banka batar. Bu duruma gelmesinde vade uyumsuzlukları (mevduat ve kredi vadesi arasında mevduat aleyhine uyumsuzluk), yabancı para uyumsuzluğu (yabancı parayla borçlanıp TL ile kredi verilmesi), kur sorunları, kredilerde konsantrasyon gibi nedenler ön planda olur.
      Bir bankanın batması halinde mevcutları ve borçları TMSF'ye geçiyor. TMSF, devlet garantisi altındaki mevduatı, hak sahiplerine ödüyor. Bankanın sahip olduğu varlıkları satarak ve banka sahiplerini dava yoluyla takip edip onların malvarlığından zararı karşılamaya çalışıyor.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  62. hocam iktisatta "no free goods" diyoruz ya şimdi bu beleş mal/hizmetin bir maliyeti var. Belirli piyasalarda maliyetin çoğunluğunu kimin üstleneceği bellidir.
    Şimdi -hizmetteki amacını analiz dışı bırakarak - spesifik bir örnek üzerinden sormak istiyorum.

    1) İstanbuldaki toplu taşımadaki 10 günü aşkın süredir devam eden ücretsiz taşımanın maliyetini( yakıt ve çalışan ücreti vd. maliyetler)tamamen şuan belediye mi üsteleniyor?
    2) Bu maliyet için bir tepe nokta var mıdır? Hangi seviyeye kadar üstlenebilir rica etsem formülize edebilir misiniz?

    3)bu maliyet zam olarak geri dönüş yapar mı?
    4) istanbul b.ş.beledyesi üstlenebiliyorsa daha az kalabalık olan şehirler neden böyle bir uygulamaya gidemiyor?

    Not:okuyucular için tekrarlıyorum ücretsiz taşımanın amacını sorgulamıyorum/yargılamıyorum. Sadece iktisadi maliyet açısından güncel bir örnek olduğu için maliyetine ilişkin soru sordum. Lütfen amacını kimse yoruma analize katmasın.

    Saygılar mahfi hocam ve değerli okurları.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Belediyenin bu bedeli üstlenmesi diye bir şey yok. Belediyeye genel bütçeden yardım yapılıyor. Yani bizim gerek belediyeye ödediğimiz çeşitli vergiler (emlak vergisi gibi) gerekse devlete ödediğimiz vergilerden (gelir vergisi KDV, ÖTV gibi) belediyeye giden paylar gibi kaynaklardan karşılanıyor. Ve aslına bakarsanız mesela Konya'da oturan birisinin vergisi İstanbulluların bedava taşınmasına gitmiş oluyor.
      (2) Böyle bir şeyin tepe noktası diye bir şey yok.
      (3) Muhtemelen öyle olacak.
      (4) Ekonomik olarak doğru olmayan bir uygulama yaşanan olağanüstü olay nedeniyle uygulanmış bulunuyor. Diğer belediyeler bu uygulamaya giderse ve bu süreklilik alırsa halkın ödediği vergilerin artırılması gerekir. Yani bedava taşıma diye bir şey olmaz. Sonunda farklı bir yerden bu maliyet yine halka biner.
      Öte yandan bu tür bedava taşıma özel sektör işle rekabeti ortadan kaldırır. Dolmuş, taksi vb işletenler zarar görür.
      Böyle günlerde bu tür konuları ne yazık ki sağlıklı ve objektif çerçevede tartışmak mümkün olmuyor. Çoğu kişi konuya duygusal yaklaştığı için gerçeği anlatmak farklı yorumlanabiliyor. O nedenle uyarınız yerinde olmuş. Ama birilerinin de bu konuları ekonomik açıdan ele alıp tartışması gerekiyor.

      Sil
  63. Hocam tam rekabet piyasasında talep sabit midir?
    Tam rekabet piyasasında fiyat arttığında talep esnekliği sonsuz olduğundan talep sıfıra iner. Fiyat düştüğündeyse talep sonsuza mı çıkar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam rekabet piyasasında talep eğrisi yatay eksene paraleldir. Yani sonsuz esnektir.
      Fiyat değişimi vb için buraya bakınız: file:///C:/Users/user/Downloads/HAFTA_06_REKABET.pdf

      Sil
  64. Hocam Abdülhamidi sizce diğer Osmanlı padişahlarından ayıran otokratlıgı mı zekası mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. II. Abdülhamid'in sözünü ettiğiniz bu nitelikleri diğer Osmanlı padişahlarının bir bölümünde de olan nitelikler.

      Sil
  65. yukardaki ücretsiz otobüsün maliyeti konusuna ilişkin bende b.r şey sormak istiyorum. Bildiğim kadarıyla tunceli-ovacık belediyesi ücretsiz yolcu taşıyor ?
    O nasıl yapıyor acaba? gerçi tek kār eden belediye olduğu için sanırım.

    YanıtlaSil
  66. Merhabalar Hocam

    Yunanistan ' ın CDS primi halihazırda neden "0" olarak gözükmektedir ? cds için bir referans aralığı var mıdır ? şunun altı ya da üstü iyidir diyebileceğimiz bir rakam var mıdır ?

    YanıtlaSil
  67. amaçlar için her türlü krediler

    Biz size gereken kredi miktarına bağlı olarak 25 yıla kadar bir süre için% 2 düşük faiz oranı Euro az miktarda sunuyoruz.

    Müşteriler 18 yaşından büyük olması gerekmektedir. Bu işlem büyük müşteriler için% 100 kredi garantileri olduğunu

    Kredi hakkında daha fazla bilgi için, e-posta yoluyla bize ulaşın: slokcreditcapitalunion@gmail.com

    başvuranın ismi :
    İletişim Adresi :
    Milliyet:
    ülke:
    doğum tarihi :
    cinsiyet :
    Medeni hal :
    iş yerinde düzenlenen pozisyonlar:
    tel:
    faks:
    kredi olarak gerekli miktar:
    Kredinin süresi:
    Kredinin amacı:
    aylık gelir :

    Slok sermaye kredi sendika

    YanıtlaSil
  68. hocam kredi notunu çok iyi açıklamışsınız.teşekkürler. artık her bir bireyinde kredi notu olduğunu belirtmek gerekiyor. ben sürekli olarak http://kredi7.com/ sitesini ve sizin sitenizi takip ediyorum.

    verdiğiniz bilgiler gerçekten çok güzel. teşekkürler

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...