18 Şubat 2017 Cumartesi

TL'nin Toparlanmasının Nedeni

TL’deki Değer Kaybı ve Nedenleri
Donald Trump’ın ABD Başkanı seçildiğinin belli olduğu 9.11.2016 akşamından başlayarak Dolar, bütün paralara karşı değer kazanmaya başladı. 2017 yılının ilk günlerinden sonra Dolardaki bu yükseliş duruldu ve hatta düşüşe döndü. Geçen hafta sonu itibariyle başlangıç noktasındaki değeri olan 98,62’ye göre hala yüksek olmakla birlikte (100,88), Trump’ın başkanlık yemini ettiği 20 Ocak günü ulaştığı 103,31’lik zirveye göre gerilemiş bulunuyor.

Dolarda ortaya çıkan değer kazanımı en fazla Türk Lirası üzerinde etkili oldu. TL, bütün paralardan daha fazla değer kaybetti. Bunun nedeni, Dolardaki değer kazanımının yanı sıra Türkiye’nin kendi risklerindeki artışlar ve para politikası önlemlerinin zamanında alınmamış olmasıydı.  

Aşağıdaki tablo, TL ile birlikte kırılgan beşli olarak adlandırılan ülkelerin para birimlerinin Dolar karşısında yaşadığı değer değişimini gösteriyor. Tabloda karşılaştırmalar iki ayrı tarihe göre yapılmış bulunuyor. İlki Trump’ın seçimi kazandığı 9.11.2016 tarihi ile geçen hafta sonu değerinin karşılaştırılması, ikincisi de 2016 sonundaki değer ile geçen hafta sonu değerinin karşılaştırılması.

9.11.2016'ya göre
2016 Sonuna göre
1 USD = 
9.11.2016
2016 Sonu
17.02.2017
Fark (%)
Fark (%)
Brezilya Reali
3,2254
3,2552
3,0978
4,0
4,8
Endonezya Rupiahı
13,127
13,473
13,333
-1,6
1,0
G. Afrika Randı
13,4457
13,7401
13,0382
3,0
5,1
Hindistan Rupisi
66,435
67,9238
67,02
-0,9
1,3
Türk Lirası
3,1922
3,5235
3,6309
-13,7
-3,1
TL Hariç Ortalama
1,1
3,1

Tabloda yer alan her iki başlangıç noktasına göre de TL, bu ekonomiler arasında en fazla değer kaybı yaşamış olan para birimi olarak öne çıkıyor. Hatta 2016 sonuna göre bugüne baktığımızda öteki ekonomilerin para birimleri değer kayıplarını telafi etmiş oldukları halde yalnızca TL hala yüzde 3,1 oranında değer kaybı içinde görünüyor. Bu bize TL’deki değer kayıplarının asıl olarak Türkiye’nin kendi sorunlarının yarattığı riskler nedeniyle oluştuğunu kanıtlıyor.

Her ne kadar gün içi değerlere bakıldığında 3,94’lük bir zirve görülmüş olsa da Dolara karşı TL’deki değer kaybı 27 Ocak gün sonunda 3,88 ile zirve yapmıştı. O noktadaki değer kaybı, Trump’ın seçimi kazandığı tarih baz alındığında yüzde 21,6, 2016 sonu baz alındığında ise yüzde 10,1 idi ve TL, dünyada Dolara karşı en fazla değer yitirmiş para konumundaydı.

TL’nin Toparlanmasının Nedenleri
Ocak ayının ilerleyen günlerinde iki önemli gelişme oldu. İlk gelişme Doların elde ettiği kazanımların bir kısmını geri vermeye başlamasıydı. Trump işbaşına geldikten sonra Dolar bütün paralara karşı değer kaybetmeye başladı. Bunu aşağıdaki grafikten izleyebiliyoruz. Trump’ın seçimi kazandığı 9.11.2016 tarihini başlangıç olarak alan grafikteki kırmızı eğri Dolar endeksindeki gelişmeleri, mavi çizgi de USD/TL kurundaki gelişmeleri gösteriyor (USD/TL kuru olarak TCMB günlük satış kurlarını kullanıldı.) 


Grafikten görüleceği gibi Dolar endeksiyle USD/TL kuru arasındaki ilişki güçlü bir ilişki görünümü sergilemiyor (bu iki değişken arasındaki korelasyon katsayısı da -0,023 gibi düşük bir korelasyona işaret ediyor.)

Buraya kadar anlattıklarımızdan; Doların diğer paralara karşı değer kaybetmesinin TL’de yaşanan toparlanma üzerindeki etkisinin tıpkı TL’deki değer kaybında olduğu gibi sınırlı bir etki olduğu sonucu çıkıyor. 

İkinci önemli gelişme, Merkez Bankası’nın başlangıçta sadece izlemekle yetindiği kur gelişmeleri karşısında Ocak ayı ortalarından başlayarak aktif müdahaleye yönelmesiydi. Faiz konusundaki siyasal yaklaşımların etkisiyle Merkez Bankası, faizi artırarak kura müdahalede geç kaldı ve ancak enflasyonun denetimden çıkmaya başladığının anlaşılmasıyla birlikte müdahaleye karar verdi. Önce haftalık repo ihalesi açmamaya ve dolayısıyla haftalık borç verme imkânını kullanmayarak sadece gecelik borç verme imkânını sağlayıp ortalama fonlama faizini bir miktar yükseltmeyi denedi. Bu hamleden fark edilebilir bir sonuç alamayınca bu kez istisnai bir imkân olan geç likidite penceresi fonlamasını kullanmaya karar vererek bankaları buraya yönlendirdi. Böylece ortalama fonlama faizini yükseltmiş oldu. Geç likidite penceresi faizi, adı konulmaksızın, politika faizi yerine ikame edilmiş oldu. Bu adımların da yetersiz kaldığını gören Merkez Bankası, bu kez 25 Ocak günü gecelik borç verme faizini yüzde 8,5’den 9,23’e ve politika faizi yerine ikame ettiği geç likidite penceresi faizini de yüzde 10’dan 11’e yükseltti. Kurlar üzerindeki asıl etki de bu kararın yaşama geçirilmesinden sonra ortaya çıktı.  

Yılbaşından bu yana yaşanan durumu sergilemeyi amaçlayan aşağıdaki grafik Merkez Bankası’nın faiz hamlelerini ve bunun karşılığında USD/TL kurunda ortaya çıkan değişmeleri gösteriyor. Grafikte mavi eğri Merkez Bankasının ortalama fonlama maliyetindeki (Merkez Bankasının bankaları fonlamakta kullandığı ortalama faizdeki), kırmızı eğri ise USD/TL kurundaki gelişmeyi gösteriyor (USD/TL kuru olarak TCMB günlük satış kurlarını kullanıldı.) 



Grafik çok açık bir biçimde Merkez Bankası’nın faiz artırımlarının USD/TL kuru üzerinde yarattığı aşağı yönlü etkileri ortaya koyuyor. Dikey çizgilerin ilki Merkez Bankası’nın bankaları daha yüksek faizli geç likidite penceresi imkânı kullanmaya yönelttiği yeri gösteriyor. O noktadan sonra Merkez Bankası ortalama faizi yükseliyor ve USD/TL kuru düşmeye başlıyor. Dikey çizgilerin ikincisi Merkez Bankası’nın gecelik borç verme faizini yüzde 8,5’den 9,25’e ve politika faizi yerine ikame ettiği geç likidite penceresi imkânı faizini yüzde 10’dan 11’e yükselttiği yeri gösteriyor. Bu artışlardan sonra Merkez Bankası’nın bankaları ortalama fonlama faizi her gece değişmekle birlikte ortalama olarak yüzde 10,37’ye yükseldi.  

İşin Özü
TL’nin Dolar karşısındaki değer kaybının durdurulması ve toparlanmaya başlamasında asıl olarak hangi etkenin baskın olduğunu anlayabilmek için aşağıdaki tabloyu sunuyorum.

Tarih
USD Endeksi
Bir önceki değere göre artış (%)
USD/TL Kuru
Bir önceki değere göre artış (%)
TCMB Ortalama Fonlama Faizi
Bir önceki değere göre artış (%)
9.11.2016
98,62

3,19

7,81

30.12.2016
102,38
3,8
3,53
10,7
8,31
6,4
11.01.2017
102,03
-0,3
3,86
9,35
8,31
0,0
17.02.2017
100,88
-1,1
3,63
-5,96
10,38
24,9

Trump’ın seçildiği gün Merkez Bankası’nın ortalama fonlama faizi yüzde 7,81 idi. 2016 sonunda USD endeksi yüzde 3,8 artarken USD/TL kuru yüzde 10,7 artmış ve Merkez Bankası’nın ortalama fonlama faizi yüzde 6,4 yükselmişti. Burada önemli bir politika hatası görünmüyor. Çünkü Merkez Bankası, kurdaki yükselişe önemli sayılabilecek bir reaksiyon vererek ortalama fonlama faizini yüzde 6,4 oranında yükseltmiş görünüyor. Burada eleştirilebilecek tek şey olarak Merkez Bankası’nın bu gidişi görerek 2016 yılı Aralık ayındaki toplantıda faizi açıkça artırmamasına değinilebilir.  
  
Asıl hata, kurdaki artışın yüzde 9,35 olduğu 30.12.2016 ile 11.01.2017 arasındaki dönemde Merkez Bankası’nın faizi hiç değiştirmemiş olmasıdır. Bir sonraki dönemde Merkez Bankası, ortalama fonlama faizini yüzde 25’e yakın oranda artırarak kurdaki gidişi tersine çevirmiştir. Bunu zaten yukarıdaki grafik de bize gösteriyor.

Merkez Bankası, 2016 başından bugüne kadar kamuoyunun önemli bir kesimince artırmadığı sanılan faizini 2,1 puan (yüzde 25) artırmıştır. USD/TL kurunda son dönemde ortaya çıkan gerilemede en önemli etken Merkez Bankası’nın ortalama fonlama faizini yüzde 8,3’den yüzde 10,4’e çıkarmış olmasıdır.

Kıssadan Hisseler
Faiz, para politikası araçlarının en önemlisidir. Dış finansmana ve ithalata dayalı bir ekonomide enflasyonun önemli nedenlerinden birisi kurdaki artıştır. Eğer kurdaki yükselme, yabancı paranın bütün paralar karşısında değer kazanmasının yanı sıra ülke koşullarından da kaynaklanıyorsa ülke koşullarından kaynaklanan kısmını durdurmanın yolu faizi artırmaktır. Faizi, açıkça artırmak, örtülü artırmaktan çok daha erken ve fazla etki yaratır. Faizi örtülü artırmanın bedeli, duruma başka araçlarla da müdahale etmek zorunda kalınması, müdahale maliyetinin artması, kuralların çiğnenmesi ve sonuç almanın gecikmesi olarak çıkar.

239 yorum:

  1. hocam toparlanmak derken daha kötü günlere göre toparlanmak dimi daha halen çok yüksek seviyelerde değil mi dolar ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet öyle. Çünkü başladığımız noktada kur 3,19 idi daha oradan uzaktayız.

      Sil
    2. Artik piyasa Tlnin fiyatini degerini belirlemistir. Hasbelkader 3.19a kur gelse basimiz daha buyuk tehlikeye girer. Suanki seviyeler bir katalizor gorevi ustlenmektedir.

      Sil
    3. Mahfi hocam issizlik artiyor, enflasyon artiyor, cari açık artiyor ama siz dolarin yüksek olduğunu 3.19 lara dusebilecegi mi ima ediyorsunuz

      Sil
  2. Peki nereye kadar böyle gidecek hocam önemli olan o

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer yapısal sorunların çözümüne girişmezsek faizle bu iş çok gitmez.

      Sil
    2. Nereye kadar gidecegi cari acigin ne zaman kapanacagina baglidir. Cari denge acik verdikce ve senin dis dunyadaki puanlarin kredibiliten dusuk oldugu muddetce KUR cari acigi kapatana kadar yukselme ivmesi gosterecektri.

      Kur yukseldikce ithal mallar ithalata dayali urunlerin talebi otomatikman kesilecektir. ureticiler, Ithal aramaliyla urettigi mallari da burda uretme arayisina girecektir. Yine kur yukselmesiyle dis piyasada senin urunlerinin fiyati dusecek dis talebi kendine cekecektir. son tahlilde ithalatin azalacak ihracatin artacaktir Butun bunlar cari acik kapanana kadar kur yukselmesiyle sonuclanacaktir. 2001 de boyle olmustur KUr, cari acik kapanana kadar yukselmisti. Ancak o donem bir sans vardi 11 Eylul sonrasi FED dunyaya hemen dolar pompladi biz de bundan yararlandik ama su an tam tersi bir atmisfer mevcut. Cari dengen acik verdigi ortamda KURun Bugun gevsese bile yarin yukselme ihtimali her zaman daha olasidir. Bunu ancak faizlerini yukselterek engelleyebilirsin ve yuksek faizle de disaridan sicak para girmesini saglar ve paranin dovize degil de turk lirasi faizine TLye yonelmesini saglarsin.

      Diger bir yonde uretim yapini degistirerek cari acigini kapatirsin. Bunun da yolu ciddi yapisal siyasalardir. Bu da uzun cercefilli bir surectir.

      Sil
    3. Kur bir inecek bir çıkacak hakkını verelim dalgalı kur rejimi böyle olur.

      Sil
  3. hocam, manisa da, hic bir kitabinizi bulamiyoruz, bilginize

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yayınevine söyleyeceğim.

      Sil
    2. Online olarak birçok yerden temin edebilirsiniz kitapları. Artık kitabevleri maliyet azaltmak için kitap bulundurmuyorlar. İsterseniz getiriyorlar. İyi günler.

      Sil
  4. her zamanki gibi meseleyi finansal okuryazarlığı olmayanların da anlayabileceği netlikte açıklamışsınız hocam. teşekkürler.

    YanıtlaSil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TCMB demekki bu kur artışının geçici olduğunu düşünüyor yada baskı hissediyor ki bu yüzden faizleri örtülü olarak artırıyor. Herhalde ilerde dolar düşer bende faizleri değiştirmeden tekrar eski likitide politikasına dönüp piyasa faizlerini yine örtülü olarak düşürürüm diyor olabilir. Aslında dolar artışı geçici olsa mesela 2011'in sonlarında olduğu gibi olsaydı bu politikalar işe yarayabilirdi. Ama 2013 yılından itibaren dolar artışlarının hiçbiri kalıcı değil bu yüzden bu tür zekice politikalar hiçbir işe yaramıyor.
      Dolarda muhtemelen uzun vadede artış devam edecek, MB de faizleri artırmadan sonsuza kadar piyasaları Geç likitide penceresinden fonlayamaz çünkü 16'dan sonra borçlanabiliyor. Reel sektör bu yüzden büyük sıkıntıya girebilir. Bu yüzden ben MB'nin ileride politika faizini mutlaka artıracağını düşünüyorum. Ve bu artış da öyle az olacak gibi durmuyor.

      Sil
    2. Sanırım MB da zaten bu adımların geçici olduğu izlenimini vermek için açık faiz artırımı yerine örtülü yolu tercih ediyor. Ne var ki bu çok daha maliyetli bir iş. Ayrıca ne kadar sürdürülebilir bilinmiyor. Mart ayında USD yükselişe geçerse işler karışır.

      Sil
    3. Şubatta görece azalan dış borç ödemesi Martta tekrar yükseliyor. yine $ a bir atak gelebilir. Üstüne FED faiz artırımı ihtimali artıyor gibi...

      Sil
  6. Hocam bu kırılgan beşli olarak adlandırdığımız diğer ülkeler için, kur artışı karşısında ne gibi politikalar izlemişler acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onların verdikleri reel faiz enflasyondan yüksek olduğu için kolay atlattılar.İçlerinde bir tek bizim verdiğimiz reel faiz maalesef enflasyon oranından daha düşük😮😮

      Sil
    2. Pozitif reel faiz vermeye çalıştılar hepsi.

      Sil
    3. Hepsinin reel faizi yuksek. Ayrica bir cogunun da mesela Meksikayi ornek alirsak neredeyse tum gostergeleri cogu ulkenin imrenecegi turden. Issizlik cari denge butce dengesi buyume gibi.Bu konularda mukkemel denilebilecek yerde. Kirilgan ulkeler icinde Turkiyenin Butce dengesi haric neredeyse tum makro dengeleri diger ulkelerle karsilastirildiginda en kotu. Bu kirilgan diye nitelendirilen ulkerede reel faizler yuksek oldugu icin ve diger makro gostergelerde iyi oldugu icin olsasi bir buyume patinaj durumunda ise gidebilecekleri bosluk alan var. Mesela reel faizlerini biraz olsun dusurmek gevsetmek gibi... Turkiyenin boyle bir alani maalesef yok en fazla Butce dengesinden taviz verilerek bir buyume modeline gecilebilir ki bunun riskini hepimiz biliyoruz.

      Sil
  7. Hocam,

    Eski bir yüksek bürokrat olarak oyunun halen kurallarına göre oynanmakta olduğuna kendinizi inandırma çabanızı takdir etmekle birlikte içinde bulunduğumuz mafya ekonomisinde aslında acı gerçeği sizin de görmekte olduğunuzdan eminim. Kurların görece düşmesindeki en önemli etken gazetelerde yazılıp çiziliyor: Yurtdışından getirilen (ya da zorla getirtilen) ve muhtemelen yazılan-çizilenin çok üzerinde miktarlardaki karaparalar. Net hata noksan rakamları da bunu doğruluyor. Bu iş muhtemelen 16 Nisan'a kadar böyle gidecek, sonra ne olacağını hep beraber göreceğiz. Ne de olsa hazıra dağ dayanmaz.

    Saygılar....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merak etme arkadaşım iktidardakiler al takke-ver külah ne yapar -eder olmadık yerden para bulur yine lastik patlayana kadar ekonomiyi sürüklerler....

      Sil
    2. Benim yaklaşımım böyle. Ben eleştirilerimi bilimsel çerçevede kalarak ortaya koymaya çalışıyorum. Sonuçta ben gazeteci değilim. Araştırma yapar, bulduğum sonuçları bilim çerçevesine oturtup öyle ortaya koymaya çalışırım.

      Sil
    3. Hocam galiba hülle vs var bu resmi deklarasyonlarda.Siz resmi raporlara güvenerek yazılarınızı sağolun yorumlayıp durum tespiti yapıyorsunuz.Fakat data yayınlayanlar kendilerine göre kurnaz,fakat Enron,Yunanistan krizinden sonra her taraf süper uyanık vaziyette bekliyor.Kimse kimseye kül yutturamaz.Zannedenler görecekler ve halklarını fakirleştirecekler.Arjantin'i unutmayın.Bazılarını kandırabilirsiniz...................ama hiçbirzaman herkezi kandıramazsınız.

      Sil
    4. Hocam, yanıtınıza teşekkür ederim. Şartlar ne olursa olsun sizin bilimsellikten 1 milim sapmayacağınızı, yıllardır sizin yazılarınızı takip eden biri olarak biliyorum ama ne yazık ki ülke şartları bilimsel verilerle açıklanabilecek sınırların ötesine geçiyor ve gün geçtikçe daha da öngörülemez bir ülke haline geliyoruz.

      Akif bey, lastikler çoktan patladı, jantların üzerinde gidiyoruz. Bakalım ön takım bu gidişe ne kadar dayanacak.

      Saygılar....

      Sil
  8. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu andaki beklentilere göre Mart'ta Fedin faiz artırım olasılığı yüzde 40'larda görülüyor.

      Sil
  9. Faiz arttirildigina gore yakin tarihte banka iflaslarinin gorulecegini soyleyebilir miyiz? Biliyorsunuz herkes yanlis biliyor ama bankalar aslinda dusuk faiz istiyorlar.

    Banka iflaslarini engellemek icin hukumet ne yapmali? Acikcasi Bankalarin dovizin daha fazla artisini engelleyip, MB'nin faiz artisi yapmamasi icin ellerindeki doviz varliklarini TL'ye cevirdigini ancak bunun yeterli olmadigini, MB'nin de faiz koridorunu arttirdigini dusunuyorum. Allahtan bankalar dolara mudahale edip dolar satip dolarin degerini dusurduler ve USD cikisini baskiladilar, yoksa simdi dolar 8 TL olurdu, ya da MB fonlamasini 4-5% daha fazla arttirirdi, bankalarda faizleri arttirmamak konusunda direnir sonra butun bankalar iflas ederdi. MB'nin rezervlerindeki anormal azalis dolar degerinin bankalarin arbitrajindan degil, ulke disi cikislardan olustugunu bize bilimsel olarak gosteriyor.

    Sanirim su anda banka yonetim kurullari acil toplantilar yapiyor, yuksek faiz ile nasil basa cikacaklarini, dusecek karliliklarini nasil toparlayacaklarini sabah aksam yeni model ve simulasyonlar hazirlatip, cikis planlarini tartisiyorlardir. Dolari baskilamak icin ellerinden geleni yaptilar ama olmadi. Kimileri bankalar yuksek faiz istiyor, o yuzden YK uyeleri MB'nin baska bir oyun sansi kalmadigini ve ellerinde viskilerini yudumlarken, katalogdan yeni sampanyalar siparis ettiklerini saniyorlar ancak, aslinda yuksek faiz ortaminda faturalarini nasil odeyeceklerini dusunuyorlar.

    Dolar ucacak, uzaya gidecek diye yaygara koparanlara kanip, 'Zararin neresinden donersek kardir.' deyip, 3.80'den tum parasiyla dolar alan Haci amcanin vebalini de bu Cumhuriyet karsitlari odeyemez.

    Haksiz miyim hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hacı amcam ın $'la işi ne ,fitre zekatını versin ahiretine yatırımını yapsın.Kefenin cebini doldurmaya kalkarsa Allah 'da ona böyle ceza verir.

      Sil
    2. Adsiz 20:44, hacilik sadece Muslumanlikta olan bir kavram degildir. Ayni zamanda yorumda gecen 'Haci' bir ozel isimdir. Nasil bir egitim suzgecinden gectiginiz, kelimeleri algilayis biciminizden belli oluyor. Allah kime ne yapacagini cok iyi bilir, kafanizi mesgul etmeyin o tip seylerle siz gerek yok.

      Sil
  10. hocam gerçekleri tüm çıplaklığı ile yazıyorsunuz...burası çok takip ediliyor biliyoruz...bir khk'da bu blog için çıkarırlar diye korkuyorum(ciddiyim)..bu ülkede mantık aramıyorum artık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Korkunun ecele yararı yoktur o nedenle korkmayın.

      Sil
    2. Ben korkmuyorum hocam,zira gerçek çamurla sıvanmaz.

      Sil
  11. Sayın hocam, Ahmet Takan'ın son yazısını okudunuz mu? AKP'nin kalantorları Türkiye'ye bu aralar gizli gizli para sokuyormuş. Bu paralar da dövizin düşmesinde çok tesirli oldu deniyor. Linki veriyorum, http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ankara-kulisleri-durulmuyor-41687yy.htm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocamiz tabiki bilimsel olarak aciklamak durumunda. Pratikte ise neler oldugunu birazcik dogru durust gazete okuyan herkes biliyordur diye dusunuyorum.

      Sil
    2. Düşmesi iyi olmadı mı canım,yoksa enflasyonun patlayıp gitmesini tercih edersiniz?

      Sil
    3. enflasyon zaten çoktan patlayacağı patlayıp gitmiş, neden bahsediyorsunuz allahaşkına?!..

      Sil
  12. Siz faizi İslam çerçevesinde anlamayan birisiniz Mahfi bey.

    Faiz haramdır, müslüman bir ülkede olmamalı.

    Eğer Kıssadan Hisseler'de yazdıklarınız yapılırsa, ülkece günah işlemiş oluruz.

    Unutmayınız, hepiniz ahiret hayatı için sınav olmaya geldik bu dünyaya. Faiz gibi bir haramı uygulayarak sınavdan kalmayı müslüman bir ülke yapmamalı!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim kıssadan hisse olarak yazdıklarım Ocak ortasından bu yana yapılmış olanlar. Yani yapılmış olsaydı diye bir durum yok zaten yapıldı.

      Sil
    2. Ocak ortasından bu yana yapılmış olanlar yazmışsınız da, MB'nin haram uygulamalarının cezasını ülkece bizler çekmeye mecbur muyuz?

      Sil
    3. Bun yeni değil ki yüzlerce yıldır burada bunlar yapılıyor zaten. Kanuni Sultan Süleyman'ın Şeyhülislamı olan Ebussuud Efendinin yüzde 12'ye kadar faizin haram olmadığına dair fetvası var.

      Sil
    4. Benim bildigim islama gore serri fikirde ticarette kar orani kar payi da %10dur. Bunun uzerinde kar saglamak zulumdur haramdir musterini aldatmaktir.

      Dogallayin islam ekonomisine gore enflasyon orani reel faizi %2 kabul edersek saglik bir ekonomi icin olmasi gereken enflasyon %10

      Sil
    5. hocam harikasınız...kanuni zamanında ki fetva benzerleri her zaman olmaktadır..genel algı fahiş faize haram deniyor..yoksa islami ideoloji de faizsiz ticaretin olmayacağını biliyor..kitabına uyduruyorlar sadece...bir de dolar ın düşmesini gayet başarılı bir şekil de sağladılar.bence artık ancak devalüasyon kadar yükselebilir..terste kalanlar neden zararı kabullenemiyorlar..

      Sil
    6. Ya son 15 senedir girdiğim sınavlardan gına geldi yeter artık.Bırakında huşu içinde insanlığımızı yaşayıp ibadetimizi yapalım.Ama siz dediniz diye değil.!!!!!

      Sil
    7. Bu düşünce yapısı ile biz daha çok acılar çekeriz. Faiz ekonomi biliminin temel öğesidir. Bilim ahlakından geçmemiş toplumlar diğer toplumların kölesi olur. Venezuella örneği ortada. Böyle giderse beş senede nereye geleceğimizi kendi gözlerimizle göreceğiz.

      Sil
    8. Türkiye islam devleti falan değil. Ayrıca sizler sadece kendine müslüman diyen ama daha sübhanekenin anlamını bilmeyen, dedelerinden duyduklarına inanan araştırmayan insanlarsınız. Aldığınız bütün ilaçlar Evrim teorisine göre üretilirken hala Evrim teorisini neden gösteremeden inkar edersiniz. Rica ediyorum gidin dininizi kendi içinizde yaşayın insanlara empoze etmeyin ikibinin yıl önceki hurafeleri.

      Sil
    9. Aldiginiz tum ilaclar degil, 'hicbir' ilac evrim teorisine gore uretilmiyor. Evrim teorisine gore uretilseydi, tum molekulleri size icirir sonra 'guclu isen zaten hayatta kalirsin' derlerdi. Ne evrim teorisiymis, biyolojinin b'sini bilmeyenleri Ibni Sina yapiyor birden.

      Sil
    10. O nedenle mi antibiyotikler artık işe yaramıyor? Her geçen gün antibiyotiğe dirençli bakteriler neden çoğalıyor? Az araştırın. Bu deney evrimingözler önüne seriyor zaten. Lenski deneyi. http://www.evrimagaci.org/makale/214

      Sil
    11. Adsiz 17:58, yildizlari da evrimle izah ettikten sonra ikna oldum ben, mutasyon duasina cikacagim akil fikir birilerinde evrimlessin diye.

      Sil
    12. Faiz haramsa merkez bankası neden faizle borç veriyor.Kaldırın bakalım:))Kaldıracağına yükseltiyor.Geçiniz efendim.Şehitliği öven ama çocuklarını askere göndermeyen bir sistem var.Çalıyorlar ama yapıyorlar anlayışı İslamın neresinde var.İşinize gelince din.Ülkem karanlığa gidiyor.Kendi dilinden anlamada her yıl geriye gidiyoruz.Sen üret enflasyonu düşür faiz düşer zaten.Faizi suçlayacakmış üretemeyenleri suçlayın.Ayrıca sıfır faiz bütün ülkeler için felaket olur.Japonlar bu sıkıntıyı yaşadı.Gelişmiş ülkeler bile % 2 enflasyona çıkmayı hedefliyor.Faizi de bu rakamın biraz üstünde tutup insanların birikim yapmalarını sağlamak istiyorlar.1500 yıl önceki dünyada değiliz.Dünyayı o kafayla algılamak ülkeyi felakete götürüyor.Ve dolar hala 6 ay öncesine göre çok ama çok yüksek.Merkez bankası faizi arttırdı.Size söylenen masallarla merkez bankasının yaptıkları aynı değil.Değişik kanalları da seyredin.Çok az kaldı ama:))).Ben farklı görüşlerdeki bir çok siteden haber alıyorum.Sizinkiler dahil.Ama bir paragrafı okumaya üşemem,inandığı kitabı bile anladığı dilde okumamış insanlara ne desek boş.

      Sil
    13. Ana yorumun sahibinin,ironi yaptığına inanmak istiyorum...

      Sil
  13. Yazdıklarınızın tamamı doğru. Ancak yazamadıklarınız da varmış gibi bitirmişsiniz. Hatta şöyle bir sonuç bile çıkarılabilir, doları etkileyen ne varsa faizle bunları tolere edebiliriz. Tek hata zamaninda yapilmamasi. Bence bu yazının devamı gelmeli.En heyecanlı yerinde bırakmayın. Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben gazeteci değilim. Sonuç itibariyle bilimsel olarak araştırmamı yapıp analize tabi tutup bulgularımı yazıyorum.

      Sil
    2. Aslında bu yazı her şeyi anlatıyor ama Mahfi Hocamızın yazılarını, kitaplarını geçmişten beri uzun süreli takip edip okumuş olmalısınız.

      Yazı içerisinde sizin yanlış anladığınız bir yere açıklık getirmek isterim izninizle. Mahfi Hocamız daha önceden bunu 10 bin kere söylediği için bu defa ben yazayım onun cümlesi ile

      "Faiz bize yapısal sorunlarımızı düzeltmek için zaman kazandırır, kuru düşürür ve enflasyonu baskılar ama yapısal sorunlar çözülmez ise durum eskisine hatta daha kötüye döner."

      Sil
  14. Gören gözler, anlayan zihinler için daha ne kadar net anlatılabilirdi ki ;)
    Teşekkürler hocam

    YanıtlaSil
  15. Hocam merak ettiğim bir şey var: TÜİK'in enflasyon verilerinde gerçekçi olmadığı, enflasyonu düşük göstermeye çalıştığı söyleniyor. Siz bu görüşe katılıyor musunuz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kasten yapılmış bir şey olduğunu düşünmüyorum. Buna karşılık ILO'nun getirdiği bazı ölçme kurallarının bizim toplumumuza uygun olmadığını o nedenle işsizliği düşük gösterdiğini düşünüyorum.

      Sil
  16. Hocam yazının sonunda belirttiğiniz kuralların çiğnenmesi ifadesinde bahsettiğiniz kurallar kimler tarafından ortaya konmuş . Küçük açık ekonomi olarak ve enflasyon hedeflemesini seçmenin sonucunda kuru dalgalanmaya bıraktığımızın farkında olmamız lazım. Kur geçişkenliği nedeniyle kura müdahale gereklidir diye düşünmekle birlikte bunun Soros un İngiliz sterlininine yaptığı gibi bir spekülatif atak olmadığına kani olduktan sonra yapmak daha rasyonel olur ( para ve maliye politikalarında optimal control yaklaşımının oyun teorisi yaklaşımıyla ikame edildiği gerçeğine dikkat çekmek isterim)

    YanıtlaSil
  17. sayın eğilmez hocam merhaba.ortalıkta bi faiz tartışması devam edip gidiyor.merkez bankası fonlama faizlerini artırdı.yani bankalara borç verme faizini,politika faizinde değişiklik yapmadı yani borç alma faizi veye bankaların mevduat faizlerinde herhangi bir artış olmadı.yabancı dolarını bozdurup tl mevduata yatırması için herhangi bir değişiklik ortaya çıkmadı.o zaman nasıl merkez bankasının faizleri artırdığından söz edebiliriz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazının konusu bu zaten. MB faizi 2,1 puan artırdı.

      Sil
    2. Hocam kaç türlü faiz sayabiliriz?

      Sil
    3. Çok fazla. Bir ara blogda yazmıştım.

      Sil
    4. Hocam benim anlamadığım, merkez faizi arttırınca mevduat sahipleri de daha yüksek faiz alırdı ve reel faiz oluştuğu için dövize itibar etmez idi ancak bu defa örtülü artış ile bizler, birikimlerimizi korumak için negatif reel faiz yerine döviz almak zorundayız. Bu nedir bu durumu anlatır mısınız lütfen ? Teşekkürler

      Sil
  18. geç likitide penceresi nasıl politika faizi olur.geç pencere bankalara borç verme faizi değilmidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB'nın işi zaten bankalara borç vermek. Yani diğer bütün imkanları da bankalara borç vermek için yaratılmuş imkanlar.

      Sil
    2. :)))Hocam zor işiniz.Takiye ile kandırılan insanlara gelde anlat.

      Sil
  19. Hocam anladigim kadariyla Dolarin bu inisli cikisli durumunu cogunlukla Trump un secilmesi ve örtülü faiz artirimi üzerinden degerlendirmissiniz. yani kurguyu genel olarak bunlarin üzerine yapmissiniz. Pekiyi ya Türkiyenin diger ekonomi verileri.? Hocam görüntü carsi patarda ve diger sektörlerde vahim. öyle bir algi olustu ki, Dolar yükseldi..battik, Dolar düstü..yirttik vaziyetleri. issizlik aciklanandan en az 2 misli olmus.. Kapanan Dükkanlar, isyerleri, etrafiniza baktiginizda hemen anlayabiliyorsunuz. nereden geldigi belli olmayan 15 milyar dolar ile degirmeni cevirmeye calisiyorlar.
    Hocam Batidan yatirimlar durma noktasinda. iyi izlendiginde yabanci yatirimcilarin sadece borsada oldugunu görüyoruz. sanayi ve istihdam yatirimlari vahim. gazetelerde sadece Basbakandan müjdee..Bakan acikladiii.. milyonlarin bekledigi haberi CB verdiiii..seklinde gaz alici söylemler..

    YanıtlaSil
  20. Biz gelişmiş bir ülke değiliz ki faizle enflasyon, döviz kuru gibi sorunları çözelim. bizim köklü bir yapısal değişikliğe ihtiyacımız var. Burada da en önemli nokta Merkez Bankasının artık kendi başına karar verebilmesini sağlamak. Bir iktisat öğrencisi olarak bu dolardaki yükselişin kırılma noktası kanımca Çetinkaya'nın başkan olmasıydı. Adamı resmen faizleri düşürsün diye koydular başa. Ülkenin riskli olduğu şu dönemlerde faizleri takır takır aşağı çekti. Şimdi de zararını en acı şekilde görüyoruz.

    YanıtlaSil
  21. Şöyle bir teklifim var:

    Referandumda #HAYIR diyenler, Marmara ve Ege Bölgesi'nde yaşasın.

    Referandumda #EVET diyenler, diğer bölgelerde yaşasın.

    Her iki grup birbirine karışmasın 17 Nisan 2017 sabahı itibariyle.

    Olur mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu üst düzey teklifiniz için teşekkür ediyor fakat "diğer bölgelerde yaşamayı tercih etmiş biri olarak" "HAYIR" diyorum. onun yerine evet demeyi planlayanlarla konuşalım ikna etmeye çalışalım belki hep beraber yaşamaya devam edebiliriz önerisini sunacağım.

      Sil
    2. Bence olur.

      79 milyonluk nüfusta, 15-25 milyon arası kişi referandumda #HAYIR diyor.

      15-25 milyon arası kişi Marmara ve Ege Bölgelerini birleştirerek ayrı bir ülke kursun ve Avrupa Birliği'ne doğrudan girsin, zaten müzakere süreci hızlı işler ve AB hemen kabul eder, çünkü muhafazakarlar olmayacak.

      Geriye kalan ve referandumda #EVET diyen 50 milyon kişi de, İran - Irak - Suriye - Suudi Arabistan ortak kültürünü kurarak, yıllardır özlemini çektikleri dini hayatlarını yaşarlar.

      Yukarıdaki gibi olursa, ne göz yaşı ne de kan dökülür.

      Anıtkabir gibi yerlerin akıbetini soracak olursanız, Anıtkabir İstanbul'a taşınabilir. Böylece, Ankara'yı da tepe tepe kullanabilirler referandumda #EVET diyenler.

      Sil
    3. Bu ayrımcılığı bir kenara bırakıp evet diyeniyle hayır diyeniyle ve bütün farklılıklarımızla bir arada yaşamaya çalışsak en iyisi olmaz mı? Farklılıklar zenginliktir. Birlikte yaşamayı ve birbirimize tahammül etmeye, birbirimizle kavga etmemeyi öğrenmeye çalışalım. Fanatiklik kötüdür.

      Sil
    4. Bu sefer bence olmaz hocam. Artık yeter birilerini hatalarını hep sırtımızda taşıyacak değiliz, küfeyi bir süreden sonra atmak gerek. Muaviye' nin eşeği hikayesine bir adım daha yaklaşıyoruz her geçen gün. Arkadaşa katılıyorum. Üstelik referandum geçer ve de sonraki süreçte eyalet sistemi de geçerse bu durum kaçınılmaz olur. Ama o 15-25 milyon kişi olarak ege ve Marmara değilse ege ve akdenizi tercih ederim kocaeli' nde ikamet eden biri olarak. Marmara' da zaten Hong Kong gibi bir model olur.

      Sil
    5. Referandumda sandiga gitmeyenler ve sandiga gidip de her ikisine basarak oyu gecersiz olanlar nerede yasayacak Nereden baksaniz %20lik bir kitleden bahsediyoruz

      Sil
    6. Arkadaşlar kendi kafanıza göre tanzim etmişsiniz ama atladığınız çok önemli konular var.

      İslam dininde cihatçılık anlaşıyı var, unuttunuz mu?

      Bir de, "İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur." diye bir hadis var, ne çabuk unuttunuz.

      Her şeyi bir kenara koyarsak, referandumda #EVET diyenler yukarıdaki iki sebeple, Marmara ve Ege Bölgelerini birleştirerek ve hattâ AB'ye girme hayalini kurduğunuz "ülkenizi" rahat bırakırlar mı sanıyorsunuz?

      Rüya denizinde kulaç atmaktan bir an önce vazgeçmenizi öneririm!

      Gerçeklere dönün ve referandumda #EVET diyenlerle sakin sakin diyalog kurup, cihatçılık anlayışının hiç de kendilerine yüzyıllardır anlatıldığı gibi olmadığını izah etmeye çalışabilirsiniz.

      Ama İstanbul'un fethi hadisini nasıl konuşacaksınız, işte onu ben de bilmiyorum. Çünkü 15-25 milyon kişi olduğunu söylediğiniz referandumda #HAYIR diyenlerin kurmayı hayal ettiği ülkenin sınırları içinde kalacak olan İstanbul'u, "kafirlerden kurtarmalıyız" diye düşünerek sataşmak isteyen bazı #EVET'çiler de olabilir.

      Sil
    7. "Biz asiliz" diye dolananlarin simdi esamesi okunmuyor. O yuzden oturun oturdugunuz yerde ve medeni bir sekilde yasamayi ogrenin.

      Sil
    8. Adsız 15:03 kimmiş o biz asiliz diye dolanan, merak ettim. bunu diyen tek gördüğüm kişi abdülhamit'in torunu olduğunu iddia edip e-ticaret yapan bir hanımefendi, onun da esamesi okunuyor mu tam bilemiyorum. ha bir de öyle olmadığı halde osmanlı torunu olduğunu iddia eden ama aslında osmanlı'nın soyup soğana çevirdiği köylülerin torunları var, onlar da asil olduklarını sanıyorlar galiba. umarım medeni bir şekilde yaşamayı öğrenebilirler.

      Sil
    9. nozulani, boya kafalilar diyor.

      https://www.youtube.com/watch?v=XldfNShl9vU

      Bu arada Osmanli olmasa bugun hiristiyan topragi olacak olan topraklara talip olunan ilginc bir 'hayir' fikirli birisinin yorumunun altinda Osmanli'ya laf etmek de garip. Bu arada bati'nin aksine, asil Guney Dogu'da Hayir cogunlukta olacak gibi gorunuyor, o kadar kisinin Istanbul'a ve Ege'ye gitmesi lojistik olarak sorun olabilir, simdiden cozum dusunseniz iyi olur. Hem bir arada yasamak ne demek onu da ogrenmis olursunuz iyi olur.

      Sil
    10. Referandum vs oyalanacagimiza halimizi gorup bir seyler yapmaya calissak, ulke biryerlere gelecek ama hala daha sen orda yada sen burda yasa diyoruz. Ne farkederki, cok guzel bir sekilde somuruluyoruz ve farkinda bile degiliz. Budgayi bile ithal etmeye basladik...

      Sil
    11. Adsız 18:37 o videodakilerden zihniyet olarak bir farkınız yok aslında, farkında olmasanız da neokemalistsiniz. sizden olmayanı terörist ve hain ilan etmeyi onlardan öğrenmişsiniz.

      "Osmanli olmasa bugun hiristiyan topragi olacak olan topraklara" bunu bilmiyoruz. osmanlı olmasa menteşeoğulları olurdu, o olmasa dulkadiroğulları olurdu. veya diyelim hiçbiri olmadı da gerçekten hıristiyan bir ülke anadolu'yu işgal etti, bu durumda bile kesin konuşamayız. uzun yıllar ingiliz işgali altında kalıp hıristiyan olmayan hindistan örneği var.

      ya da başka bir açıdan bakalım: diyelim gerçekten anadolu'nun çoğunluğu hıristiyan oldu. bu insanların özgür iradeleriyle islam'ı seçmelerini engeller mi? bugün avrupa'da yaşayan biri araştırıp islam'ı seçemiyor mu? illaki çoğunluğun müslüman olması şart mı? birkaç bin kilometre batıda doğmuş olsan sonradan kendi iradenle müslüman olamaz mıydın? eğer olmazdım diyorsan, bugün tesadüfen yunanistan'da doğmuş çocuğun ne suçu var da sırf doğduğu yer yüzünden cehennem'de yanacak?

      güneydoğu'da hayır çoğunlukta olacak gibi görünmüyor, kesinlikle öyle olacak :) kürt kardeşlerimin vicdan ve ferasetine kendimden bile çok güveniyorum. onlarla birlikte yaşamaktan mutluluk duyarım. lojistiği hallederiz bir şekilde :)

      Sil
  22. Hocam kafamı karıştıran ancak herkesin bunun cevabını nasıl bilemezsin diyebileceği bir soru var:
    Bir şirketin hisse değerlerinin düşmesi o şirketi nasıl kötü etkiler? Şirketin değerinin düşmesi borsadaki hareketler sonucu gerçekleşiyor. Bu şirketin değerini sanal olarak düşürür. Mesela hissenin değeri 10 lira herkes satmaya başladı 2 liraya kadar indi. Hisseyi satanlar da zaten hisseyi başka birine satıyor, şirketten parasını geri almıyor. Yani şirketten para çıkmıyor. Şirket zaten zamanında kendi hissesini 10 liraya satmıştır. Yani iş ondan çıkmıştır para kendisinde durur.
    Heralde şirket için tek sıkıntısı; yeni hisse senedi çıkarırsa bunu daha düşük fiyattan satmasıdır. Ama şirketler de sürekli yeni hisse senedi çıkarmaz bu yüzden şirketin hisselerinin değerinin düşmesi o şirketi niye kötü etkiler anlayamıyorum.
    Bu konuda yardımcı olabilir misiniz hocam,çok sağolun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oncelikle sebep sonuca iliskinizi duzelterek olaya bakmaniz lazim. Sirketin mali durumu iyiyse hissesi dusmez. Sirketin hissesi 'olmasi gereken' degerden daha dusukse, basta sirketin kendisi, sonra ortaklari olmak uzere, diger tum ucuz hisse arayanlar da dahil gider satin alir, sonucta degeri olmasi gereken seviyeye gelir.

      Ancak esas etki sirketin finansmaninda olusur. Menkul varliklar, kredi kullanirken teminat olarak gosterilebilir. Hisse ne kadar degerli ise, sirketin kredi bulmasi, ve kredi maliyeti de o kadar dusmus olur. Sayet sirketin hisseleri dusuyor ise kreditorler kredileri geri cagirip, sirketin iflasina sebep olabilirler.

      Sil
    2. Teşekkürler ama kredinin de belirli bir vadesi vardır,banka hemen kredisini geri çağıramaz. Şirketlerin hisse değeri düştükçe onu batıran başka bir şey olmalı. O kısmı hala anlamadım.

      Sil
    3. Adsiz 00:13, bankalar kredilerini istedigi zaman 'sebep gostermeksizin' geri cagirabilirler.

      Sil
  23. Hocam, MB'nın TL'yi korumak için kullandığı tek yöntem bu değil haberlerde çıktığı kadarıyla. Şirketlerin reeskont kredi ödemelerini de 31 Mayıs'a kadar 2 Ocak dolar kuru üzerinden yapabileceklerini söylediler. Bir süre önce MB reeskont kredi limitine 3 milyar dolar artış getirmişti (ki kısa süre içerisinde doldu o limit yanılmıyorsam).

    Bunlar hep "reel sektörü" rahatlatmak için atılan adımlar benim anladığım kadarıyla. Fakat ticaret ve parayla ilgili bütün olaylar bir değişim/ takas ve dönüşüm gerektirir. Bu enstrümanların kullanılması ya da alınan kararların top çevirmekten/riski bir yerden başka bir yere kaydırmaktan farksız olduğunu düşünüyorum. Sonuçta belirli borçlar ve gelirler değişmiyor, ve sizin de her zaman vurguladığınız gibi "yapısal reformlar"a girişilmediği sürece değişecek gibi de değil. Dışarıdaki hava ne yöne esiyorsa biz de ona göre savruluyoruz.

    "Reel sektör" ve "finans sektörü" ile TL'nin yabancı para birimlerine yönelik durumuna ilişkin bir risk ön görüsünde bulunmak mümkün mü? Riskin hangi sektörde toplandığına (ya da hangi sektörlerde paslaşıldığına) ve bunun etkilerine yönelik bir yazı yazma şansınız olur mu (en azından özet bir halde)?

    Yine kendi gördüğüm ve yorumladığım kadarıyla batık krediler artmakta bu belki henüz çok ciddi bir oranda değil fakat hangi aşamada ciddi bir risk oluşturur merak ediyorum. Bazı tekstil firmalarının iflas ettiği ya da el değiştirdiğine ilişkin haberler de duydum(2-3 gün içerisinde). Zaten sokakta bir sürü küçük işletme kapanmıştı (kiralık ve satılık dükkanlardan anlaşılan) fakat komple kiralık bina ilanları da görmeye başladım.

    Maksadım battık batıyoruz yaygarası koparmak değil, hasarı tespit etmek için anlamaya çalışıyorum ki 5-10 sene içerisinde karşılaşabileceklerimize yönelik olarak öngörü oluşturabileyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sn. Arıkoç,

      Kapanan firmalarla ilgili bir katkı yapayım: Sabah işyerime giderken Osmanbey'de tekstilcilerin en yoğun olduğu sokaklardan birini (yaklaşık 500 m) boydan boya kat etmekteyim. Geçen yıl hemen hemen tüm dükkânların faal olduğu bu sokakta Ocak ayında saydığımda 15, Şubat ayında saydığımda ise 22 dükkân kiralık-satılık durumda. Ocak ayında boş olanların büyük kısmı bu 22'ye dahil, zira kimsenin dönüp yüzlerine baktığı yok. Üstelik giderek hacim olarak daha büyük ve gösterişli mağazalar da kapanmaya başladı.

      Sil
    2. Sayin Arikoc ve Adsiz"22:17"
      Ayni fikirdeyim. aslinda hepimiz ayni fikirdeyiz. hepimiz ayni seyleri görüyoruz.Fakat medyanin %90 ini elinde bulunduran egemenler öyle bir algi yönetimi yapiyorlar ki gözlerimizin icine baka baka tüm yanlislari neredeyse Dogru olarak Kabul ettircekler ve ettiriyorlar da.. Bu toplum mühendislerini izlerken kendimizi adeta Alice harikalar diyarinda hissediyor sokaga ciktigimzda gercek tokat gibi yüzümüzde patladigi halde maalesef büyük bir cogunluk bu sahte Cennet rüyasindan uyanmak istemiyor. Demem odur ki..siz Osmanbeyde ben Bakirköy Incirli caddesinde bu manzara ile hergün yüzyüzeyiz. ve bu durum herseyin gercek göstergesidir. Bunlari görmek anlatmak ve paylasmak asla "batiyoruz yaygarasi" demek degildir Sayin Arikoc.. Olsa olsa Kücük bir uyaridir.. dediginiz gibi 5-10 yil sonrasi icin bir öngörüdür. tabii ki anlayana. Maalesef cok cirkin bir benzetme ama Makarnacilar o Kadar fazla ki. asla anlamayacaklar. Nasilsa öyle yönetilecekler.. olan kurunun yanindaki yaslara olacak..

      Sil
  24. Hocam ben bankadan 20 yıl vadeli kredi çektiğimde bana 20 yıl boyunca her ay ne kadar taksit ödeyeceğime dair bir taslak hazırlıyorlar. Ben mesela her ay 1000 tl ödüyorum. 10 sene sonra benim ödediğim 1000 tl enflasyondan dolayı 1000 tl olmayacak ki daha düşük bir değere tekabül edecek. Bankalar bu durumda ne yapıyorlar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankaya odedigin faiz bu yuzden var. 10 yil sonra odedigin paranin faiz ve anapara bileseni olacak. Odeme planlarini inceleyip gelecekteki 1000tlyi bugune indirgeyip hesaplarsaniz bankanin herhangi bir sekilde zarar etmedigini gorursunuz.

      Sil
    2. o hesap biraz karışık gelebilir ama meraklanmayın zaman etkisi/enflasyon vb hepsi hesaba ve ödeyeceğiniz taksite dahildir, bankayı düşünmeyin siz. Küçük bir gösterge olarak çektiğiniz kredi miktarına ve yirmi yılda toplam ödeyeceğiniz tutara bakın, oradan belli olur birşeyler.

      Sil
  25. hocam ellerinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş yalnız yukarıda kurdaki gelişmeyi 3.86 yazacakken 9.86 yazmışsınız sanırım.

    YanıtlaSil
  26. Hocam dolarin bundan sonraki seyrini nasil gorusyorsunuz mart ayiyla beraber mesela?

    YanıtlaSil
  27. Mahfi Bey sizle bir anlaşma yapalım.

    17 Nisan'a kadar blogunuzu kapatın, twitterınızı kilitleyin, TV programınıza ara verin, podcast yayınlamayın.

    17 Nisan sabahı, bütün bunları açabilirsiniz.

    Kabul ediyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. adsız 20:29 bence siz asıl 17 nisana kadar kendinizi eve kapatın 17 nisan sabahı dışarı çıkarsınız. Göreceksiniz ki #hayır'lı bir güneş doğuyor.

      Sil
  28. FED ile TRUMP ' ın buluşacağı optimum denge Türkiye gibi ülkelerin birkaç kuşağını etkileyecek.

    YanıtlaSil
  29. Mahfi hocam tüm yazılarınız için çok teşekkür ederim. Her şeye tarafsız ve objektif olarak yaklaşımınızdan dolayı kutlarım. Sayenizde çok bilgi edindim. Yeni yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyorum. Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  30. Hocam döviz kuru uyumsuzluğu nedir?

    YanıtlaSil
  31. Basit ve güzel bir soru ben de merak edip araştırmıştım. Bir finans yöneticisinin nihai amacı piyasa değerini maksimum yapmaktır denir. Sermaye arttırımında dediğiniz gibi nakit sağlarlar şirketler kredi kullanmak yerine ortaklardan borç almak bazen avantajlı olabilmekte o zaman hisse senedinin piyasa değerinin yüksek olması avantajlıdır. Bir de piyasa değeri marka değeridir sonuçta işletmenin defter değerine göre yılların vermiş olduğu bir marka değeri vardır o da fiyatlara yansımalıdır. Bunun dışında sürekli artan bir hisse senedi ortaklarını mutlu edecektir ve de ticari çevre tarafından da önemli hale gelecektir piyasada. Bunlar dışında önemli noktalar var mı ben de merak ediyorum açıkcası hocamız cevap verirse aydınlanmış oluruz teşekkürler şimdiden.

    YanıtlaSil
  32. Hocam özel sektörün dolar borçları yüzünden bir kriz çıkarsa biz IMF'den bir destek alabilirmiyiz? Geçmişte alabiliyorduk.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. IMF'den her zaman destek alınabilir, biz IMF'in üyesiyiz ve IMF bu iş için kuruldu.

      Sil
  33. Cumhurbaşkan Erdoğan kızmaz inşallah ama o da Trump gibi bir paradoks içinde. Trump hem dolar düşsün hem faizartsın diyor. Onların ifadesi ile "you can't have the cakeand eat it too Donald".

    Erdoğan ise hem faiz düşük olsun hem TL değer kazansın diyor. Biz de "hem pastam dursun, hem karnım doysun" deriz Tayyip Bey. Seçim yapacağız veya dengeleyeceğiz optimum noktayavarmak için.

    Gelelim soruma: Sizce Merkez Erdoğan'ın malum "faiz lobisi" Bakışına ve Referendum atmosferine rağmen yazıda bahsettiğniz şahin politikasını devam ettirebilir mi? Zamanlama? (özellikle FED Mart'ta arttırırsa başka çaresi var mı?)

    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslına bakarsanız MB faizi artırmamış gibi görünerek artırıyor. Halkın çoğu MB'nin faizi artırmadığını düşünüyor. Bu anlayış devam ettiği sürece bu politikayı sürdürebilir. Ama tek sorun bu tür bir yaklaşım meseleyi çözmeye yarar mı? Kısa süre için yanıtımız evet ama uzun süre için kimse bunun yanıtını gözü kapalı veremiyor.

      Sil
    2. Buna Takiye diyorlar.Gerçeği saklamanın dinde ki karşılığı olsa gerek.Erbakan tarafından ülkemiz de kullanılır oldu.

      Sil
  34. Hocam merkez bankasının açıkladığı dolar kuru için efektıf kura mı döviz kuruna mı bakmalıyız? Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben döviz satış kurunu esas alıyorum. Bazıları efektif kuru alıyor. Ticari işlemlerde ne yapılır bilmem ama araştırma, analiz işlerinde hangisini alırsak alalım hep aynı seriyi alırsak ve neyi aldığımızı tanımlarsak mesele olmaz.

      Sil
  35. Hocam, kurlarınyükselişi cari işlemler dengesini neden hiç olumlu yönde etkilemiyor ithal malların talep esneklikleri ile bir ilgisi var mi bu durumun bir de sizce döviz darboğazı ihracata dayalı bir büyüme ile mi yoksa ithal ikameci politikalarla mi çözülmeli?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Talep esnekliği de çok önemli. Bizim sattığımız malların alıcı açısından gelir talep esnekliği ve vazgeçilmez olup olmadığı önemli. Mesela tekstil ürünleri her iki açıdan da esnekliği yüksek mallar. Geliri düşmüş bir alıcı tekstil ürünü almaktan vazgeçebilir. Yeni bir kazak ya da gömlek çğu kes vazgeçilmez bir mal değildir. Buna karşılık petrol, doğalgaz vazgeçilmesi pek kolay olmayan mallardır.
      O nedenle bizim paranın değeri düşse de alıcıların geliri eğer düşmüşse (AB krizde olduğu için öyle) ve sattığımız malların çoğu vazgeçilebilir malsa (ki öyle) ihracatımız kolay kolay artmaz.
      Son dönemde AB'de bir toparlanma olduğu için bizim de ihracatımız artmaya başladı.

      Sil
  36. Başganlık sistemine geçersek 2050 yılında Türkiye, Dünyanın ilk beş büyük ekonomisi arasına girebilir mi? GSMH mız 2050 senesinde, nüfusu 100 milyon kabul edersek 5 trilyon dolara çıkabilir mi? Borcu borçla çevirmek nereye kadar gider? Paramız konvertibl olabilir mi, böyle bir ihtimal var mı? Bilim ve teknolojide Almanya, Japonya ve ABD nin önüne geçebilmemiz mümkün mü, diyelim başganlık sistemine geçildi tek elden yönetilmeye başladık, ha akp olmuş ha chp den bir başgan bizi yönetse ne değişir, toplumsal bilinç yok, gemisini kurtaran kaptan düşüncesinde 79 milyon insanımız var. Aydınlanma dönemi bir ara uğrayacak gibi oldu şimdi o aydınlanma güneşi yeniden bulutların arkasına doğru çekilir oldu. Orta şark hastalığı iyileşmedi maalesef. Her bir birey için bu ülkede çoluk çocuk sahibi olmak bana göre Allahın indinde vebal altına girmek ile eşdeğer çünkü şu koca dünyada, şu 5 milyar yıllık evren içinde bu berbat ülkede ve bu berbat yönetimlerin yönettiği 3 dünya ülkesinde dünyaya gelmek ne büyük bir talihsizlik. Selamlar olsun herkese...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2023 hedefleri vardı bir ara noooldu o hedefler?
      Ayinesi iştir kişinin lafına bakılmaz

      Sil
  37. Petrol ve dolar her zaman zorunda değil ama genellikle ters ilişkilidir. Bu genel trendin nedeni nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir çıkarım yapmak çok doğru olmayabilir. Özellikle de kriz dönemlerindeki trendlerden giderek bunu yapmak daha yanlış sonuçlar verebilir.
      Petrol ve altın sadece kullanım amaçlı değil aynı zamanda yatırım amaçlı da kullanılan iki emtia. Dolar düştüğünde alternatif arayanlar paralarını bu emtiaları temsil eden kağıtlara yatırabiliyor o zaman da bunların fiyatı yükseliyor.

      Sil
  38. Hocam merhabalar,benim sorumun konuyla alakasi var mi bilmiyorum ama ocak 2017 verilerine gore kamuda 11,4 milyar TL butce fazlasi gerceklesmis.bu konjonturde bu sonucu saglayan gelismeler nelerdir aciklayabilir misiniz?tesekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu gelişme geçen yıllarda da yaşandı. İki temel nedeni var: (1) Varlık barışından gelen paralar esas olarak Ocak 2017'de hesaplara girdi, (2) Ocak ayında ödenekler hemen serbest bırakılmaz. Dolayısıyla kamu kurumları maaş, ücret vb ödemeleri dışındaki ödemelerini hemen yapamazlar. Yani harcamalar Ocak ayında sınırlı kalır.

      Sil
  39. Hocam bir hisse senedi 1 yıl sonra fiyatı düştüğü halde kar açıklayabilir mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şirket kâr etmiş ama hisselerinin değeri (beklendiği kadar ciro yapılamaması, üretim hattında sorunlar çıkmış olması, yönetim değişikliği yaşanmış olması gibi) çeşitli nedenlerle düşmüş olabilir.

      Sil
  40. Faiz acik sekilde arirtirsak ilerde faizi tekrar tek haneli indirebilecek guce sahip olabilirmiyiz tipli Rusya nin dusurdugu gibi veya Rusya cari fazla veren bir ekonomi oldugu icin onda calisan bu durum bizde calismaya bilir cunku kucuklugumde hatirladigim gibi Turkiye ne zaman faizi arirsa bu hep yukari gitmistir ve zero sum game olan cycle hic yakayamamistir,kanimca ithalata bagli ihracat rasyosunu duzeltemedigi icin

    YanıtlaSil
  41. Cari acik veren bir ekonomide faiz artirimi car acigi borc acigina donusturmeye dogru itiyor diye icimde bir his var sanki yine gelismekte olan ekonomiler borc acigina dogru itiliyor bir sonraki kriz gelismekte olan dunyadan cikabilirmi gecmisteki krizleri hatirlayin sankj gelismis ulkeler krizden cikarken gelismekteki olanlar bu defa oraya dogru gidiyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cari açık veriyorsanız borç/yükümlülük stoğunuza olumsuz yönde etki ediyorsunuz demektir. Düşünün geliriniz 100 TL, harcamanız 110 TL. Borcunuzu 10 TL arttırmış oldunuz. Borç bulmadan fazladan 10 TL yi harcayamazdınız.

      Faiz yüksekse harcamadan kaçınabilirsiniz. Tabi burada borç açığı derken neyi kast ediyorsunuz? Borç artışını mı, borç bulamamayı mı, başka bir şeyi mi?

      Sil
    2. "Borç artışı"nı ve "borç bulamama"yı birbirinden çok da ayrı düşünmemek gerekir.

      Eğer gelişme yolundaki bir ülkede ekonomik kriz başlarsa, eğer dışarıya "güven" veren bir siyasi ortamı da varsa, yüksek faiz ödemeye boyun eğer ve borcu bulur.

      Eğer gelişme yolundaki bir ülkede ekonomik kriz başlarsa, eğer dışarıya "güven" veren bir siyasi ortamı yoksa, yüksek faiz ödemeyi göze alarak borç bulsa da, bu para kısa sürede sönümlenir, umulan iyileşmeyi yaratamaz. "Güven" çoğu zaman "borç miktarı"ndan ve "faiz"den daha önemlidir.

      Suriye'den, Irak'dan savaş nedeniyle ayrılmak zorunda kalan insanlar niçin Avrupa ülkelerine gidiyorlar da, Suudi Arabistan veya Katar gibi ülkelere gitmiyorlar? "Para" her şeyin çözümü değil de ondan. "Geleceğe güven" olmayınca paranın da kıymeti erozyona uğruyor. Mültecilerin çoğu kendilerini Avrupa ülkelerinde "daha" güvende hissedeceklerine inandıkları için gidiyorlar, Suudi Arabistan veya Katar gibi ülkeleri tercih etmemelerinin İLK SEBEBİ bu. "Borç artışı"nı ve "borç bulamama"yı da bu minvalde değerlendirebilirsiniz.

      Sil
  42. Hocam FED üyelerinin görev süreleri 2018 martta doluyormuş yani Obama'nın atadığı üyeler bunlar,trumpa tavır için marjinal faiz artışı yapabilirler sizce?

    YanıtlaSil
  43. Hocam, devlet garantörlüğünde maliyetli inşaat yatırımları yapılmaya devam edildiği müddetçe Türkiye ekonomisinde düzelme bekler misiniz?
    Türkiye'nin parasını doğru yerlere harcamadığını düşünenler çok, siz ne dersiniz?

    YanıtlaSil
  44. hocam faiz ve kur ilişkisi aynı yönlümüdür ?kısaca bi özet geçermisiniz rica etsem. simdiden saolun

    YanıtlaSil
  45. Hocam hükümetin döviz hesaplarına el koyacağı yada TL ye çevireceği gibi söylentiler var. Bu konuda bilginiz var mı, böyle bişey yapmak, tüm riskler gözönüne alındığında, kolay mıdır?

    YanıtlaSil
  46. Hocam merhaba,işsizlikle ilgili yazınızın altında soramadım ama burada sorayım. Hocam internetten iş ilanlarına bakıyorum da az denemeyecek kadar fazla iş ilanı var aslında. Acaba merak ediyorum kimse iş Ayırt etmeden herkes bir işe girse yine de işsizlik olacak mı? Hocam Friedman'ın doğal işsizlik tezini gözardı etsek yani gerçekten de iş yetersizliği olur mu tüm işsizler için? Teşekkürler hocam

    YanıtlaSil
  47. Mahfi bey Siyasetçi kürsüden dolar kuru seviyesi verebilir mı? (3.50 bekliyorum dendi)

    YanıtlaSil
  48. 2017 sonuna kadar doların göreceği min. değer ne olur hocam?

    YanıtlaSil
  49. Hiçbir siyasi grubun partizanı değilim, sorularımda artniyet aramayınız.

    1) Yıllar önce, ülkemizi ziyaret eden yabancı yatırımcılar, portföy yöneticileri, Türkiye ekonomisini gözlemleyen iktisatçılar, traderlar vb. kişi ve kurumlar tarafından, Lira'nın doğal seviyesinde olmadığı, "yüksek faiz - düşük kur" şablonu sayesinde Lira'nın üzerinde suni bir baskı oluşturularak seviyesinin düşük bırakıldığı söyleniyordu. İşim dolayısıyla yabancı yatırımcılarla sık sık görüşürüm yıllardır. O zamanlar kendilerine hangi seviyenin doğal veya doğala yakın olduğunu sorduğumda, 2,5 Lira'yla başlayıp 3,7 Lira'ya kadar çıkan seviyeleri tahmin ettiklerini söyleyenler vardı. 2017'ye geldik... Bugün bu seviyelerin üstünü de gördük (3,9415 Lira)! Sorum şu: Acaba yıllar önce, faiz mekanizmasını işletirken, tek hamlede yüksek indirim veya tek hamlede yüksek arttırım yapacağımıza aylara-yıllara yayarak faizi ayarlamış olsaydık, Dolar/Lira kurunu zıplatarak yükselteceğimize, yükselişini aşama aşama sağlasaydık, piyasaları, şirketleri, bankaları, ticaret erbaplarını aşama aşama yükselişe alıştırsaydık, bugünlerde gördüğümüz zıplamış 3,63 - 3,94 seviyelerinin şokunu yaşamazdık, doğru mu düşünüyorum? Yıllardır Lira üzerinde baskı kurularak, doğal seviyesinin altında gösterilmesinin sebepleri neydi?

    2) İstediğimiz tarihi girip, o günün kur seviyelerini öğrenebileceğimiz bir web sitesi var mı? Örneğin, 13 Eylül 1980 tarihini yazıp, Dolar/Lira ne kadarmış, Dolar/Mark ne kadarmış gibi verileri gösteren bir site var mı? Eğer böyle bir site yoksa, bunun hesaplama yöntemi var mı? Açıklamak zorunda değilsiniz ama siz bu hesapları yapıyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Geçmiş yıllardaki döviz kurlarını sunan birkaç web sitesi var ama ben size bir tane vereyim incelersiniz.
      http://www.doviz724.com/gecmis-tarihli-doviz-kurlari.php
      istenen tarihlerdeki kurlara bakabiliyorsunuz.

      Sil
    2. 1) Yuksek faiz - dusuk kur doneminden bu gune ulkedeki enflasyon bilesik neredeyse 100% oluyor, o zaman 3.7 dedilerse bugun 7 olmasi gerekirdi. Dahasi USD/TL 2 lira iken 6% olan enflasyon USD/TL 3 lira olsa 11% olurdu. Bunlar rakamsal durum.

      Siyasal olarak da, yuksek faiz- dusuk kur politikasinda, dusuk faiz - yuksek kur politikasina 'gecmeye calisilirken' ulke;

      2001- 11 Eylul ve sinir komsunuzda savas;
      2003- 1 Mart teskeresinin reddi;
      2007- Bir e-Darbe;
      2007- Bir iktidar partisinin kapatilma davasi;
      2008- ABD'de tarihinin en buyuk ikinci krizi;
      2011- Diger sinir komsunuzda savas;
      2013- Turk 'bahari' diye tabir edilen kitlesel isyan;
      2014- Iktidara hukuki darbe;
      2015- AB'yi bolumne ile bas basa birakan gocmen krizi;
      2016- Nihayetinde fiili darbe;

      Yasandi. Ulkede herkesin demokrasi disi yontemlerle kendini 'asil' ilan edip vesayet kurmaya calisip, secilmis iktidara firsat vermedigi ortamda ekonomi politikasi uretmek pek kolay degildir.

      2) 1980'de kadar gitmiyor ancak, bu site 1995'e kadar tarihi kurlari sorgulatabiliyor;

      http://www.xe.com/currencytables/

      Sil
    3. paracevirici.com da 1988 yılından itibaren ay ay bulabilirsiniz.

      Sil
  50. Ben 38 yasinda emekli oldum. Emekli olur olmaz bir Almanla evlenip Almanyaya gittim. Simdi Almanyadan gecen sene emekli oldum. Epey bir birkimim var Turkiyede yatirim yapmak istiyorum ama ekonomik istikrarsizliktan da inanin cekiniyorum. Eski gunleri ozluyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eski günleri özlememizin bir sebebi de sizi 38 yaşında emekli yapanlar.

      Sil
    2. 38 yasinda en verimli caginda calismadan devletin kasasindan "Beles" para ile yasamak tabii ki cillop..Almanyadan Türkiyede emekli oldugun halde hangi hukuki dayanaga göre calisip emekli oldun anlasilir gibi degil.Anlasiliyor ki TR de emekli oldugunu Alman makamlarindan gizlemissin. Yasalara göre TR de emekli bir kisi Almanyada emekli sandigina bagli olarak calisamaz ve emekli olamaz.( sadece 400 euro Job ) dedikleri ve emeklilige yansimayan islerde calisabilirsiniz)burada bir sahtekarlik sezinliyorum. sakin kimseye söyleme.. birisi seni Alman makamlarina sikayet ederse emekliligin düser ve simdiye Kadar aldigin tüm emekli paralarani faiziyle geri alirlar. Bu arada Epey birikimin var ise Türkiye bu aralar kolay para kazanmak icin bir Cennet. Döviz ile oyna.. Borsa ve Altin ile kombine et göreceksin biraz da sansli isen (biraz da kafayi kullanirsan) ikiye katlarsin. Haa bu arada anladigim kadari ile Epey birikimim var derken arsa daire vb. yatirimlari yapacak kadar bir birikim belli. öyle ya 38 yasinda almanyaya giden ve sadece emekli olan birisinden milyar Euro luk yatirim beklenemez. öyle bir yazmissin ki ilk önce birkac milyar euro birikim sandim.neyse....

      Sil
    3. 14 yasinda calismaya basladim 24 yil bilfiil cirakliktan ustaliga kadar meslegimi icraa ettim. Yasalar ve kanunlar cercevesinde emekli oldum. Aldigim para verdigim hizmet yillarinin emegi ve yasalarin bana tanidigi haktir. Bundan rahatsiz oldu iseniz bana degil o hukumleri verenlere belesci diyin.
      Sonra Almanyaya gittim. Almanyada yasaldim ve yasal calistim. bahsettiginiz 400 euro job olay henuz yoktu zannediyorum 2004den sonra cikti. Almanyada 23 yil bilfiil meslegimi icraa ettim bir is kazasi nedeniyle sakat kaldim.
      Kac para birikimim oldugu sizi ilgilendirmez siz hakir gormeye cahil cahil yorum yapmaya devam edin. Yurduma ve ulkeme Ataturk turkiyesine biriktirdigim tecrubelerimi emejklerimi is sahasi acarak degerlendirmek istiyorum. Buna mi itiraziniz.Yaptiginiz alay

      Sil
    4. Selamlar,
      Türkiye'de emekli oldum. Halen serbest olarak çalışıyorum. Türkiye'de üretip Almanya başta olmak üzere orta ve batı Avrupa'ya ihracat yapmayı planlıyorum.
      Size de önerim bu yönde olur.

      Sil
  51. 1-Hocam Emekli insanlarin artmasi Isgucune katilim oranlarini etkiler mi dusme yonunde
    2-ABDde 2000ler basinda isgucune katilim oranlari, gunumuzde 10 puan dusmus sizce bunun en buyuk sebebi nedir.

    3-Isszizlik isgucune katilim oranlari dusup isszilik dusmus gibi gostermek yaniltici midir
    Mesela A ulkesinde 2015de isgucune katilim %60ken issizlik %10 ayni ulkede 2016da isgucune katilim %55e iniyor issizlikte %8 oluyor bu basari midir.

    4-Bir argumanim var isgucune katilim orani dustukce issizlikte duser bu oneri dogru mu

    5-reel faizlerin eksi olmasi isgucune katilimi nasil etkiler hocam

    6-philips egrisi ile isgucune katilim arasinda bir iliski var mi varsa philips egrisinin oldugu bir ulkede isgucune katilim artar mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1- Etkiler
      2- Bilmiyorum.
      3- Başarı gibi gösterilebilir ve anlatılabilir hatta kabul de ettirilebilir. Ama herkesi inandırmak mümkün olmaz.
      4- Eğer işgücü de artmazsa doğru.
      5- Aralarında doğrudan bir ilişki olduğunu sanmıyorum
      6- Phillips Eğrisi bir durumu gösterir.

      Sil
  52. Herkese merhaba, acaba 1:400 yada 1:200 gibi bir kaldıraç ile işlem yapan bildiğiniz güvenilir bir aracu kurum varmı acaba? malum yurtiçinde spk kararı sonrası 50000 tl altı teminat ile işlem yapmak olanıksızlaştı, yardımcı olabilecek bir arkadas irtibata geçebilirse sevinirim, telefonum 533 494 4779

    YanıtlaSil
  53. Mahfi Hocam merhaba,örnek verilen ülkeler de, aynı dönemde ne kadar faiz arttırımı olmuş, böyle bir istatistik varmı, yani diğer ülkerlerdeki daha iyi olan toparlanmanın sebebi sadece faizmidir ?
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu ülkelerin hepsinde reel faiz (yani enflasyon sonrası faiz pozitif) olduğunda faiz artırımı yapmadılar. Hatta Brezilya faiz indirimi yaptı. Sebep hiç bir zaman tek değildir. Faiz sebeplerden birisi.

      Sil
  54. Hocam kolayca takip edebilceğimiz ekonomi dergilerinden hangisini önerirsiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben yalnızca The Economist'i izliyorum.

      Sil
    2. The Economist iyi de. Bence asıl Business Week ve The Financial Times.

      Sil
  55. Issizligin cozumu her firma bir eleman alsin
    enflasyonun cozumu her firma fiyatlarinda 1 lira indirim yapsin
    Alin size AKP tarzi ekonomi yonetimi
    Merkez de faizleri indirdimiydi bunda iyisi halepde kayisi

    YanıtlaSil
  56. 2071 hedefleri tutar mi. 2071de nasil bir turkiyede yasayacagiz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir yıllık yüzde 5 enflasyon hedefi tutmayan bir ülkede 55 yıllık hedef tutar mı?

      Sil
  57. Hocam merhaba. TCMB'nin kısa vadeli dış borç stokunda iki farklı rakam çıkıyor. Biri sizin de sık sık paylaştığınız 160 milyar dolarlık diğeri de yaklaşık 100 milyar dolarlık dış borç stoku. Bu ikisi arasında bir fark vardır mutlaka. Fark tam olarak nedir ve hangisi daha önemlidir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birisi vadesi 1 yıldan az süreli olarak alınmış olan borçlardır. Bu kısa vadeli borç tanımına giriyor. 160 milyar dolarlık miktar ise önümüzdeki bir yıl içindeki gerekecek olan dış finansman gereğidir. Bunun içinde vadesi uzun olan ama bu bir yıl içinde süresi dolacak olanlar da var. Yani mesela 5 yıl vadeli alındığı için kısa vadeli değil uzun vadeli, borç olarak sınıflandırılmış olan bir borcun vadesi bu yıl doluyorsa 100 milyar dolarlık tanıma girmiyor ama 160 milyarın içine giriyor.

      Sil
  58. Hocam yazınızla alakası yok ancak sormak istediğim bi konu var size. araştırdım yeterli cevabı bulamadım. Merkez Bankası olmayan ülke olur mu? Merkez Bankası olması zorunlu mudur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim Merkez Bankamiz var da ne oldu. Basimiz göge mi erdi. Bosver, ne ediceksin kimin MB si var, yok.

      Sil
    2. Bildiğim kadarıyla bazıları farklı adlar taşısa da (rezerv bankası ya da para otoritesi) bütün ülkelerin merkez bankaları var.

      Sil
    3. Hong Kong'da 3 bankanın para basma.yetkisi var, ve paraların üstünde hangi banka bastiysa onu adı yazıyor, mesela HSBC bunlardan biri. Bir de kağıt paralar kagit değil plastik tip, bazı yerleri şeffaf, çok ilginç gelmişti bana. Ama sanırım yinede bu 3 bankanın uzerinde düzenleyici bir kurum var.

      Sil
  59. Hocam merhaba;
    Fed başkanının söylemlerinden yakın toplantılardan birinde bir faiz artırımı olabileceği algısı piyasada yükselmeye başladı, muhtemelen mart ayındaki toplantıdan gelebilecek bir faiz artışını piyasa yakında satın almaya başlayacaktır ( tamamen kişisel görüşüm bu haftadan itibaren dolar endeksinde güçlenme bekliyorum). Bu durum örtülü faiz artışlarınında etkisinde usd/tl kurunu sizce nasıl etkiler, sınırlı yükselişler görülebilir mi? Yoksa reel faizlerin şu an pozitifte olmasının etkisiyle brezilya realinin 2016 son çeyreğinde değer kazanması gibi etkiler tl de görülebilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Henüz bu söylemlere karşın Fed'in Mart'ta faiz artıracağına ilişkin beklenti yeterince güçlü değil (% 50'nin altında.) Buna karşın Dolar Endeksi yükselecek gibi görünüyor. Trump etkisini de dikkate almak gerekir.

      Sil
  60. Hocam selamlar.
    2010 yılında sermaye akımlarının olduğu dönemde MB faiz koridorunun alt bandını düşürmüş. Üst bandını düşürse farklı birşey mi olurdu? Alt bant sermaye akımlarını zayıflatmada daha etkili mi? Pek fazla anlamadım hocam. Yardımcı olabilir misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalar dışarıdan ucuza topladıkları fonları içeride MB'ye borç verdiğinde para kazanıyorlar. Üstelik risk de almamış oluyorlar. Gecelik borç alma faizini düşürünce bu akımlar azalıyor.

      Sil
  61. Hocam merhaba,

    Cumhurbaşkanı Ocak ayındaki İran ziyareti dönüşünde şu şekilde bir açıklamada bulundu: "Her zaman söylediğimiz şey yüksek faizin bu noktada tek enstruman olmadığıdır. Ben burda bir tezimi söyleyeyim, isterseniz değerlendirirsiniz. Ben enflasyon olayında enflasyon ile faizin ters orantılı değil, doğru orantılı olduğuna inanırım. Yani enflasyon ile faiz arasındaki ilişki sebep netice ilişkisidir. Faiz sebeptir, enflasyon neticedir. Faizi yükseltirseniz, enflasyon da yükselir. Düşürürseniz, ikisi beraber düşer. Ters orantılı olarak düşündüğünüzde her zaman için çok daha olumsuz neticeler alırsınız."

    Bize yıllar yılı ekonomi hocalarımız tarafından öğretilen ise Cumhurbaşkanı'nın anlattığının tam tersi; faizin bir sebep değil, -bir ülkedeki risk ile ilişkili olarak- bir sonuç olduğu şeklinde.

    Değerli yorumunuzu rica ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neden - Sonuç ilişkilerinin karıştırılmasının tipik bir örneği. Enflasyonla faizin birlikte hareket ettiği tespiti (söylemdeki ifadeyi esas alırsak doğru orantılı olduğu) doğrudur. Yani enflasyon artarsa faiz de artar, enflasyon düşerse faiz de düşer. Yanlış olan faizi neden sanmaktır. Faiz sonuçtur. Faizin neden olabilmesi için kur dışında bir nedenle maliyet enflasyonu olması ve bu maliyetler içinde faizin yerinin çok yüksek olması gerekir. Oysa Türkiye'de faizin toplam maliyetler içindeki yeri düşüktür.

      Sil
    2. Hocam, faiz sonuçtur önermesi enflasyonu dengelemek için kullanıldığı algısına dayanıyor. Sizin söylediğiniz de üretim maliyeti/satış fiyatı denklemindeki faiz payının diğer maliyet unsurlarına kıyasla küçük olması. Buraya kadar tamam peki, Türkiye gibi üretimden ziyade finansal anlamda top çeviren bir ülkede faizin sebep olabileceği önermesi geçerli olamaz mı? Aklımda canlanan durum şu: Ülkemizde inşaat sektörü dolayısıyla kiralardan ve ranttan oluşan büyük bir para dönmekte sadece kira geliriyle yaşayan bir kesim var, 2. el alım satımla uğraşan ya da küçük esnaf dediğimiz maliyet unsurundan görece daha az etkilenen (aracı olduğundan dolayı) bir kesim mevcut, hatta çalışan kesimin çalışmayan kesimine kıyasla çalışmayanların bir kısmı bu parayı sadece parayla çeviriyorlar bu anlamda faizin görece sebep etkisinden bahsedilebilir mi? Çünkü bu anlamda popülasyon etkisi denklemi biraz bükebilirmiş gibi bir algı oluştu bende

      Sil
  62. Dünya nereye gidiyor biz nereye gidiyoruz??? Adamlar 3 boyutlu yazıcıyla organ üretiyor , günlük yörüngeye gidip gelecek mekikler fırlatıyor, robot teknolojiyisi almış yürümüş, sanayi 4.0 filan biz hala evrimdi cihattı yok ege marmara iç anadolu evet hayır. Konular arasındaki fark en az 150 yıl. Batı dünyası dursa yerinde 150 yıl sonra o gelişmişlik düzeyine ulaşabilirmiyiz orasıda muamma.

    YanıtlaSil
  63. Hocam bu örtülü faiz arttırmakla, finansal risk bankalara aktarılmış olmadı mı? Ayrıca, biliyoruz ki faiz politikası zaman kazandırır ama yapısal sorunları olan bir ülke için zaman kazanmak günü kurtarmaktaya çalışmak olarak nitelendirebilirmiyiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle oldu. Ama bankalar da faizi yeterince artırmadıkları için reel faiz negatif kaldı.Sistem bunu ne kadar taşır orasını bilmiyoruz.

      Sil
  64. Hocam kamu bankalarının ve KİTlerin gelirleri bütçe gelirine mi yazılıyor yoksa onlar ayrı bir kalemde mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütçeye gelir olarak yazılıyor (Patrimuvan Gelirleri arasında)

      Sil
    2. Hocam bunlar Hazine'ye bağlı değil diye biliyorum bunların gelirleri niçin bütçeye yazılıyor?

      Sil
  65. Hocam bankalar MB den fazla döviz talep ettiğinde doları daha yüksek bir fiyattan mı verir yoksa döviz fiyatları artmasın diye verdiği fiyatı yükseltmez mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB her gün öğleden sonra işlem yapacağı kurları ilan eder. Ertesi gün aynı saate kadar o kurlar üzerinden işlem yapar.

      Sil
  66. Faiz haramdır deyince müslüman mı olunmuş oluyor. Yolsuzluk, rüşvet, adam kayırmacılık, sınav sorularını çalmak, yalan fitne ile başkasının hakkını yemek, kendi yandaşının. vergi borcunu affederken yandaş olmayanlara anlamlı anlamsız astronomik cezalar yazmak Müslümanlığa aykırı değil mi?

    Bunları hiçe sayıp faiz takıntısı varmış havasına girmek müslüman görünmenin dayanılmaz hafifliği herhalde.

    YanıtlaSil
  67. Hocam siyasi olarak sizinle tamamen zıt görüşlere sahibiz. Lakin hayranınız ve destekçinizim. Kendi hocalarımla da aynı şekilde siyasi olarak uyuşamadıklarım var fakat onlara, size ısındığım kadar ısınamıyorum. Emekleriniz için sonsuz teşekkürler..

    YanıtlaSil
  68. akp hükümetinden önce yani 2002 den önce hep kriz yaşadı ülke. bir bakılıyor akp den sonra kriz yok. işte herkes bunu savunuyor hocam... evet dolar yüksek işsizlik yüksek ama eskşden de enflasyon faiz yüksekti diyorlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eskiden faiz ve enflasyon 'cok' yuksekti. Gercekten anlamiyorum bu kadar basit bir gercek nasil gorunmez olabiliyor.

      Sil
  69. Katar'dan para geldiği söyleniyor. Emin çölaşan 'da yazdı ,ne diyorsunuz?

    YanıtlaSil
  70. Hocam dolarda referandum öncesi sıkı toparlanma bekleniyor hedef 3.30 bantı sizce de mümkün mü?

    YanıtlaSil
  71. İthalat'ın azaltılması yerine temel besin maddelerinin bile ithal edilir hale geldiğini görüyoruz.Dış finansman da; yap-işlet-devret projelerinin mali kaynaklarının temini ile Türkiye varlık fonu'nun kuruluşundan anlaşılıyor ki yatırım hatta faaliyet için en gerekli kaynak olarak gözüküyor.
    Çare'nin faiz'i indirip çıkartmanın ötesinde olduğunu düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  72. Hocam, 18.02.2017 günü İstanbul Hilton Bosphorus'daki konuşmacı olarak katılacağınız seminerin iptalinin telafisi olacak mı?
    NUR KARA

    YanıtlaSil
  73. hocam merhabalar, dolar 2,48 iken 290.000 dolarlık arazi aldık. Şimdi araziyi yine dolar üzerinden mi satmalıyız. Malum kur çok yüksek ancak TL üzerinden satarsak da ciddi şekilde zarar ediyoruz. ne dersiniz?

    YanıtlaSil
  74. Mahfi hocam kamu bankalarının özel bankalardan daha fazla kar etmesinin nedeni daha ucuz kredi verip daha fazla fon toplaması mıdır seri üretim mantığı gibi mi?

    YanıtlaSil
  75. Hocam Şili ekonomisi Türkiyeyele kıyaslanırsa hangisi daha ağır tartar?

    YanıtlaSil
  76. Merhaba Mahfi bey ben sakincalidusunur.com da yazılar paylaşan bir okurunuzum. Yeni yazı serimde sizin "Örnekle Kolay Ekonomi" kitabınızdan birkaç paragraf paylaşmak istiyorum. İzninizi alabilir miyim?

    YanıtlaSil
  77. Sayın hocam değerli katkılarınız için çok teşekkür ederim.Yazılarınızı zevkle ve ilgiyle takip ediyorum.Konu dışında sizinle bir paylaşımım olucak.36 yaşımdayım ve 12 yıllık işte tecrubem var.Bu tecrubemin çoğu bankacılık ve finans uzerine.İşten çıkartıldım yaklaşık 8 aydır 450 'nin üzerinde şirkete iş başvurusu yaptım.Sonucu sizinle paylaşmak isterim.Bu 450 şirketten yalnızca 3 şirketten iş görüşmesi daveti aldım ve teklif edilen maaş 1.500 TL.Sizden ricam şu;Özel sektörde uygulanmakta olan ücret politikalarıyla ilgili bir yazı yazmanızı çok isterim.Ömrümün yarısından çoğunu eğitimime ayırdım.Harcadığım paranın ve zamanın haddi hesabı yok.Bir şöför olsaydım 3.000 TL maaşla çalışıyor ve rahatlıkla iş bulabiliyor olacaktım.Durumumuz bu.Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  78. Hocam değerli bilgilendirmeleriniz için teşekkür ederim.
    Cari açığı Türkiye'den daha yüksek olan Amerikan doları bu nedenle düşmesi gerekmiyor mu?
    ABD, Yunanistan ve Türkiye'de para neyin karşılığı basılıyor tam olarak anlayamadım?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faizin karsiliginda basiliyor. Paranizi goturuyorsunuz, karsiliginda size faiz veriyor. Bu nasil bir sacmalik derseniz, cevap veremem. Kimse de veremez.

      Sil
  79. Zaman zaman Trump'ın fos olduğunu düşünüyor musunuz hocam? Kabinesini kuramadı. Müslüman 7 ülke için çıkardığı yasağı bir hakim bozdu. Temyiz de Trump'in başvurusunu kabul etmedi. Vergi kanunu çıkaracaktı ses seda yok. Oysa adam her gece bir sürü konu hakında twitter'dan mesajlar atıyor. Sanki bu adam olduğundan fazla büyük gösterildi. Boykotların ardı arkası kesilmiyor. Gerçi bu olaylar kendisini daha bir kızdırıp iyice saçmalamasına nedende olabilir. Siz ne düşünüyorsunuz Trump hakkında hocam?

    YanıtlaSil
  80. Hocam kişilerin veya kurumların ellerindeki tahvil ve bonoları satmaları çoğunluk borsada mı gerçekleşiyor?

    YanıtlaSil
  81. Merhaba Hocam
    Faizin kur üzerindeki etkisini reel faiz itibariyle değerlendirmek daha doğru bir yaklaşım olmaz mi? (Kurdaki yükselişin ulkemiz kosullarinda enflasyona yansimasinin da fazla oldugunu hesaba katarak.)
    Duruma reel faiz penceresinden baktığımızda da ayni sonuca varir miyiz?Ayrıca doviz deposu işlemlerinin
    Kur üzerindeki etkisi faizle karşılaştırıldığında dislanabilir bir enstrüman midir?

    YanıtlaSil
  82. Mahfi bey
    Dolar dusuyor. En buyuk sebep galiba yabancilarin dolar olarak degeri dusuk olan borsaya para yatirmalari. Fakat borsa dolara bagli olarak artik gecen aya gore pahalilandi. Bu durum her an yabancinin borsadan cikip dolara yonelmesine sebep olacaktir. 1-sizce borsa hala ucuzmu veya dolar daha ne kadar duserse bu cazibesini kaybedecektir?
    2- tahvil faizleri hala %11 iken ve dusme umudu varmi ki dolar dusuyor? Sebep sadece borsami?
    3-abd 10 yilliklarinin kar oranini %2.5 altinda tutmaya cok caba sarfedilmis. Bu dogrumu? Eger bu gelir orani 2.5un altina duserse dunya icin nasil bir tehlike dogurur?

    YanıtlaSil
  83. Hocam az önce dikkatimi çeken bir şeyi sizinle paylaşmak istiyorum. Dolar endeksi aslına bakarsanız 11 Ocak'tan itibaren gerçek anlamda inişe başlamış evet 3-4 Ocak'ta pick yapmış sonra biraz düşmüş ama sonra 11-12 Ocakta yine bir zirve denemesi olmuş ve sonra sabit ivmeli düşmeye başlamış. Ben buna detaylı mum grafik ile tr.investing.com'da ki dolar endeksi grafiğinden baktım hocam sizin grafikte de detaylı görülüyor.

    Yani demek istediğim aslında size sormak istediğim şey; faiz artışı etiki oldu elbet ama rüzgar da bizi desteklemiş. Önümüzde ki dönemde bu rüzgar terse dönerse(Mart Fed Faiz Arttırımı ve sonrasında Haziran da ima edilirse) böyle bir senaryoda dolar endeksi 110'lara gitmeyi kafaya koyar herhalde değil mi hocam? Böyle bir durumda MB geç likidite penceresini %13 yapsa ve onu politika faizi olarak kullansa bile sanırım pek etkili olmaz değil mi hocam?

    Yani MB ortalama fonlama maliyeti gün gün yükselerek arttı ve doları engelledi. Ama dolar endeksi yükselseydi bence bu gün gün faiz ortalamasının yükselerek doları frenlemesi mümkün olmazdı.

    Şunu demek istiyorum MB'nin bence şansı yaver gitti hocam. Eğer dolar endeksi yükselse ya da sabit kalsaydı sanırım sadece politika faizini 200 ya da 250 baz puan arttırsa frenleyebilirdi diye düşünüyorum hocam.

    YanıtlaSil
  84. "Küresel Ekonomik Krizin 3. Dönemi" öngörülerinizi, BREXIT + Trump, AB'de sağ popülizmin yükselmesi ve diğer verilerle güncelleyerek bir yazı yazar mısınız?

    Krizin 3. döneminin "gelişme yolundaki ülkeler"den başlayacağı görüşünüzü halâ koruyor musunuz?

    YanıtlaSil
  85. Sayın hocam biraz geç oldu ama oylayacağımız başkanlık sistemine karşın chp nin teklifini karşılaştırırsanız yorumunuz ne olur?

    http://m.gercekgundem.com/siyaset/258931/chpden-demokrasi-icin-flas-kanun-teklifi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. CHP milletvekillerine zor geliyor herhalde halka gidip anayasa degisikligini anlatmak, ancak boyle iceride top ceviriyorlar. Kendilerini lordlar kamarasi uyesi felan saniyorlar herhalde. Simartanlar utansin.

      Sil
  86. Hocam ülkemizde vergiler yüksek diye bir kanı var. Ama milli gelire oranına baktığımızda diğer ülkeler kıyasla düşük. Bunun kanının nedeni dolaylı vergilerin ağırlıkta olması ve vatandaşın bunu üzerinde hissetmesimidir? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  87. Hocam sizi üniversitelere seminer vermek için çağırırlarsa gidiyor musunuz? Sizi öğrenci kulübü olarak okulumuza çağırsak gelir miydiniz?

    YanıtlaSil
  88. Hocam Merkezin reeskont hamlesi daha az döviz elde etmesi demek dolayısıyla bu bir nevi gelecekte elde edeceği rezervlerin satışı değil midir?

    YanıtlaSil
  89. Hkcam Türkiye de gölge banka varmı

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...