9 Aralık 2016 Cuma

Haftanın Özeti; USD, Euro, TL

Avrupa Merkez Bankası (AMB) Kararları
AMB, normal olarak 2017 Nisan ayında sona erecek olan Varlık alım programında alım miktarını 80 milyar Eurodan 60 milyar Euroya düşürdü fakat süreyi 2017 Aralık ayı sonuna kadar uzattı. Draghi gerekirse sürenin daha da uzatılacağını açıkladı. AMB Faizlerde değişiklik yapmadı. Piyasa beklentisi miktarın azaltılmadan sürenin uzatılması şeklindeydi. AMB, Euro bölgesi için 2017 tahminlerini de revize etti. Büyüme beklentisini % 1,6’dan 1,7’ye ve enflasyon beklentisini % 1,2’den % 1,3’e yükseltti. Piyasa aktörleri, AMB’nin süre uzatımını ve tahminleri yukarı yönde revize etmesini olumlu, tahvil alım miktarının azaltılmasını olumsuz karşıladı. Karar ve tahmin revizyonları öncesinde 1,08’e kadar yükselmiş olan Euro / USD paritesi karar ve revizyonlar sonrası Euro’nun USD’ye karşı değer kaybetmesi sonucu 1,06’nın altına geriledi.

AMB Kararlarının Dolara Etkisi
AMB kararları öncesinde 99,4’e kadar gerilemiş olan USD endeksi, karar sonrası yükselmeye başladı ve yeniden 101,5’e yaklaştı. USD yalnızca endekse dâhil paralar (Euro, Japon Yeni, Birleşik Krallık Poundu, Kanada Doları, İsveç Kronu İsviçre Frangı) karşısında değil bütün paralar karşısında değer kazandı.

Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) Kararları
EKK kararları da Perşembe günü açıklandı. Kararların ana maddeleri şöyle özetlenebilir: (1) Kredi Garanti Fonu tarafından verilecek Hazine destekli kredilerde miktar 40 milyar TL’den 250 milyar TL’ye yükseltildi. (2) İmalât sanayiine yönelik yatırımlara ilişkin harcamalara % 15 ek katkı oranı tanındı. (3) Yatırıma yönelik inşaat işlerine KDV iadesi sağlanıyor. (4) İlk 3 aya ilişkin SGK prim ödemeleri faizsiz olarak son 3 aya erteleniyor. (5) İstihdamı artırmak ve işbaşı eğitimi geliştirmek için önlemler alınıyor. (6) Bankaların ve Eximbank’ın kredi açma kapasitesini artırıcı önlemler getiriliyor. (7) Kamu paralarının Merkez Bankası’na yatırılması şartı getirildi. (8) Yapısal reformlar bir takvime bağlanarak kamuoyuyla paylaşılacak.

Her ne kadar iş dünyasında beğeniyle karşılandığı ifade edilse de EKK’nın bu kararları piyasalarda olumlu karşılanmadı. Bunu, EKK kararları açıklandıkça TL’de yaşanan değer kayıplarından anlık olarak gözlemledik. EKK kararlarına yönelik olumlu tepki vermesi gereken piyasanın tepkisinin olumsuz olmasının üç temel nedeni olduğunu düşünüyorum: (1) Önlemler birbiriyle bağlantılı olarak ve bir bütünlük içinde açıklanamadı, dolayısıyla önlemlerin nasıl sonuç vereceği, ne zaman uygulanacağı gibi temel noktalar havada kaldı. (2) Açıklanan önlemlerin ekonominin büyümesi ve şirketlerin toparlanabilmesi açısından getireceği olumlu katkıdan çok bütçe ve enflasyon açısından getireceği olumsuz etki öne çıktı. (3) Son 2 yıldır sürekli olarak takvime bağlanarak açıklanacağı belirtilen yapısal reformların EKK kararlarında bir kez daha takvime bağlanarak açıklanacağının belirtilmesi yapısal reformların gerçekten yapılıp yapılmayacağı konusundaki kuşkuları artırdı.  

TL’nin Benzer Para Birimleri ile Karşılaştırılması  
Haftaya 3,52 USD / TL kuruyla başlayan TL, Perşembe gününe kadar hızla değer kazandı ve kur Perşembe sabahı 3,33’e kadar geriledi. Öğleden sonra AMB kararlarının dışarıda yarattığı olumsuz havaya EKK’dan piyasanın beklediği kararların çıkmamasının da eklenmesiyle TL yeniden değer kaybetmeye başladı ve USD / TL kuru günü 3,44 dolayında tamamladı. Cuma günü kayıp devam edince USD / TL kuru da 3,48’i buldu. TL, bu kadar iniş ve çıkışlar sonucunda haftanın en çok dalgalanan para birimlerinden birisi oldu.  

Aşağıdaki tablo, son iki haftada, Türk Lirası ve Türkiye ile benzer durumda kabul edilen ve 4 farklı kıtadan seçilmiş 7 ülkenin para birimlerinin Dolara karşı yaşadığı değer değişimlerini sergiliyor.


TR
Brezilya
Meksika
G.Afrika
Rusya
Endonezya
Çek. C.
Polonya
Dönem
TL
Real
Peso
Rand
Ruble
Rupiah
Koruna
Zloti
28.11.2016
3,4154
3,3876
20,6303
13,73
64,8717
13.532,00
25,4935
4,1664
2.12.2016
3,5207
3,4549
20,6799
14,0009
63,9644
13.512,00
25,39
4,2101
28.11 - 2.12.16
-3,08
-1,99
-0,24
-1,97
1,4
0,15
0,41
-1,05
5.12.2016
3,5243
3,423
20,5943
13,7263
63,816
13,440
25,127
4,1795
9.12.2016
3,4804
3,378
20,3873
13,7303
63,026
13,319
25,578
4,2122
05.12 - 09.12.16
1,25
1,29
1,01
-0,033
1,24
0,9
-1,80
-0,78

Tabloda yer alan Türkiye dışındaki ülkelerin para birimlerinin Dolara karşı haftalık değişimlerin ortalaması ve TL’nin Dolara karşı haftalık değişiminin ortalaması da aşağıdaki tabloda yer alıyor.


28.11 - 2.12.2016
05.12 - 09.12.2016
USD / 7 Para Ortalaması
- 0,47
0,26
USD / TL
-3,08
1,25
TL Ayrışma
-2,61 (negatif)
+0,98 (pozitif)

Buna göre TL, gruptaki ülke paralarına göre geçen hafta negatif olarak 2,61 puan, bu hafta ise pozitif olarak 0,98 puan ayrışmış bulunuyor. Bu haftaki pozitif ayrışmanın geçen haftaki yüksek oranlı negatif ayrışmadan sonra baz etkisi taşıyan bir ayrışma olduğuna dikkat etmek gerekir. Buna teknik analizde “ölü kedi sıçrayışı” deniyor (ölü bir kedi bile yüksekten düştüğünde yere çarpınca sıçrar.)

TL Niçin Benzer Ülke Paralarından Ayrışıyor?
TL’nin bu aşırı dalgalanmasının ve diğer paralardan farklı etkilenmesinin nedenleri üzerinde durmak gerekir. Bunları sıralamaya çalışalım: (1) Türkiye’de bir süredir yaşanan sistem değişikliği çalışmaları ve bunun yarattığı rejim değişikliği kaygısı yabancı yatırımcıları etkiliyor ve riskleri artıran bir gelişme olarak ortaya çıkıyor. (2) Son dönemde ortaya atılan Avrupa Birliği’nden çıkıp Şangay İşbirliği Örgütüne girme şeklindeki söylemler, Türkiye’nin batı ile ilişkilerini sıkıntıya sokacak bir algı değişikliğine yol açarak Türkiye riskinin artmasına neden oluyor. Bu iki gelişme Türkiye’ye yönelik döviz trafiğini dışarıdan içeriye olmaktan çok içeriden dışarıya yönlendiriyor. (3) Son günlerde başlatılan döviz bozdurma kampanyası iyi niyetle başlamış olsa da ister istemez halk kitlesini trader gibi davranmaya itiyor. Bunun tehlikesi kalabalık bir grubun kur yükselince dövizi satıp kur düşünce geri almaya yönelmesidir. Böyle bir gelişme kurlarda sürekli bir dalgalanmaya yol açar ki bu iş dünyası açısından son derecede kötü bir gelişme olur.

Bu üç gelişmenin son günlerde ortaya çıkan aşırı kur dalgalanmalarına içeriden gelen olumsuz katkı olduğunu tahmin ediyorum.

Haftaya Menüde Neler Var?
Önümüzdeki hafta bizi çok yakından ilgilendiren ve piyasaları etkileyecek iki önemli mesele var: (1) Avrupa liderler zirvesi toplantısı ve buradan Türkiye ile ilgili çıkacak karar. Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosunun Türkiye ile adaylık görüşmelerini geçici olarak durdurma kararını onaylayacak mı? Beklentiler, parlamentonun bu kararının onaylanmayacağı ve dolayısıyla görüşmelerin devam edeceği şeklinde. Avrupa Parlamentosunun kararının onaylanmaması, USD / TL kurunda TL lehine bir ayrışma yaratabilir. (2) Fed FOMC toplantısı ve buradan çıkacak faiz kararı ve açıklamalar. Beklentiler Fed’in bu toplantıda 0,25 – 0,50 olan faizi (federal funds rate) 0,25 puan artırarak 0,50 – 0,75 bandına çıkarması yolunda oluştu. Fed’in bu artışı yapması zaten beklendiği ve dolayısıyla piyasa tarafından satın alındığı için piyasada fazla bir etki yaratması beklenmiyor. Hatta beklentinin gerçekleşmesi halinde olumlu etki yaratması alışılmış bir sonuç olduğu için Dolarda bir miktar gevşeme olabilir. Buna karşılık eğer Fed 2017 yılında 2’den fazla faiz artıracağına ilişkin bir mesaj verirse o zaman aralarında Türkiye’nin de bulunduğu dış finansman ihtiyacı olan ekonomilerin paraları değer kaybetmeye başlar.


Not: Bu yazı 09.12.2016 Cuma akşamı saat 17,15’deki veriler kullanılarak yazılmıştır.

205 yorum:

  1. Hocam elinize sağlık... Bu arada pazartesi günü Türkiye'nin 3. çeyrek büyüme rakamları ve perşembe günü de eylül ayı rakamları açıklanacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      GSYH hesaplarında revizyon var bakalım ne olacak?

      Sil
    2. Revizyon derken hocam 1 gecede yine bin iki bin dolar daha mı zenginleşmiş olacağız. Eğer öyleyse ben hakkımı size vermek istiyorum sevgili hocam. O parayı benden daha iyi değerlendirirsiniz.

      Sil
    3. Sayin hocam turkiyede dolasimdaki dolar ile ilgili bir veri yayinlaniyor mu google da aradim bulamadim

      Sil
    4. Böyle bir veri yok. Sadece bankalardaki mevduatı biliyoruz. Yastık altını bilmiyoruz.

      Sil
    5. Bankalarda 170 milyar dolar var deniyor ama hepsi nakit mi yoksa kagit ustunde mi peki

      Sil
    6. Bankalarda kişilerin ve kuruluşların toplam 190 milyar dolar döviz hesabı var. Bunların bir bölümü nakit bir bölümü kayıttır. Herkes aynı anda dövizini talep etse bankalar bu 190 milyar doları ödeyemez. Çünkü böyle bir para yok. Kimisi kredi olarak verilmiştir, kimisi tahvile yatırılmıştır. Dünyanın hiç bir yerinde de aynı anda para istense bankalar ödeyemez.

      Sil
  2. Hocam müthiş bir değerlendirme elinize sağlık size birsey sormak isterim fed içeride Trump in yatırımları artırma ve yüksek enflasyonu da dikkate alarak 2 in üzerinde bir faiz artiriminin vurgusu nu gelişen ülkelerini dikkate almadan yapabilir mi güçlü bir dolar onu rahatsız eder mi Teşekkürler saygilar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Güçlü dolar rahatsız etmeye eder ama enflasyonun hızlanacak olması daha da çok rahatsız edebilir.

      Sil
    2. Teşekkür ederim sizin beklentiniz fed ile ilgili kaç faiz artirimi na yönelik bir vurgu olacağına dair
      Saygilarimla

      Sil
    3. Ben 2 faiz artırımı bekliyorum. Açıklamanın da ortada bir yerde olacağını düşünüyorum.

      Sil
  3. Mahfi Hocam bu toplu doviz bozma kampanyasi ile ilgili bir sorum daha olacak; mantigim soyle diyor: Piyasalarda spekulatorler gizli gizli bir varligin degerini toplu alim veya toplu satim ile degistirip oyuna gelenlerin paralarini almaya yonelik hareketlerde bulunabiliyorlar. Bunlar gizli kimsenin ruhu duymadan yapildiginda donem donem basarili olabiliyor.

    Ama bizim dovizimizi duygusal sebeplerle bozduracagimizi butun dunyaya duyurmamiz acik elle poker oynamaya benzemiyor mu? Boyle bir sey yapilacagini duyan yabancilar (ve dovize merakli yerliler) satacagimiz mali (dovizi) ucuza alip sonra ihtiyacimiz oldugunda daha da pahaliya satmaz mi?

    Dovize ihtiyacimiz olacagi kesin, ticaret icin gerekli bir kere. Mantigim diyor ki, ihtiyacim olacak (daha sonra tekrar alacagim) bir seyi bagira bagira deger sebepli degil duygusal sebepli gerekcelerden satarsam, buna daha sonra ihtiyacim olacagini bilen kisiler elimden ucuza alip sonra tekrar doviz almak istedigimde bunu bana cok daha pahaliya satarlar; bu bile bile lades degil midir? Yanlis bir mantik mi yurutuyorum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar doğru bir mantık kurmuşsunuz ki. Ne diyeyim bilemiyorum. Ben de yazımda konu ettim zaten. Büyük hata.

      Sil
    2. Bu Romalılar kafayı yemiş.

      Sil
    3. Ya soracağın iki cümlelik soru, resmen hayatını yazmışsın ömrümden beş dakika gitti

      Sil
    4. OneLastGoodBye, okumaktan hoslanmiyorsan o senin problemin. Uzun uzun yazmamin sebebi, medyadaki "bozdurun" kampanyasinin NE SEBEPLE mantikli gozukebilecegini ama aslinda NE SEBEPLE tam olarak kendi bindigin dali kesmek oldugunu okuyucuya aciklayabilmekti.

      Sil
    5. OneLastGoodBye, okumaya niyetli değilseniz zaten çok yanlış bir yerdesiniz. Bence "Adsız" kişi gayet güzel açıklamış. Düşünülmeden duygusallık ile yola çıkılan politikaların sonu gene bize dönüyor.

      Sil
  4. Kamu kuruluslarinin mevduatlarinin merkez bankasina yatirilmasi sarti degil de kamu bankalarina yatirilmasi sarti olmali degil mi? Azami faiz orani belirlendi diye hatirliyorum kamu mevduatlarina.

    Yanlis mi hatirliyorum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeni düzenleme yapıldı kamu kesimi parasını TCMB veya onun olmadığı yerde onun muhabiri olan TCZB'ye yatıracak.

      Sil
    2. Hocam dünkü açıklama şöyleydi:

      ----
      Geçtiğimiz günlerde imzaladığım genelgeye göre kamu bankaları para toplarken aralarında yarış yapmayacaklar. Bu paralar nen kadar yüksek maliyetli toplanırsa, kredilendirmenin reel sektöre aktarılması da o kadar pahalı oluyor. Kamu bankalarının kamudan mevduat alımınına standart getiriyoruz ve faizlere yüzde 7,5 sınırı koyuyoruz.
      ----

      Ben sanki kamu bankalarında bulunan kamu kuruluşlarının mevduatlarına %7.5 faiz sınırı getirildi diye anlamıştım.

      Açıklamanız için teşekkürler.

      Sil
    3. Düzenleme 18 Kasımda yayınlanmış. Tebliğ burada:
      http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2015/11/20151118-16.htm

      Sil
  5. Pazartesi yayimlanacak 3. Ceyrek gsyh rakamlari hesaplamasinda degisiklige gidildi. Nace rev.2 esa 2010 revizyonlari yapilmis. Sanirim yine 1 gecede zengin olacagiz! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alıştık artık sanal zenginliklere. Ne demişler bizim gönlümüz zengin.

      Sil
  6. Hocam bigilendirmeniz için çok teşekkürler. 2017 yilı sonuna doğru dolar eurodan daha değerli hale gelecek diyebilirmiyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Bunu şimdiden diyemeyiz.

      Sil
  7. LÜTFEN OKUYUN SAYGIDEĞER HOCAM,
    hocam benim düşüncem trump kamu harcamalarını, yatırım harcamalarını arttırması yönünde. Bunun sonucunda zaten fedin para piyasalarını canlandırmasından sonra oluşan kredi maliyet artışlarını oluşacak hafif fiyatlar genel seviyesi artışını önlemek için kademeli olarak faizi arttıracağını zaten demişti biliyorduk..2017 yılında beklenti 2ydi ama eğer trump bu dediklerini yaparsa reel faizleri yükseltmek gerekecek ki.. 3 4 tane faiz arttırımına gidebiliriz bu da bizim döviz kurumuzu doları 3.6 seviyelerinde hatta 3.8 seviyernde görmemize neden olabilir.. biz yapısal reformlar yapmıyoruz..İthalata bağımlı ekonomiyi nasıl ihracata yönelik ara malı nasıl daha az ithal edebilriz diye düşünmüyorz bence.. Şangay 5lisine İhracatmızı binde 25.. Biz zaten bağımlı olan ekonomimize pazar arayarak hataya düşüyoruz bence.. Önemli olan katma değerli mallar üretmek. montaj ülkesi olmamak.ucuz işçi deryası oluyoruz böyle oldukça..hammedeyi nasıl ucuza buluruz ya da burada nasıl elde ederiz diye düşünmeliyiz bence.. hem eğitim bile bir yapısal reformdur bence.. eğitim sistemi modern olsun..bilim öğretilsin..teşvik edilsin o beyinler bize çok şey kazandırır.. hocam okumanız dileğiyle.. RİCARDOFATSA

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşağı yukarı aynı şeyleri söylüyoruz. Teşekkürler

      Sil
    2. Hocanın 500 kere yazdığı seyi yeni bir seymiş gibi yaZmanız bi de ustune "lutfen okuyun"demeniz,hocam ödevlerimizi kontrol edecek misiniz? gibi olmuş

      Sil
  8. hocam saygılar. abd nin önümüzdeki süreçte güçlü dolar politikasını benimsemesi yüksek olasılık mıdır?. bir de hocam, ekk sonrası alınan kararlar sanki bütçe açığının artırılması pahasına da olsa büyümeden taviz verilmemesini öngörüyor değil mi?.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu Fed toplantısından çıkacak karardan anlayacağız.
      Evet büyümeyi canlandırmak istiyorlar.

      Sil
  9. Hocam yazı için teşekkürler elinize sağlık,

    Çin Merkez Bankası'nın 12 Aralık'tan itibaren Reminbi ile Türk Lirası arasında direkt işlemlere başlayacak olması ne anlama geliyor? Bu alınan karar bizim burada daha önceden tartıştığımız türkiye ve rusyanın kendi para birimlerini kullanarak birbirleriyle dış ticaret yapması olayından daha farklı bir olay değil mi ? yani türkiye ve çin ticaret yaparken bu iki para birimi dolara çevrilmeden direkt olarak aralarında bir kur mu olacak?

    Teşekkürler vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden. A.D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hangi para birimi ile yaparsanız yapın eninde sonunda bu para bir şekilde türkiyede ya da çinde dolara ya da euro'ya dönüşecek. bataklığı kurutmak yerine yine evdeki sinekleri öldürüyoruz.

      Sil
  10. hocam, eğer maliye politikalarında genişleme yapılırsa bu dolaylı olarak da olsa piyasada tl emisyonunu artırıp dövize talep yaratırsa kurlar daha hızlı yükselmez mi?. yani sanki 80 li yıllardaki gibi yüksek enflasyon içinde düşük faizle dağıtılacak paralarla büyüme ivmesi yakalanmak isteniyor ne dersiniz hocam böyle bir olasılık var mıdır?. saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle olur.
      Birbiriyle tutarsız uygulamalar.

      Sil
  11. Hocam bu doğalgaz ihalelerinin lira ile yapılması doları düşürür mü önceden risk özel sektördeydi şimdi risk devlete geçiyor? Biz yine aynı doları ödeyeceğiz dolayısıyla döviz talebi toplamda düşmeyecek bir miktarı özelden kamuya geçecek.
    Acaba bu durum dövizi şu şekilde mi düşürür "biz dolardan liraya geçtik" algısı mı dövizi düşürür?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pek bir etkisi olmayacağı kanısındayım.

      Sil
  12. Hocam hazine garantisinin 40 milyardan 250 milyara çıkması sakıncalı değil midir? 2001 yasasıyla taban tabana zıt nerdeyse. Bütçe açıkları baya artabilir. Buna bağlı olarak enflasyon da artabilir. Ne zaman akıllancaz mahfi hocam biz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten yap işlet devret modeliyle yapılan yatırımların garantileri milyarlarca dolar tutuyor bir de bu çıktı şimdi. Kötü gidiyoruz.

      Sil
    2. Kedi dokuz canlı olduğu için daha çok sıçratırlar,hocam.

      Sil
    3. Ama sonunda yakalanır.Ya huyundan vazgeçecek yada bedel ödeyecek..

      Sil
  13. Hocam, derste uyumuş olabilirim. Sorum su: döviz arttı. enflasyona olumsuz etkisi olacak. MB fiyat istikrarından sorumlu.en çok döviz MB de var. Vatandaş yerine neden MB enflasyon hedefi nispetinde döviz bozdur muyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB deki rexzevler kefen parası olarak görüldüğü için onlar bozdurulmaz.

      Sil
    2. Nasıl yani hocam?Benim kefen paramımı çarptılar?

      Sil
  14. Hocam finansa derinleşme nedir?
    Bizde finansal derinleşme ileri bir safhadamı?

    YanıtlaSil
  15. Turkiye icin "stagflasyon" dedikleri cinsten bir risk oldugu ongorulebilir mi? Yuksek enflasyon + dusuk istihdam? Tesekkurler bu arada sitenizden ne kadar faydalandigimizi tarif etmemiz imkansiz. Kitaplarinizi da en kisa surede edinecegim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ufukta böyle bir tehlike var. Yani enflasyonla büyüyememenin bir arada olduğu bir durum.
      Teşekkürler.

      Sil
  16. hocam Türkiye Ekonomisinin yönetiminden sorumlu üst düzey kişi ve kurumlar
    1- ekonomimizin içinde bulunduğu durumu yeterince idrak edemiyorlar mı?
    2- kısa ve uzun vadeli politika belirleyip ekonomiye yön vermekte artık başarısız bir tablo mu çiziyorlar?
    3-bugün ve yarın için ekonominin dar boğazdan çıkması için "sorun ve çözüm" konusunda analizleri örtüşmüyor mu?
    4- bu üst düzey kişi ve kurumlar "karar alanlar ve uygulayıcılar" olarak yeterli sekrozisyonu sağlayamıyorlar mı?
    5- şu anki ekonomi yönetiminin kararları ve uygulamaları, sizin gibi ekonomi görevlerinde deneyimli bir akademisyen açısından, 10 üzerinden kaç puanlık güven ve başarıya sahip?
    (kişileri değil kararları ve uygulamalarını sorguluyorum!)
    Saygılar hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Ediyorlardır ama gereken önlemi alamıyorlar. Bu hep böyle oldu.
      (2) Uzun zamandır böyle bir durum var. Yapısal reformlara gelip tıkandı sistem. Yapısal reformlar konusunda da anlayış birliği yok.
      (3) Evet farklılıklar var diye düşünüyorum.
      (4) Görüntü, sağlanamadığı yönünde.
      (5) 3/10

      Sil
  17. hocam konudan biraz uzak olacak ama, halkbank uzm yrd mülakatı için önerebileceğiniz bir şeyler var mıdır?
    bankacılık sistemi, türkiyede bankacılık vs konularında bir kaynak öneriniz olabilir mi?(şu an için mülakatta kullanmak üzere)
    bir de bu pozisyonla alakalı görüşlerinizi merak ediyorum.

    teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pozisyonun ayrıntısını bilmiyorum ama bankacılık mesleğini seçerseniz hem o konuda uzmanlaşmaya çalışmanız hem de ekonominin teorik bilgisinden kopmamanız halinde başarılı olabilirsiniz.
      Mülakat için önerilerimi bu blogda sınav ve mülakat rehberi başlıklı yazımda anlattım.
      Başarılar.

      Sil
  18. Hazine garantisinin arttirilmasi merkez bankasinin para basip hazineye avans vermesine mi donusecek

    eger boyle olursa hukumet tl ile ic borclanma yolunu secip piyasaya bol keseden mi dagitacak butun bu olaylar enflasyon cephesinde bize ne etki eder\ kisaca merkez hazine maliye denkleminde 90lara mi donuyoruz yasal olarak 2001 nisan oncesine mi gidiyoruz yahut gittik

    bir sorum daha AMBnin kararini nasil karsiliyorsunuz yeterince para basti mi piaysaya farzedelim ki 2017 aralikta parasal genislemeyi bitirdiginde FEDden miktarsal olarak daha mi fazla para basmis olacak fed 2008den 2014 ekime kadar yani parasal genislemeyi bitirdigi tarihe kadar 3.5 trilyon basti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tür garantiler eğer Hazinenin üzerine kalırsa sonuçta ya yeni vergiler getirilerek ya da borçlanarak ödenir. Borçlanma ya piyasadan yapılır ya da para basılarak. Yani MB, Hazineye borç verir. Bizde bu yol kapalı, yasa var. Ama ileride açılmayacak demek de değil tabii.
      AMB, Fed'in yolunu izlemeye çalışıyor. Ama geç kaldığı için sonuç almakta da zorlanıyor. Şu anada varacağı noktayı kestirmek zor. Ama ECB de aynı yolda gidiyor.

      Sil
    2. Müsadenizle bir sorum var.

      Bu "herşeyin en başında yer alan" Hazine'nin MB'den borç alması olayı aslında içinde yaşadığımız ekonomik düzenin en temel noktası değil mi? Yani tüm ekonomi bu "borç" üzerine kurulu. Acaba kullandığımız ve aslında karşılıksız olduğunu varsaydığımız "fiat money" bu bağlamda bir değer kazanmış olmuyor mu? Yani bu ödenmesi gereken borç aslında kullandığımız paranın da değerini oluşturmuyor mu bir anlamda? Para, borç olarak doğuyor ki ödenmesi gerekliliği olsun ve belli bir değer döngüsüne tabi olsun. Bu düşüncem doğru mu sizce? Teşekkürler.

      Sil
  19. Pisa sinavinda yasadigimiz dus kirikligi 15 yas ogencilerimizin basta okuma anlamada akranlari karsisinda sinifta kalmasi fen ve tatbiki dogal bilimlerdeki dusuk puanlar matematikteki korkunc gercekler bizim ulkemizi nereye tasiyacak ileriki donemlerde biliyoruz ki bu cocuklar 5 yil sonra birer yetiskin olacak pisa hususunda yorum bekliyoruz,

    cocuklarimiz okuma anlamada en koyu skora sahip

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben yıllardır yapısal reform ve bunun ilk adımı eğitim diye yazıp çizip duruyorum. Ama açık söyleyeyim eğitim konusundaki reform hakkında herkes farklı noktada duruyor. Bence bu reform Anadolu Lisesi sistemine dönüş olarak olmalı ve bilim dışında hiç bir şey öğretilmemeli çocuklara. Sorgulamaya, analize ve düşünce özgürlüğüne, özgür ve açık eleştiriye dayalı bir eğitime geçilmeli. Evrim kuramını şeytan icadı diye öğreten bir eğitim sisteminin öğrencileri PİSA testini geçemez.

      Sil
  20. Hocam bankalar verdikleri kredi karşılığında BDDK'ya karşılık yatırıyormuş galiba ve bu oran azaltılacakmış, yeni EKK kararından bu şekilde anladım. Böyle bir uygulama var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle değil. Bankalar Uluslararası standardı belirleyen Basel kuralları çerçevesinde açtıkları kredilerden geri dönmeyenler için de bir karşılık ayırmak zorundalar. Öyle olunca bu, yeni açacakları kredilerin miktarını düşürüyor. Basel kuralları değişiyor ve bunun miktarı biraz düşürülüyor bizimkiler de bunu hayata geçirecekler.

      Sil
    2. Hocam , bu çerçevede " Kısmi Rezerv Sistemini " anlatabilir misiniz ? Piyasadaki parayı devlet yaratıyor diye biliyorduk ancak paranın yaklaşık %95 i bankalar tarafından , verilen krediler karşılığı yaratılıyormuş .Bu sistem sağlıklı bir sistem mi ? MB nın kismi müdahaleleri hariç , devletlerin elini bağlamıyor mu ? Teşekkürler

      Sil
    3. Nakit para ile kaydi parayı karıştırmayın. Her ekonomi öğrencisinin öğrenmesi gereken ilk on konudan birisi kaydi para sistemidir. Şu yazıma bakabilirsiniz:
      http://www.mahfiegilmez.com/2016/02/kapitalizmin-sihirli-buyume-oykusu.html#more

      Sil
  21. Hocam enflasyon göstergeleri düşük çıkmaya devam ettiği sürece tcmb kura mudahale etmeyecektir.Bu nokta da benim dikkatimi çeken enflasyonun düşük çıkıyor olmasına rağmen hayatın her geçen gün daha pahallı olduğu gerçeğidir. Sizce açıklanan enflasyon verileri ile gerçek piyasa enflasyonu birbirine uzak değil midir? Fed toplantısında 2017 için en az 3 faiz artışı açıklaması çıkarsa ve anayasa değişikliği sonrası usd try 4 tl olabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz bence olayın özünü yakalamışsınız.
      Eğer Fed 2017 için 3 veya 4 faiz artışı öngörürse bizim işimiz zor görünüyor. Kur nereye gider bilemem ama oldukça yukarı gideceği açık.

      Sil
    2. Hocam Siz ne kadar diplomatiksiniz.Ben olsam hemen lafın özünü söyler ve istatistikler amaca göre saptırılıyor deyiverirdim.Keşke Sizin gibi olabilseydim.Saygılar.

      Sil
  22. hocam izlediniz mi?

    https://m.youtube.com/watch?v=sdlR2SrWVHk

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dolmuş şürücüsü dolmuş sahibinden para tırtıklanırken yakalandı ve savunmasında ''ne var bunda ,yukarıdan aşağıya herkes yapıyor'' cevabına ;ama o yukarıdakiler senin hakkını tırtıklıyor dediğimizde,''sanane benim hakkımı tırtıklıyor'' dedi.İmam cemaat ilişkisi maalesef.Dünyadaki en tehlikeli şey ahlak'ın yok olmasıdır.Zira gittimi geri gelmez.

      Sil
  23. Hocam son 5-6 ayda talepteki üretimdeki yavaşlamanın nedeni nedir? Darbe girişimi mi bu girişimden önce de durgunluk eğilimleri var mıydı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye son 4 yıldır büyüme sıkıntısı çekiyor.

      Sil
  24. Hocam makaleniz için çok teşekkürler. Birgün gazetesi'nden Hayrı Kozanoğlu''nun yazısında ''Türkiye'nin Eylül 2016 itibarıyla 1 yıl içerisinde ödemesi gereken dış borç miktarı 164.7 milyar dolardır. Üzerin son 12 ayın cari açığını ekleyince, bir yıl içerisinde 197.1 milyar taze para bulmak gerekeceği ortadadır.''şeklind ebir bilgi var hocam açık ve net biz bu siyasi ve ekonomik politika ile bu milyarlarca doları nereden bulacağız ? Kamu kurumlarının birbirleri ile yarışırcasına dolar bozdurduğu bir ortamda dolar ödemesini altınla filan mı ödemeyi teklif edecek sayın yöneticilerimiz ki altın da ürettiğimizden kat be kat ithal ettiğimiz bir metal.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet doğru tespit. Türkiye'nin önümüzdeki bir yıl içinde bulmadı gereken dış finansman 200 milyar dolar. Riskleri artıracak biçimde davranmasak bunu buluruz ama bu davranış kalıbıyla işimiz zor.

      Sil
  25. Emeğinize sağlık değerli hocam

    YanıtlaSil
  26. hocam bu makaleden bağımsız olarak birşey soracaktım. abd'nin enflasyon hedeflemesi için neden faiz arttırması gerekiyor? tamam bir ülkede ulusal paranın değer kazanması için elbette faizin arttırılıp dolayısıyla ülkedeki yabancı paranın bollaşması ve bu sayede ulusal paranın değer kazanması söz konusu olur. fakat bu durum abd içinde mi geçerli? çünkü neticede dolar abdnin ulusal parası olmasından ziyade tüm dünya sisteminde geçerli para birimi.

    çok saçmaladıysam şimdiden affola..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD, uyguladığı parasal programla trilyonlarca doları etrafa saldı. O paralar gün gelip ABD'ye dönecek ve enflasyon yaratacak. O nedenle şimdiden faizi artırarak o parayı sisteme yavaş yavaş çekmeyi planlıyorlar.

      Sil
  27. hocam merhaba çin de ithalat yapıyoruz.Dolar ile alıyoruz içerde TL ile satıyoruz.2017 de sizce yine dolar tl ile mi yapalım yoksa Cin YUAN ı ile TL olarak mı yapalım .Görüşlerinize son derece ihtiyacım var yardımlarınızdan dolayı şimdiden teşekür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çin'e güveniyorsanız Yuan ile yapın. Ama Çin şu aralar ABD'den daha sorunlu.

      Sil
  28. Mahfi bey yazınız için çok teşekkürler Yazilarinizi ilgiyle takip ediyorum. Ekonomi ile ilgili yorum kapasitemizi nasıl geliştirebiliriz.
    İkinci olarak EKK de açıklanan kamuya alımlarda cimri olunacağı kararını destekliyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim Ekonomide Analiz kitabımı okuyun. Yorum ve analiz yeteneğinizin artmasında yardımcı olacaktır.
      Kararı destekliyorum ama bunların etkili olabilmesi en üst düzeyde tasarrufa başlanması gerekir. İnsanlar en üst düzeydeki harcamaya bakınca buna inanmazlar.

      Sil
  29. Mahfi Bey,

    Ben ekonomist değilim. Bazen forumlarda 'MeDePe' adıyla görüşler yazıyorum.

    07.05.2016 da şunları yazmışım o forumlardan birinde

    "Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, “Forum İstanbul 2016″ da konuştu. Şimşek, "Türkiye’nin yatırıma ihtiyacı var. Bu yatırımları iç tasarruflarla finanse etmeli Türkiye. Yarını güçlü bir şekilde kurgulayacaksak, biz başkasının parasıyla uzun süreli büyüyemeyiz." Dedi.

    Bu konuyu açan kişi olarak, şunu vurgulamıştım. Ülke olarak kalkınmamızı hızlandırmak istiyorsak insanları tasarrufa yönlendirmemiz gerekiyor. Bunun için ise mevduat faizlerini mutlaka enflasyon oranı üstüne çıkarmak gerekiyor.
    Benim bu görüşlerimin medyadaki yaygın görüşlere ters düştüğünü fark etmişsinizdir. Hep söylenen faizi artırırsanız döviz düşer şeklindedir. Halbuki ben devalüasyon yapılmasını da öneriyorum. Gerekçelerini aşağıda açıklayacağım.

    - Ülkemizin kamu ve özellikle özel kesiminin çok yüksek döviz borcu vardır. Medyadaki bilgilere göre bu borç yaklaşık 400 milyar Dolardır. Sonuç olarak ülkemiz borç içindedir. Cari açık denilen döviz gelirleriyle giderleri arasında da önemli derecede fark vardır. Cari açık yıllık olarak yaklaşık 30 milyar Dolardır. Bu açığın kapanacağına dair bir belirti yoktur.

    - Cari açık devam ettiği müddetce borcumuz azalmak yerine artmaya devam edecektir. Bunun sürdürülemez olduğu bellidir. Cari açığı finanse edecek parayı (borcu) bulamadığınızda kriz kaçınılmaz olur.

    - İç tasarrufu artırmanın en iyi yolu insanları buna yönlendirmektir. Zorunlu BES gibi çıkarılmak istenen yöntemler insanlarda kızgınlık yaratmaktan başka bir şeye sebep olmaz. Ayrıca birçok ithal lüks tüketimi pahalılaştırarak insanları tasarrufa yönlendirebilirsiniz.

    - Serbest ekonomik şartlarda devalüasyon yapmak kolay değildir. Bunun için Merkez Bankası döviz satım ihaleleri yapmak yerine (Birkaç gün önce buna son verdiler), döviz alım ihaleleri yapmalıdır. Böylece hem kendi döviz rezervlerini artırmalı hem de dövizi pahalılandırmalıdır.

    - Eğer faizler artarsa yatırımlar durur mu sorusu sorulabilir. Çünkü kredi faizleri de artacaktır. Bence durmaz. Döviz de pahalılandığı için ihracat artacak, ithalat azalacaktır. Bu durum, yatırımcıları ihracata yönelik yatırımlar yapmaya teşvik edecektir. Sonuçta, kredi faiz ve ana paralarını daha rahat ödeyen yatırımcılar yani ihracatçılar kredi kullanacaktır.

    - Yukarıdaki önerilerim bir miktar sıkıntı yaratacak, başlangıçta işsizlik artacak ve büyümede düşme görülebilecek, ancak büyüme daha sonra hızlanacaktır.

    - Halihazırda uygulanan ekonomi politikaları ne şiş yansın ne kebap politikalarıdır ve ülkemizin sorunlarını derinleştirmekten başka bir işe yaramamaktadır."

    Saygılarımla..


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel ve doğru öneriler. Ama bunların hepsi kısa dönemli. Orta - uzun dönemde eğitim sistemini değiştiremez, buluş yapacak insanları yetiştiremezsek fazla işe yaramaz. Buluş yapamayan bir ekonomi bu saydığınız sıkıntılardan geçici olarak çıksa da uzun dönemde tekrar geri döner.

      Sil
    2. Haklısınız Mahfi Bey,

      Eğitim ve hukukun üstünlüğü konusunda bir iyileştirme yapamazsak, benim önerilerim de bir işe yaramaz. Bunları da hep dile getirdim. Kendim bir inşaat mühendisi olmama rağmen, lüks rezidans, AVM ve hele hele Çılgın Proje denilen boğaz geçişi projelerine yazdığım forumlarda şiddetle karşı çıkmışımdır. Ama ne çare bunu anlamak istemeyenler çoğunlukta.

      Saygılarımla,
      MeDePe

      Sil
  30. Her ne kadar kuru düşürmek için faiz oranlarını yükseltmek siyasi taraftan da sıcak bakılmasa da Türkiye nin ödemeler bilançosundaki sermaye hareketleri doğrudan üretken yatırımlardan çok kısa vadeli sermaye hareketleri olduğu için işimiz yine faize mi kaldı ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'nin öncelikle faiz takıntısı ve korkusundan kurtulması lazım. Faiz lobisi diye bir şey yoktur faiz fobisi vardır. Bu fobiden kurtulamadığımız sürece ekonomi politikasını doğru kullanamayız.

      Sil
  31. Hocam;Maalesef bu sütün ısısı yoğurt mayalamak için gereken ılıklığa bu çöl sıcağında düşmüyor.Dolayısı ile maya ve süt zamanında mayalanmadığı için bizim maya ile yoğurda dönüşemeyecek ve heba olacak.Ama ithal turbo maya var belki kullanırsak yoğurdu mayalayabiliriz ama o maya biraz maliyetli.Temennim değil ama naapalım.Kader...

    YanıtlaSil
  32. kefen fiyatlari niye yuksek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kefen'e talep artti ondandir. Kefen'e talep neden artti bunu bulabilirsek sebebini anlariz.

      Sil
    2. Cehennem ateşinde yanmayan kefen yapmışlar diye okudum bir yerde. Bu buluş talebi artırmış olabilir öyle olunca fiyat da yükselmiştir.

      Sil
    3. AKSAKLIK İÇİN ÖZÜR DİLERİM.
      BU SÖZÜN ASIL YERİ BURASI:

      "İflassız kapitalizm, cehennemsiz dine benzer."

      "I've long said that capitalism without bankruptcy is like Christianity without Hell."

      Frank Borman
      Emekli astronot
      "Eastern Air Lines" şirketinde CEO iken söylediği söz
      18 Ekim 1982

      Sil
  33. Hocam aşağıdaki araştırmaya göre TR hala "overvalued" (9%).

    https://piie.com/publications/policy-briefs/estimates-fundamental-equilibrium-exchange-rates-november-2016

    "The new estimates, all based on October exchange rates, again find a modest undervaluation of the yen (by 3 percent) but no misalignment of the euro and Chinese renminbi. The Korean won is undervalued by 6 percent. Cases of significant overvaluation besides that of the United States include Argentina (by about 7 percent), Turkey (by about 9 percent), Australia (by about 6 percent), and New Zealand (by about 4 percent). A familiar list of smaller economies with significantly undervalued currencies once again shows undervaluation in Singapore and Taiwan (by 26 to 27 percent), and Sweden and Switzerland (by 5 to 7 percent)"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu ekim fiyatlarindan yapmislar. Netekim kasimda TRY %10 deger kaybetti o yuzden isabetli denebilir belki?

      Sil
  34. Mahfi Hocam merhaba, yazilarinizdan cok seyler ogrendim tesekkurler. Benim sorum FED`in faiz arttirmalari ile geri cagirdigi dolar, tahvil piyasasindaki dusuk getiri nedeniyle Amerikan borsasina kayar mi? Amerikan borsasini FED`in faiz arttirimlari nasil etkiler sizce?

    YanıtlaSil
  35. Bu ülkeye ve bu hayata dair hiçbir şeyin, hiçbir zaman benim dilediğim gibi olmayacağını biliyor, artık bundan acı duymuyorum. Size de tavsiye ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben sizin dediğinizi yapamam. Hazine Müsteşarıyken devletin borcu babamın borcuymuş gibi sorumluluk duyardım, geceleri uykum kaçardı. Şimdi beni izleyenlere bir yararım dokunur diye gerçeği anlatmaya çalışıyorum. Birden sihirli değnek değmiş gibi bu sorumluluk duygusunu atamam. Öyle yetiştirildim. Ne demişler can çıkar huy çıkmaz.

      Sil
  36. Hocam merhabalar,

    ABD tahvillerine olan talebin azalmasını, yatırımcıların likit kalarak rahat pozisyon alabilme ihtiyacı ile açıklasak, yerinde bir saptama olur mu sizce? Örneğin, sizin belirttiğiniz gibi, Amerikan ekonomisinin güçleneceği öngörüsü ile hisse senedi piyasasına yatırım yapmayı tercih ediyor olabilirler.

    Bu bilgiler ışığında, USD/TL ilişkisine bakacak olur isek; Amerikan tahvillerinin faizinin yükselmesi gelişmekte olan ekonomilerden sermaye çıkışına neden oluyor ve dolar bu nedenle değerleniyor gibi bir mantık kurulabilir mi?

    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dün için bu doğru olabilirdi ama bugün olay değişti. İnsanla ABD tahvillerini satarak yükselen tahvil faizlerinden yararlanmak üzere ileride tahvil alma hazırlığına giriyorlar. Ama bu bir yandan da güçlenecek olan hisse senedi piyasasına girişi teşvik ediyor tabii.
      Kurduğunuz mantık doğru. Buralardan dolar çıkışı olması demek yerel arayı verip dolar talep ediliyor demektir. Bunun sonucunda da dolar değerleniyor. Tek neden bu değil ama bu da önemli bir neden. Bu hafta mesela AMB kararlarının yarattığı hayal kırıklığı da doları yükseltti.

      Sil
  37. Mahfi hocam yazınız için teşekkürler emeğinize sağlık.

    Bana kalırsa en büyük problemimiz güven. Ekonomiye, hükümete, siyasilere, sisteme, EKK ya ve MB na vs vs. Ne derlerse desinler bir kulağımızdan girip ötekinden çıkıyor. Ben kendi adıma masal dinlermiş gibi dinliyor yarın yine hiç bir şey değişmeyecek diyorum. Nihayetinde piyasada güven olmadığı için sözden çok rakamlara bakıyor. USDTRY teknik olarak bakarsak yükselen dip söz konusu. Yani piyasaya tekrar güven verecek radikal karar ve uygulamalar olmadığı sürece kur yükselmeye devam edecek.

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
  38. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  39. Hocam faizler düşünce bankaların karı artar diye öğrendik sizden.peki bankalar neden çok kolay bir şekilde faizlerini indirmiyorlar ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankaların faizi indirmesi için maliyetlerinin düşmesi lazım yoksa zarar ederler. Onun için de enflasyonun düşmesi veya MB'nin faizi düşürmesi lazım. Banka kendi kendine faizi düşürürse herkes parasını çeker başka bankaya gider. O zaman banka batar.

      Sil
  40. Sayın Eğilmez yazınız için teşekkür ederim. Dikkat ederseniz artık sizin yazılarınız da, yaşadığımız gündem de, giderek kısa vadeli takvimi konu alıyor. Diğer bir deyişle aslında bir çeşit kriz yönetimi içindeyiz. Takvimin içindeki konular döviz sepeti-TL ilişkisi, bu ilişkiyi etkileyecek olaylar, bu ilişkinin dalga boyunu arttırabilecek söylem ve uygulamalar derken aslında, artık ülke olarak temel eğilimleri etkilemek için gerekli araçları kenara attık, kısa vadeli araçlara odaklandık. Ülke olarak geçmiş yıllarda doğru mu yaptık, yanlış mı yaptık tartışmasını aşamadık. İşin daha da kötüsü, fikirlerin dağılımı artık uçlar yer alır duruma geldi. Bu görüşler ya tam yanlış yaptık ya tam doğru yaptık şeklinde dağılır konuma geldi. Benim şahsi görüşüm, hep beraber yaptığımız hataların sayı ve niteliğinin, doğru yaptıklarımızdan fazla olduğudur. Bugün bu sonuçları hep beraber yaşıyor ve tartışıyorsak, bu bugünün meselesi değil, geçmiş dönemin yansımasıdır. Demek ki sorunlara bakışımızı ve yöntemlerimizi değiştir isek, yarının sonucunu etkileyebiliriz. Veya yarının sonucunun daha da olumsuz olmasına sebep olabiliriz. Sadece, ülkemizin GSYH’nın dünya içindeki payının %1.4’ü neden geçemediğini, kur sepeti enflasyonun üzerinde artarken cari açığın oranının neden artma eğiliminde olduğunu, özel sektör pozisyon açığı artarken üretilen katma değerin ve büyümenin neden yavaşladığını, kişi başı borcumuz artarken neden yaşam kalitemizin artmadığını ve gerilediğini, vs. tek tek bir tablo olarak Excel’e döküp bakarsak pek çok sorunun varlığını ve birbiri ile olan ilişkisini bir anda görebiliriz. Saygılar ile, Edit: İmla hataları

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çok doğru söylüyorsunuz. Ben bu kısa dönemli işlerde yazmayı hiç sevmiyorum aslında ama bunları düzeltemezsek orta ve uzun dönemdeki sorunları hiç çözemeyiz. Ayrıca sizin dediğiniz gibi geçmişte de kısa dönemli olduğu için üzerinde durmadığımız bu sorunlar şimdi uzun dönemde dönüp yine karşımıza çıkıyor.
      Kuru, faizi vs konuşmak yerine üretimi konuşmamız lazım ama bunları doğru yere oturtamayınca dönüp dolaşıp bunları konuşur buluyoruz kendimizi.

      Sil
    2. Çünkü bu gün bu, yarına Allah kerim felsefesi var ve yeniyi yalnızca Allah yaratır...

      Sil
  41. Bir kısa yorum daha yapayım. Mahfi Hocam bu blog gerçekten çok faydalı, mükemmel bir platform. Diğer yandan Benim gibi artık orta yaşı devirmiş okuyucular için yorum kutucuğu iyi işlemiyor. Örneğin yorumum yayınlandıktan sonra, yapmış olduğum imla hatalarını görüp, yorumumu silip yeniledim. Word olarak yazıp, yapıştırmak daha verimli; bunu keşfettim. Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Aslında olay sizin yaşınızla ilgili değil. Blog yazısı meselesi word'a göre çok daha zayıf bir altyapıya sahip olay o.

      Sil
  42. Hocam kısa vadeli borçlara baktığımızda hazine' nin 5.459 milyon dolar genel yönetim borcu var.
    IMF' YE borç yoktur diyoruz fakat dış dünyaya kısa vadede böyle bir borcumuz var.millet de zannediyor ki devletin dışlarıya hiç borcu yok...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben size bir şey söyleyeyim IMF'ye borcumuz olduğu mesela 2007 yılında ekonomimizin durumu daha iyiydi.

      Sil
    2. Zira denetim ve kontrol mekanizması işleyip abes işleri engelliyordu.Rubikonu geçtik battık,cezası arkadan gelecek maalesef.Rubikonu geç diyenler değil biz vatandaşlar gene bedeli ödeyip fakirleşeceğiz.Onlarsa mermileriyle kendilerini garantiye alıp alık bizlerin haline gülecekler.

      Sil
  43. Hocam piyasaya sıfır faizli kredi verip ve bunun 5-6 kat arttırınca hemen bu esnada kurun yükselmesi normal değil mi?:) Yani Avrupa Merkez Bankası napıyor? Piyasaya sıfır faizli para veriyor bu da aynı şey. Sonra biz neden tl değer kaybetti diye şaşırıyoruz:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğiniz gibi olsa normal. AMB piyasaya vereceği parayı kısacağını açıklayınca da kur yükseliyor.

      Sil
  44. demin yazdıklarım kamunun genel yönetim borcu (5.459 milyon dolar)
    kamunun toplam borcu 26.104 milyon dolar

    YanıtlaSil
  45. Sevgili üstat,

    Döviz bozdurma kampanyasının sizin ifade ettiğiniz gibi kurun dalgalanmasına katkı sağlayacak bir sonuç doğurabileceği gibi, aynı zamanda çıkmak için fırsat bekleyen yabancılara da yeni alım fırsat yaratabilir diye düşünüyorum. Bu yabancıların daha az zararla çıkmasına, içerdekilerin de çıkış ile birlikte tekrar kurların yükselmesi sebebi ile zarar etmesine sebep olabilir diğer taraftan.
    Sebeplere değil de sonuçlara odaklanma konusunda ısrarcı olmak bize zaman, para ve imaj kaybettirmekten başka hiç bir işe yaramıyor.

    İyi bir hafta sonu dileklerimle.
    Çok selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen de böyle oluyor Cafer bey. İyi hafta sonları.

      Sil
  46. EKK nin yapisal reform takvimini daha sonra aciklayacagiz karari, Ercan amcamin her carsamba gunu onumuzdeki pazartesi diyete basliyorum demesiyle ayni sey benim icin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok hoş bir benzetme izninizle bunu tv de isim belirtmeden kullanacağım.

      Sil
    2. Isim belirterek de kullanabilirsiniz hocam :)

      Sil
  47. tüik verilerine güvenmiyorum. ülkenin her şeyi tel tel dökülürken neye dayanarak tüik verilerinin doğru olduğu düşünülüyor anlamıyorum. türklerin saflığı herhalde. ne büyüme verileri, ne enflasyon verileri gerçek hayatla uyuşuyor. dolayısıyla haftaya büyüme pozitif çıkabilir, padişahın ne istediğine bağlı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tüm hap almışlar şikayetçi fakat babalarına güvendikleri için şimdilik sessizler ama hapın etkisi bana göre yavaş yavaş geçiyor.

      Sil
  48. hocam bizim negatif ayrışmamızın sebebi siyasi belirsizlikler,rejim değişikliği,şangay gibi sebepler değil diye düşünüyorum.10 yıl süren sıfır fazi ve parasal genişleme döneminde diğer gelişmekte olan ülkeler dünyada dönen paradan 1 kullandıysa biz 2 kullandık.varlıkları yükümlülüklerini karşılamaya yetmeyen ülkeler arasında bildiğim kadarıyla ilk sıradayız.

    YanıtlaSil
  49. Mahfi Bey Merhaba;

    Şu aşamadan sonra ekonomimizin dönülmez yola girdiği görüşündeyim. O kadar ki muhalefet lideri olsam kazayla iktidara gelirim enkaz bana kalır diye seçimlere asılmam bile.

    Bu saatten sonra bizim döviz kurunu yüksek tutarak yabancı yatırımcıyı bir nevi rehin almamız daha doğru değil mi? Döviz bozdurma seferberliği yapıp döviz likiditesini arttırdıkça dövizi alan yabancı çıkıp gitmez mi? Döviz likiditesini dar tutarak çok ufak piyasa müdahaleleriyle kurları daha etkin düşüremez miyiz ?


    Saygılarımla
    Kemal

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ama tam tersi yapılarak yabancının gitmesi teşvik ediliyor.

      Sil
  50. bu ne perhiz bu ne lahana turşusu:*

    *Bkz. Avrasya tüneli geçiş ücretleri:
    Tünel geçiş ücreti otomobiller için 4 dolar + KDV,
    minibüsler için 6 dolar + KDV karşılığı Türk Lirası seviyesinde olacak.

    Hocam bu deyimi de örnekle birlikte tv de kullanabilirsiniz ;-)

    YanıtlaSil
  51. Ekonomiyi blogunuzu okuyarak takip ediyorum. Böyle faydalı bir blog kurduğunuz için teşekkür ederim. Benim sorum şu: EKK kararlarından birisi de KOSGEB ve Bankalar aracılığıyla KOBİ'lere sıfır faizle 50.000 TL'lik kredi sağlamak. Bu durumun ekonomiye katkısı sizce nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Hiç kuşkusuz ekonomiye canlandırıcı bir etki yapar. Buna karşılık enflasyonun % 7 - 8 olduğu bir ekonomide sıfır faizle krediyi vermenin mutlaka bir bedeli vardır ve o bedeli genellikle krediyi almayanlar öder.

      Sil
    2. Emekli olan benmi yoksa Hocam?

      Sil
  52. sayın hocam ,başkanlık sisteminde ekonomi kararlarınıda cumhurbaşkanımı verecek.konuyla ilgili bilginiz varmı.eger öyleyse işler dahada zorlaşırmı yoksa türk tipi başkanlık sistemini avrupa ve yabancı yatırımcılar olumlumu karşılar yoksa olumsuzmu sizce.birde sayın hocam,avrupa parlementosu ve avrupa konseyi arasında ne fark var.orda farklı ülkelermi karar veriyor.birinin verdigi kararı digeri degiştirebiliyormu.size cahilce gelebilir ama inanın merak ettim.bilginiz varsa ve cevap verirseniz sevinirim.selamlar ,iyi akşamşamlar.-şükrü sert-

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cumhurbaşkanı tek başına kararname çıkarma yetkisi elde ediyor. Tek kişiye bu kadar yetki verilmesi benim görüşüme göre doğru değil. Bu tür yetkiler sistemi diktatörlüğe götürüyor. Geçmişte iyiye gitmiş örnek yok ama kötüye gitmiş çok örnek var. ABD Başkanını örnek gösteriyorlar ama onun yetkisi bizdeki kadar değil. Hatta bizde şu andaki yetkiler bile ABD Başkanının yetkisinden çok daha fazla. Bizimki daha çok Rusya sistemine benziyor.

      Sil
    2. hocam rusyadan da beter. daha çok birinci meşrutiyetteki padişah yetkileri veriliyor bence!. durum vahimdir.

      Sil
    3. Hocam ABD'de başkanın kararname çıkarma yetkisi var mı?

      Sil
    4. "başkanlık sistemini avrupa ve yabancı yatırımcılar olumlu mu karşılar yoksa olumsuz mu" Bu naif sorunuza Ekonomist Korkut Boratav bir yazısında şöyle cevap vermiş:

      "Sözünü ettiğim güvenceler süregeldikçe, finans kapital açısından, siyasi iktidarın niteliği; demokrat veya faşist, laik veya şeriatçı olması önem taşımamaktadır."

      Yani; sıcak para ile paradan para kazanan büyük ölçekli küresel yatırımcılar için ülkenin diktatörlüğe gidip gitmemesi önemli değildir. O ülkede “mülkiyet hakkını güvenceye alan kurallar” uygulanıyor mu? Ülkeye sokulan sıcak para kazancıyla birlikte dışarı çıkartılacağı zaman bir engellemeyle karşılaşabilir mi? Bu ikisi olduğu sürece burunlarını tıkayarak yine gelirler.

      kaynak:
      Korkut Boratav: Finans sermayesi ve AKP: Bir gezinti
      http://www.birgun.net/haber-detay/finans-sermayesi-ve-akp-bir-gezinti-138849.html

      Sil
  53. Evet, kuru düşürmeye çalışmak çıkmayı düşünen yabancılara bir kıyak olarak gözükebilir. Ama kurun belirli bir seviyenin üstüne çıkmasının da sakıncaları var.

    - Firmalarımızın değeri düşüyor. Alım fırsatı kollayan yabancılar için fırsat oluşturuyoruz. Bu zamanlarda medyadan okuyoruz yabancıların satınalmalarını.

    - Yakın zamandaki dövizini bozdur kampanyaları olmasaydı, halkımız daha fazla dövize yönelebilirdi. Bu da kurları daha fazla yukarı çıkarabilirdi. Bu risk kaybolmuş değil.

    Bunu öngörmem mümkün değil, bir temennim de olabilir; bu vakte kadar çıkmamış yabancı yatırımcı bu saatten sonra çıkmaz diye düşünüyorum. Tabi çok büyük hatalar yapmaz isek.

    Neden çıkmaz;

    Borsada olan yabancının elindeki portföyü satması kolay olmasa gerek. O kadar yüksek miktarı hangi yerli alabilir?

    Aynı şey tahvile yatırım yapan yabancılar için geçerli olmalı.

    Alan başka bir yabancı olmadığı takdirde bu kadar büyük bir tutarı yerlilerin alması imkansız gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esas sorun vatandaşın sattığı dövizleri geri almaya başlamasıdır. Vatandaşı bu tür işlere sokmak doğru değil. Bunun sıkıntısını ileride hep birlikte yaşayacağız.

      Sil
  54. Hocam bankalar sendikasyon kredisi yoluyla borçlandığı paraları dolar olarak mı kredi veriyorlar liraya çevirip mi veriyorlar?

    YanıtlaSil
  55. Hocam MB'nin bankalara verdiği 110 milyar tlyi bir hafta mı veriyor yani her hafta 110 milyar tl mi veriyor yoksa bu stok kavram mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Stok kavram ama sonuçta bu maksimum bir hafta vadeli bir kaynak olduğu için aynı zamanda akım kavram da. Yani aslında bir anlamda döner bir stok.

      Sil
  56. hocam 250 milyar tl krediyi bankalar mı verecek devlet mi? Devlet kefil mi olacak bu kredilere ve bu 250 milyar tl bütçeye yük mü olacak yoksa teminatlar mı yük olacak?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hazine kefaleti altında bankalar verecek. Verilen kişi geri ödeyemezse bankalar Hazine ödeyecek. Yap işlet devret modelindeki gibi.

      Sil
  57. başkanlık referandumu hikayesiyle birlikte 2017 yılında doların 4-4.5 tl olması çok mümkün. kusursuz fırtına çok yaklaştı.

    YanıtlaSil
  58. Hocam amb varlik alim programini 80 milyardan 60 milyara cekince bir bakima money supply azalmiyor mu buda euroya deger kazandirmaz mi ayrica varliktan kasit bono tahvil hisse senedi gibi finansal enstrümanlar mi? Ilk 2 kitabinizi okudum cok guzeller bu arada elinize saglik hocam

    YanıtlaSil
  59. ekonomiden anlamamakla birlikte çok merak ettiğim bir konuyu sormak istiyorum hocacm bence benim dışımda merak edenlerde olabilir
    cumhurbaşkanı,akp çevreleri ,gazeteleri,twitter hesapları,yiğit bulut ve birçok kişi 15 temmuz sonrası darbe sürecinin devam ettiğini ve yeni darbenin ekonomik temellerde olacağını yazdılar ve sonuçta dolar üzerinde türkiye ekonomisine operasyon yapılıyor dediler ve halkı dolar bozdurmaya davet ettiler vs benim merak ettiğim bu dolar operasyonu nasıl yapılıyor kimler yapıyor hangi mekanizmalar ile yapıyorlar bunların ingiliz mahreçli fonlar olduğu söyleniyor forex piyasası üzerinden yapılıyor diyorlar türkiyeye bu ekonomik darbeyi kimler yapıyor olabilir hani yapıp yapmadıklarını bilemiyorum ama eğer yapsa idiler hangi mekanizmaları kullanırlardı BORSA,forex piyasası,S&P FİTCH moodys kredi derecelendirme kuruluşları dünya bankası büyüme oranı beklenntisini düşürmüş toparlarsak bu operasyon ya da askeri darbe girişiminin ekonomik-finansal darbe girişimini kimler yapabilir hiç böyle bir şey gerçeklik olmasa bile türkiyeye veya rte na ekonomik-finansal darbeyi yapmak isteselerdi kimler yapmak isterdi ve mekanizmaları ne olurdu doların değer kazanmasını bunlar mı sağlıyorlar sizin bir yazınızda okumuştum borsa ile dolar ters yönlü hareket eder diye şimdi bu fonlar kimlerdir borsada iseler dolar arttığında (ayrıca hocam borsada yabancılar tl ile yatırım yapıyorlar sanıyorum yani ülkelerinden dolarla geliyorlar bozdurup tl yapıyorlar sonra borsada hisselere yatırım yapıyorlar değil mi? bilmediğimden soruyorum)borsadan çıkma eğilimleri olmaması gerekir peki ama doları yükselten borsadakiler değilse kimler ve nasıl ve hangi mekanizmaile yükseltiyorlar son günlerde pek te anlamadan okuduğum forex piyasası üzerinden mi bu yapılıyor bu piyasa hakkında da gelecekte yazılarınız olursa aydınlanmış oluruz inanın bu ekonomik-finansal darbe sözünü çok öncelerden beri söylendiğinden ve şimdide b una benzer bir durumla karşılaştığımızı düşündüğümden soru işaretlerine yanıt arıyorum,sizi takip ediyorum yazılarınızı anlamaya çalışıyorum sonuçta bir bilim insanısınız yazdıklarınızda ekonomi bilimi ama gerçekten halkın anlayacağı şekilde yazdığınızı söylemek isterim soruma veya sorularıma bilim insanı kimliğinizle aydınlatıcı yanıt vereceğinizi bildiğimden açıkça sordum sorularımı sonuçta ortalıkta gezen bir düşünce var rte nı düşürmek istiyorlar ve bunu askeri darbeyle yapamadılar ekonomik darbeyle yaparak ülkeyi zor duruma düşürerek erdoğanın gidişini ekonomik kriz üzerinden kurguluyorlar ...SORUYU RTE den bağımsız düşünürsek model ülkemiz yine türkiye olsun ve bazı güçler bunun başındaki kişiyi çıkarlarına ters düştüğü için görevinden düşürmek istiyor olsunlar türkiyenin ekonomik yapısını gayet iyi tanıyan bir bilim insanı olarak bu ülkenin başındaki kişiyi düşürmek isteyen, bu kişiyi sevmeyen dünya gücü ya da güçleri olarak türkiyeye ekonomik temelli operasyonun nereden yapardılar dolar üzerinden yapsalar hangi mekanizmaları kullanırdılar uzun oldu sanıyorum tekrara düştüysemde özür diliyorum ama bu konunun açıklığa kavuşması gerekir diye düşünüyorum,belkide siz hiç böyle bir durum yok türkiyenin yapısal durumundan kaynaklı diyebilirsiniz ama mesele şu türkiye gibi bir ekonomisi olan bir ülkeye finansal-ekonomik operasyon hangi mekanizmalar aracılığıyla yapılabilir böyle birşey yapılabilir mi? çok teşekkür ediyorum sağlıcakla kalın

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hay maşahallah... Türkçeyi katlederek noktaya virgüle dokunmadan yazılan bir yazıdan kim ne anlayacak da ne cevap yazacak?

      Sil
  60. Hocam kefen parası bildigimiz rezervlerimizi kullanmadan yaklaşık 200.000 milyar dolar dış finansman ihtiyacını karşılamanın kısa vadede en etkili yolu nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Susmak, sakin durmak ve riskleri düşürmek, mümkünse komşularla kavgayı bitirmek.

      Sil
  61. Ekonomik istikrarin ulkemizde kalici olmasi icin baskanlik sisteminin faydali olacagini belirten cok ekonomist var. Kamuoyunda neredyse tum ekonomistler fikir birligi etmiscesine bu goruste Ekonomik istikrarin ve Yapisal reformlarin yapilmasi icin baskanlik sart mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hangi ekonomistler onlar bilmiyorum. Ayrıca son 2 yıldır uygulanan sistemin başkanlıktan bir farkı var mıydı onu da bilmiyorum.

      Sil
    2. "Hangi ekonomistler onlar bilmiyorum."

      Lütfen beni yanlış anlamayınız, size çamur atmak niyetlisi değilim.

      Hakikaten, o ekonomistlerin kim olduklarını bilmiyor musunuz?

      Yoksa, o ekonomistlerin arasında tanıdıklarınız olduğunu bilmenizden ötürü, tatsızlık çıkmasın diye "...bilmiyorum" yazıp geçiştiriyor musunuz?

      Sizden isim istemiyorum Mahfi bey. Sadece "...bilmiyorum" cevabınızı verirken samimi olup olmadığınızı öğrenmek istedim.

      Başka maksadım yoktur.

      Saygılarımla...

      Sil
    3. Bilmeyin zaten hepsi cahil. Siz bosverin kafanizi takmayin boyle seylere.

      Sil
    4. yabanci ekonomistler bilim adamlari entellektueller aydinlar sanatcilar feministler hemen hepsi baskanlik sisteminin Turkiyeye siyasetinden ekonomisine sanatindan tarimina kadar baskanlik sisteminin ivme istikrar kazandiracagi gorusundeler. Bu konuda buyuk bir kamuoyu olusmus durumda bu kamuoyunun baskanlik rejimini istemesinden haberdar olmamaniz saskinlik verici.
      Turkie bence gipta ile bakilabilecek konum yakalayacak baskanlik sistemi ve yeni anayasa ile boylelikle 2023de 23bin lira olan kisibasina gelir hedefini yakalayacagiz.Istikrar kalici olacak

      Sil
    5. O yabancı ekonomistler, bilim adamları, entelektüeller, aydınlar, sanatçılar, feministler kimmiş birisinin adını verin ve bu konuda yazdığı yazının linkini verin de öğrenelim.

      Sil
    6. adsız 22.13 bu saçmalıkları yazman için kaç para verdiler sana doğru söyle.heryerde varsınız zaten bi burada eksiktiniz tam oldu şimdi.

      Sil
    7. daha şimdiden her ay patlayan bombalarla müthiş bir istikrar yakaladık çok şükür. 2023 de afganistan falan oluruz artık. ülkeyi bir zamanlar ispanyayla, yunanistanla falan karşılaştırırdık. şimdi afganistan, pakistanla falan kıyaslıyoruz. tam bir çöküş.

      Sil
    8. Adsiz 02:25, Turkiye batiyor olsa, niye adamlar kendini patlatsinlar, beklesinler kendiliginden batacak zaten. Aksini soyleseniz anlayacagim da, zaten batmak uzere olan bir ulkeyi daha da batirmak icin kendini feda eden bir tane adam bulamazsiniz. Bugun ayrica Yunanistan'la karsilastirmiyoruz, cunku Yunanistan iflas etmis bir ulke, neyiyle karsilastiracagiz.

      Sil
  62. Batinin yillardir ozlemini duydugu buyume oranimizin ve istikrarimizin dusme nedeni sizce nedir.
    Bu durum baskanlik rejimi tartismalarinin bir referandumla sona erip esenlige kavusmasiyla son bulur mu Tekrar o eski istikrarli buyume oranlarimizin tavan yaptigi doneme girecegimize inaniyorum Baskanlik sistemi ile

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. başkanlık sistemiyle ileri giden tek ülke abd dir. ayrıca abd kurulduğundan beri başkanlık modeliyle yönetilmektedir. ve abd ayrı ayrı kolonilerin bir araya gelmesiyle yani farklı devletçiklerin bir araya gelip devlet oluşturmasıyla kurulmuş ve bu yüzden de başkanlık modeli onlar için uygundur. buna karşın biz tam tersine birçok devletin bizden ayrılmasıyla kurulmuş bir üniter devletiz. hem sosyolojik açıdan hem siyasal açıdan hem iktisadi açıdan hukuk ve güvenlik mekanizmaları bakımından üniter devlet temelleri üzerine inşa edilmiş bir ülkeyiz. başkanlık konusunu halk açmadı barolar açmadı üniversiteler açmadı TBMM açmadı peki kim açtı?. küresel güç merkezleri ve içimizdeki belli olan uzantıları bu konuyu ellerinde tuttukları medya kanalıyla gündeme getirip sürekli seslendirdiler. resmen ülkenin kendi iradesinin dışında başka bir irade bunu ön plana çıkardı ve nakış nakış işledi. neden 15 yıl önce değil de şimdi?. cevabı basit= çünkü önce türkiye yavaş yavaş ortadoğuya entegre edilecek dönüştürülecek ve bop kapsamında entegre olduğu ortadoğuya uygun bir tek adam rejimine dönüştürülecekti. önce cumhuriyetin kökü kazılmalı ve adından başka hiçbir değeri bırakılmamalıydı. bunu yaptılar sıra adını da değiştirerek resmen kaldırmak ve tarihe gömmektir. dünyada özellikle de bizim gibi eğitim ortalamasının 3 yıl olduğu bir toplumda başkanlık denilen rejimin hızla diktaya ve aile hanedanlığına dönüşeceğini bilmek için siyasal uzman olmaya gerek yoktur. bu konuda dünyada çok örnek vardır. mısır,tunus, Libya,ırak,pakistan,arabistan Honduras brunei vb giibi!. bugün dünyanın en refah ülkelerinin çok büyük kısmı parlamenter rejimle ve demokrasi ile yönetilen ülkelerdir. başkanlıkla ekonomik siyasal hukuksal istikrar olsaydı az önce saydığım ülkelerde olurdu. ayrıca asla başkanlık denen sözde sistemle türkiyemiz ilerleyemeyecek bilakis daha da geriye gidecektir. 14 yılda eğitim sistemimizi 20 yıl geri götürenler, ekonomimizi hiçbir değer üretmeyip ve üretenleri özelleştirme adı altında yabancılara satanlar, 14 yılda toplam borç stokumuzu 5 katına çıkartanlar, hukuk ve adalet sistemini köreltenler ve sürekli kandırıldığını ilan edenler mi başkanlıkla bunları yeniden düzelteceklerdir!. bozanlar asla yapamazlar. başkanlık demek üniter yapının parçalanması demek, federatif yapılaşma demek bölünme demektir. üstelik istenilen başkanlık abd tarzı değildir. abd tipi başkanlıkta güçlü bir fren mekanizması vardır. bu da malum çevrelerin asla isteyemeyeceği bir modeldir. istenilen türk tipi başkanlık yani padişahlıktır. post modern bir padişahlığı bize sözde cumhurbaşkanlığı - başkanlık adları altında servis ediliyor. bunu daha önce Özallı dönemde de önümüze getirmişler ancak cumhuriyetin kurumları o dönem güçlü ve dirençli olduğundan hemen askıya almak zorunda kalmışlardı. şimdi artık o kurumlar öldürüldüğü ve komaya sokulduğu için istedikleri kadar gündemde tutabiliyorlar!. daha düne kadar birileri bizlere sürekli başarı hikayeleri anlatıyorlardı. madem bir başarı varsa ve bu başarı parlamenter rejimle sağlanmışsa neden amerikayı yeniden keşfeder gibi başkanlık rejiminden ve yeni sisteme geçişten sürekli dem vuruluyor. o halde ya asla bir başarı yok ya da birileri bunu istiyor ve buna bağlı olarak başkanlık dayatılıyor bu ülkeye!. ayrıca sistem değiştirmek öyle ben dedim ben yaptımla olacak bir iş değildir. öncelikle o sisteme uygun bir sosyolojik ve hukuksal ve eğitimsel alt yapıların kurulması ve adım adım geçiş dönemlerinin olması elzemdir. aksi halde 24 ocak kararları nasıl aniden liberalleşmeyi getirerek ekonomimizi tamamen dışa bağımlı hale getirip zayıflattıysa aynı durumu sözde başkanlığı ani geçişle hemen her alanda yüksek dozda yaşayabiliriz. ayrıca o sözde ekonomistlerin çok değil daha 3 yıl öncesinde ekonomimizi yerlere göklere sığdıramadığını da çok iyi biliyoruz.

      Sil
    2. Batının özlemini duyduğu büyüme bizim büyümemiz değil Çin ve Hindistan'ın büyümesi.

      Sil
  63. Hocam farklı döviz burolarinda neden farklı dolar fiyatları sözkonusu?

    YanıtlaSil
  64. Hocam Uğur Gürses dünkü yazısında 250 milyuar tl'ye kadar kefalet kredileri öyle oluk oluk akıtmaz çünkü bankalar o kadar krediyi bulamaz bilançoları sınırlı diye yazmış.
    Evet mevduat bu düşük faiz ortamında artmaz bankalar da şu ortamda dışarıdan borçlanmazlar. Krediler öyle pek canlanamayacak gibi duruyor ama yine de sınırlı etki yapabilir gibi duruyor.
    Bir de krediyi alan şirket borcunu ödeyemediğinde bunu devlet ödeyince, devlet bunu geri alıyor mu ileride o şirketten?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru yazmış. Bu ne olur biliyor musunuz? Yeni kredi olmaz. Millet Hazine garantisinden yararlanmak için eski kredileri kapatıp yeniden bu şemsiye altında alır.
      Krediyi alan şirket niye borcunu geri ödeyemez. Batar da ondan. O zaman devlet bunu kimden geri alacak.

      Sil
  65. Hocam; hazine kefaletinin özel sektör borçlanma araçlarına da teşmil edilmesi ve böyle bir büyüme modeline geçilmesi nasıl olur sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Facia olur. Özel sektör alır parayı ödemez. Devlet öder, sonra da döner sizden benden ek vergi alıp açığını kapatır.

      Sil
    2. Senelerce aldiginiz maasin ozel sektorun vergileriyle karsilandigini biliyor muydunuz? Ozel sektor odemezmis.

      Sil
    3. Pardon hangi vergiden söz ediyorsunuz? Benim aylığımdan kesilen gelir vergisi mi? Alış verişte ödediğim KDV ve ÖTV mi? Yoksa evimden dolayı ödediğim emlak vergisi mi? Ya da arabam nedeniyle ödediğim motorlu taşıtlar vergisi mi? Hangi vergi sizin sözünü ettiğiniz benim maaşımın ödendiği vergi?

      Sil
    4. yok canım akıllıya bak özel sektör kralmışmış... yok öyle yağma parayı kim aldıysa o öder kardeş. sen aldıysan niye biz ödeyecez sen öde ... akıllıya bak özel sektör veriyormuş... ben borç alayım sen öde o zaman, birde kendini haklı görmesi yok mu adamı çıldırtır.

      Sil
    5. Devlet memurlarinin maaslari butceden karsilanir. Butceye de gelir buyuk oranda vatandasin odedigi vergilerden gelir. Devlet memurunun gelirinden odedigi her vergi, aslinda butceye bir taraftan girer, bir taraftan cikar. Ozel sektorun odedigi vergi ise butceye sadece girer, gider tarafinda ozel sektor bulunmaz.

      Ozel sektore de her ayin 15'inde calissa da, calismasa da, becerse de, beceremese de, calisacagina politika ile ugrassa da ugrasmasa da, ustleriyle didisse de didismese de maasi yatmaz, calisirsa/becerirse kazanir, calismazsa ac kalir. Ozel sektor odemese, devlet memuruna verecek para bulamaz, memuru de KDV, OTV veremez. Neyse bu vesile ile bu gercekleri de ogrenmis olsunuz iyi oldu.

      Sil
  66. hazine kefaletinin özel sektör borçlanma araçlarına da teşmil edilmesi demek özel sektör borçlanma araçlarının yükünü de halkın sırtına bindirilmesi demektir.halkın o kadar geniş sırtı yok maalesef...

    YanıtlaSil
  67. Hocam ihracat yapan firmalar elde ettiği doları liraya mı çeviriyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir bölümünü çeviriyor ve onunla TL ödemelerini yapıyor. Bir bölümünü de dolar tutuyor onunla da dış ödemelerini yapıyor. Hatta bir bölümünü de dışarıda tutup ödemelerini oradan yapıyor.

      Sil
  68. hocam, 250 milyar tl hazine kefaletiyle verileceği söylenen kaynaklar hem iç piyasada hem dış dünyada yavaşlama başlamışken nasıl yeni tasarruflara dönüştürülebilecek de tekrar bankacılık sistemine dönecek ve oradan da yeniden hazineye geri gelecek peki?. yani bu düşüncenin pratikleşebilmesi için en azından dış pazarların canlı olması ya da iç pazarımızın çok canlı olması gerekir diye düşünüyorum. sanki 250 milyar tl reel ekonomiye gitmez de daha çok borsa bono tahvil piyasalarına finansal yatırım olarak gidip kar realizasyonlarına dayalı olarak belki bankalara ve hazineye dönebilir zira reel piyasalarda yatırım yoluyla yeni tasarruf yaratma kapasiteleri düşmüş durumdadır hocam. ne dersiniz?. saygılar...

    YanıtlaSil
  69. Hocam daha radikal EKK kararları çıkması gerektiğine katılır mısınız?

    -2023 hedeflerinin gerçekleştirilmesi için hicri takvime geçilecek ve 585 yıllık ek süre kazanılacak.
    -G8’de yer alma hedefleri korunacak. Türkiye zenginleşemez ise zengin ülkelerin fakirleşmesi sağlanarak bir şekilde o listeye girilecek.
    -Vergi sisteminde revizyona gidilecek. ÖTV’den KDV alma uygulamasına aynen devam edilirken, KDV'den de ÖTV alınması için gereken düzenlemeler yapılacak.
    -Kişi başına düşen milli gelir hedefi 25.000 $'dan 25.000 TL’ye revize edilecek.

    YanıtlaSil
  70. Merhaba Hocam,
    Bir sorum olacak;
    Faizler her zaman aynı oranda mı artar?
    Yani vatandaşın bankadaki mevduatına verilen faizin artması veya azalması, yatırım yapmak için bankadan kredi alan kişinin ödeyeceği faizin de artması veya azalması anlamına mı gelir?
    Teşekkürler,
    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı oranda artmaz. Her banka kendi kaynak maliyetine ve kaynak ihtiyacına göre farklı artırır veya azaltır.

      Sil
  71. MAHFİ BEY SORULARIM SİZE ULAŞTI MI?

    Sorularımı tamamıyla ekonomi bilimi ve tarihi doğrultusunda soruyorum. Hükümet taraftarlığı/karşıtlığı üzerinden değil.

    SORU 1:

    Dünyada her ülkenin kendi para birimi vardır. Bazıları başka ülkelerin birimine endekslidir (örneğin Porto Riko, US DOLLAR kullanır. AB üyelerinin çoğu EURO kullanır.) ama geneli kendi para birimini kullanır.

    Her ülke birbiriyle ticaret yaparken, karşılıklı olarak kendi para birimini kullansa olmaz mı? Tarihte de böyle değil miydi?

    Türkiye ABD'den mal ve hizmet alırken DOLAR ile ödesin,
    ABD Türkiye'den mal ve hizmet alırken TÜRK LİRASI ile ödesin:
    Mümkün mü?

    Türkiye Rusya'dan mal ve hizmet alırken RUBLE ile ödesin,
    Rusya Türkiye'den mal ve hizmet alırken TÜRK LİRASI ile ödesin:
    Mümkün mü?

    Almanya İngiltere'den mal ve hizmet alırken POUND STERLING ile ödesin,
    İngiltere Almanya'dan mal ve hizmet alırken MARK ile ödesin:
    Mümkün mü?

    Brezilya Moğolistan'dan mal ve hizmet alırken TÖGRÖG (Tugrik) ile ödesin,
    Moğolistan Brezilya'dan mal ve hizmet alırken BREZİLYA REAL'i ile ödesin:
    Mümkün mü?

    Fransa İtalya'dan mal ve hizmet alırken LIRA ITALIANA ile ödesin,
    İtalya Fransa'dan mal ve hizmet alırken FRENCH FRANC ile ödesin:
    Mümkün mü?

    Nijerya Çin'den mal ve hizmet alırken RENMINBI ile ödesin,
    Çin Nijerya'dan mal ve hizmet alırken NAIRA ile ödesin,
    Mümkün mü?

    Çeşitlendirebilirsiniz.

    Peki, yukarıda hep ikili ticaret örnekleri yazdım. 3'lü, 4'lü, 5'li, çoklu ticarette hangi para birimi kullanılacak?

    ABD, Brezilya ve Nijerya bir köprü yapımı projesi için biraraya gelmiş olsun. Ve köprü inşaatı sırasında kullanacakları malzemeleri Çin'den, Kanada'dan ve Arjantin'den tedarik etmeye karar verdiler diyelim. Oluşan bu çoklu ticarette hangi para birimi kullanılacak?

    SORU 2:

    "Rezerv para" denen şeyi, kavramı, mekanizmayı doğuran bir süreç var galiba tarihte. Eğer böyle bir süreç varsa, bundan kısaca bahseder misiniz?

    Merkez Bankalarının doğumunun gerekçeleri de var mı? Kısaca bahseder misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. http://www.mahfiegilmez.com/2016/08/turkiye-ile-rusya-arasnda-ruble-ve-tl.html

      Sil
  72. Bir ulkenin gizli acik para bastigini piyasaya merkez bankasi araciligiyla para surdugunu nasil anlariz

    Boylesi bir durumda M0 M1 M2 M3 vs hangisinde direk bir ziplama olur. Hangi M egrisi al iste bu ulke matbaada para basmis su su tarihlerde de egriden anlasildigi uzere piyasaya surmus dedittirir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merkez Bankası bilançosuna bakın. Orada emisyon diye bir kalem var. O kalem artıyorsa piyasaya yeni para sürülüyor demektir.
      Bu dediklerinizin hepsi artar ancak M2 ve M3 de emisyonun payı az olduğu için çok dikkat çekmez o nedenle M1 e bakın.

      Sil
  73. Hocam para talebi artınca para arzı niye artırmaz?

    YanıtlaSil
  74. Hocam sizce FED faizi arttırdıktan sonra ne şekilde mesaj verir geleceğe dönük olarak?

    YanıtlaSil
  75. Hocam ülkemizde ve dünyanın genelinde dış ticaret şirketlerinin büyük çoğunluğu hem ihracat hem ithalat mı yapıyor. Yoksa çoğunluğu sadece ihracat veya sadece ithalat yapan firmalar mı oluşturuyor?
    Bir arkadaşım çoğunluğu her ikisini de birden yapıyor dedi bana mantıksız geldi çünkü tl değer kaybettiğinde ihracatçının işine geliyor ithalatçının işine gelmiyor. Bu şirketler her ikisini de birden yapsa tldeki değişmeler bu firmayı etkilemez bir taraftan bir taraftan kaybeder.
    Bunun gerçeği nedir hocam, teşekkürler.

    YanıtlaSil
  76. merhaba hocam, sizin için sıradan ama gerçekten teşekkürler...
    soru 1: dolar düşmeyecek gibi görünüyor, enflasyon ise yükselecek. bu reel ücretlerin düşüşü anlamına gelmiyor mu?
    Soru 2: reel olarak yoksullaşmamak için üç-beş kuruş birikimimizi dolar da tutmak rasyonel görünüyor gibi... yanlış mı düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  77. hocam ilginç bir yazıya denk geldim sizlerle de paylaşmak istedim.

    https://teyit.org/dunyadan-ornekler-hizla-kuresellesen-yalan-haber-sorunu/

    Sosyal medya gittikçe yalan ve sanal saldırının merkez odağı olmuş. Yukardaki linkte ülkeler bazında son yalan paylaşımlar irdelenmiş. İncelemede Türkiye yok. Sosyal medya kullanmadığım için bizim tarafta ne gibi yalan ve saldırılar dönüyor bilmiyorum. Ancak haber sitelerine yansıyan kadarını okuyorum. O bile sosyal medyanın (tiwetter facebook instagram vs..) nasıl kara propaganda ve saldırı-hakaret aracı olarak kullanıldığını anlamaya yetiyor.

    Siz bu konuda bir sosyal inceleme yazısı yazar mısınız?
    Özellikle sizin sosyal medya deneyimlerinizden biz de bu blog aracılığı ile sosyal medyayı nasıl kullanıyoruzu ve etkilerini tartışma imkanı bulurduk.

    Saygılar hocam.

    YanıtlaSil
  78. Hadi size bir iyilik yapayım muhtemelen haberiniz yoktur. Artık çalışmanıza gerek yok. Siteniz de müsait bir yere alacağınız bir reklam ile her ay googledan tahmini olarak 3 bin dolar kazanabilirsiniz. Artık NTV'de her sabah işe gitmek yok emekliliğinizin tadını çıkarabilirsiniz, blogunuza daha fazla vakit ayırarak. Sitenizin toplam değeri de 30 bin dolar civarı. Oturduğunuz yerden para kazanacaksınız Mahfi Bey tebrik ederim. http://www.worthofweb.com/website-value/http:/www.mahfiegilmez.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beni düşündüğünüz için teşekkür ederim. Bunları biliyorum ama yine de sağolun.

      Sil
    2. Bence siz Mahfi Hocanın yaşam mottosunu pek anlayamamışsınız.

      Sil
  79. Dolar bozdurma kampanyasi yerine ithal urun almamak uzerine bir kampanya yapılsa daha etkili olmaz mi hocam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ürettiğimiz malların ortalama olarak % 65'i ithal girdilerle üretilirken bu kampanya nasıl sonuç verir bilmiyorum. Bence az konuşma kampanyası açsak çok daha etkili olur.

      Sil
  80. rusyada putinin kanun hükmünde k. çıkarma yetkisi var mı hocam...

    YanıtlaSil
  81. İhracati arttıracağız diyerek çıkarılan dahilde işleme belgesi ihracat için yerli ara madde kullanmayı dezavantajlı duruma getiriyor. Aynı teşviği yerli ara maddelere de vermek gibi aksiyonlar almak gerektiğini dusunuyorum. Hocam bu da bir yapısal reform diyebilir miyiz?

    YanıtlaSil
  82. Az konuşma kampanyası tutar:)

    YanıtlaSil
  83. Hocam kafama çöm takılan bir soru soracağım cevaplarsanız çok sevinirim. GSYH ve kişi başına düşen geliri hesaplama yöntemimiz değişmiş ve Yeni rakamlar öncekine göre oldukça yüksek çıkmış. Bu haberi okuduktan sonra bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmamak için internette araştırma yaptım; yani bu revizyon olması gereken normal bişey mi yoksa bize özel zihni sihir şekilde zenginleşme(!) yöntemi mi diye. Daha önce yanılmıyorsam 1997 ve 2007 yıllarında da 2 kere değişiklik yapmışız onlarda da sonuç bugün ki sonuçlara benzer çıkmış. Bu konuda bizi aydınlatırsanız çok sevinirim. Yani bu dünyada yapılan olması gereken bir revizyon mu,diğer ülkeler böyle revizyon yapıyor mu? Sonuç olarak gerçek değer hangisi? Bizim kişi başına düşen gelirimiz 9 bin mi yoksa bir günde 11 bin mi oldu?
    Çok teşekkür ederim hocam iyi ki varsınız.

    YanıtlaSil
  84. Hocam yazılarınız ilgiyle takip ediyor, keşke dümenin başında siz olsaydınız diye hayıflanıyorum her zaman. Benim basit bir cahil sorusu olacak, sadece meraktan, olması zaten ütopik ve imkansız olan birşey. Bütün dünyada tek bir para birimi olsa ne olurdu, bu şu anki rezerv para dolarda olabilir veya başka bir para? Dolar olsa ne olurdu? Başka para olsa ne olurd? Ufkumuzu açaçak kısacık bir cevapla birkaç nedenini söyleyebilir misiniz? Değerli cevabınız için şimdideden teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  85. Helal olsun valla kişi başı milli gelir 11 bin dolar olmuş. 1,8 küçüldüğümüz gün orta gelir tuzağını aştık. İnsan gerçekten şaşırıyor!

    YanıtlaSil
  86. hocam tasarruf oranlarımız almanya ile aynıymış meğer TÜİK başkanı açıkladı. senelerdir yanlış hesaplamışlar. Eurostat denetlememiş yeni hesaplama yöntemlerini ama gerek yokmuş.

    veriler için ise kriz olan 2009 baz alınacakmış.

    açık konuşalım hocam TÜİK verileri için güvenilir deme şansımız halen var mı?

    YanıtlaSil
  87. 1-tansiyonu yuksek konusmalar ve fazla konusmalardan uzak durmak
    2-yapısal reformlar
    3-ithalatı TANAP projesı gibi aza indirecek girişimler
    4-avrupa birliğine sangay yerine yönelmek politik davranmak

    bunları uygulayalım dolar 3 altı istihdam artmaz,kriz kalmaz benim özetle anladıgım

    YanıtlaSil
  88. http://im.haberturk.com/2016/12/12/ver1481525744/1335326_8b447656bae68a50ef35a9c6b74eebc4.jpg
    Hocam buradaki mevduat nasıl 18 milyar dolar oluyor? Hisse senedi ve dibs'in stokunu vermiş onlar doğru ama mevduatlar da şuan 175 milyar dolar civarında ama 18 milyar dolar göstermiş acaba bu farklı birşey mi?

    YanıtlaSil
  89. Hocam merhaba. Türkiye'de bankacılık sektörünün kredi,mevduat,özkaynak,toplam aktifler gibi en güncel rakamlarını paylaşırmısınız hocam eğer elinizde varsa? Bu rakamlara birçok farklı siteden baktım farklı rakamlar çıkıyor. Atıyırum tl cinsinden verilen krediler tcmb'de 800 milyar bddk'da 1100 civarı çıkıyor iyicene kafam karıştı. Bunların en günceli hangisi?

    YanıtlaSil
  90. Hocam merhaba,2 sorum olacak, 1.si; kişi başı düşen milli gelirde 2000 dolarlık artış olup gdp de yüzde 1.8 lik daralma olmasını anlayamadım. Büyüme formülünü değiştiremiyormuyuz? 2.si; Biz kimi kandırıyoruz?

    YanıtlaSil
  91. Hocam,
    Diyelim ki Ruslar bize doğalgaz sattı biz de TL ile ödedik. Sonra Ruslar geldi bizden mal alacak ve TL ile ödeyecek. Ama bizim Ruslara 100 TL lik mal üretebilmemiz için 65 TL lik rezerv döviz bulmamız lazım.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...