29 Kasım 2017 Çarşamba

Türkiye, IMF'ye Borç Verdi mi?

IMF, Parayı Nereden Buluyor?
IMF, bir yandan kendi giderlerini karşılamak bir yandan da üye ülkelere destek vermek için kullandığı kaynakları başlıca iki şekilde sağlıyor: Kota sistemi ve Borçlanma. Borçlanma da iki şekilde yapılıyor: Çok taraflı borçlanma, iki taraflı borçlanma.

Kota Sistemi
IMF’ye üye olan her ülke, ekonomik gücüyle orantılı olarak bir formüle göre hesaplanan ve adına kota denilen bir katılım payını ödemekle yükümlü. Kota, anonim şirketlerdeki sermaye payına benziyor. Kota, üye ülkenin IMF Guvernörler Kurulundaki (anonim şirketlerdeki pay sahipleri genel kuruluna benzer) oy oranını, IMF İcra Direktörleri Kurulundaki (anonim şirketlerdeki yönetim kuruluna benzer) temsil şeklini, SDR (IMF’nin rezerv parası) kullanım limitini ve IMF desteğine ihtiyacı olduğunda alabileceği desteğin miktarını belirlemekte ölçü olarak alınıyor. Üye ülkeler kotalarının dörtte birini USD, Euro, Yuan, Yen, Sterlin gibi rezerv paralardan birisi ya da SDR ile dörtte üçünü ise kendi paralarıyla ödemek durumundalar. Kotalar her 5 yılda bir revize edilerek artırılıyor ve ülkeler artan kısmı aynı kurallar içinde ödüyorlar. IMF kotalarının toplamı bugün itibariyle 671 milyar USD tutarındadır. Türkiye’nin kotası 6.572 milyon USD’dir. 

Altın Varlığının Satışı
IMF’nin sahip olduğu altın varlığı, üye ülke kotalarının dörtte birinin altınla ödenmesi zorunluluğundan gelen birikimle sağlanmış bulunuyor. IMF, küresel krizin yarattığı kaynak sıkıntısını aşabilmek için altın varlığının 403 metrik tonluk kısmını 2009 – 2010 yıllarını kapsayan dönemde parça parça satarak paraya çevirdi. IMF, halen, bugünkü değeri yaklaşık 115 milyar USD eden 2.814 metrik ton altına sahip bulunuyor.

Borçlanma
IMF’nin işlemleri için kotalar yetmediğinden IMF borçlanmaya da gidiyor. Bu borçlanmalar çok taraflı ve iki taraflı antlaşmalarla yapılıyor. Çok taraflı borçlanmalar başlıca iki düzenleme çerçevesinde yürütülüyor: Genel Borçlanma Antlaşması (GAB) ve Yeni Borçlanma Antlaşması (NAB.) Bu antlaşmalarda IMF, üyesi olan ülkelerden borç alıyor. Bunlara ek olarak IMF, küresel kriz sonrasında yine üyesi olan ve GAB Antlaşmasına taraf olan bazı ülkelerden iki taraflı antlaşmalarla da borç almaya başlamış bulunuyor.     

IMF’nin GAB çerçevesinde üye ülkelerden aldığı borçların ülke bazında dökümü ek 1’de sunulmaktadır.   

Küresel krizle birlikte ekonomiler sıkıntıya düşüp IMF’nin kapısını çalınca IMF kaynak sıkıntısına düştü ve GAB’ın yanında yeni bir borçlanma antlaşması yapma kararı aldı. Bu karar çerçevesinde başta G20 ülkeleri olmak üzere çeşitli ülkelere başvurdu. Türkiye de başvurulan ülkelerden birisiydi ve yetkililer Türkiye’nin bu çerçevede IMF’ye 5 milyar USD tutarında borç verebileceğini belirttiler. Sonraki gelişmelerde IMF, bu yeni borçlanma antlaşmasını (NAB) hazırladı ve çeşitli ülkelerden borç aldı.

IMF’nin NAB çerçevesinde üye ülkelerden aldığı borçların ülke bazında dökümü ek 2’de sunulmaktadır.
  
Türkiye IMF’ye Borç Verdi mi?
Yazıya ekli olarak sunduğum IMF’nin borç antlaşmalarına (GAB ve NAB) baktığımızda her iki antlaşma listesinde de Türkiye’nin yer almadığını görüyoruz. Küresel kriz sonrasında GAB Antlaşmasındaki taahhütlerin krizin yarattığı sıkıntıları aşmaya yetmeyeceğini gören IMF, NAB Antlaşması hazırlığına girmiş ve çeşitli ülkelere o arada Türkiye’ye de başvurmuş, Türkiye, IMF’ye borç vereceğini taahhüt etmiş ancak IMF NAB Antlaşmasına Türkiye’yi katmamış ve dolayısıyla Türkiye’den borç almamıştır.

Ek 1 ve Ek 2'de yer alan IMF'nin GAB ve NAB Borç Antlaşmalarının incelenmesinden de görüleceği gibi Türkiye, IMF’ye borç veren ülkeler arasında yer almamaktadır.  



Ek 1: GAB Çerçevesinde katılımcı ülkeler ve borç verme taahhütleri (Kaynak: IMF)  



Ek 2: NAB Çerçevesinde katılımcı ülkeler ve borç verme taahhütleri (Kaynak: IMF)




141 yorum:

  1. Hocam, Gunaydin.

    Ekonomi belki duzelirde ne olacak bu siyasetin hali.

    Oncelik ekonomi mi duzgun bir siyaset mi,Bir ataturk 100 senede bir mi gelicek bu topraklara ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir toplum üzerine düşeni yapmazsa hep Atatürk bekler.

      Sil
  2. Çok yakın bir tarihte dara düşüp sizden borç isteyecek birinden borç almayı düşünmezsiniz elbette. BU IMF ye borç verdik yalanı da böylece açığa çıkmış oldu. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Ama IMF banka gibi bir kurum olmadığından borç isteyebilir. Mesela Güney Kıbrıs'tan almış. Benim ortaya koymak istediğim şey IMF'ye borç verip vermediğimiz idi. İleride verebiliriz de ama şimdiye kadar vermediğimiz açık.

      Sil
  3. İyi gunler hocam, ekonomide analiz kitabinizda da ayni sehir efsanesine yanit vermistiniz. Cok guzel bir kitapti elinize saglik. Bu yazdiklarinizla ilgili olarak sokaktaki vatandasa ya da az biraz okumus adama da bunlari belgeleriyle anlatsaniz da size inanmazlar aksine bu aralar moda olan vatan hainligiyle yaftalamaya calisirlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz gerçeği söyleyelim de kim ne derse desin.

      Sil
  4. imfye borcumuz 0 su anda
    cunku istikrar var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Toplam dış borcumuz 432 milyar dolar. IMF, en ucuz borç veren kurum aslında. Yani ucuz borcu kapatmak için pahalıya borç almak çok da akıllıca değil demek istediğim.

      Sil
    2. 430 Milyar Dolar Borcu senin hesabina yazmislar. Haberin varmi?

      Sil
    3. Sayın Eğilmez,IMF'nin yapısına ve fonun oluşumuna ilişkin güzel bilgiler vermişsiniz.Fakat son ve sonuç bölümünde,IMF'den borçlanmamanın adeta bir eksiklik, noksanlık anlamına gelecek yorumda bulunmuşsunuz.Türkiye' de 2001 yılına kadar 19 defa bu fona borç alabilmek için müracaat etmek zorunda kalmıştı.Bu 19 kez IMF'ye borçlanmak,yine bu blogda geçmişte birilerinin yazdığı gibi kalkınması mı sağlamak için mi? yoksa,kamunun özel ve olağan yollardan borçlanaması nedeni ile mi, bütçesini IMF'nin talimatları doğrultusunda düzenlemeyi taahhüt ederek borçlanmaya gitmiştir? Türkiye, Cotorellili,günleri çok iyi hatırlıyor olsa gerek.Yukarıda bahsedilen 432 milyar dolar, kamunun borçu değildir.Özel kesimin borçunun tüm ülkeye mal etmek bir iktisatçı olarak ne kadar doğru.Özel kesim kar ederken kârını tüm vatandaşlarla paylaşıyorlar mı ki, borçlarının kaygısını biz taşıyalım.Hem borçun çevrilebilir olması önemli. Kamunun borçluluk oranı Avrupa'da Almanya'dan sonra en iyi durumda.Oran vereyim.Kabuledilebilir oran % 60, Türkiye'nin ise % 35.

      Sil
    4. Ali bey gecmiste gonul kırgınlığı olmus olabilir. Zaman zaman adsiz olarak goruslerimi belirttim ama arada kaynamalar da olmus olabilir. Yazmadigim seyler yuzunden de sorumlu tutulmak istemem. Her goruse saygiliyim. Birkac haftadir ic hesaplasma yapiyorum. O yuzden yaziyorum.

      Sil
    5. Özel kesimin borcu tam olarak Türkiye'yi bağlar. Önce örneği vereceğim sonra sebebini anlatacağım. Oger'e turk telekom satıldı. Oger kredi borcunu ödeyemedi ve araya devlet girdi.BDDK bankalara Oger'in borcunu takibe almayın dedi. Bu bankalar bu zararı nasıl karşılayacaklar. Telekom bu sonuçta ya bankalar silecekler bu borcu yada devlet üslenecek, bu arada öger milyarlarca dolar karı yurtdışına transfer etmişti. Şimdi gelelim özel sektör dış borcuna, bunların önemli bir kısmını da devlet garantörlüğünde aldı özel sektör mesela sadece 3. havalimanı için alınan 20 milyar euro'dan fazla finansman devletin kefaletiyle yerli bankalar tarafından verildi. Onlarda dışarıdan borç aldı. Özel sektör bunu ödeyemezse devlet ödeyecek.

      Türkiye'de özel sektör borçlarıyla devlet borçları arasında ciddi bir geçişkenlik var.

      bunlardan da öte özel sektörde batacak şirketlere göz yummamak için devletin pek çoğunun borcunu devralması riski de var.

      bir ülkenin ekonomisi özel sektör borcu devlet borcu diye tamamen ayrı değerlendirilemez.

      Sil
    6. İstikrarın faturası çekememektir. 90lı yılları çok iyi biliyoruz.

      Sil
  5. borç vermezsek de borç verme taahhüdünde bulunmuşuz ve başvuruda bulunmuşuz, bu önemli bir hadisedir türkiye için,,,ama bazıları yalan söyleyerek biz IMF'ye borç verdik sözü de ayrıca türkiye için başka bir hadisedir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok da önemli değil aslında. Borç verenler listesine bakarsanız batık Yunanistan ile Güney Kıbrıs bile borç vermiş görünüyor.

      Sil
  6. IMF bizden borc istedi trajedisi gercekten cok komik. Bizim her yil sagdan soldan borc alip IMF ye vermek icin mi acaba. Ekonomi terimlerini kullanmadan halkin anlacagi sekilde anlatilmasi gerekli medyada. Bunu siz cok iyi sekilde anlatiyorsunuz tesekkurler ederim hocam size.

    YanıtlaSil
  7. Teşekkürler hocam. Tam araştırmayı düşünürken sizden bildirim geldi����

    YanıtlaSil
  8. yetkili ağızlardan borç para verdik beyanatları hatırlıyorum ama ben

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet maalesef söyleyenler oldu. Ama liste ortada.

      Sil
  9. Yürütmenin verdik dediği 5 milyar dolar neydi acaba !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece veririz diye yapılan taahhüttü.

      Sil
  10. IMFye borcumuz olmadigi icin basimiza bu tur seyler geliyor! Yanlis bisey yok IMDye borcumuz SIFIR. Dis gucler illa borc almamiz icin kuduruyor!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dış borcumuzun toplamı 432 milyar dolar. Kimse bize IMF'den para verdirmek için filan kudurmuyor. Tam tersine bu borçları yenilerken yüksek faizlerle borçlanıyoruz diye bizi alkışlıyorlar.

      Sil
    2. Müthissin birader.

      yukaridaki yaziyi okudugun halde. (hicbirsey anlamadigin belli) Girtlagina Kadar (432 milyar Dolar) borc batagindayken hangi akil ve zekanin ürünü olarak "Dis gucler illa borc almamiz icin kuduruyor! " diyebiliyorsun.

      Seni bu Kadar teslimiyetci yapan sey nedir. Allahin sana bahsettigi akli biraz olsun neden kullanmayi denemiyor, kendine sorular sormuyorsun.

      Sil
    3. Bu insanlardaki çaresizlik ve eğitimsizlik hayal görmelerine neden oluyor. Şöyle bulunduğun şehirden çıkıp Avrupa ülkelerini görsen bu anlayışla sen gerçekten kıskançlıktan kudurursun. Sanırım bu tip insanlar kendileri gibi tüm dünyayı kıskanç sanıyorlar. En iyisi gözlerini ve beyinlerini kapatmaya devam etsinler, akıl sağlıklarını korumak için.

      Sil
  11. Hocam emeğinize sağlık. Yine gayet sade, anlaşılır ve oldukça bilgilendirici bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
  12. 'imf'ye borç veren bir ekonomi olduk' miti, mythbuster mahfi hoca sayesinde çöktü. teşekkürler hocam. :)

    YanıtlaSil
  13. IMF'ye borç vermemiz de Lozan'ın gizli maddeleri gibi şehir efsanelerinden oldu gitti...

    YanıtlaSil
  14. Osman Cem Uzun29 Kasım 2017 10:15

    IMF neden şeytanlaştırılıyor hocam. Bu ülkeyi ileri götüren tüm yapısal reformlar IMF baskısı ile alınmadı mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siyasetçi yapamadığı reformlar nedeniyle ülkeyi sıkıntıya sokup da IMF'ye gidince IMF vereceği para karşılığında bir takım reformlar istiyor. Bunlar da hep halka çıkan faturalar oluyor ve siyasetçi oy kaybediyor. O kötülükleri IMF yaptırdı diye onu şeytan yerine koyarak halkı kandırıyor.

      Sil
    2. Haklisin Osman abi. Iste bu yüzdendir ki bu sürecin sonunda Ülkemiz korkunc bir zengillik, refah ve gelismislik düzeyinde dünyanin parlayan yildizi oldu.
      Reformlari o Kadar hizli yaptik ki. son 3 yilda 4 defa egitim 3 defa saglik reformu yaptik. Adamlarin agzi acik kaldi.

      Diyeceksin ki Egitim sistemimiz yerle bir olmus..
      500 milyar dolar Borc birikmis
      Saglik sistemi felc olmus.
      Tarim desen, adi kalmis yadigar
      Turizm taban yapmis
      Hukuk ve Adalet, ara ki bulasin
      iceride ve disarida ülkenin tüm sayginligi bitmis.
      4 milyon suriyeli girmis
      30 milyar Dolar cikmis.

      Bunlarin FETÖ cü CHP zihniyetinin yaptigini zaten Kahraman yüce Türk milleti biliyor.

      O Kadar Ileri gittik ki. IMF bile tutamadi bizi. 5 milyar icin yalvardilar da kiramadik verdik garibanlara.

      Kim tutar artik Türkiyeyi.

      Aha buraya da yaziyorum Osman abi. Digerleri hayal bile edemez. 2023 e kalmadan göreceksin Dünya yüzünde Türkiye diye bir ülke kalmayacak. görecekler. 80 milyon insallah Mars a tasinacak. o kadar gelisecek ve zenginlesecegiz ki baska galaksilerde At kosturacagiz.
      yüce Rabbimizin olmasini istedigi insanlik irkini layikiyla, bu milletin yüce iradesiyle ucuracagiz.

      Sil
    3. Bu ülkeyi bitirecekse liyakatsizlik bitirir. Özel sektörüne kadar her yer kuzen, yeğen dolu. Biri şirkete giriyor ardından bütün sülalesini sokuyor. Sizce dünyanın en zengin adamı olan Bill Gates, Seattle doğumlu birisi için "Bu çocuk benim hemşehrimdir.Bu çocuğa şirketimde özel bir konum verin" diyebilir mi?
      Gelişmiş ülkelerdeki liyakat sisteminin toplamı o ülkenin ekonomik başarısıdır.
      Ne demişler: "Sen ağa, ben ağa, bu ineği kim sağa?".

      Sil
  15. Güzel açıklayıcı yazı olmuş hocam, bir tek sdr / dolar kurunu verseniz iyi olurdu diye naçizane önerim olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğrudan Dolar olarak yazdığımdan vermedim. Ama meraklısı için sizin aracılığınızla yazayım buraya: Bugün itibariyle 1 SDR = 1,42 USD.

      Sil
  16. Merhaba Hocam,
    Elinize sağlık yine güzel bir yazı olmuş.
    O zaman IMF'den borç alan konumundan IMF'nin borç istedi şeklindeki yorumlar teknik olarak doğru olmakla birlikte aslında gayet rutin bir uygulama.
    Zaten bu konuda kimden borç alındığından ziyade hem kamunun hem de özel sektörün toplam borçluluğuna bakmak daha doğru olur kanaatindeyim.

    YanıtlaSil
  17. Hocam bu kotalar yıllık mı ödeniyor? 5 yıllık revizeden sonra mı ödeniyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kotalar 5 yılda bir revize ediyor artan kısım ülke tarafından IMF'ye öngörülen taksitler halinde ödeniyor.

      Sil
  18. Hocam siz butce uzmanisiniz. Az cok takip edebildigim kadariyla da sizin sosyal politikalara gelir adaleti vergi sistemine olan egiliminizi de gorebiliyorum. Sizce, Abd de yapilmaya calisilan bu yeni vergi reformu sadece su oranlara bakarak eskiyle kiyaslarsak gelir ve adaleti az cok saglayabilir mi? ve orta ve alt kesimler baglamli buyumeyi az da olsa arttirabilecek olabilecegini dusunur musunuz?

    Sizin genel gorusunuz ve yorumunuz nedir salt yuzdelik dilimler uzerinden bakarsak ve degerlendirirsek? Biraz ayrintili yazarsaniz sevinirim

    Kurumsal vergi oranının 2019'dan itibaren yüzde 35'ten yüzde 20'ye indirilmesini içeren yasa tasarısı, bireysel gelir vergisi oranlarının da değiştirilmesini öngörüyor.
    Ülkede, federal gelir vergisi oranları mevcut durumda mükelleflerinin gelirine göre yüzde 10, yüzde 15, yüzde 25, yüzde 28, yüzde 33, yüzde 35 ve yüzde 39,6 seviyesinde bulunuyor. Tasarı yasalaşırsa bu oranlar, yüzde 10, yüzde 12, yüzde 22,5, yüzde 25, yüzde 32,5, yüzde 35 ve yüzde 38,5 olarak değiştirilecek.1*

    ESKI(mvct) YENI(olacak olan)
    yüzde 10.....yüzde 10

    yüzde 15.....yüzde 12,

    yüzde 25.....yüzde 22,5

    yüzde 28.....yüzde 25

    yüzde 33....yüzde 32,5

    yüzde 35.....yüzde 35

    yüzde 39,6...38,5

    1*https://www.dunya.com/dunya/cumhuriyetciler-abd-vergi-reformunda-bir-engeli-daha-asti-haberi-392522

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu düzenleme gelir dağılımında adaleti sağlamaya az da olsa yardım eder. Çünkü alt gelir gruplarında (mesela yüzde 15'lik dilimde ve yüzde 25'lik dilimde) oran indirimleri daha fazla.

      Sil
    2. Ben olsam yuzde10luk dilimi yuzde8 bandina cekerdim.
      yuzde39,6yi da yuzde39da duz hesap yapardim.
      yuzde33 de oldugu gibi birakirdim.

      Sil
    3. yuzde15lik gelir olcegi daha siklikla bizdeki asgari ucretle calisan ekonomik olarak da kisitli imkanlara dahil olan kit kanaat gecinen insanlar grubudur. Burdaki 3 puanlik indirim bu aile ve birey gruplari icin harcama ve ekonomik ferahlama potansiyeli yaratacagini dusunuyorum.

      Dahasi orta sinifa adim olarak nitelendirilen yeni is hayatina atilmis kisilerin bombe yaptigi grup ise yuzde25lik dilimde yer almaktadir. Burdaki 2,5 puanlik indirim bu kesimlerin daha cok hazir giyim tuketim mamulleri cafe restoran kulturel otomobil haracamalarina katki yapacagi cok acik. Buralarda calisan kesimler uzerindeki issizlik baskisini hafifletmesi baglaminda onem arz ettigini dusunebiliriz.

      Sil
  19. YAZIDAN ANLAŞILAN.
    1.türkiye imf ye borç vermemiş
    2. türk halkına imf ye 5 milyar borç verdik diye yalan söylenmiş
    3.ana muhalefet 5 milyar dolar borç verilmediğini ortaya çıkaramamış.
    4. bir ekonomist bir gazete yazarı vs borç verilmediğini ortaya çıkaramamış
    5. hiç kimse 500 milyar dolar borcu olan bir ülkenin hangi hakla hizmet imf ye 5 milyar dolar borç verdiğini iddia etmesinin mantığını sorgulamamış.
    SONUÇ. biz bu yetersizlikle İNOVASYON yapamayız. inovasyon zeki mantıklı toplumların işidir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tespitleriniz doğru olsa da o kadar kötümser olmayın. Korkunun egemen olduğu yerlerde gerçeklerin ortaya çıkması zaman alır.

      Sil
  20. Mahfi hocam,
    sizin yazınızdan haberleri olmuş 10 gün önce açıklama yapılmış:
    https://m.sabah.com.tr/ekonomi/2017/11/18/erdogan-imf-bizden-5-milyar-dolar-borc-istedi-biz-verince-vazgectiler

    YanıtlaSil
  21. sevgili Mahfi hocam ellerinize saglik cok guzel yazmissiniz fakat bıraz karısık duruyor anlattıklarınız ama anladıgım kadarıyla bazı buyuk ulkelerın merkez bankaları kuresel krizin ilk patlak verdigi yillarda IMF uzerinden sag cebınden tahvıl cıkartıp sol ceplerıne borc verıyorlar kısaca ?
    krizin en siddetli hissedildigi ulkeler (basta abd, almanya, fransa, britanya vs) ayni zamanda IMF'ye en cok borc veren ulkeler arasindalar
    hem kriz yasayip hem borc nasil verebiliyorlar ? 6 aydir sizin yazilarinizi okuyorum ve cikardigim ozet kuresel ekonomi = buyuk ulkelerin yeni somurgelestirme sistemi
    sevgiler, saygilar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onların kriz anlayışıyla bizimki biraz farklı.

      Sil
  22. Hiçbir partiye, kisiye guvenim kalmadi. Televizyonda partiler konuşuyor. Surekli gundem olusturmaya yonelik seyler tartisiliyor. Iktidarlar da sürekli bir seyler ortaya atacaklardir. Bu tartisilan konular topluma bir sey katiyor mu katmiyor mu ben buna bakarim. Partilere gönül vermiş insanlardan da özür dileyerek partilere nefret kusuyorum.

    YanıtlaSil
  23. Bir zırdeli kuyuya taş atıyor ...
    Amaç sığır-düşünmeyen sorgulamayan düşünmekten sorgulamaktan korkan-
    kesimi konsolide etmek.bunu da başarıyorlar.yıllar önce de uçak yaptıklarını iddia etmişlerdi.
    Ne de olsa bu ülkede herşey olursunuz ama rezil olmazsınız.öyleyse üfürmek serbest.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Su basit dusuncenizi bile hakaret etmeden dile getirmekten yoksun oldugunuz icin o sigirlar agzinizdan gelen pis kokulardan uzaklasip, baska yerlere konsolide oluyorlar.

      Sil
    2. Hocam 13:19un yorumuna netlik getirmek gerekir. Bunu ben yazmadım sanki ben yazmışım gibi bir izlenim çıkıyor. Geçmişte bir arkadaş başka birine sığır ithalatıyla ilgili yorumda bulunmuştu ve bu ikisi arasında kalan bir restleşme gibi geldi bana. Bu yorumlar arasında benim ismim de geçtiği için bunu açıklamak istedim. Bu hakaret içeren yorum üzerine bir daha ismimi kullanmamaya karar verdim. Umarım bu yorumu da onaylarsınız. Çünkü ben hakareti sevmem.

      Sil
  24. Yazı için çok teşekkürler. Şurayı anlamadım sayın hocam. Kota için 4 te 1 altın veriyorsa ülkeler, IMF ye kendi para birimlerinden 4 te 2 ve rezerv paradan da 4 te 1 kota için vermesi gerekmiyor mu yanlış anlamadıysam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1 / 4 altın, 1,5 / 4 rezerv para, 1,5 / 4 kendi parası. Şeklinde twitter'dan yanıt verdiniz. Çok teşekkür ederim hocam. Aslında biz de sizin gibi İngilizceyi geliştirerek, konuyu öz kaynağından araştırarak ortada duran bilgilere ulaşabilmeliyiz. Bunun yapılabilirliğini de sizden öğrenmiş oluyoruz bir nevi.

      Sil
  25. AHLAKLI TOPLUMLAR.bir mini etekli kız gece yarısı sokakta güvenle yürüyebiliyorsa o toplumda güven ve ahlak vardır diyebiliriz.
    kızın sokakta yürümesini sağlamak yerine orasını burasını kapatmaya eve hapsetmeye çalışıyorlarsa
    o toplum ahlaksızdır denebilir.
    bir siyasetçi imf ye borç vermediği halde verdim diye yalan söylüyor ve bu seçmeni tarafından normal bulunuyorsa
    o toplumun ahlakını sorgulamak gerekir.

    YanıtlaSil
  26. Hocam merhaba. Yüksek lisans tezim için devletin iktisadi rolüne ilişkin görüşlerini inceliyorum ve daha önce Türkiye'de uygulanmamış olan iktisatçıların devletin rolüne ilişkin görüşleri hakkında anket çalışması yapacağım. Sizden ricam aklınızdaki ekonomik sorunlar ve soruları yazabilir misiniz? Lütfen Hocam çok güzel bir çalışma olsun istiyorum yardımınızı esirgemeyin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Hasan konunuzu belirlerken iyi düşündünüz mü diye sormak istiyorum. Konuyu anlamadım. Çünkü bu anketi yapabilmek zaman alacak gibi duruyor. Teziniz için de başarılar diliyorum.

      Sil
    2. teşekkür ederim. iktisadi doktrinler tarihini inceledim ve bunun üzerine çeşitli iktisadi sorular ile anket düzenleyeceğim iktisatçı akademisyenler arasında. örneğin, enflasyon sorununa karşı devletin ekonomiye müdahalesi maliye politikası ile etkin olur mu? gibi

      Sil
  27. Öyle ya da böyle muhtemelen seçimlerden hemen sonra IMF kapısına borç için baş edeceğimiz kesin...

    YanıtlaSil
  28. Mahfi bey, internette, sizin dış mihraklarla yuvarlak bir masa etrafında yaptığınız bir toplantı sırasında çekilmiş fotoğrafınız dolaşıyor. Bu bir söylenti mi, aslı astarı var mı?

    Konuyu açıklığa kavuşturur musunuz?

    İşte o fotoğraf:

    https://pbs.twimg.com/media/DPbf-vdWAAAwMmP.jpg:large

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ege Finans Derneği'nde konuşma yaptığım yemekli toplantıda çekilmiş bir fotoğraf. Öncesinde İzmir Ekonomi Üniversitesinde konuşma yaptığım için yorulmuşum herhalde ki gözlerim kapanmış.

      Sil
    2. Asılsız söylenti. İnternette dolaşan hiçbir şeye inanmayın. Dış mihraklar dediginiz kisiler benim mezun olduğum fakültenin hocaları. Sizi bu kaniya iten şey nedir?

      Sil
    3. Masadaki yemek tabaklarından aslında güzel bir analiz yapılabilirdi ama sizin tabağınızın önünde bayrak var, tabağınız görünmüyor :=)

      Sil
    4. Adsız 15:16 bu bir şaka tabii.
      Adsız 15:32 masadaki tabaklarda mezeler, bardağımda da rakı vardı.

      Sil
    5. Rakı içmeyiniz, ahirette canınız çok yanar.

      Sil
    6. Bu ülkede yandığından fazla yanmaz herhalde.

      Sil
    7. Hani İslam dininin Hanefi mezhebine bağlı biriyim diyordunuz Mahfi bey? Rakı niçin içiyorsunuz öyleyse? Burada bir çelişki yok mu?

      Sil
    8. Mahfi Egilmez, size bir sey olmaz siz icmeye devam edin.

      Sil
    9. Adsız 18:34 Hayatımda hiç böyle bir şey söylemedim. Bendeniz Ömer Hayyam'ın izinden giderim.

      Sil
    10. Adsız 18:38 Adabıyla içmekten kimseye bir şey olmaz. Siz de içebilirsiniz. Ne diyor Ömer Hayyam:
      Tanrı, cennette şarap içeceksin der
      Aynı Tanrı şarabı nasıl haram eder
      Hamza bir arabın devesini öldürmüş
      Şarabı yalnız ona haram etmiş Peygamber

      Sil
    11. Mahfi Egilmez, doktorlar pek oyle demiyor ama sizden daha iyi bilecek halleri yok, dini takintilari vardir.

      Sil
    12. "Merkez Bankasının Yaptıkları ve Yapmadıkları" başlıkı yazınız.

      13 Ocak 2017 tarihinde saat 07:01'de şunu yazmışsınız:

      http://www.mahfiegilmez.com/2017/01/merkez-bankasnn-yaptklar-ve-yapmadklar.html?showComment=1484280081206#c6890531854960421850

      Şimdi de, rakı içmeyi meşru göstermek için Ömer Hayyam'ı referans gösteriyorsunuz. Çelişkiniz yok mu Mahfi bey?

      Sil
    13. Hiçbir çelişki yok. Rahat olun siz içmeyin ben size için demem, ben içerim siz de bana içme demeyin. Herkes kendi bildiğini yapsın. Ben kimseye rakı içmeyi meşru göstermek gibi bir gayret içinde filan değilim. Tam tersine içen az olursa fiyat düşer biz de daha ucuza içeriz.

      Sil
    14. 1- "içen az olursa" ürüne olan talep düşer.
      2- Ürünün talebi düşerse "fiyat düşer biz de daha ucuza içeriz"
      3- Fiyatı düşen ürün üreticiyi kâr - maliyet analizine yöneltir.
      3.1- Ürün arzı kısılır, üreticilerin bir kısmı piyasadan çekilir.
      3.2- Serbest piyasa yerini oligopole bırakır. Fiyatlar görece düşüşe gider. Rekabete dayanamayanlar piyasayı monopole bırakır.
      3.3- Monopol piyasa fiyat kontrolünü elinde tutar kıstığı arz talepten düşük kaldığı an fiyatlarda artışa gider. Piyasa karlılığı artarsa piyasaya yeni üreticiler girer.
      Yalnız bu defakiler ürün farklılaştırması yapmadan piyasada varlık arz edemezler. Monopolleşen piyasadan tekrar serbest piyasaya geçişte ürün farklılaştırması kilit rol oynar.

      Sil
    15. Artık her şeye böyle bakar oldum:
      1- "içen az olursa" ürüne olan talep düşer.
      2- Ürünün talebi düşerse "fiyat düşer biz de daha ucuza içeriz"
      3- Fiyatı düşen ürün üreticiyi kâr - maliyet analizine yöneltir.
      3.1- Ürün arzı kısılır, üreticilerin bir kısmı piyasadan çekilir.
      3.2- Serbest piyasa yerini oligopole bırakır. Fiyatlar görece düşüşe gider. Rekabete dayanamayanlar piyasayı monopole bırakır.
      3.3- Monopol piyasa fiyat kontrolünü elinde tutar kıstığı arz talepten düşük kaldığı an fiyatlarda artışa gider. Piyasa karlılığı artarsa piyasaya yeni üreticiler girer.
      Yalnız bu defakiler ürün farklılaştırması yapmadan piyasada varlık arz edemezler. Monopolleşen piyasadan tekrar serbest piyasaya geçişte ürün farklılaştırması kilit rol oynar.

      Sil
  29. Bu dış borcun 432 olması tam olarak nedir?
    Yani ödenmeyen bir borç yada belli kısmı odenemeyen ve faiziyle yükselen bir borç mu ?
    Basit bir örnekle ;

    Vatandaş bankadan borç alırken bir maddi varlığıni ipotek gösteriyor ! Yada bir iki maddi varlığı olan kefil gösteriyor ve bankadan aldığı bu borçları ödemekte zorlanıyor yada bir kısmını ödeyerek bir faiz sarmalına mı giriyor ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ulke buyudukce bu borc miktari da buyuyecek.

      Ekonomik faaliyeti olan hibir birey ya da kurum borcsuz yasayamaz. "Benim hic borcum yok" diyen birisinin bile henuz vadesi gelmemis borclari vardir. Ornegin elektrigi, suyu, telefonu once kullanir, borclanir, sonra odersiniz. Tuketiminiz ne kadar artarsa haliyle borcunuz da o kadar artar.

      Burada onemli olan bu borcu odeyip odeyemeyeceginizdir. Bahsi gecen borclarin cogunun ana parasi belki odendi, su an faizi odeniyor. Sayet borcu odeyemecek duruma gelirseniz yeniden borclanamazsiniz, ekonominiz tuketemez, haliyle buyuyemez sikintiya girersiniz. Gordugunuzden geri kalirsiniz.

      IMF borcu bundan tamamen bagimsiz bir durum. Yakin tarihte, Turkiye IMF'den 20 milyar dolara yakin parayi, 'kasasinda maas odeyecek' para kalmadigi icin aldi. Daha teknik anlatimiyla devlet ic borclarini ceviremeyecek noktaya getirildigi icin dilenmek zorunda kaldi. Dilenmek diyorum, cunku IMF'den borc alinca IMF burokratlari, sizin siyasilerinize parmak sallayip, 'sunu sunu yapin, su kanunlari gecirin borcu oyle verecegim' diyor. Siyasilerin, halkin, IMF'nin dayattiklarini tartisma, uygun gorup gormeme sanslari kalmiyor. IMF'nin istekleri icerisinde dogrudan yapici ekonomik istekler oldugu gibi, stratejik ve politik istekler de oluyor. Ama ekonomiyi berbat ettiginiz icin, milletin varligini hortumlattiginiz icin IMF'den baska kimse size odenebilir olculerde bir faizle borc vermiyor.

      Gercekten ihtiyaci olmayan hicbir ulke bu sekilde borclanmaz. Turkiye bu badireleri atlatmistir, insallah bir daha boyle gunler yasamayiz. IMF'ye borc vermisiz, vermemisiz rakamsal olarak ne Turkiye icin, ne de IMF icin onemli degil, ancak bunun sembolik onemini, yani bagimsizligin onemimi anlamadigimiz muddetce tekrar o gunlere geri donersiniz.

      Sil
    2. 2001 krizinde IMF, Türkiye'ye 45 milyar USD borç verdi. Bu borcun karşılığında yapılmasını istediği şeyler bankacılık reformu, kamu mali disiplininin sağlanması ve diğer bazı yapısal reformlardı. İlk ikisini yaptık ve o reformlar bizi bugüne taşıdı.

      Sil
    3. Mahfi Egilmez, 20 milyar USD daha onceki stand-by'lardan gelen, 2001 krizinde sadece 20 milyar USD kredi kullanildi diye biliyorum.

      IMF'nin isteklerini bir cumle ile anlatinca cok guzel seyler gibi gorunuyor da bir de sonuclarina bakmak lazim. Basit bir ornek vereyim, bankacilikta 2001 yilinda 3%'lerde olan yabanci sermaye payi simdi 40%'larda ise, bu "reform"larin kime hizmet ettigi de az cok anlasiliyordur herhalde. Suslu laflara gerek yok, rakamlar kendini gosteriyor.

      Sil
    4. Halk agziyla Bankaları peşkeş mi cektik diyorsunuz. E bu zaten böyledir.

      Sil
  30. Hocam kota sistemini anlamadım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şirketteki sermaye payları gibi düşünün. Her 5 yılda bir artıyor ve ülkeler ekonomik güçlerine göre bir formülle hesaplanan artışları ödüyorlar. 1/4 ü altınla, 1,5 / 4'ü kendi ulusal parasıyla, 1,5 / 4'ü de dolar, euro gibi rezerv paralarla ödeniyor.

      Sil
  31. teşekürler hocam

    YanıtlaSil
  32. ABD, İngiltere, Almanya, Rusya, Çin'in öncülüğünde ve teminatında, BM'nin çatısı altında, önümüzdeki 5 yıllık süre için geçerli olmak üzere, dünyada hiçkimsenin çocuk yapMAması kararı çıkarılıp ilan edilse ve bütün ülkeler bu karar uysa:

    1- Ekonomik kriz biter mi?

    2- 5. yılın sonunda ne olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence bitmeyebilir. Piyasa ekonomisi her şeyi kâr olarak görüyor ve bu kâr her zaman var olacaktır. Bence çocuk yapmamak farklı sonuçlara da neden olabilir. (6 ay önce ben de sorunuz gibi düşünüyordum. Fikrimi değiştirdim. Hayatımın kadını dediğim kişiyi kaybedince sizin sorunuzu örneklemiş oluyorum.) Bence 5 yılın sonunda da yine kriz olabilir. Nüfus etkiliyor ama etkileyen sadece bu değil.

      Sil
    2. Nerde tırak orda bırak29 Kasım 2017 17:41

      Böyle bir şey olmaz.

      Sil
    3. Cin zaten 1980 yilinda deklare etmisti dunya saglik orgutu ve dunya nufus fonuna tek cocuk politikasini ve destek de almisti. Yakin zamana kadar uygulaniyordu bu politika ancak Cin hukumeti biraz esnetti ve fakat su an kulturel olarak devam ediyor Cinde tek coccuk politikasi cunku aileler alismis.

      Bahsettiginiz ulkelerde ABD Ingiltere Alamnayada dogum oranlari uzun yillardir dusuk var olan nufus artisi dis goclerden saglaniyor.

      Rusyaya gelince dogum orani uzun senenelrdir dusuk ve nufusu da yillardir azaliyor.

      Bahsettiginiz uygulama ancak ve ancak Banglades ve hindistan icin uygulanmasi kabul gorur.

      Sil
  33. hocam merhaba.bu yazınızdan bağımsız bir soru sormak istiyorum. maliye mezunu olmayıp da gelir idaresinde çalışmaya başlayacak yeni mezun bir öğrenci için tavsiye edeceğiniz kaynaklar var mıdır acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet maliye kitapları ve vergi kitaplarını alıp çalışın. Bir de muhasebe öğrenmeye çalışın mutlaka.

      Sil
  34. Bu soruların cevabını hiçbir yerde bulamadım:

    Bitcoin'in fiziki olarak bir karşılığı, nesnesi, madeni veya kağıt hâli var mı? Varsa, fotoğraf paylaşır mısınız?

    Ben 10.000 USD'yi (çünkü bu değeri aşmış: http://www.bloomberght.com/piyasalar/haber/2074086-bitcoin-in-10-000-dolari-asmasiyla-balon-uyarilari-artiyor ) elimden çıkarmayı göze aldım diyelim. Sanki bir döviz bürosuna Dolar almaya veya kuyumcuya altın almaya gider gibi, bir tür 'Bitcoin fiziki alım-satım bürosu' gibi yerler var mı? (Varsa, adreslerini paylaşmak zorunda değilsiniz.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bitkoin den uzak dur ...kumar gibi bisiy ! Git altın al , dovizal ...

      Sil
    2. Gram altın almak iyi gibi.

      Sil
    3. Bitcoin'in madeni olarak basılmışı var ama bu sembolik bir para, yani bunu para gibi kullanamıyorsunuz. Nerede satıldığını bilmiyorum, ama resmini gördüm. Bitcoin, sanal para.

      Sil
    4. Sanırım 2013 yılı başındaydı, 4 tane bitcoin kredi kartı ile almıştım, 300dolar civarında para vermiştim. 40bin doları geçti şimdi.

      Artışın sebebi ilerdeki beklenti değeri ve işlem kolaylığı, aracıları ortadan kaldırırken kaydı daha iyi tutabilmesi, değeri daha da artacaktır, 100bin doları geçer tahminimce.

      Şu anda üretim limitinin sonuna henüz gelmedi, esas yükselişi o zaman yaşayacak.

      Sil
    5. Cihan bey bu 40 Bin Dolari gercek nakite nasil cevireceksiniz. yani bu coinleri kime satabilir yada Dolar veya baska bir parabirimine nasil dönüstüreceksiniz.

      sadece ögrenmek icin soruyorum. yani karsinizda bir muhatap var mi.?

      Sil
    6. Merhaba, 2 yöntem ile bitcoin realize edilir. 1- bitcoin ile hizmet ürün satan yerlerden alışveriş yapıp realize etmek, 2- direk banka hesabına havale yapan aracı broker kurum/siteleri kullanmak. Benim bulduğum en güvenilir aracı kurum bana aylık 10bin dolar işlem limiti veriyor, % 3 işlem komisyonu alıyor.

      Sil
  35. Sayın Hocam Merhaba,
    1776 ile 1929 arası bu kadar açıkken, 1929-1960-1970-1980 araları neden bu kadar kapalı?
    Saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayın Hocam, yani demek istiyorum ki, Klasik teori ile Keynesyen teori arasında neden asırlar var ve devamındaki teoriler nasıl her 10 yılda bir öne sürülür hale geliyor?
      Saygılarımla,

      Sil
  36. Hocam merhaba,
    Konudan bağımsız bir soru soracağım. Çin büyümeye devam ediyor. Bunu yaparken de batıdan farklı olarak merkezi bir otorite etrafında gerçekleştiriyor. Bunun yanında büyük teknoloji şirketlerinin hizmetlerini(facebook vs.) yasaklayıp, yerel şirketlerinin(Wechat vs.) gelişmesini sağlıyor. Bu şirketler muazzam büyüklüklere ulaşmış durumdalar. Sonraki adım olarak uluslararası alanda bu şirketlerin batıdakilere ciddi rakipler olacağını düşünüyorum.
    Çin'in yarattığı haksız rekabet, kutuplaşma gibi, ciddi sorunlara yol açabilir mi? Karşı hamle olarak Çin'de kurulan bu şirketlerin bazı ülkelerde yasaklanması da olabilir. Siz ne düşünüyorsunuz? Çin serbest piyasaya(tam anlamıyla) geçmeye zorlanır mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD, yıllardır zorluyor Çin'i bu konuda. Ve Çin de yavaş yavaş, ister istemez dönüşüyor. Küresel sistemde önemli bir oyuncu olarak kalmak istiyorsa başka da çaresi yok.

      Sil
  37. Hocam yazınız için teşekkürler. Hocam günlerdir aklıma takılan bir soru var. TCMB'nin sağladığı likiditenin tamamının GLP ile sağlanmaya başladığı günden bu yana gün sonu fonlama kompozisyonuna bakıldığında faiz %12.25 düzeyinde oluşuyor. BIST bankalar arası piyasaya bakınca bu oran %12.18 - %12.20 arasında oluşuyor. Bu ikisi arasındaki fark neden kaynaklanıyor olabilir? Gün sonunda her iki faiz oranının aynı olması gerekmez mi? BIST'te daha ucuza borçlanma imkanı varken neden bankalar TCMB'den likidite sağlıyorlar? Diğer bir bakış açısı TCMB nin sunduğu likiditenin faizi %12.25 iken BIST bankalar arası piyasada en az %12.24'e kadar faiz yükseltme imkanı varken neden çok daha aşağı oranlarda kalıyor?

    YanıtlaSil
  38. Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı

    Ekonomiden Sorunlu Devlet Bakanı

    Türkiye'de hangisi geçerli:

    "m" harfi mi?

    "n" harfi mi?

    Cevaplarınızı yazar mısınız arkadaşlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bakanın bile sözünün geçmediği zamanlar oluyor. O halde soru hükümsüzdür.

      Sil
    2. Kişileri işaret eden böyle sorular sormamalısınız. Kaldıki buna yanıt alamazsınız. Harf oyunu ile insanları zor durumda bırakmayın. Sorunuzu geri çekin.!!!

      Sil
  39. bu yazının ortaya çıkardığı sorun ekonomik değil ahlaki bir sorun.islamlaşıyoruz kadını kızı kapatıyoruz heryere camii yapıyoruz din dersi zorunlu hale geliyor ama yalan söylemek ahlaksızlık sayılmıyor.dünyanın medeni toplumlarının tamamı yalanı ahlaksızlık sayar. türkiyede normal bulunuyor. en azından bir kısım seçmen tarafından.sonra insanın aklına başka şeylerde geliyor. başka hangi konularda yalan söyleniyor. mesala almanyadan aldığımız kredilerle yaptığımız hava alanını almanlar neden kıskanıyor.kıskanıyormu acaba. yalan olmasın? 4 gün önce basındaki bir haberde milli tankımızın suudi arabistana satışına Almanya izin vermemiş.milli ise almanya neden karışıyor? milli değilmi yoksa?. elbette değil. knowhow güney köreden motor almanyadan alınmış monte edilmiş. ama bize yalan söyleniyor. milli tank diye...

    YanıtlaSil
  40. Sayın hocam turkiyenin imf'ye borc verme taahhüdünde bulundugunu ancak vermedigini yazmışsınız. Ancak niye bu taahudunu yerine getirmedigini belirtmemissiniz. Bu hususa iliskin olarak bilinçli olarak mı bilgi vermediniz yoksa bilgi sahibi degilmisiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. IMF, kim borç verir diye sordu, Türkiye, birçok ülke gibi ben de veririm dedi ama IMF, Türkiye'den almadı gitti Yunanistan ve Güney Kıbrıs'tan aldı. Niçin almadığını bilmiyorum ama tahminim bizim bu konuyu iç politika malzemesi yapmamızdan rahatsız olduğu için bizden almadığı yönünde.

      Sil
    2. O halde turkiye imf'ye borc vermedi/veremedi iddianiz dogru degil. Soylediklerinizden anlasilan imf kabul etseydi turkiye imf'ye borc vermis olacakti(tabi baska kaynaklardan borclanarak:)

      Sil
  41. Türkiye'de kriz var mi? Varsa krizi aşmak için ilk önce hangi reform yapılmalı sizce?

    YanıtlaSil
  42. Hocam herkesin dilinde enflasyonun yukselecegi beklentisi var. Bizim icin yani halk icin de en ama en onemli sey fiyatlarin seviyesi, alim gücü. Dusurmek icin nasil bir politika izlenmeli sizce? Daha dogrusu bu enflasyon nereden kaynaklaniyor ya da kaynaklanacak? Talep mi maliyet mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkisi de ama kur kaynaklı maliyet enflasyonu daha ağırlıklı. Enflasyonu kalıcı olarak düşürmenin tek yolu yapısal reformlar. Onun da ilk adımı hukuk reformu. Bir ülkede hukuk sistemi işlemiyorsa ve bağımsız karar alamıyorsa o ülkede hiç bir şey düzgün gitmiyor.

      Sil
  43. Sizce bitcoin balon mu yoksa önü açık mı şuan ki yorumunuzu merak ediyorum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD Hazinesi bitcoin ile uğraşırsa durum karışır, uğraşmazsa önü açık.

      Sil
    2. Hocam bitcoin in sermaye devleri tarafından(teknoloji,finans şirketleri..) merkez bankalarının para politikaları üzerindeki etkisini zayıflatmak, kolay spekülasyon yapmak,vergi kaçırmak,para aklamak, amacıyla promo edildiği,nihai hedef olarak da rezerv para birimine dönüştürülmesinin olası sonuçları hakkında ne düşünüyorsunuz?

      Sil
  44. Sn. Eğilmez tebrikler. Son derece açıklayıcı bir yazı. İzniniz ile bir yorum ekleyeyim. Malum II. Dünya Savaşı'nın son evresinde ABD-İngiltere öncülüğünde yaratılan Bretton Woods sisteminin en önemli kurumlarından biri IMF'dir. IMF işler duruma geldiğinde savaşın mağlupları olan Almanya, İtalya ve Japonya'nın kalan insan sermayesi hariç maddi sermayelerinin neredeyse tamamı yok olmuştu. Bugün savaşın mağluplarının IMF'deki kotaları ve vermiş oldukları finansmana bakarsak, son 70 yılda nerden nereye geldiklerini görüyoruz.Bir de 1953 yılında sıfır noktasına gelmiş olan G.Kore'yi bu tabloya eklemek gerekiyor. 2017 yılına geldiğimiz zaman Türkiye'nin kotası haricinde (bir diğer deyişle sermaye payı) bu kuruma katkıda bulunacak bir ekonomik güce ulaşamamış olması manidardır.Herhalde son 70 yılda bu ülkenin potansiyelini başarıya tahvil edememek için çok çabaladık. Saygılar ile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Sayın Köylüoğlu.

      Sil
  45. Hocam ABD 10 yilliklari yilbasina gore %10 dusmus ve 2.35 olmus. 2 yilliklari ise %60 yukselmis ve 2.35 olmus. Bu sonuclar 2 farkli senaryo gostermezmi? Kisa vadeli yatirimci ABD'nin amacladigi englasyon oranini pozitif datin alirken uzun vadeli yatirimci almiyor.
    1-Dolayisi ile kisa vadeli yatirimci fed'in faiz arytirma ve bilanco kucultme hedefini uygulanir bulurken uzun vadeli yatirrimci buna inanmiyor diyebilirmiyiz?
    2- Esas oyuncuyu 10 yillik yatirimci kabul etsek o zaman hisse senedi piyadasi ile celismis olmuyormu?
    3- Eger hakli olan borsa olursa yakin zamanda tahvil piyasasi agir satis yer, yok eger tersi olursa borsa dibe cakilir diyebilirmiyiz?
    4- Eger sorularim sacma ve anlamsiz hatta hatali degilse her 2 senaryo bizi nasil etkiler acaba? Boŕdamiz ne olur, dolar inermi cikarmi, bizim tahvillerimiz nasilvreaksiyon verir veya baska neler olur her 2 senaryoda ayri ayri. ismet

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok farklı etkiler var. Mesela borç tavanına gelip çarpılması söz konusu olabilir. O nedenle ABD'de olanları sadece piyasaların içindeki göstergelerle açıklamak mümkün değil.

      Sil
  46. Hocam, buna benzer şekilde CB ve yandaş medya sürekli gezi olayları sırasında yüzlerce milyar dolar zarar ettiğimizi söylüyorlar. Dün yayınlanan bir haberde CB tekrar söylemiş.

    “Kafayı Suriyelilere harcanan paraya takmış. Madem o kadar merak ediyor bizde söyleyelim”
    CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun Suriyelilere harcanan 30 milyar doları sorduğunu hatırlatan Erdoğan, “Bu zatın Gezi olaylarında ekonomideki dalgalanma sebebiyle 100 milyarlarca dolar zarara uğrayan kayıplarının hesabını sorduğunu duymadım..."
    http://www.milliyet.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bunun-adi-ana-ankara-yerelhaber-2434929/

    Bunun doğruluk payı var mıdır acaba?

    YanıtlaSil
  47. Kaybedilen zaman nasıl geri gelir hele ki her şey yanlış anlasilmissa. Ekonomi icinde insan olduğu icin hataları affediyor ama krizi aşmak için bedel ödettiriyor.

    YanıtlaSil
  48. Hocam, Zarrab davasi ile sizce , turk bankalarina yuksek cezalar kesilir mi ? kesilir ise oder miyiz? Odemez isek , amerikanin bankalarimiza ekonomik yaptirimlari olur mu, bu bizi etkiler mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ödemeyen banka swift işlemlerine devam edemeyebilir. O nedenle mecburen ödeyecek. Ceza kesilir mi kesilmez mi kime kesilir bilmiyorum. Yaşayıp göreceğiz. Netleşmiş bir şey yok.

      Sil
  49. 30 Kasım 2017 Perşembe 10:12 (DHA) - Türkiye'nin ödemeler dengesi açığında önemli etkisi olan dış ticaret açığı Ekim'de yüzde 73.9 arttı. Böylece, 10 aylık dış ticaret açığında artış yüzde 32.1'e çıktı.

    YanıtlaSil
  50. ""Şekerbank, takipteki krediler portföyünün 138,4 milyon TL`lik bölümünü 7,3 milyon TL karşılığında iki varlık yönetim şirketine sattı.""

    Hocam yukaridaki habere ne dersiniz. Rakam gercekten ilginc.

    Yillar önce kanuni yoldan tahsil edilemeyen karsiliksiz cek ve senetler, miktarlarinin yari fiyatina piyasaya tünemis kabadayi tiplere satilip en azindan kaybin bir miktarini telafi eden ticaret erbabi vardi.

    Anladigim kadariyla bu is artik resmi yollardan yapiliyor galiba.

    yukaridaki miktar ve fiyata bakinca durum fena gözüküyor. ne dersiniz.?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Finans dunyasindaki cek senet mafyasinin karsiligi varlik yonetim sirketleri. Baska ad da bulamamislar varlik yonetimi adi, saka gibi.

      Sil
  51. Hocam man adasının bilinmeyen geçmişini açıklamış Y.Özdil
    http://www.sozcu.com.tr/2017/yazarlar/yilmaz-ozdil/milli-manevi-2111341/

    YanıtlaSil
  52. Mahfi bey sizin geçmişte milletvekili adayı olduğunuz söyleniyor. Doğru mudur?


    Şimdi size teklif geliyor mu?


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğrudur. İsabet oldu seçilemedim. Siyaset bana göre değil, bunu adaylığım sırasında da net biçimde anladım.
      Halen siyasete girmem için teklifler geliyor. Geldiğinde teşekkür edip kabul etmeyeceğimi söylüyorum.

      Sil
  53. o kadar yol yabildi insaat kopruler hic mi ekonomiye katkisi olmadi
    ben anlamak da zorlaniyorum.
    Refrandumda evet verdim ekonomi icin simdi ekonomi kotuye gidiyor
    acaba ben yanlis yola mi gitmisim?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buna siz karar vereceksiniz ben bir şey diyemem.

      Sil
  54. Hocam bir de IMF in stand by anlaşması yaptığı ülkelerde oluşturduğu politikalarının bir tek Türkiye de başarılı olduğu şeklinde bir efsane var bu konuda bilginiz yorumunuz var mı başka ülkelerde hep başarısız mıydı IMF politikaları?

    YanıtlaSil
  55. Hocam konu dışı biliyorum ama merak ettim;Euro tl karşısında 2018 de değer kazanma ihtimali yüksek mi?

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...