22 Eylül 2018 Cumartesi

Dış Güçler Bizi Zor Duruma mı Düşürmeye Çalışıyor?

Dış güçlerin (ki onların üstü kapalı olarak Amerika ve Avrupa olduğu anlaşılıyor) bizi zor duruma düşürmeye çalıştığına ve o nedenle TL’nin değerini düşürmek için spekülatif atak düzenlediğine ilişkin yaygın kabul edilen kuramı bilimsel çerçevede ele alıp değerlendirelim.

Öncelikle iki konuyu birbirinden ayıralım. İlki bir ekonomiyi zor duruma düşürerek bu durumdan yararlanmak için faaliyette bulunmak, ikincisi zor duruma düşmüş bir ekonominin bu durumundan yararlanarak spekülatif ataklarla para kazanmak.

Öncelikle dış güçlerin Türkiye’yi zor duruma düşürüp düşürmeyeceğini ve bu yolla bir çıkar elde edip etmeyeceklerini inceleyelim.

Eldeki ilk bilgiye göre Türkiye’de yaklaşık 5 milyon dolayında Afgan, Iraklı ve Suriyeli göçmen yaşıyor. Türkiye bu göçmenleri barındırıyor, besliyor ve elinden geldiğince iyi koşullarda yaşamalarını sağlıyor. Sonuçta bu göçmenler Türkiye’de kalıyor ve Avrupa’ya göç etmiyorlar. Türkiye bir anlamda bu göçmenler için Avrupa’ya göçmelerini önlemiş oluyor.

Eldeki ikinci bilgiye göre Türkiye’nin yüksek miktarda dış borç stoku var. Bu konuda elimizdeki en güncel veriler bize Türkiye’nin toplam dış borç stokunun, 325 milyar dolarlık bölümü özel kesime ait olmak üzere, toplam 466 milyar Dolar olduğunu gösteriyor. Ortada borçlular varsa alacaklılar da var demektir. Türkiye’nin borçlu olduğu bu 466 milyar Doların alacaklısı büyük ağırlıkla Amerikalı ve Avrupalı bankalar ve kurumlardır.

Amerikalılar ve özellikle de Avrupalılar Türkiye’yi zor duruma düşürürse ne olacak? (1) Türkiye’deki göçmenler Avrupa’ya doğru yola çıkacak ve Avrupa ülkelerinden sığınma hakkı isteyecek. Bu Avrupa’nın asla istemediği bir duruma yol açar. (2) Türkiye 466 milyar Dolarlık dış borcunu ödeyemez hale gelecek ya da bir başka deyişle Türkiye’ye borç vermiş olanlar alacaklarını alamaz duruma düşecek. Bu da Türkiye’ye borç veren Amerikalı ve Avrupalı yatırımcıların kesinlikle istemeyeceği bir sonuç yaratır. İş bununla kalmayacak, küresel krizden yeni yeni çıkmakta olan Amerika ve Avrupa bu alacakları tahsile edememenin darbesiyle yeniden ciddi sıkıntılarla karşılaşacaklar.

Bu durumda Türkiye’nin zor duruma düşmesi Amerikalıların ve Avrupalıların işine gelmez. Bir başka ifadeyle Amerikalı ve Avrupalıların Türkiye’yi güç duruma düşürmeye çalışması olanak dışı bir şeydir. Hatta tam tersine Amerika ve Avrupa, Türkiye’nin zor duruma düşmemesi için elinden geleni yapmak durumundadır.   

Sherlock Holmes ne diyor? “Olanaksız olanı elediğinizde geriye kalan olanaksız gibi görünse de gerçektir.” Bu durumda geriye tek bir olasılık kalıyor: Dış güçler, Türkiye’nin güç duruma düşmesini istemiyor ama Türkiye güç duruma düştüğü için de bu durumdan yararlanarak kazançlı çıkmak için spekülatif ataklara devam ediyor.

Spekülatif atakları önlemenin yolu, paraya itibar kazandırmaktan, onun da yolu ekonomiye itibar kazandırmaktan geçer. Ekonomiye itibar kazandırmak için maliye ve para politikasını aynı yönde kullanmak, çelişkiler yaratmaktan kaçınmak, dış politikada çok daha barışçı bir yöntem izlemek, söylemlere dikkat etmek, çelişkiler yaratmamak, bilim dışı yaklaşımlardan kaçınmak gerekiyor.

277 yorum:

  1. Türk şirketlerin burcu Avrupa bankalarına (fransa, italya ve ispanya başta olmak üzere), Amerikan bankalarına değil. Savınızın dayandığı varsayım hatalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hangi ülke bankalarına borçlu?
      Açıklayın da aydınlanalım.
      Belki bizans imparatorluğudur :-)

      Sil
    2. muhahaha, adam aile ekonomisini zar zor idare ediyordur, amcasının dayısının kime borcu vardır, çalıştığı şirketin kime borçlu olduğunu bilmez ama ülke hakkında bilmediği konu yok.....muhahahaha bilmediğini bilmeyenlerin ülkesi, böyle halkla bizim burnumuz *oktan kurtulmaz, muhahahahaa

      Sil
    3. Adam bi sayfa yazı yazmış olmamış diyorsun. Sen birseye evet demek yerine o evet yada hayırın altını doldur.

      Sil
    4. Okuduğunu anlamıyorsun galiba. "Türkiye’nin borçlu olduğu bu 466 milyar Doların alacaklısı büyük ağırlıkla Amerikalı ve Avrupalı bankalar ve kurumlardır."

      Sil
    5. muhahaha, ile başlayan yorumu yazan benim, bu muhahaha yı Savınızın dayandığı varsayım hatalı.
      diyen her şeyi bilene yazdım...muhahahaha

      Sil
    6. Kuresel sistem birbirine bagli Avrupada bizden kaynakli ortaya cikacak bir guvensizlik ABDde sorun yaratir. ABD icin de bir sorun kaynagidir. Dahasi borclanan bankalar sirketler sadece euro ile degil ABDnin parasi Dolarla da borclaniyorlar. Ayrica ABD menseili ve ortakli bankalarda topraklarimizda faaliyet gostermektedir.

      Kisaca her seyi bir kenara birakalim bu dis guc dedigimiz yapilarin parasi konvertbl olan dunyada hacmi agirligi olan kuresel paralar. Bizde bu paralarla borclaniyor ithalatimizi ve uretimimizi yapiyoruz.

      Sil
    7. Amerikan bankaları da var alacaklılar arasında. Ayrıca Amerikalı yatırım fonlarının da alacakları var.

      Sil
    8. Hocam elinize sağlık nokta tespitler yapiyordunuz.

      Sil
    9. Hocam ifadelerinizi takdir ediyorum,Türkiyeyi siyasi ve güvenlik seçeneklere zorlamak içinde kulanabilirlermi? Diye Düşünüyorum.

      Sil
    10. Kime borçlu olduğumuz mu neden borçlu olduğumuzun bi önemi yok.Niçin borçlu olduğumuz ve bu borç parayı nereye harcadığımız önemli.

      Sil
    11. Ya adam zaten borcu dememiş burcu demiş, hemen linç ediyorsunuz. Tamam Amerikalı ve Avrupalılara borcu vardır ama burcu sadece Avrupalılara olabilir. Neden olmasın...

      Sil
    12. neden zor olsun ki alacak tahsili ek vergi getir kemer sıkma politikasına sokmaya çalış kendi faiz alacaklarının tahsili için ellerinden geleni yaparlar nasıl bu kadar iyi bakıyorsunuz bu yabancı ülkelere şaşırtıcı size kalsa bizim muhteşem bir ekonomiye kavuşmamızı istiyorlar diyeceksiniz

      Sil
  2. hocam elinize saglık, mükemmel bir şekilde açıklamışsınız

    YanıtlaSil
  3. Yeni ovp' yi nasıl buldunuz ?
    Bunun hakkinda bir haziniz olacak mi? Tesekkurler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. BBC Türkçe de yazdım zaten.

      Sil
    2. Hocam artık kendi blogunuz dışında BBC Türkçe'de de mi yazıyorsunuz?

      Sil
    3. Merhaba Hocam, BBC Türkçe'de yayınladığınız yazıları da bloğunuzda duyurabilir misiniz? sadece yazının başlığını yazıp altına linkini koyabilirsiniz. Sadece bloğunuuz takip edenler açısından faydalı olacaktır. Emeğinize sağlık çok teşekkürler.

      Sil
  4. Sizden başka kimsede bunu böyle açık açık bizlerin anlayacağı dilden yazmazdı . Büyük hocasınız .. Birde şunu Televizyonda söyleseniz ne iyi olur ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Artık televizyona çıkmıyorum biliyorsunuz.

      Sil
    2. Evet sözleri tesirli olanları tv lere çıkarmıyorlar doğru :)
      Birbirini tekrar eden aynı tezleri savunan yorumcular olmalı ki insanlar uyutulsun ve geçim derdi sırtlarına yüklendikçe öfkelerini ekonomiyi bu hale getirmekte baş rol oynayan yöneticilerine değilde dış mihraklara yöneltsinler.

      Sil
  5. Trump doğrudan hedef göstererek ambargo uyguluyor bu bir gerçek ve buna bağlı olarak da kurda değişmeler oluyor. Avrupa belki ekonomik olarak kötü durumda olmamızı istemese de Trump gerçeğini görmezden gelemeyiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dedigun gbi sorun trump abd dgl aslinda anlata bildinmi

      Sil
    2. Trump sadece bizimle değil hemen herkesle uğraşıyor.

      Sil
    3. Peki hocam psikolojik etkenler varmidir bu durumda mesela ekonominin kötüye gidişinden dolayı parası olupta güvenli liman arayanlar ticaretten elini ayağını çekenler parasını dolar euro ya da paund olarak yurt dışına kaçıranlar mesela murat ulker gibi bunlardan başka sebeblerde olabilirmi

      Sil
  6. Hocam Trump’ın akıl dışı politikalarını, düşündüğümüzde yazınızda savunduğunuz tezin en azından Amerika ayağı taca çıkmış olmuyor mu? Saygılar.

    YanıtlaSil
  7. Bir de hocam Özgür Demirtaş Hoca'nın tespiti var benim çok doğru bulduğum: Dış güçler bizi sevmiyor o yüzden sürekli bizimle uğraşıyorlar diyorlar. Dünyanın neresine giderseniz gidin en sevmediğiniz ülke nedir diye sorsanız insanların büyük çoğunluğu Amerika diyecektir. Amerika ile güçlü olduğu için uğraşamıyorlar. Senin ülken de güçlü olsun seninle de uğraşamasınlar.
    Saygılar.

    YanıtlaSil
  8. Suçu başkasında arıyoruz.başarıszılığımızın günah keçisini arıyoruz.ister küçük bir aile olun isterse büyük bir devlet olun.o çatıda gerçekleşen her şeyden başında bulunan yönetici sorunludur.adalet gittikçe tökezliyor.ülkeyi ve milleti seven onca diplomat bilim insanı akil adam varken ndn susuyor bu kadar insan.yoksa her şey gerçekten güzel mi gidiyor

    YanıtlaSil
  9. Hocam saygılar. Dış borçların ödenemeyeceği en kötü senaryoyu düşünürsek özel sektörün bütün borçları kamuya transfer edilmez mi ? Bu şekilde yabancı kurumlar devletten bir şekilde parayı talep edebilirler mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teptik olarak ve yasal olarak edemezler ama uygulama böyle olmuyor.

      Sil
    2. Neden hocam 2008 krizinde ABD bankalarının yatırım kuruluşlarının sigorta şirketlerinin kredi kurumlarının borçlarını devlet üstlenmişti TR de bu olmaz mı? Olsun diye değil elbette ya da olacak duruma gelsin diye de değil sadece yasal olarak edemezler dediğiniz için.İyi akşamlar

      Sil
    3. eğer gelişmek istiyorsak bu olmamalıdır; borcu alanda ona riski göze alıp verende sorumludur. tersi ekonomik ahlaksızlık geleneği yaratır. devlet vergileri vs. kullanarak iyi yönetilmeyen ticari şirketleri kurtarmamalıdır... deprem sigortası yaptırma ama deprem olunca vergilerden karşılansın; ürünü sigortalama ama felaket gelince devlet ödesin... bu tür yaklaşımlarla adam olunmaz; abd hata yaptı batmasına müsade edilse aynı hatalar bir daha yapılmazdı; abd devletinin hatası sigorta şirketi ve bankaların gereğinden fazla büyümesini ve kumar oynanamasını önleyecek düzenlemeleri yapmamasıdır, eğer yapılsaydı sistematik sorun oluşmazdı. regülasyon işini devlet yapmalıdır gerisine karışmamalıdır. Türkiye'nin hatası ise sistematik risk yaratacak borçlanmayı önleyecek düzenlemeleri yapmamasıdır; Türkiyedeki politika yapıcıların sorunu miyopluktur, eğer sistematik risk yaratacak bir şey yapılıyorsa devlet onu engellemekle mükelleftir; %100 kredi oranınına yaklaşırken duralım diyen bakanları görevden alıp inşaatçıların ayak suyuna gidersen olacağıda budur. Milletimizin çocuklara eğitim, bilgi, beceri ve bilinç bırakmanın mal mülk bırakmaktan daha önemli olduğunu kavraması gerekiyor.

      Sil
    4. Bence de bugunkü sorunun kaynağı bu kadar basit. Bile bile lades.

      Sil
  10. Gayet net olmuş Çok güzel bir yazı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mahfi Bey Merhabalar,
      Yazilarinizi buyuk bir ilgiyle okuyorum. Bu yazinizi da okudum. Olaya hali hazirda borc verenler acisindan bakiyorsunuz. Siz genel olarak "long position" tarafindan bakip yaziyorsunuz yazilarinizi. Boyle bakinca cok dogru yazdiklaniz. Ama olayin "short" tafindan bakmiyorsunuz. Isin "long" tarafinda olan speculation yapmaz, yapamaz. “Short” tarafinda olan yapar. “Short” gitmek baslibasina olayi speculate etmek demektir. Ornegin bir fon hali hazirda borc vermedi ama borc vermek istiyor Turkiye’ye. Turk ekonomisinin iyi olmasi faizlerin dusuk TL’nin deyerli olmasi bond fiatlarinin yuksek olmasi onlarin isine gelmez. Onlar isin “short” tarafinda. Isterler ki bir firtina olsun, ornegin Turkey 6.125 10/24/28 EUROBOND fiatlari dussun getiri yukselsin. Ilk satis gunu 04/18/18 100.696@6.035 den almak onlar icin karli degil. Onlar istiyorki getiri 8.5% olsun. Fiatin dusmesi lazim. Speculation iste burada basliyor. Bunun deyeri dussun diye hersey yapilir ve hedef deyerine gelemesin beklenir. Eyer kucuk bir acik, bir yanlis yonetim varsa o sirketin, o ulkenin ekonomi yonetiminde bununun ustune gidilip bu buyutulur. Kredi deyerlendirme kuruluslarindan negative haber cikarmak zor degil. Yukarida ki borc buyuk bir borc degil. FX uzerinden speculation yapildiktan sonra yukarida ornek verdigim devlet veya diyer bir cok ozel sektor Eurobond lara niye girilmesin. Biraz uzun oldu ozur dilerim.

      Sil
  11. Çözüm yapısal reformlar diyorsunuz, bunun için iktidar değişikliği şart.

    YanıtlaSil
  12. Çok güzel bir açıklama, teşekkürler. Zaten aklın yolu birdir; bu durumu anlamak zor değil, ama, ne yazık ki, bir de akılsızlığın yolu var.

    YanıtlaSil
  13. Fatih Kömürcüoğlu22 Eylül 2018 16:22

    O zaman bilimsel yöntemle devam edelim. İktidarın önünde 2 seçenek var. 1) Gerçek durumu bütün yalınlığı ile halkına anlatma 2) Onlara duymak istedikleri şeyleri söyleme. İktidar birinci seçeneği tercih etmesi durumunda seçim kazanma ihtimalinin çok azalacağını biliyor ve 2. seçeneği karşılaştığı her zorlukta kullanıyor. Ekonomideki problemler dış güçlerin oyunu, darbe girişimi FETÖcü alçakların işi. Suriye sorunu zalim Esad yüzünden başımıza geldi vs. Özeti, iktidar zaman kazanmak işin elinden geleni yapıyor. Bu zamanı işleri düzeltmek için mi kullanacak yoksa gittiği yere kadar gitsin mi diyecek bunu zaman gösterecek. İşleri gerçekten düzeltme niyeti varsa halkına acı ilacı içirmek için hangi argümanı kullanacak zamanı geldiğinde öğreneceğiz.
    Temel tezgahta tanesi 5 TL'ye hamsi satıyormuş. Bir müşteri bu niye bu kadar pahalı demiş. Temel de bunu yediğin an zekan 4'e , 14'e katlar demiş. adam almış bir tane yemiş eee demiş hiç bir şey olmadı. haa bi tane daha ye bakalum yemiş, gene bir şey olmamış. 3 , 4 adam en sonunda, sen demiş galiba beni kandırıyorsun. Temel: bak zekan nasıl açılmaya başladı.
    Bizim iktidarın böyle pişkinlik edeceğini sanmıyorum ama sonunda halkımızın ya kafasına dank edecek ya da gerçekler yalın kılıç aramıza dalacak. o zaman da ortalık çok fena toz duman olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence hükümet zaten yolunu seçti, gelir transferi yoluyla zengin ettiklerini veya beraber zengin oldukları kesimi korumak. Bedeli de kalan orta kesime ödetmek.

      Sil
  14. Zaten ne çıktıysa anlamamak isteyen insanlar üzerinden çıktı.

    Başarı benim, başarısızlık dış güçlerin.

    Bu durumda iş bankasının hisseleri konuşulur mu be konuşulur mu? Allah tan korkun ALLAH tan.



    YanıtlaSil
  15. Hocam sınavlara hazırlanırken yazılarınızı da okuyup notlar alıyorum. Çok sağolun.

    YanıtlaSil
  16. Hocam önceklikle her zaman olduğu gibi bu bilgi dolu ve ufuk açıcı yazınız için teşekkür ederim.

    Benim merak ettiğim şu; Avrupa ve Amerika’ya olan borçlarımızı ödeyemez duruma gelirsek, bu onların zor duruma düşmesine yol açacak kadar büyük bi etkiye sahip midir? Türkiye’nin zor duruma düştüğü zaman IMF’ten borç alması ve onun politikalarına bağlı kalmak zorunda olması bu durumu tersine çevirmez mi?
    Eldeki verilere bakarak az buçuk bilgimle de olsa ekonomimizin bu hale dış güçlerden dolayı gelmediğini elbette inkar etmiyorum ama kafama takılan noktaları sormak istedim. Teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bakın Yunanistan'ın dış borcu bizden düşüktü ve ödeyemez duruma gelince neler oldu? Oradan çıkarın.

      Sil
  17. Hocam elinize sağlık,

    3 sorum mevcut, birinci konuyla alakalı ikinci dolaylı yoldan alakalı sonuncu da alakasız diyebiliriz.

    - Türkiye'nin yüksek dış borç stoğuyla beraber, dışarıya da aynı oranda bağımlı olduğunu söyleyebilir miyiz ? Yani burada ana hedefin "Türkiye mümkün olduğu kadar az gelişsin, ithalat bağımlısı olsun ama batmasın da" tırnak içindeki ifade olduğunu söyleyebilir miyiz ?

    - Ayrıca kapitalist sistemde teorik olarak her ülkenin gelişmiş ülke olması mümkün müdür ?

    - Venezuella malum çok ciddi miktarda emisyon hacmini yükseltti ve parasının bir değeri kalmadı. İleri de ekonomi normale dönmeye başladığında bu paralar imha mı edilecek ?

    Şimdiden teşekkür ederim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. - Söyleyemeyiz çünkü kimse kimseye zorla dış borç vermez. Dış borcu alan verenden daha fazla sorumludur. O nedenledir ki Osmanlı dış borçlarını ödemek zorunda kalan Cumhuriyetin ilk kuşakları dış borç almamaya azami özen göstermişlerdir.
      - Mümkündür ama her ülkenin her bölgesinin gelişmiş olması pek mümkün değil gibi görünüyor.
      - Muhtemelen para birimini değiştirecek.

      Sil
    2. - Kapitalist sistemde borçlanmanın anlamı parasal borçlanmanın dışında pek çok yükümlülük almak olabilir.

      - Bir ülkenin gelişmesi için kendisinden önce gelişmiş bulunan ülkelerin gelişim aşamalarını aynen kaydetmesi gerekmez. Her ülkenin gelişmesi için gelişim öğretisini uygarlığa katkı sağlayacak biçimde düzenlemesi, bunu sağladıktan sonra, isterse hiçbir dizgeye eklemlenmesi de gerekmez.

      Sil
    3. Fatih Kömürcüoğlu23 Eylül 2018 22:52

      Hocam Venezuela para birimini değiştirdi dediğiniz gibi. Egemen Bolivar olarak yeni bir para çıkardı.

      Sil
  18. Hocam dış güç vardır yoktur bilemem de tüm ülke olarak aynaya mı bakarız, çuvaldız mı batırırız, testi mi kırarız...bireyden şirkete ve devlete herkes şapkasını önüne koyacak..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elli yıldır aynı sorunla uğraşıyoruz. Aynaya bakmıyoruz.

      Sil
  19. Durumu doğru ve anlaşılır bir şekilde anlatmışsınız,elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  20. Son derece güzel bir yazı.Hocamızı eleştiren bazı yorumcuların haddi aşan ifadeleri,bilgiçlik taslamamarına üzüldüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, üzülmeyin bu hep var.

      Sil
  21. hocam degerli fikirleriniz için öncelikle teşekkür ederim. Şu an tek konu abd. yalnız abd nin saldırdığı tek ülke biz değiliz. adamlar borçlanır sonra yönet politikasindalar. çin in afrika giriismene tepkisini izlemişsinizdir. afrikayı borçlanırım boyundurukbaltika alacak diye feryat ediyor abd zira kendi politikası da aynı. Şuana kadar dik durduk dik durmak gerek tabi üreterek. tarım ülkesi dediğimiz ülkemizde arpa tohumu için uluslararası ihaleye çıkamamak lazım. uçak diyoruz silah diyoruz ama tohum üretmekten aciziz.

    YanıtlaSil
  22. Çok güzel bir konu ele aldığınız için teşekkür ederiz. Evet kim alacaklı konum da iken alacaklı nin işine çomak sökük işine mani olup ta alacağını tahsil edememek için uğraşır. Ekonomi de bir konu yok birden çok konu var. Yani kim ticari ilişkiler de insanlar birbirlerinin iş yapamaması için elinden geleni yapsın. Türkiyede üretmek yok ( tabi insaat hariç ) ve cari dengemizi kontrol altına alamadığımız sürece ekonomik krizden ya da spekülatif ataklardan nasıl kendimizi koruyabiliriz. Evet bir kriz kaçınılmazdı. Biz krize hiç hazirlanmadiğimiz gibi halada kriz yok ya da kriz e hazırlanmamaya çaba sarfediliyor gözüküyor. Ciddi anlamda kriz var bu bir gerçek. Bir ayda bir çamaşır makesine 400 lira zam gelirse ki sadece bu zam eylül ayı için olmayıp diğer aylarda geldiğinde nisan ile mayıs fiyatlarıyla şuan eylül ayı arasındaki fiyat neredeyse 2 katına çıkmış. İnsanların alım gücü düşüyor. Hem alım gücü düştüğü halde fiyatlarda ileriye gidiyor sanki herkez elinden geldikçe daha ileriye gitmesi için saba sarfediyor gibi. Krizden birlikte çıkmanın çabaları yerine ben krize girmeyeyim de başkası girerse girsin umrumda değil düşünceyle ve bilinçsiz adımlar bence olmamalı. 
    Çok şaşırdığım bir örnek:Yıllar önce bir mağazası olan abimizin 99 yılında depremde yaşadık. Allah ölenlere rahmet ve kalanlara sabır versin. Mağazanın mal sahibi işyerine gelip hal hatır soruyor ve geçmiş olsun dedikten sonra bir kaç ay kira almıyorum helali hoş olsun diyip gidiyor.
    Tabikide deprem ile ekonomi kriz hiç aynı şeyler değil. Sağlık can bunlardan öte ekonomi krizler bile önemli değil.
    Hakkımızda hayırlısı olsun.

    YanıtlaSil
  23. http://m.gazetevatan.com/murat-celik-1190662-yazar-yazisi-failler-belli-ve-piyasa-bir-saldiri-daha-bekliyor/

    Hocam ben bu linkteki yazıyı okumuştum ama siz ne dersiniz bu yazıya?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir ülkenin parasının rezerv olmasında alacaklarını tahsil edebilme gücünün de katkısı var, demek ki...

      Sil
    2. Hocam, neden "Hiç birşey" cevabı yazdınız? Bunu da gerçekten öğrenmek isterim.. değer mi görmediniz? Yani ne anlamda "hiç birşey?

      Sil
    3. Yahu.. Hoca yukarida acik bir sekilde yazmis.Yani O linkteki yazinin cevabi yukaridaki yazi. Anlayamadin mi.?

      Yoksa sen Hocanin yazisini okumadin mi? Okumus olsaydin bu soruyu sormazdin.

      Failler belli diyor yandas. Reis ne diyor? Ayni seyleri.. Eyyy amerigaa..Eyyy lynch...Eyyyy Faiz lobisi..

      Anladinn.?

      Sil
    4. Sayın bay/bayan,

      1.Ben hocamızın yazılarını dikkatle okurum.
      2. O linkteki yazı bana mantıklı gelmişti
      3.Olayları, yandaş mı değil mi önyargısı ile değerlendirmem
      4.Ben hocamıza sordum,size ne?
      5.Bi akıl küpü siz misiniz?
      6.Ben bu bloğa, hocamızın başka yazılarına da yorum yazdım, gayet açık ve öğretici cevaplar aldım. .size ne?

      Sil
  24. Bu zamanda televizyonlarda ekonomi konuşmaya bile hukukçu siyasetçi kişiler çıkıyor, onlarda eveleyip duruyor;sizleri televizyonlarda görmek istiyoruz. Haber kanalları aynı kişileri değiştirip duruyor,ortada yorumcu bile yok maalesef.

    YanıtlaSil
  25. özetin özeti bunun üstüne yazıyazmak aymazlıktır bilim bilmemektir teşekkurler sayın MAHFİ bey

    YanıtlaSil
  26. Hocam haklısınız dış güçler lafı hikaye ama öyle yada böyle bu borç ödenecek.Gecikirsede muazzam faiz ödüyorsunuz.Sahsen ben borç veren olsam gecikerek ödemesini isterim.ayrica spekülatör olsam zayıf ekonomiye borcu yüksek ekonomiye saldırırim.Devletin başlıca gorevi bu saldırıları def etmek zaten.Bahane uretip kabullenmek şahsen yabancıyı daha çok cezbeder.Nasilsa önlem almıyorlar die

    YanıtlaSil
  27. Çok yüzeysel iyi niyetli bir yazı, fakat ben katılmıyorum. Avrupa, ABD bizim hiçbir zaman geliş miş ülke statüsüne çıkmanızı istemez. Hep pazar olmamız, iki ileri bir geri halimiz onların istediği durumdur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Avrupa ve ABD karışmasa biz gelişmiş ülke statüsüne yükselecektik diyorsunuz sanırım.

      Sil
    2. Tabii ki bütün suçu ABD ve Avrupa'ya atamayız ama 1946'da başlayan süreç ile ülke eğitimine,sanayisine,ekonomisini özerklikten çıkarmak üzere hamleler yapan da "dış güç" İngiltere ve ABD idi.

      Bence değerlendirirken bizim toplumda sürekli gördüğüm temel yanlış şu.

      Bütün Türkiye vatandaşları aynı düşünceye sahip olmadığı gibi, bütün ABD vatandaşları da aynı düşünceye sahip değildir.

      Türkiye'nin temel sorunlarını 50 yıldan daha uzun bir süredir çözememiş olması gerçeği ve bu konudaki muazzam başarısızlıkları ABD ve Avrupa topluluğunun ekonomimize yaptıkları kontrol girişimlerini örtbas etmez. Bu bağlamda 2002'den sonra Türkiye'de görülen 10 senelik doğru ekonomi politikaları da maalesef yine yabancı dostlarımızın girişim ve gayretleri ile olmuştur.

      Bugün geldiğimizde de iç sorunlar olmasına rağmen bir ekonomik krizden söz ediyorsak bunu sadece iç dinamiklere bağlamak mümkün olmasa gerek...

      Kanaatime göre son 16 senelik hikayenin özeti şu,

      "Kazanın doğduğuna inandık, şimdi de kazan öldü, ona inanmıyoruz."

      Sil
  28. Ucuncu bir veri de ulkemizde faiz saksakcilarinin ve faiz ile her turlu sorunu cozebilecegini dusunen iktisatcilarin varligidir.

    Gercek ise borc verenlerin en yuksek faiz ile bu borcu vermek isteyecekleridir.

    O halde ABD ve Avrupa ulkeleri Turkiye'ye daha yuksek faiz ile borc vermek icin faizlerin yukseltilmesini saglamaya calisacaklardir. Ve elimizdeki verinin sayesinde de bu isi kolaylikla basarmislardir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu çok doğru bir tespit değil. 2005 - 2008 arasında bu dediğiniz ülkelerin yatırımcıları TC tarihinde görülmemiş miktarda (3 yılın toplamı kabaca 60 milyar dolardır) doğrudan sermaye yatırımı yaptılar Türkiye'ye. Borç değil, faizli değil doğrudan yatırım. Türkiye, AB ile olumlu ilişkisini sürdürse bu devam edecekti.

      Sil
    2. ABD ve Avrupa devletleri dedigimizde aslinda beraber hareket eden bir bloktan bahsetmiyoruz. Bu ulkelerde ureterek, namusuyla para kazanmak isteyen bir cok insan var, hatta digerlerinden cok daha fazladir. Bu insanlar Turkiye'den uzaklasti.

      Sil
  29. Dış güçler bizi güçsüz ülke olarak yaşatmaya devam eder, batırmaz. 80 milyon kişilik bir pazar var. Mal satıyor, Türkiyede üretmesi de şart değil. Borcumuz da var. Bi şekilde ödüyoruz. Yıllardır ekonomik terörist Türk vatandaşları onların mallarını Türkiye ye pazarlayıp sattı , iç üretim her alanda bitti. Biz güçlü ülke olmalıyız. Devlet ve tüm siyasiler 80 milyon tc vatandaşına adil ve kanunsal olarak eşit olmalı. Üretmeden olmaz. Teknoloji, makina, tıp alanlarında yerli ve milli olablirsen güçlenirsin. Gerisi boş laf

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye ciddi olarak üretim yapan bir ülke. Buluşu yok. Sorun orada. Buluş olmayınca katma değer de olmuyor ve yapılan üretim fason üretim haline dönüşüyor. Buluş yok çünkü bilimsel eğitim ve araştırma yok. Bilimsel eğitim ve araştırma yok çünkü bunlar çok özenli ortamlar isterler. Liyakat ister, haksızlık istemez, bilim insanının kollanmasını ister, bilim dışı insanların değil. Bunlar olmaz bu ortam sağlanamazsa buluş da olmaz katma değer de.

      Sil
    2. Turkiye yeterince uretim yapamiyor, bulus sudur budur once yeterince uretim sevisesine gelince zaten olusur. Turkiye yeterince uretim yapiyor demek dogru sorun tespiti degildir.

      Zaten uretim seviyesi belirli olgunluga gelen sektorler bulus yapmaya basliyorlar. Ornegin Turkiye'de beyaz esya sektoru buna guzel bir ornektir.

      Sil
    3. Politikacıların oy canbazlığı ülkenin parasal birikiminin tarımsal nüfusa kaymasına neden oldu. Mühendisler dışındaki bilim insanları yüksek ücret verilen dönemlerde yararlanamadı. Devrim otomobili vb. Cemal Gürsel döneminde Türkiye, gelişmemişlik sorununun sadece paylaşım sorunu olmadığını anladı.

      Sil
    4. Türkiye ciddi üretim yapan bir ülke derken..Alin size ilk 20

      En son kalem olan Findik ihrac miktarimiza bakiniz. Aslinda ciddi anlamda hicbir sey üretmedigimiz hemen anlasilir. Findigi kelepir fiyatina üreticiden al.. küresel sülüklerle anlas ranti cebe indir. Sonra Dünyanin en fazla findik üreticisi ve ihracat yapan ülkesi Türkiye diye övün.

      Otomobiller: 11,8 milyar ABD dolar
      Altın (işlenmemiş): 6,6 milyar dolar
      Kamyonlar: 4,8 milyar dolar
      Kuyumcu: 4.1 milyar dolar
      Otomobil parçaları / aksesuarları: 4.1 milyar $
      İşlenmiş petrol yağları: 3,7 milyar dolar
      Tişört, yelek (örme veya tığ işi): 2,9 milyar $
      Demir veya alaşımsız çelik çubuklar: $ 2.6 milyar
      Kadın giyim (örgü veya tığ işi olmayan): 2.5 milyar $
      İzoleli tel / kablo: 1,9 milyar $
      Halılar, diğer tekstil yer döşemeleri: 1.8 milyar $
      Buzdolapları, derin dondurucular: 1.8 milyar $
      Formalar, kazaklar (örme veya tığ işi): 1.8 milyar $
      Pistonlu motor parçaları: 1,7 milyar $
      Toplu taşıma araçları: 1.6 milyar $
      TV alıcıları / monitörleri / projektörleri: 1,5 milyar $
      Erkek takım elbiseleri, pantolonlar (örme veya tığ işi hariç): 1,4 milyar $
      Sıcak haddelenmiş demirli veya alaşımsız çelik ürünleri: 1,4 milyar $
      Muhtelif mobilya: 1.3 milyar $
      Çeşitli fındık: 1.3 milyar $

      Sil
  30. Neo-librelizmin bilimle ilgisi yyok! Teknik ve temel analiz öznellikle sakatlanmıştır. Özel sektör döviz borçları, özel sektörün yurtdışındaki yatırımlarıyla karşılanamayacaktır.

    AKP döneminin Türkiye için Menderes-Özal dönemlerinden daha kötü sonuçları olacak! Örneğin AKP dönemi; özellikle yandaşları için geri dönüşsüz ve düzeltilemez sonuçları olacaktır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Serbest piyasa ekonomisinde 'arz-talep dengesi' vb. tutarlılık savı var. Ne küreselleşme, ne de neo-liberalizm tutarlı birer dizge olabilir.

      Sil
  31. Türkiyenin borcunun bitmesini de kimse istemiyor zaten. Borç ödensin isteniyor doğru ama bitsin de istenmiyor. Ekonomik bağımlılık birçok yaptırımıda beraberinde getirebiliyor. Biraz bilimsel verirlere dayansada irritatif bir yorum olmuş kanımca.

    YanıtlaSil
  32. Sayın Eğilmez, halk diliyle yazdığınız yazı için çok teşekkürler. Yazınıza destek olarak; Yönetim açıkça; "kusuruma bakmayın bunlar benim hatam, elime yüzüme bulaştırdım, her şeyi berbat ettim" diyebilir mi? Kendi ayağına kurşun sıkar mı? Yaptıkları yanlışları açık, açık söylerler mi? Böyle durumlarda yaptıkları iki şey var, birincisi gündemi değiştirme çabaları, ikincisi ise durumu başkalarının üzerine yıkmak, yani günah keçisi yaratmak. Çokbilmiş Cumhurbaşkanımız hem kriz, miriz yok diyor, hem de dış güçler ekonomimizi krize sokuyorlar diyor. Bunların hangisi doğru?

    YanıtlaSil
  33. bende aynı şeyi yazacaktım . Siz olayı kurumlar açısından irdelemişsiniz sayın Mahfi hocam . Hükümetler noktasında Amerikan hükümetinin tavrı bu yazıya pek uygun düşmüyor .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru ama Amerikan hükümeti sonuçta o kurumlardan çok etkilenir. Öte yandan Trump sadece bize değil bütün dünyaya karşı benzer bir tavır sergiliyor.

      Sil
  34. Hocam Imf ile temas olduğu, 150 milyar $ ‘lık bir paketten bahsedildiği ve 2019 yılı için öngörülen 30 milyar $’lık toplam kredi batağı için teminat istendiği, buna karşılıkta MB başkanlığı, Bddk başkanlığı ve maliye bakanlığının istendiği “Söylentileri” var. Boyut bu kadar büyük olabilir mi ve doğru olduğunu varsayarsak istenen bedel bir nevi duyunu umumiye değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunları duymadım, bilgim yok.

      Sil
    2. Adsiz 20:03 hakli olabilirsiniz. Öyle görünüyor ki her sey tikandi. Acikladiklari ekonomi peogramina kargalar bile güldü. IMF den baska siginacaklari Liman kalmadi.

      ASO baskaninin aciklamasini okudunuz mu? Isci maaslarini Devlet ödesin biz de isci cikarmayalim diyor.

      Bu korkunc bir durum. Bu teklifi acik bir sekilde dile getirebiliyorsa, durumun vehametini varin siz degerlendirin.

      Sil
  35. Sayin hocam ,konuyu soyle dusunursek olaya farkli bir yorum getirmis oluruz.
    Tefeci verdigi borc ana para ve faiz olarak surekli bir dongudedir. Borclu her donem faiz odeyerek bir zamam sonra aslinda anaparyi tefeciye odemis olur ve tefecinin ana para riski sifirlanir. Surec devam ettikce birclu odedigi faizleri aslinda tefeciden borc olarak almaya baslar. Yani tefeci ana parayi topladi ve artik hic kendi parasini kullanmada borcludan topladigi faizleri yekra borc olarak vermektedir. Bir noktadan sonra borclunun odeme zorluguna dusmesi veya batmasi tefecinin isine gelir. Bu sayede borclunun mali,mulku,isletmesi,markasi neyi varsa alir gecer ve hepsi bedavaya gelir. Son 15 senede odedigikiz ozel sektor ve kamu faizler sayseinde kimsenin bizde ana para riski yoktur diye tahmin ediyorum . Saygilar

    YanıtlaSil
  36. Başına gelen her belada düşmanı suçlayarak halkı rahatlatan ve kendi hatalarının sorgulanmasını erteleyen irade,ya sorundan ya da halkın samimi duygularından yararlanıyor olabilir.

    YanıtlaSil
  37. Hocam 3 yıl önce insanlar para biriktirmek için TL yı altına çevirip o şekilde birikim yoluna gidiyorlardı TL değer kaybettiği bu zamanda nasıl bankalardan kredi çekmeden paramızı biriktirebiliriz

    YanıtlaSil
  38. Hocam yapısal reform demekten dilinizde tüy bitti ,bu kadar
    önemliyse neden iktidar bunlara el atmaz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önemli olduğu kadar zor ve sıkıntılı da ondan.

      Sil
    2. AKP, müslümanlığı faşizm yoluyla neo-liberalizme tahvil etti. Gerekçesi de A.B.D. dolarının 'rezerv' para olması. Bunun temelinde gerçekten hastalıklı bir yapı olmalı!...

      Sil
  39. Kerem İnanır22 Eylül 2018 20:52

    Hocam kısa ve öz gene çok güzel bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık, sevgi ve saygılarımla 😊

    YanıtlaSil
  40. Hocam bbc gibi yerde yazdıklarınıza buradan link verseniz çok güzel olur. Sosyal medya kullanmıyorum, o yüzden başka yerde yazdıklarınızı kaçırmayalım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ona bir bakalım mümkünse (telif açısından) link verebilirim.

      Sil
  41. Hocam şu küresel ticaret savaşı hakkında kapsamlı bir yazı yazsanız da biz de istifade etsek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir kaç kez yazdım bir daha yazayım.

      Sil
  42. Hocam bu söylenen zaten iktidardaki partinin yalanı bunu akıllı olan herkes biliyor ve görüyor.
    Madem dış güçler bizimle alay ediyor oynuyor ozaman neden yine ABD de yatırımcı arıyorsunuz neden İngilterede büyük yatırımcılardan para bekliyorsunuz ve neden kötü AB ülkelerine yatırım yapın gelin diyorsunuz ve hatta fransa ile savunma anlşamaları imzalıyor Almanyaya güneş enerji ihaleleri veriyorsunuz.
    Bu İktidar kadir kıymet bilmeyen sıkışıncada yalan söylemekten halkını asgari ücret denen ev kirasına çalıştırmaya utanmayan çekinmeyen firmalara destek olan büyük yatırımcı derken büyük rantçılara destek olan bu hükümet değil mi.
    ABD ile her konuda sözde papazız ama ekonomi başka diyor hükümet yetkilileri ve dolar getirin diyoruz bize yatırım yapın borsa şuan alım için en uygun zaman bedava en düşük fiyatlar bizde gelin faizden alamayacağınızdan daha fazlasını alın diye yalvarıyoruz. Neden borsada hisseler düştü düşükten alın çok kazanın sizde kazanın bizde para çevirelim para yok demezler ama kazan kazan diye uydurma bir saçmalıktan bahsederler. Eğer biri kazanıyorsa diğeri kaybediyordur. Kim daha iyi teknoloji ürettiyse o kazanacaktır tabiki ama kazan kazan yalanı küreselleşmede uydurulmuş gerçekliği olmayan pazarlama yalanı.

    Son olaral madem dış güçler var ve bize kötülük yapıyorlar ozaman halka açıklasınlar kim olduklarını muğlak konuşma yapmasınlar. halk kimler olduğunu öğrensin net şsim versinler kimse onların ürününü almasın ve ilişkileri keselim niye kesemiyoruz ilişkileri madem düşmenımız ozaman iş bitsin.
    bunlar hikaye senaryo kısmı halkı kandırmak için iç siyaset kısmı içerde halkı galyana getir ama dışarda yapılan anlaşmaları yatırım diye yuttur.

    Biz yanlış dememek için suçu hayalet olan dış güçlere at sonrada hayalet ülkelerden para iste bana para ver yatırım yapın zordayız de ve kameralar önüme çıkınca kazan kazan ile iki ülkede kazanacak de poh hahahaha bu nasıl uydurma yuh beeeeeeeeeee

    YanıtlaSil
  43. Hocam yazımızın bir kısmında ülkemizin ekonomik sıkıntıya girmesinde krizden yeni çıkan ABD ve AB ülkelerinin ciddi sıkıntılar yaşayacaklarından bahsetmişsiniz.
    Bizim onlara borcumuzu ödeyemeyişimiz onları o kadar çok etkiler mi? Demem o ki biz dünya ekonomisinin çoğunluğuna sahip ABD ve AB yi krize sokabilecek kadar büyük bir ekonmimiyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yunanistan'ın borcunu ödememesi bile sıkıntı yarattı biliyorsunuz.

      Sil
  44. Hocam dış güçler olayını yanlış algılamış ve yorumlamışsınız ,aslında kastedilen Fetö ve dünyaya yayılmış bilimum terör örgütleri yapılanmalarıdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kim olursa olsun. İçeriden yarattığımız riskler dışarıdan yaratılanların kat kat üstünde.

      Sil
  45. Hocam son sınıf iktisat öğrencisiyim.
    Sizin tecrübeleriniz ve tavsiyeleriniz benim için altın değerinde.
    Hocam okulum bittiğinde son yaşanan tabiri caizse kpss ve mülakatlarda adam kayırma olayları beni kamu sınavlarına hazırlanmam konusunda çok olumsuz etkiledi bu doğrultuda kendimi özel sektörde çalışma (bankalar,şirketler vs.) yoluna itti.
    Sizce düşüncem yanlışmı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi hazırlanmış bir kişi ne kadar kayrılma da olsa sınavı kazanabiliyor. Ama yine de iki tarafı da düşünerek hazırlanmak her zaman iyi bir seçimdir.

      Sil
  46. AKP küreselcidir bunu artık aklınızdan çıkarmadan analiz yapın yorumcu arkadaşlar. Türkiye ulus devlet üniter yapısı Türkiyede yaşayan herkese Türk vatandaşı denir diyerek Mustafa Kemal Atatürk ulus devleti kurmuştur yani Başkanlık denilen fedaratif sistemi istememiş kendisinden sonrada istişare eil yani ortak akılla yönetilmesini sağlamak için Cumhuriyet kurulmuş üniter devlet olarak.
    Şimdi Mustafa Kemal Atatürk ulusalcı yani kendi milli menfeatlerini en ön planda tutan ve üretim için herzaman ülkemizde üretime bilime ve yatırıma önem vermiş birçok fabrikalar kurdurmuş eğitimdede kendi Öğretmenler yetiştirmiş tek başına bunu başarmıştır.
    Ulusalcı olmayan yani küreselci olan AKP ve daha önceki Adnan menderes ABD yi ilk Türkiyeye sokan adamdır ve Marshall yardımları denen sözde bize para vererek kendi mallarını bize pazarlamayı başarmıştır kısaca bizi aslında ilk dışa bağımlı yapan Adnan Menderestir.
    Daha sonra Turgut özal küreselci zihniyetin devamı olarak birçok yenilikle ki bunlar genelde dışarda üretilen ürünlerin Türkiyeye girmesini sağlayarak kontrolsüz şekilde ürettiğimiz üürnlerin aynısı pazara sokulup satış yapılmasına yani dışa açılmasına izin vermiş ABD ye tam bağımlı olduğumuz süreç başlamıştır ve ABD her zaman sözde İslamcılar üzerinden Türkiyeyi yönetmiştir.
    En son AKP kurulmuş ve ABD ne isterse yapılmış Türkiye kendi ürünlerini üreten birçok fabrika kapatılıp yerine ABD menşeili ve yabancı bayraklı firmalar ile ilişkiler kurulup komisyonlar karşılığı tohumlarımız yok edilmiş köytur gibi büyük tavuk üreticileri mudurnu tavukçuluk gibi niceleri batırılmıştır. Şeker fabrikaları Amerikan cargill firmasının istediği üzerine yok edilip NBŞ denilen ucuza üretilip zehir saçan şekerimsi ürünlerle kanser gibi hastalıklar yaygınlaştırılmış dahası şeker tansiyon haşhimato yani troid bezi hastalıkları depresyon stres denilen vucudün immun sistemini yok eden tüm ürünler insana verilip bağışıklık sistemi tamamen ortadan kaldırılıp kendi kendini imha eden insanlar ortaya çıkarılmıştır.
    Küreselciler: Adnan Menderes, Turgut Özal ve Recep Tayyip Erdoğan evet hepsinin ortak noktası ülekmizi geliştiriyoruz diyerek dış pazara ülkeyi teslim etmek olmuştur açıkcası bugün şikayet ettiğiniz konular bunlardır ve kim kimi dışa bağımlı hale getirmiş ortadadır.
    Bunlara karşı gelenler ise Ulusalcı Atatürkçü Milliyetçi yenilik düşmanı olara medyada lanse edilmiş ve hepsi karalanmıştır. Hatta hocaları Rahmetli Necmettin Erbakan bu Küresel yapılara karşı olduğu için kendisi istenmemiş ve partisinin içinden diğer diyasiler toplanığ yeni parti kurdurulmuş ve desteklmiş ülkemizde bugün ne olduğunu bilmediği savları savunur hale gelmiştir.
    Son söz Rahmetli Necmettin Erbakanın dediği gibi; dış güçlermiş hadi oradan , hadi oradan, sen kimi kandırıyrosun yahu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocadan fazla yazı yazmışsınız. Hocaya haksızlık oluyor bu durum.

      Sil
    2. Dogru söze ne denir.. Fakat cok gec. Ati Alan üsküdari gecti.. Bu saatten sonra bu ülkeyi kurtarabilecek hicbirsey kalmamistir. Nakis gibi islendi. Son asamaya geldik. Milli bütün degerler ayaklar altinda cignendi, ulus Devlet istenilen kivama geldi.. Ekonomik darbe de vurulmak üzere. Kendiliginden lime lime dökülecek ve dagilacak. Bu millet ekzigini biciyor.

      Sil
    3. Herkes kafasina gore ulusalcilik yani nasyonalizm tanimi yapiyor. Kafasina gore yucelttikce yuceltiyor. Turkce cevirileri var acin okuyun Halk Parti'nin programini. Kemalist ulusalcilik kendine ozgu irkci, korumaci ve sovenist bir ukusalciliktir ve Turkiye'nin bugun icinde bulundugu durumun en buyuk musebbibidir.

      Sil
    4. Adsız 13:14
      Ulus devlet yapısı anlatılmış üniter devletin tek merkezden yönetildiği, Federatif sistemde her eyaletin kendi kanunlarını koyabildiği bir düzen ile Atatürk'ün kurduğu üniter devlet yapısı arasındaki farklar değil anlatılmak istenen Atatürk Milliyetçi ulus devlete ve kendi ulusuna çıkarlarına sahip çıkan kendi üretimini güçlendiren dışarıya bağımlı olmayan kendine yetebilecek sonrada ilerlemeyi sağlayacak eğitim benim anladıklarım.
      Senin bahsettiğin kelimelere takılma meselesi ise Halk partisi programı kimseyi ilgilendirmez herkes kendine göre tanım yapar bu zaten yeni üretilmiş ulusalcılık kavramı yeni yeni ortaya atılmış bir kelime ama Atatürk zamanındaki ulusçu kelimesi yerine ulusalcı denilmiş bu kendi ulusunu ve ülküsünü kuran bir liderden bahsediliyor. Siz şövenist demişsiniz yani aşırı ırkçı demek istiyorsunuz, peki nezaman aşırı ırkçı gördünüz siz yaşınızmı yetmiyor İngiltere vatandaşları kadar ırkçı yada israil kadar ırkçı insan mı var dünyada ki Şövenist kelimesini kullanmışsınız. Beğenmiyorsan ABD de yaşa her kesimden var içinde tıpkı şuan Türkiyenin suriyeli afgan ıraklı türkmen özbek aldığı gibi heryerden adam var maden istemiyorsun biz çok memnunuz Atatürk sisteminden felsefesinden de hatta milliyetçiyiz de arkadaşım. Sen suriyelisin galiba yada AKP li. Türklere düşmanlığınız türklerin sayfasına yazacak kadar heyecanlı olma bence. Ayrıca istediğimiz gibi yaşarız milliyetçi oluruz milli oluruz Atatürkçü oluruz canım ne isterse olurum ama ırkçılık bizde yoktur türklerde yoktur Türkiyede ırkçılık mı gördün konuşuyosun ne islamda ırkçılık var ne Türklerde zaten olsaydı osmanlı tebası içinde çeşit çeşit insan yaşayamazdı yada ABD de ki gibi afrikalılar 10. sınıf sayılırdı. Siz dış güçlerden daha tehlikeli iö güçlersiniz ırkçılık en sert ülkücüde bile yok ülkücü ırkçı değil kendi milletini soyunu seven sevdası davası türklük milliyetçiliktir bunada kimse niye seviyosun diye soramaz. Kişi kavmini sevmekle kınanamaz.

      Sil
    5. Son 60 yildir ABD güdümlü Malum partiler ülkeyi yönettikleri halde icinde bulundugumuz bu rezil durumu gelip Halk Partisine baglamak hangi aklin düsüncesidir. Bu nasil gaflet ve uyku halidir. Akil tutulmasi degil aklin yitirilmesi olsa gerek. Beter olun.

      Sil
  47. Hocam ülkemiz yapısal reform yapamaz mevcut hükümetle.. Yapılması gereken reformlar onların sonu olur..
    Çok geç kaldık reformlar için..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geç kaldığımız çok doğru ama her geçen gün kaybetmeye devam ediyoruz.

      Sil
  48. Trump avrupa ve çin ilede uğraşıyor. Herkese ticaret savaşı açtı ama onlardan hiçbirinin ekonomisi bizimkisi kafar etkilenmedi. Neden? Önce bu sorunun cevabını bulmaya çalışırsak gerisi daha kolay anlaşılır. Ülkende üretip ihraç ettiğin ortalama 100 doların 80 dolarlık kısmı ithal girdilerden oluşuyor. Birde kazancından çok daha fazlasını düşman yada değil ama dış güçlerden borçlanmış ve harcamışsan, beton ve araba gibi gelir getirmez yatırımlara... sonrada trump dış güç bilmem ne gibi hiç bir somut biçimi olmayan düşman icat edip hatalarını örtbas etmeye çabalarsın. Medyanın nerdeyse tamamıda kayıtsız şartsız elindeyse hikaye ne kadar palavra olurda olsun alıcısı çıkıyor

    YanıtlaSil
  49. Hocam herşeye katılıyorum bir tek zor duruma düşmememiz için ellerinden geleni yaptıklarına inanmıyorum. Ne kadar kötü ekonomi o kadar tehdit. Bu tehditlerle Türkiye’yi bir taraflara çekmeye çalışıyorlar. Yoksa neden Suriye de Türkiye ABD askerleri ile ortak eğitim yapsın. Eğer bunu karşılıksız yapıyorsa neden Rusya’nın yanında. Galiba bilmediğimiz çok şey var sonumuz hayrolsun. Üretimi durdurup dışa bağımlı olursanız o dış güçler dediğiniz sizden hep daha güçlü olur, siz de onlar ne derse yapmak zorunda kalırsınız.

    YanıtlaSil
  50. Mahfi Bey Merhabalar,

    Gene güzel bir yazı kaleme almışsınız. Elinize sağlık.
    Farklı bir disiplinde çalışan biri olarak, ekonomi bilimini daha iyi anlamak adına tavsiye edeceğiniz yerli ve yabancı kaynaklar nelerdir? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Bu tür kaynakları zaman zaman blogda yazıyorum.
      Benim Kolay Ekonomi kitabımla başlayabilirsiniz.

      Sil
  51. Hocam göçmen tutma kapasitesi + dış borçlu ülkenin batmasının istenmemesi, durumlarını sadece iktisadi bakış açısıyla değerlendirme olarak görüyorum.
    Halbuki böyle bir amacın birçok yönü olup iktisadi bakış açısıyla çözümleme yapmak tek başına yeterli gelmeyecektir.

    Tabiki hocama katılıyorum bizim ekonomimiz dış müdahalelerden etkilenmeyecek derecede sağlam olmalıdır. Aslanlar da avlanırken gidip boynuz yiyeceği avı seçmiyor en zayıf avı seçiyor. Ekonomimiz zayıfsa saldırırlar.

    Bilindiği gibi ABD birçok ülkeye demokrasi getirme bahanesiyle iç savaşa neden olan ve siyasi istikrarsızlık oluşturan operasyonlar yapmıştır.
    Amaç dünya'ya hakim olan en güçlü devlet olmak ve bu güce sahip olan devlet için ise diğer devletlerin bu güce ulaşmasını engellemek.
    Amacını gerçekleştirmek isteyen, varsayalım ABD Başkanı ya da Rusya Başkanı; Amaçları doğrultusundaki ülkelerin başkanını+hükümetini işbirliği görünümü altında yöneterek O ülkeyi amaçlarıma hizmet eder hale getirmek ister.
    Bu ülkenin sömürülecek kaynaklarına kıyasla borcu küçük bile kalabilir. Tabiki borcu baki onu herdurumda alır.

    Abd'nin Afganistan'a, Irak'a ve Suriye'ye girmesi, İran'a ambargo, Arap Baharı olayları, Mısır'a Sisi'nin getirilmesi, Suudi arabistan'da muhammed bin selman haricindeki prenslerin tutuklanma olayları, kudüs'te elçilik ve başkent olayları, Suriye ve ırak topraklarında ışid(daeş)'in peydah olması ve bastırılması, ypg-pkk ilişkileri ve bu terör örgütlerine tırlarla silah ve para yardımı yapılması, doğu akdeniz doğalgazı, insansız hava aracı-patriot-f35 satılmaması, s400 alma tehditleri, fetö koruyuculuğu, rahip olayı vs.
    Bütün bunlar dünyanın öteki ucundan gelinip amaçsız yapılacak işler değil.
    Bu olaylar yaşanmasaydı da herkes kendi ülkesinde kendi kaynakları ile yaşarken bir ülkeye ekonomik saldırı yapılsaydı o zaman belki sadece iktisadi değerlendirme yeterli olurdu.

    Küresel Emperyalizmin geldiği nokta ülkelerin yöneticilerini seçmek ya da yaratmak. Bunların ötesinde İngiltere, Yahudi Lobisi,ticaret savaşları ve Dünya sermaye sahiplerinin etkisi bu konuyu kapsayan başka konular.
    benim görüşlerim böyle eleştirilere açığım teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. varsa yoksa yahudiler-
      Ayip be
      Bir yahudiyim ABDde yasiyorum. Iftira atmayim bize

      Sil
    2. Yahudilere bir şey demedim. Yahudi Lobisi konusunun kapsayıcılığından bahsettim.
      Yahudilere iftira atmak ne mümkün; tabi ki en basitinden Yahudilerin Filistin ve Gazze'de Dünya'ya örnek yaşam şartlarını oluşturduğunu ve sağladığını hepimiz biliyoruz(!)

      Sil
    3. Zaten diyorsun sekil A da goruldugu gibi :)
      Yahudi halkina saygili OL!
      Yahudilere ikinci dunya savasinda yapilanlari unutmadik
      Istersen bir Struma gemisi faciasina bak
      Bir devletin politikasi bir dine etnik kimlige sahip insanlari toptan baglayamazsin
      Etnik kimliklere ve farkli inanctan insanlara saygili OL- onlara toptanci gozle bakmamayi ogrenmen gerekirdi,
      Yahudi halkina ve Onlarin olusturdugu lobilere saygili olacaksin

      Sil
  52. Hocam bilimsel olarak ele alalım demişsiniz ama nesnel hiç bir veri göremedim. Dış güçlerin TR ekonomisine karşı davranışlarında sizle benzer düşünsem de gerekçelerim çok farklı.Şahsen yazınızı okuyunca hayal kırıklığına uğradım. Bilimsellikten uzak, öznel ve siyasi gündeme ilişkin bol bol yorum olan, kahveden vatan kurtaranların konuşmalarına benzemiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 466 milyar dolar oldukça nesnel bir veri.

      Sil
  53. Hocam merhaba;
    Tesbitleriniz güzel fakat Türkiye'nin Ocak ayi'ndan beri ani girdigi enflasyon batağının sebebi ani kur yükselişi deĝil mi?siyasetçiler kendi açilarindan "Ekonomik Savaş" diyorlar ama bu onlarin savini ani enflasyon ile destekler nitelite...

    YanıtlaSil
  54. Mahfi bey,
    Kısmen para ve maliye politikalarımızda, eğrilik vardı. Populist seçim harcamaları vardı. Betonlamıştı her bir köşemiz, 4, 5 yıldır ev ödevlerimizi yapmıyorduk, birazda çok başka sebepler.Daha bir çok konu sayabiliri.(yer çok dar)Ancak; bir fetö olgusu yokmu idi sizce, halkbankın canını yakma isteği,(doğumuza tıkaç vurup hiçbir alışveriş yapamazsın , denmiyormu bize, çuvalıda geçirmedikermi, 40 yıllık jandarma nöbeti tutturdukları bizlere, biz ev ödevimizi doğru dürüst yapmıyoruz ancak, itelemiyorlarmı bizi, biz batının suriye politikalarına dur deseydik acaba, bu kadar suriyeli bize gelmez mi idi acaba, lütfen, biz hayır deseydik, yine bu kadar suriyeli gelmeyecekmiydi acaba, kobrıs çevresinda, artık yakında Amerikalı firmalar, savaş gemileri ile gaz ararlarsa şaşmayınız lütfen, lütfen söylermisiniz, suriyenin kuzeyinde, eğer suriyde biz diretseydik, aynı oluşumları görmeyecekmiydik acaba, silah amborgosunu , sözlerinden çıktık diye, çok daha sıkılaştırmadılarmı acaba. Tamam , sizin dediğiniz igibi olsun. 40 yıldır ve önceside var, bir gün pişirip önümüze koyacakları, (sırası ve zamanı geldiğinde) her yıl 24 nisanda acabaUSA başkanı hangi kelimeyi kullanacak diye korkmuyormuyuz,Peki, 12 eylülleri, 40 yıldır içimizdeki bitmeyen(ezelide var) kardeş kavgasını (bizimde hatalarımız var, ancak...) bir ucunda birileri yokmu.
    Sevgili hocam, yukarıdaki yazınız bu anlamda çok sığ olmuş. 60 yıldır, jandarmalık yaptırdıkları, bizlere, oturduğun yerde otur, söz dinle, ben ne dersem O diyen bir batı yokmu karşımızda sizce. Coğrafyanın, bize zorladığı şartlar yokmu sizce, çevremizdeki ülkelerden, yunanistan , bulgaristan hariç, tamamında, son 50 yılda, burunları b.......tan kalktımı-kalkmalarına izin verdilermi?yani şimdi, bu ülkenin Cumhurbaşkanı sadece sert konuştu diyemi oluyor bunlar, Süleyman bey sert konuşmuyordu-bunlar olmadımı? Bülent bey , çok sert konuşmuordu, yine olmadımı krizler,Turgut bey, çok tontondu, olmadımı krizler.
    15, 20 gündür ses seda yok batıdan, birşeylere hazırlanıyorlar, yeni bir politikaya, kaybetmekte var hepten , hesaplarında. Eh o da biraz zor- ikilem var-nasıl kuzeyden bu tarafa çekmeliyiz hesabı, aslında böylemi devam etsek, yoksa kovsakmı, yanımızdan hesabı.
    Daha derin, daha sıkı, uzun- bir yazı , beyin hücrelerimizde,hiç olmazsa bir mum aydınlığı kıvamında yazı beklemekteyiz.içinde rakamlar ılan,
    Saygı ve selamlarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siyasi, jeopolitik risk ve manevralar her ülke de var. Onların etkisini belirleyecek en önemli konulardan birisi ekonomik yapınız. 15 yıldır çağ atlıyoruz propagandasi ile geçmişi, geleceği sattik. Tuketime alıştık, eninde sonunda dokunsalar yıkılacak duruma gelecektik, şimdi ama dokunmasalar biz iyiydik masalı dinliyoruz.

      Sil
    2. Düşüncenizi bir çok argümanla desteklemişsiniz.

      Bir noktanıza takıldım. Bu hepimizin yaptığı bir hata. Üslup. Sizin kötü değildi taki sığ dediğiniz cümleye kadar.

      Bir cümle herşeyi değiştirir bu platformlarda. Amaç bir hususa dikkat çekmekse bu tarz cümleler kurmamalıyız.

      Çünkü karşı atak yersiniz, başkaları tarafından aynı üslüba muhatap kalırsınız.

      Ne kaynar arada biliyor musunuz? Anlatmak istedikleriniz. Ve belki de size yapılacak saldırılar sizi de koparabilir bu tartışma ortamlarından.

      Tartışmaları bir bayrak yarışı gibi, bir fikri olgunlaştırmak gibi düşünüp herkesin destekleriyle bir sonuca ulaşacak bir süreç olarak düşünmek lazım. Düşüncelere katkı koymak yerine biz yok etmeye çalışıyoruz birbirimizi.

      Bu yaklaşımlarla bir yere varamayız.

      Sil
    3. Sayın Çimen,
      kastımı aşmadığımı düşünmekle beraber, sığ bir yazı olmuş demekle kastetmek istediğim daha derin, içeriği daha geniş, olayı vurgulayan, tüm argümsnların sıralandığı, bu argümanlara cevaplar arandığı bir yazı. Yazı öyle olmuş ki ; Sayın Cumhurbaşkanı, aramızı batıyla bozdu. Neyse konuyu uzatmayayım.Tersten düşünülelim, bozdurulmuş olmasın SAKIN

      Yinde,asla kırmak değil amacım.

      Eğer, yazdıklarımdan Mahfi bey kırıldı ise, özür dilerim kendisinden.

      Yazacak çok argüman var bu yazıya cevap verecek.
      Lütfen, mesela, işte Türkiye ev ödevlerini yapmadı argümanı.

      Peki ev ödevleri ne?
      Eğitim,hukuk, daha fazla demokrasi. Peki, bu toplumda, bu cevabı okul okumuş , okuma yazma bilen, yüz kişiye sorsanız,90 ı papağan gibi, eğitim, hukuk ve daha fazla demokrasi diye cevaplandırmayacakmıdır sizce.
      (Papağan gibi demekle-asla amacım, kimseyi papağana benzetmek değil-sadece, hep aynı cevabın alınacağı-verilen cevapta aslında , ve kesinlikle tüm uluslar, ülkeler için geçerli olan Net doğrular-değişmez doğrular-mutlak doğrulardır)
      Lakin, gel gör ki, bunun içini dolduralım dendiğinde, içi boş çözümler-çözüm bile değil. özür dilerim, ben dahil , bu ülkede kimsede bilmiyor,
      Verilen cevaplar hep ideolojik.bilimsel içeriği olmayan, afra tafra lıktan öteye gitmeyen,geçmişi suçlayan, batıyı suçlayan, aman bu iktidar gitsinde, bakarız diyen , çalışmayan, hep kötü olmuş diyen, Bu topraklardan, adam çıkmaz diyen, eleştirdikçe yaşadığı toplumu, hiç sayan, düşünceler.
      Örneeğin, konu gelip-tartışmalarda Rahip Brunsona a kadar indirgeniyor.
      Neyse, pazarınızın keyfini bozmayalım.


      Tekrar, Mahfi beyden özür dilerim.
      Sizinde,beni eleştiren yazınız için teşekkür ederim.

      İyi pazarlar


      Sil
    4. Sayın Şengül. Cevabınız için teşekkür ederim. Ülkesini düşünen, fikirlerinizde samimi olduğunuza inandığım için size yazdım, size katkıda bulunmak istedim. Yoksa sizin kullandığınız cümle açıklamanızdan da anlaşılacağı üzere kötü niyetli değildi. Mahfi Bey'e haketmediği ölçüde hitap edenler var, sizi bunlarla aynı cümlede kullanmam.

      Ülkemizin yaşadığı bir süreç var. Önceleri Hollandanın, Almanyanın yakın zamanda ABD nin ülkemize karşı tutumlarına ben üzülmüyorum. İliklerimize kadar bize yaşatılan sürecin toplumsal hafızamıza sinmesini istiyorum. Trump'a çok gıcık olmama rağmen bize iyilik yapıyor aslında.

      Akıllanmamız için bu tecrübe şart. Mahfi Bey bir yazısında Almanyanın toplumsal hafızasında geçmişte yaşadığı hiper enflasyon deneyiminin unutulmadığı o yüzden bu konuda çok hassas olduklarını söylemişti. İşte bizimde yaşadığımız bu süreç toplumsal hafızamıza sinmeli ki her kademedeki insanlarımız bu tecrübeyi yeni nesile aktarmalı ve bağımsız olabilmek için eti,sütü bize ait teknolojilere sahip olmak için herşeyini ortaya koymalı.

      Sil
  55. Hocam öncelikle sevgi ve Saygılarımı sünüyorum.
    Dünyada geçmişte olduğu gibi bügünde bedava bir ülke Yok.Kimse bizim Ülkemizde bedava yaşayamaz.Biz bir bede ödeyerek bu Topraklara sahip olduk.
    Biz bü Ülkede ya yaşayacağız yada ölceğiz.Başka yolu yok..
    Ticarette bile borç veren alacağını tahsıl etmek ister.Türkiyenin 466 Milyar Dolar borcu varmı?Var.Bunu ABD Veya AB Banka ve Finans kurumlarına.Biz bu Paraları geri Afrika Ülkelerindenmi almadık.Parayı kimden aldığımızda bir noktada önemli değil.Borç aldın geriye ödeyeceksen.Mesele bu.
    Dünyada Devletler arasında ilişki çıkarlara dayanmaktadır.ABD Veya AB ile olan ilşkilerimizde böyle.
    Tramp tam bir Amerikan Milliyetçisi.ABD çıkarlarını koruyor.Yadırganacak bir durum yok.Tramp sadece Türkiye’ye Karşı Vergi duvarlarını yükseltmiyor.Cin ve diğer Ülkelete karşıda bu tavrını sürdürüyor.Biz hazırlıjlı olmamız gerekiyor.

    YanıtlaSil
  56. Hocam öncelikle elinize sağlık. Kafama takılan bir husus var onu sormak istiyorum.

    Geçenlerde bir yazı okumuştum ve Türkiye'deki şirketlere borç veren yabancı şirketlerin ait olduğu ülkeler listelenmişti:
    https://twitter.com/schuldensuehner/status/1027971364018421765?lang=en
    O listeye göre İspanya $80 milyar dolar, Fransa $40 milyar, İtalya 20, abd 20, UK 20 milyar dolar bize borç vermişler.

    İlgili ülkelerin ekonomilerinin büyüklüğü düşünüldüğünde (örn en küçüğü olan İspanya'nın gdp 1.23t usd) bu borçları komple batırsak bile borç verenlere sinek ısırığı gibi gelmez mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yunanistan'dan alacakları bizden daha azdı ama Yunanistan krizi az daha onları da sürüklüyordu. Sonuçta alacaklılar ülkeler değil bankalar. Bir bankanın 3 - 5 milyar dolar alacağını alamaması onu ciddi biçimde etkiler ve bu zincirleme etkiler yaratabilir.

      Sil
  57. Şu yaşadığımız süreçte önümüzde cereyan eden süreç var. Ekonomi olarak durumumuz ve Askeri açıdan ürettiğimiz teknoloji sayesinde yaptığımız operasyonlar.

    Askeri açıdan zamanında yaptığımız adımlar sayesinde başarılı sonuçlar alabiliyorken, niye ekonomik alanlarda alamıyoruz?

    Önümüzde başarılı olmuş bir şablon var. Ve işin millilik hususunu çok iyi kavradık. Tasarımı ve teknolojisi bize ait değilse yaşayacağınız şey bağımlılıktır.

    Şimdi tren altyapımızın modernazisyonu, hızlı tren işini 35 milyar euroya Almanyaya havale edeceğimiz konuşuluyor. Onlarda bu işi Türkiye'de üretelim diyorlar (yerlilik). İşin katma değerini onlar alacak biz kira ve işçilikle yetineceğiz ve üstüne üstlük teşviklerde ödeyeceğiz. Eğer böyle bir snlaşma yaparsak.

    Oysa bu modernizasyonu, yüksek hızlı trenleri kendi şirketlerimiz ile milli tasarımımızla, milli teknolojimizle kendimiz yapmalıyız.

    Aynı şey Güneş ve Rüzgar enerjileri içinde geçerli. Kurtuluşumuz bu teknolojiler.

    Başka ne yapacağızda kalkınacağız. Dünkü ürettiklerimizin miktarını arttırarak mı?

    YanıtlaSil
  58. Sayın Mahfi eğilmez tespitleriniz hiç de gerçeği yansıtmıyor. Dış borç oranları çok ağır ve gelecek nesiller adına şahsen beni umutsuzluğa sevk ediyor. Ama Amerika ve Avrupa ülkelerinin borçlarını tahsil etme konusunda ülkemizin kötü duruma düşmemesini istemediklerini yazmışsınız. bu tam anlamıyla uluslararası konjektörel havayı solumamaktır. Zira koskoca Osmanlı imparatorluğu dış borçlarından dolayı duyunu umumiye girdabına mahkum edilmiştir. 2018 yılında lisans mezunu ve 1400 Tl ile çalışıp 400 Tl tasarruf edebilen bir babayım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. M.Emin Bey son cümlenize takıldım. Helal olsun size. Bir baba olarak 1400 TL maaşla 400 TL tasarruf yapabilmek müthiş.

      Sil
    2. Bazı insanlar vardır yemek yemezler, sadece su içerler ve güneşe çıkıp fotosentez yaparlar. Ev de kendilerininse elektrik su doğalgaz telefon masrafı tutsun 400tl, geriye kaldı 1000tl. 400 tasarruf yapıldığına göre geriye kalır 600tl. Çocuğa okul masrafı olsun ort. 100tl. Kaldı 500tl. Ele güne karşı mahcup olmamak için çerez alıp yiyiyorlar demek. Daha iyisini yapmak mümkün bence. Gayret etmek lazım.

      Sil
    3. Osmanlı, hak ettiğinden fazlasını yaşamaya çalıştığı için dış borç almış ödeyemeyince de düyunu umumiye batağına girmiştir. Buradaki tek sorumlu Osmanlı'nın yöneticileridir.

      Sil
  59. Hocam merhabalar sorum belki çok alakasiz olacak ama bircok kisiyide ilgilendirdigini dusunuyorum. Bundan 5 yil once 260 binlira 0.83 kredi kullarak aldigim bir konut var. Devletin kadrolu ögretmeniyim 5 yildir herseyden kistim ,yemedim icmedim desem yeri var bir sekilde konut taksitlerini öduyorum. Son ekonomik gelusmelerden dolayi maas alamama ve bu konutun bankaya kalmasi emeklerimin çöpe gitmesi gibi bir korkum olustu bu aralar luks arac takasi ile evi elden cikarmaya calisiyorum ancak bu nu yapinca da konut cok ucuza ve zararla gidiyor.En azindan bir arac kalsin elime diyorum
    ,bir daha o kadar ucuz oranlardan kredi kullanma sansim ve bir konut alma imkanim da kalmayacak gibi bir tavsiyeniz var midir saygilar cok tesekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kadrolu öğretmen iseniz işten çıkarılma diye bir şeyiniz söz konusu olamaz. Aynı şekilde maaş alamama da olmaz. Konut kredisinin yarısına gelmişsiniz. Yani faizin büyük kısmını ödemiş oluyorsunuz. Her türlü zararlı çıkarsınız. Oturduğunuz ev ise kiraya çıkacaksınız demekki, araba da alınca masrafınız artacak. Konut arabadan daha fazla değer kazanır. İki yıl daha dişinizi sıkın bence. Sonraki yıllar o kadar sıkıntılı geçmez.

      Sil
    2. Selam Konut bankaya kalmaz merak etmeyin.

      Borcu bugün ödeyemezseniz evi ancak 13 14 ay sonra satılık hale getirebilirler.
      O zamanda da satabilirler ise.

      Yasal olarak tek ev ise zaten aile konutu olduğu için o evin yarı bedelinden fazlası sizde kalır. Geçen sene sanırım 150bin TL filan idi aile konutu bedeli.

      0.83 faiz oranı iyi bir sabit oran.

      Maaşların alım gücü yıllara göre düşse bile, ödediğiniz mortgage bedeli maaşınıza oran ile daha da küçülüyor.

      Ayrıca Türkiye her zaman memurunun maaşını vermiştir. Para basarak bile olsa vermiştir.
      Şimdi enflasyon %50 olsa, sizin maaşa %40 zam yapılsa, ödediğiniz mortgage bedeli kuşa döner.

      Benim de mortgage var, bazı daraldığım zamanlar geç ödedim, geç ödüyorum.
      90 günü geçmeyince sorun etmiyorlar. 90 günde yasal olarak bi şi yapamazlar,
      ama 60. günden sonra korkutmak için bi ana avrat küfretmedikleri kalıyor.
      Benim 70+ gün kadar yaptığım ilk gecikmede bir avukat aramıştı, evi hemen satılık hale getirmem lazım, yarısı avukatlık ücretine gider, borcunuz bankaya bitmez filan gibi sallamıştı. 86. günde ilk gecikmeyi vermiştim, gecikme süresini 56ya indirmiştim. Şu anda
      neredeyse bir yıldır -70 gün, yani 70 küsür gün gecikmeli ödüyorum.

      Özellikle son çalkantılarda parayı banka borcu yerine euroya koyuyorum,
      40 gün sonra mortgage bedelinin faizini bile fazlasıyla ödüyor.
      Önümüzdeki hafta Temmuz ayının borcunu ödeyeceğim. O zaman mortgage günü Euro 5.47 imiş,
      şimdi 7.30.

      0.83 iyi bir oran benim oran 0.88.

      Bu günlerde böyle dayanışmamız lazım.
      Bu yaptığım belki başka arkadaşlara örnek olur.

      Sil
    3. yaw işte beim adamın,,,,
      aynı kulvarda koşuyoruz...
      ben de sadece bu zekiliği ben yapıyorum sanıyordum...

      Sil
  60. 466 milyar $ dolar borç stoğundan net olan miktar nedir acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rakan 466 milyar. Bunun neti brütü farkeder mi? Hepsi bize girmis.

      Sil
  61. Elinize sağlık hocam
    Saygılar...

    YanıtlaSil
  62. Veysel Hocanin bir sozu var, yazinizi cok guzel ozetliyor:
    "Tüm krizlerin son noktasında spekülatif atak yani dış güçler vardır. Esas olan onlara neden vermeyeceksin."

    YanıtlaSil
  63. Hocam şehir hastanelerine verilen devlet hasta garantisi $ ‘karşılığıydı.Geçen hafta bu sözleşmeler sessiz sedasız TL’ye çevrildi.Malumunuz bu projeler PPP.(dış finansman)Bu da müteahhitin batması demek.Sizce böyle yapılarak hastaneler kamulaştırılıp borcu devletin üstlenmesi mi demek?
    Saygılar
    Murat

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam olarak ne yapıldığını bilmiyorum.

      Sil
  64. Hocam, bu yazıda bir sıkıntı var. Gerceklerden oluşan koca bir makinenin küçük bir dişlisini izah etmişsiniz. Yine de akil yürütme açısından faydalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O dediğiniz makinenin küçük değil en önemli dişlisi bu.

      Sil
  65. 15 yıl boyunca türkiyeye bop eş başkanlığı adı altında 700 milyar dolara yakın sermaye girişi oldu. peki bu büyük sermaye stoku mobilizasyonu nasıl yapıldı. büyük oranda rant sağlayan balon etkisi yaratan inşaat sektörüne koşuldu. yani milyarlarca dolar döviz yaratıcı sanayii ve tarım gibi üretim tabanlarına değil bilakis döviz yaratma kapasitesi düşük geçici iş iklimi oluşturan katma değeri çok düşük sosyal faydası az olan marjinal faydası yüksek olan ve dövizde açık pozisyon tutma iştahını artıran inşaata yani gayrimenkul,avm,rezidans,köprü,duble yol,havaalanı gibi döviz ihtiyacımızı daha da artıran alana devasa sermaye bağlanıldı.sonuçta döviz stokumuz kısa vadeli borç stokumuzun 1/4 ünü bile karşılayamaz hale getirildi. birisinin havuz fonuna devasa paralar aktı bu rant denizinden. sıcak para oluk oluk akarken dış güçler yoktu.hatta onlar iyi birer dosttular. ancak fed artık dünyaya dağıttığım dolarları adım adım geri çağıracağım dedi 22 mayıs 2013 tarihinde. yani 5 yıl önce bugünler için sarı ışık yakarak gelişmekte olan ekonomilere güçlü bir sinyal vermiş. ancak bu uyarıyı dikkate alanlar var almayanlar var. almayanlardan birisi Arjantin oldu. bugün sonucunu ciddi bir krizle ödüyor. hatta Arjantin krizin başını geçti ortasına doğru yaklaştı diyebiliriz. türkiye ise henüz krizin en başındadır. evet bence Osmanlı devletine yapılan ekonomik tuzakların benzerleri bugün de türkiye cumhuriyetine uygulanıyor.ancak en büyük hata yine bizdedir. zira siyasetin ekonominin laboratuvarı tarihtir. eskiden türkiye küreselleşmemişti. özellikle de son 16 yıldır olduğu kadar ekonomide küreselci politikalara mahkum edilmemişti. bu yüzden de mesela 2001 krizi bana hep dış manipülasyon olarak gelmiştir ve hala da bana göre ciddi bir manipülasyon ve spekülatif ataktı. ancak yeni başlayan finansal dalgalanmaların spekülatif olmaktan uzak tamamen türkiye ekonomisinin dna sının bile değiştirilerek tamamen küresel sermaye egemenlerine tabi bir hale getirildiğini de görmemiz elzemdir. dolayısıyla artık türkiye ekonomisinin ciddi zarar görmesi abd-avrupa ve gelişmekte olan diğer ekonomileri de endişelendirdiği kanısındayım. eskiden amaç salt türkiye ekonomisini küresel sistemin içine çekmekti. bunu 2001 kriziyle başardılar. bana göre ekonomi zaten büyük oranda onların elindedir. bu yüzden de kendi sermayelerine zarar vermek istemezler. eğer ekonomimiz onların elinde olmasaydı kurlar da faizler de bugünün daha da üzerinde olurdu. son 16 yılda bu ülkede Ergenekon-balyoz-poyrazköy olayı. teröristlerin ayağına savcı hakim gönderme olayı. oslo süreci. 17-25 aralık olayı.15 temmuz kumpası.laik ve parlamenter rejimin dinamitlenmesi. gibi birçok olaylara rağmen o olaylar esnasında önemli kur dalgalanmaları yaşanmadı. eskiden bir anayasa kitapçığı konusuyla bu ülkede devalüasyona neden olacak spekülatif ataklar yapılırdı.neden?. çünkü türkiye ekonomisini küresel şebekelere bağlamak için bu durumlara dış sermaye ve içerimizdeki uzantıları pusuda yatar halde beklemedeydiler.oysa artık istediklerini zaten aldılar.tarımımızı sanayimizi bankacılığımızı sigortamızı madenciliğimizi su şirketlerini limanları kısacası hemen her değerimizi zaten almış durumdalar. akepe yi ve onu var eden sermayelerini neden batırsınlar ki?. hocam son derece haklıdır!. bu ekonominin batmasını istemezler. çünkü akepeden ve erdoğandan daha kullanışlı bir siyasal mafyayı bulamazlar..

    YanıtlaSil
  66. Hocam o meşhur soru aklıma geliyor. Sizce de biz güçsüz olduğumuz için mi Ekonomimiz bu kadar spekülatif atağa maruz kalıyor. Yoksa spekülatif atağa maruz kaldığımız için mi güçsüsüz? bence 1.si gibi ama siz daha iyi bilirsiniz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani her iki yaklaşımına göre güçsüzüz. Güçlü olmanın yollarını arayıp güçlü olduktan sonra üçüncü bi secenek ekleyebiliriz.3-) güçlü olduğumuz için mi bize saygı duymak zorunda kalıyorlar yoksa bizi sevdikleri için mi?

      Sil
  67. Türkiye'nin zor duruma düşmesi Avrupa'nın işine gelmez bu doğru fakat bu neden ABD'nin işine gelmesin ki? Türkiye'deki mülteciler ABD'ye mi gidecek? Hayır böyle bir ihtimal yok. Peki ya Türkiye'nin ABD'ye olan borçları? Bu borçlar ABD'yi öyle zor duruma sokacak bir seviyede mi? Hayır değil. O zaman ABD'nin Türkiye'yi kendi çıkarları doğrultusunda hareket edene kadar zor duruma sokmaması için hiç bir neden yok. Ne mülteci sorunu ne de ABD'nin Türkiye'den alacakları ABD'nin Türkiye'yi 'kendi çıkarları doğrultusunda tekrardan hizaya sokmasına' engel değildir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazdiklariniz cok Dogru. 60 yildir da böylr oluyor zaten. ABD nin amaci bölgedeki etkisini kurtarmak icin Türkiyeye ihtiyaci var. bunu da ekonomik ve askeri kiskac ile cok kolay basarabiliyor. Demokrat parti zamanindan bu yana ABD güdümlü olmayan tek iktidar Ecevitin kisa süren ve nasil sonlandirildigini cok iyi bildigimiz kisa süreden baska iktidar olmamistir.
      Türkiyeyi Türkler yönetmedikce bu sonsuza Kadar devam edecektir.

      Sil
    2. Adsız23 Eylül 2018 18:51 erbakanı es geçmişiniz

      Sil
  68. Selçuk Atalay23 Eylül 2018 15:14

    Hocam amaç borcu ödeyemez duruma getirmek değil de, tüm emeğimizi, üretimimizi sömürmek için borç batağına sürüklemek olabilir mi? Bankaların da tüketicilere yaptığı gibi!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkes kendi borç batağına kendisi girer. Kimse kimseye zorla borç vermez. Teklif etse bile alıp almamak sizin elinizdedir. Harcamanızı kısar, gelirinize göre davranırsanız bu duruma düşmezsiniz. Ama sizden çok kazanan komşuya özenip de onun kadar harcamaya başlarsanız sonunda geleceğiniz yer burasıdır.

      Sil
  69. ESF ne işe yarar? Ne için vardır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ESF birçok şeyin kısaltması. European Social Fund, European Stability Fund gibi. Hangisini kasdettiğinizi bilmiyorum.

      Sil
  70. Sayın hocam izmitte çocuğuna okul pantolonu alamaması sonucu intahar eden genç adamın durumuda dış güçlerin saldırısı ve oyunu insanlığımdan utandım doğrusu gücü bilgisi yeten var ise o genç adamın yavrusuna nasıl açıklarsanız bu durumu

    YanıtlaSil
  71. Hocam devlet harcamalarını şu süreçte keserse işsizlik daha da yükselmez mi? Fuzuli harcamalardan bahsetmiyorum. Neticede politika karması(GMP DPP) bize işsizliği azaltabilen daha doğrusu artmasının önüne geçebilen bir politika aracı olarak anlatildi. Belkide Su anda uygulanıyo da noluyor artıyor zaten diceksiniz ancak benim esas sorum hic uygulanmadığı taktirde işsizlik yuzde 20 leri falan bulmaz mi? Tecrubelerinize dayanarak merakimdan soruyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bulur belki ama ekonomi politikası böyledir. Ya enflasyonu düşüreceksiniz ya da büyümeyi yükselteceksiniz. İkisini birden yapabilmeniz için çok özel koşullar gerekir. Ki bu koşullar 2002 - 2010 arasında Türkiye'nin karşısındaydı. O nedenle bir yandan enflasyon düşerken bir yandan büyüme yüksekti. Ama artık bu koşullar yok. Biz, o özel dönemin koşulları hep devam edecek sandığımız için yedik, içtik, eğlendik. Şimdi o koşullar yok ve sıra faturayı ödemeye geldi.

      Sil
  72. 50 yıl sonrasının yüksek lisans öğrencileri, akademisyenleri, araştırmacıları, tarihçileri, ekonomi muhabirleri, "Türkiye İktisat Tarihi" konusunda araştırma yaparken, "10 Ağustos 2018" tarihini de belirtecekler mi Mahfi bey? Ne dersiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "10 Ağustos 2018"de ne oldugunu yazsaydiniz bari. Merak ettim simdi...

      Sil
  73. Mahfi bey

    5 yıllığına, Avustralya'da yaşayan insanlar Türkiye'ye taşınsa, Türkiye'de yaşayan insanlar Avustralya'ya taşınsa, 5. yıl sonunda herkes kendi ülkesine dönse,

    Türkiye'nin sorunları biter mi? Kaldığı yerden devam mı eder?

    (Savaşmaktan bahsetmiyorum. 5 yıllığına, insanların coğrafya, yer değiştirmesinden bahsediyorum.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Avustralya'da sorunlar ortaya çıkar. Türkiye düzelme yoluna girebilir.

      Sil
    2. Büyüksün Hocam. Halkini nasil da iyi taniyor. Iste isin bam teli burada.

      Sil
  74. Yazıyı baştan sona okudum, vardığım sonuç şu:
    Şimdi Avrupa düşünsün!

    Beceriksiz Avrupa, daha kime borç vereceğini bile bilmiyor,
    sonra parayı alamayınca krize giriyor.

    Girsinler, zaten kapitalist sistem bu değil mi?
    Parayı batırırsan cezasını çekersin.

    Sanki parayı bize bedava verdi,
    Yüksek faiz almak için verdi,
    Riski de yüksek idi,
    Hayret bir şey,

    Niye gidip Japon'a para vermedi de,
    Benim ülkeme verdi?

    Çünkü Japon %1 bile faiz koklatmazken,
    Avrupa'lı %4 %5 kazanacağı için Türkiye'ye verdi.

    Bizi asamaz da, kesemez de,
    Parayı alamaz ise kendi de kriz yaşar,
    Madem parayı istiyor, çözümü de bulacak.

    Oh olsun Avrupa'ya!

    Yanlış mıyım?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. muhteşemsin tek kelimeyle,,,,
      müthiş bakış açısı,,,
      senin geleceğin parlak,bunu samimi söylüyorum.alay etmek değil amacım.
      ancak türkiye beyne çok önem vermiyor

      Sil
    2. Batti balik yan gider kardes, sen bu parayi odemezsen Avrupa uzulur tabi ama senin enerjini oyle bir keserler ki, pesin parayi gostermeden ne petrol ithal edebilirsin ne de gaz. O zaman uretim de yapamazsin. Tarimda bile zaten disariya bagimlisin, ulkede kuyruklar, vs. bir yana, acliga bile sebep olur bu. Yandas olmak icin beyine ihtiyac yok omurilik sogani ile idare ediyorsunuz Kabul ama bari bu tur zirvalari buraya yazip bunu acik etmeyin.

      Sil
  75. Hocam kamu ve özel sektörün borçlu olduğu fonlar içerisinde arjantini çökerten akbaba fonlar varmıdır.bide hocam bu 466 milyar dolar borcun kalem kalem kimlere olduğu bellimidir teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her yerde akbaba fonlar olabilir.
      466 milyar doların borçlusu da alacaklısı da kalem kalem bellidir ama açıklanmaz.

      Sil
  76. Emre Temelkuran24 Eylül 2018 01:34

    Deutsche Banka borçları bilmiyor demek ki Unknown nickli tayyibist. Amerikan bankalarına borç yok demiş bi de özel sektörün kimden borç aldığı elinde kağıt olarak yazılı elemanın.

    YanıtlaSil
  77. Hocam Merhaba,

    Hem faiz arttırıldı, hem OVP'den sonra CDS Türkiye 400'lere düştü. Kur neden düşmüyor ? Kuru etkileyen başka hangi neden var ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kuru etkileyen en temel neden risk artışı. Biz bir yandan faizi artırırken diğer yandan riskleri artıracak işler yapmaya devam edersek kur düşmez. Öte yandan açıklanan OVP sadece bir temenniler dizesi. Piyasa artık aksiyon görmek istiyor.

      Sil
    2. çünkü açıklanan ovp de ciddi tutarsızlıklar var. hem sıkı para-maliye politikalarından dem vuracaksınız hem de düşük de olsa büyümeye devam diyeceksiniz. hem cari açığı düşüreceğiz hem bütçe açığı düşük kalacak derseniz bunu yatırımcı rasyonel bulmaz. zira büyüme düştükçe cari açık da düşer ancak vergi gelirleri daralır ve bütçe açığı artar. vergi gelirleri azalışlarını vergi oranlarını artırarak kompanse etmeye çalışırlarsa da vergi kaçırmalar patlar. hane halklarında ve özel sektörde tasarruflar iyice azalır ayrıca. bu sefer de değil düşük büyüme küçülme yaşarsınız. zaten yapısal sorunlara tek kelime değinilmemiş. bence bu ovp adeta bir ucubedir. benim gibi amatör bir iktisatçı bile bu ovp yi tutarsız buluyorsa profesyonel yatırımcılar nasıl güvensin de TL ye yatırım yapsın.

      Sil
    3. Hocam hızlı cevabınız için teşekkür ederim. Ancak bir konuyu hala anlayamadım.

      CDS'nin düşüşü riskinde düştüğü anlamına gelmez mi ?
      1)Gelmez ise CDS neyi gösterir ?
      2)Gelirse risk düştüğü için (CDS 450'lerden 400'lere geldi) kur neden düşmüyor ?

      Sayılarla ifade edecek olursak
      14 Eylül
      Faiz: % 24
      Dolar: 6,07
      CDS: 448,31

      24 Eylül (Ben yazıyı yazarken)
      Faiz:%24
      Dolar:6,26
      CDS:394,17

      Kaynaklar:Kur için TCMB (http://www.tcmb.gov.tr/kurlar/kurlar_tr.html)
      CDS için (https://www.bloomberght.com/cds/turkiye-cds)

      Sil
    4. Kur da bayağı düştü. CDS primi 380, USD/TL 6,08

      Sil
  78. Hocam, ASO baskani "Biz isci cikarmayalim Devlet 6 ay boyunca maaslari issizlik fonundan ödesin" demis.

    Artik gizlemeden durumun vehametini acik acik belli etmeye basladilar.

    Hocam, önümüzdeki 1 yil gercekten bizleri neler bekliyor. Korkmaya basladim.

    YanıtlaSil
  79. Döviz kurlarında yaşanan ani artış üzerinden TL'nin devalüe edilmesinin planlı olduğu farzedilirse, Türkiye'de değeri düşen şirketlerin sermayesinin, belirli zümre ve kişilerce yurtdışından paravan şirketler aracılığıyla toplanması mümkün müdür hocam?

    Yurtdışı alımlarını bağımsız kaynaklar takip edebiliyor mu? El değiştiren sermayelerin listesi sizde veya internette sıralı olarak bulunur mu? Bu hareketleri takip eden araştırmacı gazeteci varsa ismini paylaşır mısınız takip edebilmemiz için? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  80. Yapısal reformlar adına bir umudunuz kaldı mı hocam ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umut fakirin ekmeği.

      Sil
  81. Peki imf nin verdigi kredilere turkiye ye turkiyede onlarin bankarina karsi borcunu odeyebilir hemde kendi paralarina karsi talep yaratip,karsiligi olan para basabilitrler enflasyon uretmeden bence mantik bu sekilde calisiyor

    YanıtlaSil
  82. Hocam bu tezi savunanlar soyle mi dusunuyor? "Turkiye kaynaklari olan ancsk nu kaynaklari kullanmayi bilemeyen bir ulke. Dis gucler de kaz gelecek yerden tavugu esirgemiyor. 500 milyar usd'lik borcu biz nasilsa tahsil ederiz, parayi alamazsak da iceriden toprak aliriz. Yonetimleri kendimize baglariz. Ne istersek yaptiririz. Gunun sonunda da Irak, Suriye, Libya'ya dönüştürürüz."
    Bu tezi savunanlar sirf tezlerinde hakli cikmak icin de bu amaca su taşıyorlarsa da halk olarak cok ciddi bir sorunumuz var demektir.

    YanıtlaSil
  83. Hocam merhabalar
    Yazılarınızı takip ediyorum ve bizleri gerçeklerle ve bilimsel verilerle aydınlattığınız için tşk. ediyorum.
    Ufak bir sorum olacak sizin daha önceki yazılarınızda belirttiğiniz gibi biz de altın dolara endekslenmiş durumda. Dolardaki %15 ilk bir değer kaybı aynı şekilde altına da yansır mı? Yani böyle net bir bağlılık var mı? Yaklaşık 5 yıllık altın değerlerine baktığımızda dolarda düşüş olsa da altın yine de değerini koruyor hatta artıyor gibi gözüküyor.
    Şimdiden teşekkürler

    YanıtlaSil
  84. 1) Ekonominin gidişatıyla ilgili twitter'dan bir soruya, "Benim de uykularım kaçıyor" cevabını vermiştiniz birkaç gün önce. Espri mi? Ciddi misiniz?

    2) Kötüye gidişattan endişeli olsanız bile, yaşananların, iktisat biliminde bir laboratuvar işlevi görmesi sebebiyle, akademik merak, araştırma ve analiz açısından çok az miktar da olsa memnuniyetiniz var mı? Yoksa, "Bırakın akademiyi makademiyi! Keşke ekonomi bu hâle hiç gelmeseydi, getirmeseydik! Keşke vaktimiz ve imkânımız varken önlemler alsaydık!" mı diyorsunuz?

    YanıtlaSil
  85. Hocam, Dis mihraklardan bir tanesi bugün bir aciklama yapmis.. Aynen söyle.

    "Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türk bankalarının döviz cinsinden likidite risklerinin, devam eden piyasa oynaklığı ve kurdaki zayıflığın etkisi ile ciddi şekilde arttığını, son dönemde yaşanan mevduat çıkışlarının da bu likidite riskini ön plana çıkardığını bildirdi."

    Bu kötü bir seymidir Hocam.?

    YanıtlaSil
  86. Adamin biri ellili yillarda otobusle yolculuk edrken yolu eskiyalar keser.otobuste bulunan yolcular paralarini ve kiymetli esyalarini bulabildikleri gizli yerlere saklar.fazla bisey bulamayan eskiyalar yolculara iskence ederek sakladikleri para ve kiymetli seylerin yerini ogrenmeye calisir.otobuste yolculuk eden bahse konu adam duruma derhal mudahale eder.eskiya basinin yanina giderek yolcularin saklamis oldugu para ve kiymetli esyanin yerini ona gosterir. Eskiyalar soygunu yapip aractan uzaklasir ve otobus yoluna devam eder.otobusteki soyulan butun yolcular eskiya ile isbirligi yapan adamin ustune cullanir.eskiya ile is tutan adam durun dinleyin beni diye yolculari ikna eder.derki ne zarariniz varsa ben karsilayacagim.vardiklari ilk beldede eskiya tarafindan soyulan yolcularin tum zararlarini tazmin eder.yolcular bundan memnundur hem paralarini hem canlarini kurtarmislardir.tesekkur icin yolculugun bitiminde adamin etrafinda toplanirlar.bu iyligi nicin yaptigini sorarlar.adamin elinde iki buyuk valiz vardir.adam valizlerin icindeki gizli bolmeleri yolculara gosterir ici para ve mucevherat doludur.iste bunlar icin der ve valizlerini alarak bankasina dogru yola koyulur.

    YanıtlaSil
  87. hocam başkanımızın abd'ye gitmesi çerçevesinde abd'yle anlaşma $ gevşemesi başlayacak mı fed faiz artırsa da?

    YanıtlaSil
  88. hocam fed in 26 eylülde 25 baz puan faiz artışı yapacağı kesin gibi!. benim anlamadığım piyasalar neden döviz satıyorlar. oysa bunu satın almak için doların önce yükselmesi kararın ardından da kar satışı olması ve dolarda gevşeme olması mantıklı değil midir hocam?.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...