11 Mart 2019 Pazartesi

Türkiye Slumpflasyona Girdi

Beklenen Gelişme
2018 yılının son çeyreğinde ekonominin yüzde 3 küçüldüğü anlaşıldı. Bu sonuç sürpriz miydi? Bence kesinlikle değildi. Hatta sanayideki ve talepteki büyük çöküşe göre iyi bir oran olduğunu söylemek bile mümkün. Sürpriz olup olmadığını anlamak için son çeyrek gelişmelerini yansıtan verilere bir bakalım.

2017 Son Çeyreğine Göre Yüzde Değişim
IV. Çeyrek
Anlamı
Sanayi Üretiminde Düşüş
7,4
Büyüme için negatif etki / Üretim düşüşü
Perakende Satışlarda Düşüş
0,9
Büyüme için negatif etki / Talep düşüşü
Tüketici Güven Endeksinde Azalma
10,6
Büyüme için negatif etki / Talep düşüşü yansıması
İşsizlikte Artış
17,5
Ekonominin geneli için negatif etki / işsiz sayısı arttıkça talep düşer.
Ekonomik Güven Endeksinde Düşüş
19,5
Beklentilerin bozulması anlamında negatif etki / Yatırım, üretim ve talep düşüşü
Cari Açıkta Azalma
86,1
Finansman ihtiyacının azalması anlamında pozitif, büyümeye etkisi ise negatif /Daha az yatırım demek
Kredi/Mevduat Oranında Düşüş
2,5
Enflasyon açısından pozitif, büyüme açısından negatif etki / Düşük kredi enflasyonu düşürür ama büyümeyi geriletir.
Sepet Kurda Artış
36,5
İhracat ve turizm gelirleri için olumlu, borçlar ve üretim için negatif etki. Kur artışı dolayısıyla ithal girdi fiyat artışı üretimi ve dolayısıyla büyümeyi düşürür.
Gösterge Faizde Artış
60,5
Üretim ve yatırım için negatif, kur artışının ve enflasyonun frenlenmesi açısından pozitif etki
MB Ortalama Faizi Artışı
88,2
Bankaların kaynak maliyeti ve dolayısıyla kredi faizleri açısından negatif etki
CDS Primi Artışı
126,3
Risk artışı dış kaynak maliyetlerini artırır o da üretimin ve büyümenin düşmesiyle sonuçlanır.

Bu tablodan daha iyi bir büyüme oranı çıkması imkansızdı.

GSYH ve Kişi Başına Gelirin Durumu
2018 yılında GSYH 3.701 milyar TL oldu. Yıl ortası USD/TL kuru olan 4,72 ile bunu Dolara çevirirsek Dolar cinsinden 2018 GSYH’si 784 milyar USD ediyor. 2017 yılında GSYH’miz 851 milyar USD idi. Demek ki Dolar cinsinden geçen yıla göre GSYH’miz 67 milyar Dolar düşmüş bulunuyor. Bu durumda Türkiye 2017 yılında dünya sıralamasındaki 17’ncilik sırasını Hollanda’ya kaptırarak 18’inci sıraya gerilemiş bulunuyor.

2018 yıl ortası nüfusu 81,4 milyon olarak hesaplanıyor. Bu durumda kişi başına gelirimiz (784 milyar USD / 81,4 milyon =) 9.632 USD olarak bulunuyor. Bu tutar 2017 yılında 10.546 USD idi. Demek ki 2018 yılında kişi başına gelirimiz 914 USD gerilemiş oluyor. Türkiye 2017 yılında 10,546 USD kişi başına gelir ile dünyada 64’üncü sırada idi.  9.632 USD’ye gerileyen kişi başına geliriyle Türkiye, dünya sıralamasında 71’inci sıraya gerilemiş oluyor. 

Büyüme (Küçülme)
Ekte sunduğum tablodan görülebileceği gibi 2018 yılının son çeyreğinde yüzde 3 küçülen ekonomi 2018 yılının tümünde yüzde 2,6 gibi potansiyel büyümenin (yüzde 5 dolayında olduğu tahmin ediliyor) oldukça altında bir büyüme sergilemiş oldu.      

Dördüncü çeyrekteki küçülmede başrolü harcamalar yönünden hesaplanan GSYH’deki en büyük paylara sahip olan özel tüketimdeki (hane halkı tüketimi) yüzde 8,9’luk ve yatırım harcamalarındaki (gayrı safi sabit sermaye oluşumu) yüzde 12,9’luk küçülmeler oynamış bulunuyor. İthalattaki yüzde 24,4’lük küçülme de aslında üretimdeki düşüşün bir başka yansımasını veriyor. İthalatın büyük ağırlığı üretimde girdi olarak kullanılan hammadde, ara malı ve yatırım mallarından oluştuğu için bunların ithalatındaki düşüş bize üretimdeki düşüşü de özetlemiş oluyor.

Tablodan izlenebileceği gibi üretim yönünden hesaplanan GSYH içinde en büyük ağırlığa sahip olan bütün kesimlerde (sanayi, inşaat, hizmetler, finans, tarım) dördüncü çeyrekte ciddi küçülme yaşanmış görünüyor. Özellikle finans kesiminde yaşanan büyük daralma (yüzde 16,2) reel kesimi de etkilemiş bulunuyor. Bu daralmanın iki nedeni var: (1) Finans kesimi borç ödemede sıkıntı çeken reel kesime yeni kredi açmakta istekli davranmıyor. (2) Yüksek faizler ve düşük talep reel kesimin yeni kredi talebinde bulunmasını engelliyor.

Dördüncü çeyrekte yaşanan bu olumsuzluklar 2018 yılı büyüme ortalamasını da yüzde 2,6’ya çekmiş bulunuyor.

Slumpflasyon
Türkiye, 2018 yılının son çeyreğindeki ortalama yüzde 22,4 enflasyon ve yüzde 3 küçülmeyle birlikte slumpflasyona girmiş bulunuyor. Slumpflasyon[i] (enflasyon içinde küçülme) bir ülkede yüksek enflasyon olgusuyla birlikte ekonomik küçülme de yaşanması halini anlatan bir kriz durumudur.
Aşağıdaki grafik, Türkiye’nin 2016 – 2018 arasında çeyrek dönemler itibariyle büyüme ve enflasyon oranlarını gösteriyor.



Grafikte noktalı çizgiden sonrası 2018 yılının dördüncü çeyreğini gösteriyor. Görüleceği gibi kırıklı çizgiden itibaren Türkiye yüksek enflasyon ve eksi büyüme (küçülme) bölgesine yani slumpflasyona geçmiş bulunuyor. Dikkat edilecek olursa benzer bir olgu (çok daha düşük düzeyde) 2016 yılının üçüncü çeyreğinde de yaşanmış ve Türkiye bu durumdan bir çeyrekte çıkmayı başarmıştı. Bakalım bu kez 2019 yılının ilk çeyreğinde böyle bşir başarı tekrarlanabilecek mi?



EK: GSYH ve Büyüme Özeti (Kaynak: TÜIK, Dönemsel GSYH, IV. Çeyrek Ekim – Aralık 2018, http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30886)

2018 IV. Çeyrek
2018 Yıllık
GSYH (Milyar TL)
3.701
USD Ortalama Kuru
4,72
GSYH (Milyar USD)
784
Yıl Ortası Nüfusu (Milyon)
81,4
Kişi Başına Gelir (USD)
9,632
Büyüme (%)
-3,0
2,6
  Hane halkı tüketim artışı
-8,9
1,1
  Devletin tüketim artışı
0,5
3,6
  Yatırım artışı
-12,9
-1,7
  İhracat artışı
10,6
7,5
  İthalat artışı
-24,4
-7,9
Kesimlere Göre Büyüme (%)
  Tarım Kesimi
-0,5
1,3
  Sanayi Kesimi
-6,4
1,1
  İnşaat Kesimi
-8,7
-1,9
  Hizmetler Kesimi
-0,3
5,6
  Bilgi ve İletişim Kesimi
2,9
4,6
  Finans ve Sigorta Kesimi
-16,2
1,7
  Gayrimenkul Faaliyetleri Kesimi
4,7
2,7
  Mesleki, İdari Destek Hizmetleri
-10,2
-2,6
  Kamu Yönetimi, Eğitim, Sağlık
5,7
8,5
  Diğer Hizmetler
-2,6
2,6
  Vergi - Sübvansiyon
-8,1
0,0
GSYH'deki Kesim Payları (%)
100,0
  Tarım Kesimi
5,8
   Sanayi Kesimi
22,2
   İnşaat Kesimi
7,2
   Hizmetler Kesimi
64,8
GSYH'de Harcama Bileşenleri (%)
100,0
100,0
   Hane halklarının Tüketimi
56,4
57,6
   Devletin Tüketimi
16,0
14,4
   Yatırım
28,8
29,7
   Stok Değişimi
-4,0
-0,5
   Dış ticaret
2,7
-1,2
      Mal ve Hizmet İhracatı
31,9
29,6
      Mal ve Hizmet İthalatı
-29,2
-30,8



[i] Ekonomik krizlerin en zoru budur. Çünkü burada bir yandan enflasyonu düşürmeye uğraşırken bir yandan da ekonominin küçülmesini önce durdurmaya sonra da büyümeye döndürmeye yönelik bir ekonomi politikası uygulamak gerekmektedir. Makroekonomik hedeflerin ve politika araçlarının birbiriyle çelişkisi en fazla burada ortaya çıkar. Bir yandan enflasyonu düşürmek, bir yandan büyümeye geçmek, bir yandan bunlara eşlik etmesi büyük olasılık içinde olan işsizlik artışını engelleyip istihdamı artırabilmek birbiriyle çelişen hedeflerdir.


250 yorum:

  1. Türkçesi, ölmüşüz ama ağlayanımız olmadığı gibi bir de düğün-dernek yaparak seçime gidiyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence her ay seçim yapalım. Ne güzel sokaklarda müzik çalıyorlar. Coşkulu ve eğlenceli oluyor. Aynı zamanda her ay seçim yaparak dünyadaki en büyük demokrasi olduğumuzu da ispatlamış oluruz.

      Sil
    2. Ahahah, bence en kral çözüm :D

      Sil
    3. Hüsnü bey her ay seçim yapalım, her ay Reis Kılışdarın vatan hayini olduğunu tekrar tekrar anlatsın, sanırım hala duymayanlar var, ona iyi bir fırsat olur.
      Her ay halkımız CeHaaBe zihniyetine sandıkta cevabını verir, çoşkulu ve eğlenceli müzüklerden sonra halkımız her ay sonu yapılacak seçimlerden sonra meydanlarda halay çeker,
      demokrasimizin yanında halkın eğlenerek katkıda bulunduğu ileri demokrasi haline geçeriz,
      avrupa bizi her ay kıskanır,
      en kötüsü turumpa olur, her ay türkiye aleyhine bir twit atmak mecburiyetinde kalır.

      Sil
    4. hahaha süper fikir :)

      Sil
    5. Dünyadaki en büyük zulüm cahillere verilmiş söz hakkıdır.

      Sil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Hocam çok güzel olmuş teşekkür ederim. İktisat okumaya yeni başladım kolay ekonomi kitabınızı okudum. Bundan sonra ne okumam gerek. Kpss çalışıyorum ezberden çok iktisadın mantığını kavramak istiyorum.

    YanıtlaSil
  4. Hocam merhaba,

    Birbiriyle çelişen hedeflerin hangisine öncelik vermek gerekir? İlk hedef ne olmalıdır? Sizce hangi yol izlenir mevcut yönetimle?
    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önce yapısal reformlara girişip beklentileri düzeltmek gerekir.

      Sil
    2. Hocam 94 ve 2001 krizleri ne göre hangisi kötü.

      Sil
    3. Pekiiii!nedir bu yapısal reformlar.

      Sil
    4. Hocamın diğer yaźılarına bakarsanız, yapısal reformlara örnek ve ülke için öncelikli yapısal reform adımları var

      Sil
  5. Bir çıkış yolu hâlâ var mıdır dersiniz hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herzaman bir çıkış bulunur

      Sil
    2. Yapısal reformlardan başka çıkış yolu yok.

      Sil
    3. Yani herhangi bir çözüm yolu yok.

      Sil
    4. Artık çıkış yok. Kaybedilen çok şey var. 7 milyon mülteci ile ne yapısal reformu?

      Aslında kaybedilen 30 yıldır. Ülkenin altını üstüne getirdiler. Talan ettiler. Evrim geçiren ve orta-çağ karanlığı zihniyeti ile büyüyen inanılmaz bir nesil yetişti. Düzeltmek asla mümkün olmayacak.

      Şimdi sırada toplumdaki sosyal ve siyasal patlamalarda. Kutuplastirilan toplumun barışı bu durumda sağlanamayacak.

      Görmelisiniz.. en küçük yerleşim biriminin akp li yöneticileri açık açık herkesi tehdit edebiliyor.

      Iktidarı kaybetmek istemeyen bir grup 17 yıldır devlet sistemine çökmüş ele geçirmiş.

      En ufak olayı provoke edebilecek durumdalar. Hem de devlerin en yüksek makamı tarafından.

      Ezana yapılan saygısızlık adı altında belli kesimlere mesaj verildi bile.

      Iğrenç bir durumdayız. Akli başında zenginler ve yetişmiş betimler bu durumu birkaç yıl önce gördüler ve ülkeyi terkettiler.

      Allah bu güzel ülkenin sonunu hayırlı kılsın.

      Sil
    5. Hocam; hükümetin yapısal reform yapmaya niyeti olduğunu sanmıyorum. Durum böyle iken; kalıcı olmayan hamleler ile, enflasyonun tekrar tek haneli rakamlara düşmesi, büyümenin 3-4 puanlara çıkartılması gibi ekonomimizin tekrar pozitif eğilimli bir görüntü alması, kısa vadede mümkün mü?

      Sil
    6. Yapısal reformdan kastınız nedir?

      Sil
    7. RTE döneminde hem ekonomik olarak (dünya sıralaması) hem sosyal olarak standartlarımız geriledi. Kasaba kültürü hakim oldu ülkeye, artık nasıl şehir kültürüne döneriz bilmem, o da dönebilirsek.

      SSK'dan emekli maaşı alacaklar 2000 TL alacakken ABO ve büyüme hızının %30'unun yansıtılması nedeniyle 1000 TL ya alır ya olmaz oldular. Asgari ücretli çalışanlar emekliliklerinde alacakları maaşın yarısını kaybettiler. Oysa bu kişiler aynı zamanda RTE'nin oy tabanı.

      Bu kişiler kaybettiği halde, nutuklara ve pembe hayallere aldanıp hala RTE'yi destekliyorlar.

      Bu 17 yılda nereye geldigimize bir baksınlar, şimdi diyecekler dolar bazında şu kadar büyüdük diye. Bütün dünya büyüdü. Sıralamamıza bakın ya aynı yerdeyiz ya da geriye düştük. ABD kişi başı gelirine 24 Bin USD eklerken Türkiye 6 Bin USD ekledi.

      Bir de unutmadan, 2023 hedefleri vardı. Hocam belki bir gün yazar da ne kadar yakın ne kadar uzak olduğumuzu anlarız. Ya da boyumuzun ölçüsünü görürüz. Hayaller güzel ama karın doyurmuyor.

      Bize sağ ya da sol farketmez ama doğanın ve ekonominin asıl kurallarına göre bilimsel esaslar temelinde ülkeyi yönetecek kişilere, yapıya ihtiyacımız var. Gerçek bir üretim yapmadan, kaynakları oradan oraya kaydırıp, fonlar kurup, borç pozisyonunu değiştirmekle olmuyor bu iş. Hokus pokus bir yere kadar.

      Sil
  6. Herkeste bir seçimden sonra yaparız duruşu var. Bakalım seçimden sonra yapabilecek miyiz ya da neler yapabileceğiz ? Hocam gayet açıklayıcı bir yazı kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu durum sadece seçimlerle alakalı bir şey değil maalesef... Şu Bayram, yılbaşı, bu hafta sonu da geçsin diye kendimize oluşturduğumuz engellere gündelik yaşamda rastlıyoruz. Bu gibi zamanları avantaja çevirmiş olanların neleri pazarlama açısından başardıkları ortadadır. Biz bu zamanlara gelince gereksiz rehavete kapılarak rahatlıyoruz, bu süreçler geçtikten sonra bile o rehavetten çıkmamız zaman alıyor...

      Sil
    2. Şu seçimler bir bitsin, millet önünü görmeye başlar, harcamalar artar,
      döviz fiyatları düşer biraz daha.

      Sil
  7. Futboldan yola çıkarsak önce defansı sağlama alıp sonra gol mu atılması gerekiyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam, futboldan yola hiç çıkma,
      Orasının durumu bizim ekonomiden beter durumda.

      Bizde defans sağlam,
      kaleci topu kendi kalesine atıyor sürekli, durduramıyoruz.

      Sil
  8. Bir çıkış yolu hâlâ var mıdır hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hocam yapısal reform diyorsunuz da cahilliğime verin lutfen biraz daha geniş açarsanız konuyu

      Sil
    2. http://www.mahfiegilmez.com/2019/01/yapsal-reformlar-kitab.html?m=1

      Sil
    3. Siyaset hukuk eğitim ve ekonomi alanlarında reform gerekmektedir geçmiş yazılarına bakın 2.veya 3.sayfada yapisal reformlarla ilgili güncel yazısı bulunuyorbulunuyor.İnatla herkes nedir bu yapısal reformlar diyip duruluyor biraz araştırın lütfen bilgi kolay bulunmuyor kaldı ki bu bilgi bir kaç tık uzağınızda

      Sil
  9. Hocam anlaşılan zor günler geride kaldı ama daha zor günler bizleri bekliyor..

    YanıtlaSil
  10. Ülke yerinde sayıyordu şimdi geri gidiyor. Çok çalışmalıyız çok. Bu ülke bunları hak etmiyor. Bu potansiyele bu rakamlar utanç vesilesi olmalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. adsız 13:19 bu ülke daha da beterini hak ediyor. neden mi?. yabancıların tasarruflarını ithal edip zenginleşmiş havası yarattık el birliğiyle. eskiden araba sahibi olmak ayrıcalık idi şimdi sıradanlaştı. sanki dünya çapında markaları olan cari fazla veren dış ticaret fazlası veren tükettiğinin üzerinde üreten bir iktisadi alt yapılar kurmuşuz gibi her tarafımız arabayla evlerle avm rezidanslarla dolduruldu. el paralarıyla elin ürettiklerini alabildik kendimizi amiyane tabirle bir halt zanneder hale geldik. M.K.ATATÜRKÜ DE DEDİĞİ GİBİ: çalışmadan yorulmadan üretmeden yaşamayı alışkanlık edinmiş milletler önce ilkelerini sonra onurunu en sonunda da ülkesini kaybederler.... bu söz bizim bugünlerden daha da beterlerini hak ettiğimizi gösteriyor. bence dolar kuru 8-9 tl yi görüp geriye gelmemeli asla. işsizlik rekor üzerine rekor kırmalı. üretim tam dip yapmalı. yani tarihimizin en büyük dibini görmeliyiz ki akıllanalım. aksi halde durmak yok uçuruma doğru yola devam deriz..

      Sil
    2. Türk halkı çalışmıyor değil, tembel hiç değil.

      Sorun 10 senede bir, ülkeyi krize sokup, bir ileri bir geri götüren beceriksizler, vizyonsuzlar, siyasal kandırıkçılar, din istismarcıları. Son 50 seneden bahsediyorum. Sağ'i da sol'u da beceriksiz.

      Atatürk'ün, Cumhuriyet'in sağladığı siyasi, sosyal sistemi ortak bir payda olarak görmeyip, sağ ve sol, oradan buradan çekip çekiştirenler.

      Bu siyaset, Türkiye'yi kaldıramıyor. Türkiye bunu haketmiyor.

      Sil
    3. size çoğu konularda katılıyorum. işsize iş beğendiremiyoruz. ama Suriyeliler bizim işimizi aldı diye ağlıyorlar. sokaklarda araba park etmeye yer yok. kayıtdışı kazanç çok fazla ve kontrol edilemiyor. devlet çalışandan %35 e varan vergi alıyor. ama diş hekiminden, avukattan, kuyumcudan %5 vergi alamıyor. hayat standardı esası gibi bir vergilendirme sistemi gerekiyor. son model jip arabayla gezip rezidansta oturan vatandaşın geliri asgari ücretten az olamaz.

      Sil
    4. Arkadaşlar hepimizin ortak düşüncesi şu Türkiye müthiş potansiyele sahip bir ülke. Bugün bulunduğu yeri hak etmiyor. Tamam. Ülkenin bu halde olmasının nedeni de siyasetçiler. Buna da tamam. Hepimiz durum tespiti yapabiliyoruz. Ama burada yazan insanlar, Mahfi Hoca ya da aydın diye nitelendirebileceğimiz diğer insanlar neden bir araya gelip bir siyasi teşekkül meydana getirmiyor. Neden fikirlerimiz düşüncelerimiz blog ötesine geçemiyor. Neyden korkuyoruz? Sorumluluk almaktan mı? Türkiye'nin geçmiş yüzyıldan kalan ve kendini sağ-sol diye nitelendiren partilerle ileri gideceğini mi düşünüyoruz? Birbirinden farkları var mı ki bu partilerin? Hepimiz farklıyız. İdeolojilerimiz, almış olduğumuz eğitim, aile, yetişme şartları hepsi farklı. Ama bizi birleştiren bir şey var; yüreklerimiz ülkemiz için atıyor. Onun potansiyelini görüyoruz, düzeltilmesi gerekenleri biliyoruz ama ellerimiz kollarımız bağlı seyrediyoruz. Belki acı çekerek ama seyrediyoruz. Aslında yapmamız gereken tek şeyi yapmıyoruz. Bir hareket belki yeni bir siyasi oluşum. Kalbi ülkesi için atan herkesi içine alabilecek bir teşekkül. Ayrıştırmayacak, kendini sağ sol diye nitelendirmeyecek, cumhuriyetin değerleriyle barışık bir hareket. Bugün bu satırları yazan kişi sadece 18 yaşında. İçinde bir umut var. Belki genç o da alışır diyeceksiniz. Belki yazdıklarımın bir ütopya olduğunu düşüneceksiniz. Ama öyle olmadığını biliyorum. Atilla, Bilge Kağan, Tonyukuk, Nizalmülmülk, Alparslan, Fatih, Yavuz, Kanuni, Sokullu ve nihayet Atatürk yetiştirmiş bir milletin bu kadar kısır olmadığını biliyorum ve sizleri bu adamların gelmesini beklemek yerine bu adamlardan biri olmaya davet ediyorum.
      Saygılarımla.

      Sil
  11. 'Sevgili' slumpflasyon umarım akp'ye oy veren seçmenin akılını başına getirirsin,son ümidim sensin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. AKP 'yi eleştirelim. Peki. Alternatifi kim? Sabah söylediğini akşam yalanlayan Kemal Bey mi? Ya da mitinglerde gak guk diyerek mizah yapan Meral Hanım mı? AKP yerine bunlar gelecek ise AKP hiç gitmesin. Gerek yok. Ülkede güvenilebilecek bir muhalefet yok. En kötüsü de bu...

      Sil
    2. Mehmet bey, Bektaşi'nin hikayesini bilir misiniz? Hani iki testi şarap getirmişler, bir tatlarına bak da hangisi iyi söyle demişler. Birinciyi tattıktan sonra ikinciyi gösterip "bu daha iyi" demiş. Onu tatmadın ki, nereden biliyorsun dediklerinde "bundan beter olacak değil ya" diye cevap vermiş. O hesap...

      Sil
    3. kim gelirse gelsin. hiç farketmez ki!. ülkenin kontrolü bizde değil çünkü. cahil insanlar şahısları yarı cahiller olayları akıllı insanlar sistemi konuşur. bizler sürekli şahısları konuşuruz. çünkü cahil bir toplumuz ve en kötüsü de bunu kabul etmiyoruz hatta cahil olduğumuzun farkında bile değiliz belki de!. Mehmet bas bey akp yerine kim gelecek diye soruyor. merak etmeyin iktidar da muhalefet de aynı güç merkezinin kontrolündedir. son 70 yıldır özellikle de son 15 yıldır gladyonun kontrolündeyiz. sistemin kontrolü bir kere biz de değil. bu yüzden kim gelirse gelsin bir şey değişmez. sahip olmak bir şeydir kontrol ise her şeydir. ayrıca siyasilere kızmaya hakkımız da yok çünkü sorun onlardan çok bu toplumda. bu ülkenin temel sorunu toplumun bizati kendisidir. siyasiler dini kullanıyor diye eleştiriyoruz ancak sokaklarda insanları yaradanı kullanarak kandırıyoruz ve bunu geçim yolu haline getiriyoruz. m.k.atatürkü kullanıyorlar diyoruz her 10 kasımda 29 ekimde milyonlar sözde anıtkabire akıyor ancak oylar verilirken en çok da ona hakaret edenlere oylar veriliyor. yani ikiyüzlü samimiyetsiz ilkesiz bir toplumuz önce bunu kabul edip dip yapacağız dip yaptıktan sonra çıkışa geçebiliriz. bu olmadıkça daha da bozulmaya kendi ettiğimiz pisliğin içinde boğularak ölmeye doğru yol almaya devam ederiz.

      Sil
    4. Yazık ! genç arkadaşım yazık ! Hiç bir şeyden haberin yok..Akp döneminde gençlik de elden gitmiş ki bu ülkenin geleceği elden gitmiş demektir.

      Sil
    5. bir deneseydiniz nereden biliyorsunuz?

      Sil
    6. AK Parti dışında bu ülkeyi kimse yönetemez algısı öyle bir yerleşmiş ki hayret ediyorum... 96'ıncı yılındaki bu ülkede AK Parti 16 yıldır var. 80 yılı nereye koyalım? Geçen yıl bir ara 'aman koalisyon' korkutmaları sırasında kabaca 1960 yılından itibaren koalisyon dönemleri yıllık kalkınma rakamlarının ortalamasını %4,2 olarak hesaplamıştım, Ekonomist değilim. Merak eden araştırsın. 'İstikrarlı' Ak Parti ortalaması nedir? (Değişen hesaplama yöntemini de dikkate almak kaydıyla karşılaştırmak gerekir)

      Sil
    7. hiç sanmam o dış güçlerin işi

      Sil
  12. Hocam elinize sağlık 2019 yılı zor bir yıl olacak orası kesin gibi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam Ekodiyalog peoğramınızın müdavimiydim.2001 kriz öncesi sayenizde kendime önlem alabilmiştim.Yine sürekli çıktığınız bir kanal var mı sizi twetter dışında nadıl takip edebilirim?

      Sil
  13. Hocam dolar kurunun 5.40 seviyelerinde kalıcı olmasıyla sanki kur krizinin etkisi geçmişe benziyor. Bu da enflasyonun az da olsa düşmesine sebep oluyor gibi. Bu durumda enflasyon toparlandıkça faizler de düşecek. Bu durumda dahi sanıldığı kadar uzun bir sıkıntılı sürece girmiş olur muyuz? Sanki enflasyon en önemli sorun gibi duruyor. O düştükçe diğer veriler de zamanla toparlanabilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dolar kuru 5.40 tl de kalıcı mı olmuş. işte tipik türk halkı algısı burada başluyor. hep sonuca bakmak. sonucun sağlandığı kaynağa/kaynaklarına hiç bakmamak bizim en büyük hastalıklarımızdan bir tanesidir. 1- merkez görev mekanizması dışında işlerden birisine aylardır imzasını atıyor. ne mi?. viop ta pozisyon alıp işlemler yapıyor ve sanal döviz kuru oluşturmaya çalışıyor.2- döviz satım ihalelerini fazlasıyla artırdı. 3- kamu bankalarına telkinlerle döviz satışı yaptırıp kur risklerini artırmaları pahasına dövizi düşük tutmaya çalışıyorlar.4- net hata noksan kalemi adı altında piyasaya kara döviz sokup suni yönlendirmelerle kurlar bastırıyorlar. 5- üreticiler-aracılar terörist ilan edilip piyasadan silinmeleri pahasına sert baskılarla yetmedi geçici kdv indirimleri ötv indirimleriyle enflasyonu sanal biçimde olduğundan düşük gösterip kurları tutmaya çalışıyorlar. şimdi anladınız mı dolar nasıl buralarda tutulabiliyor. ayrıca sabit kur rejimi uygulanmıyor ki kur burada sabitleştirilsin. dalgalı biçimde kurun yukarılara gittiğini zamanla göreceksiniz. tüm hesaplar 31 mart için. sonrasında göreceğiz neler olacağını kurları nerelere gideceğini. artık tank fabrikalarına kadar sattık. merkezin net döviz rezervi 21 milyar dolara kadar gerilemiş durumda. cepten yenecek dövizde ciddi oranda azaldı sert bir dalga gelirse bu dalga bir daha kolay kolay geriye gitmez.

      Sil
    2. Adsız11 Mart 2019 16:29'a ek olarak çevirmemiz gereken döviz borçları var bunlar dövize olan talebi artırıp kuru yükseltecektir. Bir de dolarizasyon tehlikesi var, halk deli gibi dövize dönmeye başladı.

      Sil
    3. Kardeş, dolar 5,40lı rakamlara geçen hafta çıktı, ne zaman kalıcı oldu da kur krizinin etkisi geçti, enflasyonu düşürmeye başladı? Ya, bayılıyorum sizin gibi Polyanna'lara. Yukarıda bir arkadaş uzun uzun anlatmış, umarım okuyup anlarsın da kurun ne olduğu ve ne olabileceği konusunda kafanda gerçekçi bir fikir oluşur. Yok, ben böyle anlamıyorum dersen 2019 sonunda kur ne olacak diye sor, onu da üç aşağı beş yukarı yazalım ama 5,40 seviyelerinden çook uzakta olacağından emin olabilirsin.

      Sil
    4. Bence dolar yapay bir baski altinda(benden onceki yorumlar teknik olarak bunu zaten anlatmis) ancak bunun bir otesi yok.. ittihat terakki donemininin bir benzerindeyiz, akildisi kurulmus bir zeminden dolayi giderek daralan aciyla daha da zalimlesmek zorunda kalan bir yonetimle oteleri iyi goremiyorum.. bolgesel ve kuresel konjonkturu de hesaba katarsak, korkarim bir dis savas mumkun.. "Nasilsaniz oyle yonetilirsiniz" Hadis-i Serif'i aklima geliyor.. kendimi de tenzih etmiyorum.

      Sil
  14. Seçimden sonra tıpış tıpış IMF, başka türlü sonu yonla biten durumlardan bu hükümet kurtulamaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. IMF gelmez,
      Reis vatandaşı IMF kapılarında süründürmez,
      IMF ye muhtaç etmez.

      Sil
    2. Bu kişiye artık reis demeyin.

      Reis, dalgalı denizde gemisini yürüten kaptandır ve limana sağsalim getiren kişidir.

      Bizim reis ise dalgayı yenmeyi bırak bizatihi dalga üretiyor. Örnekler: Fetö, 2018 ekonomik krizi, Gezi olayları, Rıza olayı, Askeriyenin Ergenekon diye düşürüldüğü durum, yanlış Suriye politikası, yanlış ABD politikası, Putin'le dalaşma, özel sektörün aşırı dış borcu, yıllardır gereksiz değerli tutulan TL, faiz fobisi ve tüm bunların sonuçları bunlardan sadece bazıları. Bir de milleti kutuplaştırıyor zillet ittifakı diye. Kutuplaşma kendine oy olarak yarıyor ama ülke kendi bastığı dalı kesiyor.

      Sil
  15. Hocam GSYH'deki Kesim Payları'da vergi ve sübvansiyonları hizmetlere katmışsınız galiba...Bu yanlış değil mi?Normalde GSYH'taki payo %54.3 olması gerekiyordu... %10.5 ise vergi ve sübvansiyon.Zaten kamunun harcamaları %54.3'ün içinde yok mu?


    Vegi sübvansiiyonları çıkarıp sadece sektörlerin kendi içindeki dağılımına bakarsak durum şu

    Tarım %6.44

    Sanayi %24.85

    İnşaat %8

    Hizmetler %60.7


    Bu arada sanayi değilde sadece imalat sanayinin payına bakarsak eğer sektörler arasındaki payı %21.3...Bu oranlar bir zaman %15-16'lara kadar düşmüştü tekrar yukarı çıkması olumlu birşey ama buralarda kalabilecek mi orası önemli...

    YanıtlaSil
  16. Kıtlık ve enflasyonun oluşmasının en büyük sebeplerinden birinin Orta Doğudan gelen ve sayıları 10 milyonu bulan mülteciler olduğunu bakalım ne zaman anlayacağız..Kim bilir belki 100 yıl sonra anlarız...Yani anlamamızda artık bir sakınca görülmeyip gerçekler tarih kitaplarına yazıldığı zaman...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir strateji Hannibal Barca'nın bile aklına gelmezdi. Bir ülkeyi başka bir ülkenin içine mülteci olarak sok. Ve tamamını mülteci koridoruna dönüştür. Güneyinde koridor oluşmasın diye mücadele ederken farkında olmadan kendisini koridora dönüştür...Dış mihrakların bu taktiği askeri strateji kitaplarına geçecek. Binlerce yıl bu taktik konuşulacak..Şu dış mihraklar gerçekten tilkiler.

      Sil
    2. Bir kere ülkede kıtlık yok, varlık var,
      Sayıları 10 milyon değil, 5 milyon,
      Mülteci değil, din kardeşi :)

      Sil
    3. 2016 da kriti Suriyelilerin parası ile finanse etmiştik. Şimdi onlarda da para bittiği için krize girdik...

      Sil
    4. Adsız 16:12 Suriyelilere 30 milyar dolar para harcadığımızı hükümetin kendisi söyledi. Şimdi bu bilgiden yola çıkarak şu şekilde bir soru sor: "Suriyeliler mi bize para verdi? Biz mi Suriyelilere verdik? " Sonra kendine şu cevabı ver: "Demek ki Suriyelilerin parası yokmuş. Ve biz de krizde Suriyelilerin parasını kullanmamışız."
      Bunu bilin yoksa Allah korusun ilerde Suriyeliler karşımıza çıkıp bizim paralarımızı aldılar diyerek üstüne üstlük bizi borçlu çıkarmasınlar...

      Sil
    5. ülkemizde kıtlık yok ki. istediğin her şeyi paran varsa buluyorsun, alıyorsun. en lüks malzemeye kadar aradığını satın alabiliyorsun. kıtlık kelimesi yanlış olmuş

      Sil
    6. Paran varsa diyorsunuz ya işte o yok. Yani para kıt. Gerisi zaten ona bağlı.

      Sil
  17. Merhaba Mahfi Hocam,

    Tuik'in 4,72 olarak hesaplandığı ortalama kur doğru mudur? Tcmb'nin yayınladığı kurlar ile 4.82 küsür hesaplanan, devletin bütçe ve mali kontrol genel Müdürlüğünün 4.8134 olarak açıkladığı 2018 yılı ortalama usd kurunu Tuik nasıl 4.72 hesaplayıp Gsyih'yı 15-16 milyar usd, kişi başı geliri de yaklaşık 200 usd daha yüksek gösterebiliyor. Geçmiş yılların kurlarını kontrol ettiğimde tcmb, bumko ve tuik'in kurları yaklaşık aynı seviyelerde. Ama bu sene enflasyonda olduğu gibi bunda da bariz bir oynama ve makyajlama yapıldı bana göre.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapmayın böyle Vahit bey, TUİK hiç öyle bir şey yapar mı? :)

      Sil
    2. birisi gün+hacme göre ortalama alıyor, diğeri gün bazında ortalama alıyor (biri yıl içinde ortalama 1 dolara ne kadar para verildiğine daha yakın (tuik), diğeri yıl içinde ortalama bir günki dolar kuru(mb))... nasıl hesaplandığıda kayıtlarda var, spekülasyon yapmayı bırakın, ben katılmıyorum diyebileceğiniz tek şey hesaplama ağırlığı ve yöntemi olabilir, yalan söylüyorlar demek zan altında bırakmak iyi bir şey değil, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak iyi değildir, kişi kendinden bilir işi...

      Sil
  18. hocam yine bilgilendirici bir yazı olmuş elinize sağlık.

    son çeyrekte ithalat düşerken ve büyüme eksideyken ihracatta artış olmasının sebebi ne olabilir acaba?

    YanıtlaSil
  19. Simdi sictik, kelimesinin iktisattaki karsiligi slumplasyon dur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sıra geldi sivamaya

      Sil
    2. Bisey dikkatimi cekti hocam devletin tüketim artisi olmasaymis 2018 yili tamaminda yüzde 1 küçülme yaşanacakmis. Zurnanin zirt dediği yer burasi sanirim.

      Sil
  20. Sayın Hocam,

    Bazı yorumcular, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış rakamlara bakarak, 3. ve 4. çeyreklerde üstüste daralma olduğunu, dolayısıyla resesyonu işaret ediyor.

    Katılır mısınız, ne dersiniz?

    Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Resesyondan enflasyon bu kadar yüksek değil. O daha çok yüzde 2 - 4 arası enflasyondaki küçülmeler.

      Sil
  21. Hocam Enlasyon Düştü Mü ? yazınıza bu soruyu sormuştum. Çok merak ediyorum ve bilgimle bu duruma yorum yapamadım. Rica etsem bilen bir arkadaş yada lütfederseniz siz bir açıklama yapabilir misiniz ? " Hocam bu durumda 2003 ten, son eflasyon verisine kadar fiyatlar genel seviyesi yaklaşık 4 misli artmış oluyor değil mi ? Ancak asgari ücret 9 kat artmış. Ama alım gücümüzün o zamana göre çok düştüğünü hissediyorum. Nerde yanlış değerlendirme yapıyorum ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeş, hata şurada .

      Sen asgari ücretli yerine kendi maaşını hesapla,
      4 katın altında arttıysa alım gücünüz düşmüştür.

      Sil
    2. Ülkedeki genel enflasyonla senin kişisel enflasyonun birbirini tutmuyor demektir.

      Sil
  22. Dün yediğin hurmalar bugün karnını tırmalar.

    Sıfıra yakın faizle alınan dövizleri sadece betona, alman arabasına ve cep telefonuna yatırdık. Bugünleri öngeremedik. Kredi çekip yiyenler karlı çıktı, sağlam duran vatandaş kaybetti. Şimdihep birlikte hesabı ödeyeceğiz.

    YanıtlaSil
  23. Çıkışın tek çözümü var kuvvetler ayrılığı ilkesine geri dönüş. şeffaf denetlenebilir kamu maliyesi.bunu bu hükümet yaparmı orası meçhul çünkü böyle birşeyi yaptığı an güç elinden gider.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aman hocam yok, bir de onla uğraşmayalım,
      Başımızda bir tane var o yetiyor,
      90 larda neydi öyle her kanalda biri diğerine atıp tutardı,
      Hiç biri yapılan hiç bir işi beğenmezdi,
      Bundan da daha iyi işler yapmazlardı, hepsi aynı.

      O yüzden bir tane var, o yeter,
      Karşısında da bir muhalefet var o da yeter,
      Vatandaş memnun.

      Sil
    2. Vatandaş memnun tabi tanzim sırasında beklemekten, hemen 90’lar edebiyatı başlamış. 90’larda millet et yiyordu, başını sokacak evi vardı, enflasyon karşısında vatandaşını bu kadar bitik bırakmazdı devlet. En azından devletin bir duruşu vardı, şimdi ne bir duruş var ne de istikrar. Temmuz 2019’da da göreceğiz kurların ne olduğunu.

      Sil
    3. Bu kadar dış saldırı hiç bir hükümete yapılmadı,
      Yine iyi dayandı ülke,
      Temmuz 19 da kurlar ne olursa olsun, millet hükümetinin yanında duracaktır.
      Ayrıca, kurlara da hiç bir şey olmaz, hem ihracatımız artıyor, hem de turizm gelirleri gelecek.

      Sil
    4. Beyin yok iste ne anlatsan kar etmez.

      Sil
  24. Hocam 2017 Son Çeyreğine Göre Yüzde Değişim burada 2018 olmayacak mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ilk tablonun en ust satirinda Hocam "Sürpriz olup olmadığını anlamak için son çeyrek gelişmelerini yansıtan verilere bir bakalım." bu satirdan sonra baslayan Hocam 2018 olarak anladim ben. (yanlis anlamis olabilirimde Hocam )

      Sil
  25. Kucuk Eniste11 Mart 2019 14:59

    Betonla dönen ekonomimize de uygun bir isim olmuş. Bkz.Beton slump testi
    https://www.youtube.com/watch?v=4-bLUHZcvSU

    YanıtlaSil
  26. Sayın hocam öncelikle yazı için teşekkürler. Mevcut şartlarda, yapısal reformlar da hayata geçirilmezse büyümede eksi rakamları tekrar görebilir miyiz?

    YanıtlaSil
  27. Geçen sene bize borc veren yabancı finans kuruluşları karlarını alıp ciktı. Şimdi yine bir süreliğine yüksek faiz düşük kurla paralarına para katacaklar. Yerli üretim de düşük kur yüzünden asla kafasıni kaldıramayacak. İşsizlik daha da artacak. Birkac sene sonra yine doviz krizi çıkacak. Bu döngüyü kıracak bir irade ülkemizde var mı hocam?

    YanıtlaSil
  28. Hükumet enflasyon ile mücadelede çok ciddin önlemler aldı. Geç mi kalındi; evet.. Lakin büyümeden vazgeçildi. Cari fazla veriyoruz. Burada usd da yükseliş beklemek cehalettir. Ancak, hükümet en ufak şekilde para politikasindan gevşerse usd ben buradayım diyor. Anında 6 ve üzeri olur ki; bu da slumplasyon yerine iflas demektir. Ülke olarak ciddi ve rasyonel davranmalıyiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selçuk kaya sen herhalde dünyanın bizim etrafımızda döndüğünü filan zannediyorsun. bir kere türkiye artık küresel piyasalara tamamen açık hale getirildi. sadece içsel değil dışsal iktisadi gelişmeler de çok etkilidir iktisadımız üzerinde. euro bölgesinde hatta kıta Avrupası genelinde iktisadi aktivasyonlarda yavaşlama emareleri görülmeye başladı. çin ekonomisinin büyümesinde de belirgin yavaşlama yaşanmaya başladı. abd ekonomisi giderek başta Avrupa olmak üzere dünya ekonomisinden pozitif fazda ayrışma trendine girecek gibi görünüyor. iran ambargosu konusu ticaret savaşları brexit bizim abd ila olan ciddi ve çözümü zor siyasi ve jeopolitik anlaşmazlık zeminleri gibi çok sayıda riskler mevcuttur. yani merkez bankamız faiz indirimi yapmasa da dışsal olumsuzluk etkileriyle de dolar kuru yukarı yönlü olabilir. kaldı ki eskiden sadece bankacılık sistemi kaynaklı yaşanan krizleri çabuk atlatırdık çünkü düşük hacimli sayılabilecek döviz kaynak teminiyle bankacılık sistemin yeniden işlerlik kazanarak kredi mekanizmasını çalıştırması sağlanabiliyordu ve borçluluk hacmimiz bugüne nazaran özel sektör-hane halkları bazında çok düşük olduğundan ekonomimiz çabucak v şeklinde krizden hızla çıkabiliyordu. oysa bugünkü sorunumuz daha büyüktür çünkü hiç alışık olmadığımız kadar yükserk finansal kaldıraçlı çalışıyoruz ve işin en kötü tarafı da reel tarafta sorun fazla ağırdır. çünkü sadece mali kurum tarafını realize ettik bugüne değin oysa fonları kullanarak çıktı elde eden asıl ekonomi temeli olan üretim aktivasyonlarını realize etmedik görmezden geldik. cumhuriyet tarihinde hiç görmediğimiz çok daha derin ve sinsice ilerleyen dalga dalga ve zamana yayılarak birikerek gelen bir büyük kriz/buhrana girme riskimiz yüksektir.

      Sil
    2. Alınan önlemler yerinde oldu,
      Zamanlaması biraz geç olsa bile ekonomiyi yıkılmaktan kurtardı hükümet.
      Eğer parlementer sistem olsaydı, bu kadar çok seçim ortamında,
      koalisyon hükümetleri ile ekonomimiz tarumar olurdu.

      Şimdi en azından hükümet piyasaları sakin tutmaya çalışıyor,
      ipin ucunu sıkı tutuyor.

      Sil
  29. Kriz hallerinden üçüncü sıraya atlamış olduk, inşallah depresyon görmeyiz.

    YanıtlaSil
  30. Bir Slumpflasyona girmediydik, ona da girmiş olduk şu kısa ömürde,
    başka ne kaldı hocam?

    Bu nasıl bir iştir?
    AVM ler tıklım tıklım dolu,
    Otoparklarında yer bulunamıyor,
    Dünyanın en pahalı benzini bizde,
    Trafik felç.

    Ya bizim millet kriz olduğunu bilmiyor,
    Ya da ortada kriz yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeş, Almanya'nın bizi kıskandığını yazmayı unutmuşsunuz.
      Maaşınızın hakkını lütfen veriniz.

      Sil
    2. Türkiye geçmişte de bir kaç kez slumpflasyon yaşadı (1994 ve 2001)

      Sil
    3. 1994-2001de
      slumpflasyon belasindan kurutlabilecek gardlari vardi.
      1)Tarim kulturu feodal dayanismasi yardimlasmasi istihdami ve uretimi vardi
      2)Devletin elinde isletecek istihdam edecek zorda kaldiginda satip butce yamayabilecek tasarruf edebilecek bundan dolayi da faizleri lokal yolla dusurebilecek kozlar vardi.Ozel sektore nefes aldirabilecek
      3)Bu donemlerde halki sikmadan bunaltmadan Vergi oranlarinda yeni vergi icad etme vergi uygulamalri uzerine reform adi altinda artis alani ve boslugu vardi.
      4)Bu donemlerde Turkiye kur ile birlikte rakipsiz kalma ihracat edebilme ve turizmde de ulkeyi doldurabilme potansiyeli ve alani vardi.
      5)Bu donemde gerek ozle sektor gerek bireyler borclu harcli degildi.Bundan oturu faiz ve doviz artisina bu kadar duyarli degildi.

      Kisaca manevra yapabilme kaabiliyeti bu illetten kurtulma alani vardi.
      Nitekim de gerek 1994 gerek 2001de bir yilda kriz mriz teorik ve pratik olarak kalmamisti

      Sil
    4. Hocam desenize çıkış 5 yılı bulur o zaman .Tabii İMF olursa

      Sil
  31. Bu yaşananlar bize Türkiye'nin güçlü bir ekonomi temeli olduğunu gösteriyor.

    İhracat rakamlarına bakınca, ülke göstergeleri kötüye gitse bile ihracat ülkeyi kurtarmış.
    Olumlu bir etkisi olmuş ihracatın.
    İhracat olduğu sürece bize bir şey olmaz,
    Bizim petrolümüz ihracat...

    YanıtlaSil
  32. hocam sen de mi brütüs diyorum.yani tüikin %3 son çeyrek küçülme rakamına hakikaten de inandınız mı?. sanayinin 9,8 küçüldüğü bir dönemde ekonomideki küçülmenin sanayinin sadece %30 u kadar olduğunu söylemek benim aklımla alay etmektir. ismini söylemeyeceğim bir iktisatçı daha şubat sonunda sıkı bir hesaplama yaparak %6 nın üzerinde küçülmenin kesin olduğunu ancak tüikin yine kalem oyunlarıyla bunu kırparak gerçeğin yarısını söyleyeceğini de özellikle belirtmişti ve ne yazık ki kendisini tüik haklı çıkardı. enflasyonun reel olarak %30 un üzerinde olduğu bir yerde bunu 20 nin altına indirecek şekilde açıklamış olması sürpriz değil ki küçülme rakamını olduğundan düşük göstermiş olması da sürpriz olsun. ama hocam sizin gibi bir iktisatçının bile tüiki dikkate alarak bu referansla başlık açmasına çok şaşırdım. sizden beklemezdim. bence siz gerçek bir hesaplama yaparak gerçeği açıklamalısınız burada.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kimi referans alacak? Sen istatistik yayınlıyorsan senden alalım verileri?

      Sil
    2. kimi mi referans alacak kendi iktisat bilgi birikimini referans alacak elbette. istatistik dediğin çok kolay manipüle ediliyor. annibal mısın her neysen burada şahsi egonu tatminle uğraşmak yerine biraz iktisat bilgin o da varsa tabi son çeyrekte yaşanan makro iktisadi gelişmelerle açıklanan aynı dönemdeki sözde büyüme rakamının bir karşılaştırmasını yapsan diyorum. ne dersin hani sen de iktisadi verileri değerlendirsen nasıl olur...

      Sil
    3. Bilgi birikimiyle istatistiki verilerin ne alakası var? "Son çeyrek bence berbat geçti, %3 değil en az %13 küçülmüştür" diye kafamızdan veri mi uyduralım? Özellikle son yapılan düzenlemelerden sonra TÜİK'in yayınladığı verilere olan güven daha da azaldı bunun farkındayım ama başka istatistik yayınlayan kurum var mı? Senin elinde veri seti var mı? Varsa göster oradan hesaplayalım.

      Sanayi şu kadar küçülürken ülke ekonomisi nasıl %3 küçülür demişsin. Sanayi bu ekonominin %20'sini oluşturuyor. Ağırlıklı ortalamanın ne olduğunu bilir misin sen?

      Sil
  33. Bisey dikkatimi cekti hocam devletin tüketim artisi olmasaymis 2018 yili tamaminda yüzde 1 küçülme yaşanacakmis. Zurnanin zirt dediği yer burasi sanirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız.. şimdi de zurnanın caartladigi yeri bekliyoruz..

      Sil
  34. IMF gelse iddia ederim ilk bes sey ister....
    1)Butce seffafligi fon mon hepsi kaldirin tek elde toplayin
    2)Kamu ihale kanunu eski hale getirin
    3)Emekliden gelir vergisi alin
    4)kamu bankalarini komple ozellestirin
    5)KDVde artisa gidin(benim tahminim; KDVde yeni oranlamalari, %8den %10 %18den %20ye cikartirlar)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 6)Politika kontrolünü denetlemek için yeni bir Ekonomi bakanı

      Sil
    2. İlk dört tanesini yaparız ama beşinci biraz zor. Dolaylı vergiler zaten çok yüksek. Vergileri arttırırsak küçülme hızlanır. Devletin harcamaları 2012 gibi kısmaya başlaması gerekiyordu. Çok ama çok geç kaldık. Kendimizi öyle bir batağa sapladık ki IMF bile bizi kısa sürede kurtaramaz.
      Seçimlere kadar Reel küçülme devam eder diye düşünüyorum.
      Not:Genel seçime kadar.
      Not 2:Reel küçülmeden kast ettiğim dolar cinsinden gsmh artışının ABD enflasyonunun gerisinde kalması.

      Sil
  35. Mevcut gidişatla, 1. Ve 2. Çeyrekte sıra nedir değerli hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pekiyi ya sonrası Hocam?

      Sil
    2. 19.30
      Sorunlari kabul edip ve tespit edip uygulamya koydugun koyacagin Kendin ya da IMF ile hazirladigin Ekonomik istikrar tasaruf Programin var mi?
      YOK
      e ozaman,
      yine slumpflasyona devam.

      Sil
  36. Tüik başkanı eylül 2018de görevden alınalı beri enflasyon düşüyor:) O tarihten beri açıklanan verilerin hiçbiri güvenilir değil. Açıklanan rakamlar gerçekçi değil. Bu da durumun vehametini ortaya koyuyor.

    YanıtlaSil
  37. Hocam sanırım ekonomimiz iktisatçılar için yaşayan laboratuvara döndü.iktisat öğrencilerinin anlattıklarınızı çok daha çabuk içselleştireceklerine eminim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye bütün sosyal bilimler için tam bir laboratuvar.

      Sil
    2. Ne yazık ki, hukuk alanında Dr. Moreau'nun Adası'na döndük

      Sil
  38. Merhaba Mahfi Bey,

    Bu netice sonucunda bankaların durumunu soracaktım size. Daha evvel Türkiye'de yaşanan krizin geçmişteki krizler gibi bankalar açısından kritik olmadığını belirtiyor idiniz. Peki, şu halde 2019 için bankaların durumu hakkında neler söyleyebilirsiniz?

    Saygılar,

    YanıtlaSil
  39. Hocam, "[i] Ekonomik krizlerin en zoru budur." diyerek aslında dolaylı olarak şu an ekonomik kriz içinde olduğumuzu söylemiş oluyorsunuz. Doğru mudur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet tabii Türkiye bir krizin içindedir. Bunları saklamakla bir şey elde edemeyiz.

      Sil
    2. Mahfi Hocam, en sonunda ağzınızdaki baklayı cikardiniz.

      Bir de Dolar kuru tahmininizi öğrenebilsek.

      Sil
    3. Hoca rakamı gördü, bastı 0'ı,
      Hocam, hükümete gidiş yolundan da mı puan yok?

      Sil
  40. Hocam bizim gibi resesyon ve stagflasyon sürecini tam anlamıyla yaşamadan bu kadar hızlı bir şekilde slumpflasyona giren başka case'ler var mı? Bunlardan bizim ülkemizin durumuna benzer ülkeler varsa bu süreçten nasıl ve ne kadar sürede çıkabildiler?

    YanıtlaSil
  41. Bizim millete enflasyonu anlatamiyoruz ki slumpflasyondan bahsediyorsunuz. Adam diyo k beni bisey ilgilendirmez ben her zaman 50 liralik benzin aliyom diyo. O videoyu izlediniz mi?

    YanıtlaSil
  42. Gerçekten harika bir soru cevap oluyor hocam.keske Tv'de gorebilsek sizi saygılar izmirden selamlar.

    YanıtlaSil
  43. Sayın hocam , sizce bu verilerin guvenirligi nedir? Enflasyonu düşük gostermek icin bazı verilerle oynandığı gibi büyüme verileriyle de oynanmis olabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu ben yanıtlayamam tabii çünkü bilmiyorum. Ama elimizde başka veri yok.

      Sil
  44. Fatih Kömürcüoğlu11 Mart 2019 20:01

    Bana göre hükümet kırmızı ikaz lambası yanana kadar bu sefer bütçe açığı ile işi götürecek. Bütçe açığında biraz marjımız var gibi. Yerel seçimlerden sonra 4,5 yıl daha seçim olmayacağı için belki yapısal reformlara girişebilirler. Ama ülke olarak yorgan-döşek hasta olup biraz hap-iğne ile ayağa kalkınca tedaviyi yarım bırakıp sokağa koşturan sonra tekrar hasta olan yaramaz çocuklara benziyoruz.

    YanıtlaSil
  45. Sayın Hocam, ekomodien üstünkörü anlayan biriyim. Slumpflasyonda döviz artışı ne kadar olur. Korkutucu seviyede yükselme ihtimalli dillendiriliyor. Döviz sizce ne kadar yükselir değerli Hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Euro 10TL den aşşa olmaz sene sonu, bak buraya yazdım ortaksayfa.

      Sil
  46. Hocam ekonomide en kötüsü geride kaldı mı? Yoksa korku filmi daha yeni mi başladı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sene ekonomi az da olsa büyüyecek,
      En kötüsü geride kaldı.

      Sil
    2. Bunu bilebilmemiz için hükümetin neler yapacağını bilmemiz gerekir.

      Sil
  47. Ekonomide toparlanma görüyor musunuz? Bunu diyenler neyi kastediyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İhracat artıyor,
      Döviz fiyatları sabitlendi,
      Daha kötüsü ne olabilir ki?

      Artık ekonomi yükselmeye başlar.

      Sil
  48. Yapısal reformları ana kalemler halinde biraz açabilir misiniz hocam...Zamanlamaları ve etki mekanizmaları ile birlikte...Teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
  49. Tesekkurler Hocam. Yaptiklarınız sözleriniz ve ve... pek kiymetli çünkü.. Bila bedel kamu hizmeti.. her zaman pek.kîymetli lakin bu aralar ćok daha kiymetli.. sizi seviyor güvemiyorum/z. Saygilarimla

    YanıtlaSil
  50. Hocam peki 2019 yılı geneli icin kucuk yatırımcıya ne tavsiye edersiniz? Ülkemiz dış piyasalardan da etkilenerek , daha da derin bir krize sürüklenir mi yoksa birkaç aylık durgunluk sonrası turizm etkisi, mevsimsel ürünlerin ucuzlaması vs ile görünüm düzelir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ev al kiraya ver kardeş.

      Sil
    2. Mehmet kardeş, 3-4 ay içerisinde insaat/konut sektörü patlayacak.

      Elinde var ise dövize veya özellikle altına bağla.. şimdi 1 daire alamadığın parayla 6 ay sonra 2, belkide 3 daire akabileceksin. Aha buraya yazıyorum, demedi deme..

      Sil
    3. Avro al kardes, kenarda dursun, bana dua edersin.

      Sil
    4. Avrupa Cin Amerka hepsi batiyor kardes, sen en iyisi altin al, kosede dursun. Guvenli liman, bir sey olmaz altina.

      Sil
    5. Konserve gıda al depola kardeş. Acıkınca yer, karnın doyunca bana dua edersin.

      Sil
    6. Bana yapacak espri birakmamissiniz.

      Sil
  51. Hocam yapısal reform yapacak bir siyasi irade görüyormusunuz.

    Syg

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Reis isterse her şeyi yapar Sn Mehmet Ali bey.

      Sil
    2. 17 yıldır bir istese uçacağız da, bir türlü istemiyor ne hikmetse. İkinci 17 yılda inşallah. Olmazsa hedef 2071...

      Sil
  52. Hocam merhabalar yapısal reform diyorsunuz tamam da üretimi maxsimize etmek hedeflense daha iyi sonuçlar alamazmıyız ekonomi için ?
    Gökhan Özen /Uşak Üniversitesi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Gökhan,

      Mektubunuzu aldım, üretimin maxsimize edilmesini istemişsiniz.
      Ama yapısal reform ne işime yarar diye sormuşsunuz?

      Şimdi ekonomide maxsimum inşaat yapılıyor, firmaların ve vatandaşların paraları betona gidiyor ya, sonra o inşaat bitince pek bir ekonomik işlevi olmuyor ya, sonra diyoruz yaw biz niye inşaat yaptık beton döktük, bunun yerine fabrika kursaydık, hem işçi sayısı artar hem üretim daha çoğalır, hem de döviz kazanırdık diye.

      Eğer bunu diyorsan, işte o dönüşüm işine yapısal reform diyorlar, o yapısal reformu yapmayınca üretim malesef maxsimize olamıyor.

      Sevgiler,

      Sil
    2. 2339 kapak gibi cevap olmus.

      Sil
  53. Sayın Hocam CDS beklentiniz nedir ilerleyen zamanda ? Artar mı Azalır mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hükümetin ne yapacağını bilmeden bir şey söylemek mümkün değil.

      Sil
  54. Boyutu değil işlevi önemli diye boşuna dememişler. Konya kadar olan Hollanda seni geçer işte. Bu kafayla gidersek İlk 20 ye çabuk el sallarız.

    YanıtlaSil
  55. Merhaba mahfi bey Türkiye'nin 2019 da herhangi bir çeyrekte ekonomiyi tekrar dengeye sokması bu paylaştığınız verilerin dışında devletin dış politikada izlediği tutum ve tartışmaların da ekonominin önüne set koyduğunu düşünüyorum yapısal reform olarak dış politikadan sıyrılıp içe dönük devlet profiline dönmek ilk adım olarak sonuç verirmi sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tek başına yeterli değil ama önemli bir adım olurdu.

      Sil
  56. Hocam, bir süredir bloğunuzu takip ediyorum. Henüz, ekonomi bilgimle yorum yapacak seviyede değilim. İlgiyle ve öğrenme isteğiyle takip ediyor, araştırıyorum. Siz bu ülkenin ufku açık bir aydınısınız. Yazdığınız ve yazmaya devam ettiğiniz için, emeğiniz ve çabanız için size canıgönülden teşekkür ederim. İyi ki yazıyorsunuz.

    YanıtlaSil
  57. Hocam Türkiye veya dünyada bizim ekonomik verilerimizi açıklayan bir kurum veya kuruluş varmı. Sorunun özü tüikle veri kıyaslaması yapabileceğimiz alternatif var mı. Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Milletin isi gucu yok, bunla mi ugrasacak?

      Her koyun kendi bacagindan asilir.

      Sil
  58. Şimdi biz,
    Daha AZ ekmek-makarna yesek, şeker tüketsek, yakıt harcasak, kıyafet alsak;
    Daha ÇOK çalışsak, vergi versek, tasarruf etsek,
    bir yılda bu dış güçlerin oyununu bozmuş olur muyuz?

    YanıtlaSil
  59. Ağzınıza sağlık hocam. Ne de güzel anlatmışsınız düştüğümüz durumu.

    YanıtlaSil
  60. Hocam, çıkış yolu olarak yapısal reformları gösteriyorsunuz. Bu reformların orta/uzun vadeli ve güvene dayalı olduğu düşünülürse (varsaymım doğru mudur?), bu yerel seçimden sonra bir sonraki seçime kadar etkilerini gösterme olasılığı (ya da 3 - 4 yıl içinde) var mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazıları kısa bazıları uzun süre istiyor.

      Sil
  61. Hocam günaydın,milyonlar adına size teşekkür ediyorum,YAPISAL REFORM, YAPISAL REFORM......çok özür diliyorhm vallahi PAPAĞANI GEÇTİNİZ Emre Alkin hocamda bu günki yazısına sizin görüşlerinizi çatı yapmış, kendisinede telekkür ediyorum. Ancak siyasi otorite bu konuda neden duyarsız kalıyor, bu konuyuda yazarmısınız. NEDEN.NEDEN.NEDEN.BU ÜLKEYİ YILLARDIR DEVAM EDEN BU SİYASİ HAMASET VATIRACAK GALİBA.


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ismetcigim, iyi de yapısal reformu gerektiğinde yani zamanı geldiğinde yaptığında etkili olur. Biz bu treni kaçırdık. Çöküş canımızı fena acıtacak.

      Sil
    2. Secmeyin, sectirmeyin.

      Zamaninda uyaranlari yasadigina pisman ettiklerinde sesiniz cikmadiysa, bize ne? Millet hapislerde surunurken sesi cikmyanlardan bir sey olmaz.

      Ben de geziden sonra akillandim. Her koyun kendi bacagindan asilir.

      Sil
  62. Hocam anlattiklariniza gore merkezin faiz indirmekten baska sansi yok ancak indirmiyor, peki olasi faiz indiriminden sonra gelebilecek kur soklarinin enflasyona etkisi ile slumpflasyondan yine olasi cikisimizi ertelemiyormuyuz bu sekilde ? Merkezin konumu ve gorevi geregi proaktif olma politikasi izlemesi ve bazi kar zarar hesaplarini yapmis olmasi olasiligini goze alarak; aslinda merkez buyumenin bir sure sert sekilde feda edilebileceginimi dusunuyor? Peki bunu neden yapiyor ? Secimlerin ve sonuclarinin merkezin politika olusturmasindaki payi nedir sizce ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız.. Yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal..

      Ya da iki ucu boklu değnek mi desek.

      Sil
    2. Mert kardeşim;

      Türkiye'de maliyet enflasyonu olduğu için kurun artmaması gerekiyor kurun artmaması için faizlerin bir süre daha yüksek olması gerekiyor.Faizi bu seviyeden düşürdüğümüzde o zaman dolar fırlar dolar fırlayınca enflasyon fırlar enflasyon fırlayınca halkın alım gücü düşer ve ücretli kesim daha da mağdur olur. Dolar 5in altına inmeden yapılacak bir faiz indirimi zaten kırılgan olan ekonomiyi daha da kırılgan hale getirebilir.

      İktidar, bu şekilde bir devalüasyonu seçim öncesi istemiyor bu sebeple Merkez Bankası faizi değiştirmedi...

      Vatandaş bir süre geçtikten sonra bu fiyatlara alışacak ve resesyondan çıkılacak 2 çeyrek sürer ama 3. çeyrek asla sürmez. Çünkü Türkiye'nin resesyonda olması avrupa'yı da vurur.

      Sil
    3. Merkez dogru yapti ancak politika maliye tarafinda aksadi

      Sil
  63. Hocam, teknik resesyona girdik deniliyor.Böyle olması için iki dönem üste üste küçülme olması gerekmiyor mu? 3.dönemde 1.8 büyümüştük?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildigim kadariyla Yüzde 5 alti büyümeler küçülme sayiliyor.Nüfus artis hizi altinda kaldigi icin.

      Sil
    2. Reel olarak son iki ceyrek kuculduk

      Sil
  64. Sayın Mahfi bey, bu duruma kısaca büyürken küçülmek diyeblirmiyiz? Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siir gibi yazmissiniz Tuncay bey,
      Biz buyuduk, askimiz kuculdu gibi.

      Ekonomi oyle asiri soyut calismaz.

      Mahfi hocam direk yazdi, kuculduk, diye. Neresi anlasilamadi?

      Sil
  65. Hocam bireysel olarak ve ailemiz için ne gibi önlemler alabiliriz?

    YanıtlaSil
  66. sayın adsız 9.54 şayet yasınız musaitse Ecevit in maliye bakanı Zekeriya Temizel "nereden buldun" yasası cıkarmak istedi. Adamı vatan haini ilan ettiler gunlerce sermaye dışa kacar dediler ve yasa cikarılmadı. Topyekun sahtekar toplumuz.Herkes imkanları olcusunde calıyor bu ulkede.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunun uzerine eski bakan Unakitan da "neden bulamadin" diye sormustu.

      Sil
  67. Merhaba degerli hocam,

    Sanirim slumpflasyon ekonomik litareturde uzun suredir kullanilmiyor, en azindan google'da aranarak kolayca bulunan bir terim degil. Ekonomi kitaplarinda slumpflasyon yerine cogunlukla daha kapsayici stagflasyon mu kullaniliyor? Cevabiniz icin simdiden tesekkur ederim.

    Saygilar,
    Evren

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Evren,
      Degerli mektubunuz ic8n tesekkur eder, gozlerinizden operim.

      Stagflasyon durgunluk zamani enflasyon,
      Slumplasyon daralma zamani enflasyon.

      Sevgiler

      Sil
  68. Hocam, cumhurbaşkanı "kriz yok" diyor. Ve hatta varlık kuyruklarından bahsediyor. Siz iktisatçı olarak rakamlarla konuşuyorsunuz ve kriz var diyorsunuz. Böyle bir ortamda söylediklerinizin inkar edilmesi mesleğinize bir hakaret değil midir?

    YanıtlaSil
  69. Kamu Yönetimi, Eğitim, Sağlık
    5,7 --- 8,5 kim bu abiler ?

    YanıtlaSil
  70. Sonumuz kötü görünüyor . Hükümet biran önce icraata başlamazsa halimiz duman

    YanıtlaSil
  71. Doviz hesaplarina park etmis yaklasik 180 milyari olan ulkenin dis kaynak ihtiyaci oldugunu soylemek komik degil mi? Peki 200 milyar dolari kredi olarak alip verimli alanlarda kullanmayan ozel sektoru niye sorgulamiyoruz. Elestiri yaparken oncelikle kendi ayagimiza sikmaktan vazgecip gercek sorunlara yogunlasirsak buyuk resimi daha iyi anlayabiliriz. Ekonomi idaresi ne kadar iyi olursa olsun, bu derece guvensizligin oldugu bir psikolojik ortamda ulkenin ilerlemesi mumkun degil. Hangi yapisal reformu yaparsaniz yapin, toplumsal butunluk olmadiktan sonra basariya ulasamazsiniz. Laik kesim oh olsun mantigindan cikmali, iktidar da yaptigi yanlislari gorup ders almali. Ayrica sunu da unutmayalim ki kapitalizm her on yil da bu tur dususler yasar, onemli olan dengeli bir sekil de cikis yolunu bulup, 2001 krizinde oldugu gibi dersimizi alip, bu kez ihmal edilen reel sektoru, tarimi dogru kanalize edip sorunlari hizla cozmek.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...