29 Ocak 2018 Pazartesi

Petrol Fiyatlarındaki Yükselişin Cari Açığa Etkisi

2014 yılının sonunda yayınladığım ‘Petrol, Dolar, Fed, 2015’ başlıklı yazıda şöyle yazmışım: “Şimdi herkes gelecek yılın hesabını 60 – 70 USD / Varil aralığını esas alan fiyat tahminleriyle yapıyor. Oysa daha Ekim ayının ikinci yarısında 2015 yılı hesapları 100 USD / Varil ortalama fiyat üzerinden yapılmıştı. Bu gelişmenin cari açığımıza olumlu etkisi kabaca 15 – 16 milyar dolar arasında hesaplanıyor (petrol fiyatındaki her 10 dolarlık düşüş cari dengede kabaca 4,4 milyar dolarlık iyileşme getiriyor. Ortalama fiyatı 65 USD / Varil olarak alırsak 35 Dolarlık düşük fiyatın etkisi yaklaşık 15,5 milyar Dolar tutarında düşük fatura anlamına geliyor.)” http://www.mahfiegilmez.com/2014/12/once-petrol-fiyatlar-anormal-bicimde.html

O zaman petrol fiyatındaki her 10 Dolarlık düşüşün 4,4 milyar Dolarlık bir azalma yaratacağı hesaplaması resmi olarak açıklanmış bir hesaplamaydı. Bugün itibariyle bu hesaplamalara esas alınan Brent petrolün varili 70,4 Dolar. Yılsonu için fiyat tahminleri 80 USD / Varil olarak açıklanıyor. Eğer bu tahmin gerçekleşirse 2018 yılı Brent petrol fiyatı ortalaması yaklaşık olarak 75 USD / Varil dolayında olacak demektir.

Türkiye’nin Orta Vadeli Programında 2018 yılı için Brent petrolün varil fiyatı ortalama olarak 54,5 USD / Varil alınmış ve cari açık tahmini de buna göre 40 milyar Dolar olarak yapılmıştı.

Şimdi yukarıdaki verilere göre cari açık hesabını iyimser, kötümser ve bu ikisinin ortalamasını esas alan baz senaryo üzerinden yeniden yapalım ve Orta Vadeli Program (OVP) tahminiyle karşılaştırarak cari açığa gelebilecek ek yükü hesaplamaya çalışalım:

Tahminler
2018 ortalama
OVP’den Sapma
Öngörülen Cari Açık
Cari Açığa Ek Yük
Düzeltilmiş Cari Açık
USD / Varil
USD
Milyar USD
Milyar USD
Milyar USD
OVP
54,5
40,0
İyimser
70,0
15,5

6,8
46,8
Kötümser
80,0
25,5

11,2
51,2
Ortalama
75,0
20,5

9,02
49,0

Tabloya göre ortalama senaryonun gerçekleşmesi yani Brent petrolün 2018 yılında ortalama fiyatının 75 USD / Varil olması halinde cari açığa yaklaşık 9 milyar Dolarlık ek yük gelecek demektir.

Orta Vadeli Programda 2018 yılının GSYH tahmini 923 milyar Dolarak yer alıyor. Programda yer alan cari açık tahminini GSYH’ye böldüğümüzde (40 / 923 =) % 4,3 oranında bir cari açık çıkıyor. Buna karşılık yukarıda bulduğumuz cari açığı bu GSYH tahminine böldüğümüzde (49 / 923 =) % 5,3 oranında bir cari açık hesaplanıyor. Bu ortalama fiyat tahmini doğru çıkarsa petrol fiyatlarındaki artış cari açığı OVP’deki tahminden 1 puan yukarı taşıyacak demektir.

2014 Haziranında 111 Dolarlık düzeyden sonra düşüşe geçen petrol fiyatları 2015 yılından bu yana ortalama olarak 46 USD / Varil dolayında seyretti. Yukarıda yaptığımız hesapla bakarsak petrol fiyatının 3 yıl boyunca ortalama 46 Dolar dolayında kalmasının cari açığımıza yılda 15 milyar Dolar, 3 yılda yaklaşık 45 milyar Dolar olumlu katkı yapmış olduğu anlaşılıyor.

Buradaki kritik soru şudur: Biz bu 45 milyar Dolarlık katkıyı cari açığı düşürecek alanlarda mı yoksa artıracak alanlarda mı kullandık? 

117 yorum:

  1. Bence tamamen boşa harcandı o eldeki para.Hiç bi olumlu yere harcanmadi. ...Herseyi bitirdiler çünkü.Petrolün fiyatının ucuzlugunu kullanıp çok iyi tasarruf edilebilir biriktirilebilirdi.Ama yanlış politikalar yüzünden gitti o fırsat. .

    YanıtlaSil
  2. Hocam Mükemmel yazı için teşekkürler :) hocam şöyle bişey düşündüm konudan alakasız olarak doğru düşünmüşmüyüm merak ediyorum: 2008 krizinden sonra piyasaya para pompalayan fed' bilançosunu küçültmeye başladıkdan sonra piyasadaki fazlalık olan dolar geri gitcek,şimdi bu paraların çoğunu bankalar kaydi para olarak kat kat çoğalttılar, yani 1br çekse fed bile bu parayı zaten kat kat katladı bankalar çokta hissedilmez diye düşünüyorum ve 2.si bu verilen piyasaya pompalanan paralar reel üretimde vb kullanıldıysa geri gittiğinde gsyh üzerine çok etkisi olur mu ?

    YanıtlaSil
  3. Abd membicten cekilmezse , türkiyede membice girerse ne olur ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tür meseleler daha çok siyasal yorumcuların, ortadoğu uzmanlarının konusudur. Bizim konuşacağımız mesele bunun maliyeti ve ekonomiye etkisi olabilir.

      Sil
    2. Türkiye ABD varken hiç bir yere giremez.

      Sil
    3. Niçin giremez?.Bal gibi girer sonra yanılmışız derler faturayı bize çıkarırlar.Son 6 aydır TR'de olmaz olmaz.

      Sil
    4. Batı medyasında askeri uzmanlar şu anda Türkiye'nin Rusya ile yatağa girdiğini, NATO'dan Türkiye'nin çıkmak için bahane aradığını, bu hamlenin Türk yöneticilerin boyunu aşan bir hamle olduğunu, Türkiye'nin çok saçma ve hiç bir sonuç alamayacağı boş bir işe girdiğini, Türkiye'nin sağduyulu seslere kulağını tıkadığını, Türkiye'nin askeri ciddi bir yeteneğinin kalmadığını anlatıyorlar.

      Sil
    5. O zaman biz doğru yoldayız bunların tenkit ettiği şey bizim için doğrudur başka analize gerek yok

      Sil
  4. İyi günler hocam. Size bir soru sormak istiyordum. Konu dışı olucak hocam ama kusuruma bakmayin. Ben iktisat okuyorum hocam 4. Dönem icin seçmeli ders olarak sosyal politika ve enerji ekonomisi derslerinden birini almak istiyordum. Hangisini almamı onerirsiniz? Vereceginiz bilgiler için şimdiden çok teşekkür ederim hocam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkisi de önemli dersler. Kitapları alın hangisini kendi kendinize daha kolay çalışıp öğreneceğinize aklınız yatarsa ötekini seçin. Ve mutlaka ikisini de çalışın.

      Sil
    2. Enerji ekonomisini tavsiye ederim. Sosyal politika dersi daha cok kuramlara dayali bir ders zaten iktisat bolumunde okurken kitabida vardi Cahit Talas adli meshur bir hocanin. Kitabi cok rahat okunan veoyle cok kalin olmayan bir kitap zaten. Enerji ekonomisi daha guncel bir ders gibi enerjiye dayali politik guncel ekonomik olgulari uluslarasi sistemleri anlamaniza faydali olur diye dusunuyorum

      Sil
  5. Hocam sizin "ekonomide analiz" kitabinizi okuduktan sonra Sherlock Holmes kitaplarını okumak istiyorum. Hangisini önerirsiniz nerden başlamak gerekir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kızıl Dosya. İlk Sherlock Holmes macerasıdır ve orada Holmes'i ve Watson'u tanıtır. O nedenle ondan başlamak doğru olur.

      Sil
    2. Teşekkür ederim hocam bilginize sağlık

      Sil
  6. Petrol fiyatinin dusuk olmasi diye baktiginiz aciyi degistirirseniz, aslinda dolarin degerinin arttigi gercegini gorursunuz. Degerli dolar Turkiye icin ihracat yonunde negatif etki yapiyor. Cunku biz dolar ile alip euro ile satiyoruz. 2014'de 1.40'lara yaklasan parite, bu uc yil bounca 1.10-1.15 arasi dolandi. Simdi gene 1.24 seviyelerine cikti.

    Yani son 3 yilda 15 milyar dolar cari aciga katkisi var dediginiz seyin, faydadan daha cok zarari oluyor. Ekonomide tek bir rakama bakarak yorum yapamazsiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin yazdığınız yorumdan şu çıkıyor: Euro Dolar paritesi 1,10 - 1,15'e inmişken petrol de 110 Dolarda kalsaydı daha iyi durumda olurduk.

      Sil
    2. Boyle bir yorumu nasil cikarttiniz bilemiyorum. Dolar 1.10, 1.15 seviyeleri zaten dolarin guclu oldugunu gosteriyor. Bu durumda tum emtialar dolara gore degerlendiklerinde dusuk "deger"de gorunurler. Bu sadece petrol icin gecerli degil, altin, gumus, demir vs. hepsi icin asagi yukari ayni. Parite 1.10, 1.15 iken dolar 110 dolar ise bu muhtemelen petrolun bambaska sebeplerle fiyatinin yukari ciktigi anlami tasir. Boyle bir durum da Turkiye'den cok daha once gelismis ulkeleri etkiler.

      Acin brent petrol fiyati ve euro/dolar paritesi grafiklerini, ust uste koyun. Dogru ortantiyi net bir sekilde goreceksiniz. Petrol 110 dolarlardayken USD endeksi 80'lerde idi. Parite ise 1.30-1.40 arasinda dolaniyordu. Su an 90'nin biraz altinda seyrediyor. USD endeksi dustukce, petrol "karsiti" da artacaktir.

      Sil
    3. Gönül ister ki Euro Dolar paritesi Euro lehine olabildiğince yüksek, petrol fiyatı da Dolar cinsinden olabildiğince düşük olsun. Ne var ki gönül istemekle bunlar olmuyor. Önemli olan bunlardan birisi düşükken ondan yararlanmayı bilmek. Yoksa biri inerken öteki çıkacak ne yazık ki. Yaşam böyle bir şey.

      Sil
    4. Acikcasi benim gonlum boyle bir seyi de istemiyor. Zira petrol fiyatinin reel olarak yukselmesi tum insanlarin hayrina olur.

      Siz ikna olmazsiniz ancak, ben gene soyledigim seyi tekrarlayayim. Diyorum ki sizin fazladan geldigini soylediginiz 15 milyar dolar felan yok. Petrolden gelen, azalan ihracat ile gidiyor. Asagidaki grafigi incelerseniz sayet, 2014 yilindan beri Cari acigin GSYH oraninin azaldigini, ancak Petrol ve altin disinda (emtialar disinda) arttigini goreceksiniz. Yani bir yerden giden bir yerden dengelenmis oluyor. 2016'nin son ceyreginde TL'nin reel olarak deger kaybetmesi ile tekrar altin ve petrol disinda azalmaya basliyor.

      http://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/TCMB+TR/TCMB+TR/Main+Menu/Para+Politikasi/Interaktif+Grafikler/Cari+islemler+dengesi

      Sil
    5. Petrol cok geniş bir kullanimi olan hammadde. Simdilik alternatifi yok. Sirketlerin, hanelerin butcelerinde büyük bir gider kalemi. İhracatçı elindeki malin rekabet üstünlügunu de degerlendirerek fiyatlamasini yapar diye düşünüyorum, usd ya da euro olarak. Maliyeti ne kadar düşükse o kadar avantajlidir. Petrol uretimin basinda kullandigi bir kaynak oldugu icin bu açidan maliyeti cok onemli. Bilmiyorum ama saniyorum pariteden daha önemli bir degisken.

      Sil
    6. Ben de diyorum ki Dolar yükselirken petrol fiyatının düşmüş olması kazançtır. Onu değerlendirmek lazımdı. Şimdi ikisi de yükseliyor. Böyle giderse ne demek istediğimi 3 yıl sonra daha net göreceksiniz.

      Sil
    7. Petrol duserken dolar yukseliyordu bu bizim icin guzel firsatti degerlendirdik mi hayir nasil bir firsat penceresi sunuyordu peki
      1. enflasyonumuzu kontrol altina labilirdik alamadik
      2. cari acigimizi kontrol altina alabilirdik almadik
      3. uretim yapimizda verimlilik yaratabilirdik dusen petrol ve maliyetler neticesinde yapamadik
      4. issizligimizi azaltabilirdik sonucta maliyetlerde petrolden enrjiden kaynakli alani yeni is imkanlari icin firsat yaratabilirdi dahasi yukselen kur bize bu firsati ihracat kanalli olarak elimizi rahatlatabilirdi yapabildik mi yapamadik

      simdi ise
      hem petrol yukseliyor hem de doviz kurlari

      boyle bir durumda
      1. enflasyon artar bunun onune gecmemeiz hemen hemen imknasiz
      2. cari acik doviz artsada aratcaktir cunku enrjimizde disariya bagliyiz
      3. issizlik artacaktir kur sirketlerin uzerinde maliyet yaratirken artan petrol fiyatlari da ayni efekti gostereceginden hic supheniz olmasin

      Sil
  7. Hocam elinize emeginize saglik.. Bam teline dokunmussunuz yine.

    ""3 yıl boyunca ortalama 46 Dolar dolayında kalmasının cari açığımıza yılda 15 milyar Dolar, 3 yılda yaklaşık 45 milyar Dolar olumlu katkı yapmış olduğu anlaşılıyor.

    Buradaki kritik soru şudur: Biz bu 45 milyar Dolarlık katkıyı cari açığı düşürecek alanlarda mı yoksa artıracak alanlarda mı kullandık? ""

    Sevgili Hocam. Bunca yillik uzmansiniz. Bu kolay sorunun cevabini bilemiyorsaniz, ben cevapliyayim.

    Tabii ki Suriyelilere harcadik Hocam. Sayin Hükümetimiz de ayni rakami vermemismiydi.

    Halbuki bu parayla neler yapilmazdi ki.

    YanıtlaSil
  8. hangi şeyi olumlu kullandıki bunuda olumlu kullansın.fiyasko.her şeye %50 %60 zam,bazı mallarda daha fazla,işçiye emekçiye gelince enflasyon oranında zam.sanki enflasyon dogruda.şahşi görüşüm türklerin tarihte boy göstermesiyle başlayan ve şuana kadarki en kötü ve rezil yönetim.bu gidişle tc yi parçalayıp tc diyede bir şey bırakmayacaklar.ortadogunun karanlık, gerici,yobaz,bilimden ve medeniyetten uzak totaliter bir rejim olma yolunda koşarak ilerliyoruz.bu arada bir not düşmek istiyorum,sayın akp yönetimine duyurulur.22 arap ülkesi(ARAP BİRLİGİ) BİZİM SURİYEYE GİRMEMİZİ İSTEMİYOR VE KAYGI VE ENDİŞEYLE İZLİYORLARMIŞ.bunların içinde 5000 asker gönderdigimiz KATAR ve kendileri için kıçımızı yırtıp savundugumuz FİLİSTİNDE VAR.BİLMEYENLERE DUYURULUR.zira bu haberi ulusal medya ve yandaş gazteler vermedi.duymamış olabilirsiniz.

    YanıtlaSil
  9. Para kazanmaktan ziyade parayı doğru kullanmak.

    YanıtlaSil
  10. Konu dışı bir sorum var.

    Marka ayırtetmeksizin ve vatandaşların gelir dağılımı ile tüketim alışkanlıkları haricinde soruyorum, sosyolojik analizlere ise hiç girmiyorum.

    Soru net:

    Türkiye'de cep telefonu fiyatları çok yüksek, bunun sebepleri sizce nelerdir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz bana Türkiye'de elektrik, benzin, otomobil, et, süt, peynir fiyatlarının çok yüksek olma nedenlerini söylerseniz ben de size cep telefonu fiyatlarının neden çok yüksek olduğunu anlatacağım.

      Sil
    2. Vergiyi çıkarırsanız $ karşılığı aynıdır!
      Alım gücümüz düşük!
      Yani fakiriz o yüzden yüksek geliyor..

      Sil
    3. Selam Hocam, izninizle bu soruyu ben yanıtlayım.

      Türkiye piyasa ekonomisi şartlarında hareket etmemekte; hukuk gibi demokratik kurullar çalışmamakta ve rüşvet yükselmektedir, bu olgular harcamalarını yapmak zorunda olan devletin daha fazla vergi almasına sebep olmaktadır. Verimlilik ve ekonomik ölçek üretimi bunlardan sonra gelmektedir.

      Mal fiyatlarının yurt dışına göre yüksek olmasının temel sebepleri bunlardır.

      Şimdi şahsi hikayeme gelirsek;

      10 yıllık yazılım üretimi ticari hayatımda Türkiye'de yaklaşık olarak 4 milyon TL kadar varlığım oldu. 20 çalışana ulaştım. 1.7 milyon TL kadar ise banka kredi borcum vardı. Risk almayı sevmem, hizmet/ürün verdiğim firmalar ile banka teminatlı çalışırdım.

      3 sene önce ulusal marka olan bir müşterim 400bin dolar kadar alacağım var iken iflas erteleme istedi, banka karşılık olan teminatımı vermek yerine beni bekletti, davalık olduk. Milyar TL cirolu 2 inşaat firması müşterim, ödemelerini o dönemde geç verdiler, banka kredilerimin geç ödenmesine sebep oldular.

      Normal bir serbest piyasada, teminatım yeterli iken, herhangi bir bankanın benim kredimi yapılandırması gerekirdi, banka yapılandırma yapmak istemedi, tüm kredileri birden istedi. Aynı banka hem bana borçlu hem de benden alacaklı duruma düştü. Benim alacağım için hukuki yollarla ödeme süresini uzatırken, benim borcum için anında avukat ve haciz işlemi yaptı. Görüştüğüm diğer bankalar ise, başka banka müşterisine kredi veremeyeceklerini söyleyip ret verdiler, firmayı kapatmak zorunda kaldım, tüm şahsi banka hesaplarıma kadar haciz geldi. Tek kurtuluşum, yurtdışına kaçıp çalışmaktı, Amerika'ya geldim, iki yıldır burada çalışıyorum.

      Sonuç olarak;
      Orada, serbest piyasa koşulları risksiz ticaret erbabının bile artık işlem yapabileceği, verimli çalışabileceği seviyede değil, hukukun sosyal hayatı düzene kavuşturabileceği hızı, etkinliği ve verimliliği kalmamış. Ayrıca, burada iken tanıştığım zengin ve ulusal marka sahibi Türklerin yaşadıklarından aktardıklarına kadarı ile rüşvet EN ÜST seviyedeki devlet kademelerinin rutini haline gelmiş.

      Sorun artık herkesin kendi başının çaresini bulacağı seviyededir.

      Not :
      Benim banka ile yaşadığım sorunlarımda bankada şube müdürü olan şahıs da ailesi ile 6 ay önce Amerika ya yerleşti. O müdür karısı ile Starbucks ta garson olarak çalışıyorlar. Bana şunu söyledi; banka sizi risksiz bir alacaklı olarak gördüğü için size ek kredi vermedi, alacağı kesin olduğu ve varlığınız yüksek miktarda olduğu için bir kaç gecikmede kredisini hemen geri çağırdı.

      Sil
    4. @Adsiz 17:53, yazik olmus, kredi ile calisirsaniz boyle olur. Akar suyun ufak ufak baslayip yatagini oymasi gibi yavas yavas varliginizi alir goturur. Hikayeniz, alkol alip goturdugu hayatlara benziyor. Umarim hatanizdan ders almissinizdir, ABD'de de faize bulasmadan is yaparsiniz. Binlerce yildir faize bulasanlarin basina sizin gibi olaylar gelebiliyor.

      Sil
    5. Adsız 17:53, cevabınız için teşekkürler.

      Sorularım var:

      "10 yıllık yazılım üretimi" demişsiniz, mühendis olduğunuzu tahmin ediyorum (?)

      Türkiye'den "kaçmadan" önce kazandığınız paranın miktarı ve çalıştırdığınız personel sayısına baktığımda, kurumsal bir şirkette istihdam edilmek yerine, kendi şirketinizi kurmuş, oldukça yüksek miktarda para kazanmış ve en az sizin kadar kalifiye personel istihdam etmişsiniz.

      Türkiye'de siyasetin "ahbap - çavuş" ilişkisine dönmesi, ekonominin yalpalamaya başlaması ve "hukuk" ile ilişkili her kurumun (yargı organlarından, avukatlık bürolarına kadar geniş bir yelpazede) yaşanan "güven erozyonu" sebebiyle, bir zamanlar çok para kazandığınız şirketinizi öylece bırakmakla kalmamış, yurtdışına "kaçmak" zorunda kalmışsınız.

      Bu durumun sadece size özgü olmadığını, Türkiye'deyken müşterisi olduğunuz bankanın sahibi ve eşinin de ABD'ye yerleştiğini ve "garsonluk"la geçimlerini sağladığını yazmışsınız.

      1) ABD'ye, Trump'ın başkan seçilmesinden önce mi taşındınız, sonra mı? 2 yıldır ABD'de çalıştığınızı söylemişsiniz. Başkanlık seçimleri öncesi müsabakalarda en curcuna olduğu dönemde mi ABD'ye taşındınız? Tam olarak ne zaman?

      2) Türkiye'den "kaçmadan" önce kazandığınız paraları, ABD'ye götürebildiniz mi, yoksa Türkiye'de bütün parasal varlığınızı kaybettikten sonra mı ABD'ye gittiniz?

      3) Şu an ABD'de hangi sektörde çalışıyorsunuz, istihdam mı ediliyorsunuz, yoksa yine kendi şirketinizi mi kurdunuz? Eğer şirket kurduysanız, kurarken parayı nasıl buldunuz? ABD'li bir bankadan kredi çektiyseniz, onlara teminat olarak ne-neler gösterdiniz?

      4) ABD'de "garsonluk"la geçimlerini sağlayan kişiler, Türkiye'den ayrılmadan önce bir bankanın şube müdürü olduğuna göre üniversite mezunu olmalı, eşi de muhtemelen öyle. Şu an ABD'de "garsonluk" yapmak dışında niçin başka bir iş alanı düşünmediler? Acil paraya ihtiyaçları olduğu için mi en çabuk istihdam edilebilecekleri sektörlerden biri olan meşrubat, kahve sektöründe "garsonluk"u seçtiler?

      Sil
    6. enteresan......fakat yine şanslısınız amerikaya gidip çalışabiliyorsunuz...bir de burada kalıp perişan olanlar var...bol şans..

      Sil
    7. Adsız 17.53 olarak sorularınıza şu cevapları verebilirim.

      1- Trump öncesi dönemde geldim, benden sonra Trump seçildi. Ama ara ara Türkiye ye gidip hukuki işlemler yaptım.

      2- Amerika değil ama yurtdışına para götürebilseydim, Türkiye'de sıkıntıya girmezdim, işleri devam ettirirdim. Hatta açık sözlüyüm; Türkiye de eniştem veya kardeşimin üzerine yeni bir şirket kurar, eskisinden daha etkili ticaret yapardım. Malesef, para çıkaramadım. Ama tüm Türk iş adamlarına paralarının bir kısmını yurt dışında tutmalarını tecrübe sebebi ile tavsiye ederim. Bu önerimde tamamen samimiyim.

      3- Burada da yazılım üzerine kendi işimi kurdum. Buraya geldiğimde 4bin dolar param vardı. Burada iş bulmak için öncelikle piyasanın kabul ettiği yazılım sertifikalarını hem Türkiye de almaya başladım, hem de burada aldım. Sertifika önemli, yoksa güven veremiyorsunuz. İlk işlerim kontrat bazlı denilen süreli işlerdi, 3 ay, 4 ay veya 6 ay süreli. İlk işim aylık 13400 dolar idi. Buradaki 3.haftamda başlamıştım. O işten 60bin dolar üzerinde para kazandım. Takriben 16 ay sonra maaşlı bir işe başladım.

      Kredi almak için FICO olarak tabir edilen kredi skorumu sürekli good ve üzeri seviyede tutmaya özen gösterdim. Maaşlı işim 184000Dolar yıllık anlaşma ile oldu.

      Bank Of America ve Chase Bankaları kişisel kredi vermiyorlar. Santander bankası bana 4 yıl vadeli 200bin dolar kredi açtı, ama PNC bankası 20bin dolar önerdi.
      200bin dolar kredi için aylık benden 1500 dolar faiz alıyor. Dönem sonunda anapara ödemesi var. Bu para ile kendi işimi kurdum, şu anda bir sorun bulunmuyor.

      4- İkiside üniversite mezunu, ama mesleklerini burada yapabileceklerini zannetmiyorum. Onlardan öğrendiğim kadarı ile biriktirdikleri para ile buraya geldiler ve Türkiye deki evlerini satmışlar. Starbuckta çalışmaları ayıp değil.

      Bu kadar detaylı yazmamın sebebi, Türkiye den gelmeyi düşünen çok fazla insan var. Çoğu kalifiye, burada kendilerine rahatlıkla yer bulabilirler, yeter ki cesaretleri olsun. Onlara bu yazdıklarım bir yol gösterebilir.

      Sil
    8. Yazılımcıdan başkası iş bulamaz orada.

      Sil
    9. Adsiz 17:53,
      Sizin gibi insanların gitmesi ülke için kayıp. Tr'nin en büyük sorunlarından, ama uzun vade olduğu için gözardı ediliyor. Yüksek katma değer katanların bir kısmı gidiyor. Kaybeden emekliler, esnaf ve geride kalanlar. Umarım bu gidiş durur geriye döner.
      Tr de yaşamak güzel, ama kazanca ortak çok. Ben de 10 senedir dışardayım, geçici idi ama gidişat beni de dışarda kalıcı olmaya zorluyor. Abd çalışma vizesini iyi almışsıniz, şu an zor.

      Sil
    10. Adsız 17.53 , oncelikle tebrik etmek istiyorum, hayatin sadece dogdugunuz topraklarda devam etmedigini ve surecinizi anlattiginiz icin, herkesin mantigi farkli ama Turkiye'de hayat cok pahali ve alim gucu dusuk, eger birseylerin sizin icin ters gittigini dusunuyorsaniz degistirmekten korkmamak lazim.

      Ben 4 yila yakindir ortadoguda calisiyorum ve Turkiyede 15 yilda kazanamayacagim kadar para kazandim ama dogrusunu soylemek gerekirse gurbette olmak zor, Aslinda aradigim belki memleket degil sadece sevdiklerim ve tanidiklarimin yanimda olmasi.

      Degismekten ve degistirmek korkmamak lazim.

      Sil
    11. Rüşvet büyük sorun bu ülkede, hatta artık uluslararası arası çalışmaya başlamışlar kaç sene önce. reza zarrab davası gibi kim bilir kaç tane daha dolap dönmüştür ve dönüyordur.

      Sil
    12. Selam Adsız 11:35,
      El emeği veya beyni ile dünya çapında hizmet/ürün üretebilecek insanlar dersek daha doğru olacaktır.

      Eşimin gittiği kuaförde bir manikürcü bayan, İsviçreye yerleşmiş, facebooktan yazıştılar eşimle, o hanımefendi şunu yazmıştı, manikürcülük için sertifikalar varmış, Türkiye de onlara online videolardan çalışmış, İsviçre'de sınava girip almış, ardından aynı işi yapmaya devam etmiş. Eşi UBER ile taksicilik ve Garsonluk yapıyormuş.

      Sil
    13. Garsonluk,taksicilik,manikür vs.mecburiyetten yapılacak dönemlik işler hayat geçmez bunlarla o bağlamda belirttim yoksa mecbur kalınca insan herişi yapıyor.

      Sil
    14. Adsiz 13:26, neden gecmesin onlar meslek degil mi? Ihtiyac degil mi? Gelismis ekonomi ile gelismekte olan ekonomi farki bu iste. Onlar toplum ihtiyaci icin calisiyorlar, biz karin doyurmak icin. Sonra da herkes memur olmak istiyor, bir turlu gelisemiyoruz.

      Sil
    15. Orada 50-60 yaşında kişilerin garsonluk,manikürcülük vb "yaptırıldığını" söylüyorsan
      bunun toplum ihtiyacıyla filan alakası yok bu olmayan sosyal devletin göstergesi.

      Sil
  11. Hocam,
    Peki bu sapmaların döviz kuruna etkisini kabaca nasıl hesaplayabiliriz? Sonuçta iç piyasadan bu miktarda USD alınarak petrol ve ürünlerinin bedeli olarak yurt dışına ödenecek.

    YanıtlaSil
  12. Siz "eğitim reformu" diye yazıp duruyorsunuz da, söyleminiz hep bu noktada kalıyor, somut öneriler yazmıyorsunuz Mahfi Bey.

    1. sınav maratonunda umduğu sonuçları alamayan lise öğrencisi H.Ü., 2. sınav maratonuna hazırlanırken yine kötü sonuçlar alacağı endişesine kapıldı, depresyona girdi. Tedavi için gittiği hastanede kendisine verilen ilaç neticesinde, vücudu su topladı, şu an ölüm döşeğinde:

    Antalya’da makine teknisyeni Cem Ü. ve özel bir etüt merkezinde idareci Dilek Ü. çiftinin tek çocuğu lise öğrencisi H.Ü., geçen kasım ayında tüm derslerden ilk sınavlara girdi. Çok çalışmasına rağmen istediği başarıyı elde edemeyen genç kız, ikinci sınavlar için çalışmayı sürdürdü. ‘Başarısız olacağım’ endişesi yaşamaya başlayan H.Ü.’nün durumu okul dışındaki hayatını da etkiledi.

    Durumun psikolojik destek gerektirdiğini düşünen aile, geçen 17 Aralık’ta kızlarını evlerinin yakınındaki bir terapi merkezine götürdü. Psikiyatri uzmanı Dr. Ö.A., genç kıza kişilik testi yapıp, iki farklı ilaç yazdı.

    İlaçları eczaneden alıp kullanmaya başlayan H.Ü., kısa süre sonra önce sol kulak arkasında, ardından ağız çevresi ve vücudunun değişik yerlerinde kızarıklıklar fark etti. Vücudu su toplayan H.Ü., 18 Ocak günü Akdeniz Üniversitesi Hastanesi acil servisine götürüldü. Tüm vücudu morarıp su toplayan ve yanıklar oluşan H.Ü.’ye, ’Stevens Johnson sendromu’ (Cilt ve mukoza zarının ilaç veya enfeksiyona karşı ciddi şekilde reaksiyon gösterdiği nadir görülen ciddi bir rahatsızlık) teşhisi kondu. Teşhisi yapan doktorlar, sendroma ilaçlardan birinin sebep olduğunu, bu ilacın normalde ’epilepsi’ hastalarına verildiğini kaydetti.

    Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Yoğun Bakım Servisi’nde tedavisi devam eden H.Ü.nün annesi şunları anlattı: “Kızımın bilinci açık ama bütün vücudu yanıklar içerisinde. Yaşadığı acıyı sözlerle anlatamıyorum. Biz ailece bu acıyı çekiyoruz. Başımıza ne gelecek bilmiyoruz. Başka aileler böyle şeyler yaşasın istemiyoruz. İlacı yazan doktor buraya çağrıldı. ‘Neden bu çocuğa bu ilacı verdiniz’ diye soruldu. Geldiğinde panik haldeydi. ‘H.Ü. çok felsefik, filozof gibi bir çocuk, o yüzden verdim bu ilacı’ dedi. Olgun bir çocuk olduğunu düşündüğü için bu ilacı verdiğini anlattı.”

    Yaşadıklarıyla ilgili hukuki mücadele başlatacaklarını belirten Dilek Ü., kızlarının tedavi edilmesi için tıbbi destek beklediklerini kaydetti.

    İlacı yazan Dr. Ö.A. ise şöyle diyor: “Kullanılacak ilacın böyle bir sonuca yol açabileceğini öngörmem mümkün değil. Pek çok ilaç, benzer sonuca yol açabilir, bu tabloya neden olabilir. Basit bir aspirin dahi böyle bir tabloya, hatta daha ağır bir tabloya yol açabilir.”

    (28 Ocak, "diken")

    YanıtlaSil
  13. 1)petrol fiyatlari sizce tekrar duser mi ? 45-55 bandlarina mesela ?
    2)petrol ureten ulkeler icin bu seviye 70dolarli bandlar ekonomilerine fayda saglar mi 2018de? ozelliklede Issizlik ve buyume denkleminde?
    Yanitlarsaniz sevinirim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1) Dünya yeniden büyüme trendine girdiği için düşüş pek beklenmiyor
      2) Petrol üreten ülkeler için bu yükseliş kesinlikle yarar sağlar. Çünkü gelirleri artacak.

      Sil
    2. Mahfi Bey, petrolun dususunde genel kani, Amerikanin Rusya uzerinde uygulamak istedigi ekonomik baskiydi, bu kalkti diyebilirmiyiz yada petrol yukselisinin gercek nedeni nedir ?

      Sil
  14. 2017 yilinda brent petrolun ortalama fiyatı 54 usd hocam. 2018 yilinda OVP'de bunun degismeyecegi öngörülmüs. Bu isabetli bir tahmin miydi hocam? Eger isabetliyse beklenmeyen hangi gelişmelerin sonucunda brent petrolün fiyati yukselmeye basladi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. OVP deki tahminlerin hiçbiri isabetli görünmüyor.

      Sil
  15. Hocam petrol fiyatları artması enflasyon u artırır mı azaltır mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Artirir. Petrolu disaridan aldigimiz icin pahalanan petrol iceride benzin ve turevlerine zam olarak donecektir. Bu da maliyetleri tum sektorlerde arttiracagi icin yedigin sebzeden ekmege kadar her seye zam gelecektir. Her seyi eskisinden daha pahalliya alacagin icin de bu durum enflasyon rakamlarina yansiyacaktir.

      Dahasi petrole odedigin doviz artacagi icin cari acigin yukselecek yukselen cari acik da dalgali kur da cari acik verilerini doviz fiyatlarinda yukselis olarak serbest piyasaya yansitacaktir. Bu durumda yukselen doviz fiyatlari vesilesiyle igneden cep telefonuna kadar her seyin fiyati yukselecektir. doviz fiyatlarinin bir maliyet unsuru olarak fiyatlara yansimasi sonucu her seyi eskisinden daha pahalliya alacaksin bu durumda ulkenin icinde bulundugu enflasyon rakamlarina yukari yonlu tesir edecek.

      Kisaca petrol fiyatlarinin artmasi kisa ve uzun vadede bize zam pahallilik ve yuksek ve yukselen enflasyon oranlari olarak donecektir. Cunku Turkiye olarak enerjide ozellikle de petrolde disa bagimliyiz. Alternatif enerji(ruzgar gunes dalga nukleer kayagazi vs) yatirimlarimiz olmadigi icin olsa bile yeterli olcude olmadigi icin petrol isterse 200dolar olsun yine de almak zorundayiz dahasi sanayi ve uretim alt yapimiz daha cok 20.yydan kalma teknolojiye sahip oldugu icin sanayimizi tarimimizi ticaretimimizi ulasimimizi isletebilmek icin petrol ve turevlerine diger petrol ithal eden ulkelerden daha cok bagliyiz. Bu nedenle diger petrol ithal eden ulkelerden daha cok olumsuz kosullara gebeyiz ozellikle de enflasyon konusunda!

      Bakiniz mesela ticaretin belkemigi olan ulasim(bireysel toplumsal ve ticari) ve ulasim sektoru derken bir cok avrupa ulkesinde belediyeler ulasimi elektrikli otobusler ile organize ederken devletlerde belediyelerle birlikte bireysel tasimacilik da bisiklet ve elektrikli otomobile uygun imkanlar sartlar sunmaktadir. Bu verdigim ornekteki durum ister istemez bu ulkeleri bu ulkelerde yasayan bireyleri aileleri, yukselen petrol fiyatlarinin negatif olumsuz etksiinden kroumaktadir.Cunku onlar icin petrol disinda alternatif guzergahlar vardir. Boylelikle mali konularda rahat olmaktadirlar.

      Sadece bu ornekten yola cikarak; Bu da bu ulkelerin yukarida anlattigim gibi bizim gibi etkilenmesini engellemekte ve petrol fiyatlarindan dogan olumsuz ekonomik kosullari hem devletler hem de bireyler baglaminda berataraf etmektedir.

      Sil
    2. Artirir. Petrolu disaridan aldigimiz icin pahalanan petrol iceride benzin ve turevlerine zam olarak donecektir. Bu da maliyetleri tum sektorlerde arttiracagi icin yedigin sebzeden ekmege kadar her seye zam gelecektir. Her seyi eskisinden daha pahalliya alacagin icin de bu durum enflasyon rakamlarina yansiyacaktir.

      Dahasi petrole odedigin doviz artacagi icin cari acigin yukselecek yukselen cari acik sonucunda dalgali kur da cari acik verilerini doviz fiyatlarinda yukselis olarak serbest piyasaya yansitacaktir. Bu durumda yukselen doviz fiyatlari vesilesiyle igneden cep telefonuna kadar her seyin fiyati turk lirasi bazinda yukselecektir. doviz fiyatlarinin bir maliyet unsuru olarak fiyatlara yansimasi sonucu her seyi eskisinden daha pahalliya alacaksin bu durum, ulkenin icinde bulundugu enflasyon rakamlarina yukari yonlu tesir edecek.

      Kisaca petrol fiyatlarinin artmasi kisa ve uzun vadede bize zam pahallilik ve yuksek ve yukselen enflasyon oranlari olarak donecektir. Cunku Turkiye olarak enerjide ozellikle de petrolde disa bagimliyiz. Alternatif enerji(ruzgar gunes dalga nukleer kayagazi vs) yatirimlarimiz olmadigi icin olsa bile yeterli olcude olmadigi icin petrol isterse 200dolar olsun yine de almak zorundayiz dahasi sanayi ve uretim alt yapimiz daha cok 20.yydan kalma teknolojiye sahip oldugu icin sanayimizi tarimimizi ticaretimimizi ulasimimizi isletebilmek icin petrol ve turevlerine diger petrol ithal eden ulkelerden daha cok bagliyiz. Bu nedenle diger petrol ithal eden ulkelerden daha cok olumsuz kosullara gebeyiz ozellikle de enflasyon konusunda!

      Bakiniz mesela ticaretin belkemigi olan ulasim(bireysel toplumsal ve ticari) ve ulasim sektoru derken bir cok avrupa ulkesinde belediyeler ulasimi elektrikli otobusler ile organize ederken devletlerde belediyelerle birlikte bireysel tasimacilik da bisiklet ve elektrikli otomobile uygun imkanlar sartlar sunmaktadir. Bu verdigim ornekteki durum ister istemez bu ulkeleri bu ulkelerde yasayan bireyleri aileleri, yukselen petrol fiyatlarinin negatif olumsuz etksiinden kroumaktadir.Cunku onlar icin petrol disinda alternatif guzergahlar vardir. Boylelikle mali konularda rahat olmaktadirlar.

      Sadece bu ornekten yola cikarak; Bu da bu ulkelerin yukarida anlattigim gibi bizim gibi etkilenmesini engellemekte ve petrol fiyatlarindan dogan olumsuz ekonomik kosullari hem devletler hem de bireyler baglaminda berataraf etmektedir.

      Sil
    3. Petrol fiyatlarinin artmasi sadece ve sadece eger sacma sapan bir ekonomik politika izlemiyorsa petrol ureten ulkelerde enflasyonu azaltir. Cunku bu ulekelrin para birimi cogunlukla petrol ile dogru orantilidir. Bu ulekelr petrolden para kazandikca cari fazlalari ve butce fazlalari olusur yerel para birimleri degerlenir degerlenen para birimi sonucunda bu ulkelerde fiyatlar duser enflasyonda dusuk seyreder.

      Sil
    4. Petrol fiyatlarinin artmasi sadece ve sadece eger sacma sapan bir ekonomik politika izlemiyorsa petrol ureten ulkelerde enflasyonu azaltir. Cunku bu ulekelrin para birimi cogunlukla petrol ile dogru orantilidir. Bu ulekelr petrolden para kazandikca cari fazlalari ve butce fazlalari olusur yerel para birimleri degerlenir degerlenen para birimi sonucunda bu ulkelerde fiyatlar duser enflasyonda dusuk seyreder.

      Sil
  16. acaba yükselen petrol fiyatları kaya gazı vi kaya petrolü üretimini artırıp petrol fiyatını aşağıya çekme şansı nedir hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 65in altina inecegini sanmam. 75i gecmesin ona da razi olalim

      Sil
  17. İttihatçılar 2. Abdülhamid’i tahttan indirmeseydi ne olurduyu yaşadığımız bugünlerde söz konusu zihniyetle oluşturduğumuz Ortadoğu politikası sayesinde petrol 100 dolarıda geçer sanıyorum.

    YanıtlaSil
  18. Petrol fiyatlarının düşmesi reel sektör ve hanehalkına birebir yansımamakta.

    Satış fiyatında vergi payı yüksek ve ağırlıklı olarak sabit bir vergilendirme yapılmasından ötürü bu 15 milyar USD reel sektör ve hanehalkına kalmamıştır diye düşünüyorum.

    Petrol fiyatının USD bazında düşmesi ilk etapta vergi gelirlerini azaltıcı nitelik taşır. Reel büyüme ve kur artışı nedeniyle akaryakıt vergilerinde bir azalış değil ama bir 15 milyar usd'lik bir artış da yaşanmamıştır diye düşünüyorum.

    Rafineri şirketlerine de kalmamıştır herhalde. Hatta hatırladığım kadarıyla petrol fiyatlarının düşmesi cirolarına olumsuz bir yansıması olmuştu.

    Peki hiç mi faydası olmadı? Kurun daha fazla artmasını engelledi. Borcumuzun artmasını/rezervlerin azalmasını engelledi. USD cinsinden milli gelirin artmış gözükmesinde de katkısı olmuştur hiç kuşkusuz.

    Tabi olumsuz birçok gelişmede yaşandı. Rus uçağının düşmesi, turizm gelirlerinde yaşanan dramatik çöküş, darbe girişimi ve sayamadığımız bir sürü şey tüm olumlu etkileri sıfırlamış oldu.

    Petrol satan ülkelerin gelirlerinde yaşanan dramatik düşüşler de bizim bu ülkelere yaptığımız ihracat ve turizm gelirlerine de olumsuz yansıyor.

    Ama sonuçta petrol fiyatlarının düşmesi nin olumlu yansımaları hissedilmez iken, artmasının olumsuz etkilerini hemen herkes anında hissetmekte ne yazıkki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Timur üstad.. öyle bir analiz yapmissin ki neredeyse fiyatlarin tekrar yükselmesi icin Petrol duasina cikacagiz. 3 yilda 45 milyar Dolar az para ödemisisiz ve sen diyorsun ki bu hane halkina yansimadi.. farkli bir yaklasim..

      uzman degilim ama.. kusura bakmayin, Devlet bu 45 milyar Dolari her benzin alan bireye mi paylastirsaydi da hane halkina yansimasini saglasaydi.. ne diyecegimi bilemiyorum.

      Diyorsun ki.. Petrol fiyatlari yüksek olsun, Petrol ihrac eden Ultra zengin ülkeler cok kazansin, cok kazaninca bu ülkelerein vatandaslari bizim ülkeye gelsin, turizm yapsin bizim de turizm gelirimiz azalmasin. 45 milyar yerine 3-5 milyon Arap turist parasi daha verimli,

      Kaldi ki, ayni zamanda dedigin gibi olmadi, Kur daha da artti.. Borcumuz azalmadi artti..rezervlerimiz de azaldi..




      Sil
    2. Yazdıklarımı anlamaya çalışmamış, hızlıca bir yargıya varmışsınız. Aksi durumda bu cümleler dökülmezdi.

      Basit bir mantıkla bile benimle aynı fikirde olursun; petrol fiyatlarının düşmemesi durumunda artan borcun, azalan rezervin üzerine yılda 15 milyar usd ek petrol maliyeti eklersen. Bunu düşünürken bahsettiğin dönemde varsa bir artan borç, azalan rezerv söyle lütfen bu durum petrol fiyatının düşmesiyle mi olmuş? Yok olmamışsa neye dayanarak karşı çıkıyorsun?

      Yine anlasaydın petrol fiyatının düşmesiyle devletin bütçesine bir 15 milyar usd kalmamış olduğunu söylediğimi de anlardın; burdan yola çıkarak diyemezdin Parayı benzine alana mı halkamı paylaştırsın. De hayır 15 milyar USD kalmıştır ve ortaya koy hesabını kabul ederim. Bir şey öğrenirim sizden.

      Rus uçağını düşürmemiş olsaydık da rus turist sayısında azalma olacaktı. Bu tespit bana ait değil, o dönemde yazılan çizilenler.

      Sil
    3. Timur Çimen petrol ürünlerinde ötv değer üzerinden alınmıyor.Litre veya kilogram başına belirlenmiş sabit vergi alınıyor.Vergi gelirinin azalması için satılan petrol ürünün miktarının(talebin) azalması gerekir.
      Hane halkına yansımadığı görüşünede katılamayacağım.Bu tip ürünlerde maliyet artışları nihai tüketiciye yansıtılır.Para en son tüketicinin cebinde kalır veya cebinden çıkar.

      Sil
    4. Timur üstadim. ortada garip bir anlasmazlik var. Artan borc ve azalan rezerv Petrol fiyatinin düsmesiyle olmus diyen yok.

      tam tersine siz sunu dediniz..

      "Peki hiç mi faydası olmadı? Kurun daha fazla artmasını engelledi. Borcumuzun artmasını/rezervlerin azalmasını engelledi. USD cinsinden milli gelirin artmış gözükmesinde de katkısı olmuştur hiç kuşkusuz""

      siz böyle yazinca ben de basit olarak, uzman gözüyle degil.. dedim ki.. tam tersine bunlarin Petrol fiyati ile alakasi yok.. zira bu dönemde kur ve borclar artti, rezervler düstü. Mahfi hoca da bu konuda yeterince istatistiki bilgiler vermisti zaten.

      Demem odur ki.. basitce Petrol 100 Dolardan 65 dolara düsmüsse bizim gibi Petrol ithalatcisi ülke 3 yilda 45 milyar Dolar az ödemistir. Burada ariza nerede..

      Bunu bireye yansitmak Devletin isi. diger iktisadi mekanizmalar ile topluma yansitmak hükümetin basari veya basarisizligidir. ben bunu diyorum.

      Üstadim yine diyorsun ki.."petrol fiyatının düşmesiyle devletin bütçesine bir 15 milyar usd kalmamış olduğunu söylediğimi de anlardın;"

      pekiyi bu para nerede.. petrole az para ödememiz, o paranin kasada kalmasi yani genel bütce icinde kalarak herhangi baska harcama ve yatirimlara aktarilmis olacagini veya oldugunu, bunun da ülke ekonomisine bir katki oldugunu göstermez mi.. inanin bunu uzman olmayan bir vatandas olarak söylüyorum. amacim sizi karalamak ya da tartismak degil.

      hele olayi Petrol satan ülkelerin gelirlerindeki düsüs bizim o ülkelerden gelecek turistlerin azalmasina dolayisiyla turizm gerlirimizin de azalmasi demek olacagindan Petrol fiyatinin düsmesi ekonomimize turim sektörü üzerinden olumsuz etki gösteriyor sonucunu üretmek bana garip geldi..

      O zaman ben sunu anlarim.. Petrol fiyati 100 dolar olsun ve degismesin 65 oldugunda turizm gelirimiz azalacagi icin senede 15 milyar fazla Petrol ücreti ödemeye razi olalim.
      Kafam karisti.

      10 yilda 150 milyar dolar eder Timur üstadim..10 yil nedir ki.. tercihimiz ne olmali.

      sadece 4 yilda suriyeli göcmenlere harcadigimiz para 30 milyar Dolari asti. Zaman ne Cabuk akiyor degil mi.. Pralar da hic farkinda ülmadan suyunu cekiyor.

      Birileri de sanayi 4.0 devrimiyle neler yapmaya baslamis ve yapiyor.. okudukca agzimiz acik kaliyor.

      Sil
    5. Ali Fikri ++

      Sil
    6. Sayın Ali Fikri, birkaç cümlemi hiç okumadığınızı düşünüyorum😊 Yazdığım;

      Petrol fiyatlarının DÜŞMESİ reel sektör ve hanehalkına BİREBİR yansımamakta. (Vergilerin sabit nitelik taşımasından ötürü. Ve verginin sabit olduğunu belirtmişim)

      Satış fiyatında vergi payı yüksek ve AĞIRLIKLI OLARAK SABİT bir vergilendirme yapılmasından ötürü bu 15 milyar USD reel sektör ve hanehalkına kalmamıştır diye düşünüyorum.

      Petrol fiyatının USD bazında düşmesi ilk etapta vergi gelirlerini azaltıcı nitelik taşır.(Verginin hepsi sabit değil. KDV tutar üzerinden hesap ediliyor.)

      Ama sonuçta petrol fiyatlarının DÜŞMESİNİN olumlu yansımaları hissedilmez iken(yukarıda açıkladığım nedenlerden dolayı), ARTMASININ olumsuz etkilerini hemen herkes anında hissetmekte ne yazıkki.

      Benim dediklerim bunlar. Neresi yanlış? Siz maliyet artarken bunu hanehalkı hisseder dediniz, ben de bunu söylemişim petrol fiyatları arttığında bu hemen yansıyor diye.

      Sizi ve Adsız 14:17 yi anlamadım, ama görüyorum ki siz beni anlamadınız.

      Adsız 10:59 üstadım. O dönemdeki borcun, rezerv durumunun bir önemi yok. Bir örnekle açıklayayım. Senin 2016 yıl sonunda bankada 1000 TL var, borcunda 3000 TL olsun. 2017 yıl sonunda ise bankada 500 TL, borcunda 4000 TL olsun. 2017 yılında ise herzaman aldığın bir ürüne 500 TL daha az ödedin. Bu aşamada ben diyorum ki bir de bunun üstüne o ürüne daha az ödemek yetine bir 500 TL daha ödeseydin 2017 yılında bankadaki paran daha az, borcun daha çok olurdu diyorum. Umarım şimdi anlatabilmişimdir.

      Arıza olan bu 45 milyar USD nin oluş şekli. Yani işlem şu şekilde gerçekleşmiyor;
      Devlet petrol ithalatı için bütçe giderlerine 50 milyar USD hesaplamışken bunun 35 milyar USD gerçekleşmesi nedeniyle bütçe bu kalemden 15 milyar USD fazlalık verdi şeklinde olmuyor.

      Petrolü rafineri şirketi ithal ediyor. Bir para kalıyorsa buradan kalan para rafineri şirketine kalır ki ona da kalmıyor. Akaryakıtı ne kadara mal etmişse kar marjını ekleyerek satışa sunuyor. Devlet vergi kaybına çok uğramıyor, sabit ağırlıklı bir vergilendirme+kur farkı+reel büyüme nedeniyle (petrol fiyatlarının düşme aşamasında) Ama petrol fiyatları düşerken de bir ekstra yılda 15 milyar USD ek gelir elde etmiyor. Yakıt giderleri de o kadar değildir zaten.

      Ve ben petrolü 100 usd den alalım demiyorum. Her olayın artıları/eksileri vardır. Herşey birbirine bağlantılı. Bir şey arttı mı herşey artmıyor veya azaldığında herşey azalmıyor.

      Turizm açısından da bu bilgiyi paylaştım, milli gelir hesabını paylaştığım gibi. Petrol fiyatları ile Turizm gelirleri arasında da böyle bir bağlantı var. Bunu bilelim ama yine söylüyorum petrol 100 usd olsun demek değil. Bunu istediğimi nerden çıkardınız? Size garip gelmesi birşeyi ifade etmez burada yapmanız gereken petrol fiyatlarının düşmesi turizm gelirlerimizi azaltmaz fikrini ispat etmektir.

      Benim yaptığım bir çerçeve sunmak. Değerlendirme size kalmış, bu çerçeveyi zenginleştirmek de.

      Sil
  19. Mahfi üstat,

    Kybele'nin ışığı üzerinde olsun.

    Bizleri aydınlatmaya devam et...

    YanıtlaSil
  20. Stefan Zweig'in "Vicdan Zorbalığa Karşı ya da Castellio Calvin’e" kitabını okuduysanız, izlenimlerinizi kısaca aktarır mısınız?

    http://www.kitapyurdu.com/kitap/vicdan-zorbaliga-karsi/338687.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zweig'in bazı eserlerini okudum ama bunu okumadım.

      Sil
  21. Mahfi hocam kişi başı milli geliri düşük ülkelerdeki vergiye isyan ,nispeten kişi başı yüksek mili gelirli ülkelerden daha fazla olmasının nedeni zaten gelir az olduğu için üzerindeki vergiyi daha çok hissetme olabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En önemli nedenlerden birisi değindiğiniz konudur.

      Sil
  22. Milli silahlar milli yollar milli otobanlar beni benden almakta....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen zaten sende degildin.. 3-5 bin km otoyol icin neler kaybettigini bilseydin..

      Sorun da bu zaten.

      Sil
  23. Petrol, kur, vergiler hepsi yukseliyor artik secim degil ekonomi konusma zamani fakat herkes kacak dovusuyor ekonomistlerde kiviriyor halk secim sonrasi kim gelirse gelsin sonucuna katlanacak bunun. Yalan borsa sisirmeleri vs bunlarda balon sektor insaat gibi patlayacak. Bence turkiyede durust insan yok uzun zamandir yandas ekonomistler cok iyi oldugunu anlatiyordu digerleride sesini cikarmiyordu bundan herkes sorumlu sessiz kalan akedemisyenler ekonomistler herkes.
    En fazla 2 yil sonra hersey patlar hocam. Bence 2020 ruyadan uyanma zamani katilirmisiniz.

    Kolay gelsin emeginize saglik bizim gibi insanlara katkiniz cok allah razi olsun diyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Sadece ekonomi olarak bakarsak iyi şeyler var. Ama bir ülkeye sadece ekonomi olarak bakılmaz.

      Sil
  24. Hocam merhabalar,yukarıda bahsi geçti,acaba enerji ekonomisi için kitap öneriniz var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. http://kitap.radikal.com.tr/kitap/ekonomi-pazarlama-is-dunyasi/enerji-ekonomisi-ve-politikalari---kuram-ve-kavramlar-%E2%80%93-piyasalar-%E2%80%93-modeller-%E2%80%93-politikalar-396010

      Sil
  25. Meraklı Göz29 Ocak 2018 21:43

    Ölüm duygusunu ne sıklıkla düşünürsünüz? Ve ölmekten korkuyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fazla düşünmem, korkmuyorum. Bilinen şeylerden korkmam, bilinmeyen şeyler korku nedenidir.

      Sil
    2. Meraklı Göz , Petrol icinde bogulacaginizi mi dusunuyorsunuz ?

      Sil
    3. Meraklı Göz30 Ocak 2018 14:22

      Sanırım, ben sizin kadar cesur değilim.

      Sil
    4. Meraklı Göz30 Ocak 2018 16:16

      Adsız30 Ocak 2018 14:21 soruyu çok anlayamadım, ama pek petrolle ilgili biri değilim.

      Sil
  26. Hocam yazınız yine güzel. Ancak biraz mürekkep yalamış biri , verileri derleyip böyle bir yazı yazabilir. Ama can alıcı olan son cümle, yani soru. Esas önemli olan o sorunun cevabı. Keşke oda kolayca yazılabilse.

    YanıtlaSil
  27. Hocam verdiğiniz aydınlatıcı bilgiler için çok teşekkür ederiz. Anlayamadığım bir konu var. Petrol fiyatının artışının cari açığa %1 etki edeceğini hesaplarken ortaya çıkan 9 milyar$ farkı tahmin edilen 40 milyar $ üzerine ekleyip yine tahmin edilen 923 milyara bölüyoruz. Benim anlamadığım petrol fiyatlarında oluşacak bu fark OVP de tahmin edilen 923 milyar$ değerini de değiştirmez mi? Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka değiştirir ama onları bu aşamada hesaplamak çok zor, çünkü zincirleme etkiler yaratır.

      Sil
  28. Hocam, tahville ilgili bir sey sormal istiyorum mümkünse. Biraz basit bir soru olacak ama. Her gun tahvil faizleriyle ilgili veri yayinlaniyor. Ornegin "10 yilliklarin faizi yuzde x kadar yükseldi" gibi. Faizi inen ve cikan veya degismeyen ayni tahvil aslinda degil mi? Ustunde nominal bir degeri olan, y zamaninda devlet tarafindan belli bir fiyattan satilmis, dolayısıyla ona gore hesaplanmis bir faizi olan. Ben diyelim o tahvili bir banka aracılığıyla aldim. Ekonomi haberlerinde gördüğüm faiz orani bana elimdeki tahvili o gün kaçtan satabilicegimi, ya da bugun satan ya da alan kisinin kaçtan sattigini ya da aldigini gosteriyor. Yoksa her gun yeni bir 10 yillik tahvil basilmiyor degil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tahvil fiyatı ve faizlerindeki değişim denildiğinde ikinci elden satılanların fiyatı ve faizi kastediliyor.

      Sil
    2. http://piyasarehberi.org/piyasa/216-faiz-oranlari-ve-tahvil-fiyatlari-arasindaki-iliski

      Sil
  29. Sayın Hocam,
    küresel sermaye hareketleri ve aktörleri hakkında bilgi edinebileceğimiz yerli/yabancı kaynak önerebilir misiniz? Yani teoriden çok biraz popüler kültür seviyesinde 'günümüzde küresel sermayeye kimler yön veriyor' sorusuna cevap mahiyetinde okunabilecek analiz kitapları vs var mıdır?
    Saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka vardır ama ben bilmiyorum. Bilen varsa ve buraya yazarsa sevinirim.

      Sil
    2. Şöyle bir şey buldum:
      James B. Glattfelder: Who controls the world?
      https://www.ted.com/talks/james_b_glattfelder_who_controls_the_world#t-307974

      Network of global corporate control:
      https://arxiv.org/pdf/1107.5728.pdf

      Sil
  30. petrol fiyatlari yukseliyor yazisi yazmissiniz Aman hükûmet zarar görmesin istikrara zarar gelmesin. Cunku bu petrol fiyatlarini arttiranlar spekulatorler petrol lobileri sirf hukumetimizi zor duruma sokmak icin fiyatlara zam yapiyorlar.

    gerekirse komur yakariz tezek yakariz

    YanıtlaSil
  31. Hocam merhaba KPSS Mikro ve Makro iktisat icin konu anlatımlı önerebileceginiz bir kitap var mi, iyi çalışmalar saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. http://www.dr.com.tr/Kitap/Makro-Iktisat-Konu-Anlatimli/Yuksel-Bilgili/Egitim-Basvuru/Egitim/urunno=0000000666106?gclid=Cj0KCQiAzMDTBRDDARIsABX4AWy61WfKtdGwo3Oziy7Bp0qyYrDuOj6mtDeTJSyqxqpZKIdZq6XNHykaAkc6EALw_wcB

      http://www.idefix.com/Kitap/Mikro-Ekonomi/Zeynel-Dinler/Egitim-Basvuru/Ders-Kitaplari/Iktisat-Ders-Kitaplari/urunno=0000000216182?gclid=Cj0KCQiAzMDTBRDDARIsABX4AWyef-TN8PwkWwNZkkIti4lCFGX9KWxuI2I-JVUyxiOqARDRetBTO7QaAgFYEALw_wcB

      Sil
  32. Hocam merhaba makro ve mikro iktisat KPSS konu anlatımlı hangi kitapları önerirsiniz, iyi çalışmalar. Saygılar

    YanıtlaSil
  33. Artan cari açık artan döviz ihtiyacı demek. Şartlar aleyhimize.

    YanıtlaSil
  34. İlham aldığınız kişiler veya figürler var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Var tabii, çok var. Mustafa Kemal Atatürk en başta geliyor.

      Sil
  35. Hocam MBler kabaca büyüme oranına göre para basıyorlar. Bu bastıkları parayı bankalara borç olarak mı veriyorlar yoksa besavaya mı veriyorlar? Borç olarak verseler para MBye belli bir süre sonra geri döner bedavaya verseler haksız kazanç olur. Bu mekanizma tam olarak nasıl işliyor hocam açıklayabilir misiniz? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB para arzını artırdığında bastığı parayı bankalara döviz karşılığında satıyor ya da borç olarak veriyor.

      Sil
  36. Hocam yazınız için teşekkür ederim. Türkiye'de Basel 3 uygulamasına geçildi mi veya Basel de durumumuz nedir? Şimdiden teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  37. Meraklı Göz30 Ocak 2018 14:23

    Paulo Coelho'yu okur musunuz?

    YanıtlaSil
  38. Hocam şirketler de hanehalkı gibi tasarruf yapar mu parasını vadeli mevduata yatırır mı veya tahvil alır mı yoksa tam tersi birikimler sermayedarlara dağıtıldıktan sonra bu parayla yatırım mı yaparlar ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapıyorlar. Bu tasarrufları sizin dediğiniz opsiyonlar da dahil olmak üzere çeşitli şekillerde değerlendiriyorlar.

      Sil
  39. http://www.hurriyet.com.tr/amp/hastanelerin-durumu-acillik-40725423

    Hocam, hastanelerin acil servisleriyle ilgili özel haber yapilmis. Haberin sonunda ucret alinmadigi icin "acil olmayan" hastalarin da acil servise gelmeleriyle gercekten acil olan hastalara bakilamadigi ve asiri doluluk oldugu yazilmis. Ekonomiyle alakasiz bir haber gibi durabilir ama tam tersi cok ilgili, ben bunu adverse selection ve moral hazard'in ayni anda yasandigi örnek olarak görüyorum. Bunlar da Türkiye'nin en önemli problemlerinden biri bence. Sayisal sorunlar cozulmeye calisirken arkada calisan sosyal, ahlaki problemleri göz önüne almamak çabalari boşa çıkartıyor. Daha buyuk sosyal patlamalara sebep oluyor eninde sonunda.

    YanıtlaSil
  40. Mahfi Bey, Afrin operasyonunu destekliyor olmanızla birlikte, aynı anda, hükümetin yanında (hiç istemediğiniz halde) pozisyonlanmış olmuyor musunuz? Dikkat ediniz, hükümet taraftarlığından bahsetmiyorum; operasyonu destekliğinizi söylediğiniz an, hükümetin yanında (yan yana) gözükmüyor musunuz?

    Burada çelişki yok mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mantığınızda bir yanlışlık yok mu? Karşı/muhalif olmak herşeye karşı/muhalif olmak mıdır? Asıl bunda bir çelişki yok mu? Sizi rahatsız eden şey nedir?

      Sil
    2. Ben konulara elimden geldiğince objektif yaklaşırım. Dünyanın en doğru adamı da yanlış yapabilir dünyanın en yanlış adamı da doğru yapabilir. Bu tür doğruları yanlışları değerlendirirken kimin yaptığına değil de yapılan olaya bakarsanız objektif değerlendirme yapabilirsiniz. Ama olaya değil de yapan kişiye bakarsanız objektif değerlendirme yapmanız mümkün olmaz.

      Sil
  41. Banka karlari aciklandi. Bankalarin karlari 30% artti. 7% buyuyen ulkede, enflasyondan arindirsaniz 15-20% kemiksiz kar artisi. Faizler de artti. Hani faizler artinca bankalarin kari azaliyordu? O yuzden faiz lobisi diye bir sey sacma sapan bir lafti?

    Biz faizler artti, bankalar batacak mi acaba diye endiseleniyoruz sizin yorumlarinizdan, ancak birakin batmayi 30% kar ediyorlar. Demek faizler dusmus olsa idi 60% kar edeceklerdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuya Mahfi Bey'in ne cevap vereceğini ben de merak ediyorum açıkçası...

      Acaba, KGF'den para alan KOBİler, arkalarında devletin olduğu güvenine istinaden, bankalardan daha çok kredi çekme cesaretini gösterdikleri için mi, bankaların kârlılık oranı bu kadar yüksek?

      Bir diğeri de, FED'in faiz artırışı çok yavaş ilerliyor, piyasalarda likidite akışı devam ediyor, bunlar Türkiye ekonomisine can simidi olan şeyler. Bankaların kâr etmesinin bir sebebi de bu mu?

      Sil
    2. Mevduat faizleri belli bir seviyenin üstüne cikmadan kredi faizleri arttikça, teşvikler devam ettikçe bu cok normal. Ama bir yandan da kazanilan paralar faize gidiyor, tasarruf edilemiyor, oz sermayeler eriyor, yabanci kaynaklar kullaniliyor, dis borc artiyor, yatirimlarla tasarruflar arasındaki fark kadar cari acik oluşuyor, kurlar yükseliyor, TL varliklarin degeri dusuyor veya bir turlu yükselmiyor, sonucunda nohutun kilosu 18 TL, ortalama bir peynirin kilosu 20 TL oluyor. Bunun sebebi faiz lobisinden cok yapisal kararlar olmali. Bir lobinin yapacagindan cok fazlasi söz konusu durum.

      Sil
  42. Hocam Çin ve Hindistan küresel kriz esnasında neden diğer GOUlere kıyasla daha iyi bir performans sergiledi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her ikisi de vazgeçilmesi nispeten zor mal ve hizmetler üretip ihraç ediyor.

      Sil
  43. Hocam 2008 den itibaren petrol degerinin dusmesiyle birlikte dunya ticaret hacminde daralmalar basliyor ve global ekonomi negatif etkileniyor. Her ne kadar cari acigimiz icin pozitif olsa da global ekonomideki daralmadan dolayi bize negatif etkisi de oldu mu. Petrol fiyatlarinin dusmesini ciftciden sanayiciye herkes ister ama makro anlamda negatif tesirleri de bulunur mu, tesekkurler

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...