6 Eylül 2018 Perşembe

Dolar Nasıl Dünya Parası Oldu?

Kâğıt Paranın Tarih Sahnesine Çıkışı
Kâğıt para ilk kez 7. yüzyılda Çin’de Tang Hanedanının hükümranlığı sırasında emanet senedi gibi ortaya çıktı. Madeni paralarını sürekli yanlarında taşıma riskinden kurtulmak isteyen tüccarlar, paralarını güvenilir kişilere emanet olarak bırakıyorlar ve karşılığında yazılı bir senet alıyorlardı. Zaman içinde bu senetler arkalarına devir kayıtları ve mühürleri konularak, yani bir anlamda ciro edilerek, başkalarına devredilir oldu. Böylece malı alan kişi bunun karşılığında satıcıya bu emanet senedini devrettiğinde emanetteki madeni para el değiştirmiş oluyordu.  

Çin’de tüccarlar arasında kullanılmaya başlanan kâğıt paraların üstünlüklerini fark eden merkezi hükümet, kâğıt para basımını tekel olarak üstlenmeye yöneldi ve 1120 yılından itibaren kâğıt devlet parasını basmaya başladı. Çin’e, giden Venedikli tüccarlar devlet garantisi altında basılan ve kolaylık sağlayan kâğıt para düşüncesini batıya taşıdılar. Böylece Avrupa, kâğıt para ile tanışmış oldu.

Banknot terimi ilk kez İtalyanlar tarafından 14’üncü yüzyılda “Nota di Banco” (banka notu, banknot) olarak kullanılmaya başlandı. İtalyan bankaları kendilerine emanet edilen madeni paralar karşılığında banknot düzenlediler ve bu banknotlar elden ele dolaşarak, Çin’deki gibi, tüccarlar arasında kâğıt para işlevi görür oldu.  

İngiltere Merkez Bankası’nın (Bank of England) 1694 yılında kurulmasından önce, altınlarını rehin edenlere altın tacirlerinin (goldsmiths) verdiği yazılı senetler (goldsmiths notes) kullanılmaya başlanmıştı. Bu kâğıtların el değiştirmesiyle karşılığı altın olan kâğıt para (banknot) fiilen doğmuş oluyordu. Giderek bu tacirler banka gibi çalışmaya yönelince, bunları yönetecek ve kâğıt para basacak bir kuruma gereksinim doğdu. Bank of England’ın doğuşunda bu gelişme önemli bir etkendir.

Altın Standardı Dönemi
19’uncu yüzyılın ilk çeyreğinde kâğıt paranın giderek yaygınlaşmasıyla birlikte İngiltere’de altın standardına geçildi. İngiliz Sterlini, altına bağlı para olduğu için genel kabul gördü ve giderek dünyadaki en önemli rezerv para haline geldi.

Altın standardı sistemi, ülkelerin, kendi kâğıt paralarını belirli bir ağırlıkta saf altın olarak tanımlamasıyla ortaya çıkmış bir sistemdir. Kâğıt para ile altın arasında belirlenen bu değere parite deniyor. Ulusal paranın değerinin belirlenen parite düzeyinde sürdürülebilmesi, merkez bankasının bu pariteden isteyene altın satması ya da kendisine getirilen altınları bu pariteden satın alması anlamına geliyor. Kâğıt paranın altına, altının da kâğıt paraya sorunsuz çevrilebilmesine konvertibilite deniyordu.  

Altın standardında bütün ekonomiler kendi parasını belirli bir parite ile altına bağladığında, sisteme girmiş bulunan bütün ülkelerin paraları sabit kur üzerinden öteki paralara bağlanmış oluyordu. Bu durumda kurlar da bu paritelere bağlı olarak belirleniyordu.

20’nci yüzyıla doğru altın standardı uluslararası alanda yaygınlaştı ve 1914’de I. Dünya Savaşı çıkana kadar sorunsuz olarak uygulandı. Birinci Dünya Savaşı öncesinde hemen her yerde hükümetler kâğıt para basımını tekel haline getirdi ve çoğu bu yetkiyi Merkez Bankasına verdi. Basılan kâğıt paraların altın karşılığı vardı. Bu karşılığı bulundurmakla, kâğıt parayı getirene o karşılığın ödenmesi sözü verilmiş oluyordu. Bu dönemde İngiliz Sterlini, altına bağlı ilk para olmanın sağladığı avantajın yanı sıra İngiliz ekonomisinin dünya ticaretindeki ağırlıklı yeri itibariyle de dünyanın en itibarlı parası olmaya devam etti. Birinci Dünya Savaşıyla birlikte merkez bankalarına yönelik altın talebi artınca altın karşılığı meselesi rafa kaldırıldı ve kâğıt para yalnızca yasal bir zorunluluğa dayalı olarak kullanılır oldu. Savaştan sonra karşılık meselesi yeniden oturtulmaya çalışılsa da gerçekleşmedi. İngiltere, Sterlinin altın karşılığını tutmakta uzun süre direndiyse de o da başarılı olamadı. Bu dönemde parasını altına bağlı olarak tutmaya devam edebilen yalnızca ABD oldu. Bu nedenle de Dolar, Sterlinin yerini aldı ve yavaş yavaş dünya parası konumuna yükseldi.  

Bretton Woods Sisteminden Karşılıksız Paralar Sistemine
1944 yılında Bretton Woods’da toplanan ve IMF ile Dünya Bankasının kuruluşuna önderlik eden toplantıda kabul edilen yeni para sistemi sonrasında ABD Doları, altına konvertibilitesi olan tek para olarak kalmıştı. Doların altın karşılığı 35 Dolar = 1 Ons altın denkliğiyle açıklanmış ve böylece ABD Doları altın karşılığı basılmaya devam etmişti. Bütün öteki ekonomiler paraları için Dolar karşısında açıkladıkları kur üzerinden dolaylı konvertibiliteye sahip hale gelmişlerdi.

Dünyadaki bütün ülkelerin altın karşılığını terk etmelerine karşın Doların altın karşılığında basılması, Doların dünya çapında kabul edilmesini sağladı. Bu gelişmede ABD ekonomisinin, dünya ekonomisindeki büyüklüğü, dünya ticaret hacmindeki yeri, küresel finans sistemindeki önemi de Doların altınla olan ilişkisi kadar etkili oldu. Dünyada merkez bankaları rezerv olarak altının yanında dolar tutar oldular. Çünkü dış alemle alış verişte en çok kabul gören araç Dolardı. Dolar öylesine kabul gördü ki dünyanın her ülkesinde ülkenin parası kadar hatta bazen ondan bile fazla tercih edilir oldu.

Bu gelişmeye petrol ve altın gibi çok önemli iki malın Dolarla fiyatlandırılıyor olması da büyük katkı yaptı. Dolar zaten altın karşılığı basıldığı için altının Dolarla fiyatlandırılması zor olmadı. Petrolün Dolarla fiyatlandırılması ise ABD’nin körfezde İngiltere’den devraldığı hegemonik güç ve yine Doların altın karşılığı basılıyor olmasıyla sağlandı. 

Vietnam Savaşının yarattığı mali ve parasal sıkıntılarla bunalan ABD, 1971 yılında doların altın karşılığı olarak basılması ilkesini terk edince karşılıksız kâğıt para basan ekonomiler arasına katılmış oldu. O zamana kadar karşılıksız para basan ekonomiler, paralarını bir anlamda Dolar üzerinden altınla ilişkilendirdikleri için, bu gelişmeden sonra dünyadaki bütün kâğıt paralar karşılıksız kalmış oldu.

Madeni para, üzerinde yazılı değer kadar olmasa bile bir değer taşır. Altın karşılığı kalmamış olan kâğıt paranın üzerinde taşıdığı değere karşılık gerçek değeri ise yalnızca kâğıt ve mürekkep değeridir. Bu tür paraya ‘fiat para’ deniyor. Fiat, Latince “öyle olması gereken” anlamını taşıyan bir sözcük. Kağıt paraların altın karşılığı basılması ortadan kalkınca kâğıt paranın üzerindeki değer, yalnızca hükümet veya yasalar öyle söylediği için var olan bir değere dönüştü.  

Doların Dünya Parası İşlevi
Uzun süre tek başına altın karşılığı taşıyan para olarak tedavül etmiş olmasının yarattığı itibarla altın karşılığı kaldırıldıktan sonra bile Dolar, sanki altın karşılığı varmış gibi dünyada kabul görmeye devam etti.

Gelişme yolundaki çoğu ülkenin kendi parası yeterince güçlü olmadığı ve sürekli değer kaybettiği için, konvertibiliteye geçiş sonrasında insanların bir bölümü paralarını Dolara çevirerek saklar oldular. Buna ‘para ikamesi’ veya ‘Dolarizasyon’ deniyor. Eğer ulusal para Dolara tercih edilmeye başlanmışsa buna da ‘ters para ikamesi’ ya da ‘de Dolarizasyon’ deniyor

Aşağıdaki tablo Türkiye’de para ikamesi, ters para ikamesi ve yeniden para ikamesi döngüsünü sergiliyor.

Yıllar
DTH’nin Toplam Mevduatta  Payı (%)
2000
45
2002
55
2008
23
2010
29
2014
36
2018/Eylül
55

Görüleceği gibi 2001 krizi öncesinde yabancı para mevduatının (DTH) oranı yüzde 45 iken kriz sonrası yüzde 55’e çıkmış, sonrasında uygulanan istikrar programlarıyla yüzde 23’e kadar gerilemiş yani ters para ikamesi olgusu yaşanmış. 2010’dan başlayarak istikrar programının terk edilmesiyle yeniden Dolarizasyon egemen olmuş ve bugün gelinen aşamada 2001 krizi sonrasındaki para ikamesi düzeyine tekrar dönülmüş bulunuyor.

Aşağıdaki tablo dünyada merkez bankalarının döviz rezervi olarak tuttuğu yabancı paraların toplamda döviz rezervlerindeki oranını gösteriyor.

Sıra
Para Cinsi
Pay (%)
1
USD
63,5
2
Euro
20,0
3
Yen
4,5
4
Sterlin
4,5
5
Kanada Doları
2,0
6
Avustralya Doları
1,8
7
Yuan
1,1
8
Diğer
2,6

Tablodan görüleceği üzere bugün hiçbir paranın altın karşılığı olmamasına karşın Dolar, geçmişten gelen gücüyle hala merkez bankalarının döviz rezervlerinde en gözde para konumunda bulunuyor.

Ekonominin temel kurallarından birisi talep artışının değer artışı yaratmasıdır. Bir mala olan talep ne kadar yüksekse o malın değeri o kadar artar. Gerek Türkiye’de olduğu gibi parası zayıf olan ekonomilerdeki yüksek Dolarizasyon tercihi, gerekse dünya merkez bankalarının rezerv para olarak Dolar talebinin yüksekliği, Doların dünya parası olmaya devam etmesi olgusunu destekliyor.

185 yorum:

  1. Bir zamanlar bu blogda yorum yazıpduran bi adam vardı. Hep doların 7₺ olması gerektiğini bizim bu refahı haketmediğimizi söylerdi. Düzelmemiz için bize bi kriz gerektiğinden söz ederdi. Ben de ne diyor bu ya diye düşünür, şaşırırdım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten öyle. Adamın dedikleri oldu ama adam kayboldu.

      Sil
    2. Hızır Aleyhisselam idi kendisi, milleti uyardı ve gitti.

      Sil
    3. biz de dalalete düşmüş kavimiz heralde )))

      Sil
    4. Kustu cunku bu blogda aykiri fikirler cogunlukla kabul gormuyor yazan yaziyor arkasindan alay edici ifadeler konuluyor

      Sil
    5. Ugur civelek: o adam benim 🙂

      Sil
    6. Tanerus8 di o adam,artık söyleyecek birşeyi kalmadı herhalde.

      Sil
  2. hocam konu başlığınızla doğrudan değil ancak endirekt olarak bağlantılı olabilecek bir konuda düşüncenizi merak ediyorum. hocam, Arjantin ekonomisinde özellikle 2016 ve sonrası süreçte ciddi bir negatif süreç yaşanmaya başladı. arjantinde özellikle iç borç stoku yüksek olmakla beraber son birkaç yıldır dış borç stokunda da ciddi bir artış yaşandı. özel sektör eliyle ekonomide dolarla iş yapma hacmi %62 olmuş durumdadır. dış finansal yükümlülüklerinin %65 ine yakını dolara endekslidir. kümülatif borç stoku 290 milyar dolara dayanmış durumdadır ve GSYH sinin %53 ünü aşmıştır. tasarruflarının GSMH sine oranı %15 civarındadır. dolayısıyla da tasarruf açığı da vardır. türkiye ekonomisine bakınca kamu borçluluk oranı dışında büyük benzerliklerimiz vardır.hatta bizim merkez bankamızın net döviz rezervi arjantinin merkez bankasındaki net 54 milyar dolar rezervinin neredeyse yarısı kadardır. arjantinin iç borç sorunu bizim ise dış borç sorunumuz yüksektir. hatta 20 önemli makro iktisadi verinin 7 sinde arjantinin bizim ise 8 inin kırmızı tonda yani alarm verdiğini biliyoruz. bizim cds puanımız arjantinin de üzerine çıkmış bulunuyor. hocam türkiye ikinci Arjantin olabilir mi?.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu nasil soru boyle? Aslinda Arjantin ikinci Turkiye olabilir. Hatta daha dogrusu, Turkiye 2. Venezuela ve Arjantin 3. Venezuela olmaya adaydir. CDS 500'u gecince o ulke batmis kabul edilir. Turkiye bunu becerdi, Arjantin henuz degil. Venezuela zaten coktan batmisti.

      Sil
    2. Olmaz, hayatta olmaz, onlar imf programı ile batıyorlar şimdi,
      biz ise İMF yi reddediyoruz, o sebeple onlar kadar kötü asla olmayız.

      Bizde yerli ve milli bir hükümet var,
      Başkanlık ile kararları hızla alıyoruz,
      Onlarda ise çok yavaş karar alma mekanizması var.

      Bakın dolarda 7 ye doğru bir spekülatif ataktan
      sonra hükümetimiz nasıl düşürdü,
      şimdi 6.5 seviyesinde kalakaldı. Arjantin gibi olsaydık,
      10 lirayı göstermişlerdi bize, sonra da IMF yi çağırırlardı.

      Bakın hükümet hemen el attı, benzin fiyatlarını sabitledi,

      Avrupa hemen destek mesajları atmaya başladı.
      Batan bizim paramız değil öncelikle bunu bilmek lazım,
      Batan bizim Avrupadan aldığımız paralar, yani Avrupalının parası.

      Yollar, köprüler, kanallar, hastaneler ve havaalanları bize kaldı.
      Eğer biz bu paralara fabrika kursaydık el koyabilirlerdi, şimdi
      otobanı mı alacaklar? Alsalar bile ne işlerine yarayacak?
      Avrupa batan bir Türkiyeden parasını alamaz,
      O yüzden kafanız rahat olsun Türkiye Arjantin olmaz.

      Sil
    3. İyi güldürdün haa....Yalnız yazdıklarına sen de inanıyorsan sana da yazık...

      Sil
    4. eh merkez bankası her hafta tl uzlaşmalı döviz satım ihaleleri yapmasaydı yani net rezervinden döviz satmasaydı görürdünüz dolar 7 tl mi 8 tl mi olur. yakında bu ay içerisinde 7 milyar dolar ekim ayında 9 milyar dolar civarında bankaların sendikasyon kredileri geri ödemeleri olacak döviz cinsinden bakalım o zaman da hele de faizleri artırmadan yine 6,5 lik bir dolar kurunu mu yoksa 7 tl üzeri bir dolar kurunu mu göreceksiniz. batan para avrupanın parasıysa Avrupa kendi sınırları içerisindeki türk menşeli tüm varlıklara alacaklarına mahsuben el koyar olur biter.yani para her halukarda biz vatandaşlardan çıkar. siz hala Erdoğan yalamacılığı yapmaya devam ediniz. fabrika kursaydık el koyabilirlerdi diyor ayakta uyuyorsunuz be kardeşim!!… adamlar bizim fabrikalarımızı,bankalarımızı,madenlerimiz,limanlarımızı,tekstilimizi,petrol rafinerilerimizi, su kaynaklarımızı bile aldılar... sen hala yoldan köprüden yani betondan bahsediyorsun. onlar bile 20-25 yıllık garantili taahhütlerle yaptırıldı yani karları onlara zararları biz vatandaşlara!. hala mı uyanamadınız ölüm uykusuna mı yattınız be kardeşim.. son derece yerli ve milli anlayışla cumhuriyetimizin tüm kazanımları satıldı. adsız 6 eylül sen ve senin gibi günlük yaşayıp ekonomiyi günlük yorumlayan vatandaşlar olduğu müddetçe betona yatırımı öven teknolojiye,know how a ar-geye eğitime sanayileşmeye yapılmayan yatırımları diline bile almayıp eleştirmeyenler var olduğu sürece burnumuz b... tan çıkmayacaktır.bu çok net!!!..

      Sil
    5. Sayın 15:59 çok güzel hiciv yorum olmuş, beğendim. Tebrik ediyorum.

      Sil
    6. Selam 1559,
      Faizlerin özellikle ve mutlaka düşük tutulması gerektiğini atlamışsınız,
      Faiz çıkarsa ülke batar, dinimiz de bu yüzden faizi haram kılmış, kaldırmıştır.

      Faizlerin hemen %15 seviyesine çekilmesi, akabinde kademeli olarak %5 e doğru indirilmesi gerekmektedir.

      Dünyada bizden başka böyle yüksek faiz veren ülkelere bakın, hepsi sorunlarla uğraşıyor. Niçin?
      Çünkü faiz sorun üretir. Gelişmiş ülkelere bakın, hepsinin faizi düşük. O halde bizim de düşük faizli ülkeler arasına girmemiz lazım.

      Ülkemiz ne zaman faiz düşürdü, o zaman büyüdü. Millet ucuz faiz ile borçlansın ki ekonominin çarkları hızlı dönsün, üretim artsın, zenginlik gelsin.

      Sil
    7. CDS 500se sayet enflasyon beklentimiz de en az 27 olduguna gore bizim merkez bankasi faizlerinin kafadan %32 olmasi lazim.

      Sil
    8. Faizi az verirsek daha mı az harama girmis oluyoruz. Peki hocam enflasyon helal mi

      Sil
    9. Bedava makarna ve nohut helal, bedava komur de. Makarnani ye ve gerisine karisma.

      Sil
    10. Sayın 15:59
      Bilimsel yaklaşımınız için sizi kutlarım. Ülkemiz bu yüzden gelişmiş medeniyetler tarafından gıpta ediliyor.

      Sil
    11. Bırakalım bu işleri beyler! Yapısal sorun bizde var da başkasında yok mu? Bir kaç ülkede yoktur herhalde, onlar da dünyanın kaymağını yiyen gelişmiş batı ekonomileridir. Onların bile işlerinin tıkırında olduğunu söyleyemeyiz üstelik. Örneğin Fransa, yoksulluk sınırının altında yaşayan ve nüfusunun %12'sine tekabül eden 8 milyonluk bir kitlenin fakirliğine çare bulamıyor. ABD'nin gini katsayısı Türkiye'den bile yüksek. Dünyanın - herhalde Kuzey Kore hariç - hiç bir yerinde insanlar kendilerini yöneten hükümetlerden memnun değil. Problemleri olan ve bunları çözmekten aciz yegane insan topluluğu bizmişiz gibi davranmaktan vaz geçelim. Bunlar gerçekçi değerlendirmeler değil. Zaten sorun kapitalist sistemin bizzat kendisi. Sürekli problem üreten bir mekanizmanın parçalarının sağlıklı olmalarını beklemek de hayalcilik olur. Bununla beraber küresel refah her şeye rağmen yüzlerce yıldır olduğu gibi artmaya devam edecek. Zaman zaman gerilemeler, duraklamalar elbette olacak. Fakat genel toplamda Türkiye de küresel refah artışından payını alacak. Bu nedenle herkese sıra dışı bir yöntem tavsiye edeceğim. Gerçekte eski fakat bize yabancı olan bir yöntem: Bizden iyi durumda olanlara bakıp üzüleceğimize, bizden kötü durumda olanlara bakıp şükredelim. Bir de bu yolu deneyelim. Tabii bu söylediğim, yan gelip yatalım şeklinde anlaşılmamalı. Bu yüzden çalışmaya devam edeceğiz. Ama bu gün 5 lira kaybettiysek yarın 8 lira kazanacağımızı ve bunun hayatın doğal akışına uygun olduğunun bilincinde olarak...

      Sil
    12. Emre Temelkuran10 Eylül 2018 08:30

      Hiciv değil gerçekmiş, demek ki Dünya devi olmaktan halimize şükretmeye kadar geriledik. Bu kadar milli yani "Arapçı, İslamcı ve Oligarşik" bir düzene tapmak ne üstün bir milli kafa olsa gerek. Yazdığı yazı bile üniversite sınavına hazırlanan tüyü yeni biten Osmanlı Ocakları özentisi gençlerin sosyokültürel seviyesinde bir yazı. Bu tip kafaları komple ayıklamak sıkıntıya sebep olacak önce bu şark çıbanlarını temizlemek lazım tepeden.

      Sil
  3. hocam merkez bankası 13 Eylül'de faiz artırımı yapar mı sizce ve yaparsa kaç baz puan yapabilir?. ayrıca dolarda son günlerde biraz gevşeme var bunun nedeni merkezin tl uzlaşmalı döviz satım ihaleleri mi?. bir de hocam, dikkatimi çekti türkiyede piyasaların kapalı olduğu akşam ve gece saatlerinde dolar geriletiliyor. bunda amaç türkiyede dolar üzerinden risk almış olan yatırımcıların daha düşük döviz fiyatlarıyla risklerini azaltmalarını sağlamak olabilir mi?. saygılar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben hiçbir zaman MB'nin faiz artırıp artırmayacağını tahmin etmedi. Çünkü MB'nın ne yapacağı tahmin edilebilir bir şey değil. Fed'in ne yapacağı tahmin edilebilir ama MB'nin ne yapacağı tahmin edilemez. Buna karşılık ne yapması gerektiğini söylerim. Bence hükümetin gerçek anlamda yapısal reformlara gireceğini görüyorsa ciddi bir faiz artırımına gitmeli, bunu görmüyorsa hiçbir şey yapmamalı.

      Sil
    2. Neymiş bu yapısal reformlar diye dalga geçer şekilde yapılacak olandan bir hayır beklenir mi peki hocam? Açıkçası artık ne yaparlarsa yapsınlar "biz yaptık ama etkisi olmadı" demek için yapılacak. Tam da bu cümleyi söyleyeceklerine eminim.

      Sil
    3. yahu bırakın bu işleride bir ülkenin nasıl oluyorda daha önce altın karşılığı stokla değerlendirilen parayı şimdi 1971.de karşılıksız kağıt parayla dünyada hüküm süermeye devam ediyor sayın uzmanlar buna bi care bulunda bende anlıyayın benim anladığım bir ülkenin kesinlikle karşılığı olmadan fazla para basamaz aynı zamandada karşılığı olmadan dünyaya hüküm süremez bu kağıt paranın karşılıksız olduğundan wc.selpakı bile alamaz bence ama neden bu kadar dünyada salaklar bende bunu anlamadım yani dünya eşek,mi hamalmı qaptalmı.ne düşünüyorsunuz açıklayın baride anlasınlar buna acil bir care bulunması aynı zamandada önleminin alınması için ne yapılması gerekir hadi uyanık olalım bunada bir care bulalım bu dolar illetindende dünyayı kurtaralım nedersiniz karşılığı olmada basılan asaloak gibide üremeye devam ediyor durdurmak için ne yapılmalı açıkca karşılığı olmayan bir paradır buna karşı ne oluşturulmali mali gerekce ne olmalıda buna karşı koz olarak durdurmak için ne yapmalıyız hadi zeki insanlar bunuda başaracağımıza eminim bakın dünyada karşılığı olmayan ülke parasına karşı savaş ilan ediyoruz bunu başaraçakda dünya ülkelerinin zeki insanlarıdır şuan zaten karşılıklı olarak türkiyemiz başlattı rusya cin iran vs.katılaçak ülkeler sırada buna eminim ama bu yeterli olmayaçak başka careler aramamız gerekli bunuda dünya ülkeleri yapması lazım dünya şuan abd.den ibaret deyildir 30.yıl osmanlıya haraç veren bir ülkedir neyse buna care bulalım karşılığı olmadan bir ülke kendi parasını çoğaltamaz

      Sil
  4. Türkiyenin CDS şuan 550 civarında bunun çok yüksek olması bize ne ifade ediyor Yunanistan gibi İflas durumu mu aynı şekilde devam ederse hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayir degil, Venezuela gibi iflas durumu. Yunanistanin arkasinda AB vardi, iflasina izin vermediler. Bizim naziler dediklerimiz kalkip bize el verirler mi sizce?

      Sil
    2. Avrupanın dini imanı para,
      o yüzden bize de destek olurlar merak etmeyin,
      Türkiye batarsa Avrupa batar,
      Avrupa parasını kurtarmak için, her şeyi yapar.
      İstersen tüm Avrupaya küfür et, duymaz bile, para önce para der.

      Sil
    3. Normal sartlarda CDS 550 iflasin ortasindasin demektir.

      Sil
    4. Sütçü beygiri ile yarış atını karşılaştırmanın anlamı nedir?

      Sil
    5. Büyük ülkenin CDS si büyük olur.

      Çok şükür ekonomimiz o kadar sağlam ki,
      Bu CDS oranı ile başkaları iflas ederken biz devam ediyoruz,
      Siyasi istikrar sayesinde IMF kapısına varmıyoruz.

      Başkanlık sistemi bize bu dayanma gücünü verdi.

      Önceki gibi parlamenter sistem olsa;
      biri mutlaka arıza çıkarır,
      her kafadan bir ses çıkar,
      oy uğruna birileri ülkede kriz çığırtkanlığı yapar,
      vatandaşın kafasını karıştırır,
      sonunda da kriz çıkarırlardı.

      Şimdi öyle mi?

      Kimse vatandaşın huzurunu bozamıyor,
      Kimse boş konuşmalar ile milletimizin vaktini alamıyor,
      Bir seçim oluyor,
      Vatandaş sandıkta konuşuyor,
      Başkan geliyor,
      Herkes susuyor.

      Herkesin kafası rahatlıyor.
      İstikrar geldi.
      Kimse bir sene sonra iktidarda kimin olacağını bilemezdi,
      Şimdi her şey açık, her şey berrak.
      Değil bir sene, 5 sene sonrasına kadar kimin iktidar olacağı belli.

      Sil
    6. Mahfi hocadan başka herkes yorum yapmış sanırım mahfi hoca çekimser kalmış buna cevap vermekte bende merak ettim arkadaşın sorunu şimdi acaba mahfi hoca söylemek mi istemiyor.

      Sil
    7. Türkiye elindeki krediler karşılığı bir yerden borç aldığında kredileri ödeyememe ihtimaline karşı %5,5 oranında sigorta primi ödemek durumunda. %10 yani cds 1000 olabilir en fazla.

      Sil
  5. Hocam öncelikle yazınız için teşekkürler bizleri aydınlatmaya devam ettiğiniz için. Size iki sorum olacak. Birincisi dünyada doların kabul edilirliği ve rezerv para olma özelliği bu denli kuvvetli olmasına karşın bazı devletlerin (Rusya,Çin,İran,Türkiye...) kendi aralarındaki ticarette yerli paralarını kullanmaları doların rezerv para özelliğini zayıflatır mı, böyle bir ticari uygulamanın bu ülkelerce hayata geçirilebilirliği ne kadar gerçekçidir?
    İkinci sorum ise Merkez Bankamızın 13 Eylül'de faiz artıracağını varsayarsak (350-500 baz puan arası) bu arttırım dövizin ateşini söndürür mü yoksa Arjantin'de olduğu gibi tam tersi bir etki mi olur?
    Cevaplarsanız sevinirim. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Turkiye'nin dunya ticaretindeki payi (butun ulkelerle, sadece Rusya, Cin, vs ile degil) sadece %1. Devede kulak bile degil. Turkiye ticaretini sadece Rusya, Cin, vs ile degil, hepsini TL ile yapsa kac yazar? Ayrica Turkiye'ye mal satan ve bu ticaretten cari fazlasi olan Cin ve gaz satip da bundan cari fazlasi olan Rusya bunlarin karsiliginda TL alip ne yapacak bu paralarla? Cok pahaliya malolmus tuvalet kagidi olmaktan baska bir islevi olmaz. Ayrica biz Rus rublesini, Cin Yuanini ne yapacagiz? Almanyadan Mercedes almak icin tekrar Euro'ya donusturmek sorunda degil miyiz bunu?

      Sil
  6. bir ülkenin parası o ülkenin dünyadaki itibarını da önemli oranda temsil eder. ingilterenin gerçek sahibi olan küresel sermaye hanedanları kapitalist elitler, güçlerini ve İngiltere nin bazı misyonlarını abd ye yüklediler ve zaten fed in dolayısıyla doların da görünmeyen sahipleri olarak dünya ekonomisini yönetme ve yönlendirme aktivasyonlarını abd ağırlıklı olarak sürdürme kararı aldılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aha Rothschildçı, dünyanın sahibi büyük ailelerci arkadaş ta geldi, kadro tamamdır. Yorumlara başlayabiliriz.

      Sil
    2. Utanmasan uzaylilar filan diye de yazacaksin, "küresel sermaye hanedanları kapitalist elitler", vay canina, kim bunlar yahu, bunca zaman nerede saklaniyormus bunlar? Peki Cin'in gelisip ABD'nin yerini almasini neden seyredip durdu bunlar?

      Sil
    3. çinin gelişiminde de küresel sermayenin büyük etkisi vardır.20.yy abd yüzyılı yaptılar 21.yy çin yy yapacaklar. mig.29 denen şahıs anlaşılan dünyayı kendi dar algınla anlamaya çalışıyorsun. kim mi bunlar.... nerede mi saklanıyorlarmış.. yahu adamları görmek istiyorsan trileteral komisyon, bilderberg gurubu, abd deki 2600 den fazla think-thank kuruluşu, İngiltere merkezli chatham house , london city, wall street …. niceleri... çin bir kuşak bir yol projesini bilmem duydun mu?. tam 25 trilyon dolarlık devasa bir projedir. en büyük finansörü rothschild hanedanlığıdır. yine rockefeller hanedanlığı da bu projenin içerisindedir. öyle dünya senin sandığın gibi başı boş gelişigüzel dönmüyor. geçmişte devlet/imparatorluk hanedanları vardı son 100 yıldırsa sermaye hanedanlıkları öne çıkmıştır. bu arada uzayda yaşam olmadığını nereden biliyorsun?. bu evrende insanoğlu yalnız mı sanırsınız. geleneksel düşünce ve günlük yaşama ve algılama kalıplarını kırarsan belki görmeye başlarsın dünya gerçeklerini.. hele hele türkiyenin 1945 sonrasına bakarsan başta iktisadi ve siyasi olmak üzere nasıl da karşı devrimci bir güçle dönüştürüldüğünü görürsün. işte bu güç bugün çok ciddi biçimde inisiyafimizi ele geçirmiş durumdadır. özellikle 2001 krizi ile piyasalar türkiyeyi yönlendirmeye başlamıştır. piyasayı yönlendiren temel güç ise sermaye elitleridir yani müesses nizamın kurucularıdır. araştırınız ve bulunuz..

      Sil
  7. Hocam öncelikle yazınız için teşekkürler. Size iki sorum olacak. Birincisi doların dünyada kabul edilirliği ve rezerv para olma özelliği bu denli kabul görmüşken bazı ülkelerin (Rusya,Çin,İran,Türkiye...) kendi aralarında yaptıkları ticarette yerel paralarını kullanmaları doların global çapta hakimiyetine ciddi darbe vurabilir mi? Bu ülkelerin bu uygulamayı hayata geçirebilmeleri ne kadar gerçekçidir?
    İkinci sorum ise Merkez Bankamızın 13 Eylül'de faiz artırdığını varsayarsak (350-500 baz puan arası) bu arttırımın doların ateşini söndüreceğini düşünüyormusunuz yoksa Arjantin deki gibi tam tersi bir etki mi yapar?
    Cevaplarsanız sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır vuramaz, bu konuda yazı da yazdım.
      Düşünmüyorum, çünkü faiz tek başına sorunu çözemez.

      Sil
  8. Niall Ferguson'un "The Ascent of Money: A Financial History of the World" adlı kitabı, paranın ortaya çıkışı, merkez bankalarının ortaya çıkışı gibi konularda güzel bir başvuru kitabı. Bu konularla ilgilenenlere tavsiye ederim. "Paranın Yükselişi" adıyla Türkçeye de çevrilmiş.

    YanıtlaSil
  9. Çok değerli bir yazı olmuş hocam; elleriniz dert görmesin!

    YanıtlaSil
  10. Hocam konu dışı bir sorum olacak,haftasonu kaymakamlık sınavının iktisat kısmımda şöyle bir soru vardı:
    -kayıtdışı ekonomi bir ülkede işssizliği olduğundan daha düşük gösterir.(doğru kabul edilmiş)
    Bu ifade bana yanlış geldi,nedeni ise kayıtdışı çalışanlar iş aramadıkları için zaten işsiz sayılmıyorlar(tüik tarafından) ve işgücüne dahil değiller,yani kayıtlı olarak çalışsalardı işgücüne dahil edilecekler ve işssizlik oranı düşecekti,bu durumda kayıtdışılık işssizliği olduğundan daha yüksek göstermiş olmuyor mu? (Not:'kayıtdışı çalışanları aslında işssiz saymalıyız' gibi bir ön kabül varsa ona birşey diyemem)
    cevaplarsanız çok memnun olurum,iyi çalışmalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğiniz gibi Çalıştıkları için iş aramıyorlar, iş aramadıkları için işsizlik rakamlarında yer almıyorlar. Yani devlet iş aramayanları işsiz olarak görmüyor.

      Sil
    2. iş gücü= istihdam edilenler + işsizler (son 3 aydır iş arayanlar)
      işsizlik oranı= (işsizler/istihdam edilenler)*100
      Bir ülkede 10 kişi istihdam ediliyor 2 kişide iş arıyorsa işsizlik oranı (2/12)*100=16,6 seviyelerindedir.
      Bu ülkede kayıt dışı istihdamın artığını iş arayan birin kayıt dışı olarak çalışmaya başladığını varsayalım bu durumda işsiz sayısı 1'e, iş gücü sayısı 11'e işsizlik oranı da (1/11)*100= 9,09'a geriler. Cevap doğru gibi.
      http://www.mahfiegilmez.com/2012/01/issizlik-nasl-hesaplanyor.html

      Sil
    3. 19:22 işsizlik oranı =işsizler/toplam işgücü×100'dür, sizinkisi yanlış. Burada kayıtdışı çalışanlar ne paya ne de paydaya dahil edilir. 10 kişiden 5'i kayıtlı çalışsın,3'ü kayıtdışı çalışsın,2'si de iş arasın işsizlik oranı 2/7'den %28 olur. Daha sonra kayıtdışı çalışan 3 kişi kayıt altına alınsın, iş gücü 10 olur işsiz 2 olarak kalır ve oran %20 olur. Yani kayıtdışılık oranı az değil fazla gösterdi.

      Sil
    4. Sırf işsizlik maaşı alabilmek için çalıştığını gizleyenler var bunlar aslında işsiz değiller fakat işsiz gözüküyorlar resmi kayıtlarda.kayıtdışılıkta haliyle oran yüksek çıkabilir

      Sil
    5. 21:01 işsizlik oranını yazarken payda kısmına yanlışlıkla istihdam demişim o işgücü olacak. Benim hesapta kayıt dışı çalışan kişiler pay ve paydayı etkilemiyor hesapta bir yanlışlık yok.

      Benim modelde ekonomide kayıt dışı istihdam oluşmaya başladığında iş arayanların bir kısmı kayıt dışı alanda çalışmaya yöneliyor dolayısıyla iş aramayı bırakıyor ve işsizlik oranı azalıyor. Yanılıyorsam uyarın.

      Sizin modelde de ekonomide zaten kayıt dışılık var ve bu kayıt dışılık kayıt altına alınınca işsizlik düşüyor. Bir çıkmaz var ama tam anlamlandıramadım. :))

      Sil
    6. Kayıtdışı istihdam da işgücünün içinde yer alır. Bu nedenle kayıtdışındakilerin kayıt altına alınması veya tam tersi durumun işsizlik oranında herhangi bir değişikliğe neden olmayacağını düşünüyorum. Ayrıca soruda kayıtdışı istihdam değil kayıtdışı ekonomi işsizliği olduğundan düşük gösterir diyor. İkisi farklı şey. Kayıtdışı ekonomi işsizliği düşürür ama gizli işsizliği artırması nedeniyle işsizliği olduğundan daha düşük gösterir.

      Sil
    7. 22:31 kayıtdışı istihdam işgücüne dahil edilmez diye biliyorum. Dolayısıyla payda olduğundan düşük gözükür ve oran büyük olur. Diğer taraftan gizli işsizlik çok farklı bir kavram, üretime katkısı olmayan iş gücü için kullanılır. Tarımda çalışanlar azalınca ürün azalmazsa burada gizli işsizlik vardır mesala.

      Sil
    8. Ali bey işgücü= istihdam edilenler + işsizler ( iş arayan işsizler).

      Kayıtdışı ekonomilerde çalışan insanlar resmi olarak istihdam edilmediklerinden istihdam kaleminin içinde yer almıyorlar. Diğer yandan kayıtdışı da olsa bir işleri olduğundan iş aramayacakları için işsiz kaleminde de hesaplaşmayacaklardır. Bu nedenle kayıtdışı çalışanlar işgücü içinde yer almazlar.

      Kayıtdışı ekonomi içinde yüzde yüz kayıt dışı istihdam barındırdığı ve soruda da kayıtdışı ekonominin istihdam boyutu irdelendiği için iki kavramı aynı olarak değerlendirdik.

      Sil
    9. İşsiz sayısı hesaplanırken istihdam edilmemiş durumda olan (bir yerde çalışmayan) ve son 4 hafta içinde iş aramak için başvuranlar esas alınıyor. Kayıtdışı olarak çalışanlar eğer bir başka iş aramak için başvurmamışsa işsiz olarak görünmezler.
      Öte yandan istihdam hesaplarında kayıtdışı çalışıyor görünenler aslında hesaba dahildir ve sadece sosyal güvenlik açısından kayıt dışıdır.
      Dolayısıyla her iki durumda da cevap yanlış görünüyor.

      Sil
    10. Hocam soru tam olarak şu şekildeydi:
      Yukarıdakilerden hangileri Türkiye'de issizligin olduğundan daha düşük görünmesine neden olmaktadır?
      1-ucretsiz aile işçiliği
      2- yurtiçindeki istihdam olanakları
      3-kayitdisi ekomomi
      Cevap anahtarı 1ve 3 diyor

      Sil
    11. Kayıt dışı istihdam çalışan başına maliyeti düşürmek için başvurulan bir yöntemse, yani sgk primi ödememe, asgari ücretten daha düşük ücret verme vs. Bu durumda kayıt dışı istihdam edilenler kayıt altına alınınca çalışan başına maliyet artacağı için, ya karını azaltmak zorunda kalacak ya da aynı işi daha çalışanla yapmak veya işletmesini küçültmek zorunda kalacak. Sonuç olarak istihdam ettiği kişi sayısını azaltacaktır. Başlarda bir arkadaşın yaptığı hesapta kayıt dışı çalışan 3 kişinin 3ünün de kayıt altına alındığında iş sahibi olacağı varsayılmış. O 3 kişiden biri kayıt altına alınmayla işsiz kalırsa işsizlik oranı artar. Dolayısıyla kayıt dışı ekonomi işsizliği düşük gösteriyor, galiba. Benim yorumum böyle bilmiyorum doğru mu?

      Sil
  11. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  12. Genel olarak dünyada ticaretler dolar ile yapılıyor ve dövizrezervlerinin %63ü dolar iken, euro veya sterlinin dolar karşısında daha değerli olmasının sebebi nedir? Bu paralarla bilinenin aksine daha fazla mı ticaret yapılıyor? paranın dolanım hızı daha mı yüksek? Dolar, Euro gibi alternatif para birimleri karşısında hangi durumlarda daha değerli olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. EURO POUND GİBİ TL NİN DE USD KARŞISINDA MİKTARI DAHA AZ AMA DİĞERLERİNİN TERSİNE DEĞERİ DÜŞÜK BUNU NASIL İZAH EDEBİLİRİZ.

      Sil
    2. Talep az olabilir

      Sil
  13. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed şu anda hızla bastığı paraları geri toplayarak bilanço küçültüyor.

      Sil
    2. Hocam soru galiba yanlış anlaşıldı zaten bunu bir varsayım üzerine yazdım yani şunu demek istiyorum Fed ilerde bir QE yapmaya parasal genişleme yapmaya karar verdi bunu digital paralarla yada kendi bir digital para yaratarak piyasaya likidite verebilirmi?

      Sil
  14. ABD’nin rezervinde bulunan 8.133 ton altın da önemli bir veri aslında. Bu rakam ile tüm dünya altın rezervinin %24,8 i abd merkez bankasında. Ayrıca kendi parası rezerv para olduğundan varlıkların %74,5 i de altında bulunuyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de bundan bahsedecektim erken davranmissiniz.

      2016 rakamlarina gore 850 milyar dolar'lik Turkiye'nin 250 ton rezervi varken, 17 trilyon dolarlik ABD'nin 8133 ton rezervi var. Oranlarsaniz GSMH'ya gore altin rezervi ABD'nin neredeyse iki kat daha fazla. TL'nin deger kaybinin gorunmeyen yuzu de burasi.

      Bu 8133'e ek olarak Fed'in 'emanet' olarak sakladigi altin da var, emanetlerle beraber bu rakam 10bin tonu geciyor.

      Yani dolar sadece 'tarihsel sebeplerden' guclu degil, dunyada halen en karsiligi bulunan para birimi.

      Sil
    2. Daha Avrupalıların yastık altında tuttukları altınlar buna dahil değil.

      Sil
    3. Çok iyi yakalamışsınız.Tek başına etken olmasa da çok mantıklı...

      Sil
    4. türkiye 850 milyar dolarlık değil 700 milyar dolarlık bir ekonomi artık.

      Sil
  15. Tmm işin kolayı var o zaman reise söyleyelim bugün bizim parayı altına çevirsin.

    Dünyanın ihtiyaç duyduğu güven Türkiye den çıksın.

    250 TL lik yeni bir banknot basalım, 1 gr altın = 250 TL diyelim.

    Dünyaya güven, paramıza itibar verelim.

    Sonrasını Avrupa , Ameriga düşünsün.

    Beyin yanıyoeeeaeohh!

    YanıtlaSil
  16. şükrü sert beyefendi demişti sanırım.

    YanıtlaSil
  17. Bilginize sağlık hocam. Kağıt paralar altın karşılığı basılmaya devam etseydi ulusal paralar arasında bu kadar değer farkı olur muydu? Yoksa yine arz, talep, itibar gibi kriterler ile 100 Türklirasının 1 gram, 100 doların 7 gram altın karşılığımı olurdu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Olurdu. O dönemde farklar oluyor ve bu farklar yüksek devalüasyonlarla giderilebiliyordu.

      Sil
  18. Hocam elinize sağlık.

    Mevcut durumuzda herhangi bir düzelme, sıkı maliye/para politikası olmamasına rağmen bir denge oluştu gibi. Her ne kadar ABD ile kriz devam etse de, Avrupalı fonların Türkiye'de istikrarı seçtiği, fon akışının süreceği yönünde bir algı/iyimserlik mi var sizce? Daha bugün Merkel'in destek açıklaması vardı. Keza İngiltere ve İtalya'dan benzer açıklamalar gelmişti.

    İkinci olarak da sisteme yüklü USD enjekte etmeden (IMF vb.) yani borç almadan bir düzeltme hala mümkün mü sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. küresel sermaye erdoğandan daha iyi ve kullanışlı birisini bu ülkede bulamaz zaten.. o yüzden destek verirler ki zaten 2008 krizinde de sermaye destek vermiştir kendisine!...

      Sil
    2. Adsiz 18:21 e katiliyorum. Süt veren inek kesilmez.

      Sil
  19. Hocam doların altınla ilişkisinin kesilmesinin nedeni olarak vietnam savaşını göstermişsiniz. İktisat fakültesindeki bir dersimizde hocamız bize İsrail-Arap savaşlarında arapların ABD ye kızarak ellerindeki dolarların altın karşılığını istediğini, bunun ABD yi fazlasıyla paniğe sürüklediğini ve dolar-altın oranını tekrar düzenlediğini söylemişti. Hocamızın bu anlattıkları doğru mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunun da etkisi vardır ama asıl neden Vietnam Savaşı idi.

      Sil
  20. Çok teşekkür ederim hocam çok bilgilendirici bir yazı...

    YanıtlaSil
  21. Hocam selamlar

    Sorunun temel kaynağına inmişsiniz, tebrik ederim. 1994,2001, ve 2008 krizleri ABD'nin faiz trendini yukarı çevirmesiyle yaşandı. Ders almalıydık geçmişten. Bu arada 1970 yılında Fransa'nın dolar rezervlerini piyasaya sürmesi sonucu ABD altın karşılığını terk etmek zorunda kaldı diye hatırlıyorum. Keyness, clearing bank ve cari denge için sistemin ihtiyaçları konularını da yorumlarsanız seviniriz.

    Saygılarımızı sunarız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece Fransa değil, ABD ekonomisi kötülemeye başlayınca herkes elindeki Doları verip karşılığında altın talep etmeye başlayınca ABD altın karşılığını kaldırdı.

      Sil
  22. hocam arjantin neden bu duruma geldi?bu konu hakkında da yazılarınızı bekliyorum.sağlıcakla kal

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kamu açıkları, popülist maliye politikası.

      Sil
  23. Mahfi Hocam, gelecekte USD yerine herhangi bir merkez bankası ile ilişkisi bulunmayan kripto paraların ticarette kullanımı ve rezerv para olması ne ölçüde mümkündür?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arkasinda duran devlet olmadigi icin ve cok sinirli miktarda uretildikleri icin mumkun degildir.

      Sil
    2. Bugün itibariyle böyle bir seçenek güçlü durmuyor.

      Sil
    3. Bugün itibariyle Güclü görünmeyen fakat temellerinin atildigi seceneklere yatirim yapanlar, Dijital bir cag olacak 22. yüzyilda hic de yanlis bir yatirim yapmamis olacaklar.






      Sil
    4. Kripto para arkasında bir devlet olduğunda,
      O devletin istihbaratı kullanılan her kuruşun kaydının tutulmasını istediğinde
      yaygın bir para olur.
      Digital para ile istenirse, kim, ne zaman, ne için o parayı kullanmış, tüm kayıtları tutulabilir.
      Yani elinizdeki bir birim paranın üretildikten sonraki tüm yaşam döngüsü kayıt altına alınacak.
      Bunu bir devlet çok istediğinde ve buna ihtiyaç duyduğunda yapar.
      Bugün kullanılan blok chain teknolojisinden farklı bir altyapı gerekir.

      Parayı en küçük birimi olan kuruş bazında belirlerim, her alış verişte bu kuruşların akışını takip ederim.

      Sil
    5. Kripto para entellektüel birikimin karşılığı olduğu sürece, her değeri yansıtması beklenebilir.

      Sil
  24. Sanayinin tam gelişmemiş olduğu, yetkenin güven ortamı yaratmaya gerek duymadığı dönemlerde para değerinin altınla ya da diğer madenlerle ölçülmesi hem doğal, hem de gerçekçi bir sonuçtur.

    Altın ve diğer metaller gücü imler; yıllar geçtikçe 'güç'lerinden birşey yitirmezler. Ancak böylelikle işgücü tam anlamda ödüllendirilmiş olur.

    A.B.D. dolarının bütün Dünya'da geçerli olmasının tek nedeni ise, üretim gücünün çok büyük olmasıdır.

    YanıtlaSil
  25. Merhaba hocam,
    Kafama bir soru takildi.İngiltere altın kaynaklarının olduğu nerdeyse tüm ülkelerde sömürgecilik anlayışıyla hakimiyet kurmuşken nasıl.oldu da Abd nin altın rezervi İngiltere' yi geçti ?

    YanıtlaSil
  26. Sayın hocam, Gelişmekte olan ülkelerin Dolar karşısında değer kaybetmesinin ana nedeni ihtiyaç olan mal ve hizmetlerin özellikle de teknoloji ve silah konusundaki eksikleri ABD üzerinden sağlamakla ilgili değil midir ?. Çok basit bir örnekle eğer bizim tüm parçaları ile yerli üretim bir cep telefonu, bilgisayar, uçak, otomobil vs. gibi mallarımız olsa Dolar'a karşı daha dirençli bir TL görmez miyiz ?. Bu makalenizde sanki sadece insanlar/ülkeler tercih ettiği için talebe dayalı bir değer kazancından bahsetmişsiniz. Gelişmiş ülkeler dahi ( AB, İngiltere, Japonya ) gibi hala teknoloji geliştirmek için gerekli know how ve patenleri elinde bulunduran ABD ye bu haklara istinaden ödeme yapmak zorundalar, ABD ödemeleri Dolar cinsinden istediği sürece Dolar'ın değer kazanmasının önünde ne engel olabilir ?. Tüm dünya bir araya gelse ( ki böyle bir hayal var) yeni bir para birimi üzerinde anlaşsa ve alışveriş yapmaya başlasa da ABD bu sisteme girmedikçe ve sattığı her ürün için Dolar istedikçe ihracatı ithalatından fazla olduğu sürece Dolar yine değerli olmayacak mıdır ?. Finansal piyasadaki kredilerin Dolara endeksli olarak verilmesi ve faizlendirilmesi , mevcut borçların ödenmesi vs gibi konuları daha hiç sormadım. Bu konuda eksik yada yanlış bildiklerim nelerdir ? Sizin engin tecrübe ve bilgilerinizden faydalanmak isterim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eksik yok fazla var. Bu makale özetle ve en önemli kısımları alarak yazılmış bir makale.

      Sil
  27. Petrol ve dolar iliskisine deginmissiniz ama tam net baglanti yapmamissiniz.

    Mevcut sistem petrol ve dollar, daha dogrusu petrodollar sistemidir ve petroldollar denen sistem silahla desteklenir. Amerika herkesin petrolu dolar uzerinden satmasini ZORLAR. Dolar karsiligi satmayani dover. Iran dolardan euroya gecti basi belada. Kaddafi eurodan dolardan cikacakti, linc edildi.

    Petrolun dolar ile satilmasinin mecbur edilmesi Amerika'ya cok yaramistir, cunku ABD dolari basar ve dunyada istedigini bu dolarla satin alir, dolara sadece dolar oldugu icin bir "talep" vardir, herkes dolar pesindedir. Bu ABD'nin enflasyonunu dusuk tutmasini saglamistir, istedigi kadar para basar ama bu para ulkesine donmez, enflasyon olmaz.

    Ama son zamanlarda rezerv para olmanin kotu etkilerini yasiyor, Triflin Dilemna'sina gore reserv parasini ureten ulke muhakkak cari acik vermek zorundadir yoksa dunya ekonomisi donmez. Cari acik verince de baska bozukluklar cikar (bizim durum baska bizim para rezerv parasi degil). Ayrica silahla ayakta duran ekonominin, halkinin dengesi bozulur. Bunlar net goruluyor. Aslinda bazilari (belki Trump bile) petrodollar sisteminin bitmesini istiyor. Bu dengeli bir sistem degil.

    YanıtlaSil
  28. Hocam tüm dünyadaki bu dolar talebini dolarizasyonu azaltmak için neler yapılabilir? Çin dünyanın en büyük ekonomisi olunca yuanda sizce doları geçer mi o zaman? Dolar algısını kırmak neden zor? batmaz denilen tarihteki en büyük imparatorluklar bile batmışken abd'ye neden bu kadar fazla güveniliyor dolar neden güvenli liman. 2008 krizi gösterdi ki oysa ki güvensiz olduğunu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD ekonomisine bir bakın isterseniz. Enflasyonu düşük, büyümesi iyi, üretimi yüksek, dünyanın en büyük ekonomisi, faizler de düşük.

      Sil
  29. Hocam bu hikayeyi biliyorum ben bir iktisat öğrencisi olarak. Doların hakimiyeti yıkılmaz diyorsunuz. Yani ne yapılmalı ki dolara darbe vurabilelim. Her ülke kendi para birimiyle ticaret yapsa artıları eksileri nelerdir? Çok mu imkansız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yikilmaz diye bir sey yok ama dolarin hakimiyeti yikilinca bizim lehimize olacak bir durum da yok. Sonucta bizim MBnin de elinde milyarlarca dolar var.

      En nihayetinde hakim olan dolar degil ABDdir, ileride de en fazla ureten, en fazla tuketen kim ise onun ya da onlarin parasi uluslarasi piyasada hakim olacaktir.

      Uluslararsi ticareti kolay kilmak icin de parabirimlerini arttirmak degil azaltmak gerekiyor.

      Sil
    2. Sizin söylediğimize göre en kolay şu an zaten, dolar Avrupa dışında hakim güç. O zaman şu an Türkiye Rusya gibi devletlerin yaptığı yanlış ve amaçsız öyle mi ?

      Sil
    3. suleyman kanyilmaz, bu konunun teknik kismini bir yere koyarsak, (Mahfi Egilmez'in ilgili yazisi var merak ederseniz blog arsivine bakabilirsiniz) farzedelim ki yanlis ve amacsiz. Sizce bunu ozgur bir sekilde dile getirilmesi mumkun mu?

      Bu iki ulke iktisat tarihini yeniden yazmak yerine demokrasilerini guclendirmis olsalar, zaten asil meselelerini tartisirlardi, ya da halklarina tum problemlerinin cozumu buymus, dunya ticaretinde geri kalmalarinin sebebi ABD'ymis gibi pazarlayamayacaklardi.

      Unutmayin ABD zengin oldugu icin demokrat olmadi, ABD'de demokrasi oldugu icin ABD zengin oldu. Ticaretin temeli her zaman icin guvendir. Guven vermeyen hicbir rejim gerek ic gerekse dis ticaretini yeteri kadar arttiramaz.

      Sil
    4. Buna sonuna kadar katılıyorum zaten merak etmeyiniz. Ben de isterim hukuk üstünlüğü olsun. Yapısal reform yapılması için yalvarıyor iktisatçılar ama ekonomi bakanı yapısal reform dediğiniz nedir ki diye takmıyor bile. Kendi kuyumuzu kendimiz kazıyoruz zaten. Ben yazdığım yazıda Türkiye’deki iktidarın Doğru yaptığını söylemedim. Cidden merak ediyorum yapılan şeyin faydası olup olmadığını. Mahfi hocam cevaplar sabaha kadar bizde öğreniriz.

      Sil
    5. Niyet yanlış olunca doğru çözümü bulmak zor olur. Dolara darbe vurmak, çıkış noktamız bu olmamalı.

      Ülkeler arası adil bir bölüşüm nasıl olmalı çıkış noktamız pek ala olabilir. Bu açıdan ele aldığımızda yerel paralarla ticaret buna katkı sağlar mı?

      Ekonomileri birbirine bağlar yerel paralarla ticaret. Bu alışverişe başlayan ekonomiler diğer ülkenin krize girmesini istemezler.

      Kulağa kötü birşeymiş gibi gelmiyor

      Sil
    6. Yerli para birimi arzinin sizin 'keyfinize' bagli oldugu bir para birimi ise, o zaman kim size neden guvensin?

      Uluslarasi ticarette yuzyillardir oturmus kurallari tekrar her ulke ile farkli farkli yazmaya calismaniz gerekir. Soruyorum dalgali kurda bir gunde USD karsisinda 20% deger kaybeden bir parayi USD'nin kendisi dururken kim kullanir? Kotu para iyi parayi kovar ilkesi fiat para ile gunumuzde tam tersine dondu. Eger ulkeler arasi altin ya da USD kullanmak mumkun ise eninde sonunda insanlar ticaretlerini USD ya da altina cevireceklerdir. Mahfi Egilmez'in gresham kanunu hakkinda da yazisi var okumanizi tavsiye ederim, uluslararasi ticaret icin de gecerli o durum.

      Sil
    7. Buradaki soru her ülke kendi para birimleriyle ticaret yapsa ne olurdu? Buna cevap vermekti.

      Mesela Türkiye'nin dış borcu da TL cinsinden olsaydı ve bu aşamadayken ABD ile rahip krizi yaşasaydık dolar bu kadar yükselir miydi? Teoride konuşuyoruz bunu. Yani finansman için ve ithalat için dolara ihtiyacın olmasaydı kur bu kadar artarmıydı? Fed'i bu kadar nefesini tutarak izler miydik?

      Mevcut düzende dolar bizi ABD ye nasıl bağımlı kılıyorsa, yerel paralarla ticarette bu ticarete dahil olan ülkeleri de birbirine bağımlı kılar. Ama dolar tek taraflı bir aşk iken, yerel paralarla ticaret çok taraflı olacaktır.

      Ama bakın sonuçta biz bunu neden konuşuyoruz? Finansman bulmakta sıkıntı çekeceğimiz bir zamanda, ve ABD nin doları bir ekonomik silah olarak kullandığında tartışıyoruz.

      Bu tartışmada ev ödevlerimizi de yapmadığımız bir gerçek. Bu konuda bir sıkıntımız olmasaydı yerel paralarla ticareti konuşmazdık. Sadece konuşan da biz değiliz. Demekki nedeni ne olursa olsun böyle de bir ihtiyaç doğuyor.

      Sil
    8. Bu ulusal para ile ticaret isi bence oldugundan daha fazla abartiliyor. Olay ticaret icin ne kullandiginiz degil, neyi alip neyi sattiginiz. Dunya'da ABD disinda tum ulkeler dolar konusunda bizimle ayni durumda. Avrupa ulkeleri, ya da cogu asya ulkesi para piyasalarinda bizdeki kadar kirilganlik yasamadigina gore, sorun ticarette kullanilan para birimi olmasagerek.

      Ulusal para degil, ancak altina dayali bir ulusal paraya sahip olmak orta ve uzun vadede saglikli bir iktisadi disiplin sonunda da surdurulebilir bir buyuma saglayabilir. Onun disindaki ugraslar gercekten sorunu maskelemekten ote bir sey degil.

      Sil
  30. 88.8 milyar dolar rezervimiz var. Ne kadar etkili desem ne dersiniz??
    Amerika Birleşik Devletleri
    Altın rezervi (ton): 8.133,5
    2- Almanya
    Altın rezervi (ton): 3.369,9
    3- IMF
    Altın rezervi (ton): 2.814,0
    4- İtalya
    Altın rezervi (ton): 2.451,8
    5- Fransa
    Altın rezervi (ton): 2.436,0
    6- Rusya
    Altın rezervi (ton): 1.944,0
    7- Çin Halk Cumhuriyeti
    Altın rezervi (ton): 1.842,6
    8- İsviçre
    Altın rezervi (ton): 1.040,0
    9- Japonya
    Altın rezervi (ton): 765,2
    10- Hollanda
    Altın rezervi (ton): 612,5
    11- Hindistan
    Altın rezervi (ton): 561,9
    12- Avrupa Merkez Bankası (ECB)
    Altın rezervi (ton): 504,8
    13- Tayvan
    Altın rezervi (ton): 423,6
    14- Portekiz
    Altın rezervi (ton): 382,5
    15-Suudi Arabistan
    Altın rezervi (ton): 323,5
    16- Kazakistan
    Altın rezervi (ton): 321,8
    17- İngiltere
    Altın rezervi (ton): 310,3
    8- Lübnan
    Altın rezervi (ton): 286,8
    19- İspanya
    Altın rezervi (ton): 281,6
    20- Avusturya
    Altın rezervi (ton): 280,0
    21- Türkiye
    Altın rezervi (ton): 240,2
    Tabloya bakınca ne kadar güçlü bir ülke olduğumuzu da anlamışsınızdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Saniyorum Türkiye ile ilgili yanlis bilgi verdiniz.. 2 Bin 500 Ton a Yakin bir Altin Stokumuz var sanirim.

      Rezerv derken, Toprak altindan cikarilacak kapasiteyi kastediyorsaniz.. Onu bilemiyorum.

      Sil
    2. Adsiz 21:11, bu rakamlar ulkelerin Merkez Bankalarinin rezervleri, ulke sinirlar icerisinde bulunan 'hane halki miktarlari' bunlardan daha farkli ancak gene sira Ingiltere disinda pek degismez.

      Sil
  31. Selam Mahfi Hocam,

    Parayı bizim topraklarda buldu Lidyalılar,
    Bizim yöneticilerin de dini imanı o tarihten günümüze kadar para oldu.

    Ben altın çıkartma işlemi ve altın çıkarmanın maliyetlerini biliyorum,
    sizin yorumunuz ile bu konuda bir yazı güzel olur.

    Niçin herkes altın çıkaramaz?
    Altın çıkaranlar niçin zengin olamaz?
    Madem altın yüzyıllardır kabul gören bir maden niçin her ülke altın
    üretimini arttırıp rezervlerini artıramaz?

    ...
    gibi soruları cevaplayan bir yazı sizin yorumunuz ile çok hoş olur.

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kim demis ülkemizde Altin cikarilmiyor..

      Dogudan Batiya Karadenizde.. Kaz Daglarinda.. Ege de.. ce Akdenizde nerede el degmemis orman alanlari var Milli ve yerli Hükümetimiz yabancilara siyanür ile arama izni vermis ve haril haril Altin cikariyorlar. Hem de yabanci, son teknoloji aletler kullandigi söylenen Firmalar vasitasiyle.

      Daha ne istiyorsunuz?

      Sil
    2. Altin madeni cikartarak ulkenin rezervini arttiramazsiniz. Insanlik tarihinde cikartilan altinlarin yarisi Afrika kitasinda cikartilmistir. Ne kadari orada kalmis?

      Altini nereden cikartirsaniz cikartin eninde sonunda ticarette kullanilacak ve sahibi degisecektir. Altin hububat gibi curuyecek, ya da tuketilecek, kimyasal olarak bozulacak bir maden olmadigi icin bu el degistirme maden cikart cikmaz da olabilir, binlerce yil sonra da.

      Sil
    3. Genel olarak ama ozellikle de Altin madeni isletme cikarilmasinin bulundugu bolgeye cevresine en az ekonomik fayda getiren bir ekonomik faaliyettir. Ekonomik fayda getirmedigi gibi cevresel ekolojik insan sagligina zarar kisa orta ve uzun vade de ziyan getirir.

      Sil
    4. Genel olarak ama ozellikle de Altin madeni isletme cikarilmasinin bulundugu bolgeye cevresine en az ekonomik fayda getiren bir ekonomik faaliyettir. Ekonomik fayda getirmedigi gibi cikarildigi bolgeye; hem cevresel ekolojik hem insan sagligina zarar hem de kisa orta ve uzun vade de ziyan getirir.

      Sil
  32. MSCI endeksi nedir hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. https://soundcloud.com/ntvradyo/mahfi-egilmez-ile-ekonomi-dersleri-09-mart-2017-msci-endeksi-nedir

      Sil
  33. Paranin ne oldugu ve petrodollar hakkinda iki guzel video

    https://www.youtube.com/watch?v=2nBPN-MKefA

    https://youtu.be/hHMe0NfUXNg

    Paranin cikisi konusunda Graeber guzel bir arastirma yapti, Debt: The First 5000 Years kitabinda.

    YanıtlaSil
  34. hocam paylaştığınız üzere dolar mevduat oranı yüzde 55 olarak görülüyor. Bu durum da merkez bankasının kur politikası adına yapabilecekleri kısıtlı gözüküyor. 2001 krizindeki gibi profesyonel desteğe ihtiyaç var mı, ne dersiniz?

    YanıtlaSil
  35. Tablo ve rakamlar her seyi yalın ve açıklayıcı sekilde ortaya koymuş yine hocam. Elinize emeginize saglık. Siz sürekli uretiyorsunuz bizler tuketiyoruz. Lutfen kendiniz gibi sizin stilinizi devam ettirebilecek ögrenciler yetistirin.

    YanıtlaSil
  36. Merhaba,
    Ülkelerden neden usd yerine doğrudan altın ile ticaret yapamıyorlar? Elektronik olarak altın neden transfer edilemiyor (bu sistem kurulmuyor) veya alışveriş yapılmıyor? Örneğin bir malın birim fiyatı mikro altın, mili altın vs. olarak belirlense ne olur? Neden bir parabirimi olması gerekiyor? Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tarihsel olarak gelişen bir süreç var. Mahfi Bey makalesinde çok güzel anlatmış.

      Nihayetinde kağıt para kullanımı bir zorunluluktan doğmuş, bu aşamaya kadar da evrilmiş.

      Ama bir çok şey de evrildi. Ülkeler arası ticarette çok arttı.

      - Altının fiziki olarak transferi kağıt olarak transferinden daha pahallıdır

      - Tüm bu alışverişi kapssyacak kadar üretilen bir altın miktarı yok

      - Altına talebi patlatırsanız ve üretim bu miktarı karşılamıyorsa fiyatı çok ciddi artacaktır. Bir ürünnünün fiyatını altın cinsinden belirlediğinizde altın cinsinden fiyatını düşürmezseniz o ürünü kime satacaksınız?

      - Sizin malıınızın, hizmetinizin birim fiyatını belirlemede sizi kısıtlayıcı hiç bir engel yok. Altın cinsinden bir satış fiyatı belirleyebilirsiniz? Satabiliyor ve büyüyebiliyorsanız ne ala.

      Sil
    2. Altının fiziksel olarak değil elektronik olarak kullanımından bahsetmiştim. Emisyon kontrolü elektronik işlem dünyasında önemsiz bir kavram olacağından tartışılacak tek konu elinde altın olanların birden aşırı zenginleşmesi olur. Tıpkı sınırlı hacmi olabilecek bitcoinin gelişimi gibi. Fakat bir noktadan sonra varlığınızın gerçekten karşılığı olduğunu bilirsiniz. Şu an bir doların gerçek değeri muhtemelen bir doların çok altında çünkü ne kadar basıldığı belli değil. Gerektikçe basmış bir anlamda sıfır maliyetle borçlanabiliyor usa. Diğer ülkeler cds grafiğine göre değişken maliyetle borçlanabiliyor fiktif göreceli bir kavram usa ise saçma bir politika da belirlese sıfır çok düşük maliyetle borçlanabilir değil mi?

      Sil
    3. Altının kendi değeri var, piyasadaki malın, hizmetin vb. değerini yansıtması için soyut bir değer olan para bulunmuş.

      Sil
    4. Altının kendi değeri dediğiniz şey usd karşılığı. Ben bir malın değerinin elektronik altın biriminde işlem görmesinden bahsediyorum. Doğalgaz litresi 0.025 altın, x üreticinin domatesi kilosu 0.00013 altın vs. ne değişecek? Altının onsu zaten usd.

      Sil
  37. Boşverin canlar, mal, mülk, para, pul hepsi yalan.
    Önemli olan fani dünyada hoş bir seda olabilmek.

    Ne olacağını ben size söyleyim, çok merak ediyorsanız.
    Bu yazıyı okuyan herkes ot olacak, gübre olacak.

    Rahatladınız mı şimdi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. müthis rahatladim. Hay sen cok yasa.. Bu zamana kadar nerelerdeydin sen..

      Hocam bu Blogu derhal kapatin su andan itibaren.. Gerek yok. Nasilsa gübre olacagim.

      Sil
    2. Ama bazilari daha yasarken ot ve gubre olmus durumda, bunu nasil acikliyorsunuz?

      Sil
  38. Hocam DTH oranlarındaki yüzdesel artış tl mevduatlarının dolar mevduatına döndürülmesinden mi yoksa tl değer kaybettiği için aynı miktardaki dolar mevduatının yüzdesel olarak daha fazla bir orana tekabül etmesinden mi kaynaklanıyor?

    YanıtlaSil
  39. Hocam doların uzun vadedeki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzun vadeden kasıt mesela 5 yılsa çok değişmez diye düşünüyorum. 50 yılı kastediyorsanız ABD bu kafayla giderse dolar tek dünya parası olma özelliğini yitirir.

      Sil
  40. Ekonomide dengelenme ne demek ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok anlamlı bir söz değil. Çünkü ekonomi her an denge halindedir. Mesele o dengenin iyi olup olmadığıdır.

      Sil
  41. İran'ın sabit kurdan vazgeçmesinin sebebi ne hocam, veya sabit kurun bir faydası oldu mu ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kuru sabit tutmak kolay değil. İran açık bir ekonomi olmasa bile kolay değil. Baktılar ki ahali ucuz fiyattan döviz talep ediyor yasağı kaldırdılar.

      Sil
  42. Meraklı Göz7 Eylül 2018 00:21

    Abd ekonomideki tutucu tavrına devam ederse , doların geleceği nasıl etkilenir ?

    YanıtlaSil
  43. Hocam merhaba benim bir sorum var.
    Türkiyenin 2017 GSYH'sı TL bazında 3,1 Trilyon. Dolar bazında 850 Milyar civarı. Bunun 2021'de TL bazında 4,2 Trilyon olduğunu varsayalım. Şimdi 1 Ekim 2018 Tarihinde doların 7 TL olduğunu varsayalım ve Türk Lirası her çeyrekte dolar ve diğer para birimleri karşısında %15 değer kazansın. Buna göre;
    1 Ekim 2018'de Dolar: 7 TL
    1 Ocak 2019'da: 5,95 TL ( Önceki çeyreğe göre %15 değer kazanmış)
    1 Nisan 2019'da: 5,10 TL (%15)
    1 Temmuz 2019'da: 4,35 TL (%15)
    1 Ekim 2019'da yani tam bir yıl sonra: 3,70 TL (%15)
    1 ocak 2020'de: 3,15 (%15)
    1 Nisan 2020'de: 2,68 (%15)
    1 Temmuz 2020'de: 2,28 (%15)
    ...
    ...
    1 Ekim 2021'de 1 Dolar = 1 TL olursa GSYH 4,2 Trilyon dolar mı olur? Türkiye G7'ye girmiş mi olur? Almanya gibi bir ticaret hacmi mi olur? Ve kişi başı ortalama gelir Almanya gibi olur mu?
    Cevaplarsanız sevinirim.

    YanıtlaSil
  44. Dolar bizim paramiz ama sizin sorununuz
    son olarak da Ayse teyzenin sikintisi

    Amerikali Sofia Teyze

    YanıtlaSil
  45. Hocam, pzt MB Viop usd de 100k kontrat short açtı. Ne düşünüyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB'nin VİOP'da ne işi olduğunu anlamayamadığım için bir şey düşünemiyorum.

      Sil
  46. Üzüldüğüm nokta, bu kadar harika bir makale altına bu kadar beyinsizlerin toplanması ve hala bu hasarı yaratanları savunabilmeleri. Demek ki bu seviye daha yeterli değilmiş. 10'a 20'ye vurması galiba en iyisi olacak. Bizim cebimizden bu paralar tek tek çıkarken nasıl üzülüyorsak, bunların da üzülüp artık bu durumun 'dış' ile değil, iç ile alakalı olduğunu anlaması elzem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üzülmeyin, doğru mantık kuranların sayısı hiç de az değil.

      Sil
  47. B.Woods bugün devam etse 1$ ~230 TL civarı olurmuş.Nasıl bir cari açık finansman yöntemidir ki; Senyoraj geliriyle, enflasyon ihracıyla kolayca bertaraf edilebilmektedir.

    Greenspan sıkça ABD için bütçe açığının cari açıktan daha önemli olduğu vurgusunda bulunurdu. Boşuna değil

    YanıtlaSil
  48. rahip bronson un yanina bir papaz daha versek dolar kac kurus geriye gider acaba

    YanıtlaSil
  49. 2008 de oldugu gibi amerika bir krize girerse dolar o zaman duser ins.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu nasil Mantik. Diyelim ki Amerigaa krize girdi. Pekiyi bu durumda senin durumun ne olacak hic düsündün mü? Amerikanin kroze girmesi demek senin toz duman olman demektir.

      Sil
  50. Hocam merhaba,

    TCMB'nin son brüt rezervleri 70 milyar USD olarak açıklandı. Sanıyorum en son 102 milyar idi. Bu çok büyük bir gerileme değil midir ve nedeni nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 102 milyarın içinde sanırım altın rezervi de var.

      Sil
  51. Türk Lirasının da Dünya Parası olduğu günleri görürüz inşallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türk parası zaten dünya parasıdır. Bu dünyada geçer, başka dünyalarda geçmez.

      Sil
  52. Hocam,

    Sizden israrla "Türk Telekom" olayi ile ilgil detayli bir yazi bekliyoruz. Cumhuriyet Tarihinin en büyük olayi diye düsünüyorum.

    Bu blogda binlerce takipcilerinizin de yardimi ile bu korkunc olayi detayli bir sekilde irdeleyen ve Türkiye kamuoyunu bilgilendirecek bir yaziya acilen ihtiyac var.

    Suriye, Idlib, Dolar kuru derken resmen gümbürtüye gidiyor yine. Böyle bir yazi veya rapor.. adina ne derseniz deyin, baska olaylarin da gün isigina cikmasini saglayacak cesaret verecektir.

    20 yildir oldugu gibi, Aman ülkenin böyle olumsuz sartlarinda ortami germeyelim daha kötü olmasin düsüncesine kapilmadan gercekleri birilerinin aciklamasi gerekir.

    Aksi halde bu dezenformasyon ile daha cok seyler yasayacagiz, görecegiz. Olan günahsiz yavrularimizin gelecegine olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız ama bunu açıklayacak olan ben değilim. Normal bir ülkede bu tür olaylar ortaya çıktığında (şarbon olayı da aynı) soruşturma açılır. Suçlu kimse tespit edilir ve durum kamu oyuna açıklanır. Yani bu dediğiniz devletin yapması gereken bir iştir. Ama eğer devletin en yetkili organları bu işin içindeyse o zaman soruşturma yapılmaz ve bu konular "olur böyle şeyler" denilerek kapatılır. Ayrıntılarını bilmediğim bir konuda ben yazı yazmam. Diyeceksiniz ki araştır da yaz. Ben gazeteci değilim, savcı değilim. Öyle olunca da tam olarak ayrıntılarını bilmediğim konularda yazı yazmak istemem.

      Sil
    2. Tesekkürler Hocam. Mesaj alinmistir.

      Sil
  53. Hocam,
    1) “Birinci Dünya Savaşıyla birlikte merkez bankalarına yönelik altın talebi artınca altın karşılığı meselesi rafa kaldırıldı” ve
    2) “Vietnam Savaşının yarattığı mali ve parasal sıkıntılarla bunalan ABD, 1971 yılında doların altın karşılığı olarak basılması ilkesini terk edince karşılıksız kâğıt para basan ekonomiler arasına katılmış oldu.”
    Altına olan talebin artması veya mali ve parasal sıkıntı yaşanması gibi durumlar neden ülkeleri altın karşılığı para basılmasından vazgeçmeye itiyor?
    Numaralandırılmış cümlelerde bu durumun nasıl ortaya çıktığı açıklanmadığı için bu ilişkiyi anlayamadım. Rica etsem bunu da kısaca anlatır mısınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü insanlar parayı getirip merkez bankasından al paranı ver altınımı diyor.

      Sil
    2. Teşekkür ederim hocam. İyi çalışmalar.

      Sil
    3. Savas ve kriz durumlarinda gecer akce altindir. Haliyle insanlar altinlarini kendi kontrollerine gecirmek istiyor. Bankalar hicbir zaman aldiklari borctan (debit) daha az borc vermezler (credit). Kagit uzerinde oyle gorunse bile gercekte verdikleri borc daha fazla olur aksi halde kimse bankacilik yapmaz, bankacilik bu kadar karli olmazdi.

      Sil
  54. hergün girip bakıyorumburaya yeni bir yazı var mı diye,iyiki varsınız hocam

    YanıtlaSil
  55. hocam uzun vadede (20 yıl ) yen ve yuan rezerv para birimi olur mu sizce

    YanıtlaSil
  56. Sayın Hocam,

    Harika bir yazı, mükemmel bir zaman yolculuğu..

    Naçizane belki bir kaç detayı daha ekleyebilirmiyiz, ne dersiniz?
    - ABD’nin ikinci dünya savaşından nasıl karlı çıktığı ve Breton Woods’un başarısı..
    - sistemin bozulmasında petrol krizinin etkisi
    - Fransızların banknotlar karşılığında altınlarını istemesi

    Sizi okumak büyük keyif.. değerli yazılarınız için çok teşekkürler..

    YanıtlaSil
  57. hocam dolar kuru 6,71 seviyesinden şu an itibariyle 6,43 e kadar geriledi. bu gerileme için iktisaden mantıklı bir gerekçe göremiyorum ben. enflasyon yükselişini hızlandırmış, reel faiz politika faizine göre -0,15 olmuş, vs... yani finansal piyasalar sanki rasyonellikten kopmuş gibi bir görüntü var ortada!. hocam bu gerilemenin merkez bankasının müdahalesi mi döviz satım ihalesi ve/veya bankaların kendi aralarında döviz satarak yarattığı yapay düşüş etkisi mi var?. düşünceniz nedir hocam?. saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Köpüğünü alıyor köpüğünü.

      Sil
  58. hocam merhaba,
    yaşadığımız kur, artmakta olan yüksek borç faizi yükü ve kaçınılmaz gördüğüm yüksek enflasyon üçgeninde bir konuyu merak ediyorum.
    Şöyle bir varsayımımız olsun;
    1 Ocakta ülkemizin bir ikizini yapsaydık. Herşeyiyle aynı olan, yönetenleri, kararları, sanayisi üretimi, seçim sonuçları... Tek farkları paraları olsun birinin milli parası TL diğerinin ise $. Aynı krizi yaşar mıydık? Ne durumda olurdu diğer ülke? diğer ülkenin kur riski kalktığında aynı yanlışları ve doğruları yapmasına rağmen özellikle faiz ve enflasyonda bu sonuçlar olur muydu? Borsası bunları yaşar mıydı? Değilse aynı alın terini verip bu kadar farklı sonuçlar almak adil mi? çocukken oyun başlamadan "SON" diye bağırırdık, devamında da "Kurallar benden" derdik..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte ekonomi bilimine başlangıç böyle olur Murat bey.
      Asla varsayım ile hareket edemezsin.
      Ekonomi Bilimine hoş geldiniz.

      Sil
  59. Yanıtlar
    1. Hoşgeldin, peki beklenen oldu bitti mi, daha devamı var mı?

      Sil
  60. Bu kriz giderek 1994 krizine daha çok benzemeye başladı.
    Aralık 1993'te 14.000 TL. olan USD Mart 1994'te 21.000 TL. olmuştu.
    Alınan tedbirler yetersiz kalınca Nisan 1994'te patladı ve 40.000 TL. oldu.
    Sonra IMF geldi, acı ilaçlar içildi ve artış bir yıl boyunca dizginlendi (% 80 enflasyona rağmen)
    Şimdi de Nisan 2018'de 4.00 TL olan USD Ağustos 2018'de 6.90 oldu. Alınan tedbirler aynen 1994'te olduğu gibi yetersiz kaldığı için muhtemelen Ekim/Kasım aylarında 13.00 TL. seviyelerini göreceğiz.
    Bundan sonra ise iki yol var. Ya IMF'ye gidilecek ya da moratoryum ilan edilecek.
    Not : Bu öngörüm, hayattaki öngörülerim arasında yanılmaktan en çok mutlu olacağım öngörümdür.

    YanıtlaSil
  61. Hocam youtube kanali acmayi dusunuyor musunuz?

    YanıtlaSil
  62. Değerli hocam evet biliyoruz amerikan doları dünya parası bize gelecekle ilgili fikrinizi söylermisiniz?
    yakın gelecekte banknot paraları kullanmayacağımız bir gerçek. Fed bir dijital para yaratırmı? yada dolar dijitaleşirmi?

    YanıtlaSil
  63. Sayın hocam, doların itibarını koruması dünyadaki ülkelerin en fazla döviz rezervi olarak dolara sahip olmasından mı kaynaklanıyor?

    YanıtlaSil
  64. Hocam paramizi altin standarda çevirebilirmiyiz, yani eskiden olduğu gibi Altın karşilıği olsun? Eğer geçemiyorsak bunun sebebi nedir?

    YanıtlaSil
  65. Güzel bir yazı olmuş hocam elinize sağlık. Peki benim merak ettiğim hiç bir ülke karşılıksız fütursuzca para basamazken amerika 1971den beri bunu yapabiliyor. Bu düzen böyle gider mi bir gün diğer ülkeler al dolarını bana bunun karşılığında euro yada altın ver derse amerikanın vede dünyanın durumu ne olur.

    YanıtlaSil
  66. Hocam merhaba,
    Dolar ve Euro'nun rezerv para olarak tercih edilme oranı yüksek ve dolayısıyla diğer ülke paralarına oranla daha değerli konumdalar. Ancak, sterlinin rezerv para olarak tercih edilme oranı yani talep oranı düşük olmasına rağmen oldukça değerli durumda. Bu durum, İngiliz ekonomisine olan güvenden mi kaynaklamaktadır? Saygılar.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...