2 Ocak 2017 Pazartesi

2016'dan 2017 İçin Çıkarılacak Dersler

TL Negatif Ayrıştı
2016 yılı Doların diğer paralara karşı değer kazandığı bir yıl oldu. Yıla 98,5 değeriyle başlayan USD Endeksi yaklaşık yüzde 3,96 oranında değer kazanarak yılı 102,4 düzeyinde tamamladı. ABD’nin en fazla ticarette bulunduğu 26 ülkenin para birimlerine karşı oluşturulmuş Ticaret Ağırlıklı Dolar Endeksine bakacak olursak 2015 sonunda 122,6 düzeyinde olan bu endeksin 2016 sonunda 126,8 olduğunu görüyoruz. Bu endekse göre 2016 yılında Doların değer kazanımı da yüzde 3,5 olmuş görünüyor.  

Gelişmekte olan ülke paralarının bir bölümü 2016 yılında Dolara karşı değer kazanırken daha büyük bir bölümü değer kaybetti. Türk Lirasının Dolara karşı durumunu, Türkiye’nin de aralarında yer aldığı kırılgan beşli ülkelerinin para birimlerinin Dolara karşı durumlarıyla karşılaştıralım (Kaynak: https://www.bloomberg.com/markets/currencies):

1 USD =  
2015 Yıl Sonu
2016 Yıl Sonu
USD’ye Karşı Fark (%)
Brezilya Reali
3,9443
3,2552
17,5
G. Afrika Randı
15,2288
13,7401
9,8
Endonezya Rupiahı
13,632
13,473
1,2
Hindistan Rupisi
66,2100
67,9238
-2,6
Türk Lirası
2,9172
3,5235
-20,8
TL Hariç Ortalama
6,5

Tablo bize Brezilya Reali, Güney Afrika Randı ve Endonezya Rupiahının 2016 yılında Dolara karşı değer kazandığını, Hindistan Rupisi ve TL’nin ise değer kaybettiğini gösteriyor. TL hariç tutularak baktığımızda; ortalama olarak bu paraların Dolara karşı yüzde 6,5 değer kazandıkları, buna karşılık TL’nin yüzde 20,8 değer kaybı yaşadığını görüyoruz. Yani TL, en kırılgan ekonomiler olarak adlandırılan grubun içinde bile ciddi bir negatif ayrışma yaşamış bulunuyor.  

Bu görünüme bakarak TL’nin Dolara karşı yaşadığı değer kaybının ağırlıklı olarak içeride yaşanan siyasal olaylar, terör, para politikası hataları yüzünden ortaya çıktığını söylemek yanlış olmaz. TL’nin benzer bir değer kaybını, Dolara karşı değer kaybeden, Euro karşısında da yaşamış olması bu tezimizin haklılığını gösteriyor.

Merkez Bankası’nın Faiz Artırımı Bir İşe Yaradı mı?
Bu durumda ülke yönetiminin alması gereken önlemler var kuşkusuz ama bunların hepsi ekonomiyle ilgili önlemler değil. Siyasal tercihlerin baştan aşağıya gözden geçirilmesi gerekiyor mesela. Bazı ısrarlardan vazgeçilmesi, siyasal tansiyonun düşürülmesi, topluma barış mesajlarının verilmesi, bazı tarafların kayırıldığı, desteklendiği gibi izlenimlerin hızla silinmesi gerekiyor. Bunlar ekonomi yönetiminin yapacağı işler değil. Buna karşılık ekonomi yönetiminin yapması gereken şeyler de var. Mesela para politikasının en etkin aracı olan faiz konusunda verilen ekonomi dışı mesajlar hem bu aracın etkin olarak kullanılmasına engel oluyor hem de zaten paramparça olmuş toplumu daha da bölmekten başka bir şeye yaramıyor.

Merkez Bankası, TL’nin değer kaybının hızlandığı bir aşamada (24 Kasım günü) haftalık borç verme faizini (politika faizini) yüzde 7,50’den 8,00’e, gecelik borç verme faizini de 8,25’den 8,50’ye yükseltti. Bu artırma doğru bir karardı.

Faiz artışının etkisini aşağıdaki grafiklerden gözlemleyelim: 


Üstteki grafikte açık mavi çizgi Merkez Bankasının gecelik, koyu mavi çizgi haftalık borç verme faizini, lacivert çizgi ise bu ikisinin ağırlıklı ortalamasına denk gelen ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini gösteriyor. Merkez Bankası’nın faizleri artırmasıyla birlikte (gri kırıklı çizginin sağ tarafı) piyasa faizini temsil eden kırmızı çizgiyle gösterilen gösterge faizin aşağıya doğru eğildiği net bir biçimde görülebiliyor. 

Benzer bir durum alttaki grafikte de yer alıyor. Merkez Bankası’nın faizleri artırmasıyla birlikte (gri kırıklı çizginin sağ tarafı) gösterge faizle (kırmızı çizgi) birlikte USD kuru da (yeşil çizgi) aşağıya doğru eğilmeye başlıyor. Özetle söylemek gerekirse Merkez Bankası’nın yaptığı faiz artırımı gerek piyasa faizini gerekse de kurları aşağı yönlü etkilemiş bulunuyor.

Kıssadan Hisse
Faiz artırımının belirli bir yarar sağladığını yukarıda grafiklerle ortaya koyduk. Bununla birlikte bu yarar geçici bir yarardır. Faiz artırımı, ameliyat gerektiren bir hastalığı geçici olarak kontrol altına almayı sağlayacak bir ilaç vermeye benzer. Asıl hastalığı gidermeyi sağlayacak olan ameliyatın zaman içinde yapılması gerekir. Türkiye ekonomisi açısından faiz artırımı ilaç ise yapısal reformlar ameliyattır. Ne var ki Türkiye, her defasında ameliyattan vazgeçen bir hastaya benziyor ve yapısal reformlara girişmiyor.

Türkiye ekonomisini düzlüğe çıkartabilmek için siyasetle ilgili bütün konuların gündemden çıkarılması ve hemen ardından ekonomide, eğitimde, hukuk alanında gerçek anlamda yapısal reformlara zaman geçirmeden başlanması gerekiyor. Bu adımlar atılmadan yapılacak hiçbir şey uzun süreli sonuç vermeyecektir. 

264 yorum:

  1. Hocam iyi seneler..
    ne güzel özetlediniz,elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, size de iyi yıllar.

      Sil
  2. Sayın hocam paramparça yazılması gerekir ama bilerek mi param parça diye ayrıca yazdınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben ayrı yazılıyor sanıyordum, sözlüğe baktım siz haklısınız bitişik yazılması gerekiyormuş, düzelttim, teşekkür ederim.

      Sil
    2. kardeşim siz bunun derdindemisiniz.sayın hoca bilgi verip aydınlatmaya çalışıyor siz, şu şöyle yazılır bu böyle yazılır diyorsunuz.ya kardeşim bırakın bu bu işleri,sanki bütün yazı oldugu gibi imla hatası dolu.ufak tefek şeylere takılmayın,eger derdiniz başka degilse.madem bilirkişisiniz benim yazıyada bakın imla hatası varmı diye.illaki vardır.ne olacak yani.burası türkçe dersi verilen bir yer degil.sen yanlış yerdesin bence

      Sil
    3. Sayın Şükrü Bey. Hocanın verdiği cevaptan kendisinin de yazım kurallarına uymaya özen gösterdiğini görebilirsiniz. Zaten Mahfi Hoca'dan da, yazım kurallarının doğru iletişim açısından ne kadar önemli olduğunu bilen her aydın bireyden de böyle davranması beklenirdi. Dilerim siz de ileride kullandığınız dilinize, sözcüklere ve yazım kurallarına dikkat edersiniz.

      Sil
  3. Hocam bu insanlar şu koltuklarda oturanlar bunları görmüyor mu ? Sizi 2 senedir takip ediyorum her yazımızda neredeyse hepsinde yapisal reform diyorsunuz. Bunlar kör mü ? Eger kör iseler tedavileri imkansız . Gözü görenler geçsin .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkes benimle aynı düşüncede değil. Sorun biraz da oradan kaynaklanıyor. Mesela ben eğitim reformu dendiğinde bilimin egemen olduğu, aklın inancın önüne geçeceği bir eğitim sistemini anlıyorum. Bir başkası dinsel eğitimin ağırlıkta olduğu ve inancın önde olduğu bir eğitim sistemini eğitim reformu olarak kabul ediyor. Şimdi burada yapısal reform hangisi? Eğer dinsel eğitime ağırlık veren bir reform yapılacaksa ben bunu yapısal reform olarak algılamam. Benzer bir durum mesela yargı reformunda geçerli. Ben, yürütmeden temsilcilerin içinde bulunduğu bir atama mekanizmasının geçerli olduğu bir reformu yapısal reform olarak algılamam. Bana göre bu sistemin geri götürülmesi demektir.
      Buna benzer görüş farklılıkları var. Baksanız hepsi reform gibi takdim ediliyor. Bana göre reform olan şey başkalarına göre deform. Ya da tersi. Onun için bu iş yazıldığı kadar kolay değil. Büyük bir toplumsal uzlaşma gerekiyor. Ne var ki biz en önemli düzenleme olan Anayasayı bile bir toplumsal uzlaşmayla yapamıyoruz.

      Sil
    2. 1980'de 90% anayasayi kabul etmis, toplumsal uzlasma olmus. Nazar degdi.(!) Sahi siz ne oy verdiniz o anayasaya? Oy kullandiniz mi? Ozel degilse paylasir misiniz?

      Sil
    3. hocanın ne oy verdiğini boşver de bugün olağan şartlarda yapılan ve ülkenin kaderini etkileyecek nitelikte olan anayasının toplumsal uzlaşı temelini 80 darbesiyle kıyaslayan zekana yan.

      Sil
    4. Adsiz 13:13, toplumsal uzlasi demek herkes ayni fikirde olacak demek degil. 90% anayasaya evet dediginde toplumsal uzlasi vardi diyorsaniz, o ayri tabi. O zekaya ben de hayran kalirim.

      60% ile anayasa gecerse bunda toplumsal uzlasi yok diyemezsiniz. Elbette itirazi olan olacak, herkes ayni fikirde olamaz. Ayrica kimi ne enterese ediyor anlamiyorum, herkes uc bes tane ulke kurup yikan adam kesildi basimiza anayasa yorumu yapiyor, soyle oluruz boyle oluruz. Anayasa degisirse, dunden bugune bir sey degismeyecek, ilerisi icin daha iyi olacak bunu da muhalefeti de biliyor da, iste icine sindiremiyor. Sanki bu parlemonto sisteminde ellerine gumus tepsiyle uzatilan iktidar sansini elleriyle itip tekrar secime goturenler kendileri degil. Insanlara korku, belirsizlik ve suphe dagitmaktan yapacak daha iyi isi olmayanlara yaniyorum ben.

      Sil
    5. Benim uzlaşmadan kastım oy oranı değil. Anayasa bir toplumun devletiyle yaptığı sözleşmedir. Bu sözleşme tek taraflı olarak hazırlanırsa oy oranı ne olursa olsun üzerinde uzlaşılmış sayılmaz. Hazırlanacak metnin geniş kesimlerde tartışılıp üzerinde uzlaşılmaya varıldıktan sonra oylamaya götürülmesi gerekiyor. Benim uzlaşmadan kastım bu.
      Ben 1980 Anayasasına evet oyu vermedim. Çünkü bence kendisinden çok daha iyi bir Anayasa olan 1960 Anayasasını ortadan kaldırıyordu. Buna karşın o darbe ortamında bile o Anayasa tasarısı bugünkünden çok daha fazla uzlaşmaya dayalı bir ortamda yapılmıştı.

      Sil
    6. Kime sorsak hayir oyu vermis. Neyse, demek cok daha fazla uzlasmaya dayali bir otamda yapilmisti. Cok enterasan.

      Siz hic boynunuzda yular sizisi hissettiniz mi? Silah dipcigi ya da asker postalinin uzlastirici etkisine siz de inaniyorsunuz demek ki.

      Bazen soyledikleriniz ve desteklediginiz fikirler o kadar celisiyor ki, sasip kaliyorum.

      Sil
    7. Sizin sorununuz iki durumdan birisi: (1) Okuduğunuzu anlamıyorsunuz, (2) İyi okumuyorsunuz.
      Ben size hayır oyu verdim dedim mi? Evet oyu vermedim dedim. Çünkü oy kullanmadım.
      Ayrıca asker dipçiği falan filan ama en azından bir kurucu mecliste hazırlanmıştı o anayasa.
      Siz taraf olduğunuz için benim iyiye göre oluşturduğum fikirler size çelişiyor görünüyor. Çünkü ben sizden farklı olarak hiç beğenmediğim birileri doğru yapsa doğru yaptı ya da çok desteklediğim birileri yanlış yaparsa yanlış yaptı diyebiliyorum. Siz ise tuttuğunuz taraf yanlış da yapsa doğru yaptı demek durumundasınız. Bu durumda dipçik kimi etkiliyor acaba?

      Sil
    8. Acik konusmak gerekirse ben dipcikten korkarim. Ama bu anayasa refarandumunda kormakdan insanlarin sandiklara gidip 'hayir' oyu kullanacaklarina suphe duymuyorum. Cunku oy kullanmamak 'evet' oyu vermek anlami tasiyacaktir.

      Sil
    9. Işığın doğuşu..

      Sil
  4. Dolarları bozdurma kampanyası yatık.Neden işe yaramadı ? Halk TL ye güveniyor algısı oluşmadı mı acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bunu söyledim halkı traderlığa alıştırırsanız pahalılanınca satar ucuzlayınca alır dolar daha da dalgalanır dedim ama dinleyen kim?

      Sil
    2. Sanki dovizden bi-haber bir halkimiz varmis gibi konusuyorsunuz. Halk zenginlesip fakirlesmesini bile dolara bagliyor, doviz borcunun TL cinsinden artisini tekrar dovize cevirip 'borcumuz bilmem kac dolar artti' diyen ekonomistler bile var.

      CB doviz satin deyince doviz alim satimini ogrenecek hali yok. CB'nin cagrisini ben olumlu buluyorum, belirli bir kesim zaten kendi menfaatinden baskasini dusunmuyor, ancak CB'yi dinleyenler bir nebze olsun doviz maniplasyonunu engellemis oldu. MB raporlarindaki TDH degisimi bunu gosteriyor.

      Sil
    3. Her duyduğunuza inanmayın biraz araştırma yapın. Bakın bu BDDK nın sitesi http://www.bddk.org.tr/WebSitesi/default.aspx
      Buraya girin bankacılık sektörü günlük raporunu tıklayın göreceksiniz ki son 1 ayda kişilerin yabancı para hesapları 8 milyar TL, şirketlerin yabancı para hesapları 12 milyar TL olmak üzere toplam döviz mevduatı 20 milyar TL artış göstermiş. Öyle düşüş filan yok. Gazetelerde yazılanlara hemen inanmadan önce bir araştırma yapın.

      Sil
    4. Sherlock okusun arkadaş biraz . Biraz şüphe etmeli sorgulamaya ihtiyacı var

      Sil
    5. Hocam BDDK'nın verileri güvenilir mi? Olay TÜİK'e dönmesin sonunda:)

      Sil
    6. Alin size arastirma:
      http://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/c334afc4-81e7-45d8-a1c9-2ea7aadc637f/dthdoviz.html?MOD=AJPERES

      02.12 DTH - 175.607mln USD (CB'nin cagri yaptigi tarih)
      09.12 DTH - 175.139mln USD
      16.12 DTH - 174.920mln USD <- 175 > 174 => ~ -700mln USD dusus

      Sizi tenzih ederim ancak, bir de cok bilmisler de CB'nin mantikli cagrisini desteklese idi su anda durum daha da farkli olurdu.

      Sil
    7. adsız kardeş size iyi uykular

      Sil
    8. Sukru sert, valla ruya o kadar guzel ki, hic uyanmaya niyetim yok.

      Sil
    9. 30.11 2016 DTH Toplamı 650 milyar TL
      29.12.2016 DTH Toplamı 668 milyar TL
      Demek ki vatandaş önce satmış sonra tekrar almış.
      Yani vatandaş dinler gibi yapıp bildiğini uygulamış.
      Bu veriler BDDK'nın sitesinden alındı.
      http://www.bddk.org.tr/WebSitesi/default.aspx (den istatistiki veriler altında günlük bankacılık sektör raporunu tıklayın sonra oradan kişilere ait DTH ile kurumlara aşt DYTH'ları toplayın)

      Sil
    10. Hocam yazınız çok güzel. Elinize sağlık. Yukarıdaki konu ile ilgili olarak yukarıdaki veri eksik olabilir. Örneğin ben bir kurum olarak, döviz varlığımı spot piyasada TL'ye dönüp, vadeli piyasada döviz alabilirim. BDDK'nın sitesindeki rakamlarda türev işlemlerin etkisi yok. Türev işlemlerin detayını göremeden tam değişimi analiz etmek zor görünüyor.

      Sil
    11. 30.11 2016 DTH Toplamı 650 milyar TL --> Dolar kuru 3.41 --> 190 milyar dolar
      29.12.2016 DTH Toplamı 668 milyar TL --> Dolar kuru 3.53 --> 186 milyar dolar.

      Buradan vatandasin 4 milyar dolar kadar sattigi gozukuyor, ama satip kazik yemisler. Ellerindeki para azalmis.

      Sil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  6. Hocam haddime degil ama cok haklisiniz.örneğin merkez faizi 7.5 tan 8 e cikardigi gun yanılmıyorsam dolar 3.46 dan 3.34 lere gerilemisti.ama ayni gun AP Türkiye nin üyelik müzakerelerini 479 oyla askiya alinmasi yönünde karar alinca dolar tekrar 3.45 li seviyelere cikti.yani faiz artisi güme gitti.

    YanıtlaSil
  7. Hocam iyi seneler...
    Yarattığınız aydınlık için teşekkürler.
    Son paragrafınızda yazdıklarınızın gerçekleşebildiğini biz görebilirmiyiz çok da umutlu değilim.
    Her yeni günümüz daha olumsuz tablo koyuyor önümüze.
    Yapısal reformlar hep yazılıyor konuşuluyor ama hep yanlışlar yapılıyor.
    Umutların tükendiği zamana yaklaşıyoruz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim ama keşke bir aydınlık yaratabilsek bu güzelim ülke için.

      Sil
    2. Karanlik kafali insanlarin yonettigi ulkede aydinlik olmaz hocam hic bosuna umutlanmayin. Daha da kotu gunler gorecegiz maalesef. Hem ekonomik, hem siyasi hem de jeo-politik olarak. Eger bu seneyi de bolunmeden atlatabilirsek ne mutlu.

      Sil
  8. Hocam emeğinize sağlık.
    Israr hatta inatla yapısal reform demenizi anlıyor ancak devam etmenizin anlamsız olduğunuzu düşünüyorum.
    yapısal reform yapma şansı kaldı mı ?
    devletin güvenlik politikaları iflas etmiş durumda değil mi ?
    neden dünyada tüm gösterge ve hedefleri değiştecek büyüklükteki olaylar tr de hiçbirşeyi değiştirmiyor algısı oluşturuluyor ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Algılar kimi zaman illüzyonların etkisinde yanıltıcı sonuçlar verir.

      Sil
    2. Çok ince görmüşsünüz hocam. :)

      Marka değeri ölçülmesi(banka marka değeri) yönelik makale hazırlığı içindeyim.
      Türkçe yeterli kaynak olmaması ve metodoloji ile ilgili güncel bilgi bulamamam sebebiyle tavsiyenizi rica ederim.

      Sil
  9. son paragrafı keşke yöneticilerimiz de okusa

    YanıtlaSil
  10. Hocam peki faiz arttırımı iyi birşeyse neden FED'in faiz arttırma işleminden korkuyla bahsediyoruz ve bunun doların değer kazanarak bizi olumsuz etkileyeceğini düşünüyoruz? Teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz artırımı iyi bir şey değil. Ama gereğinde artırmamak kötü bir şey. Fed'in faizi Fed'e iyi, bizim faiz bize iyi.

      Sil
    2. fed in, faiz artırımı abd de ekonominin yavaş yavaş düzeldigini dolayısıyla biz ve bizim gibi ülkelerden paranın çıkıp abd ye gitme riski var bu yüzden sayın kardeşim.bol para dönemi bitti kardeşim

      Sil
  11. Bu yazınız bana "Tarihten çıkarılacak bir ders varsa o da tarihten ders çıkarmadığımızdır." sözünü hatırlattı hocam. 2017'nin 2016'dan daha iyi olması için elimizde sunabileceğimiz mantıklı hiç bir şey yok. Son zamanlarda okuduğum en güzel yazılardan birini sizinle paylaşmak istiyorum hocam. Bir ara okurken silkelenip sizin açıklamalarınızı mı okuyorum diye kontrol etmek durumunda hissettim kendimi:)

    http://tr.investing.com/news/genel-haberler/ekonomiye-dair-negatif-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9F%C3%BCm%C3%BCz-devam-etmektedir-121648

    En içten saygı ve selamlarımla.

    YanıtlaSil
  12. Hocam bir de yapısal reformlardan kastınız anladığım kadarıyla bilgi ve iletişim teknolojileri alanına yatırım yapmak? Yani katma değerli sektörler. Fakat bizim ekonomimizde nedense inşaat sektörü hep başı çekiyor. Bu durumun ekonomimizi etkileyen büyük bir olumsuzluk olduğunu söyleyebilir miyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda bu blogda 4 - 5 yazım var. Arama kutusuna yapısal reformlar yazarsanız çıkıyor.

      Sil
  13. Turkiye ekonomisi bu sekilde bir yili daha cikaramaz. En kisa surede gerekli reformlar yapilmali. Benim bir vatandas olarak gordugum cok fazla eksik var ekonomik yapida. Peki hocam, siz bu konun ulkedeki en onemli uzmanlarindan birisi olarak, yapilmasi gereken reformun acilen icermesi gereken konulari kisaca soyleyebilir misiniz? Tesekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir üstteki yanıtla aynı.

      Sil
    2. Teşekkürler hocam. Sizin bu konuyla ilgili en az 3 yıldır bloğunuzda yazılar yazdığınızı farketim, kusura bakmayın sizi o kadar uzun süredir takip etmediğim için farkedememiştim :). Siz en az 3 yıldır bu konuyu belirtiyorsunuz (belki de 10 yıldır) fakat ülkeyi yönetenler hiçbir şey yapmıyor, çok üzücü ve ilginç. Neyi bekliyorlar ? Herhalde onlarda sorunu biliyorlardır, değil mi? Zamanında bu reformalar yapılsaydı suan belkide gerçekten gelişmiş ekonomiler içerisinde yer alabilirdik.

      Mahfi hocanın konuyla ilgili en güncel yazısı:

      http://www.mahfiegilmez.com/2015/10/guncellenmis-yapsal-reformlar-rehberi.html

      Sil
  14. Hocam elinize ve emeğinize sağlık. Şu dezenformasyon ortamında nazik ve kibar üslubunuzla partizanlık yapmadan yalın gerçekleri veriler ve kanıtlarla o kadar iyi anlatıyorsunuz ki. Adeta bir resital dinlermişcesine kafamızı rahatlatıyorsunuz. Bir de hata yaptığınızda en ufak bir ego gösterisi yapmadan mütevazilikle hatanızı kabul ediş biçiminize hayranlık duymamak elde değil. Son kitabınızı çok beğendim. Umarım bir imza gününde imzalatmak nasip olur. Yapısal reformlara gelince, bu hükümet kurgusal olarak ve dünyaya bakış açısı olarak dediğiniz reformları gerçekleştiremez. Eşyanın tabiatına aykırı. Dediğiniz gibi aynı şeyden bile bahsetmiyoruz yapısal reform denildiğinde. Kaldı ki yapısal reforma bugün başlanılsa sonuç alınması onlarca yılı bulur. İmrendiğimiz veya kalkınma modeli olarak gösterilen Güney Kore kaç yılda ve ne tür eğitim, kalkınma, stratejik büyük ölçekli ve yüksek katma değerli teknoloji yatırımlarıyla terör belasını yaşamadan bu noktalara geldi? Sizin (yatırım tavsiyesi olmasa da) öngörülerinizi dikkate alıp dolarda long pozisyon almıştım. FED'in faiz artırımları bile başlamadan güzel para kazandım. Ülke ve dünyanın geleceğini maalesef kaotik olarak görüyorum. Maalesef sizin gibi aklı selim insanları baştacı yapmak yerine popülist demagoglara bel bağlayarak, dış siyasette kumar oynayarak bu noktalara geldik. Naçizane değerlendirmem başta konut stoğu şişkinliği ve açık pozisyonları nedeniyle kur riski taşıyan inşaat/gayrimenkul firmaları akabinde bunların kredi riskini taşıyan banka ve kredi kuruluşları ve artan işsizlik nedeniyle aşırı borçlanmış vatandaşların bireysel kredilerinde takip (npl) rakamlarının artacağı ve bunun başta konut, ardından finansal sektör akabinde tüm ekonomiyi daraltan bir sonuca hatta stagflasyona yol açacağı yönünde. Petrol fiyatlarında artışın da maliyet enflasyonunu tetikleyeceğini öngörüyorum. Bu sizce aşırı kötümser bir senaryo mu? Olasılığı var mı? Saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki değil. Keşke bu kötümser bir senaryo diyebilecek olsaydım.
      Kitabı beğendiğinize sevindim.

      Sil
  15. Hocam, mayıs ayı başında dolar tl 2,80 lere kadar çekilmişti, o dönem malum başbakan değişimi oldu. 15 temmuz sonrası eylül ayı başında bile 2.97 seviyelerindeydi, neredeyse yılını 9 ayında dolarda çok cüzzi bir değişim var, son 3 ayda ise müthiş bir ivmelenme, kriz dönemlerindeki devalüasyonlar kadar olmasa da hatırı sayılacak bir hareket 3 ay için

    YanıtlaSil
  16. Hocam bizim çok uzun zamandır bu bahsettiğiniz dersleri almamız gerekirdi ama bırakın ders almayı, daha kötüye götürdük her şeyi kendi ellerimizle. Bu saatten sonra bizi ne ilaç kurtarır, ne de ameliyat. Hepsi için önce piyasada doktor olması gerekir..

    YanıtlaSil
  17. Hocam, iyi yıllar. Yaklaşmakta olan bir sınava çalışıyorum da kafama iki nokta takıldı. Araştırdıkça daha da karışıyor. İzniniz olursa sormak isterim. Frederic Mishkin'in 'Money, Banking and Financial Markets' kitabından çalışıyorum. Burada sürekli bahsedilen federal fon oranının oluştuğu federal fon piyasası var. Bunun bizdeki karşılığı nedir? Rezerv piyasası desek doğru olur mu?

    İkincisi de benim anladığım kadarıyla bu federal fon oranı gecelik faiz oranına denk geliyor. Bu ise bankaların kendi aralarında gecelik borçlanmaları. Peki bu durumda MB bu faiz oranını nasıl belirliyor? Yani, belirliyor diyelim, bankalar bunu tam olarak neden kabul ediyorlar? Mb'nın sadece kendi verdiği borçların faiz oranları üzerinde kontrole sahip olması gerekmiyor mu? Anlıyorum ki bu borçlar MB'nın kendi hesapları üzerinden gerçekleşiyor dolayısıyla kontrol de buradan mı sağlanıyor? Aslında süreç, banka - MB - banka şeklinde mi gerçekleşiyor?

    Cevap verebilirseniz sevinirim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunun bizdeki karşılığı bankalararası para piyasasıdır.
      Fed bankaların birbirinden borçlanmasında uygulanmak üzere faiz belirliyor. Buna Federal Funds Rate deniyor. Bugünkü oran 0,50 - 0,75 aralığıdır. Yani bankalar birbirlerinden gecelik olarak borç alıp verirlerken 0,50 - 0,75 arasında faiz uyguluyorlar. Eğer bunun üzerinde bir faiz söz konusuysa o zaman Fed devreye girip kendisi veriyor fonu ve bankaları bu limite uymaya itiyor. Bunun altında bir oranla borç vermek isteyen olursa Fed yine devreye girip o faizle kendisi talep ediyor. Böylece bankalar bu oranlara uyuyorlar.
      Bizde ise bankalar genel olarak fon fazlalarını fon açığı olan bankaya vermeyip MB'ye veriyor ve fon açığı olan bankalar da fon fazlası olan banka yerine MB'den borç almayı tercih ediyorlar.

      Sil
  18. Hocam uluslararası ekonomik ilişkilerde TL nin kullanılması bir reform niteliğinde mıdır yerli paranın değer kazanmasını sağlar mı bu adımları faydalı görüyor musunuz?

    Bir başka sorum ise dolar kurundaki yükselişin ihracatı arttirabilmesi için ticaret yapılan ülkelerin ekonomik durumu iyiye gitmesi gerek diyordunuz sizce bu yıl dolarin yüksek olmasını ihracatta avantaja çevirebilecek bir ortam mevcut mu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konu zaten pratikte böyle yürüyor. Diyelim ki biz Rusya'ya 5 milyar dolarlık mal satıp karşılığında 20 milyar dolarlık mal alıyoruz. Bu durumda sattığımız 5 milyarlık mal için Rusya bize Ruble ödese biz de o Ruble ile Rusyadan aldığımız 20 milyar dolarlık malın 5 milyarlık kısmını ödesek bu bize bir şey kazandırmaz. Sonuçta biz Rusya'ya net 15 milyar dolar ödeyeceğiz. Eğer bunu TL ile ödememizi Rusya kabul ederse o zaman bir şey oolur. Ama Rusya bunu kabul etmez. Çünkü o parayla bir iş yapamaz.

      Sil
    2. Hocam sanirim biz ruble borclanacagiz yani borclanmamiza dolarin yaninda rublede eklenecek aksinin olmasi mumkun degil Rusyada calisan bir isadami ne yapsin Tl yi. Hele ki her sene %20 deger kaybediyorsa yaptigi ticaretten en az % 40 kar falan etmesi lazim.

      Sil
  19. Ulkemizde istikrar oldugu muddetce bize bisey olmaz. Ben 2017 yilinin hizmetlerin yatirimlrin artacagi bir yil olacagini dusunuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani siz istikrar olduğunu varsayıyorsunuz. Oysa zaten sorun orada: İstikrar yok.

      Sil
    2. Aynı ülkede mi yaşıyoruz kardeş,senin ülken neresi?

      Sil
    3. Yani siz istikrar olduğunu varsayıyorsunuz. Oysa zaten sorun orada: İstikrar yok.

      Size bütün samimiyetimle bir soru sorabilir miyim?

      Mahfi Bey, sanırım sizin haliniz-vaktiniz yerinde. Sağlık sorunlarınız da, ekonomik sorunlarınız da yok gözüküyor.

      Siz parasal anlamda gayet müreffeh bir hayat sürdüğünüze göre, sizin hayatınızda istikrar var. Peki, "Oysa zaten sorun orada: İstikrar yok." diye yazmanızın nedeni nedir? Burada bir çelişki yok mu?

      Sil
    4. Ülkede istikrar olmazsa bireyde de istikrar olmaz sevgili kardeşim. İstikrar senin için evine ekmek götürmektir başkası için kadınların sokakta rahat yürüyebilmesidir benim için ülkenin gelişmiş ülke olma yolunda ilerlemesidir.

      Sil
    5. Gelismis ulke olmanin yolu ya cok sadik bir kole, ya da bagimsiz olmaktir. Siz hangisiyle olmamizi yeglersiniz?

      Sil
    6. Bağımsızlık bir illüzyondur.

      Sil
    7. Ekonomide ve siyasette istikrar var eskisi gibi hukumet degismiyor. Maas kuyruklarinda emekliler olmuyor eskisi gibi bir gecede dolar firlamiyor faizler yukselmiyor duble yollar kopruler nedeniyle insanlar Trafik terorunden dolayi olmuyor eskisi gibi eskiden neydi o oyle o yollar bir yolda tek gidis tek gelis insalar yollarda olurdu bu su an yok artik Bunun adi istikrardir

      Sil
    8. @Adsız2 Ocak 2017 23:42

      Aslında bölgesine hükmeden bir istikrar söz konusu iken siz trafik,emeklilerin hali gibi
      gündelik olaylara takılıp kalmışsınız,insanın anlatabildiği karşısındakinin anlayabileceği kadardır işte.

      Sil
    9. Hocam istikrar olmamasında darbe girisimi terör operosyanları dış ilişkiler ve sürekli ısrar edilen yeni anayasa(başkanlık) vede yapilmayan reformlar diyebilirmiyiz

      Sil
  20. hocam, hep tartışılagelir ülkemizde faiz neden midir sonuç mu?. ben de hep sonuçtur derim. tükettiğiniz kadar üretiyorsanız enflasyonunuz düşük olur ve dolayısıyla da enflasyondan tasarrufların korunması için faizlerin yükseltilmesine gerek kalmaz hatta tükettiğimizin de üzerinde üretimimiz varsa enflasyon daha da düşük olabilir haliyle de faizler daha düşebilir. ancak yüksek seyreden bir arz açığımız varsa ki var; bunu dış dünyanın tasarruflarıyla dengeleyebiliyorsak ve bunun içinde gerekli olan dövizleri ancak yüksek reel faizlerle sağlayabiliyorsak çok açıktır ki faiz sonuçtur neden değildir. neden: üretimimiz düşük ve paranın esas değerini üretim gücünüz belirler. sonuç: değeri düşük para yüksek faizlerle dağıtılır. ekonomi bilgimiz o kadar yetersiz ki ve toplumumuzun iktisada ilgisi o kadar azdır ki hala böyle yersiz tartışmalara girebiliyoruz.

    YanıtlaSil
  21. Eu/usa nin emireri olun, kurdistana olur verin, suriye den çıkın, rusyayla anlaşmaları iptal edin ve ekonomik/askeri bağımsızlık hayallerinden vazgeçin bakın herşey biranda nasıl düzeliyor! Tabi bunları halka yedirecek birde lider seçmemiz lazım... 50 yıllık sömürü düzenini öyle kolay kolay degistirtmezler adama. Darbe yaparlar, suikast denerler, teröristlerini başınıza musallat ederler ve en önemlisi ekonominizi çökertmek için her yolu denerler... Silahlı işgalle basetmesi kolay, mesele ekonomik ve siyasi işgale dur diyebilmek! Az kaldı Türkiyem, biraz daha sabır. En karanlık zaman güneşin doğuşundan öncedir!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buyurun işte okumadan, araştırmadan konulara dalma örneği.

      Sil
    2. Ekonomik bağımsızlık derken? bugün dünyada ekonomik bağımsızlığa sahip bir tane ülke yok.

      Sil
    3. Mühendislik üstüne MBA, 7 yıl TR ve 3 yıl UK finans tecrübesinden sonra dünyada neler dönüp bittiğini az çok anladığımı düşünüyorum. Saygısızlık olarak anlaşılmasin lütfen, size saygımız sonsuz hocam. Maalesef dünyanın düzeni böyle!

      Sil
    4. "En karanlık zaman güneşin doğuşundan öncedir". Bu dogru tabii ama gunesin dogusu ile neyi kastetiginize bagli. Eger bu baskanlik sistemi filan ise ozaman daha da karanliga girecegiz demektir. Baskanlik referandumundan hayir cikip bir erken genel secime filan gidilecekse ve bu bizi mevcut karanlik kafali yonetimden kurtarabilecekse o zaman gunesin dogusundan soz edebiliriz. Ekonomik isgal derken neyi kastediyorsun bu arada? Mesela yabanci firmalarin Turkiyede otomotiv uretimi ekonomik isgal midir? Yarin Romanya'ya fabrikalari tasirlarsa burada issiz kalan o kadar calisani sen mi besleyeceksin?

      Sil
    5. Referandumdan hayır çıkmasını düşünecek kadar naif olmanı beklemezdim MiG.29.

      Sil
    6. Sayın Hocam, devam ettiğim iktisat doktora eğitimimde bir tavsiye üzerine 3 yıla yakındır bakış açıma çok katkınız oldu. Ancak ben de mühendislik üzerine MBA ve şimdi iktisat doktoraya devam eden bunun yanında ortadoğu ve afrika inşaat sahalarında çalışan biri olarak KeNaN arkadaşımızın dediğini hep gözlemledim. Şu anda küresel dengelerin değiştiği yine çok kutuplu dünya düzenine doğru küresel güç olma adayı Türkiye'nin rahat bırakılmadığı açık olduğunu düşünüyorum. Tabi bunun ekonomiye yansımaları da doğal olarak iyi bir görünüm vermiyor.

      Sil
    7. KeNaN C., Mühendislik üzerine MBA yapmanız ya da değişik ülkelerde finans tecrübenizin olması olayları daha iyi anlamanızı sağlayacağı yerde tam tersi olmuş. Türkiye ekonomisinden en çok kim para kazanıyor, ithalat nerelerden yapılıyor bir bakmak yeterli. Ekonomik olarak altın yumurtlayan tavuk değil miyiz? Hem mal ve hizmet satın alıyoruz, hem de finansman. Üstüne üstlük kar payı olarak ta çok ciddi rakamlar yurtdışına çıkıyor. Bütün bunlardan sonra kalkıp ta ekonomi çökertilmek isteniyor, düzeni değiştirtmezler vs gibi söylemler biraz komik olmuyor mu?
      E.Burak Meric, Türkiye nasıl küresel güç olacak? Her bir boeinge 300 m$ ödeyerek mi, mercedese yılda 30.000 araba siparişi vererek mi, elektrik üretiminde doğalgazı yüzde 50lerde tutarak mı, firmaların karları açıklanırken yurtdışına giden paylar gözardı edilerek mi, yoksa ikea mağazaları tıklım tıklım doldurularak mı? Yerli üretici de ikeaya fiyat kırarak ürün satmaya çalışsın. Bırakalım Türkiye rahat bırakılmıyor vs söylemlerini, biz bir şey yapmıyoruz kimseye suç bulmaya hakkımız yok..

      Sil
    8. İkea nın hakkını yemeyelim gerçekten kaliteyi ucuza satıyor adamlar.

      Sil
    9. Değerli "Adsız3 Ocak 2017 15:39" arkadaşım. Bu sorunun cevabını hocamız bu platformda defalarca verdi ve katılıyorum: EĞİTİM. Edilgen bir şekilde herşeyin sorumlusunu dışsallayarak başkalarına kesmek şahsımca acizliktir. Yani aslında tüm bunların sorumlusu biziz yani halk hatta 300-400 seneyi düşünürsek millet de bundan sorumlu. Bir başka ifade ile OKUmuyoruz. Yani ne bilgiyi ne de hayatı birlikte okumuyoruz. Tabi bunun sonucunda müdahele edilmeye açık hale geliyoruz ve çıkarlarını iyi koruyan ülkeler de bir çocuğun elinden şekerini alır gibi işlerini yapıyorlar. Sanırım bu noktada hemfikirsek sürekli olarak dış mihraklara fatura kesmememiz gibi siyasilere fatura kesip sorumluluğumuzdan kaçmama konusunda da hemfikiriz diye düşünüyorum.

      Sil
  22. Hocam mutlu yıllar Allah hayırlı uzun ömür versin size ve sevdiklerinize...

    YanıtlaSil
  23. En ciddi sorunlarımızdan birisi kabahatin kendimizde olduğunu inkâr etme refleksi edinmiş olmamızdır.O nedenle bir türlü çözümü bulamayız.

    Bu ne demek biliyor musunuz?

    MAZOŞİSTLİK!

    Toplumumuzun mazoşist olmasını mı istiyorsunuz Mahfi bey?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır sadece gerçekçi olmasını istiyorum.

      Sil
  24. İyi akşamlar hocam... yazınızı sindire sindire okudum ve değerli buldum. 2016'daki karamsar hava dağılır mı ? Kur farkının ineceğine inanıyormusunuz? Toplumsal ve siyasal kanat sorumluluklarını yerine getirebilir mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım dağılır ama ilk andaki durum bunu göstermiyor.
      Siyasal kanadın sorumluluğundan hepimizin anladığı farklı şeyler. Bana göre hiç bir şey yapmasalar durum daha iyi olabilir.

      Sil
  25. Hocam sanırım bir önceki yazınızda birisi size "İstanbul'da emlak balonu patlar mı hocam?" diye sormuştu. Sizde "Patlar" yazmıştınız. O halde bende "Bu balonun patlamasını ne kadar bir zaman zarfı içerisinde ön görüyorsunuz?" diye sorayım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kiralar düşmeye başladı bile.

      Sil
    2. Balon o kadar gerilmedigi icin patlamaz, sadece sonmeye baslar. Hocanin dedigi gibi kiralarin dusmesi de bu zaten.

      Sil
  26. Hocam öncelikle yazınız için teşekkür ederim.benim kanaatimde sizinle aynı yönde acilen yapısal reformlar hayata geçirilmeli ama bundan da önce dünyanın diğer merkez bankalarında olduğu gibi bizim merkez bankamızında müdahale etme yetksine karışılmamalıdır.biri söylem yetkisi diğeri faiz kararları örneğin fed e baktığımızda adamlar şu kadar arttırırım böyle yaparım diyor ama bir çoğunu yapmadan elde edeceğini ediyor zaten.bizde ise daha ülkemizin yerini harita da gösteremeyen yatırımcılar gelip piyasamızda at koşturuyorlar.oysa faiz kararını ve döviz söylemlerini tek elden yönetsek her kafadan bir ses çıkmasa çok iyi olur siz nedersiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten öyle değil mi? En üst düzeyde yönetilmiyor mu? Sorunumuz tek elden yönetmek değil, bilime uygun yönetmek.

      Sil
    2. hocam tek elden yönetmekteki kastım alanında uzman olanın yani işin ehli olanın işi yapması.bakıyoruz ekranlara mb başkanından hariç herkes faiz hakkında döviz hakkında birseyler dile getiriyor.siyasetçisinden müşteşarına gazetecisinden sanatçısına.yani biride çıkıp işin ehline sormak lazım mb ne derse o. mb ye güveniyoruz ister arttırır ister düşürür uygulayacağı politikaları destekliyoruz dese fena olamaz bence.adamlar bakıyor söylemlere bu mb artıramaz zaten diyorlar yani bir sonraki hamleyi görüyorlar rahat hareket ediyorlar oysa kestiremeseler ya bu her an artırabilir deseler biraz geri dururlar. bakın fed e 3 kez dedi anca bir kez arttırdı ama söylemesi bile yetti.çünkü obama çıkıpta artsın insin demedi

      Sil
    3. Adsiz 11:02, birakin herkes fikrini soylesin. Sonucta karari verecek otorite belli. Cok seslilikten zarar gelmez. Yeter ki niyetler kotu olmasin.

      Sil
  27. Sayın Eğilmez, malum hükümetimiz, bilhassa Cumhurbaşkanımız her şeyi bildiğini tekrar tekrar söylüyor. Bilmediği hiç bir şey yok maşallah. Kimsenin bilgisine hiç ihtiyaçları yok. Burunlarından kıl aldırmazlar, burunları bir karış havada. Yapısal reform önerileri, faiz önerileri onlar için hiç bir şey ifade etmez. İnadına tersini yaparlar. Ülkemizin bu hale gelmesinin bence esas sebebi budur. Bu yönetim şekliyle daha da kötüye gideceğimiz aşikar. Atalarımız çok bilen çok yanılır demişler. Bu bizim Atasözümüz ancak bunu hiç uygulamayan da biziz. Hatalarımızı Kabul etmek yerine içmihraklar, dışmihlaklar laflarına sığınırız.

    YanıtlaSil
  28. Yapısal reform acı verir siyasetçi oy kaybetmekten korkar ve reform yapamaz. Kanırta kanırta istediğini yapar ve oy toplar çünkü siyaset karşıtlıktan beslenir. Kiralar düşer gayrimenkulün m2 si ucuzlarsa halk elindekini yok pahasına satarken birileri bundan servet edinir(primitif akümülasyon) uzun zamandırda uygulanıyor zaten...

    YanıtlaSil
  29. Yapisal reformlardan bahsetmissiniz hakli olarak en basta egitim reformunda bir oneri getirecegim. Hem de maliyetsiz Uzun vadeli kalici toplumsal dinamiklere uygun bireyin gelisimine cagdaslarina fark atacak turden. Egitim derken sanirim direk bilgi hammalligindan bahsetmiyoruz yaraticilik toplumsal uyum dil ve zeka gelisimi huzur guven yaratan bireyler bu bireyleri yetisiren toplumlar daha az sayida sorun yasiyor cemiyet hayatlarinda toplumsal ekonomik ysamalarinda. Diger toplumlara da fark atiyorlar evrimsel olarak

    Alin iste ornek bir egitim yapilanmasi reformu devlet eliyle yapilabilecegine inandigim bir sunum. Nasil ki devlet bazi hastaliklar icin uzun omurlu saglik birey ve toplum yapisi icin asi takvimi gelistiriyorsa yeni dogan bebeklere nasil bu asilari uygulamak bir kanuni tibbi gorevse nasil ki bu asilar bedava yapiliyorsa benim onerimde bundan kalir bir yani yok egitim reformunu burdan baslatmak gerekli oldugunu dusunuyorum.

    Evet her yeni dogan bebek ayda iki defa devletin saglik ocaklarinda en az 15 dakika klasik muzik ve matematik anlatan kaliteli orjinal kayit sesleri dinletilmeli maruz kalmali kalmali ki bireyin gelisimi daha bu asamda baslamali. bebeklere bu tarz seslerin dinletilmesi bilimsel olarak artik kanitlanmis bisey. Egitim reformu boyle baslamali tipki asida yaptigimiz devrimle bir cok hastaligi yendgimiz gibi http://www.kigem.com/muzikle-buyuyenler-fark-yaratiyor.html

    Tabiiiiii simdi hemen birisi buna muhalefet eder hemen bastan soyliyeyim sizi dinlemiyecegim. Sizin kim oldugunuzu biliyorum siz her teknolojik bulusa karsi olan her seye karsi olan her yeni seye ocu gibi bakan her iyi olan seye muhalefet eden her guzel seyi sevmeyen ortodoks Solcular ve dincilersiniz Size tek sey diyecegim yok olmaya mahkumsunuz cekilin insanligin evrimsel gelisimin onunden defolun gidin hangi cehenneme gitmek istiyorsaniz. Biktik sizden.sizin o bos muhalefetinizden yargilayici niteliyici tavirlarinizdan

    YanıtlaSil
  30. Değerli bilgilerinizi emek verip paylaştığınız için çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
  31. Merkez bankasına göre Istanbul'da Ekim ayında düşüş başladı.
    http://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/8c36f435-ef59-47e6-af02-9f20b9e613e7/KFE-HKFE.pdf?MOD=AJPERES&CACHEID=ROOTWORKSPACE8c36f435-ef59-47e6-af02-9f20b9e613e7

    Hocam, sizin takip ettiğiniz herhangi bir kaynak var mi? Kiraların düşmeye başladığını kişisel gozleminize mi bağlı yoksa bir yerlerden aldığınız verilere mi?

    Fiyatlar ne kadar düşerse bir balonun patlamasından söz edilebilir, sizce en dip neresini görulebilir? Bunun icin bir teori var mi?

    Mesela Amerika'da %20 civarında bir düşüş görülüyor.
    http://www.economist.com/blogs/graphicdetail/2016/08/daily-chart-20

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda ne yazık ki sağlıklı bir veri yok. TCMB'nin konut fiyat endeksi var ama kiralarla ilgili yok. Benimki çevre gözlemi ve basın bilgisine dayalı bilgi.

      Sil
  32. Hocam nice mutlu seneler dilerim. Ekonomide istikrar isteniyorsa bekletilerin olumlu şekilde değiştirmek gerekli bu kadar belirsizlik ortaminda hem yatirimcilar hem de tuketici kararlarini ertelemektedir bu da ekonomiyi sekteye uğramaktadir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler, size de mutlu yıllar.

      Sil
  33. AHHHH MAHFİ BEY AHHHH...

    Kimseye etmem şikayet ağlarım ben halime

    Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbâlime

    Perde-i zûlmet çekilmiş, korkarım ikbâlime

    Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbâlime

    Yazan: İhsan Raif Hanım

    İcra: Ahmet Özhan

    https://www.youtube.com/watch?v=e26ktr_x2Is

    YanıtlaSil
  34. Hocam,
    Kişisel fikrim, yapısal reformlardan da önce, bizim milletçe "hoşgörü" konusunda yol almamız gerektiği.
    Biz daha klan düzeyinden millet düzeyine çıkamadık. Önce bizden olmayan diye tanımladıklarımızın hakkına hukukuna saygı göstermeyi, farklılıklarına hoşgörü ile yaklaşmayı öğrenmemiz lazım. Bu yola girince gerisi gelir diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  35. Katirin inadi sahibi dovunceye kadar.seve seve yapilacak reformlar.

    YanıtlaSil
  36. mahfi eğilmez'in meslektaşı cemal süreya'ya sorarlar: "behçet necatigil şiirlerini nereye yazardı?"

    "bir şey çıkmamış biletlerin kenarlarına yazardı, ilaç kutularının üzerine yazardı, kağıt peçetelere yazardı, plastikten oyuncakların üzerine yazardı" der. onun nesnelerle iç içe olan şiir yapısına vurgu yaparak.

    "adı, soyadı
    açılır parantez
    doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti
    kapanır, parantez
    ..."
    (kitaplarda ölmek)

    "...
    siz geniş zamanlar umuyordunuz
    çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
    yılların telaşlarda bu kadar çabuk
    geçeceği aklınıza gelmezdi.
    ..."
    (sevgilerde)

    insanlar yüzyıllar yılı evler yaptılar.
    irili ufaklı, birbirinden farklı,
    ahşap evler, kâgir evler yaptılar.
    doğup ölenleri oldu, gelip gidenleri oldu,
    evlerin içi devir devir değişti
    evlerin dışı pencere, duvar.

    vurulmuş vurgunların yücelttiği evlerde
    kalbi kara insanlar oturdu.
    gündelik korkuların çökerttiği evlerde
    o fıkara insanlar oturdu.

    evlerin çoğu eskidi gitti tamir edilemedi
    evlerin çoğu gereği gibi tasvir edilemedi.
    kimi hayata doymuş göründü,
    bazıları zamana uydular.
    evlerin içi oda oda üzüntü,
    evlerin dışı pencere, duvar.

    evlerde saadetler sabunlar gibi köpürdü:
    dışardan geldi bir tane, nar gibi,
    arttı, eksilmedi.
    evleri felaketler taunlar gibi süpürdü:
    kaderden eski fırtınalar gibi,
    ardı kesilmedi.

    evlerin çoğunda dirlik düzen
    kalan bir hatıra oldu geçmişte.
    gönül almak, hatır saymak arama.
    evlatlar aileye asi işte,
    bir çığ ki kopmuş gider, üzüntüden.
    evlerde nice nice cinayetler işlendi,
    ruhu bile duymadı insanların.
    dört duvar arasında aile sırları,
    bunca çocuk, bunca erkek, bunca kadın
    gözyaşlarıyla beslendi.

    küçükler, büyük adam yerine evlerin kiminde:
    çocukları işe koştu kalabalık aileler.
    okul çağlarının kadersiz yavruları
    ufacık avuçlardan akşamları akan ter,
    tuz yerine geçti evlerin yemeğinde.

    insanların kaderi besbelli evlere bağlı:
    zengin evler fakirlere çok yüksekten baktılar,
    kendi seviyesinde evler kız verdi, kız aldı
    bazıları özlediler daha yüksek hayatı,
    çırpındılar daha üste çıkmaya
    evler bırakmadılar

    yeni yeni tüterken ocakların dumanı
    "kadın en büyük kuvvet erkeğinin işinde"
    erkekleri kaçtı, kadınları kaçtı
    evler dilsiz şikâyet kaçmışların peşinde.

    şu dünyada oturacak o kadar yer yapıldı;
    kulübeler, evler, hanlar, apartmanlar
    bölüşüldü oda oda, bölüşüldü kapı kapı
    ama size hiçbir hisse ayrılmadı
    duvar dipleri, yangın yerleri halkı,
    külhanlarda, sarnıçlarda yatanlar!

    YanıtlaSil
  37. Hocam saygılar. Size ve ailenize mutlu bir yıl dilerim.

    Hocam benim kafama bir soru takılıyor. Sanırım 1.5 ay önce bütçe açığı ile büyümeye dönüş konulu bir yazı yazmıştınız. Bu konuyu bir çok farklı sitenin analizlerinde de gördüm. Ama algılayamadığım konu şu ki bir çok vergi oranındaki artış (örneğin ötv) ile bütçe açığı ile büyüme arasında bir tezat yok mu? Bilmiyorum belki bir noktayı kaçırıyorum ama merak ettim. Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, ben de size ve ailenize mutlu yıllar dilerim.
      Benim orada kastettiğim kamu yatırımları ve harcamalarının artışı yoluyla talebi destekleyici politikalara giriş konusuydu. Vergi artışı bu yoldaki çabalara bir anlamda köstek olur.

      Sil
  38. Hocam sizin bloğun ismi ‘Kendime Yazılar’, Özellikle günümüz Türkiye'si için mükemmel ve akıl dolu bir isim. Şimdi sizden ricam Ömer Hayyam'ın dediği gibi 'Kendi aklınızla olan bir konuşma ' aktarmanızı rica edeceğim. Senaryo şöyle, Siz Asiaminor denilen bir ülkenin vatandaşısınız. Zamanında üniversiteyi bitirip memleketinizden ayrılıp gurbette gidip kendi şirketinizi kurup deli gibi çalışmışsınız, tüm vergilerinizi kuruşu kuruşuna verip en sonunda 500.000 USD ve 500.000 EUR biriktirmişsiniz. Ve son 7 yıldır artık tekrar Asiaminor, Paranızı ise son 7 yıldır yarısı Asiaminor devletine ait bir bankada. USD hesabınız için %3 EUR için ise %1,6 faiz alıyorsunuz. Fakat farklı problemlerden dolayı Asiaminor zor günler geçiriyor ve gelecekle ilgili pek iyimser değilsiniz. Bir gün gelir Asiaminor hükümeti dara düşer, sonra paranıza göz diker ve ya kesinti yapar ve ya farklı zorbalıklarla parayı kilitler diye içinizi korku sardı. Öyle yatırımlarınızı da çeşitlendirememişsiniz ne var ne yok Bankada. Önümüzdeki 6 ay için riskleri göz önünde bulundurursanız, aklınız paranızı faiz dahi alamayacağınız (EUR ve USD ye %0,00 faiz) o gurbete tekrar götürürüm der mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bundan yaklaşık 7 - 8 yıl içinde paralarını İsviçre bankalarında tutanlar korku içindeydi. Bir zamanların güvenlik ülkesi İsviçre'de en güvenilir denilen bankalar UBS, Credit Suisse vb resmen sallanıyordu. Şimdi dönüp baktığınızda hepsi toparlanmış, eski gücüne kavuşmuş görünüyor.

      Sil
    2. Hocam güzel diyorsunuzda, o ülkelerinde başında oturmayı kalkmayı bilen, kriz nasıl yönetilir farkında olan mürekkep yalamış mantıklı hareket yetisine sahip kimseler vardı, aynı durum Asiaminor da yok olduğunu varsaysak, halen aynı iyimserlikte mi olurdunuz ?

      Sil
    3. Ne tesadüf bu soru sürekli benimde kafamda dönüp duruyor. Bende 500.000$ kadar biriktirdim. Başımı sokacak evim var. Ama paranın başına bir hal gelirse aç kalırım. Siz ne yapmaya karar verdiniz? Tanıdıklarımın bazıları Kıbrıs'da ev alıyor mesela. Makedonya'dan alanlarda var. Ama para için güvenli liman değil buralar. İsviçre herhalde daha iyi. Ne yapmak lazım bilemiyorum bende. Para yurtdışına kesinti olmadan nasıl çıkar onu da bilmiyorum aslında. Cepte taşımak suç. Yada en fazla bir defada 10.000$ taşınabiliyor galiba. Fikirlerinizi paylaşır mısınız?

      Sil
    4. Yurt disina para transfer etmek serbest. Miktar sinirlamasi yok ama kesinti ve masraf vardir sanirim. Birkac sene once Turkiyede ev satip Almanya'ya 100 bin Euro gonderdim kimse birsey sormadi. Ben bu gunlerin gelecegini tahmin ederek coktan parami yurt disina cikarmistim. Size de tavsiye ederim. Tek sorun olabilecek konu uygun yurt disi banka bulup hesap actirabilmek. Bu ozellikle ingiliz bankalari soz konusu olunca cok zor ve zahmetli (resmi adres teyidi vs gerekiyor) ama mumkun. Almanya icin daha kolay. Bence hic zaman kaybetmeden gonderin. Bankalarin cogunda managed funds mevcut. Banka faizinden iyi verirler ve risk derecesini siz ayarlarsiniz (JP Morgan, Black Rock, etc). Banka ana paradan komisyon alir ve genelde ilk yilin geliri bu komisyona gider. Eger uzun sure parayi tutabilirim desrseniz kesinlikle vadeli hesaptan avantajlidir. Unutmayin eger devlet paralara el koymaya karar verirse disacri kacirmalara mani olmak icin bunu surpriz seklinde yapacak ve zaman giderek daraliyor.

      Sil
    5. Sayın Hocam, bu ve benzeri tahminler, İlhan Kesici ve Erol Mütercimler gibi siyasetçi ve yorumcular tarafından da yapıldı. Daha önce Güney Kıbrıs ve Yunanistan'da böyle bir durum oldu diye hatırlıyorum. Üstelik sayın demagog politikacılarımızın bizim fakir insanlarımıza bunu rahatlıkla kabul ettirebileceklerinin de hepimiz farkındayız. Siz de devletin bankadaki paralarda kesinti veya bu paralara el koyma gibi bir zorbalığı uygulayabileceği olasılığını kabul ediyor musunuz?

      Sil
  39. Hocam Keynes öncesinde mikroekonomi varmıydı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mikroekonomi vardı da makroekonomi daha bir ekonomi politik havasındaydı. Aslında mikroekonomiyi bugünkü çerçevesine oturtan da Keynes'in hocası Alfred Marshall'dır.

      Sil
  40. Bu mevcut durumun sebebi Anadolu yobazının ta kendisidir. Demokrasiyi Cumhuriyeti ve medeni değeleri hazmedememiş Anadolu yobazı daha hala sultanı ve halifesi için yanıp tutuşmaktadır. Dini sosyal, kültürel hayata ve devlete sokup çıkararak tipik bir Ortadoğu zevatı karakteristiği göstermektedir. Halbuki bilimin ışığında yükselen bir ekonomi, çağdaş aydın ve evrensel bir hukuk sistemiyle korunan devlet düzeni olan bir ülkede yaşamak yerine sultanını seçip el pençe divan durup avret ovuşturmayı layık görmüştür kendine. Anadolu Yobazı ki sayıca çoğunluktur ve ben Türkiyenin modern saygın prestijli ülkeler arasına girebileceğine inanmıyorum ileride Tunus Fas Cezayir gibi yalelli bir ülke olma yolunda hızla ilerlemektedir. Ulu önder Atatürk bu insanlara birey ve vatandaş olma hakkı vermiştir ama bunlar istemezük deyip kendilerine ümmet sıfatını yakıştırmıştır layık olduklarını bulacaklar. Ekonomi demişken o ekonomi batacak sizde biliyorsunuz dibe vurduktan sonra ki çıkış ne olacak o konuda bir öngörünüz varmı ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. istemezuk diyen chp zihniyeti degil mi herseyi anayasa mahkemesine tasiyan chp degil mi.
      Bakiniz AKP niye oy aliyor hic dusundunuz mu. Bu chp su anki c,baskanininin istanbulda belediye baskani oldugu donemde 1995de Istanbul b belediyesi olarak sosyal belediyecilik geregi universite ogrencilerine burs vermeye baslamisti. Bu durum oyle bir hal aldiki neredeyse turkiyedeki cogu belediye universite ogrencilerine burs vermeye basladi. AMA adi sosyal demokrat olan CHP 2009da anayasa mahkemesi karari ile bu burslari belediyelrin sosyal kamu hizmetini engelledi kaldirtti.Niye basit fakir fukeranin cocugu universite okurken bagli bulundugu belediyeden burs almasin bursunu alip kitabini romanini ders notlarini almasin diye bunu CHP yapti.Mevcut c.baskaninin belediye baskani iken baslattigi uygulamayi chp anayasa mahkemesi ile kaldirtti. sirf istanbulda 2009da 50bin universite lisanstan doktoraya kadar ogrenci belediyeden ciddi miktarda burs aliyordu. AKP sonra ne yapti sadece y.icinde okuyan ogrencilere verilen kyk burslarini kredilerini genisleterek y,disinda okuyan ogrenciler icinde olanak sagladi. Kisaca ANAdolu yobazi diyecegine bir muhalefete bak bir de AKPye.

      Hos bu muhalafet zamaninda avrupa birligi uyum yasalarina bile serh koymus bir muhalefet yahu Turkiyede AB uyum yasalari esliginde cop ayrimina karsi cikan adam var ya bu muhalefet zincirinden neymis efendim cop ayrimi ab baskisi ne olur plastikler organiker ayrilsa yoooo istemezuk niye ab uyum yasasi.

      Simdi cikip da AKP niye kazaniyor neden kazandi demenin bir manasi yok. 2009da sirf CHPnin bu anayasa mahkemesi ile burslari iptal etmesi yuzunden giciklik olsun diye Ateist biri olarak AKPye yerel secimlerde ve genel secimlerde oy verdim. Boyle muhalefet boyle tavir!

      Bu arada hatirlatmakta fayda var belediyeler bulunduklarin yerin en basat sosyal kulturel gereklerini yerine getiren sosyal devletin bir konumudur gelismis Avrupa ulkelrrinde bu vesile ile bir belediyenin burs vermesi dogal bir seydir AMA CHP karsi cunku chp fakire dusman

      Sil
    2. Bu ulkede CHP'nin tek bir gorevi vardir. Bunu da herkes bilir.

      Sil
  41. değerli sanatçılarmızın YAŞANMAKTA OLAN FACİA ORTAMI VE GÖRÜNEN KÖY bildirisine sizin de imza atmanızı beklerdim hocam.sayılar sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim her gün burada bu blogda yazdığım bilime ve akla davet içeren yazılarımda hep imzam var. Tek başıma.

      Sil
    2. Ah Sanatcilar. Herbiri dunyada ses getiren sanat eserlerinin sahibi insanlar, harcaniyorlar bu ulkede malesef, boya alacak, enstruman alacak paralari yok, yazmaya kalem bile bulamiyorlar, o yoklukta eserleri tum dunyada yeni sanatcilara ilham veriyor. Ayni bu ulkenin 100 pulitzerin az gelecegi isler yapmis hapislerde curuyen gazetecileri gibi.

      Siyasette de sanatlarinda olduklari kadar basarili olacaklarini gostermek istiyorlar, helal onlara.

      Sil
  42. Fazla dusunmeyin fazla sorgulamayin fazla konusmayin 2017de ekonomi siyasi istikrar millete hizmet daha iyi olacak O Kadar!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fazla düşünmez, fazla sorgulamaz, fazla konuşmazsak 2017 iyi olmaz.

      Sil
    2. "Düşünmez misiniz" Allah kutsal kitabımızda bunu soruyor defalarca. Bu "muhafazakar" kılıklılar da düşünmeyin diyor.

      Sil
    3. Hizmet alan var alamayan var kendi adına konuş.

      Sil
    4. Düşünme konuşma görme duyma. En iyisi yaşamayalım toptan çözüm olur ?? Allah beyni neden vermiş gözü kulağı ağzı neden vermiş düşünmezmisin be adam ? Bari hataları kabul edip çözüm yollarını arama basireti gösterebilseniz belki birşeyler düzelir.

      Sil
  43. hocam mutlu yıllar diyeceğim ama sanki aynı berbat yılın devamını belki de daha kötüsünü yaşayacakmışız gibi geliyor o kadar kötü başladık ki of ki of.artık nefes alırken bile boğazım düğümleniyor ve bir süreliğine de olsa huzurlu bir yerlere gitmek istiyorum hocam.cidden şöyle önerebileceğiniz bir yer ve ya ülke var mı hocam ben asya ülkelerini düşünüyorum endonezya mesela orada internet üzerinden tanıdığım çok tatlı ,şeker onlarca doğal afete rağmen gülebilen insanlar da var sizin fikrinizi de merak ediyorum? nereleri önerirsiniz mesela hocam şöyle 1-2 yıl da olsa taşınmak kafa toplamak için?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda size akıl verebilmem için benim de böyle bir şey düşünmüş olmam gerekir. Benim böyle bir düşüncem olmadığı için size sadece gezmek için gidilecek yerler tavsiye edebilirim.

      Sil
  44. Sevgili Mahfi Eğilmez Hocam,
    Ntv Radyo'daki ekonomi dersleri podcastlerinizi büyük bir ilgiyle takip ediyorum.Ancak 28 aralık 2016 tarihinden beri yeni podcast yayınlanmadığı için aklıma acaba yeni podcastler gelmeyecek mi ? sorusu takıldı. Konu hakkında bir bilgilendirme yaparsanız çok müteşekkir olurum.
    Esenlikler dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Program devam ediyor. Genellikle bu tür tatil vb aralarda yeni dersler konulmuyor. Daha bugün beş yeni ders anlattım, kayda girdi.

      Sil
  45. Hocam merhaba. Katılır mısınız bilmem ama bence en büyük sorunlardan biri yönetim kademesindeki ego sorunu. Her şeyi biz biliriz. Size ve sizin bilginize ihtiyacımız yoktur düşüncesi. Aslında referans aldıkları Osmanlı'da ve Türk ve İslam devlet anlayışında meşveret, şura ve işin ehline verilmesi, ehil insanlara danışılması konuları çok önem arz etmektedir. Her olumsuz durumu komplo teorisiyle açıklamak, özeleştiri yapmamak, her muhalif fikri düşman görmek gibi hastalıklı anlayış devam ettiği sürece hem sosyolojik hem ekonomik çöküş devam edecektir.

    YanıtlaSil
  46. Hocam selamlar,

    Fitch'in 27 Ocak'ta Türkiye'nin notunu düşürmesi, Türkiye'nin CDS puanının yükselmesine bu da Türk Tahvil ve Bonolarının faiz oranlarının yükselmesine neden olur mu? Yani hazine daha yüksek faizler üzerinden mi borçlanır?

    YanıtlaSil
  47. Hocam yeni yılınız kutlu olsun öncelikle, yapısal reformlar yapmak gerekiyor tamam haklısınız ama şu durumda ülkede sadece ekonomik olarak değil siyasi,sosyal olarak da birçok istikrarsızlık ve problem var. Şu durumda yapısal reformlar nasıl yapılabilir. Sadece fikrinizi sormak istedim. Fikirlerinizi çok önemsiyorum ve takip ediyorum. Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, sizin de yeni yılınız kutlu olsun. Her zaman durum aynı biliyor musunuz? Siyasal, sosyal istikrarsızlıklardan ve diğer konulardan yapısal reformlara hiç bir zaman sıra gelmiyor.

      Sil
  48. Hocam Merhaba, yüksek lisans tezi hazırlıyorum. Bir konu hakkında yardımlarınızı rica ediyorum. Yurtiçi kredi hacmi ve reel faiz oranlarını TÜFE ile reelleştirmek istiyorum(deflate etmek istiyorum). Matematiksel olarak nasıl bir yol izlemeliyim ? Biraz daha somutlaştırmak için detay vermem gerekecek olursa , veri setim aylık 300 adet reel faiz oranı , aylık 300 adet kredi hacmi ve aylık 300 adet TÜFE verisinden oluşuyor. Şimdiden teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Reel faiz oranını deflate etmeye gerek yok o zaten deflate edilmiş demektir.
      Kredi hacmini deflate ederken her aydaki kredi artışını o ayın enflasyonuyla deflate edin. Reel faiz denklemini kullanabilirsiniz
      Reel Kredi Artışı = (1 + Kredi Artış Oranı) / (1 + Enflasyon Oranı)

      Sil
  49. Degerli hocam 30 aralikta Mb rezervleri yaklasik 3 milyar dolar azalmis ama o gun kur neredeyse hic oynamamis bilanco makyaji mi acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB, bankalara döviz satmıştır.

      Sil
  50. 100 yıl önce, memleketin her köşesi işgal edilmişken, ekonomi diye bir şey kalmamışken, biri çıkıyor diktatör olmak yerine batı avrupa'nın bir önceki asırda yaşadığı siyasal ve ekonomik dönüşümü, halk farkında olmasa ve istemese bile başlatıyor. Toplum bilinci olmadan siyasette ve ekonomide çoğulcu, halkçı yani kapsayıcı dönüşüm 15 yılda maalesef istenilen seviyeye gelemeden bu dünyayı terk ediyor.
    Bugün neredeyiz. seçim yapılan sözde demokrasimiz var, daha fazlası nerede. Yetkiyi alan veya kendinde biraz güç hisseden devleti ele geçirmeye çalışıyor, Niye? Çünkü siyasi ve ekonomik güç devletin elinde öyle toplanmış ki, herkes onun peşinde. 2000 yılına kadar bir grup bu gücü kullanırken şimdi başka bir grup bu gücü eline geçirmiş. Kendi seçtikleri üzerinden ekonomik faaliyeti kontrol ederken, tüketim ve inşaat ekonomisini borçla döndürüp, uzun yıllardır sistem dışına itilmiş kesimi verdiği sadakalarla yanına alıyor. Diyeceğim o ki, biz O'nu hiç anlamadık. 1938 den ileriye gidemiyoruz.
    Asıl yapısal reform sömürücü ekonomik yapının, biran önce eşit rekabete kavuşmasını sağlamak. Siyasetin yapısının herkesi, en küçük birimlere kadar kapsayıcı hale getirmek bence.
    Yoksa algı yönetimiyle, bütün kötülükleri başkasının yaptığı dövünmeleriyle hiçbir yere varacağımız yok. Böyle birbirimizi ezmeye çalışan bir toplum olmaya devam edersek, birileri gelir bu güzel toprakları, biz daha yönetiriz der ve imtiyazlı kesimin elinden alıverir. Onlar istedikleri kadar mutlakiyetçi, itaate dayalı rejim kursunlar, benzer rejimlere ne olduysa, onların başına da gelecektir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılıyorum.. Ülke her açıdan oldukça kötü bir duruma gidiyor. Demokrasi, ekonomi, inanç, özgürlükler, ahlak vs. hepsinde hızla dunyanin en kotuleri arasinda yer aldik. Devletin insanlara ve insan haklarına saygısı yok, hükümet için bu ülkede yaşayan 80 milyonun hiç bir önemi yok. Yazık..

      Sil
  51. Hocam devlet ya da kamu tüzel kişiliğe haiz olanlardan hangisi borçlanıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Devleti mali tüzel kişilik açısından temsil eden Hazine devlet adına borçlanıyor. Buna merkezi hükümet borçlanması deniyor. KİT'ler, belediyeler vb gibi devlette ayrı tüzel kişiliği olan kamu kurumları ise kendi adına borçlanıyor.

      Sil
    2. Teşekkürler hocam. Bu durumda vatandaşların vergileriyle ödemekle yükümlü olduğu borç hazine borcu oluyor değil mi

      Sil
    3. Evet. Bir de Yap işlet devret garantisi altında alınmış özel kesim dış borçları var. Bunların garantörü Hazine. Herhangi bir nedenle bu şirketler bu dış borçları ödemezse Hazine ödemek zorunda.

      Sil
  52. Hocam, bundan sonraki ticaretimizi TL ile yapmaya karar verdiler bu konu hakkında aydınlatır mısınız ? Ben, bu konunun mantığını tam olarak kavrayamadım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konu için örnek bir yazım var: http://www.mahfiegilmez.com/2016/08/turkiye-ile-rusya-arasnda-ruble-ve-tl.html

      Sil
  53. sayın hocam, kırılgan beşli grafigi türkiyenin durumunu gösteren en iyi özet grafiktir.başka söze gerek yok.ben bu grafige baktıgımda türkiyenin her bakımdan riskli oldugunu görebiliyorumda,bu işin egitimini almış önlerinde prof,doçent, ünvanı olan sayın yetkililerimiz nasıl görmez,yada görmekmi istemez.bize not veren derece kuruluşları ve uluslararası yatırımcılar eminimki bunları inceliyorlardır.biz bu insanlara kızacagımıza bu rakamları düzeltmemiz için geregi neyse onu yapmalıyız.en azından jeopolitik riskleri azaltmak için çaba göstermeliyiz.bence en önemliside sayın yetkililerimiz en başından en sonuna kadar ciddi iletişim vuslup dersleri almalıdır.zira içerde ve dışarda, olur olmaz yerlerde posta koymak rest çekmek bize yaramıyor.tam aksine ekonomi kötüyken işleri dahada zorlaştırıyor.selamlar saygılar sayın hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet işin özeti budur, iyi özetlemişsiniz.

      Sil
  54. https://pbs.twimg.com/media/C1OdAMbXUAAyQxL.jpg:large

    Anlayışı farklı, kültürü farklı, felsefesi farklı..

    YanıtlaSil
  55. Mahfi Bey, hâlâ "siyasete girmem" diyor musunuz?

    Dolar 3,60'ı da geçti!

    Sizin gibi ehil insanlar siyasete girmeyi geciktirdikçe, ekonomi yönetiminin başında olanların ihmalkârlığı yüzünden kriz çıkacak! Farkında mısınız?

    Çocuklarınız var mı, bilmiyorum. Eğer varsa, onların geleceği de karanlık değil mi?

    "Bizim kuşağımız çile çekti. Şimdi biraz da benim çocuklarım, yeni jenerasyon çile çeksin bakalım!" diye düşündüğünüz için mi siyasete girmiyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'nin sorunları siyasete girerek çözülmez. Girdiğiniz yerde kaybolur gidersiniz. Türk siyaseti bir bataklık gibidir içine çeker ve yutuverir sizi. Bir bakarsınız siz de liderin dediklerini savunuyorsunuz ya da istifa etmişsiniz.

      Sil
  56. SİZ TECRÜBELİ BİR AKADEMİSYEN OLARAK ÖĞRENCİLERİNİZE NE TAVSİYE EDERSİNİZ?

    1 DOLAR = 3,60 TL

    DOLAR, DÜZENLİ VE ANALİZ YAPA YAPA DERSLERİNE ÇALIŞTIĞI İÇİN Mİ 3,60 GİBİ MUAZZAM BİR NOTA ULAŞABİLİYOR? SIRRI NEDİR BU BAŞARININ?

    BİZ İİBF ÖĞRENCİLERİ, MEZUN OLDUK, ALTTAN DERS KALDIĞI İÇİN 7. YILI DA BİTİREMİYORUZ VE NOT ORTALAMAMIZ 3,00 BİLE DEĞİL HOCAM!

    DOLAR'IN 3,60 OLMASI, ÖĞRENCİLERE NASIL BİR ÖRNEK TEŞKİL EDEBİLİR?

    CEVABINIZ NEDİR?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Madem Dolar 3,60 olmuş o zaman biz de 3,60 ortalama tutturabiliriz demeliler bence.

      Sil
    2. NOT ORTALAMASI 3,75 OLUNCA, YURTDIŞINDAKİ PEK ÇOK ÜNİVERSİTEYE YÜKSEK LİSANS İÇİN BAŞVURU HAKKI DOĞUYORMUŞ HOCAM.

      SİZCE, DOLAR NE ZAMAN 3,75 PUANA ULAŞIR?

      VE HANGİ ÜNİVERSİTELERE YÜKSEK LİSANS İÇİN BAŞVURU YAPABİLİR?

      Sil
  57. Memurlar ve çiftçiler neden başka kesimlerin ürettiği surplusu yiyor,yutuyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kim ki o surplus üretenler?

      Sil
    2. Hoca yeme bizi...

      Siz biliyorsunuzdur surplus ı üretenleri...

      Sil
    3. Kesinlikle bilmiyorum. Çitçiyi de dışarı çıkardığınız için bildiğimi de unuttum.

      Sil
  58. “İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha çok meraklı olun.” (Marie Curie)

    Marie Curie sizin akrabanız mı Mahfi bey?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilimsel düşünce bir çeşit akrabalık yaratır.

      Sil
    2. Bir tek şunu merak ediyorum:

      Marie Curie anneliğini ihmal etmiş mi, etmemiş mi?

      Sil
    3. Bir tek şunu merak ediyorum,

      Marie Curie anneliğini ihmal etmiş mi, etmemiş mi?

      Sil
    4. Marie Curie nin yaptığı bütün o bilimsel çalışmaları değil de dediğiniz gibi "bir tek" bunu mu merak ettiniz yani?? Bravo.

      Sil
    5. Marie Curie çok saygıdeğer bir bilim kadınıdır. Radyoizotoplarla çalışmıştır ve halen radyoizotopların aktivite değerleri curie cinsinden verilir. Bu insanların çalışmaları olmasaydı dünya şu an olduğundan çok daha geride olurdu. Kesinlikle cinsiyet ırk din dil ayırımı yapmadan tüm bilim insanlarına büyük saygı beslenmelidir.

      Sil
  59. Azerbeycan petrol ve dogalgazini tl cinsinden dunya ya satsa bu talep karsiliginda tl ye pozitif etkisi olur mu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Azerbaycan sonra ihtiyacı olan malları mesela İngiltere'den alırken TL ile mi ödeyecek bedelini?

      Sil
  60. TÜRKİYE'DE NİSAN-MAYIS 2017 ENFLASYONU %10 CİVARINDA OLABİLİR. [JPMorgan]

    JP Morgan bugün açıklanan enflasyon verisinin ardından yayınladığı raporunda, "Güçlü dolar geçişkenliği ve kendine özgü faktörler (yumurta fiyatlarındaki artış gibi) Aralık ayında TÜFE'nin beklenenden daha sert biçimde yükselmesine neden oldu" dedi.

    JP Morgan analistleri, alkol ve tütün ürünlerinde vergi artışı ve ve küresel enerji fiyatlarındaki artış gibi diğer bazı faktörlerin de enflasyondaki yükselişte etkili olduğunu kaydetti.

    Raporda, "İç talep ve enflasyondaki artışın en azından kısmen tek seferlik faktörlerden kaynaklanması nedeniyle 2017 sonu enflasyon tahminimizi değiştirmeyerek %8.2 seviyesinde tutuyoruz" denildi.

    JP Morgan, enerji fiyatlarının artması ve TL'sında beklenenin ötesinde gerileme nedeniyle enflasyonda yukarı yönlü riskler bulunduğunu belirtti.

    Raporda, "Daha da önemlisi, yıl sonu enflasyon beklentimiz değişmese de beklenen enflasyon patikası yukarı kaydı. Artık, yıllık enflasyonun Nisan itibariyle %10'u (önceki %9.2) görmesini bekliyoruz" denildi.

    Enflasyonun önümüzdeki dönemde izleyeceği yolun enflasyon beklentilerinin daha da kötüleşmesine neden olacağı belirtilirken, bu kredibilite kaybı ve süren siyasi belirsizliklerin TCMB üzerindeki baskıyı artıracağı ifade edildi. TCMB'nin halihazırda, son dönemde TL'de yaşanan düşüş ve bu gerilemenin enflasyon, finansal istikrar ve tüketici güveni üzerindeki etkilerinden kaygılı göründüğü kaydedildi.

    JP Morgan, TCMB'nin para politikası tepkisinin zayıf ekonomik faaliyet ve siyasi oyunculardan düşük faiz yönündeki talepler nedeniyle kısıtlı olacağını tahmin ediyor.

    http://www.bloomberght.com/haberler/haber/1969279-jpmorgan-enflasyon-nisanda-yuzde-10a-ulasabilir

    YanıtlaSil
  61. Hocam öncelikle iyi günler dilerim,yazınızı yine büyük bir dikkatle okudum.Benim şöyle bir sorum olacak;siyasal olayların ekonomik olarak sonuçlarını belirtmişssiniz,peki bu ekonomik göstergeler ile benzer süreçlerden geçmiş ülkelerin siyasal olarak vardığı sonuçlara dayanarak,ülkemiz hakkında bir öngörüde bulunabilmemiz mümkün mü?Umarım açık bir şekilde sorabilmişimdir,yanıtınız için şimdiden teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bulunamayız. Çünkü süreçler aynı değil.

      Sil
  62. 3.60 iyi bir dolar kuru ihracatimiza istikrar hiz kazandiracagini dusunuyorum. Ohalle birlikte ulkemizde daha guclu siyasi irade ile cogu sorunumuzu birlik kardeslik icerisinde cozebiliriz. Yeterki kardes olalim birbirmize sarilalim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "3.60 iyi bir dolar kuru ihracatimiza istikrar hiz kazandiracagini dusunuyorum."

      Yanılıyorsunuz.

      Türkiye'nin sanayi altyapısı sanıldığı kadar kuvvetli değil. Hammadde, ara-malı, yarı-işlenmiş mamûl vb. ürünleri ithal edip, bunları fabrikalarda işleyerek, sonra ihracat yapıyoruz.

      28 Aralık 2016'dan beri, Organize Sanayi Bölgeleri'nde elektrik kesintileri yaşanıyor. Doğalgaz stokunun eriyip gitmemesi için, sanayi bölgelerinde bile elektrik kesintisi yapılıyor. Bu durumun, önümüzdeki aylarda, şirketlerin üretim kapasitesinin düşmesine yol açacağı şimdiden belli.

      Döviz kurlarında yaşanan yükselme, yapmaya mecbur olduğumuz ithalat ödemelerinin de yükselmesine sebep oluyor. Buna ek olarak, ihracat yaptığımız ülkelerin piyasalarında cansızlık var, bu ülkelerdeki iş yapma iştahsızlığı sebebiyle, Türkiye'nin ihracat oranlarında düşme eğilimi kendini hissettirmeye başladı. Önümüzdeki aylarda, ihracat oranımız daha da düşecek.

      Hernekadar kurun 3,60 seviyesine yükselmiş olması, ihracata olumlu etki edeceği yönünde algı meydana getirse de, bu gerçekçi değil.

      İLK ÖNCE eğitim reformu yaparak, ithal ettiğimiz hammaddeleri kendi ülkemizde üretebilir hâle gelmemiz gerekiyor, böylece ithalatımız azalsın, maliyetimiz düşsün.

      1. İthalata eroinman gibi bağımlı olan bir ülkede, kurların yükselmesi, kârı kadük bırakır.

      2. İthalata eroinman gibi bağımlı olan bir ülkede, kurların yükselmesi, şirketlerin maliyetlerini arttırır.

      3. İthalata eroinman gibi bağımlı olan bir ülkede, kurların yükselmesi, şirketlerin maliyetlerini arttırır. Bu yükü hafifletmek için, patronlar işçi çıkartır, işsizlik artar.

      4. Eğitim reformu yapılmazsa, o ülkede kardeşlik tohumları yeşermez.


      Mahfi Eğilmez ne cevap verir, bilemem...

      Sil
    2. Birşeyide bilip yazın allahaşkına.. 3.60 dolar kuru ihracata iyi gelirmişmiş. Bu ülke usd ile ara malı ithal eden bir ülke işleyip mamul hale getirip euro ile avrupa pazarına satıyorsun para kazanmaya çalışıyorsun. Euro usd kuru ile aynı hızda yükselmiyorsa geçmiş olsun eldeki pazarı koruyabilirsen ne ala. Gelmiş kardeşlik türküsü okuyorsun ama dünyayı bırak kendi ülkenden haberin yok.

      Sil
    3. İhracatımıza hız kazandıracak 3.60'lık dolar kurunu bir de ithalat tarafından yorumlar mısınız sayın troll kardeşim.. o bahsettiğiniz hız kazanacak ihracatı yapabilmek için bile %70 oranında ithalata bağımlıyız.. son olarak; başımızdaki güçlü siyasi iradenin destekçileri ile kardeş olmaktansa dünyanın geri kalanına eşit şartlarda, saygı çerçevesinde entegre olmayı tercih ederim..

      Sil
  63. hocam gecen seneki gibi bu sene de dolar tahmi i yapacak misiniz? tesekkurler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. BU yıl tahmin açıklamayacağım.

      Sil
    2. Durum o kadar kötü yani :). Hocam elinize sağlık

      Sil
  64. Satranç oynayan kişi insanların en yalancısıdır:

    https://www.youtube.com/watch?v=U0LOorPxjVU

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben yıllardır satranç oynuyorum benim inancımda hiç bir değişiklik olmadı.Aksine bir aşamayı hesaplayabildiğim için oyumu bile verirken bana yardımcı oldu.Satrancın neresinde kötülük var bunu mantıklı bir şekilde anlatırsanız çok iyi olur.O zaman bizde oynamayız.

      Sil
  65. Hocam 2017 KPSS den ekonometri testi çıkartıldı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

    YanıtlaSil
  66. Sayın Eğilmez,

    Öncelikle yeni yılınızı kutlar -boş bir umut da olsa- 2016'dan daha iyi bir yıl geçirmeyi tüm ulus adına dilerim. Olmaz olmaz ama ülkemizde olmayacak o kadar çok şey yaşıyoruz ki artık "olmaz" diyebileceğimiz pek bir şey kalmadı. Bu bağlamda iktidar bir karar vererek dalgalı kurdan vazgeçip tekrar sabit kura geçse ve örneğin dolar kurunu 3 TL'ye sabitlese ne gibi sonuçları olur?

    Saygılar....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler, size de iyi yıllar.
      Doları 3 TL'ye sabitleyince herkes bu işin devam edemeyeceğini düşünüp bu düşük kurdan Dolar almaya başlar, bir süre sonra Dolar biter ve büyük bir devalüasyon olur. Türkiye'nin sabit kurla geçmiş 70 yılı bunun örnekleriyle doludur.

      Sil
  67. Mahfi Bey,

    Habitat Derneği gönüllüsü Gamze Tutan'ın başlattığı "köyde bilgisayar ve internet kullanımı" dersleri Anadolu'da çoğalıyor, haberiniz var mıydı?

    Afyonkarahisar'ın Yenibelkavak köyü, 45 haneli 100 nüfuslu. İlk dersler başladı ve diğer köyler de bunu görünce kendi köylerinde başlattılar.

    3:20'lik kısa bir tanıtım videosu var, tavsiye ederim:

    KÖYE "GOGLE" GELDİ

    https://twitter.com/AJTurk/status/816164572977594368

    YanıtlaSil
  68. Kaleminize sağlık Değerli Hocam. Bizi gerçeklerle sürekli aydınlatıyorsunuz. NTV'deki sabah programınızda Servet bey sizden 2017 için tahmin isteyince, tahmin yaptığınızı ancak paylaşmak istemediğinizi söylediniz. Anlaşılan hem mevcut durum hem de öngörüleriniz o kadar olumsuz ki, kanalı zora sokmak istemediniz diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Hayır kanalı zora sokmak değil bu tahminleri bu blogda da paylaşmadım. Sadece 2017'nin çok sıkıntılı olacağını anlatmakla yetindim.

      Sil
  69. Objektif veriye dayalı, aydınlatıcı bu tür değerli yazıları bizimle paylaştığınız için çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
  70. enflasyon yüksek çikti suçlu gidanin agirligi? peki agirligi düştügümüzde bizde kilo olarak hafiflermiyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu kim yanıtlayacak bilmiyorum.

      Sil
  71. Hocam merhabalar;
    Dolar uluslararası piyasanın açık olduğu ilk işlem gününde 3.60 ı geçerek tüm zamanların rekorunu tazeledi. İçeride riskler yüksek, cds yüksek seyrine devam ediyor, enflasyon baskısı artacak gibi duruyor, petrol fiyatları yükseliş trendinde devam ediyor, turizmden sanırım bu senede pek ümitli olamayacağız, siyasal riskler yüksek kafalar karışık gibi, terör olayları çok can sıkıyor ve çok can yakıyor, allah aşkına iyi olan ne var yaşantımızda.. Hani tünelin ucunda bir ışık görebilsek oda yok , tünelin ucunun nereye çıkacağı belli değil . Çok mu karamsarım sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oldukça karamsar bir tablo ama ben de sizden pek farklı düşünmüyorum o nedenle de 20167 için tahmin açıklamıyorum.

      Sil
    2. Bu bizim yüksek faiz düşük kur politikasının kısa vadeli etkileri müspet, uzun vadeli etkileri negatif olur. Şu anda çektiğimiz sıkıntılar geçmişteki bu politikanın sonucu. Kur zaten buralarda olmalıydı. Biz birden kur artmış gibi afalladık. Öyle bir şey yok. Ekonomi bir bilimse ki bilimdir, iki para arasındaki kur farkı enflasyon kadar olmalı. Türkiye’de enflasyon yüzde 7-8’in altına düşmüyor, ABD ise bir türlü 2’ye çıkaramıyor. Demek yıllık yüzde 7 gibi bir fark var, 2 yılda kümülatif yüzde 17’lere gelir. Biz uzunca bir süre dışardan sermaye akışını cezbetmek için faizi yükselttik kuru düşük tuttuk. Bence doğrusu şimdiki, bırakın kur ekonomik olarak olması gereken yere gelsin. Bir süre sonra Türkiye daha çok ihracat yapabilir hale gelecek. Ama Türkiye geçtiğimiz periyotta kaynakları inşaat yerine daha çok sanayiye aktarsaydı, ihracat potansiyeli çok daha yüksek olacaktı.

      Sil
  72. Hocam Hükümet yetkilileri TL ile dış ticaretin başlayacağını ifade ediyorlar. bu doğru mu acaba?

    YanıtlaSil
  73. Sayın hocam yapısal reformları hükümet yapmıyorsa, biz bireysel anlamda bireysel yapısal reformumuzu nasıl yapalım.Yani tuhaf bir soru gibi gelsede,artık çaresi kalmadı..Sevgi ve saygılarımla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım herkesin kendi durumuna özgü farklı bir yapısal reform gereksinimi var. Genel olarak fazla açılmamak, ihtiyatlı olmak gibi şeyler söylenebilir.

      Sil
    2. 1-Tasarruf.
      2-Kişisel bütçemizi tekrar tekrar gözden geçirmek.
      3-Gereksiz yüklerden kurtulup nakit de kalmaya çalışmak.
      4-Sağlık, gıda gibi en temel harcamaları dışında tamamen içe kapanmak. (yani gene tasarruf)
      5-Ek gelir getirecek bir takım yetenekleriniz varsa bunları da ailecek değerlendirmek.

      Sil
  74. Yukarilarda bir arkadas şöyle demiş. Kime sorduysa 80 anayasasina hayir verdi nasil oldu da %90 evet cikti. Ben de kime sorsam Mhp diyorlar.O zaman bu partinin oy oraninin %60 olmasi gerek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tür sorular genellikle kendi çevremizle sınırlı olduğu için oradan genelleme yapmak doğru olmaz.

      Sil
  75. Sevgili Hocam Türkiyedeki Bankacılığın Son 10 Yılını anlatan bir blog veya kitap önerebilirmisiniz?saygılarımla

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...