25 Ağustos 2016 Perşembe

Varlık Fonu

Varlık fonu nedir, nasıl çalışır?
Ulusal Varlık Fonları, çeşitli finansal varlıklara yatırım yaparak gelirini artırmayı hedefleyen, devletin sahipliği ve yönetimi altında çalışan fonlardır. Bu fonun geliri genellikle bütçe fazlalarından oluşur. Bir ülke eğer bütçe fazlası veriyorsa bu fazlayı 4 şekilde kullanabilir: (1) Harcamalarını artırır. (2) Mevcut vergi yükünü düşürür. (3) Borçlarını erken ödemeye tabi tutabilir. (4) Bir varlık fonu kurarak bütçe fazlalarını buraya aktarır ve bu fonla ulusal ya da yabancı bazı finansal varlıkları satın alıp gelirlerini artırmaya çalışarak gelecek kuşaklara refahı aktarma yoluna gidebilir.

Bu tür fon yönetimlerinde temel hareket noktası varlıkları risk ve getiri dengesini gözeterek kazanç amaçlı kullanmaktır. Bu işlemleri, bütçe kısıtlamaları ve parlamentonun sıkı denetimi altında yürütmek kolay değildir. Varlık fonu kuruluşunun bir nedeni de bu kısıtlamalardan kurtulmaktır.

Varlık fonunun amacı nedir, nerede kurulur?
Bir varlık fonu kurulmasının genel olarak iki temel amacı vardır: (1) Ülke ekonomisinin, konjonktürel etkilerden kurtarılarak istikrarlı biçimde işlemesini sağlamak. (2) Gelecek kuşaklara refah aktarabilmek. Bu çerçeveden bakınca fonun varlıkları ve getirilerinin karşılaşacağı risklerden yüksek olması gereklidir.  

Varlık fonlarının kuruluş yeri olarak iki farklı uygulama söz konusudur: (1) Varlık Fonları, Merkez Bankası nezdinde kurulabilmektedir. Merkez Bankaları, rezervlerini değerlendirirken benzer işlemler yaptıkları için belirli bir deneyime sahiptirler. Ayrıca Merkez Bankalarının bağımsız yapısı bu tür fonların yönetimini siyasal etkilerden uzak yürütebileceği izlenimi vermekte, dolayısıyla kamuoyu nezdinde güven yaratmaktadır. (2) Varlık Fonları, ayrı bir şirket ya da idare olarak kurulabilmektedir. Bu tür bir kuruluşun, kendisini kanıtlayana kadar güven sorunuyla ve eleştirilerle karşılaşması olasılığı yüksektir.

Varlık fonunun temel dayanağı nedir? 
Bir varlık fonu kurulabilmesi için her şeyden önce bir varlık ya da kamu elinde oluşmuş bir gelir fazlalığı olması gerekir. Buna göre varlık fonları iki şekilde kurulabilmektedir: (1) Bir veya birden fazla emtiaya dayalı fonlar: Bunlar genellikle ihraç edilen emtianın gelirleri nedeniyle oluşan bütçe fazlalarından oluşur. Tipik örnekleri körfez ülkelerinin kurdukları fonlardır. Bu fonların çoğu ihraç edilen petrolden sağlanan gelirlerle oluşturulmuştur. Norveç’in kurduğu emeklilik fonu da benzer şekilde Kuzey Denizinden elde edilen petrol gelirlerinin yarattığı bütçe fazlasını gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlamaktadır. (2) Bir emtiaya dayalı olmayan fonlar: Bunlar ya Dış ticaret fazlaları ile ya da emeklilik fonlarında biriken paralarla oluşturulmaktadır. Bu tür fonların tipik örnekleri Çin, Kore ve Hong Kong gibi ülkelerin kurdukları varlık fonlarıdır. ABD’nin her iki örneğe de giren birden fazla varlık fonu bulunmaktadır. 

Varlık fonu nereye yatırım yapar?
Varlık fonları, ağırlıklı olarak, devlet tahvillerine, hisse senetlerine, yatırım fonlarına, çeşitli projelere geçici ya da kalıcı ortaklıklar yoluyla girip yatırım yaparlar. Bazı ülkeler varlık fonlarının yatırımlarıyla ilgili bazı kısıtlamalar ve standartlar getirmişlerdir. Örneğin birçok ülkede varlık fonları için S&P ve Fitch’in BBB - ve Moodys’in Baa3 kredi notları yatırım yapılabilir en düşük not olarak kabul edilmekte, bu notun altında kredi notu olan ülke tahvillerine yatırım yapılamamaktadır.

2006 yılında yaşanan subprime mortgage ve 2008 yılında yaşanan Lehman Brothers krizlerinin ardından ABD başta olmak üzere bu fonların bir bölümünün finansal sektör kuruluşlarını kurtarmakta kullanılması bunların uluslararası tartışma ve eleştirilerin hedefi haline gelmelerine neden olmuştur. 

Türkiye Varlık Fonu’nun temel nitelikleri
Türkiye Varlık Fonu kurulmasına ilişkin yasanın genel gerekçesi ve başlıca maddelerindeki hükümlerden hareketle bu fonun niteliklerini ve amaçlarını özetleyebiliriz.

(1) Türkiye Varlık Fonu Yönetimi A.Ş. adı altında 50 milyon TL sermayeli bir anonim şirket kuruluyor. Başbakanlığa bağlı olarak çalışacak olan şirketin sermayesi, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından konulacak. Şirketin yönetim kurulu en az 5 kişiden oluşacak ve başkan ve üyeleriyle şirket genel müdürü Başbakan tarafından atanacak. Bu anonim şirket özel hukuk hükümlerine tabi olacak. Şirket Türkiye Varlık Fonu İçtüzüğünü hazırlayacak ve bu iç tüzüğün tescili ile Türkiye Varlık Fonu kurulacak. Ayrıca gerek görülmesi halinde Türkiye Varlık Fonuna bağlı alt fonlar kurulabilecek.

(2) Şirket tarafından Türkiye Varlık Fonu adına gerçekleştirilebilecek işlemler şöyle sıralanıyor: Yerli ve yabancı şirketlerin hisse senetleri, özelleştirme kapsam ve programına alınanlar dâhil olmak üzere Türkiye’de kurulan ihraççılara ait payların alınıp satılması. Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar hükümleri çerçevesinde alım satımı yapılabilen yabancı kamu, özel sektör ve kamu borçlanma araçları ve ihraççı paylarının alınıp satılması. Vadeli mevduat ve katılma hesabı işlemlerinin yapılması. Hazine taşınmazları ve mevduat sertifikaları, altın ve diğer kıymetli madenler ile bu madenlere dayalı olarak ihraç edilen sermaye piyasası araçlarının alım satım işlemlerinin yapılması. Fon katılma payları, repo ve ters repo işlemleri, kira sertifikaları, gayrimenkul sertifikaları, varantlar ve sertifikalar, Takasbank para piyasası işlemleri, türev araç işlemlerinin nakit teminatları ve primleri, özel tasarlanmış yabancı yatırım araçları ve ikraz iştirak senetleriyle ilgili işlemlerin yapılması. Ulusal yatırımlar ile uluslararası alanlarda diğer devletler ve/veya yabancı şirketler tarafından yapılacak yatırımlara iştirak ve bunlarla sınırlı olmamak üzere diğer yatırım araçları işlemlerine girilmesi.

(3) Türkiye Varlık Fonunun kaynakları şu şekilde sayılıyor: a) Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından; özelleştirme kapsam ve programında bulunan ve Türkiye Varlık Fonuna devrine karar verilen kuruluş ve varlıklar ile Özelleştirme Fonundan Türkiye Varlık Fonuna aktarılmasına karar verilen nakit fazlası. (b) Kamu kurum ve kuruluşlarının tasarrufu altında bulunan ihtiyaç fazlası gelir, kaynak ve varlıklardan; Bakanlar Kurulu tarafından Türkiye Varlık Fonuna aktarılmasına veya Şirket tarafından yönetilmesine karar verilenler. (c) Türkiye Varlık Fonu tarafından yurtiçi ve yurtdışı sermaye ve para piyasalarından ilgili mevzuat kapsamında yer alan izin ve onaylar aranmaksızın sağlanan finansman ve kaynaklar. (d) Para ve sermaye piyasaları dışında diğer yöntemlerle sağlanan finansman ve kaynaklar.

(4) Şirket, Şirket tarafından kurulacak diğer şirketler, Türkiye Varlık Fonu ve Türkiye Varlık Fonu bünyesinde kurulacak alt fonlar Sayıştay denetimine tabi olmayacak. Şirket ve fonlar bağımsız denetime tabi olacaklar. Türkiye Varlık Fonu bünyesinde kurulacak fonlar, Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında bağımsız denetime tabi olacak.

(5) Şirket, varlık Fonu ve bu yasaya göre kurulan şirketler, alt fonlar gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutuluyor, ayrıca yapacağı işlemlerin bir bölümü de KDV gibi vergilerden istisna ediliyor.

Türkiye Varlık Fonundan beklentiler
Türkiye Varlık Fonundan beklentiler yasanın genel gerekçesinde sıralanmış bulunuyor. Buna göre;
(a) Türkiye Varlık Fonunun kurulmasıyla büyüme oranında artış sağlanacak.
(b) Sermaye piyasalarında büyüme ve derinleşme hızlanacak.
(c) İslami finansman varlıklarının kullanılması yaygınlaşacak.
(d) Yapılacak yatırımlarla yüzbinlerce kişiye istihdam olanakları sağlanacak.
(e) Savunma, havacılık, yazılım gibi alanlardaki yerli şirketlerin sermaye ve proje bazında desteklenmesiyle küresel oyuncu konumuna geçmeleri sağlanacak.
(f) Otoyollar, Kanal İstanbul, Üçüncü Köprü ve Havalimanı, Nükleer Santral gibi büyük altyapı projelerine kamu kesimi borcu artırılmadan finansman bulunacak.
(g) Katılım finansmanı sektör payı artırılacak.
(h) Arz güvenliğini sağlamak üzere, Türkiye için önem taşıyan petrol, doğalgaz gibi yurtdışındaki stratejik sektörlere bürokratik kısıtlamalara bağlı olmadan doğrudan yatırım yapılabilmesi gerçekleştirilecek.
(i) Bu Fon, ekonominin yapısal sorunlarını aşmakta katkı sağlamanın yanı sıra dış politikanın önemli bir enstrümanı olarak Türkiye’nin uluslararası arenada daha fazla söz sahibi olmasına katkı sağlayacak.

Türkiye Varlık Fonu’na ilişkin eleştirilerim
(1) Türkiye Varlık Fonu, yukarıda ana çizgilerini özetlediğimiz şekliyle herhangi bir emtiaya ya da bir gelir fazlalığına dayanmamaktadır. Türkiye’nin petrol, doğalgaz gibi bir emtiayı ihraç ederek elde ettiği gelirleriyle yaratabildiği bir bütçe fazlası olmadığı gibi cari fazlası veya fazla veren bir kamu emeklilik sistemi de yoktur. Tam tersine Türkiye, son dönemlerde azaltmış olsa da bütçe açığı ve cari açık veren, kamu emeklilik sisteminin açığını da bütçeden karşılayan bir sisteme sahiptir. Gelir fazlası olan tek kamu fonu İşsizlik Sigortasıdır. O da bu amaç için kullanılamayacak bir fondur. Özetle Türkiye’nin bir varlık fonu kurmak için gerekli emtiası da gelir fazlası da yoktur.  

(2) Fon’un gelirleri sıralanmış olduğu halde giderlerinin hangi alanlara yöneleceği konusunda yasada hiçbir açıklama bulunmamaktadır. Hangi giderlere yöneleceğini kanun metninden değil genel gerekçedeki açıklamalardan anlıyoruz. Bu durumda bu yasaya göre yapılacak gider denetiminin neye dayanarak yapılacağını çıkarmak mümkün görünmemektedir.

(3) Varlık Fonu için yeni bir gelir tanımlanmamakta, sadece bütçeye gidecek gelirlerin bir bölümü bu Fon’a aktarılmış olmaktadır. Normal olarak bütçeye aktarılan özelleştirme gelirlerinin Fon’a yönlendirilmesi ve bütçe gelirlerinden Fon’a pay verilmesi, bütçe gelirlerinin azalmasına ve dolayısıyla bütçe açıklarının artmasına yol açacak bir gelişmedir.

(4) Bankaların finans sektöründeki egemenliğinin azaltılması, İslami finans uygulamasının artırılması gibi bir Varlık Fonu’ndan beklenmeyen bir takım amaçların bu çerçeveye yüklenmesi zaten sıkıntılı olan düzenlemeyi iyice sıkıntıya sokmuş görünmektedir.

(5) 1996 – 97 yıllarında Erbakan’ın koalisyon hükümeti sırasında bir uygulama popülerlik kazanmıştı: Kamu kaynak havuzu. Bütçe dışındaki kamu kesimine ait kaynaklar bu havuzda toplanmaya ve buradan harcanmaya çalışılıyordu. Bu havuza her gün yeni bir kaynak aktarılıyor, bir süre sonra bu aktarımların başka bir alandaki dengeyi bozduğu görülünce yeni kaynak arayışları gündeme geliyordu. Türkiye Varlık Fonunun kaynaklarına bakınca aklıma Erbakan’ın Kamu Kaynak Havuzu uygulaması geldi.

(6) 1940’ların sonunda ve 1950’lerde Amerikalı ünlü karikatürist ve çizgi romancı Al Capp’ın yarattığı ve Shmoo adını verdiği bowling oyunundaki kukalara benzer hayali bir hayvan vardı. Müthiş sevimli bir tipti Shmoo. Siz ne hayal ederseniz o oluyordu. Örneğin tavuk olarak yemek isteseniz tavuk, et olarak yemek isteseniz et oluyordu.  Kendi kendine çoğalabiliyordu. Türkiye Varlık Fonundan beklentileri okuyunca da aklıma Shmoo geldi.

(7) Başka ülkeleri bilemem ama Türk tarihi bu tür mali buluşlarla doludur. III. Selim’in padişahlığı sırasında 1793 yılında İrad‑ı Cedid Hazinesi kurulmuş ve böylece Osmanlı İmparatorluğu'nda tek ve merkezi Hazine düşüncesinden ilk sapma ortaya çıkmıştır. Bunu Tersane Hazinesi ve Zahire Hazinesi izlemiştir. Sonraki dönemlerde Hazine sayısı artmaya devam etmiştir. Mukataat Hazinesi, Mansure Hazinesi, Redif Hazinesi, Darphane Hazinesi ve Maliye Hazinesi bunların en önemlileridir. Hazinelerin çoğalması Osmanlı mali sistemini rahatlatmamış, tam tersine mali disiplini alt üst etmiştir. Hazine sayısının artmasının Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünde özel bir yeri vardır. 1839 yılında tek ve merkezi Hazine sistemine geri dönülmüştür.

1980'li yıllar, bütçe dışı fonların yarattığı çoklu hazine sistemine geri dönüş yılları olmuştur. Çoklu hazine sisteminin en zararlı yönü, merkezi hazinenin gelirlerinin dağılması, gider önceliklerinin kaybolması, belirli gelirlerin belirli giderlere ayrılması nedeniyle zorunlu olan bir takım giderlerin yapılamaması ve bütün bunların sonucunda kamu yönetiminde mali disiplinin ortadan kaybolmasıdır. 1994 ve 2001 krizlerini hazırlayan altyapıda bu fonların olumsuz katkısı önemli yer tutmaktadır. 

2000’li yıllarda yapılan yapısal reformların en önemlilerinden birisi bu çoklu mali yapının giderilmesi olmuştu.  

Kaynaklar
1. Sevinç Akbulak, Yavuz Akbulak, Ulusal Varlık Fonları, Marmara Üniversitesi İİBF Dergisi, Yıl 2008, Cilt XXV, Sayı 8, sayfa 237 – 262.
2. International Working Group of Soverign Wealth Funds, Soverign Wealth Funds, Generally Accepted Principles and Practises (Santiago Principles), October, 2008.
3. Türkiye Varlık Fonu Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun. http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2016/08/20160826-1.pdf
4.European Comission, Sovereign Wealth Funds,
5. Yavuz Cezar, Osmanlı Maliyesinde Bunalım ve Değişim Dönemi, Alan Yayıncılık, 1986.
6. Ziya Karamursal, Osmanlı Mali Tarihi Hakkında Tetkikler, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2. Baskı, 1989.
7. Mahfi Eğilmez, Hazine, Remzi Kitabevi, 10. Basım, 2012. 

211 yorum:

  1. Teşekkürler hocam, güncel bir konu fikir edindik

    YanıtlaSil
  2. Hocam 2000lerde bu sistemdeki sıkıntıları görüp kaldıran kişiler ile şuanda bunu yapan kişiler aynı değilmi? Ben o sıkıntıları gören kişilerin aynı hatalara düşeceklerine ihtimal vermiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O sıkıntıları 2001 krizinden sonra IMF programı kaldırdı.

      Sil
  3. Hocam yazınızda değindiğiniz konulara istinaden soruyorum. Osmanlı devletinin yikilisina giden sürecin mali ve ekonomi boyutuyla ilgili bir yazınız varmidir istifade edebileceğimiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda Yavuz Cezar'ın Osmanlı Maliyesinde Bunalım ve Değişim Yılları kitabı var. Çok iyidir. Ama bulunmuyor. Sahaflardan filan bulabilirseniz alıp okuyun mutlaka.

      Sil
  4. Keşke bu tür düzenlemeler yasalaştırılmadan, yeterince tartışılsa, sizler gibi alandaki yetkin uzmanların görüşlerinden, azami düzeyde yararlanmak için samimi gayret gösterilse...Kendi adıma, konu hakkında doyurucu bir bilgilendirmeye vesile olduğunuz için çok teşekkür ederim. Saygılarımla.
    Şakir Sayın

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu dediğini bizim toplumumuzun en önemli eksiğidir.
      Teşekkürler

      Sil
    2. Bugün, ilgili konularda bilimin desteğini almayarak ilerleme beklemek en büyük hastalığımız. Bir de doğruları söylemeye çalıştığınızda dokuz köyden kovulma zamanı. Cehaletteki ısrarımız bizi iyice dibe çekti.
      Mahfi Bey umarım çabalarınız karşılık bulur.

      Saygılarımla...

      Sil
  5. Merkez bankasi para basip bu fona aktarsa caktirmadan sonra hukumet azar azar bu parayi kullansa olmaz mi.
    Merkez bankasi caktirmadan her ay 1 milyar lira bassa 12 ay sonunda 12 milyar para birikir bu fonda kullanikmayan bu parayi da hukumete her ay 250 milyon lira al sana yapip ki bu rakam ulkede enflasyonu arttirmaz piyasayi hareketlendirir. olmaz mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1980 ve 90'lı yıllarda bu dediğinizi yaptı Türkiye. O zaman fon yerine Hazineye aktarılıyordu paralar. Sonu hüsranla bitti. Önce 1994 krizi sonra da 2001 krizi yaşandı.

      Sil
  6. Bu yazınızı dört gözle bekliyordum. Bilgilendirme için çok teşekkürler. İçinde bulunduğum durum itibariyle ben bu olayı gerek kurum içi ve kurum dışı iş kapısı olarak gördüm. Bunun yanında elestirileriniz inşallah birileri tarafından dikkate alınır.

    YanıtlaSil
  7. Vay be Norveçteki varlık fonu ülkenin zenginliği gelecek nesillere taşıyormuş. Biz gelecek nesillere zenginliği geçtim daha eğitim bile veremiyoruz ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Norveçliler gelecek kuşaklara gelir aktarıyor biz gelecek kuşakların gelirini bugünden yiyoruz.

      Sil
    2. Norveç ekonomisi nasıil sizce iyi gidiyor mu

      Sil
    3. Dünyada kişi başına geliri en yüksek ülkelerden birisi.

      Sil
    4. Hocam neden peki Norveçliler çocuklarını sevip daha iyi yaşamaları için bunu yaparken biz çocuklarımızı sevmiyor muyuz? Bence biz daha çok seviyoruz ama galiba herkes sadece kendi çocugunu seviyor. Biz sadece kendimizi düşünüyoruz toplumsal bir bilinçle neden hareket edemiyoruz.çok mu benciliz?

      Sil
    5. Norveçliler zengin, geleceği düşünebiliyorlar. Biz onlara göre fakiriz, ancak bugünü düşünebiliyoruz.

      Sil
    6. Hocam norvecliler somon baligi tuketiyor, biz hamsi. O yuzden olabilir mi aceba?

      Sil
    7. Adsız 14.01 sen hamsi değil de bol bol sabah kahvaltıda ceviz tüketsen daha iyi olur.

      Sil
    8. Hocam Norveç petrolden 1 trilyn $ biriktirdi.bu petrol gelirleri fonundan.ve harcamadan biriktirerek.sizden öğrenmiştim yanlış hatırlamıyorsam.

      Sil
  8. faiz ve dolar lobisine karsi bir onlem oldugu kanaatindeyim. Dostumuz ahbabimiz Rusya ve kardesimiz Putin ile de yerel para birimleri uzerinden ticaret yapmamizi elestirmistiniz. Halbuki dostumuz rusya ile turkiye dolar lobisine karsi bir dayanisma icerisindeydi. BU fonu da bu lobilere karsi oldugunu dusunuyorum. Huzur ve muhabbet ortaminin ekonomide devami niteliginde cilgin bir proje.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türk'e bu dünyada Rus'tan başka dost yok. Abd hep arkadan oyun oynuyor. İyiki Rusya var o bizi bu dünyada yanlız bırakmıyor.

      Sil
    2. Turkle rus dost olamaz. Tarihi birazcik okusan bunu anlarsin. Tabi abdnin arkadan vurmasi konusunda sana katiliyorum. Su an rusya ile birbirimize muhtaciz. Ama bu yakinlasma temkinli olmali. Rusyanin tarihi emellerinden kolay vazgecegini dusunmuyorum. Cok degil 60 yil oncesine kadar bizden dogu illerini istemisti.

      Sil
    3. Fonun dövizle ne alakası var efendim?

      Sil
    4. doviz birikir biriken doviz bollasir ve piyasada az oldugu zaman bu bol doviz isimizi gorur. Ekonomiden anlamiyorsunuz burada yorum yaziyorusunuz. Fon demek para demek para demek doviz demek dolar demek bolluk demek. Iste o zaman fed istedigi gibi faiz arttirsin bu fon bizi korur isterse fed faizi 5 yapsin bize bisey olmaz niye fonumuz var.

      Sil
  9. Sizin bu eleştirilerinizi ve analizlerinizi ilgili "Danışmanlar ve araştırmacıları" görmüyor mu?
    Demekki her zaman 1=1 etmiyor. İsteyen istediği kefeye ağırlığını koyuyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Danışmanlarla ilgili bir yazım var. İsterseniz ona bir bakın: http://www.mahfiegilmez.com/2013/06/kraln-soytars.html

      Sil
    2. Önerdiğiniz yazınızı okudumda siz "kişileri değil sistemi eleştirdiğinizi" not düşmüşsünüz !
      Sistemi işleten de işlevsiz hale getirende kişilerdir. O yüzden sistem eleştirisini bırakıp direk kişileri eleştirinki o kişilerde bilsinlerki "gölge" değiller artık ve hataları göze batıyor bunun da sistemin hatası olmadığı açıkça anlaşılıyor...!!! dİYerek kendilerine çeki düzen versinler yada bu işi bıraksınlar.

      Özetin özeti: Liyakat eşit değildir yalakalık.

      Sil
  10. Hocam,

    2015 yılı 22 milyar TL bütçe açığı verdik.

    Başbakan Yıldırım: Varlık Fonu, bütçe açığı olmadan büyük projelerin gerçekleşmesini sağlayacak.
    diye beyanda bulundu.

    size göre bütçeye dem vurmadan 100 milyar TL lik fon bulunabilir mi ?
    yada 45 yaş altı zorunlu BES ten gelecek paralar buraya mı aktarılacak ?
    yada Besin sonu Nema gibi mi olacak ?

    Saygılar

    YanıtlaSil
  11. Hocam merhabalar..Şu an ülkemizdeki tek ekonomi kanalındaki yorumları izlediğimde açıkçası herkes ekonominin güçlü olduğundan ve SP nin puan düşürmesinin siyasi olduğundan bahsediyor?Size sormak istediğim 15 temmuz'da ülkenin meclisi bile bombalanması normal de SP nin not indirmesi mi yanlış?Saygılarımla

    YanıtlaSil
  12. Teşekkürler Hocam. Yanılmıyorsam fonun 200 milyar dolar civarı bir büyüklüğe ulaşması hedeflendiği de belirtiliyordu. Bende daha Merkez Bankasının tüm döviz rezervlerinin bile o kadar olmadığı yerde bunu nasıl sağlayacaklar, para nereden gelecek diye düşünüyordum. Ama açıkladığınız şekliyle mevcut durumda Bütçe'ye aktarılan tutarların buraya kaydırılması söz konusu gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yine de o miktara ulaşamaz.

      Sil
    2. Peki Hocam, sizce malum terör örgütüne yönelik yürütülen operasyonlar kapsamında el konulan şirket ve kuruluşların satılması vs. gibi bir yöntemle ortaya çıkacak kaynakların aktarılması söz konusu olabilir mi?

      Sil
    3. Olabilir belki ama onlarla borçlarımızı ödesek de faiz ödemekten ve o nedenle borçlanmaktan kurtulsak daha iyi olmaz mı?

      Sil
    4. Hocam benim anladığım kadarıyla bu fon aslında maddi bir soruna yönelik sihirli bir çözüm gibi sunulan ama esas nedeni devletin başındakilerin bazı denetim ve disiplin organlarından kurtularak daha "doğrudan" harcama yapabilmelerini sağlayan bir "gölge bütçe" aslında. Yani mevcut bütçemizin bazı kaynakları buraya aktarılarak denetim ve vergi muafiyeti ile beraber bir tür "örtülü ödenek" uygulamasına tabii tutulacak. Vergi muafiyeti vb nedeniyle rakamlarda bir artış olsa bile dediğiniz gibi bu kez da normal bütçeden aynı oranda eksik olacak. Yani sistem resmen kendi içinde bir "paralel fon" oluşturmuş durumda. Bu bir hukuki manevra gibi görünmekte bana. Ortada hariçten gelen yeni bir kaynağın yönetimi söz konusu değil.

      Saygılar,

      İ.İ.

      Sil
    5. Neden olmasın hocam tabi ki daha iyi olur ama o zaman bu fonu neden kurduk, birşey göstermek lazım hem IMF'ye borcumuzda yok artık borç veriyoruz nasılsa :)

      Sil
    6. Adsiz 21:45, denetimden kacildigi yok. Aksine denetimi arttirma ve daha 'kapitalist' hale getirme var. Bu tip fonlarin karli olmasi icin dusuk maliyetle borclanabilmeleri gerekir. Dusuk maliyetli borc verecek kadar guvenmek icin de yatirimcilar devletin fonunu denetlemek icin devlet kurulusu olan Sayistay'a degil; bagimsiz denetleme kuruluslarina guveneceklerdir.

      Pek tabi bu tip bir fon kamu yoneticilerine daha fazla sorumluluk ile birlikte esneklik ve ceviklik de getirecektir, bunda da bir sakinca yoktur. Aksine gunumuzde bu bir zorunluluktur, yoksa paranin kelimenin tam anlamiyla pul oldugu yeni dunyada rekabetci olma sansini kaybedersiniz.

      Devletteki burokratlarin hepsini pesinen hirsiz olarak goruyorsaniz, blogunda yorum yazdiginiz insana da hakaret ettiginizin farkindasinizdir herhalde.

      Sil
    7. Sayın Adsız @17:24: Devletteki bürokratların hepsini nereden hırsız gördüğümü anlayamadım. Burada Mahfi Bey'İn yazdıklarından ve ardından yapılan yorumlar ve kişisel deneyimlerimden hareketle bu fonun aslında bir "manevra" olduğu sonucuna ulaşıyorum. Bir cinlik peşinde birileri. İlle de paranın cebe indirilmesi gerekmiyor. Yapılacak harcamaların daha rahat yapılabilir olması akla her yerde başka şeyler getirir. Aksine sizin "bu fonun denetlenmesi daha iyi ve daha bağımsız olacak" görüşünüzü biraz safiyane bulduğumu söylemem gerek. Tüm uygulama bir tür özerklik içermekte. Ayrıca fonun borç alması ya da daha doğrusu kaynak bulması için esasen kullanılacak her tür enstrüman görüldüğü kadarıyla ulusal. Yani sizin benim olan kamusal kaynaklar buraya aktarılacak. Fona dış kaynak konusu neredeyse ikincil. Yabancı yatırımcı fona güvenecekse önce ülkenin performansına ve CDS'ye bakar. Denetimin bağımsız olması konusunda çok iyimsersiniz demek isterim. Saygılar,

      İ.İ.

      Sil
    8. Adsiz 19:06, hinlik olarak kabul edilebilir mi bilmiyorum ancak Turkiye'de piyasanin belirli siyasi iktisadi amaclar icin manipule edildigi tartisilmaz bir gercektir. Devletin eli kolu simdiye kadar bagli idi. Varlik Fonu'nun darbe tesebbusu sonrasi hizla devreye sokulmasinin sebeplerinden birisi bu gibi gorunuyor.

      Hic duydunuz mu bilmiyorum ancak 'liberal' ABD'de Plunge Protection Team adinda baskana karsi sorumlu bir calisma grubu bulunur. Bu takim kriz aninda mali piyasalarin 'cokmesini' engellemek icin piyasaya mudehale etmek icin kurulmustur. Bunun muadili baska gelismis ulkelerde de bulunuyor. Turkiye'de boyle bir mekanizma malesef yok. Turkiye'de birileri anayasa ile frizbi oynuyor, birileri sahipsiz kalan piyasada atini oynatiyor. Yakin zamanda Ekonomi Kordinasyon Kurulu adinda bir kurul olusturuldu ama PPT ile pek bir benzerligi yok, mini bakanlar kurulu gibi. PPT uyeleri ekonominin dogrudan oyuncularindan olusuyor, bu arada bizde bagimsiz degil ama ABD'de bagimsiz olan, mesela Fed baskani bulunuyor PPT uyeleri arasinda.

      Neyse, Varlik Fonu'nun bu acindan esneklik icermesi Turkiye'de de PPT benzeri bir koruma grubu olusturulursa eline bir enstruman saglamak olarak da gorulebilir. Illa parayi suraya aktaracaklar, buraya aktaracaklar gibi kotumser dusunmenin anlami yok. Hesaplari acik olacagina gore, paranin nereye harcanacagini izlemek ve o paralarin amaci disinda kullanilmasina izin vermemek bizim gorevimiz.

      Sil
  13. Azerbaycanliyam sizi cok sevirem. Bu hususda bir sualim olucakidi acaba bu fondan azeri kardesiniz bizlere de ekmek cikar mi malum azerbaycan petrol dustu muskul durumda kalmistir.okonomi perisanidir Sizlerden yardim gormek isteriz. Axzeri gardaslariniza Ak parti devlotu reisi yardim etmeli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Azeri kardeşlerimize feda olsun fon.

      Sil
    2. hocam eskiden olsa bende sizin gibi feda olsun derdim. Ama
      Tarih : ekim 2009
      Yer: Bakü’nün Sebail ilçesi’nde bulunan Türk Şehitliği
      Olay: 1918 yılında Bakü’nün özgürlüğü için savaşırken ölen Türk askerlerinin anısına dikilen anıtın yanındaki Türk bayraklarının indirildi.

      Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Elhan Plohov “Dışişleri Bakanlığı ne bayrak asıyor ne de kaldırıyor. Bumesele bizi ilgilendirmiyor” dedi.

      Gelde Unut
      http://m.haberturk.com/dunya/haber/180182-azerbaycan-turk-bayraklarini-indirdi

      Sil
    3. Baküdeki türk şehitliğinden bayrağımızı indirdikleri günü unutamıyorum 15 ekim 2009. Bu içimde yara oldu o yüzden hocam ben sizin gibi "feda olsun" diyemeyeceğim.

      Sil
    4. Yahu Azerilerin kendi milli emeklilik fonu var zaten. Neft gelirleri orada toplanıyor. Elbette oraya doğrudan elini sokabilenler alacağını aldıktan sonra da gerisi Azeri kardeşlerimizin emeklilik fonu olarak işletiliyor.

      Gerçi Azeri kardeşlerimiz de biz gibi ekonomiden falan pek anlamadıkları için, arada bir yaşanan krizler bahane edilip o fonun paraları da buhar olabiliyor diye biliyorum. Yine de en azından neft var ülkede yani bir kaynak var fonun arkasında.

      İ.İ.

      Sil
  14. Hocam merhaba;
    Her maldan ayrı ayrı kdv alınacağına tek kalemde aylık gelirden vergi almak daha adaletli değil midir ?

    YanıtlaSil
  15. Hocam bir konu buldum sizin icin yazarsaniz sevinirim. Siz hep bir bilim adami tarafsiz on yargilardan arinmis olmali diyorsunuz ve bunu gerceklestirmeye calisiyorsunuz kendi capinizda.

    Ayrica uzun bir yasam gecmisiniz deneyiminiz de var yurt disi gecmisinizde mevcut.

    Dilerseniz on yargi basma kalip yargilar streiotiplestirmeler on kabuller uzerine bir yazi yazar misiniz belki babanizdan bu hususda bir iki kelam isitmissinizdir bizimle paylasir misiniz belki yasam deneyiminiz size bu hususda yol gosterici ornekler sunmustur.

    Boyle bir yazi onerisi sunuyor ve sizden bekliyorum. Boylelikle gundemin sikiciligindan bir an olsun kurtulmus olur ayrica turkiye ve dunya gundemine de bu konu vasitasiylada hissetirmeden bir iki kelime yorum kirbaci vurmus oluruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konularda yazdığım yazılarım mevcut. Ayrıca bu konuya ilişkin görüşlerime Light Günlük ve Kendime Yazılar adlarını taşıyan kitaplarımda yer verdim.

      Sil
  16. hocam bu fonu merkez bankası alabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu fonun çıkaracağı borçlanma senedini kastediyorsanız böyle bir düzenleme yok.

      Sil
  17. Varlık Fonu: Bu tür dahice buluşlar hep ekonomi duvara toslayınca akla gelir. Adı da çok dahice; Yokluk Fonu dememek için, Varlık Fonu demişler.

    Olmayan varlığımızı bu Varlık Fonu'nda toplayacaklar, onunla neler neler, ne yatırımlar yapacaklar göreceğiz. Yatırımlarımızın açılış törenlerini biner biner yapıyorduk, artık on binini birden açarız.

    Gerekçe de çok dahiyane: Dünyada herkesin Varlık fonu varmış, bir bizim yokmuş, bu eksiğimizi de tamamlıyoruz. Herkes diye saydıkları, petrol zengini ülkeler, Çin gibi çok büyük cari fazla veren ülkeler, özetle gerçek varlık sahipleri. Bu kervana biz de katılıyoruz.

    Anadolu'da bir söz vardır: "Topal eşekle kervana katılmak." Bizimki tam da bu. Olan gene topal eşeğe olacak.

    YanıtlaSil
  18. Hocam bu fonun sayıştay neden denetleyemiyor.özel bir
    nedeni mi var?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü bu fon devletin yasalarında yazılı işleri yapacak ve o sisteme göre işleyecek bir fon değil. Sonuçta tıpkı bir bankanın ya da yatırım fonunun hazine bölümü gibi hisse senedi, tahvil veya benzeri varlıkları alıp satacak ve kar etmeye çalışacak. Arada zarar da edecek. Sayıştay bu tür bir denetim için kurulmuş bir kurum değil.

      Sil
    2. Hocam Sayıştay bankaları da denetlemiyor mu? Denetlediğini biliyorum.
      Kanun'un bugün çıktığını gördüm.
      3'lü bir denetim mekanizması var.
      Bağımsız denetim + Başbakanın görevlendireceği denetim personelinin denetimi ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu denetimi diye.Sonuncusu tam olarak bir denetim değil, ilk iki denetimin raporlarının görüşülmesi şeklinde.
      Sayıştay Kanunu'na baktığımızda da bu fonu Sayıştay'ın denetlemesinde bir engel olmadığı görülüyor (Md 4).
      Sonuçta Sayıştay denetleyemez diye bir şey yazmamış Kanunda Hocam.
      Fonun Kanunu'nda sayılan denetimler "Tahdidi" nitelikte mi değil mi onu bilemeyeceğim ama.

      Sil
  19. Hocam iyi günler,
    yazınızın fondan beklenenler kısmında "...Bankaların finans sektöründeki egemenliğinin azaltılması..." demişsiniz. Bunu yukarıdaki hedefler arasında göremedim. Net olarak bir yerde yazılı mı yoksa "...sermaye piyasalarının derinleştirilmesi..." kısmından mı çıkarım yaptınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kanunun genel gerekçesinde yazılı bu amaçlar.

      Sil
  20. Bence çok iyi oldu bu fon. Volatilite riskini minimize eder bir, fırsat maliyetinde önemli bir opsiyon hareketi sağlar iki, getirisi özel fonlarda teşvik rolü üstlenir üç.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız bir de geliri olsa mesele kalmayacak.

      Sil
    2. Bana sorarsanız, bu tür fonlar gelir endekslemesi ile kurgulanmak zorunda değil, finansal piyasa denkleminde stok sermaye ile ilişkilendirilmiş nakit akımları rahatlıkla hesaplanabilir. Uzun erimli bir sermaye yatırım maliyeti doğru projekte edilebilirse, beklenen Öz Sermaye Karlılığı (ROE) tahminlerin ötesinde bir rasyoya tekabül edebilir. Finansal matematik iktisadi teorileri destekler, vice versa..

      Sil
    3. Bay adsız, şurada burada duyduğunuz kelimeleri art arda yazmak bir şey ifade etmez; o kelimelerin biraraya geldiği zaman bir anlam taşımaları da gereklidir.

      Sil
    4. Kaya Ersoy, dogru teşhis.

      Sil
  21. 50 milyon TL sermaye ile mi yapacak bunları !

    YanıtlaSil
  22. Hocam iyi günler,
    Bu fonu yerli paraya veya sermaye piyasalarına karşı bir spekülatif atak olmasına karşı kullanmayı da düşünüyor olabilirler mi? Örneğin meşhur "Soros - İngiltere MB" çatışması olayı vardır, o olayda Soros kaldıraçlı araçlarla MB'na karşı avantaj sağladı denir. Bizim MB da döviz satarak mali piyasaların kaldıraçlı araçlarıyla baş edemediği durumda bu fonun kaldıraçlı araçlarla yerli parayı ve/veya sermaye piyasalarını koruması hedefleniyor olabilir mi?

    YanıtlaSil
  23. sayın hocam,bu fonların amacı refahı gelecek kuşaklara aktarmakmış anlattıgınıza göre.ben türkiyede böyle olacagına inanmıyorum.türkiyede bir çok fon kurulmuş,sonra amacından sapmış,kapatılmıştır.en yakın örnegi işsizlik fonu.fonda dünyanın parası birikmiş ama devlet işsizlere bu fondan parayı koklatarak veriyor.ayrıca bu fonun amacı dışında kullanıldıgını okuyoruz,duyuyoruz.bu fonunda olacagı bence bu.ayrıca dediginiz gibi gelecek kuşaklara bırakın refah payı aktarmayı,onların gelirini yemeyelim yeter.bunu sadece akp için demiyorum,tüm hükümetler sıkıştıklarında bu fonlara hep göz dikmiştir.iyi günler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sayın şükrü sert,
      Mahsuru yoksa işinizi ve eğitiminizi öğrenebilir miyim? Merak ettim her konuda yorumunuzu görüyorum ve anlıyorum ki mahfi hocanın çok sıkı okuyucularındansınız.

      Sil
    2. lise mezunu ve 1993-2004 arası uzman çavuşluk yaptım.borsa ve finans sektörüne anlık ve kısa vadeli yatırım yapıyorum.sadece mahfi beyi degil yaşar erdinç beyide yakından takip ederim.hatta yaşar bey borsayla ilgi daha net ve açık tavsiyeler, bilgiler verir yorumlar yapar.sayesinde çok faydasını görmüşümdür.ekonomiyi severim.mahfi beyde sagolsun benim gibilerininde anlayacagı şekilde özetliyor.kemdimde türkiyenin siyasi durumu ekonomik durumu.mevcut hükümetlerin yaptıkları,kısacası türkiyeyle ilgili herşeye alakadar oluyorum.herkesinde egitim seviyesi ne olursa olsun aklınının aldıgı kadar ilgilenmesi ve türkiyenin gelecegine oy vererek yapabiliyorsa politikaya girerek katkı yapmalıdır

      Sil
    3. Anladım cevap için teşekkürler Şükrü bey.
      Ekonomi eğitimi olmayanların en az ekonomi eğitimi olanlar kadar meraklı görmek güzel.

      Sil
  24. Hocam askeri stratejide bir laf var; Meseleyle boğuşmayın.
    Tamam yazınızda haklısınız. Ancak;
    Madem ki bu kanun çıktı. Henüz yönetmeliği çıkmadı. Yayınlanacak olan bu yönetmeliğe katkı sağlamak ve fonun etkin kullanımı için neler yapılmalı önerilerinizi de yazabilirseniz hem okuyucularımız, hem de üst kademe için faydalı olabilir diye düşünüyorum.
    Hatta ben bazı tespitlerimi izninizle paylaşmak isterim;
    1. Bu fonu kalkınmanın tabana yayılması amacıyla MİLLİ üretim, AR-GE, innovasyon, tasarruf ve Verimlilik projelerinin finansmanında,
    2. Katma değeri yüksek ürünlerin üretimi ve ihracatında,
    3. Bankaların deposunda atıl durumda bulunan ve iş adamlarının kredi-teminat kullanabilmek için bankalara ipotek verdiği gayrimenkul,kıymetli maden ve varlıklarından uluslararası kabul gören SKR belgesi düzenleyerek sermaye piyasasına fon yaratmada v.b. kullanılmak üzere.
    KALKINMA FONU GIBI KULLANMAK?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu anlattıklarınız bu fonun sayılan görevleri arasında bulunmuyor. Onlar için belki ayrı bir fon lazım.

      Sil
  25. Hocam bu otomatik katılım ile vatandaşın bireysel emeklilik hesabındaki birikimler bu fona yönlendirilebilir mi? Eğer öyle ise çok tehlikeli olabilir mi?

    YanıtlaSil
  26. Hocam, bu fonun sayıştay denetimi dışında tutulmasının nedeni nedir?
    İkili bir denetim mekanizması olsa idi iyi olmaz mıydı?
    Bildiğim kadarıyla Vakıfbank, Ziraat Bankası gibi bankaları sayıştay denetleyebiliyor...Bu fonu denetleyememesinin özel bir nedeni var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yukarıda benzer bir yoruma yanıt verdim.

      Sil
  27. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Konsolide Bilanço,aralarında sermaye ilişkisi olan firmaların aynı tarih veya döneme ait bilanço kalemlerinden ve karşılıklı ilişkiler ile ilgili kayıtların bir araya gelmesiyle düzenleniyor. Bu şirketlerin tek tek bilançoları ise konsolide olmayan bilanço olarak adlandırılıyor.
      Diyelim ki A Bankasının sermayesine sahip olan X holdingin B adlı bir leasing şirketi ve C adlı bir faktoring şirketi olsun. Bu holdingin bankasının bilançosu sadece A'dır. Konsolide bilançosu ise A + B + C'den oluşur.

      Sil
    2. Teşekkürler hocam

      Sil
  28. Hocam dünyayı 3 elma değiştirdi diyorlar:
    1- Cennetten kovulmaya sebep olan yasaklı meyve: elma
    2- Newtonun kafasına düşen elma
    3- Steve Jobs`ın Apple'ı: ısırılmış
    elması

    Bu tespite katılır mısınız?
    Şahsen ben hiç elmayı bu açıdan yanyana düşenmemiştim. Apple şirketinin reklam propagandası olabilir ama çok basit ve zekice bir araya getirilmiş değil mi?

    YanıtlaSil
  29. Hocam dünyayı 3 elma değiştirdi diyorlar:
    1- Cennetten kovulmaya sebep olan yasaklı meyve: elma
    2- Newtonun kafasına düşen elma
    3- Steve Jobs`ın Apple'ı: ısırılmış
    elması

    Bu tespite katılır mısınız?
    Şahsen ben hiç elmayı bu açıdan yanyana düşenmemiştim. Apple şirketinin reklam propagandası olabilir ama çok basit ve zekice bir araya getirilmiş değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim buralarda popüler meyve elma değil ayvadır.

      Sil
    2. hocam ayvanın marifeti ne olaki ?

      Sil
    3. İşler kötü gidince "ayvayı yedik" deriz ya o bakımdan. İşler de genellikle kötü gider.

      Sil
  30. Türkiye varlık fonu kaynak için menkul kıymet satışa sunduğunda alıcılar kim olacak..? Bankalar ancak aracı olabilir.. İş dünyasında zaten nakit sorunu var , o da olmaz.. Halk geleneksel tasarrufçudur.. Altın ya da mevduata yönelir , menkul almaz.. Yabancılar ? Onlarda da şu anki Türkiye konjonktürü itibarıyla sınırlı kalır... Öyleyse talep nereden gelecek ? Kaynağı kendi kendine kamu mu sağlayacak..? Geçmişte bu denendi de ne oldu ? Bekir Kavruk

    YanıtlaSil
  31. https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/7/77/Kemal_Kurdas.jpg

    Fotoğrafta hayat dolu gülümseyen, kahkaha atan kişi kim?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Linkte yazıyor: Kemal Kurdaş.

      Sil
    2. Aslında hocanız olup olmadığını merak ederek sormuştum?

      Sil
    3. Hayır olmadı. Kemal Kurdaş, Maliye Bakanlığı ve sonrasında da ODTÜ rektörlüğü yaptı. Aynı zamanda orada ders de verdi mi bilmiyorum.

      Sil
  32. Sn. Eğilmez, yazınız için teşekkür ederim.Benim anlayamadığım konu şu, varlık fonları birer araç. Amaç yukarıda bahsettiğiniz iki esasa dayanıyor. Bütçe ve dış ticaret fazlasına sahip olmayıp, burada oluşan ileri vadeli net nakit akımlarını değerlendirmek amaçlı bu fonu kuramayacağımıza göre, bu fonun asıl amacının piyasada oluşabilecek dalgalanmalara karşı bir güvence yaratmak olduğu anlaşılıyor. Bu noktada TCMB'nin görevlerinden belli bir bölümünü bu fona aktarmış olduğumuz gibi, aynı zamanda bono/tahvil piyasası ve sermaye piyasalarına etki edebilecek bir kamu gücünü sisteme eklemiş oluyoruz. Bu da ekonomide devletin ağırlığının artması anlamına geliyor. Halbuki daha doğru olan bu araçları kullanmak yerine, Türk Ekonomisinin kısa, orta ve uzun vadeli doğru işlemesini sağlayacak önlemleri almak gerektiğini düşünüyorum. Ekonomide devletin rolünün arttırılması yerine, kamunun özel sektör üzerindeki yükünün azaltılması ve özel sektörün sermaye koyamayacağı altyapı yatırımları ile ülkede üretilen mal ve hizmetin maliyetinin düşürülerek, daha rekabetçi bir zemin oluşturulması taraftarıyım. Deyim yerinde ise hastalığın çevresinden dolaşarak, ilaçlarla fazla ilgileniyoruz. Saygılar ile,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son derecede doğru tespit ve öneriler. Biz daha çok görünürdeki işlerle oyalanmayı seviyoruz. Tabii o çok daha kolay

      Sil
  33. Hocam bu fonun derinliği olmayan sermaye piyasamızda spekülatif hareketler yapıp yandaşlara para kazandıracak bir araca dönüşme riski olur mu ? Gayrimenkul piyasasında sağlanan rantlar gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim gördüğüm bu fon kuruluşundan itibaren riskli.

      Sil
  34. Hocam merhaba, bu fon emeklilik tazminatı düzenlemesinin ilk adımı olabilir mi? Gerekli gelirin buradan sağlanması ile ilgili düşünceleriniz ne olur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşler iyi gider de fon gelir yaratabilirse olabilir. Ama bizim sosyal güvenlik sistemimiz zaten açık veriyor. Bir gelir bulabiliyorsak önce onu kapatmamız ve bütçeye muhtaç olmaktan kurtarmamız gerekmez mi?

      Sil
  35. Hocam emeklilere maaş promosyonu verilmesinin benzeri bir uygulama başka ülkelerde var mı? Yoksa hükümetin emeklilere bir armağını mıdır? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütün popülist ülkelerde durum buna benzer.

      Sil
  36. Bundan sonraki ilk yazınızı, Jackson Hole konuşmasından sonra, Baltic Exc.'den de yararlanarak, dünya ekonomisinin genel görünümü üzerine yazar mısınız?

    YanıtlaSil
  37. Siz Léon Walras'çı mısınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayatta hiç bir kimseci veya hiç bir şeyci olmak istemedim ve olmadım. Tek istisna Atatürkçülük.

      Sil
    2. Ama Keynes'çi de olduğunu inkâr etmezsiniz herhalde?

      Sil
    3. Keynes'in beğendiğim fikirleri var elbette. Ama bu beni Keynes'in bütün fikirlerini destekleyecek kadar Keynes'çi yapmaz. Çünkü bazı fikirlerine yönelik eleştirilerim var. Mesela ben Keynes'in teorisinin endi adlandırdığı gibi genel bir teori değil kriz zamanlarında uygulanması gereken özel bir teori olduğu kanısındayım.

      Sil
    4. Siz Marksistsiniz, hiç dolandırmayın şimdi.

      Sil
    5. Marks'ın çok önemli fikirleri var ve içlerinde katıldığım ve analizlerimde kullandıklarım var. Ama ben bir Marksiste değilim. Bir insanın bir şeyci olması için o şeyin büyük çoğunluğunu benimsemesi lazım. Benim kendi fikirlerim var. Bunların içinde Marks'ın da Walras'ın da Keynes'in de Smith'in de fikirleri var. Ben bunlardan bir karma yaparak kendi sentezimi ürettim. Bu sadece ekonomik görüşlerim için geçerli değil. Siyaset, sosyoloji, tarih vb görüşlerim için de geçerli. O nedenle ben bir kimseci veya bir şeyci değilim. Ben kendine özgü düşünceleri, kendine özgü sentezleri olan ayrı bir kişiyim. Bir cemaate, bir görüşe, bir lidere bağlanmam. Bunun tek istisnası Atatürk'tür.
      Size de aynı şeyleri tavsiye ederim. Kendi düşüncelerinizi oluşturun. Kendi sentezlerinize ulaşın.

      Sil
    6. Işte özgür bir birey nasıl olurun güzel bir örneği. Medeniyet bir şeyci olmayan bireylerle gelişir arkadaşlar. Özgür bireyler olabilecek bilince sahip olsa her bir insan ne cemaatler, ne terör örgütleri adam bulabilir; birçok sorun çözülür. Birey olmanın temeli de iyi bir eğitimdir.

      Sil
    7. Evet eğitimimizin temeli bu olmalı. Ama tabii önce bu temeli atacak olanları bu yönde eğitmek gerekiyor.

      Sil
    8. Hocam yukarda "Tek istisna Atatürkçülük" demissiniz.

      Peki Atatürk'ün fikirlerinden elestirdiginiz yok mu hic?

      Mesela 'Türk şoforü en asil duygunun insanıdır" demis Atatürk.

      Katiliyor musunuz buna da?

      Sil
    9. Böyle zırvaları bir daha yorum diye yollamayın. Bunu örnek olsun diye yayınladım bir daha yayınlamam.

      Sil
    10. Adsız 14:13, laf olsun diye konuşmamalı insan. Bu soruyu sormanın sana ne gibi bir faydası olacak merak ediyorum. Yine de çok merak ediyorsan Atatürk'ün söylediği sanılan şoförler odasının uydurduğu uydurma bir sözdür bu. Tarihte böyle bir söz söylediğine dair kayıt yoktur.

      Sil
    11. "Ben özel sektör'cüyüm arkadaş! Devletler, özel sektörün ayaklarına hep bağ oluyor, devletleri de kaldırmaktan yanayım!"

      Bu görüşte olan iktisatçı da epey çok Mahfi Bey.

      Sizin görüşünüz nedir?

      Son sorum da şu, "devletçilik" deyince akla ilk "Marxizm" geliyor nedense. Peki Karl Marx doğmadan önce de, "devletler", piyasalar içinde yok muydu? (Yanlış anlamayınız, Marxist değilim.)

      Sil
    12. Ben özel kesimin ve piyasa sisteminin ağır bastığı ama devletin de gözetmen olarak bulunup politikaları belirlediği bir sistemden yanayım. Karma ekonomi sistemi diyorlar buna sanırım. Ama bir tek koşulla: Devlet gerçekten liyakati ve tarafsızlığı gözeterek işin içinde olacak.

      Sil
  38. 2015'de KIT'ler ve Ozellestirilmek uzere olan kurumlarin kari 2.75 milyar TL olmus. Son 10 yilda kar/zarar toplamini enflasyona gore duzelterek alirsak 40 milyar YTL ediyor. Yani KIT'lerden dogan gelirler ile sadece 10 sende 10 milyar dolar uzerinde birikim mumkun. Bu birikim ile 3. kopru icin finansman karsilanmis olabilirdi. 3. koprunun maliyetini 5 senede cikartacagini dusunurseniz 20 sene icerisinde fon kendini uce katlayabilirdi. Bu da 3. havalimani maliyetini cikartmasi anlamina gelirdi.

    Pek tabi KIT'lerin gelirleri/zararlari simdiye kadar hazineye aktariliyor ve bu butce acigini kapatiyordu. Ancak bu dogru mudur? Yani hazinenin vergi disinda bir gelir yazmasi ne kadar surdurulebilir bir durumdur? Son 10 yila baktigimizda sadece butce acigini kaptmadigini, kimi seneler butce acigini arttirdigini da goruyoruz. Gecen sene 2 milyar tl butceye fazladan yuk binmis KIT'ler yuzunden. Bu sene 2.75 milyar TL fazla. Yani son iki yilda butcede 5 milyar tllik ongorulemeyen bir oynama var. Butce aciklarini vergi arttirarak degil ancak bu tip ek gelirlerle kapatan ulkelerin halini son yillarda goruyorsunuz. Bir zamanlar suni refah yasayan Rusya, Suudi Arabistan, Venezuella her birinin ekonomisi petrol fiyatlari yuzunden yerlerde surunuyor. Ancak Norvec gibi Iran gibi butcesini vergilerle denklestirip, (petrol sirketi) KIT'lerin gelirini bir fona aktaran ulkelerde petrol fiyatlarindan ekonomilerini etkilenmediklerini goruyoruz.

    Yani aslinda su an yapilan cok gec kalmis bir harekettir. Vergi alaninda yapilacan yapisal reformlarin en onemlilerinden birisidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2015 sonu itibariyle KİT'lere konulmuş bulunan sermaye (birikimli) 113,7 milyar TL. KİT'lerin 2015 itibariyle birikimli kar/zarar toplamı da 1,5 milyar TL kâr. 50,5 milyar TL de borçları var. Borçları ödeyin, sermayeyi de Hazineye iade edin bakın bakalım geriye ne kalıyor?

      Sil
    2. Iste boyle hesap karisiyor. Ne icin neyi sorumlu tutacagimizi net goremiyoruz.

      Simdi KIT'lere konulan sermaye Hazine'ye hic katki yapmadi mi? Ya da KIT'lerin devlet politikalarindan kaynaklanan borclari aslinda butce acigi olmayacak miydi? KIT'lerin ulke ekonomisine katkilari ulkede buyume, dolayisiyla hazine gelirlerinde artisa sebep olmadi mi?

      KIT'leri ayri ekonomik bir birim olarak ayirmak, hesabi ve sorumlulugu ayirmak neden kotu olsun? KIT'i olmayan gelismis bir ulke olmadigina gore ve 'gorev zarari' diye bir terimi icat etmis politik kulturumuz var iken, su an ki durumdan daha kotu nasil olabilir acaba.

      Sil
    3. Uzun yıllar Hazine'de KİT'lerle uğraşan bölümün başkanlığını yaptım. KİT'lerin Hazine'ye devrettiği para Hazine'nin KİT'lere verdiklerinin yanında devede kulaktır (KİT'lerin kârlarının çoğu Hazineye devredilmez, KİT bünyesinde bırakılıp sermayeye eklenir.)
      Görev zararı'nı icat etmiş olan bir kültürün KİT'leri ayırdığı zaman benzer şeyleri icat etmeyeceğini kim iddia edebilir ki? Yasaya bağımsızdır yazıp politikasına sözlü olarak müdahale ettiğimiz bir Merkez Bankamız olduğunu unuttunuz mu?

      Sil
    4. Hazine'ye katki yapmadi mi diye sorarken, kar aktarimindan bahsetmedim. Hazine'nin sitesinde KIT'ler hakkindaki istatistiklere gore bugunlerde GSYIH'ya KIT'lerin katkisi 1%'e yakin ancak bu rakam 1985'lerde 6.5%. Gene istihtama baktiginizda bugunlerde gene de azimsanamayacak 110bin calisani var KIT'lerin, 1985'te 600bin'lerde, belki de kamu istihdaminin yarisini ustlenmis.

      Ama tabi kagit uzerinde baktiginizda siz bile KIT'leri cok iyi bildiginiz halde KIT'lerin 'yuk' oldugunu soyluyorsunuz Hazine'ye. Hazine'ye gecmiste ve bugun dolayli katkisini gormuyorsunuz bile.

      Hesap kitap ayri olmadigi icin senelerce KIT'ler arpalik gibi goruldu, sanki kar etmeyecek, sadece hayirsever isi gibi goruldu insanlarin gozunde. Neden alman demir yollari 5 milyar euro kar edebilirken, TCDD edemesin? Dunyada enerji/madencilik sirketleri rekor kar elde ederken, bizimkiler neden zarar etsin?Kamu verimsiz o yuzden diyebilirsiniz ancak, kar eden ornekleri de diger ulkelerde hep kamu kuruluslari. Daha gecen aylarda Avustralya'da Ausgrid, elektrik dagitiminin isletmesini Cin'lilere vermekten vazgecti. Yani stratejik onemleri oldugu icin ozellestirmek de cok kolay degil.

      Haliyle, mevcut durum problemli. Sanirim bunda herkes hemfikir. Bunu degistirmek, ve duzeltmek icin boyle bir model ise yaramaz mi? Kar etmesi esas olan ve cok mumkun bu kuruluslari, hayir kuruluslari gibi calistirmanin ulkenin ilerlemesine bir faydasi olabilir mi?

      'Guzel ama iktidardakiler bu isi beceremez.' gibi objektif ve bilimsel bir tespit yapiyorsaniz, bilemem.

      Sil
    5. Kağıt üzerinde bakınca siz haklı görünürsünüz. Herkes neden olmasın der. Ben kağıt üzerinde bakmıyorum. Ben size 50 yıldır olan biteni anlatıyorum. Siz diyorsanız ki bundan sonra farklı olacak ona bir şey diyemem.
      TCDD mesela tarihi boyunca kâr edememiştir. Almanya ile karşılaştırmak doğru değil. Almanya ile eğitimi, futbolu, bilimi de karşılaştırsanız sonuç aynı çıkar. Bu bir kültür meselesidir.

      Sil
    6. Demiryollari en enerji verimli tasima sistemidir. Yolcu tasimada kara yoluna gore iki kat, yuk tasimada ise 15 kat daha verimlidir. Biz 'niyeyse' 1960'tan sonra -ilk darbeye denk gelir- 2000 yilina kadar unuttuk oyle bir seyin varligini, bir de uzerine kaderimizmis gibi 'enerjide disa bagimliyiz' diye aglandik durduk.

      Ekonomiyi tartisirken faiz, borsa kadar reel ekonomiyi tartismiyoruz, ya da unutturuluyoruz. FED faiz arttiracak mi, kac kere attiracak, sahin mi kurt mu kuzu mu tartistigimiz kadar bu konulari tartissak belki duze cikariz.

      Sil
  39. Hocam bu zorunlu emeklilik fonu acaba bu fonu desteklemek için 1 yıllığına zorunlu tutulmuş olabilir mi ? Bu fon'un 2016 da kurulmasının sebebi var mı ? Yoksa konjonkturuel bir yaklaşım mı ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. BES, özel şirketlerce yürütüldüğü için bu fona aktarılacak bir gelir kaynağı değil.

      Sil
  40. Hocam Merhaba,

    2001 krizinden sonra IMF nin TR hükümetine aldırdığı ekonomik kararların ne gibi pozitif, ne gibi negatif etkileri oldu analizinizle bizleri aydınlatabilir misiniz?

    IMF nin düşük faizle ülkeye borç vermesi, ülkenin ayağa kalkması için hukumete uygulattırdığı regülasyonlar sanki ülkenin dibine dinamit konmuş gibi şimdi ki hükümet tarafından siyasi malzeme edildi, ediliyor.

    Sizden doğruları ayrıntılı olarak yazmanızı bekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunları daha önce yazdım. Blogda bazı yazılarım var. Özetl söyleyeyim. IMF 2001 krizi öncesi ve sonrasında Türkiye'ye 45 milyar dolar dolayında destek verdi. Bunun yaklaşık 32 - 33 milyar doları AKP hükümeti döneninde alındı. Ayrıca bütçe disiplini ve bankacılık reformu IMF programıyla yapıldı.
      IMF ile program 2008'de bitti. AKP dönemini 2002 - 2008 ve 2009 - 2016 olarak ayırıp bakarsanız AKP'nin hangi dönemde başarılı olduğunu açık biçimde görebilirsiniz.

      Sil
  41. Hocam bu hazine garantisi nedeniyle yapılan ödemeler bütçede hangi kalemde gösteriliyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tür ödemeler Borç Yönetimi Hesabından yapılıyor.

      Sil
    2. Bu hesap bütçe hesabı mı hocam

      Sil
    3. Hayır borçlanmalar ve borç ödemeleri bütçe dışında yürüyor. Sadece faizler bütçeden ödeniyor.

      Sil
  42. Hocam eleştirinizin 1.sinde en son cumle boyle bir fon kurmak icin turkiyenin gerekli emtiasi da yok gelir fazlasi da yok demissiniz.once kurulup sonra mi kaynak araniyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır, özelleştirmeden elde edilecek gelirlerin bir bölümü ile bütçe gelirlerinden aktarılacak paralarla bu fonun kurulması hedefleniyor. Benim de eleştirim o yönüne. Çünkü burada kaynak olarak sayılan paralar zaten bütçe açıklarının kapatılmasında kullanılıyor. Bütçe fazla vermiyor ki o paralar bu fona aktarılsın.

      Sil
    2. Tesekkurler

      Sil
  43. Mən Azərbaycandan Zeka. azerbaycandan sevgilərimizi təqdim edirik. Sizi çox sevirik. Azərbaycana dərhal gözləyirik. Geldiniz mi Azərbaycana. Sizin yolunuzu gözləyirik!. Bu vaxt azeri iqtisadiyyatını necə görürsünüz. müşahidə edirsinizmi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Azerbaycan'a 15 yıl kadar önce bir kez geldim.
      Azeri ekonomisi hakkında o dönemde bir çalışma yapmıştım ama aradan çok zaman geçtiği için son durum hakkında derinlemesine bilgim yok.

      Sil
  44. İktisat palavradır!

    Bütün iktisatçılar hapse atılmalıdır!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de. İkide bir yanlışları göster göster nereye kadar? Vatandaş yanlışı görmek istemiyor. Anlasın bunu bu iktisatçılar.

      Sil
  45. Hocam ABD ve AB şu an bir varlık alım programı başlatsalar veya genişletseler bu para Türkiye'ye ne şekilde gelir. Normalde devlet tahvillerine geliyorlar ama bizim de bütçe açığımız yok su an. Devlet fazla tahvil ihrac etmez su an galiba hocam boyle bir durumda?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. AB böyle bir programı zaten uyguluyor. Benzer bir program da Japonya'da uygulanıyor. ABD, yıllarca uyguladı bunu. Gelip gelen budur işte. Biz eğer gerekli yapısal reformları yapmaz, istikrarı sağlayamazsak bundan fazla bir şey olmaz.
      An olarak bütçe açığımız yok ama vadesi gelen borçları ödeyince yeniden tahvil ihraç ediyoruz.

      Sil
  46. Hocam işsizlik fonu gelirleri bütçeye gelir olarak mı yazılıyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşsizlik Sigortası Fonu bütçe dışı bir fondur.

      Sil
  47. Tayyip Bey, yarın gel danışmanınım olarak işe başla dese koşa koşa gidersiniz ama sizi gidi sizi... Jöleli'de böyleydi aynı yolu takip ediyorsunuz sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mahfi hoca, devletin önemli bir kurumunda önemli bir konumdayken sırf ilkeleri ile uynuyor diye istifa eden bir adamdır. Herkesi çevrenizdeki omurgasızlardan sanmayınız, bazı insanların kişilikleri vardır. Bir özür dilerseniz sizin de kişiliğiniz ne haldeymiş görmüş oluruz.

      Sil
    2. Başkalarını bilemem ama ben bu blogda isteyen herkese bedava danışmanlık yapıyorum zaten. Benim düşüncelerimden yararlanmak isteyenlerin ayrıca para ödeyip istihdam etmesine gerek yok. Ben danışmanlığı böyle anlıyorum. Sizin ve başkalarının nasıl anladığını bilemem. Bu konuda bir de yazım var hatta. Eğlenceli bir yazıdır bir bakın isterseniz:
      http://www.mahfiegilmez.com/2013/06/kraln-soytars.html

      Sil
  48. Mahfi Bey size bir yerde televole iktisatçısı diyorlar, bunun anlamı nedir ilk kez duydum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir zamanlar NTV'de Asaf Savaş Akat, ben ve Deniz Gökçe Ekodiyalog adlı bir ekonomi programı yapıyorduk. Ekonomiyi olabildiğince basitleştirerek tartışıyorduk. Program neredeyse o dönemde çok ünlü olan televole adlı bir magazin programı kadar ilgi toplar olmuştu. O sıralarda Serdar Turgut'u programa davet etmiştik. İstanbul dışında olduğum için o akşamki programa ben katılamadım. Serdar Turgut'a gelir dağılımında eşitlikle ilgili Gini katsayısını sormuşlar ve bilmeyince de dalga geçmişler. Serdar Turgut da bunun üzerine kendi köşesinde bu ekibe televole iktisatçıları adını taktı. Asaf ve Deniz hocaları mı kastediyordu ben de var mıydım o adlandırmada bilmiyorum, Serdar Turgut'a sormadım. İşin hikayesi budur.

      Sil
    2. Vay vay neler olmuş. Bende günün önemli ekonomik gelişmelerini değerlendirdiğiniz için gündemde kalmaya çabalayan iktisatçılara diyorlar sanıyordum fakat işin aslı böyleymiş demek ki.

      Sil
  49. Hocam MB'nin faiz indirimi teorik olarak Dibs faizine nasıl hamgi mekanizmayla yansır? Hazine indirmeyebilirmi Mb indirse de ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hazine'nin DİBS faizleri ihalede belli oluyor. Yani Hazine DİBS ihalesi açıyor ve bankaların yaptıkları teklife göre faiz belirleniyor. Dolayısıyla TCMB'nin faiz indiriminin DBS faizi üzerinde bir etkisi yok gibi görünüyor. Buna karşılık TCMB'nin faiz indirimi genel olarak ekonomide enflasyonun düşeceği beklentisini güçlendirdiği için bankalar DİBS ihalesinde verecekleri faizi de buna göre düşürüyorlar. Yani etki dolaylı oluyor.

      Sil
  50. Spk piyasisini derinlestirmek isin hikaye kismi. Kendi yandaslarinin insaat projelerine ucuz finansman saglayacaklar, hem firmalara hem de konut kredilerine. Tcmb baskani dediklerini ikiletmiyorken, bankalara konut kredisi oranlarini dusurTebiliyorken, sayistay denetimlerinin sonuclarina milletin vekilleri bile ulasamiyorken boyle birseye niye ihtiyac duydular orasini anlamadim.

    YanıtlaSil
  51. Hocam bu fon paralari faize falan da yatiracak mi peki?

    Hem islami finans sistemini yayginlastirmayi hedefleyip hem de faize falan bulasirsa Allah çarpar.

    YanıtlaSil
  52. Değerli hocam dış ticarette türkiyenin rusyayla türk lirası ve ruble güney kore ve iranın ise euro kullanmasının sebep ve sonuçlarına dair görüşlerinizi bizimle paylaşır mısınız

    YanıtlaSil
  53. hocam tek düzen hesap planı içinde yer alan alt kalemlerin ne anlama geldiğini ve karşı kaydının nası l yapıldıklarının mantığını bir türlü anlayamıyorum.Çünkü çok fazla kalem var.Ezberlemeye çalıştım karıştırıyorum.ortak birçok kalem var.örn; 'borç senetleri' kısa vadeli yabancı kaynaklarda da var.uzun vadeli y.k da var.Bunların kayıt mantığını,ne anlama geldiğini ve baktığım kalemin hangi başlığa ait olduğunu nasıl öğrenebilirim ? nasıl bir yöntem önerirsiniz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TEk Düzen sistemine göre yazılmış muhasebe kitapları var. Bir de ayrıca bu konuda çözümlü muhasebe problemleri kitapları var. Onları çalışıp bol bol problem çözmeniz gerekir.
      Bu ve benzeri kitaplara bakın: http://www.gazikitabevi.com.tr/TR/belge/1-10892/tekduzen-hesap-sistemi-ve-cozumlu-muhasebe-problemleri.html

      Sil
  54. Merhaba hocam, var olan kaynakların bu fona aktarılması yerine sıfırdan bir kaynak yaratılıp fona aktarılsa. Mesela büyük şehirlerde kent içi yollarda araçlardan alınan park ücreti gibi. Nasıl değerlendirirsiniz, fon için daha önce kullanılmayan yeni kaynaklar bulunamaz mı? Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu dediğiniz varlık fonu değil kalkınma fonu olur. Çünkü bu tür bir kaynağın normal koşullarda bütçeye gitmesi gerekir. Ancak bütçe fazla verirse oradan kaynak aktarımı yapılırsa bir varlık fonu söz konusu olabilir. Yılda 50 milyar TL faiz ödeyen ve borçlanmayla finansman bulmaya çalışan bir bütçemiz olduğunu unutmamak gerekir.

      Sil
  55. Hocam bilime hayran birisi olarak söylüyorum felsefe olmadan bilim yetersiz midir? Hayata dair her şeyi anlamakta?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Felsefe, bilimin ta kendisidir. Bilim zaten hayatı, evreni, çevreyi, insan ve toplumların davranışlarını anlamaya ve oradan çıkarımlar yapmaya çalışan bir alandır. Felsefe de bence bu işin özüdür. Felsefe öz olarak ayrı bir bilim dalı gibi görünse de her bilim dalının içindedir.

      Sil
    2. Hocam felsefe bence bazı açılardan bilim değildir. Mesela bilim ve din birbiriyle ilişkisizdir. Bilim din hakkında yorum yapamaz ama felsefe yorum ve gözlem yaparken din hakkında da çıkarımlarda bulunabilir.

      Sil
  56. Hocam selamlar.. Birbiriyle ilgisiz üç soru soracağım müsaadenizle.
    1) Bir ülkenin uluslararası yatırım pozisyonu açığı tam olarak resmi dış borcuna mı eşittir?
    2) Sizce OHAL sırasında kapatılan örgüte ait şirketler milli gelirde üretimde göze çarpacak oranda bir durgunluk yaratır mı?
    3) Bugün Türkiye'de parasını mevduata yatıran negatif reel faizle karşılaşıyor peki Dibs'e yatıran da aynı durumla karşılaşıyor mu. Dibs'lerin faizi mevduat faizine göre nasıl?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Değildir. Türkiye'nin toplam brüt (kamu + özel) dış borcu 412 milyar dolar buna karşılık brüt ua yükümlülükleri 613 milyar dolardır. Mesela mevduatlar dış borç stokunda görünmez ama ua yatırım pozisyonunda yükümlülükler arasında yer alır.
      (2) Biraz etkisi olur ama sonuçta o şirketleri birileri alıp çalıştıracaktır. Kapatılmayla yeniden çalışma arasındaki süre ne kadar azalırsa etki de o kadar az olur.
      (3) DİBS'lerin faizini temsil eden gösterge faiz bugünlerde % 9 dolayında. Bunun neti 8,1 eder. Yılsonu enflasyon beklentisi % 8,2 olduğuna göre bunda da reel faiz negatif demektir.

      Sil
    2. Hocam teşekkürler 1. cevaba istinaden yabancıların açtığı mevduat hesabı dış borç stokunda görünür bizim açtığımız mevduat hesabı dışborç stokunda değil ua yatırım pozisyonunda yükümlülük olarak gözükür anladığım kadarıyla, böyle diyebilir miyiz?

      Sil
  57. hocam bu fona zekat fitre paralarini diyanet isleri baskanligi tarafindan toplasak zekat fitre paralari bu fonda birikse hem bu paralar kayit altina alinir hem de fakir fukaraya sosyal yardimlasma detsk vaitasiyla yardim gida yardimi yapilir hem de ekonomik getirileri uzerine kafa yorulur. bir tasla 5 6 tane kus vururuz. biriken zekat fitre paralariyla fakire gida yardimi vs yapilir geri kalanla da altyapi hizmetleri yapilir. ve gercerli bir kaynak zekat fitre.yurtdisindaki turklerin paralarini da zekat fitre olarak bu fona aktardik mi valla ulke olarak tabiiri caisze koseyi doneriz. ondan sonra gelsin istikrar yatirim muhabbet ve huzur ortami devam etsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim uzmanlık alanımın dışında bu konu.

      Sil
    2. zekat ve fitreden iyi bir para gelir hele y.disindaki vatandaslarimiz bu paralari bu fona aktarsa doviz acigimizda kalmaz guc bela faiz belasina basvurarak aldigimiz borclardan da kurtuluruz. hem ciddi faizsiz borc olmayan bir para hem doviz girdisi de saglariz. Ulkemizde zengin de cok onlarda verdimi zekat ve fitresini inanin cok ciddi bir varlik fonumuz olur.

      Bu fonla fakiri fukarayi fonlariz garibi gurebayi destekleriz aera kalanla da yatirimlara hiz kesmeden kaynak saglariz. ve her sene akacak bir paradan bahsediyoruz. sadece bir yil icin degil.

      Zekat ve fitre ciddi anlamda para kaynagi olabilir. umariz ekonomimize boyle bir kaynagin girdisi olurda kalkinmamiz paylasmamiz daha verimli daha guclu olur. Ben hukumete bu fon uzerinde kafa yoran insanlara bunu oneriyorum.

      Sil
    3. Varlik Fonunun amaci kar etmek yani hayir kurulusu olmayacak. O yuzden fitrenin ve zekatin verilmesi icin uygun degil. Zaten hali hazirda fitre ve zekat vermek icin bir cok hayir kurulusu var.

      Ayrica fitre, zekat dini ibadetlerdir. Fitre ve zekat gibi ibadetlerde maksat birisinin birisine para vermesi degil, yardimlasma ve paylasmayi ozumsetmektir. Bu yuzden fitre ve zekati bir kuruma verip 'o kurum ne yapiyorsa yapsin' diye dusunmek isin ruhunu iskalar. Fitrenizi, zekatinizi akrabalariniz ve en yakininizdakilerden baslayarak ihtiyac sahiplerine, mumkun ise elden vermeniz en dogrusudur.

      Sil
    4. Mesela Fetoculer bir cok hayir kurulusu kurarak fitre ve zekati aldilar basimiza ne is actiklari ortada. Bu hayir kuruluslari Feto olayi ile foyalari ortaya cikti.

      Katiliyorum en yakinlarimizdan baslayarak fitre ve zekat verilmesine. Ancak isin baska bir boyutu da zaten zengin adamin cevresinde gariban adamin ne isi var. Zengin adamin varlikli insanlarin ailelerin cevresinde gariban adam ya isci olarak ya hizmetli olarak bulunur. Zaten bu kisilerde maaslidir.

      Aksi halde zengin adam gariban adami fakiri fukarayi cevresinde barindirmaz hor gorur hakir gorur kovar etrafinda bulundurmaz kisaca. Benim akrabalarim mesela oyle dindar gecinirler fakir akrablarini gormezden gelirler. Bu boyle Turkiye genelinde bunun yaygin oldugunu dusunuyorum. Dindar zenginler fakirlere tahammul edemiyor.
      Yurtdisindaki insanlarda bulunduklari ulkelerinde sosyal ekonomik sartlar iyi oldugu icin burdan fersah freasah iyi oldugu icin paralari ya hayir kuruluslarina kaptiriyorlar cogunlukla.

      Benim demem o ki devlet bufona bagli vakif kurar bu paralari alir fonda degerlendirir fakire fukaraya dagitir. Zekat fitrenin dagitimini fetoculer aldilar ic ettiler. Devlet burda ise girmelsi lazim.

      Fitre zekati bu fonla topla bu fonu varlik fonu olarak degerlendir bir kismiyla fakire fukara yatirim yap diger kismiyla insaat projleri altyapi projelerine yatirim yap.Zaten zenginler, fitre zekat vermiyor. Ben su hayatimda vereni gormedim. Bu saatten sonra da gorecegimi sanmiyorum. Ama bu fonla bu is gereceklesir.

      Sil
  58. Hocam merhaba bu varlik fonu sirketine yatirimci olarak nasil destek olabiliriz. Sirketin borsaya acilmasi soz konusu kudir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda bilgim yok. Zamanla göreceğiz herhalde.

      Sil
  59. Bir ekonomist olarak

    Siyasi krizin olmadigi kavga dovusun olmadigi bir ulkede kuresel kriz nedeniyle bir ekonomik yavaslama karsisinda onlem olarak Kurumlar vergisinin inmesi 4 puan kadar...

    1 o ulkede kisa vadede ne gibi olumlu&olumsuz sonuclar ortaya cikarir
    2 uzun vadede ne gibi olumlu&olumsuzsonuclar ortaya cikar
    3 Kurumlar vergisinin inmesi Issizlik, enflasyon, dis ticaret, butce dengesi ve buyume oranina etkisi katkisi nasildir.

    Saygilarimla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu ülke Türkiye ise pek de bir etkisi olmaz. Zaten bin bir türlü muafiyet ve istisna var kurumların vergi ödememesi için.

      Sil
    2. Yok hocam Turkiye ve benzeri bir ulke degil. Bilakis kavga gurultu olmadigi bir A ulkesi icin konusacaksak eger, ona istinaden sualimi soruyorum. Yanit verriseniz sayet mesud olurum. Saygilarimla

      Sil
    3. 1) Eğer bu ülkede bütçe açığı yoksa ya da yüksek değilse kurumlar vergisinde indirim kamu açıklarında önemli bir olumsuzluk yaratmaz ve öte yandan kurumları yatırım açısından teşvik eder. Bunun sonucunda istihdam ve harcamalar artar devlet buradan kaybedeceği geliri istihdamdan (gelir vergisi) ve harcamalardan (kdv) olarak geri toplar.
      2) Uzun vadede aynı şeyler olur olumsuzluk çıkmaz.
      3) İşsizliği ve bütçe dengesini olumlu yönde etkiler, enflasyonu olumsuz etkiler. Dış ticarete etkisi ise ülkenin ne kadar hammadde ve sermaye malı ithal ettiğinde bağlı olarak değişir.

      Sil
  60. Sevgili Eğilmez,

    Benoit Mandelbrot'un, iktisat bilimine olan katkıları hakkında şahsınızın görüşleri nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendisinin doğrudan bir katkısı olmasa da fraktal matematikten giderek kaos teorilerine ve oradan da ekonomi teorisine katkısı olmuştur. Yeni ekonomi denilen akıma dolaylı olarak öncülük eden kişilerden birisidir.
      Farklı bir bakış açış getirmesi iyi olmuştur. Çünkü bilim, özellikle de sosyal bilim, mevcut teorilerin, hipotezlerin farklı bakış açılarıyla yeniden gözden geçirilmesiyle ilerler.

      Sil
    2. Sağlam bir eleştirmene de benziyor, ne dersiniz?

      2004'de, "finans piyasaları" için şöyle yazacaktır:
      "Günümüzde bunlar toplumsal ve iktisadi refahımızın itici gücüdürler. Fakat, küresel finans sistemi hakkında bildiklerimiz; arabamızın motoru hakkında bildiklerimizden daha azdır." Şöyle devam edecektir Mandelbrot: "Yaşantımızda böylesine ağırlıklı bir yeri olan finansın yöneticilerinin bu konudaki bilgisi, aslında Şaman rahiplerininkinden fazla değildir. Anlaşılıyor ki; hayatımızı, bu rahiplere emanet etmeye karar verdik."

      Sil
    3. Mandelbrot: "Standart finans teorileri rahatlıkla bilinebilen ve genellikle en iyi huylu tesadüfleri dikkate alırlar. Hâlbuki piyasaların vahşi ve korkutucu durumlara tanık olmaları sıradan bir olgudur; bu durumlarda vahşi denebilecek ihtimaller somutlaşabilirler." Mandelbrot buna fraktal şekiller diyecektir...

      Sil
    4. İnsanın içinde olduğu sosyal bilimler ve dolayısıyla ekonomi ve finans bilimleri araba motoru gibi mekanik yapılara dayanmaz.

      Sil
  61. Benoit Mandelbrot, 2004, "finans piyasaları" üzerine:

    "Günümüzde bunlar toplumsal ve iktisadi refahımızın itici gücüdürler. Fakat, küresel finans sistemi hakkında bildiklerimiz; arabamızın motoru hakkında bildiklerimizden daha azdır."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mandelbrot insan unsurunu tam olarak bilmediği için böyle demiş. Elbette araba motorundan az olacak. İnsan psikolojisi dediğimiz şey insandan insana değişiyor. Ekonomi ve finans dediğimiz şey ise insanları topluca düşünüp ortalama kararlar alıyor. Psikoloji, sosyoloji ve felsefe ile ilgilenmeyip olaylara yalnızca matematik olarak bakan herkesin düşeceği tuzaktır bu.

      Sil
  62. Mandelbrot: "Yaşantımızda böylesine ağırlıklı bir yeri olan finansın yöneticilerinin bu konudaki bilgisi, aslında Şaman rahiplerininkinden fazla değildir. Anlaşılıyor ki; hayatımızı, bu rahiplere emanet etmeye karar verdik."

    YanıtlaSil
  63. Hocam diyelim ki hazine 100 liralık bono çıkardı 90 liraya sattı. Aradaki 10 lira bütçede faiz gideri olacak. Peki 90 lirayı kim ödeyecek bütçede o neden gözükmüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Devlet 90 TL'yi aldığında da ödediğinde de bütçede yer almıyor. Bu ödemeler Borç Yönetimi Hesabından yapılıyor. Faiz ise bütçeden ödeniyor. Çünkü o gerçek bir gider. Ötekiler gelir de değil gider de sadece borç.

      Sil
  64. Hocam Mark Blaug Iktisat Kuramının Gecmisine Bakıs kitabını okudunuz mu?

    YanıtlaSil
  65. Hocam selamlar,
    Makelenizi okudum(bilginizi aktarmak icin harcadiginiz zaman icin tesekkurler, gene faydali bir yazi) ve sonra gecen baktigim bir konu aklima geldi. Dunyada ki tum devletler borclu ilk siralardakilerin degerleri trilyon dolar mertebelerinde. Dunyada bu kadar borc varken(2010 rakami 57 trilyon dolar), bunun alacaklilari kim bankalar mi? Her kimse finansal olarak devletten daha guclu ve tum dunya bu alacaklilara faiz oduyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Devletler, bankalar, kişiler, kurumlar, İMF, Dünya Bankası vb. Mesela bizim MB da ABD tahvilleri vardır. MB, ABD borçlarının bir kısmının alacaklısıdır. Birçok ABD'li yatırım fonunda da bizim devletin tahvili vardır.

      Sil
  66. Mahfi Bey, yazınızda verdiğiniz örnekler bu proje ile bazı paralellikler arz etse de bence daha güncel ve benzer bir örnek var. Malezya fonu 1MDB. Hikayesi bu benzeri gazete çalışmalarında ayrıntılı var.
    http://www.theguardian.com/world/2016/jul/28/1mdb-inside-story-worlds-biggest-financial-scandal-malaysia?

    Özetle bu fon Türkiye'nin kurduğu fon gibi ekonomik kalkınmayı desteklemek için kuruluyor.

    Yönetiminde Malezya Başbakanı Nacip Rezak var.

    Finansmanı fahiş komisyonlar ödeyerek Goldman Sachs aracılığıyla yapıyor.

    Türkiye nin fonu gibi bazı uluslararası şirket varlıklarına (bir Suudi Şirketi ile ortaklık) yatırılıyor.

    Sonunda borçtan başka hiç bir şeyi kalmıyor. Alınan borçların bir kısmı Nacip Rezak'ın hesabında bir kısmı Singapur ve ABD'de Rezak'ın üvey oğlu ve bankasının hesaplarında çıkıyor. Bu varlıkların önemli bir kısmına irtikap gerekçesiyle el konulmuş durumda.

    Malezya hükümetinin savunması 1MDB'nin borçlarına herhangi bir devlet garantisi verilmediği.Dolayısı ile devletin herhangi bir zarara uğramadığı. Eminim Türkiye örneğinde bu tür bir garanti olmadan borçlanma da yapılamayacak. Sonunda ise borçlar yine kamunun üstüne kalacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. https://www.theguardian.com/world/2016/jul/28/1mdb-inside-story-worlds-biggest-financial-scandal-malaysia

      Sil
  67. O zaman şunlar olacak
    1.Varlık fonununa ÖİB görüntü anlamında sermaye koyacak ( belki de daha sonra borç geri ödemesi gibi isteyecek yada faiz gelirleriyle beraber geri ödeme isteyecek vb.)
    o kaz muhakkak gelecek
    2. Varlık fonunda gerçekleştirilecek işlemler birer birer yazıldıktan sonra bunlar dışında herhangi bir alan kalırsa yada yeni bir alan açılırsa diye
    ‘’ve bunlarla sınırlı olmamak üzere diğer yatırım araçları işlemlerine girilmesi.’’
    Diyerek istediği alanda işlem yapabilme serbestisi elde edecek,
    3. Varlık fonunun kaynakları sıralanırken
    ‘’(c) Türkiye Varlık Fonu tarafından yurtiçi ve yurtdışı sermaye ve para piyasalarından ilgili mevzuat kapsamında yer alan izin ve onaylar aranmaksızın sağlanan finansman ve kaynaklar.’’
    İfadesinden Sermaye ve para piyasalarından tüm yasal düzenlemeleri atlayarak kaynak bulunabilmesine imkan sağlanacak,
    ve ayrıca

    (d) Para ve sermaye piyasaları dışında diğer yöntemlerle sağlanan finansman ve kaynaklar.
    İfadesiyle de her türü yoldan kaynak bulunabilmesi de mümkün olacak.Görünen o ki bakanlar kurulu a vergisini yada b harcını yada c makbuzunu bir miktar artırarak da bu fona kaynak sağlayabilecek
    Gönüllü verenden bir akçe uygulaması gibi olacak.
    4.Toplanılan kaynaklar takdir edilen alanlarda kullanılacak, hangi isim altında toplanılırsa toplanılsın vatandaşın kaynağı kullanılacak. Çünkü yabancı zaten kendi yatırım araçlarını kullanıyor olacak
    5.Özellikle dünyanın topluca ve hızlıca gittiği resesyon döneminde bu fon eliyle fiyatı düşen özelikle ‘’stratejik öneme sahip’’ varlıklarımıza sahip çıkılacak maliyetı de vatandaş karşılayacak.

    ‘’Evet bunda ne var elbette vatandaş olarak ülke kaynaklarına sahip çıkıp onları yükselteceğiz’’ diyeceksiniz sanırım sorun şu ki bir ekmek standardında yaşayan onca insan ekmeğinin hangi kısmından tasarruf edecek.
    Ne dersiniz hocam?Yanış algıladığım yada kurguladığım bir yer varsa lütfen emeğinizi esirgemeyen benden.
    Ünal T

    YanıtlaSil
  68. bu fonun kurulması ve akılıca işletilmesi iyidir.. türkiye bunu başarır... kaygılar boşuna

    YanıtlaSil
  69. Sayın Eğilmez, elinize sağlık!
    Her zamanki gibi çok analitik ve bilgilendirici bir yazı kaleme almışsınız.
    Burada sadece küçük bir düzeltme yapmak isterim. Merkezileşme politikalarının uygulandığı Tanzimat Dönemi'nde, 1840 yılında Maliye Hazinesi'nin (ve Umur-ı Maliye Nezareti'nin) kurulmasıyla tek hazine sistemine tekrar geri dönülmüştür. Yukarıda saydığınız hazineler bu tarihte Maliye Hazinesi bünyesine alınmıştır.

    Saygılarımla!

    Yakup AKKUŞ
    Dr., İktisat Tarihi

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...