24 Kasım 2016 Perşembe

Doların Değer Kazanımı ve Fed'in Faiz Artırımı

İki farklı Dolar Endeksi var: (1) Dolar Endeksi, (2) Ticaret Ağırlıklı Dolar Endeksi.

(1) Dolar Endeksi
Bu endeks Doların belli başlı 6 para birimine karşı oluşturulmuş sepete göre değerini gösteriyor. Dolar endeksinin amacı Doların, ABD’nin en önemli ticaret ortaklarından olan ve aynı zamanda parası rezerv para niteliğinde bulunan paralar karşısındaki değerini belirlemektir. Endeks 1973 yılı bazlı olarak başlatılmıştır (1973 = 100.)

Bu endekste yer alan para birimleri ve ağırlıkları şöyle:

USD Endeksinde yer alan para birimi
Endeksteki ağırlığı (%)
Euro
57,6
Japon Yeni
13,6
İngiliz Poundu
11,9
Kanada Doları
9,1
İsveç Koronası
4,2
İsviçre Frangı
3,6

Endeks değeri 100’ün altındaysa Doların bu 6 para birimine karşı değer kaybettiği, 100’ün üzerindeyse değer kazandığı anlaşılmış olur.
Aşağıdaki grafikte Dolar Endeksinin 2012 başından bu yana gösterdiği değişim yer alıyor (Kaynak: www.investing.com)


Grafikten görüleceği gibi Dolar 2015 yılından bu yana söz konusu 6 para birimine karşı değer kazanmış bulunuyor. Bu değer kazanımı özellikle Trump’ın başkanlık seçiminin kazanması sonrasında hızlanmış ve 101’i aşmış durumda. 

(2) Ticaret Ağırlıklı Dolar Endeksi (Geniş)
Bu endeks Doların 26 ülkenin para birimine karşı değeri esas alınarak oluşturulmuş bir endeks. ABD ile dışticareti toplam ABD ticaretinde belirli bir yer 26 ekonominin para birimleri bu endekse dahil. 1997 yılında oluşturulan bu endeks (1997 = 100) 2003 yılında güncellenmiş bulunuyor.

Endekste yer alan para birimleri ve endeksteki ağırlıkları şöyle:

Para Birimi
Endeks Ağırlığı (%)

Para Birimi
Endeks Ağırlığı (%)
Euro
18,80

Tayland Bahtı
1,43
Kanada Doları
16,43

Avustralya Doları
1,25
Çin Renminbisi
11,35

İsveç Koronası
1,16
Japon Yeni
10,58

Hindistan Rupisi
1,14
Meksika Pezosu
10,04

Filipinler Pezosu
1,06
İngiltere Poundu
5,17

İsrail Şekeli
1,00
Kore Wong’u
3,86

Endonezya Rupiahı
0,95
Tayvan Doları
2,87

Rusya Rublesi
0,74
Hong Kong Doları
2,33

Suudi Arabistan Dinarı
0,61
Malezya Ringiti
2,24

Şili Pezosu
0,49
Singapur Doları
2,12

Arjantin Pezosu
0,44
Brezilya Reali
1,79

Kolombiya Pezosu
0,41
İsviçre Frangı
1,44

Venezuella Bolivarı
0,30

Endeks değeri 100’ün altındaysa Doların bu 26 para birimine karşı değer kaybettiği, 100’ün üzerindeyse değer kazandığı anlaşılmış olur.

Aşağıdaki grafikte Ticaret Ağırlıklı Dolar Endeksinin 2003 yılı başından bu yana gösterdiği değişim yer alıyor (Kaynak: www.bloomberg.com)


Grafikten görüleceği gibi Dolar, 2011 yılından bu yana 26 ülkenin para birimine karşı değer kazanıyor. Dolar, söz konusu paralara karşı, 2016 başlarında Fed’in faiz artırmayacağının anlaşılmasıyla kayba uğramış, Trump’ın seçimi kazanmasıyla birlikte yeniden değer kazanmaya başlamış bulunuyor. 18.11.2016 günü itibariyle endeks 127,3751’e yükselmiş durumdadır.

(3) Sonuç
Her iki endeks de Doların hızlı bir değerlenme içinde olduğunu ortaya koyuyor. Fed’in para politikası uygularken hedef aldığı iki gösterge olduğunu biliyoruz: İstihdam ve fiyat istikrarı. İstihdam konu olduğunda işin içine büyüme de girdiği için ister istemez büyüme de Fed’in hedefleri arasına sıkışmış görünüyor. Fed’in Dolar kurunu dikkate almak gibi bir hedefi bulunmuyor. Bununla birlikte Doların aşırı değerlenmesi öteki hedeflerle çelişen bir gelişme görünümü verebiliyor. Örneğin aşırı değerli Dolar, ABD’nin ihracatının önünde ciddi bir engel oluştururken, ithalatını da artıran bir destek olabiliyor. Bu durumda ABD’nin cari açığı yeniden büyümeye geçebiliyor. Böyle bir gelişmenin bu kez Fed’in örneğin istihdam hedefiyle çelişmesi söz konusu olabilir. Doların değer kazanmaya devam etmesi halinde Fed’in, kurun daha da değerlenmesini önlemek amacıyla faiz artırımını erteleyebileceğini değerlendirmelerde dikkate almak gerekir. 

117 yorum:

  1. Mahfi Bey merhabalar,

    Öncelikle bir İşletme Mühendisliği öğrencisi olarak yazılarınızı zevkle takip ettiğimi ve sizden çok şey öğrendiğimi bilmenizi isterim, benim gibi düşünenler adına ve kendi adıma size teşekkür etmek istiyorum.

    Dünkü yazınızda Merkez Bankası'nın faiz arttırması gerektiğini düşündüğünüzü ancak yapmama ihtimali olduğunuzu söylemiştiniz. Bugünkü karar hakkındaki yorumunuz nedir? Sizce bu kısa vadeli bir durum mu yoksa ilerleyen günlerde faizde bir değişiklik olur mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Ben MB'nin dünkü kararının doğru olduğunu ama ne yazık ki siyasetin yardımcı olmadığını düşünüyorum. Siyasetin ortamı bu kadar germesi ne yazık ki alınan önlemlerin etkisini alıp götürüyor. Bu devam ettiği sürece faiz artırmanın pek bir yararı yok.

      Sil
  2. Hocam bu yazıyla ilgisi yok ama birşey sormak istiyorum.
    Gayrimenkul piyasası ile ilgili bir yazı yazabilir misiniz?
    Bu sektörde yaşanacak bir problem tüm ekonomiyi etkileyebilecek nitelikte. Son açıklanan TÜİK verilerine göre gayrimenkul satışlarında %25 artış söz konusu. Ancak piyasa öyle gözükmüyor. Rakamların ışığında bu sektörü analiz edebilir misiniz? Faydalı yorumlar da olacaktır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mehmet Bey selam, gayrimenkul satışlarındaki büyüme 2-3 sene önce satılan gayrimenkullerin, projelerin bitmesiyle teslim edilmesinden kaynaklanıyor. Yani siz 2 sene öncenin verilerini anca bugünden okuyabiliyorsunuz. Bu anlamda saglıklı bir data defil. Dikkate almamanızı öneririm.

      Sil
  3. hocam 3 konuda bilginize ihtiyaç duyuyorum.1-sürekli bahsettiğiniz yapısal sorunlar ve yapılmasını istediğiniz reformlar nelerdir.2-faiz yükseldiğinde tasarruflar yükselir ve buda yatırıma gitmezmi.bizim sorunumuz tasarruf azlığımı,yatırım azlığımı.3- geçen gün eski merkez bankası başkanı kendi döneminde şimdikinden yüksek faizle şimdikinden daha yüksek büyüme oranları yakaladıklarını açıkladı.faizler mi büyümeyi etkiler, büyüme mi faizleri.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1-Hoca yapısal reform meselesini belki 100 kere detaylıca yazdı.
      2-Bizim sorunumuz kaynakların heba edilmesi,verimsiz ve üretimden uzaklaşan bir ekonomi,niteliksiz yöneticiler ve organize cehalet
      3-O dönem konjönktür farklıydı.Hem dünya da hem Türkiye de.Mesele faiz değil,bolluk döneminde yapmamız gerekenleri yapmadık,ceremesini şimdi hep beraber çekiyoruz

      Sil
    2. 1.bunlari bende biliyorum ama bunlar sadece ekonomik alanda değil topyekûn milletçe kalkınma ve ilerleme konusudur.ve reformla falan olmaz bu bir birikim ve ilerleme sürecidir ve kimseye yüklenemez.topyekun yapılması gerekir. 2-o zaman niye sürekli döviz ve faize indirgeyip milleti oyaliyoruz,kandiriyoruz.3-buyume konjekturel bir olgumu demek istiyorsunuz

      Sil
    3. (1) Yapısal reformlar konusunda:
      http://www.mahfiegilmez.com/2015/10/guncellenmis-yapsal-reformlar-rehberi.html
      http://www.mahfiegilmez.com/2016/09/yapsal-reformlar-icin-somut-ornekler.html
      (2) Sorunumuz her ikisi de. Faizin en yüksek olduğu 2000'ler öncesinde yatırımlar da tasarruflar da yüksekti ve aralarındaki fark çok düşüktü.
      (3) Çok doğru söylemiş. Asıl olan faizden çok risklerin yüksek olup olmadığıdır. Türkiye riskli bir ekonomi ve verilen siyasal demeçler bu riskleri daha da artırıyor o nedenle de kimse yatırıma girişmiyor.

      Sil
  4. Bu sene ve sonrası, bu dolar endeksi ağırlığını oldukça arttıracak.Ki siz bunu hep söylüyorsunuz USD nin yönü hep yukarı olacak diye.

    Bu durumdayken bile ben de rekabetçi kurdan yanayım. Ama şunu da göz önünde bulundurmak zorundayız; kur ile gelen kur ile gider/gidebilir.

    Kesin olur demiyorum. Senaryo bu:

    Kur yükseldi.Türk mal ve hizmet piyasası cazip hale geldi. Talep oldu. İhracat arttı. Giden döviz geri geldi. Hem de ne borç olarak ne de yükümlülük artışı olarak. Eee, bu durumda TL değerlenirse ne olacak? Değerlenmez demeyin. Ülkemizden 50 milyar USD mi çıktı kur bu seviyelere geldi veya yurt içinde bu kadar talep mi oluştu USD ye.

    Borçlarını ödeme kabiliyeti yükseleceği için riskler düşecektir. Bu arada düşen kredi notumuz yine iki kuruluştan yatırım yapılabilir seviyesine yükseltildiğini düşünün. Tahvil cazip,borsa cazip. TL yeniden değerlendi.

    Rekabet kabiliyetimiz kur seviyesine bağlıysa bu durumda Türk mal ve hizmet piyasası pahallanacağı için ihracat azalır ithalat artar.

    Bu durumda ne yapılabilir? MB nin kurun seviyesini belirleme imkanı var mı? Faiz indirimiyle yapabilir mi? Hani önceki yıllarda 2003 bazlı reel efektif döviz kuru 120 yi aştığında müdahale edeceğini söylemişti.

    Kurun seviyesi önemli, Değerli TL de ihracatı arttırmak da mümkün ama katmadeğersiz bir artış oluyor, ithalat daha çok arttığı için bir anlamı olmuyor. Ama sadece kur destekli bir ihracat artışı da sürdürebilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB'nin tek başına faizle kuru düzenleme yeteneği yok. Bu çok önemli bir silah ama tek başına fazla işe yaramıyor. Dünkü uygulama bunu bize net olarak gösterdi. Faizi artırdı ve kur düşmeye başladı ama hemen ardından gelen AB kararı kuru yeniden yükseltti. Acaba MB faizi yükseltmesi kur nerede olurdu? Bunu bilmiyoruz. Türkiye'nin risk artışını önlemesi, sakin ve biraz da sessiz olması lazım. Verilen her sert demeç her kavgfa kuru artırıyor. Çünkü yatırımcılar risklerin arttığını düşünüyor.

      Sil
  5. Trexit dile getirilmeye başlandı. Nedense benim aklıma Ukrayna örneği geldi.Şimdi bu örneği mi sahneye koymaya çalışıyorlar. Lütfen akıllı olalım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Trexit diye birsey olmaz, girmedik ki cikalim. TRefuse olabilir ancak, kapisindan dondurulduk gibi. Ac tavuk ruyasinda kendini bugday ambarinda gorurmus, o mesele.

      Sil
    2. Evet Trexit olmaz. Çünkü içinde olmadığımız bir yerden dışarı çıkamayız.

      Sil
    3. Kullanılan kavram olduğu için yazdım. Dikkat çekmek istediğim konu ise, biz AB den vazgeçiyoruz denildiği anda, durum ukraynaya benzeyebilir. Orada da böyle bir karar sonucu büyük olaylar çıkmıştı. Onlar da AB üyesi değildi. Tüm cepheler tetikte her olay kullanılıyor da.

      Sil
    4. Haklısınız Ukrayna'ya benzeyebilir. Sürekli rest çekilerek bir yere varılmaz.

      Sil
  6. Finans sayfalarinda görüp bu ne dediğimiz endeksleri çok güzel anlatmissiniz teşekkürler hocam.
    FED'in faiz arttıracağı tarih yakinlastikca dolar çok daha hızlı mi artar? Ya da FED faizi arttirdigi günlerde kur hemen aşırı mi yükselir? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Tam tersi olabilir. Fed'in faiz artırımı beklentisi % 100'e ulaştığına göre piyasa bu artışı zaten USD fiyatının içine koydu. Yani piyasa deyimiyle Aralık artışı satın alındı. Genellikle bu tür olaylarda gerçekleşme olunca fiyat düşer. Dolayısıyla eğer Fed, faiz artışlarına devam edeceğini açıklamazsa USD kuru biraz geriler. Ama eğer Fed, faiz artışlarına devam edeceği mesajı verirse artış devam eder.

      Sil
  7. Hocam merhabalar.. merkez bankası faizleri piyasasın istedigi kadar artırdı. Kur biraz gevsedi derken avrupa parlamentosu kararı sonrası yeniden rekorlar kırdı. O zaman faiz artırma kararı boşa cıkmış olmadı mı? Burdan anlaşılması gereken diger gelişmeler karşısında yapılan faiz degisiklikleri sadece gunu bile degil saati kurtarmaya ancak yettigi midir.. Saygıları

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bugünü kurtaramamış olabilir, ama zaten bugün için yapılmadı. İlerleyen günlerde etkisini görebiliriz.

      Sil
    2. Aynen oyledir.

      Sil
    3. Faiz tek başına fazla bir çözüm getiremez. Riskleri artıran gelişmeler devam diyorsa faizden bir çözüm beklemek doğru olmaz. MB faizi artırdığında kur düşüşe geçti ardından AB nin açıklaması gelince olay tersine döndü. Acaba MB faizi artırması kur 3,50 - 3,60'a mı giderdi bilmiyoruz.

      Sil
  8. Hocam merhabalar. Bankalar merkez bankasında zorunlu karşılık veya gecelik borç alma yoluyla para tutabiliyor. Bunun dışında mevduat tutuyorlar mı uzun vadeli hani bizim bu bankalarda uzun vadeli mevduat tutup da faiz aldığımız gibi bankalar da aynısını MB'de yapabiliyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tutuyorlar. Bankaların MB'de zorunlu karşılıklar dışında serbest mevduatı da var. Hesaplaşmaları oradan yapıyorlar.

      Sil
  9. Hocam MB nin faiz artışı yabancı zorunlu karşıliklarda indirim piyasaya likit takviyesi neden doların ateşini düşürmedi sonuçta elinde olan enstürmanları kullandi fikrim ya oranlar piyasada yeteri kadar talep görmedi yada AP nin almış olduğu karar MB nin politakalarının önüne geçti

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. CDS priminin 300'e yaklaştığı yani risklerin arttığı, AB ile ilişkilerin zayıfladığı bir ortamda faiz artırımı tek başına fazla bir çözüm getirmez.

      Sil
  10. Fazla iyimser olmamak gerekiyormus.Tahmininiz tutmadi.Dolar kuru daha da yukselir

    YanıtlaSil
  11. Merhaba hocam
    Cumhurbaşkanı dün tek alternatif AB değildir , neden şangay beşlisi olmasın diye bir çıkış yaptı. Az önce haberlerde gördüm şangay işbirliği 2017 enerji kulübü temsilcisi Türkiye olmuş ve bu görev ilk defa dışarıdan bir ülkeye veriliyor sorum şu Türkiyenin şangay işbirliğine girmesi durumunda daha güvenilir bir statü kazanıp kazanamayacağı ve bunun büyüme , cari açık , enflasyon ve kur gibi değişkenler üzerinde olası etkileri.
    Cevap yazarsanız çok sevinirim şimdiden teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neden Şangay İşbirliği Örgütüne girmeliyiz onu bir anlatsın CB. Mesela neden Arap Ligi olmasın, milyonlarca arap var bu ülkede, olabilir. Şangay İşbirliği Örgütüne girince ne olacak; Rusyadan gazı yarı fiyatına mı alacağız? Biz bir NATO ülkesiyiz, bu statümüzü niye kaybedelim. Esed rejimi ile birlikte Suriyeyi bombalayan, hava sahamızı ihlal eden uçağını düşürdük diye bize ağır yaptırımlar uygulayan Rusya ile daha iyi mi anlaşacağız? Peki ya Uygurlara şiddet uygulayan Çin ile müttefik mi olacağız. En fazla ihracatı AB ye yapıyoruz, en çok yatırım AB den geliyor. Şangaya girersek cari açık daha çok artar, Çin ve Rusyayla ticaretimizde açık veriyoruz. Rusya bile petrolünü dolarla satıyor, Şangay üyeleri aralarında dolarla ticaret yapıyor nasıl alternatif bu?

      Sil
    2. Bence bu bir alternatif değil. Dışlanmışlığın yarattığı psikolojik bir tepki. Bizim oturup niçin dışlandığımızı düşünmemiz ve hatayı nerede yaptığımızı bulmamız lazım.

      Sil
  12. Hocam her gün yeni bir yazı... Teşekkür ederiz.
    FED'in faiz artışını yavaştan almasının sebeplerinden biri de bahsettiğiniz gibi güçlü doların ABD ekonomisine zarar vereceği ve bu konu çok uzun zamandır tartışılıyor. http://fortune.com/2015/10/28/dollar-interest-rates/ Bu sebepten ve işsizliğin değil ama ücretlerin ve bunun yanında enflasyonun da bir türlü istenilen seviyeye gelmemesi yüzünden zaten şu ana kadar faiz artırımı ilk başta planlandığı gibi gitmedi. 2016'nın sonuna geldiğimizde faiz artışının hala başında olduğunu görüyoruz. FOMC üyelerinin son konuşmalarında faiz artırmamanın etkilerinin daha kötü olacağından bahsediliyordu.
    Dünyada tartışmasız bu süreçleri en iyi yöneten, herhangi bir karar bile almadan, açıklama aralarındaki kelime ayarlarıyla piyasayı yönlendiren bir Merkez Bankası'ndan bahsediyoruz.Şu ana kadar faiz artış sürecini de çok iyi yönettiler. Piyasayı da bu kadar alıştırmışken ve faizin artırılacağına kesin gözüyle bakılıyorken farklı bir karar alınacağını düşünmüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Gündem öyle dolu ki her gün yazar olduk.

      Sil
  13. Hocam MB nin faiz arttırımına gitmiş olması AP den gelen haberin etkisini tutamadı bile... Doların bu kadar yükselmesi sizce ilk hangi şirketleri zora sokacaktır? Dolar borcunu çeviremeyecek risk altında gördüğünüz sektörler mevcut mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam devlet zora giren şirketlerin yönetimine el koyar mı, TCMB piyasaya dolar satmak yerine dolar borcunu çeviremeyen şirketlere ucuz döviz sağlayabilir mi?

      Sil
    2. Bu gelişme bütün şirketleri zora sokar. Dolarla işim olmaz diyenin bile en az yüzde 25 oranında dolarla işi var. Reel sektörün tümü risk altında.
      TCMB'nin yasasında böyle bir görev yok.

      Sil
  14. Hocam bir de ilgili linkteki haberde MB nın rezervlerinin neden eridiğini anlamadım açıklayabilirseniz sevinirim:
    http://www.diken.com.tr/merkez-bankasinin-doviz-rezervi-bir-haftada-5-milyar-dolar-eridi/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demek ki piyasaya döviz satmış.

      Sil
    2. Uğur Gürsesin iki-üç gün önce bir yazısı vardı b konuyla ilgili ona bakabilirsiniz. Döviz mevduatları çekildikçe bankalar MBden daha fazla döviz ister hale geldi diyor. Ayrıca son ödemeler dengesinde açığı rezervlerle kapattık.

      Sil
  15. Hocam, hükümet büyük Holdinglere yatırım yapmıyor diye el koyar mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. El koyarsa kendisi mi yapacak yatirimlari? Hangi parayla?

      Sil
    2. Bu gerekçeyle el konmaz.

      Sil
  16. Selamlar Hocam,

    Bu gidişat siyasette köklü değişikleri beraberinde getirir mi? Yani, ses kayıtlarının, darbelerin yapamadığını ekonomi mi yapar da hükümete güven azalır ve hükümet değişir? Yoksa eksen kayması yaşayıp Doğuya mı yüz çeviririz?

    İşin garibi şu ki, bizde Doğuya yüz çevirme imkanı olabilmesi için güçlü petrol kaynakları, doğal kaynaklar ve kendi kendine yetebilecek bir ekonomi gerekiyor. Ki bizde bu da yok, bu da otarşi benzeri bir sistem de oluşturacak durumda olmadıklarını gösteriyor. Ancak, hükümetin siyasetine bakınca, Musul ve Kerkük sanki ekonominin gidişatı dikkate alındığında onlar için tek çıkış yolu gibi duruyor. Yani kap Musul ve Kerkük'ü, kapat kapıları dünyaya. Şeriat ve otarşi, yani İran benzeri bir sistem. Ancak bu da çok büyük bir ütopya gibi, realizm'den uzak bir ihtimal. Bu da akıllara bir blöf ihtimalini getiriyor. Ancak bu kadar kolay blöflerle bu kadar külfetin altından nasıl kalkılır onu da anlayamıyorum. Yani Sayın CB RTE geçen Şangay Beşlisini, AB'ye ikame bir topluluk gibi gösterdi. Bunu tabi ki ülkenin %80'lik kesimi anlamamıştır. Burada da AB'ye ne mesajı vermeye çalıştı, pek anlayamıyorum. Galiba siyaset bana göre değil :))

    Şaka bir yana. Şu durumda ne yapılmaya çalışıyor, nasıl işin altından kalkılacak sanırım düşünmekten çok zamana bırakmaktan başka çaremiz yok.

    Değerli düşünceleriniz bekliyorum.

    Saygılarımla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Getirir. Yasi genc olanlar hatirlamaz, internetten Nikolay Cavusesku diye arayin. Avrupa'daki en buyuk saray binasi, kotuye giden ekonomi, fakirlik, halk ayaklanmasi, duvar dibinde nasil kursuna dizildiginin videosu bile var. Yanlis anlamayin Nikolay Cavusesku'dan bahsediyorum burada. Aklinza benzerlik var mi diye gelirse ondan ben sorumlu degilim...

      Sil
    2. Bu sorularınıza tam olarak yanıt vermek zor, çoğu spekülatif bakarak yanıtlamayı gerektiriyor. Ama gidişin iyi olmadığı, ülkenin risklerinin çok yükseldiği açık.

      Sil
  17. Hocam teoride dolar artınca ihracatın artması gerekiyor ama türkiye de dolar tl karşısında değer kaybedince ihracat daha çok artıyor. Çünkü ithalat yaparak ihracat yapıyoruz. Gerçek yapısal reformlar olmadan türkiye büyümek istiyorsa düşük faiz yüksek kur politikasından yüksek faiz düşük kur politikasına geçmesi daha mantıklı olacaktır. Tabi bunun içinde küresel ve ulusal konjonktür de önem teşkil etmektedir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. döviz kurunun artması ihracat gelirini artırır ihracat miktarını değil.

      Sil
    2. Ee ben ne demişim

      Sil
  18. Merhaba Mahfi Bey, ülke kurlarının amerikan doları karşısında değişimini yıllar itibari ile veren bir site var mıdır? Şimdiden teşekkür ederim

    YanıtlaSil
  19. Döviz kurunun yükselmesi neticesinde merkez bankası para politikası kurulu gecelik repo faizini 7,50 den 50 baz puan artırarak 8.00'a yükseltti.Faiz koridorunun üst bandınıda 8,25'ten 8,50'ye yükseltti.Geç likidite penceresinde borç verme faiz oranınıda 9,75'ten 10,00 a yükseltti.Değerli hocam bir dahaki makalenizin konusu keşke bu olsa.Bu faiz politikasının finans ve likidite etkisiyle reel sektördeki etkisini analiz ederseniz takipçiniz olarak çok sevinirim.

    YanıtlaSil
  20. tcmb nin faiz artırımını ve ilk etap sonuçlarını yorumlayıü ilerisi için ne yapmalı ve piyasa nasıl tepkisini sürdürecek? Bu konuda analiz yapmayacak mısınız hocam?

    YanıtlaSil
  21. hocam kalemınıze saglık..birkaç merak ettiğim konu var ? MB neden faizi artırdı? Faiz artısı neden ve nasıl bir mekanızma ile kurları düsürüyor ? Faiz artarsa yatırım ve büyüme olumsuz etkilenmez mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB faizi artırınca bankalar da faizi artırıyor. Çünkü MB'den kullandıkları fonların maliyeti artmış oluyor. Bankalar faizi artırınca insanlar döviz talebini azaltıp paralarını TL olarak bankaya yatırıyor. Yabancılar da daha yüksek faiz elde edeceğini düşünerek tahvillerini satmayıp tutuyorlar.

      Sil
    2. peki hocam kurlara nasıl bir etkisi oluyor ?

      Sil
    3. Faiz yükselince insanlar TL tutup mevduata tahvile yöneliyor döviz almıyor ve kur geriliyor.

      Sil
  22. hocam merhaba...Mb neden faizi artırdı ? Faiz artısı neden ve nasıl bir mekanızma ile kurları düsürüyor ? Faizin artması yatırım ve büyümeyi olumsuz etkilemez mı ?

    YanıtlaSil
  23. Hocam dolar da yon yukari yonlu diyebilir miyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İniş ve çıkışlar olsa da yön yukarıdır.

      Sil
    2. Tesekkur ederim

      Sil
  24. Trump'in seçim kampanyalarında sıklıkla dile getirdiği bir husus da doların değerli olmasıydi. Özellikle Çin'in parasını surekli devalue etmesi ile Abd'li firmalarin rekabet gücünün zayıflaması Trump'in rahatsız olduğu konuların başında geliyor. Bütün bu veriler ışığında ve en nihayetinde sizin de yazinizda belirttiğiniz üzere FED'in faiz artırma kararı bir süre ötelenebilir.

    YanıtlaSil
  25. Inşaat demir tedarikçisi 1360TL/Ton demiri 1700TL ye fiyat düzeltmesi yapıyor.Dolayısı ile reel olarak erimenin önüne geçmek için yaşanan kaotik duruma bir örnek verdim.Hepimiz farkındayız..İlber ortaylının çakal oldugumuza dair sözü belki amiyane kaçabilir..Hadi çakal demiyelim ama hepimiz iki yüzlüyüz..Çıkarcıyız..işimize geleni doğru kabul ediyoruz.Sermayeyi yıllarca düşman belletip cehaleti organize eden anlayış artık katma degeride bünyesinde ki tilkilerle bulur herhalde.3H Modeli;Hayal,Hamaset,Hurafe ile buraya kadar.Bitmeyen reform söyleminiz iyi niyetinizin seviyesini gösteriyor.Bendende bir hamaset"Allah kolaylık versin..Yar ve yardımcınız olsun".

    YanıtlaSil
  26. Hocam merhaba.Konunun ticari yönü ile ilgili cevap vereceğinizi umduğum bir sorum var.Rusya ile ticaret yapan firmayız.Kurdaki bu sert yükseliş çeltik,buğday ve arpa ithalatı planlarımızı suya düşürdü bu çok açık.Ayrıca Rusya'ya fındık ihracatı yapıyoruz.İhracatta fiyat oluştururken kuru 3,15 baz alıyoruz.Ancak bu durum dolar bazında ihraç fiyatlarımızı yükseltiyor.Alıcı firmalar bizdeki kuru yakından takip ediyor ısrarla iskonto istiyorlar.Vermeyince ya Gürcistana ya da Azerbaycan pazarına yöneliyorlar.Rekabet edemiyoruz.Bu defa kuru 3,25 alsak acaba 30-60 gün vadeli satışlarda kambiyo zararı yazar mıyız diye endişeleniyoruz.Siz bir ihracat yapan firma sahibi olsanız bu durumda izleyeceğiniz strateji ne olurdu?Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bir ihracatçı değilim. O nedenle kendimi sizin yerinize koyup yanıt veremem. Zor bir dönem sadece sizin için değil herkes için zor. Birçok alanda rekabet gücümüzü kaybediyoruz.

      Sil
  27. Avrupa Parlamentosunun Türkiye ile müzakereleri dondurun önerisi çok yerindeydi. Böyle rotasını şaşırmış ülke ile müzakere yapılmaz. Hak ihlalleri yapıp sonra AB'yi mültecilerle tehdit edenlere tepkisiz kalsaydı hayal kırıklığına uğrardım. Umarım Avrupalı liderler de Ohal bitene kadar müzakereleri dondurur. Nasıl olsa bizim hükumet için yok hükmünde

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. AB darbeye sessiz kalinca hayal kirikligina ugramadiniz mi?

      Sil
  28. hocam Merkez Bankası Ne Yapmalı? yazınızda dediğiniz gibi sanki yazınızı mı okudular ne yaptılar tam dediğinizi yaptı merkez bankası ve kur biraz geriledi ta ki AP 'den gelen müzakereleri durdurma tavsiyesi kararına kadar.sanırım çok geç kalındı hocam bazı şeyleri (yapısal reformlar) yapmak için ben geleceğe dair ben umutlu bakamıyorum sizin değerli düşünceniz ne son AP kararı ve faiz artırımı ile ilgili? saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kur, MB'nin müdahale edeceği beklentisiyle 3,40 dolayında asılı kalmıştı bence. Gerçek yeri 3,42 - 3,43 gibi bir düzeydi. MB, müdahale edince 3,4'ya geriledi. Ardından AB kararı açıklanınca 3,46'ya yükseldi. Benim tahminim MB müdahale etmese ve AB kararı olmasa kur aşağı yukarı bugünkü düzeyinde olacaktı. AB kararı olmasa ve MB müdahalesi olsa 3,30'lara kadar inebilirdi. MB kararı olmasa ve AB kararı olsa 3,55'lere çıkardı.
      Özetle MB'nin müdahalesi kuru olabileceği düzeyden kabaca 8 - 10 puan aşağıya getirdi.

      Sil
  29. Merhaba Hocam. Merkez Bankasının olağanüstü toplantı yapma yetkisi var mı? Dolar hızla yükselmeye devam ederse takvimden önce PPK'nu toplayıp faiz kararı alabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir yetkisi var, geçmişte yaptı.

      Sil
  30. Sayın Hocam;
    Bilmiyorum bana katılır mısınız?
    Serbest piyasa dediler teoriye baktık sorun yok ama uygulamada altta kalanın canı çıksın dediler.
    Borsa dediler teoriye baktık sorun yok uygulamada küçüksen dahada kaybedeceksin dediler.
    Kedinin fareyle oynadığı gibi oynadılar.
    Bir parmak bal verdiler 1000 kelle baş aldılar.
    Karşılaştırmalı üstünlük dediler tamam dedik. Ama biz ayfon sen domates üreteceksin dediler.
    Biz senin her şeyi alman için para vereceğiz, sonra bize geri ödersin dediler.Tamam dedik.Teşekkür ettik.
    Velhasıl kelam Onlar dedi biz senelerden beri hep kabul ettikte hocam, birşeyi öğrenemedik: Üretmeden neyi kazanacağız?
    İyi bir ekonomist olmak için iyi de bir Tarihçi olmak gerektiğine inanıyorum hocam.
    Yanıltmayan birşey varsa oda Tarihtir. Tarihe baktığımızda neyi yapıp neyi yapmamamız gerektiğini net olarak görüyoruz.
    Hocam bizimkiler göremediler görmediler de Şunu da mı göremediler: Dünya da Ticaret somut malların takası ile başlıyor ve Lidyalılar parayı buluyor bu takasın sistemini değiştiriyor.Lakin takas aynı takas.
    Büyüyeceksen ÜRETECEKSİN.
    Biz senelerden beri önümüze sunulanı afiyetle nasıl yedik hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam olarak katılmıyorum. Ben, yaşanan şeylerde daima insanın (toplumun) sorumluluğu olduğunu, başımıza gelen işlerin başkalarından çok kendi hatalarımızla başımıza geldiğine inanırım.

      Sil
  31. Hocam konuyla alakasız ama size acilen bir soru sormam gerekiyor.Bende konuyla ilgili çok yazı bulamadım bulduklarımda uzundu zamanım kısıtlı olduğu için aklıma tek gelen sizsiniz.Hocam Türkiye deki hükümet harcamalarının tarihsel gelişimini hükümet hükümet yada tarih tarih nasıl açıklayabiliriz bu konuda biraz bilgi verirseniz çok iyi olur.Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye Ekonomisi kitaplarında var bunlar.

      Sil
  32. Hocam merhaba Fed faiz artırımı ile büyümenin azalması gerekmez mi amerika da yada enflasyonun azalması ? Bide fed faiz artırınca ABD'de doların bollaşması ve bu sayede dolar kurunun azalmasını beklemek yanlış olur mu ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz artırımının yatırımları mutlaka düşüreceği tezi doğru değildir. Risklerle olan dengeye bakmak lazım.
      Faiz artışı enflasyonu (eğer enflasyon talep kökenliyse) düşürür.
      Fed faiz artırdıkça dolarlar ABD'ye geri dönecek ve ABD'de dolar bollaşacak. Bu ABD'de enflasyonun artması demek.

      Sil
    2. Adsız 9.02 Abd'ye dolar geldikçe bollaşır ama dolar düşmez çünkü dolar oraya gelince onlar parasını orada başka bir para birimine cevirmiyor. Dönen dolar dolarla işlem yapıyor bir daha.
      Bizde durum farklı buraya dolar gelince dolarla işlem kısıtlı olduğundan parasını arz edip tl'ye çeviriyor ve dolar düşüyor.
      Yani olaya bollaşma daralma diye bakmayın yanıltıcı olur, döviz arz ve talebine bakın.

      Sil
  33. hocam zorunlu karşılık düşünce ne olacak ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalar topladıkları mevduatın (TL ve döviz) belirli orandaki miktarını zorunlu karşılık olarak TCMB'ye yatırıyor ve dolayısıyla bu kadarlık kısımdan mahrum kalıyorlar. TCMB bu oranları düşürünce bankaların elinde daha çok döviz kalacağı için bankalar döviz talebini, borçlanmadan karşılayabilecekler.

      Sil
  34. hükümet avrupanın uyarılarını ve kredi derece kuruluşlarının not indirmesini ciddiye almıyor ama piyasa çok ciddiye alıyor.avrupa hikayesi biterse,derece kuruluşları not indirimine davam ederse siz istediginiz kadar ciddiye almıyorum ,önemsemiyorum deyin,gerçekler öyle olmuyor.ve sokak agzı bu dayılanmalar,rest çekmeler bizi işsizlik olarak,enflasyon olarak,avrupaya ihracat düşüklügü olarak çok etkileyecek.parasal olarak yurt dışına baglıysanız,içtasarruflarınız ülkenize yetmiyorsa ve yurt dışından borçlanıyorsanız ne ab yi yok sayabilirsiniz,nede kredi derece kuruluşlarını yok sayabilirsiniz.şu an hükümetin yaptıgı AYRANI YOK İÇMEYE TAHTEREVANLA GİDER TUVALETE tavrıdır ve çok yanlıştır.hükümet bunları yok sayacagına şapkasını önüne koyup bu eleştirileri ciddiye almalıdır.ama hükümet şekeri alınmış çocuk gibi bagırıyor ,aglıyor.bu tavır devam ederse allah sonumuzu hayretsin.iyi günler saygılar sayın hocam

    YanıtlaSil
  35. Sayın Eğilmez, artık açık, bariz olarak görülüyor ki ÇOK KÖTÜ YÖNETİLİYORUZ. Kötü yönetimi örtbas etmek için DİN-İMAN, VATAN-MİLLET dogmalarını gündeme getiriyorlar. İdeolojik, eksen kaymasını gündeme getiriyorlar. Bu bir süre idare ediyor, süre sonunda kötü yönetimin daha kötü etkilerini yaşıyoruz. Bu durumu yöneticilerin değiştiremeyeceği dikkate alındığında, halkımızın bu kötü yöneticileri değiştirmesi gerek. Ancak halkımızın yapısı genelde Fanatik, Bağnaz, İnatçı, olduğundan kendinden sonrakileri, çocuklarını bile düşünmeden kötü yöneticilere destek vermeye devam ediyor. Bu döngü devam edecek, kısa sürede değişmesi mümkün değil. Bence uzun vadede düşünerek Fanatik, Bağnaz, İnatçı insanlarımızı değiştiremeyeceğimize göre yeni nesli daha az Fanatik, Bağnaz, İnatçı yetiştirebilmek. Galiba Atatürk bu durumu gördüğünden gençliğe çok önem verdi ve nutkun 'da ki Ey Türk Gençliği diye başlayan metni yazdı. Atatürk'ün Ey Türk Gençliği dediği nesil bizdik. Biz (bizim nesil) görevimizi yerine getiremedik. İnşallah şimdiki gençlik bu görevi yerine getirebilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu yazıyı sanki ben yazdım .katılıyorum

      Sil
  36. hükümet ne AB yi ne kredi derece kuruluşlarını nede iç muhalefet ciddiye alıyor.sadece kendi yaptıklarını ciddie alıyor.ama işin komik tarafı onlarıda kimse ciddiye almıyor.sadece esip gürlüyorlar.olan türkiyeye oluyor

    YanıtlaSil
  37. HOCAM aydınlatıcı yazılarınız için teşekkürler.Bu kriz durumunda mümkün oldukça
    tasarruf yapmaya çalışıyorum. Döviz sepeti oluşturdum. Sorum şu bu nakiti bankada tutmak ne kadar doğru?Acaba Yunanistan krizinde olduğu gibi bankaların mevduatları dondurma riski varmı? Öyle bir ön görünüz varsa yastık altına dönelim mi?
    Teşekkürler Hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru yapmışsınız.
      Parayı bankada tutmanın bir sakıncası yok, ben de paramı bankada tutuyorum.

      Sil
  38. Hocam ihracatçılar niye döviz kredisi alıyor zaten kendileri ihraç yapıyorlar ve döviz kazanıyorlar? Ülke içinde dövize ihtiyaçları yok?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demek ki kazandıkları döviz yeterli olmuyor.

      Sil
    2. Hem ihracat hem ithalat yapanlar için diyorsunuz herhalde hocam değil mi? Çünkü sadece ihracat yapanın dövizle içeride işi olmaz. Teşekkürler.

      Sil
    3. İhracat yapmak için ithal ara malı, hammadde ve sermaye malı kullanıyor.

      Sil
  39. Hocam merhaba,
    Son aylarda doların değeri çok hızlı bir şekilde artıyor, dolayısıyla dolar cinsinden yükümlülükleri bulunan şirketlerin bilançoları bundan etkileniyor. Bu etkinin boyutları sizce nedir? Ayrıca yanlış bilmiyorsam OHAL sırasında iflas açıklamak ve iflas erteleme başvuruları da yasaklanmış durumda. Bu yasağın etkisi nedir ve kaldırıldığında nasıl bir durum beklenmelidir?
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Etkiyi tam olarak bilmiyorum, bilen olduğunu da pek sanmıyorum, çünkü bunların hepsi halka açık şirket değil yani verileri yayınlanmıyor.
      İflas ertelemesi mevzuatının ayrıntısını bilmiyorum.

      Sil
  40. Hocam birbirimizi hic görmedik tanismiyoruz ama sizden o kadar sey ogrendim ve ogrenmeye devam ediyorum ki. Gecmis ogretmenler gununuz kutlu olsun

    YanıtlaSil
  41. Hocam bu thy zararları bütçeden mi karşılanıyor ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. THY'nin % 49'u Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ait, % 51'i halka açık. Dolayısıyla zararlar böylece paylaşılıyor.

      Sil
    2. o halde yüzde 49u öib dolayısıyla bütçeden vergilerle karşılanıyor değil mi hocam?

      Sil
  42. Mahfi Bey,

    Her yorumun altına cevabınız için size gerçekten çok teşekkür ederim. Eskiden ekonominin sadece döviz kurlarından ibaret olduğunu sanan halkımıza vizyon katıyorsunuz. Benim sorum şu yabancı yatırımcı borsadan ve Türk tahvil/bono ve eurobondlarından çıkıyorlar. UBS ce Citi TR fixed- income portföylerini boşaltmış durumda. İthalatçınında ihracatçınında belli oranlarda varlıklarını sürdürmek için dövize ihtiyaçları var. Halk yastık altına döviz atmaktan bahsediyor. Siyasilerin dış ilişkilerdeki başarıları ortada. Yabancı (kalıcı) yatırımın ülkeye gelmemesi hatta gitmesi için neden çok. E sıcak paranında ülkeyi terk etmeye çoktan başladığını düşünürsek. Ekonomik durgunluk, enflasyon ve bence stagflasyon beklentisi içerisinde bir 2017 yılının mayaların takvimi gibi Türkiye'nin sonunu getiriyor demek için çok mu erken. CDS ler 300 e dayanmış (Tek avuntum bu çünkü ilk değil 3-4 kez bu seviyeye gelmişti.). Bizimkiler hala verdikleri bir takım sözleri "fonlayabilmek" için yılın en çok otomobil satışı yapılan aralık ayına ÖTV zammını yetiştirdiler. Trump dünya ekonomilerini alt üst edecek gibi görünüyor. Herkes dünya ekonomisi konuşuyor. Biz yiyecek domates bulabilecekmiyiz ben onu merak ediyorum. Doların 2017 yılı içerisinde 3.70-4.50 arası fluctuate edeceğini düşünüyorum. Çok mu pesimistim. TRY crosslarının grafiğine teknik olarak bile bakınca imkbde sahipli tahtaların bile daha realistik perform ettiğini düşünüyorum. Sevgilerimle ve saygılarımla. Sizi çok seven ve kıymet veren bir öğrenciniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, sağolun.
      Eğer gerginlik politikasını terk eder, komşularla ilişkileri düzenler, yeni Osmanlı hayallerinden vazgeçer, herkesi tehdit eden havadan çıkar, yapısal reformları gerçek anlamda yapısal reform olarak yapmaya başlarsak, biraz da az konuşursak bu işleri toparlama imkanımız hala olabilir diye düşünüyorum.
      Diyeceksiniz ki bunlar olmaz. O zaman ben de sizinle aynı şekilde düşünürüm.

      Sil
  43. Hocam kurun hangi seviyede geri geleceğini bekliyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buralardan döner diye bekliyorum. Tabii yeni bir saçmalık olmazsa.

      Sil
    2. 3.45-3.39 yeni bir denge bandi olacagini dusunuyorum.

      Sil
  44. Hocam merhaba ;
    yeni yazınız için teşekkürler .
    Reel faiz hesaplanırken (politika faizi - enflasyon) formülü üzerinden hesaplama yapılıyor .
    Politika faizinin Merkez Bankası'nın bankaları fonladığı oran olduğunu düşünürsek aslında yatırımcıların enflasyondan arındırılmış faiz sonrasında elinde kalan reel faizin bu olmadığı sonucuna varabiliriz .
    Reel faiz hesabı yapılırken politika faizi yerine mesela 10 yıllık tahvil faizini esas almak daha doğru olmaz mı ?
    Benim yanlış mantık kurduğum bir nokta mı bulunuyor? teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Reel faiz hesabı için gösterge faizi almak en doğrusudur. Politika faizi vatandaşın gördüğü kullandığı bir faiz değil.
      Reel Faiz = (1 + Nominal Faiz) / (1 + Beklenen Enflasyon)
      Ben burada Nominal Faiz yerine gösterge faizi (ya da bankaların 1 yıl vadeli mevduat faizini), beklenen enflasyon yerine de TCMB nin beklenti anketinde çıkan 12 ay sonraki enflasyon beklentisini koyarak hesaplama yapıyorum.

      Sil
    2. Hocam size katilmiyorum evet uluslarasi stadndartlarda,beklenen enflasyona tahmin edilen enflasyonlara gore reel faiz hesaplaniyor.

      Bence mevcut gerceklesen enflasyona gore hatta TUFE bazli enflasyona gore ele almak daha gercekci. Daha reel. Sonucta ekonomiyi beklentiler belirliyorsa da gunluk aylik degisimler veriler gelecegi belirlemede daha etken. Daha vatandasin piyasadakileri etkiliyor bugun. Bu nedenle guncel gerceklesmis olan enflasyon oranlari uzerinden reel faiz hesabi yapilmasi daha net bir durum ve durum degerlendirmesi sunacagina inaniyorum. Siz nasil politika faizinden ziyade gosterge yani bankalarin 1 yillik mevduat faizini ele aliyorsaniz daha gercekci olmak adina ben de mevcut enflasyon oraninin ele alinmasinin daha gercekci olacagi kanisindayim. Hele hele gunumuzde enflasyonda hedefledigi belirledigi araligi beklentilerini tuturamayan merkez bankalrinin oldugu ortamda.

      Sil
    3. Ben size reel faizin hesabının nasıl yapıldığını söylüyorum. Bu benim icat ettiğim bir formül değil. Genel olarak kabul görmüş kullanılıyor. Sizin katılıp katılmamanızın benimle ilgisi yok. Mevcut enflasyonu alacaksanız o zaman bir yıl önceki faizi alarak hesaplayın da bir tutarlılığı olsun.

      Sil
  45. Çok kötü yönetildiğimiz savına katılmıyorum. Ellerinden geleni yapıyorlar, çapları bu kadar. Sonuçta seçimle geldiler.

    Çok kötü yöneticiler seçmişiz demek daha doğru. Neden seçtik; çünkü millet olarak çapımız bu kadar.
    Çapımız kadar yönetiliyoruz özetle!

    YanıtlaSil
  46. Mahfi bey,
    Bir üniversitede ekonomi derslerine giriyorum. Bir öğrencinin ŞİÖ hakkında bilgi istedi ama neyazık ki bilgim dar konu hakkında.

    Şangay İşbirliği Örgütü

    Konu hakkında yorum ve görüşlerinizi bekliyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada bilgi var. Ama ben bu konuda bir yazı yazacağım.
      https://en.wikipedia.org/wiki/Shanghai_Cooperation_Organisation

      Sil
    2. Teşekkürler

      Merakla bekliyoruz,

      Sil
  47. Hocam sizce böyle bir zamanda ötv zammı neden oldu ? Bütçe açığı yok denecek kadar az. Ve faizler yukarı çıkıyor. Büyüme iyice düşmez mi talep azalacağı için ? Sıkı para ve sıkı maliye politikası beraber işsizliği arttırıp büyümeyi düşürmez mi?

    YanıtlaSil
  48. Merhaba Hocam,

    Hükümetten bugün de ötv zammı haberi geldi. Zaten ekonomik sıkıntılar ortaya çıkmışken bir de araç satışları azalırsa önceden elde ettiği vergi gelirinden daha az vergi geliri elde etmeye başlayacak. Sizce bu adım mantıklı mı? Ayrıca hükümet ekonomi ve siyaset konusunda kontrolden çıkmış görünmüyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bundaki amacın cari açığı kontrol altında tutmak olduğunu sanıyorum.

      Sil
  49. Değerli hocam ve yorumlarıyla katkıda bulunan değerli okurlar, hepinize öncelikle katkılarınızdan ötürü çok teşekkür ederim.

    Benim nacizane görüşüme göre güzel ülkemizin bu duruma gelmesindeki en önemli etkenlerden biri ümmetcilik. Yani bendensin yok hayır muhalifsin kafasını, kutuplaşmayı terk etmedikçe, hangi kesimden olursa olsun muhalif seslere dikkat kesilip acaba ne diyor diye dinlemedikçe, dediğim dedik çaldığım düdük siyasetini terk etmedikçe biz bu tür dalgalanmaları her zaman yaşamaya devam edeceğiz.

    Düne kadar Fetö ile aynı menzile yürüyenler, bugün ve yarın başka bir ümmeti koluna takıp yoluna devam edecek. Yarın iktidar değiştiğinde, muhafazakârlar yerine demokratlar erk sahibi olduğunda durum tersine dönecek. Yani yine toplumun bir kesimi sevinip diğer kesimi üzülecek. Bizler bu kutuplaşmaya ayrışmaya son vermedikçe bu böyle sürüp gidecek. Ve sonunda bakacağız ki dönüp dolaşıp başladığımız noktaya gelmişiz.

    Topyekün bir kalkınma için onun bunun devrinin ötesine geçip, birlik ve beraberlik içinde, fırsat eşitliğini sağlayan, hangi düşüncede ve inançta olursa olsun herkesi eşit ve bunun hak olduğunu gören bir toplum yapısına ulaşmamız şart. Burada ABD örneğini vereceğim çünkü başka bir örnek bilmiyorum. Onu da derinlemesine bilmiyorum ama uzaktan bakılınca bu toplum yapısını oluşturmuş gibi gözüküyor.

    Demem o ki biz bunları başaramadıktan sonra döviz kuru, faiz, enflasyon işsizlik vb. konuları konuşmaya daha çok devam ederiz.

    Son olarak Sn. Damat bakanın çıkıp kriz fırsatlar doğurur şeklindeki görüşlerini de kınadığımı belirteyim. Bu açıklamanın alt metninden benim anladığım elinde nakti olanlar, acze düşmüş fakat potansiyeli olan şirketleri veya bir takım yerleri ucuza kapatabilir şeklinde. Başkasının aczinden çıkar sağlamayı ahlaki ve etik bulmadığımı da ayrıca belirtmek isterim.

    Bir olur birlik olursak umarım güzel günler bizi bekler.

    Herkese saygilar ve sevgiler.

    YanıtlaSil
  50. Mahfi hocam doların değer kazanmasını diğer ülkeler açısından değerlendirirsek;

    1) ABD ye ihracat yapan ülkelerde ihracat ve üretim artacak,
    2) Üretim artışı sonucunda istihdam ve büyüme artacak,
    3) Büyüme artınca enflasyon ve dolayısıyla faizler yükselecek
    4) Faizlerin yükselmesi ile bu ülkelerin paralarına talep artacak ve değer kazanacak
    5) Eğer bu ülkeler DXY deki ülkeler ise Fed in herhangi bir müdahalesine gerek kalmadan doların değeri düşecek ve pariteler denge fiyatını bulacaktır.

    Diyebilir miyiz?

    Kıymetli yorumlarınızı bekliyorum.

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
  51. mahfi bey sn. cumhurbaşkanı'nın dövizi bırakalım altına geçelim çıkışı var ne demek istiyor altının uluslararası piyasalardaki alım satımı ons'u dolar üzerinden (cinsinden) yapılmıyor mu?bu konuyu hangi boyutuyla ele alıp bu türden bir teklif sunuyor sn cumhurbaşkanı analiz yapmanız mümkün mü?bu türkiye cumhuriyetine nasıl getiri sağlar dolar baskısını ticaretimizin kaldıralım diyor siz etraflıca analiz yapıp anlatsanız nasıl faydalı olurdu ufkumuz açılırdı

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...