5 Ocak 2019 Cumartesi

Merkez Bankası’nın Bastığı Paraların Enflasyona Etkisi Oldu Mu?

Hatırlayacaksınız bundan 3 – 4 ay öncesine kadar güncel konuların başında “Merkez Bankası’nın karşılıksız para bastığı, ortada gıcır gıcır yeni basılmış paraların dolaştığı ve bunun enflasyonu azdırdığı” iddiası geliyordu. Ben de bunun doğru olmadığını anlatan bir yazı yazmıştım.[i] Bu yazıda konuyu verilerle incelemiş ve şu sonuca ulaşmıştım: “Veriler üzerinden yaptığımız inceleme; Ramazan ve bayram nedeniyle yaşanan emisyon sıçraması (ki o da normale dönmeye başlamış bulunuyor) dışında son dönemde herhangi bir anomaliye işaret etmemektedir. Görünen tek anomali 2016 yılında büyümeden kopuk olarak gerçekleştirilmiş olan emisyon artışıdır. Onun da etkisi bir sonraki yılda yaşanan enflasyon artışına katkı olarak ortaya çıkmıştır.”  

Şimdi yıl bittiğine göre konuyu sağlıklı olarak incelemek çok daha kolay olacak. Son üç yılda dolaşımdaki para miktarlarının nasıl bir değişim içinde olduğuna verileri karşılaştırmalı olarak gösterdiğimiz bir tablo eşliğinde bakalım[ii]. Aşağıdaki tablo çeşitli para arzı büyüklerinde bir yıldan ötekine ortaya çıkan artışları yıllık ortalama enflasyon oranlarını gösteriyor (Kaynak: TCMB, Haftalık Parasal ve Finansal İstatistikler ve TÜİK, TÜFE verileri.)

Yıllar
Dolaşımdaki Para (M0) Artışı (%)
Enflasyon (ortalama)
2016
21,1
7,8
2017
6,5
11,1
2018
3,6
16,2

Tabloya göre 2018 yılında dolaşımdaki para miktarı önceki yıl miktarına göre yalnızca yüzde 3,6 oranında artmış. Buna karşılık yıllık ortalama enflasyon artışı yüzde 16,2 olmuş.

Bu durumda önceki yazımda değindiğim emisyon artışının Ramazan ve bayram nedeniyle yaşanan yüksek nakit talebinin yarattığı geçici sıçramalar olduğu tespiti tümüyle doğru çıkmış oluyor. Demek ki bu geçici sıçramalara bakarak “Merkez Bankası’nın bastığı para miktarı artıyor ve o da enflasyonu artırıyor” diye bir yargıya varmak doğru değil. Yine aynı yazıda değindiğim gibi son yıllarda görünen en belirgin anomali 2016 yılında ortaya çıkan dolaşımdaki para arzı artışıdır (yüzde 8,5 oranındaki enflasyon artışına karşılık yüzde 21,2 oranındaki dolaşımdaki para artışı.) Onun da etkisi bir sonraki yılda yaşanan enflasyon artışına katkı olarak ortaya çıkmıştır.  

Bu analizin iki sonucu var: (1) Merkez Bankası’nın 2018 yılında piyasaya sürdüğü yeni para miktarındaki artış (dolaşımdaki para artışı) yüzde 3,6 gibi oldukça düşük bir miktarda kalmış, dolayısıyla Merkez Bankası iddia edildiği gibi yüksek miktarda para basarak piyasaya sürmemiştir. (2) Dolaşımdaki para miktarı ya da sokak jargonuyla Merkez Bankası’nın bastığı paralar 2018’de yaşanan yüksek enflasyonun nedeni olmamıştır.  

Enflasyonu azdıran etkenleri başka yerlerde aramak gerekir. Ki onların başında kurdaki yükseliş geliyor.



[i] http://www.mahfiegilmez.com/2018/07/merkez-bankas-para-m-basyor.html
[ii] Dolaşımdaki para Merkez bankası tarafından dolaşıma çıkarılmış banknotlarla (emisyon) Darphane tarafından basılmış madeni paraların toplamıdır. Bu tutar M0 olarak adlandırılır ve en dar para arzını gösterir.

114 yorum:

  1. Hocam Türkiye deki hükümetlerin ekonomi politikaları hakkında tez hazırlıyorum.Önerebileceğiniz kaynak var mı?

    YanıtlaSil
  2. Hocam Merkez Bankasının Genel kurulu 18 Ocak tarihine çekmesine ilişkin, Uğur Civelek hoca şöyle diyor; Merkez Bankası nisanda yapacağı genel kurul toplantısını hazine Ocak ayı içerisinde yapılmasını istemesinin sebebi Seçim öncesi Merkez Bankasının Kar payı dağıtımı yapmasını istemesi ve bu vesile ile hazine borçlanmak yerine aldığı bu kar payı ile piyasaya para pompalamak istiyor dedi. Bunun adı Maliye politikasının gevşetilmesi olarak yorumladı ve kur üzerinde yukarı yönlü basınç yaratır dedi.

    İlgili video linki https://www.youtube.com/watch?v=OAdNfSkYFHg

    Sizin düşünceniz nedir bu konuda hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uğur beyin yorumuna katılıyorum ancak ben Hazinenin piyasaya para pompalamasının yanı sıra borçlanmak yerine MB'nin kâr payını öne çekip o parayı kullanarak faizi düşürmeye çalıştığını düşünüyorum.

      Sil
    2. Hocam faiz dediğiniz piyasa faiz oranı mı yoksa Merkez Bankasının bankaları fonladığı % 24 olan faiz mi?

      Diğer sorum da bu yapılan para pompalama enflasyona sebep olmaz mı? Ayrıca YEP dedilen programın sıkı maliye politikası ve sıkı para politikası uygulamalarına ters düşmez mi?

      Sil
    3. Video da anılan bu kısım başlama dakikası 8:55 te konu başlıyor ve 12:55 te bu konu bitiyor izlemek isteyenlere kolaylık olsun diye yazıyorum.

      Sil
    4. Adsiz 18:35 Hoca para pompalamanin enflasyona etkisinin az oldugunu yukarida yazmis. Yazinin ana konusu da bu zaten.

      Sil
    5. Piyasa faizi, suaralar 19% civarinda olan. Eger bu SIKI para politikasi ise, gevsek nasil olur bilmiyorum.

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. https://michael-hudson.com/2018/08/life-thought-an-autobiography/
      ilginç bir otobiyografi... hocamın dikkatine

      Sil
  4. TCMB nin önümüzdeki 2 toplantısında da doviz kurunu çok artıracağı için faiz artışı beklemiyorum ve birçok ekonomiste TCMB Bağımsızlığı! içinde düşünceye sahip. Fakat 25 nisan daki toplantıda kdv,ötv indr. düşen petrol fiyatlarının yansıması, azalan ic talep(tcmb söylemi) sebeplerle ilk çeyrekte TL değer kazanacaktır.(Fed in dünkü güvercin yaklaşımı da yardımcı olacaktır) 25 nisan toplantısından sonra faiz indirimi olacağını düşünüyorum . umarim döviz kuruna etkisi yüksek olup kurdan kaynaklı enflasyonu arttırmaz. Yapısal reformlarımız! 25 nisanda tekrar test edilecek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seçimden önce faiz indirimi yapmiyorsa seçimden sonra da yapmaz diye düşünüyorum. Hatta şasi kanaatim faiz indirimi hususu MB'nin dahi inisiyatifi dışında artık. Küresel sermaye yapıcılar karar verecek faize .

      Sil
  5. Hocam Merkez Bankası istediği gibi para basabilir mi? Para basılmasına karar verme yetkisi TBMM'ye ait değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/TR/TCMB+TR/Main+Menu/Banknotlar/Banknotlarla+ilgili+Genel+Bilgiler/Para+Basma+Yetkisi

      Sil
    2. Teşekkürler hocam.

      Sil
    3. TR de para basma yetkisi Reisin iki dudagi arasinda. Bu böyle biline.

      Sil
  6. Hocam size soru bakın bu harita kişi başına düşen nominal gdp'nin 2017 yılında 2008 yılına göre artmışsa yeşil azalmışsa kırmızı olarak gösteriyor....
    https://preview.redd.it/c85pxtngj3821.png?width=960&crop=smart&auto=webp&s=91bea7aab3d4788c55e290fd55c1583997f5ea29

    Sorum şu gördüğünüz gibi Latin amerika ülkelerinin hemen hepsi yeşil olarak gözüküyor öyleyse Latin amerika ülkeleri 2008-2017 arasında Türkiye ve Polonyadan daha mı iyi büyüdü?Daha çok mu zenginleşti? daha mı iyi ekonomiye sahip oldu?daha çok mu gelişti?

    Bakın aynı ülkeler sanatın alma gücü paritesine göre milli gelirde hangi durumda...

    .......................2008...........2017
    Arjantin.....18.000USD.......20.092 USD

    Brezilya.....13.360 USD......15.640 USD

    Polonya......19.360 USD......29.640 USD

    Türkiye......16.530 USD......27.050 USD

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Ada,

      Elmalar ile armutları toplayıp,
      Lastik donunu çekerek boylarını ölçmüş,
      Benim başım kel mi?
      diye soruyorsunuz.

      Ne cevap vereyim bilemedim, bulduğum tek cevap
      "Mahmut".

      Sil
    2. Hoca Satınalma gücü paritesine göre milli gelirin kandırma olduğunu tek geçer akçenin nominal milli gelir olduğunu söyledi...cevabım onaydı.

      Sil
    3. Selam Ada,
      Yazdım işte, don lastiği ile boy ölçmeye benzer sagp göre milli gelir hesabı,
      lastiği uzun çeken kazanır, boyu uzun olan değil.

      Sil
    4. yavrum sen geri zekalımısın sen ne don lastiği?Gerçek reel büyümeden bahsediyoruz...Latin amerikanın özellikle 2008'den beri dünyada ekonomisi en kötü bölgesi olduğu dünya alem kabul ediyor...

      2008-2017 yılları arasında yıllık ortalama reel büyümeden belli zaten durum...
      Arjantin ortalama %1.43 büyüdü.
      Brezilya ortalama %1.20 büyüdü.
      Polonya ortalama %3.25 büyüdü.
      Türkiye ortalama %5.55 büyüdü.

      Brezilya ve Arjantinin zaten nüfus artışı bu kadar neredeyse hiç büyümemişler aksine küçülmüşler....

      Polonya'da ise bırakın nüfus artışını aksine nüfusta azalı o yüzden büyüme rakamları daha anlamlı.

      Bizim büyümemizin bir kısmı nüfus artışına gidiyor yine önemli bir kısmı suriyeli mülteciler desek aşağı yukarı polonya'nın büyümesiyle aynıyız.

      Sil
  7. Hocam hicbir hesap kitap yapmadan samimi fikrinizi merak ediyorum. Toplumun büyük çoğunluğunu esas kabul edersek yani yoksulluk sinırinda yaşayan %60+ civarı için enflasyon gerçekten %20.3 olabilirmi sizce? Ben 30a yakin oldugunu düşünüyorumda kendimden şüpheye düşüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ismet bey,bence sabit giderleeimizi yani en hayati odemeleri dikkate alindiginda %30 a yakin ibaresi,cok iyimser bir yaklasim..

      Sil
  8. hocam merkez bankası fazladan monetarizasyon yapmıyor kanaatimce. ancak geçen yıl kgf kaynaklı olarak bir kaydi para genişlemesi olmuştu ve bu da zamanla kurları sert şekilde yukarıya doğru baskıladı. şimdi de sanki başka adlar altında yine bir kaydi para genleşmesi oluşacak gibi geliyor bana hocam. bu yolla biraz tıkanan kredi kanalı açılsın biraz talep canlansın isteniyor ve ekonomideki likidite sıkışıklığı hafiflesin isteniyor anladığım kadarıyla haliyle seçimlere doğru gidiliyor bir de!. ancak hocam bu geçen yıl yani 2017 yılı genelinde yapılan hatanın farklı yöntemle yapılması değil midir?. bu kur-enflasyon-faiz üçgeninde zamanla yükseliş baskıları yaratmayacak mıdır?. üstelik de hocam kgf uygulamasına başlanırken makro iktisadi olarak bugüne nazaran biraz daha iyiydik sanki. en azından kur düzeyleri ve buna paralel olarak da enflasyon haddi olarak kırılganlığımız biraz daha düşüktü. oysa şu anki iktisadi konjonktürde bunların yapılmasının düşünülmesi daha da kötü sonuçlara neden olmaz mı hocam?. iyi çalışmalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru tespitler, doğru sorular. Maalesef enflasyon mu büyüme mi sorularının arasında sıkışıp kaldık. İkisini birden çözmenin tek yolu beklentileri düzeltmek. Onun da tek yolu riskleri düşürmek.

      Sil
  9. hocam zaten iddia edildiği gibi merkez bankası para basmış olsaydı dolar kuru 7,24 değil 9,24 e kadar da gidebilirdi ve gevşetilmesi de muhtemelen 7 nin altına doğru olmayabilirdi. kura karşı büyük hassasiyetimizin olduğunu hepimiz biliyoruz sonuçta.

    YanıtlaSil
  10. Hocam madeni para miktarı ve banknot miktarı arasında oransal bir ilişki var mıdır? Bunların artışı veya azalışı aynı yönde mi olur? Bununla ilgili olarak merkez bankalarının uyguladığı bir kural bulunuyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2018 sonu itibarıyla piyasada 137,1 milyar TL banknot + madeni para var. Bunun yaklaşık 7,7 milyar TL'lik kısmı madeni para, 129,4 milyar TL'lik kısmı da banknot. Banknot ile madeni para miktarı ilişkisi hakkında herhangi bir düzenleme olmamakla birlikte Darphane madeni paraları tedavüle çıkarırken Merkez Bankası ile koordineli olarak çalışır ve saptanan ihtiyaca göre para basar.

      Sil
  11. Hocam MB VİOP'da dolar kontratı açsa bile bu işlem için TL kullanıyor. TL basma yetkisine sahip bir kurumun vadeli işlem borsasında işlem yapması yasal olsa da gayrı ahlaki değil mi? Sonuçta bu haksız rekabete girmez mi? Bunun dünyada bildiğiniz başka örneği var mı? Saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizinle aynı kanıdayım. Dünyada örneği var mı bilmiyorum, bildiğim kadarıyla yok.

      Sil
    2. Ahlakla bunun nasil bir alakasi var? Ekmek ureten ekmek satin alinca ahlaksizlik mi yapmis oluyor?

      Sil
    3. Adsız 12:59

      VİOP'da işlem yapmak bir nevi kumardır. Eğer kendi paranızla işlem yaparsanız sorun yoktur, kayıp da kazanç da size aittir ama rızasını almadığınız bir başkasının parası ile (burada halk) oynuyorsanız ve kaybetme durumunda diğer oyuncuların sahip olmadığı bir yetkiye, yani kaybettiğiniz miktarda parayı basma yetkisine sahipseniz bu hem haksız rekabettir hem de bir Merkez Bankası tarafından yapıldığında gayrı ahlakidir. Yapılan işin "Insider trading" kısmına hiç girmiyorum bile.

      Sil
    4. Adsiz 12:59 un anladigini sanmiyorum.

      ""Ahlak, emredilen ne olursa olsun iyi ve dogru olani yapmaktir.""

      Sil
    5. Adsiz 17:02, spot piyasada islem yapmak da bir nevi kumardir. Bu bakis acisina gore her ticaret bir kumardir.

      MB'lerin opsiyon piyasalarinda kurun oynakligini engellemek icin hareket etmesi son zamanlarda uygulanan bir pratik, uzerinde yapilmis IMF de dahil bir cok arastirmacinin calismasi var. Ornegin asagida Hong Kong Merkez Bankasi'nin kendi pratigi ile alakali bir calismasi mevcut:

      https://www.hkma.gov.hk/media/eng/publication-and-research/quarterly-bulletin/qb200008/fa02.pdf

      Asagidaki makalede Bank of Spain ve Banco de Mexico'nin 1990'larda (Makale de zaten 2001 yilina ait) opsiyon piyasasinda deger kaybini engellemek icin bu aractan faydalandigini yaziyor:
      https://core.ac.uk/download/pdf/6888300.pdf

      Arasam daha fazla da bulurdum herhalde. Bu islermlerde 'insider trading' olmaz ancak 'sinyal etkisi' denilen durum soz konusu. MB kendi rezervlerini bu metod ile arttirmadigi muddetce de hicbir ahlaki ve guven kaybettirici bir durum oldugunu sanmiyorum.

      MB kendi parasinin degerini istikrara kavusturmak icin her araci kullanabilir, bunu basarirsa da gorevini yerine getirmis olur.

      Birileri her seyin sadece faiz ile cozuldugunu sanabilir ancak para piyasalarinda baska bir cok arac mevcut.

      Sil
  12. iki sorum var. birincisi : dolaşımdaki para miktarı yani emisyon hacmindeki yıllık artışların nihai sonucunun ertesi yılda tümüyle ortaya çıktığı hipotezine dayandığınızı anladım. Eğer yazınızı doğru anlamış isem; bu hipotezinizi bir varsayım veya ön kabul olmaktan çıkaracak bilgiler ve sayısal veriler bulunmakta mıdır?
    İkincisi: enflasyon ile büyüme rakamları arasındaki ilişkiler ortaya konulmadan dolaşımdaki paranın satın alma gücü hakkında sağlıklı bir değerlendirme yapılamayacağını düşünüyorum. Dünyada tüm merkez bankaları ekonomik büyüme rakamlarının üzerinde para basmamaya özen gösterirler. Oysa basına ve sosyal medyaya yansıyan haberlerde basılan banknotlar seçimden öncesi ve kısmen seçimden sonrasını kapsayan bir süreyi baz almaktaydı. ayrıca döviz krizi sonrası merkez bankasının politik risk nedeniyle oluşan ve rasyonel olmayan TL değerindeki düşüklüğe para basma yoluyla tepki gösterip reel dengeyi bulduğu bilindiğine enflasyon-büyüme-emisyon ekseninde konunun açıklığa kavuşturulması daha doğru olur muydu?
    Saygılarımla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Geçmiş verilerle yaptığım test bu varsayımımı doğruladığı için görüşümü ona dayandırıyorum.
      (2) Bu konuda haklısınız. Ben yalnızca Merkez Bankası para basıyor iddiasını değerlendirmek amacıyla bu yazıyı yazdım. Daha geniş kapsamda bakarak yeniden ele almakta yarar olabilir.

      Sil
    2. hocam bilmediğimden soruyorum , merkez bankasının tl değerindeki düşüklüğe para basma yoluyla tepki göstermesi tl nin değerini dahada düşürmezmi ?

      Sil
  13. Hocam bence Türkiye'de öncelikle eğitim öğretim sistemini düzeltmek burada yapısal reform yapmak gerekiyor diye düşünüyorum. Liyakat sahibi , işini doğru dürüst yapan , gündemi takip eden , yenilikçi , girişimci insanlar yetiştiremezsek işimizin zor olduğunu düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düsünceleriniz cok dogru. Cagdas bir ülkede olmasi gereken de budur.

      2 yilda bu ülkeden 12 kisi milyoner olmak üzere 253 Bin liyakatli ve egitimli ve yetismis vatandasimiz baska ülkelere göc etmis.. Bunun aksine ülkemize 5 milyonu suriyeli olmak üzere Afganistandan bangladese, iraktan libyaya ve bilimum Afrika ülkelerinden yüzbinlerce vasifsiz insan gelmis ise..

      Yukarida yazdiklarinizin bos oldugunu gösterir. Tabii ki maalesef icinde yasadigimiz bi topraklarda.

      Sil
  14. Umarım bu kez "kişiler hakkında yorum yapmıyorum, derdim sistemle" demezsiniz:

    Cem Yılmaz'ın emeklerini beğenir misiniz? Güldünüz mü? Gülüyor musunuz? (Farklı fiiler de yazılabilirdi ama temel fiil belli.)

    YanıtlaSil
  15. Hocam 2008 krizi sonrası önce ABD ve sonrada AB karşılıksız para basıp piyasaya para sürdüler. 2 senedir FED in sıkılaşma politikasına karşı bir grup sürekli karşı çıkıyor.
    Bu grup hem ABD borsalarondan hem de gelişen ülke piyasalarından para üstüne para kazanıyorlar ve bu sistemin devamını istiyorlar.

    Oysa üretmeden kazanç sistemi bir yerde duvara toslayacak ve bu yüzden FED ve AB bu politikadan kurtulmak istiyor ama görümüyor ki tam olarak başaramıyorlar.

    Çünkü kimse muhtemel finansal çöküşün sebebini üstüne almak istemiyor.

    Bu konuda okumamızı önereceğiniz eserler var mıdır?

    Mevcut finansal sistemin alternatifi var mı sizce?

    Mustafa..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda son yıllarda çok kitap yazıldı, ben de bir bölümünü okudum ama size tavsiye edeceğim kadar beni tatmin eden görüşler görmedim. Çoğu mevcudu eleştiriyor ama bir öneri getiremiyor.
      Mevcut finansal sistemin tek alternatifi kuralları daha çok yerleştiren bir sistem. Ama o da kazancı kısıtladığı için kimse beğenmiyor.

      Sil
  16. Bilgilendirme için teşekkürler Mahfi Hocam. Benim size sorum;yerel paradan döviz yaratmanın serbestliğinin ne gibi zararı olur? Ülke açısından ve küresel sistem açısından yorumlar mısınız...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendi üretmediğiniz bir şeyi tüketmenin sonu yoktur. Bu, tıpkı sürekli cari açık vererek ve açığı dış borçla kapatarak büyümek gibidir. Yerel paradan döviz yaratarak bir yere kadar gidersiniz, sonra günün birinde işler kötüleşince insanlar o paraları sizden isteyince onları basamayacağınıza göre sıkıntı başlar.

      Sil
  17. İşveren-3P5 Ocak 2019 23:55

    Bir ekonomistin ilk görevi, ekonomiyi düzeltecek çözüm önerilerini gündeme getirmektir. Oysaki siyasiler için ilk görev , iktidara gelmek ,iktidara geldiyse de orada kalmakdır.

    Günümüz seçim sistemleri ,ekonomik olarak orta direk ve orta direk altı seviyedeki gruba hitap edecek politikalara odaklanmayı gerektiriyor çünkü çoğunluk onlar. Bu sebeple 2001 gibi ciddi krizler olmadıkça ve imf gelmedikçe yapısal reformlar bir türlü yapılamıyor. Bu sebeple bu seçim sisteminde iktidarlara ağır oy kaybı yaşatacak yapısal reformların yapılmasını beklemek gerçekçi değil.

    Bu sadece bizim için değil İtalya ,Abd gibi yüksek borçlu ülkeler için de geçerli..

    Hele bizim gibi İmf ile çalışılmaya sıcak bakılmayan ülkelerde hiç gerçekçi değil.

    Bana göre en büyük yapısal reform, direk vergilerin, toplam vergi payı içindeki payının yükseltilmesidir. Ancak bu yapıldığında bir çok işletme sahibi gelirini korumak için işçi çıkartmak zorunda kalacak ve işsizlik artacakdır. İşsizliğin artması demek iktidarın oy kaybetmesi demektir. Alın size yapısal reformların neden yapılamadığına basit bir örnek...

    YanıtlaSil
  18. Hocam, artık dolaşimdaki paranın eskiden olduğu gibi bir anlamı olmaması gerekmez mi. Başta ben olmak üzere birçok kişi harcamalarının çoğunu kredi kartı gibi kaydi paralar ile yapiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru, ama birçok kişi MB para bastı işler karıştı diye konuşuyor, bırakın kişileri yazarların bir bölümü bile bu iddiayı öne sürüyor. Ben de bu yazıyı o nedenle kaleme aldım.

      Sil
  19. Sayın Mahfi bey bize bu olanağı verdiğinizden dolayı teşekkür ederim.

    Kanımca hesaplanan enflasyon kriterleri sepetteki ağırlığı sepete giren ürünlerin kullanım oranı vb noktalarda yapılan manüplasyonlar dışında, yurt genelinde yapılan ankette üreticinin resmi anket cevapları da gerçeği yansıtmamakla birlikte üstelik kurum yöneticilerinin apar topar görevden alınması bana açıklanan enflasyon un gerçekçi olmadığıdır. Araştırmalarım çerçevesinde eflasyonun % 34 düzeyinde olduğudur. Yazınızda enflasyon oranında yansıtılan sinyorajın piyasaya para arzının %3.6 ida kaldığı görüşünüze şiddetle itiraz ediyorum.

    Enflasyon oranının gerçeği yansıtmaması nedeniyle para arzının, gizli kapaklı yöntemler ve çeşitli munzam karşılıklar vb kanallarda gösterilerek %20 mertebesine çekildiğini düşünmekteyim.

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben açıklanan resmi verilere dayanarak analiz yapıyorum. İşin içinde iş varsa onları bilemem.

      Sil
    2. Unknown 23:58 in yazdiklarinin ben de dikkate deger oldugunu düsünüyorum.

      Sil
    3. sayın hocam eminimki, sizde hükümetin hangi konuda olursa olsun açıkladıgı hiç bir rakama,en azından çoguna inanmıyorsunuz.merkez bankası veya hükümet allah bir dese şahşen inanmam.hükümetin geçmişi ortada.lafa gerek yok

      Sil
    4. Sağ olun mahfi hocam, yapacak bir şey yok sanırım. İtirazım için özür dilerim.
      Tekrar teşekkürler.

      Sil
  20. Ustadim yanlis anlamayin sirf meraktan soruyorum merkez bankasinin verilerinde hata olma ihtimali var midir? TUIK verilerine ben guvenmiyorum market fiyatlarini(yeter sayida urun icin kayit var elimde) takip ettigim icin gercek enflasyon hakkinda fikrim var. Ama emisyon nerden bilinirki ne aciklansa inanmak zorundayiz diye dusunuyorum. Emisyomunu kabacada olsa anlayabilecegimiz bir yol var midir? Emeginize saglik yazilarinizi ilgi ile takip ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben olmadığını düşünüyorum. Eğer orada da varsa zaten yapılacak hiçbir şey kalmamış demektir.

      Sil
    2. akp devleti ele geçirdigi günden itibaren yok zaten sayın hocam.

      Sil
  21. Hocam Yeniçağ Gazetesinde Ahmet Takan yazısını okudum şok oldum TUİK Enflasyonu düşük çıkarmak için sipariş usülü fiyat yapmış resmen ve market zincirlerine A101 ve BİM marketlerini bazz almış yazı linkini paylaşıyorum okumanızı tavsiye ederim TUİK yetkilisi anlatmış isim vermiyor

    https://www.yenicaggazetesi.com.tr/tuik-enflasyonu-boyle-dusuruyormus-50277yy.htm

    yazıyı okuyunca resmen ŞOK oldum kul hakkı bu resmen

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıyı okudum. Umarım TÜİK, bu yazıda yazılanların yanlış olduğunu kanıtlarıyla açıklar.

      Sil
    2. Ha ha ha.. TÜIK kesin dediginiz yapar Hocam.

      Sil
    3. TUİK denilen kuruma kimsenin güveni yok hocam çok uzun zamandır. yani çıkıp açıklama yapsada güvensizliğini tesciller yada yapmadık yalan desede kimse yine inanmaz, çünkü bir kez güven kaybettin mi artık kurumun varlığı çok önemli değildir. Türkiyede Askeriyeden sonra tüm kurumları itibarsızlaştırdılar ve kurumlar güvenilmez bir tesis oldu.

      Hükümet kendi kurumları yıprattı bunuda kurumlara güveni azaltarak yaptı. TÜİK bir örnek olarak enflasyon açıkladı çok yüksek bulunduğu için TÜİK te o başkan yardımcısı görevden alındı bu halkta yani bizde şöyle anlaşıldı, benim dediğimi yapmazsan seni görevden alırım kısaca zoraki kağıt üzerinde Maliye hazine bakanı rakamları yazıyor TÜİK kurumuna bunu açıkla diyor onlarda açıklıyor ben böyle düşünüyorum artık.

      Zaten en son olayda dalga geçilir gibi yıl sonu hedefleri tutturduk dedi Maliye bakanı böyle şey olur mu siz 2018 hedeflerinin yanına bile yaklaşamdınız OVP de 2018 yılsonu enflasyon hedeflemesi % 5 di dolar kuru 3 TL seviyelerindeydi İşsizlik tek hanede olacak tı hangisi tuttu bunun. ama sonra YEP denilen sonradan açıklanan plandan bahsediyorlarsa zaten o hedefler 1 yıl sonrasından başlıyor yani 2019 hedefleri 2020 hedefleri ve 2021 hedefleri vardı. yılın geri kalanı için tahmin açıklanmıştı ve bu hedef değil tahmindi. O tahminleri tutturmak içinde kağıda yazdıkları sözde enflasyon rakamlarını ısmarlama olarak TÜİK açıkladı.

      Örnek olarak şuan İşsizzlik kesinlikle açıklanan seviyede değil aynı şekilde işsizlikte de rakam yazıyorlar rüyamda böyle gördüm kabilinden yaz gönder falcı bacı gibi. TÜİK kuranı kreim üzerine yemin etse ben yine inanmıyorum çünkü kul hakkı yemeye başlayan insanın yeminide kabul değil benim için.

      TÜİK e güvenmiyorum.

      Sil
  22. Bu sefer"atı alan Üsküdar'ı geçmedi" -doları kapan ülkeyi terketti, diyebilir miyiz?

    YanıtlaSil
  23. Hocam da secim mecim referandum vs... yoktu
    neden ve ne zaman oldu emisyon artisi
    15 temmuz sonrasi mi oldu ?


    Benim bildigim KGF ile 2017de referandum hasebiyle yuklenildi ve sonucunu da balon rekor buyume olarak gorduk hemen akabinde ise 2018de kur ve enflasyon artisi ortya cikti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında emisyon artışı söz konusu.

      Sil
    2. Tesekkurler bilgi icin.

      Sil
  24. Değerli öğretmenim Türkiye nin borçlarını yapılandırması ve planlama için IMF ye başvurvası ve antlaşma yapılması, Türk Lirasında değer kaybı yaratır mı? Ya da Türkiye deki doviz rezervlerinin borçları ödemek adına Tcmb Hazine ve normal banka mevduatlarına olası bir etki yaratır mı? Ülkece Döviz borçlarımızı öderken döviz değeri artış kaydedebilir mi? Dış piyasalar Fed Abd Avrupa MB vb. pozisyonları şüphesiz etkili fakat sadece iç piyasa olarak değerlendirecek olursak, imf geldiğinde hem Türkiye prestiji hem de kıt olan mallar ekonomide değerlenir ilkesi ile yurt içi dövize etkisi ne olabilir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yunanistan in imf ile . anlaşması sonrası durumu incelemenizi tavsiye ederim.

      Sil
  25. Yönetim geçtiğiimiz yılı imar affı,paralı askerlik v.s. ile 30 milyar topladı atlattı bu seneyide seçime kadar merkez bankası avansı v.s. atlattı diyelim merakla bekliyorum seçimden sonra parayla diploma falanmı satacaklar, öyle bişey olursa bende bir iki tane alayım çocuklara😎😎😎

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merak etmeyin. Secimden sonrasi icin IMF den her türlü Garantie alindi. Ayarlamalar simdiden yapildi. Siz bakmayin Eeeyyy IMF.. Eyy imf ye teslim olmus chp zihniyetii.. söylemlerine.

      Göreceksiniz IMF ile anlasmayi ve programini da bu millete bir kahramanlik destani seklinde yedirecekler. Bu millet bu sefer de yiyecek..

      Ekonomik anlamdaki tüm olumsuzluklar, iki ayyas ve fetö zihniyetli chp ye yüklenecek.

      Sil
    2. Valla ben bizim milleti iyi tanırım cebine dokundunmu kimseyi tanımaz bunu en iyi iktidar biliyor onun için bu kadar seçim öncesi piyasayı hoş tutuyor popülizm yapıyor.Bunu rahmetli Demirel de iyi bilirdi ne verirlerse 5 fazlası diyerek seçi kazanmıştı.Türkiyede ekonomiyi düzgün tutamayan hiç kimse iktidarda kalamaz hele imf yle anlaşma yapan iktidar bardaki bile zor geçer.

      Sil
    3. Yakup ağabey, bu hükümetin önceki hükümetlerden çok büyük bir farkı var. IMF ile anlaşmamayı da anlaşmayı da başarı olarak gösterip kaymağını yiyebilir. Aksi olsa 2008'e kadar harfiyen IMF programı uygulayıp 2005'te bizzat kendisi stand-by anlaşması yapan aynı iktidar IMF'ye borç verdik masalı ile seçim kazanabilir miydi?

      Muhalefetin başarısızlığı da bir etkendir ama Fetö'den kumpas dönemine, hendek rezaletinden megri megri oynaşmaya, çözüm sürecinden kandile ricacı göndermeye kadar ne kadar felaket varsa uygularken de çark ederken de bunun kaymağını yediler.

      Misal, kumpas davalarında muhalefet silivri zindanlarında mücadele ederken darbeci bunlar diye kaymağını yediler şimdi ise kandırıldık deyip muhalefeti fetö ile iş birliği yapmakla suçluyorlar. Bu da o misal. IMF'ye borç ödedik diye seçmene başarı hikayesi sunan IMF ile anlaştık diye de sunar. Yetmez IMF ile anlaşmamızı muhalefet istemiyor onlar daha fazla faizle başka yerden borçlanalım istiyor vs gibi bir algı ile muhalefeti suçlu bile ilan ederler.

      O yüzden yönetim IMF'ye yanaşmaz; yanaşırsa seçim kaybeder gibi beklentilere boşuna girmeyin. Köprüden önce son çıkış referandum ile bitti. İktidarın değişmesi pratikte mümkün değil.

      Sil
    4. Yakup haklısın galiba şu poşet olayı millete dank ettirdi bazı gerçekleri. Ama ne yaman bir çelişki sen ülke soyulup soğana çevrilirken tepki verme ama poşete sıfırı atılmamış parayla 250 bin istenince haraç vermem diye başkaldır.

      Sil
    5. Bu yıl parayı poşetten bulacaklarmış Yakup abi

      Sil
  26. Sayın Hocam, iki sorum var;
    "Emisyon artışı" dediğimizde her zaman; "kaydi ve basılı toplam para" sözkonusu mudur?
    2016 ve 2017'deki toplam %29,5 emisyon artışının 2018'deki enflasyona etkisi yok mudur? (2018 %3,6 hariç olarak) Ne kadar etkisi olmuştur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet gecikmeli etkiler söz konusu olabilir ama asıl etki o yıl basılıp dolaşıma çıkan paradan olur.

      Sil
  27. Bir bankacı kendisiyle yapılan bir gazete söyleşisinde (4-5 sene önce) yıllık kredi büyümesinin hedef enflasyon+hedef büyüme rakamları kadar artmasının ideal olduğunu söylemişti.

    Sizin yazınızdan da emisyon artışının aynı mantıkla işlediğinde, birebir olmasada, enflasyonu azdırmayacağı sonucunu çıkarıyorum. En azından olumsuz bir etkinin çok sınırlı olacağı da denilebilir. Enflasyonu etkileyen tek unsur bu değil çünkü.

    Ama bu rakamların çok üstünde basılması enflasyonun artmasına neden olacakken,

    Bu rakamların çok altında seyretmesi de enflasyonu dizginlemesine yardımcı olacaktır.

    Aşağıda ortalama enflasyon oranları var;

    2016.......7,8
    2017.......11,1
    2018.......16,2

    Halkımızın bir kesimi bu oranları makyajlı olarak kabul ediyor. Bu oranların en az 2 katı en fazla 3 katı kadar denilmekte. Biz 2 katıdır dersek yuvarlak hesapla sırasıyla şu rakamlar çıkıyor; 16 - 22 - 32. Son olarak da ortalama olarak yüzde 3 büyüme rakamlarını da eklersek yine sırasıyla, 19, 25, 35 rakamları çıkıyor.

    2015 yılında 100 olan emisyon
    2016.........119
    2017.........150
    2018.........200 birime ulaşması enflasyona fazla etki etmeyecekti.

    Ama emisyon
    2016......121 olması gereken 119
    2017......129 olması gereken 150
    2018......134 olması gereken 200

    Bu basit bir hesaplama, ama mantık doğruysa ve enflasyon açıklananın 2 katı kadar ise TCMB çok ama çok sıkı bir para politikası uyguluyor bilmeden.

    Ama bu durum şunu da göstermez mi TÜİK makyajlı bir enflasyon verisi sunuyorsa bu makyajlama açıklananın 2 katından fazla olamaz. Piyasada para kalmıyor çünkü; olan 134, olması gereken 200.

    Elbette TÜİK in açıkladığı enflasyon verisinin doğru olup olmadığını ispat edemeyiz, ama bu söylenti bu yıl başlamadı belki 2014 yılından buyana kadar böyle bir inanç var. Ağırlık oranları ile, madde fiyatları tek tek açıklandığına göre, emisyon artışları gibi buna benzer verileri kullanarak da makasın ne kadar açılmış olabileceği ortaya konulabilir.

    Bir örnek olsun diye, ben emisyon artışlarını ortaya koyarak bu farkın açıklanandan 2 katı ve fazlası olamayacağını öne sürdüm.

    Bir başkası da aynı mantıkla 2 katından fazla olabileceğini de ortaya koyabilir.

    Ne dersiniz bu ortaya konulamaz mı?

    Not: Tabi şimdi arkadaşlarımız bir başka taşı kuyuya atıyor o da emisyon artışları gizlenebilir mi diye. Onu da Siz Mahfi Bey, bir bankacı arkadaşımız veya MB çalışanı olabilirliğini veya imkansızlığını ortaya koyasarsa iyi olur😊 Yoksa nur topu gibi ueni bir tartışmamız olur ara ara.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Timurum boşuna yorulma hesaplarla üç aşağı beş yukarı vatandaş olarak çarşı pazardan gıcır mangırdan bir anlıyoruz bir şekilde emisyon fazlasını.

      Sil
  28. Böyle bir ortamda bütçenin sağlamlığına güvenerek bu tür indirimlere gidilmesi bir yandan enflasyonla mücadele ederken bir yandan da büyümeyi kollamanın en doğru yolu gibi görünüyor.

    Maliye politikasının ana, esas amacı para politikasını desteklemek değil midir? Standart teori bunu söylemez midir? Sadece genişlemeci politika esnek kur sisteminde milli geliri arttıramaz.

    Bir yandan sıkı para politikası diğer yandan gevşek maliye politikası trenin rayında olmak yerine bir sağa bir sola gitmesi demek değil midir?

    Enflasyon artışı belli ki kur artışından kaynaklı yani maliyet kökenli. Bunun için faizi arttırıyorsunuz kurun düşmesini sağlayıp enflasyonu düşürmek için. Diğer yandan vergi indirimleriyle talep enflasyonunu besleyerek enflasyona katkı sağlamış olmuyor musunuz?

    Büyüme mi enflasyon mu asıl sorun buradan kaynaklanıyor olsa gerek. İktisatçılar bari bu konuda bir görüşe varsınlar da hükümetleri biraz rahatlatsınlar bu konuda. Bu sosyal bilimler hep mi nifak sokacak bu insanlara.

    Hem zayıf hem şişman olamazsınız. Olmaya çalışsanız da bunu yapamazsınız. Bu durumda önceliğimiz enflasyon olmamalı mı?

    Büyüme negatif mi çıkıyor çıksın. Ağustosta blöf yaparak rest çektin mi çektin. Rakip bunu gördü mü gördü. O zaman tükürdüğünü yalayacaksın bedelini ödeyeceksin.

    Konumuz cari açıktan enflasyona geri geldi. Cari açık enflasyondan daha modern gözüküyordu. Yine geçmişin bataklığına saplanıp kaldık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç bir iktisatcı eline su dökemez mirim. Sen çözmüşsün meseleyi git anlatda hükümette bizde rahat nefes alalım ilahi sen bugüne kadar .neredeydin be abi.
      Değil mi ama sosyal bilgiler hep nifak, ne varsa hayat bilgisinde vardı ilk okul müfredatında hemide resimli anlatımlı renkli felan.

      Sil
    2. Adsız 11:19 şaka yapıyorsun sanırım. Neyse şakan sana kalsın.

      Sil
  29. Hocam bizim ulkemizde olacagini sanmam o yonden icim rahat. ama sunu merak ediyorum. Herhangi bir x ulkesi(belli olcude yapan ulkeler var, İran, Venezualle...)) ulkedeki doviz mevduatin yerel paraya cevirme karari aldi diyelim. Bu durumda altini ne yapacak kuyumculardaki altinida kayit altina alip bir formul uretmesi gerekmezmi? Bunu yapmadan diger tedbir ise yararmi? Butur uygulamaya giden ulkelerde ise yariyormudur?Cunku altin veya gumuste ayni doviz gibi. Saygilar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arkadaş şaka yapmış sanırım. Venezuelayı salla da iranın günümüz türkiyesinden nesi eksik? Bilakis abdye bizden daha sağlam kafa tutar ve bunu yapacak güce ve hadde sahiptir. Senin ülken kim?

      Sil
    2. Arkadaş ne oluyor default mu oldu millet. Neymiş doları tl ye fixlet yetmedi altını gümüşü sabitle dediğinizi kulağınız duyuyor mu? Ülkeyi uçuruma mı atacaksınız bu kafayla?
      Merak etmeyin poşet satışıyla halktan toplanacak parayla tüm dış borçları kaparız tez vakitte.

      Sil
  30. Hocam Merhaba
    Ben teknisyen Okan,
    Siz kendinize yazılar yazıyorsunuz bende kendime sorduğum soruların cevaplarını arıyorum. Belki cevapların bir kısmı sizde olabilir. :)

    1)
    137.1 milyar tl banknotun gerçek değer olduğundan nasıl emin olabiliriz.

    2)
    Kağıt para basma teknolojisi çok mu zor bir teknoloji? Yani birebir aynısını MB dışında herhangi bir kurum ülke veya kişi basamaz mı?

    3)
    Sahte parayı yakalamk kolaydır. Çünkü gerçeğinden farklılıklar içerir. Peki gerçek olan ama legal olmayan para nasıl yakalanabilir?

    4)
    Bir ülke başka bir ülkenin parasını basabilir mi? Mesala Usd ve euro basıp piyasaya sürülebilir. Bunu kim anlayabilir?

    5)
    Eğer her banknotun barkod numarası olsa sahte olup olmadığı çok iyi anlaşılırdı. Seri numarasından nasıl anlayabilirsiniz? ( Diğer güvenlik tedbirlerinin birebir kopyalandığını düşünürek)

    6)
    5. soru için geç mi kalındı.

    Saygılarımla Hawassa/Ethiopia'dan..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu Nijerya ile Etyopya nin havasindan mi suyundan mi nedir millet kafayi para basmaya takio.

      Arada haberlere cikiyor bunlar, filan esnafi getirdikleri siyah kagitlari dolar yapan su ile kandirdilar die.

      Okan kardes en iyi ogrenme taparak olandir. Sen euro ve dolar bas, kim bilecek?

      Saddam ve Kaddafi bile Euro basmayi, Iran basmayi akil edemio, belli ki bir sebebi var.

      Sil
    2. geri zekalı 4. sınıf ülkeleri örnek vererek beni sorgulayamazsın..ethipoia ve nijerya candır.. toprakları kutsaldır..

      Sil
    3. Saddam dolar bastı ve tedavüle sokuldu. ABD bunu çözemeyince ırakı işgal etti ve kalpazanlığa son verdi. Okan istersen sen o kutsal topraklarda bas doları teçhizatı sana göndeririz buradan. Hem memlekete faydan olur ABDnin burayı işgal etmesini önlersin hemde ülkenin dolar borcunu kapatırsın. Yakalanırsan tanımıyoruz bilmiyoruz haberimiz yok tamam mı bakarsın başının çaresine kolay mı kahraman olmak değil mi ya okanım.

      Sil
    4. Okan Kardeş,
      Kutsal toprak demişsin ama hangi peygamber çıkmış Nijerya'dan?

      Bak Yahudilerin İbrahim peygamberi Urfa'mıza gelmiş,
      Türkiye sınırları civarında ikinci eşi ile evlenmiş,
      Bir diğer peygamber İsmail bu evlilikten doğmuş.

      İsa Peygamber desen, meşhur azizlerin bir çoğu Anadolu çocuğu.
      Bak Aziz Santa Claus olarak bilinen Aziz Nikolas, ingilizlerin aşık olduğu
      Aziz George, Kutsal Meryem Ana evlerinin biri Anadoluda...

      İslam'a baksan, resmen evliyalar diyarı Anadolu, Eyüp Sultan, Mevlana, Hacı Bektaş,
      Aziz Mahmut Hüdayi ve niceleri...

      Oralardan kim çıktı, yancı 3-5 dolar kalpazanı dışında?

      Sil
  31. Hocam en merak ettiğim konu; özel sektörün ciddi artmış olan dış borcunun 2019'da dolar/TL üzerinde yaratacağı baskı nasıl olur? Bu borçlu şirketler dolar bazlı dış borçlarını ödemek için dolar alımına geçtiğinde doların yükselişini engellemek mümkün olacak mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arkadaş merak etme o borçlu firmalar borcunu ödemek için kılını kıpırdatmaz. Gerekirse firmayı batırır aldığı krediyi çatır çatır yer. Alacaklı ayıklar princin taşını boşuna sermayelerini yurt dışına taşımadılar sorsan borcu yapılandırdık ve yurtdışı yatırım yapıyoruz derler. Sen yurt dışına yatırım yapıyorum ayağıyla sermaye kaçır burada bankalara olan borcu ödeme birde mal varlığımız ödemeye yeter de sıkılmadan. E adam haklı nasılsa koca banka batacak değil ya bir şekilde tüm ödenmemiş borçlar krediler vatandaşın sırtına yüklenir anladın mı!!!

      Sil
  32. Okan bey kardeşim, en iyi sahte parayı o ülkenin kendi merkez bankası basar. Nasıl mı? Aynı seri numarasından birden fazla banknot basarak. Böylece emisyon hacmi de artmamış gibi görünür. Farkedilmesi neredeyse imkânsızdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yakalanabilir günümüz teknolojisinde ancak kimin umurunda ki. Para ardından tüm bankalar nasipleniyor bence, yabancı fon yöneticisi haklısınız biraz zor yakalar.

      Sil
  33. Benim sorum şu asgari ücretin artması enflasyonu artırır mı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda az sonra bir yazım yayınlanacak.

      Sil
    2. Teşekkür ederm hocam ancak işçi maliyetleri artacağı için de enflasyonun artacağından bahsetmemişsiniz sanki

      Sil
  34. Hocam, para basılmadığını Merkezin bilançosundaki aktiflere bakarak mı karar veriyorsunuz?Yada şöyle diyeyim; fedin bilançosunun 4 trilyon olduğunu biliyoruz da bizim kinin adını anan yok.....Fedin bilanço büyüklüğüne karşılık bizim merkezin aktiflerinini düşünmemiz doğru?Teşekkürler şimdiden...Birkaç şey daha var ama yazmayacağım...(Eğer sorumun yanıtı evet ise siz zaten ne demek istediğimi anlamışsınzıdır...)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet TCMB'nin her hafta yayınlanan verilerinden buluyorum.

      Sil
    2. İyide Hocam, bizim merkezin aktifleri bu yıl Nesrin Topkapı'dan beter volatil idi.Yani işte anlayın artık....Baskılayarak bakalım ne kadar daha tutunabilecekler...

      Sil
  35. Bir yorumcu 60 milyar dolar donuk veya batabilcek kredi olabilir der. Stres testi ,,%6 dan %15 e kadar batabilcek kredi çıkabilir derken bankalar için bu değer %20 yi görürse ne olur bu geçen günkü banka hisse satışı yabancı çıkışı nin yabancıların bunu önden girmesinin sonucumudur??

    YanıtlaSil
  36. Hocam benim anlamadığım konu gerçekleşen para arzının enflasyona etkisi olmadığını söylediniz ve enflasyonu arttıran en önemli etken kur dediniz. Kuru etkileyen de para arzı değil mi? Bu bağlamda dolaylı da olsa para arzı enflasyonu etkilemiş olmuyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tek başına para arzı kuru etkilemez. arz edilen paranın hangi sebeplerle dövize çevrildiği önemlidir burada. eğer döviz ihtiyacı yüksek değilse döviz cinsinden açık pozisyonların hacmi darsa cari dengeniz stabil ise arz edilen ulusal paranın dövize konvertibl olması da düşük olacağından risk yaratmaz. ancak biz de tersi söz konusu olduğundan ötürü ve enflasyon gibi yerli para biriminin amortismanını yükselten güçlü bir olumsuzluk olduğunu da eklersek kur yükselişleri için mutlak fazladan para basmak gerekmez. eline likidite geçen ihtiyaç sahipleri döviz alır ve kurlar da yükselir.

      Sil
  37. hocam bildiğim kadarıyla piyasadaki tüm tl cinsi paranın %97 si kaydi paradan oluşurken sadece %3 ü merkez bankası emisyonundan oluşuyor. yanlış ise düzeltiniz lütfen. iyi çalışmalar.

    YanıtlaSil
  38. Hocam merhaba
    Varlık işlemleri teorisinde beklenen enflasyon artığında faiz oranlarının da arttığı bilinmektedir. Çünkü borçlanmak daha karlı oluyor ve firmalar daha fazla tahvil arz ediyor. Çünkü reel faiz düşüyor. bu da tahvil fiyatlarının artmasına neden oluyor. BURADA SIKINTI YOK.
    Ancak piyasada daralma başladığında talep düşüşü nedeniyle piyasalar mal ve hizmet satmakta zorlanıyor. Bu durumda gelirleri düştüğünden dolayı borçlarını karşılamak için piyasaya tahvil arzı gerçekleştiriyorlar. Bu da faiz oranlarının yükselmesine neden oluyor. Ancak ekonomi literatüründe daralma dönemlerinde faizler düşüyor denilmektedir. Bunun mantığını tam olarak anlayamadım. Bunu size zahmet olmazsa açıklayabilir misiniz? Çok teşekkür ederim.İyi çalışmalar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomi teorisinde daralma döneminde faizler düşüyor denilmesini tam anlayamadım. Faizlerin daralmadan daha çok enflasyonla ilişkisi vardır.

      Sil
  39. Sayın hocam 04/01/2018 tarihili yazınız altına aşağıdaki yorumu yapmıştım.Cevap alamadım.Tekrar aşağı aktarıyorum.Cevap verebilirseniz memnun olurum..

    Hocam yazılarınız sayesinde bir çok bilgi ediniyoruz sağolun varolun. Bir konu hakkında bilginize ihtiyacım var.
    Bu aylık ve Yıllık Enflasyon rakamlarını kafamda bir türlü oturtamıyorum. Değişimler ile tablodaki rakamları mantığıma oturtamıyorum. Mesela Tüfe de Aralık/2018 Aylık Bazda -0,40 düşüş olmuş bu neye göre hesaplanıyor yada bu değişimin Aralık Ayı Yıllık Tüfe rakamı olan 20,30 'a bir etkisi var mıdır? Kısacası Tüfe/Üfe Tablosu okuma konulu bir yazı yazarsanız çok faydalı olacağını düşünüyorum. Bu konu hakkında açıklayıcı ve bilgilendirici bir yazı bulamadım.Yardımcı olabilirseniz sevinirim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TÜFE bir endeks. Diyelim ki Ocak ayında bu endeks 100 ise Şubatta 102, Martta 104 olmuşsa Mart ayında aylık enflasyona (104 - 102) / 102 * 100 = % 1,96 olarak bulunuyor. Buna karşılık birikimli enflasyon ise (104 - 100)/ 100 * 100 = % 4 olarak hesaplanıyor.

      Sil
  40. İngiltere'de ortalama hane halkı borcu 15,400 pound'a dayanmış, asgari ücret saatlik 7,83 pound iken kabaca asgari ücret aylık 1400 pound anlamına gelebilir. Bu borç miktarı gelmiş geçmiş en büyük değer. Bizdeki durum kimbilir nerelerde ve bu enflasyondaki değişimlerin hanehalkı borçlanmasıyla korelasyonunu görmek isterdim doğrusu. Yorum yapabilirseniz memnun olurum. Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizde hanehalkı borcuyla ilgili sağlıklı veri yok.

      Sil
  41. İkiz para söylentisine ne diyorsunuz hocam ?

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...